3 Mart 2014 Pazartesi

03.03.2014 Genel Gündem


03.03.2014

GÜNDEM 

Donanma 148 Yıl Sonra Ümit Burnu'nu Geçecek 
Türk Deniz Kuvvetleri, Türk dış politikasını desteklemek ve Türkiye'yi tanımak için uzun bir Afrika turuna çıkıyor. Heybeliada korveti, Gediz ve Oruçreis fırkateynleri ile Kudret Güngör lojistik ve akaryakıt gemisinden oluşan Barbaros Türk Deniz Görev Grubu, 18 Mart'ta başlayacakları yolculukla donanmayı 148 yıl sonra bir kez daha Ümit Burnu'ndan geçirmiş olacak. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, son yılların en büyük ve kapsamlı seyahatini gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Tüm Afrika kıtasını kapsayacak seyahate donanmanın en gözde gemileri katılırken, en özel birlikler ve ekiplerde bu görevde yer alacak. Barbaros Türk Deniz Görev Grubu adıyla oluşturulan askeri güç, dünya barışını sağlamak için görevde olduğu mesajını verecek. Donanma Libya'dan başlayacağı ziyaretleri Fas'tan Cebelitarık Boğazı'nı kullanarak Atlas Okyanusu'na açılarak sürdürecek. Güneye yönelecek Türk gemileri, Batı Sahra, Senegal, Gana, Kamerun, Angola, Namibya ve Güney Afrika Cumhuriyeti'ne kadar gidecek. Kıtanın en güney ucu olan Ümit Burnu'nu geçerek Hint Okyanusu'na çıkan donanma; Mozambik, Tanzanya, Somali, Sudan ve Mısır üzerinden Kızıldeniz'e girecek. Sina Yarımadası'nı takiben Kızıldeniz'de bulunacak gemilerimiz, Süveyş Kanalı'nı geçerek Türkiye'ye dönecek. İlk milli gemimiz olan Heybeliada korveti, Gediz ve Oruçreis fırkateynleri ile Kudret Güngör lojistik ve akaryakıt gemisi yer alacak. Binlerce denizcinin görev alacağı Barbaros Türk Deniz Görev Grubu, 18 Mart'ta Donanma Komutanlığı'ndan uğurlanacak. Tuğamiral Ali Murat Dede'nin komuta edeceği görevin 4 ay sürmesi planlanıyor. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Marmara, Ege, Akdeniz, Kızıldeniz ile Atlas ve Hint okyanuslarını kapsayan seyahatin "Dünya denizlerinde sancak göstererek Türk dış politikasını desteklemek, Afrika ülkeleri ile tesis edilen ilişkilerin geliştirilmesine ve yeni ilişkilerin tesis edilmesine katkı sağlamak maksadıyla yapılacağı açıkladı. TSK, görevle ilgili, "Ümit Burnu görevi, aynı zamanda insani yardım ve deniz haydutluğu ile mücadele faaliyetlerini kapsayacak. Tuğamiral Ali Murat Dede komutasında Gediz ve Oruçreis firkateynleri ile Heybeliada korveti ve Kudret Güngör lojistik gemisinden oluşan Barbaros Türk Deniz Görev Grubu, deniz güvenliğine destek faaliyetleri de yürütecek" bilgisini paylaştı. Öte yandan Türk donanmasının liman ziyaretlerinin yanı sıra ABD Afrika Komutanlığı'nca planlanan 'Obangame Express Tatbikatı'na da katılacağı öğrenildi.
Milliyet
   

Kürtçe Propaganda Suç Olmaktan Çıktı 
TBMM Genel Kurulu'nda, kamuoyunda "demokratikleşme paketi" olarak bilinen 18 maddelik tasarı kabul edilerek yasalaştı. İşte öne çıkan bazı maddeler: Yerel ve genel seçimlerde siyasi partiler ve adaylar propagandalarını, Türkçe'nin yanı sıra farklı dil ve lehçelerde yapabilecek. Ön seçimlerdeki propagandalarda Türkçeden başka dil ve yazı kullanılabilecek. Siyasi partiler, tüzüklerinde yer almak ve iki kişiden fazla olmamak kaydıyla eş genel başkanlık sistemini uygulayabilecek. Siyasi partilere devlet yardımı yapılabilmesi için milletvekili genel seçimlerinde yüzde 3 oy alması yeterli olacak. Oran yüzde 7'den yüzde 3'e inecek, yardım bir milyon Türk lirasından az olamayacak. Polis, toplantı ve yürüyüşlerde "gizli çekim" yapamayacak. Açık yerlerdeki toplantı ve yürüyüşler güneş batmadan önce dağılacak; kapalı yerlerdeki toplantılar 24.00'e kadar sürecek. Farklı dil ve lehçelerle eğitim ve öğretim yapmak amacıyla özel okullar açılabilecek. Eğitim ve öğretim hakkının kullanılmasının engellenmesi yaptırım altına alınacak ve belirlenen ceza artırılacak. Başörtüsü gerekçesiyle bir kişinin eğitimini engelleyen beş yıla kadar hapis cezası ile karşı karşıya gelecek. Kişilerin toplu ibadetleri yanı sıra bireysel ibadetlerinin engellenmesi de suç olacak. Dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle; bir kişiye kamuya arz edilmiş olan bir taşınır veya taşınmaz malın satılmasını, devrini veya kiraya verilmesini, bir kişinin kamuya arz edilmiş belli bir hizmetten yararlanmasını, işe alınmasını, olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını engelleyen kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. Köy isimlerinin resen değiştirilmesine yol açan hüküm kaldırılacak köylere eski isimleri geri verilecek. x, q, w gibi harfleri kullananlara verilmesi öngörülen 2 aydan 6 aya kadar hapis cezası kalkacak. Abdullah Öcalan ve dağdan inmesi beklenen PKK'lılara siyaset yolunun açıldığı iddiasıyla tepki çeken maddede ise değişiklik yapıldı. Tasarıyla "terör eyleminden mahkum olanların da aralarında bulunduğu bazı suçlardan" mahkum olanların, siyasi partilere üye olamayacakları ve üye kaydedilemeyeceklerine ilişkin düzenleme yürürlükten kaldırılıyordu. Ancak düzenlemede değişiklik yapıldı ve mevcut hüküm korundu.
Milliyet
EKONOMİ 
ABD Doları               2, 1800           2, 2400
 1 Euro                        3, 0105           3, 0933
 İsviçre Frangı            2, 4749           2, 5430
 İngiliz Sterlini            3, 6513           3, 7518

Rekabet Kurumu Da Yürütmeye Bağlanıyor 
Rekabetin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Meclis Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu'nda görüşülüyor. Değişiklikte öngörülen kurulun teşekkülü ile ilgili 22. maddede Rekabet Kurulu'nun, Rekabet Kurumu'nun karar organı olduğuna işaret ediliyor ve biri başkan biri ikinci başkan olmak üzere toplam yedi üyeden oluştuğu ifade ediliyor. Mevcut uygulamada Bakanlar Kurulu, üç üyeyi bakanlığın, bir üyeyi Kalkınma Bakanlığı'nın, bir üyeyi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) her boş üyelik için kendi kurumları içinden veya dışından göstereceği ikişer aday arasından atamasını yapıyor. Birer üyeyi ise Yargıtay ve Danıştay'ın kendi kurumları içinden göstereceği ikişer aday arasından atamak suretiyle kurulu oluşturuyor. Yeni tasarının 10. maddesinde ise "Üyeler, 23'üncü maddedeki şartları taşıyanlar arasından Bakanlar Kurulu'nca atanır. Bakanlar Kurulu; üç üyeyi bakanlığın, bir üyeyi Adalet Bakanlığı'nın, bir üyeyi Kalkınma Bakanlığı'nın, bir üyeyi Hazine Müsteşarlığı'nın bağlı olduğu bakanlığın ve bir üyeyi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin her boş üyelik için kendi kurumları içinden veya dışından göstereceği ikişer aday arasından atar. Adalet Bakanlığı kontenjanından atanacak üyenin hukuk fakültesi mezunu olması, Hazine Müsteşarlığı'nın bağlı olduğu bakanlık kontenjanından atanacak üyenin sermaye piyasaları, bankacılık veya fi nans alanında deneyim sahibi olması, bakanlık kontenjanından atanacak üyelerden birisinin ise kurumda başkan yardımcısı, hizmet birimi yöneticisi veya meslek personeli olarak çalışmış olması şarttır." ifadeleri yer alıyor.
Zaman
 
Komşuda Pişen Bize De Düşsün 
Elektrik sektörü temsilcileri, Avrupa üzerinden transfer edilen elektriğin kapasitesinin artırılması gerektiğini, böylece daha fazla ucuz elektriğin sisteme girebileceğini söylüyor. Hâlihazırda elektrik toptan satış firmaları, Bulgaristan ve Yunanistan gibi komşu ülkeler üzerinden aylık olarak ithalat ve ihracat yapabiliyor. Fina Enerji'nin perakende elektrik şirketi Cere'an'ın Genel Müdürü Onur Yazgan, Türkiye ile Bulgaristan ve Yunanistan arasında kurulu, işletme halindeki elektrik iletim hatlarının toplam kışlık kapasitesinin 5 bin 500 megavat (MW), yazlık kapasitesinin ise 3 bin 400 MW olduğunu belirterek, "Ticarete açık olan kapasite ise Avrupa'dan Türkiye'ye 550 MW, Türkiye'den Avrupa'ya ise 400 MW seviyesinde. Komşu ülkelerle hatların tam kapasite ile ticarete açılması, Türkiye'ye ucuz elektrik girişinin önünü açar" şeklinde konuştu. Türkiye'nin, Euro bazında yüzde 30'luk artış ile Avrupa'da son dört yılda perakende elektrik fiyatlarının en hızlı arttığı ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Yazgan, aynı zamanda toptan elektrik fiyatlarında da Türkiye'nin İtalya ile birlikte Avrupa'da en yüksek fiyatlara sahip ülke konumunda olduğuna dikkat çekti. Toptan elektrik fiyatlarının yüksek olmasının başlıca sebebinin doğalgaza bağlı pahalı üretim olduğunu kaydeden Yazgan, elektrik fiyatlarını düşürmenin bir yolunun da Avrupa'dan ucuz elektrik ithal etmek olduğunu şu sözlerle aktardı: "2008 yılında Türkiye'de toptan elektrik fiyatı 80 Euro civarındaydı. Avrupa'da talebin de artmaması sonucu toptan elektrik fiyatları 40 Euro seviyelerine indi. Türkiye'de ise İtalya ile beraber hala 60 Euro'lar civarında. Türkiye'de elektrik fiyatları 2008'e göre yeterince yüksek değil ama diğer Avrupa ülkelerine kıyasla daha pahalı."
Hürriyet
 
Bağımsızlık Zedelenecek 
TÜSİAD, 7 kişiden oluşan Rekabet Kurulu'nun yapısını değiştiren tasarıyla ilgili endişeli. Tasarıyla, Rekabet Kurulu'nun TOBB'un göstereceği bir aday dışındaki 6 üyesinin bakanlıklar tarafından atanacağına dikkat çeken TÜSİAD, "Bu durum kurulun bağımsızlığı açısından büyük sorun yaratacak" görüşünü savundu. Soruşturmaların sonlandırılması için getirilen 'taahhüt' düzenlemesinin de suistimale açık olduğunu ve risk taşıdığını bildirdi. TÜSİAD'ın seçimler sonrasına bırakılan tasarıyla ilgili Meclis Başkanlığı, Sanayi, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlıkları ile Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanlığı'na gönderdiği görüş raporunda bazı eleştirilere yer verildi. TÜSİAD'ın düzenlemeye ilişkin çekinceleri şöyle: "Mevcut kanunda Bakanlar Kurulu'nca atanan kurul üye sayısı dört iken diğer üç üye TOBB, Yargıtay ve Danıştay adayları arasından atanmaktadır. Tasarıyla TOBB'un göstereceği aday hariç 7 üyenin 6'sının bakanlıklar tarafından atanacak. Düzenlemenin, görev ve yetkileri değerlendirildiğinde kurulun bağımsızlığı açısından büyük sorun taşıdığı değerlendirilmektedir. Tasarıya göre kurul hakim durumunu kötüye kullandığı tespitini yaptığı teşebbüsü, parçalara ayırma hakkına sahip olacak. Kurulun rekabet ihlalini gerekçe göstererek bir teşebbüsü parçalara ayırması mümkün hale gelebilecektir. Tasarıda uzlaşma kurumunun işletilmesi için teşebbüslerin ihlalin varlığını kabul etmesi şartının aranması, kurumu var olan pişmanlık kurumundan farklı kılmayacak. Üyelerinin tümünün değişmesi yerine kademeli olarak yeni üyelerin katılımı kurum hafızasının ve istikrarının korunmasını sağlar. Kanunun mevcut halindeki 'kurul üyelerinin üçte biri iki yılda bir yenilenir' hükmünün muhafaza edilmesi önerilmektedir. Haklarında henüz kesinleşmiş yargı kararı olmadan kurul üyelerinin görevden uzaklaştırılmalarının hukuk devleti ilkesini zedelediği görülmektedir."
Hürriyet
 
27 İlde Kuraklık Alarmı 
Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar, mart, nisan, mayıs aylarında yağışlar mevsim normallerinde olsa bile kuraklık nedeniyle buğdayda 27 ilde rekoltenin etkileneceğini tahmin ettiklerini bildirdi. Buğday rekoltesinde kayıp oranının, Akdeniz Bölgesi'nde yüzde 24.9, İç Anadolu'da yüzde 23, Karadeniz'de yüzde 15, Ege'de yüzde 13 olduğunu, Güneydoğu Anadolu'da yüzde 5'e, Doğu Anadolu'da yüzde 4'e düşeceğini belirten Bayraktar, şunları söyledi: "Mart, nisan, mayıs ayları yağışlarının mevsim normalleri civarında oluşması durumda, 2014 yılı buğday rekoltesinin geçen yıla göre yüzde 14.3 azalarak 18.9 milyon tona ineceği tahmin edilmektedir. Bu nedenle bahar yağışları buğdayda rekolteyi belirleyecek. Bu aydan itibaren yağışlar normalin üzerinde olursa rekolte kaybı azalır."
Milliyet
 
Para Kutusunu Gösterip Gizli Bilgileri Çalmışlar 
Halk Bankasına yapılan operasyonlarda ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığı anlaşıldı. Halk Bankası ile ilgili çalışmalarını tamamlayan TBMM KİT Alt Komisyonunun raporuna göre savcılığa banka ile ilgili herhangi bir suç duyurusu yapılmadığı, kara para aklama iddialarının da aslının olmadığı belirtildi. Bütün bunlara rağmen 17 Aralık operasyonunda "ayakkabı kutularındaki paraları" göstererek banka bilgisayarlarına el konulması "bankanın gizli ticari bilgileri başka ülkelere mi servis edildi" sorusunu akıllara getirdi. Halk Bankasıyla ilgili iddiaları araştırmak üzere Meclis bünyesinde kurulan TBMM KİT Alt Komisyonu, Halk Bankası'na yönelik 17 Aralık süreciyle ilgili iddiaları ilgili kurumlara sordu. Komisyon Başkanı Hasan Fehmi Kinay, Halk Bankası'nın, 17 Aralık sürecinde operasyonların odağında olduğunu belirterek, kendilerinin de o tarihten itibaren ortaya atılan iddialarla ilgili olarak gerek Halk Bankası gerekse onu denetleyen BDDK, MASAK, Merkez Bankası, Sayıştay gibi kurum ve kuruluşlar nezdinde konuyu yakından takip ettiklerini anlattı. Kinay, "Halk Bankası'na şu an itibarıyla savcılık tarafından herhangi bir suç isnadı yapılmamıştır. Uluslararası mevzuata ve bankacılık mevzuatına aykırı herhangi bir işleme rastlanmadı. Kara para aklamayla ilgili herhangi bir suç unsuru ne 17 Aralık öncesinde ne de sonrasında söz konusudur" dedi. Halk Bankası'na yönelik en önemli iddialardan birinin de İran ile yapılan altın ihracatı olduğuna değinen Kinay, burada da anormal bir faaliyete rastlanmadığını kaydetti. Halk Bankası genel müdürüyle ilgili iddiaların ise o kişiyi bağlayacağını belirten Kinay, "Onlar da bugün yargı önünde hesap vermektedir. Bu hadiseler bankanın tüzel kişiliğini gölgelememeli" dedi.
Türkiye
 
Elektrik Faturasını Taşıyan Aboneye İki Yıl Zam Yok 
Kullandığı elektriği istediği şirketten alma hakkı tanıyan 'serbest tüketici' olma limitinin geçtiğimiz aydan itibaren 135 TL'ye düşmesi 'fatura taşıma' dönemini başlatırken bir yandan da rekabeti kızıştırdı. Piyasada faaliyet gösteren 10'u aşkın şirketten bazısı faturasını kendisine taşıyana cazip indirim imkanı sunarken Fiba Holding çatısı altında faaliyet gösteren Cerean Eneji de aboneliklerini Cerean'a taşıyan serbest tüketicilere 2 yıl 'zam yapmama' sözü verdi. Hiçbir koşul öne sürmeden 2 yıl boyunca abonelerine 'zam yapmama' vaadinde bulunan Cerean Enerji Genel Müdürü Dr. Onur Yazgan, hem üretici hem de perakedenci olduklarından dolayı bu tür bir sözü abonelerine verdiklerini kaydetti. Yazgan "Aracı olmadan doğrudan tüketiciye elektrik sağlıyoruz'' dedi. Enerji satışlarının yüzde 70'inin rüzgardan olduğunu belirten Yazgan, Cerean'ın aynı zamanda Türkiye'nin en büyük rüzgar enerji santrali (RES) elektrik üreticilerinden biri olmasının rekabet avantajı yarattığına dikkat çekerek, enerjinin her alanında yatırım yaptıklarını ifade etti. Yazgan "Ülkelerin gelişmesi enerji kaynakları ile doğrudan bağlantılı. Türkiye, rüzgar ve güneş gibi sürdürülebilir ve yenilenebilir enerji kaynakları açısından büyük potansiyel taşıyor" diye konuştu. Fiba Holding tarafından Hatay'ın Samandağ bölgesinde konumlanan ve Ziyaret adı verilen RES'in 2010 yılında faaliyet geçtiğini belirten Yazgan "2.5 mw güce sahip toplam 26 türbinden oluşan santral, ayda ortalama 20 milyon kwh elektrik üretiyor ve böylelikle 130 bin nüfusu sahip Hatay'ın Samandağ ilçesinin tüm elektrik ihtiyacını sağlıyor" dedi. Türkiye'de enerji ticareti imkanlarının artırılması ve şaffaf bir enerji piyasa yapısınn hakim olması gibi beklentileri olduğu da belirten Yazgan, serbest piyasanın etkin olduğu bir rekabet ortamının tüketici ve ürticiler arasındaki dengeyi sökterde sağlayacağını kaydetti. Öte yandan aylık elektrik faturası 133 TL ve üzeri olan tüketicilerin aboneliklerini başka şirkete taşıyabilmesi için geçmiş borcunun olmaması gerekiyor.
Star
 
Tarımda 17 Milyarlık Kayba Neşter 
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, ilk kez Meclis'e sevkettiği bir yasayla ilgili çiftçilere anket uygulayarak 50 bin çiftçinin görüşünü aldı. Tarım arazilerinin bölünmesini engellemek için miras kanununda değişikli yaparak tarım arazilerinin toplulaştırılmasını sağlayan yasal hazırlık konusunda yapılan ankette, çiftçilerin yüzde 71'i yapılacak düzenlemeyi olumlu buldu. Çiftçilerin yüzde 60.1'i diğer hissedarlardan birine bedeli karşılığında devir yapılmasını uygun bulurken, hissedarı olduğu arazilerin bedelini ödeyerek devralmak isteyenlerin oranı yüzde 81.6 çıktı. Bakanlığın çalışmasına göre toplulaştırma yapılamadığı için Türkiye'deki yıllık kayıp 17 milyar TL'yi buluyor. TBMM Tarım Komisyonu'nda kabul edilen Miras Kanunu'nda değişiklik yapılmasına ilişkin tasarıyla 2 hektarın altında tarım arazisi olamayacak, mirasçılar aralarında anlaşamazsa hakim, ekip biçen 'ehil' kardeşi belirleyip araziyi ona verecek. Yoksa arazi satılacak. Bakanlık komisyona bu konuda yapılan çalışmayla ilgili rapor sundu. Rapora göre Türkiye'de 30 milyon tarım parseli bulunurken işletme sayısı 3 milyon. Çok küçük olduğundan işletilemeyen tarım arazisi ise 2 milyon hektarı buluyor.
Star
 
İstatistik Mart Kazanç Ayı Diyor, Analistler Temkinli 
Borsa İstanbul (BİST) verilerine göre, genellikle seçim olan aylarda endeksin yükseliş eğilimi öne çıkarken, 2004 ve 2009 mart aylarındaki yerel seçimlerin de borsayı olumlu etkilediği görülüyor. Endeksi bu iki yılın mart ayında önceki ay kapanışına göre ortalama yüzde 7.06 yükselişe imza attı. Borsa 2004 yerel seçimleri öncesinde yüzde 6.89, 2009 seçimlerin gerçekleştirildiği mart ayında ise yüzde 7.23 yükseldi. Borsa, 2008'de krizi sonrasındaki dönemde düzenli olarak mart aylarının tamamında yükseldi. İçinde bulunduğumuz ayın sonunda yerel seçimlerin olması nedeniyle yurtiçinde siyasi tartışma ve gerginliğin artması, yurtdışında ise Fed'in parasal genişlemeyi yavaşlatma süreci ve buna bağlı olarak gelişen ülkelerin varlık fiyatları üzerinde oluşan baskılar son 5 yıldır borsa yatırımcısının yüzünü güldüren mart ayı için soru işaretlerini artırıyor. Analistler, yurtiçi ve yurtdışında son dönemde yaşanan gelişmeler ve kafa karıştıran makro ekonomik veriler nedeniyle mart ayında borsa yatırımcısını zorlu bir dönemin beklediği görüşünü savunuyor. Endeks, şubat ayını yüzde 1,12 yükselişle tamamlamıştı.
Akşam
 
Taşeron Düzenlemesi 9 Mart'ta Başbakan Tarafından Açıklanıyor 
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Şanlıurfa'da Kamu Şirket Personelleri Eğitim, Kültür, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (KAŞİP) tarafından Ahmet Bahçıvan İş Merkezi'nde düzenlenen programda, 2 yıldır taşeron işçilerinin sorunlarını gidermek için çalıştıklarını belirtti. Bakanlar Kurulu'nda görüşülen yasa ile ilgili bilgi veren Çelik, aynı iş yerindeki çalışma farklılığını ortadan kaldırmak istediklerini dile getirdi. Yasanın taşeron işçileri rahatlatacağına inandığını vurgulayan Çelik, şunları kaydetti: "Artık iki işçi bir iş yerinde farklı statüde çalışmayacak. Örneğin Karayolları'nın 10 bin kişiye ihtiyacı varsa orada alt işveren taşeron işçi değil asıl işçi çalışacak." Çelik, taşeron işçilerin yaşadığı sıkıntıların kendilerini üzdüğünü belirterek, 9 Mart'ta Şanlıurfa'ya gelecek olan Başbakan Erdoğan'ın bu konuda önemli açıklamalar yapacağını vurguladı.
Akşam
 
Borsa'nın Yeni Kalbi 
Geçen yıl başlattığı Türkiye'deki tüm borsaları bünyesinde toplama operasyonunu tamamladıktan sonra bölgesel bir güç olma hedefiyle dünyanın en büyük borsa kuruluşlarından Nasdaq'la ortaklık yapan Borsa İstanbul (BİST), bir yandan yeni uluslararası işbirlikleri için görüşmelerini yürütürken, bir yandan da teknolojik altyapısını son hızla güçlendiriyor. Nasdaq'la olan ortaklık kapsamında dünyanın en hızlı işlem platformunu da yakında sistemine entegre edecek olan BİST'in, İstinye'deki merkezi binasında yapımı süren yeni veri merkezi, hem çevre borsalara hizmet verebilecek kapasitede hem de, zaman zaman yaşanan teknik arızaları minimuma indirecek şekilde tasarlandı. Bu yılın ilk işlem gününde yaşanan küçük bir arızanın ardından, 9 Ocak'ta yaşanan son teknik arızada seansa 3.5 saate yakın bir süre ara verilmesi, borsanın teknik altyapısının yetersizliğinden, sistemi iyi bilen teknik personelin emekli edilmesine kadar pek çok iddianın dillendirilmesine neden oldu. Oysa aynı günlerde Borsa İstanbul'un İstinye'deki merkezinde, söz konusu arızaların giderilmesi çabalarının yanında, tüm bu arızaları minimuma indirecek yeni 'Veri Merkezi'nin de hummalı çalışmaları sürüyordu.
Radikal
 
DÜNYA 
Ap'den Türkiye Raporunda Eleştiri Bombardımanı 
Avrupa Parlamentosu, son yılların en sert Türkiye raporlarından birini oylamaya hazırlanıyor. Hollandalı Hıristiyan Demokrat Ria Oomen-Ruijten'in kaleme aldığı rapor taslağı, 17 Aralık yolsuzluk operasyonunun ardından büyük oranda ağırlaştı. AP'deki siyasi grupların mutabık kaldıkları değişiklik önergeleri, 17 Aralık'tan sonra hukuk devleti, yargının bağımsızlığı, internet kanunu, basın hürriyeti gibi konularda yaşanan gelişmelere ilişkin son derece eleştirel bir dil kullanıyor. Nihai oylamaya kadar değişme ihtimali bulunmasına rağmen taslağın en dikkat çekici tespitlerinden biri, Türkiye'nin Kopenhag Kriterleri'nden uzaklaştığına dair ifadeler. AP, bilhassa internet ve HSYK kanunlarının AB ve Venedik Komisyonu kriterleri çerçevesinde değiştirilmesini talep ediyor. Gazeteleriyle ilişkileri kesilen kıdemli gazeteciler Hasan Cemal ve Nazlı Ilıcak'ın da ismen raporda yer alma ihtimali bulunuyor. 17 Aralık'tan sonra yaşanan gelişmeler üzerine rapora eklenen paragrafl arda en çok tekrar edilen ifade 'derin endişe'. Bugün Dış İlişkiler Komitesi'nde oylanacak raporun önümüzdeki hafta genel kurulda kabul edilmesi bekleniyor. Yüksek seviyelerde yaşanan yolsuzluk iddialarından 'derin endişe' duyulduğunu vurgulanan taslakta, soruşturmaları başlatan savcı ve polislerin yerlerinden edilmesinin üzüntü verici olduğu ifade ediliyor. 17 Aralık'tan sonraki hükümet tasarrufl arının yargı bağımsızlığı gibi temel bir ilkeyi ihlal ettiği vurgulanan taslakta, görevden almaların güvenilir soruşturmalar yapılabilmesini derinden etkileyeceği kaydediliyor. Hükümet ile yargı, polis ve basın arasında güvenin yok olmasından üzüntü duyulduğu ifade edilen taslakta, hükümete demokratik ilkelere tam saygı göstermesi ve soruşturmalara müdahale ederek yolsuzlukların araştırılmasını engellememesi çağrısı yapılıyor.
Zaman
 
Yeni Soğuk Savaş 
Ukrayna'da Batı yanlılarının yönetimi ele geçirmesinin ardından Rusya'nın asker gönderme kararı, ülkeyi savaşın eşiğine getirdi. Kırım'da tansiyonun hızla yükselmesi üzerine ABD Başkanı Barack Obama, önceki akşam Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i telefonla arayarak 90 dakika boyunca Rus lideri askerleri geri çekmeye ikna etmeye çalıştı. Siyasi uzmanlara göre iki ülke liderleri arasında Soğuk Savaş sonrası yaşanan en uzun görüşmelerden biri olan konuşmada Obama, Rusya'nın Ukrayna'nın egemenliği ve toprak bütünlüğünü ihlalinden duyduğu kaygıyı dile getirdi. Beyaz Saray açıklamasına göre, Obama, Putin'i Kırım'daki işgalin devam etmesi halinde Rusya'nın uluslararası toplumdan izole olabileceği konusunda uyardı ve ABD'nin haziran ayında Soçi'de yapılacak G-8 toplantısına katılımını askıya alacağını söyledi. Putin ise Rusya'nın Ukrayna'daki Rusların haklarını korumak için elinden geleni yapacağını ve Kiev yönetimi içinde aşırı milliyetçi unsurlar olduğunu söyledi. Putin dün görüştüğü Alman Başbakanı Angela Merkel'e de "Biz duruma uygun davranıyoruz. Ukrayna'daki Rusları korumalıyız" dedi.
Hürriyet
 
'Silahlı Türk Savaşçılar Kiev'de Terör Estiriyor!' 
Ukrayna ve Rusya arasında gerilim tırmanırken, basın üzerinden de 'savaş' yaşanıyor. Rusya'nın devlete bağlı radyosu 'Rusya'nın Sesi', Ukrayna'nın başkenti Kiev'deki Batı yanlısı halk direniş güçleri arasında yabancı savaşçıların olduğunu iddia eden bir habere yer verdi. Haberde AB yanlısı direniş güçlerine katılan ancak daha sonra 'pişman olan' Rus vatandaşı Vladislav'ın yaşadıkları aktarılıyor. Kiev'e 'macera peşinde koşan bir turist' olrak giden genç Vladislav, 'askeri üniforma giyen yabancıların Kiev'deki Bağımsızlık Meydanı'na (Maidan) gittiklerini, bu kişilerin bazılarının silahlı olduğunu' söylüyor. Yabancı savaşçıların arasında Amerikalılar, Almanlar, Polonyalılar ve Türkler olduğunu belirten Vladislav, "Benzer üniformalar giyiyorlardı. Onları sık sık halk savunma grupları ile birlikle komplo yaparken ya da kağıtlar imzalarken görüyordum" diyor. Vladislav, 'yabancı savaşçıların artık kontrolden çıktığını, yeni Kiev yönetimini bile şiddetle tehdit ettiklerini' anlatıyor. Vladislav, Maidan'daki kişilerin de 'kötü, uyuşturucu almış ve sarhoş' olduğunu söylüyor. Rusya'nın Sesi'nde yer alan bir diğer haberde ise 'Anonymous Ukrayna' adlı hacker grubunun muhalefet lideri Vitali Kliçko'nun e-postalarını hacklediğini ve yazışmaların eski boksörün vatana ihanet ettiğini kanıtladığı aktarılıyor. Ukrayna Ulusal Haber ajansı (UNN) ise Rusya ve eski Sovyet ülkelerinin basın kuruluşlarına 'dürüst haber' yapmaları çağrısında bulundu. Açıklamada "Sevgili meslektaşlarımız, size Ukrayna, özellikle de Kırım'daki gelişmeler hakkında objektif olmanız çağrısında bulunuyoruz. Size asla Rus, Belarus, Gürcü, Tatar kökenli kişilerin haklarının ihlal edilmediği Ukrayna vatandaşlarının durumu hakkında dürüst olmanız çağrısı yapıyoruz" denildi.
Milliyet
 
Bosna'daki Hükümet Karşıtı Protestolar Yağmur Dinlemedi 
Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'da, yaklaşık bir ay önce başlayan protestolar, yağmura rağmen Pazar günü de sürdü.Cumhurbaşkanlığı önünde toplanan küçük bir grup, Mareşal Tito ve Ali Paşa caddelerini araç trafiğine kapattı. Hükümet karşıtı sloganlar atan grup, üzerinde ''Hırsızlar'' ve ''İstifa'' yazan dövizler taşıdı. Bosna'daki savaş sırasında toplama kamplarında esir tutulan Rusmir Muftiç isimli vatandaş, mevcut hükümetin istifa etmesi gerektiğini belirterek, ''Devletin başına eğitimli, genç insanları getirmek gerek'' dedi. Muftiç gibi toplama kampı Mağduru Esad Çoraliç de ''yüzde yüz engelli'' statüsünde olmasına rağmen devletten sadece 150 KM (yaklaşık75 avro) yardım aldığını belirterek, mevcut durumdan memnun olmayan herkesin protestolara destek vermesi gerektiğini ifade etti.
Star
 
Yahudilerden El Aksa Saygısızlığı 
Kudüs'te bir grup Yahudi yerleşimcinin İsrail polisinin koruması altında Mescid- i Aksa avlusuna girmesi gerginliğe yol açtı. Mescid-i Aksa'da bulunan cemaat de yerleşimciler tarafından yapılan ihlali tekbirlerle protesto etti.Mescid- i Aksa güvenlik görevlilerinden alınan bilgiye göre, Yahudi yerleşimcilerden oluşan 78 kişilik grup Meğaribe Kapısı'ndan Aksa'nın avlusuna İsrail polisiyle girdi. Avlu içerisinde gezen grubun kural ihlali cemaatin tepkisine yol açtı. İsrail güvenlik güçlerinin, 50 yaşın altındaki Filistinlilerin Mescid-i Aksa'ya girişine izin vermemesi geçen cuma günü Filistinliler ile İsrail güvenlik güçleri arasında gerilime yol açmıştı. Öte yandan Kudüs ve Kutsal Mekanlara Destek için İslam-Hristiyan Komisyonu, İsrail'in, gürültüye sebep olduğu gerekçesiyle "ezan sesini kısmak için" hazırlık yaptığı uyarısında bulundu.
Star
 
Suriyeli Türkmenler Yeni Parti Kurdu 
Suriyeli Türkmenler, "Türkmen Milli Hareket Partisi" adıyla yeni bir parti kurdu. İstanbul'da bir otelde gerçeklesen tanıtım toplantısında konuşan parti Genel Başkanı Dr. Muhammed Vecih Cuma, Suriye Türkmenlerinin devrimin basından bu yana her zaman ön saflarda yer aldığını söyledi. Cuma, Türkmenlerin, Suriye devriminin yasadığı aksilikler ve krizlere rağmen yeni bir vatanın inşa edileceğine inandığını vurgulayarak, partinin öncelikli hedefinin Türkmenlerin hakkını korumak olduğunu ifade etti.
Akşam
POLİTİKA
Savcıyı Hâkimi Atıyor Adamlarını Bıraktırıyor 
Avcılar ve Eyüp mitingilerinde hükümete yüklenen CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Sarıgül, "Öyle demokrasi düşünün ki bir gecede yasayı değiştiriyorlar. Savcıyı, hâkimi atıyorlar. 15 dakika sonra da adamlarını serbest bırakıyorlar" dedi. CHP İstanbul İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı ve CHP Avcılar Belediye Başkan Adayı Handan Toprak Benli'nin de eşlik ettiği Sarıgül, "Türkiye çok önemli bir geçitten geçiyor. İçtenlikle bilmenizi istiyorum vatanımız, bayrağımız tehlikedeyse o vatan üzerinde yaşayan evlatlar arasında ayrıcalık varsa o zaman bir olacağız, beraber olacağız, diri olacağız" diye konuştu. Gazeteci Ahmet Hakan'ın 'Alacak yüzde 50'yi, tarayacak herkesi' başlıklı köşe yazısıyla hükümete yüklenen Sarıgül, şöyle devam etti: "Bir kez daha sandıklarda hile yaparak İstanbul'u alırlarsa artık Allah korusun makineli tüfekle tarayacaklar. Önce CHP'yi sonra MHP'yi tarayacaklar. Sonra Cemaati, TÜSİAD'ı, AB'yi ve kalan 3-5 gazeteciyi tarayacaklar. Sosyal medyada yazan gençleri, ODTÜ'deki gençleri, tribünleri tarayacaklar. Bunlar benim sözlerim değil, yazar söylüyor. 'Muhteşem Yüzyıl'cıları, kendilerine itaat etmeyenleri tarayacaklar. Başlattıkları savcıları teker teker sürmeye başlayacaklar. Kendisi gibi düşünmeyen Sözcü ve Zaman gazetesine tazyikli suyla TOMA'ları göndermeye çalışacaklar. İnadına Zarrab'ın heykelini dikecekler."
Hürriyet
O Koltukta Oturamaz 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Eskişehir mitinginde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı 17 Aralık operasyonu ve ardından çıkan ses kasetleri nedeniyle sert sözlerle eleştirdi. Gezi eylemleri sırasında polisler ve sivillerin döverek öldürdüğü Ali İsmail Korkmaz adına yapılan anıtı ziyaret eden Kılıçdaroğlu'nun eşi Selvi Kılıçdaroğlu da ilk kez bir mitinge katıldı. Kılıçdaroğlu, Eskişehir Sıhhiye Meydanı'nda yaptığı konuşmada şunları kaydetti: Arkadaşım ellerinizi kaldırın dedi ama ceplerinize dikkat edin. Biliyorsunuz Recep'in eli uzundur. Vatandaşın cebine uzanır. Hırsızlık konusunda ustadırlar. Kimse ellerine su dökemez. Bir de serbest bıraktılar, dikkatli olun cebinizi iyi kontrol edin. Boğazından aşağı haram lokma inenden hesabını soracağım. Bir başbakan düşünün adı hırsıza çıkmış. Meydan meydan geziyor, insanda biraz utanma duygusu olur. Yolsuzluk bunların kitabı oldu. Bir başbakan düşünün ülkeyi yönetiyor, 17 Aralık sabah 08.02 geçe, oğlunu arıyor. Burada izlediniz değil mi? "Montajdır" diyor. Ne montajı Porsuk Çayı ne kadar gerçekse bu kasetler o kadar gerçektir. Türkiye Cumhuriyeti'ni hırsızlar yönetemez. Nokta. İşin noktası budur.
Milliyet
Köşk Sandığı Hazırlığı 
Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Sadi Güven, Cumhurbaşkanlığı seçiminin ağustos ayında yapılacağını, bir ön tarih belirlediklerini ancak resmen açıklamadıklarını, çalışmaların sürdüğünü söyledi. Kesinleşmiş bir tarih bulunmadığını vurgulayan Güven, seçim planıyla ilgili, "Ağustos ayı içinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün görev süresinin dolduğu günden önceki bir günde seçimi yapacağız. Hem birinci tur hem ikinci tur olarak onu planladık. Birinci tur ile ikinci tur arasında 15 günlük süre var" diye konuştu. Cumhurbaşkanlığı seçimi için 56 ülkede, 118 temsilcilikte sandık kurmayı planladıklarını ifade eden Güven, "Daha önce vatandaşlarımız oy kullanma hakkını doğrusu tam kullanamıyordu. Yurtdışındaki seçmenimiz, Cumhurbaşkanlığı seçiminde, milletvekili seçiminde, halkoylamasında oy kullanabilecek ancak mahalli idareler seçiminde oy kullanamayacaklar" dedi. Yurtdışında da 5 kişilik bir sandık kurulunun olacağını anlatan Güven, sonuçların ise Türkiye'de sayılacağını bildirdi. Yurtdışında 4 gün oy kullandırmayı planladıklarını belirten Güven, sonuçların aynı anda belirlenmesi için yurtdışındaki seçmenlerin Türkiye'den önce sandık başına gideceklerini açıkladı.
Akşam
Engel Olmasak Ne Hükümetine De Parlamento Kalırdı 
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç dün akşam katıldığı bir televizyon programında gündeme dair konularda açıklamalarda bulundu. Arınç, "Başbakanımız haklı çıktı. Mesele dershane değilmiş, aynı Gezi'deki gibi 3-5 ağaç meselesi değil, başka bir şeymiş" dedi. Arınç, Bakanlar Kurulu toplantısında dershaneler konusu gündeme geldiğinde, Başbakan'a bu konuda neden bu kadar ısrarcı olduğunu sorduğunu söyledi. Arınç, şunları söyledi: "Başbakan bana, 'Derhaneler üzerinden beni, hükümetimi tehdit ettiler. Şunları ortaya çıkarırız, bunların hazırlığını yaptık, bunları piyasaya süreriz. Ben de 'Onların restine, blofüne karşı restini gördüm' dedi. 'Elinizde ne varsa çıkarın, ne yapacaksanız yapın. Ben sözümden dönmem. Demek ki sonunda bu alçaklığı da yapacak mıydınız?' diye onlara söyledim, dedim. Önce inanamadı ama ben dershane konusundan sonra her şeyin bittiğini ve olumlu noktaya evrildiğini düşünürken bombalar patlamaya başladı. Demek ki Tayyip Bey, Başbakanımız haklı çıktı.'' Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 17 Aralık operasyonuna ilişkin, "Başbakanımızın yaşadığı ve bizim de şahit olduğumuz olaylardan yola çıkarak diyeyim ki, eğer bunlara karşı Hakimler ve Savcılar Kurulu'nda bir şey yapılmamış olsaydı, Emniyet'te bir şey yapılmamış, idarede bir şey yapılmamış olsaydı, bugün Türkiye, tam bir kaosun içinde kalırdı. Ortada ne hükümet ne parlamento kalırdı. O, hedefine ulaşsaydı hükümetle birlikte Türkiye'yi çökertecek bir operasyondu" dedi.
Akşam
 
Pensilvanya'daki Zat Kaset Siyaseti Yapıyor 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yerel seçim çalışmaları kapsamında Isparta'da düzenlenen AK Parti mitinginde halka hitap etti. Hem Paralel Yapı'ya hem muhalefete yüklenen Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle: Bit pazarının bereketi olsaydı yağmur yağardı. Milletin dilini kullanamadılar. Milletle aynı istikamete bakmadılar. Bu CHP ve MHP genel başkanları ruh ikizidirler. Kafa kafaya verdiler, sandıkta alt edemedikleri AK Parti'yi iftira ile montaj kasetlerle yıpratacaklarını sanıyorlar. CHP Genel Başkanı seçimlerde kendine bile oy kullanamadı. Bunların eline üç beş koyun verseniz, kaybedip öyle gelirler. Kasetle geldi partiye genel başkan oldu. Kasetle gelenler kasetle giderler. Milletle gelenler milletle giderler. Onlar kasetle biz milletle geldik. MHP Genel Başkanı, ne olduğunun farkında değil. Milliyetçi midir, ulusalcı mıdır, Ergenekoncu mudur, buna karar veremedi. Ispartalıların güzel bir sözü var. Bilmediğin yola girme düşersin. Bilmediğin aşı yeme davul olur şişersin. Merhum Said-i Nursi, başka ülkelerden burayı karıştırmayı aklından bile geçirmedi. İstese kaçabilirdi. Ama o kaçmadı. Tam tersine Rusya'ya esir düşmüşken Sibirya'dan kaçtı kendi ülkesine geldi. İşin ucunda hapishanede olsa 'vatanım' dedi. Ve şu ifadeyi kullandı: 'Zalimler için yaşasın cehennem.'
Akşam
 
Sen Artık Çankaya Yokuşunu Çıkamazsın 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştirirken, "Sen artık Çankaya yokuşunu çıkamazsın. Dizinin bağı kalmadı. Yolun yarısında nefesin tükenir. Cumhurbaşkanlığı senin için hayal, rüyadır" dedi. Seçim çalışmaları için dün Manisa'ya gelen Bahçeli partililer tarafından Soma İlçesi girişinde karşılandı. 30 Mart seçimlerinin önemine vurgu yapan Bahçeli, sandık görevlilerini de oylara sahip çıkmaları için uyardı. Küçük bir hatanın seçim kaybettireceğini dile getiren Bahçeli, "Bir gün geliyor. O gün bir ihmalkarlık yapıyoruz. 5 yıllık hizmeti silip atıyor, emeği sıfırlıyoruz. Bir görev ihmali ile MHP'ye ve Türkiye'ye zarar veriyoruz. Sandık görevliliği çok önemlidir. Bir oyla kaybeder bir oyla kazanırsınız. Sandıktaki oy hırsızlarına müsaade edilmemelidir" diye konuştu. Türkiye'nin zor bir dönemden geçtiğini dile getiren Bahçeli, önemli bir dönemde görevlerin yerine getirilmesi halinde siyasi yaşamı yeniden şekillendirme fırsatının doğabileceğini belirterek şöyle konuştu: "11 yıldan bu yana bu ülkeyi yönetenin, milli iradenin kendilerine verdiği desteği yanlış yorumlamak suretiyle bu desteği kendisinin karizmatik özelliği ile ilişkilendirmesi gaflet olmuştur. İstediği yasayı değiştirebilir. İktidarın tadına vardıktan sonra anlayışı, yasa, davranışları değişti. Türkiye'yi yaşanamaz bir ülke haline getirdi."
Radikal

SPOR 
Galatasaray, Çaykur Rizespor'la oynadığı maçta yine deplasman hezimeti yaşadı: 1-1. Sarı- Kırmızılılar, düşme hattında yer alan rakibi karşısında hem deplasman fobisini kırmak hem de lider Fenerbahçe'yle takibi sürdürmek peşindeydi. Sezonu kapatan Aydın Yılmaz dışında eksiği bulunmayan konuk takımda Teknik Direktör Roberto Mancini'nin tercihleri oldukça dikkat çekiciydi. Zorlu maçın kadrosuna son haftaların eleştirilen ismi Didier Drogba'yı dahil etmeyen İtalyan hoca, Burdisso ve Ontivero'yu da yabancı kontenjanına kurban verdi. Mancini, sezonun ikinci yarısıyla birlikte formayı verdiği Ceyhun Gülselam'ı yedek kulübesine çekerken, Chelsea karşısındaki oyunuyla parlayan Yekta Kurtuluş'u Selçuk ve Melo'nun yanına monte etti. Rakiplerinin kazanmasıyla küme düşme hattına iyice inen Karadeniz ekibinde olası puan kaybı, ümitlerini iyice azaltacaktı. Temkinli Galatasaray, daha derli toplu ataklar oluşturuyordu. Sneijder- Telles işbirliğiyle sol kanadı canlı tutan Aslan, iki üç girişimde heyecanlandırdı. 20 ve 32. dakikada çok net kaçıran Rizespor, ilerleyen zamanda bu tehlikeleri mumla arayacağını bilmiyordu. Sarı- Kırmızılıların ileri uç elemanları Umut ve Burak ise pek atma niyetinde değildi. Galatasaray, ikinci 45 dakikada işini daha sıkıya aldı. Başlama düdüğüyle birlikte oluşan Deniz'in atağını savuran Aslan, 60'ta Umut Bulut'la gözdağı verdi. Serkan Kırıntılı yerindeydi. Dakika geçmeden Galatasaray sevindi. Hafta içinde Şampiyonlar Ligi'nde Chelsea fi lelerini havalandıran Chedjou, fotokopi golle takımını öne geçirdi: 1-0. 72'de Umut Bulut, atılan golden daha net fırsatı tepti. Beş dakika sonra bu kez Sneijder kalecisiz kaleye atamadı. Bol keseden sallayan Aslan, 84'te yıkıldı. Tevfi k Köse'yi ceza alanında düşüren Muslera, penaltıya sebebiyet verdi. Kweuke, Galatasaray'ı ters köşeye yatırdı: 1-1.
Zaman
 
G.Saray'lı yıldız Burak Yılmaz büyük bir tehlike atlattı. Golcü oyuncu uzatma dakikalarında taç çizgisi kenarında Ali Adnan ile girdiği ikili mücadelede rakibin eli yüzüne gelince, kendini yere bıraktı. Sarı- Kırmızılı oyuncu daha sonra ayağa kalkınca, tribünden gelen kapalı çakı sol gözünün hemen altına, elmacık kemiği bölgesine isabet etti. Bu bölgesi kanayan Burak'a ilk müdahale yapıldı. Lig TV kameralarına yüzü yaralı bir şekilde çıkan Burak, oldukça sitemkar açıklamalarda bulundu: "Sürekli Burak kendini yere atıyor, emek hırsızı diyorlar. Belki o pozisyonda da atmışımdır. Olayı kişiselleştirmemem lazım. En ağır eleştirileri ben alıyorum bu ülkede. Hiçbir zaman kendimi beğendiremedim. İnsanlar beni eleştirirken biraz baksınlar bu çocuk nerede oynuyor, ne yapıyor." "Ben her zaman takımımım için oynarım. Kişisel başarım umrumda değildir. Ayıp ediyorlar. Hırsız olayları çok ayıp. Hepsine çok kırgınım. Eğer ben bugün yanlış bir hareket yapmış olsaydım çok farklı olurdu. Takım olarak yorgunluk vardı. İlk devre kafa pozisyonum yüzde 100 penaltı. Burada çıkıp velveleye vermek istemiyorum. Nasıl penaltılar verildiğini biliyoruz bu ligde."
Star
 
Beşiktaş Kadın Voleybol Takımı tarih yazdı Kartal, Challenge Kupası yarı finalinde ilk maçta 3-1 yendiği Wroclaw'a evinde 3-2 mağlup olmasına rağmen finale yükseldi. Beşiktaş, ilk seti 27-25 kazandı. Bu set sonrası rehavete kapılan Kartal, 2. seti 25-20, 3. seti de 25-21 kaybetti. Bu setler sonrası toparlanan Siyah-Beyazlılar, geri döndü. 4. seti 25-22 alan Kartal, adını finale yazdırdı. Son seti 15-9 kaybetmesine rağmen finale çıktı. Kartal, zaferi taraftarı ile birlikte kutladı. Odintsovo ile finalin ilk maçı 25 Mart'ta Rusya'da, rövanş 30 Mart'ta İstanbul'da.
Akşam
 
Avrupa Ligi'nde Juventus'a iki maçta da aldığı 2-0'lık yenilgilerle elenen ve tüm konsantrasyonunu lige çeviren Trabzonspor, deplasmanda konuk olduğu Torku Konyaspor'la 0-0 berabere kaldı. Müsabakaya iyi giren ev sahibi oldu. Konyaspor, 22. dakikada aradığı golü de buldu ancak yardımcı hakemin ofsayt bayrağı sevincin kısa olmasına sebepti. Bu anda Djalma'nın sağdan ceza sahasına ortasında Hasan Kabze, topu kafayla kale önüne indirdi. Müsait pozisyondaki Thorwaldsson'un kafa vuruşunda meşin yuvarlak ağlarla buluştu ancak bayrak havadaydı Trabzonspor'un yakalığı en önemli pozisyonda Özer, sol çaprazdan girdiği ceza sahasında orta yapmak yerine kaleyi deneyince devre 0-0 noktalandı. İkinci yarıda da baskılı oynayan ve pozisyonlar bulan Konyaspor'du ama bordo mavililerin kalecisi Onur, birçok maçta olduğu gibi kalesinde yine devleşti. Hasan, Djalma ve Thorvaldsson'a birçok pozisyonda izin vermeyen başarılı file bekçisi, bir anlamda 1 puanı getiren isim oldu. Bu arada 66. dakikada yerini Yusuf'a bırakan Malouda, arkadaşının elini sıkmazken, yedek kulübesine de uğramadan soyunma odasına gitti.
Radikal
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme