1 Mart 2014 Cumartesi

01.03.2014 Genel Gündem



01.03.2014
GÜNDEM
Aym'den İade 
HSYK Kanunu'nun "yok sayılması" istemiyle yaptığı başvuru üç günde kanun "Resmi Gazete'de yayınlanmadığı" ve başvuru süresi başlamadığı için reddedilen CHP, dün sabah HSYK Kanunu'nun iptali istemiyle ikinci kez AYM'ye başvurdu. AYM, CHP'nin ikinci kez yaptığı başvuruyu hiç bekletmeden aynı gün saat 17.00'de incelemeye aldı. AYM ilk incelemesini jet hızıyla tamamladı ve dava dilekçesinde tespit edilen eksikliklerin tamamlanması üzere CHP'ye iadesine karar verdi. AYM heyeti, iptali istenen hükümlerin bazı fıkraları için gerekçe yazılırken, bazıları için yazılmadığını tespit etti. Heyet "eksik gerekçe" nedeniyle dava dilekçesini CHP'ye iade etti. CHP, dilekçeyi yenileyip pazartesi günü üçüncü kez AYM'ye başvuracak. AYM, iptal kararı verse de Adalet BAkanı Bozdağ tarafından HSYK'nın yönetimine atanan isimler etkilenmeyecek. CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, basın mensuplarına yaptığı açıklamada kanunun anayasaya aykırılığını şöyle anlattı: "Bu yasayla HSYK Adalet Bakanı'nın emrine verilmektedir. Bu, kuvvetler ayrılığı ilkesine çok açık bir şekilde aykırıdır. Mahkemelerin bağımsızlığı, hakimlerin teminatı ilkesine çok açık bir şekilde aykırıdır. Böylesi bir düzenleme Anayasa'nın 2. maddesinde yazılı olan hukuk devleti ilkesine aykırıdır. Çünkü hukuk devletinde idarenin her türlü eylem ve işlemi yargı denetimine tabidir. Kanun zoruyla kamu görevlileri görevlerinden alınırsa bunların bu işleme karşı idari yargıda dava açma hakları ellerinden alınmış olur. Açıkça yargı denetimini yok etmeyi hedefleyen bu düzenleme hukuk devleti ilkesine, idarenin her türlü eylem ve işleminin yargı denetimine tabii olacağı ilkesine ve herkesin hakkını arayabileceği yargı önünde hak arama özgürlüğüne aykırı bir düzenlemedir."
Hürriyet


Sayılı Gün Çabuk Geçti 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında tutuklu bulunan eski İçişleri Bakanı Muammer Güler'in oğlu Barış Güler, eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın oğlu Salih Kaan Çağlayan ve işadamı Reza Zarrab'ın da aralarında bulunduğu 5 kişi dün tahliye edildi. Tahliye kararını veren Hakim İslam Çiçek, "şüphelilere atılı suç vasıflarının şüpheliler lehine değişme ihtimalinin olduğu, bu durumda tutuklu kalmalarının mağduriyetlerine sebebiyet vereceğinden" tahliyelerine karar verdi. Son tahliyelerle soruşturma kapsamında tutuklu kalmadı. Yaklaşık 2 yıllık teknik ve fiziki takip sonucunda 17 Aralık 2013 sabahı gerçekleştirilen operasyonda 3 ayrı soruşturma kapsamında aralarında işadamları, bürokratlar ve bakan çocuklarının da bulunduğu toplam 94 kişi gözaltına alınmış, aralarında eski İçişleri Bakanı Muammer Güler'in oğlu Barış Güler, eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın oğlu Kaan Çağlayan, Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan ve işadamı Reza Zarrab'ın da aralarında bulunduğu 24 kişi tutuklanmıştı. 25 Aralık'ta Terörle Mücadele Kanunu'nun 10. maddesiyle görevli Cumhuriyet Savcısı Muammer Akkaş'ın yeni bir operasyon girişiminin ardından HSYK kararıyla başta 17 Aralık soruşturmasının koordinatörü olan Başsavcıvekili Zekeriya Öz, 17 Aralık soruşturmasını yürüten Savcı Celal Kara olmak üzere birçok savcının görev yeri değişmişti. İstanbul Emniyeti'nde de deprem yaşanmış, İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın görevden alınmış ve yerine Selami Altınok getirilmişti. Şube müdürlüklerinde de çok sayıda polisin görev yeri değiştirilmiş, yeni atamalar yapılmıştı.
Milliyet
 
'Adı Konulmamış Darbe Yaşanıyor' 
Kütahya Bağımsız Milletvekili İdris Bal, Ak Parti'den ayrılan bağımsız milletvekillerinin kaleme aldığı 'demokrasi bildirisi'ni açıkladı. Bal, darbenin sadece silahla, tankla yapılmadığını söyleyerek "Bu aslında adı konulmamış bir darbedir" dedi. Bal, dün Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, bağımsız milletvekilleri Ertuğrul Günay, Erdal Kalkan, Haluk Özdalga, Hakan Şükür ve Hasan Hami Yıldırım adına hazırladığı "demokrasi bildirisini" okudu. Bal, darbenin sadece silahla, tankla yapılmadığını; yürütmenin yasamadaki çoğunluğunu da arkasına alarak yargıyı kontrol ettiğini ileri sürerek, "Bu aslında adı konulmamış bir darbedir" diye konuştu. Bal, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ü de 'üzerine düşen görevi yerine getirmemekle' suçlayan Bal'ın açıkladığı bildiride şu ifadeler yer aldı: "Siyasetçilerin kişisel hırsları ve kariyerleri için devlet sistemi bozulmamalıdır. Siyasal ahlak montaj argümanlarıyla harcanacak kadar değersiz değildir. Din, tarih, laiklik gibi her türlü tabu üzerinden siyaset yapılması sona ermek mecburiyetindedir. Siyaset projeler üzerinden yapılmalıdır. Partiler çatışma yerine iş birliği yapmalı ve çatışmaya son vermelidir. Siyasete servetine servet katmak için girilmemelidir. Türk siyasetinde demokrat, özgür, ilkelere kendini adamış insanlar yer almalıdır. Dış politikamız kazan kazan yöntemine geri dönmelidir. Yolsuzluğa giden her yol kapanmalıdır. Siyasi hırs için devletin DNA'sı ile oynanmamalıdır. Şu an demokratlık sınavından geçiyoruz. Şu an yargıya da polise de medyaya da baskı var. Bu dönemden sonra bu baskıların hesabının verileceğini unutmamalılar."
Milliyet

Kara Çalma Çabaları Boşa 
Paralel yapının 17 Aralık tezgahından sonra internete servis edilen ses kayıtları ile başlattığı kara propaganda kapsamında asılsız iddialarda bulunanlara Türk Medya Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak'tan yanıt geldi. Sancak kayıtları çarpıtarak haber yapan kuruluşlar hakkında suç duyurusunda bulunacağını belirterek su açıklamayı yaptı: "Bu röntgenciler bos durmuyor. Herkese kara çalmak için olmadık tezgahlar pesindeler. Hayasızca bir şekilde 2 arkadaşımla yaptığım sohbeti, özel bir görüşmeyi dinlemişler. Bir biçimde bunu da kara çalmakta kullanmaya çalışıyorlar. Konumum belli, beni bütün toplum biliyor. Neyi ne için yaptığımı herkes biliyor. Saklı gizli hiçbir şeyim yok. Kendi emeklerimle biriktirdiğim bir maddi varlığı ülkenin idealleri ve geleceği için harcamaya karar verdiğimi kaç zamandır söylüyordum. Yazılı ve görsel medyaya sayfa sayfa saatlerce süren demeçlerim oldu. Medya grubunu satın aldığım zaman da bu aleni ve açıktı. Çok şeffaf bir şekilde eski sahibinden gönül rızasıyla el sıkışarak ve paramı ödeyerek aldım. İdeallerim için tamamen basın yayın ilkelerine sadık kalarak bir yayın çizgisi izliyoruz. Dolayısıyla bu kara çalmalar boşadır. Zaten hedeflenen ben değilim, benim tanıdığım, mensubu olduğum ve savunduğum prensip ve ilkelerdir. Bunlar da yeni Türkiye'ye dair fikirler ve ideallerdir. Bu yeni Türkiye fikir ve ideallerinin bir parçası olmaya çalıştığım için belli ki haramzadelerin arkasındaki güçleri rahatsız ediyorum ve bana kara çalmaya çalışıyorlar. "
Akşam
 
O Gece Ali İsmail Gibi 21 Kişi Daha Dövülmüş 
Eskişehir'deki Gezi eylemleri sırasında üniversite öğrencisi Ali İsmail Korkmaz'ın dövüldüğü saatlerde, şehrin birçok noktasında 'polis terörü' yaşandığı ortaya çıktı. 21 genç daha o gece polislerce dövüldükleri, sürüklendikleri, coplandıkları ve copla taciz edildikleri iddiasıyla şikâyetçi oldu. Bu gençler arasında, Gezi Parkı eylemine katılmadığı halde yediği dayak nedeniyle kafatası kırılan, beyin kanaması geçiren Gürcü öğrenci Akaki Avaliani de var. Avaliani, kafatasında göçme olduğu ve beyin kanaması geçirdiği saptanınca ameliyata alındı. Sağ kolu felç olan Avaliani henüz hastanedeyken, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet, memura direnme, kamu malına zarar, mala zarar ve hakaret suçlarından şüpheli sıfatıyla dinlendi. 'Kasten öldürme ve yaralama' iddiasıyla haklarında soruşturma açılan polisler aradan sekiz ay geçmesine rağmen belirlenemedi. Avaliani'nin dövüldüğü noktaya bakan bir güvenlik kamerasının teslim alınması görevi, Ali İsmail Korkmaz'ın görüntülerini sildiği öne sürülen bilirkişiye verildi.
Radikal
 
EKONOMİ 
ABD Doları                2, 1800               2, 2400
1 Euro                        3, 0105               3, 0933
İsviçre Frangı            2, 4749               2, 5430        
İngiliz Sterlini           3, 6513               3, 7518

Facebook Ve Google, Servis Araçları İçin Türkiye'yi Seçti 
Sabancı Holding, 2014 yılı sanayi sektörü hedefl erini açıkladı. Sabancı Holding Sanayi Grubu'nun 2013 yılı cirosunun 5,5 milyar lirayı aşmasının beklendiğini, 2014'te ise 6,5 milyar liranın üzerinde ciro hedefl ediğini belirten Sabancı Holding Sanayi Grup Başkanı Mehmet Pekarun, 2013'te yaklaşık 200 milyon liralık yatırım yapan Sanayi Grubu'nun 2014 yılı için 500 milyon liralık yatırım planladığını kaydetti. Sanayi grubunun satışlarının yüzde 50'ye yakınını yurtdışının oluşturduğunu dile getiren Pekarun, bütün grup şirketlerinde kurumsal girişimcilik üzerinde durduklarını ve hedef pazarını büyüterek yeni işlere girebileceklerini söyledi. Grubun iştiraklerinden olan Temsa Otobüs'ün ise geçen yıl 9 ürün lansmanı yaptığını anlatan Pekarun, bu yeni ürünlerinin birinin kendilerine yeni bir pazar açtığını ifade etti. Pekarun, bu sayede Amerika'da 4-5 sene önce sıfır olan cirolarının şu anda yüzde 20'sini Amerika'dan yaptıklarını dile getirdi. Toplam 412 adet Temsa otobüsünün ABD yollarında bulunduğunu ve burada yüzde 7 pazar payı elde ettiklerini aktaran Pekarun, "Facebook ve Google'ın çalışanlarının servisi Temsa otobüsleriyle yapılıyor. Amerika'da pazar payımız her geçen gün artıyor. 2014'te de ABD pazarına 60 milyon dolarlık ihracat hedefl iyoruz." dedi.
Zaman
 
Kayıp Kimlikle Şirket Kurulamayacak 
Merkezi Sicil Kayıt Sistemi'nde (MERSİS), ticaret sicili kayıtları ile tescil ve ilan edilmesi gereken içeriklerin düzenli olarak depolandığı ve elektronik ortamda sunuluyor. Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, MERSİS ile 238 adet ticaret sicili müdürlüğünün tamamında veri aktarım ve yaygınlaştırma çalışmalarının tamamlandığını ve bu ticaret sicili müdürlüklerinde MERSİS üzerinden hizmet verilmeye başlandığını belirtti. Kaybolan ya da çalınan nüfus cüzdanı, ehliyet ve pasaport ile şirket kuruluşu yapılamayacağını söyleyen Yazıcı, artık gerçek ve tüzel kişilerin ticaret siciline ilişkin tüm işlemlerini bu sistem üzerinden yapacağını söyledi. MERSİS ile vatandaşların kaybolan ya da çalınan nüfus cüzdanı, ehliyet ve pasaport ile şirket kuruluşu yapılamayacağını belirten Yazıcı şunları söyledi: "Maalesef bugüne kadar başkalarının kimlik bilgilerini çeşitli yollarla ele geçiren kimseler, haberleri olmadan onların adına şirket veya ticari işletme kurmaktaydı. Vatandaşlarımız ise bu durumu öğrendiklerinde bu şirketin ya da ticari işletmenin kendisine ait olmadığını kanıtlamak için yasal yollara başvurmakta, ancak uzun süren dava süreçleri sonuçlanıncaya kadar birçok mağduriyet yaşanmaktaydı. Fakat artık vatandaşlarımızın ticaret sicili müdürlüklerimize bir dilekçe ve kimlik bilgileri ile müracaat ederek nüfus cüzdanı, ehliyet ya da pasaportunun kaybolduğunu ya da çalındığını bildirmeleri durumunda, TC kimlik numarası ve adı-soyadı bilgileri MERSİS'teki kısıtlılar listesine dahil edilecek. Bu listede kaydı olduğu sürece onlar adına yeni bir şirket ya da ticari işletme kuruluşu işlemi gerçekleştirilemeyecek. Ancak kendisinin yeni bir dilekçe ile talep etmesi durumunda kaydı bu listeden çıkarılarak şirket ya da ticari işletme kuruluş işlemi yapılabilecek. Böylece, MERSİS kapsamındaki bu yeni uygulamayla, kaybolan ya da çalınan nüfus cüzdanı, ehliyet ve pasaport ile şirket kurulması nedeniyle bugüne kadar yaşanan sıkıntılar tamamen giderilmiş olacaktır."
Zaman
 
Tek Talip Katarlı 
Türkiye'nin uzun menzilli hava savunma füze sistemi ihalesinde Fransa'dan sürpriz bir hamle geldi. Türkiye'nin ihalesine 2.sıradan giren Avrupa ortaklığından Fransız MDBA firması CEO'su Antoine Bouiver füze ihalesini istediklerini ve Türkiye'de kurulacak füze savunma sistemi için ortak üretim düşündüklerini söyledi. Bouiver, "Bu proje Avrupa için çok önemli. Radardan, iletişim araçlarına kadar füze savunma sisteminin Türkiye'yle ortak üretimi için yeni bir program belirledik" dedi. Bouiver, Türkiye- Fransa Sanayi Günü'nde bir grup savunma muhabirine açıklamada bulunarak ihalesinde fiyat indirimine gidileceğinin sinyallerini de verdi. Türkiye, uzun menzilli hava savunma füzesi ihalesinde yeni teklifler için süreyi 31 Nisan'a kadar uzatmıştı. Füze ihalesinde Çin ile "sözleşme görüşmelerine başlama" kararı alan Türkiye, 31 Ocak'a kadar beklediği yeni teklif verme süresini 3 ay daha uzattı. Savunma Sanayi Müsteşarlığı, füze ihalesinde ABD'li Patriot ve Avrupalı Euro-sam SAMP/T füzeleri için görüşmeleri sürdürecek. Çin ile füze görüşmelerini bitirmek için ABD ve Avrupa'dan daha tatmin edici teklifler bekleniyor. Çin firmasının 3.4 milyarlık teklif verdiği ihalede, ABD'li Patriot ve Fransa-İtalya ortaklığı Euro- Sam füzeleri için 4 milyar doların altına inmemiş ve ortak üretim ve teknoloji transferine de yanaşmamıştı. Bu sefer ABD'nin de Patriotlar için Çin'in verdiği fiyatın daha da aşağısında bir teklif vermesi bekleniyor. İkincil halka arzına aracılık etmesi için teklif götürdüğü Merrill Lynch'ten Aselsan'a şok bir yanıt gelmişti. Teklifi bir mektupla reddeden kuruluş, gerekçe olarak Türkiye'nin kara listedeki bir Çin firmasını seçmesini gösterdi. Merrill Lynch, "Bu firma ile ortak iş olasılığınız var, biz yokuz" demişti.
Hürriyet
 
Dış Ticarette Ab'ye Dönüş 
2013 yılının sonunda ithalattaki yükselişle birlikte 9.9 milyar doları bulan dış ticaret açığı (ihracat ile ithalat arasındaki fark) 2014'ün ilk ayı olan ocakta 6.8 milyar dolar seviyesine geriledi. Açıkta yaşanan düşüş analist cephesinde önemli gerileme olarak görülürken bunun sebepleri arasında ekonomideki yavaşlama ve ihracatta yaşanan hareketlilik sıralanıyor. 2014'ün ocak ayında ihracak bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8.6 artarak 12.5 milyar doları yakalarken, ithalat yüzde 2.6'lık artışla 19.3 milyar dolar oldu. Dış ticarette yaşanan düşüşte altın ticaretinin etkisinin alzalması da önemli rol oynadı. Avrupa Birliği'nin (AB) ihracattaki payı bir önceki yılki yüzde 42.1 seviyesinden yukarı çıkarak yüzde 44'e yükseldi. AB'ye yapılan ihracat, aynı aylar karşılaştırıldığında yüzde 13.7'lük artışla 5.5 milyar dolara ulaştı. Almanya 1.3 milyar dolarla ocakta en fazla ihracat yapılan ülke oldu. Almanya'yı 1 milyar dolarla Irak, 783 milyon dolarla İngiltere izledi. İthalatta ilk sırayı Rusya alırken, bu ülkeyi Çin ve Almanya takip etti. Halk Yatırım notunda, "İhracattaki iyileşmeye detaylı bir bakışta, Avrupa'nın borç kriziyle MENA (Ortadoğu ve Kuzey Afrika) bölgesine yönelik oluşturulan ihracat çeşitlendirmesinin, Avrupa'daki toparlanma işaretleriyle birlikte tekrar ana ihracat ortağımıza yöneldiğini görüyoruz. Nitekim Ocak ayında AB'nin payı yüzde 44 seviyesine yükselirken, MENA bölgesinin payının yüzde 22.2 seviyesine geriliyor" denildi. Analistler, AB'deki ekonomik canlamanın yanı sıra TL'deki değer kaybı, faizdeki yükselişle birlikte dış ticaret açığındaki iyileşmenin önümüzdeki aylarda devam etmesini bekliyor.
Milliyet
 
İş Adamına Vakit Ve Nakit Tasarrufu 
İş adamlarının ithalat yaparken vakit kaybetmesine yol açan işlemler azaltılacak. İş adamlarına müjde veren Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, mevcut sistemde ithalat sırasında ÖTV uygulanmayan akaryakıt ve türevleri için alınan teminat ve ithal edilen mal bilgilerini içeren formların elektronik ortama taşınacağını söyledi. Böylece iş adamının 'vakit ve nakit' tasarrufu sağlayacağını söyleyen Şimşek, "Yapacağımız değişiklikle akaryakıtlar ile yalnızca antrepo ve transit rejimleri kapsamındaki türev ürünleri ithal edenler, birden fazla ithalat işlemini kapsayacak şekilde teminat da verebilecekler" dedi. Bakan Şimşek, bu şekilde birden fazla ithalat işlemi için verilen teminatın, çözülme aşamasına geldiğinde yeni ithalat işlemlerinde de kullanılabileceğini bildirdi. Şimşek, sözlerini şöyle tamamladı: "Söz konusu mallar için mevcut sistemde 2 lira teminat verilirken, teminatın 1 liraya düşürülmesi anlamına geliyor. Sonuç olarak, bu değişikliklerle idari işlemler için geçen süreler kısalacak, iş yükü hafifleyecek ve sanayicilerimizin finansman maliyetleri azalacak."
Türkiye
 
Tanap 21 İle İş Kapısı Olacak 
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi'nin (TANAP) önemli bir değişiklik olmazsa Ardahan, Kars, Erzurum, Erzincan, Bayburt, Gümüşhane, Giresun, Sivas, Yozgat, Kırşehir, Kırıkkale, Ankara, Eskişehir, Bilecik, Kütahya, Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli illerinden geçeceğini açıkladı. Yıldız "Bu saydığım illerde inşallah önümüzdeki yıllarda, 2015'ten itibaren de ciddi bir şantiye faaliyetini görmüş olacağız" diye konuştu. TANAP'ın bu illerdeki istihdamı çok ciddi oranda destekleyeceğini dile getiren Yıldız, proje kapsamında yaklaşık 5 bin kişinin istihdam edileceğini söyledi. Üretim alanlarına yatırımın 4 yılda 30 milyar dolara yakın olacağına dikkati çeken Yıldız, İtalya'nın sonuna kadar gidecek bu boru hattı için toplamda 45 milyar dolarlık yatırım yapılacağını bildirdi. Yıldız "1800 kilometrelik bu hatta boruların yerli imalatla yapılmasını son derece önemsiyoruz. Çünkü bunların geçeceği illerdeki istihdamı ve birçok inşaat alanını inşallah oluşturmuş olacağız" dedi. Yıldız, şunları söyledi: "Eskişehir ve Trakya bölgelerine çıkış yapacağımız TANAP boru hattında, iki tane şapkamız var: Bir taşıyıcı, iki tüketici. Tüketim noktalarında sattığımız, BOTAŞ'tan kâr elde edeceğimiz yapı, aynı zamanda TANAP'ın ortakları olarak da bulunacağız. Buradaki hissemizi yüzde 30'lara çıkartacağımızı söylemiştik. Bununla alakalı hissedarlık devir sözleşmesini mart ayı sonuna, nisan ayı ortalarına kadar tamamlamayı düşünüyoruz."
Star
 
Talep Kesildi Açık Düştü 
İç talepteki daralma dış ticaret açığına yaradı. Dış ticaret açığı Aralık 2013'te yüzde 16,7 olan ithalat artışının Ocak 2014'te yüzde 2,6'ya gerilemesinin de katkısıyla geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,8 azaldı ve 6.8 milyar dolar oldu. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre ihracat Ocak 2014'te yüzde 8,6 arttı ve 12,5 milyar dolara yükseldi. İthalat ise yüzde 2,6'lık artışla 19.3 milyar dolara çıktı. Tüketicilerin kurdaki yükseliş, yeni yıl öncesi olası vergi değişikliklerinden etkilenmemek ve bazı harcamalara getirilen taksit sınırlaması öncesi erkene çekilmiş ithal ürün talebi Aralık ayında ithalatta sert bir artış yaratmıştı. Akbank Ekonomik Araştırmalar tarafından yayımlanan notta, ithalattaki artış hızının iç talebin yavaşlamasıyla düştüğü belirtilerek, "2013 genelinde ortalamada yüzde 5.6 olan ithalat artışı, yılın son çeyreğinde yüzde 3.6'ya gerilemişti. Nitekim, tüketime yönelik diğer veriler de özellikle tüketim harcamalarının ivme kaybettiğine işaret ediyor" denildi. Akbank notunda tüketici güven endeksinin Şubat'ta son dört yılın en düşük seviyesine gerilediği hatırlatılırken, Ocak ayında otomobil satışlarının gerilediği ve tüketici kredilerinde kademeli yavaşlama eğilimi yaşandığına da vurgu yapıldı. Not şöyle devam etti: "Buna karşın euro bölgesindeki toparlanma ve TL'deki değer kaybı ihracata destek olmaya devam ederek, ekonomideki yeniden dengelenme sürecine özellikle 2014'ün ikinci yarısında katkıda bulunacak." İhracatın ithalatı karşılama oranı 2013 Ocak ayındaki yüzde 61.1'den 2014 Ocak itibarıyla yüzde 64.7'ye yükseldi. Altın ihracatı Ocak'ta yüzde 22.1 azalışla 538 milyon dolar, ithalat ise yüzde 41.3 azalışla 453 milyon dolara indi. Enerji ithalatı ise Ocak'ta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6.2 artarak 4.9 milyar dolar oldu. Verilere göre Avrupa Birliği'nin (AB-28) ihracattaki payı 2013 yılı Ocak ayındaki yüzde 42.1 seviyesinden 2014 Ocak ayında yüzde 44'e yükseldi. AB'ye yapılan ihracat, 2013 yılının aynı ayına göre yüzde 13.7 artarak 5.5 milyar dolar olarak gerçekleşti. Verilere göre yüksek teknolojili ürünlerin ihracattaki payı yüzde 2.7 olurken, yüksek teknolojili ürünlerin ithalattaki payı yüzde 10.1 oldu.
Radikal
 
DÜNYA 
El Kaide, Suriye'de Enerji Zengini Rakka'ya Çekildi 
Terör örgütü El Kaide bağlantılı Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) militanları Kilis Öncüpınar Sınır Kapısı karşısında bulunan Suriye'nin Azzez ve Çobanbeyli kasabalarından çekildi. Örgütün çekilme kararı, Nusra ve İslam Cephesi birliklerinin IŞİD'e bunun için 5 günlük mühlet tanımasının ardından geldi. Örgüt bu iki kasabayla birlikte Minneg askeri havaalanındaki militanlarını da El Bab ve Rakka'ya çekti. Cerablus'tan da çekilme hazırlıkları yaptığı öğrenildi. IŞİD'den boşalan yerlere de Nusra ve muhalif gruplar yerleşti. IŞİD'in Suriye'deki tüm faaliyetleri için bir merkez olarak kullandığı Irak sınırına yakın Rakka kenti, işlenebilir petrol, doğalgaz ve bol miktarda su kaynaklarıyla biliniyor. Örgütün özellikle petrol ticaretinden elde ettiği gelirle günlük kazancının milyonlarca doları bulduğu belirtiliyor.
Zaman
 
Myanmar, Müslümanlara Yardım Eden Sınır Tanımayan Doktorlar'ı Sınır Dışı Etti 
Güneydoğu Asya ülkesi Myanmar'da hükümet, ülkede azınlık durumunda bulunan Arakan Müslümanlarının yaralarını sarmaya çalışan uluslararası yardım örgütü Sınır Tanımayan Doktorlar'ın ülkeyi terk etmesini istedi. Ülke basınına konuşan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Ye Htut, Paris merkezli grubun ülkedeki izninin dolduğunu ve yenilenmeyeceğini bildirdi. Ülkedeki Arakan Müslümanları Bengalli olarak niteleyen Htut, kararın gerekçesinin "yardım kuruluşunun Bengallileri işe alması ve şeffafl ık sorunlarının" olduğu şeklinde savundu. Htut, geçen ay ülkenin kuzeyinde düzenlenen bir saldırıdan da Nobel ödüllü yardım kuruluşunu sorumlu tutarken, "Ülkedeki varlıkları faydadan çok zarar getiren bu örgütle ilgili kesin bir karar almamız gerekiyor." şeklinde konuştu. Birleşmiş Milletler (BM), söz konusu saldırıda Arakanlı 40 Müslüman'ın hayatını kaybettiğini açıklarken, hükümet yetkilileri sadece bir polisin öldürüldüğünü iddia etmişti. Üst düzey yetkili, örgütün herhangi bir yardım faaliyeti veya tedavi gerçekleştirmediğini iddia ederek, ülkedeki operasyonlarını durdurma emrinin kendilerine ulaştırıldığını söyledi. Gazetelerin sorunlarına cevap vermeyi reddeden yardım kuruluşunun ülkedeki faaliyetlerini devam ettirebilmek için resmi makamlarla müzakere ettiği öğrenildi. Yakın zamanda 50 yıllık askerî yönetimin elinden kurtulan 60 milyonluk ülkede, Müslümanlar nüfusun yalnızca yüzde 4'lük bir kesimini teşkil ediyor. Hükümet ise çoğunluk durumunda olan Budistler tarafından sık sık saldırılara maruz kalan Müslümanların can ve mal güvenliği için yeterince tedbir almaması nedeniyle uluslararası toplum tarafından sık sık eleştirilere maruz kalıyor. 2012 yılının Haziran ayında iki etnik grup arasında patlak veren gerilim sonucunda 280'e yakın Müslüman hayatını kaybetmiş, çoğu Müslüman olmak üzere on binlerce kişi de yurtlarını terk etmek zorunda kalmışlardı. Ayrıca aralarında Budist rahiplerin de bulunduğu eli sopalı gruplar bazı camileri kundaklamıştı. Vahşetin patlak vermesi üzerine Sınır Tanımayan Doktorlar ülkede kurdukları 15 kampla mağdur olan halkın yardımına koşmaya çalışıyordu. Müslüman olmayan nüfusun kontrolündeki hastanelerin nefret suçu ve vahşetle karşı karşıya kalan Arakanlılar için tehlikeli olacağı gerekçesiyle tedaviler kamplara taşınabilen tıbbi malzemeyle ve sınırlı imkânlarla yapılıyordu.
Zaman
 
Aihm: Almanya'daki Deniz Feneri Davası Usule Uygun.. 
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Deniz Feneri davasıyla ilgili Almanya'yı şikâyet eden Kanal 7'nin kurucusu Zekeriya Karaman'ı haksız buldu. Karaman, Almanya'da görülen davada yargılanan kişi olmasına rağmen "nitelikli dolandırıcılık örgütü lideri" şeklinde gösterildiği gerekçesiyle AİHM'ye başvurmuştu. Strasbourg Mahkemesi, Alman mahkemelerinin kararını masumiyet karinesi ilkesine aykırı bulmadı. Gerekçeli kararda, Frankfurt Eyalet Mahkemesi'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin adil yargılanma hakkını koruyan 6. maddesiyle uyumlu hareket ettiği kaydedildi. Alman mahkemelerinin kararında Zekeriya Karaman'ın adının da kullanılmasının "Deniz Feneri davasının Türkiye bağlantılarını göstermek açısından kaçınılmaz" olduğu vurgulandı. Mahkemenin, yargılanan kişilerin bağışları ne şekilde kötüye kullandığını karara bağlamak için Türkiye'de kimden emir aldıklarını belirtmesi gerekiyordu. Bu bağlamda, Alman mahkemesi Zekeriya Karaman da dahil olmak üzere Türkiye'deki sahne arkasındaki kişilerin somut rolünü isim vermeden belirtemezdi." denildi. Frankfurt Eyalet Mahkemesi, 17 Eylül 2008'de sonuçlanan Deniz Feneri davasında Almanya'da insani yardım amacıyla 5 yılda 20 bin kişiden toplanan 41 milyon Euro bağışla ilgili yolsuzluk yapıldığına hükmetmişti. Türkiye'ye gönderilen 17 milyon Euro'nun sadece 8 milyon Euro'luk kısmının Türkiye Deniz Feneri'ne ulaştığı, geriye kalan miktarın nerede kullanıldığının tespit edilemediğini kaydetmişti. Alman mahkemesi, Mehmet Gürhan, Mehmet Taşkan ve Firdevsi Ermiş'i 1 ile 5 yıl arasında değişen hapis cezalarına mahkûm ederken, Gürhan'ın ifadelerine dayanarak Türkiye'de Zekeriya Karaman'ın karar verici isimlerden biri olduğunu belirtmişti. Karaman'ın da yargılanan isimler arasında olduğu Deniz Feneri'yle ilgili ikinci bir dava Almanya'da devam ediyor. Karaman'ın AİHM kararına karşı olası bir itiraz için üç aylık süresi bulunuyor.
Zaman
 
Barış Müzakereleri Rum Hükümetini Düşürdü 
Kıbrıs Rum yönetiminde koalisyonun küçük ortağı Mr. No lakaplı müteveffa lider Tasos Papadopulos'un oğlu Nikolas, Türklerle müzakerelere başladığı gerekçesiyle Rum lider Nikos Anastasiadis'e mecliste darbe vurup hükümeti dağıttı. Geçen hafta hükümetten çekilme tehdidinde bulunan Nikolas Papadopulos liderliğindeki aşırı milliyetçi DİKO partisi, sendikaların özelleştirme karşıtı protesto eylemlerini fırsat bilerek ve önceki akşam Meclis'te muhalefetle işbirliği yaparak hayati öneme sahip özelleştirme yasasını reddetti. AB'nin 10 milyar Euro'luk kredi dilimleri için şart koştuğu yasa kadük kalınca, nisan ayındaki memur maaşları da tehlikeye düştü. Papadopulos, hükümet içindeki 4 bakanına da 'istifa edin' talimatı verdi. 11 bakandan oluşan Rum hükümetinde DİKO dışındaki 7 bakan da Rum lidere revizyon imkanı tanımak için istifa etti.
Hürriyet
 
Güney Kıbrıs'ta Bakanlar İstifa Etti 
Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis'in, başlayan görüşmelere zemin kabul edilen "ortak açıklamada" Türk tarafına taviz verdiğini savunan Demokrat Parti'nin (DİKO) Demokratik Seferberlik Partisi (DİSİ) ile kurduğu koalisyondan ayrılmasının ardından, Ada'nın güneyinde hem siyasi ve hem de ekonomik kriz patlak verdi. Avrupa Komisyonu, Avrupa Merkez Bankası ve IMF'nin (Troyka) 10 milyar euroluk kurtarma anlaşmasının en önemli şartlarından biri olan özelleştirme yasası, DİKO 'ret' oyu verince Temsilciler Meclisi'nde kabul edilmedi. Bunun üzerine Bakanlar Kurulu, Anastasiadis'in acil çağrısı üzerine dün sabah toplandı. Yasanın meclisten geçmemesine sinirlenen Rum lider, bakanlara sert eleştirilerde bulundu. Koalisyondan ayrılan DİKO'nun bakanlarının istifalarını kurula sunmasının ardından diğer bakanlar da istifa etme kararı aldı. Bakanlar Kurulu'nun istifası karşısında sakin bir tavır sergileyen Anastasiadis, "Mücadeleden vazgeçmeyeceğini, kararlıkla istikrar için yoluna devam edeceğini" söyledi. Anastasiadis, Bakanlar Kurulu'ndan 15 gün görevde kalmalarını rica etti. Özelleştirme yasası kavgası önceki gün sokaklara taştı. Meclis önüne yığılan binlerce Rum, yasaya karşı eylem yaptı. Troyka, Telekomünikasyon Dairesi, Kıbrıs Rum Elektrik Kurumu ve Limanlar İdaresi'nin özelleştirilmesini istiyor. Troyka'nın yardımı kesmesi durumunda memur maaşlarının ödenmemesi krizinin kapıda olduğu belirtiliyor. Rum hükümeti dün akşam üzeri meclise yeni özelleştirme yasası sundu.
Milliyet
 
İsrail Kudüs'ü Kuşattı 
İsrail güvenlik güçlerinin, 50 yaşın altındaki Müslümanların Mescid-i Aksa'ya girişine izin vermemesi nedeniyle yüzlerce Filistinli Cuma namazını Mescid-i Aksa'da kılamadı. Mescid-i Aksa'ya girişine engel olunan yüzlerce Filistinli genç, Eski Kudüs'ün surları dışındaki sokaklarda ve polis barikatlarının arkasında Cuma namazı kıldı. Müslümanlarla dolan Kudüs'ün mahallelerindeki pek çok camide verilen hutbelerde "İsrail'in Mescid-i Aksa üzerinde egemenlik oluşturma planlarından" bahsedildi. İsrail, Cuma namazı öncesinde bölgeye yüzlerce güvenlik görevlisi sevk etmiş, Kudüs Eski Şehir kapıları önünde konuşlanan askerler bölgeyi adeta askeri kışlaya döndürmüştü. Eski Kudüs'e giden yolları demir bariyerlerle çeviren İsrail askerleri, namaz kılmaya gelen Filistinlilerin tümünü kimlik kontrolünden geçirdiği ve pek çok gencin girişine ise izin verilmediği gözlendi. İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada, "Kudüs'e, sadece giriş belgesi olan kadınların ve yine giriş belgesi olan 50 yaşın üstündeki erkeklerin girişine izin verilecektir. Bu nedenle Kudüs'e giriş noktalarında şiddetli sınırlama uygulanacaktır" denilmişti. Cuma namazı sırasında Mescid-i Aksa semalarında İsrail helikopterinin uçuş yaptığı gözlendi. Hafta başında İsrail parlamentosu Knesset'te, Mescid-i Aksa'nın İsrail hakimiyetine alınmasını görüşmek üzere bir oturum düzenlenmesine karar verilmiş ancak 1924'ten beri Kudüs'te bulunan Müslüman ve Hristiyanlara ait mabetlerin yönetimi ve muhafızlığı görevini yürüten Ürdün'ün memnuniyetsizliği nedeniyle iptal edildiği açıklanmıştı. Ürdün Parlamentosu da, İsrail'in bu yönde bir karar alması durumunda İsrail ile 1992 yılında imzalanan barış anlaşmasını fesh etme ve İsrail Büyükelçisi'ni sınırdışı etme kararı almıştı.
Star
 
Faşistler Gelmesin Diye İşgal 
Ukrayna'nın özerk bölgesi Kırım'da yerel parlamento ve hükümet binasının işgal edilmesinin ardından kendilerini 'Rus Kazakları halk savunma güçleri' olarak tanıtan silahlı kişiler Sivastopol'daki Belbek Hava Üssü ile Akmescit (Simferopol) Havaalanı'nı bastı. Önceki gece önce 100 kişilik bir grup, ardından 119 kişilik silahlı grup Akmescit'teki havaalanına girdi. Gruptan biri, AP'ye amaçlarının Kiev'deki faşist güçlerin Kırım'a gelmesini önlemek olduğunu kaydetti. Yeni İçişleri Bakanı Arsen Avakov ise her iki havaalanını basan kişilerin Karadeniz Filosu'ndaki Rus güçlerine bağlı askerler olduğunu öne sürdü. Avakov, "Rusya silahlı kuvvetlerine ait olduklarını gizlemiyorlar bile. Olanlar silahlı işgaldir. Tüm uluslararası anlaşmalar ve normlara aykırı. Bu, egemen bir devletin topraklarında kan dökülmesine doğrudan silahlı provokasyondur " dedi. Rusya ise suçlayı reddetti. Interfax, işgalcilerin Karadeniz Filosu ile ilgisi olmayan Rus yanlısı öz savunma güçleri olduğunu kaydetti. Bazı kaynaklar ise işgalcilerin Kiev'deki gösterilerde 80 kişinin ölümüne neden oldukları gerekçesiyle dağıtılan 'Berkut' birimindeki polisler olduğunu kaydetti. Sivastopol'daki Rus ordusu ise silah gaspını önlemek için üssün önüne 30 denizci konuşlandırdı. Dün öğlenden sonra Ukrayna Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Başkanı Andriy Parubiy, güvenlik güçlerinin havaalanlarında kontrolü tekrar ele aldıklarını açıklarken bu kez Rusya savaş gemileri ve helikopterlerle Ukrayna'yı çembere almakla suçlandı. Sınır güvenliğine göre 10 helikopter Ukrayna hava sahasına girerken Sivastopol (Akyyar) üssünde 30 savaş gemisi harekete hazır hale getirildi. BBC ise 8 zırhlı aracın Akmescit'e ilerlediğini duyurdu. Ukrayna Parlamentosu, Kırım'ın ilhak edilmesine karşı BM Güvenlik Konseyi'ne acil toplantı çağrısı yaptı. Geçici Devlet Başkanı Alaksandır Turçinov de şubatta Yanukoviç'in atadığı Genelkurmay Başkanı Yuriy İlyin'i görevden aldı.
Radikal

POLİTİKA 
Utanman Varsa Derhal Ayrıl 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın evinde 1 milyar dolar olduğunun söylendiğini belirterek, "Allah korkusu varsa o koltuktan derhal ayrıl" dedi. Kılıçdaroğlu, 17 Aralık operasyonundaki tahliyeler için de "Yolsuzluk operasyonunda kilit isim Sarraf. Konuşması halinde çok olay aydınlığa kavuşacak ama şantaja boyun eğip konuşmaması için her türlü yolu denediler" dedi. Kılıçdaroğlu, 30 Mart yerel seçim kampanyasına dün Çanakkale'den başladı. Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: Utanmadan, arlanmadan kendine başbakan diyor, sen Başbakan değilsin, çalan başkansın. Kendim söz verdim. Bir daha o adama Başbakan demeyeceğim. Onun adı başçalan. Onlarca ses kaydı yayınlandı, hiçbirisine yalan demedi, kendi ses kayıtları çıktı, başladı yalandır demeye. Başçalan kendi malvarlığını kardeşinin, çocuklarının malvarlığını açıkladı mı? Başçalana bir tavsiyem var. Eskiden 'erkeksen çık karşıma televizyona derdim' herhalde bir hırsızla televizyon kanalında yan yana gelmemi uygun görmezsiniz. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyenle nasıl bir araya geleceğim. 17 Aralık'ta arıyor, 'Paraları sıfırla, kardeşini gönderiyorum, amcanı, dayını, yeğeni çağır, onlar da sıfırlasın' diyor. Aile boyu götürüyor. Artık adı başçalana çıkan bir insanın Türkiye Cumhuriyeti'nden başbakanlık koltuğuna oturmaması gerekir. Ar varsa, hayâ varsa, utanma duygusu, Allah korkusu varsa o koltuktan derhal ayrıl. Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde bu insan başbakanlık koltuğunda oturamaz. Başbakanlık koltuğu namuslu insanların oturduğu koltuktur, hırsızların değil. Diktatörler halkı kandırmak için yalan söylerler, bakın Hitler'e dünyanın yalanını söyledi. Kabataş'ta başı örtülü bir kadıncağıza sözde 100-150 kişi saldırmış, görüntüler çıktı, 'rapor var' diyor. Gözüme mi inanayım, sana mı? Oğlu Bilal'le 5 ayrı konuşma. Bugüne kadar yalanlanan konuşmalardan hiçbirisine sahte, montaj denmedi, konuşanlar bile seslerini çıkarmadı. Başçalanın telefon konuşmaları çıkınca sessizlik, bir ülkenin Başbakanı böyle bir şey yapabilir mi, kimse kulaklarına inanamadı. Bu ülkenin en azından nüfusunun yarısı o adamın hırsız olduğuna inanıyor. Görevinden ayrılması, yargıya gideceğim, aklanacağım demesi lazım. Demedi. Savcılar değişti. Artık bu yolsuzluğun üstü örtülemez. Bütün dünya yolsuzluk yapan bir başbakandan bahsediyor. Dün bir Fransız gazeteci geldi, başçalan terimini kullandı. Dünya literatürüne geçti.
Milliyet

Sen Ne Karışıyorsun Çocuğun Yok! 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dün Balıkesir mitinginde yaptığı konuşmada bu sefer de Fethullah Gülen'i "Evladı yok" diyerek eleştirdi. Daha önce MHP lideri Devlet Bahçeli için de aynı ifadeyi kullanan Erdoğan, "Başörtüsü için takmayabilirsiniz diyordu. Ya sen ne karışıyorsun. Çünkü onda evlat yok" dedi. Mitingde 28 Şubat'ı hatırlatan Erdoğan, ülkede başı açık ve başı örtülüleri birbirine düşürmeye çalıştıklarını, ama bugün başörtülü olarak okullara girilebildiğini söyledi. "Siz ne istiyorsunuz. Sizin hocanız 28 Şubat'ta başörtüsü için flortan dedi. Biz o hocalardan kurtulduğumuz için mutluyuz" diyen Erdoğan şöyle devam etti: "Bugün kendi ülkesine tuzaklar kuran zat, o günlerde ülkesini sırtından hançerliyordu. Ne diyordu biliyor musunuz. "Beceremediniz artık bırakın diyordu" Başörtüsü için takmayabilirsiniz diyordu. Ya sen ne karışıyorsun. Çünkü onda evlat yok. Bizim derdimiz var. Bugünde darbecilere telekulak desteği veriyor. Bu millet ihaneti, sırtına saplanan hançeri unutmaz." Erdoğan dün de yine tek parti dönemine ait gazete kupürlerini göstererek CHP'yi eleştirdi. Erdoğan, "3 Temmuz 1960 tarihli bir gazetenin haberi. İsmini vermiyorum. Bu da benim hassasiyetim. Vermiyorum, vermeyeceğim. 27 Mayıs'ta darbe yapmışlar. Menderes'i hapse atmışlar bu haberi yapıyorlar. Şöyle yazıyor: Menderes'in kasası yolsuzluk evrakı ve vesikalarla dolu diyor. Aynen bugünkü gibi. Haberin içinde merhum Başbakan ile ilgili son derece alçakça edepsizce iftiralar var" diye konuştu. Oğlu Bilal'in avukatının müraacaat ettiğini ve oğlunun izinsiz dinlendiğinin ortaya çıktığını ifade eden Erdoğan şunları söyledi: "Bunu yapmaya hakkın var mı? Nasıl yaparsınız bunu. Sipariş üzerine de bunlar aynı şeyleri yaptılar. Türkiye'nin en mahrem konuşmalarını dinlemişler. Ey Pelsinvanya sana sesleniyorum. Eğer yüreğin varsa çık vatanına gel vatanına".
Radikal

SPOR 
Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ve Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören'e ağır eleştirilerde bulundu. Bordo-Mavililerin başkanı, iki ismi şike sürecinin üstünü örtmek ve algı oluşturup kamuoyunu buna inandırmakla suçladı. Hacıosmanoğlu, "Trabzonspor'un temiz tarihine acaba nasıl gölge düşürürüzün hesabını yapıyorlar, kendi pisliklerini örtmenin endişesini yaşıyorlar. Malumunuz şahıs, Trabzonspor'un yapısıyla ilgili kendi inandıkları yalanları, kamuoyuna inandırmaya çalışıyor. Bizim görev yaptığımız süre içinde 80 milyon TL para bulduğumuzu söyleyerek bu paranın nereden bulunduğundan, hangi siyasiler tarafından Trabzonspor'a aktarıldığından bahsediyor." dedi. Trabzonspor'un tarihinde hiçbir zaman illegal ilişki içerisinde olmadığını vurgulayan Hacıosmanoğlu, "Hırsız herkesi kendisi gibi sanır. Bu işleri çok iyi becerdikleri için bizi de öyle sanıyorlar. Devletten de, siyasetten de yardım görmedik." diye konuştu.
Zaman
 
Siyah beyazlıların gol ayağı Antalya maçında korkuttu! 75. dakikada Antalyasporlu Boum ile aynı topa hamle yapan Portekizli dev acı içinde yerde kaldı. Almeida iki dakika sonra yerini Uğur Boral'a bıraktı. Hugo Almeida, apar topar ambülansla Acıbadem Fulya Hastanesi'ne kaldırıldı. Portekizli golcünün yapılan kontrolünde sol ayağında ödem ile yumaşak dokuda kanama olduğu öğrenildi. Hugo Almeida'nın en az iki hafta yeşil sahalardan uzak kalacağı öğrenildi. Bu arada Dany de adelesindeki 2. derece yırtık nedeniyle Antalya maçı kadrosundan son anda çıkartıldı. Yaklaşık bir aydır sakat olan Sivok'tan sonra Dany'den gelen kötü haber defans hattını zora soktu. Eksikler bu ikiliyle bitmedi. Antalya maçında gördükleri sarı kart nedeniyle Atiba ile Necip Uysal da Beşiktaş'ın gelecek hafta sahasında oynayacağı Eskişehir maçında cezalı duruma düştükleri için forma giyemeyecekler.
Hürriyet
 
Euroleague E Grubu'ndaki temsilcimiz Fenerbahçe Ülker, TOP 16'daki 8. maçında Olimpiakos'u 78-74 yenmeyi başardı, çeyrek final mücadelesinde avantaj yakaladı. Temsilcimiz ilk 3 dakika potasında sayı görmemiş, hücumda da Bogdanovic-Bjelica ikilisiyle maça fırtına gibi girmişti. 9-0'lık seri, Olimpiakos karşısındaki başlangıç senaryolarının belki de en iyisiydi. Ancak Sekulic'in erken ikilemesi, ikili oyun savunmasında yapılan hatalarla boyalı alan savunmasının çökmesi, maçı ortaya getirdi. 7 dakikada tam 23 sayı yedi temsilcimiz, ilk periyodu 2 farklı geride bitirdi. Rakibin en etkili ismi Spanoulis yoktu ama ilk maçta da canımızı yakan isimlerden Perperoglou sahnedeydi. Bir türlü durduramadı Fenerbahçe onu, ilk yarıda 15 sayı buldu. Neyse ki, hücumda ritmini bulmuştu temsilcimiz, topu rakip sahaya çok hızlı getirdi, onlar daha yerleşmeden McCalebb ve Kleiza ile topu çemberden geçirdi. Devre 41-38 tamamlanmıştı ancak savunmadaki açıklar, tedirgin ediciydi. Sakatlıktan dönen Oğuz henüz hazır değilken, Zoric savunmada aksıyorken, Obradovic çareyi iki 4 numarada buldu. Olimpiakos gibi hareketli uzunlara sahip bir takım karşısında en etkili düzen de u oldu. Savunmadaki adam değişmeler çok daha hızlı yapılıyor, rakibin ikili oyunları etkisini yitiriyor, işleri dışarıdan bulacakları sayılara kalıyordu. Bu düzen farkı çift hanelere çıkardı, daha da fazlası olabilirdi ama kritik top kayıpları buna izin vermedi. 59-51 girilen son çeyrekte, Obradovic çok yorulan ikili Kleiza-Bjelica'yı bozmak durumunda kalınca, boyalı alan üstünlüğü yine onların eline geçti. Neyse ki, müthiş bir gün geçiren McCalebb-Kleiza ikilisi görevlerinin başındaydı da, temsilcimizi zafere taşıdı.
Milliyet

F.Bahçe yöneticileri Mahmut Uslu, Deniz Tolga Aytöre ve Şekip Mosturoğlu düzenlenen basın toplantısında çarpıcı açıklamalar yaptı. Uslu, "Bizim verdiğimiz vergi, 3 Anadolu kulübünün değeri ölçüsünde. Fener'e gelen para nereden geliyor? Seyirciden, sponsorlardan geliyor. Siz seyircinin stada gelmesini engellerseniz ne olur? Gerekirse ligden çekilme de dahi olsa bazı kararlar alabiliriz. Tüzükte iyileştirmeler yapılıyoruz. Genel kurulumuz yetki verirse, çekiliriz. Herkesi uyarıyoruz" dedi. Uslu şöyle devam etti: "Yakında fırınlara talimat verecekler, Fener'e ekmek vermeyin diye. Kulüpler Birliği'nde oturup dedikodu yapıyorlar. Süper Lig havuzu Aziz Yıldırım sayesinde 400 milyon dolara çıktı, biz 30-35 milyon dolar alıyoruz. Şu anda TFF, Fener'den haksız yere 25 trilyon, alıyor. Gerekirse havuzdan da çıkacağız" Mosturoğlu da "Havuz dağıtım kriteri rekabeti kısıtlıyor. Bunun için rekabet kuruluna gideceğiz. Daha fazla pay almalıyız. Geçmişe dönük talebimiz de olacak" dedi. Aytöre "Kurul ve hakem hatalarını ilk kez söylemiyoruz. Bugün bıçağın kemiğe dayandığı değil, delip geçtiği gündür. Amacımız, avantaj sağlama, hakemlere düdüğü astırmak değil. Tek isteğimiz adalet. Bizim susmayacağımızı söylediğimiz tarih 17 Ocak'tır, 17 Aralık değil" dedi. Mosturoğlu, "Lig başladıktan sonra kural değişmez. Ancak küfür talimatını ve ceza ertelemedeki otomatik uygulamayı değiştirdiler. Gökhan Zan'ın cezası ertelenirken kural hatası yapıldı ama bizi dinlemediler" dedi.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme