4 Mart 2014 Salı

04.03.2014 Genel Gündem


04.03.2014
GÜNDEM

Kandil'den Öcalan'a Kritik Mektup 
Kandil'e giden BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, KCK'nın Abdullah Öcalan'a ulaştırılmak üzere yazdığı 3 sayfalık mektupla döndü. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'a verilen ve KCK'nın görüşlerini içeren mektupta, tıkanan çözüm sürecinde gelinen noktalara vurgu yapıldığı ve Öcalan'ın vereceği her türlü karara tereddütsüz uyulacağı mesajının yer aldığı öğrenildi. Kandil'de KCK yönetimi ile Baluken arasında yapılan görüşmede ağırlıklı olarak, hükümetin, "Sürecin seçim sonrasına ertelenmesi" önerisi ele alındı. KCK yönetiminin görüşmede, "Hükümet, Öcalan'ın talebine yanıt vermedi. Bu güne kadar yaptıkları, bundan sonra verilen sözlerin tutulup tutulmayacağı konusunda bize güven vermiyor" dediği öğrenildi. Görüşmede ayrıca yolsuzluk iddiaları, ortaya çıkan kasetler ve paralel devlet yapılanmasına yönelik iddiaların da kapsamlı ele alındığı öğrenildi. KCK yönetiminin bu konuda, "Hükümet daha şeffaf ve hesap verebilir pozisyona gelmesi gerekir" görüşünü dillendirdiği ifade edildi.
Milliyet


102 Günde Devri Afrika 
1866'da İstanbul'dan çıkan Osmanlı gemisinden sonra ilk kez Ümit Burnu'nu, 4 savaş gemisinden oluşan Barbaros Türk Deniz Görev Grubu (TDGG) geçecek. Türk dış politikasını desteklemek amacıyla 102 gün boyunca 27 Afrika ülkesini ziyaret edecek denizciler, askeri tatbikatın yanı sıra eğitim ve insani yardım faaliyetleri yapacak. Tuğamiral Ali Murat Dede komutasında Gediz ve Oruçreis fırkateynleri ile Heybeliada korveti ve Kudret Güngör lojistik gemisinden oluşan Barbaros Türk Deniz Görev Grubu'nun denize açılmasından önce Gölcük Donanma Komutanlığı'nda basın turu düzenlendi. Görevle ilgili TCG Heybeliada (F-511) korvetinde düzenlenen toplantıda TDGG Komutanı Tuğamiral Ali Murat Dede seyrin 'Ufuk Ötesi' temasıyla yapılacağını belirtti. Dede, 102 günlük seyir süresince her bir geminin 15 bin deniz mili yol kat edeceğini bildirdi. Gemilerin kat edeceği yol itibariyle dünyayı 3 kez dolaşmış olacağının belirten Dede, "Görev Grubu, Kuzey Afrika'da 2, Batı Afrika'da 15, Güney Afrika'da 5, Doğu Afrika'da 3, Kızıldeniz'de 2 Afrika ülkesi olmak üzere toplam 27 ülkeye gidilecek. Bu ülkelerden 21'i Türk Deniz Kuvvetleri tarafından ilk kez ziyaret edilecek" dedi. Barbaros Türk Deniz Görev Grubu, 17 Mart'ta Gölcük'ten uğurlanarak 18 Mart'ta Çanakkale'de düzenlenecek resmi geçit töreni sonrası 2014 Afrika seyri başlatılacak.
Akşam
 
 
Sadece O Hâkim Kaçmayacaklarına İnandı 
17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu kapsamında tutuklanan Rıza Sarraf eski İçişleri Bakanı Muammer Güler'in oğlu Barış Güler, eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın oğlu Kaan Çağlayan'ın da içinde bulunduğu 5 kişinin 73 gün sonra tahliye edilmesi tartışma yarattı. İşadamı ve eski bakan çocukları hakkında, 5 mahkemenin tahliye taleplerini 'kuvvetli suç şüphesi ve kaçabilecekleri' gerekçesiyle reddettiği ortaya çıktı. Adalet Komisyonu tarafından vekâleten atanan Hâkim İslam Çiçek'in ise "Kaçma tehlikeleri yok, içerde kalmaları mağduriyete yol açar" diyerek tahliyeye karar verdi. Tutuklularla ilgili ilk 'ret' kararı 2 Ocak tarihinde verildi. Tutuklanan işadamı Rıza Sarraf'ın avukatı Şeyda Yıldırım, İstanbul 25. Sulh Ceza Mahkemesi'ne başvurarak, "Kararınızı düzeltin. Düzeltmiyorsanız itirazın değerlendirilmesi için bir üst mahkemeye gönderin" talebinde bulundu. Tutuklama kararında direnen 25. Sulh Ceza Mahkemesi, dosyayı, İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderdi. 8. Asliye Ceza Mahkemesi, aynı gün 25. Sulh Ceza Mahkemesi'nin kararını yerinde buldu ve "Sarraf'ın tutukluluk hali devam etsin" dedi.
Radikal
 
 
EKONOMİ 
ABD Doları               2, 2000           2, 2600
 1 Euro                        3, 0304           3, 1130
 İsviçre Frangı            2, 4989           2, 5670
 İngiliz Sterlini            3, 6775           3, 7778

İran'a Büyük Kıyak 
İran doğalgazını Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşıyacak doğalgaz boru hattına 2010 yılında geçiş izni verildi. İzinle ilgili çok önemli bir ayrıntı ortaya çıktı: İran'ın Türkmenistan doğalgazını İran topraklarından Türkiye'ye transit olarak taşınmasına izin verdiğine dair Türk makamlarına resmi bildirimde bulunmadan, belge kapsamında herhangi bir proje faaliyetine başlanılmayacaktı. İran, Türkmen gazının Türkiye'ye transit geçişi için kendi milli şirketini (İran kamu şirketi OIL Industry Investment Company) yetkilendiren yazıyı Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'ne (PİGM) verdi. Yazıdan sonra projenin sahibi Turang Transit Taşımacılık AŞ, hızlı davranarak boru hattı inşaatına start verdi. Kamulaştırma işlemleri başlayan projeye geçen ay 11,5 milyar liralık yatırım teşviki (KDV istisnası, Gümrük Vergi muafi yeti ve sigorta primi desteği) verildi. Uzmanlara göre, Türkiye'nin İran boru hattına izin vermesine karşılık İran'ın da Türkmen gazının transit geçişine izin vermesi gerekiyordu. Zaten İran şu an için Türkmen gazını alıyor. Uluslararası projelerde mütekabiliyetin esas olduğuna işaret edilerek, projenin, Türkmen gazının İran ayağıyla eşzamanlı başlaması gerektiğine vurgu yapılıyor. Uzmanlar, "Bu yazıyı Türkiye'nin kabul etmesi, İran'a bir jest-kıyak olmuştur." değerlendirmesini yapıyor. Enerji Bakanlığı, İran'ın Türkmen gazına geçiş izni vermesiyle ilgili yazının PİGM'ye zamanında ulaştığı bilgisini verdi.
Zaman
 
Rekabet Kurulu 'Ekonomik Mit' Olmak İstiyor 
Rekabet Kurumu'yla ilgili yeni yapılanma çalışmaları tepki alıyor. CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak, Rekabet Kurulu'nun 4 yıllık dönemi kapsayan strateji belgesinde, kartelleri önlemek gerekçesiyle, şirket sahipleri ve ortaklarının ev ve işyerlerine dönük 'teknik takip' yetkisi istendiğini ifade ederek "Korku imparatorluğu iş dünyasını teslim almak istiyor. Rekabet Kurulu 'Ekonomik MİT' olmak istiyor." dedi. Erdoğan Toprak, yaptığı yazılı değerlendirmede, "Hükümet tarafından peş peşe TBMM'den geçirilen antidemokratik yasa düzenlemeleri, artık kurumların da iştahını kabartmaya başladı. TİB'e verilen sansür yetkileri, HSYK yasasıyla yaratılan yargı-hukuk üstü Adalet Bakanı, MİT yasası değişiklikleriyle getirilmek istenen telekulak devleti, ekonomiyi ve iş dünyasını da teslim almak istiyor. Özerklikleri, sadece lafta ve kâğıt üstünde olan düzenleyici ve denetleyici kurullar, hükümetin işadamlarını, şirketleri, bankaları, medyayı, tehdit ve şantaj aracına dönüşmüş durumda. Bu kurullar da, hükümete daha çok yaranmak için, dünyanın hiçbir gelişmiş ekonomisinde var olmayan, serbest piyasa ekonomisi ile bağdaşmayan yetkiler ve güçler istiyor." ifadelerini kullandı. Rekabet Kurulu'nun 2014-2018 dönemi için hazırladığı strateji belgesinde yer alan taleplerin, kurulun MİT olma, rekabet değil, 'İstihbarat Kurulu' olma özlemini yansıttığını ifade eden Erdoğan Toprak, şöyle devam etti: "Kartelleri önlemek gerekçesiyle, şirketler, işadamları, şirket ortakları için, işyerlerine, evlerine, kişisel yaşamlarına yönelik dinleme ve teknik takip yetkisine sahip olmayı, bu amaçla Rekabet Kurulu Yasası'nda değişikliğe gidilmesini öngören strateji belgesi, aslında gizlenen gerçek niyeti yansıtmaktadır. İşadamlarını, şirketleri teknik takibe almak, dinlemek dünyanın neresinde Rekabet Kurulu'nun yetki ve görev alanı içindedir?" Toprak, hükümetin düzenleyicidenetleyici kurulları kullanarak, medyadan enerjiye, bankacılıktan otomotiv ve iletişime kadar pek çok sektörde, yandaşlarına servet aktardığını, mal varlıklarına el koyduğunu belirterek, Rekabet Kurulu aracılığıyla da cezalar yağdırdığını kaydetti. Toprak şöyle konuştu: Rekabet Kurulu, ekonomilerde haksız rekabet ve kazançların önlenmesini sağlamakla görevli iken, AKP hükümeti elinde, bir tehdit, cezalandırma, yok etme aracına dönüşmüştür. Pek çok şirket ve gruba açılan soruşturmalar, aylarca sürdürülerek, bu şirketler ve gruplar zan altında bırakılmaktadır. Rekabet Kurulu, şimdi bir de işadamlarını, şirketlerini, evlerini dinleme yetkisi istemektedir.
Zaman
 
Dört Tekerlekli Enflasyon 
Enflasyon şubatta gıda fiyatlarındaki sakinleşmeyle yüzde 0,43 arttı ve yıllık enflasyon yüzde 7,75'ten yüzde 7,89'a yükseldi. Enflasyonu arttıran ise vergi ayarlamaları nedeniyle fiyatlarına zam yapan otomotivciler oldu. Dizel otomobil fiyatları yüzre 7,5, benzinli otomobil yüzde 4,5 artarken benzin fiyatı yüzde 2, mazot yüzde 1,7 zam gördü. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre gıda fiyatları şubatta yüzde 0,13 yükselerek enflasyonun ivme kaybetmesini sağladı. Artışa temel etken aylık yüzde 2,3 yükselen ulaştırma grubu. Yüzde 0,43'lük aylık enflasyonun 0.36 puanı ulaştırmadan kaynaklandı. Bu artışa Ocak ayındaki vergi ayarlamalarının yansımaları etkili oldu. Ayrıca Türk Lirası'ndaki değer kaybı da otomobil ve akaryakıt fiyatlarındaki artışın kuvvetlenmesini sağladı. Mevsim indirimleri nedeniyle giyim ve ayakkabı grubu enflasyonun kurtarıcısı oldu. Aylık yüzde 5,06 gerileyen giyim ve ayakkabı grubu enflasyonu 0.39 puan geriletti. Ocakta yüzde 6,97'den yüzde 10,72'ye sert yükselen üretici fiyatlarındaki hızlı artış devam etti. TÜİK'in yeni hesaplamaya başladığı üretici enflasyonu olan yurtiçi üretici fiyat endeksi aylık yüzde 1,38 arttı ve yıllık üretici enflasyonu yüzde 12,4'a yükseldi. Bu oran Aralık 2011'den bu yana görülen en yüksek seviye. Tüketici enflasyonundaki sakinlik üreticilerin maliyeti düşük talep nedeniyle fiyatlara henüz yansıtamadığının göstergesi. Ancak bu durumun ne kadar süreceği ise soru işareti.
Hürriyet
 
Yabancı Yatırımcı Ortaklık Peşinde 
2013 yılının özellikle son aylarını toplumsal olaylar ve yolsuzluk operasyonlarıyla geçiren 2014'e de siyasi belirsizlik ve skandallarla giren Türkiye, küresel piyasalardaki parasal genişlemenin de olumsuz etkisiyle yabancı yatırımcının sıkı takibinde. İktidar partisinin yerel seçimlerde de etkinliğini sürdüreceğini öngören yabancı yatırımcıların hareketliliği devam ediyor. Geçen yıl 21 milyar dolarlık satın alma ve birleşme işleminin gerçekleştiği piyasada sektör oyuncuları bu yıl 15 milyar doların üzerinde bir işlem bekliyor. Gerçekleşmesi beklenen işlemlerin özellikle enerji, finans, e-ticaret, gıda ve perakende sektörlerinde olacağı tahmin ediliyor. Türkiye'de göz sağlığı alanında büyüyen Avrupagöz, 2,5 milyar dolar ciroya sahip Suudi Arabistan merkezli Nesma Holding ve Körfez ülkelerinde sağlık alanında önemli yatırımlara imza atan Reaya Holding ile yüzde 50 ortaklığa imza attı. Avrupagöz'ün yüzde 50 hissesi Suudi şirketlere 52 milyon liraya satıldı.
Milliyet
 
Türkiye İstihdam Artışında Şampiyon 
Türkiye 2008 sonrası sağladığı istihdam artışıyla liderliğe oturdu. IMF ve Türkiye İstatistik Kurum'ndan derlenen verilere göre, Türkiye'de 2007 yılında 20 milyon 738 bin olan istihdam edilen kişi sayısı, 2013 yılı kasım itibariyle 25 milyon 443 bin kişiye ulaştı. 2007- 2013 yılları arasınını kapsayan dönemde yüzde 22.7 artış hızını yakalayan Türkiye, yüzde 20'nin üzerinde artış sağlayan tek ülke oldu. İstihdam hızında Türkiye'yi yüzde 18.8 ile İsrail, yüzde 15.3 ile Lüksemburg, yüzde 11. 5 ile Malta ve yüzde 10.9 ile Avustralya izledi. Diğer ülkeler yüzde 10'un altında kaldı.
Star
 
4 Yıl Sonra En Zengin Tekrar Bıll Gates Oldu 
Ünlü finans dergisi Forbes'ın dünyanın en zenginleri listesinde bu yıl taşlar yerinden oynarken, rekorlar da birbirini kovaladı. Servetini geçen yıla göre 9 milyar dolar artıran Microsoft'un kurucusu Bill Gates 4 yıllık aranın ardından 76 milyar dolarlık servetiyle ismini zirveye taşırken, Meksika'nın telekom imparatoru Carlos Slim ise 72 milyar dolarlık servetiyle ikinci sırada yer aldı. Listeye 264 yeni dolar milyarderi eklenirken, 100 kişi de listeye veda etti. Geçen yıl 5.4 trilyon dolar olan listede yer alanların toplam serveti ise 6.4 trilyon dolara yükseldi. Yılın en büyük sıçramasını ise Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg yaptı. Zuckerberg'in geçen yıl 15.2 milyar dolar olan serveti, sosyal ağ hisselerinin yükselişiyle birlikte 28.5 milyar dolara yükseldi. Geçtiğimiz haftalarda Zuckerberg tarafından 19 milyar dolara satın alınan Whatsapp'ın kurucuları Jan Koum ve Brian Acton da satışın ardından listeye katıldı. Geçen yıl 44 dolar milyarderiyle listede yer alan Türkiye'yi döviz kurundaki yükseliş ve borsadaki sarkmanın etkisiyle bu yıl 25 kişi temsil etti. Türkiye'nin en zengini Murat Ülker 3.7 milyar dolarlık servetiyle listede 408'inci oldu.
Star
 
Ekonomide Acem Rüzgârı 50 Milyar Dolar İçin Esiyor 
İran'ın, Batı'yla vardığı nükleer mutabakatın ardından Başbakan Erdoğan'ın Tahran ziyareti de meyve vermeye başladı. İki ülke arasındaki ticaret hacmini önce 15 milyar, ardından da 50 milyar dolara çıkarmak için trafiği hızlandı. İran'dan 80 kişilik bir heyet, bu hafta Türkiye'ye gelecek. Bu ziyaret, İran Cumhurbaşkanı Ruhani'nin Türkiye ziyaretindeki anlaşmalara da ışık tutacak. Ekonomi ve Dışişleri Bakanlıkları ile DEİK koordinasyonundaki görüşmeler için İran'dan kalabalık heyet ziyarette bulunacak. Perşembe günü gerçekleşecek ziyarette Türkiye-İran ilişkileri, siyasi ve ekonomik açılardan değerlendirilerek, kapılar aralanacak. TOBB Plaza'da gerçekleşecek "İran İle İlişkilerin Değerlendirmesi" başlıklı zirveye 80'in üzerinde Türk yöneticinin katılımı öngörülüyor. Başbakan Erdoğan'ın Tahran gezisi sırasında iki ülke arasında "Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi" toplanması kararlaştırılmıştı. Türkiye'deki seçim süreci nedeniyle Ruhani'nin ziyareti mayıs ayı sonuna kaldı. İran Cumhurbaşkanı Ruhani'nin Türkiye ziyaretinde iki ülke bakanları aynı kabinede toplanarak yeni anlaşmalara imza atacak.
Akşam
 
Soğuk Satış 
Rusya'nın Kırım'a askeri müdahale kararı dünya piyasalarını alt üst etti. Dünya borsalarında yüzde 2'ye varan değer kayıpları yaşanırken en büyük darbeyi yüzde 12 ile Rus borsası aldı. Borsalar düşerken altın ve petrol başta olmak üzere emtia fiyatlarında ise sert yükselişler yaşandı. Rusya'nın Kırım kararı ters dönüp kendi piyasasını vurdu. Özellikle enerji ve madencilik firmalarında yüksek düşüşlerin yaşandığı Rus borsası dolar bazlı RTS Index yüzde 12'lik düşüşle karşı karşıya kalırken Rus para birimi Ruble de dolar ve euro karşısında adeta eridi. Rublenin dolar karşısında 36.5 ruble, Euro karşısında 51.2 rubleyi görmesi Rus Merkez Bankası'nı harekete geçirdi. Dün piyasaya 10 milyar dolar satan Rus Merkez Bankası faizleri de 1.5 puan artırdı ve yüzde 7'ye çıkardı. Ekonomistler yaşananların etkilerinin çok olumsuz ve derin olacağını belirtirken Rus Merkez Bankası'nın da olaylara hazırlıksız yakalandığı görüşünde.
Radikal
 
Ziraat: Sadece 34 Müşteri Ödemede Sorunlu 
Ziraat Bankası'nın Kıbrıs'taki şubelerinden verilen 4.541 sahte kredi kartından 550 milyon lira vurgun yapıldığına ilişkin haber yalanlandı. Bankadan yapılan yazılı açıklamada, Kıbrıs şubelerinden verilen kartlardan sadece 34 müşterinin ödemesinin sorunlu olduğu, bu müşterilerle ilgili yasal takibin de başlatıldığı bildirildi. Haberle ilgili Ziraat Bankası'ndan yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi: "Haberde konu edilen Kıbrıs Şubelerine ilişkin 4541 adet kredi kartı, 1990 yılından itibaren Ziraat Bankası Kıbrıs Şubeleri'nce verilen kredi kartlarıdır. Son 10 yılda Ziraat Bankası Kıbrıs Şubeleri'nce her yıl ortalama 400 adet kredi kartı tahsisi yapılmış ve bu kredi kartları gerçek ve tüzel kişilere verilmiştir. Tahsis edilen bu kartların harcama ve ödeme akışları normal olarak devam etmektedir. Bununla birlikte bugün itibarı ile Ziraat Bankası Kıbrıs Şubeleri'nce verilen kredi kartına tahsis edilen toplam limit 25 milyon 160 bin 272 TL'dir. Ve son dönemdeki toplam ekstre borcu ise 5 milyon 11 bin 189 TL'dir. Bu harcama tutarının sadece 34 bin 972 TL'lik bölümü 3 dönemdir ödemesi gecikmiş kartlardır ki harcamaya göre binde 7'lik bu oran sektör normlarına göre düşük bir seviyededir. Habere konu 4541 adet karttan sadece 34 adet müşteriye tahsisinden sonra 33 bin 594 TL tutarındaki harcamalarına ilişkin bir ödeme gerçekleşmemiş ve bu kartlar da kredi politikalarımız gereği kanuni takibe intikal ettirilmiş ve banka alacağımıza ilişkin takip ve tahsilat süreci de devam etmektedir. "
Radikal
 
DÜNYA 
Nijerya'da Kanlı Hafta Sonu: 126 Ölü 
Nijerya'da haftasonu İslamcı örgüt Boko Haram'a bağlı olduğu düşünülen militanların düzenlediği saldırılarda en az 126 kişi hayatını kaybetti. Bu sayı hükümetin düzenlediği operasyonlarda ölenlerle beraber 146'ya ulaştı. Cumartesi günü ülkenin kuzeyinde yer alan Maiduguri şehrinde kalabalık bir pazar yerine düzenlenen çifte saldırıda çok sayıda kişi hayatını kaybetti. Ölü sayısının artmasının beklendiği, çoğu kişinin halen göçük altında olduğu düşünülüyor. Boko Haram örgütüne karşı savaşan askeri gücün eğitim merkezi olarak bilinen Maiduguri'de gerçekleşen ilk saldırı, yün dolu bir kamyona saklanan bombaların patlamasıyla meydana geldi. Etraftaki vatandaşların kurbanları kurtarmaya gelmesinin ardından ikinci patlama gerçekleşti. Patlamaların gerçekleştiği sırada yakındaki bir cafede futbol maçı seyredildiği ve bir düğün gerçekleştiği için çok sayıda çocuk hayatını kaybetti. Cumartesi gecesi ise Boko Haram'a üye olduğu düşünülen militanların yaptığı baskında bütün Mainok köyünün yok edildiği belirtildi. Köye tüfeklerle saldıran militanlar, füze ve patlayıcı maddeler kullandı. Bir görgü tanığı gerçekleşen saldırıyı, "Her yere ateş açmaya, köydeki bütün evleri yakmaya başladılar. Köyde sağlam kalan tek bir evin olduğunu düşünmüyorum" ifadesiyle anlattı. Ülkenin kuzeydoğusunda yer alan Mafa kasabasına düzenlenen baskında ise 29 kişi hayatını kaybetti. Nijerya hükümetinin Daglun köyüne düzenlediği ve Boko Haram'ı hedef aldığı hava saldırısında ise 20 kişi öldü. Batı eğitimine karşı olan Boko Haram, okullara da saldırı düzenliyor.
Milliyet
 
Müslümanlar 'Kendini Savunma' Milisi Kurdu 
Orta Afrika Cumhuriyeti'nde, Hristiyan Anti-balaka grubunun saldırılarının artması üzerine Müslümanlar "kendini savunma" milisi kurdu. Orta Afrika Cumhuriyeti Müslüman Direnişi Örgütü (ORMC) iyi eğitilmiş yaklaşık 5 bin kişiden oluşuyor. Eski Turizm Bakanı Abakar Sabone, "Evlerimizi yıktılar, eşyalarımızı yağmaladılar. Mecbur kalmadıkça uluslararası güçlerle çatışmadan 'başkent Bangui'ye yürüyeceğiz" dedi. Bu arada yiyecek alabilmek için, Müslümanların yaşadığı Bangui'nin kuzeyindeki 5. Kilometre mahallesine araçla giden Seleka üyeleri saldırıya uğradı. 4 Seleka üyesinin öldürülmesinden sonra Bangui'nin PK11 bölgesinde bulunan Müslüman Seleka grubu, başkente 185 kilometre uzaklıktaki Sibut şehrine dönmek istediklerini açıkladı.
Türkiye
 
Yargıçlara Kanlı Saldırı 11 Can Aldı 
Pakistan'ın başkenti İslamabad'da adliye binasına düzenlenen silahlı saldırıda aralarında avukat ve hakimlerin de yer aldığı 11 kişi yaşamını yitirdi. İslamabad Emniyet Müdürü Sikander Hayat, bir grup saldırganın, çevreye ateş açıp el bombaları atarak adliyeye saldırdığını doğruladı. Saldırganlardan 2'sinin, polisin çevrelerini sarması üzerine üzerlerindeki bombaları patlattığını ifade eden Hayat, olayı bir terör saldırısı olarak niteledi. Saldırganlardan birinin üzerindeki bombaların pimini avukatların ofisi önünde çektiği, diğerinin ise yargıçların kullandığı ofisin önünde kendini havaya uçurduğu öğrenildi. Aralarında avukat ve yargıçların bulunduğu 11 kişinin yaşamını yitirdiği saldırıda 24 kişinin yaralandığı belirtildi. Adliye binasının ağır hasar gördüğü saldırının ardından bölge güvenlik kordonuna alındı, yakın okullardaki öğrenciler tahliye edildi.
Star
 
Ap 'İmtiyazlı Değil Tam Üyelik' Dedi 
AP Dışişleri Komisyonu'nda Türkiye'ye tam üyelik yerine alternatif ortaklıklar sunulmasını talep eden değişiklik önergesi büyük farkla reddedildi. Avrupa Parlamentosu (AP) Dışişleri Komisyonu'nda, Hollandalı raportör Ria Oomen- Ruijten tarafından kaleme alınan Türkiye raporu, 8 "hayır" ve 5 çekimsere karşı 36 "evet" ile kabul edilirken imtiyazlı ortaklık önerisi destek bulmadı. Liberal gruptan İngiliz Andrew Duff, Alman Alexander Graf Lambsdorff ve Sloven Ivo Vajgl tarafından verilen değişiklik önergesinde, Türkiye'nin AB'ye katılım sürecinin, yeni seçilecek Avrupa Parlamentosu ve AB Komisyonu tarafından gözden geçirilerek tam üyelik yerine alternatif ortaklıklara bakılması teklif edildi. Söz konusu değişiklik önergesine imza sahibi 3 parlamenter dışında destek veren olmadı. Oylamada kabul edilen değişiklik önergeleriyle yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığının önemine atıf yapılırken reform sürecinde Türkiye ve AB arasında yakın diyalog ve işbirliğinin ve katılım müzakerelerinin devam etmesi gerektiği gerektiği vurgulandı. Raporda, HSYK değişikliğinden derin endişe duyulduğu ifade edildi, son siyasi gelişmeler de eleştirildi. Türkiye raporunun önümüzdeki hafta Avrupa Partalentosu Genel Kurulu'nda görüşülmesi bekleniyor.
Star
 
Kıbrıs'ta Çözüm Rüzgârları Esiyor 
Kıbrıs Rum Kesimi Özel Temsilcisi Andreas Mavroyiannis'in Ankara, KKTC Özel Temsilcisi Kudret Özersay'ın Atina'ya gerçekleştirdiği eşzamanlı ziyaretlerin perde arkası ortaya çıkmaya başladı. Akşam'ın edindiği bilgilere göre; 55 yıl aradan sonra gerçekleştirilen ziyaretlerde taraflar çözüm konusundaki mesajlarını karşılıklı olarak iletti. Ankara için ziyaretlerdeki en önemli husus, bu temasların devamlılığının sağlanması oldu. Bu doğrultuda, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu, Mavroyiannis'e; Kudret Özersay, Yunanistan Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Anastassis Mitsialis'e karşılıklı ziyaretlerin sürdürülmesi teklifini yaptı. Atina ve Kıbrıs Rum Kesimi bu teklife henüz olumlu bir yanıt vermese de olumsuz bir yaklaşımda da bulunmadı. Ankara'nın iki teklifi daha bulunuyor. İlki, KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun Atina'yı, Rum Kesimi Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis'in de Ankara'yı 'toplum lideri' sıfatıyla eşzamanlı ziyaret etmesi. Yunanistan bu teklife henüz olumlu bakmıyor. Ancak, Ankara'ya göre karşılıklı özel temsilci ziyaretlerinin sürdürülmesi durumunda Rum ve Yunan tarafı 'toplum diplomasisi'ne sıcak yaklaşmaya başlayabilir.
Akşam
 
Abd, Karadeniz'e Gemi Gönderir Mi? 
Ukrayna'daki krizle birlikte ABD'nin Karadeniz'e donanma gemisi gönderip göndermeyeceği merak konusu oldu. Ukrayna'da faaliyet gösteren Askeri Araştırmalar Merkezi uzmanı Dmitriy Timçuk, Akdeniz'deki ABD'nin 6. Filosu'na bağlı gemilerin Karadeniz'e doğru yola çıktığını iddia etti. Timçuk "Şu anda 6. Filo'ya bağlı destroyer savaş gemisi, Boğazlar'a doğru ilerliyor. Bu savaş gemisinin 7 Mart'ta Karadeniz sularına girmesi bekleniyor" dedi. Timçuk ayrıca 27 Şubat'ta Akdeniz'e giriş yapan uçak gemisi USS George H.W. Bush'un da rota değiştirerek Doğu Akdeniz suları yerine Ege'ye girdiğini öne sürdü. Timçuk "Uçak gemisinin Boğazlar'dan geçiş yapıp yapmayacağı şimdilik bilinmiyor" diye ekledi. Ukrayna'nın NATO'dan yardım talep etmesi Montrö Anlaşması'nı yeniden gündeme getirdi. ABD'nin 6. Filo'ya bağlı bazı gemilerini Boğazlar'dan Karadeniz'e göndermesi halinde Türkiye'nin Montrö Anlaşması'nın hangi durumunu devreye sokacağı tartışma konusu oldu. Yetkililer 'sıcak savaş ortamı' henüz olmadığı için 'barış durumu koşullarının' işleyeceğini, ABD'nin de Karadeniz'e göndereceği geminin tonajının kıyıdaş olmadığı için 8 binden fazla olamayacağını kaydetti. Bu durumda ABD, en fazla insani yardım adı altında bir destroyeri Karadeniz'e gönderebilir. Tonajı 8 binin çok üzerinde olan kimi zaman 50 bin tonajı aşan bir uçak gemisinin ise Boğazlar'dan geçerek Karadeniz'e geçmesi Montrö'ya uygun değil. Türkiye savaşan taraf ise, Montrö'ye göre savaş gemilerinin geçişi konusunda tümüyle dilediği gibi davranabilme hakkına sahip. Türkiye, 2008'de Güney Osetya'daki savaş sırasında Gürcistan'a yardım gösterisinde bulunmak isteyen ABD'nin büyük savaş gemilerini Boğazlar'dan geçirmesine izin vermemişti.
Radikal
 
Tatarlara Ortaklık Önerisi 
Kırım Tatar Halkı Meclisi Başkanı Rıfat Çubarov, Kırım meselesinin ülke içinde çözülmesi önerisini getirirken Kırım Özerk Yönetimi de Tatarları yanına çekmek için yeni yönetime katılma teklifinde bulundu. Çubarov, başkent Simferopol'da (Akmescit) yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Kırım krizi, dünyayı biraz daha kökünden sarsacak uluslararası boyut almaya başladı. Bu duruma seyirci kalmamız affedilemez hata olur. İş işten geçmeden Kırım sorununu içimizde, kendi aramızda çözecek mekanizma yaratmalıyız. Kırım Tatar Meclisi olarak bizim önerimiz, Ukrayna parlamentosu Rada ile Kırım parlamentosunun ortak bir çalışma komisyonu kurmasıdır. Böylece kendi problemlerimizi kendimiz Ukrayna içinde çözmüş olur, dünyaya da rahat bir nefes aldırırız." Kırım Başbakan Yardımcısı Rustam Temirgaliyev ise Tatar azınlığıyla görüşmeler başlattıklarını belirterek "Kırım Tatarlarına, hükümet ve parlamentoda önemli görevler öneriyoruz. Bu görevler arasında birinci Başbakan Yardımcılığı, 7 bakanlıktan ikisini ve diğer bakanlıklarda yardımcı pozisyonları teklif ediyoruz. Ayrıca yeni Kırım yönetimi olarak Kırım'dan sürgün edilen Tatarların vatana dönmesi programını başlatma sözü veriyoruz. Vatanlarına dönenlerin, yerleşim bölgelerine yol ve su gibi tüm alt hizmetleri de getireceğiz" dedi. Kırım nüfusunun yüzde 12'sini Tatarlar oluşturuyor.
Radikal
POLİTİKA 
Aileyi Kalkındırma Partisi 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sırasında Başbakan Erdoğan'ın oğlu Bilal ile arasında geçtiği ileri sürülen telefon görüşmelerini hatırlatarak, "Hâlâ bu adama güveniyor musunuz? Dünya tarihinde böyle bir hırsız görülmemiştir. Adalet ve Kalkınma Partisi, Aileyi Kalkındırma Partisi'ne döndü. Oyunuzla harama ortak olmayın, önce sizi soydu" dedi. Kılıçdaroğlu Kırklareli ve Edirne mitinglerinde şunları söyledi: 17 Aralık günü bir operasyon yapıldı. Adı Rüşvet ve Yolsuzluk operasyonu. Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluk ve rüşvet operasyonu, oğlu ile yaptığı konuşmayı dinlettiler. Polis arkadaşlarımız gelmişler, Başçalan'ın talimatı üzerine millete dinletmeyin diye. Polis kardeşlerime sesleniyorum, siz halkın polisisiniz bir hırsızın polisi olamazsınız, herkes bunu bilsin. Devleti soyanın polisi olmaz, polis haksızlık yolsuzlukla mücadele eder. Ne var o konuşmalarda bir kişinin devleti nasıl soyulduğu var. Kendi sesinden kendi söylüyor. Sabahın köründe 8'i 2 geçe açıyor telefonu, oğlum diyor şunların evinde arama yapılıyor. Bilal anlayamamış, baba bir daha tekrar et diyor. Evde ne varsa sıfırlayın, dağıtın diyor. Kardeşini gönderiyor, diğer kardeşini de, dayını çağır, amcanı çağır herkesi çağır diyor. Beraber paraları sıfırlayın yok edin diyor. Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy verenler elinizi vicdanına koyun, Başbakan çıkıp elinde milyon dolarları tutarsa polisin operasyonun yaptığı saate sıfırlayın talimatı verirse elini vicdanını koyun ve öyle konuşun. Oyunuzla harama ortak olmayın, önce sizi soydu. Bu adam havuz kurdu kendi medyasına oluşturmak için salma salıyor. İhale verdiği müteahhitlere salma salıyor, 630 milyon dolarlık salmayı yapıp havuz oluşturdular. AKP'ye oy verenlerin vicdanlarına teslim ediyorum nasıl oluyor da, bu havuz oluşuyor. Bu parayı verenler zaten devletten çalacaklar. Bunlardan birisi ihale aldıktan sonra öyle keyifleniyor ki, 'Biz bu milletin anasını belleyeceğiz' diyor. Bir bankanın genel müdürünün evinde ayakkabı kutusundan 4.5 milyon dolar para çıktı. Bu genel müdüre kefil olan kim, Başçalan.
Hürriyet
Akp Ders Çıkarmazsa Felakete Gidiyoruz 
İzmir gezisini sürdüren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bu kamplaşmanın devam etmesi halinde ülkenin bir kavga ve çatışmaya sürükleneceğine dikkat çekti. "AKP'nin oyunu aşağıya çekmeliyiz. Bundan ders çıkartırlarsa önümüzdeki günler çok daha güzel olur. Çıkaramazlarsa felakete gidiyoruz" diyen Bahçeli özetle şunları söyledi: "Bin yıldan beri kardeşçe yaşıyoruz. Hangimiz hangi hakka sahipse Güneydoğu'daki vatandaşımız da o hakka sahip. O bölgedeki arkadaşlarımız bunlar gibi düşünmüyor. Ama birileri Kuzey Kürdistan özerk yönetimini oluşturmak için bir ihanet içine düşüyor. İhanetin farkında bile değil. 3-5 tane oy için gelecekte çok büyük tehlikelere giriyoruz. Bu bölünme tehdidi yarın gelişirse Allah muhafaza Türkiye'de çok şeyler olur. Herkes aklını başına almalı. AKP bunun altından kalkamaz. Etnik temelli ve mezhep temelli bir ayrımcılık ülkeyi böler ve parçalar. Buna dikkat etmemiz lazım. Hele demokrasi adına, insan hakları adına, özgürlükler adına bu yapılıyorsa, bunların her biri güzel kavramlardır ama yanlış kullanılırsa, patlamaya hazır mayındır.
Hürriyet
Bizim İçin Ölçü % 38.8 Oydur 
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik BBC Türkçe'ye yaptığı açıklamada "Bizim için ölçü 2009 seçimlerinde aldığımız oydur, yani yüzde 38.8" dedi. Genel seçimlerle yerel seçimlerin birçok açıdan farklılıklar taşıdığını söyleyen Çelik, bunun da sonuçlar üzerinde çok etkili olduğunu ifade etti. Bazı gazetelerde yer alan araştırmalara göre Ak Parti'nin oy oranının yüzde 45'in üzerinde olduğu, İstanbul ve Ankara gibi önemli metropollerde de açık ara önde olduğu iddia ediliyor. Ak Parti'nin genel seçimlerde yine yüzde 50 alabileceğini, ancak yerel seçimlerde sonuçları belirleyen en az 8 değişken olduğunu belirten Çelik, 2009 seçimlerinden bir örnek vererek yerel seçimin ne kadar farklı olabileceğini anlattı: "2009 seçimlerinde Tatvan'ı 150 oyla BDP'ye (Barış ve Demokrasi Partisi) kaptırdık. O seçimde Saadet Partisi adayı 650 oy aldı. Genel seçim olsa kimse o oyu onlara vermez, çünkü boşa gideceğini bilir. Dolayıyla genel seçim sonucu farklı oluyor." Yüzde 38,8'in üzerindeki her oy oranını, hatta virgüldeki artışı bile başarı olarak değerlendireceklerini söyleyen Çelik, 2009'un altındaki bir oy oranını ise "Oy kaybettik" olarak göreceklerini ifade etti. Çelik, "Biz 2004'te yüzde 41,6 aldık. 2009'da daha düşük aldığımızda ise, diğer partilerin geçmişte yaptığı gibi, oyumuz kaybolmadı hesabına girişmedik. Pişkinlik yapmayız." dedi. Yerel seçimlerde belediyelerin yüzde 60'ını kazanacaklarını söyleyen Çelik, Ak Parti'nin hedefinin 30 büyükşehirden 20'sini kazanmak olduğunu açıkladı.
Milliyet
Pensilvanya Chp, Mhp İttifakı 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Niğde ve Osmaniye mitinglerinde paralel yapıya sert çıktı ve muhalefeti eleştirdi. Niğde'de halka seslenen Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Fethullah Gülen için "üç kafadar" benzetmesi yaptı. Başbakan Erdoğan'ın Niğde mitinginde verdiği mesajlar şöyle: CHP'nin Genel Başkanı önceki gün çıkmış 'AK Parti'ye oy verirseniz iki elim yakanızda' diyor. Sen kimsin ya? Yahu sen geçen yerel seçimde İstanbul'da başkan adayıydın. İkametini koyduğun Kağıthane'nin ismini bile unuttun, "Kağıttepe" dedin. O seçimde kendine bile oy kullanamadın. Böyle bir zavallıdan bu ülkede idareci olabilir mi? Bunlar ne sandığı, ne milleti, ne de milletin yakasını bulabilirler. Tam aksine, milletin elleri bunların yakasında olacak. MHP'nin Genel Başkanı çıkmış, 'Nereye oy verirseniz verin, AK Parti'ye vermeyin' diyor. Siyaseti millet için, hizmet için yapmayı öğrenemediler. Bitlis'te beş parti bir olmuş. Bu beşinin toplam oyu zaten yüzde 7. Unutmayın, kırk çürük yumurtadan sağlam yumurta olmaz. Zannediyorlar ki biz bunu böyle yaparsak burada netice alırız, alamayacaksınız. Yıl 1998, yine bir 17 Aralık günü. Şimdi MHP milletvekili olan, Meclis Başkanvekili olan bir hanımefendi, gazete yöneticisinin bazı bakan ve bürokratlarla konuşmalarını yayınladı. (Meral Akşener) Faiziyle 26 milyar tazminat ödedi. MHP, yatacak yerin yok. Kasetle iftira siyaseti yapıyorsun.
Akşam
Dünya Tarihi Böyle Bir Hırsız Görmedi 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrası Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu ile arasında geçtiği ileri sürülen telefon görüşmelerini hatırlatarak, "Bu milletin vicdanına sesleniyorum. Gazilerimizin, esnafın, işçinin, çiftçinin, memurun, emeklinin, işsizin vicdanına. Nasıl oluyor da, ertesi gün telefon ediyor 30 milyon Euro'yu konuşuyor. Hâlâ bu adama güveniyor musunuz? Dünya tarihinde böyle bir hırsız görülmemiştir" dedi. Kılıçdaroğlu eşi Selvi Kılıçdaroğlu ile birlikte dün helikopterle Kırklareli'ne geldi. Buradaki mitingde konuşan Kılıçdaroğlu yine Erdoğan'a yüklendi. Halkın kendisini başbakan yaptığını, demokrasiye saygılarının olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu şöyle konuştu: "Sizin oylarınıza bir şey söylemiyorum. Oyunuzla harama ortak olmayın, önce sizi soydu. Bu adam havuz kurdu kendi medyasını oluşturmak için salma salıyor. İhale verdiği müteahhitlere salma salıyor, 630 milyon dolarlık salmayı yapıp havuz oluşturdular. AKP'ye oy verenlerin vicdanlarına teslim ediyorum nasıl oluyor da bu havuz oluşuyor. Gerekçesi şudur; parayı verenler zaten devletten çalacaklar. Bunlardan birisi ihale aldıktan sonra keyifleniyor ki, telefon konuşmasında biz bu milletin anasını belleyeceğiz diyor. Orda söylediğini ben söylemiyorum, ahlakım el vermiyor. Bu millete küfrediyor."
Radikal

SPOR 
Galatasaray yenilgisinin ardından Antalyaspor ile berabere kalan Beşiktaş, 5 puanlık kaybı telafi etmenin yollarını arıyor. Önümüzdeki pazar günü Eskişehir'i Olimpiyat'ta ağırlayacağı karşılaşmaya kilitlenen Siyah-Beyazlılarda, Ramon Motta, taraftarlara mesaj yolladı. Kendilerine gösterilen sevgiyi karşılıksız bırakmak istemediklerini vurgulayan Brezilyalı, tribünlerden kötü zamanlarında da destek istedi. Seyircilerini maçlarını izlemeye çağıran tecrübeli sol bek, "Onları sevindirmek için elimizden geleni yapacağız." dedi. Beşiktaş Dergisi'nin mart sayısında röportajı yer alan Ramon Motta, samimi açıklamalarda bulundu. Sahada agresif göründüğünü; ancak özel yaşantısında çok farklı biri olduğunu anlatan 25 yaşındaki deneyim, "Sakinim. Yeşil zemindeki motivasyonum apayrı. Çünkü o anda takımın bir parçasıyım. Tüm benliğinizle kendinizi müsabakaya vermek zorundasınız ve bu durumda daha hırslı ve hırçın bir görüntü ortaya çıkıyor." ifadesini kullandı. Sürekli hücumu düşünmesi ve atağa geçmesinin artılarına dikkati çeken başarılı isim, "Avrupa futboluna alışıyorum. Burada ter dökmek, pozisyon alma ve defansif açıdan daha iyi olmada bana çok şeyler katıyor." dedi. İstanbul'a alıştığını belirten, yalnız yaşadığı, sokaklarını gezindiği şehrin restoranlarını çok seven Motta, kalabalıkların arasına karıştığını aktardı. Kariyerini, fi zik gücü yettiğince sürdürmeyi planlayan Sambacı, ırkçılığa da değindi: "Farklı din, etnik köken ya da renginden dolayı insanlara yapılan muameleler cezasız kalmamalı."
Zaman
 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ve internete düşen ses kayıtları, Fenerbahçe Olağanüstü Genel Kurulu'na yapılan müdahaleyi gözler önüne serdi. Yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında elde edilen kayıtlara göre, Başbakan Erdoğan, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ı devirmek amacıyla oğlu Bilal'i devreye sokuyor. Yıldırım'ın rakibi eski Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar'ın kongreyi kazanması adına stratejileri tek tek anlatan Başbakan Erdoğan, 'Aziz Yıldırım'a vurulması gereken' noktaları da oğluna not ettiriyor. 2-3 Kasım 2013'te gerçekleştirilen Fenerbahçe kongresinde 9 bin 380 oy kullanılmış, 2 bin 383 oy alan Mehmet Ali Aydınlar karşısında 6 bin 821 oy toplayan Aziz Yıldırım, 11. seçimden de zaferle ayrılmıştı. Kulüp tarihinin en geniş katılımlı kongresi öncesinde Aydınlar'ı hükümetin desteklediği iddia edilirken yönetim listesi de AK Parti İl Yönetim Kurulu listesine benzetilmişti. 'Başçalan' isimli Twitter hesabından yayınlanan telefon görüşmelerinde ise Başbakan Erdoğan, oğlu Bilal Erdoğan aracılığıyla Fenerbahçe kongresine direkt etki ediyor. İki parçadan oluşan ve 14 dakika süren kayıt, 3 Temmuz 2011'de patlak veren şike operasyonunu ilk günlerde 'arınma ve temizlenme süreci' diye tanımlamasına rağmen daha sonra Hizmet Hareketi'ne mal etmeye çalışan Başbakan Erdoğan'ın çabasını da boşa çıkarıyor. Tayyip Erdoğan'ın Aziz Yıldırım'ı devirip, yönetimi dizayn etme ve F.Bahçe'de başkanlık koltuğuna kendi istediği birini getirme planı tapelerde net şekilde anlaşılıyor.
Zaman
 
Türkiye voleybolda tarih yazıyor. Tam 6 temsilcimiz Avrupa kupalarında adını finale yazdırdı. Kadınlarda Vakıfbank ile Eczacıbaşı, Denizbank CEV Şampiyonlar Ligi'nde Final Four'da eşleşti. Böylece bu büyük kupada bir Türk ekibinin final oynaması kesinleşti. İki hafta sonra Azerbaycan'daki final four'da Eczacı ile Son Şampiyon Vakıf final için kapışacak. Filede F.Bahçe 'kızlı erkekli' çifte zafer yaşattı. Dişi Kanaryalar CEV Kupası'nda finale F.Bahçe Grundig ise Challenge Cup'ta adını final four'a yazdırdı. Sarı Melekler finalde Rus NTMK ile F.Bahçe Grundig ise Final Four'da İtalyan Andreoli karşılaşacak. Kadınlar Challenge Kupası'nda Beşiktaş, büyük sürpriz yaparak finalde Rus Z.Odintsovo'un rakibi olmayı başardı. Halkbank da Erkekler CEV Kupası'nda Polonya ekibi Jastrzebski Wegiel ile kupa için kapışacak.
Hürriyet
 
CİM-BOM'DA Burak isyanı Yönetici Şükrü Ergün, Rize maçında golcüye atılan yabancı madde için "Burak'a atılan yabancı maddeler resmen insanlık suçu, silahlı saldırı. Üzerine yorum yapılamayacak kadar kötü bir hadise" dedi. Ergün, TFF ile yaşanan gerginlik için de "Her şey kamuoyunun gözleri önünde cereyan ediyor. Artık bu kadar malum olan bir şeyi ilan etmeye gerek yok. Herkes neyin ne olduğunu gayet iyi şekilde görüyor. Verilen ve verilmeyen penaltılar ortada. Takdiri kamuoyu yapsın" ifadelerini kullandı. Galatatasaray Yönetimi ise resmi siteden yayınlanan bildiride "Pazar akşamki mücadelede Galatasaray camiasını asıl üzen, ne verilmeyen penaltısı, ne de kaçan gollerdir. Burak'ın yüzündeki yara, Türk futbol dünyasının vicdanında kanayan bir yara olmalıdır. Son 2 yıldır, Burak'a karşı tribünleri tahrik edenler, olayın asıl sorumlularıdır. Burak Yılmaz'ın yüzündeki o yara; başkalarının utancı, Galatasaray taraftarının vicdanıdır. Cumartesi akşamı tribünleri dolduracak binlerce Galatasaray taraftarı, Burak'ı bir kez daha ve içtenlikle bağrına basacaktır" dedi. GS TV'ye konuşan Burak ise "Bunlar hep benim başıma geliyor. Özellikle bana yapılıyor. Eleştiriye açığım ama, bazı şeylerin dozunda olması lazım. Yapılanlar haddini aştı. Ama futbolcular olarak bunu dile getirip, üzerine gidemeyiz. Bizim görevimiz en iyi şekilde işimizi yapmak. Uğradığımız haksızlıktan sonra ortalığı ayağa kaldırmıyoruz, terbiyesizlik yapmıyoruz, tehditvari konuşmuyoruz. Sadece formamıza yakışır şekilde konuşup, ona göre davranmaya çalışıyoruz" dedi.
Star
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme