12 Ocak 2014 Pazar

12.01.2014 Genel Gündem

12.01.2014 Çarşamba

GÜNDEM

Berkin İçin Tüm Türkiye Ayakta... 
Gezi Parkı protestoları sırasında Okmeydanı'nda polisin attığı gaz fişeğinin başına isabet etmesiyle yaralanan ve 269 gün yoğun bakımda kalan Berkin Elvan'ın hayatını kaybetmesini protesto eden bir grup dün akşam İstiklal Caddesi üzerindeki Galatasaray Meydanı'nda bir araya geldi. Sloganlar atarak Taksim Meydanı'na yürüyen gruba polis müdahale etti. Taksim Meydanı'na yürümek isteyen grubun önü İstiklal Caddesi üzerindeki Fransız Konsolosluğu civarında polisler tarafından kesildi. Grubun Taksim Meydanı'na çıkmasına izin vermeyen polis, İstiklal Caddesi üzerinde eylemcilerin önünü TOMA ile keserek, sözlü uyarıda bulundu. Grup sözcüleri polis ile görüşerek, Taksim Meydanı'na yürümek ve orada açıklama yapmak istediklerini ifade etti. Polis ise grubun Meydan'a yürümesine izin verilmeyeceğini, fakat açıklamanın İstiklal Caddesi'nde yapılabileceğini bildirdi. Göstericilerin meydana yürümekte ısrar etmesi üzerine polis gruba tazyikli su ve boyalı mermilerle müdahalede bulundu. Müdahaleyle ara sokaklara dağılan eylemciler çöp konteynırlarını yakarak barikat oluşturdu. Polisle göstericiler arasında gece boyunca kovalamaca yaşandı. Yaralanan bazı göstericiler için İstiklal Caddesi'ne sağlık ekipleri yönlendirildi. Akşam saatlerinden itibaren Beşiktaş Çarşı Meydanı'nda toplanan "Berkin Elvan onurumuzdur" ve "İstanbul Berkin'e sahip çık" şeklinde sloganlar atarak Ihlamurdere Caddesi üzerinden yürüyüşe geçti. Gruba, evlerinin pencere ve balkonlarından tencere-tava çalanlar vatandaşlar da destek verdi. Kalabalık içinden bazı kişiler, cadde üzerinde bulunan Ak Parti seçim irtibat bürosunun camlarını kırdı. Grup, Nişantaşı üzerinden Harbiye'ye ulaştı. Polis, gruba Harbiye'de müdahalede bulundu. Elvan'ın hayata veda etmesi Ankara'yı da karıştırdı. "Ben Berkinim" yazılı bir karton ve ekmekle Güvenpark'ta tek başına oturma eylemi yapan protestocuya, daha sonra binlerce kişi katıldı. Güvenpark'ta toplanan eylemcilere müdahale akşam saatlerinde geldi. Polis, TOMA ve akreplerle yolun bir şeridini kapatarak, Kızılay Meydanı'na girdi. Biber gazı ve basınçlı su ile eylemcilere müdahale edildi. Göz gözü görmeyen Kızılay meydanında biber gazından etkilenen çok sayıda kişi hastanelere kaldırılırken, gözaltılar da yapıldı. Polis, ODTÜ'de toplanan ve Kızılay'a yürümek isteyen göstericilere de basınçlı su ve biber gazı ile müdahale etti. Gösteriler sırasında bir kız öğrenci başına isabet eden biber gazı fişeğiyle yaralandı. Polisin, yaralı kadını hastaneye götürmek için ODTÜ'ye gelen ambulansa biber gazı atarak engellemeye çalıştığı iddia edildi. ODTÜ yönetiminin, polisin üniversite kampusuna girmesine izin vermediği de öne sürüldü.
Milliyet


Yeni Acılar Yaşanmamalı... 
Nijer Cumhurbaşkanı Issoufou Mahamadou'yla düzenlediği ortak basın toplantısında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Cumhurbaşkanı Gül, Berkin Elvan'ın ölümüyle ilgili "Bugün haberi görünce çok üzüldüm gerçekten. Bu olay olduğunda 14 yasında bir çocuğumuzdu. Ailesine başsağlığı diliyorum. Yeni acıların yaşanmasına fırsat verilmemesi gerektiğinin buradan altını çizmem gerekiyor. İstanbul Valisi ile dün görüşmüştüm. Eminim gerekli dikkat gösterilecektir" dedi. Gül, tutukluluk sürelerine ilişkin yapılan düzenlemenin ardından gerçeklesen tahliyelere yönelik soru üzerine ise şunları söyledi: "Burada tabii esas sorun mahkemelerin kararlarını vermesinde bu kadar uzun zamanın geçmesi. 5 yıl içerisinde eğer suçüstü yapılan olaylarla ilgili bile, failleri yakalanmış olaylarla ilgili bile kesin kararlar verilemiyorsa hepimizin ciddi ciddi düşünmemiz ve bu noktaya bakmamız gerekir. Uzun tutukluluk süreleri bir nevi cezaya dönüşüyor, bunu gidermek gerekiyor ama diğer taraftan bu kadar uzun süre içinde karar verememek kabul edilebilir değil."
Akşam

Veli Küçük de Serbest Bırakıldı, Tahliyeler 37'ye Ulaştı... 
Uzun tutukluluk süresinin 5 yıla inmesiyle Ergenekon davasında tahliyeler devam ediyor. Dün de eski MGK Genel Sekreteri emekli Orgeneral Tuncer Kılınç, emekli orgeneral Hurşit Tolon, emekli Korgeneral Mehmet Eröz ile Levent Ersöz, Serdar Öztürk ve Fuat Selvi tahliye edildi. Tahliye talebi önceki gün reddedilen emekli Tuğgeneral Veli Küçük de avukatının itirazı üzerine dün İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından serbest bırakıldı. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi de eski Yarbay Mustafa Dönmez ve eski Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Deniz Yıldırım'ı tahliye etti. Ayrıca, Nusret Taşdeler, Emekli Binbaşı Fikret Emek ve İsmail Yıldız da tahliye edildi. Zirve Yayınevi cinayeti kapsamında da bir yıldır tutuklu olan Tolon cezaevinden çıkamayacak. Tolon'a, Ergenekon davasında "cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek" suçundan TCK'nın 312/1. maddesinden müebbet hapis cezası verilmişti. Tolon'a ayrıca "kişisel verileri ele geçirme" suçundan 5 yıl 10 ay hapis cezası uygulandı. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi, Cumhuriyet gazetesine molotofkokteyli atılmasına ilişkin dosyanın sanığı Boğaç Kaan Murathan'ın da tahliyesine karar verdi. Mahkeme, Akın Birdal suikastının azmettiricisi Semih Tufan Gülaltay'ın tahliye talebini ise tutuklulukta 5 yıllık süreyi doldurmadığı için reddetti. Ergenekon davası kapsamında Mayıs 2012'den bu yana tutuklu bulunan Gülaltay, 12 yıl hapis cezası almıştı. Boğaç Kaan Murathan ise 16 yıl 9 ay hapisle cezalandırılmıştı. Ergenekon davası kapsamında Anayasa Mahkemesi'nin kararı üzerine eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un tahliyesinin ardından, iki günde nöbetçi mahkemeye yapılan başvurularda 37 kişi serbest bırakıldı, 5 kişinin tutukluluğunun devamına karar verildi. Ergenekon davasında kararın açıklandığı 5 Ağustos 2013'te mahkeme, 66 tutuklu sanıktan 17 kişinin tahliyesine karar verirken, 13 kişi hakkında da yakalama kararı çıkarmıştı. Kararın ardından ilk CHP Milletvekili Mustafa Balbay tahliye edilirken, daha sonra da Fatih Hilmioğlu sebest bırakıldı. Anayasa Mahkemesi'nin kararı üzerine eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un tahliyesinin ardından geriye kalan 53 tutuklu sanıktan 19'u dün, 18'i de bugün olmak üzere toplam 37 kişi nöbetçi mahkemeler tarafından serbest bırakıldı. 5 sanığın tahliye talebi ise reddedildi.
Radikal

EKONOMİ 

ABD Doları               2, 2432           2, 2463
1 Euro                         3, 1099           3, 1143
İngiliz Sterlini             3, 7288           3, 7356

Mutsuzuz... 
Siyasi çalkantıların yaşandığı, ekonomik büyümenin istenilen seviyelerin altında kaldığı 2013 Türkiyesi'nde artık insanlar daha mutsuz. Türkiye İstatistik Kurumu'nun 2013 Yaşam Memnuniyeti Araştırmasına göre 2012'de mutsuz olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 10.2 iken bu oran 2013'te yüzde 10.8'e ulaştı. Mutlu olduğunu söyleyenlerin oranı 2012'de yüzde 61 idi 2013'te ise yüzde 59' a geriledi. Mutsuzluğu artan halkın ekonomik durumu da kötüleşti yine aynı araştırmaya göre 2013'te halk daha çok borçlandı ve daha ucuz mallar tüketmeye başladı. TÜİK'in Yaşam Memnuniyeti araştırmasıyla beraber yayımladığı son 1 yıldaki ekonomik gelişmelerin bireyler üzerindeki etkisi anketi 2013'te ekonomideki hız kaybının işsizliği de arttırdığını ortaya koydu. Anket sonuçlarına göre 2012'de ekonomi yüzünden işini kaybedenlerin oranı yüzde 6,1 iken oran 2013'te yüzde 6,9'a yükseldi. Ucuz ürüne yönelenlerin sayısında da artış oldu. 2012'de ucuz ürün tercih edenlerin oranı yüzde 56,6 iken 2013'te oran hızla yüzde 63,4'e yükseldi. Borçlanma oranında da durum kötü. 2012'de borçlandığını söyleyenler yüzde 36.7 idi 2013'te oran yüzde 38.6 oldu. Halk daha fazla borçlandığı gibi geçmiş dönem borçlarını da ödeyemedi. Borçlarını ödeyenlerin oranı 2012'de yüzde 24 iken 2013'te yüzde 21,4'e düştü. Geliri azalanların oranı da 3 puan birden arttı. 2012'de yüzde 21.6 olan ekonomi yüzünden geliri azalanların oranı 2013'te yüzde 24.9'a fırladı. Tüm bu gelir bozukluğu ve borçlanma tatil ve eğlence masraflarında da kısıntı getirdi. Halkın yüzde 26,5 tatil ve eğlence masraflarında kesintiye gitti. Bu oran 2012'de yüzde 21.4 idi. Mutluluk anketindeki sonuçlar da çarpıcı. Kadınlarda mutluluk oranı, 2012'de yılında yüzde 62.8 iken 2013'te yüzde 61.9'a, erkeklerde ise yüzde 59'dan yüzde 56.1'e geriledi. Erkeklerin daha mutsuz olduğu 2013'te en mutlu yaş grubu ise 18-24 oldu. Evli bireylerin yüzde 61.3'ü mutlu iken, evli olmayanlarda bu oran yüzde 53.6 olarak gerçekleşti. Kendilerini en çok ailelerinin mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı yüzde 73 olurken, bunu sırasıyla; yüzde 12.9 ile çocuklar, yüzde 5.2 ile eş, yüzde 2.9 ile anne/baba takip etti.
Hürriyet

10 Yıllık Tahvil % 11'i Dolar 2.23 TL'yi Aştı... 
ABD'de cuma günü açıklanan tarım dışı istihdam ve önceki gün açıklanan Çin verisi ile Ukrayna'da devam eden gerginlik global olarak olumsuz bir hava oluştururken, 10 yıllık tahvilin faizi yüzde 11'i, dolar ise 2.23 TL'yi aştı. Hacimlerin oldukça düşük olduğu tahvil bono piyasası onda 10 yıllık gösterge tahvilin faizi işlem bazında en son ocak sonunda gördüğü yüzde 11.02 seviyesine yükseldi. Öte yandan, iki yıllık gösterge olan 24 Şubat 2016 itfalı tahvilin faizi ise dün yüzde 11.43 seviyesinden işlem gördü. Bankacılar, cuma günü beklentilerin üzerinde açıklanan ABD tar om dışı istihdam verisi sonrası yükselişe geçen ABD getirilerini izleyen 10 yıllık gösterge tahvilde mart sonunda yapılacak seçimler nedeniyle siyasi risklerin de baskı yarattığını belirtiyor. Benzer trend TL tarafında da görülürken, hem siyasi endişeler hem de kurumsal döviz talebi ile TCMB'nin faiz artışı sonrası diğer gelişmekte olan para birimlerinden pozitif ayrışan TL, yaklaşık bir haftadır negatif ayrışmaya başladı. Öte yandan, Beyaz Saray taraf ondan yapılan açıklamada, ABD ekonomisinin bu yol yüzde 3.1, gelecek yol ise yüzde 3.4 büyümesi öngörüldü. ABD ekonomisinden gelen olumlu haber özellikle gelişmekte olan ülkeleri olumsuz etkileyecek. Garanti Yatırım Stratejisti Tufan Cömert, "Geçen haftaki Hazine ihaleleri sonrasında bonolara biraz alım geldi ancak, bu hafta başından beri piyasadan yine çıkış söz konusu. Global piyasalar kötü ve içeride de seçim baskoso var" dedi.
Milliyet

Bankaların Kârı, Âni Hareketlerle Ocak'ta Eridi... 
Hükümeti ve ekonomiyi hedef alan 17 Aralık operasyonları otomotiv sektörünün ardından bankacılık sektörünü de vurdu. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, bankaların kârlarındaki erimenin son dönemde ekonomide yaşanan ani hareketlerden kaynaklandığını dile getirdi. Bakan Nihat Zeybekci, "Kurun artışı da bunda önemli bir etken oldu ama mart, nisan ve ondan sonra da stabil hale gelen para piyasaları ve faiz piyasalarıyla daha dengeli hale geleceğini düşünüyoruz. Şunun da altını çizmek istiyoruz; Türkiye Merkez Bankasının şuan da politikalarını olumlu buluyoruz ama faizin Türkiye'de üretim için, yatırım için, istihdam için ve Türkiye'de tüketim için olumlu bir enstrüman olduğunu düşünmüyoruz. Yüksek faizi Türkiye'nin menfaatleri için iyi görmüyoruz. Türkiye için gerçek kalkınma yolunun ihracata dayalı bir üretim, ihracata dayalı bir istihdam, yatırım ve bir büyüme olduğuna inanıyoruz. Sanayide çarkların hızlanmaya başlamasında da ihracattaki artış etkili olmuştur" dedi.
Türkiye

Çiftçiye Destek Müjdesi... 
Tarımsal destek kapsamında ödenecek 1 milyar 247 milyon lira serbest bırakıldı. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, mart ayı nakit programı çerçevesinde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarımsal destekleme bütçesinde yer alan toplam 1 milyar 247 milyon 300 bin liralık ödeneğin serbest bırakılmasına onay verdi. Söz konusu ödenekle alan bazlı tarımsal destekler için 832 milyon lira, fark ödemesi destekleri için 380 milyon lira, hayvancılık destekleri için 5 milyon 300 bin lira, kırsal kalkınma destekleri için de 30 milyon lira ödeme yapılacak. Böylece toplamda 1 milyar 247 milyon 300 bin lira tarımsal destek ödemesi yapılmış olacak. Öte yandan Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar, bazı illerde şiddetli don riski sebebiyle üreticinin meteorolojinin açıklamalarını takip etmesini tavsiye etti
Türkiye

Lüks Markaların Tasarımcısı Mutfağa İlk Kez Arçelik'le Girdi... 
Arçelik yeni mutfak tasarımlarıyla tüketicinin karşısına çıkıyor. Louis Vuitton, BMW, Mandarin Oriental Otel gibi dünyanın ünlü markalarına yaptığı tasarımlarıyla tanınan Patricia Urquiola, mutfak sektörüne ilk kez Arçelik'e yaptığı tasarımla girdi. Yeni bir bakış açısıyla Arçelik için tasarlanan Leisure Patricia Urquiola Serisi, nisan ayında satışa çıkacak. Yeni seri ankastre fırın, ocak, davlumbaz, bulaşık makinesi ve buzdolabından oluşuyor. Yeni serinin lansmanında konuşan Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı ve Arçelik Genel Müdürü Levent Çakıroğlu "Tasarım alanındaki çalışmalarımızı bir adım daha ileriye taşıyarak dünyanın en iyi tasarımcılarından Patricia Urquiola ile çalışmaya karar verdik. Urquiola Arçelik için mutfaklarda keyifle kullanılabilecek, teknoloji ve tasarımdan ödün vermeyen bir seri tasarladı" diye konuştu.
Star

Alman Dev 800 Milyon Euro İle AVM'ye Geliyor... 
Türkiye pazarına geçen yıl yaptığı 220 milyon dolarlık AVM yatırımı ile giren Alman yatırım devi OTTO Group, yeni yatırımlara hazırlanıyor. İstanbul Beylikdüzü'ndeki Marmarapark'ın yatırımcısı Grup, Türkiye, İtalya ve Türkiye'de AVM yatırımı yapmak üzere 800 milyon Euro'luk bir fon kurduğunu açıkladı. 17 ülkede 195 AVM yatırımı bulunan Grup, kurulan fonda en büyük yatırım payını Türkiye'ye ayıracak. Forbes zenginler listesinde 42'nci sırada yer alan OTTO Group sahibi Alexander Otto yaptığı açıklamada Türkiye'nin istikrarına güvendiklerini söyledi. Otto "Kırılgan ekonomi ve siyasi istikrarsızlık söylemlerine rağmen Türkiye AVM yatırımları açısından büyük fırsat vaat ediyor. Genç nüfusu ve ülke insanlarının alışverişe eğilimi bizi heyecanlandırıyor" dedi. 1949 yılında kurulan Alman Otto Group, yaklaşık 55 bin çalışanıyla dünya çapında bir perakende ve hizmet grubu. Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika başta olmak üzere toplam 20 ülkede faaliyet gösteren grubun 123 şirketi bulunuyor. Yıllık cirosu 6 milyar doların üzerinde olan şirket Türkiye'ye Marmarapark Ece Türkiye AVM yatırımı ile girdi. Grup ayrıca Türkiye e-ticaret sektöründe faaliyet gösteren Limango, OGLI ve arabulvar.- com'un sahibi konumunda.
Star

280 Milyon Euroluk Dava Türkiye Lehine Sonuçlandı... 
Emlak Konut ve Hollandalı Tulip arasındaki davada beklenen karar çıktı. Mahkeme Tulip'in tüm tazminat taleplerini geri çevirirken, 280 milyon euro Türkiye'nin kasasında kaldı. Emlak Konut GYO tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: "Sözleşmenin işin süresinde tamamlanmadığı gerekçesi ile 18 Mayıs 2010 tarihinde Emlak Konut GYO tarafından feshedilmesi üzerine, Hollandalı şirket Tulip BV 11.10.2011 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı Dünya Bankası tarafından kurulan ICSID (Uluslararası Yatırım Uyuşmazlıklarının Çözümü Merkezi) nezdinde tahkim davası açmıştır. Davada Tulip BV yaklaşık olarak 280 milyon euro olduğunu iddia ettiği zararının faiziyle birlikte Türkiye Cumhuriyeti'nden tazminini talep etmiştir." Çevre ve Şehircilik eski Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın tanıklık yaptığı duruşmaya Türkiye Cumhuriyeti adına Başbakanlık Başhukuk Müşaviri Av. Sami Arslan Aşkın, Emlak Konut GYO A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ertan Yetim, Yönetim Kurulu Üyesi Aliseydi Karaoğlu ve Genel Müdür Murat Kurum katılmıştır. Söz konusu dava 25 Şubat 2014 tarihinde karara bağlanmış olup, 10.03.2014 tarihinde açıklanan kararda, davacı Tulip BV'nin tüm taleplerinin reddine karar verilmiştir
Akşam

25'inci Kez Kapılarını Açan MIPIM'de 'Onur Ülkesi'yiz... 
Bu yıl 25'incisi kutlanan ve gayrimenkul sektöründeki uluslararası yatırımcıları bir araya getiren MIPIM, Fransa'nın Cannes kentinde kapılarını açtı. Türkiye temsilciliğini Alkaş'ın yaptığı fuara bu yıl 7 bin 500 firmanın yanı sıra 90 ülkeden 20 binin üzerinde katılımcının gelmesi bekleniyor. Türkiye ise fuarda Rusya ve Brezilya ile birlikte 'Onur Ülkesi' olarak yer alıyor. MIPIM'de Türkiye'ye özel hazırlanan çadırda, Türk gayrimenkul firmaları projelerini uluslararası yatırımcılara tanıtırken, aynı zamanda 4 gün boyunca uluslararası katılımcılara yönelik oturumlar düzenlenecek ve hızla Türkiye'nin ülkemizin, yabancı yatırımcılar için sunduğu fırsatlar anlatılacak. MIPIM'in 25'inci yıl açılış kokteyli ise Türk firması Nef'in sponsorluğunda gerçekleşti. Nef Yönetim Kurulu Üyesi Erden Timur, ikinci kez fuarın açılışına evsahipliği yapma fırsatı yakaladıklarını belirterek, MIPIM'in Türkiye için çok büyük bir potansiyel anlamına geldiğini ifade etti.
Akşam

ÇED Raporunda Ürküten Tespit... 
İstanbul'a yapılacak Üçüncü Havalimanı için hazırlanan bin 350 sayfalık yeni ÇED Raporu'nda dikkat çeken tespitlere yer verildi. "Proje alanı 76 milyon 500 bin metrekare olup bu alanın 61 milyon 720 bin metrekaresi orman alanıdır" denilen raporda, projenin gerçekleşmesi durumunda alanda şoristik açıdan büyük bir habitat ve biyomas kaybı yaşanacağı belirtildi. Raporda proje alanında bulunan C ve D çağındaki karaçam ve kızılçam gibi ağaç türlerinin kesilerek piyasaya arz edilmesinin daha ekonomik olduğuna dikkat çekildi. Cengiz-Limak-Kolin konsorsiyumu tarafından yapılacak olan Üçüncü Havalimanı'nın yeni ÇED Raporu geçtiğimiz hafta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na sunuldu. Grafikler ve tablolarla desteklenen raporda son derece dikkat çekici tespitlerin yer alması dikkat çekti. Raporda projenin orman sayılan yerlere rastlayan kısımlarında kamulaştırmanın söz konusu olmayacağı, bu alanlar için Orman Kanunu gereği gerekli izinlerin alınacağı belirtildi. Rapora göre proje kapsamındaki mezarlık, okul, cami, orman ve yapıların kamulaştırmayla izin işlemleri Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'nca yürütülecek. Kamulaştırma yapılmadan ve gerekli izinler alınmadan hiçbir şekilde inşaata başlanmayacağına dikkat çekildi. Rapora göre kuş uçak çarpışmalarıyla ilgili risk analizleri projenin inşaat ve işletme aşamasındaki kuş sayımlarıyla birlikte hazırlanabilecek. Alanın kuş göç yolları, kuş-uçak çarpmaları açısından değerlendirilmesi, tedbir önerilerinin geliştirilebilmesi için göç döneminde türler iki yıl süreyle izlenerek, göç yolları ve uçuş rotaları belirlenecek. Proje kapsamında kuş-uçak çarpışmaları konusunda gündeme gelebilecek riskler belirlenerek kuş sayımlarının tamamlanmasıyla da risk analizi hazırlanacak. Projenin ÇED Raporunda kuşların havaalanlarından uzaklaştırılması için gereken durumlarda uygulanabilecek "sesli ve görüntülü korkutma" yöntemlerine yer verilmesi de dikkat çekti.
Radikal

Sabiha Gökçen Rekorla Başladı... 
İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı, 2014 yılının ilk 2 ayında yolcu sayısını yüzde 42 artırdı. Sabiha Gökçen'in aynı dönemde yabancı yolcu sayısı ise yüzde 48 oldu. 2013 yılını yüzde 27'lik yolcu artışıyla kapatan İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, 2014 yılına da hızlı bir giriş yaptı. Yılın ilk 2 ayında 3 milyon 143 bin 138 yolcuya ev sahipliği yapan Havalimanı, böylece yolcu sayısını geçen yılın ilk 2 ayına oranla yüzde 42 oranında artırarak ilk 2 ayda rekor bir büyüme elde etmiş oldu. Öte yandan bu yılın Ocak ve Şubat aylarında uluslararası uçuş yapan yolcu sayısı yüzde 48, iç hat uçuşu yapan yolcu sayısı ise yüzde 38 oranında artmış oldu. Yolcu sayılarında yaşanan rekor büyümeyi değerlendiren İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı işletmecisi İSG'nin CEO'su Gökhan Buğday, "2014 yılına hızlı bir giriş yaptık. Yıl içinde yeni havayolları ve yeni açılacak uçuş noktalarıyla yolcu sayısını artırmayı planlıyoruz" dedi.
Radikal

SİYASET/POLİTİKA

CHP Meclis'i Topluyor... 
AK Partili 4 eski bakanla ilgili fezlekelerin seçimden önce açılmasını isteyen muhalefet, Meclis'i olağanüstü topluyor. CHP'nin, 18 Mart Salı günü için planladığı olağanüstü toplantı çağrısına MHP ve BDP'nin destek vermesi nedeniyle 184 olan toplantı yeter sayısına ulaşılmasında zorluk görünmüyor. CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, dosyaların milletvekillerine açılmasını gündem maddesine dönüştürmeyi hedeşeyen bir planlama yaptıklarını söyledi. CHP'nin hazırladığı olağanüstü toplantı çağrısında gündem maddesi olarak eski bakanlar Muammer Güler, Zafer Çağlayan, Egemen Bağış ve Erdoğan Bayraktar'la ilgili fezlekelerin Genel Kurul'da milletvekillerinin bilgisine sunulması ve böylece dosyaların incelemeye açılması talebi yer alıyor. TBMM İçtüzüğü'ne göre Meclis Başkanı Cemil Çiçek, CHP'nin 110 imzayla yapacağı başvurudan itibaren 7 gün içinde Genel Kurul'u toplantıya çağırmak zorunda. Genel Kurul'un toplanıp çalışabilmesi için en az 184 milletvekilinin hazır bulunması gerekiyor. Genel başkanlarla birlikte 134 sandalyesi bulunan CHP, 51 sandalyeli MHP, 26 sandalyeli BDP ve 4 sandalyeli HDP'nin toplantı yeter sayısına ulaşma sıkıntısı bulunmuyor. MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu ile BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan CHP'nin çağrısına destek vereceklerini açıkladı. Parti gruplarında doğabilecek firelerin de bağımsızlarca doldurulması bekleniyor. 14 bağımsız milletvekilinden 9'u AK Parti'den son dönemde ayrılan isimlerden oluşuyor
Hürriyet

Berkin Hepimizin Çocuğu... 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Çorum ve Amasya mitinglerinde özetle şunları söyledi: Gezi eylemlerini biliyorsunuz. Küçük bir çocuk, 15 yaşında Berkin Elvan. Orta gelirli bir ailenin çocuğuydu. Bir gün annesi ona sabahleyin 'Git ekmek al' dedi. Ekmek almaya gitti. Ona 'Paraları sıfırla' demedi, ona 'Ekmek al gel' dedi. Ve bu çocuğumuz hayatını kaybetti. Ailesine başsağlığı diliyorum. O çocuk 15 yaşındaydı. Evine ekmek götürüyordu. Hayatına son verdiler. O çocuk hepimizin çocuğu. Annelere, babalara sesleniyorum: 15 yaşında bir çocuğunuz ekmek almak için hayatını kaybetse, onun ekmeğini elinden aldılar, hayatına son verdiler. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Ama benim merak ettiğim bir şey var. Mısır'da bir kız çocuğu öldü diye bu başçalan ağladı. Acaba Berkin için ağlıyor mu ? Berkin için vicdanı sızlıyor mu acaba? İnsanlar öldü ona üzülmedi, seramikler zarar gördü diye ona üzüldü. Hayatını bu kadar maddi olaylara bağlayan ikinci bir kişi daha görmedim. Berkin bizim onurumuz, gururumuzdur, o bizim çocuğumuzdur. Ailenin acısı bizim acımızdır, o bu toplumun vicdanıdır. İşadamlarımıza sesleniyorum. İşadamlarımızın dünya görüşü ne olursa olsun, hangi partiyi tercih ederlerse etsinler. Biz asla bu Başçalan'ın yaptığı gibi bir ayrım yapmayacağız. Biz asla hükümeti eleştirdi diye ertesi sabah onun kapısına vergi müfettişlerini göndermeyeceğiz. O yeter ki üretsin. Hatamız varsa açık yüreklilikle söylesin. Siyasetçi de kulak kabartacak. Hatası varsa düzeltecek. Bu anlayışı Türkiye'ye getirmek istiyoruz. Kurallı ekonomi getireceğiz. İşadamı önünü görecek. Devlete başvurduğunda işi yapılacak. Benim için yandaş yok. Benim için vatandaş var. Başbakan çıktı oğlu Bilal ile yaptığı iddia edilen telefon konuşmalarına 'Bunlar montaj. Bu sesler bana ait değil' dedi. Şu çağrıyı yaptım; Bunlar yalansa Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nın kayıtlarını yayınla. Çünkü o 76 milyon yurttaşın izlendiği yerdir. 'Açıkla' dedim. Orada görürüz. Telefon etmediysen 'Eyvallah bunların tamamı sahte' deriz. Açıkladı mı? Açıklamadı. Çünkü açıklansa gerçekler bir daha ortaya çıkacak. Bunlar şu veya bu şekilde doğru değilse o zaman dünyada bu işleri bilen büyük şirketleri var. O şirketlere gönderin bunların sahte olup olmadığını size raporlasınlar. Gönderdi mi? Gönderemedi. Dünya tarihinde ilk kez bir hükümet bir devleti soyuyor. İlk kez bir Başbakan'ın oğlunun evinde 1 milyar dolar para çıkıyor.
Hürriyet

Toplum Kızgın Sacın Üstünde... 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli "Toplum kızgın sacın üstündedir. Altına körükle gidilirse üstünde kimse kalmaz. AKP de, Recep Tayyip Erdoğan hiç kalamaz. Eğer ülkede bir felakete gidersek onun izini dahi bulamazsınız" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 30 Mart seçim çalışmaları kapsamında Tokat'ta dün partisi tarafından düzenlenen, yaklaşık 15 bin kişinin izlediği mitinge katıldı. 2010 yılında yapılan Anayasa değişikliği paketi ve sonrasında gelişen referandum sürecinde kendilerinin hayır oyu kullandığını, bunda ne kadar halkı olduklarını bugün daha iyi anlaşıldığını dile getiren Bahçeli, son dönemdeki gelişmeleri değerlendirirken, Başbakan Erdoğan'ın Anayasa'ya aykırı, milli değerlerle çelişen, Cumhuriyet kazanımlarını reddeden çalışmalar ile, yargının kendi denetimine girmesini amaçladığını ileri sürdü. MHP lideri konuşmasında sık sık Ak Parti'ye oy vermiş seçmenlere de seslendi. Bahçeli, 'Tokatlı vatandaşın oğlu' Bilal ile 'Başbakan Erdoğan'ın oğlu' Bilal arasında kıyaslama yaptı. Tokat'taki Bilal'e "İşe girdin mi, askerlik yaptın mı, iş bulabildin mi, geçimin iyi mi sorularının tümüne 'Yok' cevabı alan Bahçeli, şöyle konuştu: "Öbür Bilal'e bunları sorarlarsa o da utanarak her şeye 'Evet' diyor. Gemicik var, villa var, prestij var, 50 korumayla gidiyor, bir yerde oturuyor, saltanat sürüyor. Bu Bilal'ler eşit mi? AKP'nin adaletinde bir adalet var mı? İşte Türkiye'nin gerçeği bu. Bir Bilal ki evinde 1 milyar dolar var. Bunlar tape'lerde geçiyor. 76 milyon nüfus var. Yüzde 59'i yoksul. 44 milyon demek. Peki bunların içinde şiddetli yoksulluğu yaşayanlar, açlık sınırında kalanlar var 13 milyon. İşsiz sayısı 2 milyon 746 bin. Ülkede Asayişsizlik gittikçe yaygınlaşıyor. İnsanların can mal güvenliği kalmadı. Kadına şiddet artıyor. Toplumsal yönden ayrışmalara gidiliyor."
Milliyet

Babacan: Yolsuzluğun Üstü Asla Örtülmez... 
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, seçim çalışmaları kapsamında Gölbaşı'na gitti. Babacan, "Ülkemizde güzel gelişmeler oluyor ama bir yandan da hem dışarıda hem de maalesef içeride çekemeyenler oluyor. Türkiye'nin önüne problem çıkarmak isteyenler oluyor. Hatta bu öyle bir noktaya geliyor ki, 'Bu hükümet gitsin de Türkiye ne hale düşerse düşsün' gibilerinden maalesef çok yanlış bir tutum içindeler" dedi. Türkiye'nin bunlardan büyük zarar gördüğünü vurgulayan Babacan şunları söyledi: "Şunu açıkça ifade etmek istiyorum ki hükümetimizin yolsuzluklarla mücadeledeki kararlılığımız tamdır. Hiçbir tolerans olmaz, hiçbir yolsuzluğun üstü asla örtülmez, er veya geç yanlış olan bunun hesabını verir ama seçimlere bu kadar kısa zaman kala, böylesine arka arkaya, tamamen hükümetimizi, partimizi, Başbakanımızı hedef alan bu tür komplolar, bu tür tuzaklara da pabuç bırakmayacağız" dedi.
Milliyet

Evladımızı Kaybettik... 
Gezi Parkı eylemleri sırasında ekmek almak için evden çıktığı sırada gaz fişeğiyle başından yaralanan Berkin Elvan, hayatını kaybetti. 269 gün komada kalan 15 yaşındaki Berkin'in vefatını ailesi 'Halkımıza' hitabıyla Twitter'dan duyurdu: "Saat 07:00. Berkin Elvan'ı, evladımızı kaybettik. Başımız sağ olsun." Evladını kaybetmenin acısıyla güçlükle ayakta duran Gülsüm Elvan'ın feryadı yürekleri dağladı. "Vay kuzum, anan kurban olsun sana. Berkin yakışamaz kara topraklara. Ben sensiz ne yaparım yavrum? Ne olursun bırakma elimi. Benim kuzum daha küçücüktü. Bu sefer de dayanacaktın. Bu acıya ben nasıl dayanırım? Bir kurşun da bana sıksınlar, yanına yollasınlar" diye ağıt yakan Gülsüm Anne'nin kederi, Okmeydanı Hastanesi'ni dolduran kalabalığı gözyaşlarına boğdu. 7 Mart'ta duran kalbi müdahaleyle çalıştırılan Berkin, 45 kilo kaldırıldığı hastanede 16 kiloya düşmüştü. Bugün 12:00'de Okmeydanı Cemevi'nden törenle uğurlanacak olan Berkin, 15.00'te Şişli Meydan'dan başlayacak yürüyüş sonrası Feriköy Mezarlığı'nda toprağa verilecek. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam ve Ulaştırma Bakanı Lütvi Elvan, büyük üzüntü duyduklarını belirterek aileye başsağlığı diledi. AK Parti Tekirdağ Milletvekili ve Çorlu Belediye Başkan adayı Özlem Yemişçi de, dün Çorlu'da yapılacak konseri iptal ettiklerini duyurdu.
Akşam

Mahrem Telefonları Dinle Sonra Da Alimim De!... 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin seçim mitingleri için Doğu Anadolu turunu sürdürmeye devam ediyor. AK Parti'nin Gök Meydanı'nda düzenlediği mitingde halka hitap eden Başbakan, konuşmasına başlamadan önce bir süre sloganların durmasını bekledi. Konuşmasına "Sadece Allah'ın huzurunda rükuda eğiliriz" diye başlayan Erdoğan, "Dik duracağız dikleşmeyeceğiz" dedi. Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle: Bitlis, tarih boyunca hep ilim şehri hem de birçok büyük tarihi şahsiyet ve alimler için okul oldu. Hele hele Nurs köyünde doğan, yiğitliğiyle, vatanseverliğiyle, geride bıraktığı eserleriyle hep minnetle anılan Bediüzzaman Said-i Nursi'yi bir kez daha buradan rahmetle yad ediyorum. Sadi-i Nursi'nin doğduğu köyün, Nurs Köyü'nün ismini, 1960 yılından sonra biliyorsunuz 'Kepirli' olarak değiştirmişlerdi. Biz İçişleri Bakanlığımıza talimatı verdik, gerekli düzenleme yapıldı. 3 Temmuz 2012'de, Nurs Köyü'nün ismini iade ettik. Şimdi sırada Norşin var. Son günlerde hükümetimize, Türkiye'ye yönelik saldırılar nedeniyle Pensilvanya'daki zatın maskesini düşürmeye başladık. Şimdi birileri çıkıyor, 'Başbakan ilme ve alimlere ağır sözler söylüyor' diyor. Bizim ilme, alime hürmetimiz bellidir. Alim, sadece bilen değildir, kendisini bilen, hırslarını yenen, vatanını, ülkesini, milletini seven kişidir. Hem holding patronu olacaksın, hem büyük paraları idare edeceksin, hem de ülkende fitne, kaos çıkarmak için gayret edeceksin. Üstüne de alimim diyeceksin. Soruyorum Allah aşkına, alimin bu işlerle ne alakası var?
Akşam

O Tabelayı Geri Asmak Bir Borçtur... 
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Fethiye'de HDP'ye yönelik saldırıları hatırlatarak, "O parti tabelasını oraya asmak, onu yapanlara hesap sormak bizim boynumuzun borcudur" dedi. Demirtaş, dün Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesindeki Büyük Ağrı Caddesi'nde yaptığı konuşmada, Doğubayazıt'ın kentin en ağır bedeller ödeyen ilçelerinden biri olduğunu söyledi. "Günyüzü görmedik kendi topraklarımızda, köle muamelesine tabi tutulduk. Sizin mücadeleniz o günleri bitirdi. Bugün topraklarımızda başı dik yürüyoruz, bu sizin fedakârlığınız sayesindedir" diyen Demirtaş, seçimlerin birçok şeyi belli edeceğini vurguladı. Demirtaş, seçimlerde "Kim daha güçlü, kimin projeleri var, kim barıştan yana" bunu göreceklerini belirterek, şunları kaydetti: "30 Mart'ta partimize oy verirken sadece belediye başkanımıza oy vermeyeceğiz. 30 yıllık mücadelenin, uzun maratonun seçimidir. Bazid halkı olarak serhat bölgesinde kıvılcımı siz yaktınız ve bugün bütün serhatta sizin yaktığınız kıvılcımla özgürlük şarkıları söyleniliyor. Ne kadar güçlü olduğunuzu verdiğiniz mücadeleyle bütün dünyaya gösterdiniz. Ortadoğu'da ayağa kalkmış bir halk gerçeği var. Bugün Türkiye'nin her yerinde HDP şahsında sizin yaktığınız meşale diğer halkları aydınlatıyor. Bu nedenle birileri bu kadar telaşlı, bu kadar kaygılı. Biliyorlar ki BDP ve HDP'nin olduğu yerlerde faşistlik olmaz." HDP'ye olan saldırıların el birliğiyle kimler tarafından yapıldığına vatandaşın dikkat etmesi gerektiğini dile getiren Demirtaş, "Kaymakam, emniyet amiri, belediye başkanı 'biz o tabelayı indireceğiz' diyorlar. Eğer o belediye başkanı, eğer o kaymakam, eğer o emniyet amiri AKP'nin tabelasını indirmiş olsaydı bugün nerelere sürgün olurlardı Allah bilir" diye konuş
Radikal

DÜNYA

İsviçre Perinçek Kararına İtiraz Ediyor... 
İsviçre hükümeti, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek hakkında verdiği karara itiraz ediyor. AİHM, Perinçek'in Ermeni soykırımını inkâr ettiği gerekçesiyle İsviçre'de yargılanıp mahkûm edilmesini "Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) ifade özgürlüğüyle ilgili maddesine" aykırı bulmuştu. İsviçre Hükümeti, 17 Mart'ta dolacak itiraz hakkı için tanınan 3 aylık sürenin son haftasına girildiğinde bu kararı aldı. Nouvelle d'Armenie sitesinin haberine göre, Bern yönetimi gerekçesinde, "Perinçek kararının AİHM sözleşmesinin ifade özgürlüğü ile çelişmediğini, ırkçılıkla mücadele yasalarının normlarına uygun olarak yargılamanın yapıldığını" savundu. AİHM'nin itiraz gerekçelerini inceleyerek davanın yeniden görülmesine gerek olup olmadığına karar vermesi gerekiyor. Perinçek, İsviçre'de 2005 yılında çıkarılan 'Ermeni soykırımının inkâr edilmesinin yasaklayan' yasanın yürürlüğe girmesinin ardından bu ülkeye giderek katıldığı konferans ve toplantılarda Ermeni iddialarını reddeden konuşmalar yapmış ve bu nedenle İsviçre mahkemeleri tarafından 90 gün hapis cezasına mahkûm edilmişti. Bunun üzerine Perinçek, davayı AİHM'ye götürmüştü
Hürriyet

AP Oturumunda Berkin Üzüntüsü... 
Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu'nda vekiller 2009-2014 döneminin son Türkiye raporunu görüştü. Strasbourg'daki oturumda Gezi olaylarının son kurbanı 15 yaşındaki Berkin Elvan da unutulmadı. Dün akşam yapılan görüşmelerde Stefan Füle ve AP Türkiye raportörü Hollandalı vekil Ria Oomen-Ruijten başta olmak üzere rapor üzerinde söz alan çok sayıda milletvekili Berkin'in ailesine başsağlığı diledi. Füle, "Bugüne kadar hep Türkiye için iyi niyetli konuşmalar hazırladım ama bunları okuma fırsatım olmadı. Ama bugün size kişisel olarak görüşümü söylemek istiyorum. Bugüne kadar üyelikler ancak bütün kriterlerin yerine getirilmesiyle oldu. Bunun kısa yolu yok. Türkiye de üye olmak istiyorsa bunu yapacak. Ama biz de fasılları açmadan daha fazla talepkar olursak, bizim işimizi zorlaştırırsınız. Burada sorulması gereken soru, AB Türkiye için model olmalı mı? Bunun yanıtını vermeniz önemli. Bugün ölen genç çocuk Berkin Elvan olayını gündeme getirdiniz. Çok üzgünüm. Türk halkı daha fazla demokrasi talep ediyor. Ben Türk halkının bu çağrısını duyuyorum. Ve çalışmamda hep bu çağrı bana rehberlik edecek" diye konuştu.
Hürriyet

Sarkozy'yi Kendi Günlükleri Yakacak... 
Fransa'da Yargıtay, eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin, hakkında açılan bir davada verilen takipsizlik kararına rağmen, yargı tarafından el konulan günlüklerinin geri verilmesi yolundaki başvurusunu kabul etmedi. Yargıtay, L'Oreal şirketinin sahibinin hastalığından istifa ederek Sarkozy'nin çıkar sağladığı suçlamasıyla açılan ve takipsizlik kararı verilen davada, usul hatasına rastlanmadığını bildirdi. Günlüklerin, Sarkozy aleyhine soruşturmaları süren davalarda kanıt olarak kullanılabileceği gerekçesiyle bu yönde karar alındığı yorumu yapıldı. Sarkozy'nin bir diğer davası Credit Lyonnais bankasının çöküşü ile ilgili. İddiaya göre Sarkozy, 2007 seçimlerinde kendisine verdiği desteğe karşılık olarak, bankada parası olan iş adamı Bernard Tapie'ye devlet tarafından 400 milyon euro ödemesini sağladı. Günlüklerin Sarkozy ile Tapie arasındaki bağları ortaya koyduğu aktarılıyor.
Milliyet

Kaçak Yolcuların Terörle Bağı Yok... 
Uluslararası Polis Teşkilatı Interpol, Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'dan Çin'e giderken 5 gün önce kaybolan yolcu uçağına çalıntı pasaportla binen İranlı yolcuların Delavar Seyed Muhammed Madreza (29) ve Puria Nur Muhammed Mehrdad (19) olduğunu açıkladı. Interpol, fotoğraşarını basınla paylaştığı iki gencin Malezya'ya kendi pasaportlarıyla giriş yaptığını ancak Malezya'dan Çin'e giden uçağa, Avustralyalı ve İtalyan iki kişiye ait çalıntı pasaportlarla bindiklerini ortaya koydu. Interpol Genel Sekreteri Robert Noble, uçağın kaybolmasının herhangi bir terör eylemiyle ilgili olduğunu düşünmediklerini ifade etti. Malezya Polis Müfettişi Halid Ebu Bekir, iki İranlının terörist bir grubun üyesi olmadığını, yetkililerin Almanya'da oğlunu bekleyen anneyle bağlantıya geçtiğini söyledi. Bir bilgi de Kuala Lumpur'dan geldi. Çalıntı pasaportlu İranlı yolcuyla okul arkadaşı olduğunu ifade eden kişi her ikisinin de Avrupa'ya yerleşmeyi arzu ettiklerini açıkladı. Bu arada Malezya Hava Kuwetleri'nden bir yetkili, uçaktan son alınan sinyalin, normal rotasından yüzlerce mil uzaktaki Malakka Boğazı üzerinde alındığını açıkladı. Uçağın aranan yerden çok farklı bir bölgeye düşmüş olabileceğini belirten uzmanlar ise uçağın son sinyal alınan yerden de yüzlerce kilometre uzakta olabileceğine dikkat çekti.
Star

Suriye'nin 'Kayıp Nesli'... 
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Suriye'deki iç savaştan etkilenen çocukların sayısının son bir yılda iki kat artarak 5.5 milyon çocuğa ulaştığını bildirdi. UNICEF'in yayımladığı rapora göre, savaşın başlangıcından bugüne kadar geçen 3 yılda, savaştan yaklaşık 5.5 milyon çocuk etkilendi. Son bir yılda ise bu sayı iki katına çıktı. Yaklaşık 1.2 milyon çocuğun sığınmacı olarak hayatlarını sürdürmek zorunda kaldığına işaret edilen raporda, her 10 sığınmacı çocuktan birinin çalışmak zorunda kaldığı belirtildi. Suriye'de yaklaşık bir milyon çocuğa şiddet eylemleri nedeniyle ulaşılamadığı ifade edilen raporda, uluslararası topluma, Suriye'deki şiddetin durdurulması çağrısında bulunuldu.
Star

CIA'ye İç Casus Suçlaması... 
Amerikan gizli servisi CIA'ye, ABD Senatosu'ndan iç casusluk suçlaması yöneltildi. Senato İstihbarat Komitesi Başkanı Dianne Feinstein, CIA'in uyguladığı sorgulama teknikleriyle ilgili rapor hazırlayan senatörlerin çalıştığı bilgisayarlara sızıldığını ifade etti. Feinstein, "CIA'in anayasada yer alan 'güçler ayrılığı' ilkesini ihlal ettiğine yönelik güçlü kaygılarım var." dedi. Söz konusu raporunda George W. Bush dönemindeki CIA faaliyetlerini kapsadığı belirtildi. CIA Başkanı John Brennan ise "Hiçbir şey gerçekten daha uzak olamaz. Bunu yapmayız" diyerek iddiayı yalanladı.
Akşam

Kosova Misillemesi... 
Rusya'nın, muhalefetin Kiev'de yönetime yaptığı 'darbenin' ardından fiilen kontrol altına aldığı Kırım Özerk Parlamentosu, Rusya'ya bağlanma amacıyla 16 Mart'ta düzenlenecek referandum öncesi 'Bağımsızlık Bildirgesi'ni ilan etti. 100 üyeli parlamentoda 78 vekilin oyuyla kabul edilen bildirgede "Halk oylamasında Kırım'ın Rusya'ya bağlanma kararı alınırsa, Kırım bağımsız ve egemen bir cumhuriyet ilan edilecek… Kırım Cumhuriyeti, bağımsız ve egemen devlet olarak, devletlerarası sözleşmelere dayanarak Kırım Cumhuriyeti'nin yeni federal birim olarak Rusya Federasyonu'na dahil edilmesi talebiyle müracaat edecek" denildi. Bildirgede, 2008'de Rusya'nın Batılıları "Emsal olur" diye uyardığı Kosova örneği hatırlatıldı: "BM Uluslararası Mahkemesi, Kosova'nın bağımsızlığını ilan etmesinin uluslararası hukuk kurallarını aykırı olmadığına karar vermişti." Kosova-Sırbistan müzakerelerinden sonuç çıkmayınca Priştine yönetimi BM kararı olmadan tek taraşı bağımsızlığını ilan etmişti. Batılı ülkelerden Rusya'ya yaptırım uyarıları yapılırken Kiev'deki yeni yönetim de Kırım Parlamentosu'nun yetkilerini iptal etme seçeneğini gündeme getirdi. Ayrıca Ukrayna Parlamentosu, 1994'te ülkenin nükleer silahlarını Rusya'ya teslim etmesi karşılığında toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunması garantisi sunan Budapeşte Anlaşması çerçevesinde garantör ülkelere sorumluluklarını yerine getirmesi çağrısı yaptı.
Radikal

SPOR 

Acıbadem Bayanlar Voleybol Ligi'nde Eczacıbaşı Vitra deplasmanda oynadığı maçta Galatasaray'ı 3-1 mağlup ederek ilk devrede 3-2 kaybettiği maçın rövanşını aldı. Turuncu- beyazlı ekip 21. maçında 16. galibiyetini ulaşırken 3. sıradaki yerini korudu. Galatasaray ise 5. yenilgisini alarak 4. sırada kaldı. Birinci sete Eczacıbaşı iyi başlangıç yaptı ve özellikle Neslihan'ın sayılarıyla ilk teknik molayı 8-2 önde geçti. Galatasaray etkili servis atarak skoru 11-11'de eşitledi, ikinci teknik molayı da 16-15 önde kapattı. Ancak devreye giren Poljak takımının farkı kapatmasını sağlayarak seti 25-20 ile Eczacıbaşı'na getirdi. İkinci sette Galatasaray toparlandı. İtalyan pasör Lo Bianco etkili taktik servislerle Eczacıbaşı'na zor anlar yaşatınca Cim-Bom teknik molalara 8-5 ve 16-10 önde girdi. Üstünlüğünü sürdüren Galatasaray seti 25-20 kazandı ve durum 1-1 oldu. Üçüncü sette ibre bir kez daha Eczacıbaşı'na döndü. Turuncu- beyazlı ekip teknik molaları 8-5 ve 16-14 önde tamamladı. Daha sonra da farkı açarak üçüncü seti rahat kazandı: 25-17. Dördüncü seti de zorlanmadan 25-15'lik skorla önde bitiren Eczacıbaşı maçtan 3-1 galip ayrılmayı başardı.
Milliyet

Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, çok çarpıcı açıklamalar yaptı. Olaylı Trabzon-Fenerbahçe maçıyla ilgili olarak görüşleri sorulan Başkan Aysal, "Her türlü olayı yakından takip ediyoruz ama biz kendi takımımızın maçlarıyla ilgili konuşabiliriz. Bundan sonra da böyle yapmaya devam edeceğiz" dedi. Galatasaray için yurt içindeki başarılar kadar Avrupa'daki başarılarında büyük anlam ifade ettiğini belirten Aysal, "Bunun için çalışmalar yapıyoruz" ifadelerini kullandı. 3 Temmuz sürecinin ardından ertesi sezon uygulamaya konulan 'Play-off"u "Galatasaray'ın yolunu kesmek için düşünülmüş bir sistem" olarak niteleyen Başkan Ünal Aysal, "Şampiyonluğumuz engellenmek istendi. 2012-13 sezonunda teknik direktörümüze 11 maç, bazı oyuncularımıza 4-5 maç ceza verilerek yolumuz kesilmek istendi. Bunları tesadüf olarak görmüyoruz. Bu sezon yabancı oyuncu kısıtlamasıyla Galatasaray'ın önüne ciddi bir engel çıkarılmak istendi. Fakat bunda da fazla bir başarı sağlanamayınca son olarak 3 saniyelik 5 saniyelik aslında Galatasaray'la hiç ilgisi olmayan küfürlü tezahüratlar yüzünden sahamızın kapatılmaya çalışıldığını görüyoruz. Bütün bu olup bitenleri büyük bir teyakkuzla, dikkatle ve endişeyle takip ediyoruz. Galatasaray taraftarının bugüne kadar olan örnek davranışlarını aslında takdir ve desteklemek yerine cezalandırmaya çalışmalarına asla izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı.
Türkiye

Sezon başında gözyaşları içinde Trabzon'dan Beşiktaş'a transfer olan milli kaleci Tolga Zengin, Türk futbolunun kanayan yarasına parmak bastı. Olaylı Trabzon-Fenerbahçe maçıyla ilgili olarak konuşan Tolga, "Futbol sahasında sadece futbol oynanmalı, dışarıdaki işler yöneticileri bağlar" diye konuştu. Kültür 2000 Koleji tarafından "Yılın en iyi sporcusu" ödülüne layık görüldüğü panelin ardından konuşan siyah-beyazlı kaleci, "Ne olursa olsun olaylara tek taraşı bakmamak lazım. Ancak tepki de bu şekilde olmamalı. Rakibini yenersin, yenilirsin ve maç biter" ifadelerini kullandı. Trabzonlu taraftarların provoke edildiğine inanmadığını söyleyen başarılı eldiven, "Bu insanlar bu olayların benzerini 1996 senesinde de yaşadı. Bu konulara bizim girmememiz lazım" ifadelerini kullandı. Beşiktaş macerasının duygusal başladığını ifade eden Tolga, "Bu yaşıma kadar Trabzon'da oynadım. Başka takım görmedim. Beşiktaş eşofmanlarını ilk kez giyip aynaya baktığım zaman ağladım. Zor bir adaptasyon dönemi geçirdim ama kulüptekilerin bana değer verdiğini görünce bu süreci kısa sürede atlattım. Zaten Beşiktaş'ta milli takımlardan tanıdığım arkadaşlarım da vardı. Onların yardımıyla güçlükleri geride bıraktım" şeklinde konuştu. Slaven Bilic'in Eskişehirspor maçının ardından canlı yayını terk etmesini de destekleyen siyah-beyazlı ekibin kaptanı Tolga, "Bilic'in tepkisini haklı buluyorum. Kendisi duygusal ve doğal bir insan. Neyi neden söylediğini gayet iyi biliyordur. Kasıt aramamak gerekir" ifadelerini kullandı.
Türkiye

Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finale yükselen ilk 2 takım dün gece belli oldu. İtalya'da 1-0 kazandığı maçın rövanşında Milan'ı evinde de 4-1 mağlup eden Atletico Madrid, son 8'e adını yazdırmayı başardı. İspanyol ekibi, 3. dakikada Diego Costa ile öne geçti. Kaka, 27'de skoru eşitledi. 40. dakikada Arda Turan, ceza yayının üzerinden sert vurdu; Adil Rami'ye çarpan top ağlara gitti: 2-1. Raul Garcia 71'de 3-1 yaptı. Perdeyi açan Diego Costa, 85'te noktayı koydu ve Atletico, tarihinde ikinci kez çeyrek final gördü: 4-1. Gecenin diğer maçında, son şampiyon Bayern Münih, evinde Arsenal'ı ağırladı. Londra'daki ilk karşılaşmayı 2-0 kazanan ev sahibi Almanlar, rahat çıktığı rövanşta kendini fazla sıkmadı. Konuk "Topçular"da ilk onbirde sahaya çıkan Mesut Özil, golsüz biten ilk yarının sonunda kenara alındı. 55'te Schweinsteiger 1-0 yaptı, 57'de Podolski yanıt verdi: 1-1. 90+1'de Müller penaltı kaçırdı. Bayern Münih, geçen yıldan sonra bu sezon da Arsenal'ı Devler Ligi'nin dışına itmeyi başardı.
Star

F.Bahçe maçının olaylar nedeniyle yarıda kalması Trabzonspor'un başını çok ağrıtacak. Karşılaşmanın temsilcileri Turgay Sabuncuoğlu, İsmail Sökelen ve Celil Taşkın'ın H.Avni Aker Stadı'ndaki olaylarla ilgili çok ayrıntılı birer rapor düzenleyip federasyona gönderdiği ortaya çıktı. Temsilciler ilk olarak Fenerli futbolculara, Başkan Aziz Yıldırım'a ve TFF'ye yoğun küfürler edildiğine dikkat çektiler. Rapora oyunun 3 kez olmak üzere toplam 10 dakika durduğu, sahaya yoğun şekilde konfeti, pet şişe, madeni para, çakmak atıldığı yazılırken, kale arkasındaki koruyucu file direklerinin söküldüğünü, sökülen beton parçalarının da F.Bahçe kalecisine atıldığı belirttildi. Volkan'a atılan yanıcı maddeden kalecinin kazağıda yanıklar oluştuğu, Caner'in korner atışları sırasında yoğun yabancı madde atışına tutulduğu da yer aldı. Maç sırasında bayrak direğine iki kişinin tırmanıp birinin F.Bahçe bayrağını bıçakla kestiğini yazan temsilciler, Sarı-Lacivertliler'in 3.5 saatten fazla mahsur kaldıkları, stat içinde ve dışında güvenlik önlemlerinin yetersiz olduğundan da söz ettiler. PFDK'ya sevkedilen Trabzonspor küfür sınırını aştığı için 1 maç seyircisiz oynama ve 250 bin lira ceza alacak. Olayların faturasının da 3-5 maç olması bekleniyor.
Star

UEFA Başkanı Michel Platini, CNN International'da yayınlanan röportajında 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası yarı final ve finallerini Türkiye'nin düzenleyeceğini açıkladı. Fransız başkan, Türkiye ve İstanbul'a övgüler yağdırıp, uzun süre sonra hakkında olumlu konuştuğu ülkemizin reklamını da yaptı. CNN de Platini'nin Avrupa Şampiyonası'nın 60. doğum gününde finalleri Türkiye'de görmek istediğini vurguladı. İşte Avrupa futbolunun patronu Michel Platini'nin Türkiye övgüsü: "Türkiye, benim ülkeme (Fransa 2016) karşı 6-5 kaybetti ve uzun zamandır bazı şeylere aday oluyorlar. Avrupa şampiyonalarına aday oldular. Olimpiyat Oyunları'na aday oldular. Sanırım sonunda büyük, güzel bir ülkede, İstanbul gibi bir şehirde yarı final, bir haftalık güzel bir bir festival olur. Ben futbol adamıyım. Futbolun faydasına olmayan şeyleri ülke federasyonlarına asla önermem. Asla. Finallerin 24 takıma çıkarılmasını 54 ülkeye sordum. 52'si sıcak baktı. Sadece Almanya ve İngiltere soğuktu ama onlar da çoğunluğa uyacaklarını açıkladı."
Akşam


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme