8 Mart 2014 Cumartesi

08.03.2014 Genel Gündem

08.03.2014
GÜNDEM
Devlet Eliyle Kültür Varlığı Yok Edildi 
İstanbul Mimarlar Odası, Devlet Konukevi'ne dönüştürme çalışmaları süren Çengelköy'deki Vahdettin Köşkü'nü takibe aldı. Mimarlar Odası Büyükkent Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Sami Yılmaztürk, "Orada devlet eliyle hukuka aykırı olarak yürüyen işlemler var. Çok sayıda ağaç kesilmiş ve 1'inci grup tescilli bir kültür varlığı temelli yok edilmiş durumda" dedi. Koruma Kurulu'ndan orada ne işlemler yapıldığını soracaklarını belirten ve 17 Aralık Operasyonu'na gönderme yaparak rant vurgusu yapan Yılmaztürk şunları söyledi: "Vahdettin Köşkü olarak bilinen yapı, bugün itibariyle Boğaziçi'nden sorumlu İstanbul 3 Numaralı Koruma Kurulu kararına aykırı olarak yıkılmış, dört duvar arasında betonarme yapılmış, cephesi ahşapla kaplanmış, 1'inci grup tescilli bir eski eserdi. 3 Numaralı Kurul bu hükümet döneminde yapının yıkılıp yeniden inşası doğrultusunda karar almıştı ve boş duruyordu. Yakın zamanda inşaatla birlikte ağaçlar kesilmeye başlandı. Restorasyon demiyorum; kötü bir uygulama ile betonarme duvarlar yapılmış, keyfe ve ihtiyaca göre eski eser varmış gibi yapan bir uygulama söz konusu orada. Çok sayıda ağaç kesildi ve bir kültür varlığı temelli yok edilmiş durumda. Daha sonra ilave inşaatlar yapıldı. Vahdettin Köşkü hariç orada 4 tane daha köşk olması lazım. Bugün nasıl büyük siteler görürsünüz, üstte villalar vardır ama hepsi yeraltından otoparklarla birbirine bağlanmıştır; orada da aynı şekilde bağlantılar, otoparklarla bu köşkleri birbirine bağlayan inşaatlar söz konusu. Boğaziçi,1983 tarihli yasayla koruma alınmıştır. Herhangi bir kat yapmanız suçtur. Bir vatandaş zemini kazıp da istinat duvarı yapamaz. 2002'den sonra bu sayı arttı. Perde çekilip onarım adı altında bina sökülüp yerine betonarme yapılıyor. 17 Aralık'ta gördük, tamamen ranttan pay alma çerçevesinde, hukuk dışı işlemler söz konusu orada. Devlet eliyle ağaçlar kesilmiş, zemin değişmiş, mevcut yapıya uygun olmayan bir yapı. Mimarlar Odası olarak takip ediyoruz."
Hürriyet


Sınır Ötesine 'Top'lu Saldırı 
Şırnak'ın Uludere ilçesi Kuzey Irak sınır hattına yapılan güvenlik yolu ve karakol inşaatlarının köylüler tarafından protesto edilmesi, iş araçlarına PKK'lıların taciz ateşi açması sonrasında bölgede operasyonlar başlatıldığı ve yer yer çatışma yaşandığı ileri sürüldü. PKK'lıların Kuzey Irak topraklarından saldırısına güvenlik güçleri hedeflere yönelik top atışları ile karşılık veriyor. Hava saldırısı sonucu 34 kişinin yaşamını yitirdiği Uludere'de, sınır hattına yapılmak istenen güvenlik yolundaki iş makinalarına PKK'nın saldırı yapması çatışmaya neden oldu. Roboski köyüne yakın noktadan başlatılan ve PKK'nın kontrol ettiği sınırın sıfır noktasındaki Karaçalı bölgesine yönelik devam eden yol yapım çalışması geçici olarak durduruldu. Geçiş noktasının kontrolünü amaçlayan güvenlik yolunun tamamlanmasına 500- 600 metre mesafe kaldı. Yolun tamamlanmasını engellemek amacıyla önceki gün Haftanin bölgesinden sınırdaki askeri birliğe ve araçlara PKK'lılar tarafından taciz ateşi açıldı. Dün bazı Kürt internet siteleri, Kuzey Irak topraklarından sınır hattında konuşlanan askeri birliğe ateş açılması sonrası çatışmalar yaşandığını ileri sürdü. Fırat Haber Ajansı ise, Şırnak'ın Uludere sınır hattındaki çatışmaların devam ettiğini duyurdu.
Milliyet
 
 
Karar Çıktı, İlker Pasa 2 Yıl 2 Ay Sonra Özgür.. 
Başbuğ'a tahliye yolunu açan Anayasa Mahkemesi (AYM) kararının ardından dün avukat İlkay Sezer, tahliye dilekçesini İstanbul Nöbetçi 18. Ağır Ceza Mahkemesi'ne verdi. Mahkeme ise dosyayı tevzi ederek 20. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdi. Mahkeme Başkanı Münevver Aksünger, hakimler Sabri İge ve Celal Koç'tan oluşan heyet, kararda Başbuğ'un hükümeti yılmaya teşebbüs suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldığını ve gerekçeli kararının henüz yazılmadığını belirtti. Başbuğ'un tahliyesine oybirliğiyle karar veren heyet Başbuğ'a yurtdışına çıkış yasağı koydu. Tahliye kararından sonra gazetecilere açıklama yapan avukat Sezer, "İçerideki son masum insan dışarı çıkana kadar tebrikleri kabul etmeyeceğim" dedi. Başbuğ'un tutuklu kaldığı 26 ay boyunca hukuksuzluğa maruz kaldığını belirten Sezer, "Ortadan kaldırılan ÖYM'lerle mağdur edilmiş insanlara özgürlüklerinin iade edilmesini talep ediyorum" diye konuştu. Öte yandan Başbuğ ile ilgili AYM'nin'hak ihlali kararının gerekçeleri ortaya çıktı. Gerekçeli kararını açıklayan AYM, Başbuğ hakkında tutuklama kararı veren mahkemenin "görevli" olmadığını belirtti. Başbuğ'un Yüce Divan sıfatıyla AYM'de yargıqlanması gerektiğini belirten Yüksek Mahkeme, 'Başbuğ'un Yüce Divan'da yargılanmalıydım' talebinin dayanaktan yoksun olmadığını ifade etti.
Akşam
 
510 Bin Telekulak 
Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nda (TİB) dinlemelerle ilgili yürütülen soruşturma ve incelemenin sonuçları tamamlandı. Ortaya korkutucu rakamlar çıktı. Soruşturma kapsamında elde edilebilen verilere göre 2012'de 257 bin 454, 2013'te ise 252 bin 62 olmak üzere toplam 509 bin 516 kişinin dinlendiği ortaya çıktı. Raporda, 2012 yılı öncesine ait dinlemelerle ilgili veriler ve dinlemeyi yapan kişilerin dijital kayıtlarının TİB arşivinden silindiği tespitine yer verildi. Arşiv sisteminde yapılan silme işleminin kuşkuları arttırdığına değinilen raporda, dinleme rakamının daha fazla olabileceğine işaret edildi. Verilerin tamamına ulaşmak için yazılı dokümanların incelendiği bilgisi de raporda yer aldı. Dinlemeler için 102 bin 646'sı 2012 yılında, 115 bin 217'si de 2013 yılında olmak üzere toplam 217 bin 863 mahkeme kararı çıkartıldığı tespit edildi. Yapılan inceleme sonucunda ulaşılan verilere göre iki yıl içinde 509 bin 516 kişi için 1 milyon 190 bin dinleme işlemi yapıldığı öğrenildi. Raporda, bazı kişilerin farklı dönemlerde birden fazla dinlenmesi sonucu dinleme işlemi sayısının fazla olduğu bilgisine yer veriliyor.
Akşam
 
 
Tsk: Pkk Mayın Ve Havanla Saldırı Yaptı 
Uludere'de 6 Martta bir uzman çavuşun şehit olmasının ardından dün yeni bir saldırı girişimi oldu. Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, Şırnak Düğün Dağı'ndaki üs bölgesine askerlerin üzerine yoğun bir ateş açıldığı bildirildi. Yapılan açıklamada, "Düğün Dağı Üs Bölgesine Türkiye-Irak hudut hattı üzerinde 7 Mart günü saat 09.47 sularında, Üs Bölgesinin yaklaşık bin metre güneydoğusundan, bölücü terör örgütü mensuplarınca, Kanas keskin nişancı silahı ile ateş edilmiş, birliklerimiz tarafından ateşle karşılık verilmiştir. Müteakiben aynı bölgeden, bölücü terör örgütü mensuplarınca saat 10.05 sularında yine Düğün Dağı Üs Bölgesine Biksi makineli tüfek ve Kannas keskin nişancı silahı ile ateş açılmıştır. Açılan ateşe birliklerimiz tarafından yine anında karşılık verilmiş, açılan ateşlerimiz üzerine terörist atışları kesilmiştir. Teröristlerin açtığı ateşler sonucu herhangi bir zayiat olmamıştır" denildi. Genelkurmay, 6 Mart günü, uzman çavuş Musa Somay'ın yola tuzaklanan iki adet el yapımı patlayıcının terör örgütü mensuplarınca uzaktan komutalı olarak patlatılması sonucu şehit olduğunun da tespit edildiğini de resmen açıkladı.
Radikal
 
EKONOMİ 
ABD Doları               2, 2032           2, 2060
 1 Euro                        3, 0572           3, 0618
İngiliz Sterlini             3, 6841           3, 6908

4 Milyon Prim Borçlusu Hastaneye Gidemiyor 
Yeşil kart yerine kurulan gelir testi sistemi, sağlık sisteminin kamburu oldu. Gelir testi sistemiyle sosyal güvenlik kapsamı dışındaki kişilerin sağlık primi ödeyerek sağlık hizmeti alabilmesi amaçlanıyordu. Ancak masa başında kurgulanan sistem, uygulamada tam bir fi yaskoya dönüştü. Gelir testi uygulaması kapsamında 4 milyon kişiye sağlık prim borcu çıkarıldı. Bu kişilerin ödemesi gereken prim tutarı ise 8 milyara ulaştı. Ancak yapılan prim tahsilatı 300 milyonda kaldı. Böylece ortaya milyonlarca Genel Sağlık Sigortası prim borçlusu çıktı. Sosyal güvenlik mevzuatına göre 60 günden fazla prim borcu bulunanlar sağlık hizmeti alamadığı için milyonlarca kişiye hastane kapısı kapandı. Bu kişilerin gözü, seçimden sonra çıkarılacak bir afta. Çalışma Bakanlığı'nın hazırladığı affı da kapsayan torba yasa tasarısı Başbakanlık'ta bekliyor. Sosyal Güvenlik Kurumu'nun verilerine göre 75 milyon 627 bin kişilik Türkiye nüfusundan 63 milyon 110 bini sosyal güvenlik kapsamında. 12,5 milyon kişi ise sosyal güvenceden yoksun. 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Genel Sağlık Sigortası (GSS) sosyal güvenlik şemsiyesinin herkesi kapsaması amaçlanıyordu. GSS'nin herkes için zorunlu hâle gelmesiyle birlikte birçok kişi kendi başvurusu ve bilgisi dışında, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Genel Sağlık Sigortalısı olarak tescil edildi. Uygulama kapsamına gelir testine girenlerden yaklaşık 8 milyon kişi, ailedeki kişi başına gelirleri asgari ücretin üçte birinden az olduğu için sağlık primleri devlet tarafından ödendi. Gelir testine girmeyen veya geliri yüksek çıktığı için sağlık primi ödenmesi istenen 4 milyon kişiye ise borç çıkarıldı. GSS'ye göre üniversiteye gidiyorsa 25 yaşını, liseye gidiyorsa 20 yaşını, okula gitmiyorsa 18 yaşını geçen kişiler, sosyal güvenlik kapsamında değilse gelir testine girmek zorunda. Gelir testi sonucu GSS primleri, kişilerin gelirine göre kademeli olarak belirleniyor. Kişilerin geliri, Valilik ve kaymakamlıklardaki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfl arı tarafından yapılan testlerle belirleniyor. Sağlık prim borçları biriktiği için hastaneye gidemeyen milyonlarca kişi çıkacak affı beklerken en büyük mağduriyet yaşayan kesimlerden birini öğrenciler oluşturuyor. Lise mezunu olup üniversiteye hazırlanan ya da üniversiteyi bitirip iş arayan öğrencilere sağlık prim borcu çıkarılıyor. Bu kişilerin pek çoğu, uygulamadan haberdar olmadığı için gelir testine girmiyor. Bu durumda kendilerine, en yüksek seviye olan aylık 245 TL'den sağlık pirim borcu çıkarılıyor.
Zaman
 
'Ab Kazanımlarından Geri Dönmek En Büyük Korkumuz' 
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Muharrem Yılmaz'dan hükümete Avrupa Birliği konusunda uyarı geldi. Yılmaz, TÜSİAD 'Bosphorus Prize for European Understanding' ödülünün takdim töreninde yaptığı konuşmada, 2005 yılında başlayan AB ile müzakere sürecinin hem Türkiye hem de AB açısından oldukça başarısız bir noktada olduğunu ifade etti. TÜSİAD 'Bosphorus Prize for European Understanding' ödülü, 2012 için Axa Yönetim Kurulu Başkanı ve Institut du Bosphore Bilim Kurulu 2009-2013 dönemi Eşbaşkanı Henri de Castries'a verildi. Ödül, Türkiye'nin AB entegrasyonuna siyasal, diplomatik, ekonomik, sosyal ve kültürel destek sağlayan, Türkiye ile AB arasındaki işbirliğinin ve ortak değerlerin gelişmesine katkıda bulunduğuna inanılan kişi veya kuruluşlara veriliyor. Ödül töreninde konuşan patronlar kulübünün Başkanı Yılmaz, AB sürecinde gelinen noktanın yetersizliğine dikkat çekti. Sürecin sonunda Türkiye'nin teknik konularla ilgili müzakere başlıklarından sadece 14'ünü açma imkanına sahip olabildiğini vurgulayan Yılmaz, "Türkiye'nin de, AB'nin de sürecin üyelikle sonuçlanması için yeterli çabayı gösterebildiğini maalesef söyleyemeyiz. Her iki tarafta da bazı kesimlerin, süreç nasılsa bir noktada tıkanacak ön kabulü ile hareket ederek sürece potansiyel bir üyeliği sağlama değil, kozlarını son noktaya kadar elinde tutma ya da olası bir üyeliğin önüne gerektiğinde engel çıkarma mantığı içerisinde baktığı görülmektedir." dedi. Türkiye'nin son 10 yılda, AB üyelik sürecindeki en önemli siyasal kazanımının demokratikleşme olduğuna işaret eden Yılmaz, "2004 yılındaki AB Komisyonu İlerleme Raporu 'Türkiye Kopenhag kriterlerini yeterli düzeyde karşılamaktadır' ifadesini kullanmasa bu noktaya gelemezdik. Korkumuz bu büyük kazanımdan geriye gitmektir. Bu olumsuz gidişatın önüne geçilmesi için hepimize büyük görev düşmektedir." ifadelerini kullandı. Bu olumsuz gidişata Fransa'nın katkı sağladığını söyleyen Yılmaz buna örnek olarak da Fransa'nın AB'nin daha önceki genişleme süreçlerinden farklı olarak takındığı tutumu gösterdi. 2012 yılında Fransa'da yaşanan hükümet değişikliğinin ise Fransa'nın bu tutumunda belli bir farklılaşma gözlemlenmeye başlandığını ve tek tarafl ı olarak bloke edilen başlıkların bir bölümünde müzakerelerin önü açılma noktasına geldiğini vurguladı. Her fırsatta Türkiye'nin yönünün AB'ye dönük olması gerektiğini ifade eden Yılmaz, TÜSİAD'ın 44. Olağan Genel Kurulu'nda da Türkiye'de AB üyeliğine olumsuz bakanların oranının, hemen her koşulda yüzde 28-30 civarında kaldığını ve Türk halkının da arzusunun bu yönde olduğunu açıklamıştı. AB üyeliğini destekleyenlerin oranının ise yüzde 48 ile 70 arasında olduğu belirtilmişti.
Zaman
 
Youtube Direniyor 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 17 Aralık sonrasında yaşanan gelişmelere bağlı olarak önceki akşam, 'Bu milleti Youtube'a Facebook'a yediremeyiz. Gerekirse kapatırız' açıklaması büyük tartışma yarattı. Yüzbinlerce insan sosyal medya üzerinden tepki gösterirken, Cumhurbaşkanı Gül kapanmanın söz konusu olamayacağını söyledi. Ulaştırma Bakanı Lütfi Elvan ise gerçek hayatta suç olan her şeyin sanal hayatta da suç olduğunu belirterek Erdoğan'a destek verdi. Erdoğan'ın bu açıklamasının ardında ise dünyanın en büyük online video sitesi 'YouTube'a Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nın (TİB) her gün yaptığı 'ses kayıtlarını kaldırın' uyarısı olduğu ortaya çıktı. 'YouTube'a yakın kaynaklardan aldığımız bilgilere göre yeni internet yasasıyla yetki sahibi olan TİB, ses kayıtlarını kaldırması için YouTube'a 2 haftada 1000'den fazla uyarıda bulundu. Google'ın Türkiye ofisine bağlı olan YouTube'un ise mahkeme kararı olmadan içerikleri kaldırmadığı ve hukuki olarak direndiği söyleniyor. TİB, iki veya üç günde bir internet sitelerine kaldırılması gereken içeriklerin listesini gönderiyor. YouTube'a gönderilen içerik kaldırma taleplerinin sayısı bini geçti. Ancak TİB'in kaldırma talepleri, YouTube tarafından olumlu karşılanmıyor. Bunun ilk sebebi söz konusu içeriklerin kaldırılması için TİB'in elinde mahkeme kararı bulunmaması geliyor. İkinci sebebi ise TİB başkanının yetkisinin sadece özel hayatın gizliliğini ilgilendiren içerikleri kapsaması. Ancak kaynaklar, site üzerinden yayınlanan ses kayıtlarının, özel hayatı gizliliğini tehdit etmediğini ileri sürüyor. Başka deyişle Başbakan ile bakanlar arasında yapılan görüşmeleri 'YouTube' özel hayatın gizliliğini tehdit eden paylaşımlar olarak değerlendirmiyor. Konu ile ilgili yorum yapan yetkililer içerik kaldırma taleplerine karşı direndiklerini ve hiçbir içeriği kaldırmadıklarını belirtiyor.
Hürriyet
  
Sabancı'dan 1.7 Milyar Kâr 
Sabancı Holding'in 2013 yılında konsolide gelirleri, 2012 yılına göre yüzde 15 artarak 24 milyar TL'yi aştı. Aynı dönemde Sabancı Holding, 4 milyar 859 milyon TL konsolide faaliyet kârı elde ederken; net kârı 1 milyar 731 milyon TL oldu. Sabancı Holding'in toplam varlıkları 2013 sonu itibarı ile 206 milyar TL'yi, ana ortaklığa ait konsolide sermayesi ise 17 milyar TL'yi geçti. 2013 yılı sonuçlarını değerlendiren Sabancı Holding CEO'su Zafer Kurtul, 2013'te küresel büyümenin beklentilerin altında kalması ve ABD Merkez Bankası FED'in parasal genişlemeyi kademeli durdurma kârarının Türkiye için şartları daha zorlu hale getirdiğini belirtti. Kurtul "Haziran'dan bu yana artan siyasi tansiyon, kur ve piyasa faizlerinde yüksek oranlı artış yaşanmasına sebep oldu. TL'deki değer kaybının etkisi ile enflasyon yükseldi. Bu dönemde, Sabancı Holding 2013'te büyüme hedeflerini gerçekleştirdi ve ülkemizin ekonomisine katkı sağlamayı sürdürdü" dedi. Topluluğun 2013'te 1350 yeni istihdam ile çalışan sayılarının 59 bin kişiye ulaştığını belirten Kurtul şöyle devam etti: "Ayrıca bu yıl içinde yaptığımız 4 milyar TL'ye yakın toplam sabit kıymet yatırımlarımızla da işgücüne katkı sağladık. Sabancı Topluluğu olarak 2013 yılını başarılı bir şekilde tamamlamamıza katkı sağlayan önemli gelişmelere bakarsak Enerjisa, özelleştirme sürecinde 3 milyar dolar'a yakın bedelle AYEDAŞ ve Toroslar dağıtım bölgelerini satın aldı. Bunlar, Topluluğumuzun tarihindeki en büyük satın almalardır. Yaptığımız satın almalarla elektrik perakende pazar payımız yüzde 20'yi geçti. Kurulu gücünü 2.500 Megawatt'in üzerine çıkaran Enerjisa, böylelikle Türkiye'nin en büyük entegre elektrik ve dağıtım şirketi haline geldi. Faaliyette olan 12 hidroelektrik, 3 rüzgar santralimiz sayesinde ülkemiz için çok önemli olan cari açık sorununa olumlu katkı yapmaktayız."
Hürriyet
 
Yap İşlet 705 Milyon Euro'ya Devam Et.. 
Dalaman Havalimanı terminallerinin işletme devri ihalesinde en yüksek teklifi, 705 milyon euro + KDV ile halen havalimanın dış hatlar terminalini işleten YDA İnşaat verdi. 2040'a kadar işletme hakkı devredilen Dalaman Havalimanı'nın kapasitesi artırılacak. Çok fonksiyonlu yeni bir teknoloji kullanılacak olan havalimanında iki terminal birbirine tüple bağlanacak. Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü'nde yapılan ihalede, Komisyon Başkanı Zafer Topuz, firmaların iç zarflarını açtı. Topuz, dosyaların incelenmesi sonucunda 4 firmanın teklifinin de şartnameye uygun olduğunun tespit edildiğini belirterek, açık artırma oturumunu başlattı. İhalenin, açık artırma bölümü 350 milyon euro+KDV ile başladı. Firmaların karşılıklı artırımlarıyla geçen 24 turun ardından Limak-GMR OGG ihaleden çekildi. Komisyon Başkanı Topuz, artırma aralığını 5 milyon euroya çıkardı. 3 firma arasında devam eden açık artırmada 33. turda Fraport-IC İçtaş da ihaleden çekildiğini açıkladı. İki firma arasında devam eden ihalede, 37. turda YDA İnşaatın 705 milyon euroluk teklifi üzerine TAV Havalimanları Holding de ihaleden çekildi. Böylece Dalaman Havalimanı terminallerinin işletme hakkının devri ihalesinde en yüksek teklifi, 705 milyon euro+KDV ile YDA İnşaat vermiş oldu.
Milliyet
 
Tam Gün'de Doktorlar İçin Son Gün 18 Nisan 
Tam Gün Yasası, ilk defa 40 yıl önce gündeme getirildi ama uzlaşma sağlanamadığı için tartışmalar bugüne kadar geldi. Tam Gün Yasası 2011'de kanun hükmünde kararnameyle yürürlüğe girmesinin ardından öğretim üyelerinin yüzde 50'si üniversiteyi bırakıp özel hastaneleri tercih etti. Doktorlar eylem yaparak yasanın iptalini istedi. Kararname iki yıl uygulandıktan sonra kaldırıldı ve üniversitelerden ayrılan hocaların yüzde 90'ı işlerine geri döndü. Sağlık Bakanlığı bu yıl "Torba Yasa"yla tekrar gündeme taşıdığı "Tam Gün" uygulamasıyla ilgili bazı hususlara açıklık getirdi. Yeni düzenlemede 18 Nisan tarihinden itibaren kamuda görevli hekimler için özel muayenehane dönemi sona erecek, muayenehanesini kapatmayan veya herhangi bir özel sağlık kuruluşunda çalışmaya devam edenler, ilişikleri kesilmek üzere görev yaptıkları üniversiteye bildirilecek. Yeni düzenlemede üniversite hastanelerinde çalışan profesör ve doçentler için daha esnek kurallar geçerli. Uygulamaya göre üniversite hastanelerinde çalışan hekimler mesai saatlerinin bitiminden sonra özel hastalarını üniversite hastanelerinde kabul edebilecek. Fakat kazancı döner sermayeyle paylaşacaklar.
Türkiye
 
Tasarruf Sorununu Ev Hanımları Çözecek 
Türkiye'de tasarrufların milli gelire oranının yüzde 12'ye kadar düşmesinin ardından ekonomi yönetimi harekete geçti. Cari açığın en önemli problemlerinden biri olan tasarruf sorununu çözmek için Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) gibi kurumlar çocuk, ev hanımı ve reel sektör temsilcilerinin kapısını çalmaya hazırlanıyor. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile belediyelerin de yer aldığı çalışmalarda ev hanımlarının borsaya uzun vadeli yatırım yapması konusunda toplantılar düzenlenecek. Geçmiş yıllarda ev hanımlarına yönelik düzenlenen yastık altı birikimlerin ülke ekonomisine kazandırılması konusu da yeniden işlenecek. Borsanın yanı sıra altın hesabı, faiz ve diğer yatırım enstrümanları da anlatılacak. SPK'nın koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda çocuklar da devreye sokulacak. Üniversite öğrencileri tezlerinde tasarruf ve harcamaları işleyecek. SPK ve BDDK işbirliği, Milli Eğitim Bakanlığı'nın onayı ile ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik tasarruf konulu kompozisyon yarışması yapılacak. Yarışma sonuçları 23 Nisan'da www.spk.gov.tr adresinde açıklanacak.
Star
 
Ciroyu Yüzde 15 Artıran Sabancı Holding Kârını 1.7 Milyar Liraya Çıkardı 
2013 yılında Sabancı Holding'in konsolide gelirleri, 2012 yılına göre yüzde 15 artarak 24 milyar TL'yi aştı. Aynı dönemde Sabancı Holding, 4 milyar 859 milyon TL konsolide faaliyet kârı elde ederken; net kârı 1 milyar 731 milyon TL oldu. Sabancı Holding'in varlıkları 2013 sonu itibarıyla 206 milyar TL'yi, ana ortaklığa ait konsolide sermayesi 17 milyar TL'yi geçti. 2013 yılı sonuçlarını değerlendiren Sabancı Holding CEO'su Zafer Kurtul, görüşlerini şöyle dile getirdi: Sabancı Holding 2013'te büyüme hedeflerini gerçekleştirdi ve ülke ekonomisine katkı sağlamayı sürdürdü. Aramıza 1.350 yeni arkadaşımızın katılmasıyla 59 bin kişiye ulaşan çalışanlarımızla ve Sabancı Topluluğu olarak, ülkemiz istihdamına katkımızı sürdürüyoruz. Yaptığımız 4 milyar TL'ye yakın toplam sabit kıymet yatırımlarımızla da işgücüne katkı sağladık. Sabancı olarak 2013'ü başarılı bir şekilde tamamlamamıza katkı sağlayan önemli gelişmelere bakarsak Enerjisa, özelleştirme sürecinde 3 milyar dolara yakın bedelle AYEDAŞ ve Toroslar dağıtım bölgelerini satın aldı. Bunlar, topluluğumuzun tarihindeki en büyük satın almalardır. Yaptığımız satın almalarla elektrik perakende pazar payımız yüzde 20'yi geçmiş oldu."
Akşam
 
6 Ayda 6 Milyar Liralık Teşvik 
Ekonomi Bakanlığı, yılın ilk ayında öngörülen sabit yatırım tutarı 5 milyar 962 milyon lira, istihdam hedefi de 14 bin 880 olan 386 yatırım teşvik belgesi düzenledi. Ocak ayında en dikkat çeken başvuru 2 milyar 121 milyon liralık yatırım tutarıyla geçtiğimiz günlerde temeli atılan Bilkent'teki şehir hastanesi için yapıldı. Yatırımcılar için Sigorta Primi İşveren Hissesi Desteği ile vergi indiriminin süresinin 31 Aralık 2013'te sona ermesi nedeniyle ocak ayındaki sabit yatırım tutarı bir önceki aya göre dört kat azaldı. Aralık ayında aralık ayında 609 yatırım teşvik belgesi verilmiş, öngörülen sabit yatırım tutarı ise 23.3 milyar lira olmuştu. Ocak ayında en dikkat çeken yatırım 3 bin 662 yatak kapasitesiyle Avrupa'nın en büyüğü olması beklenen Bilkent Şehir Hastanesi için yapıldı. Bilkent Ankara Entegre Sağlık Hizmetleri Yatırım AŞ tarafından alınan yatırım teşvik belgesi kapsamında 2 milyar 121 milyon liralık sabit yatırım yapılması öngörülüyor. Yabancı sermaye kapsamında yapılacak yatırım kapsamında 2 bin 500 kişiye de istihdam sağlanması hedefleniyor. Ekonomi Bakanlığı, 2014 yılı ocak yılında 386 yatırım teşvik belgesi verdi. Bir aylık dönemde teşviğe bağlanan sabit sermaye tutarı 5 milyar 692 milyon lira olurken ocak ayında, söz konusu yatırımlar çerçevesinde 14 bin 880 kişilik istihdam öngörüldü. Fenerbahçe Koleji de teşviklerden yararlanmak için bakanlığın kapısını çaldı.
Radikal
 
DÜNYA 
'Bakan Oğlu İle Kapıcı Eşit Olmadıkça Türkiye Ab'ye Giremez' 
Tecrübeli politikacı Cem Özdemir, Köln'de Cihan'a verdiği mülakatta AK Parti'nin iktidara ilk geldiğinde gerçekten önemli değişimlere imza attığını, tabuları yıktığını hatırlattı. Ancak bugünkü AK Parti yönetiminde 'maalesef tam tersi' bir havanın olduğunu belirtti. Özdemir, "AK Parti misyonu bir şekilde tamamlanmış gibi görünüyor, başka işlerle uğraşıyorlar. Benim özlediğim Türkiye yönetimi, demokrasiye canla başla sarılan bir hükümet. Anayasa değişecekti, ne oldu? Daha demokratik bir anayasa çıkacaktı, bu proje ne yazık ki rafa kaldırıldı." ifadelerini kullandı. Özdemir, Almanya'daki siyasi yapı ile arasında da kıyaslama yaparken, İstanbul'da bir alışveriş merkezinin olup olmaması, üniversitede neyin içilip içilmeyeceğinin Başbakan'ın özel meselesi olmaması gerektiğini kaydederek şu değerlendirmeyi yaptı: "Türkiye'nin Avrupa'dan farkı, tek adam politikası yok bizde. Yani Şansölye (Angela) Merkel, başbakandır. Meclis'teki salt çoğunluk elinde ama her şeyi yönetemiyor. Belediyeler ayrı, eyaletler ayrı, basın ayrı, üniversiteler ayrı, sermaye ayrı. Türkiye'de öyle bir ayrım yok. Türkiye'de tek adam ve her şey elinde. Basın da elinde, üniversiteler de elinde, yargı da elinde. Bu mümkün değil. Dünyanın en iyi insanı olsa bile böyle bir yapı insanı kötü yola ister istemez sürüklüyor." Yeşiller Partisi Kuzey Ren Vestfalya Milletvekili Arif Ünal da yolsuzluklarla mücadelede Türkiye ile Almanya'nın kıyas bile kabul etmeyeceğini dile getirdi. 2012 yılında dönemin Almanya Cumhurbaşkanı Wulff'un 731 Euro'luk yemek ücretinin tanıdık bir işadamı tarafından ödendiği iddiasıyla istifa etmek zorunda kaldığını hatırlattı. Ünal, Cihan'a yaptığı açıklamada, "Türkiye'de milyarlar dönüyor. Tabiat alanlarına villalar yapılıyor. İddialar doğruysa o insanların bırakın hükümeti, politikayla ilişkisini kesip ülkeyi terk etmesi gerekiyor. Doğru veya yanlışlığını ispatlayacak yeri de sandık değil bağımsız mahkemeler. Türkiye'de en ufak bir şeyde 'dış güçlerin oyunu' deniliyor. Bu paranoyadan vazgeçmek lazım. Çünkü o paraları odanıza dış güçler getirip koymadı." şeklinde konuştu.
Zaman
 
Sarkozy Feci Yakalandı 
Fransa, siyasete geri dönmeye hazırlandığı söylenen eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy hakkında birbiri ardına patlak veren dinleme skandalları, ülke politikasını kilitledi. Birkaç gün önce kabinesindeki bakanlara ve gazetecilere hakaret ettiği kayıtların yayınlanmasıyla sarsılan Sarkozy'nin, bu sefer de eski Libya lideri Muammer Kaddafi'den seçim yardımı aldığı iddialarını araştıran hâkimlerce dinlendiği ortaya çıktı. Fransa tarihinde ilk kez bir cumhurbaşkanı ve bakanları için koltuktan ayrıldıktan sonra resmi dinleme kararı alınması ülkede şok etkisi yarattı. Le Monde gazetesinden Fabrice L'Homme ve Gerard Davet'nin haberine göre; Sarkozy hakkında Nisan 2013'te açılan "Kaddafi'den aldığı iddia edilen milyonlarca Euro'luk seçim yardımı" soruşturması çerçevesinde hâkimler, Sarkozy'nin yanı sıra eski İçişleri bakanları Hortefeux ve ile avukatı Thierry Herzog'u da dinlemeye aldı. Sarkozy'nin telefonda son derece ketum olduğunu düşünen savcılar, Sarkozy'nin başka bir isim üzerine aldığı telefonla avukatı ile konuştuğunu fark etti. Avukat Herzog ile telefon görüşmelerine yoğunlaşan soruşturma hâkimleri, Yargıtay'da Sarkozy'ye davayla ilgili bilgi veren köstebeğin başsavcıya bağlı olarak çalışan ve Sarkozy'nin avukatı Herzog'un da yakın arkadaşı olan özel yetkili savcı Gilbert Azibert olduğunu tespit etti. İddiaya göre, Monaco devletine hukuk danışmanlığı için başvuruda bulunan Azibert, terfisi karşılığında çok az kişiye açık olan soruşturmaya ait gizli bilgileri Herzog'a aktardı. Azibert'in Monaco'nun lüks oteli Hotel de Paris'de termal bir kür ile de ödüllendirildiği de iddialar arasında yer aldı. Bunun üzerine ayrı bir soruşturma daha açıldı.
Hürriyet
 
Kırım'ı Kabul Ederiz 
Ukrayna'ya bağlı Kırım Özerk Cumhuriyeti parlamentosunda kendilerine bağlanma kararı alınmasından bir gün sonra Rusya, Batı'dan gelen yaptırım tehditlerine rağmen "Kabul ederiz" açıklaması yaptı. Moskova yanlısı parlamento, 16 Mart'ta yapılacak referandum sonucunu beklemeden önceki gün oybirliğiyle Rusya'ya bağlanma kararı almıştı. Kırım Parlamento Başkanı Vladimir Konstantinov liderliğindeki Kırım heyetini ağırlayan Rusya Federasyon Konseyi Başkanı Valentina Matviyenko, "Referandumda halkın çoğu Rusya ile birleşmeden yana oy kullanırsa biz de elbette Kırım halkının bu talebine destek vereceğiz. Kırım halkının tarihi seçimine saygı duyacağız" açıklaması yaptı. Matviyenko, ayrıca Rus ve Ukrayna askerleri arasındaki çatışma riskiyle ilgili "İki kardeş halk arasında asla savaş olmaz" diye konuştu. 16 Mart'ta Kırım'ın Ukrayna'ya mı bağlı kalacağı, yoksa Moskova'ya mı bağlanacağı konusunda halk oylamasına gitmesi bekleniyor. ABD Başkanı Obama, Ukrayna krizine diplomatik çözüm bulmak amacıyla beş gün içinde ikinci defa Rusya Devlet Başkanı Putin'le telefon görüşmesi yaptı. Bir saat süren, gergin geçtiği açıklanan görüşmede iki lider arasında Ukrayna'da uzlaşma sağlanamadı. Beyaz Saray açıklamasında, "Rusya bir an önce Kırım'a gönderdiği askeri birlikleri geri çekmeli. Ukrayna'nın toprak bütünlüğü soru işareti altında kalmamalı" denildi. Kremlin Sözcülüğü'nden yapılan açıklamada ise tartışmalı görüşmede kriz konusunda tarafların anlaşamadığı belirtildi.
Hürriyet
 
Abd Destroyeri Boğazlardan Geçti 
ABD donanmasına ait savaş gemisi "USS Truxton", dün Çanakkale ve İstanbul Boğazlarından geçti. ABD'nin güdümlü füze destroyeri 'USS Truxtun' saat 15.30 sıralarında İstanbul Boğazı'na girdi ve Karadeniz'e doğru hareket etti. Geminin İstanbul Boğazı'ndan geçişi sırasında ön ve arka bölümde askerlerin silah başında olduğu görüldü.
Milliyet
 
Obama'nın Terörizm Danışmanı Ankara'da 
ABD Başkanı Barack Obama'nın terörizmle mücadele başdanışmanı Lisa Monaco, resmi görüşmeler için önceki gün Ankara'ya geldi. Monaco'nun, Ankara'da İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın yanı sıra başta Başbakanlık olmak üzere bir dizi güvenlik görüşmesi gerçekleştirdiği öğrenildi. VIP'ten geçtikten sonra Ankara'ya giriş yapan Monaco'nun dün birçok görüşme yaptığı öğrenildi. Programı son derece gizli tutulan Monaco'nun dün İçişleri Bakanı Efkan Ala'yı ziyaret ettiği ve Dışişleri Bakanlığı ile Başbakanlık kapsamında bazı üst düzey güvenlik görüşmeleri yaptığı ifade edildi. Monaco'nun görüşmelerde Suriye ve Ukrayna'da yaşanan gelişmelerin yanı sıra havalimanları güvenliği konusunda da değerlendirmeler yaptığı öğrenildi. Terörizmle mücadele konusunda son derece yetkin konumda bulunan Monaco'nun bu kapsamda Türkiye'den özellikle El Kaide konusunda bilgi talebinde bulunduğu ifade edildi. Bir dönem ABD Adalet Bakanlığı bünyesinde savcı olarak görev yapan ve Ocak 2013'ten bu yana Obama'nın özel danışmanı olarak görev yapıyor.
Milliyet
 
Bm'den 'Müslüman Temizliği' Uyarısı 
BM Mülteciler Yüksek Komiseri Guterres, "Orta Afrika Cumhuriyeti'nin batısındaki Müslümanların ülkelerinden zorla çıkartıldığını ve binlerce sivilin öldürülme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu" belirtti. Geçen aralık başından bu yana gerçekleşen olayları Müslümanlara karşı "temizlik" olarak nitelendiren Guterres, "Aralık başından bu yana on binlerce Müslüman ülkeyi terk etti. OAC'de kalanlar ise ölüm tehdidi altında yaşıyor" diye konuştu. Ülkedeki sivillerin korunması için daha fazla uluslararası güce ihtiyaç olduğunu vurgulayan Guterres, BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'un BM barışgücü oluşturulması fikrine destek verdi.
Star
 
Tatar Göçü Başladı 
Ukrayna'nın özerk bölgesi Kırım'da yerel parlamentonun Rusya'ya bağlanma kararı alması Kırım Türkleri arasındaki endişeyi artırdı. Sayısı 300 bini bulan Tatarlar, Rus ordusunun korkusundan göç etmeye başladı. Trenlere akın eden Tatar ailelerin, ülkenin Avrupa Birliği yanlılarının etkin olduğu batı bölgelerine gittiği ifade edildi. Tatarların tren garlarından gelen göç fotoğrafları Kırım Türklerinin geçmişteki acılarını hatırlattı. Rusya'nın nüfus politikası sonucu tarihin farklı dönemlerinde zorunlu göçe tabi tutulan Kırım Türkleri, 2. Dünya Savaşı'nda Stalin tarafından Nazilerle işbirliği yapmakla suçlanarak yaşadıkları topraklardan toplu olarak sürülmüştü. BM Güvenlik Konseyi'nde de Kırım gerilimi yaşandı. ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Samantha Power, "Biz Kırım'da yapılacak referandumun sonucunu hukuksuz olduğu için tanımayacağız" derken, Rus temsilci Vitaly Churkin, Kiev'deki Batı yanlısı hükümetin meşru olmadığını savundu. Bu arada, Rusya'nın en büyük donanma üssünün bulunduğu Kırım'ın Sivastopol kentindeki konsey, Rusya Federasyonu şehirleri arasına katılma kararı aldığını internet sitesinden duyurdu. Rus haber ajansı Ria Novosti'ye göre, Sivastopol Kent Konseyi, Kırım'ın Rusya'ya bağlanmasının oylanacağı 16 Mart'taki kritik referandumu da destekleme kararı aldı.
Akşam
 
Suud'un Terör Listesi: İhvan, Hizbullah, Nusra, Işid 
Suudi Arabistan farklı Arap ülkelerinde faaliyet gösteren 8 örgütü terörist ilan etti. Terör örgütleri listesinde Mısır'da 3 Temmuz'da darbe yiyen Müslüman Kardeşler (İhvan), Suudi Hizbullahı, Suriye'de rejime karşı savaşan Kaide bağlantılı Nusra Cephesi, Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD), Arap Yarımadası el Kaidesi, Yemen el Kaidesi, Yemen'deki Şii Husilere ait bir örgüt de yer aldı. Suudi Arabistan toprakları dışında hangi şekilde olursa olsun sözkonusu örgütlerin safında çatışmalara katılan Suudi vatandaşlarına ülkeye dönmeleri için 15 gün süre tanındı. Geçen hafta Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn, Müslüman Kardeşler'e arka çıkan komşuları Katar'ı istikrar ve güvenliği bozucu unsurlara destek vermekle suçlayıp Doha'daki büyükelçilerini geri çağırmıştı. Suriye'deki isyanı gerek mali gerek gönderdiği silahlarla destekleyen Suudi Arabistan, son aylarda bu ülkede savaşa katılan Suudi vatandaşlarına karşı önlem almaya başladı. Suudi Arabistan kısa bir süre önce kraliyet bildirisiyle, yabancı ülkelerde savaşan vatandaşlara 3 ila 20 yıl arasında hapis cezası verileceğini açıklamıştı.
Radikal
POLİTİKA 
Çakma Kemal 
Başbakan Erdoğan, "Çakma Kemal" dediği CHP Lideri Kılıçdaroğlu'nun annesi için yanlışlıkla söylediğini açıkladığı sözlere tepki gösterdi, "Sen, benim merhum anneciğimi ağzına dolayacak kalitede değilsin. Karakterinin, cibiliyetinin bozuk olduğunu bu ifadeler zaten ortaya koyuyor" dedi. Erdoğan, Eskişehir'de şunları söyledi: Eskişehir'deki şu muhteşem tabloya bakacaklar, photoshop diyecekler. Burada montaj var mı, yok, photoshop var mı, bir kısım medya, burada montaj var diyecek. Montaj, sizin işiniz ey CHP, MHP, bir kısım medya, paralel yapı montajı en iyi siz bilirsiniz. Bizde montaj yok. CHP'nin buradaki belediye başkanı artık yorulmuş bitmiş, yaşı 70'i aşmış, bundan sonra ne yapacak adam burada. Bunun demokrasiyle falan da alakası yok ha, tanıyın bu insanları. 27 Mayıs ihtilalinden sonra Eskişehir'de dağıtılan bir belge var. 'Ankara'daki bütün hükümet erkanı ve DP başkanları, yabancı memlekete kaçarken yakalanmışlardır. Beraberlerinde, 12 uçak dolusu altın mücevherat ve parayı kaçırmaktayken yakalandılar. Sabık başbakan Adnan Menderes ve sabık Reisicumhur Celal Bayar askeri kumandanlık tarafından tevkif edilmiştir. Matbaası olan herkes bu havadisi basıp yaymalıdır, vatanseverliğinize hitap ediyoruz' diyor. Bu iftira belgelerini CHP Genel Başkanı çıktı 'sahte' dedi. Bildiriyi, şu anda büyükşehir belediye başkanı olan zat, kendi gazete matbaasında basmıştır. Bunların birbirlerinden haberi yok. Bir yıl kadar önce Kılıçdaroğlu ve Bahçeli'nin ismini ağzıma almayacağım demiştim. Ahlaki olmayan iftiralarından sonra bu iş dayanılmaz hale geldi. Bunlara başta Çakma Kemal olmak üzere gereğini yapacağım. Bugün attıkları iftiralar yenilir, yutulur değil. Çakma diyorum ya, dün, 'Başbakan'ı dinleyen hangi derin devlet' diyor. Bugün ne diyor? Beraber yürüdüğün paralel yapı, bay Kılıçdaroğlu. Bizi kriptolu hatlardan dinleyen adamların, o dinlemelerini hangi yüzle anayasa ve yasalara aykırı olarak Meclis'te dinletiyorsun. Anayasa suçu işliyorsun ve meydanlarda sen bunları nasıl dinletirsin ya. Kasetler olmasaydı sen yoktun. Halef, selef durumunda olduğun zat, o da Allah selamet versin, 'Elindeki belgeleri benim için açıklasın' diyor. Ben ne belgesi açıklayacağım? CD ortaya çıktığında Anayasa görüşmeleri yapıyorum, yarım saatte durduran insan benim. Teşekkür etmesi gerekirken utanmadan kalkıp, belgeleri açıklasın diyorsun. Demokrasi düşmanlarına bu ülkeyi teslim etmeyeceğiz.
Hürriyet
Burunlarından Fitil Fitil Getireceğim 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Eskişehir mitinginde "Evlatlarıma helal lokma yediremedim" dediğini belirterek, "Allah büyüktür" yorumunu yaptı. Kılıçdaroğlu, dün seçim çalışmaları kapsamında Ordu ve Samsun'da miting düzenledi. Kılıçdaroğlu, Ordu'da şunları kaydetti: İyi niyetli vatandaşların vicdanına sesleniyorum bana dünyanın herhangi bir yerinden örnek versinler oğlunun evinde 1 milyar euro olan bir başbakan göstersinler. Halen montaj diyorlar. Benim oğlum Güney Kore'de okuyor çalışıyor. Benim paramla değil hükümetin bursunu kazandı gitti. Fırsat buldukça oğlumla konuşuyorum. Konuşmalarımızı büyük ihtimal dinliyorlar zaten. Allah aşkına bir montaj yapın da ne çıkacak. Ben hiçbir zaman, 'Oğlum yurtta kalıyorsun, yurttaki paraları sıfırla' demem. Oğlumun yalanla dolanla ilişkisinin olmamasına önem veririm. Devlet sana iki uçak kırmızı plakalı araç vermiş. S e n Başbakanlık koltuğuna oturmuşsun. Bu kadar para ne olacak? Bir kefen ya. Kefenin cepleri olsa 1 milyar dolar sığmaz. Türkiye Cumhuriyeti devletinin Başbakanlık koltuğunda şaibeli biri, başçalan olarak oturamaz. Rabia işareti yapıyor. Dört bakan bir başçalan işareti. Niye bu parmak böyle dört bakan beni korusun diye. Erdoğan Bayraktar, 'Sen söyledin ben yaptım niye istifa edeyim' dedi. Bu da mı montaj? Hâlâ montaj diyor. Fezlekeler niyahayet Meclis'e geldi. İçinde ne olduğunu bilmiyoruz ama içindeki bilgiler bizde de var. Kılıçdaroğlu, daha sonra helikopterle Samsun'a geçti. Kılıçdaroğlu, Samsun'da da şunları kaydetti: Bizim vatandaş (Erdoğan'ı kastediyor) Eskişehir'de konuşmuş. Allah büyüktür. Kullandığı cümle şu; 'Evlatlarıma helal lokma yedirmediğim halde haramdan bahsedecek kalitede değilsin' diyor. Doğru söylüyor. Sen haram yedirdin, ben de haramdan bahsediyorum. Allah büyüktür, evlatlarına haram lokma yedirdin, Eskişehir'de binlerce kişinin önünde söyledin. Ben AKP'ye oy veren değerli yurttaşlarımı bu sistemin dışında tutuyorum. Dünyanın hangi ükesinde, hangi devletinde bir başbakanın oğlunun evinde dağıtıldığıktan sonra 30 milyon avro kalır. Türkiye'nin vicdanına sesleniyorum, Türkiye böyle bir rezaleti asla görmedi. Dağıtılan para 1 milyar avroydu. Sen bu parayı evinde niye saklıyorsun, helal paraysa götür bankaya yatır. Size namus sözü, CHP iktidarında bunların burunlarından fitil fitil getirip o paranın tamamını alacağım. Parayı alıp ne yapacaksın diyeceksiniz. Bu ülkenin işçisini, çiftçisine, emeklisine, esnafına çok daha fazla para vereceğiz, çünkü hortumları keseceğiz biz. Kadın temizlik demektir, sadece siyasette değil her yerde. Şimdi kadınlardan isteğim, siyaseti kirlilikten temizleyin, onları şöyle bir temizleyin.
Milliyet
509 Bin Kişi Dinlenmiş 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yakın çevresi, siyasetçi, gazeteci, yazar, STK temsilcileri ve işadamlarının da aralarında bulunduğu binlerce kişinin 3 yıl boyunca dinlendiği iddiaları ve ses kayıtlarının internette yayımlanması üzerine Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nda dinlemelere ilişkin soruşturma başlatıldı. Yapılan inceleme ve soruşturma rapora dönüştürüldü. Rapordaki verilere göre 2012 yılında 257 bin 454, 2013 yılında ise 252 bin 62 kişi olmak üzere toplam 509 bin 516 kişi dinlenenmiş. Raporda, 2012 yılı öncesine ait dinlemeyle ilgili veriler ve dinlemeyi yapan kişilerin dijital kayıtlarının TİB arşivinden silindiği tespitine yer verildi. Arşiv sisteminde yapılan silme işleminin kuşkuları arttırdığına değinilen raporda, dinleme rakamının daha fazla olabileceğine işaret edildi. Verilerin tamamına ulaşmak için yazılı dokümanların incelendiği bilgisine de yer verilen raporda, dinlemeler için 102 bin 646'sı 2012 yılında, 115 bin 217'si de 2013 yılında olmak üzere toplam 217 bin 863 mahkeme kararı çıkartıldığı vurgulandı. Yapılan inceleme sonucunda ulaşılan verilere göre iki yıl içinde 509 bin 516 kişi için 1 milyon 190 bin dinleme işlemi yapıldığı bilgisine yer verilen raporda, bazı kişilerin farklı dönemlerde birden fazla dinlenmesi sonucu dinleme işlemi sayısının fazla olduğu bilgisine yer verildi.
Radikal

SPOR 
Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, Portekizli yıldız futbolcu Manuel Fernandes'in siyah beyazlı kulüpten koptuğunu söyledi. Orman, kadın sporcularla 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle buluştuğu yemekten sonra Lig TV'ye çarpıcı açıklamalarda bulundu. İlk önce bu sezon başarılı bir performans ortaya koyan Hugo Almeida'ya dair soruları yanıtlayan Orman, "Hugo'nun kalmasını arzu ediyorum. O da ediyor. Türkiye'ye gelirken bir yıl kalıp gideceğim gibi gelmiş. Şu anda çok mutlu olduğunu kendisini evinde hissettiğini söylüyor. Biz de şartlar uyduğu taktirde kontrat yenilemek istiyoruz" dedi. Fernandes için ise aynı görüşlerde olmadığını söyleyen Orman, "Kalmasını ilk başta biz de çok istiyorduk ama koptu. Takımdan kopmaması lazımdı. İnşallah aldığı paranın karşılığını verip sahada oynadığı sürece Beşiktaş'a hep faydalı olur. Teknik kadronun kararı ama biz yönetim olarak pek sıcak değiliz" ifadelerini kullandı. Gökhan Töre'nin ise Beşiktaş'ta olduğu için başarılı olduğunu anlatan Orman, "Chelsea, Hamburg ve Rubin Kazan'da oynadığı maçları toplasanız Beşiktaş'taki kadar oynamadı. O şansı verdik. Bizde mutlu. Mutluluğun değerini bilirse kalır" dedi. Orman, Dany Nounkeu kararında ise göstereceği performansın etkili olacağını kaydetti.
Hürriyet
 
Rusya'nın Soçi kentinde geçtiğimiz ay içerisinde gerçekleştirilen Kış Olimpiyatları'nın ardından şimdi sıra Paralimpik Oyunları'na geldi. Yine Soçi'nin ev sahipliği yapacağı, çeşitli engelli gruplarından sporcuların yarışacağı paralimpik oyunları dün akşam Fisht Olimpik Stadyumu'nda yapılan açılış töreni ile resmen başladı. Alp disiplini, biatlon, kayaklı koşu, tekerlekli sandalye curlingi, kızak buz hokeyi gibi branşlarda yarışılan oyunlarda, sporcuların mücadelesi ise bugün gerçekleştirilecek yarışlarla başlayacak. Soçi'deki 11. Paralimpik Kış Oyunları'na 45 ülkeden 575 sporcu katılacak. Sporcular 5 branşta dağıtılacak toplam 72 madalya için mücadele verecek.Kış Paralimpik Olimpiyatları'na Türkiye ise ilk kez katılıyor. Oyunlarda Türkiye'yi alp disiplininde temsil edecek Esat Hilmi Bayındırlı ve Mehmet Çekiç'in yanı sıra sporcuların çalıştırıcıları Vladmir Kevo ve Murat Tosun, Bedensel Engelliler Spor Federasyonu As Başkanı Prof. Dr. Nevin Ergün ve Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu Başkan Vekili Bülent Yağar da 6 kişilik kafilede yer alıyorlar. Seremonilere ev sahipliği yapan stadın dışında buz hokeyi maçları 7 bin kişilik Shayba Arena'da, curling karşılaşmaları da 3 bin kişilik Ice Cube Curling Center'da düzenlenecek. Laura Biatlon Kayak Kompleksi, Ros a Khutor Kayak Merkezi ve Rosa Khutor Extreme Park ise kayak müsabakalarına ev sahipliği yapacak. Oyunlar, 16 Mart Pazar günkü yarışmalardan sonra yapılacak kapanış seremonisiyle sona erecek.
Milliyet
 
Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, "Aldığım duyumlara göre F.Bahçe için PTT 1.Ligi bile hayal olacak. Barcelona'nın başkanından tutun da Lyon başkanına kadar bir çok kişi ile görüştüm. FIFA'dan da insanlar vardı. Avrupa Kulüpler Birliği Başkanı Rummenigge ile de bu konuyla ilgili özel bir toplantı yapacağız. Tünelin sonu görünüyor" dedi. Hacıosmanoğlu şunları söyledi: "Hep beraber seyredeceğiz. Yakında herkes görecek, bu ülkede neler olacağını! İki gün İspanya'daydım. Herkes PTT 1.Ligi'nden bahsediyor ama burada bahsetmeyenler daha çoğunlukta. Bizim hakkımızı gasp edenlerin de haklarını korumaya çalışanlar bakalım Türk futbolunun başına ağır cezalar geldiğinde ne yapacaklar, merak ediyorum.." "Türk futbolunu, Avrupa'dan mı dünyadan mı soyutlayacağız! Yoksa burada emek hırsızlarına gerekli cezalar mı vereceğiz bunu göreceğiz. Ama Avrupa'dan bir şeylerin yola çıktığını herkes bilsin. Fenerbahçe maçı öncesinde gerilen ortamdan her zaman rakibimiz kazançlı çıktı. Trabzon şehrinin ne kadar medeni bir şehir olduğunu şampiyonluk kaybettiğinde bile gördük."
Star
 
Trabzonspor Başkan Yardımcısı ve Basın Sözcüsü Yakup Aslan, F.Bahçe maçı öncesi bilinçli oyunlar oynandığını söyledi. Aslan, Trabzon'da maç öncesi olağanüstü bir hava varmış gibi gösterilmeye çalışıldığını belirterek, "1996 yılında benzer şeyler yaşanmıştı. O zaman da kuru gürültüler çıkartılıp şehrimiz baskı altına alınmış, taraftarlarımızın motivasyonu bozulmuş, bu futbolcularımıza yansımış ve biz şampiyonluğu kaybetmiştik. Bu eskiden beri yaratılmaya çalışılan hava, aslında bilinçli yaratılan bir hava bence" dedi. Aslan daha sonra şu mesajları verdi: "Futbol açısından da diğer açıdan da Trabzon, Türkiye'nin en güvenilir şehirlerinden biridir. Bizim stadımızda şimdiye kadar yaralama, bıçaklama, silahla yaralama gibi bir durum hiçbir zaman olmamıştır, olmaz da. Bizim insanımız haksızlığa tahammül edemez, bunun dışında bilinçli insanlardır. Dolayısıyla hiçbir tehlike söz konusu değildir. Hiçbir şekilde stadyuma bir şey yansıtmamalarını istiyoruz. Bilinçli yapılan bu oyuna gelmemek gerektiğini düşünüyorum. Taraftarımızdan yalnızca takımlarını desteklemelerini istiyoruz. Rakip futbolcular daha önce olduğu gibi ortamı gererek, oyunu durdurup bundan rant elde etmek isteyebileceklerdir. Geçen yıl bunu iyi yaptılar. Şunu unutmasın taraftar, maçın durduğu her an rakibimizin lehinedir. En ufak taşkınlıkta hakemler fırsat tepmeyecektir."
Akşam
 
ÇAYKUR Rizespor deplasmanında son beş dakikada yediği golle 1 puana razı olan ve böylece Fenerbahçe ile puan farkı 6'ya çıkan Galatasaray, Akhisar'ı ağırlıyor. Türk Telekom Arena'da Fırat Aydınus'ün yöneteceği zorlu mücadele bu akşam saat 19.00'da. Lider F.Bahçe'nin zorlu Trabzonspor deplasmanında puan kaybetme ihtimalini göz önüne alan Galatasaray, Manisa temsilcisinin karşısına mutlak galibiyet hedefiyle çıkıyor. Teknik direktör Roberto Mancini'yi en çok düşündüren konu kart cezalısı Selçuk İnan'ın olmayışı. Zira sarı kırmızılılar Selçuk'un bu sezon oynamadığı Antalya ve Akhisar maçlarında 5 puan kaybetmişti. Antalya ile berabere, Akhisar'a ise kaybeden Aslan'a bir kötü haber de önceki gün Emre Çolak'tan geldi. Milli takımdan sakat dönen futbolcu 1 ay sahalardan uzak kalacak. Konuk ekipteyse Kenan Özer ve Merter kart cezalısı. Sakat olan Bilal ve Sesar'ın ise oynaması şüpheli. İki takım arasında bugüne kadar oynanan üç maçta konuk ekibin üstünlüğü bulunuyor. Akhisar 2 kez galip gelirken Aslan bir kez rakibini dize getirdi. Spor Toto Süper Lig'de bugün üç maç daha var. Saat 13.30'da Elazığspor Kasımpaşa'yı ağırlayacak. Maçı Çağatay Şahin yönetecek. 16.00'da Halis Özkahya'nın düdük çalacağı müsabakada Bursaspor, Karabük'ü konuk edecek. 19.00'daki maçtaysa Kayseri Erciyesspor, evinde Torku Konya ile karşılaşacak. Maçı İlker Meral yönetecek.
Radikal
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme