5 Nisan 2014 Cumartesi

05.04.2014 Genel Gündem



05.04.2014 Cumartesi
GÜNDEM

AYM, Türkiye'nin Önünü Açıyor 
TBB Başkanı Metin Feyzioğlu, Anayasa Mahkemesi'nin Twitter ve Youtube yasağının kalrdırılmasıyla ilgili kararlarının Türkiye'nin önünü açan yaklaşımlar olduğunu söyledi. Feyzioğlu, şöyle konuştu: "Karar, TİB'e tebliğ edildiği anda YouTube'a yasak kaldırılmalıdır. Bu kararın 30 günü yok. TİB başta ilgili kurumlar, Anayasa'nın 26'ncı maddesi uyarınca güvence altına alınan 'ifade özgürlüğü ihlaline' son vererek mahkeme kararını derhal uygulamalıdır. Bu karar yeni kanuna göre verilmiş bir karardır. Twitter'da bir mahkeme kararı yoktu aslında, o idarenin bir eylemiydi ve biz idari yargıya başvurmuştuk. YouTube'la ilgili ise mahkeme kararına itiraz ettik. Mahkeme de yeni kanuna göre itirazımızı kabul etti. Bu mücadelede 2 kurumun öne çıktığını ifade etmeliyiz. 1'incisi avukatlık kurumu, biz sahada mücadale ediyoruz. Diğeri bireysel başvuru düzenlemesi sonucunda AYM tarihi bir rol oynuyor. Türkiye'nin önünü açan yaklaşımlar sergiliyor. Aslında Twitter yasağı da yürütmeyi durdurma verildiğinde kaldırılmalıydı. AYM, TBB'nin aldığı yürütmeyi durdurma kararı uygulanmadığı için kendisine yapılan bireysel başvuruda iç hukukun tüketildiğini kabul etti. Bu karar o kadar kritiktir. Yoksa mahkeme 'Yargı kararını uygulamak için 20 küsür gün daha var' diye başvuruyu reddederdi. 10 milyonlarca kişinin iletişiminin kısıtlanmasına ilişkin bir eylem olduğu için İdari Yargılama Usülü Kanunu'ndaki 30 günlük uygulama süresi de burada geçerli değildir. Derhal uygulanmalıdır."
Hürriyet


Ergenekon ve Balyoz Hâkimlerine Tenzili Rütbe 
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), kapatılan terörle mücadele ve eski özel yetkili mahkemelerde görev yapan hâkimlere ilişkin 607 kişilik yetki kararnamesini yayınladı. HSYK'nın internet sitesinde yayınlanan kararname ile 596 adli ve 11 idari yargı hâkiminin görev yeri değiştirildi. Yolsuzluk soruşturmaları ve Ergenekon, Balyoz, Şike, Dink davası gibi kritik davalara bakan hâkimlerin tenzili rütbe ile asliye ve sulh cezalara atanmaları dikkat çekti. 16 bin 798 sayfalık gerekçeli kararıyla gündeme gelen Ergenekon Mahkemesi Başkanı Hasan Hüseyin Özese, Sakarya 2. Asliye Ceza Mahkemesi Hâkimi olarak görevlendirildi. Balyoz hâkimi Ali Efendi Peksak tenzili rütbe ile sulh ceza hâkimi yapıldı. Ergenekon Mahkemesi üyeleri Sedat Sami Haşıloğlu Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesi üyesi, Hüsnü Çalmuk da Kocaeli 3. Asliye Mahkemesi Hâkimi olarak atandı. 28 Şubat Mahkemesi Başkanı Tayyar Köksal yeni kurulan Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı'na getirildi. Köksal, 28 Şubat davasında tüm tutuklu sanıkları tahliye etmişti. Ankara 11. Asliye Ceza hâkimi Mehmet Öztunç, yeni kurulan Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi başkanlığına atandı. 12 Eylül davasına bakan özel yetkili Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olan Süleyman İnce tenzili rütbeyle Ankara 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görevlendirildi. Şike davasına bakan İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Mehmet Ekinci, Bakırköy 15. Asliye Ceza Mahkemesi hâkimi olarak atandı. Mahkeme üyelerinden Hikmet Şen 5. Asliye Ceza Mahkemesi'ne, Bülent Kınay ise 21. Ağır Ceza Mahkemesi'ne üye olarak tayin edildi. Hrant Dink davasına bakan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Hadi Çağdır ise İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nde hâkim olarak görevlendirildi. Balyoz davasına bakan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi hâkimlerinden Aytekin Özhanlı 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nde, Savaş Çelik ise 20. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görevlendirildi. Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ'un tutuklanmasına karar veren hâkim Vedat Dalda İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görevlendirildi. İstanbul Adalet Komisyonu'nun eski Başkanvekili ve İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Mehmet Karababa Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesi'ne hâkim olarak getirildi.
Hürriyet

Twitter'dan Sonra Youtube'a Da Özgürlük 
Gölbaşı Sulh Ceza Mahkemesi, YouTube ile ilgili bir hafta önce aldığı yayım yasağı kararını kaldırdı. Ancak, 15 linkle ilgili yayın yasağının devamına karar verdi. YouTube 27 Mart 2014 günü Gölbaşı Sulh Ceza Mahkemesi kararıyla kapatılmıştı. Hükümet, YouTube'un kapatılmasında Dışişleri Bakanlığı'ndaki gizli dinlemeye ilişkin ses kayıtlarının etkili olduğunu, bunun ülke güvenliğini tehdit ettiğini savunurken, Gölbaşı Sulh Ceza Mahkemisi'nin kararının Atatürk Aleyhine Suçlar Kanunu'na göre verildiği ortaya çıkmıştı. TİB, YouTube'u, "Bu İnternet sitesi (YouTube.com) hakkında Gölbaşı Sulh Ceza Mahkemesi'nin 27/03/2014 tarih ve 2014/358 sayılı kararına istinaden ve 5651 sayılı kanunun (Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun) 8. Madde 1/b bendi uyarınca Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından koruma tedbiri uygulanmaktadır" diyerek kapattı. Karara Türkiye Barolar Birliği itiraz etti. Bu arada önceki gün Anayasa Mahkemesi'den daha önce kapatılan Twitter'a erişim yasağını ifade özgürlüğünün ihlali sayan karar çıktı ve Twitter hemen erişeme açıldı. AMY'nin kararı üzerine Gölbaşı Sulh Ceza Mahkemesi Türkiye Barolar Birliği'nin itirazını kabul etti. Mahkeme, AYM'nin Twitter kararının bağlayıcı olduğunu gözönüne alarak, YouTube'la ilgili 'Tüm yayına erişim engellemesine' ilişkin kendi kararını 'ifade özgürlüğüne ağır müdahale' diyerek kaldırdı. Anayasa Mahkemesi'nin Twitter kararına atıfta bulunan mahkeme, YouTube'a erişim engellenmesinin anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile korunan ifade ve haberleşme hürriyetini kısıtlayabilecek nitelikte olduğuna hükmetti. Mahkemenin kararında, "Bahsi geçen siteye erişimin tamamen engellenmesini öngören ve sınırları belirsiz bir yasaklama getiren mahkememiz kararının, demokratik toplumların en temel değerlerinden biri olan ifade özgürlüğüne ağır bir müdahale oluşturduğu kanaatine varılmıştır" denildi.
Radikal

EKONOMİ 

Gram Altın 88,6334 - 88,7286
ABD Doları 2,1135-2,1147 / Euro 2, 8963-2,8980 / İngiliz Sterlini 3,5027-3,5074

Düşük Faiz İstemek En Doğal Hakkımız 
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "Merkez Bankası'nın faiz indirimi yapması" gerektiğine dair sözlerinin yerinde ve haklı olduğunu söyledi. Zeybekçi, "17 Aralık sürecinde, faiz beklentilerin üzerinde artırılmıştı. Seçim bitti, istikrar sağlandı. Bu ülkenin başbakanının faizlerin düşmesini istemesi son derece doğaldır. Bunu seslendirmek bir müdahale değildir. Bunun zamanına ve ne kadar olacağına Merkez Bankası karar verir" dedi. İstanbul'da ekonomi gazetecileriyle sohbet toplantısı düzenleyen Nihat Zeybekçi, "Hiçbir ülkenin vatandaşı faizlerin yüksek olmasından memnun olmaz. Yüksek faiz dünyanın her yerinde olumsuz göstergedir. Başbakanımızın sözlerini olumlu buluyorum. Şu andaki faiz yüksek bir faiz mi bunu ekonomi bilir ama başbakanımızın görüşünü destekliyorum" dedi. Başbakan Erdoğan'ın Merkez Bankası'yla ilgili sözlerinin bu kurumun bağımsızlığına gölde düşürebileceğine dair bir yorum üzerine de Bakan Zeybekçi şöyle konuştu: "17 aralık sürecinde aslında faizler beklentilerin üzerinde artırıldı. Başbakan da şimdi bunun düzeltilmesini istedi ki bu onun en doğal hakkı ve masumane bir taleptir. Bu faiz indiriminin ne zaman ve ne kadar olacağına karar vermek Merkez Bankası'nın yetkisindedir. Ben de ekonomi bakanı olarak faizlerin bu seviyesini doğru bulmuyorum. Millet seçimlerde istikrarın devamı yönünde karar verdi. Madem o dönemde olağanüstü bir kararla faizler yükseltildi şimdi de olağanüstü bir kararla indirilmesini isteyebiliriz." İhracatçılar için rekabetçi kur seviyesini de açıklayan Bakan Zeybekçi, "Önümüzdeki dönemde kurlarda bir kırılganlık beklemiyoruz. Dolar 2.15-2.25 arasında oturursa hem ithalatı caydırıcı hem de ihracatı teşvik edici bir seviye sağlanmış olur" diye konuştu.
Hürriyet

Reklam Yatırımı 5 Milyarı Geçti 
Medya kanallarına olan reklam yatırımları, 2013 yılında artmaya devam etti. Reklamcılar Derneği'nin paylaştığı verilere göre reklam yatırımları geçen yıl yüzde 9.2 artışla 5.08 milyar lira oldu. Söz konusu yatırımların, yüzde 57.25'i televizyon, yüzde 22.43'ü basın, yüzde 9.74'ü dijital, yüzde 6.85'i açık hava, yüzde 2.61'i radyo, yüzde 1.13'ü sinema reklamlarından oluştu. Reklamcılar Derneği Başkanı Alper Ünal, 2014 yılında da yüzde 10 büyüme öngördüklerini söyledi. Alper Üner, geçen yıl, dijital reklam yatırımları pazar payının dünyada yüzde 23.2 olduğunu belirterek "Türkiye'de ise bu oran, yüzde 9.74. Dijital yatırımlar, büyümenin lokomotifi olmayı sürdürüyor" dedi. Uluslararası alanda reklam sektörünün dijital medya yatırımlarıyla büyüdüğünü vurgulayan Üner, bu yatırımlar içinde sosyal mecraların payının yüksekliğine dikkat çekti. Sosyal mecraları kullanarak ticaret yapmaya devam eden üyelerinin kısıtlamalar nedeniyle olumsuz etkilenebileceğini ve sektörün gelişiminin de bundan olumsuz etkilenebileceğini belirten Üner, "Bu nedenle sadece ifade özgürlüğünün değil, ticari ifade özgürlüğünün de olması gerekmektedir. Önümüzdeki dönemde dijital taraftaki olumsuzluklar, bu alandaki büyümeyi de olumsuz etkileyebilir" dedi
Hürriyet

Ortam Olumlu Merkez Bankası Bunu Dikkate Alıp Kararını Verecek 
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "Son bir haftadır piyasadaki gerçekleşmelere baktığımızda gerçekten olumlu bir ortam var. Türkiye ile ilgili yorumlara baktığımızda para politikası konusunda bir gevşeme beklentisi var. Dolayısıyla Merkez Bankamız bütün bu yorumları izleyecek ve nihai karar aşamasında kendi kararını verecek" dedi. Babacan, "Türkiye'deki enflasyon gelişmelerine bakıldığında, arz kaynaklı bir durum söz konusu. Dövizin etkisi bir süre daha devam edecek. Talep taraşı enflasyon riski çok fazla görünmüyor. Para Politikası Kurulu (PPK), bütün gelişmeleri yakından izliyor ve 28 Ocak'ta o gün için doğru karar ne ise, onu aldı" diye konuştu. 2015-2019 arasındaki 4 yıllık dönemin 'seçimsiz' olduğunu hatırlatan Babacan, şöyle devam etti: "Hazine, piyasaların en çalkantılı olduğu dönemde bile 31 yıl sonrası için tahvil ihraç ediyor. Makro ekonomik çerçevemizi çizerken, kamunun borç sürdürülebilirliği açısından çizmiyoruz. Özel sektörün dış borcunun sürdürülebilirliği açısından çiziyoruz. Büyümenin kaynağı üretim, yatırım ve ihracat olmalı. Bu sebeple tüketici kredilerinin daha yavaş, ticari kredilerin daha hızlı artmasını istiyoruz. Ekim ayı itibarıyla alınan tedbirler de işe yaramaya başladı. Beş aydır tüketici kredilerinin artış hızı düşüyor."
Türkiye

2001 Ve 2009 Riski Yok Türkiye'ye Sermaye Gelir 
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Türkiye'nin kredi notunu "BBB-" olarak teyit etti, not görünümünü de "durağan" da bıraktı. Fitch Ratings'in konuya ilişkin raporunda, "Türkiye'deki veriler güven verici. Lira dengelendi ve uluslararası rezervler yeniden arttı. Endüstriyel üretim ve kapasite kullanımı, ihracatın da desteği ile güçlü görünüyor. Kredi büyümesi yavaşlarken, tüketici ve yatırımcı güveninde ılımlı bir görünüm var. 2001 ve 2009 yıllarındaki gibi sert bir ekonomik düşüş riski başka yöne döndü. Türkiye'nin, sermaye akımında ani duruş ile karşılaşacağına inanmıyoruz. Türk ekonomisinin dış şoklara direnci azımsanmamalı" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'ye yakın vadede sermaye akışının artabileceğini belirten Fitch Ratings Kıdemli Direktörü Paul Rawkins şunları söyledi: "Merkez Bankası faizler konusunda son derece net; enflasyon azalmadan faizlerin düşürülmesi muhtemel değil. Bu açıklamaları dikkate alıyoruz. Eğer ekonomi beklentilerimizin altında yavaşlarsa, o zaman faiz oranını azaltma değerlendirilmesi düşünülebilir." Rawkins, "Türkiye'nin, Rusya'dan çıkan fonlar için alternatif ve çekici bir alan olduğunu" da sözlerine ekledi.
Türkiye

Sinop'a Japonya'daki Muhalefetten Vize 
Sinop'ta nükleer santral yapımını da kapsayan nükleer anlaşmalara Japon Parlamentosu'ndan onay çıktı. Japon parlamentosunda sert tartışmalara neden olan anlaşmaya muhalefet uzun süredir karşı çıkıyordu. Dün toplanan Japon parlamentosunun alt kanadı, Türkiye ve Birleşik Arap Emirliği ile yapılan nükleer anlaşmaları onayladı. Japonya'nın bu iki ülkeye nükleer teknoloji ve bununla ilgili malzeme ihracatına imkan sağlayacak bu oylamada Japon siyasiler bu anlaşmanın geçmesi lehine oy kullandı. Japon haber ajansı Xinhua'da yer alan habere göre mayıs ayının başları gibi anlaşmanın yürürlüğe gireceği belirtiliyor. Bu anlaşma altında Japonya, Türkiye ve Birleşik Arap Emirliğine nükleer enerji ile bağlantılı teknoloji ihracı yapabilecek. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, geçen yıl mayıs ayında Türkiye'yi ziyaret eden Japonya Başbakanı Shinzo Abe ile Türkiye'de nükleer santral kurulumu için 22 milyar dolarlık bir yatırım üzerinde anlaşmaya varıldığını duyurmuştu. Geçen sonbaharda toplanan Japon Parlamentosu'ndan muhalefetin sert tavrı nedeniyle bu anlaşmaya onay çıkmamıştı. Japonya'nın 11 ülke ile nükleer anlaşma yaptığı ve Brezilya ve Hindistan ile de benzer anlaşmalar yapacağı kaydedildi.
Star

'Faiz Düşsün' Çağrısı 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Merkez Bankası'nın olağanüstü toplantı yaparak faizleri düşürmesi gerektiğini söyledi. Erdoğan, Azerbaycan'ın Başkenti Bakü'ye hareketinden önce Atatürk Havalimanı'nda düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Seçimlerin neticeleri açıklanmaya başladığı andan itibaren piyasaların olumlu tepki vermeye başladığını belirten Erdoğan, şöyle konuştu: "Buyrun borsa 70'in üzerine çıktı. Faiz düşüyor. Şu anda herhalde Merkez Bankası da tekrar Para Kurulu'nu olağanüstü toplar. Buna göre de bu dönemde yeniden nasıl Avrupa'da, Avrupa Bankası faizde bu düşüşü gözönüne alarak yeni bir ayarlamayı düşünüyorsa, ki büyük ihtimalle Fed'de bu noktada açıklamasını herhalde yapacaktır. Aynı şekilde Merkez Bankası da, bu noktada gözden geçirip daha önce olağanüstü toplanmak suretiyle nasıl yükselttiyse bu seferde bunu düşürmesi gerekir. Çünkü faiz düştüğü anda Türkiye'de yatırımcı şevke gelecektir. Daha çok yatırım yapacaktır. Kredi kullanma imkanı bu noktada artacaktır. Bunları iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Şu anda bizim ekonomik olarak, bu gidişatımız gayet iyi bir şekilde devam ediyor. Aldığımız tepkiler bu noktada gayet olumlu. Ama erken seçim asla. Bu bizim ilke kararımızdır. Beşir Bey'de zaten buradan hareketle bu açıklamayı yapmıştır. 2015 Haziranına kadar bu ülkede seçim yok. Cumhurbaşkanlığı seçimi zaten bu olayla alakalı değil. Dolayısıyla çalışmalarımıza bu şekilde devam edelim diyecek ve devam edeceğiz."
Vatan

Sabancı Gelirlerde Yüzde 15 Kârda Çift Haneli Büyüyecek 
Sabancı Holding CEO'su Zafer Kurtul, grubun bu yıl yüzde 15 büyüme ve çift haneli bir kâr oranı hedeflediğini belirtti. "2014, değişimi yöneteceğimiz bir yıl olacak" diyen Kurtul, "Faizlerde, döviz kurlarında, emtia fiyatlarında yaşanacak dalgalanmalar, yeni yılda risk yönetimini daha da önemli hale getirecektir. Bununla birlikte biz hem ülkemizin hem de Sabancı Topluluğu'nun temel göstergelerinin kuvvetli olduğunu düşünüyor ve geleceğimize güveniyoruz" dedi. Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kurtul, Türkiye için öne çıkan riskleri yüksek cari açık ve enflasyondaki yükseliş olarak sıraladı. 2013'ün son çeyreğinde yaptıkları değerlendirmede grubun Türkiye ekonomisine dair büyüme beklentisinin yüzde 3.5 seviyesinde olduğunu hatırlatan Kurtul, öngörülerini 1 puanlık bir düşüşle yüzde 2-2.5'a çektiklerini ifade etti. Enflasyonun yatırımcıyı caydırabileceğine dikkat çeken Kurtul, "Türkiye'de yatırımların yapabilmesi için enflasyonla mücadele edildiğinin gösterilmesi gerekir. Bu da Merkez Bankası'nın bağımsızlığıyla olur" diye konuştu. Kurtul, enflasyon tahminlerinin ise yüzde 8-8.5 olduğunu ifade etti.
Akşam

Santral Sayısı Son Bir Yılda Yüzde 16 Yükseldi 
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, son bir yılda elektrikte kurulu gücün yüzde 12,3, santral sayısının ise yüzde 16 arttığını bildirdi. Yıldız, yazılı açıklamasında, Türkiye'nin mart ayı elektrik kurulu gücüne ilişkin bilgi verdi. Geçen yıl mart ayı sonunda 57 bin 523 megavat olan toplam enerji kurulu gücünün bu yılın aynı döneminde yüzde 12,3 artarak 64 bin 611 megavata ulaştığını ifade eden Yıldız, aynı dönemde santral sayısının ise yüzde 16 artışla 932'ye ulaştığını belirtti. Yıldız, geçen yıl mart ayından bu yana toplam 4 bin 227 megavat gücünde 136 santral devreye alındığını kaydederek, "Mart ayında devreye giren 101,5 megavat gücündeki 7 santralın tamamı yenilenebilir kaynaklardan oluşmuştur" dedi.
Akşam

6. Bölgeden Vazgeçin 
Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) ve Bursa Sanayi ve Ticaret Odası (BSTO) Başkanı İbrahim Burkay eğer Ar-Ge ve ileri teknoloji yatırımı çekmek isteniyorsa öncelikle Türkiye'nin 6. Bölgeye yatırım avantajından vazgeçmesini söyledi. Burkay "Niye Ar-Ge yatırımı yapsınlar. 5-6 milyon lira yatırım parası gerekiyor. Bunu gayrimenkule yatırsa o parayı altı ayla iki sene arasında geri kazanır" dedi. Üstüne bir de gelir dağılımı adaletsizliğine göre düzenlenmiş teşvik sistemi nedeniyle yatırımcının 6. Bölgede yatırım yapma zorunluluğu olduğuna dikkat çeken Burkay "O bölgede çalıştıracak nitelikli insan gücü yok" diye konuştu. Tekstil sektörünün 6 yıldır düzenlediği uluslararası ar-ge pazarında dünyanın dört bir yanından gelen 248 farklı proje sergilendi. İki gün süren pazara, sektör profesyonellerinin yanı sıra yerli ve yabancı akademisyen, öğrenci, bilim adamı, yatırımcı ve firma temsilcisi katıldı. UTİB ve BTSO Başkanı Burkay proje pazarı ile tüm sektör ve ülkelere örnek olduklarının altını çizerek yabacıların çok yoğun ilgisi olduğunu başka ülkelerde düzenleyebilmek için kendilerine başvurduklarını söyledi.
Radikal
SİYASET/POLİTİKA

Erdoğan İsterse Gül Saygı Gösterir 
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Cumhurbaşkanlığı tartışmalarına ilişkin, "Sayın Başbakanımız aday olmak isterse bence sayın Gül buna saygı gösterecektir ve onun adaylığını destekleyecektir. Yıllardan beri arkadaşlığımız ve parti içerisindeki hem hukukumuz, hem de iki arkadaş, dost olarak birbirlerine duydukları saygıdan ve nezaketten dolayı böyle olacaktır" dedi. NTV'de değerlendirmelerde bulunan Arınç, özetle şunları söyledi: "30 Mart'tan sonra belli oldu ki Çankaya yolu açık. Genel seçime gitseydik yüzde 50'nin altında almazdı Başbakan. Erdoğan ile ittifak yapacak birçok toplum kesimleri var, yüzde 51'i bulabiliriz. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül 7 yıldan bu yana örnek bir cumhurbaşkanlığı yapıyor. Takdir gören biri olarak tarihe geçti ve geçecek. 2015 seçimlerinde inşallah başbakanlık noktasında görev yapmasını arzu ederim. Başbakan 3 dönem kuralında çok ısrarlı. Bu bir prensiptir diyor, gerek yok diyor. Ama Allah emri de değildir. Sayın Başbakan ve benim dışında bu kural kaldırılmasın diyen çok az. Biraz ara vermek gerektiğini düşünüyorum. Seçimi bence CHP, MHP kaybetmiştir büyük ölçüde. BDP bazı noktalarda vardır. Kazanan AK Parti, kaybeden hepsi."
Hürriyet

'MHP Oy Oranlarına Bakılarak Anlaşılmaz' 
MHP'nin lideri Alparslan Türkeş'in vefatının 17. yılı nedeniyle anıt mezarında tören düzenlendi. Kur'an-ı Kerim okunması ile başlayan anma törenine, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yanı sıra TBMM Başkanvekili Meral Akşener, MHP Grup Başkanvekilleri Yusuf Halaçoğlu ile Oktay Vural, Türkeş'in oğulları Tuğrul Türkeş ile Ahmet Kutalmış Türkeş, parti yöneticileri ve vatandaşlar katıldı. Bahçeli, Türkeş'in doğum yeri olan Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesi Köşkerli köyünden getirilen toprağı serpti, kırmızı-beyaz karanfiller bıraktı. Daha sonra partililere seslenen Bahçeli, 1910'lu yıllarda aydınların formüle ettiği Türk milliyetçiliğinin artık millete mal olduğunu ve MHP'nin bunu önyargıları yıkarak başardığını söyledi. Bahçeli şöyle devam etti: "Yapamazsınız, başaramazsınız diyen kötümserleri, engel çıkarmaya çalışan karamsarları ve kıskançlığın elebaşlarını azmimizle, cesaretimizle, millet sevdamızla ikna ve mahcup ettiğimiz ortadadır. Ne mutlu bizlere ki, 8-9 Şubat 1969 tarihinde dikilen filiz bugün 45 yaşını dolduran bir çınar olmuştur. Şunu da unutmayınız ki MHP yalnızca oy oranlarına, yüzde hesaplara bakılarak anlaşılamaz. Türkiye haritasının değişik renklere boyanmasıyla tanımlanamaz, tasvir edilemez. Sahip olduğumuz potansiyelimiz, ilke ve ülkülerimiz birilerinin idrak edemeyeceği kadar derin, kuwetli ve engindir. Çağların paslı kilidini açacak anahtar, bizdedir. Bozgunu zafere çevirecek milliyetçi irade bizimledir. MHP Türk milletinin özeti ve son ümididir. Milliyetçi-ülkücü hareket, mazlumların sesi, zalimlerin korkulu rüyasıdır. Herkes bilmelidir ki MHP yerinde saymamıştır. Olanla yetinmemiş, anıları konuşarak, geçmişe takılarak, mirastan yiyerek zamanın bir noktasında durmamıştır. Dinamik, donanımlı, inançlı, ahlaklı milliyetçi-ülkücü kadrolar, bugün ülke yönetimine tam olarak hazırdır."
Vatan

Ankara'da CHP İçin Umut YSK 
Ankara İl Seçim Kurulu, CHP'nin büyükşehir belediyesi seçim sonuçlarıyla ilgili itirazlarını reddetti. CHP, bu karar üzerine YSK'ya gidecek. CHP son olarak olağanüstü itiraz yoluyla seçimin iptalini isteyecek. CHP Ankara İl Başkanlığı, İl Seçim Kuruluna yeniden sayım yapılması, iptal edilen oyların yeniden değerlendirilmesi ve birleştirme tutanaklarına ilişkin itirazda bulunmuştu. CHP Ankara İl Başkanı Zeki Alçın, itirazlarının Ankara İl Seçim Kurulunca reddedildiğini bildirdi. İl Seçim Kurulu'ndan itirazın reddine ilişkin CHP'ye henüz bir gerekçe bildirilmediği ifade edilirken CHP'nin bugün YSK'ya başvurması bekleniyor. CHP, sandık tutanaklarının birleştirme tutanaklarına yanlış işlenmesi ve Ankara'da iptal edilen 124 bin oy ile birlikte oyların yeniden sayılması talebiyle YSK'ya başvuru yapacak.
Vatan

BDP'den Erdoğan'a Köşk Sinyali 
BDP Grup Başkanvekili ve Iğdır Milletvekili Pervin Buldan, uluslararası haber ajansı Reuters'e konuştu. Yerel seçimlerin ardından ağustosta yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde alacakları tutuma ilişkin soruları yanıtlayan Buldan, çözüm sürecine ilişkin yasal düzenlemelerle ilgili beklentileri olduğunu söyledi. Buldan, Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın aday olması halinde destek verip vermeyecekleri konusunda henüz karar vermediklerini açıkladı. Ancak Buldan, kapıyı açık bırakarak şöyle söyledi: "Alacağımız kararın barış ve müzakere sürecinde hükümetin atacağı adımlarla bağlantılı olduğunu düşünüyorum. Yani hükümet, bakalım sürece ilişkin nasıl adımlar atacak? Basit, gözle görülür, Kürtleri tatmin edecek ve taleplerini karşılayacak adımlar olursa BDP ve HDP de buna ilişkin önemli kararlar alabilir. Ama şu aşamada destekleriz ya da desteklemeyiz diye bir şey söylemek pek doğru değil."
Akşam

AYM Kararının Özgürlükle İlgisi Yok 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, günübirlik resmi ziyaret için Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in davetlisi olarak Azerbaycan'a gitti. Yolculuk öncesi gazetecilerle bir araya gelen Başbakan, Türkiye'nin sıcak gündemini değerlendirdi. Konuşmasına seçim değerlendirmesiyle başlayan Erdoğan, şunları söyledi: Türkiye seçimlerde, istikrar ve huzurdan yana bir tercih kullandı. Milletimiz hükümetimize çok güçlü bir güvenoyu verdi. Bu güvenoyu tartışılmaz. Bir yerel seçim olmasına rağmen milletimiz partimizi hem tekrar birinciliğe taşıdı, hem de rekor seviyede destek verdi. Elbette sandıktan çok sayıda mesaj çıktı ancak bunlardan en önemlilerinden biri dış politikamıza olan destektir. Türkiye'nin barışçı diyalogdan yana hakkı ve hukuku savunan dış politikası, milletimizden bir kez daha tam not almıştır. Anayasa Mahkemesi'nin (twitter) vermiş olduğu karara uymak durumundayız, onun için de uyduk. Ama saygı duymak zorunda değilim. Niye saygı duymuyorum? Bu karar birincil mahkemelere müracaat edilmeden, hukuk yolları tüketilmeden AYM'ye götürüldü. Usul yönünden Anayasa Mahkemesi'nin bunu reddetmesi gerekirdi. İkincisi özgürlükler yaklaşımını doğru bulmuyorum. Bu ticari şirketin ortada bir ürünü var. Bunun ürünü alıp almamak herkesin serbest tasarrufundadır. Bunun özgürlükle falan alakası yok. Şu anda AYM'de bunca bekleyen dosya varken, iki gün içerisinde böyle bir karar alınmasını doğrusu milli bulmuyorum
Akşam

YSK'ya Güvenimiz Sarsıldı 
AK Parti Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şentop, YSK'nın seçim sürecinde almış olduğu kararlarla 60 yıldan fazladır oluşturduğu güvenilirliği soru işaretleriyle malul hale getirdiğini söyledi. Şentop, 30 Mart'ta yapılan yerel seçimlerle ilgili olarak, "YSK'nın bu süreçte almış olduğu kararlarla, 60 yıldan fazla zamandır oluşturmuş olduğu güvenirliği birtakım acabalar, soru işaretleriyle malul hale getirdiğini düşünüyorum. Bu, seçim sonuçlarını etkileyecek derece bir husus değil" diye konuştu. Siyasi partilerin taleplerine karşı YSK'nın bir denge içinde yanıt vermesi gerektiğini belirten Şentop, "Bakıyoruz ki CHP'den gelen taleplerin hepsini YSK, istisnasız şekilde kabul ediyor. Bizden gelen talep ve itirazları ise büyük çoğunluğuyla reddediyor. Bunu, askıya çıkartılan sandık seçmen listeleriyle ilgili de yaşadık. Tamamen içeriği aynı, olayın gelişimi aynı, belgeleri aynı durumlarda CHP'nin taleplerini olumlu, bizim taleplerimizi olumsuz karşıladı YSK. Bu konuda en önemli karar, Sarıyer kararıdır ve yanlıştır, siyasi tarafgirlikle verilmiştir" görüşünü savundu. Şentop, YSK'nın doğru ve adil karar vermesini, millet iradesinin çarpıtılmaması, hangi partiye verirse versin milletin bir tek oyunun bile boşa gitmemesine dikkati edilmesini istediklerini söyledi. Siyasi görüşünüz olabilir ama YSK'nın sokaktaki bağrış ve çağırışlarla, oluşturulmaya çalışılan baskılara da direnmesi gerektiğini ifade eden Şentop, şöyle konuştu: "YSK üyelerinin bağlantılı olduğu görüşler, çevreler, STK'lar, camia ve siyasi görüşleri olabilir. Bunları tabii Türkiye de biliyor. Yargı camiası da çok geniş değil, herkes birbirini tanır. YSK üyelerinin mensubiyetlerini, siyasi görüşlerini hepimiz biliyoruz. Bu da gayet normaldir. Her insan gibi hakimlerin de siyasi görüşleri olabilir. Sorun şu; bu siyasi görüşlerine göre hukuku, belgeleri çarpıtmak yanlıştır. Siyasi görüşünüz olabilir ama siz hukuka, belgelere, delillere göre karar vermek mecburiyetindesiniz. Siyasi görüşlerinize göre hukuku ve belgeleri çarpıtırsanız hata edersiniz. Önce kendinize, sonra 60 yıldır güvenli şekilde, şaibesiz, tartışmasız seçim yapan YSK'ya zarar verirsiniz. Ben hakimler ve YSK da dahil olmak üzere hukuk ve eldeki belgelere, delillere göre karar vermesini hatırlatmak isterim. Biz hangi partiye verilirse verilsin, milletin oyuna itibar edilmesi, kıymetli kabul edilmesi gereken oy olduğu kanaatindeyiz. Hiçbirinin ziyan olmaması gerekir. Bizim bütün mücadelemiz, itirazlarımızda da yaptığımız budur. Kim daha fazla oy aldıysa elbette o kazanacaktır. Önemli olan bunun gerçekten böyle olup olmadığının tespit edilmesidir."
Radikal

DÜNYA 

Seçimi İzlerken Öldürüldü 
Afganistan'da halk, bugün Taliban'ın devrildiği 2001 yılından bu yana cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturan ve üçüncü dönem için adaylığı anayasa engeline takılan Hamid Karzai'nin yerine gelecek ismi belirlemek için sandık başına gidiyor. Kritik seçim öncesi dün gazetecileri hedef alan kanlı bir saldırı meydana geldi. Afganistan'ın Pakistan sınırına yakın Host vilayetindeki Tani bölgesinde sabahın erken saatlerinde yaşanan saldırıda bir polis memuru, oy pusulaları dağıtan seçim görevlilerinin konvoyunda kendi araçlarında yolculuk eden gazetecilere kalaşnikofuyla kurşun yağdırdı. Saldırıda Amerikan Associated Press ajansı için cumhurbaşkanlığı seçimini izleyen 48 yaşındaki Alman fotomuhabir Anja Niedringhaus kafasına aldığı kurşun nedeniyle olay yerinde yaşamını yitirdi. İki kurşun yarası alan 60 yaşındaki Kanadalı muhabir Kathy Gannon ise hastaneye kaldırıldı. Gannon'un bilincinin yerinde olduğu belirtildi. AP ajansı Nakibullah isimli polis şefinin, polis kontrol noktasındaki otomobile yaklaşarak, "Allahuekber" diye bağırdıktan sonra arka koltukta oturan gazetecilere ateş açtığını yazdı. Meslektaşlarına teslim olan polis memurunun saldırıyı neden işlediği bilinmiyor. Seçim için yoğun güvenlik önlemleri alınırken ülke çapında 200 bin asker konuşlandırıldı. İlk turda hiçbir adayın oyların yüzde 50'sinden fazlasını alamaması durumunda ikinci tura gidilecek.
Hürriyet

Muhalif Lider: Hükümet Düşen Uçakla İlgili Bilgileri Açıklamıyor 
Malezyalı muhalefet lideri Enver İbrahim, hükümetin 239 yolcusuyla kaybolan uçakla ilgili bilgileri kasten gizlediğini iddia etti. 1994 yılında Malezya'nın ana karası ile doğu ve batı sahillerini kapsayan dünyadaki en gelişmiş radar sistemlerinden birinin kurulduğu sırada ekonomi bakanlığı görevinde olduğunu belirten İbrahim, "Uçağın yön değiştirdiğinde radarda görülmemiş olması sadece kabul edilemez değil; imkansız. Boeing 777 tipi uçağı doğu sahilinden batıya en az dört eyalet geçtiği sırada tespit edilmesi gerekirdi" dedi. İbrahim, Malezya Hava Kuvvetleri'nin sessiz kalmasının çok şaşırtıcı olduğunu söylerken, "ABD ve İngiltere kadar ileri seviyede olmasa da sınırlarımızı koruyabilecek kapasitedeyiz. Radar operatörlerinin uçağın hareketini gözlemleyememiş olması oldukça şaşırtıcı" diye ekledi. İbrahim, uçağa ait kara kutunun bataryası tamamen bitmeden; yani pazartesiden önce bulunmasını umut ettiğini de belirtti.
Türkiye

Fransa'dan Srebrenitsa Provası 
Orta Afrika Cumhuriyeti'nde müslüman halka yönelik soykırım endişeleri sürüyor. Son olarak ülkede 2 bin askeri bulunan Fransa, Hıristiyan Anti-Balaka militanlarının saldırılarına maruz kalan müslümanların tahliye operasyonuna katılmayacağını açıkladı. Bm mülteciler yüksek Komiserliği, ülkede soykırım tehlikesi altındaki 19 binden fazla müslümanın acilen ülkeden tahliye edilmesi çağrısında bulunmuştu. Fransa'nın orta Afrika'daki askerlerlerinden sorumlu komutanı General Francisco Soriano ise, yaptığı son açıklamada, "Bm tarafından talep edilen müslümanların tahliyesine ilişkin operasyona katılmayacağız. Biz, oradaki insanları korumakla görevliyiz, amacımız onların kendi topraklarında yaşamalarına devam edebilmelerini sağlayacak asayişi getirmektir" ifadelerini kullandı. BMMYK Sözcüsü Fatoumata Lejeune- Kaba, Hristiyan militanların Bangui ve diğer pek çok şehrin giriş çıkışlarını kontrol altında tuttuğunu ve "Bekleyip insanların kesilerek öldürülmesini izlemeyi istemiyoruz" demişti.
Star

Senato'ya 99'uncu Yıl Tasarısı 
ABD Senatosu'nda 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarını destekleyen yeni bir karar tasarısı sunuldu. Ermeni lobisinin güçlü destekçilerinden Senato Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Demokrat Senatör Robert Menendez ve Cumhuriyetçi Parti Illinois Senatörü Mark Kirk tarafından sunulan tasarı, ABD Başkanı'na 1915 olaylarını "soykırım" olarak tanıması çağrısında bulunuyor. Tasarıda, "Başkan, Ermeni 'soykırımıyla' ilgili gerçeklerin Türkiye Cumhuriyeti devleti tarafından tam biçimde tanınmasını içeren adil, yapıcı, istikrarlı ve kalıcı bir Türk-Ermeni ilişkisi doğrultusunda çalışmalı" ifadesi kullanıldı. 1915 olaylarının 99'uncu yıldönümüne denk gelen tasarının komitede onaylanması halinde, Senato'daki Demokrat Çoğunluk Lideri Harry Reid'in takdiriyle, Senato Genel Kurulu'nun gündemine getirilebilir. Ancak karar tasarısının, kabul edilse bile bağlayıcı özelliği bulunmuyor.
Vatan

Halep'te Pazar Yerine Bombalı Saldırı: 20 Ölü 
Suriye ordusuna savaş uçaklarının Halep'te muhaliflerin denetimindeki Şiar bölgesinde bir pazar yerine "vakum bombası" atması sonucu 20 kişi öldü. Saldırı sonucunda onlarca binada büyük maddi hasar meydana geldi, 30 işyerinde yangın çıktı. Vakum bombalı saldırıda çok sayıda araç da yandı. Bölgedeki sivil savunma ekipleri, yıkılan binaların enkazından ölü ve yaralıları çıkarırken, diğer taraftan da halkı ikinci bir saldırıya karşı uyararak bölgeden çıkmalarını istedi. Yanan işyerlerine itfaiye müdahale ederek yangını söndürdü. Yaralananlar bölgedeki sahra hastanelerine kaldırıldı.
Akşam

Beyaz Saray'dan İtiraf: 'Küba Twitter'ı Doğru 
Beyaz Saray, Küba'da ayaklanma çıkarmak için tasarlanan Twitter benzeri ZunZuneo'nun arkasında ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı'nın (USAID) olduğunu kabul etti. 2009- 2012'de 40 bin kullanıcı toplayan ZunZuneo ile ilgili Beyaz Saray Sözcüsü Jay Carney, "Bu tür programlar hem uygulayıcı hem vatandaşlar için sorun yaratabilir. Bu yüzden gizlilik içinde yürütüldü" dedi. Carney programın Kongre'de görüşüldüğünü belirtirken Dışişleri, bilinirliliği konusunda ihtiyatlı davrandıklarını, bakanın da projeden habersiz olduğunu kaydetti. USAID, Küba'daki faaliyetlerinden gurur duyduklarını açıkladı. USAID Başkanı Rajiv Şah salı günü Senato'da ifade verecek. Senato Dış Operasyonlar Alt Komitesi Başkanı Patrick Leahy program için 'aptalca' deyip sordu: "Bizden para istiyorsanız neden ayrıntılı bilgi vermediniz? Ve bu parlak fikir kimden çıktı?" Temsilciler Meclisi Ulusal Güvenlik Alt Komitesi Başkanı Jason Chaffetz da "USAID yıkıcı eylemlere katılırsa ABD'nin güvenilirliği sarsılır" dedi. Küba Dışişleri ise sert çıktı: "ZunZuneo, ABD'nin yıkıcı planlarından vazgeçmediğini kanıtladı. ABD yasadışı işlerden vazgeçmeli."
Radikal

SPOR 

Beşiktaş'ta 'Töre' bitmeyecek Siyah beyazlıların yıldızı Gökhan Töre'nin menajeri Ahmet Bulut'tan taraftarları rahatlatacak mesaj geldi. Bu sezon Beşiktaş'ta kiralık oynayan Gökhan'ın bonservisi konusunda Rubin Kazan ile önümüzdeki günlerde görüşüleceği açıklandı. Gökhan Töre'nin Beşiktaş'ta kalmak istediğini belirten Bulut, "Gökhan İstanbul'da çok mutlu. Futbol yaşamına Beşiktaş'ta devam etmek istiyor. Bu konuda çok ısrarcı. Önümüzdeki günlerde Rubin Kazan Kulübü ile Beşiktaş Yöneticisi Erdal Torunoğulları, bir araya gelerek bu sorunu çözmek için masaya oturacaklar" dedi. Rubin Kazan'ın Gökhan Töre konusunda görüşlerini açıklamadığını ifade eden Bulut, sözlerini şöyle tamamladı "Türkiye ve yurt dışında menajerler aracılığı futbol direktörleri tarafından Gökhan Töre'ye birçok teklif yapıldığını duyuyoruz. Ama Gökhan, Beşiktaş'ta kalmak istediğini yineliyor. 2 hafta sonra Beşiktaş Yönetimi'nin Rus kulubüyle görüşmelere başlamasını bekliyoruz. Biz Gökhan'ın Beşiktaş'ta kalması konusunda ısrarcıyız. İnşallah öyle olacak."
Hürriyet

Finlandiya'nın başkenti Helsinki'de düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonası'nda 70 kilo serbestte Yakup Gör yüzümüzü güldürdü. Macar Istvan Zsombor Gulyas'ı 5-0 yenen milli güreşçimiz bronz madalyanın sahibi oldu. Gör'ün bu başarısıyla Türkiye toplamda 1 altın, 2 gümüş ve 2 bronz madalyaya ulaşarak Avrupa 3'üncüsü oldu. Öte yandan dün vefat eden Dünya ve Olimpiyat şampiyonu milli güreşçi İsmet Atlı için şampiyonanın yapıldığı salonda saygı duruşunda bulunuldu. Şampiyonada diğer sporcularımız ise dünkü karşılaşmalarda başarılı olamadı. 86 kiloda Fırat Binici ikinci turda Azeri Gamzat Osmanov'a 10-0 mağlup olarak turnuvaya veda etti. Kadınlar 63 kiloda Buse Tosun ise çeyrek finalde Letonyalı Anastasija Grigorjeva'ya kaybetti. Rakibi finale yükselen Tosun, repesaj karşılaşmasında Çek Adela Hanzlickova'ya tuşla yenilerek elendi. 75 kilodaki sporcumuz Yasemin Adar da repesaj maçında Macar Zsanett Nemeth'e tuş oldu. Şampiyona bugün grekoromen stil müsabakalarıyla devam edecek. 55 kiloda Rahman Bilici, 66 kiloda Atakan Yüksel, 98 kiloda Cenk İldem ve 130 kiloda Rıza Kayaalp mindere çıkacak
Türkiye

G.Saray Liv Hospital Moskova deplasmanında uzatmaya giden maçta lider CSKA'ya 86-85 mağlup oldu. Bu sonuçla temsilcimizin grupta ilk 4'e kalma umutları son haftaya kaldı. Maça hızlı başlayan CSKA skoru aniden 9-2'ye getirse de Arroyo önderliğinde temposunu bulan sarı-kırmızılılar bir ara 7 sayı farkla öne geçtiği periyodu 24-20 önde bitirdi. İki takımın da bazı bölümlerde etkili olduğu ikinci çeyrek 38-38 eşitlikle geçildi. Üçüncü periyotta CSKA'nın pota altındaki etkinliğine karşı koymayı başaran G.Saray son çeyreğe 52-51 önde girdi. Temsilcimiz 4. periyotta dış atışlarla etkili olurken, CSKA ise pota altını kullanarak skor üretti. Bitime 1 dakika kala Markoishvili'nin üç sayılık basketiyle G.Saray 65-64 öne geçse de maçın normal süresi 67- 67 sona erdi. Uzatma bölümünde 6 sayı geriye düşen G.Saray farkı eritti ancak serbest atışlarda Ender Arslan'ın kaçırdığı faul pahalıya patladı. Temsilcimiz salondan 86-85 mağlup ayrıldı ve Son 8'e kalma şansını son maça bıraktı. G.Saray'da Erceg 35 sayılık muhteşem bir performans ortaya koyarak maçın yıldızı oldu. Sarı-kırmızılılar son haftada Partizan'ı misafir edecek. G.Saray'ın ilk 4 için çekiştiği Kuban ise B.Münih'le karşılaşacak. İddiası kalmayan Anadolu Efes ise sahasında Olimpiakos'a 83-78 mağlup oldu.
Türkiye

Fenerbahçeli Emmanuel Emenike için yarınki derbinin anlamı daha büyük. 2010- 11'de Karabük'te oynarken 1 kez çıktığı G.Saray maçında gol atamayan Nijeryalı, sezonun ilk yarısında da Fener formasıyla Sarı-Kırmızılılar'ı boş geçmişti. Yarın Galatasaray'a karşı ilk golünü atmak isteyen Emenike, "Bu kez golümü atıp hem taraftarı mutlu edeceğim hem de gerçek Fenerli olacağım" dedi. Bu sezon çıktığı 23 maçta 12 gol ve 8 asistle F.Bahçe'nin en skoreri olan Nijeryalı yıldız, son haftaların etkili ismi Sow'la yeni bir destana imza atmak amacında. Derbi galibiyetinin şampiyonluk için önemli olacağını ifade eden golcü futbolcu, "İyi bir grafiğimiz var. Hem galibiyet serimizi sürdürmek adına hem de şampiyonluk adına kazanmak istiyoruz" diye konuştu. Kanarya'da ligde toplam 41 golü bulunan Emenike, Sow, Kuyt ve Webo dörtlüsü yarınki derbide yine rakibin en büyük korkulu rüyası olacak. 12 gollü Emenike, 11 gollü Sow, 10 gollü Kuyt ve 8 gollü Webo yarın da atacakları gollerle Fener'i şampiyonluğa bir adım daha yaklaştırmak hedefinde. Bu dörtlüden Sow'un Cim-Bom'a 1, Webo'nun 3, Kuyt'ın da 1 golü bulunuyor.
Star

G.Saray Başkanı Ünal Aysal, derbiyi mutlaka kazanmaları gerektiğini vurgularken Florya'da huzursuzluk olmadığını söyledi. GSTV'ye konuşan Aysal, "Florya'da huzursuzluk olayını ben de gazetelerden okuyorum. Sonra Florya'ya gidiyorum araştırıyorum ama kimse bana gerçekçi bir huzursuzluk tablosu çizemiyor. Arkadaşlarımla konuşuyorum, futbolcular ile konuşuyorum ve böyle bir durum sezemiyorum. Antrenman sırasında bazı tatsızlıklar yaşanabilir ama bunları da huzursuzluk olarak değerlendirmemek gerekir. Bir iki oyuncu arasında sıkıntı olabilir ama tek sebep olarak görmemek gerekir" dedi. Kulübe bütçe açığı nedeniyle UEFA'dan ceza gelmesinin de söz konusu olmadığını söyleyen Aysal, "UEFA'ya şu güvenceyi verdik. Banka borçları, futbolcu ödemelerinin tamamı yabancı kurdan. Türk parasında son iki yılda yüzde 20 zarar var. UEFA da zaten bu kur farkı olayını dikkate alacağını söylüyor. Biz de gelirimizi artıracağız" diye konuştu.
Radikal

  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme