9 Mart 2014 Pazar

09.03.2014 Genel Gündem


09.03.2014

GÜNDEM

Vardiya Onda 
Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, özgürlüğünün ilk gününde 76'ncısı düzenlenen 'Sessiz Çığlık' eylemine katılarak, Vardiya Bizde Platformu'na destek verdi. Beşiktaş Meydanı'nda vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılanan Başbuğ'un yanı sıra CHP milletvekilleri Melda Onur, Umut Oran, sanatçılar Altan Erkekli ve Levent Kırca ile eski bakan Yaşar Okuyan da protestoya katıldı. Konuşmasına 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü kutlayarak başlayan Başbuğ, şunları söyledi: "Öncelikle bütün dünya kadınlarını, Türk milletinin kadınlarını ve özellikle kahraman, cesur, kar-kış demeden her zaman eşlerinin yanında olan Vardiya Bizde Platformu'nun bütün kadınlarını candan kutluyorum. Dün de ifade ettiğim gibi benim dün bu esaret döneminden kurtulmam hürriyetime kavuşmam bir başlangıçtır. Bunun devamı mutlaka gelecektir, bundan emin olun. Tabii Türk Silahlı Kuvvetleri'ne en büyük darbe Balyoz davası vasıtasıyla vurulmuştur. 323 silah arkadaşım bu dava kapsamında şu anda cezaevlerinde tutuklu olarak bulunmaktadır ama inanıyorum ki onlarında özgürlüğü yakındır. Bütün silah arkadaşlarımın en yakın zamanda bizlerle beraber olmalarını yürekten diliyorum. Bunu elbette bekleyeceğiz ve takip edeceğiz. Bu arada özellikle bütün milletvekilleri tutuklu durumda olan, ceza durumunda olan bütün milletvekilleri hürriyetlerine kavuşup, serbest olurken bugün cezaevlerinde sadece bir milletvekili vardır. O da Engin Alan. Onun bugün aramızda olmaması her şeyden evvel bana göre Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ayıbıdır. Ben Kuleli Askeri Lisesi'nde 15 yaşında lise 1'deyken, Engin ortaokuldaydı. Askeri ortaokuldaydı. Belki 12-13 yaşında, onu o yıllardan beri tanırım. Beraber çok yerde görev yaptık ama dediğim gibi bugün gerçekten bir tek milletvekilinin Balyoz davası kapsamında cezaevinde bulunması hepimizin ayıbıdır. Her şeyden evvel de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ayıbıdır. Ben tekrar burada bu yağmur altında buraya gelerek Vardiya Bizde Platformuna destek veren herkese, siyasetçilerimize, Beşiktaşlılara candan teşekkür ediyorum. Şunu tekrar söylüyorum: Balyoz davasındaki arkadaşlarımızın bütün arkadaşlarımızın özgürlüğü de yakındır bunu hep beraber göreceğiz. Burada hep beraber onları kucaklayacağız. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum, teşekkür ediyorum."
Hürriyet


Yargıtay Bozarsa Yüce Divan 
Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ'u tahliye eden mahkeme kararında, Başbuğ'un Yüce Divan'da yargılanması gerektiği itirazının yasal dayanaktan yoksun olmadığı, ancak buna Yargıtay'ın karar vereceği şeklindeki Anayasa Mahkemesi (AYM) gerekçeli kararına aynen yer verildiği ortaya çıktı. AYM'nin Yüce Divan'la ilgili bu tespitlerinin, tahliyeyi veren mahkeme kararında da yer alması, dosyanın temyiz aşamasında Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nce inceleneceği için önemli bulundu. Başbuğ, gerekçeli kararın yazılıp dosyanın Yargıtay'a gönderilmesinden sonra vereceği temyiz dilekçesinde, Yüce Divan itirazını tekrarlayacak. Yargıtay, Başbuğ'un bu itirazını kabul ederse, Ergenekon davası için bu kez de Ankara'da Yüce Divan maratonu başlayacak. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Balyoz davası kararında, kuvvet komutanı olan sanıklar Özden Örnek ve Halil İbrahim Fırtına'nın Yüce Divan'da yargılanmaları yönündeki itirazını reddetmişti. Kararda, "Görevle ilgili suçun yasal görevden doğan, görevle bağlantılı ve bu görevle illiyet bağı içersinde olması gerekmekte olup asker olan tüm sanıklar ile sanıklar Özden Örnek ve Halil İbrahim Fırtına'nın Balyoz Güvenlik Harekât Planı'nın icrasına yönelik Suga ve Oraj Harekât planlarını hazırladıkları ve bu planların icrası kapsamında görev alarak bu görevlerin icaplarını yerine getirdikleri iddiasının, yasal görevlerinden doğmadığı gibi görevleri ile bir ilgisinin de bulunmadığı anlaşıldığından, mahkemenin davaya bakmasında isabetsizlik görülmemiştir" denilmişti. Bu kararın ardından Balyoz davasına bakan özel yetkili İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, kanun değişikliğiyle ortadan kaldırıldı. Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu'nda yapılan değişiklikle, Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri komutanları ile Jandarma Genel Komutanı'nın görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan'da yargılanacakları, bu suçlardan dolayı haklarında soruşturma açılmasına Başbakan'ın izin vereceği hükme bağlandı. Bu değişikliklerin yanı sıra Anayasa'nın 148. maddesinde, Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri komutanları ile Jandarma Genel Komutanı'nın görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan'da yargılanacağı belirtilirken, askeri yargıyı düzenleyen anayasanın 145. maddesinde ise, devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlara ait davaların her halde adliye mahkemelerinde görüleceği kaydediliyor. Başbuğ'un Yüce Divan itirazını Yargıtay 9. Ceza Dairesi karara bağlayacak.
Milliyet
 
Kadın Komandoların Boğaziçi Harekatı 
Jandarma Komando Özel Asayiş Komutanlığı dağcılık timlerine bağlı ekipler 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Boğaziçi Köprüsü'nde, "Dünya Kadınlar Günü" temalı pankart ve Türk bayrağı astı. Jandarma'nın kuruluşunun 175. yıldönümü nedeniyle ilk kez düzenlenen sıradışı gösteride komandolar halatlarla köprüden aşağı indi. Köprü üzerinde özel kıyafetlerini giyen 4'ü kadın 8 personel ikişerli gruplar halinde 64 metre yükseklikten denize indi. Yaklaşık 7 dakika süren heyecan dolu inişin ardından komandolar kendilerini bekleyen askeri botlarla Ortaköy'de karaya çıktı. Komandoların gösterisi kıyıdan da ilgiyle izlendi. Gösteriye, Hakkari'den Jandarma Kıdemli Çavuş Songül Karapınar, Ardahan'dan Jandarma Kıdemli Çavuş Hatice Özbek, Bodrum'dan Jandarma Çavuş Esma Akgül ve Tunceli'den Jandarma Çavuş Yasemin Yalçın Eroğlu katıldı.
Akşam
 
 
Beyaz Saray: Mesaj Alınmadı 
Beyaz Saray yönetimi, Başkan Obama'nın geçen ay Başbakan Erdoğan ile yaptığı telefon görüşmesinde, Erdoğan'ın Fethullah Gülen'e dair şikâyetleri için "Mesaj alınmıştır" dediği iddiasını "Sayın Gülen ile ilgili Başkan Obama'ya atfedilen cevap doğru değildir" denildi. ABD yönetimi, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın 19 Şubat'ta Başkan Barack Obama ile yaptığı telefon görüşmesinde Fethullah Gülen'e dair aralarında geçtiğini iddia ettiği konuşmayla ilgili açıklama yaptı. Başbakan Erdoğan'ın önceki gece bir ATV-A Haber kanallarının ortak yayınında dile getirdiği, Obama'yla yaptığı konuşmada Türkiye'deki huzursuzluğun kaynağının Gülen olduğunu Obama'ya açıkça dile getirdiği ve Obama'nın da bu sözlere olumlu bakıp "Mesaj alınmıştır" dediği iddiasıyla ilgili yazılı bir açıklama yapan üst düzey Beyaz Saray yetkilisi, Obama'ya atfedilen cevabın doğru olmadığını söyledi. Yazılı açıklamada şöyle denildi: "Sayın Gülen ile ilgili Başkan Obama'ya atfedilen cevap doğru değildir. O 19 Şubat konuşmasında, Başkan Obama hukukun üstünlüğüne dayanan sağlam politikaların ve aynı zamanda ülkelerimiz arasındaki karşılıklı saygıya dayalı ilişkilerin önemine değindi. Özellikle karşılıklı menfaatlerin olduğu birçok bölgesel konuda Türkiye ile beraber çalışmaya olan taahhüdümüz devam ediyor."
Radikal
 
EKONOMİ 
ABD Doları               2, 2032           2, 2060
 1 Euro                        3, 0572           3, 0618
İngiliz Sterlini             3, 6841           3, 6908

Çekmecedeki 100 Milyon Cep Telefonu Toplanmayı Bekliyor 
Türkiye'de 100 milyon adet eski cep telefonu atıl vaziyette çekmecelerde bekliyor. Her yıl 14 milyon yeni cep telefonu kullanıma girerken, 14 milyon eski telefon da çekmeceye atılıyor. Ancak yönetmelikler yayınlanmasına rağmen kullanılmış cep telefonlarının toplanıp dönüştürülmesiyle ilgili süreç başlamış değil. Konuyla ilgili dünya örneklerinin de yer aldığı bir araştırma hazırlayan Bilgi Teknolojileri ve İletişimi Kurumu (BTK) uzmanlarından Abbas Güvenç, muhteviyatında zehirli kurşun, cıva, kadmiyum ve astatin gibi maddelerin bulunduğu cep telefonu atıklarının hem çevre hem de insan sağlığına zarar verdiğine dikkat çekti. Akıllı cep telefonlarının yaygınlaşması, kullanılır vaziyetteki birçok telefonu atıl hale getiriyor. Eski telefonların yol açtığı kirlilik sorunu önemli boyutlarda. Eski telefonların toplanmaması çevre kirliliğine neden oluyor. Kullanılmış cep telefonları ve yedek parçaları, sıradan çöpler gibi çöplüğe atılarak çöp depolarına gidiyor. Bu durumda cihazlarda bulunan kurşun, nikel, kadmiyum ve cıva gibi ağır metaller toprağı ve yer altı sularını kirletiyor ve zehirliyor. Cep telefonunda altın, gümüş, paladyum, bakır gibi değerli metaller de bulunuyor. BTK'da görevli mühendis Abbas Güvenç'in "Kullanım dışı kalan telefonların imhası, geri dönüşümü, dünya uygulamaları ve çözüm önerileri" başlıklı uzmanlık tezinde dikkat çekici istatistikler yer alıyor. Buna göre mobil telefonların ortalama kullanım ömrü 5 ile 8 yıl arasında değişiyor. 67 milyondan fazla cep telefonu abonesinin bulunduğu Türkiye'de yılda 14 milyon yeni mobil cihaz kullanıma giriyor, bir o kadarı da kullanım dışı kalıyor. Dünya genelinde ise 6,5 milyar cep telefonu bulunuyor ve yılda yaklaşık 1,3 milyar telefon imha sürecine giriyor. Güvenç'in tezinde ulaştığı sonuca göre Türkiye'de elektronik atıkların dönüşümüyle ilgili yönetmelikler yayınlanmasına rağmen cep telefonlarının geri dönüşümü yönünde başlatılan çalışma ve projelerden sonuç alınamadı. Elektronik atık yönetimi konusunda dünyadaki en katı sistem İsviçre'de. Cep telefonu üreticilerinin organizasyonuyla hayata geçen gönüllü vakıfl ar elektronik atıkların toplanması, taşınması, fi nansmanı için ithalat ya da satış esnasında üreticiler, geri dönüşüm fonuna belirli bir ücret ödüyor. Bu ücret yeni cihaz alımında tüketicilere fatura ediliyor. Yeni cihaz alınırken ödenen ücretle eski cihazın geri dönüşüm maliyeti karşılanıyor. İngiltere'de eskiyen cep telefonları aralarında yardım derneği, perakendeci, üretici, bakım onarım, yeniden kullanım ve geri dönüşüm şirketlerinin yer aldığı 102 online gönüllü geri alma programı aracılığıyla toplanıyor. Kullanıcılar telefonlarını, posta ya kargoyla gönderebiliyor ya da toplama noktasına bırakabiliyor. Toplama programları eski telefona nakit ödeme, yeni telefon alımında indirim, hediye çekilişi, ekstra konuşma dakikaları ve fatura indirimleri gibi yöntemlerle kullanıcıları teşvik ediyor.
Zaman
 
Ya İndirin Ya İndiririm 
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) çiçeği burnunda Başkanı Mustafa Yılmaz, görevine hızlı başladı. Yılmaz'ın imzasıyla akaryakıt şirketlerinin tamamına bir yazı gönderilerek, yapılan çalışmalarda katkılı ve normal ürünler arasındaki fiyat farkının yüksek olduğunun tespit edildiği vurgulandı. Yazıda, "Katkılı ve standart ürün fiyatları arasındaki farkın 20 Mart 2014 tarihine kadar makul düzeye çekilmesi gerektiği" kaydedilerek, aksi halde Kurumun ilgili kanun gereği tavan fiyat uygulamasına geçeceği ifade edildi. İki aya kadar tavan fiyat uygulama yetkisi bulunana EPDK, geçtiğimiz yıl da sektöre benzer bir uyarıda bulunarak süre tanımış, şirketlerden 3-5 kuruş arasında indirimler gelmişti. EPDK, Petrol Piyasası Bilgi Sistemi aracılığıyla akaryakıtın özelliklerini iyileştirmeye yönelik organik ve inorganik katkı maddeleri ilave edilen motorin ve benzin türleri ile bu işlemin yapılmadığı ürünlerin fiyat ve miktar bilgilerini ayrı ayrı takip ediyor. Son dönemde katkılı akaryakıt türlerini yakın mercek altına alan Kurum, katkılı ürünlerin içeriğine yönelik çeşitli bilgileri de akaryakıt şirketlerinden talep etti. Tüketiciler açısından da önem taşıyan söz konusu bilgilerin iki hafta içinde EPDK'ya ulaştırılması isteniyor. Akaryakıt şirketlerinin göndermesi gereken bilgilerin başında, "2013 yılı boyunca şirketlerce yapılan katkılı motorin ve katkılı benzin ürün miktarı" geliyor.
Hürriyet
 
Gaza Geldiler 
Halk arasında yaygın olarak "tüpgaz" adıyla bilinen LPG (sıvılaştırılmış petrol gazı), ısıtma, pişirme ve aydınlatmada kullanılan bir enerji türü. Eskiden Türkiye çapında hemen hemen her evde kullanılan tüpgaz, son yıllarda doğalgaz kullanımının artmasıyla zor bir dönemden geçiyor. Tüpgazcılar, doğalgazla rekabeti sürdürmek için kimi zaman fiyatlarını düşürerek kâr oranlarından fedakârlık yapmak zorunda kalırken, tüpgaz ve dökmegaz pazarları yine de son yıllarda daralma trendi gösteriyor. İşte bir sektör temsilcisi ile bu rakamlar üzerinden sohbet ederken, bu rekabetin aslında Rekabet Kurumu'na kadar intikal ettiğini öğrendik. Birkaç yıl önce gerçekleşen olayda, LPG satışı yapan firmalar, "Dağıtım şirketleri, doğalgazın ucuz olduğunu anlatmak için tüpgaz kıyaslaması yaparak imajımızı zedeliyorlar" şikâyetiyle Rekabet Kurumu'na başvurdu. Doğalgazın yaygınlaşması ile tüpgaz ve dökmegazın pazar payı küçülürken, tüpgaz-doğalgaz rekabeti rakamlara da yansıyor. EPDK sektör raporlarına göre, 2006 yılında yaklaşık 1.5 milyon ton olan yıllık tüp gaz satışları, 2012 yılında 889 bine düştü. Öte yandan sektör derneklerinin hesaplamalarına göre, 2006 ila 2012 arası yaklaşık 3 milyon konut doğalgaza geçti. Doğalgaz dağıtım şirketleri, pey der pey özel sektöre devredilirken, bu şirketler yeni abone kazanabilmek için yoğun bir şekilde kampanyalar düzenledi. Bu kampanyalarda tüpgaz ile doğalgaz arasındaki fiyat farkının kullanılması ise tüpgaz satışı yapan firmaları rahatsız etti. Rekabet Kurumu'na intikal ettirilen bir olay oldukça ilginç
Hürriyet
 
İran Gazı Rusya'ya Rakip Olacak 
Şubat sonundan bu yana Ukrayna ve Rusya arasındaki gerginlik ve takibinde duruma ABD ve AB'nin müdahil olması bir yandan savaş senaryolarını öne çıkarırken diğer taraftan Rus gazına bağımlı Avrupa'nın ne yapacağı sorularını ön plana alıyor. Mevcut durumda Avrupa'nın doğalgaz ihtiyacının yüzde 30'u Rusya'dan karşılanırken ABD yüzde 15 civarında bir doğalgazı da Ukrayna üzerinden alıyor. Şu anda Rus'ların Avrupa'ya gazı kesme veya fiyatları artırma düşünceleri olmasa da, durumun daha da kritikleşmesi Avrupa'nın elini zora sokabilir. Kısa vadede olmasa da, uzun vadede bu duruma çözüm hiç beklenmedik bir yerden, İran'dan gelecek gibi görünüyor. Dünya'daki doğal gaz rezervleri 187,3 trilyon metre küp ve listenin en tepesinde 33,6 trilyon metre küp ispatlanmış rezerv ile İran bulunuyor. İkinci sıradaki Rusya'nın rezervleri İran'la başa baş konumda ve 32,9 trilyon metre küp büyüklüğünde. İki ülkenin Dünya'daki toplam rezervin yüzde 35'ini oluşturduğu düşünülürse, Ukrayna'daki gibi politik etkenlerin küresel ekonomide ne kadar önemli olacağı tartışılmaz. Ukrayna'daki gerginlik doğalgaz sorusunu yeniden öne çıkarken, ABD'nin bundan birkaç ay önce İran'a olan yaptırımları azaltmaya başlaması da konuşulabilir. Avrupa'nın 23 Ocak 2012'de İran'a uygulamaya başladığı petrol ve doğal gaz ambargosu ve ABD'nin petrol ambargosu hala devam etse de, Rusya riskine karşı bu konularda da ileriki aylarda gevşemeler görülebilir. Özellikle Türkiye üzerinden geçen İran doğal gaz boru hatlarının Bulgaristan ve Yunanistan üzerinden Avrupa'ya ulaştırılması için çalışmaların yoğunlaştırılması söz konusu olabilir. Kısacası önümüzde ABD ile İran'ın biraz daha yakınlaşması için yeterli bir mazeret ortamı oluşuyor yavaşça. Rusya'nın Kırım'daki durumu, Avrupa'nın Rusya'dan aldığı gazın 2009 Ocak ayında olduğu gibi kesilmesi korkularını besleyebilir. Bu da alternatif kanalların açılması ihtiyacına ve zaten bir adım atılmış olan İran'a uygulanan ambargoların azaltılarak doğal gazın İran'dan sağlanması yolunu açabilir. İran gazının geçtiği ülkelerin başında gelen Türkiye ise bu durumdan faydalanabilecek ülkelerin başında geliyor.
Milliyet
 
Dünyaya Açılınca, 2013'te Otomotiv İhracatı Yükseldi 
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, AK Parti'nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana otomotiv sektörüne yaklaşık 14 milyon liralık destek sağlandığını bildirdi. Bakan Zeybekci, otomotiv sanayi için 2002 yılından 2013 yılı sonuna kadar bin 478 adet teşvik belgesi düzenlendiğini, yine aynı dönemde 13 milyon 386 bin liralık enerji desteği, 851 bin 716 liralık da faiz ödemesi desteği sağlandığını ifade etti. Zeybekci, AB ile eşit şartlarda rekabet edilebilmesi ve yeni pazar payları oluşturulabilmesi için AB üyelikleri nedeniyle STA'ları feshedilen 11 adet merkezi ve doğu Avrupa ülkesi hariç 19 ülke ile STA imzalandığını belirtti. Zeybekci, "STA ülkelerine yapılan ihracatımız bu ülkelerdeki genel ihracatımız içinde yüzde 7.3'lük bir paya sahiptir. 2013 yılında STA ortaklarımıza gerçekleştirilen otomotiv ihracatımız bir önceki yıla göre yüzde 33 artarak 1.6 milyar dolara yükseldi" dedi.
Türkiye
 
3. Köprü Hızla Yükseliyor Havaalanı Da Hızlanacak 
Yapımı süren Yavuz Sultan Selim köprüsünün hızla yükseldiğini söyleyen Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, diğer projelerde de çalışmaların hızlandırılacağını söyledi. 3. köprünün hızla yükseldiğini, çalışmaların herhangi bir aksama olmadan devam ettiğini söyleyen Elvan, Karaman'da yaptığı konuşmada, "3. havalimanına yönelik çalışmalarımız da sürüyor. O da hızlanacak. Büyük projelerimizden biri de Kanal İstanbul. Ayrıca İstanbul'u İzmir'e bağlayan otoyol projesi. O proje de hızla devam ediyor. Bu ayın 15'i itibarıyla Körfez geçişine yönelik olarak köprünün ayaklarını suya indireceğiz. Bu, 4.5 kilometre uzunluğu ile dünyanın 4. büyük asma köprüsü olacak. İnşallah 13'ünde Çayyolu metrosunu Ankara'da açacağız. Eskişehir-İstanbul Yüksek Hızlı Tren hattında da test sürüşü yapılmayan kesimlerde sürüşlere başlayacağız" dedi.
Türkiye
 
Şimşek: Devlet Dünyadan Alacaklı Hale Geldi 
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin döviz ve altın rezervleriyle borçları arasında pozitif bir fark olduğuna dikkat çekti. Devletin dünyadan alacaklı hale geldiğini ifade eden Şimşek "Özel sektör 174 milyar dolar açık pozisyona sahip fakat özel sektörün bu açık pozisyonun sadece 17 milyar doları 1 yıl veya daha düşük vadede. Ama borçlu olan özel sektörün yüzde 80'inin de ihracat geliri var. Eğer biz güven ortamını ve istikrarı korursak, özel sektör bunu rahat götürür" diye konuştu. Adana'da düzenlenen 'Vergi Rekortmenleri Ödül Töreni'ne katılan Şimşek, konuşmasında yaklaşan yerel seçim öncesi çeşitli siyasi partilerin vergi yükü ağır olan akaryakıt fiyatları üzerinden popülizm yapabileceklerine dikkat çekti. Bu süreçte siyasilerin 'akaryakıt fiyatlarını indireceğiz' sözleri vereceğini vurgulayan Şimşek "Ama nasıl indireceksin? Şimdi siz ithal ettiğiniz bir ürünün fiyatını ucuzlatırsanız tüketimi artar, bütçe açığı artar, cari açık artar, ikiz açık verirsiniz. Türkiye bundan çok çekti" dedi.
Star
 
Gerekirse Türkiye'den Yeni Bir Banka Da Satın Alabiliriz 
Bank of China'nın uçak kiralama iştirakinin yönetim kurulu başkanı ve Çin Dış Ticaret Teşvik Konseyi Başkanı Yanling Zhang, Türkiye'de bankacılık sektörüne girmek için araştırmalarının sürdüğünü açıkladı. Zhang, Bank of China'nın lisans almak için 300 milyon dolar ödeyip ödeyemeyeceği sorusu üzerine, miktar konusunda emin olmadığını, durum 300 milyon dolar verilmesini gerektirirse verilebileceğini söyledi. Karşılıklı olarak iki ülkenin tecrübelerini paylaşmaları gerektiğini, bunun Türkiye ve Çin için her yönden iyi olacağını ifade eden Zhang, "Şu an herşey sorunsuz bir şekilde devam ediyor. Türkiye'de bir irtibat ofisi açtık ve Türk girişimcilerden lisans için bilgi ve tavsiyeler alıyoruz. Bu ülkede ticaret ve yatırımın çok hızlı geliştiğini görüyorum. Türkiye'den banka satın alınması da gerçekleşebilir" bilgisini verdi. Geçtiğimiz günlerde İnşaat Sanayicileri İşverenleri Sendikası'nın (İNTES) etkinliğine katılan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, dünyanın en büyük bankalarından birinin Türkiye'de lisans almak için başvurduğunu ve kendisine lisans verilmek üzere olduğunu açıklamıştı. Açıklamanın ardından kulislerde bu bankanın Bank of China ya da Wells Fargo olabileceği ifade edilmişti.
Akşam
 
DÜNYA 
Erdoğan, Güçler Ayrılığının Önemini Anlamıyor 
Avrupa Parlamentosu'nun (AP) kıdemli üyelerinden Andrew Duff, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın 'güçler ayrılığı ilkesinin' önemini anlamadığını söyledi. İngiliz siyasetçi, "Bizim esas kaygımız, liberal demokrasinin ve anayasal hükümetin temel prensibi olan güçler ayrılığı ilkesinin Türkiye'de artık saygı görmüyor olması." diye konuştu. Başbakan'ın demokratik yollarla seçildiğinde şüphe olmadığını vurgulayan Liberal vekil, "Ama ben ülkeyi demokratik bir şekilde yönetmediğini düşünüyorum. Demokratik yönetim demek sadece size destek verenleri memnun etmek değil, sizi desteklemeyenler de dahil tüm ülkeyi temsil edecek şekilde yönetmek demektir." ifadelerini kullandı. Erdoğan'ın işine geldiğinde Hizmet hareketini kullanmaktan çekinmediğini belirten Duff, paralel devlet iddialarıyla ilgili olarak bakanların Başbakan kadar ikna olduklarını sanmadığını ifade etti. Zaman Brüksel Temsilcisi Selçuk Gültaşlı'nın Samanyolu Haber'de yayınlanan Avrupa Masası programına misafi r olan Andrew Duff, 17 Aralık yolsuzluk operasyonlarının ardından Türkiye'de yaşananları yakından takip etmeye ve doğru sonuçlar çıkartmaya çalıştıklarını söyledi. Başbakan Erdoğan'ın hükümete karşı darbe yapıldığı söylemini inandırıcı bulmadığını aktaran AP vekili, "Elbette seçilmiş bir siyasetçi olarak benim rakiplerimden hoşlanmamam, onlara güvenmemem ve hatta gerektiğinde onlarla savaşmam normal. Ancak darbeler ve komplolar alemine dalarsanız gerçeklerden kopuk olduğunuzu ifşa etmiş olursunuz." diye konuştu. Yolsuzluk operasyonlarıyla ilgili olarak 'dış güçleri' suçlayan Erdoğan'ın 'açıkça hor gördüğü Avrupa Parlamentosu'ndan da bahsettiğini' savundu. İngiliz siyasetçi, Erdoğan'la 21 Ocak'ta Brüksel'de yaptıkları görüşme için ise "Başbakan da dâhil herkes kendini kontrol ettiği ölçüde görüşmemiz nezaket sınırları içinde bir görüş alışverişi olarak gerçekleşti. Ancak ben kendisinin bizim söylediklerimizi tam olarak anladığını zannetmiyorum." ifadelerini kullandı.
Zaman
 
Kırım Tatarları Bm'den Yardım İstedi 
Ukrayna'ya bağlı Kırım Özerk Cumhuriyeti parlamentosunda Rusya'ya katılma kararı alınmasından sonra Kırım Tatarları, bölgede bir iç savaş tehlikesinin ciddi boyuta ulaştığını vurgulayarak BM Barış Gücü talep etti. Kırım Tatarları, dünyadaki tüm teşkilatlarına BM, AB, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) ile İslam İşbirliği Teşkilatı'na (İİT) Kırım'a acil Barış Gücü gönderilmesi için müracaat edilmesi çağrısı yaptı. Ankara'daki Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezi'nden yapılan duyuruya göre çağrıda özetle şöyle denildi: "Kırım Parlamentosu kendi içinde akıl dışı bir hukuksuzluk sergilemektedir. Kırım'da durum çok kritiktir ve her geçen gün daha kötüye gitmektedir. Rusya Federasyonu ordusu desteğini alan Rusya yanlısı grupların Kırım'ın barışsever sakinlerine saldırıları artmaktadır. Kırım'da kan dökülmesi an meselesidir. Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü korumak ve Kırım'da kan dökülmesinin önüne geçmek için BM Barış Gücü'nün derhal Kırım'a gelmesi hayati bir zorunluluktur. Bu itibarla, teşkilatlarınız, üyeleriniz ve kamuoyu ile birlikte ivedilikle BM'ye, AB'ye, AGİT'e ve İİT'ye Kırım'a Barış Gücü askerleri göndermeleri konusunda acil müracaatlar yapılmasını rica ederiz."
Hürriyet
 
Mavi Marmara İsrail'e Ders Olmuş 
Türkiye ve İsrail arasında Mavi Marmara baskınında ölenlerin yakınlarına verilecek tazminatlara ilişkin görüşmeler sonuçlanmazken İsrail ordusu Mayıs 2010'da yaptığı baskından 'dersler' çıkardı. İsrail'de yayımlanan Haaretz gazetesinin haberine göre Gazze'ye taşıdığı öne sürülen İran'ın Klos-C tipi kargo gemisine düzenlenen operasyonda İsrail donanması ve ordunun medya bölümü yakın bir işbirliği sergiledi. Haaretz'e konuşan üst düzey askeri kaynaklar, operasyon boyunca kamerayla görüntülü ve sesli kayıt alındığını, bunun da 'Mavi Marmara'nın da dahil olduğu eski olaylardan alınan derslerin sonucu olduğunu' belirtti. Donanmadan Albay Ran Steigman, "Başka yerlerdeki insanların bunun nasıl yapıldığını bilmeleri lazım. Asker ve subaylara etraflarında bir kameranın dolanmasının sorun yaratmayacağı söylendi" açıklamasını yaptı. Dün Eilat limanına geminin çekilmesiyle tamamlanan operasyonda yaklaşık 300 asker görev yaptı. İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif'in Gazze'ye silah gönderildiği iddiasını 'başarısız yalanlar' ifadesiyle yalanlamasına rağmen İsrail ordusu, Panama bandıralı gemide bulunan silah ve roketlerin İran'a ait olduğunu vurguluyor. Haaretz'in haberinde ordunun 'gemi mürettabatının taşıdığı yükten hiçbir şekilde haberi olmadığına ordunun ikna olduğu' bilgisi de yer aldı. Komandolar gemiye çıkmadan önce kaptan geminin silah taşıdığından şüphelendiği bildirildi. Steigman, Türk olan kaptanın 'şaşırdığını' belirtti. İsrail askerleri gemi içerisindeki aramada Suriye üretimi M- 302 cinsi füzelerin daha az gelişmiş bir şekline benzeyen onlarca füze buldular. Türk kaptan bulunan roketlerin yanına götürülerek geminin kendisine haber verilmeyen yükünü gözleriyle görmesi sağlandı. Askerlerin güvenlik gerekçesiyle devam etmedikleri gemiyi arama işine dün Eilat limanında tekrar başlandı.
Milliyet
 
Malezya Uçağı Kayıp 
Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'dan Çin'in başkenti Pekin'e gitmek üzere havalanan Malezya Havayolları'na ait 227 yolcu ve 12 mürettebatın bulunduğu yolcu uçağıyla irtibatın koptuğu ve tüm çalışmalara rağmen uçağa ulaşılamadığı bildirildi. Kalkıştan iki saat sonra iletişimin kesildiği uçağın, Güney Çin Denizi üzerinde, Vietnam hava sahası yakınında düştüğü bildirildi. Vietnamlı yetkililerin, iki bölgede uçakların çarpışma sonucu denize akıttığı petrol izlerini tespit ettiği bildirildi. Vietnam hükümetinden yapılan açıklamaya göre, petrol tabakaları güney Vietnam'da belirlendi. Su yüzeyindeki petrol tabakalarının 10 ve 15 kilometre uzunluğunda olduğu ve kaza yapan bir uçaktan akan tabaka türü olduğu belirtildi. Uçağın yerinin tam olarak belirlenmesinin ardından bölgeye arama kurtarma ekipleri sevk edildi. Yolcu uçağıyla irtibat kesilmesinin ardından uçakta bulunanların yakınları havaalanına geldi. Yetkililerden bilgi almaya çalışan bu kişiler, yaşlı gözlerle bekledi. Öte yandan, uçakta Türk yolcu bulunmadığı öğrenildi. Malezya Havayolları, Asya'nın en büyük havayolu şirketlerinden. Şirketin dünya çapında 80 noktaya günde 37 bin yolcu taşıdığı belirtiliyor.
Star
 
Öso Krizine Yapay Çözüm 
Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), İstanbul'da iki gün süren toplantının sonunda yapı içerisindeki krizi, Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Selim İdris'in görevden alınma kararını onaylanıp İdris'i SMDK Başkanı Ahmed el Carba'nın danışmanlığına getirmekle çözüme kavuşturdu. Geçtiğimiz hafta ani bir kararla İdris'in görevden alınmasıyla patlak veren krizde, ÖSO komutanları, Selim İdris'in yanında yer alarak kararı protesto etmişti. İstanbul'da yapılan toplantı sonrasında yapılan açıklamada, 16 Şubat'ta alınan karar gereğince Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Selim İdris'in görevden alınmasının onaylandığı, yerine ÖSO'nun Suriye'nin güney bölgesi komutanlarından Tuğgeneral Abdulilah el-Beşir'in atanması ve yardımcılığına da Kurmay Albay Heysem Afisi'nin getirilmesi konusunda anlaşmaya varıldığı belirtildi. İdris'in ise, SMDK lideri Ahmed Carba'nın danışmanlığına atandığı açıklandı.
Star
 
Türkiye İçin Birlik Şart 
İlk 'Arap Baharı anayasası'nın kabul edildiği Tunus'ta, değişimin öncüsü konumundaki Nahda Hareketi lideri Raşid Gannuşi İstanbul'da katıldığı programda önemli mesajlar verdi. Gannuşi, Türkiye'de yaşanan siyasi gelişmelerle ilgili olarak "Türkiye'nin şu anda birliğe ihtiyacı var. Bunun için çaba sarfedilmeli" dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Arap dünyasındaki popülaritesinin devam ettiğini kaydeden Raşid Gannuşi, "Türkiye, bölgesi için örnek bir devlet haline gelmiştir. Bunun devam etmesi gerekiyor. Umarım sıkıntılar çözülüp tekrar birlik yakalanır" yorumunu yaptı. Suriye ve Mısır'da devrimin başarılı olacağını da ifade eden Gannuşi, "Arap Baharı devam ediyor. Korku duvarları yıkıldı. Halk devrimleri sonunda kazanır" ifadelerini kullandı. Tunuslu siyasetçi, Türkiye ile Mısır'daki gösterileri kıyaslayan bir soruya "Bunları karıştırmamak gerek. Mısır'daki gösterilerde binlerce kişi öldü. Türkiye'de bu boyutta olaylar olmadı" cevabını verdi. Suudi Arabistan'ın Müslüman Kardeşler'i (İhvan) terör listesine almasını 'kabul edilemez' olarak niteleyen Gannuşi, "İhvan'ın neredeyse ömrü bir asrı bulacak. Bu saatten sonra bu örgütten terör çıkmaz" diye konuştu.
Akşam
 
Gül'den Basbuğ'a 'Geçmiş Olsun' Telefonu 
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, tutukluluk süresini 5 yıla indiren yasayı onaylamasının ardından İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesi Ergenekon davasından müebbet hapis cezasına çarptırılan Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un tahliyesine karar verdi. Cumhurbaşkanı Gül, Silivri Cezaevi'nden 792 gün sonra tahliye edilen Başbuğ'u telefonla arayarak geçmiş olsun dileklerini iletti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da tahliye kararının ardından Dolmabahçe'deki Başbakanlık Çalışma Ofisi'nde bulunduğu sırada, Başbuğ'u telefonla arayarak geçmiş olsun dileklerini iletmiş ve karardan duyduğu memnuniyeti iletmişti.
Akşam
POLİTİKA 
Terorist Oyunu Mu 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un tahliyesine ilişkin "Tahliyesi çok güzel olmuştur" dedi. Bahçeli, Başbuğ'un teröristlikle suçlandığını da ima ederek, "Acaba başka teröristlerle ilgili de bir oyun mu oynanıyor" diye sordu. Dün Ankara'da partisinin Genel merkezinde Siyaset ve Liderlik Okulu'nun 10. dönem açılış törenine katılan Bahçeli, gazetecilerin soruları üzerine şu değerlendirmelerde bulundu: (İlker Başbuğ'un tahliyesine ilişkin) Genelkurmay Başkanı'nın terörist başı ve terör örgütünün yöneticisi olması konusu iyi ele alınmalı. Terörist başı olarak, demokratik açılım zırvasının süreç olarak halen devam ettiği bir dönemde, acaba başka teröristlerle ilgili de bir oyun mu oynanıyor. Onu görmemiz lazım. Genelkurmay Başkanımız haksız bir şekilde cezaevine konulmuştur. Tahliyesi çok güzel olmuştur. Hayırlı uğurlu olsun. Ama bunlar üzerinde gelişigüzel tartışmalarla yeni bir takım tuzaklara, oyunlara Türkiyeyi muhatap etmemek lazım. (CHP'nin fezlekelerin 26 Mart'ta Genel Kurul'da okunması çağrısının sorulması üzerine) Eğer anlaşılabilirse, olağanüstü toplantı ile görüşülebilir. Ama sonuca varabilmek için AKP'nin de Meclis'te olmasında yarar var. O bakımdan partiler arası bir diyalog kurulabilirse, bir an evvel Meclis'te görüşülmesinde yarar var. Ayrıca neyi görüşeceklerini de milletvekillerimizin bilmesi lazım. Bu nedenle Meclis Başkanı'na büyük görev düşüyor. Bilgilendirme imkanı da tanımaları lazım. (Meclis Başkanı'nın "Genel Kurul'da görüşülmeden bilgilendirme olamayacağı" yorumuna) Bilginin kimseye bir zararı yok. O da değerli bir siyasetçidir. Tam 82 gün oldu. 82 günden bu yana Türkiye'yi bu kadar meşgul etmenin gereği yoktur. 17 Aralık Türkiye için bir kara gündür. Bu kara günü aşmamız lazım.
Hürriyet
Genel Af Ya Da Kaçmak Kurtarır 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'ın yurtdışına kaçacağını iddia ederek, "Erdoğan'ı genel af kurtarır. Ancak 3'üncü dünya ülkesine kaçma ihtimali çok daha yüksek" dedi. Yerel seçim kampanyası kapsamında dün Adana'nın Kozan, Ceyhan ve İmamoğlu ilçeleri ile Malatya'da mitingler düzenleyen Kılıçdaroğlu, parti otobüsünde de gazetecilerin sorularını yanıtladı. "Erdoğan yolsuzluklarını aklamak, soruşturmaları önlemek için toplumda bir genel af beklentisi yaratabilir" diyen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: Anayasa Mahkemesi'nin İlker Başbuğ hakkında verdiği karar çok önemli. Bu davaların savcılığını bu kişi (Başbakan Erdoğan) üstlenmişti. O dönem yine kendi yandaş medyası aracılığıyla binlerce kişi suçlu olarak ilan edilmişti. Sayın Başbuğ gibi binlerce kişinin genel affa ihtiyacı da yok çünkü onlar mahkûm bile olmadı. Ancak Erdoğan'ın genel affa ihtiyacı olabilir. Erdoğan'ı ancak genel af kurtarır. Erdoğan için bir ihtimal daha var: Yurtdışına kaçmak da kurtarır kendisini. Ki yurtdışına kaçma ihtimali çok yüksek. Bu kadar kirliliğe bulaşmış birinin Başbakanlık koltuğunda oturması kabul edilemez. Kesinlikle istifa edip yargıya başvurması ve temiz olduğunu kanıtlaması gerek ki, temiz olmadığını kendisi de biliyor. Erdoğan'ın kendisine atfedilen suçlardan kurtulabilmesinin tek yolu var, kaçmak. Hakkındaki iddiaların tümü bir gün yargıya intikal edecek. Bugün oturduğunuz koltuk, iddiaların yargıya intikal etmesini engelliyor olabilir ama bir gün olacak. Yalan söylediği, medyaya yansıyan tüm görüşmelerin yapıldığı, çocukları ve ailesiyle beraber devleti soydukları ortaya çıkacak. Bunlardan kurtulmak için sadece yurt dışına kaçmak da yetmeyecek. Ancak 3'üncü dünya ülkesi bir ülkeye kaçarsa kurtulabilir. Bütün dünya Erdoğan'la ilgili gerçeği biliyor. İlk kez bir hükümet devleti soydu dünyada. Genel af çıkarsa kendini kurtarmaya yönelik olarak çıkar, biz bu affa şiddetle karşı çıkacağız. Suudi Arabistan, Katar ya da Malezya gibi kaçırdığı paraları da aklayabileceği bir ülkeye kaçarak kurtarabilir kendisini.
Hürriyet
'Buyurun Devirin O Diktatörü' 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) tarafından Sinan Erdem Spor Salonu'nda düzenlenen 'Kadın Varsa Demokrasi Var' konulu etkinliğe katıldı. Eşi Emine Erdoğan'la birlikte salona giren Başbakan Erdoğan konuşmasına başlamadan önce eşi ve kızlarının da Kadınlar Günü'nü kutladı. Konuşmasında annelere olan sevgisinin çok çok fazla olduğunu söyleyen Erdoğan, "Annenin acısı başkadır. Çünkü o bırakın elini öpmeyi onun ayaklarının altı öpülür. Niye? Bizim dinimizde cennet annelerin ayakları altında" diye konuştu. 1947 yılındaki seçimlerde yaşanan bir olayı anlatan Erdoğan şöyle konuştu: "Yıl 1947. Türkiye'de yerel seçimler yapılmış. Halk akın akın Menderes'in adaylarına oy vermiş. Tasnifte her şey değiştiriliyor. CHP kazanmış gibi gösteriliyor. Çıkan sonuçlar değiştirilirken demokrasinin değil, CHP'nin kazanması sağlanıyor. CHP'li adaya 54, DP adayına 566 oy çıkıyor. CHP bunu kabul etmiyor. 'Yeniden seçim yapılacak' diyor. Orda Arslanköy'ün kadınları devreye giriyor. 'Sandık namusumuzdur' diyorlar. Köyü kuşatıyorlar. Çocuklu kadınlara dahil eziyet ediyorlar. İstedikleri sonucu çıkarıyorlar. 92 kişi oylarına sahip çıktıkları için gözaltına alınıyor. 8 ay hapiste kalıyorlar." Adnan Menderes'e yapılanların bugün kendisine yapılmak istendiğini söyleyen Erdoğan, "Sandıkta yenemedikleri Menderes'i, zorbalıkla alt etmek istemişlerdi. Ona çok ağır iftiralar attılar. Bugün de bize aynısını yapıyorlar. Menderes'i düşürmek için sokakları hareketlendirdiler, bugün de aynısını yapıyorlar. Açık söylüyorum. Beyhude çaba içerisindeler. Bugün bu millet Menderes'i kalbine gömdü. Başının tacı yaptı. Bu millet, bir kez daha Başbakanı'nı, belediye başkanlarını sahipsiz bırakmaz. O milleti sindirdiler. Ama bugün bu millet, ihaneti asla cevapsız bırakmaz" diye konuştu.
Radikal

SPOR 
Fenerbahçe'nin yıldız futbolcularından Alper Potuk, Sarı- Lacivertli camiaya uzun yıllar hizmet etmek istediğini ve sezonu şampiyon olarak tamamlayacaklarını söyledi. Fenerbahçe gazetesinin 123. sayısına röportaj veren genç oyuncu, Sarı-Lacivertli kulübün efsaneleri arasına ismini yazdırmak istediğini vurguladı. Sezonun ilk yarısında takım olarak iyi futbol oynadıklarını hatırlatan yetenekli oyuncu, "Bunun neticesinde rakiplerimizle olan puan farkını açarak ilk yarıyı lider bitirdik. İkinci yarıya da iyi başladık. İlk hafta puan farkını 10'a çıkarttık. Sonrasında iyi oynayarak kaybettiğimiz Eskişehirspor maçı ve arkasından tüm kamuoyunun bildiği üzere hakem faciasıyla kaybettiğimiz Sivasspor maçı var. Elazığspor maçına da çok iyi başladık. Maçın başlarında inanılmaz goller kaçırdık ve puan kaybettik." diye konuştu. Kendilerine karşı yapılan hakem hatalarının hırslarını artırdığını anlatan Alper, sözlerini şöyle sürdürdü: "Futbolcular olarak ne zaman bir araya gelsek konuştuğumuz en önemli şey şampiyonluk oluyor. Maçları nasıl kazanacağımız hakkında konuşuyoruz. Bu durum bizlerin zirve yolunda nasıl kenetlendiğimizin göstergesidir. Bu kenetlenmeyle, sezon sonunda şampiyon olan taraf Fenerbahçe olacaktır, bunu herkes böyle bilsin." Alper, taraftarlarla ilgili soru üzerine de şu yorumu yaptı: "Eskişehirspor'da forma giyerken de benim en çok zorlandığım atmosferlerden biriydi. Rakip takım futbolcusuna inanılmaz derecede baskı uyguluyorlardı. Buraya geldikten sonra Fenerbahçe taraftarının büyüklüğünü daha iyi anladım, çünkü onlar seyirci değil gerçek anlamda taraftar. Bizlerin en büyük gücü onlar. Bizlere güvenmeye ve desteklemeye devam etsinler. Sezon sonunda şampiyonluk yürüyüşünü onlarla birlikte yapacağız." Son olarak takımda kaliteli oyuncuların çokluğuna dikkat çeken 22 yaşındaki orta saha, "Onları örnek almaya çalışıyorum. Fenerbahçe'nin değişmeyen oyuncuları arasına girerek efsane olmak en büyük hayalim. Bunu söylemek için erken olabilir ama hedefl erim arasında bu var. İnşallah uzun yıllar Fenerbahçe'de forma giyerek burada kaptanlık yapmak istiyorum." dedi.
Zaman
 
Trabzonspor Teknik Sorumlusu Hami Mandıralı, Fenerbahçe karşısında galibiyet kapısını açacak anahtarı "hücum futbolu" olarak belirledi. Bordo-mavili camianın dev maçtan üç puan beklediğine dikkat çeken Mandıralı, Fenerbahçe'nin oynadığı son maçları tekrar tekrar izleyerek, rakibin güçlü ve zayıf noktalarını oyuncularına aktardı. Karşılaşmada atak bir futbol oynamaları gerektiğini dile getiren genç teknik adam, özellikle tecrübeli oyunculardan daha fazla sorumluluk almalarını istedi. Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu ise dün antrenman sahasında kısa bir görüşme yaptığı bordomavili futbolculara, Fenerbahçe karşısında galibiyet için gerekli mücadeleyi sahaya yansıtmalarını söyledi. Hacıosmanoğlu'nun, "Taraftarlarımız bu maçta galibiyet sevinci yaşamayı fazlasıyla hak ediyor. 90 dakika sonunda hepimizin gülmesi için yüreğinizle oynayın. Size olan inancımız tam" ifadelerini kullandığı bildirildi. Başkan Hacıosmanoğlu saha içinde Hami Mandıralı ile de bir süre görüştü.
Milliyet
 
Beko Basketbol Ligi'nde Beşiktaş İntegral Forex, Uşak Sportif'i mücize bir dönüşle 85-80 yenmeyi başardı, 11. galibiyete ulaştı. Uşak, İbrahim ve Zupan'ın etkili oyunu ile ilk periyodu 29-13 üstün bitirdi. Holman ile boyalı alanı da çok iyi kullanan Uşak, 32-13'le 19 farkı yakaladı. Beşiktaş takımı kısaltıp baskıya başlayarak rakibin ritmini bozdu, Lofton ile Bajramovic'ten de 3 sayı katkısı gelince farkı azalttı ancak devreyi de 40-35 geride kapadı. 3. çeyreğe de konuk takım hızlı girdi, Carter'ın sayılarıyla son periyoda da 64-53 üstün girmeyi başardı. İki Üçlükle başladığı son periyotta 70-53 ile bir kez daha farkı 17 sayıya çıkaran Uşak karşısında yeniden kısalan Beşiktaş'ta Mehmet Yağmur fırtınası esmeye başladı. Yıldız oyuncu inanılmaz bir mücadele ile hem hücumda hem savunmada takımına hayat verdi, farkı hızla azaltıp, 39. dakikadaki üçlüğüyle ev sahibini 78-76 ile ilk kez öne geçirdi. Taktik faulleri de sayıya çeviren Mehmet Yağmur, son çeyrekte 18 sayı attığı maçı 23 sayı, ile tamamlayarak Beşiktaş Integral Forex'in 85-80 kazanmasını sağlayan isim oldu.
Milliyet
 
Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, TRT Spor'a çarpıcı açıklamalar yaptı: "Almedia, gelirken, bir seneliğine gelip daha sonra başka takıma transfer olma şeklinde geldi. O zamanları bize adapte değildi. Şimdi acayip derecede entegre. Bizim takdirimizi kazandı. Kendisiyle konuştuk. O da Beşiktaş'tan başka bir yerde oynamak istemediğini ifade etti. Herhalde yakın bir zamanda sözleşmesini yenilemiş oluruz." "Fernandes ile aynı durumda değiliz. Sezon başının aksine sürekli fiyat yükseltti. Şu anda onunla kontrat yenilemek gibi bir niyetimiz yok." Orman, "Fernandes, G.Saray ya da Fener'e gitmek isterse, izin verir misiniz?" sorusuna "Sezon sonu sözleşmesi bitiyor. Bizim iznimize gerek yok. İstediği yere gidebilir. İster F.Bahçe'ye ister G.Saray'a gitsin. Bizde olmayan oyuncunun nereye gittiğiyle hiç ilgilenmem" cevabını verdi. Orman, "İbrahim Toraman çok sevdiğim biri. Ben geri dönmesini çok istedim. Ama teknik ekibin işlerine müdahil olamam. İnşallah yeni sezonda döner. İbrahim Üzülmez'in dönmesi de teknik ekibin işi. Antep Başkanı İbrahim Kızıl'ı Cenk Tosun'u transfer ettiğimiz için sözlediği sözler nedeniyle dava ettik. Kimsenin haddine değil, Beşiktaş Başkanı hakkında kötü konuşmak. Gerekirse yine Antep'ten oyuncu alırız."
Star
 
Geçen hafta şampiyonluk yolunda Rize deplasmanında çok kritik bir 3 puan kaybeden Galatasaray, Akhisar'a patladı ve rakibini 6-1 yenmeyi başardı. Sarı kırmızılıların fırtına gibi başladığı maçta geçen hafta dinlendirilen Drogba 13. dakikada gol perdesini açan isim oldu. Telles 18'de farkı ikiye çıkaran Aslan, ikinci devreye de golle başladı. Galatasaray'ın Fildişi Sahilli, 48'de kendisinin 2. takımının 3. golünü atarken, Burak'ın 55'teki golünde ise asisti yapan oyuncuydu. 59'da Mehmet Akyüz Akhisar'ın skoru 4-1'e getirmesini sağlasa da 65'te Burak, 73'te ise Sneijder'in attığı goller skoru belirledi. Sosyal medya ise bu karşılaşmada hakem Fırat Aydınus'un Melo'ya küfür ettiği iddiasıyla çalkalandı. Maçın 23. dakikasında yaşanan diyaloglar sonrasında ekrandaki görüntüden dudakları okunan Aydınus'un Brezilyalı oyuncuya küfür ettiği iddia edildi. Öte yandan karşılaşma öncesinde, Beşiktaş'la oynana derbi maçta yaptığı centilmenlikle taraflı tarafsız herkesin gönlünü fetheden Semih Kaya'ya Galatasaray Yönetimi bir ödül verdi. Genç oyuncuya kupa şeklindeki plaketi 2. Başkan Özkan Olcay ve antrenörü Tugay Kerimoğlu takdim etti. Diğer sonuçlar: Elazığspor-Kasımpaşa: 0-0, Bursaspor-Karabükspor: 1-0, K.Erciyesspor-T.Konyaspor: 1-0.
Radikal
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme