13 Mart 2014 Perşembe

13.03.2014 Genel Gündem


13.03.2014 Perşembe
GÜNDEM

Ölümsüzlüğe Yolculuk 
Gezi Parkı protestoları sırasında ekmek almaya giderken polisin attığı gaz bombası kapsülünün başına isabet etmesi sonucu ağır yaralanan ve sürdürdüğü yaşam mücadelesinin 269. gününde ebedi uykuya dalan 15 yaşındaki 'Küçük Prens' Berkin Elvan'ı dün mahşeri bir kalabalık son yolculuğuna uğurladı. Elvan'ın cenazesinin bulunduğu Okmeydanı Cemevi'nde dün sabah saatlerinden itibaren büyük bir yas ve izdiham vardı. Cemevinin bulunduğu caddeyi hıncahınç dolduran kalabalık, 'Berkin Elvan 15 yaşında bir fidan', 'Berkin Elvan Ölümsüzdür' sloganları eşliğinde saatlerce genç çocuğun tabutunu omuzlamak için bekledi. 7'den 70'e her görüşten onbinlerce insanın omuzladığı Berkin Elvan'ın 16 kiloluk naaşı, kilometrelerce uzayan bir kortejin saatler süren yürüyüşünün ardından Feriköy Mezarlığı'nda toprağa verildi. Sakinleştiricilerle ayakta duran Berkin'in annesi Gülsüm Elvan'ın, omuzlar üzerindeki oğlunun tabutuna bakıp "15 yaşında çocuk tabuta sığar mı?" diye sorduktan sonra "Sığmıyor" diye feryat etmesi yürekleri dağladı. Törenin en duygusal anı ise baba Sami Elvan'ın oğlunun tabutu başında yaptığı kısa konuşma sırasında yaşandı. Sami Elvan "Berkin'i artık sonsuzluğa uğurladık. Berkin'im gitti ama milyonlarca Berkin'im var artık" dedi. Dini törende konuşan Alevi dedesi ise Berkin'i cemevinden, "Berkin çocuk ama kocaman yüreği vardı" sözleriyle uğurladı. Ardından Berkin'in karanfillerle süslü tabutu binlerce kişiden oluşan bir kortej eşliğinde gaz bombasıyla vurulduğu sokağa getirildi. Burada gerçekleşen anmanın ardından korteje eklenen onbinlerle birlikte Berkin'in yaklaşık 4 saat süren 'son yolculuğu' başladı. Kalabalığın omuzlarında Okmeydanı Anadolu Kahvesine kadar taşınan Elvan'ın cenazesi burada güçlükle cenaze aracına konuldu. Cenaze aracının ardından da onbinlerce kişi Şişli Meydanı'na doğru yürüyüşe geçti. Vatandaşlar alkışlarla korteje destek verirken bazı yolcular gözyaşlarına hakim olamadı. Güzergah üzerinde bulunan ev ve işyerlerinin cam ve balkonları da Berkin'i uğurlayan vatandaşlarla doluydu. Korteji 'Berkin Elvan onurumuzdur' sloganları ve alkışlarla karşılayanlara, araçlarında korna çalan sürücüler de eklendi. Cenaze aracının meydana ulaşmasının ardından kitle, Feriköy Mezarlığı'na doğru yöneldi. Mezarlıkta Berkin için açılan mezara misketler ve karanfiller bırakıldı. Berkin'in mezarına toprağı Gezi olayları esnasında yaşamını yitiren Mehmet Ayvalıtaş'ın ağabeyi Muharrem Ayvalıtaş attı. Yaşadıkları acıya dayanamayan Elvan ailesinin bazı üyeleri bu sırada fenalık geçirdi. Anne Elvan, uzun süre oğlunun toprağını okşayarak ağıtlar yaktı.
Milliyet


Tahliye Hatırası 
Uzun tutukluluk süresinin 5 yıla inmesi ve eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un tahliyesine gerekçe olan Anayasa Mahkemesi kararının ardından Ergenekon davasında tahliyeler dün de devam etti. Ergenekon davasında Başbuğ'la birlikte 48 kişinin tahliyesine karar verilmiş oldu. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan emekli Albay Fikri Karadağ ile müebbet hapis cezasına çarptırılan Eski Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Sevgi Erenerol yurtdışına çıkış yasağı konularak tahliye edildi. Karadağ, Balyoz Planı davasında 16 yıl hapis cezasına çarptırıldığı için cezaevinden çıkamayacak. 20 yıl hapis cezasına çarptırılan eski Kızılay müfettişi Kemal Aydın da yurtdışına çıkış yasağı konularak tahliye edildi. Emekli Yüzbaşı Mehmet Zekeriya Öztürk, emekli Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım, Ulusal Kanal eski Genel Yayın Yönetmeni Turhan Özlü, İşçi Partisi yöneticileri Mehmet Bedri Gültekin ve Erkan Önsel, Danıştay saldırısı ve Cumhuriyet gazetesine bomba atılması olaylarının sanıklarından Erhan Timuroğlu ile Akın Birdal'a silahlı saldırıyı azmettirmekten hükümlü Semih Tufan Gülaltay'ın da tahliyesine karar verildi. Tahliye edilen Sevgi Erenerol'u, Silivri Cezaevi önünde, avukat Kemal Kerinçsiz ile emekli Tuğgeneral Veli Küçük karşıladı. Erenerol, "Bugün sadece Berkin yavrumuzun acısını yaşadığımızı söylemek istiyorum. Hepimizin başı sağolsun" dedi.
Hürriyet

Eylemlerde 2 Can Daha Kayboldu 
Gezi olayları sırasında ekmek almaya giderken başına isabet eden biber gazı kapsülü nedeniyle 269 günlük koma sonrası yaşamını yitiren 15 yaşındaki Berkin Elvan için önceki gece başlayan eylemler dün de sürdü. 30'dan fazla kentte düzenlenen protesto gösterilerine polis TOMA ve biber gazıyla müdahale etti, gösterilerde iki kişi can verdi, çok sayıda kişi yaralandı. İSTANBUL: Berkin Elvan'ın cenaze töreninin yapıldığı Okmeydanı semtinde, saat 22:00 sıralarında silah sesleri duyuldu. Olayda yaralanan 3 kişiden birinin hayatını kaybettiği açıklandı. Saat 22:00 sıralarında Okmeydanı sakini oldukları belirtilen bir grup, Fatih Sultan Mehmet Caddesi'nde toplanarak tekbir getirmeye başladı. Gruptakilerden bazılarının ellerinde sopa olduğu görüldü. Bu grup ile, Okmeydanı'nda Berkin Elvan ailesinin evinin çevresinde bekleyen başka bir grup karşı karşıya geldi. Kavga esnasında silah sesleri de duyuldu. Olayda 3 kişi yaralandı. Başından yaralanan ve Deniz Hastanesi'nde tedavi altına alınan Burakcan Karamanoğlu kurtarılamadı. Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan kişilerden birinin elinden, diğerinin ise sırtından yaralandığı ileri sürüldü. AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşcu, olayda ölen gencin 22 yaşında olduğunu açıkladı. Aziz Babuşcu olay sırasında bölgede polisin olmadığına da dikkat çekti. ANKARA: Berkin Elvan için Kızılay Güvenpark'ta toplanan binlerce kişiye polis trafiğin kapanmamasına ve herhangi bir olay olmamasına rağmen biber gazı, basınçlı su ve plastik mermilerle müdahale etti. ODTÜ öğretim görevlisi Mehmet Mutlu'nun da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alınırken, Kızılay'da bir kişi, Tuzluaçayır'da iki kişi polis müdahalesi sonucu yaralandı. Atılan gaz bombasından etkilenen çok sayıda kişi hastanelere kaldırıldı. Polis, gözaltılara engel olmak isteyen vatandaşlara da eliyle biber gazı bombası atarak, müdahale etti. Olaylar sırasında bir kişi sağ gözüne isabet eden bir cisim nedeniyle yaralandı İZMİR: Kıbrıs Şehitleri Caddesi'nden, Konak meydanına gitmek üzere yürüyüşe başlayan yaklaşık 10 bin kişiyi bulan protestocuların önü Cumhuriyet Meydanı'nda kesildi. Polis Kent güvenliğini gerekçe göstererek yürüyüşe izin vermedi. Polisin gaz ve tazyikli suyla müdahale ettiği göstericiler, havai fişek kullandı. ANTALYA: Antalya'da da KESK ve DİSK'in aldığı genel eylem kararının ardından düzenlenen yürüyüş sırasında en önde yer alan genç kızlar, bir ellerinde Berkin Elvan'ın fotoğrafı diğer ellerinde ekmekle yürüdü. ŞANLIURFA: Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri son zamanlarda HDP'ye yönelik saldırılar ile Berkin Elvan'ın ölümünü protesto etti. KONYA: Çoğunluğu üniversite öğrencisi 150 kişi, Gençlik Merkezi'ndeki amfi tiyatro alanında oturma eylemi yaptı. Göstericiler, üzeri siyah örtülü bir sembolik bir tabut getirdi, tabutun önüne de Berkin'in fotoğrafı koyuldu. ADANA: Merkez Turgut Özal Bulvarı üzerinde toplanan yaklaşık 500 kişilik öğrenci grubu, ellerinde ekmek ve Berkin Elvan'ın fotoğraşarını taşıyarak yürüyüş yaptı. Akşam saatlerinde yaklaşık 300 kişilik grup, Atatürk Parkı'nda bir araya geldi. Berkin Elvan için sloganlar atan grup, Sular Kavşağı istikametine doğru yürüyüşe geçti. Polisin, 'müdahale' uyarısına karşın yürümekte direnen gruba su ve biber gazlarıyla müdahale edildi.
Milliyet

Kürtaja 'Kod' Engeli 
Geçen ay sonunda Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile sağlık kuruluşları arasında, hizmetlerin ödemesini gerçekleştirmek için oluşturulmuş Medula sisteminden, "isteğe bağlı kürtaj" kodunun kaldırıldığı ortaya çıktı. Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Başkanı Prof. Dr. Cansun Demir, devlet hastanelerinde tedavi amacı dışında "kürtaj" işleminin gerçekleştirilemediğini, sistemde yapılan değişiklikle kürtajın gizlice yasaklandığını iddia etti. Milliyet'e konuşan Dernek Başkanı Demir, kürtaj işleminin kamu hastanelerinde sosyal güvence kapsamında 10 haftaya kadar ücretsiz olması gerektiğini ancak uygulamanın yasal bir değişiklik yapılmadan sona erdirildiğini ileri sürdü. Sağlık Bakanlığı ise "kod" sorunu yaşandığını doğrularken, kürtaj işleminin benzer kodlar kullanılarak uzun zamandır yapılabildiğini savundu. Kürtajla ilgili herhangi bir kısıtlamanın söz konusu olmadığını aktaran Sağlık Bakanlığı yetkilileri, "kod" sorunun da bu hafta içinde yürürlüğe girecek düzenlemeyle çözüleceğini bildirdi. Bakanlığın açıklamasının doğru olmadığını, söz konusu kodun sistemden kaldırılması nedeniyle hastanın kürtaj ücretini kendi ödemesi durumunda bile kayıt alınamadığını bildiren Demir, şunları kaydetti: "Üniversite ve özel hastanelerde bu yönde bir sıkıntı yok. Sıkıntı devlet hastanelerinde. 'Kürtaj yapmayalım' denmiyor. Ama işlemi kayıt altına alamadığı için hekimler de kürtajı gerçekleştirmiyor. Doktor, kürtaj için ya, 'tıbbi nedenle yapıyorum' diye sisteme yalan bilgi verecek." Sağlık Bakanlığı yetkilileri ise, gebeliği 10 haftanın altında olanlara yapılabilen "isteğe bağlı kürtaj" işlemlerinin 2007'de yayımlanan Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) ile ödeme kapsamından çıkarıldığını belirterek, 2007'den bu yana SGK'nın sadece "tedavi amaçlı yapılan" kürtajların geri ödemesini yaptığını bildirdi. Ancak, bakanlığın SGK'ya "isteğe bağlı kürtajın" da devlet tarafından ödenmesi için talepte bulunduğu ve yapılan görüşmeler neticesinde anlaşmaya varıldığını ifade eden yetkililer, ilgili düzenlemenin bu hafta sonuna kadar Resmi Gazete'de yayımlanmasını beklediklerini kaydetti.
Milliyet

EKONOMİ 

ABD Doları                2, 2323           2, 2355
1 Euro                         3, 1057           3, 1101
İngiliz Sterlini            3, 7120           3, 7161

Sözün Gittiği Yer 
Yeni internet yasasıyla internetin patronu olan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı(TİB), sosyal medyada atılan tüm tweet'lerin de patronu olmaya hazırlanıyor. TİB, aralık ayında atılan tüm tweet'lerin arşivine sahip olmak ve tweetler üzerinden sosyal medya gündemini analiz ettirmek için bir bilişim firmasından hizmet almaya başladı. Ancak 17 Aralık sonrası TİB'de yaşanan yönetim değişikliklerinden sonra sözleşme feshedildi. Kulislerde TİB'in benzer bir hizmet için yeniden arayışta olduğu dile getiriliyor. Yeni internet yasasında, özel hayatın gizliliği ile ilgili durumlarda internete hemen müdahale etme ve içerik kaldırma yetkisi kazanan TİB, sosyal medyada da Türkiye'nin en geniş arşivini kurmak için harekete geçti. Aralık ayında bazı firmalarla görüşmelerde bulunan TİB, kısa süre içinde de birkaç firmayla sözleşme imzaladı. Bu firmalar arasında yer alan NGİNE firması ile 2 Aralık'da sözleşme de imzalandı. Sözleşmenin 9.5 milyon TL'lik olduğu ve 17 Aralık sonrası yaşanan gelişmelerin ve değişen yönetimin ardından iptal edildiği bilgisi de bazı gazete haberlerine yansıdı. Bilişim sektöründe faaliyet gösteren firmalar kamuya açık tüm tweet'lerin arşivinin tutulmasının mümkün olduğunu belirtirken, birçok firmanın da tweetler üzerinden analiz yaptığını ve kamuya açık paylaşımların arşivlennesi ve analizlerde kullanılması noktasında yasal olarak bir sıkıntı bulunmadığına dikkat çekti.
Hürriyet

İşi Büyüttü, Cirosu 7 Milyar TL'yi Aştı 
Migros, 2013 yılında önceki yıla göre satışlarını yüzde 9.9 artırarak 7 milyar 127 milyon liraya çıkardığını açıkladı. Şirketten yapılan açıklamaya göre, bu dönemde takvim etkisinden arındırılmış ciro artışı ise yüzde 10.2 oldu. Şirketin geçen yıl organize gıda perakende alanında, hızlı tüketim ürünleri pazar payı ise 60 baz puan artarak yüzde 14.2'ye ulaştı. Migros ayrıca hem son çeyrekte, hem de geçen yılın tamamında operasyonel karlılık marjını koruduğunu da bildirdi. Migros açıklamasında, "2013 yılında brüt kâr tutarı yüzde 11.2 artış kaydederek, 1.9 milyar lira oldu. Vergi, Amortisman ve Faiz Öncesi Kâr 2013'te bir önceki yıla göre yüzde 9.1 artarak 469 milyon lira olarak gerçekleşti" denildi. Migros, geçen yıl hedeşenen yeni mağaza açılış programının üzerinde bir performans sergiledi. Geçen yıl 154 süpermarket, 3 hipermarket, 7'si Makedonya ve 1'i Kazakistan'da olmak üzere 8 Ramstore'dan oluşan toplam 165 yeni mağaza açtı.
Milliyet

Gazda Yüzde 32 İndirim İstedik 
Türkiye ile İran arasında Cenevre'de şubat ayında başlayan tahkim görüşmelerinin ilk detayları ortaya çıktı. Türkiye ile İran arasında gaz pazarlığı devam ederken, BOTAŞ'ın İran'dan Türkiye'ye sattığı doğalgazda yüzde 32.5 indirim istediği öğrenildi. Türkiye 8 Ağustos 1996'da İran'dan yılda 10 milyar metreküp doğal gaz sevkiyatına ilişkin 25 yıl süreli Doğalgaz Alım Satım Anlaşması imzalamıştı. Anlaşma kapsamında 10 Aralık 2001 tarihinden bu yana yaklaşık 65.9 milyar metreküp gaz ithal edildi. Alınan doğalgaz fiyatı ise petrol fiyatlarına bağlı olarak değişiyor. İlk davasını 2003 yılında Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) nezdinde NIGC şirketine karşı açan BOTAŞ, tahkim sonucunda anlaşma fiyatında indirim aldı. Bu kapsamda İran Milli enerji şirketi NIGC'den geçmiş döneme ait olmak üzere yaklaşık 971 milyon dolar tahsil edildi. Süre gelen anlaşmalar kapsamında İran gazında tekrar indirim isteyen BOTAŞ, eksik teslimat ve yüksek fiyat sebebiyle sözleşmeden doğan hakkını kullanarak 2012 yılı başında yeni bir tahkim davası açtı. Türkiye'nin, İran'dan doğalgazda indirim talebi ile başlattığı tahkim davası devam ederken, İran'dan yüzde 32.5'luk bir indirimin talep edildiği ortaya çıktı. Geçtiğimiz hafta gerçekleşen duruşmaların ardından, 10 Nisan 2014'e kadar taraşar dilekçelerini tahkim heyetine sunacak. Fiyat revizyonuyla ilgili nihai sonucun uzmanların görüşü alınarak, 10 Temmuz'da verilmesi bekleniyor. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, pahalıya alınan doğalgazdan kaynaklanan zararın İran devletinden alınacağını söyledi. Türkiye'nin çıkarları düşünmek zorunda olduklarını belirten Yıldız, "İran'la olan ticaretimizden çok memnunuz, ancak bu fiyatlardan memnun olduğumuz anlamına gelmiyor. Biz uluslararası tahkime bu fiyatların yüksek olduğunu ve eksik miktarları da dahil ederek ayrı bir dava açtık. Şu ana kadar İran'la bizi tatmin edecek ve olumlu bulabileceğimiz bir fiyat şu ana kadar gelmedi. Türkiye'deki fiyatlarla ve uluslararası fiyatlarla hiç bağdaşmamaktadır. Ben inanıyorum ki Türkiye yüksek bulduğu miktarın farkını İran devletinden alacaktır" dedi
Türkiye

Şirketlerin Varlık Barışı 
Cari açık ocak ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre 932 milyon dolar azalırken, beklentilerin de altında kalarak 4.88 milyar dolar oldu. Yılın ilk ayında cari açıkta altın ticaretinin etkisinin azaldığını kaydeden analistler, altın ithalatında düşüş, yavaşlaması beklenen büyüme, faiz artışı, TL'deki değer kaybı ile birlikte cari açığın yıl sonunda 50 milyar doların da altına gerilemesini bekliyor. Merkez Bankası verilerine göre ocakta 12 aylık kümülatif açık 2013 sonundaki 64.94 milyar dolardan 64 milyar dolara geriledi. Geçen yıl ocak ayında 9 milyon dolar düzeyinde olan kaynağı belli olmayan para girişi ise bu yıl ocak ayında 2 milyar 217 milyon dolara yükseldi. Uzun vadeli finansmanda yaşanan yaklaşık 3 milyar dolarlık girişe karşın, kısa vadeli finansman tarafında 5 milyar dolarlık çıkış yaşanmasına bağlı olarak ortaya çıkan açığı, 2 milyar 217 milyon dolarlık kaynağı belirsiz girişler finanse etti. Ekonomistler ocak ayında yüksek gelen kaynağı belirsiz para girişinin Türkiye'deki özel sektör şirketlerinin, yurt dışındaki varlıklarını getirmelerinden kaynaklandığını kaydettiler. Uzmanlar söz konusu para girişinin dolar kurunun yükseldiği ve finansmanın zorlaştığı dönemlerde yurt içi yerleşiklerin yurt dışındaki döviz mevduatlarını getirmesinden kaynaklanmış olabileceğini belirtti. Gedik Yatırım Başekonomisti İbrahim Aksoy, net hata noksan kalemindeki hareketliliğe ilişkin "Ocak ayında Merkez Bankası'nın faiz artırım kararından hemen önce dolar kurunun 2.39 seviyesine çıktığını göz önünde bulundurursak, genellikle yurt içinde finansmana ihtiyaç duyulduğu dönemlerde yurt dışından döviz getirilebiliyor. Örneğin şirket sahipleri ihtiyaçlarına yönelik olarak yurt dışındaki bireysel döviz mevduatlarından girişler yapabiliyor" dedi.
Star

İç ve Dış Gelişmeler Takvim Olarak Çakıştı 
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, dışarıdaki önemli olaylarla iç gelişmelerin takvim olarak çakıştığını söyledi. Kocaeli Sanayi Odası Meclis Toplantısı'nda konuşan Babacan, Amerikan Merkez Bankası'nın yeni uygulamaya başladığı para politikasının gelişmekte olan ülkeler gibi Türkiye'yi de etkilediğini belirterek "2007- 2008'den bu yana yüksek miktarlarda ve karşılıksız piyasaya sürülen para artık eskisi kadar bol miktarda olmayacak. İşler normalleştikçe bu likitlerin artık yavaş yavaş azaltılması söz konusu olacak. Geçen sene mayıs ayında Amerikan Merkez Bankası bunu açıkladı, uygulamada bu sene yani 2013 yılının 18 Aralık tarihiyle başladı. Bunlar zamanlama alarak da enteresan oldu" diye konuştu. "Bunlar bizim mayıs ayındaki Gezi olaylarıyla çakıştı. Arkadan Türkiye 17 Aralık sürecine girdi ve 18 Aralık'ta da Amerikan Merkez Bankası'nın fiili uygulaması başladı. Dolayısıyla dışarıdaki önemli olaylarla iç gelişmelerimiz takvim olarak çakıştı. Biz piyasalarımız üzerindeki etkilerin dışarıdan kaynaklandığını görüyoruz. Ama içimizde olup biten, piyasalarımız üzerinde olumsuz bir etkide bulunuyor ve Türkiye'nin diğer gelişmekte olan ülkelerinden negatif bir şekilde ayrışmasının da sebebi oluyor." Babacan, Türkiye'nin bütün bu olumsuzlara rağmen büyüdüğüne dikkati çekti. Babacan, son olaylarda yargının bağımsızlık alanını belirli amaca yönelik kullanan yapıların ortaya çıktığına işaret ederek, bu yapının derhal bozulması gerektiğini söyledi.
Star

Belçikalı Ravago, Çöpten 4 Milyar Dolar Çıkaracak 
Yılda 4 milyon ton plastik işlem hacmiyle dünyadaki plastik ihtiyacının yüzde 2'sini üreten Ravago isimli Belçikalı şirket, Türkiye'de kolları sıvadı. Petkim'den sonra Türkiye'nin ikinci büyük plastik üreticisi olan Ravago, önümüzdeki süreçte Türkiye'de plastik atık geri dönüşüm tesisi kurmayı planlıyor. Ravago Group Türkiye İcra Kurulu Başkanı Mehmet Onur, "Türkiye yılda 8 milyon ton plastik tüketiyor. Üretim ise 1 milyon ton. Geri kalan 7 milyon tonu 12 milyar dolar ödeyerek ithal ediyor. Plastik geri dönüşümü yaparak 4 milyar dolarlık tasarruf yapmak mümkün" dedi. Hurda toplanması üzerine gerekli kurallar ve şartlar sağlandığında 30 milyon dolarlık yatırımla en son teknolojiye sahip geri dönüşüm tesisini kurmaya hazır olduklarını belirten Onur şunları anlattı: "Türkiye'de atık toplama işini çocuklar yapıyor. Bu iş, yetkili firmalar tarafından yapılırsa o çocuklar toplama ve ayrıştırma işinde sigortalı olarak çalışır." Bu konuda İspark modelinin örnek alınabileceğini kaydeden Ravago Akademi Direktörü Yakup Ülçer ise "Adına 'Otoparkçı' diyen herkes yolları haraca bağlamıştı. Daha sonra devlet işe el koydu. İspark'ı kurdu. Şu anda hem devlet gelir sahibi oldu, vatandaş gönül rahatlığıyla aracını park ediyor."
Akşam

Demokratik Seçim Süreci Ekonomimiz İçin Önemli 
Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, "Seçim döneminde birlik ve beraberliği kaybetmemeliyiz. Demokratik bir seçim süreci ekonomimiz açısından da çok önemli. Aksi halde potansiyeline rağmen Türkiye gerektiği kadar büyüyemez" dedi. "Bu ülke hepimizin" diyen Sabancı, seçim sürecinde toplumdaki 'biz' duygusuna sahip çıkmanın önemine işaret etti. Sabancı Vakfı, filantropi sektöründeki 40'ıncı yılını kutluyor. Sabancı Center'da düzenlenen basın toplantısında vakfın 40 yıllık geçmişi, hayırseverlik anlayışı ve gelecek hedefleri aktarıldı. Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, Sabancı Vakfı'nın 40'ıncı yıl basın toplantısında yaptığı konuşmada, Sabancı Topluluğu'nun ve Sabancı Vakfı'nın Türkiye'nin en iyisine layık olduğu inancıyla çalıştıklarını kaydederek şunları söyledi: "Genç nüfusumuz ve bunun gerektirdiği sosyal ihtiyaçlarımız, istihdam ihtiyaçlarımız, Türkiye'nin hızla büyümesini zorunlu kılıyor. Geleceğe güven olmadan, olağanüstü potansiyelimize rağmen bu büyümeyi gerçekleştiremeyiz. Ülkemizin geleceğine olan güvenimizi yitirmemeliyiz. Bunu başarmak için elele vermeliyiz. Biz' duygusuna sahip çıkmalıyız. Bu ülke hepimizin. Biz Sabancı Topluluğu olarak, ülkemizin potansiyeline güveniyoruz. Ülkemizin gelişmesinde, kalkınmasında hepimizin sorumluluğu olduğuna ve her şeyi devletten beklemeden, özel sektöre de çok önemli roller düştüğüne her zaman inanarak çalıştık, çalışıyoruz. Vakıf çalışmalarımızla toplumsal gelişmede ciddi, ölçülebilir farklar yaratmaya çalışıyoruz. "
Dünya

Otomotiv Üretimi %11 Azaldı, Pazar %18 Daraldı 
Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) raporuna göre, otomotiv sektöründe 2014 Ocak-Şubat döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre toplam üretim yüzde 11 azaldı. Aynı dönemde otomobil üretimi ise yüzde 18 oranında arttı. Yılın ilk iki ayında toplam üretim 158 bin 182 ve otomobil üretimi ise 105 bin 256 düzeyinde gerçekleşti. Bu yılın ocak-şubat dönemindeki toplam üretim minibüste yüzde 49, kamyonette yüzde 43, küçük kamyonda yüzde 25, otobüste yüzde 26, büyük kamyonda yüzde 3 oranında azalırken, midibüste ise yüzde 37 oranında arttı. Bu dönemde, traktör üretimi de yüzde 17 oranında artarak 7 bin 96 adet oldu. 2014 yılı Ocak-Şubat döneminde toplam pazar, 2013 yılı aynı dönemine göre yüzde 18 oranında azalarak 72 bin adet düzeyinde gerçekleşti. Aynı dönemde otomobil pazarındaki düşüş de yüzde 18 düzeyinde oldu ve pazar 52 bin adede geriledi. Yılın ilk iki ayında hafif ticari araç pazarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 24 oranında azalarak, 16 bin adet düzeyine geriledi. Bu yılın ocak-şubat döneminde geçen yılın aynı dönemine göre ağır ticari araç pazarı yüzde 3 oranında azaldı ve pazar 4 bin 99 adet düzeyinde gerçekleşti. Kamyon pazarı yüzde 2 oranında artarak 3 bin 66 adet düzeyine yükselirken, otobüs pazarı ise yüzde 64 gibi önemli oranda azaldı ve 276 adete geriledi. Son 10 yıllık ortalamalara göre toplam pazar yüzde 0.8 ve otomobil pazarı yüzde 18.1 artarken, hafif ticari araçlar (HTA) pazarı yüzde 30.5 oranında azaldı. Kamyon pazarında 10 yıllık ortalamalara göre yüzde 13.9 azalırken otobüs pazarı ise yüzde 2.2 oranında artış gösterdi.
Dünya

Yabancılar Satıp, Çıktı 
Türkiye'nin cari açığı yıla iyi başladı. Ocakta cari açık geçen yılın aynı dönemine göre 932 milyon dolar azaldı ve 4.8 milyar dolarla beklentilerin altında kaldı. Bunda geçen yıl rekor kıran altın ithalatının azalmasının yanı sıra tüketimdeki hız kaybı nedeniyle tüketim malı ithalatındaki düşüş etkili oldu. Cari açıkta dikkat çeken nokta ise ocakta yabancıların hem hisse senedi hem de tahvil piyasasından çıkmaları. Yabancı 28 Ocak'ta yapılan faiz artışı öncesinde ekonomide yaşanan olumsuz gelişmeler ve siyasi çalkantı nedeniyle Türkiye'den kaçtı. Yabancı, hisse senedinde 319 milyon dolar, tahvil piyasasında 1.1 milyar dolar sattı. Toplam 1.3 milyar dolarlık yabancı kaçışının yanı sıra bankalar da borç ödedi. Bankaların 1.7 milyar dolarlık borç ödemeleri sonrasında Türkiye'den sadece ocak ayında yaşanan çıkış 3.1 milyar dolara ulaştı. Bu 2008'deki Lehman krizinin ardından yaşanan en yüksek çıkış. Merkez Bankası'nın dün açıkladığı ödemeler dengesi verilerine göre 12 aylık kümülatif açık 2013 sonundaki 64.94 milyar dolardan 64 milyar dolara geriledi. Ekonomistler yıl sonunda 50 milyar doların altında cari açık bekliyor. Bunun nedeni ise başta altın ithalatında beklenen düşüş olmak üzere, yavaşlaması beklenen büyüme, faiz artışı ve Türk Lirası'ndaki değer kaybı. Ocak'ta küresel piyasalardaki dalgalanmanın ve siyasi çalkantı nedeniyle aralıkta başlayan kısa vadeli sermaye kaçışları hızlandı. Yabancılar tahvil piyasasından 1.1 milyar dolar, hisse senedi piyasasında ise 319 milyar dolar sattı. Yabancı bankalar da Türkiye'deki mevduatlarını 0,9 milyar dolar azaltırken, Türk bankaları yurtdışında tuttukları mevduatlarını 0.6 milyar dolar arttırdı. Bir de üzerine bankaların 1,7 milyar dolarlık dış borç ödemeleri eklenince 1 ayda çıkan para 3.1 milyar dolara fırladı. Hisse senedi piyasasında son iki aydır çıkış yaşanıyor. Ocak ve aralıktaki toplam çıkış 565 milyon dolar oldu. Tahvil piyasasında ise ekimden bu yana çıkış var. 4 aylık toplam çıkış 3.5 milyar dolara ulaştı.
Radikal

MIPIM'de Kentsel Dönüşüm Rüzgarı 
Bu yıl 25'incisi düzenlenen gayrimenkul fuarı MIPIM Fransa'nın Cannes kentinde kapılarını açtı. Alkaş'ın Türkiye temsilciliğini yaptığı fuara, Türkiye Rusya ve Brezilya ile birlikte onur ülke olarak katıldı. 90 ülkeden katılımcılarının beklendiği ve 11-14 Mart tarihleri arasında devam edecek fuarda gövde gösterisi yapan Türk inşaat firmaları, odalar ve mimarlık şirketleri yabancı ortaklıklar için görüşmelere başladı. İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı İbrahim Çağlar ve Başbakanlık Yatırım Ajansı Başkanı İlker Aycı, yabancı yatırımcılarla Türk firmalar arasında köprü görevi göreceklerini belirtti. Türk gayrimenkul sektörünün dünyada ağırlığını daha çok hissettirir duruma geldiğini söyleyen Aycı, "MIPIM fuarı bizim için son derece önemli. Bizim içerideki dinamik pazarımız, kentsel dönüşüm projelerimiz, yeni şehirleşme projelerimiz, yeni konut, yaşam alanları taleplerinin karşılanması talebi dünyada trend olan çevreci binalar açıkçası gayrimenkul sektörüne çok önemli görevler düşüyor. Gayrimenkul sektörünü yalnız bırakmamak adına buraya geldik" dedi. İTO, MIPIM'de İstanbul'un sunduğu fırsatları "Rising İstanbul (Yükselen İstanbul)" temasıyla tanıttı.
Radikal

SİYASET/POLİTİKA

Bir Şey Mi Çaldım Adam Mı Öldürdüm 
Başbakan Erdoğan, CHP Lideri Kılıçdaroğlu'nun, "Yurtdışında hesabı var" iddialarına, "Sende zerre kadar karakter, vicdan varsa hangi bankalardaysa bu hesapları çıkart. Hesaplardan çıkan parayı, sen fakirsin ya sana vereceğim" yanıtını verdi. Erdoğan, dünkü mitinglerinde "Ben bir şeyler mi çaldım" diyerek, şöyle konuştu: Milletine tepeden bakan mesafe koyan devlet son bulmuştur. Ceberrut değil vatandaşı ile kucaklaşan devlet. Damadınıza sahip çıktığınız için Allah sizden razı olsun. Ben bu meydandan Pınarhisar'a gittim. Ne yaptım? Adam mı öldürdüm, bir şeyler mi çaldım? Şiir okudum. Bu devir kapandı, yeni bir devir açıldı. Eski Türkiye'de türkülere, klavyelere yasak vardı. Biz kaldırdık. Yeni Türkiye'de silah değil siyaset var. Çözüm sürecini siz istediniz, sahip çıktınız. Bu sürecin sürmesi için sizden yardım istiyorum. Bu süreç birilerini çok rahatsız etti. 17, 25 Aralık ile yeni Türkiye'ye sabotaj düzenlediler. Gezi eylemlerinde ağaç bahaneydi, gerisi şahaneydi. 17 Aralık'ta da yolsuzluk bahaneydi. CHP, MHP, BDP, Pensilvanya bir oldu. Sizin kumaşınız uymaz, nasıl oldu bu iş. Bunlar yolsuzluk peşinde koşmuyorlar, milli iradenin peşindeler. Sandık dışında yol arıyorlar. CHP'nin Genel Müdürü benimle ilgili yeni bir şey uydurdu. İsviçre'de bankada hesabım varmış. Senin vicdanın varsa bu hesaplar hangi bankalardaysa çıkart, hesaplardan çıkan parayı sen fakirsin ya, sana vereceğim. İnsaf ya. Yalanın kuyruklusu olur da bu kadarı olmaz. BDP'de gerilim var, ideoloji var. Niye Kürtlerin partisiyiz diyorsun da, Türkiye'nin partisiyiz diyemiyorsun. Kabinemde 60 Kürt milletvekilim, 5 tane Kürt bakanım var. BDP'li belediyeler ne hizmeti yaptılar. Eşeğin bile bir eseri var. Semeri onun eseri. Onlarda hiçbir eser yok.
Hürriyet

Meclis'te Fezleke Hamleleri 
TBMM Başkanlığı'nın CHP'nin TBMM'ye olağanüstü toplantı çağrısını olumlu baktığı öğrenilirken, fezlekelerin Meclis Genel Kurulu'na sunumunun gerçekleşeceği, ancak milletvekillerinin incelemesine 30 Mart yerel seçimler sonrasındaki bir tarih aralığında açılacağı bildirildi. Buna karşılık, TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in CHP'nin olağanüstü toplantıyı isteyeceği 18 Mart'ta yurtdışı programı olduğu kaydedildi. Bu arada fezlekeler konusundaki karşılıklı taktik hamleler sürüyor. TBMM'nin aç-kapa yapacağı 26-27 Mart tarihlerinde Başkanlık koltuğuna oturacak olan CHP'li TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu'nun nöbet günü değiştirildi. Bu tarihlerde koltuğa MHP'li Meral Akşener oturacak. Kulislerde bu değişiklikle Ak Parti'nin CHP'den gelecek olası hamlelerin önünü kestiği dile getiriliyor. CHP'nin fezlekeleri tartışmaya açmak için, "genel görüşme" talebinde bulunmasına karşılık da Ak Parti'nin hükümeti salonda bulundurmama taktiğini izleyeceği dile getiriliyor. CHP, 18 Mart'ta TBMM'nin olağanüstü toplanması için 110 imzalı önergeyi TBMM Başkanlığı'na sunmaya hazırlanırken, TBMM Başkanı Çiçek'in bu tarihlerde yurtdışında olacağı ortaya çıktı. Çiçek'in Parlamenterler Asamblesi (PAB) toplantısına katılmak için 17 Mart pazartesi günü İsviçre'ye gideceği ve gezinin 3 gün süreceği öğrenildi. Tartışmalardan çok önce belirlenen bu gezi programının, fezlekelere ilişkin gelişmeler nedeniyle Çiçek'in talimatıyla iptal edilebileceği bildirildi. 4 bakana ilişkin fezlekeler konusunda karşılıklı hamleler dün de sürdü. Kulislerde CHP'nin 26-27 Mart tarihlerinde aç-kapa yapacak olan Genel Kurul'da Başkanlık koltuğuna oturacak olan TBMM Başkanvekili Mumcu kozunu kullanacağı konuşulurken, dün nöbet çizelgesinde değişikliğe gidildi. Mumcu'nun yerine bu tarihlerde MHP'li TBMM Başkanvekili Akşener'in Genel Kurul'u yöneteceği gruplara duyuruldu.
Milliyet

İyi Niyetlerinden Şüphe Ederim 
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, tutukluluk süresini 5 yılla sınırlandıran kanunun yürürlüğe girmesinin ardından yaşanan tahliyelerin ana nedeninin, Ergenekon davasına bakan 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 7 ayı aşkın bir süredir gerekçeli kararı yazmaması olduğunu belirterek, "Siyaseten AK Parti'yi, hükümeti yıpratmak için, 'darbe yapmak isteyenleri serbest bıraktı' havası oluşturmaya çalışıyorlar" dedi. Bozdağ, "Umarım ki kaldırılan 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin hakimleri yasanın tanıdığı 15 günlük süre içinde gerekçeli kararı yazarlar. Eğer yazmazlarsa ben Adalet Bakanı olarak burada görev yapan hakimlerin iyi niyetinden şüphe ederim" dedi. Zirve Yayınevi davasında 5 sanığın tahliyesini de değerlendiren Bozdağ, "Mahkemenin yeni yasal düzenlemeyi de hesaba katması ve ona göre karar vermesi lazımdı. Maalesef tutukluluğun devamına karar vermiyor, bu da çok ilginç, çok manidar" dedi.
Akşam

Çankaya'dan Çifte Onay 
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, dershanelerle ilgili düzenlemeleri içeren kanun ile kamuoyunda "Demokratikleşme Paketi" olarak bilinen kanunu onayladı. Buna göre; Öğretim Kurumları Kanunu'ndan "dershane" tanımı çıkarılarak, ortaöğretime veya yükseköğretime giriş sınavlarına hazırlık niteliğinde kurs açılması engelleniyor. Dershane ve öğrenci etüt merkezleri, eğitim öğretim faaliyetlerine 1 Eylül 2015'e kadar devam edebilecek, 2018/2019 eğitim öğretim yılı sonuna kadar ise özel okullara dönüşecek. Bu sürecin bitiminde gerekli şartları karşılayamayanların faaliyetlerine son verilecek. Ayrıca 'Demokratikleşme Paketi' ile de Türkçenin yanı sıra farklı dil ve lehçelerle propaganda yapılabilecek ve siyasi partilere devlet yardımı için milletvekili seçimlerinde yüzde 3 oy alınması yeterli olacak. Kişilerin ibadetlerinin engellenmesi de suç olacak.
Akşam

Bahçeli: Türkiye Rüşvet Tüneline Girdi 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Aydın'ın Kuşadası ilçesinde yaptığı konuşmada Türkiye'nin yolsuzluk ve rüşvet tüneline girdiğini savundu, "Buradan sağ salim çıkması gerekir Eğer bu tünelde kalırsa toplumda çürümüşlülük baş gösteriyor demektir. 17 Aralık 2013 tarihi Türk milleti için kara bir gün olmalıdır. Bu aynı zamanda Adalet ve Kalkınma Partisi'nin oy verenleri değil ama yöneticileri açısından yüz karası olmalıdır" dedi. Bahçeli iki günlük seçim programı kapsamında dün Aydın'a geldi. Oy çalınmalarına karşı dikkatli olunmasını isteyen Bahçeli, AK Parti'nin 11 yıllık iktidarının genel görünümünün açlık olduğunu dile getirdi. Bahçeli, "Buna ek olarak ahlaksızlık, asayişsizlik ve adaletsizliktir. Oy veren büyük bir kitle adaletli bir paylaşıma sahip değil. Ama partiyi yönetenler büyük rantlarla, büyük bedellerle zenginliğin üstüne taşmış bir grup ise Adalet ve Kalkınma Parti'sinin adalet kavramı çürümüştür" diye konuştu. Konuşmasında, 17 Aralık"ta düzenlenen yolsuzluk ve rüşvet operasyonuna da değinen Bahçeli şunları söyledi: "Türkiye yolsuzluk ve rüşvet tüneline girmiştir. Buradan sağ salim çıkması gerekir. 17 Aralık 2013 tarihi Türk milleti için kara bir gün olmalıdır. Bu aynı zamanda Adalet ve Kalkınma Partisi'nin oy verenleri değil ama yöneticileri açısından yüz karası olmalıdır. Bir ülke 86 günden bu yana yolsuzluk ve rüşveti tartışıyor. Hani tek başına iktidardı. Yolsuzluk ve rüşvetin üzerine gitmiş olsaydı ve Başbakan Erdoğan bunun üzerine kendisi gitseydi, zannedersem bu millet bunu da takdirle karşılayacaktı. Ancak yolsuzluk ve rüşvete kayıtsız kalmıştır."
Radikal

Ne Gözyaşı Döktün Ne Allah'tan Rahmet Diledin 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dün sırasıyla Düzce, Bolu ve Karabük'teki seçim mitinglerinde, Berkin Elvan için yas ilan etti. Bu nedenle mitinglerde ve Kılıçdaroğlu'nun alanlara geliş ve gidişi sırasında şarkı çalınmadı. Hava koşulları nedeniyle bir düğün salonunda yapılması planlanan miting de havanın açması nedeniyle son anda meydana alındı. Kılıçdaroğlu, Düzce'deki miting konuşmasına da Berkin Elvan'ı anarak başladı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Gezi eylemlerinde hayatını kaybeden gençlere yönelik tavrını eleştirdi. Kılıçdaroğlu, "Bu kişi, bu zat, polislerin gösterilere müdahalesi hakkında 'Talimatı ben verdim' dedi. Nasıl bir talimat bu; öyleyse 15 yaşındaki bir çocuğun ölümünden de sen sorumlusun. Aynısı Yunanistan'da oldu İçişleri Bakanı istifa etti, Başbakan'ı özür diledi. Vicdanlara sesleniyorum, biz de neden aynısı olmuyor" diye sordu. Kılıçdaroğlu, "Sanki ülkenin bütün dertleri bitmiş gibi çıktı Mısır'da bir kız çocuğu öldü, diye gözyaşı döktü. Eyvallah dökecek tabii. Peki ülkende senin talimatınla sekiz gencimiz hayatını kaybetti, gözünden bir damla gözyaşı döküldü mü? Ağzından bir cümle, 'Allah rahmet eylesin' çıktı mı? Bunda vicdan, ahlak var mı? Ne söyleyeyim ben şimdi, ne söyleyeyim ben buna?" tepkisini gösterdi. Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: "Biz ne için uğraşıyoruz o zat ne için uğraşıyor. Biz huzur için; emekli, çiftçi daha fazla ücret alsın diye uğraşıyoruz, o 'Yedi sülalemi nasıl zengin ederim' diye uğraşıyor. Yüzüne, gözüne dursun. Ne olacak bu adamın hali. Ya arkadaş kaç paraya ihtiyacın var, söyle vallahi billahi kampanya açacağım, toplayacağım ihtiyacın olan parayı. Yeter ki düş milletin yakasından. Kime sorsanız 'Hırsız kim' diye, dünyanın her yerinde onun ismi veriliyor. Ancak AKP'ye oy veren saygıdeğer yurttaşlarım, onun ile sizi aynı kefeye koyduğumu sakın düşünmeyin. Sizler saygıdeğer insanlarsınız. Benim için yandaş yok, vatandaş var. Yalancı ve hırsızdan başbakan olmayacaksa indirmemiz lazım. Bunu demokratik yollarla yapacağız."
Radikal

DÜNYA 

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raporunu Kabul Etti 
Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu'nda kabul edilen raporda, Türkiye'deki yolsuzluk iddiaları, hukuka ve medyaya müdahale ile ilgili AB'nin kaygıları dile getirildi ve Türkiye'nin bu krizden çıkması için AB ile müzakerelerin sürmesinin önemine işaret edildi. Dünkü görüşmelerde raporda değişiklik yapılmasını içeren 25 önergeden 6'sı kabul edildi. Başbakan Erdoğan'ın Facebook ve Youtube'u yasaklanacağı yönündeki açıklamasından duyulan endişenin metne girmesini isteyen önerge kabul gördü. Hükümetin "kızlı erkekli aynı evde kalıyorlar" açıklamaları ve "alkol satışının sınırlandırılmasına" ilişkin uygulamalarıyla sosyal yaşama müdahalesinden duyulan endişenin metne alınması da onaylandı. Verilen tek sözlü önergede ise "Trabzon ve İznik'teki kiliselerin, Müslümanlara ibadete açılması yönündeki yargı kararının yeniden gözden geçirilmesi" teklifi kabul edildi. 14 sayfalık rapor, 41 paragraftan oluşuyor. Raporda genel olarak Türkiye'nin sağlam kaidelere bağlı demokratik bir yönetim için üzerine düşen yükümlülüklere bağlı kalması, Kopenhag kriterlerine uyum sağlaması, komşularıyla iyi ilişkiler ve AB ile işbirliğini geliştirmesi yönünde tavsiyeler bulunuyor.
Hürriyet

İsrail Gazze Gerilimi Tırmandı 
İsrail ile Gazze'deki silahlı gruplar arasında dün karşılıklı saldırılar gerçekleşirken İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman,"Bu saldırıların ardından İsrail'in Gazze'yi yeniden işgal etmek dışında bir seçeneği kalmadı" diye konuştu. İsrail devlet radyosu, dün Gazze sınırından çeşitli kentlere en az 50 füzenin atıldığını duyurdu. Saldırıları İslami Cihad Hareketi'nin askeri kanadı Kudüs Seriyyeleri üstlendi. Saldırının, 2012 sonundaki 8 günlük savaştan sonra İsrail'e yönelen en ciddi tehdit olduğu belirtiliyor. İsrail resmi televizyonu Kanal 1'de yayımlanan bir haberde ise İsrail ordusunun, sınır kentlerini hedef alan füze saldırılarına karşılık bir takım cezai önlemler alacağı belirtildi. Akşam saatlerinde ise İsrail ordusu Gazze'deki birçok noktayı havadan vurdu.
Hürriyet

Almanya Meclisinde 'Böcek' Aranacak 
ABD istihbarat teşkilatı NSA'nın, Şansölye Angela Merkel'i dinlediğinin ortaya çıkması ile patlak veren skandalın etkisini hâlâ hisseden Almanya, güvenlik önlemlerini sıkılaştırıyor. Kısa bir süre önce yayınlanan belgelerde, ABD'nin skandalın patlak vermesinin ardından Merkel'i izlemeyi bıraktığı, ancak şimdi de Şansölye'ye yakın 320 politikacı ve iş adamının dinlendiği ortaya çıkmıştı. Der Spiegel dergisine göre, Almanya Federal Bilgi Güvenliği Ofisi (BSI) yaptığı incelemeler sonucunda, Alman parlamentosu Bundestag'da böcek araması yapılmasına karar verdi. Parlamentonun Bilgi Teknolojisi Komitesi (IuK) de BSI'nın başkent Berlin'deki meclis binasını "güvenli" hale getirmek için önerdiği yöntemlerin uygulamaya sokulmasına onay verdi. Bu hafta vekillere sunulması beklenen planlara göre, öncelikle elçilik binalarına komşu olan Bundestag binasında detaylı bir böcek araması yapılacak. Bir diğer önemli adım ise, "tam güvenli odaların kurulması" olacak. Hassas görüşmeler, dinleme faaliyetlerine karşı korumalı hale getirilen bu odalarda yapılacak. BSI ayrıca, uzaktan dinlemelerin önüne geçebilmek için binadaki tüm sabit hatları da kontrol edecek. Milletvekillerine de telefonlarını nasıl güvenli kullanabileceklerine dair eğitim verilecek. Alman bakanlar kriptolu telefonlar kullansa da yardımcıları ve danışmanları piyasadaki telefonları kullanıyor. Parlamento Başkanı Norbert Lammert, "keskin önlemlere gerek olmadığını" söylemişti. Ancak vekiller aynı fikirde değil
Milliyet

Türk Askerinin Sayısı Artırıldı 
Suriye'nin Halep şehrinde Türk askerinin koruduğu Süleyman Şah Türbesi çevresinde çatışmalar yoğunlaştı. Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) militanları ile Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) arasında çatışmaların şiddetlenmesi üzerine Suriye'de Türk toprağı olan Süleyman Şah Türbesi çevresindeki Türk askeri sayısı ve güvenlik tedbirleri artırıldı. Rakka'daki Türkmen aşiretlerinin ileri gelenlerinden Süleyman et-Türkmani, Karakozak Köprüsü'nde süren çatışmada IŞİD'in üstünlük sağlaması halinde bölgedeki gücünün ve nüfuzunun artacağına dikkati çekerek, "Bu gelişme Süleyman Şah Türbesi ve onu koruyan Türk askerleri için tehlike arz edebilir" dedi. Türkmani, Haseke'deki Nakşibendi tarikatının önemli isimlerinin türbeleri ile Tel Abyad'taki Hazreti İbrahim makamını yıkan IŞİD'in kontrol altına aldığı bölgelerde türbeleri tahrip ettiğini de hatırlattı. Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Gazi'nin dedesi olan Süleyman Şah'ın türbesi Suriye'de Halep ili sınırları içerisindeki Karakozak köyünde bulunuyor. Fransa ile Türkiye arasında 1921 yılında yapılan Ankara Antlaşması uyarınca Suriye içerisindeki bu bölge Türk toprağı olarak kabul ediliyor. Türk askerinin nöbet tuttuğu Süleyman Şah Türbesi, Türkiye'nin kendi sınırları dışında sahip olduğu tek toprak parçası olma özelliği taşıyor.
Türkiye

Senato CIA'i Suçladı 'Belgeleri Tahrif Ettiniz' 
ABD Senato İstihbarat Komitesi Başkanı Senatör Dianne Feinstein, Merkezi Haberalma Teşkilatı'nı (CIA) Komite bilgisayarlarına sızarak kritik belgeler üzerinde değişiklik yapmakla suçladı. Feinstein, CIA'in bu eyleminin "hükümetin istihbarat kuruluşlarını denetlemesini öngören anayasa maddesini ihlal etmiş olabileceğini" açıkladı. İstihbarat Komitesi, CIA'in, 11 Eylül sonrasında başvurduğu gözaltı ve sorgulama programlarındaki insan hakları ihlallerini araştırıyordu. CIA'in içinde de bilgisayar korsanlığı iddiasının araştırılması için bir soruşturma başlatıldığı bildirildi. CIA Başkanı John Brennan ise, iki Senato ve CIA'i alışılmadık şekilde kamuoyu karşısında karşı karşı getiren suçlamaları tümüyle reddetti. Brennan, "Hiçbir şey gerçeklerden bu kadar uzak olamaz" dedi
Star

Kayıp Uçaktan Umut Kesiliyor 
6 gün önce Vietnam hava sahası üzerinde kaybolan ve bir daha haber alınmayan Malezya uçağı ile ilgili olasılıklar ve komplo teorileri çığ gibi büyüyor. Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'dan Çin'e giderken 5 gün önce kaybolan Malezya Havayolları'na ait yolcu uçağının enkazı olduğundan şüphelenilen parçaların, Çin uydusu tarafından çekilmiş görüntüleri yayınlandı. Yabancı basında yer alan haberlerde, Çinli yetkililerin, uçağın enkazına ait olduğu sanılan 3 parçanın görüntülerini yayınladığı bildirildi. Çin Devlet Bilim Dairesi'nin internet sitesinde yayınlanan görüntülerin, uydu tarafından pazar günü çekildiği belirtildi. Boeing 777 tipi uçak, cumartesi günü Kuala Lumpur'dan Pekin'e giderken 227 yolcusu ve 12 mürettebatı ile radardan kaybolmuştu. Güney Çin Denizi'ndeki arama çalışmalarına, yaklaşık 92 bin kilometrekarelik alanda 12 ülkeden 42 gemi, 39 uçak ve çok sayıda görevli katılıyor. ABD ise 4 ay önce, kaybolan Boeing 777'nin iskeletinde çürüme olduğuna dair uyarıda bulunmuş. Bu durumun uçağın havada parçalanmasına dahi neden olabileceği belirtilmiş. Bilgisayar sisteminin yenilenmesi konusunda da ABD'den uyarı gitmiş. Bu arada Sacit Badat adlı El Kaide eylemcisinin, Bin Ladin'in oğlunun yargılandığı davada dün yaptığı açıklama dikkat çekti. 2001'de bir ABD uçağını patlatmakla görevlendirilen Badat, kendisine ayakkabı içine gizlenmiş bomba verildiğini ve bunu Malezyalı bir El Kaide'liye verdiğini söyledi.
Akşam

Libya'yı Kimse Toparlayamıyor 
Libya'da 2011'de Muammer Kaddafi'nin linç edilmesiyle sonuçlanan isyanla başa geçen yönetim, ülkeyi kontrol edemezken aşiret ve milislerin petrole hükmetme çabaları kırılgan siyaseti alt üst etti. Asilerin Sidra limanında petrol yüklediği 'Morning Glory' adlı Kuzey Kore bandıralı geminin Akdeniz'e açılmasının engellenememesi hükümetin sonunu getirdi. Donanma gemilerinin kuşattığı Morning Glory'ye 'limandan ayrılırsan batırılacaksın' uyarısı yapılmıştı. Ancak önceki gün gemi kaçmayı başarırken yetkililer kötü hava koşullarından donanma gemilerinin kıyıya yakın seyretmek zorunda kaldığını ve 234 bin varil petrol yüklü tankerin bunu fırsat bilip açıldığını kaydetti. Bu gelişmeler üzerine geçiş dönemi meclisi Milli Genel Kongre (MGK), Başbakan Ali Zeydan'dan güvenoyunu çekip yeni hükümeti kurması için Savunma Bakanı Abdullah el Sani'yi görevlendirdi. Geçen yaz gösterilerin hedefi olan ve ekimde milis grupların kısa süreliğine kaçırdığı Zeydan hakkında yurtdışına çıkış yasağı da konuldu. Başsavcılık, Zeydan hakkında yolsuzluk soruşturması başlatıldığını da açıkladı. Abcak bazı kaynaklar, Zeydan'ın Avrupa'ya kaçtığını öne sürdü. Tarihi Sireneyka bölgesinde özerklik ilan eden asi gruplar petrol sevkiyatının yapıldığı üç limanı temmuzdan beri kontrol ediyor. Yeni hükümet, kontrolü geri almak için düzenli ordu ve milis güçleri bölgeye gönderdiğini duyurdu. Sirte'de asilerin kontrolündeki bir havaalanı ve askeri üssün de geri alındığı belirtildi.
Radikal

Moskova'da Tatar Pazarlığı 
Rusya'ya bağlanmak için 16 Mart'ta referanduma hazırlanan Kırım Özerk Parlamentosu'nun kararname ile bir dizi haklar sunduğu Tatarlar, Moskova ile ilk kez temasa geçti. Kırım Tatar Milli Meclisi'nin eski lideri Mustafa Abdülcemil, Rusya lideri Vladimir Putin'in davetiyle Moskova'ya gitti. Referandumu boykot eden Abdülcemil, Kırım'ın Rusya'ya bağlanması halinde İslamcı militanların misillemeye kalkışacağı ve bölgenin Çeçenyalaşacağı uyarısı yapmıştı. Ukrayna'nın geçici Devlet Başkanı Oleksandr Turçinov ise, Kırım'ın ayrılma kararı alması halinde askeri güç kullanmayacaklarını belirterek "Kırım'a karşı askeri bir operasyon başlatamayız. Rusya sınıra çok sayıda birlik yerleştirdi. Bu durumda Ukrayna ve doğu sınırımız korumasız kalır" dedi.
Radikal

SPOR 

Hüseyin Avni Aker Stadı'nda çıkan olaylar nedeniyle tatil edilen Trabzonspor-Fenerbahçe maçı sonrası ev sahibi ekibin başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, dün statta basın toplantısı düzenledi. Bordo mavili kulübün başkanının hedefinde ezeli rakipleri Fenerbahçe vardı. Bir gazetecinin, "Bir daha Fenerbahçe maçlarına çıkmamayı düşünüyor musunuz" şeklindeki sorusuna Hacıosmanoğlu, "Zaten bu sezon kapandı. Bir dahaki sene hangi tarihe denk gelir bilmiyorum ama Fenerbahçe bizimle maç yapacak konumda olmayacak" diye yanıt verdi. Trabzonspor Başkanı'nın açıklamalarından satırbaşları şu şekilde oldu. Provokasyonun nedenlerini ve arkasındakileri araştırıp, paylaşacağız. Konya maçında ceza alsaydık, Fenerbahçe maçını seyircisiz oynasaydık, farklı olurdu. Seyircisiz bir maç oynasaydık o mücadelede çok rahat kazanacaktık. Maraton veya kapalı tribünden tepki beklerken kale arkalarından tepki geldi. - Trabzonspor top oynuyor. Maçı soğutmak için biz hareket yapıyoruz. Bunun Trabzonspor'a katkısı var mı? Burada art niyet var. Elbette bunun sorumlularını bulacağız. Stada sokulan yabancı maddelerin içeri nasıl girdiğini ben de bilmiyorum. Bunu çok merak ediyorum. Araştırmalarımız sürüyor. - Rakip "Zaten ortam gergin, gerelim buradan kopsun" dedi. Galip gelemeyeceklerini bildikleri için, "Bu maç tatil olsun" dediler
Hürriyet

Acıbadem Erkekler Voleybol Ligi'nin 12. haftasının derbi mücadelesinde Fenerbahçe Grundig evinde Galatasaray FXTCR'yi 3-1 mağlup etti. Burhan Felek'teki karşılaşmada Galatasaray FXTCR, özellikle servislerden bulduğu sayılarla ilk seti 25-19 önde tamamlayarak 1-0 öne geçti. İkinci set karşılıklı sayılarla başlarken, sarılacivertliler arka arkaya buldukları sayılarla 5-2 öne geçti. G.Saray'ın servis hatalarına Fenerbahçe'nin bulduğu sayılar eklenince, sarılacivertliler seti 25-23 kazandı ve skoru 1-1'e getirdi. Üçüncü sete hızlı başlayan sarı-lacivertliler, ikinci teknik molaya 16-10 önde girdi. Setin devamında sayı farkını açan Fenerbahçe Grundig, seti 25-16 kazandı ve skoru 2-1 yaptı. Karşılaşmanın son setini de 25-23 alan sarı-lacivertliler derbi mücadelesini 3-1 kazanmış oldu. Ligde diğer sonuçlar şöyle: Halkbank-Çankaya Belediyesi ANKA: 3-0, Arkasspor- Ziraat Bankası: 3-2, İstanbul Büyükşehir Belediyespor- Maliye Milli Piyango: 3-0, İnegöl Belediyespor-Gümüşhane Torul Gençlik: 3-2, Konak Belediyesi-Belediye Plevne: 3-0.
Türkiye

Şampiyonlar Ligi 2. tur rövanş maçlarında sürpriz yaşanmadı. İlk maçta Ada'da Manchester City'yi 2-0 mağlup ederek çeyrek final kapısını büyük oranda aralayan Barcelona evinde de güçlü rakibini 2-1 yenerek tur atladı. Katalan ekibi 67. dakikada Messi'yle öne geçerken, City 89'da Kompany ile eşitliği yakaladı. Ancak bir dakika sonra Dani Alves galibiyeti Barça'ya getirdi: 2-1. İlk maçta Bayer Leverkusen'i Almanya'da 4-0'la bozguna uğratan PSG de formalite niteliğindeki karşılaşmada evinde rakibini 2-1 mağlup etti. 6. dakikada Sam'le öne geçen Bundesliga temsilcisi karşısında 7 dakika sonra Marquinhos'la eşitliği yakalayan Paris ekibi 53. dakikada Lavezzi ile skoru ilan etti ve resmen çeyrek finale yükseldi.
Türkiye

Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, yönetim kurulu toplantısında deplasman siteminde bulundu. Fenerbahçe ile kıyasıya şampiyonluk mücadelesi veren Aslan'ın son dönemde dışarıda oynanan maçlarda puanlar kaybetmesinin ardından Başkan Aysal, yöneticilerden kalan tüm deplasman maçlarında bulunmalarını istedi. Aysal, "Şampiyonluk yarışında sadece futbolcular, teknik heyet değil, yöneticiler de elini taşın altına koyacak. Bu yolda takımımıza gerekli desteği hissettirmemiz gerekiyor. Lütfen deplasman maçlarına katılımı gösterelim" diye kurmaylarını uyardı. Başkan, ayrıca prim müjdesini verdi. Mancini ve takımın yanında olacaklarını belirten Aysal'ın talimatıyla deplasman maçlarındaki prim sisteminde değişikliğe gidildi. Artık Cim-Bom dış sahada kazanması halinde primlerini 2 kat fazla alacak. Yönetici Şükrü Ergün, "Artık deplasmanlarda tam kadro takımın yanında olacağız" dedi.
Star

İç transfer harekatına başlayan Beşiktaş, ilk olarak Olcay Şahan ile nikah tazeledi. Bir süredir yıldız futbolcu ile pazarlık halinde olan Siyah-Beyazlı yönetim sonunda anlaşma sağladı. Yıllık 1 milyon euroya oynayan milli futbolcu yönetim ile yaptığı pazarlıkta, gelecek sezon için anlaşma sağlanan Cenk Tosun'a verilecek olan miktarı talep ederek, 1 milyon 700 bin euroya imza atacağını ifade etti. Ancak yönetim sıkı bir pazarlığa girerek, Olcay Şahan'ı 1 milyon 600 bin euroya ikna etti. Anlaşma gereği 1 milyon 300 bin euroluk miktar garanti para olarak gurbetçi futbolcuya verilecek. Kalan 300 bin euro ise maç başına bölünerek ödenecek. Olcay 4 yıllık imzayı atarken, 4 senede şu anda aldığı ücrete göre 2 milyon 400 bin euro daha fark alacak. Mevcut sözleşmesi 2016 mayıs ayında bitecek olan Olcay böylece 2018'e kadar takımda kalacak. Beşiktaş'a geçen sezon Kaiserslautern'den gelen Olcay, ligde 33 maç oynayıp 11 gol atmıştı. Siyah-Beyazlı oyuncunun bu sezon da 24 maçta 7 golü bulunuyor. Öte yandan yönetim iç transfer harekatını sürdürürken sıradaki ismin Oğuzhan Özyakup olduğu öğrenildi. Senelik 450 bin euroya forma giyen gurbetçi futbolcuya da Olcay'ın aldığı miktara yakın bir teklif yapıldığı ve bu futbolcudan cevap beklendiği öğrenildi.
Star

F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım, 1 yıldan 2 yıla kadar hapsinin istendiği davada Cumhuriyet savcıları Zekeriya Öz ile Mehmet Berk'e hakaret ettiği gerekçesiyle 15 bin 250 lira para cezasına çarptırıldı. Aziz Yıldırım'ın avukatı Deniz Tolga Aytöre, Hakim Muharrem Ballı'ya, "Ben F.Bahçe'de asbaşkanım, ayrıca kongre üyesiyim. 'Sizi kongre üyesi yapalım' şeklinde teklifte bulunsam kabul eder misiniz? sorusunu yöneltti. Hakim Ballı da "Tabii ki kabul etmem" cevabını verince Aytöre, "Suçun oluştuğuna yönelik iddialar çökmüştür. Beraat kararı verilmesini talep ediyoruz" dedi. Başkan Aziz Yıldırım'ı kamu görevlisine karşı hakaret suçunu işlediğinin sabit görüldüğünü belirterek, 388 gün para cezasına çarptıran Hakim Ballı, bu cezayı da günlüğü 40 liradan 15 bin 250 lira para cezasına çevirdi. Hakim Muharrem Ballı, cezanın 8 taksitte ödenmesine hükmetti. Bu arada Yıldırım'ın avukatı Aytöre, hakim Ballı'ya, "Müvekkilim asgari ücret emeklisidir. Bu ceza fazla değil mi?" diye sordu. Hakim Ballı da "Aziz Yıldırım'ın geliri ortalamanın üstünde. Zaten kimlik tespiti sırasında aylık gelirinin 30 bin lira olduğunu beyan etmiş" dedi
Akşam


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme