30 Aralık 2014 Salı

30.12.2014 Salı Genel Gündem



GÜNDEM

Birinci Başkanlık Kurulu YBP'nin 

Yüksek yargıdaki paralel yapıyı tasfiye etmek için çıkarılan son yargı paketi kapsamında Yargıtay'daki dairelerin işbölümünü ve üyelerin dağılımını yeniden yapacak kritik Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu seçimleri dün yapıldı. Kurul'a seçilen üç ismin Ergenekon sürecinde hedef alınan üç yüksek yargıç olması dikkat çekti. Kurul'a seçilen 12 asıl üyeden sadece 2'si kadın. 20 üyeli Kurul'a 2'si de yedek üye olmak üzere toplam 4 kadın üye seçildi. Seçimle 12 asıl, 8 yedek üye belirlendi. Yargıtay'ı yeniden yapılandıracak isimlerin, cemaate karşı kurulan ve hükümetin desteklediği Yargıda Birlik Platformu'nun (YBP) destek verdiği isimler olması dikkat çekti. YBP koalisyonundan seçilen isimlerden 5'inin sosyal demokrat kökenli olduğu, diğer 7 ismin muhafazakar- milliyetçi isimlerden oluştuğu ve Kurul'da hükümetin istediği şekilde bir işbölümü karar taslağı hazırlanacağı belirtildi. Yeni kanunun yürürlüğe girmesiyle, Yargıtay'da önce yeni kurulan 8 daireye başkan seçildi. Beş gün içinde de Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun belirlenmesi gerekiyordu. Yargıtay Büyük Genel Kurulu dün yeni üyelerle toplandı. Seçime 488 üye katılırken, 6 oy boş, 9 oy geçersiz sayıldı. Buna göre, Birinci Başkanlık Kurulu asıl üyeleri şu isimlerden oluştu: "23. Hukuk Dairesi Başkanı Hamit Dizdar (413 oy), 3. Hukuk Dairesi Başkanı Ayşe Özçelik (426 oy), 12. Hukuk Dairesi Başkanı Erol Uzuner (409 oy), 13. Hukuk Dairesi Üyesi Ali Selman Erkuş (392 oy), 11. Hukuk Dairesi Üyesi Refik Cemal Hanedan (317 oy), 10. Hukuk Dairesi Üyesi Halil Özdemir (299 oy), 18. Ceza Dairesi Başkanı Hamdi Yaver Aktan (299 oy), 21. Ceza Dairesi Hüseyin Boyrazoğlu (426 oy), 17. Ceza Dairesi Başkanı Abdulhalik Yıldız (303 oy), 12. Ceza Dairesi Üyesi Ahmet Er (386 oy), 3. Ceza Dairesi Üyesi Methiye Şebnem Günaydın (413 oy), 1. Ceza Dairesi Üyesi Dilaver Kahveci (406 oy)."
Hürriyet

29 Aralık 2014 Pazartesi

Scientists discover oldest stone tool ever found in Turkey

by Staff Writers
London UK (SPX) Dec 29, 2014


Scientists have discovered the oldest recorded stone tool ever to be found in Turkey, revealing that humans passed through the gateway from Asia to Europe much earlier than previously thought, approximately 1.2 million years ago.

Chechen president offers 'special regiment' to defend Russia

by Staff Writers
Moscow (AFP) Dec 28, 2014


Chechen President Ramzan Kadyrov on Sunday proposed the creation of a "special regiment" made up from Chechnya's armed forces to help defend Russia from Western aggression.
Kadyrov said his country stood firmly behind Russian President Vladimir Putin as Europe and the United States waged an "economic war" against Russia.

Russia's New Military Doctrine Permits Retaliatory Nuclear Strike Only

by Staff Writers
Moscow (Sputnik) Dec 29, 2014


Russia stopped short of including the "preemptive strike" notion into its new military doctrine released Friday, permitting the use of its nuclear arsenal only as a retaliatory measure.

Earlier media reports suggested that Russia's military doctrine could be updated to include the term "preemptive strike." However, provisions concerning the possibility of a nuclear strike remain largely similar to those outlined in the 2010 version.
"Russia reserves the right to use nuclear weapons in response to the use of nuclear weapons or any other types of weapons of mass destruction against Russia or its allies, as well as in the case of an attack with conventional weaponry that threatens the very existence of the state," the doctrine says.

29.12.2014 Pazartesi Genel Gündem


29.12.2014 Pazartesi
GÜNDEM 
Danıştay, Gülen'in Pasaportunun İptalini Hukuka Uygun Buldu... 
Danıştay 10. Dairesi, Gülen'in pasaportunu iptal eden Erzurum Valiliği'nin işlemini iptal eden, Erzurum 2. İdare Mahkemesi'nin kararını bozdu. Erzurum Valiliği, Fethullah Gülen'in hususi damgalı (yeşil) pasaportunu, usulsüz yöntemlerle alındığı gerekçesiyle iptal etmişti. İşlemin iptali istemiyle Erzurum 2. İdare Mahkemesi'nde açılan davada ise mahkeme, valiliğin işlemini iptal etti. Valiliğin de bu karara itiraz etmesi üzerine dosyanın geldiği Danıştay 10. Dairesi, İdare Mahkemesi'nin kararını oy çokluğuyla bozdu. Kararda, "Emekli Sandığından emekli olmayan veya kamu görevinden çekildikten sonra Sosyal Sigortalar Kurumu'yla (SSK) ilgilendirilip, SSK'dan emekli aylığı bağlanmak suretiyle Emekli Sandığı ve devlet memurluğu kadro dereceleriyle ilgisi kesilen davacının, Pasaport Kanunu'nun hususi damgalı pasaport verilmesine ilişkin hükümleri kapsamında bulunmadığı açıktır. İptale ilişkin Erzurum Valiliği işleminde Pasaport Kanunu'na aykırılık görülmemiştir" denildi. Karar, Erzurum 2. İdare Mahkemesi'ne gönderildi
Hürriyet

28 Aralık 2014 Pazar

28.12.2014 Pazar Genel Gündem

28.12.2014 Pazar
GÜNDEM
Komisyona Yeni Dilekçe Yolladılar 
Eski bakanlar Egemen Bağış, Muammer Güler, Zafer Çağlayan ve Erdoğan Bayraktar hakkındaki yolsuzluk ve rüşvet iddialarına ilişkin kurulan TBMM Soruşturma Komisyonu, 5 Ocak'ta karar toplantısı yapmaya hazırlanırken eski bakanlardan yine son dakika dilekçeleri geldi. Önceki gün komisyona ulaşan dilekçeler hakkında Komisyon Başkanı Hakkı Köylü, "Dilekçeler yeni gelmiş, henüz ben de görmedim ama bazı ek bilgiler iletildiği bilgisi verildi bana, bakacağım" dedi. Dilekçelerin hangi eski bakanlardan geldiği sorusunu, "Henüz görmedim" diyerek yanıtsız bırakan Köylü, bu son dakika dilekçelerinin 5 Ocak'taki karar toplantısının tarihini etkileyip etkilemeyeceği sorusuna da "Etkilemez" yanıtı verdi. Köylü, "Henüz üyelere tarihi resmi olarak tebliğ etmedim, 5 Ocak'ı şifahi olarak söylemiştim ama hafta içinde kendilerine bildiririm, artık 5'inde karar vermemiz gerekiyor, aksi halde raporu yazıp teslim etmek için zamanımız çok daralmış olacak, bildiğim kadarıyla 9'unda raporumuzu teslim etmemiz gerekiyor" diye konuştu. Komisyonun 22 Aralık'taki son toplantısı öncesinde de Erdoğan Bayraktar dışındaki eski bakanlar Muammer Güler, Zafer Çağlayan ve Egemen Bağış'tan son dakika dilekçeleri gelmişti. Bu dilekçelerinde, MASAK uzmanlarınca hazırlanan bilirkişi raporunda, mal varlıklarıyla ilgili 'orantısızlık' tespitlerine itiraz edip, kendi tezlerini içeren yeni bilgi ve belgeler iletmişlerdi.
Hürriyet

27 Aralık 2014 Cumartesi

27.12.2014 Cumartesi Genel Gündem

27.12.2014 Cumartesi
GÜNDEM
Mustafa Kemal'in Askeriyim

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a hakaret ettiği gerekçesiyle tutuklanan 16 yaşındaki lise öğrencisi M.E.A, avukatının itirazı üzerine serbest bırakıldı. Dedesinin evine giden M.E.A., "2-3 gündür beni destekleyen anneme, aileme, dedeme, anneanneme, CHP'ye, CHP Gençlik Kolları'na teşekkür ederim. Biz terörist değiliz. Biz bu yola çıkarken söz verdik. Faşist baskıya boyun eğmeyeceğiz. Benim yerim hapishaneler değil. Okul sıralarıdır" dedi. Konya'da Halkçı Liseliler Grubu'nun salı günü düzenlediği Kubilay'ı Anma Töreni'nde yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a hakaret ettiği gerekçesiyle tutuklanan 16 yaşındaki lise öğrencisi M.E.A., avukatı Barış İspir'in itirazı üzerine dün Konya 2'nci Sulh Ceza Mahkemesi tarafından tahliye edildi. Okulundan alınan ve çıkarıldığı Konya 1'inci Sulh Ceza Mahkemesi'nin kararıyla tutuklanarak Konya E Tipi Cezaevi'ne konulan M.E.A., tahliye olduktan sonra yaptığı açıklamada "Bizi Mustafa Kemal'in askeri olduğumuz için bizi içeri attılar ve gözdağı verdiler" dedi. M.E.A. "2-3 gündür beni destekleyen anneme, aileme, dedeme, anneanneme, CHP'ye, CHP Gençlik Kolları'na teşekkür ederim. Biz terörist değiliz. Biz bu yola çıkarken söz verdik. Faşist baskıya boyun eğmeyeceğiz. Benim yerim hapishaneler değil. Okul sıralarıdır" diye konuştu. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan M.E.A'nın Konya'nın Selçuk ilçesindeki dede evindeki özgür saatlerine Hürriyet de eşlik etti. Arkadaşlarının kendisi için hazırladığı, üzerinden 'Ey Özgürlük' yazan pastayı kahkahalarla kesen M.E.A., cezaevinde geçirdiği zamanı "Düşündüğüm tek kişi vardı annem; yaşadıklarım nedeniyle annemin başına bir şey gelebileceği ihtimali tek korkumdu" sözleriyle özetledi. Dedesi, anneannesi ve annesiyle birlikte kendisine küçük bir dünya kuran, vaktinin büyük bir kısmını derslerine ayıran, zaman zaman gençlik hareketleri içinde de yer alan M.E.A. için artık önünde 'avukat' olma hedefi var. "İçeride geçirdiğim bu kısa sürenin sonunda düşünüyorum da avukat olmak hiç fena bir fikir değil" diyen M.E.A., cezaevinden ayrılırken yaşadığı olayı ise şöyle anlattı: "Cezaevinden ayrılırken müdürle vedalaştık. Kendisine gayri ihtiyari 'Görüşürüz' dedim. Gülerek 'Dışarıda görüşürüz, burada değil' dedi. 'Doğru en güzeli dışarıda görüşmek' karşılığını verdim. Gerekçesi ne olursa olsun hiçbir çocuğun cezaevinde olmaması gerektiğine inanıyordum, yaşadıklarımla inancımın haklılığını da gördüm."
Hürriyet

26 Aralık 2014 Cuma

26.12.2014 Genel Gündem

26.12.2014
GÜNDEM
Hanefi Avcı'ya Tuzak Kurdular

AK Parti Sözcüsü Beşir Atalay, Yargıtay'ın Hanefi Avcı hakkında onadığı hapis cezası kararını, "Ona yapılan tam bir tuzak. Sağlam dursun, kendisini tebrik ediyorum" sözleriyle değerlendirdi. Fethullah Gülen hakkındaki kırmızı bültenin, "İki gün önce, iki gün sonra mutlaka olacağını" dile getiren Atalay, 4 eski bakanla ilgili Meclis Soruşturma Komisyonu üyelerinin yolsuzlukla ilgili kararlarını vicdanlarına göre vermeleri gerektiğini söyledi. Atalay, A Haber'in gündeme ilişkin sorularına şu yanıtları verdi: "Paralelle ilgili 2 önemli ayak söz konusu. Emniyet, güvenlikle ilgili birimlerimiz ve yargı. Bu ikisiyle ilgili çalışmalarda mesafeler alınmıştır. Bir ülkede adaleti tesis etmek için değil, ülkenin menfaatini korumak için değil, belli amaçları gerçekleştirmek için yargı içinde bir yapılanma varsa bu büyük bir felakettir. Bunu yaşıyoruz. Bir değerli çalışma arkadaşım Hanefi Avcı için bir karar çıktı. Hanefi Avcı'ya yapılan tam bir tuzaktır, tam bir kurgudur. Hanefi Avcı, 'Gerçeklerin ortaya çıkması gerekiyor ve susturulmam gerekiyordu' diyor. Hanefi Avcı bir örnek, başka örnekler de var. Kendisine geçmiş olsun diyorum. Açıklamasını tebrik ediyorum, sağlamca dursun yerinde, bu gerçeklerin söylenmesi lazım. Temyizde böyle bir kararın çıkması konusunda soğukkanlı tespiti çok anlamlı buldum. Fethullah Gülen'e kırmızı bülten çıkması konusunda, 'İçerideki işlemler gecikiyor, yavaş yürüyor' diye değerlendirmiyorum. Yargı orada, gerekli kararı vermiş oldu. Dağıtımının hızlandırılması, Adalet Bakanlığı, oradan İçişleri Bakanlığı'na, Interpol'e gelecek. 2 gün önce, 2 gün sonra olacak budur. Esas olan yargının kararıdır."
Hürriyet

25 Aralık 2014 Perşembe

25.12.2014 Genel Gündem


25.12.2014

GÜNDEM

Haram Geçmesin
“Edirne’de şimdi Ahi Evran geleneğinden gelen dua ile açılan, helal rızk duasıyla açılan bir rızk kapısının merasimine katıldık. Allah Edirne’de bu güzel gelenekleri korumayı nasip etsin. Hizmetlerimizi helal bir şekilde topluma yaymak için belediyelerimizi belli dönemlerde, -olabilirse hergündualarla açalım. Hiçbir art niyet, hiçbir rant veya başka kaygı bizim belediyelerimize yaklaşmasın. Yaklaşmaya cüret dahi edemesin. Kongrelerimizi yapıyoruz. Her bir kongremiz Ahi Evran geleneğini yaşatmak için, bu kongrelerimiz de yine bir siyasi ahlak duasıyla açılsın, her kongremizde oluşan il başkanları ve yönetimleri bu dualarla hizmete başlasınlar ve nasıl esnaf geleneği böyle sürüyorsa, siyaset geleneğini de bu şekilde inşa edelim, tanzim edelim. Çözüm Süreci konusunda olumlu yönde gelişmeler var. Hep beraber inşallah bunları takip ederek, bu süreci hayırlısı ile bir daha ülkemizin hiçbir köşesinde hiçbir annenin ağlamaması, hiç bir ocağa evlat acısı düşmemesi için, kararlıkla bu yolu sürdüreceğiz. Çözüm Süreci milli birlik ve beraberliğin tekrar ihya edilmesi için demokrasiyle taçlanan bir yeni bütünleşme sürecidir. Atılacak adımlar konusunda net ve kararlı bir tutum sergiledik. 6-7 Ekim olayları geçici bir duraklamayı beraberinde getirdi. 6-7 Ekim olaylarından 2 önemli sonuç çıkardık. Birincisi kamu düzeninden hiçbir surette taviz verilemez. Kamu düzeninden taviz verildiği zaman Çözüm Süreci de işlemez hale gelir. Onun için şu anda Meclisimizde olan İç Güvenlik Reformu ve Özgürlüklerin Korunması Paketi’ni hazırladık. Vatandaşlarımız Edirne’de nasıl dükkanlarını güvenle açıyorlarsa, bu güveni Hakkari’de de, Van’da da, Diyarbakır’da da Bitlis’te de ülkenin her bir köşesinde sağlayacağız. Bu emniyeti tehdit edenlere karşı da hiçbir şekilde herhangi bir müsamaha gösterilmeyecek. Bu konuda hükümetimizin kararlılığı kesindir. Hani birileri ‘Türkiye yalnızlaşıyor, komşu ülkelerle sıkıntı yaşıyor, dünyada yalnızlaşıyor’ diyen birileri, kulaklarına küpe olsun. Özellikle Kılıçdaroğlu’nun. 1 ay içinde Papa Türkiye’ye geldi. Rusya Devlet Başkanı Putin Türkiye’ye geldi. İngiltere, İtalya, Çad Başbakanı Türkiye’ye geldi. Katar Emiri Türkiye’deydi. Bu 2-3 haftalık program. Litvanya Cumhurbaşkanı geldi. Ben Makedonya’ya gittim, Polanya’ya gittim, Yunanistan’a gittim. Yarın da Irak Başbakanı Türkiye’de olacak. Şimdi bu nasıl bir yalnızlık. Ben Kılıçdaroğlu’na birçok kere söylediğim, yaptığım çağrıyı buradan da yapıyorum: Biraz büyük düşün. Büyük düşünmek zor ama bari Şişli ölçeğinde düşün. Bırak Türkiye ölçeğini, bırak dünya ölçeğini bari Şişli ölçeğinde düşün. Şişli’de hanedanlık gibi yapı kurulmuş. Dün bir CHP’li milletvekili öyle diyor. ‘Babadan oğlu geçen belediye başkanlıkları kurulmuş’ diyor. Belediye başkanının muhterem eşi başka birisi hakkında ‘Tehdit ediyor, şantaj yapıyor’ diyor. Bütün bu hastalıklar Şişli’de yaşanırken 1 ay önce Kılıçdaroğlu demişti ki, ‘Büyükşehirleri nasıl idare ediyorsak, Türkiye’yi de öyle idare edebiliriz.’ Allah milleti muhafaza eylesin.”
Hürriyet

24 Aralık 2014 Çarşamba

24.12.2014 Genel Gündem


 24.12.2014

GÜNDEM
Para Ve Altınlarını Bavulla Geri Aldı!
İş adamı Rıza Sarraf’ın elemanı olan Abdullah Habbani’ye, “17 aralık yolsuzluk ve rüşvet” operasyonlarında el konulan paraları 55 bin TL faiziyle birlikte iade edildi. 2 avukat ve 2 korumasıyla adliyeye gelen Habbani, önce emanet savcısına giderek gerekli evraklara imzalarını attı. Daha sonra adli emanete inen Habbani, 12.00’de 2 kilo külçe altınını aldı. Habbani altınlarını aldığı sırada emanet savcısı İbrahim Çiçek de eşlik etti. Habbani daha sonra 12.05’de adliyenin “D” blok eksi 2’nci katında bulunan Vakıfbank Şubesi’ne de avukatı ve korumalarıyla sıraya girdi. Korumalar valizi ve sırt çantasını taşırken, Habbani ise bir süre sonra avukatıyla birlikte banka içindeki banklarda oturdu. 12.28’de banka görevlisi, Habbani ve avukatını gerekli işlemler yapmak için çağırdı. Öğle tatili nedeniyle 12.29’da banka kepenkleri yarıya indirilirken, 12.45’de de Habbani, 2 avukatı ve 2 koruması banka çıktı. Habbani ve avukatıyla konuşarak önden ilerlerken, 2 korumada içi para dolu valiz ve sırt çantasıyla peşlerinden bir süre yürüdü. “Gazetecinin paranızı aldınız ne söylemek istersiniz?” sorusuna ise Habbani, “Sağol, konuşmak istemiyorum” diye cevap verdi ve adliyenin zemin katında bulunan otoparkı kullanarak adliyeden ayrıldı.
Vatan

23 Aralık 2014 Salı

23.12.2014 Genel Gündem


23.12.2014

GÜNDEM

Silvan Diyaloğu
Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde önceki akşam yasadışı gösteri düzenleyen terör örgütü PKK'nın gençlik yapılanması YDG-H üyesi bir grup, Bağlar, Yenişehir, Feridun ve Mescit Mahalleleri ile Diyarbakır Caddesi üzerinde barikat kurarak yoldan geçen araçları durdurup kimlik kontrolü yaptı. Grubu dağıtmak üzere olay yerine gelen polis ekiplerine ve zırhlı araçlarına da ses bombası, havai fişek, molotofkokteyli ve taşlarla saldıran göstericilere, güvenlik güçleri de tazyikli su ve gaz bombalarıyla müdahale etti. Olaylar sırasında göstericileri gaz bombası atarak dağıtmaya çalışan polise bir gösterici, "İsabetli at, aldığın maaşı hak et. Neden isabet ettiremiyorsun?" diye bağırdı. Akrep zırhlı aracın megafonundan da bir polis, "Gelirsem oraya ben seni oynatırım. Ortaya çık, sen erkek misin?" diye karşılık verdi. Diyarbakır'dan takviye ekiplerin de gelerek Silvan polisine destek verdiği olaylar sırasında, zaman zaman gerçek silah sesleri duyuldu.
Hürriyet

22 Aralık 2014 Pazartesi

22.12.2014 Genel Gündem


22.12.2014

GÜNDEM

Söz Artık Onların Karar Günü
Toplantıda milletvekillerinin yapacakları değerlendirmelerin ardından, önce her bakan için ayrı ayrı, “Yüce Divan’a gönderilsin mi gönderilmesin mi?” oylaması yapılacak. Karar, katılanların yarıdan bir fazlasının oyuyla alınacak, yani AK Partili üyeler belirleyici olacak. Yüce Divan kararı çıkarsa bu kez hangi suç veya suçlardan gönderileceği oylanacak. Soruşturma önergesine göre Zafer Çağlayan ve Erdoğan Bayraktar hakkında 2, Egemen Bağış hakkında 3, Muammer Güler hakkında ise 4 ayrı suçlama bulunuyor. Önergedeki suçlamalara, Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Yasası’na aykırılığın da eklenme olasılığı bulunuyor. Başkan Hakkı Köylü, önergedeki yasa maddeleriyle sınırlı olmadıklarını, Yüce Divan’a sevk maddesini komisyonun belirleyeceğini açıklamıştı. MASAK uzmanınca komisyona sunulan bilirkişi raporunda, Güler’in eşi adına aldığı bir evi mal bildirimine eklememesi nedeniyle yasaya uygun davranmadığı, Çağlayan’ın da 40 bin Euro değerindeki piyano için bildirimde bulunmadığı tespit edilmişti. Bilirkişi, Egemen Bağış ve eşi Beyhan Nilser Bağış’la ilgili de “Bakanlık yaptığı süre zarfında 2010 ve 2011 yılında satın alınan biri eşi adına kayıtlı toplam üç adet (beyan edilen toplam değeri 1 milyon 500 bin lira) taşınmazın kendisi ve eşinin mevcut kayıtlı gelirleri ile orantılı olmadığı” görüşünü bildirmişti. Köylü’nün saat 15.00 olarak belirlediği toplantı saati de AK Parti’de sıkıntıya neden oldu. Genel Kurul’da bugün bütçenin kapanış görüşmeleri için özel oturum yapılacağından AK Parti yönetimi komisyon kararının Meclis atmosferini etkilemesinden kaygılanıyor. AK Parti yöneticilerinin toplantıyı daha ileri saate alma çabaları, gündem muhalefete önceden gönderildiğinden sonuçsuz kaldı. Bu nedenle toplantının uzayabileceği ve kararın Genel Kurul’daki bütçe görüşmelerinin son dakikalarına kalabileceği belirtildi.
Hürriyet

21 Aralık 2014 Pazar

21.12.2014 Genel Gündem


GÜNCEL/SİYASİ 

Ayrıntıları Türk Hükümetine Sorun 
ABD, Türk hükümetinin, hakkında tutuklama kararı çıkarılan Fethullah Gülen’in iadesini isteyip istemediğine yönelik soruyu yanıtlamadı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki, Washington’da düzenlediği basın toplantısında, Amerikalı bir gazeteci, “Türk mahkemesi, taraftarları hükümeti devirmeye çalışmakla suçlanan Gülen için tutuklama kararı çıkardı. Türk hükümeti iade istedi mi? İstedilerse, ABD Gülen’i iade eder mi” diye sordu. Psaki, bu tür soruları ilke olarak yanıtlamadıklarını söyledi. Psaki, “Haberleri gördük. Politikamız gereği, Dışişleri Bakanlığı iade taleplerine ilişkin yorum yapmaz, iade talebi yapıldığını onaylamaz ya da iade talebi yapılmış olduğunu inkâr etmez. Ayrıntıları Türk hükümetine sormalısınız” dedi. Psaki, aynı gazetecinin “Türk hükümetinin ya da mahkemelerinin, hukuksal sistemi muhalifleri ve karşı fikirde olanları bastırmak için kullanıyor mu” sorusunu ise şöyle yanıtladı: “Bu konulara ilişkin kaygılarımızı daha önce dile getirmiştik. Bu özel konu için daha önce söylediklerimizden başka bir şey yok.” İnsan Hakları Gözlemevi (HRW) Türkiye Uzmanı Emma Sinclair-Webb de Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca’yla ilgili kararı “Net gerekçeler olmadan şüpheli terör suçlamalarıyla gazetecilerin gözaltında tutulması, basın özgürlüğüne zarar veriyor ve Türkiye’nin uluslararası itibarını zedeliyor” diyerek eleştirdi. Bazı dış basın yorumları ise şöyle: New York Times (ABD) Yakalama kararı Erdoğan’ın Gülen ve destekçilerinin kökünü kazıma kampanyasının son adımını temsil ediyor. Geçen yıl boyunca Erdoğan, Gülen’in takipçilerini Emniyet ve yargıdan tasfiye etti. Bu haftanın başında polis, Gülen’le bağlantılı kurumlara yönelik yeni bir operasyon kapsamında gazetecileri ve diğer kişileri gözaltına aldı. Guardian (İngiltere) Türk yetkililer artık Washington’a (Gülen’in) sınırdışı edilmesi talebinde bulunabilir fakat böyle bir talep Türkiye’nin NATO müttefiki (ABD) ile gerilen ilişkilerini büyük ihtimalle baskı altına alır. Times (İngiltere) Türkiye, ABD’ye ‘sınırdışı talebinde’ bulunabilir.
Hürriyet

20 Aralık 2014 Cumartesi

20.12.2014 Genel Gündem


20.12.2014 Cumartesi
GÜNDEM

Örgütten 4 Tutuklama 
14 Aralık Operasyonu kapsamında 1’inci Sulh Ceza Mahkemesi’ne sevk edilen Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca ‘örgüt yöneticisi’ suçlamasıyla, emniyet müdürleri Tufan Ergüder, Ertan Erçıktı ve emniyet amiri Mustafa Kılıçaslan da örgüte üye oldukları iddiasıyla tutuklandı. Kararda Fethullah Gülen için ‘şüpheli’ denilirken, 7 kişiyle birlikte, Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı da yurtdışına çıkış yasağıyla serbest kaldı. İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesi, sorgulamanın üzerinden 14 saat geçtikten sonra 14 Aralık operasyonuyla ilgili kararını açıkladı. Samanyolu Medya Grup Başkanı Hidayet Karaca’nın örgütün yayın politikasına uygun yayınlar yaparak örgüt yöneticisi olduğu, emniyet müdürleri Tufan Ergüder, Ertan Erçıktı ile emniyet amiri Mustafa Kılıçaslan’ın ise emniyet teşkilatı içerisinde var olan örgütlenmenin içerisinde yer aldıkları yönünde kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunduğu belirtildi. Karaca’nın terör örgütü yöneticiliği; Ergenekon, Balyoz ve KCK soruşturmalarını başından beri yürüten Tufan Ergüder ile Ertan Erçıktı ve Mustafa Kılıçaslan’ın ise terör örgütüne üye suçundan tutuklanmasına karar verildi. Karaca, savunmasında “Bu bir hayali davadır. Buradan adalet çıkacağını tahmin etmiyorduk. Silahlar nerede, örgüt yöneticiliği nerede. Bir filmden bu oluyorsa bir gün bu kararı verenler oturduğum yere oturacaklar” dedi. Tutuklular Silivri Cezaevi’ne gönderildi. ‘Örgüt kurmak ve yönetmek’ suçundan tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilen Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı hakkında ise üzerine atılı suçu işlediği yönünde tutuklamayı gerektirecek kuwetli suç şüphesine dayalı somut deliller bulunmadığı belirtildi. Hâkim, Dumanlı’yı hakkında yurtdışına çıkış yasağı koyarak serbest bıraktı.
Hürriyet

19 Aralık 2014 Cuma

19.12.2014 Genel Gündem


19.12.2014

GÜNDEM

‘Ses Kaydı Delil Olamaz’
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen 14 Aralık operasyonunda gözaltına alınan Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı’ya savcılık sorgusu sırasında sorulan ilk soru Gülen cemaati lideri Fethullah Gülen’le ilgili oldu. Dumanlı’nın ifadesi İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde avukatı Hasan Günaydın eşliğinde Savcı Fuzuli Aydoğdu tarafından alındı. 7 saat süren sorguda Dumanlı’ya 35 soru soruldu. Sorulardan ilki ise Fethullah Gülen ile ilgili oldu. Dumanlı, “Fetullah Gülen Hoca Efendi’yi vaazları ve konuşmalarıyla uzaktan tanıdım. Süleymaniye ve Fatih camilerinde verdiği vaazları dinledim. Daha sonra kişisel olarak tanışma imkanı buldum. Türkiye’nin yetiştirdiği çok değerli bir din alimi, aynı zamanda fikir adamıdır. Gülen’in kitaplarını ve fikirlerini takip ediyorum” dedi. Gülen’in 2009 yılında Tahşiye grubu ile ilgili yaptığı konuşmayı hatırlamadığını söyleyen Dumanlı, Gülen’in Zaman gazetesine herhangi bir talimatının da olmadığını söyledi. Gülen’in gazetede yönetici vasfının bulunmadığını da anlatan Dumanlı, gazetenin yayın politikasına da müdahalesinin söz konusu olmadığını söyleyerek, “Onun talimatları ile şekillenmez” dedi. Gazeteye günlük 5 bin ile 8 bin arasında haber geldiğini, bu haberlerden eleme yapıldığını belirten Dumanlı, “Bu kadar çok haberin, fotoğrafın, Gülen’e gönderilerek onun onayından geçmesi mümkün değildir” dedi. Dumanlı, Tahşiyeciler konusunda Zaman gazetesi yazarları Hüseyin Gülerce ve Ahmet Şahin’in yazı yazdığını ancak kendilerine yazmaları konusunda talimat verilmediğini ifade etti. Fetullah Gülen ile Hidayet Karaca arasında internete düşen ses kaydındaki konuşmaların sorulması üzerine Dumanlı, konuşmanın kayıtların hukuka aykırı elde edildiğini ve delil olamayacağını söyledi. Fethullah Gülen ile Hidayet Karaca arasında geçen bir telefon konuşmasında dershanelerle ilgili Gülen’in, “Ekrem Bey de, gazetede bu meseleyi seslendirelim mi diye sormuştu bana bugün. Olsun, yumuşakça sadece. O da sizin sert bulduğunuz yanlar varsa, onu şey yaparsınız” dediği hatırlatılan Dumanlı’ya “Dershaneler konusunda haber yapmanız için Fethullah Gülen’in size talimatı oldu mu?” diye soruldu. Dumanlı ise Fethullah Gülen’in kendisine talimat vermediğini söyledi. Dershaneler konusunun Zaman gazetesinde Ekim-Kasım 2013 tarihlerinde sistematik bir şekilde işlenmesinin nedeni sorulan Dumanlı, “Dershanecilik yaptım. Öğrencilerin dershaneye giderek üniversiteyi kazanacaklarına inanıyorum. Bu nedenle gazetede dershane konusunu samimiyetle işledik. Bu konuyu o dönemin Başbakanına ve Milli Eğitim bakanlarına da yüz yüze anlattım. Bu konuyu işlerken kimseden talimat almadım” dedi. Tahşiyecilerle ilgili yapılan haberler ve köşe yazıları sorularak Dumanlı’ya “Sizin bilginiz ve izniniz olmadan bu haberlerin gazetede yayınlanmayacağı düşünülerek kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan algı yönetiminin içerisinde sizin de etkin bir rol oynadığınız değerlendirilmiştir. Böyle bir çalışmanın içerisinde bulunuz mu?” diye soruldu. Dumanlı, yazarların Gülen’in yazısını görüp bunu kendi iradeleri ile yazılarında değerlendirmiş olabileceklerini ve söyleyerek kendisinin algı oluşturma çabası içinde olmadığını belirtti. 22 Temmuz operasyonunda tutuklanan polislerle ilgili akrabalık bağı olup olmadığı sorulan Dumanı’ya, diğer basın kuruluşlarına göre daha uzun süre ve adil yargılamayı etkileyecek şekilde çarpıtarak operasyon haberlerinin sebebi de soruldu. Dumanlı, bunların haber değeri olduğu için yayınlandığını söyledi. Dumanlı ayrıca “Herhangi bir algı oluşturularak Tahşiye isimli bir terör örgütü grubunun aleyhine soruşturma açılmasına sebep olma iddiasını kabul etmiyorum. Böyle bir oluşumdan haberim ve bağlantım yoktur” dedi. Gece yarısı sorgu işlemlerini tamamlayan mahkemenin kararını bugün saat 14.00’te bildireceği öğrenildi.
Milliyet

18 Aralık 2014 Perşembe

18.12.2014 Genel Gündem


18.12.2014

GÜNDEM

1 Yıl Sonra
17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun yıldönümü nedeniyle dün birçok il ve ilçede protesto eylemleri düzenlendi. Ayakkabı kutuları ve ‘Hırsız’ yazılı pankartlarla yapılan eylemler kapsamında CHP’liler operasyonda adı geçen 4 eski bakanın maskeli şekilde resmedildiği dövizleri giydi. CHP Aydın İl Örgütü’nün önceki gece İstasyon Meydanı’ndaki parti binasına yolsuzluk ve rüşvetle suçlanan eski bakanlar ile Bilal Erdoğan’ın maskeli fotoğraflarının bulunduğu pankartı asması üzerine kriz yaşandı. Polis tarafından indirildikten sonra gece CHP binasından yeni bir pankartın sarkıtılması üzerine polis özel bir vinçle pankartı tekrar indirdi. CHP’lilerin son olarak gece 02.00 sıralarında astığı ‘Halk yolsuzluğa sessiz kalmayacak’ yazılı pankart ise yerinde kaldı. TBMM Genel Kurulu’nda CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz, kürsüye, ‘17-25 Aralık Haftası Yolsuzluk ve Rüşvetle Mücadele Haftası olsun’ yazılı döviz asmak isteyince AK Parti Malatya Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Ömer Faruk Öz müdahale etti. Yaşanan gerilim nedeniyle birleşime ara verildi. Birleşimin tekrar açılmasının ardından Özgündüz, aynı dövizi tekrar kürsüye astı. Bu sırada AK Parti grubunun ön sırasında oturan Antalya Milletvekili Gökçen Enç, hızla kürsüye yürüdü ve bu dövizi kaldırmak istedi. Yaşanan sözlü tartışma, AK Parti ve CHP’li milletvekillerinin araya girmesiyle sona erdi. Özgündüz, dövizi kürsüye asarak konuşmasını sürdürdü.
Hürriyet

17 Aralık 2014 Çarşamba

17.12.2014 Genel Gündem


GÜNDEM

Her Yer Tribün Herkes Çarşı
Çarşı’nın önde gelen isimlerinden Cem Yakışkan, Bülent Ergenç, Erol Özdil, Güray Sözmen’in da aralarında bulunduğu 35 kişi, Gezi eylemlerine ilişkin hâkim karşısına çıktı. ‘Darbeye teşebbüs’ suçlamasını kabul etmeyen Cem Yakışkan, “Darbe yapabilecek gücümüz olsaydı Çarşı grubu olarak Beşiktaş’ı şampiyon yapardık” dedi. İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya ‘darbeye teşebbüs’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanan 35 tutuksuz sanık ile 100’e yakın sanık avukatı katıldı. İddianamede müşteki olarak yer alan 9 polis memuru ise gelmedi. Sanıklar, avukatlar, basın mensupları ve taraftarların mahkemeye girişi sırasında izdiham yaşandı. Salonun yetersiz kalması üzerine sanık avukatları, duruşmanın adliyedeki büyük salonda yapılmasını talep etti. Mahkeme Başkanı Metin Tamirci, “Mahkeme deplasmana gittiyse Türk hukuk sisteminde hep sıkıntı yaşandı” dedi. Sanık avukatlarından Avukat Ali Rıza Dizdar ise “Silivri’ye deplasmana gitmiyoruz, aşağıda, adliyede büyük duruşma salonu var, ben şimdi hangi avukata dışarı çıkın diyeyim” diye tepki gösterdi. Mahkemenin büyük salona taşınmasının ardından Mahkeme Başkanı Metin Tamirci tarafından iddianamenin suçlamalara ilişkin 3 sayfası okundu. ‘Darbeye teşebbüs’ ve ‘örgüt kurmak ve yönetmek’ ile suçlanan Cem Yakışan, suçlamaları kabul etmeyerek şunlar söyledi: “Gezi eylemlerine katıldım. ‘Mesele birkaç ağaç meselesi değil’ sözü bana ait değildir. Polis ifademde söylediğim ‘siz’ kelimesini polis ‘telsiz’ diye yazmıştır. Darbe yapabilecek gücümüz olsaydı Çarşı grubu olarak Beşiktaş’ı şampiyon yapardık. 1980’de darbe gördüm ben Ne demek olduğunu biliyorum. Bizim darbe ile siyaset ile işimiz yok. Çarşı’yı terör ve suç örgütü olarak Göstermek En Hafif İfadeyle Haksızlıktır. Çarşı Bir Simgedir, Korunması Gereken Bir Değerdir.”
Hürriyet

16 Aralık 2014 Salı

16.12.2014 Genel Gündem


16.12.2014

GÜNDEM

Karanlık Kurul’un İzleri Araştırılıyor
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 14 Aralık operasyonunda gözaltına alınan 28 şüpheliden 4’ü savcılık sorgusu sonrası serbest bırakıldı. Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca’nın avukatı Fikret Duran, “Bu soruşturma ilklere sahne olmakta; emniyet ve savcılık ifadesi birleştirildi” dedi. Hüseyin Gülerce avukatı eşliğinde dün emniyete gelerek teslim oldu. Gülerce ifade verdikten sonra serbest bırakıldı. Gülerce’nin dün İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne gelerek teslim olmasıyla gözaltı sayısı 28’e çıktı. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Hasan Yılmaz dün gece İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Vatan yerleşkesindeki Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne gelerek şüphelilerin ifade alımına başladı. 14 şüphelinin ifadesi tamamlandı. Samanyolu televizyonunda yayınlanan “Tek Türkiye” dizisinin senaryo ve yapım ekibinde yer alan Elif Yılmaz, Ebru Şenvardar ve Naci Çelik Berksoy önceki gün Zaman gazetesi köşe yazarı Ahmet Şahin, Ali Kara, Salih Asan, Engin Koç, Hikmet Tombulca, Samim Noyan dün serbest bırakıldı. Tek Türkiye dizisi yönetmeni Naci Çelik Berksoy, serbest bırakıldıktan sonra “Misafir ettiler bizi. Savcı Bey de gayet medeniydi. Sorular sordu senaryo ile ilgili, Tek Türkiye dizisiyle ilgili. Bir yönetmen ne yapar, bir senarist ne yapar, konusunda teknik bir bilgi verdim. Bir takım terör örgütü diye anlattıkları bir şeyi sordular. Bilmiyorum dedim. Valla böyle bir şey yoktur tarihte. Yani filmden dolayı sansürlemeler olmuştur, ama tutuklama hiç olmamıştır” dedi. Serbest kalanlardan Şefkat Tepe dizisi senaristi Ebdu Şenvardar da “Tek Türkiye’de Karanlık Kurulu sordular. ‘Taşhiyecileri biliyor musunuz? Fethullah Gülen’le hiç tanıştınız mı, hareketle bir bağınız var mı?’ sorularını sordular. ‘Rahle’yi biliyor musun’ dediler. Ben de ‘Kuran okunan yer’ diye biliyorum dedim. Fakat onların maksadı bir yayıneviymiş. Ben de ‘Dini kitap okumam, evimde arama yapabilirsiniz’ diye cevap verdim. Polis memurları gayet kibar davrandılar” diye konuştu. Dizi yapımcısı ve senaristlerinin, Samanyolu Tv’de yayınlanan ‘Tek Türkiye’ dizisi üzerinden “Tahşiyeciler” hakkında ‘suç ve delil uydurdukları’ gerekçesiyle gözaltına alındıkları açıklanmıştı. Gözaltına alınan şüphelilere İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde “Tek Türkiye” dizisinin bölümlerinin izletildiği öğrenildi. Soruşturmaya getirilen “gizlilik” kararının gerekçesi de belli oldu. Gerekçenin, “soruşturmanın selametinin tehlikeye düşmesi” olduğu belirtildi. Gözaltına alınan şüphelilerin avukatları gizlilik kararı nedeniyle soruşturma dosyasına ulaşamadı. Karar, soruşturma savcısının talebi üzerine İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliği’nce verildi. Karar nedeniyle avukatlar dosyayı edinemedi. Verilen karara, bir üst mahkeme olan İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği’ne 7 gün içinde itiraz edilebileceği de ifade edildi.
Milliyet

15 Aralık 2014 Pazartesi

Batı İle Rusya Arasındaki Oyunda Almanya Özel Bir Konumla Yer Alıyor


 Analiz
Rusya ile Batı arasındaki uzlaşmazlık; Alman ve Rus yetkililerin birbirlerini Ukrayna ve Sovyet periferisi ile ilgili politikalarını eleştirmeleri üzerinden bu hafta daha da derinleşerek devam ederken, Welt am Sontag'da bu hafta yayınlanan Pazar Sohbeti mülakatında Almanya Şansölyesi Angela Merkel, Rusya'yı, tamamı Avrupa Birliği ile yakın yakın ilişkide bulunma politikası izleyen Moldova, Gürcistan ve Ukrayna'da "sorun yaratmak"la suçlamış, bu açıklamalara cevap veren Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov, Salı günü yaptığı açıklamada "Alman Liderin davranışlarından endişe ettiklerini" ifade ederek Berlin'i Rusya ile Avrupa Birliği arasında daha yapıcı bir rol oynamaya davet etmiştir. 

15.12.2014 Genel Gündem


15.12.2014

GÜNDEM

 Tahşiyeciler’e Karşı Dizi Delil Oldu
Operasyon nedenlerinden birinin, 2009 yılında El Kaide ile bağlantılı oldukları iddiasıyla önderliğini “Molla Muhammed” ismiyle bilinen Mehmet Doğan’ın yaptığı ve “Tahşiyeciler” olarak adlandırılan gruba düzenlenen operasyon olduğu öne sürüldü. Şüphelilerin, ‘Tek Türkiye’ dizisi film üzerinden “Tahşiyeciler” hakkında “suç ve delil uydurdukları” gerekçesiyle gözaltına alındığı iddia ediliyor. Bazı internet sitelerinde yer alan haberlere göre, operasyonun dayandırıldığı öne sürülen senaryoda Fethullah Gülen, 6 Nisan 2009’da kamuoyuna yansıyan konuşmasında PKK, Hizbulvahşet, El- Kaide gibi örgütlerden bahsettikten sonra Tahşiyeciler yorumunda bulundu. Gülen konuşmasında şunları söyledi: “Yarın daha başka şeyler de icat edebilirler. Mesela Tahşiye diye bir şey icat edebilirler. Onları güçlendirirlerse ellerine silahlar da verebilirler. Size yakın bazı kimselerin posterlerini de evlerine asabilirler. ‘Biz ‘nurlar’a (Risale-i Nur) haşiye yapıyoruz’ dedirtiler. Adlarına da Tahşiyeciler derler. Sonra da Kalaşnikoflar verirler ellerine, iki yerde bir şey yapınca bunlar Sonra çuvaldızı bilmeyen insanlara terörist damgasını vuracaklar orada.” Bu konuşmanın ardından da Tahşiyecilerle ilgili iddialara Samanyolu TV’de “Tek Türkiye” dizisinde yer verildi. 22 Ocak 2010’da gerçekleştirilen bir operasyonla Tahşiye cemaatinin lideri olduğu öne sürülen Mehmet Doğan ve çok sayıda kişi gözaltına alındı. Aramalarda çeşitli silah, kitap ve krokilerin ele geçirildiği belirtilirken, Doğan 17 ay tutuklu kaldıktan sonra hastalığı nedeniyle Adli Tıp Kurulu’nun raporu ile tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Tahşiyeciler, Said Nursi’nin takipçilerinin oluşturduğu Nur Cemaati’nin bir kolu olarak kabul ediliyor. Said Nursi’nin takipçilerinden Hulusi Yahyagil’in öğrencisi olduğu belirtilen Mehmet Doğan, Tahşiyecilerin lideri olarak biliniyor. Muş merkezli bir cemaat olan Tahşiyeciler, Said Nursi’nin yazdığı “Risale-i Nur Külliyatı”nı yorumlayan kitaplar basıyor. Nur Cemaati’nin diğer kolları, “Risale-i Nur”ların yorumlanarak basılması konusunda Tahşiyeciler ile fikir ayrılığı yaşıyor. Tahşiyeciler, cemaatin bazı ileri gelenleri tarafından reddediliyor. Mehmet Doğan’ın El Kaide’yi destekleyen sözlerinin yer aldığı görüntüleri de 2010’da haberlere konu olmuştu. “Tahşiye” kelimesi ise haşiye yazmak, şerh etmek, açıklamak anlamlarına geliyor.
Milliyet

14 Aralık 2014 Pazar

14.12.2014 Genel Gündem


14.12.2014

GÜNDEM

Ekmeğimiz Büyüsün
DİSK ve KESK’in çağrısıyla yaklaşık 30 bin kişi Ankara Sıhhiye Meydanı’nda toplanarak 2015 yılı bütçesini protesto etti. ‘Savaş, Yoksulluk, Talan Bütçesine Karşı Halkçı Bütçe, Demokratik Türkiye’ mitinginde bir araya gelen grup, “Saraylar değil ekmeğimiz büyüsün” sloganları attı. Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) üyeleri sabah erken saatlerde Ankara Garı önünde toplandı. Sıhhiye Meydanı’na yürüyen gruplar, ‘Hırsızlar yargılansın, seçim barajı yıkılsın’, ‘Sendika haktır engellenemez’, ‘Saraylar değil ekmeğimiz büyüsün’, ‘Savaş, soygun ve yoksulluk bütçesine hayır’ pankartları taşıdı. Gruplar alana üst aramasından geçirilerek alınırken, polis de geniş güvenlik önlemleri aldı. Mitingte konuşan KESK Eş Genel Başkanı Lami Özgen, şunları söyledi: “Savaşa karşı, barış ve kardeşlik vaazı verenler suçlu ilan edilip, görevden alınıyor. Yine de utanmadan bütçeden en çok harcamanın personel giderlerine ayrıldığını söylüyorlar. Asgari ücrete günlük 1 lira, Diyanet ve savaş harcamalarına neredeyse diğer tüm bakanlıkların harcamasına denk bir pay. İmamlar cüzdan ve vicdan arasına sıkışmış durumda vaazlar veriyor. 2014 kayıplarımız en az yüzde 23 dolayındadır. Bu kayıpların vebali hükümet kadar, hükümetin memur kolu olan konfederasyonundur. Bireysel ikballeri için milyonlarca emekçinin haklarını sattılar, peşkeş çektiler. Toplu sözleşme masası artık işyerleridir, emeğin üretildiği yerlerdir. Yeni bir satış sözleşmesine izin vermeyeceğiz. Kayıplarımızın telafisi için an be an mücadelemizi yükselteceğiz. Hükümeti uyarıyoruz. Kurbanlık koyun gibi boynumuzu uzatmamızı, yasalarınızı birer birer hayata geçirmenizi beklemeyeceğiz. Bu yasalar geri çekilinceye kadar demokratik eylem ve tepkilerimizle önünüze dikileceğiz.” DİSK Genel Başkanı Kani Beko ise hükümetin tasarruflu davrandığı tek konunun işçi ücretleri olduğunu kaydederek şöyle konuştu: “İşçiye gelince elleri sıkı. DİSK olarak bir sloganımız var: Asgari ücret 1800 net. Asgari ücret açlık sınırının altında. Asgari ücretle ilgili 4 ayrı hesap yaptırdık. Hepsinde de aynı sonuca ulaştık, asgari ücret net olarak 1800 lira olmalıdır. Bu hükümet büyüme rakamlarıyla çok övünüyor. Ekonomi büyürken, biz alınteri döküyoruz. Çalışırken biz hastalanıyor, biz sakatlanıyor, biz ölüyoruz. Madem Türkiye ekonomisi büyüyor, bizim aşımız, bizim ekmeğimiz neden büyümüyor? Büyümeden payımızı alsaydık şimdi asgari ücret 1800 lira olacaktı. 1800 liranın altında ücret, kabul edilemez.”
Hürriyet

13 Aralık 2014 Cumartesi

13.12.2014 Cumartesi Genel Gündem


13.12.2014 Cumartesi
GÜNDEM

AYM’den Saray Başvurularına Ret 
Anayasa Mahkemesi (AYM) 2’nci Bölümü, Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) arazisine inşa edilen ve resmi maliyeti 1 milyar 370 milyon lira olarak açıklanan Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile ilgili bireysel başvuruları usulden reddetti. AYM başvuruları esasa hiç girmeden ‘kişi bakımından yetkisizlik’ gerekçesiyle geri çevirdi. Saray’a ilişkin yaklaşık 150 dava ise yerel mahkemelerde devam ediyor. Cumhurbaşkanlığı Sarayı davası ise AİHM’ye taşınıyor. Bireysel başvurusu reddedilen Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “Hukuk ihlali ortada, karar siyasi, bu hukuksuzluğa en üst mahkeme de ortak oldu” dedi. Candan, “Artık tuz kokmuştur. AİHM’e gidiyoruz. Eğer Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı olarak ben böyle bir başvuruyu yapmaya yetkili değilsem kim yetkili? Maliye Bakanı mı yoksa Başbakan mı?” diye sordu. Cumhurbaşkanlığı Sarayı’yla ilgili Türkiye Mimarlar ve Mühendisler Odası Başkanlığı, Ankara Mimarlar Odası, Peyzaj Mimarları Odası, Çevre Mühendisleri Odası, Şehir Plancıları Odası ve Ziraat Mühendisleri Odası dava açmıştı. Ardından da AYM’ye bireysel başvuruda bulunulmuştu. Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, eski Ankara Barosu Başkanı Sema Aksoy ile çok sayıda sivil toplumu kuruluşu, “Cumhurbaşkanlığı Sarayı yapımıyla ilgili nazım imar planları ve uygulama projeleriyle ilgili mahkemenin verdiği yürütmeyi durdurma kararlarının uygulanmamasını” AYM’ye taşıyıp şikâyetçi oldu. Bireysel başvurularda, mahkeme kararlarının uygulanmaması nedeniyle sağlıklı bir çevrede yaşam haklarına müdahale edildiği iddia edildi.
Hürriyet

12 Aralık 2014 Cuma

Tek Derste Osmanlı Türkçesi (Klasik Türkçe)

--- 1) Osmanlıca denilen eski Arapça alfabemizle Türkçe bozularak (öldürülerek) yazılıyordu. Çünkü o alfabe Türkçenin zengin ünlü seslerine uygun değildi. Türkçe dünyada ünlü ses bakımından en zengin dillerden biridir: onda 9 ünlü ses bulunur: a, e, ı, i, o, ö, u, ü / bir de kapalı é (e ile i arası bir ünlü ses).
 

11 Aralık 2014 Perşembe

12.12.2014 Genel Gündem


12.12.2014 Cuma
GÜNDEM 
Paniktenmiş 
Gezi Parkı eylemlerinde 'kırmızılı kadın' olarak tanınan Ceyda Sungur'a gaz sıkarak görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle yargılanan Polis Memuru Fatih Zengin, amirlerinin 'sık sık' diye emir vermesi üzerine, ortamdaki panik havasına kapılarak gaz sıktığını söyledi. İstanbul 73'üncü Asliye Ceza Mahkemesi'nde dün görülen duruşmaya 2 yıla kadar hapis istemiyle tutuksuz yargılanan Polis Memuru Fatih Zengin ile Zengin'den şikâyetçi olan Ceyda Sungur katıldı. İlk kez hâkim karşısına çıkan Zengin, yazılı savunmasını okudu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin yıkım çalışmaları nedeniyle 28 Mayıs 2013'de Taksim Gezi Parkı'nda Model 5 gaz kullanıcısı olarak görev aldığını belirten Zengin, "Ceyda Sungur isimli bayana her ne kadar gaz kullanmak istemesem de görevim gereği kullanmış olduğum Model 5 tüpünün kısa süreli tutukluk yapması neticesinde bayanın da yerden aniden kalkması sonucu saniyelerce gaza maruz kalmış olabilir. Ancak hakkımda iddia edildiği gibi defaatle kesinlikle gaz kullanmadım. Olayın devamında gösterici grubu dağıtmak maksadıyla orantılı bir biçimde ilerlemeye devam ettim. Ancak ortamdaki panik durumu ve olumsuz şartlar nedeniyle sağlıklı bir şekilde müdahale etmeye çalışmış olsam da istem dışı hareketlerde bulunmuş olabilirim" dedi.
Hürriyet

11.12.2014 Genel Gündem



11.12.2014
GÜNDEM
Konserve Çeşidinden Çok Müslümanlık Çeşidi Çıktı
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, İslam dünyasının çok ciddi bir bilgi kirliliğiyle karşı karşıya olduğunu belirterek, "Bu bilgi kirliliğinin önemli bir kısmı da dini alanda yaşanıyor. Bunu görmemiz lazım. Konserve çeşidinden fazla Müslümanlık çeşidi çıktı" dedi. Çiçek, 5. Din Şûrası'ndaki konuşmasında özetle şunları söyledi: "Her sabah dünyanın yeniden kurulduğu doğru ama her sabah İslam dünyası için yeni bir acıdır, yeni bir kaostur, yeni bir sorundur. Mümkün olan sıklıkla Müslümanların dini bilgi ihtiyaçlarının giderilmesi gerekiyor. Çünkü hayat hızla akıyor. Hepimiz sabır ediyoruz. Hakikaten, 5 sene evvel ne IŞİD vardı ne de ışitmediklerimiz vardı. Ne Suriye problemi vardı ne başka bir yerdeki bu boyutta yaşanan sıkıntılar. İslam dünyası, çok ciddi bir bilgi kirliliğiyle karşı karşıya. Bu bilgi kirliliğinin önemli bir kısmı da dini alanda yaşanıyor. Bunu görmemiz lazım. Konserve çeşidinden fazla Müslümanlık çeşidi çıktı. Şimdi bunun bir kalitesi, standardı olması gerekmez mi? Yani içine İslam kelimesini sokmuş olmakla o bilgi İslami bilgi mi oluyor? O yoldan gidersek varacağımız liman, menzil neresi olacak? Bunun bir kaydının, standardının olması lazım. Onun içindir ki bugün gördüğümüz vahşet, hepimizin yüreğini yakan, İslam dünyasında, -ki başka bir yerde de bunlar yaşanmıyor-, ne kadar melanet varsa, günümüzde bunun adına terör diyebiliriz, hepsi İslam dünyasında. Ahlak kirliliği de var. Din, sadece belli kuralların yerine getirilmesinden ibaret değildir. Din, bir hayattır ve o hayatın huzur içerisinde geçmesi gerekir. İnandığımız hususlar hayata intikal etmiyorsa, hayatımızda bunun somut, güzel örneklerini göremiyorsak, sadece belli kuralların tekrarı ve tasdiki tek başına insana dünya ve ahiret mutluluğunu sağlamaya yeter mi? Bu açıdan baktığımızda gerçekten İslam dünyası ciddi bir ahlaki kirliliğin içerisindedir. Bunun temizlenmesi gerekiyor. Çok şükür, artık 50 sene evveline nazaran çok sayıda imam hatip okullarımız var, çok sayıda ilahiyat fakültelerimiz var. Mukayese ettiğimizde bunlar çok önemli imkanlar. Ancak bu imkanın fırsata dönüşmesi ve kaliteyle beraber olması gerektir. Çin malı gibi ilahiyatçı olmaz. Din bilgisi, din eğitimi, dini tatbikat, hafta sonu meselesi değil, cuma günü giyip pazartesi günü çıkaracağınız bir elbise, bir ihtiyaç maddesi gibi değil. YÖK'ten olan arkadaşlarımız varsa onlara da seslenelim. Bakınız üniversiteleri açıyoruz, bu bizim görevimiz siyasetçiler olarak ama kalite getirmek de onların görevi. Bir müdür bir mühür toplam kaliteyi düşürüyor. Tüm bilim dallarında düşürüyor. Bazılarında telafisi bir dereceye kadar olur mu bilemem ama belli bilim dallarında, belli alanlarda kalite meselesi en az sayı kadar önemlidir."
Hürriyet

10.12.2014 Genel Gündem


10.12.2014
GÜNDEM
Yüzde 40 Rant Vergisi
Ekonomi yönetimi, maliklerin talebi üzerine yapılacak imar planı değişikliklerinde, emsal artışı olan parsellerin, artan değerinin yüzde 40'ını, kamuya değer artış payı olarak almayı planlıyor. Hedef, bir arsada mevcut imar durumunda; bazı girişimlerle ya da el değiştirdikten sonra imar hakkı yükselişi olursa, ortaya çıkacak daha büyük projenin (rantın) kamu lehine vergilendirilmesi. Böylece kamuoyunda sıklıkla konuşulan "aslında o arsanın imarı şu kadardı, yolunu buldular ya da el değiştirdi imar da değişti" şeklinde gündeme gelen kirli ilişkileri önlemek ve ortaya çıkan 'ek değeri' vergilendirmek. Örneğin mevcut imar hakkına göre en fazla 5 kat bina yapılabilecek bir arsa "imar değişikliği talebiyle" 7 kata çıkarılıyorsa 2 ekstra katın değerinin yüzde 40'ı kamuya ödenecek. Ancak mevcut imar planında 5 kat olmasına rağmen 3 katlı bir binanız varsa ve yıkıp 5 katlık bir bina yaparsanız imar değişikliği olmadığı için kamuya yüzde 40 pay vermeyeceksiniz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yetkilileri konuyla ilgili şu bilgileri verdi: "Bunun amacı imardaki haksız kazancı, haksız rekabeti, kirli ilişkileri engellemek. İlk imar planlaması yapıldığında imar parselinin yüzde 40'ı, düzenleme ortaklık payı olarak kesiliyor, bu devlete veriliyor. Bu da yapılan imar düzenlemesinin karşılığı gibi değerlendiriliyor. Ama daha sonra imar artışları söz konusu olduğunda herhangi bir vergi kesinti olmadığından haksız kazanç ve kirli ilişkiler ortaya çıkıyor. Bu durumun önüne geçmek için kamu yararı doğrultusunda imar artışı olursa yüzde 40 kamuya aktarılacak. Bu, gelir de olabilir, değer de olabilir hisse de olabilir. Bunun vatandaşla ilgisi yok, yeni bir vergi değil. Mevcut imar durumuyla yetinmeyerek daha fazla imar hakkı talebi yapılan yerlerde yüzde 40'ın kamuya devridir. Böylelikle haksız kazancın da önüne geçilmiş olacak. Kimse kendi cebinden para vermiyor. Arsa sahibi kendisine verilen hakkın yüzde 40'ını devlete veriyor. Özel mülkiyete konu olan bütün arsalarda bu geçerli olacak."
Hürriyet

09.12.2014 Genel Gündem

 
09.12.2014 Salı
GÜNDEM
Yumruklu Yumurta 
Twitter hesabından Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında hakaret içerikli paylaşımda bulunduğu iddiasıyla gözaltına alınan eski AK Parti milletvekili Feyzi İşbaşaran, bir grup tarafından protesto edildi. Bindirildiği polis minibüsü yumurta yağmuruna tutulan İşbaşaran, 2 kişinin tekmeli-yumruklu saldırısına uğradı. Beyoğlu'nda kaldığı otelde gözaltına alınan eski AK Parti milletvekili Feyzi İşbaşaran, iddiaya göre Twitter hesabından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan hakkında hakaret içerikli paylaşımda bulunduğu gerekçesiyle saldırıya uğradı. Önceki gün yurtdışından İstanbul'a gelen İşbaşaran, Kasımpaşa'da bir otele yerleşti. Polis ekipleri de hakkında yakalama kararı olan İşbaşaran'ı pazar günü sabahı gözaltına alarak Beyoğlu Polis Merkezi'ne götürdü. İşbaşaran iddiaya göre bu sırada Twitter'dan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik hakaret içerikli mesajlar paylaştı. Bunun üzerine Erdoğan'ın avukatları İşbaşaran hakkında şikâyette bulundu. İşbaşaran hakkında ikinci bir gözaltı kararı çıktı. İşlemlerin ardından dün sabah Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na götürülmek üzere polis merkezinden çıkarılan İşbaşaran, bir grup tarafından protesto edildi. "Milyonlar Erdoğan'la" "Şehir eşkıyası Feyzi" yazılı dövizler taşıyan ve Erdoğan lehine sloganlar atan grup, İşbaşaran'ın bindirildiği ekip minibüsünü de yumurta yağmuruna tuttu. İşbaşaran adliye girişinde de 2 kişinin tekmeli yumruklu saldırısına uğradı. 2 saldırgan gözaltına alınırken, biri "Sen kime küfür ediyorsun. Sen kimi aldıracaksın" diye bağırdı. İki kişi sonra serbest bırakıldı.
Hürriyet

08.12.2014 Genel Gündem


08.12.2014 Pazartesi
GÜNDEM
Birçok Şeye Cumhuriyet'le Ulaştık 
Meclis Başkanı Cemil Çiçek, Ömer Tuğrul İnançer'in "İnkilap mı? İnkilap ne demek biliyor musunuz? 'Köpekleştirme' demektir. Bu memlekette inkilap (köpekleştirme) yapılmıştır" dediği Meclis personelini eğitim konferansıyla ilgili gelişmelere el koydu. Resmi ziyarette bulunduğu Umman'ın başkenti Muskat'tan İnançer'in değerlendirmelerine tepki gösteren Çiçek, soruşturma başlatacaklarını belirterek şunları söyledi: "CHP ve MHP eleştirilerinde haklı olabilir, 'Haksızdır' diyemem. Ben buraya geldiğimde öğrendim, dün gece (önceki gece) de Genel Sekreteri aradım. Konuyla ilgili inceleme ve soruşturma başlatıyoruz. Pazartesi günü yapacaklar. Ne gerekiyorsa yapacağız. Türkiye'nin kazanımlarını kimsenin yok farz etmeye hakkı yoktur. Bizim bugün birçok şeye Cumhuriyet sayesinde, Cumhuriyet'in değerleri sayesinde sahip olduğumuzun farkında olmamız lazım, hepimizin farkında olması gerekir. Bu düşünceyi paylaşıyoruz. İnsanların bir kısım fikirleri ve düşünceleri olabilir ama bunların gelişigüzel Meclis çatısı altında söylenmesini şahsen doğru bulmam. Bu türlü faaliyetler doğrudan bana gelmiyor. Basın yoluyla bilgi sahibi oldum ama bir inceleme başlatıyoruz, talimatını verdim. Gereği neyse yaparız." Önceki gün 'TBMM İdari Teşkilatı' adıyla yapılan açıklamada ise İnançer, "Ülkemizde Hazreti Mevlana konusunda en yetkin fikir adamlarından biri" olarak övülmüştü. Açıklamada, "Konuşmacının söz konusu haberde öne çıkarılan ve konferansın konusuyla bağlantılı olmayan ifadeleri tamamen şahsi değerlendirmelerini yansıtmaktadır" denilmişti.
Hürriyet

07.12.2014 Genel Gündem


07.12.2014
GÜNDEM
Gayr-ı milli Şûra
19'uncu Milli Eğitim Şûrası'nda alınan kararları eleştiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Adı Milli Eğitim Şûrası olmakla beraber bu milli bir şûra değil, gayrimilli, toplumu geriye götüren bir şûra" dedi. 'Güçlü Çiftçi Güçlü Türkiye' toplantısının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan CHP Lideri, şunları söyledi: "Türkiye'nin geleceğini düşünmeyen, bilimsel yayınları kısıtlayan, çocukların fizik, matematik, kimya gibi fen dersleri öğrenmesini engelleyen, toplumu geriye götüren bir şûra. Bu şûranın kararlarının da büyük ölçüde uygulama olanağı bulacağını sanmıyorum. Bu ülkeyi ileriye taşıyacaksak, hep beraber mücadele etmek zorundayız. Eğitimin niteliğini, kalitesini artırmak zorundayız. Baksınlar dünyadaki uygulamalara. Norveç'e, İngiltere'ye, Amerika'ya, Rusya'ya, Japonya'ya baksınlar. O ülkelerde insanlar çocuklarına nasıl önem veriyorlar, eğitimi nasıl çağdaş hale getiriyorlar görsünler, öğrensinler. Okusunlar, dünyayı okusunlar. Türkiye'yi bir Ortaçağ ülkesi haline getirmek istiyorlar ama bunu yapamazlar. (Erdoğan'ın kendisiyle ilgili açıklamalarına ilişkin) Meraklanmasın onunla tartışmayacağım çünkü benimle tartışması ona itibar kazandırmaz. Ona itibar kazandıracak olan saraydır. Sarayında otursun. Ona yine itibar kazandıracak olan Reza Zarrab'tır. Onu da yanına alsın, genel sekreter yapsın. Sanıyorum daha rahat birbirlerine yakışırlar. Yan tarafına Hülya Avşar'ı da alabilir. (Sarayın odalarıyla ilgili) Merak ediyorum bu odaları gezme fırsatı ne zaman bulacak kendisi? 1150 odaya kimleri istihdam edecek. 3'üncü dönem milletvekilliğini bitirenler o sarayda görev alacaklar mı? (TÜRGEV'in tazminat davasına ilişkin) TÜRGEV rüşvetin merkezidir, kaynağıdır. Devletten ihale alanlar ihale almadan önce götürüp TÜRGEV'e para yatırıyor. Bunun adı nüfuz ticaretidir. Açık ve rahat, adımın Kemal olduğunu bildiğim kadar TÜRGEV'in rüşvetin merkezi olduğunu da biliyorum ve bunu yargıda ortaya çıkaracağım. Mesele şu: O bilançolarını, kimlerden bağış aldıklarını bir an önce mahkeme dosyasına getirip koysunlar. Görecekler orada, ihale alanların nasıl götürüp oraya rüşvet yatırdıklarını." Kılıçdaroğlu, eşinin annesinin vefatı nedeniyle taziyeye gelen Sare Davutoğlu'na da teşekkür etti.
Hürriyet

06.12.2014 Genel Gündem


06.12.2014
GÜNDEM
Savcı Yine Ağırlaştırılmış Ömür Boyu Hapis İstedi
Mısır Çarşısı'nda 1998'de meydana gelen ve 7 kişinin ölümü 127 kişinin de yaralanmasıyla sonuçlanan patlamaya ilişkin davada Savcı Yılmaz Kıstı, Sosyolog Pınar Selek'in 'devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaya yönelik eylemde bulunmak'tan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi. Yargıtay'ın bozma kararının ardından 4'üncü kez görülmeye başlanan davanın İstanbul 15'inci Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki dünkü duruşmasına bir önceki oturumda yakalama kararı kaldırılan ve Fransa'da bulunan Pınar Selek ile Abdülmecit Öztürk katılmadı. Davanın 2'nci oturumunda da Selek'i babası Alp Selek ve kız kardeşi Seyda Selek'in aralarında bulunduğu 30'a yakın avukat temsil etti. Duruşmada görüşünü açıklayan Savcı Yılmaz Kıstı, davaya ilişkin Aralık 2005, Şubat 2008 ve Mart 2012'de verilen mütalaaları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Şubat 2010 tarihli içtihatını ve kapatılan İstanbul 12'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nin Ocak 2013 tarihli kararlarını anımsattı. Savcı Kıstı, bu mütalaa ve kararlarda anlatılan olaylar ve gerekçeler doğrultusunda her iki sanığın üyesi oldukları terör örgütünün amaç ve faaliyetleri doğrultusunda 9 Temmuz 1998'de Mısır Çarşısı'ndaki Ünlüoğlu Büfesi'ne bomba yerleştirmek ve bu bombayı patlatmak suretiyle 7 kişinin ölümüne 127 kişinin yaralanmasına neden olduklarını öne sürdü. Suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK hükümlerinin daha lehe olduğuna dikkat çeken Kıstı, her iki sanığın da 765 sayılı TCK'nın 125'inci maddesinde düzenlenen 'devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaya yönelik eylemde bulunmak' suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası ile cezalandırılmasını istedi. Savcının mütalaasının ardından söz alan Pınar Selek'in avukatlarından Ayhan Erdoğan, "İddia makamının mütalaasına katılmıyoruz. İddia makamı daha önceki mütalaalarında olduğu gibi somut bir delile dayanmadan müvekkilimin cezalandırılması yönünde mütalaada bulunmuştur. 'Müvekkilim suçsuzdur, beraatini istiyoruz' demekle yetinmeyeceğiz. Dosyadaki bütün delilleri tek tek tartışacağız. Bütün delilleri tartışma ve hazırlığımızı yapmak için süre verilmesini istiyoruz" dedi. Mahkeme sanık avukatlarına savunmalarını hazırlaması için süre vererek duruşmayı erteledi. Duruşma öncesi 'Hâlâ Tanığız Platformu' üyesi bir grup da Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı önünde basın açıklaması yaptı. Füsun Demirel şunları söyledi: "16 yıldır mahkeme kapılarındayız. 16 yıldır söylediğimiz üzere mücadelemiz sadece tek bir insan için değil adalet ve özgürlük hakkımız için. Pınar gelene kadar İstanbul'da nöbetteyiz çünkü birlikte çok güzeliz."
Hürriyet

5 Aralık 2014 Cuma

Pulsars with black holes could hold the 'holy grail' of gravity

by Staff Writers
Madrid, Spain (SPX) Dec 05, 2014




Discovering a pulsar orbiting a black hole could be the 'holy grail' for testing gravity. Image courtesy SKA Organisation/Swinburne Astronomy Productions.
The intermittent light emitted by pulsars, the most precise timekeepers in the universe, allows scientists to verify Einstein's theory of relativity, especially when these objects are paired up with another neutron star or white dwarf that interferes with their gravity.

However, this theory could be analysed much more effectively if a pulsar with a black hole were found, except in two particular cases, according to researchers from Spain and India.

Pulsars are very dense neutron stars that are the size of a city (their radius approaches ten kilometres), which, like lighthouses for the universe, emit gamma radiation beams or X-rays when they rotate up to hundreds of times per second. These characteristics make them ideal for testing the validity of the theory of general relativity, published by Einstein between 1915 and 1916.