7 Mart 2014 Cuma

07.03.2014 Genel Gündem


07.03.2014 Cuma

GÜNDEM

AYM'den Tahliye Yolu 
Anayasa Mahkemesi (AYM) Ergenekon sanığı CHP'li Mustafa Balbay, KCK davalarında tutuklu yargılanan 4 BDP'li ve 1 bağımsız vekilden sonra Ergenekon davasından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olan eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un bireysel başvurusunu da dün kabul etti ve çok önemli bir 'ihlal' kararı daha verdi. AYM ihlal kararını, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin defalarca yapılan tahliye taleplerini "Etkili bir şekilde incelemeden reddetmesi" ve CMK 232. maddesine göre 15 gün içinde yazılması gereken gerekçeli kararın 6 ayı aşkın süredir açıklanmayarak "Davanın Yargıtay'a temyize götürülememesine" dayandırdı. AYM, Anayasa'nın 19/8. maddesine göre, gerekçeli kararın yazılmaması sonucu 'yetkili bir yargı merciine başvurma hakkının çiğnendiğini' ve Başbuğ'un, 'hürriyeti ve güvenliğine ilişkin haklarının ihlal edildiğine' hükmetti. Başbuğ'un avukatı İlkay Sezer Hürriyet'e, AYM kararının diğer Ergenekon sanıkları için de örnek olduğunu ve tahliye yolunu açtığını savundu. Sezer, "AYM'nin bu kararı aynı davada mağdur edilen onlarca masum insan için de uygulanması gereken bir karardır. Bu sanıklara da İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne başvurarak tahliye istemeleri yolu açılmıştır" dedi. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, diğer Ergenekon sanıklarına da AYM'yi adres gösterirse, tek tek bireysel başvuru yoluyla tahliye isteme imkanı olacak. Başbuğ'un avukatı İlkay Sezer, müvekkilinin 'görevsiz' mahkemede yargılanması ve 2 yıldır devam eden tutukluluğuna ilişkin itirazlarının incelenmeksizin reddedilmesi nedeniyle AYM'ye bireysel başvuru yapmıştı. Başvuruda, Başbuğ'un, "Kişi hürriyet ve özgürlüğünün ihlal edildiği" savunulmuş, tazminat talep edilmemişti. Başbuğ'un görevsiz mahkemede yargılandığının tespiti ve Yüce Divan'da yargılanmasına karar verilmesi de istenmişti.
Hürriyet


Yeni İddianame Örgüt Liderliğinden 
Gezi Parkı olaylarına ilişkin Taksim Dayanışması üyelerine hakkında hazırlanan ve mahkeme tarafından kabul edilmesinin ardından Örgütlü Suçlar Bürosu'na gönderilen dosyaya ilişkin yeni iddianame İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesi'ne sunuldu. İddianamede Taksim Dayanışması'ndan Mücella Yapıcı ve Ali Çerkezoğlu'nun da aralarında bulunduğu 5 kişi için "suç örgütü lideri olmak" tan ceza istendi. Örgütlü suçlara bakan Cumhuriyet Savcısı Mesut Erdinç Bayhan'ın hazırladığı 26 sanıklı iddianamede daha önce "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak" la suçlanan Mücella Yapıcı ve Ali Çerkezoğlu'nun da aralarında bulunduğu 5 kişi, "suç örgütü lideri olmak" ve "Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet etmek"le suçlandı. 5 şüpheli hakkında 3 yıl 3 aydan 13,5 yıla kadar hapis cezası istendi. İkinci iddianamede 'suç örgütü lideri' olmakla da suçlanan Mimarlar Odası İstanbul Çevre Etki Değerlendirme 2. Başkanı Ayşe Mücella Yapıcı, Mimarlar Odası Denizli Şubesi'nin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle düzenlediği, 'Gezi Direnişi ve Kadın' konulu konferansa konuşmacı olarak katıldı. Yapıcı şunları söyledi:" Taksim Dayanışması'nı suç örgütü olarak kasdediyorlarsa, bu dayanışma 180 bileşimi olan bir yapı. Bileşinin içinde baro, meslek odaları, tabibler odası, sendikalar, AKP dışındaki siyasi partilerin hepsi var. Taksim Dayanışması'nın mücadelesi ve talepleri çok açıktır. Hem Cumhuriyet hem kent tarihimizin hem de emek ve demokrasi tarihimizin en önemli kamusal alanı olan Taksim Meydanı'ndaki Gezi Parkı'nı korumaktır.
Milliyet

'Soruşturmaya İzin Verin' 
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in ailesi, cinayet dönemindeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü görevlileri ve Vali Yardımcısı Ergun Güngör hakkında soruşturma izni verilmemesi üzerine 3 Mart'ta Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) başvurdu. Ailenin avukatları AYM'ye verdikleri dilekçede, cinayette sorumluluğu bulunan emniyet ve jandarma görevlileri hakkında soruşturma yapılmaması ve soruşturma taleplerinin reddi üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurulduğu hatırlatıldı. AİHM'in 14 Eylül 2010'da verdiği kararda yaşam hakkının ihlal edildiğine ve kamu görevlileri hakkında etkin soruşturma yapılmadığına karar verdiğinin ifade edildiği dilekçede, Dink ailesinin avukatlarının AİHM kararı üzerine kamu görevlileri hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın TMK 10. Madde ile yetkili kısmına suç duyurusunda bulunduğu da belirtildi. Dilekçede bu soruşturmadan henüz sonuç çıkmadığı, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nın genel yetkili kısmına, İstanbul Valiliği, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü, Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü ve Trabzon İl Jandarma Komutanlığı görevlileri hakkında yapılan suç duyurusuna ise soruşturmanın Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülmesi gerektiği gerekçesi ile yetkisizlik kararı verildiği ifade edildi.
Akşam

Maden ve Petrol Aramada ÇED Kararını Vali Verecek 
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Türkiye genelinde petrol, doğalgaz, kayagazı veya jeotermal arama projelerine ilişkin' 'ÇED gereklidir ya da ÇED gerekli değildir' kararı verme yetkisini valiliklere devretti. Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce imzasıyla 27 Şubat tarihinde yayımlanan genelge 1 Mart'ta yürürlüğe girdi. Tartışma yaratan Bakan Güllüce imzasıyla yayımlanan genelgede, valiliklerin gerekli işlemleri uygulamada birlikteliğin sağlanması amacıyla ÇED Genel Müdürlüğü'nün talimatlarına uyulması da istendi. Bakan imzasıyla verilen talimatta, ÇED Yönetmeliği uyarınca 'ÇED gereklidir ya da gerekli değildir' kararı kapsamında gerçekleştirilen projeler için tanıtım dosyasına gerek olmadığına da dikkat çekildi. Talimatta, "Maden arama projelerine yönelik inceleme ve değerlendirme süreci içinde 'yer görme' prosedürü uygulanması gerek bulunmaz. Ruhsat sahibinin aynı olması koşuluyla birbirine mücavir birden fazla ruhsat için birden fazla dosyanın hazırlanmasında sakınca olmaz" noktalarına vurgu yapıldı. Bakanlığın geçen ekim ayında yayımladığı ÇED Yönetmeliği'nin 5. maddesinde yönetmeliğe tabi projeler hakkında 'ÇED olumlu ya da olumsuz', "ÇED gereklidir ya da gerekli değildir' kararlarını verme yetkisinin bakanlığa ait olduğu belirtiliyor. Yönetmelikte "Bakanlık gerekli gördüğü durumlarda 'ÇED gereklidir' veya 'ÇED gerekli değildir' kararının verilmesi konusundaki yetkisini, sınırlarını belirleyerek yetki genişliği esasına göre valiliklere devredebilir" ifadesi yer almıştı.
Radikal

EKONOMİ 

Gram Altın                94,5746           94,8342
ABD Doları               2, 1778           2, 1831
1 Euro                         3, 0213           3, 0254
İngiliz Sterlini             3, 6461           3, 6535

Emlak Konut'a Ocak Şoku: Satışlar Yüzde 41 Düştü 
TOKİ iştiraki Emlak Konut GYO, bu sene ocak ayındaki satışlarda hayal kırıklığı yaşadı. Emlak Konut, 2013 yılının ilk ayında 31 projeden bin 340 konut satışı gerçekleştirerek 546 milyon 789 bin lira gelir elde etmişti. Bu yılın ilk ayında ise şirketin konut satışında yüzde 41, gelirinde ise yüzde 40 kayıp yaşandı. Emlak Konut 2014 Ocak ayında 71 projeden 543 konutun satışını gerçekleştirebildi ve 216 milyon 877 bin lira gelir elde etti. Bu yüzde 41'lik kaybı uzmanlar, 'tüketicinin 16 ay sürecek olan seçim döngüsü öncesinde yaşadığı tereddüt' şeklinde yorumluyor. Ülkede yükselme trendindeki faizlerin de tüketiciyi zorlayacağını vurgulayan uzmanlar, Emlak Konut GYO yönetiminin izlediği bazı politikaların da şirketi zorda bırakacağı kanaatinde. Nitekim şirket, hem yükselen faizler sebebiyle talep azlığı yaşıyor hem de adı 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonuna karıştığı için marka değerini kaybetmeye başladı. Şirketin Genel Müdürü Murat Kurum, bu operasyon kapsamında emniyete gitmek durumunda kalan isimler arasındaydı. Analistler, bunların etkisiyle, geçen yıl 15 bin 175 konut satan şirketin bu yıl 10 bin civarında ancak konut satabileceğini düşünüyor. İnşaat sektörünün 2013 sonu itibarıyla borcu 85 milyar liraya ulaştı. ALB Menkul Değerler Araştırma Müdürü Yeliz Karabulut, bu borcun sadece gayrimenkul sektörü için değil, Türkiye için büyük risk oluşturduğu kanaatinde. Merkez Bankası verilerine göre inşaat sektörünün bankalara olan kredi borcu 2004 yılında 4 milyar 638 milyon TL idi. 2011'de 49 milyar liraya ulaşmıştı. Bu miktarın 2013 sonunda ise 38 milyar doları (85 milyar lira) yakaladığına vurgu yapan Karabulut, "İnşaat sektörünün borçluluk miktarının yüksekliği büyük risk oluşturmakla birlikte 200'den fazla sektörü etkileyen bu sektörde yaşanabilecek sıkıntı, Türkiye'de bankacılık ve reel sektöründe de ciddi sıkıntılara yol açabilir." değerlendirmesinde bulunuyor.
Zaman

Ekip Çalışması İle Satışları Katladı 
Türkiye'nin en büyük gıda şirketi Ülker, 2013 yılında satış gelirlerini yüzde 17 artırarak 2,8 milyar liraya ulaştırdı. Şirket geçen yılın aynı döneminde 2,3 milyar lira satış geliri elde etmişti. 2012 yılında 224 milyon lira faaliyet kârı elde eden şirketin bu yılın aynı dönemindeki faaliyet kârı ise 313 milyon lira olarak gerçekleşti. Ülker, 2013 yılı konsolide mali tablolarını açıkladı. Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) gönderilen mali tablolara göre şirket, 2013 yılında cirosunu 2,8 milyar liraya ulaştırdı. 2012'nin aynı döneminde 2,3 milyar lira ciro elde eden şirket, cirosunu yüzde 17 artırmış oldu. Ülker'in 2013 yılındaki faaliyet kârı yüzde 40 gibi önemli bir artış göstererek 224 milyon liradan 313 milyon liraya yükseldi. Şirketin bu dönemdeki ana ortaklığa dağıtabilir net kârı ise 189 milyon lira olarak gerçekleşti. Şirket, geçen yılın aynı döneminde de 167 milyon lira net kâr etmişti. Ülker CEO'su Mehmet Tütüncü, şirketin performansı ile ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: "2013 yılı hem satış hem de kârlılık açısından beklentilerimizin üzerinde gerçekleşti. Sene içinde gerçekleşen blok satış ve bu satışa yatırımcıların gösterdiği teveccüh bizim için ayrı bir motivasyon kaynağı oldu ve daha azimle çalışmamızı sağladı. Likidite ve halka açıklık oranının artması ile birlikte MSCI (Morgan Stanley Capital International) endeksine ve BIST-30 endeksine girmeyi başardık." diye konuştu.
Zaman

Vanaların Sessizliği 
Ukrayna üzerinden Avrupa'ya giden gaz daha önce iki defa kesildi. Bir yandan Ukrayna krizi derinleşirken, bir yandan da Avrupa'da 'Vanalar kesilir mi' korkusu hakim. Avrupa Birliği'nin (AB), Kırım'da yaşananlara ses çıkaramamasının başlıca nedeni de Rus gazına olan bağımlılığı. Bu konuda önemli bir itiraf da Avrupa Parlamentosu Üyesi Vittorio Prodi'den geldi. Prodi, Ukrayna'da yaşanan krizin Avrupa için sadece bir enerji güvenliği sorunu değil, bir bağımsızlık sorunu olduğunu dile getirerek, sorunun çözümü için Türkiye'nin de içinde olduğu Güney Gaz Koridoru'nu adres gösterdi. Hazar Strateji Enstitüsü'nün (HASEN) Brüksel'de düzenlediği Hazar Forumu'nda sorularımızı yanıtlayan AP Üyesi Prodi, son yaşanan gelişmelerin Avrupa'nın enerji sorununu da yeniden gündeme getirdiğine işaret etti. "Avrupa'nın çok çaresiz bir şekilde Rus gazına alternatif ihtiyacı var" özeleştirisi yapan Prodi, bu alternatifler arasında Türkiye'nin de içinde olduğu Güney Gaz Koridoru'nu çözümler arasında gösterdi. Türkiye üzerinden Avrupa'ya yeni kaynaklar taşınmasının, AB ve Türkiye'yi daha da yakınlaştıracağını savunan Prodi, "Bu durumda Türkiye ve Avrupa enerjide aynı altyapıyı paylaşıyor olacak" dedi. Güney Gaz Koridoru, yaklaşık 1.2 trilyon metreküp rezervi bulunan Azerbaycan'ın Şahdeniz sahasından çıkarılacak gazın, Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşınmasını öngörüyor.
Hürriyet

Ukrayna Ve Draghı İle Dolar 2.19 TL'nin Altına İndi 
Ukrayna geriliminin çözümü için girişimlerin hızlanması ve Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) euro'yu destekleyici açıklamalarının dolar/TL paritesini aşağı çekmesinin etkisiyle Borsa İstanbul, üst üste üçüncü günde de yükselişini sürdürdü. BIST 100 endeksi dünü yüzde 0.88 artışla 64.004 puandan tamamladı. Rusya ve Ukrayna arasındaki gerginliğin askeri çatışmaya dönüşmeyeceği beklentisi, ECB'nin açıklamalarının pariteyi yukarı taşıması ve iç siyasi gerginliğin nispeten azalmasının desteğiyle dolar/TL dün 2.19'un altına geriledi. ECB Başkanı Mario Draghi dün ekonomi ve parasal koşullarda para politikasına dair adım atmalarını gerektirecek ölçüde değişiklik olmadığını söyledi. ECB'nin politika faizini yüzde 0.25 düzeyinde tutma kararının ardından düzenlenen basın toplantısında herhangi başka bir tedbir açıklamayan Draghi, şu mesajları verdi: Euro bölgesindeki ılımlı ekonomik toparlanma devam ediyor. Gevşek para politikası ihtiyaç olduğu sürece korunacak. Ekonomide iyileşme göreceğiz, buna rağmen para politikasına dair duruşumuzu sürdüreceğiz.
Milliyet

Çek Enerji Devinden Türkiye'ye Özel İlgi 
Avrupa'nın en önemli enerji üretim, depolama ve iletim şirketlerinden Energeticky a Prumslovy Holding (EPH), Türkiye'de elektrik üretim özelleştirmeleri ve kömür atıktan enerji üretimi gibi yatırımlarla ilgileniyor. EPH yönetiminde yer alan eski Avrupa Konseyi Başkanı ve eski Çek Cumhuriyeti Başbakanı Mirek Topolanek beraberindeki şirket yetkilileriyle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanı Mustafa Yılmaz'ı ziyaret ederek Türkiye enerji piyasasının işleyişi ve fırsatları hakkında brifing aldı. Görüşmede, yıllık 20 milyon ton kömür, 37 milyar kilovat saat elektrik üreten, 57 milyar metreküp doğal gaz iletimi yapan ve 3,5 milyar metreküp depolama kapasitesi olan EPH'nin yetkilileri, bilhassa elektrik üretim santrallerinin özelleştirmeleri, kömür ve atıklardan elektrik üretimi, elektrik ve doğal gaz dağıtımı ile depolama alanlarında yer almak istediklerini bildirdi.
Türkiye

Güçlü Ekonomi İçin Güven Ve İstikrar Şart 
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, güvenilir bir yargı ve hukuk sistemiyle siyasi istikrarın güçlü bir ekonomi için olmazsa olmaz konular olduğunu; bu alanlardaki eksikleri tamamlamak için seçim sonrasında yoğun bir gayret içine gireceklerini söyledi. AVM Yatırımları Konferansı'nda konuşan Babacan, "Siyasi istikrar ve güven güçlü ekonomi için olmazsa olmaz konular. Hukuki güven en önemlisi. Sağlam, güvenilir yargı sistemi, hızlı çalışan yargı sistemi iş dünyası için olmazsa olmaz" dedi. Babacan, "Hukukun üstünlüğü, kurallı piyasa ekonomisi çok önemli konular. Kuralların olmadığı yerde adaletsizlik, rant paylaşımı vardır. Eksiklerimiz var, bunları tamamlamak için seçim sonrasında yoğun şekilde çalışacağız" dedi. Amaçlarının Türkiye'nin kendi tasarruflarıyla kendi büyümesini finanse edecek duruma gelmesi olduğunu belirten Babacan, "Aşırı dış borçlanma ihtiyacı reel sektör açısından riskleri beraberinde getirebilir" diye ekledi.
Akşam

ABD-AB STA'sına AB İle Girin 
ABD Başkanı Barack Obama'nın Ticaret Politikaları ve Müzakereleri konusundaki Danışmanlar Komitesi'nin Başkanı Harold McGraw, Türkiye'ye, "ABD-AB Serbest Ticaret Anlaşması'na (STA) dahil olmak istiyorsanız, AB üzerinden üye olun. Odağımız bu. Türkiye AB üyesi olursa, otomatikman üye olur" mesajı verdi. Türkiye, ABDAB Serbest Ticaret Anlaşması'na dahil olabilmek için ABD ile paralel STA imzalama formülünü gündeminde tutuyor. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun çağrısıyla 2014 yılının ilk toplantısını Ankara'da yapan Milletarası Ticaret Odası (ICC) Yönetim Kurulu, Türkiye temaslarına dün başladı. Dünyaca ünlü birçok işadamını bünyesinde barındıran yönetim kurulu üyeleri temasları öncesinde basın mensuplarıyla biraraya geldi. Uluslararası derecelendirme kuruluşu Standard and Poor's (S&P) şirketini bünyesinde barındıran McGraw-Hill Companies Başkan ve CEO'su, aynı zamanda Obama'nın danışmanı olan ICC Yönetim Kurulu Başkanı McGraw de gazetecilere toplantıyı ve Türkiye'deki son gelişmeleri değerlendirdi. G20 Başkanlığı'nı devralmaya hazırlanan Türkiye'ye gelmeyi önemsediklerini belirten McGraw, "G20 için önemli olan büyüme, istihdam, yaşam koşullarının iyileştirilmesi, orta sınıfın genişletilmesi ve KOBİ'lerin geliştirilmesi. Önümüzdeki dönemde bu konulara yoğunlaşacağız. Dünyanın gözü üzerinizde "G20 Başkanlığını alacaksınız" dedi. Türkiye'de son dönemde yaşanan siyasi gelişmeleri de değerlendiren McGraw, "Siyasi sonuçlarına tabii ki Türkiye halkı karar verecek" dedi. Türkiye'nin büyüme ve refah vaadinin devam edeceğini belirten McGraw, "Yaşam standartlarının yükselmesi dönemi başladı ve geri dönüşü yok" görüşünü de dile getirdi.
Radikal

İşsizlik Çift Hanenin Ensesinde 
Türkiye'de işsizlik oranı işgücü artışının istihdam edilenlerden fazla olması nedeniyle 2013 yılında yüzde 9.7 seviyesinde gerçekleşirken, Orta Vadeli Program (OVP) hedefi yüzde 9.5'in hafif üzerinde kaldı. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) dün yayımladığı Hanehalkı İşgücü İstatistikleri 2013 sonuçlarına göre geçen yıl tarım dışı işsizlik oranı yüzde 12 olurken, işsizlik ve tarım dışı işsizlik oranı 2012 yılına göre 0.5'er puanlık artış kaydetti. Türkiye genelinde işsiz sayısı da 2013'te bir önceki yıla göre 229,000 kişi artarak yaklaşık 2.75 milyon kişiye, istihdam edilenlerin sayısı önceki yıla göre 703,000 kişi artarak 25.5 milyon kişiye yükseldi. Bu dönemde işgücü artışı ise 932,000 kişi oldu. OVP'de 2014 için işsizlik oranı hedefi yüzde 9.4 seviyesinde bulunurken, bu yıl büyümede yavaşlama beklentilerine paralel işsizlik oranının yine OVP hedefinin üzerinde kalması bekleniyor. HSBC Portföy Stratejisti Ali Çakıroğlu, Reuters'e yaptığı açıklamada "İşgücü istatistikleri sonrasında, olan Aralık ayı işsizlik oranının yüzde 10.3-10.4 seviyelerinde gerçekleşeceğini hesaplıyoruz. Emek piyasasındaki zayıf görünümün 2014'ün ilk yarısında da süreceğini, işsizliğin 2014'te yüzde 9.9-10'a çıkacağını tahmin ediyoruz" dedi.
Radikal

GÜNCEL/SİYASİ

Yeter Ki Bir Kere Düş Ayaklar Altına Alırlar 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kırklareli ve Edirne mitinglerinde Başbakan Erdoğan'a yüklenerek, "Atatürk Orman Çiftliği'nin tepe bir yerinde, kendinin saltanatı için Başbakanlık Sarayı yaptırıyor. Şimdi kalkmış 'Yargı kararı beni bağlamaz, kim geliyorsa gelsin, göreyim. Orayı kimse yıkamaz' diyor. Sen Türkiye Cumhuriyeti'nin yasamasından üstün değilsin" dedi. Yargının Başbakanlık konutuyla ilgili geç kaldığını belirten Bahçeli, şunları söyledi: ''Bir ayağın çöküp yığıldığın zaman, senin üzerinden Türkiye'yi sömürenler ayaklarının altına alır. İlk iftiralar, şikâyetler oradan gelir. Yeter ki bir düş. Recep Tayyip Erdoğan, bunların farkında değil misin? Recep Tayyip Erdoğan, siyasi hayatının başlangıcında da Pınarhisar'ı örnek veriyor, kaynağını buradan aldığını söylüyor. 4.5 aylık bir cezaevi hayatı kendisine Başbakanlık yolunu açmış. Bu onun için önemli gözüküyor ama bunu Pınarhisarlıların çok iyi anladığı kanaatindeyim. Suiistimal edilmekten artık herkes utanır oldu. 2013 yılında tam 11 yıldır gerçeklerinizin karşılığını görmüşseniz, Sayın Başbakan'ın biz bu yolları berber yürüdük şarkısını söyleyerek yolunuza devam edebilirsiniz. Bu sizin en tabii hakkınız ancak gerçek bu değilse o zaman istismardan, kandırmaktan kendimizi kurtarmalıyız. Yapılan araştırmalara göre 76 milyonun yüzde 59'u yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Yoksulluk sınırının altında olan, vatandaşlık sınırıyla karşı karşıya kalan insanlarımız ise önemli bir sayıdadır. Buna da şiddetli yoksulluk denmektedir. Yani şu an 826 lira asgari ücret yeterli değildir. Çiftçimiz perişandır. Çiftçilik gittikçe terk edilen bir iş alanı olmaktadır. Esnafımız da aynı şekilde. Sadece Recep Tayyip Erdoğan'ın yanındakiler gelişerek zenginleşmekte. Sayın Başbakan, bu devletin Başbakanı sen değil misin. Bana komplo yaptılar diyeceğin yerde, herkese hain, alçak diyeceğin yerde, savcılara kıyacağın yerde, emniyet mensuplarının yerlerini dağıtacağın yerde, hâkim ve savcılar yerlerinde etmek yerine bu ülkenin adaletine, bu ülkenin yargısına, güvenerek neden bir yolsuzluk ve rüşvetle mücadele süreci başlatmıyorsun. Neden korkuyorsun.''
Hürriyet

Dinlemeler Adamı İpe Götürür 
Başbakan Erdoğan, internette yayınlanan ses kayıtlarıyla ilgili soruları yanıtlarken, yerel seçimlerden sonra yeni adımlar atılacağını belirterek "Bu milleti Facebook'a, YouTube'a yediremeyiz. Kapatılmaları da dahil" diye konuştu. Erdoğan, dün atv-a Haber televizyonlarının ortak yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı: "Şu anda dinlenme riski olmadan konuşacak durumda değilim. Güvenli hat kullanmıyorum, kriptolu telefonu bıraktım, artık normal telefondan konuşuyorum. 'Dinlerseniz dinleyin' diyorum. Bu dinlemeler adamı ipe götürür, çok montaj var. Adamı eşinden ayırır. İnternet yasasına malum çevreler itiraz ettiler. Yapabileceğimiz kadarını yaptık. O alanda da 30 Mart'tan sonra atacağımız yeni adımlar var. Bu konuda kararlılığımız var. Bu milleti YouTube'a, Facebook'a yediremeyiz. Kapatılmaları da dahil." Başbakan Erdoğan, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koça randevu vermediği ancak Barzani'nin araya girmesiyle randevunun gerçekleştiği yönündeki soruya "Koç Grubu'nun Kuzey Irak'ta da yatırımları var, bağlantıları oluyor. Ama bizim randevu olayı Ali Bey'den geldi. Mustafa Bey ile ilgili konu da daha önceden olunca özel kalemime abi kardeş ikisi beraber gelsinler dedim. Geldiklerinde açıkçası Hürriyet'teki o söyleşiye de hiç girmedim" yanıtını verdi. Başbakan Erdoğan, Elazığ ve Malatya'da düzenlediği mitinglerde CHP Lideri Kılıçdaroğlu, MHP Lideri Bahçeli ve Fethullah Gülen'e sert sözlerle yüklendi: "Bu Kılıçdaroğlu, Bahçeli gibi adamlar, boğazından haram geçmemiş yavrularıma iftira etme yarışına girdiler Pensilvanya ile birlikte. Montajladılar verdiler. Bunlar bu kadar adi, seviyesiz ve karakter yoksunu. Sustum, sustum, sustum, artık dayanılmaz hale geldi. Bu kadar adilik, alçaklık olamaz. Benim rahmetli anneme hakaret edecek kadar adisin, seviyesizsin. Terbiyesiz herif, hakareti yaptıktan sonra da 'A unuttum ya o rahmetli olmuş' diyor. Bu ahlaksızlık değil de nedir? Başbakan'ın ölmüş annesine, yolsuzluk isnatında nasıl bulunursun? Bu kadar adilik, pespayelik olur mu? Yurtlarda, evlerde gece seansları yapıyorlar, abileri, ablaları Başbakan'a beddua ettiriyorlar. Bunlara dayanamayanlar, 'Ya olur mu böyle şey?' diyorlar, onları yurtlardan atıyorlar. Siz bu evlerde, yurtlarda hem parayı alıp kendinize hem kurşun asker mi yetiştireceksiniz? Bir örgüt oldunuz, hesabını vereceksiniz.
Hürriyet

Fezlekelerde 'Gizlilik' Krizi 
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, dört bakan hakkındaki fezlekelerin TBMM Genel Kurulu'na sunulduktan sonra milletvekillerinin incelemesine açılacağını belirtirken, "gizlilik" kararı nedeniyle endişe duyduğunu kaydetti. TBMM'de dün yoğun fezleke trafiği yaşandı. Edinilen bilgilere göre, 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda 4 bakan dışındaki ismi geçenlerle ilgili dosyalar klasörlerden ayıklanınca 28 klasör, 11 klasöre düştü. Fezlekeler savcılıktan mühürlü torbalarda geldi. Çiçek, Hukuk Müşavirliği'ne yaptırdığı "içerik uygunluğu" incelemesinden olumlu yanıt alınca fezlekeleri geldiği gibi aynı gizlilik içinde Kanunlar Kararlar Başkanlığı'na torbalar içinde göndererek işleme aldırdı. Çiçek, CHP Konya Milletvekili Atilla Kart ve bazı partilerin milletvekilleriyle yaptığı görüşmelerde fezlekeler üzerindeki gizlilik kararından duyduğu endişeyi dile getirdi. Çiçek, "Fezlekeler Genel Kurul'da okununca resmiyet kazanır. Bu nedenle ilk birleşimde okutulacak. Ancak gizlilik sorunu var. Daha önce Meclis'e gelen fezlekelerde herhangi bir gizlilik kararı yok. Ancak dört bakanla ilgili fezlekelerde yargının gizlilik kararı bulunuyor. Bu dosyaların açılmasıyla gizlilik ihlal edilmiş olur. Böyle bir durumla ilk kez karşılaşıyoruz. Gizlilik konusu dahil bu konu için hukukçular ve akademisyenden içtihat oluşturmak için görüş istedim. Gelen cevaplara göre tavrımı belirleyeceğim" dedi.
Milliyet

Hırsızlara Karşı Sandıklara Dikkat 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, önceki gün Rize mitinginde gerçekleşen, kendisine yönelik protestolara ilişkin olarak, "Kırgın değilim. Başçalan bir ile gitmeden önce protestocular gözaltına alınıyor, bunun olmadığı için mutluyum" dedi. Kılıçdaroğlu, dün Hopa, Giresun ve Trabzon mitingleri öncesinde, Artvin'de gazetecilerin sorularını yanıtladı. Rize mitinginde yaşanan protestolara değinen Kılıçdaroğlu, "Protesto olabilir, ben bunu yadırgamıyorum. Gencecik çocuklar provokasyona alet olmuş olabilir. Başka illere Erdoğan giderken olası protesto edenler gözaltına alınıp serbest bırakılmıyordu. Biz onları eleştiriyorduk, neden yapıyorsunuz diye. Rize'de bunun olmaması memnuniyet verici" diye konuştu. Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan ile oğlu arasında geçtiği iddia edilen telefon konuşmalarına ilişkin şunları kaydetti: "Erdoğan'ın yaptığı konuşmaların montaj olmadığını bütün dünya biliyor. Nedeni de şu. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nın ses kayıtlarını ya da telefon kayıtlarını yayınlamasını istedik. Bu yayınlandığı zaman göreceksiniz ki Erdoğan'ın oğluyla yaptığı bütün görüşmeler doğru. Onu yayınlamıyorlar. Bizimle ilgili ses kaydı oluşturabileceğini söylüyor. Oluştursun, ben oğluma telefon ederken 'oğlum, evdeki paraları sıfırlayın mı' diyeceğim. Bunu söylediğim zaman kargalar bile güler. Kılıçdaroğlu, bir dizi açılış için geldiği Hopa'da ise, 31 Mayıs 2011'de emekli öğretmen Metin Lokumcu'nun yaşamını yitirdiği olaya değinerek, "Olaylardan sonra geldim, ailesine başsağlığı diledim. Onlar hırsızı daha önceden görmüşlerdi, şimdi Türkiye ve dünya görüyor. Aile boyu hırsızlığın ne olduğunu, ihaleye fesat nasıl karıştırılıyor, Adalet Bakanına telefon ediliyor falan şahsı mahkûm ettirin diyeni gördük. O temiz bir adam olmak, kamu kaynakları nasıl kullanılır, namuslu bir adam kim görmek istiyorsa Hopa'da belediye başkanını ziyaret etsin. Adam gibi adam nasıl olurmuş, Hopa'ya gelsin, vatandaşın terini koklasın, binlerce korumayla değil tek başına gelsin" dedi.
Milliyet

Ahlaksızlığı Meşrulaştırmam 
Ses kayıtlarıyla ülkenin dizayn edilmeye çalışıldığını söyleyen Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Ortada bir ahlaksızlık var. Türkiye'de Başbakan, Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, Adalet Bakanı herkes dinleniyor. Montajlı üretilmiş kasetler piyasaya çıkıyor. Bunların üzerine değerlendirme yapmak, bu ahlaksızlığa meşruiyet kazandırmaktır" dedi. Paralel yapı hakkında bazı çalışmalar olduğunu da belirten Bozdağ, hükümete karşı düzenlenen operasyonların bir üst akıl tarafından organize edildiğini, paralel yapının ise taşeron olarak görev yaptığını söyledi. "Fethullah Gülen istediği zaman Türkiye'ye gelebilir. Buna bir mani yok" diyen Bozdağ, "Gülen'in kırmızı bültenle aranması konusunda bir değerlendirme var. Bizim bildiğimiz arama ya da getirme kararı söz konusu değil. ABD'den de iade için benim bildiğim bir talep yok" diye konuştu. Hukukun üstünlüğüne vurgu yapan Bozdağ, "Bu tartışmaları bitirmenin yolu herkesin hukuka uyması, hukukun karşısına kim çıkıyorsa ortak ses olmaktır. Bu denklemden hepimizin yargıyı çıkarması lazım. Yargıya güven sarsıldığı zaman herkes bu işten zararlı çıkar" dedi.
Akşam

Gül Jet Hızıyla Onayladı, ÖYM'ler Tarihe Karıştı 
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, özel yetkili mahkemeleri (ÖYM) kaldıran yasayı dün Anayasa Mahkemesi'nin İlker Başbuğ ile kararından hemen sonra onayladı. Gül'ün onayının ardından jet hızıyla Resmi Gazete'nin dünkü mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren yasayla, Türkiye'de 'Sıkıyönetim' ve 'Devlet Güvenlik Mahkemeleri' ile başlayıp "Özel Yetkili Mahkemeler" ile süren 41 yıllık olağanüstü yargılama dönemi kapanmış oldu. Ergenekon'dan Bolyaz'a, 28 Şubat'tan 12 Eylül ve KCK'ya kadar ÖYM'lerde görülen toplam 5600 dava da normal ağır ceza mahkemelerine devredilecek. Bu mahkemelerde görevli yargıç ve savcılar da devir işlemlerinin ardından normal adliyelerde görevlendirilecekler. Yasa, ÖYM'lerde sonuçlanan davaların gerekçeli kararlarının yazımı konusunda da süre sınırı getirdi. Buna göre, Ergenekon davasının gerekçeli kararı 15 gün içinde yazılacak.
Radikal

DÜNYA 

Venezuela'da Muhalefet Chavez Dinlemedi 
Venezuela'da geçen yıl hayatını kaybeden efsanevi lider Hugo Chavez dün birinci ölüm yıldönümü münasebetiyle mezarı başında anılırken, başta başkent Caracas olmak üzere ülke genelinde hükümet karşıtı protesto gösterileri düzenlendi. Sosyalist lider Chavez'i sevenler ordunun düzenlediği törene katıldı. Muhaliş eri ise sokaklara akın etti. Polis, birçok şehirde yönetim karşıtı sloganlar atan kalabalıklara biber gazı ve plastik mermilerle müdahale etti. Birleşmiş Milletler, orantısız güç ve keyfi tutuklama iddialarına binaen Venezuela hükümetinden açıklama istedi. Chavez sonrası ülkede yaşanan ekonomik sıkıntılar muhalefetin dozunun artmasına ve halkın sokaklara taşmasına neden oluyor. Suç oranlarının artması, hayat pahalılığı ve temel gıda maddelerinin yetersizliği ülkedeki huzursuzluğu artırıyor. Yönetim eylemlerin hükümeti yıkmayı hedeş ediğini ve ABD komplosu olduğunu iddia ederken, polis de göstericilere sert karşılık veriyor. Şubat ayından bu yana devam eden gösterilerde resmi rakamlara göre 18 kişi hayatını kaybetti. Chavez için yapılan görkemli askeri törene katılan Devlet Başkanı Nicolas Maduro, "Amerikan uşağı" diye nitelediği Panama ile bütün siyasi ve ticari ilişkilerini askıya aldıklarını duyurdu. Karar, Panama'nın Amerikan Devletleri Örgütü (OAS) ile Venezuela'daki krizi görüşmek için toplantı talep etmesi üzerine geldi. Maduro'nun sözlerini "kabul edilemez saldırı" şeklinde değerlendiren Panamalı yetkililer ise iç işlerine karışma iddialarını reddetti
Zaman

Yunan İstihbaratı DHKP-C'yi Kullanmış 
Yunan "Crash" dergisinin bugün yayınlanan mart sayısında Yunan İstihbarat Teşkilatı (EYP) ile terör örgütü DHKP-C arasındaki ilişkiler hakkında çarpıcı iddialar yeraldı. Dergi, 2004 Atina Olimpiyatları öncesi EYP ile DHKP-C arasında "sessiz kalma" mutakabatı sağlandığını, örgüt üyelerinin Türkiye'de kişi ve kurumlar hakkında Yunan ajanlara istihbarat verdiklerini yazdı. Ayrıca şubat ayında Atina'da yakalanan Özdemir Sabancı'nın katillerinden İsmail Akkol'un kimliğinin yıllardır bilindiği ve takip altında olduğu kaydedildi. Haberde yer alan diğer iddialar şöyle: DHKP-C 1997'de ABD ve AB'nin terör örgütleri listelerinde yer aldıktan sonra Türkiye'de aranan üyelerini Yunanistan'a göndermeye başladı. Örgüt, üyelerinin bir yerde görülmeleri halinde bile Yunan makamlarının durumu ifşa etmeyeceğini biliyordu. DHKP-C önce Atina sonra da Yunanistan'ın çeşitli bölgelerinde örgütlendi. EYP, örgüt üyelerinden Türkiye'de kişi ve kurumlar hakkında kolaylıkla istihbarat alıyordu. DHKP-C mensupları her türlü bilgiyi veriyordu. EYP, 2004 Atina Olimpiyat Oyunları öncesi, DHKP- C'nin lider kadrosundan ve "son dereceli tehlikeli" olarak bilinen bir kadın (adı belirtilmiyor) ile Atina'da bir kafede görüştü. DHKP-C üyelerinden Yunanistan'da görünmeme sözü alındı. EYP ajanı randevuya gelen kadının kimliğinden emin olmak için içtiği kahvenin fincanını teşkilata götürüp parmak izleri aldırttı. EYP'nin DHKP-C üzerindeki denetimi, takibi ve teması 2010 sonrası kesildi. Örgüt, Türkiye'deki saldırılarına Yunanistan'dan hazırlamaya başladı. Türkiye, başbakanlar ve dışişleri bakanları düzeyinde Yunanistan'a defalarca rahatsızlığını dile getirdi. Yunanlı banker Angelos Filipidis İstanbul'da yakalanınca, Türk tarafı takas olarak önce, Türkiye'de casusluk suçuyla aranan 2 Yunanlı ajanın iadesini istedi. Yunan tarafı tereddütsüz reddedince pazarlıkta aralarında Akkol'un da bulunduğu 4 DHKP-C militanı gündeme geldi. Yunan tarafı kabul etti ve gerekli operasyon yapıldı
Hürriyet

CIA, Senato'yu Dinlemiş 
Amerikan İstihbarat Teşkilatı'nın (CIA) Senato İstihbarat Komitesi çalışanlarının bilgisayarlarına sızdığı iddiaları ülkede güçler ayrılığı tartışması başlattı. Amerikan istihbarat teşkilatlarının faaliyetlerini kontrol etmekten sorumlu olan Senato İstihbarat Komitesi, CIA'nın 11 Eylül sonrasında kullandığı sorgu teknikleriyle ilgili bir rapor hazırlıyordu. İddiaya göre bu süreçte CIA ajanları, Komite personelinin bilgisayarlarına sızarak raporla ilgili gelişmeleri takip etti. CIA Baş Müfettişi, Adalet Bakanlığı'ndan iddiayı soruşturmasını istedi. Senatör Mark Udall, ABD Başkanı Barack Obama'nın olaydan haberi olup olmadığı konusunda açıklama yapmasını istedi. İstihbarat Komitesi çalışanları, CIA ile ilgili araştırma yapmak için teşkilatın temin ettiği özel bilgisayarlar kullanıyor. Komite ve CIA arasındaki anlaşmaya ve güçler ayrılığı prensibine göre CIA bu bilgisayarlardaki aktiviteleri takip etmiyor. CIA'nın bu bilgisayarlara sızarak Komite'nin kendi hakkındaki araştırmaları konusunda bilgi edindiği iddiaları bu nedenle tepki çekiyor. Ayrıca iddiaların doğrulanması halinde CIA'nın suç işlemiş olacağı de belirtiliyor. Senatör Lindsey Graham da "Eğer bu iddialar doğruysa CIA ve Kongre arasında üçüncü dünya savaşı çıkar" dedi. CIA Direktörü John Brennan ise yazılı bir açıklamayla iddialarda hiçbir gerçeklik payı olmadığını söyledi. Komite, CIA'nın 11 Eylül saldırılarından sonra kullandığı sorgu teknikleriyle ilgili 6 bin 300 sayfalık bir rapor hazırlamıştı. CIA'nın eleştirildiği raporun Aralık 2012'de tamamlanmasının ardından iki taraf arasında bunun kamuya açıklanması ile ilgili ciddi bir tartışma başlamıştı
Milliyet

Oğul Kaddafi İade Edildi 
Nijer, Interpol aracılığı ile hakkında tutuklama emri çıkarılan Muammer Kaddafi'nin oğlu Saadi'yi 2.5 yıl sonra Libya'ya iade etti. 2011'deki olaylar sonucunda Muammer Kaddafi'yi deviren eski isyancıların kurduğu Trablus Devrimci Tugayı, Saadi Kaddafi'yi saç ve sakalını tıraş ettikten sonra başkent Trablus'taki Selahaddin Cezaevi'ne nakletti. Devrim öncesi yaşadığı lüks hayatı ile bilinen Saadi Kaddafi, Muammer Kaddafi'nin Prensi olarak biliniyordu. Libya Futbol Federasyonu Başkanlığı yapan Saadi Kaddafi, bir dönem İtalya birinci liginde de forma giymişti.
Türkiye

İsrail'den Utanç Duvarı İhracı 
Meksika'dan gelen kaçak göçmen akımını kesmek isteyen ABD, çareyi 'Utanç Duvarı'nda buldu. Israil'in Batı Şeria'ya inşa ettiği 'Utanç Duvarı'nı yapan Elbit şirketi ABD ile 145 milyon dolar karşılığı anlaştı. Arizona'nın güneyinde gerçekleştirilecek proje kapsamında hareket algılayıcı sistemler ve gözetleme kuleleri yerleştirilecek. Anlaşmanın 1 milyar doları dahi bulacak ölçüde genişletilmesi de gündeme gelebilir.
Akşam

Kırım'dan Son Kart: Rusya'ya Katılıyoruz 
Rusya ile Batılı güçler, Rus ordusunun Kırım'da kontrolünü arttırmasıyla derinleşen Ukrayna'daki krizi diplomatik yollarla çözmek için pazarlıkları sürdürürken bölge dramatik gelişmelere sahne olmaya devam ediyor. Dün AB ve NATO toplantılarına paralel olarak AB ve ABD'den yaptırım kararları gelirken Kırım Özerk Parlamentosu, Rusya'ya bağlanma kararı alarak Moskova'nın eline güçlü bir koz daha verdi. Simferopol'daki (Akmescit) parlamentoda düzenlenen oturuma katılan 81 vekilden 78'i, Kırım Özerk Cumhuriyeti'nin Rusya'ya bağlanması yönünde oy kullandı. Kararın 16 Mart'ta referanduma sunulması kararlaştırıldı. Daha önce Kırım'ın statüsü ile ilgili olarak 30 Mart'ta referanduma gidilmesi kararlaştırılmıştı. Kırım Başbakan Yardımcısı Rustam Temirgaliyev, referandumda halka şu iki sorunun sorulacağını açıkladı: "1- Kırım'ın Rusya Federasyonu'na katılmasına destek veriyor musunuz? 2. Kırım'da 1992 anayasasına dönülmesini kabul ediyor musunuz?" 1992 anayasası Kırım'ı Ukrayna'nın parçası görüyor. Temirgaliyev ayrıca Kırım'da para birimi olarak Rus rublesinin kullanılacağını belirterek "Halkın yüzde 70 oranında evet diyeceğine inanıyorum" dedi. Kırım Meclis Başkan Yardımcısı Sergey Tsekov da "Eğer mevcut yasadışı Ukrayna yönetiminden sürekli tehditler gelmeseydi, belki biz de farklı bir yol seçerdik. Ancak bizi yönetmeye çalışmalarından dolayı Rusya'ya katılma kararı aldık. Rusya'ya katılarak kendimizi daha rahat hissedeceğimizi düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Kiev'de muhaliflerin yönetimi ele geçirip Rusça eğitimin yasaklanması dahil yeni yasal düzenlemelere tepki olarak Kırım Özerk Parlamentosu da 27 Şubat'ta parlamento başkanı ve başbakanı değiştirip yeni Ukrayna yönetimini tanımadığını ilan etmişti. Rusya Ulusal Güvenlik Konseyi, Kırım'ın kararını acil toplantıda görüşürken Kiev yönetimi "Kararı tanımıyoruz" diye çıkıştı. Ukrayna'nın yeni Başbakanı Arseniy Yatsenyuk, AB lideriyle görüştüğü Brüksel'de kararı hukuk dışı olarak niteleyip "Karar yasadışı, sözde referandumun yasal dayanağı yok. Kırım, Ukrayna'nın bir parçası olarak kalacak " dedi. Kiev yönetimini destekleyen Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Rıfat Çubarov şu tepkiyi verdi: "Karar hukuk dışı, boykot ediyoruz. Referanduma katılmayacağız." Kırım'ın yüzde 58'ini Ruslar, yüzde 24'ünü Ukraynalılar ve yüzde 12'sini Tatarlar oluşturuyor. Tatarlar Kiev yönetimini destekliyor. Ukrayna'nın doğusunda Rusların çoğunlukta olduğu Donetsk ve Harkov kentlerinde de gerilim sürüyor. Önceki gün Ukrayna bayrağının yeniden asıldığı Donetsk'teki Valilik binası Rusya yanlısı göstericiler tarafından kuşatıldı. Ülkenin en büyük ikinci kenti Harkov'da ise Rusya yanlıları gösteri düzenledi.
Radikal


SPOR 

Trabzonspor'da zorlu Fenerbahçe maçı öncesi yaşanan bir gelişme, canları sıktı. Kalbinde ritim bozukluğu tespit edilen golcü futbolcu Emre Güral, hastaneye kaldırıldı. Dün sabah basına kapalı olarak yapılan antrenmana çıkan 25 yaşındaki forvet, sağlık ekibine, kalbinde ve göğsünde ağrı olduğunu söyledi. Bunun üzerine KTÜ Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi'ne götürülen Emre, Koroner Yoğun Bakım Ünitesi'nde tedavi altına alındı. Genç forvetin kalbinde ritim bozukluğu tespit edildi ancak kesin tanı konulmadı. Haberi alan Trabzonspor yöneticileri de hastaneye giderken Basın Sözcüsü Yakup Aslan, Emre'nin hayati risk taşımadığını söyledi. Aslan, yıldız futbolcunun kalbinde eskiden bu yana ritm bozukluğu olduğunu hatırlatarak, "Doktorlar o dönemde bunun Emre için çok ciddi bir sorun olmadığını ifade etmişti. Bu (dün) sabah idmanda da kalbinde ritim bozukluğu oldu ve hastaneye kaldırdık. 24 saat gözlem amacıyla hastaneye yatırıldı. Şu anda genel durumu gayet iyi. Bilinci açık, iletişimde sorun yok. Ancak F.Bahçe maçında olmayacak. Ondan sonraki durumu da doktor arkadaşlar bize söyleyecek." diye konuştu. Bu arada Trabzonspor, Emre Güral ile yaşadığı şokun bir benzerini Giray Kaçar'la yaşamıştı. Halen Antalyaspor'da forma giyen tecrübeli stoper, geçtiğimiz sezon Bordo-Mavili takımın Antalya kampı sırasında (30 Aralık) göğsüne top gelmesi sonucu rahatsızlanarak acil servise kaldırılmıştı. 29 yaşındaki futbolcunun kalp ritim bozukluğu sorunu yaşadığı ifade edilmiş ve sahalardan 6 ay uzak kalacağı söylenmişti. Ancak Giray, şubat ayında sahalara dönmüştü
Zaman

Galatasaray ve A Milli Takım'ın genç defans oyuncusu Semih Kaya, Süper Lig'de Beşiktaş ile oynanan derbide gösterdiği centilmence davranışı nedeniyle gündemde kalmayı sürdürüyor. Sarı-Kırmızılılar, hem ligde hem de Avrupa'da ortaya koyduğu performansla başta Manchester United olmak üzere dev kulüplerin peşine düştüğü 23 yaşındaki futbolcuyu kaptırmak istemiyor. Aysal ve ekibi, kontratı 2016'da bitecek Semih'in 500 bin Euro'luk ücretini 1 milyon Euro'ya çıkararak 5 yıllık yeni teklifte bulunmaya hazırlanıyor. Yönetim, bütün bunların yanında yarın oynanacak Akhisar Belediyespor maçında Semih Kaya'yı plaketle onurlandıracak. Kulüp, resmi sitesinden de Semih Kaya'ya övgüler yağdırdı: "Sahalarda her zaman olması istenen fair play ruhunu yansıtan Galatasaray'ın altyapısından yetişen futbolcusu Semih Kaya, aynı zamanda Galatasaraylı duruşunu da göstermişti. Sporun bir yarışma olması dışında; dostluk, barış ve kardeşlik olduğunu bizlere hatırlatan başarılı oyuncumuzu bir kez daha tebrik ediyoruz."
Zaman

THY Euroleague'de son üç maçından galibiyet çıkaran Fenerbahçe Ülker, Top 16 E Grubu 9. hafta karşılaşmasında deplasmanda Barcelona'ya ilk çeyrek dışında direnemedi: 93-73. Birinci çeyrek karşılıklı sayılarla geçti. McCalebb, Bjelica, Preldzic'le skor yapan temsilcimiz 2. çeyreğe 19-18 önde girdi. Bu periyotta dış atışlarda yüksek yüzde yakalayan Barça oyunu domine etmeye başladı. McCalebb ve Bogdanovic'le direnen Fener soyunma odasına 45-38 geride döndü. 3. periyoda Navarro'nun üçlüğüyle giren ve farkı 10'a çeken Barcelona, Nachbar'la sayı bulmayı sürdürdü: 54-38. Son çeyreğe 64-48 önde giren İspanyol ekibi Abrines'i çok iyi kullandığı bu bölüm sonunda maçtan 93-73 galip ayrıldı.
Türkiye

Pistlerin en heyecanlı organizasyonlarından biri olan Dünya Salon Atletizm Şampiyonası Polonya'nın ev sahipliğinde bugün başlıyor. Sopot şehrinde 3 gün sürecek şampiyonada, dünyaca ünlü atletler madalya mücadelesi verecek. ERGO Arena'da gerçekleşecek müsabakalara, 143 ülkeden yaklaşık 600 atlet katılacak. Polonya'daki organizasyon 29 yıllık tarihinde en yüksek katılım sağlanan şampiyonalardan biri olarak dikkati çekiyor. Branşlarında dünyanın en iyi atletlerinin katılacağı organizasyonda, Turkcell'in sponsorluğunda yeni bir yapılanmaya giden Türkiye şampiyonada 3 sporcu ile temsil edilecek. Bayanlar 1500 metrede olimpiyat ikincisi Gamze Bulut, son Dünya Salon Şampiyonası'nda erkekler 1500 metrede gümüş madalya kazanan İlham Tanui Özbilen ve erkekler 3 bin metrede Ali Kaya, madalya mücadelesi verecek.
Türkiye

  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme