5 Mart 2014 Çarşamba

05.03.2014 Genel Gündem


05.03.2014

GÜNDEM

4 Eski Bakanla İlgili Fezlekeler Meclis'te 
17 Aralık soruşturması kapsamında 4 eski bakan hakkında hazırlanan fezlekeler, savcılık tarafından Meclis'e gönderildi. '17 Aralık' soruşturmasını yürüten savcılar, eski bakanlar Muammer Güler, Zafer Çağlayan, Egemen Bağış ve Erdoğan Bayraktar hakkında fezleke hazırlamıştı. Fezlekeler savcılık tarafından Adalet Bakanlığı'na gönderildi. Ancak Bakanlık, dört eski bakan hakkındaki fezlekeleri, usul eksiklikleri nedeniyle iade etti. Usul eksikliğinin de "fezlekelerin Adalet Bakanlığı aracılığıyla değil, doğrudan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) gönderilmesi gerektiği yönünde" 2011 yılında çıkarılan genelgeye uyulmaması olduğu belirtildi. Bakanlığın geri gönderdiği fezlekeler, soruşturmayı yürüten savcının bağlı olduğu büronun başındaki İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Cengiz Ali Cengiz Hacıosmanoğlu tarafından tekrar ele alındı. Savcı Hacıosmanoğlu usul eksikliklerini tamamlamasının ardından fezlekeleri bu sefer doğrudan yeniden TBMM'ye gönderdi. TBMM Başkanlığı yetkileri, dün akşam saatlerine kadar ulaşan bir fezleke olmadığını bildirdiler. Savcılığın yazısı Meclis'e ulaştığında TBMM Başkanlığı bu konuyu Genel Kurul'un bilgisine sunacak. Anayasa'nın 100. maddesi gereği bakanların yargılanabilmeleri için Meclis soruşturması açılması gerekiyor. Savcılık yazısı Genel Kurul'a sunulduktan sonra TBMM üye tam sayısının en az 10'da birinin imzasıyla vereceği önerge ile bakanlar hakkında soruşturma açılması istenebilecek. Önerge, bir ay içinde Genel Kurul'da görüşülmek zorunda. Bu konudaki oylama ise gizli yapılıyor. Soruşturma komisyonu kurulması durumunda Meclis'teki siyasi partiler güçleri oranında temsil edilecekler.
Radikal


Bu Adam Hukuk Ve Adalet Katilidir 
Tekirdağ'da mitin düzenleyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun gündeminde de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile eski Adalet Bakanı Sadullah Ergin arasında geçtiği öne sürülen konuşma vardı. Konuşmasında 'bu adam' diye söz ettiği Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı internete sızan eski Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile yaptığı telefon görüşmesi üzerinden eleştiren Kılıçdaroğlu şunları söyledi: "Sabah yeni bir ses kaydı dinledim. Bu başçalan o dönemin Adalet Bakanı'na telefon ediyor. Bak diyor bir dava var diyor. O dava bir mahkemede diyor, takip et duruşması nerde olacak diyor. Kararı şöyle versin diyor. Ne diyordu, yasama yargı, yürütme güçler ayrılığı diyordu. Bunlara inanmıyor, bu bir yalancı, bu bir sahtekâr. Bu bir demokrasi düşmanı, ben bunları çok iyi biliyorum. Asıl amacına ulaşmak için demokrasiye yok etmek için, kadın erkek eşitliğini yok etmek, mahkemeleri arka bahçesine getirmek için özel bir mücadele yapıyor. Her yurttaşımın bilmesini isterim. Bir Başbakan Adalet Bakanı'na talimat veriyor. Mahkeme kararını böyle versin diyor. Bunu dedin mi o koltukta oturamazsın. Bu adam bir hukuk katilidir. Bu adam adalet katili. Bir katilden Başbakan olur mu? Hırsızdan Başbakan, yalancıdan Başbakan olur mu? Utanmadan milletin önüne çıkıyor." 17 Aralık'ta devletin namuslu kadroları, açıkça hükümet tarafından soyulan devletin maskesini ortaya çıkardığını anlatan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, "Devleti soyan kadroyu ortaya çıkardılar, yüzlerindeki maskeyi indirdiler" dedi. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu Başbakan Erdoğan'a yönelik provokasyon amaçlı suikast girişimi uyarısında da bulundu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin telefon görüşmesini "Eşkıyalık" diye yorumlarken CHP Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan ise görüşmenin bir ceza talimatı olduğunu vurguladı.
Radikal
 
'Rojbaş' İle Dostluk Mesajı 
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Amerikan Üniversitesi'nin Süleymaniye'de düzenlediği Süleymaniye Forumu'nda dostluk mesajı verdi. Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başbakanı Neçirvan Barzani ve Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari'nin de katıldığı forumda konuşmasına Kürtçe, "Rojbaş" diyerek başlayan Davutoğlu, yine Kürtçe Almanya'da tedavi gören Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'ye acil şifalar diledi. "Tercümeye gerek yok, bunlar benim kalbimden sizin kalbinize" diyen Davutoğlu'nun Kürtçe konuşması alkış aldı. Davutoğlu "Bizim nesil, 'Kürtler tehdittir' diye büyüdü. Kimse tehdit değil, herkes dosttur. Savaşırsak, hep birlikte kaybederiz" dedi.
Radikal
 
EKONOMİ 
ABD Doları               2, 2050           2, 2073
1 Euro                         3, 0301           3, 0329
İngiliz Sterlini             3, 6760           3, 6794

Tobb: 60 Bin Kişi Daha İşsiz Kalacak 
Dershanelerin 'dönüştürme' adı altında kapatan kanun, Meclis'ten geçti ancak tartışmalar devam ediyor. Kanunla 3 bin eğitim kurumunun kapısına kilit vurulması eğitimin yanı sıra sosyal ve ekonomik yaralar da açacak. Türkiye'nin en büyük sivil toplum kuruluşlarından Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) her yıl gerçekleştirdiği "7. Türkiye Sektörel Ekonomi Şurası" dün Ankara'da gerçekleşti. Türkiye ekonomisini meydana getiren 59 sektör temsilcisinin katılımıyla yapılan şûrada, sektörlere ait temel sorunlar ve çözüm önerileri masaya yatırıldı. Açılış konuşmalarının ardından şuranın basına kapalı bölümünde, Türkiye'nin en önemli gündem maddelerinden biri olan dershane kapatma meselesi de ağırlıklı olarak gündeme geldi. Dershanelerin kapatılmasının doğuracağı sorunlar, burada hükümetin ekonomi kurmaylarına iletildi. TOBB Türkiye Eğitim Meclisi'nin eğitimin sorunları arasında gösterdiği "Dershanelerin dönüşümü için öngörülen düzenlemeler" başlığı altında ürkütücü tablo yer aldı. TOBB'un raporunda, "Yapılması planlanan okul veya açık liseye dönüşüm; domino etkisi yapacak, yarı kapasite ile çalışan özel okullar, kurslar, resmi okullar dahil eğitim sistemine zarar verecektir. 3 binden fazla kurum kapanacak, 1 milyarlık yatırım heba olacak, 60 binden fazla insan işsiz kalacak, öğrenciler, denetim dışı özel ders almaya yönelecek, kayıt dışılık artacaktır." denildi. Raporda çözüm önerisi olarak Eğitim Meclisi'nin, dönüşümün gönüllü olması gerektiği, cazip alternatifl er sunularak pilot uygulamalarla isteğe bağlı olarak kendiliğinden geçiş sağlanmasının daha doğru olacağı ifade edildi. Teşviklerin uygulanabilir olması ve mevcut kurumları da kapsaması gerektiğinin altı çizildi. TOBB Eğitim Meclisi, özel öğretim kurumlarının yatırım ve rekabet gücünün korunması için gerekli olan sürdürülebilir mali politika ihtiyacını da gündemine taşıdı. Yüzde 8 KDV'nin, diğer vergi yüklerinin, yatırımlarda KDV ile gümrük muafi yetlerinin olmamasının, istihdamdaki güçlükler ve eğitimin ticari bir kurum olarak algılanmasının sektördeki gelişmeyi engellediğine dikkat çekti.
Zaman
 
120 Milyon Liralık Lpg'nin Müsaderesine Yargı Freni 
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) LPG dağıtım şirketlerine kestiği milyonlarca lira değerindeki 'teknik kriterlere aykırı ürün bulundurma' cezasında mahkemeden şok bir karar çıktı. Sektörde 120 milyon TL'ye karşılık gelen ürünün müsaderesi için açılan davalardan ilki sonuçlandı. Mahkeme, EPDK'nın müsadere talebiyle açtığı davada ret kararı verdi. EPDK, 2012 yılının Temmuz ayında LPG sektörüne (depolama, dolum, dağıtım şirketlerine) yönelik bir denetim gerçekleştirdi. Denetimlerde, aralarında LPG sektörünün önde gelen dağıtıcılarının da bulunduğu şirketlerin depo ve tanklarında teknik kriterlere aykırı (koku ya da LPG için aranan ölçütleri karşılamayan) ürün bulunduğu saptandı. EPDK'nın yürüttüğü soruşturma sonunda bazı dağıtım şirketlerinin dağıtım, bazılarının da depo lisansı iptal edildi. Şirketlerinin depo ya da dolum tesislerinde 55 milyon litre düzeyinde 'teknik kriterlere aykırı' LPG tespit edildi. Şirketler, EPDK'nın konuyla ilgili soruşturması sürerken 'teknik kriterlere aykırı' olduğu belirlenen ürünü piyasaya sürdü. Bu ürünlerin satışı gerçekleştirildi. EPDK, satış gerçekleştiği için müsadereyle LPG şirketlerinden yaklaşık 120 milyon TL'lik ürün karşılığı nakit tahsilatın yapılması için yargıya başvurdu. Bu kapsamda Türkiye genelinde LPG dağıtım şirketleri hakkında (Depo ve tankının bulunduğu) ayrı ayrı 60 dolayında dava açtı. EPDK'nın açtığı ilk davalardan biri sonuçlandı. Sonuçlanan davada Sulh Ceza Mahkemesi, EPDK'nın davaya konu dağıtım şirketine yönelik müsadere talebini reddetti. Kararda, bu olayla ilgili açılan bir davanın bulunmadığına işaret edilerek, "Yani müsaderesi istenen şeyin suça konu olup olmadığının anlaşılamaması ve şayet bir müsadere talebi olacaksa o davaya bakan mahkemeden isteneceği yönünde açık hüküm olduğundan talebin reddine." denildi. EPDK kaynakları, mahkemenin kararının temyiz edileceğini belirterek, "Önemli bir karar. Ancak EPDK, bu kararı bir üst mahkemeye taşıyacak." değerlendirmesini yaptı.
Zaman 
Çinli Milyarderlere Bu Yıl 30 Kişi Eklendi 
Forbes dergisi 2014 milyarderler listesini yayımladı. Liste dünyanın en zenginlerini sıralarken, bir yandan da hangi ülkede kaç milyarder yaşadığını ortaya koyuyor. Buna göre Çin'deki milyarder sayısı bir yılda 30 kişi artarak 152'ye yükseldi. Forbes Editörü Randall Lane, en büyük artış trendinin Çin'den geldiğini söyledi ve "20 yıl önce buradaki milyarder sayısı sıfırdı. Bu yüzden Çin'de olağanüstü bir artış olduğunu ve milyarder sayısının her geçen yıl yükseldiğini söyleyebiliriz" dedi. Çin'in en zengini Wang Jianlin, 15,1 milyar dolarlık servetiyle Forbes'un listesinde 64'üncü sırada yer alıyor. 75 büyük mağaza, 85 AVM ve 51 beş yıldızlı otele sahip olan Wang, ABD'li sinema salonu zinciri AMC Theaters'ı da 2013'te satın almıştı.
Akşam 
286 Milyon Liralık Bilmece 
İhalesi 2012 yılında yapılan ve 2013 yılında Cengiz-Kolin- Limak konsorsiyumuna devredilen Boğaziçi Elektrik Dağıtım Şirketi'nde (BEDAŞ) 286.5 milyon liralık mahsuplaşmadan kaynaklanan bir paranın özkaynak haline getirildiği tespit edildi. Sayıştay'ın 2012 BEDAŞ raporunda, kâr yedekleri arasında 356 milyon liranın yer aldığı, bunun 286 milyon 495 bin lirasının 6113 sayılı yasaya göre enerji şirketleri arasındaki mahsuplaşmadan kaynaklandığı belirtildi. 286.5 milyon lira 2011'deki mahsuplaşmadan sonra kayıtlara kâr olarak intikal etti. 2012'de ise 'TEDAŞ'a borçlar" hesabına alındı, sonra 31 Aralık 2012'de "olağanüstü yedekler" hesabına aktarıldı, sonra da özkaynak haline geldi. İşlemle ilgili ne ÖİB'in ne de TEDAŞ'ın bir karar almadığı kaydedildi.
Hürriyet 
Bombalar Abd'den Güvenlik Türkiye'den 
ABD, Türkiye'ye göndereceği yeni tip nükleer bombalar için ASELSAN'ın Adana İncirlik Üssü'nde yapacağı modernizasyonu bekliyor. ABD'nin B-61 tipi nükleer bombalarının bulunduğu Adana İncirlik Hava Üssü'nde bu bombaların güvenliğini sağlayan "WS3" sistemi yenilenecek ve bombalar yenileriyle değişitirilecek. İlk adım ASELSAN ile Milli Savunma Bakanlığı arasında imzalanan anlaşmayla atıldı. 79.8 milyon liralık modernizasyon anlaşmasıyla "Güvenli Nükleer Bomba Saklama Sistemi" olarak bilinen "WS3" sistemi yenilenecek. WS3 sisteminin iyileştirilmesi işini ASELSAN yapacak. İmzalanan sözleşmeye göre ASELSAN, tesis güvenliği için gerekli teslimatları 2014-2015 arasında yapacak. ASELSAN'ın modernize edeceği WS3 sistemi tüm NATO ve ABD hava üslerinde nükleer bombaların korunması amacıyla kullanılıyor. Bombaların taşınması, saklanması ve uçaklara yüklenmesi sırasında oluşabilecek kazalar bu elektronik sistem sayesinde önlenebiliyor. Sistemde çok sayıda kamera, hareket sensörü de bulunuyor. Milli Savunma Bakanlığı İnşaat Emlak ve NATO Güvenlik Yatırımları Dairesi Başkanlığı, bu sistemin iyileştirmesi için geçen yıl günlerde ihaleye çıkmıştı.
Radikal 
Krizden Hızlı Çıkacaklar 
Avrupa'da yılın ilk otomobil şovu Cenevre'de başladı. Dünyanın en önemli organizasyonlarından biri olan Cenevre Motor Show dün kapılarını açtı. 16 Mart'a kadar açık kalacak fuarda, 100'den fazla yeni modelin lansmanı yapıldı. 84'üncü kez düzenlenen Cenevre Motor Show, otomotiv devlerinin adeta krizden çıkış kutlamasına dönüştü. Avrupa'da yaşanan ekonomik kriz yavaş yavaş sona ererken, şirketler yeni modellerle moral topladı. Fiyatları milyonlarca Euro olan otomobiller fuara damgasını vurdu. Ferrari, Lamborghini, Bugatti, Koenigsegg, Rolls Royce, Maserati, Aston Martin, Bentley gibi süper lüks markalar yeni ürünleriyle 'Avrupa'da kriz bitti' havasını yaşattı. Analistler de 2014'te Avrupa Bölgesi'nde binek otomobil satışlarının yüzde 3 büyümesini bekliyor. 2011'de 15.6 milyon adet seviyesinde olan otomobil pazarı 2013'te 14 milyona kadar gerilemişti. . Ocak ayında Avrupa'da otomobil satışlarının yüzde 5.2 artışla 967 bin 778 adede çıkması, büyümenin ilk sinyali olmuştu.
Radikal 
İhracatçıyı Bulgar Çilesinden Kurtaracak Dev Proje Yolda 
İhracatçının yüksek geçiş ücretleri ve bürokratik engeller nedeniyle sorun yaşadığı Bulgaristan Gümrüğü, Sakarya üzerinden Romanya'ya ulaşan Ro- Ro hattı ile bypass edilecek. Sakarya'nın Karasu Limanı'ndan Karadeniz üzerinden Romanya'nın Köstence limanına ulaşacak hat üzerinde çalışan ihracatçı birlikleri, Avrupa'ya daha ucuz ve kısa zamanda mallarını nakledebilecek. Proje ile tır başına da 400 Euro da tasarruf sağlanacak. İstanbul Demir Ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu (İMMİB) üyesi Sedat Özçelik, projenin Bulgar gümrüğünde yaşanan sorunlara çare olacağını belirterek "Bulgar ve Macarlar'dan bıktık. Kendilerine mecbur olduğumuzu düşünerek bize sürekli engel yaratıyorlar. Karasu-Köstence projesi tüm bu sorunları çözecek" dedi. Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mahmut Kösemusul Sakarya Karasu Limanı ile Romanya Köstence limanı arasında bir bağlantı sağlanarak, Avrupa'ya yapılan ihracatın büyük bir kısmının buraya aktarılmasının Türkiye ihracatına büyük katkı sağlayacağını belirtterek "Liman 62 kilometre demiryolu ile Adapazarı'na bağlanması ile çok daha güçlü bir yapıya kavuşacak" dedi.
Star 
Tüketici Hakemi Ofsayta Düştü 
Aldığı mal hizmetten memnun olmayanların tüketicilerin başvurduğu hakem heyetlerine giden şikâyetlerin yarattığı masraflar bankalar ile hakem heyetlerinin bağlı olduğu Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nı karşı karşıya getirdi. Türkiye'deki 954 tüketici hakem heyetine giden şikâyetlerin yüzde 80'ni bankalardan kaynaklanıyor. Dosya masrafı ve yıllık hesap işletim ücreti gibi konularda bankalardan şikâyetçi olan müşterilerin hakem heyetlerine yaptığı resmi başvuruların neden olduğu masraflar, bankalarda sıkıntı yarattığı için bankalar, tüketici hakem heyetlerine e-posta ile yanıt vermek istiyor. Ancak bu e-posta sistemi altyapısının uygulamaya girmesi için Türkiye genelindeki tüketici hakem heyetlerine elektronik imza yetkisi verilmesi gerekiyor. Her iki işlem için de altyapı kurulması şart. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ise, çift imzalı evrak gönderiminin e-posta ile yapılması için gerekli altyapının kurulması için bütçede para olmadığını bildirdi. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'ndan, "Bu yıl böyle bir kalem için bütçemde kaynak ayırmadım. Bir yıl bekleyin ya da maliyeti kendiniz karşılayın" yanıtını alan bankalar, yaklaşık 1 milyon lira gerektiren e-posta yatırımını karşılayıp karşılamamakta kararsız. Türkiye Bankalar Birliği (TBB) çatısı altında konuyu ele alan bankalar, hakem heyetlerinin kendilerine gelen müşteri şikâyetlerinin yaratığı posta ve kağıt masraflarından kurtulmak istiyorlar. Ancak bu konuda henüz anlaşmaya varamayan bankalar, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın hazırladığı 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un çıkmasını bekliyor. Kanun mayısta çıkacak.
Milliyet 
Savaş Kırım'da Değil Piyasalarda 
Rusya'nın Kırım'a askeri müdahalesinin ardından dünya ülkeleri en etkili savaş silahı olan piyasaları kullanmaktan çekinmedi. Askeri müdahalenin başlaması ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in açıklamalarıyla Rusya para birimi ruble haftaya dolar karşısında tarihin en düşük seviyesine inerek başladı. Köşeye sıkışan Rusya Merkez Bankası rubledeki değer kaybının önüne geçebilmek için yüzde 5.50 olan politika faiz oranını yüzde 7'ye çıkarmak zorunda kaldı. Merkez Bankası'nın faiz kararının ardından ise Rusya borsası MICEX yüzde 12,80'lik değer kaybetti. Küresel piyasalarda altın ons bazında Ekim'den bu yana zirve yaparak 1350'leri test ederken, brent petrol 112 doları aştı. Gelişmeler emtia fiyatlarını da etkiledi. Buğday yaklaşık yüzde 4 yükselerek 482 dolardan işlem görürken, mısır fiyatları da 628 dolara yükseldi. Ukrayna'daki krizi çözmek isteyen ABD yönetimi küresel ekonominin en büyük silahı olan ticari faaliyetlerini kullanma kararı aldı. ABD yönetimi Moskova ile askeri ilişkilerini askıya almasının ardından, bu ülkeyle ticaret ve yatırım görüşmelerini de dondurduğunu açıkladı. ABD, iç karışıklık yaşayan Ukrayna'ya da 1 milyar dolar kredi garantisi verdi. Gelişmelerin ve ticari tehditlerin ardından konuşan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise birliklerine "Üslerinize dönün" emri verirken Kırım'a da ihtiyaç duyulursa maddi yardım sağlayacağını vurguladı. Silahların geri adım attıramadığı Putin'in kararları ticari kaygılar, daha da bozulması beklenen Rusya ekonomisi, değer kaybeden para birimi karşısında değişmek zorunda kaldı. Putin'in yaptığı son açıklamanın ardında Rusya borsası MICEX'te bahar havası esti. Haftaya şok düşüşle başlayan MICEX açıklamaların ardından yüzde 5,2'lik yükselişle günü tamamladı. Dolar karşısında şok değer kayıpları yaşayan ruble ise yüzde 1 değer kazandı. Siyasi krizde silahlar değil ticari hamleler etkisini sürdürüyor.
Türkiye
 
DÜNYA 
Ukrayna Askerleri Teslim Olmuyor 
Rusya ordusu, Ukrayna sınırında geçtiğimiz hafta 150 bin askerle başlattığı tatbikatı dün sona erdirdi. Bu adım, Ukrayna'yı kısmî olarak rahatlatsa da Rusya'nın fi ilî olarak ele geçirdiği Kırım'da tansiyon düşmüş değil. Belbek şehrindeki hava üssünde iki ülke güçleri karşı karşıya geldi. Rus askerleri, silahsız bir şekilde mevzilerine doğru hareket eden 200 kadar Ukrayna askerine uyarı ateşi açtı. Kırım'daki Ukrayna üsleri çevresindeki Rus kuşatması da sürüyor. Rus güçlerinin teslim olmalarını istediği üslerde gergin bir bekleyiş var. Ukrayna'nın Kırım'daki en büyük üslerinden olan Novofedorivka'daki A1100 askerî bölgesinin komutanı Yarbay İgor Vadimiroviç Bedzay, Zaman'a yaptığı açıklamada teslim olmayacaklarını söyledi. Bedzay, "Silahlı karşılık vermedik fakat birliklerimizi teslim de etmedik. Burada Ukrayna'nın ve Kırım'ın birliği için bulunuyoruz." dedi. Kendilerine teslim olmaları için 12 saat süre verildiğini kaydeden Ukraynalı komutan, ancak bu sürenin bitiminde herhangi bir saldırının gerçekleşmediğini aktardı. Perevalnayada'daki üssün komutanlarından Sergey Storozhenko da, "Bütün askerlerimle birlikte burayı korumak için yemin ettik. Kiev'den emir gelmeden çekilmeyiz ve teslim olmayız. Gerekirse çatışmayı göze aldık." diyerek meydan okudu. Kırım'daki krize siyasi çözüm bulunması için Ukrayna ve Rus hükümetlerinin görüşmelere başladığı iddia edilirken, Moskova'nın NATO-Rusya Konseyi toplantısına da yeşil ışık yaktığı bildirildi. Ancak bu adımlarla yumuşama sinyali veren Rusya'nın dün kıtalararası bir füze denemesi yapması kafaları karıştırdı.
Zaman 
Putin, Meydan Okudu 
Ukrayna'daki devrim ve Kırım'a Rus müdahalesinin ardından kamuoyuna hiç konuşmayan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, sessizliğini dün bozdu. Moskova'da sürpriz bir basın toplantısı ile gelişmeleri değerlendiren Putin, Rusya yanlısı Viktor Yanukoviç'in protestolar sonucu devrilmesi sonrasında Ukrayna'da kurulan yeni yönetimin meşru olmadığını savundu. Rusya lideri, "Ukrayna'da güç kullanılması son seçenek." dedi, ancak gerekli olması durumunda Kırım Özerk Cumhuriyeti ve doğu Ukrayna'da vatandaşların güvenliğini sağlamak için askerî müdahale hakkını saklı tuttuğunu söyledi. Gazetecilerin sorularını cevaplayan Putin, Soğuk Savaş'tan bu yana ABD ile karşılaştıkları en ciddi sorunlardan biri olan Ukrayna krizinde Batı'ya meydan okurken iplerin kopmamasına da özen gösterdi. Kiev'deki iktidar değişikliğini 'darbe' olarak niteleyen Rusya lideri, Ukrayna'da "adil ve terörize edilmeden" bir seçim yapılması durumunda ise bunun meşruiyetini kabul edeceklerini vurguladı. Mevcut yönetimle de ticarî ve ekonomik ilişkilerin sürdürülmesi için hükümeti görevlendirdiğini söyledi. Kırım'da Rus askeri varlığının meşru bir dayanağı olduğunu savunan Putin, 'Ukrayna'nın meşru cumhurbaşkanı' diye nitelediği Yanukoviç'in kendilerinden bu görevi istediğini iddia etti. Kırım'ın ilhak edilmesi gibi bir hedefl eri olmadığının altını çizen Putin, bölgede daha fazla özerklik için 30 Mart'ta yapılacak referanduma saygı duyulmasını istedi. Rus lidere göre her halk gibi Kırım'ın kendi geleceğini belirleme hakkı var. Moskova'nın Kırım'da oluşacak yeni yönetimle birlikte Sivastopol'da bulunan deniz üssünü garanti altına almak istediği belirtiliyor. ABD'nin askerî işbirliği anlaşmalarını askıya alması ve Soçi'de yapılacak G-8 liderler zirvesi ile ilgili hazırlıkların dondurulması yönündeki yaptırım kararlarını da değerlendiren Putin, "Gelmek istemiyorlarsa onları buna zorlayamayız… Rusya'ya yaptırım planlayanlar sonuçlarını düşünmek zorunda. Günümüz dünyasında her şey birbirine bağlı. Elbette zarar oluşur. Ancak bu karşılıklı olur." uyarısında bulundu. Washington'daki Rus büyükelçisinin çağrılmasının en kötü senaryo olduğunu söyleyen Rus lider, "Bu aşırı bir tedbir olur. Ancak gerekirse yapılabilir." ifadelerini kullandı. Putin'in Kırım'a 'Rusya vatandaşlarını korumak için' asker gönderdikleri açıklamasına ise ABD Başkanı Barack Obama'dan alaycı bir cevap geldi. Obama, "Görünüşe göre Putin'in farklı yorumlar yapan farklı bir hukukçu ekibi var. Ancak buna kimsenin kandığını düşünmüyorum." dedi. Rusya liderinin, Moskova'da basına konuştuğu saatlerde ABD Dışişleri Bakanı John Kerry de Batı yanlısı yeni yönetime destek vermek üzere Kiev'de temaslarda bulundu. Kerry, ekonomik olarak zor durumda olan Kiev'e bir milyar dolarlık yardım paketi için hazırlık yaptıklarını duyurdu.
Zaman 
İsrail'i Sevindiren Hamas Kararı 
Mısır'da bir mahkeme, Gazze'de yönetimde olan Filistinli kuruluş Hamas'ın ülkedeki faaliyetlerinin yasaklanmasına ve var olan merkezlerinin kapatılmasına hükmetti. Hamas'ın, Müslüman Kardeşler düşüncesini benimsedikten sonra terör örgütüne dönüştüğü belirtildi. Karara itiraz yolu açık. Mısır, 3 Temmuz 2013'deki darbenin ardından Gazze'ye ambargoyu sıkılaştırmıştı. Hamas, kararın Israil ve ABD'nin baskısı sonucu Filistin direnişine karsı alındığını ifade etti.
Akşam 
Sosyetik Aşçı İçin Baskı Yaptı 
İngiltere'de milyarder sanat koleksiyoncusu Charles Saatchi (70) ile eski karısı ünlü aşçı Nigella Lawson (54) arasındaki hukuki savaşa Başbakan David Cameron'ın da adı karıştı. Saatchi'nin halkla ilişkiler danışmanı Richard Hillgrove, kişisel internet sitesinde "Başbakan David Cameron, geçen yıl görülen bir yolsuzluk davasında esrar ve kokain kullandığını itiraf eden Nigella hakkında soruşturma başlatılmaması için Londra Polisi'ne kişisel olarak ricada bulundu" iddiasını ortaya attı. Richard Hillgrove, "Cameron'un müdahalesiyle Londra Polisi 24 Ocak'ta yelkenleri indirdi" diye de ekledi. Hillgrove'a göre Nigella Lawson'un babası Lord Nigen Lawson, yakın arkadaşı Maliye Bakanı George Osborne'dan soruşturmaya müdahale etmesini istemiş olabilir. Nigella Lawson, kocasının, asistanları Elisabetta ave Francesca Grillo'ya "yolsuzluk ve zimmete para geçirme" suçlamasıyla açtığı davada tanıklık yapmış, duruşmada verdiği ifadede zaman zaman esrar ve kokain kullandığını itiraf etmek zorunda kalmıştı. Dava sonucunda Lawson'ın İtalyan asıllı asistanları tüm suçlamalardan aklanmış, İngiliz polisi ise uyuşturucu suçlamaları ile ilgili bir soruşturma başlatmayı düşünmediklerini açıklamıştı.
Hürriyet 
Montrö Anlaşması Asla Delinmeyecek 
AB Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Sergiy Korsunsky'yi bakanlıkta kabulünde Kırım krizine ilişkin açıklamalar yaptı. Çavuşoğlu, gazetelerde yer alan ABD donanmasının Karadeniz'e girmesi durumunda Montrö Anlaşması'nın delineceği yolundaki haberlere ilişkin "Varsayım üzerine konuşmamak gerekir. Ancak Türkiye bugüne kadar Montrö Anlaşması'na sonuna kadar saygı duymuştur ve bu anlaşma hiçbir zaman da delinmemiştir. Bu bizim genel prensibimizdir" dedi. Büyükelçi Sergiy Korsunsky ise 30 Mart'ta Kırım'da yapılması planlanan referandumla ilgili "Bu karar yasadışı. Kiev yönetimi Kırım'daki insanların iyiliğini düşünerek bu durumu gözden geçirmeye hazır. Ancak bunlar Kırım'dan askerlerin tamamının çıkmasının ardından yapılabilir" dedi.
Star 
Abd'den Kiev'e 1 Milyar Dolar 
ABD Dışişleri Bakanı Kerry Ukrayna'nın başkenti Kiev'i ziyaret ederken, Washington yönetimi 1 milyar dolarlık yardım paketi açıklayarak Rusya karşıtı yeni yönetime önemli bir destek verdi. Rus devletine ait Gazprom'un Ukrayna'ya sağlanan doğalgazın ücretinde yüzde 30'luk indirimi nisandan itibaren iptal edecek olmasını göz önüne alan ABD'nin kredi paketinde enerji yardımı önemli bir yer tutuyor. İngiltere de acil 'siyasi ve ekonomik reform' için Kiev yönetimine 10 milyon sterlin verileceğini açıklamıştı. ABD Başkanı Obama, "Putin birçok şeyler söyleyebilir ama alandaki gerçekler Rusya'nın (uluslararası) prensiplere uymadığını gösteriyor. Öte yandan Rus işgaline müdahale etmek için ABD'nin 6'ncı filoyu Karadeniz'e yönlendirdiği öne sürülmüştü. Ancak Pentagon iddiayı yalanlamıştı. Montrö Boğazlar Sözleşmesine göre, Karadeniz'e kıyıdaş olmayan yabancı ülkelerin boğazdan geçişinde toplam tonaj 15 bin tonla sınırlandırılıyor. ABD'nin iki gemisinden USS Mount Whitney 18 bin 400 ton ağırlığa sahip. Bu Montrö sözleşmesinin ihlal edilmesi sorununu da beraberinde getiriyor.
Milliyet 
Tatarlar Ukrayna'nın Vazgeçilmez Unsurudur 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile telefonda görüştü. Başbakanlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, Erdoğan ile Putin'in telefon görüşmesinde, Ukrayna ve Kırım Özerk Bölgesi'ndeki son gelişmeler ele alındı. Başbakan Erdoğan, ülkedeki krize çözüm bulmanın en başta Ukraynalıların görevi olduğunu belirterek, söz konusu ülkedeki istikrarsızlığın tüm bölgeyi olumsuz etkileyeceğine dikkati çekti. Mevcut krizin aşılmasında uluslararası hukukun ve devletlerarası ilişkilerin temel prensiplerine uyulmasının önemli olduğunu ifade eden Erdoğan, Kırım'ın asli unsurları olan Tatar ve Rus toplumlarının Ukraynalılarla birlikte barış ve huzur içerisinde yaşamalarını sağlayacak zeminin elbirliğiyle oluşturulması gerektiğine de vurgu yaptı.
Türkiye 
POLİTİKA
Slogana Tezat Başkan 
Yerel Seçimlere "Türkiye'nin Birleştirici Gücü" sloganıyla hazırlanan CHP'den akıllara zarar bir ayrımcılık hikâyesi Zeytinburnu İlçe Başkanı Metin Doğan, Belediye Başkan Adayı Mustafa Fazlıoğlu, Meclis Üyesi Adayı Adil Emecan ve bazı partililer, ilçede bulunan Giresun Çakraklılar Derneği'ni ziyaret etti. Burada konuşan İlçe Başkanı Doğan, kendi adaylarını ve Meclis üyelerini överken, bir yandan da inanılmaz gaflara imza attı. Doğan, AK Parti'nin adaylarını eleştirirken tüm Güneydoğu'yu PKK'lı yaptı. İşte CHP İlçe Başkanı'nın o konuşması: Değerli arkadaşlarım listemizi yaptık. Ülkenin bütünlüğü, birliği içinde ortak bir liste yaptık. Ülkenin en doğusundan arkadaşımız da listede var, en batısındaki arkadaşımız da. Karşımızdaki siyasi partiyi eleştirmek için söylemiyorum ama elinizi vicdanınıza koyarak bir listelere bakın. AK Parti'nin listesi mi BDP'nin listesi mi ona göre karar verin. AK Parti'nin listesinde tam seçilir bir yerde 9 tane Güneydoğulu arkadaşımız yer alıyor. 4 tane Mardinli, 2 tane de Diyarbakırlı. Bir listenin bütünlüğüne bakıyoruz sanki Zeytinburnu Belediye Meclisi'ne PKK giriyormuş hissi uyanıyor. Şimdi durup düşünüyoruz Acaba bölücü örgüt, AK Parti'yi taşeron olarak kullanarak Zeytinburnu Meclisi'ne girmeyi mi kararlaştırdı? AK Parti ve Murat Aydın niye buna payanda oldu? Bunu sorgulamak zorundayız. Bizim Meclis kadromuza bakınız bir de AK Parti'nin Meclis kadrosuna bakınız. Ülkenin birliğine, bütünlüğüne bakınız. Ülkede yaşadığımız teröre bakınız. Ülkede bayrağa karşı dine karşı özgürlüğe karşı verilen mücadeleye bakın. Şehitlerimize bakınız. Ondan sonra karar veriniz.
Akşam
Çamurlarında Boğulacaklar! 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yerel seçimler sürecinde tam gaz mitinglere devam ederken dün de Adıyaman'da vatandaşlara seslendi. Paralel yapıya "Çamur siyasetiyle bizi idare etmeye çalışıyorlar" diye seslenen Erdoğan, cemaatin hem CHP'yi hem de MHP'yi dizayn ettiğini söyledi. Paralel yapının darbe planlarının ayaklarına dolaştığını kaydeden Başbakan Erdoğan, Gülen'e "Vatanı burası değil mi, neden gelmiyor? Onunla ilgili de yasaklar, kumpaslar mı var?" diye sordu. Erdoğan özetle şu mesajları verdi: Bu Pensilvanya'daki zat CHP Genel Başkanı'nın eline kasetler veriyor. O da bu kasetleri, Anayasa'ya, kanunlara aykırı olarak Meclis'te yayınlıyor. Utanmadan, sıkılmadan Türkiye'nin Başbakanına iftiralar atıyor. İftira ile montajla, çamur siyaseti ile bizi idare etmeye çalışıyorlar. 30 Mart'ta bunlara siyasi bir tokat atmamız lazım. O koltuğa kasetle oturdu, şimdi bunun bedelini ödüyor. Bundan ancak İstanbul'un Tahtakale'sinde kasetçi olur. Bunların kardeşliği kaset kardeşliği. Fitne şebekesi önce CHP'yi sonra MHP'yi dizayn etti. Üç kafadar bir araya geldiler. Bitlis'te 5 parti bir araya geldi. 40 çürük yumurtadan bir sağlam yumurta olmaz. Adıyamanlılar sandıkta evellallah patlatacak. Gümbür gümbür yeni bir dönemi başlatacağız.
Akşam
Ddk'ya 5 Kritik Talimat 
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Devlet Denetleme Kurulu'na dinlemeler, yolsuzlukla mücadele, kent rantları, kariyer meslek uygulamaları ve devlet sırları ile gizlilik derecelerini içeren 5 kritik başlık üzerine araştırma ve inceleme yapması talimatı verdi. Cumhurbaşkanlığı internet sitesinde talimatlar için özetle şu açıklama yapıldı: İletişimin dinlenmesi ve tespitine yönelik kurumsal ve mevzuat kapasitesinin değerlendirilmesi, iletişimin dinlenmesi ve tespitine ilişkin uygulama ve süreçlerde hukuka uygunluğun sağlanması, kamu yönetiminde kriptolu iletişim cihazları kullanımına yönelik uygulama ve standartların denetimi, konu ile ilgili uluslararası iyi uygulamalar gibi hususların incelenmesi ve denetimi amaçlanmaktadır. Yolsuzlukla mücadeleye dair mevcut mevzuat ve kurumsal yapıların etkinliğinin gözden geçirilmesi, denetim yapı ve süreçlerinin yolsuzlukla mücadeledeki zâfiyetlerinin irdelenmesi gibi hususların çalışma kapsamında incelenmesi amaçlanmaktadır. İmar ve kentleşme uygulamaları ile ortaya çıkan ve somutlaşan toplumun yarattığı değerlerin (rant) adil paylaşımının sağlanması ve imar düzeninin yozlaşmaktan korunması suretiyle kentsel gelişmenin sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla kent rantlarının; rantı yaratan uygulamalar, imar uygulamaları değişiklikleri ile rantların kavranmasına yönelik yaklaşımlar, kent ve imar rantlarının yeniden dağıtımına ilişkin yeni yaklaşım ve yöntemler, kent planlama ve imar değişikliklerinde toplumsal katılım ve denetim yöntem ve araçlarını kapsayacak biçimde incelenmesi amaçlanmaktadır. Kariyer mesleklere (hâkim ve savcı, kaymakam, müfettiş, denetçi ve uzman gibi özel yarışma sınavı ile girilen meslekler) giriş ve adaylık süreçlerinin; mesleğe giriş koşulları, yazılı ve sözlü sınav sistemleri, güvenlik soruşturmaları, hizmet içi eğitimler, yeterlilik sınavları, sınavlara ilişkin hak arama yöntem ve biçimleri, fırsat eşitliğini bozan ve ayrımcılığa neden olan düzenleme ve uygulamaları kapsayacak biçimde incelenmesi amaçlanmaktadır. Kamu alanındaki sır uygulamalarının; Türkiye'deki mevcut durumun analizi, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu, devlet sırrının tanımı ve kapsamına ilişkin yeni yaklaşımlar, devlet sırrı uygulamaları ve korunmasına ilişkin yöntemler, bu bağlamdaki kurumsal yapı ve mevzuat ihtiyaçları, kamu yönetiminde gizlilik derecesine yönelik uygulamalar, uluslararası iyi uygulamaları kapsayacak biçimde incelenmesi amaçlanmaktadır.
Hürriyet
Adalet Katili 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Bir başbakan Adalet Bakanı'na talimat veriyor. Mahkeme kararını böyle versin diyor. Bunu dedin mi o koltukta oturamazsın. Bu adam bir hukuk katilidir. Bu adam adalet katili. Bir katilden başbakan olur mu? Hırsızdan başbakan, yalancıdan başbakan olur mu? Utanmadan milletin önüne çıkıyor" dedi. Kılıçdaroğlu, eşi Selvi Kılıçdaroğlu ile katıldığı Tekirdağ ve Silivri mitinglerinde özetle şunları söyledi: Hırsız var deniyor, akla ilk onun ismi geliyor. Bu ülkenin, adı hırsızlığa çıkmış birisi tarafından yönetilmesini içime sindiremiyorum. Önümüzde 30 Mart var, çocuklarımızı, Türkiye'yi düşüneceğiz. Size bir hikâye anlatacağım. Hikâye başbakanlık koltuğuna oturan adamla ilgili. 'Ben mağdurum, şiir okudum diye hapse atıldım. Yırtık ayakkabı ile siyasete girdim' dedi. Şimdi dünyanın en zengin başbakanlarından birisi. Bunun hesabını soracak mıyız? Trakya'dayız. Kapıkule çok yakın, kaçacak gibi görünüyor. Nereye kaçarsa kaçsın. Size söz veriyorum. Türkiye'ye getireceğim ve hesabını soracağım. AKP'ye hırsız demeyeceğiz. Orada düzgün insanlar da var. Bizim hırsız dediğimiz bir kişi, adı da Başçalan, biliyorsunuz. 17 Aralık 2013'te bir olayla karşılaştık. Devletin namuslu kadroları, açıkça hükümet tarafından soyulan bir devletin maskesini ortaya çıkardılar. Ayın 17'si sabah 8'i 2 geçe telefon ediyor oğluna, az önce polis, bakan çocuklarının evlerinde arama yapıyorlar. Yolsuzluk ve rüşvet operasyonu var diyor. Evde ne kadar var, paraları sıfırlayın diyor. Ne kadar para varsa gönderin, polis basar diyor. Eskiden olsa yalan derdi. Şimdi kendi sesinden, kendisi itiraf ediyor. Ertesi gün, ayın 18'inde 5'inci kez telefon ediyor. Evladım paraları sıfırladınız mı diyor. Babacım bir miktar kaldı deyince de, ne kadar kaldı diyor. 30 milyon Euro kaldı, sıfırlayamadık diyor. Böyle bir rezaleti Türkiye Cumhuriyeti hiç yaşamadı. Bu Başçalan o dönemin Adalet Bakanı'na telefon ediyor. Bak diyor bir dava var diyor. O dava bir mahkemede diyor, takip et duruşması nerede olacak diyor. Kararı şöyle versin diyor. Ne diyordu, yasama yargı, yürütme güçler ayrılığı diyordu. Bunlara inanmıyor, bu bir yalancı, bu bir sahtekâr. Bu bir demokrasi düşmanı. Asıl amacına ulaşmak için mahkemeleri arka bahçesine çevirmek için özel bir mücadele yapıyor. Bir Başbakan Adalet Bakanı'na talimat veriyor. Mahkeme kararını böyle versin diyor. Bunu dedin mi o koltukta oturamazsın. O koltukta oturması, hukukun ve adaletin katledilmesidir. Bu adam bir hukuk katilidir. Bu adam adalet katili. Bir katilden başbakan olur mu? Merak ediyorum, şimdi bu ses kayıtları için ne diyecek. Öyle bir şey olur mu? Bir gün bile o koltukta kalmaması, oturmaması gerekiyor.
Hürriyet
 
Bahçeli: İktidarın Ömrü Tükenmiştir 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Bugünkü iktidar süresini doldurmuştur, siyasi ömrü tükenmiştir. Bu iktidardan artık gelecek umudu kalmamıştır" dedi. İzmir programının ikinci gününde Bornova ilçesindeki eski çarşıda partililerle kahvaltı eden Bahçeli, daha sonra beraberindekilerle Kemalpaşa ilçesine giderek, burada halka seslendi. Bahçeli, "Hâkim oldukları televizyonlara çıkan AKP beslemesi sözde aydınlar, Türkiye'yi toz pembe göstermekteler. Acaba öyle midir? Seyrederken kendi kendinize mukayesesini yaptığınız zaman 'benim durumum daha iyiye gidiyor, bu iktidar döneminde daha mesutum, huzurluyum, gelir seviyem arttı, çocuklarım iş güç sahibi oldu' diyebiliyor musunuz. Bugünkü iktidar süresini doldurmuştur, siyasi ömrü tükenmiştir. Bu iktidardan artık gelecek umudu kalmamıştır" diye konuştu. Ak Parti'nin taşıma kalabalıklarla mitingler organize ettiğini, montajla mitinge gelenlerin üst üste konulduğunu ifade eden Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: "ATV ve Sabah gazete ve televizyonlarını almak için Başbakan Erdoğan görevlendirme yapmış, herkese salma gönderiyor. 'Filan kişiler bizden epey ihale aldılar, 100 milyon dolar hemen getirsinler'. Cevap 'ben bunu alnımın teriyle kazandım. Şirketimi büyüttüm, kimseye haraç verecek halim yok, salmayı kabul etmem' diyeceğine, 'Sayın Başbakan böyle mi istemiş, emri olur' diyor adam. Bir bakıyorsunuz 630 milyon dolar havuzda birikmiş. Sonra bu dillenince Başbakan'a soruyorlar, 'bu kadar iş adamları sizin isteklerinizle havuzda 630 milyon dolar bulundurmuş'. Cevap, 'iş adamları istikrarlı insanlardır, havuza girseler de ıslanmazlar' diyor. Su dolu havuzun içine teker teker girelim, dışarı çıktığımızda alayımız cıbıl cıbıl ıslanırız. Ama ağzına kadar yeşil dolar olursa adam orada ıslanır mı?"
Milliyet

SPOR 
Galatasaray'ın devre arasında Eskişehirspor'dan aldığı Veysel Sarı, deplasmanlarda artık puan kaybetmek istemediklerini ve sezon sonu gülen tarafın kendileri olacağını söyledi. Arjantinli genç yetenek Lucas Ontivero ile birlikte İTÜ Ayazağa Kampüsü'nde Türk Telekom'un hayata geçirdiği 'WanTTed' projesinin programına katılan Veysel Sarı, sosyal paylaşım sitesi Twitter üzerinden taraftarların gönderdiği soruları cevapladı. Sarı- Kırmızılılarda ter dökmenin güzel bir duygu olduğunu belirten 25 yaşındaki futbolcu, "Bu formayı giymek her futbolcuya nasip olmaz. Galatasaray, Süper Lig'deki ikinci kulübüm. Burası son kulübüm olacak diye düşünüyorum. İnşallah futbolu burada bırakırım." ifadelerini kullandı. Ligdeki şampiyonluk mücadelesine tecrübeli sağ kanat, "Zorlu bir süreç oluyor. Bunun bilicindeyiz. Dış sahada puan yitiriyoruz; ama inşallah bunları engelleyebiliriz ve sezon sonunda mutlu sona ulaşabilirz." dedi. Tangocu Ontivero da Galatasaray'ı neden seçtiğiyle ilgili bir soru karşısında şunları kaydetti: "Galatasaray, çok önemli oyunculara sahip çok büyük bir kulüp. İstanbul'u da bildiğim için gelen teklifi kabul ettim." Cim Bom'un devre arasında kadrosuna kattığı futbolculardan İzet Hajrovic de Türkiye'deki yaşantısından memnun. Bosnalı orta saha, "Türkiye'de güzel bir hayatım var. Türkçe öğrenmeye de başladım. Kendimi evimde gibi hissediyorum." diye konuştu. 2014 Dünya Kupası'nda Bosna-Hersek'in şansını değerlendiren Hajrovic, "Zorlu bir gruba düştük; ancak çıkabileceğimiz fi krindeyim. Brezilya'da sürpriz yapacağız. Hiçbir takımdan korkmamıza gerek yok." değerlendirmesinde bulundu.
Zaman 
YARSAV'ın twitterdan mesnetsiz iddiaları üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 3 Temmuz dosyasıyla ilgili kamuoyuna gerçekleri açıkladı. Başsavcılığın açıklamasının odak noktası, YARSAV'ın iddiasının temelini oluşturan "Yeniden inceleme kararı alma" iddiasıydı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı "Yeniden inceleme kararı alma" gibi bir usul bulunmadığını açıkladı. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Aziz Yıldırım, Olgun Peker, Serdar Adalı, Tayfur Havutçu'nun da aralarında bulunduğu 85 sanık hakkındaki kararının temyiz incelemesini 17 Ocak'ta tamamlayan Yargıtay 5. Ceza Dairesi, Aziz Yıldırım ve Olgun Peker hakkında örgüt suçundan verilen hapis cezaları ile Aziz Yıldırım'a birden fazla maçta şike yapma, teşvik primi ve rüşvet verme suçlarından verilen hapis cezalarını onamıştı. 5. Ceza Dairesi'nin aldığı bu karar, incelenmek üzere direkt Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmişti. Başsavcılık, Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin kararıyla ilgili gelen itiraz dilekçelerini incelemesini sürdürüyor. Başsavcılığın, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin kararına karşı yapacağı aleyhe itiraz süresi doldu. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 308. maddesi gereği, Başsavcılığın sanıkların lehine yapacağı itirazlarda ise süre sınırlaması bulunmuyor.
Akşam 
Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, Euro 2016 yolunda maç seçmemeleri gerektiğini söyledi. Terim, bugünkü İsveç maçı öncesinde dün medyanın karşısına çıktı. Başarılı hoca, "Tecrübem bana şunu söylüyor: Siz futbolun gereğini sahaya yansıtamazsanız her takım size zorluk çıkarır. Bütün maçlarda dikkatli olmak zorundayız. Letonya maçında da" diye konuştu. EURO 2016 eleme grubunda işlerine ciddiyetle sarılmaları gerektiğini vurgulayan Fatih Terim, "Maç seçmeden her maçın ciddiyetini taşıyıp sahada olmalıyız. Coşku ve konsantre bizim için çok çok önemli. Her takım bize çelme takabilir" ifadelerini kullandı. Tecrübeli hoca, Türk Milli Takımı'nda oynamak isteyen Akhisarlı Oumar Niasse'la ilgili ise, "Her Oumar, bizde Ömer'dir. Hem müslüman, hem de Türkiye için oynamak istiyor. Atatürk'ün 'Ne mutlu Türk'üm diyene' diye güzel bir sözü var. Tam oturdu. Adam 'Ben Türk'üm' diyor. Bunu ciddi düşünmeliyiz" dedi.
Hürriyet 
Bu Daha Başlangıç 
2014 Dünya Kupası'na katılmaya başaramayan Türkiye, 2016 Avrupa Şampiyonası hazırlıklarına bugün oynayacağı İsveç maçıyla resmen başlamış olacak. Ay yıldızlıların İsveç'le oynayacağı özel maç, Ankara 19 Mayıs Stadı'nda oynanacak. Saat 20.30'da başlayacak ve Show TV'den naklen yayımlanacak karşılaşma ile başkentli futbolseverlerin 10 yıllık milli takım hasreti de dünya yıldızı Zlatan Ibraihmoviç'le noktalanmış olacak. Zira başkentteki ilk maçını, 1925 yılında Sovyetler Birliği ile yapan Türkiye, Ankara seyircisinin karşısına son olarak 2003'teki Moldova maçıyla çıktı. Türkiye, Ankara'daki son resmi maçını ise 21 yıl önce Dünya Kupası Avrupa Elemeleri'nde San Marino ile yaptı. San Marino'yu 28 Ekim 1992 yılında Ankara'da konuk eden milliler, bu mücadeleden 4-1 galip ayrılmıştı. İsveç'in süperstarının bugünkü karşılaşmada sahadaki yerini alması bekleniyor. 10 senelik hasreti dindirmek isteyen başkentli futbolseverler biletlere de büyük bir ilgi gösterdi. Ay-yıldızlıların Ankara 19 Mayıs Stadı'nda İsveç ile oynayacağı karşılaşmanın biletlerinin tamamının satıldığı açıklanırken "18 Şubat'ta internet üzerinden satışa çıkan biletler, maça 48 saatten az bir süre kala tükendi" denildi. Stattaki bilet gişelerinin sadece internetten bilet satın alıp, gişeden teslim seçeneğini işaretleyen futbolseverlere hizmet vereceği vurgulandı. Öte yandan bugünkü karşılaşma ile birlikte iki ülke A milli futbol takımları 9. kez karşı karşıya gelecek. İki ülke arasında 5'i resmi, 3'ü özel geride kalan 8 maçta taraflar ikişer galibiyet alırken, 4 maçta da eşitliği bozamadı. Türkiye, İsveç ile yaptığı son 5 maçta da galip gelemezken, bu süre içinde 4 kez berabere kaldı, bir kez yenildi. Ay-yıldızlı ekip İsveç karşısındaki son galibiyetini 29 Mart 1995 tarihinde İstanbul'da oynanan Avrupa Şampiyonası elemelerinde 2-1'lik sonuçla aldı.
Radikal
 
Basketbolda kıtanın 2 numaralı organizasyonu Avrupa Kupası'nda Türkiye'yi temsil eden Beşiktaş İntegral Forex, "Sekizli Finaller"deki ilk maçında sahasında konuk ettiği Nizhny Novgorod'u 88-71 yendi. Siyah-Beyazlılar'da 6/10 üç sayı isabetiyle oynayan Chris Lofton 28 sayı üretirken, maçın en skorer ismi oldu. Kartal'da Perkins 12 sayı 7 ribaunt 5 asist, Broekhoff 12 sayı 6 ribaunt, Mehmet Yağmur da 12 sayı 6 asistle mücadeleyi noktaladı. Rövanş, 12 Mart Çarşamba günü Rusya'da oynanacak; Beşiktaş 18 fark yemezse yarı finale adını yazdıracak. Maçı, Beşiktaş Başkanı Fikret Orman'ın yanı sıra; Futbol Takımı Genel Direktörü Önder Özen, teknik patron Slaven Biliç ve futbolcular da izledi. Birkaç taraftar ile Manuel Fernandes arasında küfürlü söz düellosu yaşandı. Fikret Orman, bu gerginlik nedeniyle, devre arasında salondan ayrıldı.
Star
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme