6 Şubat 2014 Perşembe

06.02.2014 Genel Gündem



06.02.2014 Cuma
GÜNDEM

AYM'de Başkanlık Seçimi Ertelendi 
Bu sabah saat 9.30'da yapılması planlanan Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanlık seçimi ertelendi. AYM Başkanı Haşim Kılıç dün akşam üyelere seçimin ertelendiğini bildirdi, ancak tarih vermedi. AYM'de 4 Şubat Çarşamba günü yapılacak heyet, bugüne bırakılmıştı ve seçimin de yapılması bekleniyordu. AYM kulislerinde, Başkan adayı olarak, Başkanvekili Serruh Kaleli ve eski Polis Akademisi Başkanı AYM üyesi Zühtü Arslan'ın aday olduğu belirtiliyor. AYM İçtüzüğü'nün 8. maddesine göre Kılıç 13 Mart'ta emekli olacağı için iki ay önce seçimin gündeme alınıp yapılması gerekiyordu. Seçim işlerini yürütmek ve başkanlık seçiminin gündemini bir hafta önceden yazılı olarak bildirmek de Başkan Kılıç'ın yetkisinde. Başkanlık seçiminde "aday açıklama" yöntemi de yok. Mahkeme üyeleri, oy pusulalarına istedikleri bir AYM üyesini başkan olarak yazıp oy verebiliyorlar. Başkan 17 üyeli AYM Genel Kurulu tarafından üyeler arasından gizli oy ve üye tam sayısının salt çoğunluğu olan 9 oyla dört yıl için seçiliyor. AYM'de, eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün seçtiği üyeler hâlâ ağırlıkta. AYM üyelerinden 10'u Gül, üçü Sezer, ikisi TBMM'deki AK Parti çoğunluğu, biri 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal ve biri de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından seçildi. Seçimin ertelenmesine tepki gösteren AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şentop, "Akla şu geliyor; Sayın Başkan acaba yeni başkan seçiminde, istediği sonucun çıkmayacağını düşündüğü için mi seçim gündemli toplantıyı erteleyip durmaktadır? Eğer böyleyse çok vahim bir tablo var ortada" dedi.
Hürriyet


Profesörün 2. Türban Davası 
İzmir Ege Üniversitesi'nde, türbanlı öğrencilerin şikayeti üzerine 'öğrenim özgürlüğünü engellediği' gerekçesiyle aldığı 2 yıl 1 aylık hapis cezası Yargıtay tarafından onanmasının ardından cezaevine giren Prof. Dr. Rennan Pekünlü, aynı gerekçeyle açılan bir başka dava için bir kez daha hakim karşısına çıktı. Duruşma öncesinde, Prof. Dr. Pekünlü için toplanan siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri, kendisine destek verdi. Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü'nde görev yapan Prof. Pekünlü, 27 Kasım 2014 Perşembe günü, Foça Açık Cezaevi'ne girmişti. Pekünlü'ye, aynı şekilde eğitim hakkını engellediği gerekçesiyle, farklı öğrencilerin başvurusuyla ikinci dava açılmıştı. 9'uncu Asliye Ceza Mahkemesi'nde 12 yıl hapis cezası istemiyle yargılanan Pekünlü'nün avukatı Murat Fatih Ülkü, "Hadise sadece Anayasa Mahkemesinin üç ayrı kararı ile türbanlı olarak yüksek öğrenim kurumlarına girişin mümkün olmadığını açıklayan kararlarına uygun biçimde tutanak düzenlemesinden ibaret" dedi. Müşteki Canan Türker ise, sanıktan şikayetçi olduğunu belirtip, "Davaya katılmak istiyorum. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümü 2'nci sınıf öğrencisiydim. Sanık daha önce de benzer şekilde bizi takip edip, fotoğraflarımızı çekti. O gün sınıfın bulunduğu bina bölümüne beni içeri almadı" dedi. Duruşma 7 Mayıs'a ertelendi.
Vatan

Kırmızı Bülten Yayımlanacak 
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Fethullah Gülen'in iade edilip edilmeyeceği konusuyla ilgili, "Tabii ki edilmesi gerekiyor, zaten aramızda da (ABD ile) anlaşma var, uluslararası hukuk var, uluslararası sözleşmeler var" dedi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, yaklaşık 3 yıl önce hayatını kaybeden annesi Fatma Çavuşoğlu için okutulan mevlit için geldiği memleketi Alanya'da, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin, "Fethullah Gülen'in yeşil pasaportunun iptali söz konusu, bu konuyla ilgili ABD Dışişleri Bakanlığı'na bir müracaatta bulunuldu mu?" sorusu üzerine Bakan Çavuşoğlu, Fethullah Gülen'in pasaportunun zaten iptal edildiğini ve konuyla ilgili de ABD'de ilgili makamlara bilgi verildiğini söyledi. Çavuşoğlu, Adalet Bakanlığı'nın kırmızı bülten yayımlayacağını ve ondan sonraki sürecin hukuki belgeler üzerinden işleyeceğini ifade etti.
Akşam

EKONOMİ 

Gram Altın 99, 0294-99, 0938                              
ABD Doları 2, 4383, 4395/  
 Euro 2, 7954-2, 7988/ 
İngiliz Sterlini 3, 7369-3, 7407
                             
Madende Zorla Üretime 5 Yıl Hapis 
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Soma ve Ermenek facialarının ardından 2013 yılında yayınladığı İşyerinde İşin Durdurulması Yönetmeliği'nde değişikliğe gidiyor. Kurumların görüşüne açılan taslakta, özellikle Soma'dan sonra gündeme gelen dayıbaşılarla madenlerdeki üretim zorlamasına karşı yeni tedbirler bulunuyor. Buna göre yeraltı kömür ocakları başta olmak üzere "çok tehlikeli" sınıfta yer alan ve kamudan ihaleyle alının işlerde teknolojiek gelişme, işgücü kapasitesinin arttırılması, üretim metodlarında yenilik gibi bir kısım unsurlar sağlanmadan üretim veya imalat planlarına, iş programlarına aykırı hareket edilerek üretim zorlamasıyla hayati tehlike oluşturacak çalışma biçimleri de işin durdurulmasının ana sebeplerinden sayılacak. Halen yürürlükte bulunan yönetmelikteki "İşin durdurulması kararı, mülki idare amiri tarafından 24 saat içinde yerine getirtilir" ifadesinde de değişiklik yapılıyor. Buna göre, "işin durdurulması kararı mülki idare amiri tarafından kolluk kuvvetleri marifetiyle 24 saat içinde" yerine getirilecek. Üretim zorlaması nedeniyle oluşan hayati tehlikenin ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmalara ilişkin belgelerin de tek tek belirtilmesi gerekecek. İşyerlerinde durdurulan işlerde veya işyerlerinde izinsiz çalışma yaptıran işveren veya işveren vekillerine de 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilecek. 301 işçinin öldüğü Soma'da işçileri fazla üretime zorlamak için başlarındaki çavuşlara ve dayıbaşına ton başına prim verildiği belirtilmişti. İşçilerin ise işverenin "daha fazla kömür çıkarın" talepleri nedeniyle hayatlarını riske atarak madenlere indiği konuşulmuştu.
Hürriyet

Elektrik Şirketlerinin Fahiş Faturası Takipte 
Elektrik faturalarında son ayda 'katlamalı' gelen faturalar, EPDK'nın takibinde. Enerji Piyasası Düzenleme kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, elektrik dağıtım şirketlerini yakından izlediklerini, faturalara yönelik manipülasyonları kabul etmeyeceklerini söyledi. Son dönemde faturalarda yılın son ayında uzama veya kısalma, güvence bedeli tahsil veya iadesi, sayaç sökme-takma, sayaç bedeli gibi fatura tutarını etkileyen tüm faaliyetlerin takipte olduğunu söyleyen Mustafa Yılmaz, "Güvence bedelinin geç iadesi, kayıp kaçak hedeflerinde şirkete kazandırabilecek etkiler, sayaç bedeli gibi usulsüz tahakkuklar, tüketiciye veya 2016 yeni tarife dönemine ilişkin değerlendirme devam ediyor. Şirketlerin yatırımlarından voltaj dalgalanmasına, kesintiden verilen hizmete, arıza giderilmesinden bakım onarıma kadar her aşamalarını takip ediyor, yaptırımları uyguluyoruz. Usulüne uygun olmayan faaliyetler ve harcamalar düzeltilecek, yaptırımlar uygulanacaktır" diye konuştu. Vatandaşın dağıtım ve tedarik şirketleri ile karşılaştıkları problemlerden haberdar olduklarını anlatan Yılmaz, usulsüzlüklerin üzerine doğrudan gidildiğini, herhangi bir istisna olmaksızın sorunların çözümü için şirketlere ceza dahil çeşitli yaptırımların uygulandığını ifade etti. Yılmaz, şunları söyledi: "Vatandaşlarımız rahat olsunlar, tüm haklarını koruyacak şekilde kurumumuz çalışmakta, şirketlerin yaptığı manipülasyonlar için gerekli düzeltici/ cezalandırıcı çalışmalar yapılmaktadır. Yapacakları manipülasyonlar ve etkilerinin tamamı kurumumuzca bilinmekte ve gerekli tedbir ve önleyici düzenlemelerimiz hazırdır. Petrol ve dövizdeki son artışlar akaryakıt fiyatlarına olumsuz yansıdı. Bu da durulacak. Dağıtım şirketlerinin fiyat oluşumlarını da yakından izliyoruz. Haksız alınacak bir kuruşun dahi peşine düşüyoruz."
Türkiye

Sabiha Gökçen Avrupa'nın En Hızlı Büyüyeni 
2009, 2010, 2012 ve 2013 yıllarında Avrupa'nın en hızlı büyüyen havalimanı seçilen İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, 2014 yılında yolcu sayısını yüzde 25.4 oranında artırarak bir kez daha kendi kategorisinde Avrupa'nın bir numarası oldu. Airports Council International (ACI) Europe tarafından yapılan açıklamaya göre İstanbul Sabiha Gökçen, yolcu sayısı artışında geçen yıl yakaladığı yüzde 25.4 oranındaki büyüme ile 10-25 milyon yolcu kapasitesine sahip havalimanları arasında bir kez daha ilk sırada yer aldı. Sabiha Gökçen'i Yunanistan'ın Atina ve Belçika'nın Brüksel Havalimanları izledi. İSG Genel Müdürü Gökhan Buğday, konuyla ilgili yaptığı açıklamada son 6 yılda beşinci kez bu başarıyı elde ettikleri için çok mutlu olduklarını ifade ederek, "Bu başarıya ulaşmamızda emeği geçen tüm çalışanlarımıza ve özellikle de bizi tercih eden tüm yolcularımıza teşekkür ediyoruz. Hedefimiz 2015 yılı sonunda 25 milyon yolcu barajını geçerek en üst lige yükselmek. İstanbul Sabiha Gökçen olarak her yıl yakaladığımız bu başarıyla Türk sivil havacılığının da yurtdışındaki gururu haline geldik" dedi.
Türkiye

Konut Fiyatlarındaki Artışlar Balon Oluşturmaktan Uzak 
Emlak Konut GYO, 'Gayrimenkul ve Konut Sektörüne Bakış' raporunu yayınladı. Rapora göre, inşaat ekonomik büyümede lokomotif sektör olmaya devam edecek. Türkiye genelinde konut fiyatlarındaki artışların balon oluşturmaktan uzak olduğu belirtilen Emlak Konut raporuna göre, üst segment konutlara olan talepte yavaşlamaya karşılık, orta ve alt segmentte ihtiyaç sürüyor. Araştırma raporunda, Türkiye genelinde yaşanan fiyat artışlarının balon oluşturmaktan uzak olduğu ve artışın özel durumlardan kaynaklandığı ifade edildi ve şöyle denildi: "Son verilere göre fiyat artışı makul bir eğilimde devam etmekte olup hesaplamalarda balonlaşma ihtimali olan tek bir yöreye rastlandı. Söz konusu Gaziantep-Kilis- Adıyaman yöremizde fiyat artışları reel anlamda yüzde 53.9'luk düzeyde. Bu bölgede fiyat artışının temel nedeni Suriye, Irak gibi ülkelerden gelen göçmenlerin yoğun talebi olarak gösterilebilir." Konutta arz ile talebin yavaş yavaş daha stabil bir hal almaya başlandığının belirtildiği raporda, yıllık ortalama 1 milyon adet konutun el değiştirmekte olup yıllık 600 bin adet konut ihtiyacının sürdüğü de ifade edildi. Ocak-Kasım 2014 arası Türkiye'de günde 3 binin üzerinde, saatte 130, dakikada ise 2 konutun el değiştirdiği belirtilen raporda, konut sektöründe orta ve orta alt gruba ait konut ihtiyacının yoğun olarak sürdüğü vurgulandı. Raporda konuyla ilgili "Türk konut sektöründe orta ve orta alt gruba ait konut ihtiyacı yoğun olarak sürmektedir. Orta üst ve lüks segmente ise talebin orta alt segmente göre biraz yavaşlamakta olduğu söylenebilir" denildi.
Star

Türkiye'nin En Büyük Yazılım Okulu 33 Bin Üyeye Ulaştı 
Turkcell'in, Türkiye'yi yazılım geliştirme alanında daha iyi bir konuma kavuşturmak üzere hayata geçirdiği 'Geleceği Yazanlar' projesi, kısa sürede yazılımcıların ve yazılımcı adaylarının bir numaralı başvuru kaynağı oldu. Yazılımcı ekosistemine katkı sağlamak amacıyla geliştirilen ve isteyen herkesin faydalanabildiği proje 33 bin üyeye ulaştı. Turkcell Genel Müdür Vekili İlker Kuruöz "Dünyada mobil yazılım pazarı bugün artık 30 milyar dolar büyüklüğe ulaştı. Biz de 'Geleceği Yazanlar' projesiyle Türkiye'nin genç ve dinamik nüfusunu yazılım alanına yönlendirmeyi ve Türkiye'nin, her geçen gün büyüyen mobil yazılım pazarında etkin bir oyuncu olmasını hedefledik. 'Geleceği Yazanlar', kısa sürede bir yazılım okuluna dönüştü. Türkiye'nin yerli yazılımcıları artık 'Geleceği Yazanlar'dan çıkıyor. Projenin gördüğü ilginin, Turkcell takımını da daha iyisini yapma yolunda motive ettiğine inanıyoruz" dedi. Gençlere yazılım alanında yeterlilik kazandırmak hedefiyle Turkcell'in 1.2 milyon TL'lik eğitim katkısı sağladığı 'Geleceği Yazanlar' platformunda 1 milyon saat online eğitim verilirken 2 bin sayfa eğitim dokümanı ve 20 bin satır kod örneği bulunuyor. Bu süre içinde 720 bin kişinin ziyaret ettiği geleceği yazanlar. turkcell.com.tr 11 milyon sayfa gösterimine ulaştı. Geleceği Yazanlar eğitimlerinde Android, iOS ve Windows Phone gibi milyonlara hitap eden platformlara yönelik uygulama ve yazılım eğitimlerini tamamlayıp mezun olanların sayısı 3 bini aştı.
Star

Otomotiv 'Babalar' Gibi 2.3 Milyar Dolar Artıda 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Başbakan iken 20 Ocak 2011'de TÜSİAD'ın Genel Kurulu'nda 'Artık yerli aracımızı üretelim" çağrısının üzerinden 4 yıldan fazla geçti ama hiçbir üretici 'yerli oto' için harekete geçmedi. Ancak şirketler 2011'den bu yana gösterdikleri tempoyla dış ticaret dengesinde eksiye düşmezken, ekonomiye de milyarlarca dolar kazandırdılar. Otomotiv ürünlerinde 2014 yılında 2 milyar 329 milyon dolarlık fazla verildi. Otomotiv Sanayi Derneği'nin (OSD) verilerine göre, dış ticarette en son 2011'de 1 milyar 378 milyon dolar açık veren otomotiv, son 5 yılın en iyi performansına ulaştı. 2013'te 196 milyon dolar olan dış ticaret fazlası, geçen yıl 2.3 milyar dolara çıktı. Otomotiv ürünleri ihracatı 2014'te 18 milyar 65 milyon dolar olarak gerçekleşirken, ithalat 16 milyar 808 milyon dolarda kaldı. Dış ticarette 1996- 2004 yılları arasında 14.3 milyar dolar açık veren sektör, son dönemde gelen yeni yatırımlar ve yeni projeler sayesinde artıya geçti. Son 10 yılda 13.9 milyar dolar dış ticaret fazlası vermeyi başardı. Motorlu araçlar dış ticaretine bakıldığında, 2013'te 39 milyon dolar olan dış ticaret fazlası, geçen yıl 548 milyon dolara yükseldi. Otomobil dış ticaretinde ise 2014'ün son 3 ayında yaşanan yoğun satışlar nedeniyle, 466 milyon dolarlık açık verildi. Ancak 2013'le karşılaştırıldığında yüzde 79.5'lik bir iyileşme görüldü. 2013'te binek otomobil dış ticareti 2.2 milyar dolar eksideydi.
Vatan

'122 Ortağın İsmi Gizliyse Şüpheli Bir Durum Vardır' 
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Bank Asya yönetiminin, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devrine ilişkin olarak, "Bu tamamen hukuki bir karardır, hiçbir siyasi boyutu yoktur, talimatla veya herhangi bir şekilde alınmış bir karar değil, hukuki boyutu ise objektif kriterlerle test edilebilir" değerlendirmesini yaptı. TV yayınında soruları yanıtlayan Başbakan Davutoğlu, toplumsal hayatta şeffaflığın çok önemli olduğunu söyledi. Finansal sistemde şeffaf olmayan unsurlar varsa, çok ciddi hak ihlalleri oluşabileceğine ve istikrarı konusunda çok ciddi şüphelerin doğabileceğine işaret eden Davutoğlu, "Şeffaflığı herkesten isteyip, bankacılık sektöründe şeffaflık istisnai bir durummuş gibi yansıtmak doğru değil. Şunu ifade etmek isterim; bu tamamen hukuki bir karardır, hiçbir siyasi boyutu yoktur, talimatla veya herhangi bir şekilde alınmış bir karar değil, hukuki boyutu objektif kriterlerle test edilebilir" dedi.
Vatan

22 Milyon Yerli Turist 10.7 Milyar Harcadı 
Yurtiçinde ikamet eden 22 milyon 18 bin kişi, geçen yılının üçüncü çeyreğinde seyahate çıktı. Yerli turistlerin yurt içinde yaptıkları seyahat harcamaları 10 milyar 693 milyon 813 bin liraya ulaştı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2014'ün üçüncü çeyreğine ilişkin Hanehalkı Yurtiçi Turizm Araştırması sonuçlarını açıkladı. Buna göre, üçüncü çeyrekte, yurtiçinde ikamet eden 22 milyon 18 bin kişi seyahate çıktı. Bu dönemde bir ve daha fazla geceleme kaydıyla ülke içinde yapılan toplam seyahat sayısı, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 7.1 artarak 28 milyon 332 bin oldu. Bu dönemde seyahate çıkanlar 307 milyon 450 bin geceleme yaptı. Ortalama geceleme sayısı 10.9, seyahat başına yapılan ortalama harcama ise 377 lira olarak gerçekleşti. Yerli turistlerin, yurtiçinde yaptıkları seyahat harcamaları söz konusu dönemde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 30.7 artarak 10 milyar 693 milyon 813 bin lira oldu.
Akşam

SİYASET/POLİTİKA
Sapana 2 Yıl Tahrik 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, İç Güvenlik Yasa Teklifi ile ilgili bilgisi olduğunu sanmadığını belirterek, "Siz silahla ateş edene 1 yıl, sapan kullanana 2 yıl verirseniz bu toplumu tahrik eder ve doğru değildir" dedi. Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın, "Yeni Milli Şefler çıkmasın diye Başkanlık sistemini istiyoruz" sözlerinin hatırlatılması üzerine de "Cumhurbaşkanını geçin, benim muhatabım değil" yanıtını verdi. Dün Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde düzenlenen 'Laiklik ve Kadın' paneli sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, Başbakan Davutoğlu'nun, "Sen anamuhalefet partisi lideri misin, yoksa provokatör müsün, tahrikçi misin?" sözlerinin sorulması üzerine şöyle konuştu: "İç Güvenlik Yasa Teklifi ile ilgili bilgisi olduğunu sanmıyorum. Çünkü kendisi başbakanlık koltuğunda oturmakla beraber, ona bilgi verildiğini de sanmıyorum. Orada tahrik edenler biz değiliz, yasayı çıkaranlardır toplumu tahrik edenler. Telefonların dinlenmesi, kişilerin gözaltına alınması, savcı ve mahkeme kararı olmaksızın, bunların yapılması doğru değil. Ayrıca, kötü niyetli müfettişlerin aklanmasına yönelik düzenlemeler de var teklifte, bunlar da doğru değil, bunların hiçbirisini kabul etmiyoruz. Biz demokrasiyi istiyoruz, insan haklarını istiyoruz, Anayasa'ya aykırı uygulamalar istemiyoruz. Ülkemizi birinci sınıf demokrasi istiyoruz. Almanya'da, Fransa'da, İngiltere'de, Amerika'da, Japonya'da insan hakları için tanınan yetkiler, güvenceler neyse, aynısını Türkiye'de de istiyoruz. Biz darbelerden çok çektik, AKP Hükümeti 12 Eylül darbe yasalarını ortadan kaldırmak değil, tahkim etmek istiyor. O nedenle biz buna karşı çıkıyoruz, toplumu tahrik etmek gibi düşüncemiz asla ve asla söz konusu değil." (Bank Asya yönetiminin TMSF'ye devrine ilişkin) Hiç kimsenin Türkiye'de can ve mal güvenliği emniyeti yoktur. Herkesin bunu çok iyi bilmesi lazım. Bank Asya bunlara tipik bir örnektir. 12 yaşındaki çocuğun vurulması, tipik örnektir can güvenliği ile ilgili. Bank Asya mal güvenliği ile ilgili.
Hürriyet

Başkanlığa İhtiyatlı 
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın ısrarla gündeme taşıdığı 'Başkanlık sistemi' tartışmasındaki uzun süreli sessizliğini bozdu. Davutoğlu, "Gecekondudan değil devletten bahsediyoruz" diyerek, "Psikolojisini doğru görmüyorum" dediği sistem tartışmasının soğukkanlı bir şekilde yapılması gerektiğini söyledi. Davutoğlu, bu çıkışında 'Yeni anayasayı yalnızca Başkanlık mekanizmasına değil, yeni bir siyasi anlayışa odaklamak' gerektiğini vurguladı. Davutoğlu'nun kampanyasında, "Yeni Türkiye'nin yeni anayasası" sloganıyla yeni anayasa temasını ön plana çıkarmak istediği, Başkanlık konusunu ise alt başlıklardan biri olarak düşündüğü belirtiliyor. Davutoğlu'nun ekibi, Başkanlık sistemi tartışmasının muhalefet tarafından 'tek adamlık' arayışı olarak sunulacağı, bunun da tartışmaların odağında yer alacak Cumhurbaşkanı'nın yıpranması endişesini dile getiriyor. Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na yakın kurmaylar ise Erdoğan'ın aktif olarak siyasetin içinde olacağı mesajını vereceği için başkanlık temasının -aksine- partinin oylarını arttıracağı analizini yapıyor. Partide de bu konuda ciddi bir kafa karışıklığının olduğu gözleniyor. Bunun nedenlerinden biri olarak son anketlerde Başkanlık sistemine yönelik desteğin artmaması gösteriliyor. Halen seçmenin yüzde 65'nin Başkanlık sistemine karşı olduğu, AK Parti seçmeninin de yeterli desteği vermediği dile getiriliyor. Kulislerde Başkanlık sistemiyle ilgili asıl belirleyici unsurun 'seçim sonuçları' olacağı ifade ediliyor. AK Parti'de, Erdoğan'ın da dile getirdiği "Parlamentonun izin vereceği ölçüde Başkanlık" ifadesinin 'Yarı Başkanlık sistemi' tarifi olduğu belirtiliyor. Bunun gerçekleşmesi için iktidar partisinin en az 330 milletvekili çıkarması gerekecek. Bu düzenlemeyi içeren anayasa paketinin referanduma götürülmesi ancak böyle mümkün olacak. HDP'nin barajı aşması veya aşamaması da AK Parti oylarında belirgin farklılık yaratacak. Parti kurmayları da zaten Başkanlık sisteminin partinin gündeminde kalmasının 'seçim sonuçlarına' göre mümkün olacağı değerlendirmesini yapıyor. Erdoğan'ın her haftasonu yapmayı planlandığı ve bir nevi seçim kampanyasına dönüşecek il ziyaretlerinde Başkanlık sistemi vurgusu yapacağına, bu durumun da Başkanlık konusunu seçim tartışmalarının odağına taşıyacağına dikkat çekiliyor. Davutoğlu, önceki akşam Kanal 7 televizyonunda, "Başkanlık sistemini getirmek istiyoruz diyor musunuz?" sorusu üzerine sessizliğini şu sözlerle bozdu: "Seçim kampanyasının ana unsuru, kısa, öz, millete güvenen, insanı öne çıkartan, hiçbir kısıtlayıcı hüküm taşımayan, insan haklarını temel alan yeni bir siyaset zihniyeti felsefesi öngören yeni anayasa olacak. Yeni anayasayı sadece Başkanlık mekanizmasına değil, esas itibarıyla bu yeni siyasi anlayışa odaklamak Başkanlık sistemi buna dayalı olursa, ki öyle olmalı, hiçbir zaman otoriter olmaz. Ama böyle bir çerçeve çizmeden Başkanlık sistemini değil parlamenter sistemi getirseniz, o da otoriter olur. Hiçbir kuvvet denetimsiz olmamalı. İşte Obama'nın büyükelçi tayin ederken bile bir denetimi var. Tek kuruş para harcasa, hesabı soruluyor kongrede. Bu, Cumhurbaşkanımızın zikrettiği gibi tek kamaralı olsa da aynıdır, aynı olmalıdır, hiçbir şekilde başkan ya da başbakan, Başkanlık sistemi ya da parlamenter sistem denetimsiz ve hesap vermeyecek bir gücü kullanmamalı, kullanamaz zaten. Biz Başkanlık sistemi derken hiçbir zaman böyle bir sistem tasawur etmiyoruz zaten.
Hürriyet

8 İlin Vekil Sayısı Değişti 
Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı'nın adrese dayalı nüfus kayıt sistemi 2014 sonuçlarına göre, seçim çevreleri ve her seçim bölgesinin çıkaracağı milletvekili sayısını belirledi. Buna göre Ankara, İstanbul ve Bayburt'un çıkaracağı vekil sayısı artarken Elazığ, Kütahya, Manisa, Muş ve Ordu'nun çıkaracağı milletvekili sayısı düştü. Resmi Gazete'de yayınlanan karara göre, 32 milletvekili çıkaracağı tespit edilen Ankara 2, 88 milletvekili çıkaracağı tespit edilen İstanbul 3, 26 milletvekili çıkaracağı tespit edilen İzmir ise 2, seçim çevresine bölündü. Ankara'nın milletvekili sayısı 31'den 32'ye, İstanbul'un milletvekili sayısı 85'ten 88'e çıktı. Son genel seçimde 1 milletvekili çıkaran Bayburt'un milletvekili sayısı da 2'ye yükseldi. 2011'deki genel seçimde 5'er milletvekili çıkaran Elazığ ve Kütahya'nın milletvekili sayısı 4'e, son seçimde 10 milletvekili çıkaran Manisa'nın çıkaracağı milletvekili sayısı 9'a, 4 milletvekili çıkaran Muş'un 3'e, 6 milletvekili çıkaran Ordu'nun çıkaracağı milletvekili sayısı 5'e düştü.
Vatan

Erdoğan'a Yasak Talebine Ret 
Yüksek Seçim Kurulu (YSK), MHP Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 7 Haziran 2015 tarihine kadar yapacağı siyasi faaliyetlerin seçim yasakları kapsamına alınması talebini reddetti. MHP'li Türkoğlu, özellikle Kırşehir'de yaptığı konuşmada milletin yeni anayasa için iradesini koyması gerektiğini söylediği ve ardından da bu hedef için en az 400 vekillik gerektiğini belirtiği için muhalefetin eleştiri oklarına hedef olan Erdoğan'la ilgili YSK'ya ilginç bir başvuru yaptı. Türkoğlu, Cumhurbaşkanı'nın devletin başı olarak tarafsız olmasını gerektiğini belirttiği başvurusunda Erdoğan'ın siyasi faaliyetlerinin seçim yasakları kapsamına alınmasını talep etti. YSK ise bu başvuruyu reddetti.
Vatan

Romanlardan Erdoğan'a Büyük Ödül 
Halkın oylarıyla Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan, milletle buluşmaya devam ediyor. Geçtiğimiz hafta Kırşehir'i ziyaret ederek halka hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün de Bursa'da olacak. Bursa ziyaretinde toplam değeri 373 milyon TL olan 50 projenin toplu açılışını yapacak olan Erdoğan, "Büyük Roman Buluşması" etkinliğine de katılacak ve Romanlardan, "Yüzyılın Devlet Adamı" ödülünü alacak. Bursa ziyaretine Erdoğan ile birlikte katılacak olan eşi First Lady Emine Erdoğan'a da, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası tarafından "Türkiye'ye Değer Kadınlar 2015 Ödülü" verilecek. Emine Erdoğan'ın ödülü, TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu tarafından düzenlenecek toplantıda takdim edilecek. Adaylık sürecinden itibaren her fırsatta "Koşan ve terleyen bir Cumhurbaşkanı olacağını" vurgulayan Erdoğan, vatandaşla buluşmaya devam ediyor. Bugün Bursa'yı ziyaret edecek olan Erdoğan'ın, cuma namazını tarihi Ulu Cami'de halkla birlikte kılması bekleniyor. Erdoğan Bursa'da, aralarında çok sayıda sosyal amaçlı yatırımın da yer aldığı 50 projenin toplu açılışını da yapacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Bursa ziyaretinin en renkli bölümü ise "Büyük Roman Buluşması" olacak. Erdoğan, Türkiye Romanlar Konfederasyonu'nun 81 ilden Roman temsilcilerinin katılımıyla düzenleyeceği etkinlikte bir de konuşma yapacak. Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi'nde gerçekleşecek törende Türkiye Romanlar Konfederasyonu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, "Yüzyılın Devlet Adamı" ödülünü de verecek. Erdoğan çiftinin Bursa ziyaretinde, çok sayıda sosyal projeye aktif destek veren First Lady Emine Erdoğan'a da, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası tarafından "Türkiye'ye Değer Kadınlar 2015 Ödülü" verilecek.
Akşam

DÜNYA 
Riyad'a Ağır Suçlama 
ABD'de tutuklu bulunan El Kaide üyesi Zekeriya Musavi, ABD'nin Ortadoğu'daki en önemli müttefiklerinden olan Suudi Arabistan'ı 11 Eylül 2001'de New York'ta İkiz Kulelere ve Washington'da Pentagon'a düzenlenen saldırıları finanse etmekle suçladı. Suudi Arabistan yönetiminden üst düzey kişilerin, El Kaide'ye finansal destek sağladığını iddia eden Musavi, isim vererek Suudi Arabistan istihbaratının eski başkanı Prens Turki el-Faysal'ı, Suudi Arabistan'ın eski ABD Büyükelçisi Prens Bandar bin Sultan'ı ve kraliyet ailesinin en zengini Prens El-Velid bin Talal'ı itham etti. Musavi ayrıca ABD'deki Suudi Arabistan Büyükelçiliği'nden bir yetkili ile Afganistan'da görüştüğünü ve ABD Başkanı'nın resmi uçağı olan Air Force One'ı düşürme planları yaptıklarını iddia etti. 11 Eylül kurbanlarının ailelerinin Suudi Arabistan'a açmış olduğu dava kapsamında geçtiğimiz yılın ekim ayında alınan ve bu hafta kamuoyuna açıklanan ifade tutanağında Musavi, El Kaide'nin ABD tarafından öldürülen lideri Osama bin Ladin'in mektuplarını Suudi prenslere ve din adamlarına götürdüğünü de ileri sürdü. Eylemi yapan 19 saldırgandan 15'inin Suudi vatandaşı olduğu 11 Eylül saldırılarını araştıran ABD'deki komisyon, 2004 raporunda Suudi Arabistan hükümetinin ya da üst düzey Suudi yetkililerin, saldırılarda payı olduğuna ilişkin herhangi bir kanıt bulamadığını ancak Suudi hükümetinin sponsorluğunda bazı yardım kuruluşlarının El Kaide'ye maddi destek sağlamış olma ihtimalinin yüksek olduğunu ifade etmişti. Suudi Arabistan, Musavi'nin iddialarını reddetti. Suudi yetkililer, Musavi'nin avukatlarının da müvekkillerinin akli dengesinin yerinde olmadığını savunduğuna işaret etti.
Hürriyet

Hollande ve Merkel Putin'e Gidiyor 
Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Ukrayna'daki krizin halli için harekete geçti. Hollande, Elysee Sarayı'nda düzenlediği basın toplantısında, "Merkel ile birlikte yeni bir inisiyatif sunmaya karar verdik. Kiev'de Ukrayna krizini çözmek için yeni teklişerde bulunacağız. Bunlar Ukrayna'nın toprak bütünlüğü temelinde olacak" dedi. Kiev'de Devlet Başkanı Proşenko ile yaptıkları görüşmenin ardından Moskova'ya geçecek olan Hollande ve Merkel; Devlet Başkanı Vladimir Putin'le de bir araya gelecek. Putin'e yapacakları teklifin ayrıntıları konusunda bilgi vermeyen Hollande, problemin çözümü için iki seçenek bulunduğunu, bunlardan birinin tarafları silahlandırmak, diğerinin ise diplomasi olduğunu dile getirerek, taraflar arasındaki müzakerelerin sonsuza kadar devam edemeyeceğini kaydetti. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry de, resmi ziyarette için Ukrayna'ya geldi. Kerry, Ukrayna'nın doğusundaki sıkıntının diplomatik yolla çözülmesini istediklerini, ancak Rusya'nın saldırgan tutumuna da göz yummayacağını söyledi.
Türkiye

Moskova'ya Gözdağı 
NATO savunma bakanları dün Brüksel'de bir araya geldi. Görüşmenin ana gündem maddelerinden biri çatışmaların tekrar şiddetlendiği Ukrayna oldu. Bakanlar, ittifakın mukavemet gücünün takviye edilmesini ve 5 bin kişilik öncü gücün kurulmasını onayladı. NATO'nun 2016 başında aktif hale getirmeyi planladığı 'öncü güç', Fransa, Almanya, İtalya, Polonya, İspanya ve İngiltere'nin rotasyonuyla çerçeve ülke rolünü oynayacaklar. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Savunma Bakanlarının Estonya, Letonya, Litvanya, Polonya, Romanya ve Bulgaristan'a çok uluslu komuta kontrol merkezleri kurulması kararını onayladıkları bilgisini verdi. Stoltenberg, tatbikatlar düzenlenecek komuta merkezlerinin kriz anlarında ulusal ordular ve sevk edilecek NATO güçlerinin birlikte görev yapabilmelerini güvence altına alacağını belirtti. Kurulacak öncü güç ve asker sayısı 13 binden 30 bine çıkarılması kararlaştırılan mukavemet gücünde, Rusya'nın saldırgan eylemleriyle ittifakın güneyindeki örgütlerin oluşturduğu tehditlere bir cevap olduğunu vurgulayan Stoltenberg, "5 kara taburu ve 5 bin askerden oluşturulacak öncü gücün hava ve deniz unsurlarının yanı sıra, özel kuvvetlerce destekleneceğini, bu gücün öncü unsurlarının 48 saat içinde kriz bölgesinde hazır olacağını" ifade etti. NATO toplantısına Moskova'dan jet yanıt geldi. Rusya'nın NATO'daki özel temsilcisi Aleksander Gruşko, "Çevik kuwet artırımı" kararını savaşa hazırlık olarak yorumladı. Gruşko, "İttifakın çevik kuvvetlerini Rusya sınırı yakınına yerleştirmesi kararı alması NATO'nun olası büyük savaş alanını yakından inceleme ve savaş stratejisini belirme amacı taşıyor. Avrupa'nın doğusunda atılacak bu adım, Rusya'nın baş düşman görüldüğünü de perçinlemiş oluyor" dedi.
Star

Diplomatlara Soruşturma 
İsrail Dışişleri Bakanlığı, Başbakan Benjamin Netanyahu ve Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman hakkında mikro mesajlaşma sitesi Twitter'da eleştirel mesajlar yayınlayan 3 diplomatı açığa aldı. Yerel basında çıkan haberlerde İsrail'in İsviçre Büyükelçisi Yigal Caspi, Yeni Delhi Büyükelçiliği'nin siyasi ilişkilerden sorumlu katibi Assaf Moran ve Dışişleri'ne bağlı Siyasi Araştırma Departmanı'ndan Yaron Gamburg'un bakanlığa çağrıldıkları belirtildi. 3 diplomat hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı kaydedildi. İsrail yasaları gereğince Dışişleri çalışanlarının, ülkenin yurt dışındaki çıkarlarını temsil ettikleri için kişisel siyasi görüşlerini kamuoyuyla paylaşmaları yasak…
Vatan

Ürdün'den İntikam Harekatı 
Ürdünlü pilot Muaz el-Kesasibe'nin IŞİD tarafından yakılarak infaz edilmesinin ardından Ürdün savaş uçaklarının Suriye'deki IŞİD mevzilerini vurduğu açıklandı. Ürdün uçaklarının başta Rakka olmak üzere birçok noktaya hava saldırısı düzenlediği, saldırılarda 55 IŞİD militanının öldürüldüğü açıklandı. Pilotun yakılarak öldürülmesinin ardından Washington ziyaretini yarıda kesip ülkesine dönen Kral Abdullah, "Ürdün'ün IŞİD'e karşı acımasız bir savaş başlatacağını" söylemişti. Amman yönetimi misilleme olarak önceki gün örgütün serbest bırakılmasını talep ettiği Sacide er-Rişavi ve bir El Kaide militanını idam etmişti.
Akşam

SPOR 
Basketbol THY Avrupa Ligi Top 16 turu E Grubu 6. hafta mücadelesinde Galatasaray Liv Hospital, normal süresi 85-85 biten maçın uzatma bölümü sonunda İsrail'in Maccabi Electra takımına yanlı hakem kararlarıyla 97-94 mağlup oldu. Bu sonuçla sarı-kırmızılılar, gruptaki 6. maçında 4. yenilgisini aldı. Konuk ekip ise grupta üst üste 5. maçını kazandı. Arroyo ve Micov'un yokluğunda maça çıkan Aslan ilk çeyrekte Ender'le etkili olsa da ikinci periyoda 27-22 mağlup geçti. Bu çeyreğe Sinan'ın skorerliğiyle giren sarı-kırmızılı temsilcimiz Erceg, Carter ve Young'la etkili oldu ve soyunma odasına 49-44 üstün döndü. 26. dakikada farkı 10'a çıkaran (59-49) Cimbom, Smith'i bir türlü durduramadı. 4. periyoda 64-63 üstün giren G.Saray karşısında Landesberg'le 7 sayı bulan Maccabi Electra skoru bir anda lehine (75-69) çevirdi. Ancak Erceg'le farkı azaltan G.Saray maçı uzatmalara taşıdı: 85-85. Karşılıklı üçer sayılık basketlerle başlayan uzatma bölümünde son 36 saniyeye 94-94'lük eşitlikle girildi. Bu skordan sonra Ender Aslan'ın 'potaya inişte olan' topunu Alex Tyus blokladı fakat hakemler topu yükselişte değerlendirip sayıyı vermeyerek büyük bir skandala imza attı. Ardından Young'la hücumdan boş dönen Galatasaray Liv Hospital karşısında Maccabi Electra, Pargo'nun son saniye üçlüğüyle sahadan 97-94 galip ayrıldı.
Türkiye

Balçova Yaşamspor'u mağlup ederek Ziraat Türkiye Kupası'nda grubunu lider tamamlayan Galatasaray gözünü Eskişehirspor karşılaşmasına çevirdi. Bursaspor karşısında yaşanan puan kaybının ardından Teknik Direktör Hamza Hamzaoğlu zorlu deplasman öncesinde galibiyetten başka bir sonucu düşünmüyor. Futbolcularıyla dünkü idman öncesinde bir toplantı yapan genç teknik adam, "Zaten sahamızda 2 puan yitirdik. Zirve yarışında daha iddialı hale gelmeliyiz. Önünüzde kazanmaktan başka bir ihtimal yok. Son haftalarda belirgin bir düşüş yaşıyoruz. Daha fazla pres yapmalıyız, pas hatalarımız çoğaldı. Fazlaca şut atıyoruz ama isabet oranımız da düştü. Eskişehirspor karşılaşmasına bu negatifliklerden arınmış olarak çıkmalıyız" diyerek futbolcularını uyardı. Hamzaoğlu savunma oyuncularına yönelik ise "Duran toplarda rakip oyuncuları kaçırmamamız gerek. Kontrollü ve ayağa oynamalısınız" ifadelerini kullandı. Galatasaray, Eskişehirspor ile son üç sezonda deplasmanda oynadığı karşılaşmaları kazanamadı. Sarı-kırmızılıların rakiplerine karşı golü de bulunmuyor. Hamzaoğlu, Eskişehir karşısında bu kötü tabloya da son vermeyi hedefliyor.
Türkiye

Ziraat Türkiye Kupası'nda Sarıyer'in Adana Demir'i yenmesiyle önemi kalmayan maçta Beşiktaş, Çaykur Rize'yle yenişemedi. 11'de Koray şık bir vuruş yaptı, Eslem topu çizgiden uzaklaştırdı. 22'de Ali Adnan'ın ceza alanına ortasında Tevfik'ten önce son anda kaleci Günay topun sahibi oldu. 29'da Tolgay'ın ceza alanına ortasında İsmail'in sert şutu yandan dışarıya gitti. 31'de Tolgay ceza alanı içinden yavaş vurdu top Aykut'ta kaldı. 52'de Koray'ın sağ kanattan ceza alanına pasında Murat'ın gelişine vuruşunda top kaleci Günay'da kaldı. 62'de Kweuke'nin sert şutunu Günay son anda kornere çeldi. 76'da Ali Adnan'ın uzak mesafeden etkili şutunda Günay topu çeldi. 79'da Oğuzhan'ın sert vuruşunu Aykut kurtardı. 85'te Eslem sakatlandı, Biliç 3 hakkını da kullandığı için Beşiktaş, kalan dakikaları 10 kişi tamamladı. 90'da Tevfik sağ çaprazdan vurdu, top direkten döndü.
Star

Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Süper Lig'de yarın deplasmanda oynayacakları zorlu Fenerbahçe karşılaşmasıyla ilgili şok açıklamalarda bulundu. Dün öğlen saatlerinde uçakla Trabzon'a giden Başkan Hacıosmanoğlu gazetecilerle yaptığı sohbette, "Eğer hakem kasıtlı hata yaparsa ben de takımı sahadan çekeceğim" dedi. "Sonuç ne olur?" sorusuna "Biz maçların sonucunu önceden bilen başkanlardan değiliz" cevabını veren Hacıosmanoğlu şunları söyledi: "Sonuç ne olur bilemem. Çıkar oynarız. Nasılsa kazanırız. Ancak hakem hatalarından çok canımız yanıyor. 16 maçta tam 15 puan kaybettik. Zaten cezalıyım maça gitmiyorum. Otelde izleyeceğim." "Hakem hataları sabrımızı taşırıyor. F.Bahçe maçında çok kararlıyım. TFF Başkanı ve MHK Başkanı ile de açık şekilde konuştum. Eğer bir tane kasti hakem hatası görürsem, takımı sahadan çekeceğim. Kasti bir hatayla yenilmektense hükmen kaybederim. Trabzonspor büyük camia kimseye yem olmaz."
Star

F.Bahçe'nin Hollandalı yıldızı Dirk Kuyt, Trabzon maçında galibiyete aç olduklarını söyledi. Kuyt, FBTV'de sağlık durumuyla ilgili bilgi de verdi: "İki deplasman galibiyetini geride bıraktık. Sahamızda oynayacağımız Trabzon karşılaşması bizi bekliyor. Karşımızda tekrar çok güçlü bir rakip bulacağımızı biliyoruz. Bizim için son derece önemli ve zor bir takıma karşı oynayacağımız bir karşılaşma olacak. Üst üste 7 galibiyet aldık ve 8.'si için çok açız. Antalya'dan bu yana alt adalemde hafif bir sakatlığım vardı. Sakatlığımı kontrol etmeyi başardık ve Kasımpaşa maçına hazır haline gelmeyi başardım. Ben bu hafta tüm antrenmanlara da katıldım. Trabzonspor maçına hazırdan da öte durumdayım. Uzun zamandır Kadıköy'de yenilmez durumdayız. Bu sadece teknik kadro ve oyuncuların sayesinde değil, taraftarlar sayesinde de oluyor. Bizler taraftarlarımız, hocalarımız ve takımımızla birlikte bütün takım olarak yenilmeziz. Şu anda stadımızın tekrar dolu olacağı günleri iple çekiyorum. Bugünlerin yakında geleceğinden de ben son derece eminim."
Akşam

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme