2 Mayıs 2014 Cuma

02.05.2014 Genel Gündem


02.05.2014
GÜNDEM
39 Bin Polisle Taksım Kafeste
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamaları için yasaklanan Taksim, demir bariyerlerle kuşatma altına alındı. Taksim'e giden bütün yollar kapatıldı. İstanbul'daki 34 bin, getirilen takviye 5 bin çevik kuvvet polisinin de katılımıyla 39 bin polis, göstericilerin Taksim'e girişini engelledi. Okmeydanı, Şişli ve Beşiktaş'ta ara sokaklardan Taksim'e girmek isteyenlere polis çok sert müdahale etti. 19'u polis 90 kişi yaralandı, 147 kişi gözaltına alındı. 1 Mayıs kutlamaları, sabahın ilk saatlerinden itibaren olaylara sahne oldu. Çatışmaların başlangıç adresi Okmeydanı'ydı. Piyalepaşa, Fevzi Çakmak ve Mithatpaşa caddelerine çıkan sokaklarda toplanan maskeli bazı gruplar, polislere havai fişek, molotofkokteyli fırlattı, sapanlarla taş attı. Polis de göstericilere biber gazı ve plastik mermilerle karşılık verdi. Mecidiyeköy ve Beşiktaş'tan Taksim'e çıkmak isteyen gruplar da polis müdahalesiyle karşılaştı. Güvenlik önlemleri İstanbul'da ulaşımı uzun süre kilitledi. İşyerlerine gitmek için yola çıkan vatandaşlar, polis tarafından kurulan bariyerlerden geri çevrildi. Olay çıkan bir diğer nokta ise E-5 Mecidiyeköy sapağı oldu. Polis, Taksim Meydanı'na yürümek isteyen Eğitim- Sen üyesi grubun önünü kesince, gruptakiler E-5'i trafiğe kapattı. Polis, gruba biber gazıyla müdahale edildi. Eylemciler geri çekildi. DİSK Genel Merkezi önünde toplanan, aralarında DİSK Genel Başkanı Kani Beko'nun da bulunduğu sendika yöneticileri, milletvekilleri gaz maskeleri takılı halde yürüyüş için kortej oluşturdu. Yaklaşık 300-400 kişilik grubun oluşturduğu korteje, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, CHP Milletvekili Süleyman Çelebi ve Erdal Aksünger ile eski milletvekili Mehmet Sevigen de katıldı. Yürüyüşe geçen grup, bir süre sonra polis tarafından durduruldu. Polis, gruptakileri Yenikapı'ya gitmeleri için uyardı. Polis, Taksim'e yürümek isteyen gruba, tazyikli su ve biber gazıyla müdahale etti. Gruptan bazı kişiler de polise bilye, taş, havai fişek attı. Gazdan çevredeki iş yerlerinde bulunan vatandaşlar, çocuklar, polis ve gazeteciler de etkilendi. Müdahale sonrası tek başına Taksim'e giden Süleyman Çelebi, "Uçan kuşu bile engellediler. Ben çok gaz yiyen bir insanım. Ama bu sefer gazların tesiri çok daha farklı" dedi.
Hürriyet


Kaçırılan Askerler 5 Gün Sonra Serbest Kaldı
Diyarbakır'ın Lice ilçesinde Abalı Jandarma Karakol inşaatını protesto eylemleri sırasında yol kesilerek PKK'lılar tarafından geçen cumartesi günü kaçırılan 2 uzman çavuş, akşam saatlerinde HDP heyetine teslim edilerek serbest bırakıldı. Lice'de Abalı Jandarma Karakolu'nun yapımını protesto eden gruplar, karakol yakınlarında çadır kurup eylem yaparken, geçen cumartesi akşamı ise bir grup Diyarbakır- Bingöl karayolunu Lice'nin Fisovası mevkiinde barikatlarla kapattı. PKK'lılar burada yolcu otobüsünde bulunan 2 uzman çavuşu silah tehdidi ile kaçırdı. PKK'lıların uzman çavuşlar ile sivil vatandaşları kaçırması üzerine HDP grup başkan vekilleri Pervin Buldan, İdris Baluken ile HDP'nin Genel Başkan Yardımcısı Sırrı Süreyya Önder, BDP Diyarbakır İl Başkanı Zübeyde Zümrüt önceki gün Lice'ye giderek, Abalı Jandarma Karakolu çevresinde çadır kurup eylem yapan göstericilerle görüşüp taleplerini dinledi. HDP heyetinin yaptığı görüşmelerde uzman çavuşlar ile 3 sivil vatandaşın da kaçırıldığı ortaya çıktı. HDP heyeti, yaptıkları görüşmelerde kaçırılanların serbest bırakılmasını istedi. Dün saat 20.00 sıralarında HDP'li vekiller Buldan, Baluken Önder, BDP Diyarbakır İl Başkanı Zübeyde Zümrüt, kaçırılan 2 uzman çavuşu Lice'nin kırsal alanında teslim aldı. HDP heyeti, 2 uzman çavuşu saat 20.50 sıralarında Lice Kaymakamı Tunahan Efendioğlu ile burada bekleyen askeri heyete teslim etti.
Milliyet

Pkk'dan Albaya Bombalı Tuzak
Tunceli'de PKK'lılar, merkez Sütlüce köyündeki jandarma karakolunu denetlemeye giden İl Jandarma Komutanı Albay Yurdakul Akkuş'un aracına bombalı tuzak kurdu. Bombanın, komutanın aracının geçişinden saniyeler sonra patlaması faciayı önledi. Tunceli İl Jandarma Komutanı Albay Yurdakul Akkuş, Sütlüce Köyü Jandarma Karakolu'na, iddiaya göre saldırı ve karakol civarında bazı PKK'lıların bulunduğu istihbaratı üzerine, denetleme ve güvenlik önlemlerini gözden geçirmek için dün saat 16.00 sıralarında yola çıktı. Albay Akkuş'un zırhlı makam aracı ve zırhlı kobra tipi koruma araçları köye yaklaşık 5 kilometre kala bombalı saldırıya uğradı. PKK'lılar yola önceden döşedikleri patlayıcıyı Albay Akkuş'un aracının geçişi sırasında uzaktan kumanda ile patlattı. Düzenek, Akkuş'un aracının geçişinden 4-5 saniye sonra infilak etti. Patlamadan Albay Akkuş yara almadan kurtulurken, arkadaki 2 koruma aracında hafif hasar meydana geldi. Patlamada şans eseri yaralanan olmadı. Saldırının ardından Albay Akkuş ile yanındaki personeli Tunceli'ye dönerken bölgeye Tunceli Bölge Jandarma Komutanlığı'ndan Sikorsky helikopterlerle jandarma özel harekat timleri indirildi. Yapılan ilk incelemede infilak ettirilen bombanın yaklaşık 70 kilo olduğu belirtildi. Patlama sırasında şarapnel ve taş parçalarının yaklaşık 100 metre uzağa fırladığı görüldü.
Milliyet

Albay Özenalp Yaşam Mücadelesini Kaybetti
cezası alan ve bir süre önce Mamak Askeri Cezaevi'nde başını çarparak beyin kanaması geçiren Deniz Kurmay Albay Murat Özenalp (49), tedavi gördüğü GATA'da yaşamını yitirdi. Yaşamında ilk defa küçük kızına yalan söylediğini ve gizli bir görev nedeniyle cezaevinde bulunduğunu mahkemedeki savunmasında anlatan Özenalp, yaşamının bundan sonra kalan kısmını kendisine tuzak kuranları bulmaya adayacağını söylemişti. Özenalp'in cenazesi bugün defnedilecek. Balyoz davasında 16 yıl hapis cezasına çarptırılan Özenalp, Mamak Askeri Cezaevi'nde 26 Nisan Cumartesi günü açık görüş sırasında beyin kanaması geçirmişti. Eşi ve çocuklarının gözleri önünde düşen Özenalp, GATA'ya kaldırılmış ve yoğun bakıma alınmıştı. Özenalp'in dün saat 11.00 sıralarında yaşamını yitirdiği öğrenildi. Özenalp'in cenazesi bugün saat 11.00'de GATA'da yapılacak törenin ardından Kocatepe Camii'ne getirilecek, öğle namazına müteakip kılınacak cenaze namazı sonrası ise Karşıyaka Mezarlığı'nda defnedilecek.
Milliyet

İdam Yeniden Tartışılabilir
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Adana'da 6 yaşındaki Gizem'in vahşice katledilmesi ile yeniden gündeme gelen "idam" tartışmalarını değerlendirdi. TBMM'de gazetecilerle sohbet eden Müezzinoğlu şunları söyledi: Altı yaşındaki bir çocuğu önce bıçaklayıp, ardından benzin dökerek daha canlıyken yakan bir caniden söz ediyoruz. Hayata insanlıktan uzak bir açıdan bakan, yüreğinde zerre kadar vicdan taşımayan bir kimlikten, işlediği suçun muhakemesini yapmasını beklememeliyiz. Bu tür suçları işleyenlerin insani değerlerini yitirmiş, kişilik sorunu olan karekterler olduğunu belirten Müezzinoğlu, benzer olayların başta ABD olmak üzere Batılı ülkelerde daha fazla yaşandığını belirtti. 'Yaşananlar toplumsal kültürümüzde kaybettiklerimizin maliyetidir' diyen Müezzinoğlu, 'Benim kişisel görüşüm vicdanları sızlatan bu tür suçları işleyen en uçtaki kişiler için, idamın geri getirilmesi tartışmaya açılabilir" dedi.
Akşam

Down Sendromlu Öğrenciye Şiddet
Çanakkale'de Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı Gazi Ortaokulu'ndaki özel eğitim sınıfında down sendromlu bir çocuğa şiddet uygulandığı ileri sürüldü. Eğitim sürecinde en önemli ihtiyaçları sevgi olan bir çocuğa şiddet uygulanması okuldaki velilerin de tepkisini çekti. Veliler, öğretmen görevden uzaklaştırılmadığı için öğrencilerini bir haftadır okula göndermiyor. Milli Eğitim Müdürlüğü ise soruşturma başlatıldığını, iddiaların araştırıldığını söylüyor. Çanakkale Olay gazetesi yaklaşık bir haftadır bu konuyu gündemden düşürmedi. Gazi Ortaokulu Özel Eğitim Sınıfı'nda bulunan down sendromlu S.B'ye şiddet uyguladığı iddia edilen öğretmen ile ilgili olarak velilerin tedirginliği devam ediyor. Çocuklarının okula gitmek istemediğini ifade eden veliler, "Bu hafta okula göndermedik, bugün de göndermeyeceğiz. Konuyla ilgili somut bir adım atılmasını bekliyoruz" dedi. Önceki gün kendi aralarında bir araya gelerek gelişmeleri değerlendiren aileler, Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri ile bir araya gelmeyi ve somut bir adım atılmasını bekliyor. Milli Eğitim Müdürlüğü ise konuyla ilgili olarak müfettiş görevlendirerek soruşturma yürütüyor. Yine aynı konuyla ilgili olarak ailelerin emniyete yaptıkları bir şikâyet de bulunuyor. Milli Eğitim Müdürü Dr. Şaban Karataş'ın "Müfettiş görevlendirerek soruşturma başlattık" açıklamasının ardından en azından soruşturma sürecinde öğretmenin görevine devam etmemesi gerektiğini söyleyen aileler, "Biz çocuklarımızı okullarına gönderemezken öğretmenin halen görevine devam ediyor olmasını anlamıyoruz. En azından soruşturma sürecinde öğretmenin bu görevine devam etmemesi gerekiyor" dedi.
Radikal

EKONOMİ
Gram Altın 86, 8972 - 86, 9580
ABD Doları 2, 1063-2, 1071/  Euro 2, 9199-2, 9211/ İngiliz Sterlini 3, 5577-3, 5615
'Altın'da Dengesizlik Var
17 Aralık büyük rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun ardından gündeme gelen altın ticareti, İsviçre'ye yapılan 1.3 milyar dolarlık satışla yeniden gündeme oturdu. 2000'li yılların başından itibaren altın ticaretinde yaşanan dengeli seyir, 2010 yılından sonra bozuldu. Türkiye, 2002 yılında ihraç ettiği 10 ton altından 52.5 milyon lira gelir elde etti. Aynı yıl ithalat 142 ton olurken, bunun için Türkiye 1 milyar 407 milyon dolar ödedi. Son yıllarda altın ihracatı sürekli artış gösterirken sadece 2010 ve 2011 yılında altın ihracatında düşüş yaşandı. Son on yıllık döneme bakıldığında en düşük ticaret hacminin yaşandığı 2010 yılında ihracat 56 ton, ithalat 63 ton oldu. 2006'da 378 ton, 2007'de 48 ton, 2008'de 142 ton, 2009'da 164 ton altın ihracatı yaptı. 2010 yılında ihracatı 56 tona, 2011 yılında ise 30 ton altın ihracatı gerçekleştiren Türkiye, 2012 yılında rekor kırdı. 2012'de 252 ton altın ihraç edilirken, ithalat ise 157 ton oldu. Söz konusu rekor ihracattan 13.5 milyar dolara yakın gelir elde edilirken, ithalata da 7.5 milyar dolar para ödendi.
Hürriyet

'Nereden Buldun'a Karşıyım!
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, kayıt dışılığın önlenmesi ve şeffaflık çalışmalarına değinerek, "Elbette ki, kayıt dışı ekonomi olmasın, şeffaflık olsun ama ben yeni bir 'nereden buldun' olayından da endişe ederim" dedi. Zeybekci, TBMM'deki sohbetinde, ekonomi bakanlarının, "Şirketlerin denetimi, bağış ve yardımlar ve kayıt dışılığın önlenmesi" konusunda paket hazırladığı iddiaları üzerine şunları söyledi: "Yıllarca enflasyon muhasebesi uygulandı. Bu nedenle adam kendi malınının hırsızı oldu. Vergiyi adamın öz sermayesinden alırsanız, o da vergi vermemek için kendini korumaya kalkar. Evet kayıt dışı ile mücadele edelim ama tüm sistemi de gözden geçirelim. Verginin büyük bölümü dolaylı vergilerden geliyorsa, kayıt dışı ile mücadele zorlaşır. Ne zaman ki, doğrudan vergilerin oranı yüzde 50'yi geçer, o zaman kayıt dışı da azalır." Zeybekçi, seçimlerin ekonomiyi nasıl etkileyeceğine ilişkin ise, "Biz 17 Aralık krizini atlattık, bundan daha kötü ne olabilir? Merkez Bankası bence, muhafazakar ve statükocu yaklaşım içinde. Uluslarası piyasalar böyle diyor demek olmaz, onlar öyle diyecek tabii"diye konuştu.
Hürriyet

Yıldız: Şu An İçin Müşteri Değiliz
Kuzey Irak'ta üretilip, boru hattı ile Ceyhan'daki depolara nakledilen yaklaşık 1.6 milyon varil petrolün satışına üç gün içinde başlanacak. Enerji Bakanı Taner Yıldız, satışın önünde bir engel bulunmadığını belirtirken, "Türkiye de müşteri olabilir ama biz şuan müşteri olmayacağız" dedi. Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi'nin kontrol ettiği petrol bir süredir Ceyhan'a taşınıyordu. Ceyhan'daki depoda yaklaşık 1.6 milyon varil petrol birikti. Bu miktarın 1.7 milyon varile çıkması bekleniyor. Enerji Bakanı Yıldız geçen hafta Irak Başbakan Yardımcısı Hüseyin Şehristani ile, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu da ABD'li muhataplarıyla konuyu masaya yatırdı. Irak, Kuzey Irak yönetimi ile anlaşma sağlayamadığı için soğuk yaklaşsa da ABD yönetimi Ceyhan'da biriken petrolün satışına yeşil ışık yaktı. Diplomatik kaynakların verdiği bilgiye göre Birleşmiş Milletler Anlaşması'nın 7. maddesi çerçevesinde alınan Güvenlik Konseyi kararları ortadan kalktı ve Irak Petrolünün parasının New York'taki bankalara yatırılması zorunluluğu kalmadı. Ankara, son aylarda yapılan üç toplantıda bunu ABD'li yetkililere hatırlattı. İkna olan ABD yönetimi New York ısrarından vazgeçti. Dolayısıyla Kuzey Irak petrolünün parası, Barzani yönetiminin talebi doğrultusunda Halkbank'a yatırılacak. Depolardaki petrolden Mayıs ayının ilk yarısında elde edilecek yaklaşık 150 milyon dolar Halkbank'ta açılacak bir hesaba yatırılacak. Gelişmelerle ilgili bilgi veren Bakan Yıldız, şu bilgileri paylaştı: "Petrolün satılmasının ve parasının Halkbank'a yatırılmasının önünde bir engel yok. Kuzey Irak yönetimi, Irak Anayasası gereğince genel bütçeden alması gereken parayı bu satıştan karşılayacak. Bağdat da bu miktarı kasasında tutacak. Satış artınca elde edilecek gelirin bir bölümü yine Bağdat'a gidecek. Bu da Irak'ın kazancı olacak. Gelecek hafta satışın başlamasını bekliyoruz. Türkiye olarak müşteri olabiliriz ama biz şuan müşteri olmayacağız. Kürt yönetimi müşterisini bulacak, satış yapacak ve müşterisi ödemeyi Halkbank üzerinden yapacak"
Hürriyet

İhracatta Nisan Yağmuru
Nisan ayında ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11.5 artışla 13 milyar 153 milyon dolar oldu. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, ihracat rakamlarını Kastamonu'da açıkladı. İhracatta "bahar havası" yaşandığını belirten Büyükekşi, ilk 4 aydaki ihracatın yüzde 9.5 artışla 53.4 milyar dolar olduğunu kaydetti. Büyükekşi, "Küresel ekonomi ve talebe ilişkin gelişmeler, 2014'ün Türkiye için fırsat yılı olduğunu gösteriyor. İhracatçımız da bu fırsatı değerlendiriyor" dedi. İhracatın bu yıl yüzde 10 artış temposunu yakaladığını kaydeden Büyükekşi, şunları söyledi: "Artış performansın devamı halinde, 2014 yılı hedefi olan 166.5 milyar dolarlık ihracata ulaşabileceğimizi düşünüyorum. Döviz kurları ve faizlerin gevşemesi, siyasetin gölgesinin ekonominin üzerinden kalktığının göstergesi." - TİM verilerine göre, nisanda en fazla ihracatı, 2 milyar dolar ile otomotiv sektörü yaptı. Hazırgiyim ve konfeksiyon 1.5 milyar dolar ihracat ile ikinci, kimya sektörü ise 1.4 milyar dolar ihracat ile üçüncü oldu. - Nisanda en fazla ihracat artışını yüzde 161 ile gemi ve yat sektörü yakaladı. - Bu yıl nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat, yüzde 53.7 ile en fazla tütün mamulleri sektöründe azaldı. - En fazla ihracat yapılan 3 ülke, nisanda sırasıyla Almanya, Irak ve İngiltere oldu. - Nisanda AB'ye ihracat yüzde 14 artarak 5.8 milyar dolara, Ortadoğu'ya ihracat yüzde 15 artarak 2.5 milyar dolara yükseldi.
Milliyet

Ambargo Kalkarsa İran 400 Uçak Alacak
İran'ın Sivil Havacılık teşkilatının başındaki isim olan Ali Reza Jahangirian, ambargonun kalkması durumunda 400 uçak almak istediklerini açıkladı. İran'ın müşteriler arasına katılması Amerikan Boeing ve Avrupa merkezli Airbus için milyarlarca dolarlık yeni bir pazar anlamına geliyor. Reuters'ın haberine Jahangirian, İran basınına yaptığı açıklamada, ambargo kalkarsa ülkesindeki havayolları şirketlerinin 10 yıl boyunca her yıl 40 yolcu uçağı almaya hazır olduğunu dile getirdi. Boeing ve Airbus geçen yıl toplam 2800 uçak siparişi aldı. İran'ın Kanadalı Bombardier, Brezilyalı Embraer ve Rus Superjet'ten de alım yapabileceği belirtiliyor. İran'ın 250 ticari uçağından 100 tanesi yedek parça yokluğundan uçamıyor.
Milliyet

Elektrik Ve Gaza Mayısta Zam Yok
Tüketiciye müjde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'dan geldi. Yıldız, mayıs ayında doğal gaz fiyatlarında artış olmayacağını söyledi. 1 Mayıs'ta vatandaşlara güzel bir haber vermek istediklerini belirten Taner Yıldız, Mayıs ayında doğal gazda herhangi bir fiyat artışı yaşanmayacağını bildirdi. Temmuz ayına kadar elektrik fiyatlarının da aynı kalacağını vurgulayan Yıldız, "Aylık değerlendirmemiz sonucunda doğal gazı ocak, şubat, mart aylarındaki fiyattan kullanacağımız belirtmek isteriz" diye konuştu. Bakan Yıldız, son günlerde yurt genelinde artan yağışların en çok enerji sektörünü sevindirdiğini kaydederek, "Bu durum girdiğimiz 3 ayların da bereketidir diye düşünüyorum. Bu vesileyle bütün vatandaşlarımızın Regaib Kandili kutluyorum" ifadelerini kullandı. Bütün çalışanların 1 Mayıs İşçi Bayramı'nı da kutlayan Yıldız, "Beraber çalıştığımız, gayret ettiğimiz, ülkenin kalkınmasına gelişmesine katkı koyan bütün işçi kardeşlerimizin 1 Mayıs İşçi bayramını kutluyorum" dedi. Türkiye'de geçtiğimiz yıl akaryakıt istasyonlarına ilişkin 65 bini aşkın denetim yapıldı. 136 pompa ile 337 tabancanın hileli olduğu tespit edildi ve yaklaşık 2.4 milyon lira ceza kesildi. Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 2013 Yılı Faaliyet Raporu'ndan derlenen bilgilere göre, akaryakıt kaçakçılığı ile mücadele kapsamında gerçekleşen denetimlerde akaryakıt pompalarına bağlı ödeme kaydedici cihazlar denetlendi. Cihazlara bağlı olmayan 136 pompa, 337 tabanca tespit edilirken, bu kapsamda kesilen ceza tutarı 2 milyon 379 bin 829 lira oldu. Geçen yıl, vergisel kayıp ve kaçakların önüne geçilmesi amacıyla tütün mamulleri ile alkollü içkilerde de denetim yoğunlaştırıldı. Bandrollü ürün izleme sistemi çerçevesinde 122 bin 942 mükellefin kapısı çalındı. Bunların 10 bin 971'i savcılığa bildirildi. 2 milyon 46 bin 891,85 lira usulsüzlük cezası kesildi.
Türkiye

Türkiye İşsizlikle Mücadelede Müslüman Ülkelere Model Oldu
Küresel krize rağmen işsizliği uzun süre tek hanede tutan Türkiye, istihdam artırmada örnek ülke haline geldi. AB ülkelerinin çözemediği işsizlik konusunda Türkiye, İslam dünyası ülkelerine model oldu. Türkiye İş Kurumu (İŞKUR); İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik, Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi (SESRIC) işbirliğinde gerçekleştirilen toplantıda, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi yirmiye yakın Müslüman ülke temsilcisini ağırladı. Toplantıda İŞKUR, işsizlik oranının yüksek olduğu bu ülkelere Türkiye'nin uyguladığı modelleri anlattı, istihdam ve iş gücü piyasasına sağlanan eğitimler ve deneyimlerini paylaştı. Türkiye'nin işsizlikle mücadelede elde ettiği başarıların Azerbaycan, Kamerun, Zambiya, Umman, Nijer, Moritanya Cezayir, Gambiya, Maldivler, Togo, Suudi Arabistan, Irak, Libya, Mali, Mısır, Fas ve Endonezya gibi ülkelerde de uygulanması bekleniyor. SESRIC işbirliğinde Ankara'da düzenlenen toplantının açılış konuşmasını yapan İŞKUR Genel Müdürü Dr. Nusret Yazıcı "Kuruluş toplantısını yaptığımız İslam Ülkeleri Kamu İstihdam Kurumları Ağı iyi uygulamaların paylaşımı ve yeni politikaların geliştirilmesini mümkün kılacak. Özellikle İslam ülkeleri arasında paylaşılacak, katma değer oluşturulacak görev alanımızdaki her faaliyeti aşkla ve şevkle destekliyor, gerçekleşmesi için elimizden geleni yapacağımızı bilmenizi istiyorum" diye konuştu. Yazıcı, kamu istihdam kurumları arasında bilgi ve deneyim alışverişi ile kamu istihdam hizmetlerindeki yeni eğilimlerin ve iyi uygulamaların paylaşılmasının işsizlikle mücadelede başarıyı artıracağını kaydetti.
Star

Projelere Hazine Garantisi Ekonomiye Doping Yapar
13 yıl aradan sonra dev projelere yeniden Hazine garantisi verilmesine ilişkin tartışmalar sürüyor. Bazı çevreler Hazine garantisine 'kamunun borç yükünü artıracağı ve şeffaflığı bozacağı' gerekçesiyle karşı çıksa da finansçılar aynı görüşte değil… Finans çevrelerine göre bu garanti kısa vadede ekonomik aktiviteyi destekleyecek. Başta inşaat olmak üzere bu sektöre bağlı alt sektörlerde de bir canlanma olacağını belirten uzmanlar, Hazine garantisinin yurtdışından kredi bulmayı kolaylaştıracağını belirterek, "Gelen krediler cari açığın finansmanına gidecek. Kısa vadeli pozitif bir rahatlık sağlayacak" diyorlar. Hazine, tarafından geçtiğimiz günlerde Resmi Gazete'de yayınlanan yönetmeliğe göre, asgari yatırım tutarı 1 milyar liranın üzerinde olan yap-işlet-devret projeleri ile sağlık ve eğitim bakanlığı tarafından yürütülen 500 milyon doların üzerindeki proje borçlarına Hazine garantisi geldi. Türkiye'de ilk kez uygulanan bu yöntemde Hazine garantisinin toplam üst limiti 3 milyar dolar olacak. Ancak şu ana kadar ilana çıkmış projelerin bu sınırdan muaf tutulacağı belirtildi. 2001 ekonomik krizinin ardından kısıtlanan Hazine garantisi sistemi yeni uygulamada artık dev projelerin tamamlanması için ilgili şirket ve kamu kurumlarına borç garantisi desteği verilmesi çerçevesinde uygulanacak.
Akşam

'Hepsi' Büyüyor
Türkiye'nin e-ticaret devi Hepsiburada. com, tüketicilere daha fazla seçenek ve daha hızlı hizmet verebilmek için yeni yatırımını hayata geçiriyor. Hepsiburada.com, yapılacak 35 milyon dolarlık yatırımla operasyon merkezi alanını dört kat arttıracak. Böylece tüketicilere daha fazla ürün çeşidi sunulurken, merkezde kullanılacak teknolojilerle müşteriler satın aldıkları ürünleri daha hızlı teslim alabilecek. 2014 yılı itibariyle 4 ayrı depoda 14 bin m2'lik operasyon merkezine sahip olan hepsiburada.com'un devreye alacağı operasyon merkezi 45 bin m2 olacak. Şirket, yaklaşık 60 bin m2'lik operasyon merkezine sahip olacak. Türkiye'de e-ticaret alanında şimdiye kadar yapılan en büyük ve en teknolojik depo yatırımı olarak göstrilen projeyle ayrıca 500 kişiye de istihdam sağlanacak. Şu anda 50 bin farklı ürün çeşidini tüketicilerle buluşturan ve 700 bin adet ürün stoğu ile günde 40 bin, ayda 1 milyon sevkiyat gerçekleştiren hepsiburada.com, yeni operasyon merkezi ile bu rakamları 3 katına çıkarmayı hedefliyor. 2015 yılının ikinci çeyreğinde tamamlanmış olacak yeni operasyon merkeziyle hepsiburada.com, ürün çeşidi sayısını 150 bine, stok sayısını 2 milyona çıkaracak ve günde 150 bin, ayda 3 milyon siparişi tüketicileri ile buluşturacak. E-ticarette müşteri memnuniyetini getiren en önemli faktörlerden olan 'hızlı teslimat' hizmeti de yeni operasyon merkezinde öncelik verilenler arasında yer alıyor. Hepsiburada. com mevcut operasyonları ile stokta olan ürünü 3.5 saat içerisinde depodan çıkarırken yeni operasyon merkezi bu süreyi 2 saate kadar indirecek. Şubat 2014 itibari ile İstanbul'daki 31 ilçede 'Randevulu Bugün Teslimat' hizmeti veren hepsiburada. com yeni operasyon merkezinin sunacağı lojistik imkanlarla İstanbul dışında 10 farklı ilde de bu hizmeti sunmaya başlayacak.
Radikal

10 Numara Kazanç
Bu sezon dünyanın en değerli spor organizasyonlarının başında gelen Şampiyonlar Ligi finaline bir Bayrampaşalı damga vuracak. İstanbul'un en eski semtlerinden biri olan Bayrampaşa'da doğup büyüyen Arda Turan, ekonomik açıdan en değerli spor organizasyonlarından birinde kupayı kaldırmak için mücadele edecek. Bu sezon hem Avrupa'da hem de İspanya Ligin de takımını sırtlayan Arda Turan'ın yeşil sahalardaki başarısı gelirlerine de yansıyor. Atletico Madrid'te 3.7 milyon Euro'ya imza atan Milli futbolcunun, saha dışı kazancıyla yıllık geliri 6 milyon Euro'yu aşıyor. Arda Turan'ın yatırımları ise emlak ve e-ticaret alanında yoğunlaşıyor. Galatasaray'dan Atletico Madrid'e giderken 2.5 milyon Euro'luk sözleşmeye imza atan Turan'ın başarılı performansı Avrupalı kulüpleri de harekete geçirmişti. Atletico Madrid geçtiğimiz sezon Arda Turan'a yeni bir sözleşme hazırlayarak yıllık ücretini de 3.7 milyon Euro'ya çıkardı. İspanyol takımı Arda Turan'ın sözleşmesini 2017 yılına kadar uzattı. Takımının en çok kazanan oyuncularından biri olan Arda Turan'ın değeri ise 25 milyon Euro. Turan'ın primler ve bonuslardan ise yılda 1.3 milyon Euro'dan fazla kazandığı tahmin ediliyor.
Radikal

DÜNYA
42 Yıl Sonra Sorgulanıyor
İngiltere'den Kuzey İrlanda'nın bağımsızlığı için yıllarca silahlı mücadele veren İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu'nun (IRA) siyasi kanadı Sinn Fein'in lideri Gerry Adams'ın (65) cinayetle bağlantılı olduğu iddiasıyla polisteki sorgusu ikinci günü geride bıraktı. 1972'de öldürülen on çocuk annesi Jean McConville'in (37) oğlu, İngiliz yayın kuruluşu BBC'ye konuştu. McConville'in İngiliz ordusuna muhbirlik yaptığı iddiasıyla IRA tarafından öldürüldüğünde 11 yaşında olan oğlu Michael, "Ben ve kardeşlerim Kuzey İrlanda polisinin görevini yapıyor olmasından dolayı mutluyuz" dedi. "Gerry Adams'ın gözaltına alınacağını düşünmemiştik, fakat, bunun gerçekleşmesinden ötürü çok memnunuz" diyen Michael McConville, "Bütün aradığımız annemiz için adalet. Önümüzdeki ayın yedisinde annemiz 80 yaşına basacaktı. Eğer IRA annemizi öldürmeseydi, Tanrı bilir, bugün halen bizimle olabilirdi" ifadelerini kullandı. Sorgusu süren Adams ise cinayetle ilgisi olduğu iddialarını kesin olarak reddederek, bunların kötü niyetli olduğunu öne sürdü. Adams, "Kendimi hiçbir zaman IRA'dan ayrı tutmamakla birlikte bayan McConville'in ölümüyle hiçbir ilgim yok" dedi. Sinn Fein'ın başkan yardımcısı Mary Lou McDonald ise gözaltının siyasi olduğunu iddia ederek amacın seçimler öncesinde partiye zarar vermek olduğunu söyledi. Jean McConville, Kuzey İrlanda'nın başkenti Belfast'taki evinden IRA militanları tarafından kaçırılarak öldürülmüştü. Kuzey İrlanda polisi, başından vurularak öldürülen McConville'in muhbir olduğuna dair herhangi bir kanıt olmadığını açıklamıştı. IRA, cinayeti işlediğini 1999'da kabul etti. McConville'in cesedi 2003'te bir kumsalda bulundu. Kuzey İrlanda'da Protestan ve Katolik taraflar arasında 1998'de imzalanan "Hayırlı Cuma Anlaşması"ndan sonra 2005 yılında yıllarca İngiliz yönetimine karşı mücadele veren IRA silah bıraktığını açıklamıştı.
Hürriyet

Sabancı Zanlısı İade Edilmiyor
9 Ocak 1996'da İstanbul'da yaşanan Özdemir Sabancı suikastının zanlısı DHKP-C üyesi İsmail Akkol'un Yunanlı avukatları Yiannnis Rahiotis ile Aleksandra Zorbala, Hürriyet'e, Larisa Temyiz Mahkemesi'nin müvekkilerinin Türkiye'ye iade edilmemesini kararlaştırdığını açıkladılar. Rahiotis, "Larisa Temyiz Mahkemesi, Türkiye'nin iade telebini reddetti. Duruşmaya katılmadığım için gerekçeyi bilmiyorum" derken, Zorbala "Mahkeme iade talebini kabul etmedi. Karar kesin. Gerekçeler ile ilgili belge ise önümüzdeki günlerde elime geçer" diye konuştu. Fahriye Erdal ve Mustafa Duyar ile birlikte Sabancı Center'in 25'nci katında Özdemir Sabancı, Yönetim kurulu Üyesi Haluk Görgün ve sekreter Nilgün Hasefe'ye yönelik suikasta katılan Akkol, karar duruşmasından sonra tekrar tutuklu olduğu Larisa Cezaevi'ne nakledildi. Atina'da geçen şubatta yakalandığı hücre evinde çok sayıda silah ve patlayıcı madde ele geçirildiğinden Akkol'un tutukluluk hali sürecek. Akkol yakalandığında, kimliğini gizleyerek adının "Cengiz Bayır" olduğunu iddia etmişti. Akkol, 2000'li yılların başında "Cengiz Bayır" adıyla Yunan makamlarına iltica başvurusunda bulunmuş ve bu talebi bir süre sonra kabul edilmişti.
Hürriyet

Rusya: Ukrayna Faşist Toplama Kampı Kuruyor
Ukrayna ve Rusya arasındaki krize 'toplama kampı' tartışması eklendi. Rusya, Ukrayna'nın bir Türk firması aracılığıyla iki ülke sınırına inşa ettiği, yasadışı göçmenlerin ve mültecilerin yerleştirileceği merkezi 'faşist toplama kampı' olarak nitelendirdi. Rus gazeteci Arkadi Mamontov, kampa Rusya yanlısı göstericilerin konulacağını öne sürdü. Ukrayna ise Avrupa Birliği'nin verdiği fon ile yaptırdığı kampın Avrupa'nın dört bir yanında yapılan kamplardan farklı olmadığını savundu. Kampı gezmesine izin verilen Amerikan haber ajansı AP de kampın hapishane görünümünde olmadığını vurguladı. Ukraynalı yetkili Volodimir Paşçenko, Ukrayna'nın doğusundaki Donetsk şehrinde bulunan kampta "bir Auschwitz inşa edilmediğini" vurguladı. İki ülke arasında gerginlik bu suçlamalarla iyice artarken Ukrayna'da bir Rus askeri ataşesi casusluk iddiaları yüzünden istenmeyen adam ilan edildi. Gözaltına alınan ve ismi açıklanmayan yetkilinin yakın zamanda ülkeyi terk etmesi isteniyor. Ukrayna'nın doğusunda Rusya yanlısı ayrılıkçıların düzenlediği gösteriler sırasında yine gerilim yaşandı. Donetsk şehrinde savcılık binasının pencereleri göstericiler tarafından kırıldı. Başkent Kiev'de ise muhafız birliği şehrin olası bir işgaline karşı tatbikat yaptı. Öte yandan Uluslararası Para Fonu (IMF) Ukrayna'ya 17 milyar dolarlık yardım paketini vereceğini açıkladı. Ancak Ukrayna'nın doğusunun Rusya yanlıları tarafından ele geçirilmesi takdirinde programın gözden geçireceği belirtildi.
Milliyet

İkiz Kuleler'in Yanına İslam Müzesi Açılacak
New York'taki Dünya Ticaret Merkezi yakınında içinde caminin de olduğu İslam Merkezi yerine, İslam müzesinin yapılmasına karar verildi. ABD'nin New York kentinde, 11 Eylül 2001'de saldırıya uğrayan ve saldırıdan sonra adına "Sıfır Noktası" denilen Dünya Ticaret Merkezi'nin 2 sokak yakında yapılacağı belirtilen ve büyük tartışmalara neden olan cami projesinin yerine İslam Müzesi yapılması kararına varıldığı bildirildi. 11 Eylül saldırılarında yakınlarını kaybeden bazı New Yorklularla aralarında Çay Partisi üyelerinin de bulunduğu tutucu Cumhuriyetçi Partililerin karşı çıktığı Dünya Ticaret Merkezi yakınında içinde caminin de olduğu İslami Merkez'in yapımından vazgeçildiği, aynı yere İslam Müzesi yapılmasının planlandığı öğrenildi. Yıkılan Dünya Ticaret Merkezi'nin 2 sokak yakınındaki Park Place'teki projenin sahibi El Cemal'ın eski planında, namaz kılmak için de bir alanın olacağı 15 katlı 100 milyon dolarlık İslami toplum merkezinin yapılması planlanıyordu. İslam Merkezi'nin projesinin sahibi Şerif el Cemal'in sözcüsü, müzenin 3 katlı bir bina olarak yapılacağını açıkladı.
Star

Bm Artık Katliamları Bile Kınamaktan Aciz
BirleşmişMilletler Genel Sekreteri Ban Ki-Moon'un insan haklarından sorumlu yardımcısı Valery Amos, Halep'te önceki gün yaşanan çocuk katliamının ardından yaptığı açıklamada, saldırıyı doğrudan vurgulamaktan uzak çekinerek, "Her geçen gün korkutucu şeyler oluyor. Kadın, çocuk ve erkekler her gün hedef alınıyor. Bu açık bir insan hakları ihlalidir' demekle yetindi. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi de Rusya ve Çin'in veto gücü nedeniyle iç savaş karyısında pasif konumda kalmıştı. Halep'in Sukkeri bölgesinde yaşanan saldırıda en az 10'u öğrenci 25 kişi yaşamını yitirmişti. Saldırıda ölen öğrencilerin okulda açılan resim sergisini gezerken bombaların kurbanı olduğu belirtiliyor. Savaş alanına dönen okulda etrafa saçılan kanlı resimlerin ise genel konusunun iç savaşta yaşanan katliamlar olması dikkati çekti.
Star

İnsanlık Ortada Kaldı
Ölümün ve açlığın kol gezdiği Suriye'de, her bir sokak başını Baas rejimine bağlı keskin nişancılar tutmuş vaziyette. Gördükleri her canlıyı vuran saldırganlar bu kez, başkent Şam'ın Guta bölgesinde işbaşındaydı. Samir el-Habit isimli zihinsel engelli adam, tehlikenin farkına varmadan sokağa çıkınca keskin nişancı kurşunuyla öldürüldü. Kimsenin, cesedini dahi kaldırmaya cesaret edemediği adama aç bir köpeğin yanaşması kameralara yansıdı. Rejimin varil bombalı katliamları ise sürüyor. Halep kentinde pazar yerine atılan varil bombası 40 kişinin ölümüne yol açtı. Suriye İnsan Hakları Örgütünden yapılan açıklamada ise Beşşar Esad rejimine bağlı güçlerin, yönetim karşıtlarının denetiminde olan bölgelere düzenlediği hava saldırılarında en az 66 kişinin yaşamını yitirdiği kaydedildi.
Akşam

Türkiye Özgürlükte Küme Düştü
ABD merkezli Freedom House son 15 yıldan beri 'kısmen özgür' olarak nitelediği Türkiye'yi ilk kez 'özgür olmayan ülkeler' kategorisine soktu. 2012'de 55 puanla dünya genelinde 117'inci sırada çıkan ve 'kısmen özgür' sayılan Türkiye, 2013'te 100 üzerinden 56 'kötü puanla' 120'inciliğe gerilemiş ama ucu ucuna 'kısmen özgür ülkeler' kategorisinde kalmıştı. 2014 raporunda ise 134. sıraya yerleşen Türkiye, basını özgür olmayan ülkeler için belirlenen 61 barajını bir puan aştı. Böylece Türkiye, Ermenistan, Ekvator, Libya ve Güney Sudan ile aynı sırayı paylaştı. 197 ülkenin sıralandığı listenin sonuncusu 97 puanla Kuzey Kore. Basını en özgür olanlar 10 'kötü puan' ile Hollanda, İsveç ve Norveç. Türkiye 42 ülkenin bulunduğu Avrupa'da basını 'özgür olmayan tek ülke' sıfatını taşıyor. Kırgızistan ve Gürcistan gibi ülkelerde basın özgürlüğü konusunda iyileşmeler olurken Türkiye önceki seneye göre 'kötü puanlarını' 6 puan artırarak en belirgin düşüşün yaşandığı ülkelerin başında geldi. Türkiye'de artarak devam eden basın özgürlüğü ile ilgili sorunlar şöyle özetlendi: "Basın ve ifade özgürlüğü konusundaki anayasal garantiler, ceza yasasındaki bazı kısıtlayıcı maddeler ve Terörle Mücadele Yasası tarafından aşındırıldı. Türkiye, 2013'te de gazeteci hapsetmede dünya lideri olarak kaldı. Basın özgürlüğü ortamı, Gezi Parkı protestolarını haberleştirmeye çalışırken gazetecilerin taciz edilip saldırıya uğradığı sene boyunca kesin bir şekilde kötüleşti, onlarca gazeteci işten atıldı ya da protestocuların taleplerine sempati göstermelerine bir cevap olarak istifaya zorlandı. Önde gelen gazeteciler yolsuzluk skandalları gibi hassas konuları yazdıkları için kovuldu. İşten atılmalar, hükümet ve birçok medya patronu arasındaki yakın ilişkiyi ve bunun gazeteci üzerinde oluşturduğu resmi ya da gayrıresmî baskıyı öne çıkardı. Ekonomik faktörler medya bağımsızlığı ve çeşitliliğini sınırlamada önemli bir rol oynuyor."
Radikal

DUBLİN'DE SEÇİM ÖNCESİ ADAMS BOMBASI
Kuzey İrlanda'da Britanya'dan yana olan Protestanlar ile bağımsız İrlanda için mücadele eden Katolikler arasında 30 yıl süren çatışmaları bitirmek için 1997'de dönemin Britanya Başbakanı Tony Blair ile el sıkışan İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu'nun (İRA) siyasi kanadı Sinn Fein'in lideri Gerry Adams'ın cinayet soruşturmasından tutuklanması şok etkisi yaptı. Adams, 1972'de muhbir olduğu iddiasıyla IRA tarafından kaçırılan ve cesedi 2003'te County Loath sahilirde bulunan 10 çocuk annesi Jean McConville'in ölümünden dolayı sorgulanıyor. Önceki akşam ifade vermek için polise gidince tutuklanan Adams'ın "Bana karşı iyi reklam edilmiş, şeytanca iddialar. Bunları reddediyorum" dediği aktarıldı. Kuzey İrlanda Polis Ombudsmanı, İRA'nın kaçırıp gizlice gömdüğü 16 kişiden biri olan McConville'in muhbir olduğuna dair delil olmadığı sonucuna varmıştı. İRA 7 kişiyi öldürdüğünü kabul etti ancak kalan 9 kişinin cesedine ulaşılamadı. Sinn Féin "Geçen ay Adams davayla ilgili polis ile buluşmaya hazır olduğunu söylemişti. Bu buluşma gerçekleşiyor" açıklamasını yaptı. Adams daha önce "McConville'in öldürülmesi ve gizlice gömülmesinin hem kendisine hem de ailesine karşı yapılmış korkunç bir adaletsizlik. Masumum" demişti. Annesi kaçırıldığında 11 yaşında olan Michael McConville, zanlıları tanıdıklarını ama öldürülme korkusuyla bu isimleri polise veremediklerini söyledi. Sinn Féin Başkan Yardımcısı Mary-Lou McDonald ise 23 Mayıs'taki Avrupa parlamentosu ve yerel seçimlere denk gelen tutuklama olayının zamanlamasına dikkat çekip olayın siyasi olduğunu savundu. 1970-1997 arası 1800 kişinin ölümünden sorumlu tutulan İRA'nın eski komutanı olup şu an Kuzey İrlanda Başbakan Yardımcılığı görevini yürüten Martin McGuinness de "Kuzey İrlanda siyasetinin karanlık tarafı seçimleri etkilemeye çalışıyor" dedi. McGuinness geçen ay Londra'da Kraliçe 2. Elizabeth'in konuğuydu. 1998'deki 'Hayırlı Cuma' anlaşmasının ardından Sinn Fein, birlikçilerle iktidarı paylaşsa da barış hala çok kırılgan.
Radikal

POLİTİKA
İki Taraf Da Fedakârlık Yapacak
Başbakan Tayyip Erdoğan ile görüşen Ermeni Patrik Vekili Aram Ateşyan, her iki topluma da çağrıda bulunarak, "Yan yana gelin, dostluk ve barış köprüsünün temellerini atın. Bu cesedin kalkması, gömülmesi lazım artık. Koku her tarafa yayıldı, herkesi rahatsız etmektedir" dedi. Görüşme sonrası Ateşyan, şunları söyledi: Nuh Peygamberin gemisi Ağrı Dağı'nın tepesine oturduğunda Peygamber civardan haber getirmesi için bir karga gönderdi. Ama gidip gelmedi. Daha sonra beyaz bir güvercin gönderdi ve kısa sürede güvercin ağzında bir zeytin dalıyla döndü. Etraf huzur içinde oldu, etrafın huzur ve sükûnet içinde olduğunu belirtmeye çalıştı. Bugün artık o gönderilen karga gibi vurdumduymaz olmak veyahut at gözlüğü kullanıp etrafta konuşulan, yazılan, söylenen sözleri duymazlıktan gelmek veyahut 3 maymunu oynamanın ortadan kalkması lazım. Kimse inkâr edemez ki bu topraklarda acılar yaşanmadı, kimse söyleyemez ki onbinlerce aileler evlatlarını, annelerini, babalarını, kardeşlerini kaybetmedi. Bütün bunlar bu ülkede yaşandı, acılar yaşandı. Şimdi ortada bir ceset var ve aşırı kokmaya başladı ve herkes bu kokudan rahatsız. İki toplumun yan yana gelmesi lazım. Ne şeklide dua edecekse etsin ancak bu cesedin çürümeden, kurtlanmaya başlamadan gömülmesi lazım. İlk kez bir Başbakan 24 Nisan'da Ermenilerin acısını paylaştı. Peygamberin gönderdiği güvercin gibi zeytin dalı uzattı. Biz bunu görmezlikten gelemeyiz. Bu barış sembolüdür, zeytin dalı. Bu dalın kurumasını istemiyoruz, onu dikip meyve vermesini istiyoruz artık. Bunun için herkesin desteğine ihtiyacı var. İki toplum asırlarca iç içe kardeşçe yaşadılar ve bugün o günleri özlüyoruz.
Hürriyet

Kandil Gecesi Baş Başa 2 Saat
Ağustos ayında yapılacak ve Cumhuriyet tarihinde bir cumhurbaşkanının ilk kez halk tarafından seçileceği Cumhurbaşkanlığı seçimi istişareleri çerçevesinde dün akşam, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yaklaşık iki saat süren bir görüşme yaptı. Gül ile Erdoğan, bu çerçevede daha önceki iki görüşmeyi, devlet günü geleneği çerçevesinde perşembe günü yapmıştı. Üçüncü görüşme de, dün yine perşembe günü yapıldı. Ancak bu görüşme, yeri ve zamanı itibariyle klasik devlet günü çerçevesinde bir görüşme değil, 1 Mayıs Perşembe günü, aynı zamanda resmi tatil günüydü. Gül'ün, programında olağan görüşmeler çerçevesinde bugün Genelkurmay Başkanı ve MİT Müsteşarı ile görüşme yer almadı. Gül, sadece Başbakan Erdoğan ile görüştü. Görüşme, Çankaya Köşkü'nde olmadı. Görüşme, Gül'ün konutunda, akşam yemeği atmosferi içinde yapıldı. Görüşme; konutta yapıldığı için de resmiyetin dışında özel bir anlam kazandı. Cumhurbaşkanlığı seçimi çerçevesinde Ak Parti içindeki istişare süreci devam ederken, Gül ile Erdoğan'ın üçüncü görüşmesinin Regaip Kandili'nin idrak edildiği ve üç ayların başladığı bir akşama denk gelmesi de ilginç bir tesadüf oluşturdu. Cumhurbaşkanlığı kaynakları, görüşmenin baş başa yapıldığını dile getirdi. İstişare süreci devam ettiği için Gül ile Erdoğan'ın görüşmelerinde, nihai bir karar oluşturulmadığı dile getirildi. Kulislerde ise Gül ve Erdoğan'ın, "Kandil gecesi baş başa yemekte buluşarak, kamuoyuna cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecini dostluk ilişkileri içinde yürüttükleri ve bir gerilimin olmadığı mesajını verdikleri" yorumları yapıldı. Gül, cuma günü il gezileri çerçevesinde iki günlük Zonguldak ve Bartın gezisine çıkacak.
Milliyet

SPOR
Ve Galatasaray, Didier Drogba'dan sonra büyük bir dünya yıldızını daha renklerine bağlamak için kolları sıvadı Sarı kırmızılıların gönlünde yatan yeni aslan Samuel Eto'o Sözleşmesi sona eren ve "İki yıllık yeni kontrat istiyorum" diyerek Galatasaray Başkanı Ünal Aysal'ın bir sezonluk imza önerisine olumsuz bakan Drogba ile ayrılık için Galatasaray gün sayıyor. Aysal ile başbaşa yediği yemekte "Çocuklarımın eğitimi için ana dili İngilizce olan bir ülkede kariyerime devam etmek istiyorum. O yüzden önceliğim İngiltere ya da Amerika" diyen Drogba ile bir ay sonra büyük ihtimalle vedalaşılacak. BU durumda daha önce Balotelli, Dzeko ve İbrahimovic gibi isimlerin gündeme geldiği Galatasaray'da ise A planı ortaya çıktı. Drogba'nın yerine arayışlara başlayan sarı kırmızılılar, Chelsea'de beklediği başarıyı yakalayamayan Eto'o için harekete geçti. Geçen sezon da transferi için nabız yoklanan Kamerunlu golcünün İngiliz kulübü ile kontratı ay sonunda bitecek. Bonservis bedeli bulunmayan Eto'o'ya yıllık 5 milyon Euro'luk bir teklif sunulacak. Kısacası Galatasaray, Drogba'dan sonra Afrika'nın dünyaca ünlü olan en popüler ikinci ismini de Türkiye'ye getirmekte bu kez kararlı
Hürriyet

Sivasspor maçı sonrası puan farkı 4'e inince Başkan Aziz Yıldırım "şampiyonluk gidiyor" diye paniğe kapıldı. Her ne kadar maça ciddi hakem hatası damga vurmuş olsa da fatura Teknik Direktör Ersun Yanal'a da kesilmişti. Başkan dönüş yolunda ve devamında teknik heyete ve futbolculara çok yüklendi. Özellikle Yanal'a. Hatta, deneyimli hocayı teknik ve taktik konusunda yanlışlar yaptığı gerekçesiyle ağır bir dille eleştirdi. Yanal için o tarihte bu iş bitmişti. İstifa etmeyi de düşündü ama sonra vazgeçirdiler. Sezon sonu şampiyon yapıp takımı bırakacaktı. Planı buydu. Bu olayların ardından gelen 2-1'lik Kasımpaşa galibiyeti biraz olsun rahatlattı herkesi. Ama Elazığ maçından sonra yine kriz baş gösterdi. Kritik karşılaşma 1-1 sonuçlandı. Hakem Hüseyin Göçek, Cristian'ı kırmızı kartla oyun dışına göndermişti. Karşılaşmanın ardından Ersun Yanal'ın açıklamalarını televizyondan izleyen Başkan Aziz Yıldırım çılgına döndü. Hemen telefona sarıldı. İdari Menajer Hasan Çetinkaya'yı aradı. Kendisinden Ersun Yanal'ı telefona vermesini istedi. Çok sert ifadelerle Yanal'a neden hakemle ilgili tek kelime konuşmadığını sordu. Ersun Hoca, maçın ardından hakemle ilgili konuşmayarak, futbolun içinde kalmak istediğini belirtmişti. Başkan, puan kaybını hakeme bağlarken teknik direktörünün aynı paralelde düşünmemesine çok kızmıştı. 'Konuş hoca konuş" diyordu. Ama Ersun Yanal, bu duruşundan hiçbir zaman geri adım atmadı. Yıldırım'dan ağır sözler duysa da yine de hakemlerle ilgili prensibinden çok fazla ödün vermedi. Bu yaşanan ikinci kriz oldu. Başkan ve Yanal arasında köprüler atılmıştı.
Milliyet

Trabzonspor Teknik Sorumlusu Hami Mandıralı, Bursaspor maçı öncesi kulüp sitesine açıklamalarda bulunup, kalan tüm maçları kazanmak istediklerini söyledi. Hafta sonunda zorlu bir maça çıkacaklarını belirten Mandıralı, "Sezon sonuna kadar tüm maçları kazanmak istiyoruz. Göze hoş gelen, mücadeleci, yıpratıcı oyun sistemimizi Bursaspor maçında da sürdürmek istiyoruz. Eksik oyuncularımız var. Ancak bu zamana kadar benzer eksikliklerle buralara geldik. Kart cezalısı ve sakat oyuncu arkadaşlarımızın yerine görev alacak olanlar da en iyi performanslarını sahaya yansıtacak" dedi.
Star

Memlekette 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı, 'Polis Gaz Sıkma Bayramı'na dönüşe dursun futbolumuzun üç büyükleri işçi bayramını pas geçmedi ve birer kutlama mesajı yayınladı. Beşiktaş, "111 yıllık şerefli mazimizde her daim halkın takımı olmakla övündük. Tarihimizin her anında emeğe ve alın terine saygılı olduk. Tüm emekçilerin ve halkımızın, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü kutlarız" derken, Galatasaray bizatihi başkan Ünal Aysal imzasıyla "Galatasaray'ımızda ve tüm spor camiasında; spora emek verenlerin, başarı yolunda ter döken sporcularımızın ve bütün Türkiye'nin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü en içten duygularla kutlarım" mesajıyla kutlama yaptı. Fenerbahçe de "Tüm işçi, emekçilerin ve kulüp çalışanlarımızın, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı'nı kutlarız" dedi. Ligimizde kendisini 'Emeğin başkenti' olarak tanımlayan Kardemir Karabükspor ile Eskişehirspor, Gençlerbirliği de 1 Mayıs'ı kutlayan kulüpler arasında yer aldı.
Radikal

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme