1 Nisan 2014 Salı

01.04.2014 Genel Gündem


01.04.2014
GÜNDEM
 
Rakamlarla 30 Mart 
Yüksek Seçim Kurulu'nun resmi olmayan sonuçlarına göre; Türkiye genelinde seçilen belediye başkanlarıyla ilgili rakamsal detaylar ortaya çıktı. Buna göre; milyonları aşan oylarla belediye başkanı seçilen adaylar olurken sadece birkaç bin oy alarak kent belediye başkanı olanlar da koltuğa oturdu. 81 il içerisinde kesin olmayan sonuçlara göre; en yüksek oy oranıyla kazanan Rize'nin AK Partili adayı Reşat Kasap oldu. Kasap, yüzde 67.85 oy alırken, onu Konya AK Parti adayı Tahir Akyürek yüzde 64.23 ile izledi. Üçüncü yüksek oranı ise Hakkari'de yüzde 63.30 ile BDP'li aday Dilek Hatipoğlu aldı. Kentinde az oran alarak ipi göğüsleyenler de koltuğa oturmaya başardı. En az oy oranıyla Kars MHP adayı Murtaza Karaçanta başkan seçildi. Karaçanta, yüzde 28.38 oy oranıyla birinci oldu. Mersin CHP adayı Burhanettin Kocamaz yüzde 31.93 oy oranı aldı. Üçüncü ise Adana AK Parti adayı Hüseyin Sözlü yüzde 33.11 oy oranı ile takip etti. Türkiye'de oy sayısı olarak en yüksek sayıya seçmen sayısının en fazla olduğu il olan İstanbul'da ulaşıldı. Çok sayıda seçmen olmasına karşın Kadir Topbaş bu oyların da önemli bir miktarını alarak en çok oy alarak koltuğa oturan isim oldu. Topbaş, oyların yüzde 47.75'ini aldı, ancak oy sayısı olarak 4 milyon 32 bin 564 oya ulaştı. Türkiye genelinde seçmen sayısının azlığı nedeniyle en az oy alarak başkanlık görevine getirilen isen ise Ardahan AK Parti adayı Faruk Köksoy oldu. Köksoy, 3 bin 317 oy aldı ve il belediye başkanı oldu.
Akşam


Milletin Ak'ını Aldı 
Paralel ihanetler, böcekler, devlet sırrını dünya kamuoyuna servis eden casuslar, Pensilvanya'dan yükselen beddualar, montajlar, dublajlar, kumpaslar ve dış mihraklar… AK Parti'nin ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 12 yıllık iktidarı boyunca yaşadıklarının özeti… Gücünü halktan alan ancak oyunların hiçbirine boyun eğmeyen Erdoğan ve partisi, 30 Mart yerel seçimlerinden de alnının AK'ıyla çıktı. Her seçimde çıtayı biraz daha yükselten Erdoğan, kurmaylarıyla birlikte seçim atmosferi boyunca başta 17 Aralık hükümete darbe niteliğindeki operasyonla başa çıktı. "Daima millet, daima hizmet" sloganını benimseyen AK Parti, tüm bu gergin seçim atmosferinde 45.56'lık oy alarak bir ilki gerçekleştirdi. Erdoğan, partisini Türkiye Cumhuriyeti tarihinde 8 seçimde başarı kazanmış bir lider olarak adeta tulum çıkardı. 30 Mart'ta sandık başına giden yaklaşık 52 milyon kişi, AK Parti'ye bir şans daha tanıyarak adeta "güvenoyu" verdi. Peki bu seçimler, önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimleri nasıl etkileyecek. Siyaset bilimcilere göre AK Parti, seçimlerde bir kez daha rüştünü ispat etti. Millet de kumpasa inanmayıp AK Parti'ye olan inancını sandık başına giderek gösterdi. Halk, siyasetin farklı şekilde dizayn edilmesine müsaade etmedi ve liderine sahip çıktı. Erdoğan'a hem Çankaya Köşkü'nün yolunu açtı hem de genel seçimler alacağı oy oranını katladı. Seçimin en büyük kazananı halk, AK Parti'ye adeta gençlik aşısı enjekte etti.
Akşam
 
EKONOMİ 
Gram Altın 88,1094-88,2538
ABD Doları 2, 1375-2, 1399/  Euro 3, 9446-3, 9490/ İngiliz Sterlini 3, 5627-3, 5672

Bakkaldan Sanayici 
Türkiye'nin girişimcileri ticarette sınır tanımıyor, üretimden de vazgeçmiyor. 1980'lerde Ağrı'dan İstanbul'a göç eden ve bakkallık yapan Maruf Çiftçi'nin çocukları gıda toptancılığından sanayiciliğe geçiş yaptılar ve 200 milyon dolar cirolu bir sanayici grup olmayı başardılar. Seyşellere kadar tuvalet kağıdı, hasta bezi ihracatı yapan Cihan Grup, bu yıl Küba'dan 5 milyon dolarlık 'mangal kömürü' de ithal edecek. Halen Adapazarı'nda, 100 dönüm arsa üzerinde 5 fabrikalık yeni bir üretim kompleksi yatırımını sürdüren Cihan Grup'un CEO'su Mehmet Hanifi Çiftçi, "Hem üretimimizi hem ticaretimizi büyütmeye devam edeceğiz. İhracatımızı da bu yıl 20 ülkeden 35 ülkeye yayacağız" diyor. Çiftçi şöyle konuşuyor: 3 kız 5 erkek 8 kardeşiz. Arrılıyız. Babamız merhum Maruf Bey Ağrı'da önce bakkallık sonra gıda dağıtımı yapan küçük bir tüccardı. 1980'Lerin başında İstanbul'a (Kaynarca) göç ettik. Babamız İstanbul'a gelince de önce bakkal açtı. O bakkal Kaynarca'nın en iyi ciro yapan bakkallarından biri oldu. Günde 2 bin ekmek satardık. Zamanla Kaynarca'da gıda toptancılığına geçiş yaptık. Gıda ve temizlik ürünleri toptancılığı yapıyorduk satıyorduk. 1990'larda toptan ticarette distribütörlük kültürü gelişmeye başlamıştı ve toptancılar markaların distribütörlüğünü alıp bölge olarak dağıtım yapmaya başlamıştı. Biz de aynı yolu yürüdük. Unilever, P&G, Düzey (Koç) gibi büyüklerin distribütörü olduk.
Hürriyet
 
Rusya 'Kart'ını Çekecek 
Kırım'da yaşanan gelişmeler sonrasında ABD'nin Rus bankalarına getirdiği kısıtlamalar, ülkenin ödeme sistemlerine kadar yansıdı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Batılı şirketler Master Card ve Visa'nın Rus bankalarındaki bazı müşterilerin kartlarına sınırlamalar getirmeye başlaması üzerine sert çıkarak, kendi ödeme sistemlerini yaratmayı istediklerini bildirdi. Putin'in sözünü ettiği sistem iÇin, Rusya'nın en büyük bankası Sberbank kolları sıvadı. Bankanın CEO'su German Gref, bir yandan Devlet Başkanı Putin'le bir görüşme de yaparken, diğer yandan böyle bir sistem için bazı anayasal değişikliklerin gerektiğini, bunun Rus Merkez Bankası ile de konuşulduğunu söyledi. Gref, "Söz konusu sistemin hızlı bir şekilde uygulamaya girebilmesi için yasal değişiklik gerekli. Uygulamaya sokabilmek için 6 aylık bir teknik çalışma yeterli olur" dedi. Denizbankı'ı satın alan Sberbank'ın, ödeme sistemleri konusunda Türkiye'den teknik destek almayacağı ve tamamen kendi olanaklarıyla bunu yürüteceği belirtiliyor. Nitekim Sberbank'ın, Putin'in isteği üzerine, geliştirme çalışmalarına birkaç yıl önce başladığı "PRO 100" adı verilen sistemi tamamlayıp kullanacağı bildiriliyor. İlk denemelerin ise, Kazakistan'da başlatılacağı kaydediliyor. Japonya'nın "JCB" ve Çin'in kullandığı "UnionPay" gibi "milli" sistemlerini örnek alan Putin, bu sistemlerin de ilk etapta ulusal ihtiyaçlar için çıkarıldığını, sonraları uluslararası dönüşüme de girdiğini belirtiyor. İki büyük kredi kartı şirketini uyaran Putin, Rus bankalarıyla iş yapmayı bırakmaları halinde "kendileri kaybeder" yorumunu da yapıyor. Visa ve Mastercard, Rusya'daki ödeme sistemlerinin yaklaşık yüzde 85'ini kontrol ediyor.
Milliyet
 
Türkiye'nin Dış Borç Stoku Yüzde 15 Arttı 
Hazine Müsteşarlığı, 2013'ün dördüncü çeyreğine ilişkin Türkiye'nin brüt dış borç stoku geçici verileri ile net dış borç stoku verilerini açıkladı. Buna göre, Türkiye brüt dış borç stoku, 2013'ün dördüncü çeyrek sonu itibarıyla bir önceki yıla göre yüzde 15 artarak 388,2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Özel sektör borçlarının toplam dış borç stoku içerisindeki payı 267 milyar dolar ile yüzde 68,8 ve kamu kesimi borçlarının payı 116 milyar dolar ile yüzde 29,9 oldu. Merkez Bankası borçlarının toplam dış borç stoku içerisindeki payı ise 5,2 milyar dolar ile yüzde 1,3 olarak gerçekleşti. Kamu kesimi dış borçlarının büyük bir çoğunluğu, uzun vadeli dış borçlardan oluştu. Merkezi Yönetim Dış Borç Stoku, 2013 yılı dördüncü çeyrek dönem sonu itibarıyla 85,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu miktarın 55,7 milyar dolar tutarındaki kısmı, uluslararası finansal piyasalarda gerçekleştirilen tahvil ihraçları stokundan oluştu. Kısa vadeli özel sektör dış borcu da söz konusu dönem sonu itibarıyla 110,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu tutar içinde bankacılık sektörünün payı 72 milyar dolar oldu. Özel sektörün 2013 yılı dördüncü çeyrek dönem sonu itibarıyla uzun vadeli dış borçları ise 156,4 milyar dolar olarak hesaplandı. Merkez Bankası uzun vadeli dış borçları, geçen yılın son çeyreğinde 4,4 milyar dolar, kısa vadeli dış borçları ise 833 milyon dolar tutarında gerçekleşti. 2013 Eylül- 2013 Aralık döneminde dış borç stoku, döviz kuru değişikliklerinden dolayı yaklaşık 820 milyon dolar tutarında artış gösterdi.
Türkiye
 
Yabancı, Yerlilerin Felaket Senaryosuna Aldanmadı 
TÜSİAD başta olmak üzere bazı iş çevrelerinin "Böyle giderse ülkeye yabancı yatırımcı gelmez" çıkışı ve bir grup medyanın "siyasi istikrarın sonu geliyor" şeklindeki kara propagandası, yerel seçimlerin ardından iflas etti. Uluslararası finans kuruluşlarının önde gelen ekonomistleri, yerel seçimlerde iktidar partisinin oyunu 2009 yerel seçimlerine kıyasla artırmasını, siyasi ve ekonomik istikrarın bir yansıması olarak yorumlarken, önümüzdeki dönemde yabancı yatırımcılar için risk algısının azaldığına dikkati çekti. Standard Bank Gelişmekte Olan Ekonomiler Başekonomisti Timothy Ash, "AK Parti'nin almış olduğu oy, aslında geçen 12 yıl boyunca edilen ekonomik başarının, istihdamın, yükselen hayat standartlarının geri dönüşüdür. Yakın vadede piyasa, seçim sonuçlarını olumlu karşılayacak ve yatırımcılar AK Parti'nin kendilerine ekonomik istikrarın garantisini, piyasa destekleyici politikalarla sağlamasını bekleyecektir. Piyasanın seveceği, ekonominin yeniden dengelenmesini destekleyecek veriler de geliyor. Merkez Bankası'nın sıkılaştırması ve görece daha düşük değerdeki lira, uluslararası ticareti ve cari açık verilerini destekliyor.
Türkiye
 
14 Trilyon Dolarlık Fonlarla Görüşüyoruz 
Borsa İstanbul'un 1. Olağan Genel Kurulu, Borsa İstanbul üst yönetimi, pay sahipleri ve temsilcilerin katılımıyla dün yapıldı. Genel kurulda konuşan Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Turhan, Borsa İstanbul'un stratejik ortaklıklar kurmak amacıyla çalışmalarının devam ettiğini dile getirerek, "Her biri kendi segmentinde ilk 3'te yer alan ve toplam büyüklükleri yönettikleri varlık miktarı itibariyle 14 trilyon doları bulan yatırım fonlarıyla görüşmelerimizin son derece olumlu istikamette ilerlediğini memnuniyetle ifade etmek isterim" dedi. Önümüzdeki dönemde önceliklerinin stratejik ortaklıkları tamamlamak olduğunu anlatan Turhan, "Öncelikli gündem maddemiz, kanunla Borsa İstanbul'a verilen bu yetki ve görev istikametinde elimizde kalan bu yüzde 36,6'lık payı da değerlendirip şirketimizin inşallah 2015 yılında yapmayı hedeflediği halka arz öncesinde değerinin hem pay sahiplerimiz hem de Türkiye'nin sermaye piyasalarının itibarı açısından en yüksek düzeye çıkarmak, ülkemize, piyasalarımıza ve kıymetli pay sahiplerimize en yüksek değeri sağlamaya çalışmak olacaktır" ifadelerini kullandı. Genel kurulda Hüseyin Kelezoğlu'nun Yönetim Kurulu Üyeliği görevinden istifa etmesinin ardından boşalan üyeliğe, Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşlar Birliği (TSPAKB) tarafından önerilen Tacirler Yatırım YGenel Müdürü Murat Tacir atandı.
Star
 
Dış Açıkta 45 Ayın En Düşüğünü Gördük 
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, dış ticaret açığı şubatta beklentilerin altında kalarak yüzde 27.2 düşüşle 5.1 milyar dolar oldu. Beklenti 6.8 milyar dolardı. Dış ticaret açığı ocak-şubatta ise yüzde 16.6 düşüşle 11.95 milyar dolar oldu. İhracat şubat ayında yüzde 6.2 artarak 13.15 milyar dolar, ithalat yüzde 5.9 düşüşle 18.25 milyar dolar oldu. İhracat ocak-şubat döneminde ise yüzde 7.2 artarak 25.6 milyar dolar, ithalat yüzde 1.7 düşüşle 37.54 milyar dolar olarak gerçekleşti. TÜİK'in verilerinden derlenen bilgiye göre, şubattaki 5.1 milyar dolarlık dış ticaret açığı 2010 Mayıs döneminden sonraki (45 ay) en düşük seviyeyi ifade ediyor. Dış ticaret açığı 2011 yılı eylül ayında 10 milyar 453 milyar dolarla tarihinin en yüksek seviyesine ulaşmıştı. İhracatın ithalatı karşılama oranı da şubat ayında yüzde 72.1 ile 2009 Ekim döneminden sonraki (52 ay) en yüksek seviyesini gördü. Şubat ayında altın ihracatı aylık bazda 797.1 milyon dolar ile son 15 ayın en yüksek seviyesini görürken, altın ithalatı da 210.1 milyon dolarla son 24 ayın en düşük seviyesine geriledi. Altın ticaretinin dış ticaret açığına pozitif katkısı 586 milyon dolarla 2012 Kasım döneminden sonraki en yüksek seviye oldu.
Star
 
Seçim Sonuçları Piyasaları Coşturdu, Dolar 2.14'ü Gördü.. 
AKP'nin yerel seçimlerden yüzde 45'in üzerinde oy alarak güçlenerek çıkması piyasaları uçurdu. Borsa İstanbul (BIST) endeksi yüzde 1.95'lik çıkışla haftaya 70 bin 464 puandan başladı. Dolar da 2.15'in altına gerileyerek son üç ayın en düşük seviyesini gördü. Geçen hafta yerel seçim öncesi başlayan ralli haftanın ilk günü de sürdü. Birinci seansta 70 bini test eden borsa daha sonra gelen kâr satışlarıyla 69 bine gevşedi. Endeks gün sonunda yüzde 0.9'luk yükselişle 69 bin 736 puandan kapandı. Piyasa tepkisini seçim sonuçlarının ekonomiye yansıması olarak değerlendiren uzmanlar, bu sonuçların yabancı yatırımcının bakış açısını da yeniden olumluya çevirdiğini dile getirdi. Borsa çevrelerine göre seçim riskinin ortadan kalkmasıyla bundan sonra yurtdışı konjonktür önemli olacak. 4 Nisan ve 11 Nisan'da gerçekleşecek Fitch ve Moody's toplantılarından çıkacak Türkiye değerlendirmeleri en sıcak gündem maddesi. Her iki kuruluş da Türkiye raporlarını açıklayacak. Bu raporların sertliğine göre piyasalarda tansiyon yeniden yükselebilir. Fed'in tahvil alımlarını kademeli olarak azaltması ve faiz artırım sürecine girmesi piyasalar özelinde bir başka sıkıntı konusu olacak. Bu arada ağustos ayında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin de fiyatlar üzerinde baskı yaratabileceği öngörülüyor.
Akşam
 
Patronlar Tablodan Memnun Yatırımlarda Artış Bekleniyor 
Türkiye çekişmeli bir seçim dönemini geride bıraktı. Seçim sonuçlarına göre AK Parti bir çok il ve ilçe belediyesinde ezici üstünlük sağladı. Siyasi aktörlerin yanı sıra yurtiçi ve yurtdışındaki yatırımcıların dikkatle takip ettiği yerel seçimlerin sonucu Türkiye'nin patronlarını memnun etti. Sandıktan çıkan sonucun ekonomik aktiviteye de olumlu yansıyacağından hem fikir olan işadamları, istikrar ortamının yurtiçi ve yurtdışından yeni yatırımları da Türkiye'ye çekeceğini düşünüyor. Türkiye'nin gündeminin seçimlerden uzaklaşıp ekonomiye odaklanması gerektiğine dikkat çeken iş dünyası, erken seçim çağrısı yaptı.
Akşam
 
DÜNYA 
Karasularını Topa Tuttular 
Güney Kore ve Kuzey Kore arasındaki deniz sınırı gerginliği dün sabah saatlerinde açılan karşılıklı ateşle yeniden alevlendi. İki komşu ülkenin donanma güçleri Kuzey Kore'nin söz konusu deniz sınırında gerçek mermilerle tatbikat yapması sonrası karşı karşıya geldi. Kuzey Kore'nin 3 saat süren tatbikatında kullandığı bazı top mermileri sınırına düşen Güney Kore'nin cevabı gecikmedi. Güney Kore Savunma Bakanı Kim Min-soek, Kuzey Kore'nin tatbikat boyunca 500 top mermisi attığını, bunlardan 100'ünün ise deniz üzerindeki sınırlarına isabet ettiğini açıkladı. Bakan, "Pyongyang yönetiminin kasıtlı provokasyonuna uzun menzilli topçu bataryaları üssünden 300 top mermisiyle karşılık verdik" dedi. Atışlarda, Kuzey Kore'nin karasularının hedef alındığı açıklandı. Karşılıklı atışmada ölen ya da yaralanan olmadı. Güvenlik önlemi olarak sınır bölgesindeki ada sakinleri kıyı şeridinden tahliye edildi. Tahliye kararı, Kuzey Kore'nin tatbikatı bitirmesinden bir saat sonra kaldırıldı. Güney Koreli yetkililer, tarafların attığı top mermilerinin karaya ya da herhangi bir askeri hedefe isabet etmediğini belirtti. Sınır gerginliği, K. Kore'nin yeni bir nükleer test yöntemi deneyeceği tehdidinden bir gün sonra yaşandı. Bu gelişme, Pyongyang yönetiminin ABD önderliğindeki nükleer görüşmelerde gündeme gelen önlemlere karşı öfkesinin artması olarak yorumlandı. Yeonpyeong Adası'nda 2010'daki tatbikat sırasında K. Kore'nin açtığı ateşte dört kişi yaşamını yitirmişti. Gerilimin yaşandığı sınır, iki ülke arasında 1950-53 yıllarındaki Kore Savaşı'ndan bu yana tartışmalara neden oluyor. Zira, K. Kore, BM'nin deniz sınırını tanımıyor. Rusya, Kuzey Kore'nin yeni nükleer deneme yapabileceği yönündeki açıklamasından endişe duyduğunu açıklarken ABD Yönetimi, Kim Jong-un yönetimini 'tehlikeli ve provokatif' adımlar konusunda uyardı.
Hürriyet
 
İyi Ki, Namaz Vakti Olmadı 
Suriye'den dün öğle saatlerinde atılan üç top mermisi ve bir roket, Hatay'ın Yayladağı ilçesine isabet etti. Hatay Valiliği'nden yapılan açıklamaya göre, olay saat 13.45 sıralarında yaşandı. Suriye tarafından ateşlenen top mermileri Güzelyurt köyü çevresinde yer alan boş araziye düştü. Top mermileri herhangi bir can veya mal kaybına yol açmadı. Fakat saat 14.10 sularında yine Suriye tarafından gelen bir roket Yayladağı ilçesindeki camiye isabet etti. Cami yakınlarında bulunan Suriyeli bir kadın yaralandı. Şarapnel parçaları sırtına ve kalçasına saplanan 50 yaşındaki Muna Hacısüleyman, ambulansla Antakya Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. 2 No'lu çadırkentin karşısında bulunan camide oluşan hasar sonrası sınırdaki Türk topçu birliklerinden Suriye'ye misliyle karşılık verildi. Roketin namaz saatinde düşmemesi, büyük bir faciayı önledi. Suriye'de muhalifler, Esad'ın yıkılmayan kalesi olarak görülen Lazkiye'deki memleketi Kardaha köyünü almak için son haftalarda kuzeybatıdaki etkinliğini artırmaya çalışıyor. Bu yüzden Özgür Suriye Ordusu ile Esad güçleri arasındaki çatışmalar bu bölgede yoğunlaşıyor. DPA Ajansı'na göre, muhalifler dün sabahın ilk saatlerinden itibaren bölgeyi şiddetli top ve roket mermisi yağmuruna tuttu. Atılan roket mermilerinden bazısı da Esad'ın ölen kardeşinin adının verildiği Lazkiye'deki Basil Esad Havalimanı yakınlarına düştü.
Hürriyet
 
'Çankaya'yı Deneyebilir' 
BBC: Erdoğan yıllar önce basit, gözden gelinemez bir olguya çalıştı: İşçi sınıfı ve dindarlar bir araya getirildiğinde Türkiye'nin liberal, laik elitinden sayıl olarak fazla Bu geniş tabana tutunan iktidara da tutunur. Şimdi muhalefet hükümetin yargı ve internet üzerindeki gücünü daha da arttırmasından korkabilir. Erdoğan şimdi ne yapacak? Cumhurbaşkanlığı için yarışmayı tercih edebilir. Fakat esas yetkili mevki başbakanlık. Bazı yorumculara göre AKP kurallarını değiştirerek liderine 2015'te dördüncü dönem için izin verebilir. Wall Street Journal: Başbakan'ın partisi havalarda uçuşan suçlamaların arasında, yerel seçimlerden galip olarak çıktı. Türkiye Başbakanı Erdoğan, yolsuzluk ve manipülasyan suçlamalarına rağmen, hükümeti için bir çeşit referandum olarak değerlendirilen kritik yerel seçimlerden zaferle çıktı. Financial Times: Başbakan Erdoğan yerel seçimlerde zafer ilan ederek bunun kendisini yolsuzlukla suçlayanlar ve güvenlik sızıntılarına yol açanlara karşı elde edilmiş bir zafer olduğunu iddia etti. Erdoğan, "Verilecek her türlü göreve kendimizi adamaya hazırız" diyerek ağustos ayında yapılacak ilk doğrudan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olabileceğini gösterdi. Reuters: Yolsuzluk skandalları ve güvenlik açısından yıpratıcı sızıntıların ortasında Erdoğan iktidarı için yapılan referandumu kazandı. Muhalefet Ankara ve İstanbul'u alarak ağır bir darbe vurmayı ummuştu ama AKP iki kenti de aldı.
Milliyet
 
Mutlak Zafer Kazandı Köşk Yolu Açıldı 
ABD basınından CNN'in internet sitesinde "Erdoğan yerel seçimlerde zaferini ilan etti" başlığı kullanıldı, Haberde, Erdoğan'ın seçim sonuçlarını "Türkiye'de demokrasinin zaferi" olarak ilan ettiği kaydedildi. Başbakan Erdoğan'ın muhalefete sandıkta "Osmanlı şamarı" atıldığını belirttiği ifade edilen haberde, Türkiye'de yerel seçimlerin Erdoğan'ın gücünün testi olarak görüldüğünü yazdı. İngiltere'nin Guardian gazetesi ise Erdoğan'ın yerel seçim sonuçlarıyla hakkındaki ciddi suçlamaları püskürttüğünü belirtti. Seçimlerin Başbakan Erdoğan'ın popülaritesini ölçen bir barometre olarak görüldüğünü belirten Guardian, "Seçimlerdeki başarısı Erdoğan'ı ağustos ayında cumhurbaşkanı adayı olması yolunda cesaretlendirecektir" dedi. Geçen yaz aylarında yaşanan Gezi eylemleri ve yolsuzluk iddialarının ardından, 52 milyondan fazla seçmenin yüzde 92'sinin oy kullandığına ve seçimden Erdoğan'ın zaferle ayrıldığına dikkat çekildi. Fransa'nın Sağ eğilimli Le Figaro gazetesi, Erdoğan'ın hakkındaki tüm iddialara karşın sandıktan zaferle çıktığını yazarken, Erdoğan'ın "seçim sonrası operasyon mesajı" verdiğine işaret edilerek, Başbakanın, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin de en güçlü adayı olduğu belirtildi. "Türk Başbakanı Erdoğan, AK Parti'nin zaferini kutluyor" başlığını kullanan Hollanda'nın De Volkskrant gazetesi, referandum havasında geçen seçimde AK Parti'nin birinci, CHP'nin ise ikinci olduğunu yazdı. De Telegraaf gazetesi de Türkiye'de ilk kez başörtülü bir kişinin belediye başkanlığını kazandığı ayrıntısına dikkati çekti. İtalya'nın "La Stampa" gazetesi de "Erdoğan skandalları da yendi" başlığıyla Türkiye'deki yerel seçimleri ve Erdoğan'ın başarısını duyurdu. Öte yandan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Başbakan Erdoğan'ı telefonla arayarak tebrik etti. Putin, Türkiye'de 30 Mart yerel seçimlerinde AK Parti'nin "kesin ve net bir zafer" elde ettiğinin ortaya çıkmasının ardından Erdoğan'ı kutladı, başarı dileklerini iletti. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve Pakistan Başbakanı Navaz Şerif de Erdoğan'ı kutladı.
Star
 
Fransa'da Irkçılar Tarihi Zafer Kazandı 
Fransa'da iktidardaki sosyalist partinin ağır bir yenilgiye uğraması ve kabinede başbakanı da kapsayan bir revizyona karşın, Le Monde gazetesi başyazısında Türkiye'deki yerel seçimlere yer verdi. Paralel yapının iddia ve operasyonlarına karşın AK Parti'nin yüzde 46 oy alarak önemli bir başarı elde ettiği yerel seçim sonuçları kesinleşmeden kaleme alınan başyazıda atıfta bulunulan bir başka makalede de, Türk yazar Nedim Gürsel'in Başbakan Erdoğan ile ilgili ağır ifadeleri yer aldı. Yazar Gürsel, yerel seçimlerde halkın Başbakan Erdoğan'ı cezalandıracağı öngörüsünde bulundu. "Erdoğan kabusu" başlıklı makalede Erdoğan ile ilgili ağır ithamlarda bulunan Gürsel, yerel seçimin ikinci turunda Fransa siyasetine damgasını vuran aşırı sağcı yükselişle ilgili herhangi bir yorumda bulunmadı. Gürsel, "Türk seçmeninin Erdoğan kabusuna son vereceğini umuyorum" cümlesini kullandı. Bu arada Fransa Başbakanı Jean-Marc Ayrault, yerel seçimlerin ikinci turunun "hükümet için bir yenilgi olduğunu" itiraf ederek istifasını verdi. Böylelikle Fransa'nın 5. Cumhuriyeti yönetiminde yapılan yerel seçimler sonrasında ilk kez bir Fransız Başbakan istifa etmiş oldu. Başbakanlık yetkilileri, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande'ın Başbakanı Jean- Marc Ayrault'un istifasının ardından İçişleri Bakanı Manuel Valls'i, başbakan olarak atamaya karar verdiğini ifade etti. Hollande, sabah saatlerinde Başbakan Jean- Marc Ayrault ve İçişleri Bakanı Valls ile ayrı ayrı birer görüşmede bulunmuştu. Öte yandan François Hollande'ın, aslında Savunma Bakanı Jean-Yves Le Drian'a Başbakanlık koltuğunu teklif ettiği ancak Le Drian'ın, İçişleri Bakanı Manuel Valls'e destek olmak için teklifi kabul etmediği belirtilmişti.
Star
 
Rüşvet Aldı, Cezasını Çekecek 
İsrail'de eski Başbakan Ehud Olmert, Kudüs Belediye başkanı olduğu dönemde 1.5 milyon şekel (428 bin dolar) rüşvet aldığı gerekçesiyle yargılandığı davada suçlu bulundu. Tel Aviv Bölge Mahkemesi, 2 yıldır süren davada Kudüs'te Holyland adlı rezidans projesiyle ilgili rüşvet davasında 16 kişi yargılanıyordu. Olmert ile birlikte suçlu bulunan 13 kişi arasında eski Kudüs Belediye Başkanı Uri Lupolianski, eski Bank Hapoalim Başkanı Dan Dankner, Olmert'in eski idari işler müdürü Shula Zaken de yer alıyor. Yargıç David Rozen, Olmert'in rüşvete arabuluculuk eden kardeşi Yossi Olmert'in aldığı 500 bin şekel (150 bin dolar) paradan habersiz olduğunu öne sürerek yalan ifade verdiğini kaydetti. Davada kimin ne kadar ceza alacağı ise 28 Nisan'da başlayacak duruşmaların sonunda belli olacak. Maksimum cezanın 7 yıl olduğu belirtiliyor. Olmert, İsrail tarihinde rüşvet yüzünden suçlu bulunan ilk başbakan oldu. 2012'de Olmert yolsuzluk suçlamasıyla para ve tescilli hapis cezası almıştı. 1993-2003 arasında Kudüs Belediye başkanlığı yapan Olmert, ticaret bakanlığının ardından 2006'da merkez sağcı Kadima partisini iktidara taşıyıp başbakanlık koltuğuna oturmuş ve 2009'da yolsuzluk suçlamaları nedeniyle istifa etmek zorunda kalmıştı.
Radikal
 
Kırım'a Serbest Bölge 
Rusya Başbakanı Dmitri Medvedev, Ukrayna'dan ayrılıp Rusya Federasyonu'na katılan Kırım'a gidip ilk kabine toplantısını gerçekleştirdi. Rus lider Kırım'ı yatırımlar için cazip hale getireceklerini söyledi. Bakanlarıyla Simferepol'e çıkarma yapan Medvedev "Kırım'da serbest ekonomik bölge oluşturma kararı aldık. Özel vergi rejimi uygulanacak" dedi. Rus lider kalkınma için önemli adımlar atacaklarını, altyapı ve hastanelerin yenileneceğini, maaşlara zam yapılacağını ve kamu personelini tatil için Kırım'a yönlendireceklerini belirterek "Rusya'ya katılan Kırım'da hiç kimse kaybetmemeli" mesajı verdi. Medvedev, Karadeniz Filosu'nu da ziyaret etti. Bu arada önceki gün Paris'te Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile buluşan ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Rusya'nın Ukrayna'nın doğusunda federal bölge kurulması önerisine karşılık gerilimi düşürmek için şu planı masaya getirdi: "Ukrayna sınırlarına konuşlandırılan Rus birlikleri çekilsin; AGİT bölgeye teftiş heyeti göndersin; Rusya ile Ukrayna arasında görüşmeler başlasın; Rusya, Ukrayna'da 25 Mayıs'ta yapılacak devlet başkanlığı seçiminin sonucunu tanısın."
Radikal
POLİTİKA 
Bu Daha Başlangıç Ne İstifası 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, istifa edeceği yolundaki iddialara "Ne istifası? Bu daha başlangıç. İstifa edecek birisi varsa bu ülkeyi soyan adamdır. Ülkeyi soyana 'İstifa edecek mi, etmeyecek mi?' diye sorulmuyor da ülkenin, mazlumun çıkarlarını savunan insana 'Efendim istifa edecek', geçiniz bunları" dedi. Dün düzenlediği basın toplantısıyla seçim değerlendirmesi yapan Kılıçdaroğlu, özetle şunları söyledi: "Eksiğim olabilir ama görevimi yaptığıma inanıyorum. Milletin vicdanına hep sesleneceğim, uyuyan vicdanları uyandırıncaya kadar. (Başbakan Tayyip Erdoğan'ın balkon konuşmasına atıfla) Biz demokrasiyi sen tehdit edesin diye kurmadık bu ülkede. Oturacaksın oraya, vatandaşı tehdit edeceksin. Cadı avı başlatacaksın sen. Hani sen demokrasiden söz ediyordun? Daha da öteye gidiyor. Muhalefeti dizayn etmeye kalkıyor bu zat. Kimsin sen muhalefeti dizayn etmeye kalkıyorsun? Beyefendiye özgü bir muhalefet gerekiyor herhalde. Başbakanlık koltuğunda oturan zat, seçim sonuçları belli bir noktaya gelip açıklandıktan sonra yine bir balkon konuşması yaptı. Açıkça demokrasiyi, hukuku, siyasal partileri, sosyal grupları tehdit etmeye başladı. Kimsin sen? Kimsin sen tehdit ediyorsun demokrasilerde. Bir diktatöre özgü üslupla dünyayı, Türkiye'yi dizayn etmeye çalışıyor. Başbakanlık koltuğunda oturan zat şunu asla unutmasın; CHP olduğu sürece bu ülkede hiçbir yurttaşı sen tehdit edemezsin. Senin tehdidin sana, senin yandaşlarına söker. Balkon konuşmasında açıkça demokrasiye, helale meydan okundu. 'Biz haramdan yanayız. O nedenle biz güçlüyüz' dediler. Bu daha başlangıç. Eğer önünde boyun eğecek kişi arıyorsan balkon konuşmasında yanında olan adamlara bak, bize hiç bakma. Biz başımız dik yürürüz. Kimsenin önünde de boyun eğmeyiz. Güçlenerek geliyoruz. Bütün seçim sonuçlarına bakın. Biz CHP'yiz. Hukukun üstünlüğünü savunuruz. Tüzüğümüz var, programımız var. Kurultay koşulları oluşursa elbette kurultay yaparız. Niye kurultay yaptın, niye istedin diye insanları asla suçlamayız. MYK'da ise bir revizyon asla söz konusu değil. Beklediğimiz oranda oy almadık, onu ben de biliyorum. Hiçbir zaman yurttaşlarımı suçlamadım. Ama bir çizgimiz var yukarıya doğru, kararlılıkla gidiyoruz, ağır ağır sindire sindire, halka daha fazla gideceğiz, daha fazla onlarla beraber olacağız. 31 Mart'tan sonra da Türkiye'de baskının artacağını hepiniz göreceksiniz. Biz ise yine sağduyunun, yine halkın yanında olacağız. Cemaatle işbirliği tamamen AKP'nin uydurması bir şey. Nereyle işbirliği yaptık, ellerinde bilgi varsa çıkarsınlar. Ben hiçbir zaman 'Siz ne istediniz de biz vermedik' diye bir cümle kurmadım, kuran kimdi; bizi Cemaat ile işbirliği yapmakla suçlayan kişi. Başbakanlık koltuğunda oturan birisinin bu kadar yalan söylediğine ilk kez tanık oluyorum. Nasıl olur bir insan bu kadar milletin gözünün içine baka baka bu kadar yalan söyler, anlamakta zorluk çekiyorum. Diğer kurumlara güven duymadığımız gibi Anadolu Ajansı'na da güven duymuyoruz. İktidarın güdümüne giren, bağımsızlığını yitiren bir kurum dünyanın hiçbir ülkesinde topluma güven vermez. Anadolu Ajansı da bunlardan birisidir. Havuz medyasının devlet ayağıdır Anadolu Ajansı."
Hürriyet
 
Elinde Dosyayla Çankaya'ya Çıktı 
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın seçimin ertesi günü programlarında yer almamasına rağmen yaptıkları görüşme Ankara'da ilgi uyandırdı. Kulislerde Gül ile Erdoğan'ın seçim sonuçları, erken seçim olasılığı ve Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda ilk değerlendirmeleri yapmak için bir araya gelmiş olabilecekleri iddiası konuşuldu. Erdoğan'ın elinde dosyayla çıktığı görüşmede; "casusluk faaliyeti" olarak nitelendirilen Dışişleri Bakanlığı'ndaki dinleme olayının kapsamlı olarak ele alındığı yorumları yapıldı. Gül'ün de önünde bir not defterinin bulunması dikkat çekti. Erdoğan'ın, elde edilen bazı yeni bilgi ve değerlendirmeler konusunda Gül'ü bilgilendirdiği üzerinde duruldu. Görüşme, bir saat sürdü. Kulislerde Gül ile Erdoğan'ın seçim sonuçları, erken seçim olasılığı ve Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda ilk değerlendirmeleri yapmak için biraraya gelmiş olabilecekleri iddiası konuşuldu. Gül, bugün Kuveyt Emiri Şeyh Sabah Al-Ahmad Al - Jaber Al-Sabah'ın daveti üzerine, Kuveyt'te resmi ziyarette bulunacak. Gül, perşembe günü Türkiye'ye dönecek. Gül'ün Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel ile yaptığı haftalık olağan görüşmelerin fotoğraf ve görüntülerine, Cumhurbaşkanlığı'nın internet sitesinde genellikle yer verilmiyor. Gül, Erdoğan ve Özel ile yaptığı görüşmelerde topluma mesaj vermek istediklerinin görüntülerine internet sitesinde yer verdiriyor. Erdoğan, balkon konuşmasında, cemaate savaş ilanı olarak yorumlanan mücadele başlattığını duyurmuştu. Gül'ün bu görüşmenin görüntülerine internet sitesinde yer verdirtmesi, "Cemaate savaş açan Başbakan'ın ardından Köşk'ün desteğinin olduğu" mesajının verilmek istendiği yorumlarına neden oldu.
Milliyet
 
'Elimizden Gelenin En İyisini Yaptık' 
MHP, 2014 yerel seçimine elindeki 2'si büyükşehir 8 il ve 96 ilçe ile girdi. MHP, seçimden 3'ü büyükşehir olmak üzere 8 il ve 106 ilçe kazanarak çıktı. Gümüşhane, Kastamonu ve Balıkesir belediye başkanlıklarını kaybeden MHP, elindeki Bartın, Karabük, Osmaniye, Isparta belediyeleri ile Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nda koltuğu korudu. MHP, Manisa Büyükşehir Belediyesi'ne Mersin ve Adana'yı da ekledi. Böylece MHP'nin tesellisi 3 büyükşehir oldu. MHP, büyükşehirlerin yanı sıra Kars'ı da kazandı. MHP'nin oy deposu olarak bilinen ve Selçuklu Hilali olarak nitelendirilen Orta Anadolu bölgesinde oy oranını artırırken, bir çok ilde ikinci sırada kaldı. MHP'nin Osmani'ye'den Akdeniz'den İç Ege'ye uzanan Türkmenlerin yoğun olduğu, 'Toroslar hattı'ndaki varlığını da oylarını artırarak pekiştirdiği gözlendi. MHP Genel Merkezi'nde seçim sonuçları masaya yatırılırken, bundan sonra nasıl bir adım atılacağına ilişkin planlama yapıldı. Genel merkezde MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin 350 il, ilçe ve beldede gerçekleştirdiği toplantılarda 280 konuşma yaptığı ve Türkiye'yi karış karış gezerek elinden gelenin en iyisini yaptığı görüşü hakim. Seçimden çıkan sonuç, MHP açısından başarısızlık olarak görülmezken, 'ancak yeterli değil' şeklinde değerlendirildi. Hesaplamada 51 il genel meclisi oyları ile 30 büyükşehirde ilçe belediye meclislerine verilen oyların ortalamasını alan MHP yönetimi, oy oranının yüzde 17.5 civarında olduğu ve 2009'daki 6 milyon 396 bin Oyun üzerine 1 milyon oy daha konulduğu tespitini yaptı. Parti yönetimi, MHP'nin oy yüzdesini, İstanbul, Ankara ve İzmir'den çıkan düşük oy oranlarının aşağı çektiğini de düşünüyor. Ak Parti'nin son dönemde yaşanan olaylara rağmen gücünü korumasının arkasındaki nedenleri de masaya yatırdı. MHP, Ak Parti'nin, "fakir kesimdeki, yardımların kesileceği, borçlanan orta gelir ve iş dünyasında da 'giderse halimiz harap olur' korkusunu" kullanarak oylarını koruduğu tespitini yapıyor.
Milliyet
Yıldırım: Yüzde 36'yı Başarı Görmüyorum 
AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım, partisinin İzmir İl Başkanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında seçim sonuçlarını değerlendirdi. İzmir'de yüzde 40 ve üstü oy oranı hedeflediğini anlatan Yıldırım, "Bizim için aldığımız sonuç başarı değildir. Ben yüzde 36 sonucu başarı olarak görmüyorum ama İzmirlilerin tercihidir" dedi. Yıldırım, seçim sonucunun CHP'li yerel yönetimlere mesaj içerdiğini belirterek, şunları söyledi: "Yoğun ve heyecanlı kampanya yürüttük. Bütün gücünü ve emeğini ortaya koyan çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. İzmirli hemşehrilerime de teşekkür ediyorum. Bize 1 milyon civarı oy verdiler. Bir önceki seçiminin 625 bin civarı olduğu düşünülürse ciddi anlamda desteklerini arttırdı. Bu sonuç, yerel yönetimlerin bundan sonra biraz daha dinamik biraz daha hizmete yönelik çalışmaları için bir fırsat olmuştur. Biz İzmir'de siyasetin hizmet odaklı yapılmasını öngördük. Bundan sonra İzmir'de CHP yerel yöneticilerinin sadece ideolojik söylemlerle başarılarını devam ettiremeyeceklerini anlamaları gerekir." Yıldırım, yerel seçimde İzmir'de oylara gölge düştüğünü öne sürerek, şöyle konuştu:" Seçimlerle ilgili il ve ilçe seçim kurulları fevkalade başarısız bir sınav vermiştir. Seçimlere hâkim olamadılar. İzmirler'in verdiği oylar üzerine gölge düşmüştür. Tespitler yapılmış, hukukçular gerekli çalışmaları başlatmıştır." Öte yandan Yıldırım İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nu arayarak tebrik etti.
Radikal
Hatay'a Sevindim, Artvin'e Üzüldüm 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında yerel seçim sonuçlarını değerlendirdi. Seçim sonuçlarını CHP için 'başarılı' bulan Kılıçdaroğlu, istifa söylentileri için de "Yandaşları benim istifa edeceğim şeklinde bir haber de yayıyorlar. İstifa edecek birisi varsa bu ülkeyi soyan adamdır. Ülkeyi soyana 'İstifa edecek mi, etmeyecek mi?' diye sorulmuyor da ülkenin, mazlumun çıkarlarını savunan insana 'Efendim istifa edecek' geçiniz bunları" diye konuştu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın balkon konuşmasına atıf yapan Kılıçdaroğlu,"Biz demokrasiyi sen tehdit edesin diye kurmadık bu ülkede. Oturacaksın oraya, vatandaşı tehdit edeceksin. Cadı avı başlatacaksın sen. Hani sen demokrasiden söz ediyordun? Daha da öteye gidiyor. Muhalefeti dizayn etmeye kalkıyor bu zat. Kimsin sen muhalefeti dizayn etmeye kalkıyorsun? Beyefendiye özgü bir muhalefet gerekiyor herhalde" yorumunu yaptı. Eksiği olabileceğini ama görevini yaptığına inandığını dile getiren Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: "Balkon konuşmasında açıkça demokrasiye, helale meydan okundu. Biz, 'Haramdan yanayız. O nedenle biz güçlüyüz' dediler. Bu daha başlangıç. Eğer önünde boyun eğecek kişi arıyorsan balkon konuşmasında yanında olan adamlara bak, bize hiç bakma. Biz başımız dik yürürüz. Kimsenin önünde de boyun eğmeyiz. Güçlenerek geliyoruz. Bütün seçim sonuçlarına bakın. Biz CHP'yiz. Kurultay koşulları oluşursa elbette kurultay yaparız. Niye kurultay yaptın, niye istedin diye insanları asla suçlamayız. MYK'da ise bir revizyon asla söz konusu değil. Beklediğimiz oranda oy almadık, onu ben de biliyorum. Hiçbir zaman yurttaşlarımı suçlamadım. Ama bir çizgimiz var yukarıya doğru, kararlılıkla gidiyoruz, ağır ağır sindire sindire, halka daha fazla gideceğiz, daha fazla onlarla beraber olacağız. 31 Mart'tan sonra da Türkiye'de baskının artacağını hepiniz göreceksiniz. Biz ise yine sağduyunun, yine halkın yanında olacağız."
Radikal
 
Her Yerde Akp'yi Gerilettik 
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Diyarbakır'da düzenlediği basın toplantısında yerel seçim sonuçlarını değerlendirdi. Yerel seçimlerde Ak Parti'nin oylarını gerilettiklerini dile getiren Demirtaş, Fethullah Gülen Cemaati'ne yönelik operasyon yapılması halinde ilkeli duruşlarını sürdüreceklerini belirtip "Bir linç kampanyasını desteklemeyiz" dedi. Yerel seçimde öngördükleri hedeflerin yüzde 80-85'ine ulaştıklarını söyleyen Demirtaş, şunları söyledi: "Genel seçim havasında bir seçim yaşadık. Gezi direnişi, 17 Aralık, hükümetin yolsuzluk, rüşvet skandalları, tape'ler, kayıtlar, bütün seçim kampanyalarını etkiledi. Görünen o ki tüm tartışmalar içerisinde seçmen kitlesi ağırlıklı olarak görüşünü koruyor. Sonuçlar gösterdi ki; Türkiye'de toplum içerisinde çok keskin bir kamplaşma var. Seçmen eğilimleri, seçimden seçime kolay değişmiyor. Bütün partilerin bu sonuçları önüne koyup tartışması gerekiyor. HDP, Batı'da istenilen ölçüde olmazsa bile belli bir kabul gördü." Katılımın da düşük olduğu bazı illerde oylarının azalmasını bir mesaj olarak gördüklerini, yine de muazzam bir zafer ve başarı elde edildiğini dile getiren Demirtaş: "Belediye sayımızı arttırdık. Düşük oy aldığımız, yerel yönetimleri kaybettiğimiz yerler için kapsamlı tartışma yürüteceğiz. AKP'nin karşısına ciddi bir alternatif muhalefet bloku çıkaramadığımız için AKP dışında Türkiye'nin doğusunda BDP alternatif olarak görülüyor." HDP-CHP işbirliği konusunda da konuşan Demirtaş, "Aslında bir şanstı. CHP ilkeli bir ittifakı deneyip milliyetçi, ulusalcı unsurlardan arınıp demokratik bir birliği seçmek yerine başka türlü ittifaklara girmeyi, daha ilkesiz ittifakları tercih etti. Türkiye o potansiyeli de boşa harcadı" dedi.
Radikal

SPOR 
Şampiyonluk yolundaki kritik Bursaspor engelini zorlanmadan aşan F.Bahçe, rakipleriyle arasındaki puan farkını da iyiden iyiye açıyor. Beşiktaş ve Galatasaray'ın puan kaybettiği haftada Saracoğlu'nda Bursa'yı deviren sarı lacivertliler için ligdeki mutlu son oldukça yakın Geride bıraktığımız haftada Galatasaray, deplasmanda Torku Konyaspor ile 0-0 berabere kalarak, hafta sonu oynayacağı Fenerbahçe derbisi öncesi çok kritik iki puan bıraktı. Sarı lacivertlilerin bir diğer takipçisi Beşiktaş ise deplasmanda Karabük'e 1-0 kaybederek lider F.Bahçe ile puan farkını eritme ve lig ikinciliğini devam ettirme şansını kaybetti. Tatil edilen Trabzonspor maçından 'hükmen galibiyet' kararı çıkmasıyla Sarı Kanarya puanını 63'e yükseltecek. İkinci sıradaki Galatasaray ve lig üçüncüsü Beşiktaş'ın ise 50 puanı bulunuyor. Süper Lig'de geriye kalan 7 haftada Fenerbahçe, 3 galibiyet alarak puanını 72'ye çıkarırsa şampiyonluğunu resmen ilan edecek. Fenerbahçe, kalan maçlarından 3 galibiyet çıkarması halinde; Beşiktaş ve G.Saray tüm maçlarını kazansa da şampiyonluk yarışında matematiksel olarak 19. lig şampiyonluğunu ilan edecek.
Hürriyet
 
Beşiktaş'ın başına gelir gelmez takımın "kolay gol yeme" hastalığına çare olan teknik direktör Slaven Bilic, bu kez gol atma konusunda çalışmalara başlayacak. Samet Aybaba döneminde sürekli hücum oynandığı için, "hem atan-hem yiyen" takım görüntüsünü yıkan Hırvat teknik adam, gol yeme sorununu halletti ama bu kez atamama sıkıntısı baş gösterdi. Beşiktaş'ı, hücum açısından da etkili bir takım haline getirtmek isteyen Bilic, bunun en somut adımlarını ise, yaz döneminde yapılacak sezon öncesi kampında atacak. Geçen kamp dönemini tamamen savunma üzerine planlayan, hatta hazırlık maçlarında bile rakiplere hücum edilmemesini isteyen Bilic, bu kez "toplu hücum-toplu savunma" anlayışını takıma kazandırmak istiyor. Bu konuda yönetimle de fikir alışverişinde bulunan Bilic, "Savunmaya bir stoper takviyesi yeterli. Orta sahamız iyi. Cenk Tosun geldikten sonra forvet hattımız daha da güçlenecek. Ama yeni sezonda forvet arkasında yaratıcı özelliği üst seviyede olan bir transfer, seneye attığımız gol sayısını da arttırır. Bir de hücuma katılarak içeriye ortalar yapabilen bir sağ bek transferi de ofansif gücümüzü ikiye katlar" diye konuştuğu ortaya çıktı.
Milliyet
 
Galatasaray'ın kaptanı Selçuk İnan ile golcüsü Burak Yılmaz, 6 Nisan Pazar günü Türk Telekom Arena'da ezeli rakipleri Fenerbahçe ile oynayacakları derbi maçın kendileri için hayati önem taşıdığını açıkladı. Aslan'ın iki yıldızı, "Fener derbisi bizim için bir sezona bedel" ifadesini kullandı. Son dönemde aldıkları kötü sonuçlarla taraftarlarını üzdüklerini hatırlatan kaptan Selçuk, "Önce Şampiyonlar Ligi'nden elendik, sonra da Süper Lig'de bize yakışmayan mağlubiyetler aldık. Bütün bunlara bir son verme zamanı geldi" dedi. Fener derbisini fırsat olarak gördüklerini kaydeden Cim- Bom'un kaptanı, "Pazar günü tek hedefimiz galibiyet olacak" şeklinde konuştu. Burak Yılmaz da taraftarların kendilerine tepki göstermekte haklı olduğunu belirterek, "Futbol böyle bir oyun. Kazanamazsanız eleştirilirsiniz. Fener'i yenerek hem kendimizi affettireceğiz hem de moral bulacağız" diye konuştu.
Star
 
Beko Basketbol Ligi'ndeki El Clasico'da yine F.Bahçe Ülker güldü. Sarı-Lacivertliler, G.Saray'ı 25 farkla 77-52 mağlup etti. F.Bahçe, son 11 yılda iç saha maçlarında Aslan'a sadece bir kez yenildi. İki dev takım ilk iki dakika tek sayı kaydedemedi. İlk iki basket, pota altını karşılıklı delen Zoric ve Ender'den geldi. Sonra Bogdanovic, Zoric ve özellikle Kleiza, pota altından etkili oldu. Kleiza'nın art arda iki basketiyle 7.47'ye 13-7 önde giren F. Bahçe, Domercant'ın etkili hücumlarına engel olamadı. Periyot 17-17 bitti. 2. periyoda iyi başlayan Aslan, Domercant ve Macvan'ın basketleriyle 12.39'da 19-21 ile ilk defa öne geçti. Ama Bjelica, Oğuz ve Ömer, skor üretimine geçince, Aslan buna karşı duramadı. F.Bahçe rahat sayılar buldu. Fark giderek arttı ve Kanarya soyunma odasına 42-25 önde girdi. 3. periyotta farkı koruyan Sarı-Lacivertliler, skoru daha da açtı. Kanarya, finale 61-37 önde girdi. F.Bahçe Koçu Zeljko Obradovic, son periyoda genç oyun kurucu Berk Uğurlu ile başladı. 18 yaşındaki Berk, hücumu çok iyi yönetti. 34.44'te Melih'in üç sayısı 70-42 ile 28 farkı getirdi. Bitime 1.34 saniye kala Berk'in İzzet'e yaptırdığı müthiş smaç taraftarları coşturdu. Sarı-Lacivertliler de ezeli rakibi karşısında tarihi zaferlerine bir yenisini ekledi.
Akşam
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme