6 Mart 2014 Perşembe

06.03.2014 Genel Gündem


06.03.2014 Perşembe
GÜNDEM
Fezlekelere Kozmik Oda 
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, 4 eski bakanla ilgili TBMM'ye gönderilen fezlekeler için geçmiş örneklerden yola çıkarak uygulama başlattıklarını anlattı. Çiçek, uyarılar üzerine savcılığın ilgili olmayan dosyaları ayıkladığını, toplam 28 klasörden bakanlarla ilgili olan 11 klasörün gönderildiğini bildirdi. Çiçek, milletvekillerinin inceleme yapması için 'özel oda' hazırlanacağını, fotokopi çekilmeden sadece not alınabileceğini açıkladı. Çiçek, şunları söyledi: Gelen dosyalarla ilgili farklı bir uygulamamız olmayacak. Fezlekeler 28 Şubat'ta geldi, Meclis'in ilk birleşiminde bilgiye sunulacak. Hukuk İşleri Başkanlığı'na 'bu evrakı acele olarak inceleyin' diye yazdım. Fezlekeler, 2 ayrı dosya halinde, saat 17.00 civarında geldi. Biri eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, diğeri eski 3 bakanla ilgili. Fezlekeler, Genel Kurul'da okunduktan sonra, hazırlanacak özel bir odada, milletvekillerinin incelemesine sunulacak. Soruşturmanın gizliliği prensibine göre, örnek almaları veya fotokopi çekmeleri sözkonusu olmayacak. Genel Kurul'un ne zaman açılacağı bizim konumuz değil. Ama ben 'Genel Kurul'un ilk oturumda okunacak' dedim. Geçmiş örneklere baktık, fezlekelerin, TBMM'ye gönderilmesiyle, Genel Kurul'da okunması arasında 6 gün ile 76 gün arasında fark olabilmiş. Burada bilgiye sunma ihtiyacı, milletvekilleri veya bakanlar hakkında gizli sürdürülen soruşturmalardan Meclis'i haberdar etmektir. O yüzden bilgiye sunulmadan bir işlem başlatmak mümkün değil. Bunun örnekleri var. Eski bakanlardan Hikmet Uluğbay hakkında 31 Ocak 2003'de fezleke gelmiş, Genel Kurul'a 33 gün sonra sunulmuş. Mustafa Yılmaz ile ilgili olan 1 Temmuz 2003'te gönderilmiş, 15 gün sonra sunulmuş. Yine Burhan Kara ile ilgili olan 48 gün sonra, Osman Durmuş ile ilgili olan 76 gün sonra okunmuş."
Hürriyet


Kabul Ettiğine Göre Müdahale 
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu: "Ben hangi yoldan elde edildiğini bilmediğimiz tapeleri esas alarak hukuki değerlendirme yapmıyorum. Ancak bizzat Başbakan, bir gazete sahibinin davasıyla ilgili yapmış olduğu bu konuşmayı kabul ettiğine göre, bu kabul üzerinden değerlendirme yapabiliriz. Söz konusu konuşmayı doğrudan doğruya yargıya müdahale olarak görüyorum. Konuşmanın yapıldığı bakanın Adalet Bakanı olması ve konuşmanın bir davayla ilgili bulunması, yapılanın normal olduğunu göstermez. Çünkü Adalet Bakanı'nın görevi, yargının ihtiyaç duyduğu idari ve maddi altyapıyı yargının hizmetine sunmaktan ibarettir. Devam eden soruşturma ve davalarla ilgili Adalet Bakanı'nın müdahale etmesi Anayasa'ya aykırıdır. Buna rağmen Başbakan'ın, Adalet Bakanı eliyle belirli bir davaya müdahale etmek istediği anlaşılmaktadır. Üstelik davayı ilk derecede gören hâkimin Alevi olduğundan söz edilerek, kendisine söz geçirilemediğinden dem vurulmaktadır. Bu, yargıya müdahalede ne kadar ileri gidildiğinin ve insanların mezhebine göre ayrımcılığa tabi tutulduğunun da göstergesidir. Ben sadece 82 bin avukat adına değil, kendileri adına konuşacak kimseleri olmayan binlerce Cumhuriyet savcısı ve Türk hâkimi adına konuşuyorum. Bu gidiş iyi bir gidiş değil. Başbakan yargıyı kendine bağlamak istemektedir. Bu yolla bir polis devleti kurmayı amaçlamaktadır."
Hürriyet

'Ortam Dinlemelerini Bana Erdoğan Söyledi' 
Cumhurbaşkanı Gül, resmi ziyaret için Türkiye'de bulunan Polonya Cumhurbaşkanı Komorowski'yi dün Çankaya Köşkü'nde törenle karşıladı. Törende Gül'ün eşi Hayrünnisa Gül ile Polonya Cumhurbaşkanı Komorowski'nin eşi Anna Komorowska da yer aldı. Gül ile Komorowski, görüşmelerin ve anlaşma imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantı, Tomorowski'nin ayağındaki sağlık sorunu nedeniyle 2 no'lu salonda oturma düzeni içinde gerçekleşti. Cumhurbaşkanı Gül, Rusya ile Ukrayna arasında Kırım'daki gelişmeler nedeniyle ortaya çıkan gerilim konusunda, "Bu olayların daha çok gerginlik taşımadan, görüşmelerle ve diyalogla neticelenmesini Türkiye olarak çok arzu ederiz, ediyoruz. Çünkü yeni bir Soğuk Savaş döneminin, ikinci bir soğuk savaş döneminin başlaması herkes için de tehlikelidir ve hiç kimsenin de çıkarına değildir. Bundan muhakkak kaçınmak gerekir bunun için de uluslararası hukuka riayet etmek şarttır" dedi. "Türkiye'yi AB'de de görmek istiyoruz" diyen Komorowski de Ukrayna'daki azınlıklar konusunda Gül'ün hassasiyetine katıldığını söyledi. Gül, ortak basın toplantısında gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Yasadışı dinlemelerle ilgili kendisine ulaşan bir tespit bulunulup bulunmadığı, DDK'nın harekete geçmesinde bunun bir etkisi olup olmadığı ve bu süreçte Çankaya Köşkü'nde ilave önlem alınmasına gerek görülüp görülmediğine dair bir soru üzerine Gül, "Türkiye'nin gündeminde olan konularla ilgili daha önce de DDK'ya talimat verip o konularla ilgili çalışmalar yaptırmıştım" ifadesini kullandı. Gül, DDK'nın araştırmalarının kamuoyu tarafından çok büyük takdirle karşılandığını dile getirerek, "Gördüğünüz gibi hepimiz yaşıyoruz. Gerek telefon dinlemeleri, gerek yolsuzluklar, gerek imar rantları, gerek bürokrasinin temeli olan meslek memurlarının yetiştirilmesi ile ilgili konular çok tartışılıyor. Bu konularla ilgili DDK'ya talimat verdim. Çalışmalar yapmaları, hukukumuzu gözden geçirmeleri, eksiklikler var mı, bunlarla ilgili ne tip tedbirler alınmalı, gerekirse ne tip yasalar çıkmalı ortaya konmalı ki bu şikâyetlerden artık kurtulabilelim ve bunlar yaşanmasın" dedi.
Milliyet

Rojava Kapısı Aralandı 
Ankara, Suriye'nin Kürt bölgesi Rojava'ya kapıyı araladı. Kobane'den Şanlıurfa'ya açılan sınır kapısı haftanın iki günü açık tutulacak. Diyalog geliştirme istekleri, "PKK uzantısı olduğu ve Esad yönetimi ile işbirliği yaptığı" gerekçesiyle reddedilen Rojava yönetimine hükümet ilk kez olumlu yanıt verdi. PYD Eşbaşkanı Salih Müslüm'ün Dışişleri Bakanlığı yetkilileri ile geçen yıl İstanbul'da yaptığı görüşmelerden sonuç alınamamıştı. Ancak BDP'nin Rojava konusunda hükümetle bir süreden beri sürdürdüğü diyalogdan olumlu sonuç elde edildi. Bölgede bir süre önce kuruluşunu ilan eden Kobane Kantonu, henüz Türkiye tarafından tanınmıyor. Ancak sınır hattında zaman zaman Türk yetkililerle kanton yetkilileri arasında insani ihtiyaçlar konusunda görüşmeler yapılıyor. Şanlıurfa'nın Suruç ilçesi karşısında bulunan Kobani Kantonu Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Kobane Sınır Kapısı Yönetim Komitesi ile Türkiye yetkililer arasında yapılan görüşmeler sonucunda Kobane'den Mürşitpınar'a açılan Sınır Kapısı'nın her hafta iki gün insani yardımlara açılması konusunda anlaşmaya varıldığı belirtildi. Anlaşma kapsamında Kobane ile Türkiye arasındaki sınır kapısı, pazartesi ve perşembe günleri açık tutulacak.
Milliyet

TMK Mahkemelerinde Davalara Erteleme 
Demokratikleşme paketi' kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda kabul edilen Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) 10. maddesi kapsamında görev yapan ağır ceza mahkemelerinin kaldırılmasına ilişkin yasal düzenlemeler devam ederken süreç davaları etkiledi. TMK 10. madde kapsamında yargılama yapan mahkemeler yasal düzenleme tamamlandıktan sonra işlemlere devam edileceğini belirterek davaları 5 ay kadar süreyle ertelemeye başladı. Dosyalar iade ediliyor "Demokratikleşme" paketi kapsamında yapılan yasal düzenlemenin Cumhurbaşkanı'nca onaylanması ve Resmi Gazete'de yayımlanması durumunda TMK mahkemeleri tamamen ortadan kaldırılmış olacak. Bu mahkemeler, kapılarına kilit vurulmadan önce de ellerinde bulunan tüm dava dosyalarını 10 gün içerisinde savcılığa iade edecekler. Ancak yasanın henüz Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmaması nedeniyle TMK 10. madde kapsamında yargılama yapan mahkemeler yasal düzenleme tamamlandıktan sonra işlemlere devam edileceğini belirterek, davaları birkaç ay sonraya ertelemeye başladı. Yargılaması devam edilen davalarda ara kararların, "Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde TMK 10. maddesi ile görevli mahkemelerin kaldırılmasına yönelik yasa çalışmalarının devam etmesi nedeniyle bu çalışmalar bittikten sonra sanıklar ve müdafilerinin görev, yetki ve tefrik hususlarındaki taleplerinin karara bağlanmasına" şeklinde düzenlendiği belirtildi. Mahkemelerin yeni açılan dosyaları ise yasa değişikliğini gerekçe göstererek savcılığa iade ettiği öğrenildi.
Milliyet

TÜBİTAK'tan Kripto Atağı 
Devletin zirvesinin de kullandığı "kriptolu telefonlar"ın dinlenmesiyle sarsılan TÜBİTAK'tan stratejik adım. Bir yandan, kurum içindeki "paralel yapı"nın uzantısı olduğu iddia edilen personeli devre dışı bırakan TÜBİTAK yönetimi, diğer yandan yeni "mobil projeler" için düğmeye bastı. Kriptolu yeni sistemleri üretmek amacıyla yürütülen çalışmalara paralel olarak, özel sektörden de "mobil iletişim" konusunda proje istendi. TÜBİTAK desteğiyle yürütülecek projeler arasında, "akıllı mobil cihaz ve bileşenlerinin geliştirilmesi" yer aldı. Proje çağrısındaki "Bilgi güvenliğinin kritik olduğu durumlarda mevcut akıllı cihazlar ihtiyaçlara tam olarak yanıt verememektedir" tespiti öne çıktı. TÜBİTAK, projelere ilişkin başvuruları almaya başlarken, son tarihin 16 Haziran 2014 olduğunu bildirdi.
Akşam

EKONOMİ 

Gram Altın                94,8027           94,8777
ABD Doları               2, 2031           2, 2041
1 Euro                         3, 0258           3, 0295
İngiliz Sterlini             3, 6843           3, 6903

Kanıt Olmadan Kişilik Haklarını Zedeleyici Yayın Yapılamaz 
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, dün Yeni Şafak gazetesinde yer alan 'Gümrükte paralel üs' başlıklı haberi yalan ve kasıtlı olduğunu açıkladı. Yeni Şafak'ta yer alan haberde, "Mersin KOM şubedeki paralel yapılanma, işbirliği yaptığı savcılarla gümrükte yasa dışı takip ve dinleme yaptı. Siyasileri de izleyen şebeke elde ettiği bilgileri ihracatçı firmalara baskı için kullandı." şeklinde iddialara yer verildiğine işaret ederek, haberle ilgili tekzip metni yayınladı. Yazıcı, "Bu yayın kişilik haklarına, hukuk kurallarına aykırı, nesnel ölçülerden yoksun, tek taraş ı kanaatleri içerir niteliktedir. Haber katıksız, yorum özgür olmalıdır. Bu haberde bu en basit gazetecilik ilkesi hiçe sayılmıştır." değerlendirmesini yaptı. Yazıcı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın çok önemli bir birimi olan Orta Akdeniz Gümrük Ticaret Bölge Müdürlüğü'nde hukuk dışı işlemlerin yapıldığı, adeta hukuksuzluğun egemen olduğu bir ortam varmış gibi kamuoyuna takdim etmenin büyük bir yanılgıya dayalı haksızlık olduğunu kaydetti. Bakan Yazıcı şunları kaydetti: "Haberin bir ihbarı doğru kabul ederek yapıldığı anlaşılmaktadır. İhbar bakanlığımıza ulaşmış ve somut bir takım iddiaların öne sürülmüş olması dikkate alınmak suretiyle teftiş kuruluna talimat verilmiş, iddiaları her yönüyle incelemek ve gerekmesi halinde soruşturma konusu yapmak üzere müfettişler görevlendirilmiştir. Yanlış yapan, etik kuralları ihlal eden, kanunları çiğneyen her kim olursa olsun toleransımızın sıfır olduğunu herkes bilmektedir. Ama dürüst çalışan, hakka-hukuka riayet eden, görevini kamunun çıkarlarını gözeterek yapan bütün çalışanlarımızın hukukunu da korumak bakan olarak benim görevimdir."
Zaman

Atlasjet Ukrayna'dan Çekilmeyecek 
Ukrayna'da 10 milyon doları aşan yatırım gerçekleştiren Atlasjet Havayolları, ülkede yaşanan gerginliğe rağmen Simferepol uçuşlarına ve yatırımlara devam etme kararı aldı. Atlasjet CEO'su ve Genel Müdürü Orhan Coşkun, gazetecilere güncel konularla ilgili açıklamalar yaptı ve sorularını cevapladı. Coşkun, Kırım Özerk Cumhuriyeti'nin başkenti Akmescit'teki (Simferopol) havalimanının askeri üniformalı ve silahlı kişiler tarafından işgal edildiği bilgisi üzerine, bir Atlasjet uçağının Karadeniz üzerinden İstanbul'a geri döndüğünü ifade etti. Coşkun, ancak şu anda sıcak çatışma olmadığını ve bu sebeple yolcu sayısında düşüş olmadan uçuşlara devam ettiklerini kaydetti. Ukrayna'da kurdukları Atlasjet Ukrayna Havayolları'nı bir yıl önce hayata geçirmeyi planladıklarını kaydetti. Atlasjet Ukrayna için 3 uçak kiraladıklarını ve uçuş ruhsatı aldıklarını anlatan Coşkun, "Bu uçaklardan ikisi bu ay gelecek. Üçüncü uçağımızı mayısta teslim aldıktan sonra Ukrayna'da kurduğumuz şirketi faaliyete geçireceğiz. Seferlerimizi hem charter (tarifesiz) hem de tarifeli olmak üzere iç ve dış hat şeklinde gerçekleşecek." dedi. Atlasjet CEO'su ve Genel Müdürü Orhan Coşkun'un açıklamasına göre Ukrayna'da ülke pasaportu olmayan personelin çalışması yasak. Bu nedenle yönetim kademesi dışındaki şirket personeli Ukrayna vatandaşlarından oluşuyor. Ukraynalı kabin ve kokpit ekibini ise Atlasjet seçti
Zaman

'Haydi Şerefe' Takipte 
Geçen yıl mayısta alkollü içkilerin reklamı ve tüketicilere yönelik tanıtımının yasaklanmasından sonra alkol markaları yeni bir yöntem buldu. Markalar, günde milyonlarca kişinin bağlandığı sosyal medya ve internet sitelerine gizli reklam veriyor. 'Haydi şerefe' pozlarına 2 bin lira, 'blog' sitelerine ise konu başına 15 bin lira vererek tüketiciye ulaşıyorlar. Ancak bunun da çok fazla uzun sürmesi beklenmiyor. Söz konusu düzenlemeyi hayata geçiren Tütün ve Alkol Piyasa Düzenleme Kurumu (TAPDK), alkol markalarının, fenomenlerin ve blog sitelerinin peşine düştü. Verilen reklamlar ve tanıtım içerikleri iki farklı şekilde tüketicilere ulaştırılıyor. Bunlardan biri Instagram, Twitter ve Facebook gibi sosyal ağlardaki fenomenlerle gerçekleşiyor. Tek bir içerikle bile saatler içerisinde onbinlerce kişiye ulaşan sosyal ağ fenomenleri, bir alkol markasına ait bir şişeyi paylaşıyor. Ancak bu paylaşımlarda, reklam gibi profesyonel içerikler yerine daha amatör kareler veya metin içerikleri yer alıyor. Örneğin, elinde bir alkol şişesi tutan bir fenomen, fotoğrafın altında "Cuma iş çıkışı yapılacak tek şey" yazısı bulunuyor. Alkol markaları, fenomenlerin yanı sıra 'blog' içeriğine sahip web sitelerini tercih ediyor. Günde on binlerce kişiye ulaşabilen bu siteler için hazırlanan özel içeriklerde belirli bir konu başlığı yaratılıyor. Örneğin, "Sıcak yaz günlerinde serinlemenin yolları" başlığında bir konu yaratılıyor. Bu konuda yer alan maddelerin veya fotoğrafların birkaçında 'içerik gizleme' yöntemiyle alkol markaları yer alıyor.
Hürriyet

Tekno Sıçrama İçin Burs Müjdesi 
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, üniversite sınavında ilk 5 bine girenlerden matematik, fizik, kimya ve biyoloji bölümlerini tercih edenlere aylık 2 bin lira burs vereceklerini söyledi. Anadolu Ajansı'nın Editör Masası'na konuk olan Işık, Türkiye'nin, bilim ve teknolojide bir sıçrama yapmak zorunda olduğunu söyledi. Son yıllarda öğrencilerin önemli kısmının temel bilimleri seçmediğini dile getiren Işık "İlk bine, 5 bine, 10 bine giren öğrencilerimizin hemen hemen hiçbiri temel bilimleri tercih etmiyor" dedi. Bunu engellemek için çok önemli bir programı yürürlüğe koyduklarını belirten Işık, şunları kaydetti: "TÜBİTAK Bilim Kurulu'muzla da görüşüldü ve karara bağlandı. Türkiye'de ilk 5 bine giren öğrencilere, matematik, fizik, kimya ve biyoloji bölümlerini tercih ederlerse aylık 2 bin lira burs vereceğiz. Yani bir memur maaşı burs vereceğiz. Ama şartımız nedir? Temel bilimler dediğimiz fizik, kimya, biyoloji ve matematik bölümlerinden birini tercih edecekler. Bu bölümleri tercih eden ikinci 5 bine de ayda bin lira burs vereceğiz. İlk 10 binde olup başka bölümlerde okuyan, ikinci anadal olarak temel bilimleri seçen öğrencileri de ayda 750 lira burs vereceklerini belirten Işık, "Biz diyoruz ki öğrencimiz elektronik mühendisliğinde okusun ama aynı zamanda matematik, biyoloji, fizik veya kimya okusun" diye konuştu. Işık 2014 - 2015 eğitim öğretim yılında öğrencilerin bu haklardan yararlanacaklarını söyledi.
Milliyet

Yabancı Yatırımı 12 Yılda 136 Milyar Dolara Yükseldi 
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli'nin Türkiye'ye gelen yabancı sermayenin miktarı ve ülkelerine aktardıkları kar transferlerinin miktarlarıyla ilgili verdiği yazılı soru önergesini cevapladı. Bakan Zeybekci, Türkiye'de son 10 yıllık dönem içerisinde yürütülen istikrarlı ve öngörülebilir politikalar sayesinde ekonomide güven ortamı oluşturulduğunu ve bu kapsamda doğrudan yatırım girişlerinin de kayda değer biçimde yükseldiğini vurguladı. Zeybekci, Türkiye'ye gelen yabancı sermaye miktarının 1975-2002 yılları arasında 15 milyar dolar iken bu rakamın 2003-2013 arası dönemde 9 kat artarak 136 milyar dolara yükseldiğini kaydetti. Zeybekci, Türkiye'ye gelen yabancı sermayenin son yıllarda artan miktarına bağlı olarak kar transferlerinin de yıllar içinde arttığına dikkat çekti. Zeybekci, son on yıllık dönemde yabancı yatırımcıların kar transferlerinin Türkiye'deki yabancı yatırım stokuna oranın yüzde 0.9 ile yüzde 3 arasında değiştiğini bildirdi. Zeybekci'nin verdiği bilgiye göre, 2002 yılında kar transferi oranı yüzde 2 düzeyinde olurken, 2008 yılında en yüksek seviyesine çıktı ve yüzde 3 olarak gerçekleşti. 2012 yılında ise bu oran en düşük seviyede 0.9 olarak en düşük seviyede gerçekleşti. Geçen yıl ise kar transferi oranı yüzde 2.3'de kaldı. Zeybekci, doğrudan yabancı yatırımların ülkenin teknolojik gelişim sürecine, üretim ve istihdam kapasitesine önemli bir destek sağladığına da işaret etti.
Türkiye

Yıldız: Doğalgazda Yeni Bir Ukrayna Krizi Beklemiyoruz 
Enerji Bakanı Taner Yıldız, Rusya ile Ukrayna arasında son günlerde yaşanan kriz nedeniyle Türkiye'ye doğalgaz akışında sorun yaşanmasını beklemediğini söyledi. Türkiye'nin Batı Hattı üzerinden aldığı doğalgazı taşıyan boru hatları Ukrayna'dan geçiyor. Yıllık gaz tüketimi yaklaşık 47 milyar metreküp olan Türkiye'nin Rusya ile yıllık 30 milyar metreküplük doğalgaz kontratı bulunuyor ve bunun 14 milyar metreküpünü Batı hattı üzerinden alıyor. Yıldız, Bosna Hersek Federasyonu Enerji, Sanayi ve Maden Bakanı Erdal Trhulj ile bakanlıktaki görüşmesinin ardından basın mensuplarının soruları üzerine "Doğalgazda yeni bir Ukrayna krizi beklemiyoruz" dedi. "Batı hattının kesilmesi halinde Türkiye bundan etkilenir, bu çok açık bir konu" diyen Yıldız "Gerek özel sektör, gerek kamunun tedarik noktası Batı hattıdır. Bizim Gazprom ile yaptığımız görüşmelerde onlar da gaz akışının aksamasını olası görmediklerini belirttiler. Herhangi bir sıkıntı yaşamayacağımız kanaati içindeyim" diye konuştu. Bir soru üzerine Yıldız, Cenevre'deki Uluslararası Tahkim Mahkemesi'nde devam eden ve eksik teslimat-fiyat revizyonu ve fiyatla ilgili davanın ilk bölümünde temmuz ayında, yıl sonunda her davanın tamamının sonuçlanmasını öngördüklerini söyledi. Türkiye'nin başvurusu sonucu açılan davada ilk duruşma 17 Şubat haftasında başlamıştı.
Star

İletişimde Cinsiyet Eşitliği 22.3 Milyar Dolar Fayda Sağlar 
Vodafone Group'un Connected Woman raporu, cinsiyetler arası mobil iletişim uçurumun ortadan kaldırılmasıyla 2020 yılına kadar kadınlara ve topluma 22.3 milyar dolar ekonomik fayda sağlanabileceğini ortaya koydu. Yaşamı iyileştiren mobil teknolojilerin, erişim, eğitim, sağlık, güvenlik, istihdam ve yaşlılıkta yalnızlık alanlarında kadınların önündeki imkanların nasıl iyileştirdiğini ortaya koyan Connected Women Raporu'nun lansmanının yapıldığı zirveye, Vodafone CEO'su Vittorio Colao ve Vodafone Bölge CEO'su Serpil Timuray ev sahipliği yaptı. Zirvede bir konuşma yapan Timuray "Dünya çapında erkeklerden 300 milyon daha az kadın abone bulunuyor. Bu kadınların 91 milyonu Vodafone'un faaliyet gösterdiği ülkelerde. Cep telefonu penetrasyonundaki her yüzde 10 puanlık artış ülkelerin GSYİH'nı yüzde 1.2 artırıyor. Cinsiyetler arası mobil iletişim uçurumun ortadan kaldırılması, 2020'ye kadar kadınlara ve topluma 22.3 milyar dolar ekonomik fayda sağlayabilir. Vodafone da belirlediği beş hizmet alanıyla 2020'ye kadar 8.7 milyon kadına ulaşmayı ve 6.6 milyar dolar toplumsal fayda sağlamayı öngörüyor" dedi.
Star

Hyundaı, İzmit'te SUV Üretimi İçin Hazırlık Yapıyor 
Hyundai Avrupa Kıdemli Başkan Yardımcısı Alan Rushforth, İzmit Alikahya'daki üretim tesislerinde halen i20 ve i10 modellerini ürettiklerini, üçüncü bir model için de çalışmalar yaptıklarını söyledi. Rushforth, "Küçük SUV, crossover sınıfında bir otomobili pazara sunmak için çalışmalar yapıyoruz. Bu otomobilin nerede üretileceğine dair kararda son aşamaya geldik. Cenevre'de sergilediğimiz Intrada konsepti de bunun bir kanıtı" dedi. HyundaiAssan Yönetim Kurul Başkanı Ali Kibar da fabrikanın kapasitesinin 215 bin adet olduğunu söyleyerek, "Üçüncü modelle 300 bine yükselebilmemiz mümkün" ifadelerini kullandı. Kibar, "İleride üreteceğimiz modelin mevcut platformları kullanacak SUV olması muhtemel" diye de ekledi. Rushforth ve Kibar'ın, üretimine dair ipuçlarını verdiği SUV modelinin, Cenevre Fuarı'nda gösterilen Intarada'nın seri üretim versiyonu olduğu belirtiliyor.
Akşam

Pegasus'tan 2.4 Milyar TL Ciro 
Pegasus Hava Yolları 2013 yılında satış gelirlerini bir önceki yıla göre yüzde 25 artırarak 2.4 milyar TL'ye, brüt kârını ise yüzde 41 artışla 450 milyon TL'ye çıkardı. Pegasus'un Operasyonel FAVKÖK'ü (EBİTDAR) yüzde 36 artarken, 2013 yılında taşıdığı misafir sayısı 16.8 milyona, doluluk oranı ise yüzde 80,2'ye ulaştı. Şirketin net kârı ise bir önceki yıla gör yüzde 27.4 gerileyerek 91.7 milyon lira oldu. Şirketten KAP'a yapılan açıklamaya göre, Pegasus geçen yıl 126.3 milyon lira kâr elde etmişti. Şirket 2013 yılında da iki haneli büyümesini sürdürdü. Şirketin 2013 yılında esas faaliyet karı yüzde 28 artışla 258 milyon TL'ye yükseldi. 2013 yılında satışa açtığı 13 yeni hatla uçuş ağını genişleten Pegasus'un iç hat pazar payı yüzde 25.7'den yüzde 26.9'a, dış hat pazar payı ise yüzde 8.1'den yüzde 9'a yükselirken, iç hatlarda her 100 kişiden 27'si Pegasus'la uçtu. Yapılan açıklamaya göre, Pegasus, 2013 yılında uçuşlarında taşıdığı ortalama kişi sayısını bu yıl da artırarak 149 kişiye ulaştırırken; ortalama günlük uçak kullanım saatini ise 12,6'ya yükseltti. Pegasus Hava Yolları Genel Müdürü Sertaç Haybat; "Sadece Türkiye'nin değil Avrupa'nın da en hızlı büyüyen hava yolu şirketi olarak 2013 yılında da büyümemizi kesintisiz olarak sürdürdük. 2007 yılından 2013 yılına kadar, sektör iç hatlarda yıllık ortalama yüzde 16 büyürken, Pegasus aynı dönemde yüzde 27'lik bir büyümeye imza attı. 2013'teki büyümemizi 2014 yılında da devam ettirmek için uçuş noktalarımızı ve uçuş frekanslarımızı artırmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Dünya

Otomotiv Pazarında Sert Düşüş 
Döviz kurları ve kredi faizlerindeki yükseliş, otomobillerde özel tüketim vergisi (ÖTV) oranlarındaki artışlar ve BDDK kredi sınırlamalarının Şubat ayında devreye girmesinin etkisiyle otomotiv pazarı geçen ay yüzde 27.5 azalırken, talepteki düşüşün yılın ilk yarısında belirginleşmesi bekleniyor. Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) verilerine göre, otomotiv pazarı Şubat ayında 35,021 adet olurken, yılın ilk iki ayında ise yüzde 19.3 azalarak 67,691 adet oldu. Otomobil satışları Şubat ayında yüzde 26.2 gerileyerek 27,167 olurken, hafif ticari araç pazarı yüzde 31.7 düşüşle 7,854 adete geriledi. Türk lirası Ocak ayında dolar ve euro karşısında rekor düşük seviyelere gerilerken, sürpriz ÖTV artışları da sektörün 2014 yılına zor koşullarda başlamasına neden oldu. BDDK'nın taşıt kredilerini sınırlayıcı tedbirlerinin Şubat ayında devreye girmesiyle sektör yetkilileri bu yıl pazarda sert daralma bekliyor. Otomotiv pazarında tüketicilerin yeni fiyatlara alışana kadar en azından 3-4 ay boyunca talepte düşüş momentumunun devam edeceğini öngören Finansinvest yayınladığı notta, "Satışlarda 2014'ün ilk yarısında yüzde 32 düşüşü ikinci yarıda yüzde 10 düşüşün izleyeceğini ve 2014 boyunca otomotiv satışlarında toplam yüzde 20 düşüşün görüleceğini öngörüyoruz" değerlendirmesini yaptı. Sektör yetkilileri daha önce yaptıkları açıklamalarda, 2014 yılının tamamında pazarın yıllık yüzde 20 ila 30 arasında daralabileceğini söylediler. Renault Mais 700,000 adet, Doğuş Otomotiv 680,000-710,000 adet aralığında, Ford Otosan 633,000 adet, Tofaş 660,000 adet büyüklüğünde pazar öngörüyor. Otomotiv pazarı 2013 yılında yüzde 9.72 artışla 853,378 adet olurken, otomobil satışları 664,655 adet ile rekor kırmıştı. Pazarda Şubat ayında çok satışı gerçekleştiren markalar 6,224 adet ile Volkswagen, 5,199 adet ile Renault, 4,095 adet ile Fiat ve 3,029 adet ile Ford olarak sıralandı.
Radikal

SİYASET/POLİTİKA

Bakanımla Görüştüm 
Başbakan Tayyip Erdoğan, eski Adalet Bakanı Sadullah Ergin'e 'Aydın Doğan hakkında yargıya müdahale' talimatı verdiği iddialarıyla ilgili "Benim, Adalet Bakanıma 'Bunları yakından takip et' dememden, bundan daha doğal ne olabilir?" dedi. Erdoğan, yerel medya temsilcileri ile yaptığı toplantıda özetle şunları söyledi: Birileri meydanlardaki kalabalığın montaj olduğunu ifade ediyor. O insanları miting meydanlarına taşıdığımız iddiaları var. Meydanda reel yapıyı görmek için teşkilatımıza yasak getiririm. Asla bir il diğer ile taşınmayacak. Anketler yoluyla oynanmak istenen oyun var. Çok iddialı ifade kullanıyorum: Partim bu seçimlerden birinci olarak çıkmazsa siyaseti bırakmaya hazırım. CHP'nin, MHP'nin başkanları bırakabilir mi? Çöreklenmişler koltuklara. Gerilim üretsinler, hakaret etsinler. Onlar o koltuğu korumanın peşindeler. Boğaz'a karşı viskisini yudumlayıp Anadolu ve Trakya hakkında ahkam kesenler 200 yıldır uyanmadılar, hâlâ da gaflet uykusundalar. Milletin bunlara inanmadığını görmediler. Görmeye de niyetleri yok. Halen, 'İftira atarsak millet bunlardan soğur', 'Montajları piyasaya sürersek millet bunlardan soğur' diyorlar. 'Bir takım manşetler atarsak, karalama kampanyaları yaparsak, tahrikler, tuzaklar tertip edersek millet AK Parti'den uzaklaşır' sanıyorlar. İşte dün bir tane daha yayınladılar. Adalet Bakanım ile benim görüşmem. Bugün malum gazete yayınlamış çünkü kendileri ile ilgili. Dönen dolapları tabii ki biz biliyoruz. Bana ilgili kuruluşum SPK'nın verdiği bilgiler çok çok tehlikeli bilgiler ve paralel yapının dışında yapılar. Kirli ilişkiler. İster istemez 'Burayı yakından takip et' dememi gerektiriyor. Bunu ben ülkem için istiyorum, milletim için istiyorum. Çünkü bu zamana kadar bu ülkede her şey bunların ellerinde ve 2 dudakları arasındaydı. Bunlar spor kıyafetlerle, blue-jean ile onlarla, bunlarla evlerinde Başbakan ağırlamış tiplerdir. Oralarda istedikleri şekilde hükümet kurmuşlar, hükümet indirmişlerdir. Şimdi tabii böyle bir hükümet iş başında yok. Bu onları rahatsız ediyor. İstedikleri anda gelip görüşemiyorlar, istedikleri gibi yönetemiyor, bu onları rahatsız ediyor. Bunlar bu ülkede bu milleti aptal, cahil yerine koydular ama hep kaybettiler ve bundan sonra da hep kaybedecekler. Bir insan köylü olabilir, okuma yazma bilmiyor olabilir, dünyayı tanımıyor olabilir ama onun kalp gözü, feraseti, basireti öyle açıktır ki hiç kimsenin anlamadığını o anlar. Bunlar vatandaşımıza bu hakareti yapmadılar mı? Göbeğini kaşıyanlar demediler mi? Bu insanlar 'Bu hükümet de iktidar belirleyemez' demediler mi? Bunlar dedi. Milletimiz köylüsüyle, şehirlisiyle, tahsillisiyle, ümmisiyle, zenginiyle yoksullukla neyin ne olduğunu çok iyi biliyor, anlıyor.
Hürriyet

DDK'nın Hazırladığı Raporda Olumlu Sonuçlar Çıkacaktır 
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 600'üncü yılında Türkiye Polonya İlişkileri Sempozyumu'nun açılısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Devlet Denetleme Kurulu'na (DDK) verdiği talimatın hatırlatılması üzerine Arınç, DDK'nın Anayasa gereğince Cumhurbaşkanı'na bağlı olduğunu söyledi. Arınç, "DDK'nın hazırladığı raporlar Türkiye'de önemli gündem oluşturmuştu. Sanıyorum üç konuda kendilerini görevlendirdi. Bunların sonuçlarını, raporlarını kamuoyuna yansıdığı zaman öğrenmiş olacağız. Sanıyorum olumlu, ülke için faydalı sonuçlar çıkacaktır" diye konuştu.
Akşam

Bakan Evlatlarına Mı Vatan Evlatlarına Mı? 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a memleketi Rize'de yaptığı mitingde, "Rize'nin çayı ne kadar gerçekse o ses kayıtları o kadar gerçektir" dedi. Kılıçdaroğlu, siyasetçilerin mal varlıklarını da açıklamaları gerektiğini de vurguladı. Kılıçdaroğlu şöyle konuştu. "Geçmişte hangi partiye oy verdiyseniz başımın üstüne. İnsanları asla ayırmadım, o partiye oy verdin vermedin diye. Sandığa giderler ve inandıklarına oy verirler. Hiç itiraz etmem. Ben demokrasiye inanan birisiyim. Artık Türkiye'de güneş balçıkla sıvanmıyor. Gerçekler ortaya çıktı. Birileri malı, din iman edebiyatı yaparak götürüyor. Birileri Türkiye'yi soyuyor. Siz de biliyorsunuz, ben de biliyorum. Siyasete atıldığım gün bütün malvarlığımı internet sitesine koydum. Çünkü o malvarlığı benim alın terimle kazandığım malvarlığımdı. İsterim ki Türkiye'de herkes zengin olsun, herkesin durumu iyi olsun, herkesin cebi para görsün. Kimse kul hakkı yemesin. Alın terinin değeri her zaman yerini bulsun. Mal varlığımı açıkladım. Diğer siyasilere söylüyorum. Eğer siz o malvarlığını alın teriyle kazandıysanız açıklayan, korkmayın. Açıklarlar mı? Açıklamaz değil mi? Alın teriyle kazanılan mal varlığı niye açıklanmıyor? Düzgün adamsan niye açıklamıyorsun?" AK Parti'ye oy veren yurttaşlarla hükümeti ayırdığını da ifade eden Kılıçdaroğlu, 17 Aralık sabahı, TBMM'nin önünde genç bir çocuğun 'Açım' diyerek kendisini yaktığını hatırlattı. "Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy veren yurttaşlarıma sesleniyorum; bakan evlatlarına mı oy vereceksiniz, vatan evlatlarına mı oy vereceksiniz?" diyen Kılıçdaroğlu, alınan her kuruş verginin hesabını bu millete vereceklerini vurguladı. Kılıçdaroğlu, "Namus sözü olarak veriyorum. Bunu yapacağım ve millet de görecek. Güzel ve barış içinde yaşayan, herkesin mutlu olduğu bir Türkiye istiyoruz" diye konuştu
Radikal

Bahçeli: AKP'nin Yüce Divan'dan Kurtuluşu Yok 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yolsuzluk ve rüşvetin toplumsal bir hastalık olduğunu belirterek, "Kanserden kötüdür. Kangrenden kötüdür. Kalıcı hale dönüşürse, herkes tarafından yolsuzluk ve rüşvet görülmez duyulmaz bir hal alırsa bu toplum çürür. Toplumun çürümesi devleti çökertir" dedi. Devlet Bahçeli, yerel seçim çalışmaları kapsamında dün Tekirdağ'ın Malkara ilçesinde halka hitap etti. Bakanların çocuklarının parayla haşir neşir olduklarını anlatan Bahçeli, "Paraları toplayıp toplayıp kasa ya koyarken sayıyorlar, bu nedenle elleri uyuşmuş kolları ağırır hale gelmiş birisi de tavsiye etmiş 'Bu kadar eziyeti kendinize niye yapıyorsunuz, teknoloji ilerledi para sayma makineleri var, alın eve birer tane' demiş. Türkiye'de yolsuzluk var mı yok mu? Var ise nereye kadar? Kime kadar uzanıyorsa kökünden kazımaya, gerekli cezayı vermeye size namusum ve şerefim üzerine söz veriyorum. AKP'li kardeşim bunu Başbakan'a niye sormuyorsun? Niye bu soruların cevabını istemiyorsun? Neyden gocunuyorsun ki herkese saldırıyorsun? Türkiye'de mitingler yapıyorsun belediye seçimleriyle ilgili buralarda. Hiç yolsuzluk ve rüşvetin olduğundan değil kendinden bahsediyorsun. Sen kimsin? Bu kadar işin içerisinde bir gocunduğun yer var ki sen bu kadar rahatsız oluyorsun Saldırgan oluyorsun" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "AKP'nin Yüce Divan'dan kurtuluşu yoktur. Yargının önüne er geç çıkacaktır" diye konuştu.
Radikal

DÜNYA 

İslamofobi İle Türkiye Mücadele Edebilir 
Türkiye ile Danimarka arasındaki ilişkiler, son yıllarda önce Roj TV, ardından da karikatür krizleri ile gerilmişti. Ancak karikatür krizinin tekrarlanmaması, Roj TV konusunda ise Danimarka Yüksek Mahkemesi'nin verdiği lisans iptaliyle birlikte, Ankara ile Kopenhag arasındaki ilişkiler de düzeldi. İki ülke arasındaki yakınlaşmada son nokta ise Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün eşi Hayrünnisa Gül ile birlikte yaklaşık iki hafta sonra Kopenhag'a yapacağı "devlet ziyareti" ile koyulacak. Türkiye'den Danimarka'ya Cumhurbaşkanı düzeyinde tarihte ilk kez yapılacak ziyarette Gül çiftini Kopenhag'da Danimarka Kraliçesi Margrethe II ve eşi Prens Henrik ağırlayacaklar. Kraliyet çifti, Türkiye Cumhurbaşkanı ziyaretinden önce, Hürriyet'e konuştu. Kraliçe Margrethe'nin verdiği en çarpıcı mesaj, Türkiye'nin Avrupa'da son dönemde artan İslamofobi (İslam korkusu) ile mücadele konusunda oldu. Kraliçe, "Türkiye'nin bu konuda rol oynamak üzere büyük bir fırsatı olduğuna inanıyorum. Çünkü Türkiye, çok farklı medeniyetleri içeren geniş bir coğrafyaya sahip. Bu medeniyetler sayesinde, insanların birbirlerini daha iyi anlamalarını sağlama potansiyeline sahip" dedi.
Hürriyet

Sarkozyleaks 
Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande'ın popülaritesinin dibe vurmasıyla siyasete geri dönüş hesapları yapan selefi Nicolas Sarkozy, gizli kayıtlarının ortaya çıkmasıyla tartışılıyor. Siyasi mizah gazetesi Le Canard Enchaine ve internet sitesi Atlantico tarafından yayınlanan dört adet kayıt; Sarkozy'nin 2007-2012 arasındaki iktidarının iki yılında Elysee Sarayı'ndaki toplantılarda gizli biçimde kaydedildi. Özel sohbetlerde cebine gizlenmiş cihazla kayıt yapan kişinin; Sarkozy'nin en güvendiği danışmanlarından olan 64 yaşındaki eski gazeteci Patrick Buisson olması ise Fransa kamuoyunu derinden sarstı. Kendi atadığı bakanlara karşı ağır sözler sarf eden, 'berbat' olduklarını söyleyerek yetersizliklerini eleştiren Sarkozy'nin 2011'deki kabine değişikliğini tartıştığı kayıt ise gündemi en fazla sarsan konu oldu. 27 Şubat 2011 tarihli kayıtta ekibiyle değişecek bakanları tartışan Sarkozy dışarıda bekleyen gazeteciler için 'havlayan köpekler' tanımlamasını kullanıyor. Buisson'un, Le Figaro gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Etienne Mougeotte'la yaptığı telefon görüşmelerine de yer verilen Le Canard Enchaine'nin haberinde, Cumhurbaşkanı'nın isteğiyle Mougeotte'a yapılacak kabine değişikliğinin 'iyi bir manşetle' sayfalarına taşıması söyleniyor. Sarkozy yönetiminin basındaki en büyük destekçisi muhafazakar Le Figaro gazetesi, 28 Şubat tarihinde; kabinede dışişleri bakanının değişmesini savunarak "Güçlü bir şekilde yenilenmiş hükümet: Sarkozy'nin Arap dünyasındaki zorluklara karşı stratejisi" manşetini atmıştı.
Milliyet

ÖSO Komutanının Evlat Acısı 
Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) kurucusu ve komutanı Albay Riyad Esad'ın oğlu Muhammed Esad (17), Ankara- İstanbul karayolunda geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti. Motordan patlama sesi gelmesinin ardından aracın kontrolden çıkarak bariyerlere çarptığını söyleyen Albay Esad, "Muhammed arabadan fırlayıp başını bariyerlere çarptı" dedi. Albay Esad, aracın aniden bozulması sebebiyle meydana gelmesinin, suikast şüphesini akla getirdiğini dile getirirken yardımcısı Dr. Abdullah, "10 gün önce aracın muayenesi dikkatlice yapılmıştı. Kazada suikast ihtimali var" dedi.
Türkiye

Katar Büyükelçisiz Kaldı 
Suudi Arabistan, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri, içişlerine karışmakla suçladıkları Katar'dan büyükelçilerini çektiklerini açıkladılar. Açıklamada Katar'ın üç ay önce Riyad'da imzalanan anlaşmaya uymadığı öne sürüldü. Ayrıca, Riyad'da yapılan bir toplantıda üç ülkenin 2013 tarihli ortak güvenlik anlaşmasının hayata geçirilmesi konusunda "Katar'ı ikna etmek için" büyük çaba harcadıkları ama Katar'ın ikna edilemediği belirtildi. Üç ülke, güvenlik ve istikrarı sağlamak için büyükelçilerin geri çekilmesi gerektiğini ifade etti. Katar Bakanlar Kurulu ise bir açıklama yayınlayarak Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn'in ortak açıklamasından üzüntü ve şaşkınlık duyduklarını dile getirerek Riyad, Manama ve Abu Dabi'nin tutumlarının Körfez halklarının çıkarlarıyla hiçbir ilişkisinin olmadığını söyledi. Üç devletin tutumlarının, Körfez İşbirliği dışındaki sorunlar konusunda yaşanan anlaşmazlıklarla irtibatlı olduğu dile getirildi. Katar, anlaşmalara bağlı kalacağını dile getirerek, söz konusu üç ülkedeki Büyükelçilerini çekmeyeceğini açıkladı. Katar ile Suudi Arabistan, Mısır başta olmak üzere birçok konuda zıt politikalar izliyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Mısır'daki darbe yönetimine en fazla mali yardımda bulunan iki ülke konumunda bulunuyor. Buna karşılık Katar ise, Mısır'ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin askeri darbeyle devrilmesine ve ardından yaşanan sokak eylemleri sırasında yüzlerce göstericinin öldürülmesine sert tepki gösteriyordu.
Star

Tel Aviv'den Hamas Atağı 
İsrail ordusu, Gazze'ye geliştirilmiş roket taşıdığını iddia ettiği bir Iran gemisine uluslar arası sularda baskın yaptı. Ordu yetkilileri, gemide bulunduğu ve Suriye yapımı olduğu iddia edilen füzelerin fotoğraflarını paylaştı. Geminin İsrail'in Eliat limanına çekildiği bildirildi. Hamas yönetimiyse iddiaları reddetti. Hamas yönetiminin başbakanı İsmail Haniye'nin danışmanı "Bu, Gazze ablukasını sürdürmek ve meşru kılmak için Israil'in yeni bir yalanı" açıklamasını yaptı.
Akşam

Sıra Diplomaside 
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ukrayna etrafındaki askeri tatbikatı bitirmesinin ardından Batı ile Rusya arasında diplomatik çözüm çabaları yoğunlaştı. ABD Başkanı Barack Obama'nın bir çıkış planı hazırladığı öne sürülerken Rusya, ABD, Britanya, Almanya ve Fransa dışişleri bakanlarının katıldığı Lübnan İçin Uluslararası Destek Grubu toplantısı Ukrayna trafiğine sahne oldu. Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande 5 bakanla gerçekleştirdiği toplantıda krizden nasıl çıkılacağını değerlendirirken ABD ve Rusya Dışişleri Bakanları John Kerry ile Sergey Lavrov da başbaşa görüşmelerinde birbirinin nabzını yokladı. ABD'nin krizi bitirmek için bir plan üzerinde çalıştığı öne sürüldü. Plan, Kırım'daki Rus askerlerinin üslerine çekilmesi karşılığında Rusça konuşan Kırımlıların güvenliği için Ukrayna'ya uluslararası gözlemciler gönderilmesini öngörüyor. Plana göre, Moskova ve Kiev arasında doğrudan müzakereler de başlatılacak. Paris'te bakanlarla temaslarda bulunan Ukrayna'nın yeni Dışişleri Bakanı Andriy Deşçitsa da "Sorunu barışçıl bir şekilde çözmek istiyoruz, savaş istemiyoruz" mesajı verdi. Kiev'deki yeni yönetimin Başbakanı Arseniy Yatsenyuk de, Rusya ile diyaloga hazır olduklarını ve Kırım Özerk Yönetimi'nin statüsünün genişletilebileceğini söyledi. Yeni yönetim ilk iş olarak Rusça eğitime olanak tanıyan dil yasasını iptal etmek olmuştu. Yatsenyuk "Kırım'a ne tür bir fazladan özerlik verilebileceğini ele alacak özel bir çalışma grubu oluşturulabilir" dedi. NATO-Rusya Ortaklık Konseyi de, Ukrayna'daki gelişmeleri ele almak üzere dün Brüksel'de olağanüstü toplandı. Bugün de AB liderleri acil olarak bir araya gelerek Rusya'nın Kırım'da geri adım atmaması halinde yaptırım seçeneklerini görüşecek. Almanya yaptırımları gündeme getirmekten kaçınırken Britanya böyelsi bir adıma açıkça karşı çıkıyor. Fransa ise yaptırım olasılığını dışlamadığını belirterek orta yolu tercih ediyor. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) de durumu yerinde incelemek için Kırım'a 35 kişilik bir ekip gönderdi. Ancak bazı kaynaklar Kırım yönetiminin heyete izin vermediğini kaydetti.
Radikal

Körfez'den Katar'a Tecrit 
Körfez İşbirliği Konseyi'nin üç üyesi Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn, İhvan'a desteğiyle rahatsızlık yaratan Katar'ı içişlerine karışmakla suçlayıp Doha'daki elçilerini çekti. Ortak açıklamada Katar'ın güvenlik anlaşmasına, içişlerine karışmama ve istikrar ve güvenliği bozucu unsurlara destek vermeme prensibine aykırı hareket ettiği öne sürüldü. Katar ise şaşkınlık duyulduğunu ama misilleme yapmayacağını açıkladı. Yusuf el Karadavi'nin Cezire'deki vaazları kriz konusuydu.
Radikal

SPOR 

Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, hafta sonunda oynayacakları Fenerbahçe maç için Sarı-Lacivertli kulübün tavrını eleştirdi. Kulüpler Birliği Vakfı'nın toplantısına katılan Hacıosmanoğlu, Trabzonspor karşılaşması için Rize'de konaklamayı düşünen Fenerbahçe'nin manipülasyon yaptığını savundu. Hacıosmanoğlu, "Süper Lig'de bu tip maçlar çok oynanıyor. Bu maçı çok abartmaya, olağanüstü hale getirmeye gerek yok. Trabzon şehri Trabzon'a gelen düşmanını bile misafirperverce ağırlayıp medenice uğurlayan bir şehirdir. Fenerbahçe Trabzon'a gelir maçını oynar gider. Fenerbahçe'nin olay çıkar endişesiyle Rize'de kalmasını bir manipülasyon olarak algılıyorum. Çünkü Trabzon'dan Rize'ye gidene kadar Trabzon'un birçok ilçesinden geçeceksiniz." dedi. Sarı-Lacivertlilerin 1995-1996 sezonunda kazandığı şampiyonlukta da aynı baskıyı uyguladığını dile getiren Hacıosmanoğlu, Ama hatırlarsanız bu şehir o yıl Trabzonspor'u yenerek şampiyon olan takımı alkışlamıştı. Şehir olarak ortamı gerip bu gerilimden nemalananlara fırsat vermeyeceğiz." şeklinde konuştu.
Zaman

İsveç Milli Takımı'nın golcüsü Zlatan İbrahimovic, A Milli Futbol Takım'ımızı 2-1'lik galibiyetinden dolayı tebrik etti. Mücadeleyi değerlendiren İsveçli oyuncu, "Öncelikle, Dünya Kupası play-off maçları sonrasında ilk maçımızdı ve istediğimiz performansı gösterememiş olabiliriz. Türkiye bugün iyi oynadı. Biz takım olarak iyi değildik, Türk taraftarlara gösterdikleri ilgi ve alakadan dolayı teşekkür ederiz. Milli Takım'ınızı da tebrik ediyorum." dedi. Galatasaray'dan teklif alıp almadığı sorusuna ise yetenekli oyuncu, "Bunu konuşmak boş." sözleri ile transfer söylentilerine noktayı koydu. İsveç'in kaptanı, maçın devre arasında ise Arda Turan ile forma değiştirdi. Etkisiz bir futbol ortaya koyan dünyaca ünlü forvet, ikinci devre yerini Galatasaray'ın eski golcüsü Johan Elmander'e bıraktı. Bir dönem Sarı-Kırmızılı formayı terleten Elmander, yenildikleri için mutsuz olduğunu belirtti. Ülkemizi çok özlediğini ifade eden başarılı futbolcu, "Türkiye çok iyi bir takım. Bu akşam bunu gösterdi. Bugün biz iyi oynamadık. Türkiye tamamen oyunu kontrol etti. Oyunun hakimiyeti Türkiye'deydi. Kaybettiğimiz için üzgünüz." ifadelerini kullandı.
Zaman

Sezonun en önemli organizasyonlarından biri olan Dünya Salon Atletizm Şampiyonası, yarın Polonya'da başlıyor. Dünyanın en iyi atletlerinin katılacağı organizasyonda Türkiye'yi, bayanlar 1500 metrede olimpiyat ikincisi Gamze Bulut, son Dünya Salon Şampiyonası'nda erkekler 1500 metrede gümüş madalya kazanan İlham Tanui Özbilen ve erkekler 3 bin metrede Ali Kaya temsil edecek. Atletizm Milli Takımlar Danışmanı Nejat Kök, "Sayımız az ama kadromuz güçlü. 3 atletimiz de büyük ihtimalle final koşacak" dedi. Türkiye'nin az sayıda sporcu ile katılımının dopingle ilgili yaşanan sıkıntılara bağlanabileceğini dile getiren Kök, "Şampiyonaya hem branş sayısının azlığı, hem de barajların yüksek tutulmasından dolayı katılım az" dedi. Doping kullanımıyla ilgili her türlü önlemin alındığını anlatan Kök, "Bu sadece şampiyonaya yönelik değil, her zaman uygulanacak bir yöntem. Doping sadece bizim değil tüm dünyanın problem yaşadığı bir konu. Artık eskisi gibi uzman antrenör yetişmiyor. İleriye dönük olarak temel bilgi ve beceriye yönelik eğitim programları ile bu sorunları aşabileceğimizi düşünüyorum" diye konuştu
Türkiye

TFF son yıllardaki tarihi kararlarına bir yenisini daha ekledi. Son olarak Futbol Federasyonu'nun verdiği kararı mahkemeye taşıdığı için Ankaraspor A.Ş'nin lisansını askıya alan TFF bu defa PTT 1. Lig ekiplerinden Kahramanmaraşsporlu futbolcu Mehmet Berk Yüzüak'ın aynı gerekçe ile lisansını askıya aldı. Yüzüak bir süre önce kendisiyle ilgili TFF yargı organlarının verdiği aleyhte kararı Ankara'da Asliye Hukuk Mahkemesi'ne taşımış ve bu sebeple Hukuk Müşavirliği tarafından TFF kanununa muhalefetten disipline sevk edilmişti. Futbolcunun davranışı Türkiye Futbol Federasyonu Statüsü'nün 54., 62. ve 63. maddelerine aykırı bulundu ve Disiplin Talimatının 45/1. maddesi çerçevesinde lisansı askıya alındı. Talimatta Tahkim Kurulu'nun kararlarının kesin ve nihai olduğu belirtilerek idari ve yargısal makamlara başvuru yapılamayacağı vurgulanıyor
Türkiye

A Milli Takım, Ankara'da ağırladığı İsveç'i 2-1 mağlup etti. 2'de Gökhan'ın ceza alanına ortasında Mevlüt'ün müthiş kafa vuruşunda top sağ köşeden ağlarla buluştu: 1-0. 25'te Jimmy Durmaz'ın sert vuruşunu Gökhan Gönül çizgiden çıkardı. Karşılaşmanın ilk devresi 1-0 sona erdi. 53'te Arda'nın füzesi üst direkte patladı, dönüşünde Mevlüt'ün röveşatası az farkla auta gitti. 54'te Semih'in hatasıyla topu önünde bulan Toivonen, Onur'un solundan topu ağlara gönderdi: 1-1. 58'de Caner'in güzel ortasını Olcan şık bir kafa vuruşuyla Milliler'in 2. golünü kaydetti: 2-1. Trabzonsporlu yıldızın milli formayla ilk golü oldu. 80'de Arda'nın arka direğe yaptığı ortada Olcay'ın kafa vuruşu yan ağlarda kaldı. 87 Olcay'ın pasında Umut topu kontrol edemeyince, top auta gitti.
Star

Beşiktaş Eskişehir maçı hazırlıklarına dün devam etti. Çalışmaya milli takımlarda bulunan Tolga Zengin, Ersan, Olcay, Veli, Oğuzhan, Muhammed, Holosko, Dany'nin yanı sıra Almeida, Hutchinson ve Sivok da katılmadı. Sakatlığı geçen Gökhan Töre'nin takımla çalışması teknik heyette sevinç yaratırken, Almeida ve Fernandes'den gelen haberler üzdü. Doktor Ertuğrul Karanlık, "Portekiz Milli Takım doktoru Almeida'ya ağrıların geçene kadar oynama demiş. Almeida'nın bunu duyması için Portekiz'e gitmesine gerek yoktu, burada Kartal Devlet Hastanesi'ne gitse aynı teşhisi koyarlardı. Darbe sonrası oluşan ödem devam ediyor. Fernandes için 'oynayamaz' diyemem. Dany, yarın (bugün) aramıza katılacak" dedi.
Star

  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme