28 Şubat 2014 Cuma

28.02.2014 Genel Gündem


28.02.2014

GÜNDEM
 
Jandarma 'Yol'dan Çekildi 
Adana'da Milli İstihbarat Teşkilatı'na (MİT) ait TIR'ların aranması nedeniyle yaşanan krizin ardından harekete geçen Adana Valiliği, il sınırları içinde kalan transit karayolları üzerindeki jandarma sorumluluk bölgelerinin tamamını polise devretti. Jandarma, bu bölgede operasyon, denetleme ve aramaya yapamayacak. Milliyet'in aldığı bilgiye göre, MİT'e ait üç TIR'ın patlayıcı madde taşıdığı iddiasıyla savcılık talimatıyla, Seyhan İlçesin'de 19 Ocak'ta Adana İl Jandarma Komutanlığı'nca aranmak istemesiyle başlayan tartışmalar yeni boyut kazandı. Benzer olayların yaşanmasını önlemek amacıyla harekete geçen Adana Valiliği, polis ve jandarma sorumluluk alanlarını yeniden belirledi. Adana Valisi Hüseyin Avni Coş'un başkanlığında yürütülen çalışmayla kentin Pozantı'dan başlayan ve Ceyhan ilçesi sınırları içinde kalan D-400 Devlet Karayolu ile O- 52 Tarsus - Adana - Gaziantep (TAG) Otoyolu'nun, jandarmanın sorumluluk alanı içinde kalan bölgelerin tamamı Adana İl Jandarma Komutanlığı'ndan alınarak Adana İl Emniyet Müdürlüğü'ne devredildi. Bölgenin bütünü polis sorumluluk bölgesi haline geldi. D-400 Devlet Karayolu ile O-52 TAG Otoyolu'nun Tarsus bölgesindeki sorumluluklar ise eskiden olduğu gibi yine Mersin Valiliği üzerinde kaldı. Adana'da polis birimleri ortalama uzunluğu 135- 140 kilometre olan otoyol ile devlet karayolunun güvenliğini sağlamakla yükümlü olacak.
Milliyet


İttifak Hep Aynı 
Gezi olayları, dershane tartışması ve 17 Aralık operasyonuyla gündeme yerleşen Paralel Yapı'nın, 28 Şubat sürecindeki etkisi yeniden tartışmaya açıldı. Yargı ve Emniyet'teki hareketliliğe paralel olarak TÜSİAD'ın açıklamaları, dinleme kayıtları, Cemaat'in tavrı, "Yaşanan gelişmelerle 28 Şubat mantığı, bir başka versiyonuyla devreye mi sokulmak isteniyor" sorularını beraberinde getirdi. AKŞAM, 28 Şubat'ın 17'nci yıl dönümünde, yeniden o defterleri açtı: Takvimler, 28 Haziran 1996'yı gösterdiğinde Refahyol hükümeti Erbakan Başbakanlığı'nda kuruldu. Erbakan, YAŞ üyelerine 5 Ağustos'ta akşam yemeği verdi. Yemekte soğuk rüzgarların estiği, gazetelere yansıdı. Tansiyon, Erbakan'ın, 2-7 Ekim 1996 tarihlerini kapsayan Mısır, Libya ve Nijerya gezileriyle yükseldi. Komutanlar, Erbakan'a "Libya'ya gidilmemesini" telkin etmişti. O günlere damgasını vuran olaylardan biri de Aczimendilerin Lideri Müslüm Gündüz'le ilgili görüntüler oldu. Bunu, Ali Kalkancı olayı izledi. 3 Kasım 1996'da, Susurluk'ta yaşanan kaza gündeme bomba gibi düştü. Bu olayla mafya-siyasetçi-polis ilişkileri açığa çıktı. "Sürekli aydınlık için bir dakika karanlık" eylemleri ise yurt geneline yayıldı. Erbakan'ın, 11 Ocak 1997'de Başbakanlık Konutu'nda tarikat liderleri ve cemaat önderlerine verdiği iftarın görüntüleri, TSK'da büyük rahatsızlık yarattı. 30 Ocak 1997'de Sincan Belediyesi 'Kudüs Gecesi' düzenledi. Belediye Başkanı Bekir Yıldız tutuklandı. 28 Şubat 1997'deki MGK'da komutanlar, irticaya karşı tedbir gerekçesiyle taleplerini sıraladı. Tarikatlara bağlı okulların Milli Eğitim'e devri, 8 yıllık kesintisiz eğitime geçilmesi, tarikatların kapatılması gibi istekler, Erbakan ve kurmaylarını sıkıntıya sokmuştu. Ön yazıyı imzalayan Erbakan'ın, kararların altına imza atmadığı ifade edildi. Fişleme ve sürgün olayları, bürokrasiden akademik camiaya kadar görevden almalar o sürece damga vuran olaylar oldu. İmam hatiplerin orta öğretimdeki kademeleri kapatıldı. Üniversiteye girişte de katsayı uygulaması başladı.
Akşam
 
 
Bilal Erdoğan İle İlgili Yasal Karar Yok 
Terörle Mücadele Kanunu'nun 10. maddesiyle görevli İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nce yürütülen 25 Aralık soruşturması kapsamında ifade veren Bilal Erdoğan hakkında herhangi bir dinleme, fiziki takip ve iletişimin dinlenilmesine ilişkin mahkeme kararı olmadığı belirtildi. Bilal Erdoğan'ın avukatı Ahmet Özel tarafından soruşturmayı yürüten savcılıktan, müvekkili hakkında dosya kapsamında herhangi bir dinleme, fiziki takip ve iletişimin dinlenilmesiyle ilgili mahkeme kararı olup olmadığı ve böyle bir karar var ise ne zaman sonlandırıldığına ilişkin talepte bulundu. Talebi inceleyen savcılık da cevap yazısında, "Bilal Erdoğan ile ilgili 2012/656 soruşturma numaralı dosya kapsamında herhangi bir fiziki takip, iletişimin dinlenmesi, kayda alınmasına dair mahkeme kararı bulunmamaktadır. Dolayısıyla herhangi bir sonlandırma kararı da yoktur" ifadelerini kullandı. Böylece Bilal Erdoğan hakkında soruşturma kapsamında herhangi bir dinleme ve fiziki takip kararı olmadığı ortaya çıktı. Özel'in savcılığa sunduğu talep yazısının açıklama bölümünde "Müvekkilim soruşturma kapsamında ifade vermiştir" denildi.
Radikal
 
EKONOMİ 
ABD Doları               2, 1950               2, 2550
1 Euro                        3, 0028               3, 0848
İsviçre Frangı            2, 4678               2, 5353        
İngiliz Sterlini            3, 6591               3, 7591

'Türkiye'de Genç Nüfusu Gördük, Motosiklet Satmaya Karar Verdik' 
Türkiye'nin önemli otomobil fuarı Autoshow iptal edilirken, Motosiklet, Bisiklet ve Aksesuarları Fuarı Eurasia Moto Bike Expo, görkemli bir katılımla açıldı. Bu yıl 6.sı gerçekleşen ve çevreye duyarlı, hızlı motosikletlerin öne çıktığı fuarda, Türkiye'ye ilk kez giriş yapan dünyanın en büyük motosiklet üreticisi Hero dikkat çekti. 50'den fazla yeni motosiklet ve bisiklet modelinin ilk kez sergileneceği fuarda en önemli üretici Hero Motor'un CEO'su Pawan Munjal, Türkiye'de satışa başlayacaklarını açıkladı. Yıl sonuna kadar 35 A tipi, 100'e yakın B tipi mağaza açacaklarını ve hızla pazarın lideri olacaklarını kaydetti. Munjal, bu kadar güçlü konuşmalarında Türkiyeli ortakları Asya Motor'un payı bulunduğunu söyledi. Nitekim, motosiklet pazarında 20 bin adetlik satışa ulaşan Asya Motor, yıllık 7 milyon adetle dünyanın en fazla motosiklet üretimini gerçekleştiren Hindistanlı Hero ile hem distribütörlük anlaşması imzaladı hem de Türkiye'de üretim için ikna etti. Türkiye'de, ağırlıklı olarak Çin'de üretilen motosikletlerin satıldığını bildiren Asya Motor Yönetim Kurulu Başkanı Uysal Soysal, Hero'nun bunlara kıyasla yüzde 50 daha az yakıt harcadığını, bu sebeple Hero ile pazarda daha da önemli bir oyuncu haline geleceklerini söyledi. "Bu anlaşma sayesinde sektördeki oyuncuları daha da kaliteli olmaya mecbur kılacağız." diyen Soysal, Hero gibi kaliteli bir marka ile diğer Japon menşeli markalardan pazar payı almayı hedefl ediklerini de vurguladı. Soysal, Japon markalarının Türkiye'ye ithal ettiği modellerin çoğunluğu Çin üretimi. Bu ürünlerin Hero kalitesi ile yarışması oldukça zor.'' dedi. Uysal Soysal, Hindistanlı marka ile iki yıldır görüştüklerini, Haziran 2013'te anlaştıklarını açıkladı. Hero, son 13 yıldır motosiklet pazarında dünya lideri konumunda. Bu üretimlere rağmen, Türkiye'deki toplam motosiklet satışı ise ancak bu yıl 200 bini yakalayabilecek. Soysal, "Oysa yakıt harcamamız fazla, motosiklet mantıklı bir ulaşım aracı olabilir." diyor. Norveç'te yıllık kişi başına yakıt harcaması 198 Euro iken bu rakam Türkiye'de 196 Euro. Norveç'in aylık ortalama geliri 2 bin 681 Euro, Türkiye'de ise 572 Euro. Türkiye'de gelirin önemli kısmı akaryakıta harcanıyor. Bu tablodan yola çıkarak hedef büyüttüklerini ifade etti. Asya Motor'un yerli üretiminin giderek arttığını dile getiren Soysal, bu sene 20 bin rakamını yakaladıklarını, 2014'te ise 23 bini aşmayı hedefl ediklerini aktardı. Şirket Asya markası ile birlikte Güney Koreli Daelim, Tayvanlı Access ATV'nin de distribütörlüğünü yapıyor. Fuarı'n açılışını yapan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek "Hero ile Asya Motor arasındaki ortaklık umarım yakında
Zaman
 
Verginin Yüzde 20'si Gümrükten 
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, gümrük vergileri tahsilatının arttığını, her 100 TL'lik vergi tahsilatının 20 TL'sinin Gümrük İdaresi'nce toplandığını kaydetti. Bakan Yazıcı, 2013 yılında gümrük idarelerince tahsil edilen vergilerin bir önceki yıla göre yüzde 15 artarak 65,4 milyar liraya ulaştığını bildirdi. Toplam 326 milyar lira olan Türkiye vergi gelirinin yüzde 20'sinin gümrük idarelerince toplandığını belirten Yazıcı, "2013 yılında her 100 liralık verginin 20 lirası gümrük idarelerince toplandı." dedi. Kamu hizmetlerinin fi nansmanı açısından vergi gelirlerinin büyük önem taşıdığını belirten Yazıcı, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de bütçe gelirlerinin büyük oranda toplanan vergilerden oluştuğunu ifade etti. Bakan Yazıcı, gümrüklerde tahsil edilen vergilerle ilgili şu bilgileri verdi: "2013 yılında 56 milyar 759 milyon lirası Katma Değer Vergisi, 3 milyar 864 milyon lirası Gümrük Vergisi, 2 milyar 785 milyon lirası Özel Tüketim Vergisi, 1 milyar 193 milyon lirası ek mali yükümlülük, 197 milyon lirası anti-damping vergisi, 118 milyon lirası çevre katkı payı, 117 milyon lirası Damga Vergisi ve 257 milyon lirası ise diğer vergiler olmak üzere toplam net tahsilatları 65,4 milyar lira oldu." Gümrük idarelerinde vergilerin toplama maliyetinin çok düşük olduğuna ve derhal tahsil edilebilir bir niteliğe sahip olduğuna işaret eden Hayati Yazıcı, tahakkuk ettirilen vergilerde yüzde 100'e yakın bir tahsilatın gerçekleştiğinin altını çizdi. Gümrük idarelerince 2011 yılında tahsil edilen vergilerin toplam vergi gelirleri içerisindeki payının yüzde 21 olduğunu ifade eden Yazıcı, bu oranın 2012 ve 2013 yıllarında da yüzde 20 olarak gerçekleştiğini ifade etti.
Zaman
 
Yolsuzluğu Sıfırlamamışız! 
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek son dönemde yaşanan tartışmalara dikkat çekerek İngiltere merkezli uluslararası şeffaflık örgütünün bütün ülkelerin yolsuzluk algı endeksini ürettiğini belirtti. Bakan Mehmet Şimşek, dün Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) tarafından düzenlenen ve sektörün sorunlarının ele alındığı toplantıda konuştu. Şimşek, Türkiye'nin ekonomik karnesini sunumlar eşliğinde toplantıya katılanlara anlatırken toplantının basına açık kısmında son dönemde yaşanan tartışmalara değindi.Bakan Şimşek, şunları söyledi: "Türkiye'de şu anda en çok bu hususlar tartışılıyor. İngiltere merkezli uluslararası şeffaflık örgütü, bütün ülkelerin değerlendirmesini yapıyor. Yolsuzluk algı endeksini üretiyor. 2002 yılında biz sondan 37. sıradaymışız. Bizden daha iyi 64 ülke var. Bizim önümüzde kim var; Çin var, Meksika var, Brezilya var, İtalya var. Türkiye yolsuzluk algısında kötü ülkeler arasında. Şimdi 2013 yılına baktığınız zaman Türkiye 53. sıraya yükselmiş. Kaç ülke arasında 177 ülke arasında. Bizim gerimizde kim var? İtalya var, Brezilya var, Çin var, Meksika var, Yunanistan var. Aslında Türkiye son dönemdeki tartışmaları önemli ölçüde siz de biliyorsunuz, siyasi motivasyonla yapılan tartışmalardır. Türkiye çok mesafe kat etmiştir. 53. sıra yakışıyor mu? Hayır yakışmıyor. Sıfırlamış mıyız? Hayır sıfırlamamışız. Tabi ki mesafe katetmemiz lazım. Tabi ki daha da gelişme göstermemiz lazım. Hakikatten Türkiye mesafe katetmiştir."
Hürriyet
 
Enerjiye Zam Yok 
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, mart ayında doğal gazda herhangi bir fiyat artışı öngörmediklerini açıkladı. Doğal gaz fiyatlarının bir önceki aydan belirlendiğini söyleyen Yıldız, dolar kurunun yükseldiğini ancak bu duruma neden olan gelişmelerin ortadan kalkması halinde bunun bir miktar daha gerileyeceğine yönelik inancını dile getirdi. Yıldız, şunları kaydetti: "Şu anda enerji maliyetlerimizi her zaman söylüyoruz, dolarla alakalı paritenin yükselmesi, ham petrol fiyatlarının 110 dolarlar seviyesine ulaşması maliyetlerimizi artırıyor. Ama biz buna rağmen inşallah değerlendirmelerimizle beraber mart ayında herhangi bir fiyat artışı öngörmüyoruz. Bunu kendi içerisinde balanse edecek, dengeleyecek yapıyı sağlamaya çalışıyoruz. Tabii ki yağmurun az yağıyor olması, kuraklık riskiyle alakalı bir kısım konuların oluşması bizi zorlayan konular. Ama Mart ayında doğal gaza herhangi bir fiyat artışı öngörmüyoruz." Enerji maliyetlerinin indirilmesi için yerli enerji kaynaklarının kullanılması gerektiğini vurgulayan Yıldız, "Bunu vatandaşımıza, sanayicimize yansıtmamak için de mart ayında doğal gazla alakalı bir fiyat artışı düşünmüyoruz" diye konuştu. Elektrik fiyatlarının üç ayda bir, doğal gaz fiyatlarının ise aylık belirlendiğini anımsatan Yıldız, elektrik için doğal gaz tedarik eden özel sektörün üzerindeki maliyet baskısını ilgili ülkelerin kısmen kaldırdığını belirtti. Bakan Yıldız, "Doğal gaz tedarikinde özel sektör kontratlarına geçiyor olmamız Türkiye'nin doğru bir enerji politikasını ortaya koymuştu. Daha fazla özel sektörün doğal gaz tedarikinde yer almasını öngörüyor ve tavsiye ediyoruz. Bununla alakalı görüşmelerimiz de devam ediyor" dedi.
Türkiye
 
Yıldız: Mart Ayında Doğalgaza Zam Yok 
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, mart ayında doğalgazda herhangi bir fiyat artışı öngörmediklerini açıkladı. Mart ayında doğalgaza zam yapılıp yapılmayacağı yönündeki bir soru üzerine Yıldız, doğalgaz fiyatlarının bir önceki aydan belirlendiğini anımsattı. Yıldız "Dolarla alakalı paritenin yükselmesi, ham petrol fiyatlarının 110 dolarlar seviyesine ulaşması maliyetlerimizi artırıyor. Ama biz buna rağmen inşallah değerlendirmelerimizle beraber mart ayında herhangi bir fiyat artışı öngörmüyoruz. Bunu kendi içerisinde balanse edecek, dengeleyecek yapıyı sağlamaya çalışıyoruz. Tabii ki yağmurun az yağıyor olması, kuraklık riskiyle alakalı konuların oluşması bizi zorlayan konular. Ama mart ayında gaza herhangi bir fiyat artışı öngörmüyoruz" dedi. Ukrayna-Rusya arasındaki gelişmelerin doğalgaz arz güvenliğine etkisinin olup olmayacağı yönündeki soruyu yanıtlayan Yıldız "Ukrayna-Rusya arasındaki gelişmelerin özellikle birçok ülkenin gaz tedarikini yapan Rusya'nın, Gazprom'un işine mani olmayacağını düşünüyoruz. 2007-2008'de yaşanan doğalgaz tedarikindeki sıkıntı, kış aylarında 12 gün kadar sürmüştü. Bulgaristan, Romanya, Ukrayna bundan çok fazla etkilenmişti. Bizim başka gaz tedarik noktalarımız olduğu için kısmen o zamanlar daha da rahat atlatmıştık. Şu anda Ukrayna gerginliği ile alakalı doğalgaz tedarikinde herhangi sıkıntı görmüyorum" dedi.
Star
 
Reel Sektörün Döviz Borcu İçin Kaygı Yersiz 
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, reel sektörün döviz borcunun önemli bir konu olduğunu belirterek, "Ancak kaygılanacak çok fazla bir şey yok. Çünkü döviz borcu olanların yüzde 80'inden fazlasının döviz geliri de var. Dolayısıyla bu kaygılar bu aşamada yersiz" dedi. Şimşek, TÜRSAB tarafından düzenlenen toplantının ardından basın mensuplarının sorularını cevaplandırdı. Türkiye'nin temellerinin sağlam olduğunu belirten Şimşek, şunları kaydetti: "Reel sektörün döviz pozisyon açığına baktığımız zaman 1 yıllık vadede 17 milyar dolar. Bunun yönetilebilir olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla bu kaygılar bu aşamada yersiz. Türkiye istikrar içinde büyümeye devam ettiği müddetçe borç sadece yiğidin kamçısı durumunda. Çünkü bu borcu özel sektör alıp yemedi, yatırımlar yaptı. Bu yatırımların bir getirisi var. Reel sektör çok ciddi yatırım yapmış, yatırımları kısmen borçla finanse etmiş, bundan daha doğal bir şey yok. Önemli olan bunların yönetilebilir olmasıdır."
Star
 
'Düşman Kardeş' Füze Denedi 
Kuzey Kore kısa menzilli dört füze denemesi yaptı. Güney Kore haber ajansı Yonhap, Kuzey Kore'nin dört kısa menzili füze denemesi yaptığını duyurdu. Güney Kore Savunma Bakanlığı yetkilileri, "düşman kardeş" olarak nitelendirilen Kuzey Kore'nin bugün ülkenin kuzey kıyısında denize doğru dört kısa menzilli füze denemesi yaptığını belirtti. Füze denemelerinin yerel saatle 17.42'de gerçekleştiği ifade edildi. Güney Koreli yetkililer, füze denemesinin nedeni hakkında bir bilgiye sahip olmadıklarını açıkladı. Kuzey Kore lideri Kim Jong İl, geçmişte kısa menzili füze denemelerini askeri tatbikatlar çerçevesinde gerçekleştiriyordu.
Star
 
Çin İle Füze Pazarlığı Nisan Bası Sonuçlanır 
Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar, Türkiye'nin tartışmalara neden olan uzun menzilli füze projesinde Çin ile görüşmelerin devam ettiğini ve nisan ayı başında bir sonuç almayı hedeflediklerini söyledi. Türkiye-Fransa Savunma Günleri Toplantısı'nda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bayar Türkiye'nin ilk uzun menzilli füze projesi ihalesinde gelinen sürece dair soruları yanıtlarken, "Çin'le görüşmelerimiz devam ediyor, Nisan sonuna kadar teklifleri uzattık. Nisan başı gibi bu konuda artık bir sonuç almayı hedefliyoruz" diye konuştu. Türkiye geçen sonbaharda ilk uzun menzilli füze ve hava savunma projesinde yapılan ihalede, ABD'nin de yaptırım listesinde olan Çinli CPMIEC şirketi ile sözleşme görüşmelerine başlama kararı almış, bu karar ihaleye katılan ABD'nin ciddi tepkisine neden olmuştu. NATO yetkilileri de Çin firmasının geliştireceği teknolojinin NATO sistemleri ile uyumlu olmayacağını belirterek Türkiye'nin kararını eleştirmişti. Bayar'a Türkiye'nin F-35 projesinde ertelediği siparişleri ne zaman gündemine alacağı da soruldu. Bayar, "Uçak siparişlerini vermeye ya bu sene ya önümüzdeki sene vermeye başlayacağız. Şu anda ağırlık önümüzdeki seneye kayıyor görünüyor. Burada ağırlıklı olarak Türkiye'nin değerlendirmesi uçağın yazılım olgunlaşmasının tamamlanması. Bir sonraki seneki pakette bizim istediğimiz seviyede olacak" diye konuştu.
Akşam
 
Airbus Gecikmeden Dolayı Ceza Ödeyecek 
Savunma Sanayi Müstesarı Murad Bayar'a A400M nakliye uçağı projesinde Türkiye'ye teslim edilecek ilk uçakla ilgili yaşanan problemler de soruldu. "Şu anda uçağın kabul testlerini tamamlamış durumdayız ve teslimat için görüşmeler devam ediyor. Benim Airbus'a vereceğim mesaj şu olacak: Airbus'un öncelikle sözleşme hüküm ve şartlarını sağlamaya odaklanması gerekiyor. Yani burada ilave pazarlık olmaz. Sözleşme hükmü neyse odur" diyen Bayar sözlerini şöyle sürdürdü: "Kabul testlerinde bunların hepsi tam olarak sağlanamadığı için bu görüşmeleri yapmak zorunda kaldık Benim beklentim mart ayı içinde uçağın Türkiye'ye gelmesi. Ama tabii takvimde de bir gecikme oldu bu teslimatta. Bu takvim gecikmesinden doğan birtakım gecikme tazminatları olacak, bu da işin mali boyutu olacak."
Akşam
 
DÜNYA 
Abd: 17 Aralık Sonrasında Yaşananlar 'Skandal' 
ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan geleneksel insan hakları raporunun Türkiye kısmında 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu konusunda değerlendirmelere yer verildi. Türk yargı sisteminin siyasallaştırıldığının ifade edildiği 2013 İnsan Hakları Raporu'nda, hükümetin, 17 Aralık operasyonu sonrasında polis ve savcıların görev yerlerini değiştirmesinin "özellikle kayda değer" olduğuna dikkat çekilirken, sonrasında yaşananlar 'skandal' olarak nitelendirildi. Raporda, operasyon 'yolsuzluğa dair ciddi iddiaların olduğu bir soruşturma' olarak tanımlandı. Gözlemciler ve medyanın, hükümetin operasyona yönelik tepkisini 'soruşturmayı itibarsızlaştırma ve bastırma amaçlı' olarak değerlendirdiği belirtildi. Savcıların ve polisin soruşturma ve gözaltılar öncesi amirlerine bilgi vermesini zorunlu hale getiren yeni adli kolluk düzenlemesinin "aceleci şekilde" onaylandığına vurgu yapıldı. Raporda ifade ve bir araya gelme özgürlüğüne hükümet müdahalesi, hukuk uygulamaları ve adalet yönetimi problemleri, savunmasız halkın korunmasındaki yetersizlik gibi konular en önemli insan hakları problemleri olarak gösterildi. Türkiye'deki bazı önemli davalarda yargının hükümete bağlı dış etkilere maruz kaldığına dair ciddi işaretler olduğu dile getirildi. Raporda, yargının yürütmeye bağlanması olarak yorumlanan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) yasası için de, "Bu, 2010 yılında yargıyı siyasetten uzaklaştırmaya yönelik yapılan bazı reformlarda geri gitme potansiyeli taşıyor." denildi. Gezi Parkı olaylarına da değinilen raporda, göstericilere karşı aşırı güç kullanıldığı ifade edildi
Zaman
 
Eski Cumhurbaşkanı Yolsuzluktan Aklandı 
Almanya'da tarihin en büyük devlet skandalı olarak nitelenen yolsuzluk davasında, eski Cumhurbaşkanı Christian Wulff suçsuz bulundu. Hannover 2'nci Ceza Mahkemesi Wulff'un suçsuz olduğuna hükmetti ve eski cumhurbaşkanına evinin aranması sonucu yaşadığı sıkıntıdan dolayı tazminat hakkı tanıdı. Karardan sonra açıklama yapan eski Cumhurbaşkanı, "Çok rahatladım. Adalet yerini buldu. Bundan hiç şüphem olmadı. 2 yıl boyunca bana zor günlerimde destek veren insanlara çok teşekkür borçluyum. Artık geleceğe bakacağım" dedi. Skandal, Wulff'un Aşağı Saksonya eyalet başkanıyken ev almak için yakın bir işadamı dostundan piyasadan daha uygun bir faizle kredi aldığı haberiyle patlak vermişti. 2010 yılında cumhurbaşkanı seçilen Wulff 17 Şubat 2012'de istifa etmişti. Dava açılmaması için uzlaşma teklifi yapılan Wulff, suçlamayı kabul etmeyip yargı yoluyla mücadeleyi tercih etti.
Hürriyet
 
Katar'da Türk Restoranı Patladı 
Arap Yarımadası'nın küçük ve zengin ülkesi Katar dün bir Türk restoranında meydana gelen patlamayla sarsıldı. Başkent Doha'da 'Hala İstanbul' adlı restoranda dün sabah yerel saatle 10:00 sularında yaşanan olayda, çatıdaki gaz tankının patlaması sonucunda ikisi Asyalı çocuk 12 kişi yaşamını yitirdi, 31 kişi de yaralandı. Katarlı yetkililer, ölenler arasında Türk vatandaşının bulunmadığını restoranın kapalı olmasının büyük bir faciayı önlediğini bildirdi. Alexandra Permuy isimli Amerikalı bir görgü tanığı, "Önce gök gürültüsü sandım. Ancak pencere parçalarının havada uçtuğunu görünce patlama olduğunu anladım" dedi. Türkiye'nin Doha Büyükelçisi Ahmet Demirok, Hâlâ İstanbul restoranındaki patlamanın periyodik olarak yapılan gaz dolumundan yarım saat sonra meydana geldiğini açıkladı. Restoranın sahibi Hataylı işadamı Barış Yılmaz da dükkânın 10 yıldır faaliyet gösterdiğini ve doğalgaz tesisatının 1.5 ay önce yenilendiğini ifade etti. Restoranın ön cephesinde ve çevre binalarda büyük çapta hasar meydana gelirken, olay yeri yakınındaki Hamat Sağlık Grubu Hastanesine sağlık helikopterlerinin iniş yaptığı gözlendi. Başbakan ve İçişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Nasır bin Halife Al Sani de olay yerinde incelemelerde bulundu.
Milliyet
 
Türk Kökenli 3 Bulgar Çocuk Hayatını Kaybetti 
Almanya'nın Mannheim kentinde dün gece yarısı çıkan yangında karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu Türk asıllı üç Bulgar çocuk hayatını kaybetti. Mannheim şehir merkezinde göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı bir binada çıkan ve Türk kökenli Bulgar vatandaşı Beyhan (5), Hüsniye (7) ve Halid (1,5) İvankova'nın öldüğü yangının "elektrik tesisatındaki arızadan" kaynaklandığı öne sürüldü. Mannheim İtfaiye Müdürü Thomas Schmitt, yangın ihbarının gece saat 01.59'da kendilerine ulaştığını ve ilk ekibin olay yerine saat 02.05'te ulaştığını ifade ederek, "Çabalarımız, bu trajik sonu engellemeye yetmedi" dedi. Olay yerinde kundaklama bulgusuna rastlanmadığı belirtildi. Mannheim Belediye Başkanı Peter Kurz ise kentte tek yangında üç çocuğu ilk defa kaybettiklerini ifade ederek, "Ailenin acısını derinden paylaşıyoruz" diye konuştu.
Milliyet
 
İnsanlık Dramını Anlatan En İyi Kareyi Bm Servis Etti 
Suriye'deki iç savaşın 3. yılına girmesine az bir zaman kalırken, ülkenin birçok şehrinde insanlık dramı yaşanıyor. Bu yerlerden birisi de 100'den fazla Filistinlinin açlık yüzünden hayatını kaybettiği Yermuk Mülteci Kampı. Suriye'de yaşanan insanlık dramını en açık bir şekilde anlatan bu kareyi, Birleşmiş Milletler servis etti. 31 Ocak tarihinde çekilen karede Filistinli mülteciler, aylar sonra kampta dağıtılacak gıda yardımından alabilmek için sıraya girdiğinde ortaya bu fotoğraf çıktı. Sırada o kadar çok insan var ki, sıranın nerede bittiğini hayal bile etmek mümkün değil…
Türkiye
 
Kırım Kırım'a! 
Ukrayna'ya bağlı Kırım Özerk Cumhuriyeti'nde, Rusya yanlıları ile bölünmeye karsı olan Kırım Tatarları arasında günlerdir süren çatışmalarda silahlı Rusya yanlıları Başbakanlık binasını ele geçirerek Rus bayrağı çekti. Aynı gün Kırım Özerk Cumhuriyeti'nin parlamento başkanı, bölgenin geleceğinin tayini için referandum önerisinde bulundu. Rus yanlıları Kırım'ın geleceğine referandumla karar verilmesini istiyordu. Ukrayna'ya bağlı Kırım Özerk Cumhuriyeti'nin Parlamentosu, Başbakan Anatoliy Mogilev'i görevden aldı. Ukrayna ve Kırım'daki olayları görüşmek üzere toplanan parlamentoda yapılan oylamada 64 milletvekilinden 55'i Başbakan Mogilev'in görevden alınması yönünde oy kullandı. Mogilev, Parlamentoyu ve Başbakanlık binasını işgal eden silahlı kişilerle görüşmüştü. Parlamento, Kırım'ın yeni başbakanı olarak Rus Birliği Partisi Baskanı Sergey Aksenov'u seçti. Aksenov ilk açıklamasında, "Viktor Yanukoviç'i yasal başkanımız olarak kabul ediyoruz" dedi.
Akşam
 
Ankara Kriterleri 
Kıbrıs müzakere süreci kapsamındaki güven artırıcı adımların ilki dün atıldı. Kıbrıs Rum Kesimi Özel Temsilcisi Andreas Mavroyannis Ankara'da, KKTC Özel Temsilcisi Kudret Özersay ise eş zamanlı olarak Atina'da temaslarda bulundu. Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ile buluşan Mavroyannis'e net mesajlar verildi: "Çözüm herkesin çıkarına, fırsat kaçmamalı", "2014 çözüm yılı olsun", "Maraş kapsamlı planın parçası olabilir", "Petrol ve doğalgaz tüm adanın hakkı", "Çüzüm olmazsa Türk tarafı kendi yolunu çizer." Görüşmelerin başlamasıyla birlikte 52 yıl aradan sonra ilk kez bir Rum yetkili Dışişleri Bakanlığı'nda temaslarda bulunmuş oldu. En son Rum lider Makarios, 1962'de Ankara'ya gelmişti. Atina da 55 yıl aradan sonra ilk kez bir Kıbrıs Türk Toplumu yetkilisini kabul etti. Son olarak Rauf Denktaş 1959'da Atina'ya gitmişti. Görüşmelerde iki yetkiliye de aynı protokol uygulandı. Rum temsilcisi Mavroyannis, Feridun Sinirlioğlu tarafından kabul edilirken, Özersay da Yunan Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Anastassis Mitsialis ile biraraya geldi. İki taraf da protokolde, "toplum temsilcisi" olarak yer aldı. Böylece Türkiye Rum Kesimi'ni, Atina da KKTC'yi doğrudan muhatap almamış oldu.
Akşam
POLİTİKA 
Kriptolu Dinleme İddiası Yasal 
CHP İzmir Milletvekili Erdal Aksünger, dün TBMM'de düzenlediği basın toplantısında 2 kriptolu telefon göstererek, Başbakan Erdoğan ile oğlu arasında geçtiği iddia edilen konuşmada TÜBİTAK'ın kriptolu telefonlarının kullanıldığını düşünmediğini söyledi. Dinlemelerin yasadışı olmadığını savunan Aksünger şunları söyledi: "Erdoğan grup konuşmasında TÜBİTAK tarafından yapılan kriptolu telefonlardan bahsettiğini ima ederek söyledi ki bence onlar kullanılmıyordu. Ben öyle düşünüyorum. Diyelim ki kullanılıyor. Devletin en üst icra makamında ya da yürütmenin başındaki insanın kullandığı kriptolu bir telefon ise ve karşı taraftaki herhangi birinde bir kriptolu telefon yoksa bu iletişim kriptolu olarak gerçekleşmez. Yani iki tarafın da kriptolu telefona ihtiyacı vardır. İkisi de kriptolu olursa, bir defa Başbakan'ın oğlunda devlet kademesinin kullanması gereken kriptolu telefonun ne işi var. Bunu bir defa sormak lazım. (İki kriptolu telefonu göstererek) Bu iki telefonun da aynı kod kaynak yapısına, aynı şifreye sahip olması gerekir ki birbiriyle haberleşebilsinler. Bunun birbiriyle konuşması, şifrelenmesi için sadece ikisinde olan bir yazılıma ihtiyacı vardır. Ama siz bunu Türkiye'ye getirdiğiniz, gümrükten geçirdiğiniz anda içeride bunu konuşmaya açabilmeniz için bu kripto kodlarını BTK'ya vermek zorundasınız. Çünkü yasal şartlar altında ola ki bu kriptoları kullanan insanlar yasal olmayan bir şeye bulaştığı zaman onların yasal, mahkemelerin verdiği kararlar çerçevesinde dinlenmesi için bu kaynak şifre kodlarının BTK'da olma ihtiyacı vardır. O da bunu TİB'e verir. TİB de ola ki bir şeye bulaşmışsanız, bu iki telefonun birbiriyle konuşmalarında sizi dinler. Öyle yasadışı falan dinleme olmadığı çok net anlaşılıyor. Dikkat ettiyseniz tapelerde bir ID numaraları var. Bu işin yasal çerçevede halledilmesi için güvenilir bir yargıya ihtiyaç var. Bugün bu Meclis çatısı altında bir soruşturma komisyonunun kurulmasına ihtiyaç var. TÜBİTAK'taki görevden alınanlar cemaatçi midir, değil midir bilmem ama bildiğim bir şey var. Her yerde yapılan operasyonlar kendinden olan kişileri oraya koyma operasyonlarıdır."
Hürriyet
Bahçeli: Alo Kesintisi Olmasa Antalya Bizim 
Antalya'nın Manavgat İlçesi'nde konuşan MHP Genel Başkan Devlet Bahçeli, "Bugün çok mutluyuz, hele Manavgat'a bir girişimiz oldu ki, eğer bunları televizyonlar verir de, Alo kesintisine uğramazsa Antalya bizim" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, dün partisinin Antalya'nın Manavgat İlçesi Belediye başkan adayı Raşit Doğan Enhoş'un 'Burası Türkiye Burası Manavgat' adlı proje tanıtım toplantısına katıldı. Karayolu ile Manavgat'a gelen ve Sueno Otel'de yapılan proje tanıtım toplantısına katılan Bahçeli, 'Devletin başına Devlet gelecek' sloganlarıyla kürsüye çıktı. Kısa konuşan Bahçeli, şunları söyledi: "Seçimlere tam 32 gün kalmıştır. Önümüzdeki günler itibarıyla gecemizi gündüzümüze katacağız, her Antalyalı'ya ulaşacağız, her ilçede çalışacağız ve Antalya'da değerli bir şahsiyeti, önemli bürokratik görevleri üstlenmiş, siyasette etkin rollerde bulunmuş, yine bir dava insanı Kemal Çelik'i de Büyükşehir Belediye Başkanı yapmaya çalışacağız. Bugün çok mutluyuz, hele Manavgat'a bir girişimiz oldu ki, eğer bunları televizyonlar verir de, Alo kesintisine uğramazsa Antalya bizim.
Milliyet
Çocuk Geline 6 Bakan 
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Meclis'ten geçen ve bakanlığın görev yetkilerini düzenleyen torba kanunla ilgili bir basın toplantısı yaptı. Yeni düzenlemeyle muhtaç, engelli ve yaşlılara ihtiyaçları için verilen harçlığın kapsamının genişletildiğini söyleyen İslam, sadece bakanlığa bağlı kurumlarda kalanlara değil, Darülaceze'de ya da bakanlığın desteğini alan kurumlardaki engelli ve yaşlılara da harçlık desteği verileceğini belirtti. Bir hanede birden fazla engelli varsa birinciden sonraki engellinin gelir kriteri hesaplamasında iki kişi sayılacağını belirten İslam, böylece daha fazla engellinin yardım almasının mümkün olacağını söyledi. İslam, kendisi, eşi, birinci derecede yakını engelli olan memurların nakillerinin de kolaylaşacağı müjdesini verdi. Çoçuk gelinler sorununa da değinen İslam, bakanlığın iki aşamalı planını anlattı. Birinci aşamada yasaların caydırıcılığının sağlanacağını belirten İslam, ikinci aşamada amaçlarının bir bilinç oluşturmak olduğunu söyledi. İslam konuyla ilgili olarak 6 bakanlığın eşgüdüm içinde birlikte çalışacağını belirtti. İslam, bakanlığın yurtdışında teşkilatlar açacağını da söyledi.
Akşam
Ulusal Güvenligimizi Huzurumuzu Bozma 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Burdur'daki AK Parti mitinginde ses kayıtları, paralel yapı ve dershanelerin kapatılmasıyla ilgili önemli mesajlar verdi. Cumhuriyet tarihinin en önemli mitinglerini gerçekleştirdiklerini belirten Erdoğan, meydanı dolduran kalabalığa şunları söyledi: Bu adı paralel yapı olan virüs bizi birliğimizi bölmek için ortaya çıktı. Birliğiniz, beraberliğiniz, kardeşliğiniz, sizin yeniden büyük Türkiye anlayışınız, buna fırsat vermeyecek. 30 Mart'ta ya eski Türkiye ya da yeni Türkiye diyeceğiz. Onlar dedikodu üretecekler, montaj yapacaklar. CHP genel müdürünün bir kez daha tuzağa düşürüldüğünü gördük. Şimdi de okyanus ötesinden CHP'nin hocası, bu genel müdürün eline bir montaj ses kaydı verdi. Önceki rezaletlerden ders almayan genel müdür, şimdi de bu montajla işi idare etmeye çalışıyor. Çünkü bu senaryoda hocası bu görevi verdi. 'Sen belge sallayacaksın, biz buradan montaj yapacağız, sen gideceksin meydanlarda bizim montajları anlatacaksın' dedi. Ey hoca, eğer bir yanlışın yoksa, Pensilvanya'da durma. Vatanına gel. Siyaset yapacaksan çık meydanlara. Ama ülkeyi karıştırma, huzurunu bozma. Ulusal güvenliğimizi tehdide yönelik birçok provokatif eylemlerde bulunma. Şimdi hocayla CHP genel müdürü, el ele kol kola Türkiye'yi kaosa sürüklemenin gayretinde. Haliç'te yeni köprüyü açtık. CHP'nin adayı (Mustafa Sarıgül) çıkmış eski köprünün üzerinden 'Siluet bozuldu' diye gösteriyor. Sorsanız ona silueti anlamaz, takım elbise zanneder. Bunların hayatında eser yok. Bunlarda laf var, iftira var.
Akşam

SPOR 
Şampiyonlar Ligi'nde Chelsea ile 1-1 berabere kalarak tur umudunu Londra'ya taşıyan Galatasaray'da ikinci yarıda ortaya konan futbol konuşuluyor. İlk yarım saat tel tel dökülen temsilcimiz, soyunma odasında yaşananlardan sonra çabuk toparlandı. Sarı-Kırmızılılarda Teknik Direktör Roberto Mancini'ye yaptığı taktik değişiklikte bütün futbolcular yardımcı oldu. Chelsea'nin karşılaşmanın başında özellikle Hajroviç'in bulunduğu kanattan ekibimizin üstüne geldiğini gören İtalyan hoca, Drogba, Sneijder ve Melo gibi takımın etkili isimlerinden ikinci devre daha fazla inisiyatif almalarını istedi. Özellikle Drogba'nın ileride topla buluşamadığı konusundaki yakınmasını da dikkate alan başarılı çalıştırıcı, topun ileri uç elemanlarıyla daha fazla buluşturulması talimatını verdi. Devre arası gerçekleştirilen mini toplantıda deneyimli taktisyenin hata yapan oyuncularını da tatlı dille uyardığı öğrenildi. Sahaya sürdüğü ilk on bir tercihi konusunda açıklama yapan İtalyan çalıştırıcı, ilk 30 dakikada beklediği senaryonun gerçekleşmediğini ancak daha sonra yapılan oyuncu ve taktik değişikliklerle işlerin rayına girdiğini söyledi. Mancini'nin, "Bu maç bitti şimdi yeni bir kulvara lige motive olmalıyız. Hafta sonunda Rize'de zor bir maçımız var. İkinci yarıdaki oyunumuzu bu maça vermenizi istiyorum." dediği belirtildi. Cim Bom'un hocasının, Çaykur Rizespor maçı için farklı bir on biri sahaya sürmeyi düşündüğü ve İstanbul'da yapılacak son antrenman sonrası kararını vereceği kaydedildi. Dev sınavın ardından Sarı-Kırmızılı futbolcular da umutlu konuştu. Yıldız oyunculardan Selçuk İnan, Chelsea ile şanslarının eşit olduğunu ve Londra'da turu atlayan tarafın kendileri olacağını iddia etti. İnan, "İkinci yarıdaki oyunu rakip sahada oynarsak çeyrek fi nale kalabiliriz. Artık onlardan korkmuyoruz. Varımızı yoğumuzu ortaya koyup, tur atlamak istiyoruz. İnşallah turu geçen taraf biz oluruz." diye konuştu. Fildişi Sahilili Didier Drogba da rakiple 1-1 berabere kalınan sonucun kötü olmadığını belirterek, "Biz tabii ki ikinci maç için Londra'ya tatile gitmeyeceğiz. Oraya gezmeye gitmeyeceğiz. Turu atlayacağımıza inanıyorum." dedi.
Zaman
 
Kaybettiği G.Saray derbisini telafi etmek için Antalyaspor'u yenmek için sahaya çıkacak Beşiktaş'ta Gökhan Töre şoku yaşanıyor. Başarılı oyuncu sağ dizinden sakatlandı. Bugünkü maça yetişmesi zor. Bu hafta yapılan idmanların büyük kısmını kaçıran Oğuzhan ile iki hafta sahalardan uzak kalacak olan Fernandes'ten sonra bir kötü haber de Töre'den geldi. Dizinde ödem oluşan yıldız oyuncu, buna rağmen dünkü idmana sağlık ekibinin kontrolünde çıktı. Fakat milli futbolcunun bu akşam oynaması güç. Gökhan Töre için şartları sonuna kadar zorlayacak olan Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic'in Fernades ve Töre'nin yokluğunda Jermaine Jones'u sahaya sürmekten başka şansı kalmıyor. Ara transfer döneminde alınan ancak gelir gelmez idmanda sakatlanan ABD'linin bugün ilk 11'de sahaya çıkması büyük ihtimal. Schalke'den satın alma opisyonuyla sezon sonuna kadar kiralanan 32 yaşındaki Jones, böylece bugün ilk kez taraftarın karşısına çıkacak. Jones'a orta alanda Atiba, Veli ve son dakika bir sürpriz olmazsa Oğuzhan eşlik edecek. Töre'nin yokluğunda sağ açıkta Oğuzhan veya Atiba'nın oynaması bekleniyor.
Hürriyet
 
THY Euroleague TOP 16 E Grubu'ndaki temsilcimiz Anadolu Efes, İstanbul'a 7'de 7 ile gelen Barcelona'ya uzatmada 89-84 yenildi. Efes kader maçına çıkmıştı Barcelona karşısında. Ama maçın başındaki hava hiç öyle değildi. Barcelona ribauntlarda 12- 0 ile girdi maça, skoru 15-2'ye getirdi. İlk çeyrek 22-17 devre ise 38-26 konuk takımın üstünlüğüyle geçerken bir tek Kerem'in kenardan gelip sahada kaldığı 6 dakika oyunda gibiydi. Aggelou'nun neredeyse oyunun durduğu her pozisyonda değişiklik yapması da temsilcimizi ilk yarıda çok net şekilde frenledi. İlk yarıda 6 dakika oyunda kalıp, takımı biraz hareketlendirdi dedik ya, o Kerem Gönlüm ikinci yarının tamamında parkedeydi. O oyundayken enerjisi sürekli arttı temsilcimizin, Semih'in sakatlığı döneminde başvurulan iki 4 numaralı sistemle yapılan baskı, bir kez daha rakibin düzenini bozdu, hücumda da Gordon ile Planinic sorumluluk alınca maç ortaya geldi. 3. çeyreği de 53-48 geride bitiren Efes, 32. dakikada ilk kez öne geçti. Rüzgar artık temsilcimiz lehine dönmüştü, fark da 37. dakikada 7 sayıya yükseldi. Son dakikaya 4 sayı geride giren Barça, taktik faullere başladı, Savanovic iki kez 2'de 1 dönünce risk devam etti. Bitime 1.7 saniye kala anlamsı bir faulle onlar çizgiye geldi. Fark 3 olduğu için ikincisini kaçıracakları belliydi, Kerem 5 faulle çıkmıştı, Aggelou ribauntu alsın diye Semih'i ikinci yarıda ilk kez oyuna dahil etti. Ancak o daha sıçrayana kadar Dorsey topu içeriye tiplemişti, maç uzatmaya gitti. Maçı çeviren isim Kerem'in dışarıda olduğu uzatma ise herkesin tahmin ettiği gibi bitti.
Milliyet
 
Beşiktaş uzun süredir anlaşma zemini aradığı Hugo Almeida'da mutlu sona ulaştı. Futbol Şubesi Sorumlusu yönetici Ahmet Kavalcı ile Deniz Atalay, sözleşmesi bitecek olan Portekizli yıldızla yaptıkları görüşmede prensip anlaşmasına vardı. 3.5 sezondur Siyah-Beyazlı formayı giyen ve yıllık 2.5 milyon euro garanti para kazanan 30 yaşındaki golcü oyuncu 3 milyon euro üzerindeki yıllık talebinden vazgeçti. Beşiktaş'ın ilk etapta 2.7 milyon euro önerdiği Portekizli yıldızın, gelen 3.5 milyon euroluk teklifleri öne sürmesi üzerine yöneticiler fiyat artırdı. Siyah-Beyazlı forma altındaki en verimli sezonunu geçiren Almeida'ya yöneticilerin son olarak 2.9 milyon euro önerdiği ve "Burada el üstünde tutuluyorsun. Sana verdiğimiz değeri kimse vermez. Bu fırsatı kaçırma. Her zaman çok para aldığın yerde mutlu olamazsın" dediği ve kendisini ikna ettiği belirtildi. Almeida ile yıllığı 2.9 milyon eurodan 3 sezon için anlaşmaya varan iki yönetici, mukavelenin resmiyete dökülmesi için harekete geçti. Almeida'nın menajeri ve yönetim bir araya gelip kısa sürede sözleşmeyi hazırlayacak. Bu arada Almeida gibi sözleşmesi bitecek olan Fernandes'in ülkesinin ekibi Benfica ile temasta olduğu belirtildi. Matic'i Chelsea'ye veren Portekiz ekibinin Fernandes'i almak istediği bildirildi.
Star
 
G.Saray, 3 aydır titizlikle hazırlandığı Chelsea mücadelesinin ilk yarısında büyük bir hayal kırıklığı yaşatırken, ikinci devre adeta Avrupa Fatihi olduğunu hatırladı ve 1-1'i yakaladı. Hatta Selçuk İnan'ın direkten dönen topu, gol olsa, Alex Telles'in muhteşem füzesini Cech kurtarmasa 2 farklı galibiyet bile mümkündü. Ancak olmadı. Aslan, 18 Mart'taki rövanş öncesi en azından yenilmeyerek umutlandı. Ancak asıl nokta iki devre arasındaki siyah ile beyaz gibi farklı oynanan futboldu. Herkes Yekta'nın 32. dakikada oyuna girmesine bazı şeyleri bağlasa da devre arasında yaşananlar aslında G.Saray'ın ayağa kalkmasında önemli rol oynadı. Maçın başında Muslera hatasıyla dikkat çekerken yüksek tempolu oyunda Eboue 3 kez top kaptırdı. Hajrovic de gelen topları ezerken, Selçuk İnan ve Melo da otomatik olarak sağ kanada taktik gereği yüklendi. Bu nedenle G.Saray ağırlıklı olarak sağdan oynadı ve solu tamamen unuttu. Sneijder maçta kaybolurken Telles'in bireysel çabaları sadece dikkat çekti. Torres'in golüyle 1-0 geriye düşen Aslan'ın bu durumuna ise çare eski Chelsealı Drogba oldu. Maçta pek fazla üretken olamayan ve John Terry'nin markajında kaybolan Drogba, Mancini'ye şu istekte bulundu: Sinyör Mancini Hep sağdan oynuyoruz. Takımla konuşun, soldan oynayalım. Oyunu yayalım. Chelsea'nin sol tarafı daha zayıf. İvanoviç ağır ve üzerine gidelim. Sol ortalar da bizim işimize gelir" dedi. Drogba'nın bu sözlerini dinleyen Mancini, "Tamam" dedikten sonra taktik masaya yatırıldı.
Akşam
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme