3 Mayıs 2014 Cumartesi

03.05.2014 Genel Gündem



03.05.2014

GÜNDEM

Çığlık Çığlığa İsyan
Balyoz davası hükümlüsü Deniz Kurmay Albay Murat Özenalp (49), komutanlara ve iktidara yönelik tepkilerin sloganlarla dile getirildiği törenle Ankara'da toprağa verildi. Özenalp, cezaevinde 26 Nisan'daki açık görüşte küçük kızıyla oynarken düşmüş ve başını çarparak beyin kanaması geçirip 5 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra hayatını kaybetmişti. Haftalardır 'Sessiz Çığlık' eylemi yapan Balyoz davası hükümlülerinin yakınları da Özenalp Ailesi'ni yalnız bırakmadı. İlk tören GATA'da 'Cennet Kapısı'nda düzenlendi. Özenalp'in oğlu Batu, törenlere babasının TCG GÖKOVA F-496 yazılı şapkasıyla katıldı. Törenin ilk dakikalarında ne olduğunun farkına varamayan kızı Duru, cenazenin çıkarılışı sırasında aile yakınlarının feryatları üzerine ağlamaya başladı. Ağabeyi Batu, Duru'yu kucağına alarak alandan uzaklaştırdı. Tabuta sarılıp "Buna neden olanlara lanet olsun" diyerek ağlayan anne Samiye Özenalp'i oğlunun silah arkadaşları teselli etmeye çalıştı. Cenaze daha sonra arkadaşlarının da son kez görmesi için Mamak Askeri Cezaevi'ne götürüldü. Murat Albay'a cezaevinde veda eden cezaevi arkadaşları, dualar okudu. Özenalp'in arkadaşları, onu son kez görmek için askeri yetkililerden önceki gün izin istemiş ve Genelkurmay da bu talebe olumlu yanıt vermişti. Özenalp için Kocatepe Camisi'nde öğle namazı sonrası askeri tören düzenlendi. Yargıtay kararıyla tahliye edilen eski silah arkadaşları, Özenalp'in cenazesini taşımak istedi. Arkadaşları askeri yetkililere "Bu saatten sonra asker taşısa ne olur" diyerek izin istedi. Ancak izin verilmeyince cenazeyi askerler taşıdı. Kocatepe'deki cenazede Murat Özenalp'in eşi Sema Özenalp, taziyeleri oğlu Batu ile kabul etti. Törene, Özenalp Ailesi'nin yakınları, silah arkadaşlarının yanı sıra Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, emekli Donanma Komutanı Oramiral Nusret Güner, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Hürriyet Gazetesi Yazarı Yılmaz Özdil, Ergenekon hükümlüsü gazeteci Tuncay Özkan ve Veli Küçük de katıldı. Törene ayrıca CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, MHP milletvekili ve Balyoz hükümlüsü Engin Alan ve Ergin Saygun da çelenk gönderdi. Namazın ardından Özenalp'in naaşı mezarlığa götürülürken ailesi ve yakınları gözyaşına boğuldu. Özenalp'in naaşı Karşıyaka Mezarlığı'nda toprağa verildi.
Hürriyet


 
1 Mayıs'a Ağır Bilanço
İstanbul Valiliği'nin 'toplum güvenliği ve huzurunu' gerekçe göstererek Taksim ve çevresinde yapılacak gösterileri yasakladığı 1 Mayıs kutlamalarının bilançosu ortaya çıktı: 19'u polis 90 kişinin yaralandı. Gözaltına alınan 177 kişi için ek gözaltı süresi çıkarıldı. İstanbul'da polis ve eylemciler arasında çatışmaların yaşandığı bölgelerde dün temizlik ve onarım vardı. Kullanılamaz hale gelen ATM'ler banka görevlileri tarafından temizlenip tamir ettirilirken, bazı işyerlerinin kırılan camlarında plastik mermi izleri bulunması dikkat çekti. Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde bulunan 9 ayrı bankaya ait 12 ATM de göstericiler tarafından tahrip edildi. Para çekmek için gelen çevre sakinleri, ATM'lere zarar verilmesine tepki gösterdi. 1 Mayıs'ta İstanbul'da gözaltına alınan 177 kişi Güvenlik Şube Müdürlüğü'nde tutuluyor. Şüphelilerin bugün adliyeye sevk edilecekleri öğrenildi. İstanbul Valiliği'nden yapılan açıklamaya göre, olaylarda 19'u polis memuru olmak üzere 90 kişi yaralandı. Öte yandan gözaltına alınan eylemcilere yönelik polisin bazı uygulamaları da tartışma yarattı. Beşiktaş'ta polisin gözaltına aldığı 2 gence zorla poşu taktırıp fotoğrafını çekmesi de bunlardan biriydi. Bir televizyon kamerasına yansıyan olayda, boynuna poşu takılmak istenen bir üniversite öğrencisi polislere "Amirim yapmayın öğrenciyim, İstanbul Üniversitesi'nde öğrenciyim" sözleriyle itiraz etti. Ancak polisin yanıtı "Çektik bitti" şeklinde oldu. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu da olaylarda çok sayıda gazetecinin yaralanması sonrası yaptığı açıklamada, uygulamayı kınadı.
Milliyet
 
 
17 Aralık Operasyonunun Yargıdaki Mimarlarına Soruşturma
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, İstanbul merkezli 17 ve 25 Aralık operasyonlarını düzenleyen savcılar Zekeriya Öz, Celal Kara, Muammer Akkaş ile operasyonda gözaltına alınan şüphelilerin malvarlıklarına el konulması kararı veren hakim Süleyman Karaçöl hakkında, soruşturma açılmasına karar verdi. HSYK 3. Dairesi'nin oy çokluğu ile verdiği soruşturma kararı, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın onay vermesi halinde başlatılacak ve soruşturma işlemleri HSYK 2. Dairesi tarafından yürütülecek. Üçe karşı dört oyla verilen kararda, daire üyeleri Ahmet Kaya, Bülent Çiçekli ve Resul Yıldırım soruşturma açılmaması yönünde oy kullandılar. Daire Başkanı ve HSYK Başkanvekili Ahmet Hamsici ile üyeler Ömer Köroğlu, Ahmet Karayiğit ve Zeynep Kavlak ise soruşturma açılması yönünde oy verdi. Bakan Bozdağ'ın onay vermesinin ardından görevlendirilecek olan müfettişler, savcılar Zekeriya Öz, Celal Kara, Muammer Akkaş ile hakim Süleyman Karaçöl'ün ifadesine başvuracak. Müfettişler, her türlü belgeye ulaşabilecek, tanık ifadelerine de başvurabilecekler. Soruşturma neticesinde hazırlanacak rapor HSYK'ya sunulacak. Öz, Kara, Akkaş ve Karaçöl'ün, yetki aşımı, hukuka aykırı işlem veya görevi kötüye kullanma gibi eylemleri tespit edilirse, "uyarı" cezasından, "meslekten ihraç" cezasına varana kadar disiplin yaptırımı uygulanabilecek. HSYK, disiplin suçu dışında adli soruşturma gerektiren eylemlerin varlığını tespit ederse, Öz, Kara, Akkaş ve Karaçöl hakkında ceza soruşturması başlatılarak, yargı yolu da açılacak.
Akşam
 
Berkin'de Şüphelilerin Eşkalleri Çizildi
İstanbul'da, 14 yaşındaki Berkin Elvan'ın Gezi Parkı gösterilerinde biber gazıyla vurularak öldürülmesine ilişkin soruşturmada tanıklar, şüpheli polislerle ilgili eşkal tarifi yaptı. Ayrıca, Elvan'ın vurulduğu noktaya en yakın yerde oldukları görülen beş polisin ifadesi alındı. Polisler, kendilerinin herhangi bir silah ya da biber gazı kullanmadığını, sadece bir TOMA'nın göstericilere su sıktığını savundu. Berkin Elvan'ın vurulduğu 16 Haziran günü saat 07.15 sıralarında, bir özel sağlık merkezinde çalışan doktor ve yardımcısı, binalarının önünde bekleyen polis grubunun fotoğragını çekip savcılığa ulaştırmıştı. Savcı Faruk Bildirici, kimliğini tespit ettiği polis görevlilerini geçen 24 Nisan'da ifadeye çağırdı. Polis E.K., Çevik Kuvvet'te görevli olduğunu ve biber gazı silahı kullanmadığını söyledi. O resmin çekildiği an istirahatta olduklarını belirten E.K., "Biz herhangi bir müdahalede bulunmadık. (Orada) gösterici olup olmadığını hatırlamıyorum, müdahale edildiğini de hatırlamıyorum. Fotoğrafın çekildiği alanda bir müdahalede bulunulmadı. Ancak fotoğrafın çekildiği an caddede barikat kurulmuştu" dedi. M.G. sabah saatlerinde Okmeydanı'na geldiklerini ve gösterici bir grupla karşılaşmadıklarını anlattı. M.G., "Biz intikal etmeden önce polisin müdahale edip etmediğini bilmiyorum ancak yerlerde çöp konteynırlarını yakmışlardı. Yanılmıyorsam, barikat oluşturmuşlardı. Bu nedenle gece müdahale edildiğini düşündüm" diye konuştu. O.M.Ç. de kendileri gelmeden önce, gece saatlerinde müdahale olmuş olabileceğini, çünkü sabah barikat kaldırdıklarını anlattı. B.T. ise "Fotoğrafın çekildiği yakın bir yerde göstericiler vardı. Ancak bu da sabah 10-11 sıralarındaydı. Başımızdaki amirin ismini hatırlamıyorum" diye konuştu. R.S. grubun gazcısı olduğunu fakat o gün kullanmadığını, çünkü ekip şefi olarak çalıştığını anlattı. Fotoğraftaki hiçbir polisi üzerinde gaz fişeği bulunmadığını savunan R.S., fotoğrafın çekildiği yerde bir TOMA'nın göstericilere su sıktığını kaydetti. R.S., "Bizim olduğumuz bölgeden göstericilerin bulunduğu yer gözükmemektedir. Bu nedenle gaz kullanımı yapmadık. Ancak TOMA suyla müdahale etti. TOMA'nın sürücüsünün adını bilmiyorum. İçerisini görmeyiz. Numarasını bilmiyorum. Yanımızda Aziz isimli komiserimiz vardı" diye konuştu. Öte yandan, olaya karışan amir ve memurların, bizzat gören tanıklar tarafından yapılmış ayrıntılı tip ve eşkâl tariflerinin de soruşturma dosyasına girdiği öğrenildi.
Radikal
 
Freedom House Objektif Değil
Freedom House'un basın özgürlüğü raporunda Türkiye'nin, 'kısmen özgür ülke' kategorisinden 'özgür olmayan ülke' kategorisine düşmesine Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu sert tepki gösterdi. Davutoğlu, "Türkiye'ye son dönemde yapılan algı operasyonlarından biridir. Türkiye'yi kimse o kategoride ele alamaz. Gazetecilerimizin raporu reddetmelerini bekleriz" dedi. Rapora ilişkin ilgili kurum ve bakanlıkların temsilcilerinin Freedom House ile irtibata geçtiği ve "Objektif bilgiler yer almıyor" tepkisi gösterdiği öğrenildi. Davutoğlu, Umman Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Yusuf bin Alavi ile dün Dışişleri Bakanlığı'ndaki görüşmesinin ardında ortak basın toplantısı düzenledi. Freedom House'un raporuna ilişkin Davutoğlu, şunları söyledi: "Freedom House'un raporu açıklandığında, sadece yürütme olarak bütün aydınlardan ve gazetecilerimizden çok açık ve net bir tavır alınmasını bekledim. O raporda zikredilen ülkelerle anılabilecek bir ülke değiliz. Raporda Türkiye'ye açık bir şekilde tavır alma, Türkiye'yi hiç hak etmediği bir kategoride değerlendirme önyargısı var. Raporda temelde 44 tutuklu gazeteci bilgisi veriliyor. Bunlar Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu'nun 24 Nisan 2014 tarihinde yayımladığı bilgilere dayanıyor. 2 Mayıs itibariyle, 17 kişinin yargılanması tamamlanmış ve hüküm almışlardır. 13 kişinin yargılanması tutuklu olarak devam ediyor. 12 kişi ise bu süreç içinde tahliye edilmiş. Ama rapor bu tahlye edilenleri ele alma objektifliğini bile sergilemiyor. İki kişinin ise cezaevlerinde kaydı bile yok. Bu nasıl bir rapor ki güncellenmiyor, verilen bilgiler kulaktan dolma. 17 kişi gazetecilik eylemleri dolayısıyla tutuklanmış değildir. Bir kısmı PKK, DHKP-C, TPK gibi örgütlerin terör faaliyetlerine katılımları nedeniyle bu cezaları almışlar." Raporun bir algı operasyonu olduğunu öne süren Davutoğlu, "Türkiye demokratik bir seçimden yeni çıkmış, muhalefet partileri özgürce kampanya yapmış, kampanyalar basında özgürce yer almış, son 4-5 ay içinde hükümetimize dönük hakarete varan eleştiriler görsel ve yazılı basında yer bulmuş. Siz böyle bir ülkeyi, içinde basın faaliyetinin bile yapılmadığı bazı ülkelerle aynı katagoride değerlendiriyorsunuz. Türkiye'yi kimse o kategoride ele alamaz, her görüş açıkça tartışılabilmektedir. Gazetecilerin bu raporu reddetmelerini bekleriz" dedi.
Radikal
 
EKONOMİ 

Gram Altın 87, 7864 - 88, 0569
ABD Doları 2, 1000-2, 1055/  Euro 2, 9145-2, 9207/ İngiliz Sterlini 3, 5433-3, 5549

Hem İbo Hem Bmc Ayağa Kalkacak
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) düzenlediği ağır ve zırhlı araç üreticisi BMC'nin tartışma yaratan satış ihalesine dün devam edildi. 30 Nisan'daki ihaleye tek başına katılan ES Mali Yatırım ve Danışmalık AŞ'nin sahibi Ethem Sancak, 725 milyon lira teklif vermişti. Dün bu teklifini 26 milyon lira arttıran Sancak'ın son teklifi 751 milyon TL oldu. Sancak, ihale sonrası daha önce BMC'nin reklamlarında oynayan sanatçı İbrahim Tatlıses ile görüştüklerini belirterek, "Tatlıses ile BMC bütünleşti. 'BMC'yi beraber ayağa kaldıracağız, o arada seni de ayağa kaldıracağız. Eski günlerine döneceksin' dedik. O da gerçekten çok duygulandı" dedi. İşadamı Ethem Sancak, geçen ihalede de fikirlerini arz ettiğini, BMC'ye karşı ilgilerinin tamamen ülkenin geleceğine olan ilgilerinden kaynaklandığını belirterek, şunları söyledi: "Otomotiv sanayi konusunda Türkiye mühendisi, işçisi, dizayner ve girişimcisiyle aslında belli bir yere gelmiştir. Türkiye neredeyse 1 milyon otomobil üretiyor ama bir milli markası yok. Zaman zaman politikacılarımız ve ülkeyi yönetenler bu konuyu dillendiriyor ve girişimcilerimize çağrılar yapıyorlar. 'Yok mu babayiğit?' diyorlar ve bir başkası 'bu deliliktir' diyor. Belki buradan hareketle 'milli marka oluşturabilir miyiz' gibi bir niyetimiz var." İbrahim Tatlıses ile BMC'nin bütünleştiğini ve Tatlıses ile görüştüğünü belirten Sancak, "BMC'yi beraber ayağa kaldıracağız, o arada seni de ayağa kaldıracağız. Eski günlerine döneceksin' dedik. O da gerçekten çok duygulandı" dedi. Sancak, aslında BMC'nin ayağa kalkması için göze aldıkları paranın 2 milyar lira civarında olduğunu ifade ederek, "4-5 aydır bu markayla ilgilendiklerini, keşke diğer girişimci meslektaşlarım da ilgilenselerdi. Biz hakikaten inceledik, elimizdeki raporların birinde oranın değerine 450 milyon lira diyor"
Hürriyet
 
Piyasalarda Bahar Havası: $ 2.09 Tl 
Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın 'ölçülü faiz' indirimi söylemi sonrasında piyasalardaki olumlu hava haftanın son işlem gününde de devam etti. TL varlıklara olan talebin devam etmesiyle dolar/TL 2.09 TL'ye kadar geriledi. ABD işsizlik verilerinin beklentilerden düşük gelmesi ise piyasadaki havayı bozmadı. Dolardaki hareketi değerlendiren bir bankacı, "ABD verisinin oldukça iyi gelmesi aslında gelişmekte olan ülkeler açısından pozitif değil. İlk tepki olarak dolar 2.11'in üzerine çıktı. Ancak, ardından yönünü tekrar aşağı çevirdi. Verinin ardından gelişmekte olan ülkelere büyük bir satış gelmemesi yabancı yatırımcıların şu an bu piyasalardaki mevcut yatırımlarından memnun olduğunu gösteriyor" dedi. Gösterge tahvilin 16 Aralık'tan bu yana ilk kez bileşik faizi yüzde 9'un altını test ederken, BIST 100 endeksi ise 5 ayın ardından ilk kez 75.000 puanın üzerine çıktı. Başçı'nın çarşamba günü kademeli ve ölçülü faiz indirimi olabileceği açıklamasıyla bankacılık hisseleri öncülüğünde yükseliş kaydeden Borsa İstanbul'da yukarı yönlü hareketin 1 Mayıs tatilinin ardından da devam etti. Endeks günü yüzde 1.7 primle 75.159 puandan tamamladı. Ziraat Yatırım Ekonomisi Bora Tamer Yılmaz, dövizle birlikte faizlerin de düşüş trendinde olduğunu belirterek, bunun önemli bir sebebinin ülkenin risk primindeki iyileşme olduğunu ifade etti. Yılmaz, "TL varlıklar için risk primi iyileştikçe menkul ve gayrimenkul varlıkların değeri artmakta" dedi.
Milliyet
 
Kriz Kahini Roubını: En Büyük Tehlike Çin
'Kriz Kahini' lakaplı ekonomist Nouriel Roubini'ye göre dünyayı bekleyen en büyük tehlike Çin'in barışçıl karakterinden vazgeçmesi. Project Syndicate internet sitesi için yazdığı bir yazıda Roubini, bu ihtimalin İsrail-İran arasındaki nükleer zenginleştirmeye dair anlaşmazlıktan, Fas'tan Pakistan'a uzanan kuşaktaki kronik istikrarsızlıktan ya da Rusya ile Batı arasında çıkabilecek ikinci bir soğuk savaştan daha tehlikeli. Çin'in Japonya ile adalar konusunda yaşadığı anlaşmazlığın 1. Dünya Savaşı öncesindeki İngiltere ve Almanya'ya benzetilmesinin çok rahatsız edici olduğunu ifade eden Roubini, yine de bu durumun buzdağının sadece görünen kısmı olduğunu belirtti. Roubini, Asya'da Çin, Japonya, Güney Kore, Hindistan ve diğer ülkeler arasında geçmişten gelen 'kapanmamış yaralar' nedeniyle gerilim olduğunu söyledi. Roubini, bu gerilimi daha ciddi hale getirebilecek nedenlerle ilgili ilk gerekçenin Asya'daki seçimlerden öncekine göre daha milliyetçi liderlerin çıktığını belirtti. Roubini, ikinci neden olarak, yükselişe geçen bu milliyetçi liderlerin gün geçtikçe daha zorlaşan ekonomik sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirtti. Farklı yapısal reformların özellikle Çin, Japonya, Hindistan, Güney Kore ve Endonezya için önem taşıdığını kaydeden Roubini, bu ülkelerden herhangi birinde ekonominin kötüye gitmesi halinde, milliyetçi liderlerin 'dış güçleri' suçlamaya meyilli olacağını söyledi.
Milliyet
 
Palandöken Kayak Merkezi Özelleşiyor
Özelleştirme İdaresi, Palandöken Kayak Merkezi ve Konaklı Kayak Merkezi'ni özelleştirme kapsamına aldı. Burada yer alan taşınmazlar, devletin hüküm ve tasarrufunda olan alanlar ve üzerindeki kafeterya, pist, lift, gölet ve benzeri yapılar ile diğer varlıklar, üzerindeki haklarla birlikte özelleştirilecek. Merkez hizmetlerinin yerinden yönetilmesi ve takibi amacıyla tta Gayrimenkul A.Ş.'ye bağlı birim tamamlanarak hizmetine başladı. Tesislerin özelleştirilmeye hazırlanması amacıyla, pistler, liftler, gondol, telesiyejin de içinde olduğu kayak merkezleri tek elde toplanacak, tek bilet sistemi olan 'skipass' ve teknik alt yapı oluşturulacak, tek güvenlik, arama-kurtarma ve sağlık sistemleri kurulacak, bu sistemin tek elden yönetilmesi için teknik ve idari personel istihdam edilecek. Kayak merkezlerinin uluslararası standartlara kavuşturulması amacıyla da çeşitli çalışmalar yapılacak. Ardından tesislerin ulusal ve uluslararası turizm piyasasında tanıtımı artırılacak, yurt içinde okullarda kayak sporuna yönelik özendirme çalışmalarına destek verilecek. Özel sektörün kayak merkezi işletmeciliğine yatırım yapması da özendirilecek. Bu kapsamda, kayak merkezlerine yönelik rehabilitasyon çalışmaları süreci, operasyonel iyileştirme (liftler, pistler, kar ezme, suni kar yapma, biletleme sistemi ve mekanik tesisler ile kar araçlarının bakım onarımı), otel ve restoranlar, kayak okulu, kayak kiralama, dağ aktiviteleri, imar planı çalışması ile satış- tanıtım olmak üzere üç temel ayak üzerinde yürütülecek. Kayak merkezlerinin özelleştirme çalışmalarında, Özelleştirme İdaresi Başkanlığına yardımcı olması ve tesislerin uluslararası standartlara kavuşturulması amacıyla kış turizmi ve sporları ile birlikte, olimpiyat tesis yönetimi ve işletmeciliğinde uzman danışman firma olarak, McKinsey- Pas Grau International S.A. Konsorsiyumu ile anlaşma da yapıldı.
Türkiye
 
Karar İkimiz Arasında
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Köşk konusunda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la birlikte oturup karar vereceklerini söyledi. Köşk'e çıktığı günden bu yana il il gezerek halkla iç içe olan Cumhurbaşkanı Gül, 79. ziyaretini Zonguldak'a yaptı. Valilik ziyaretinde gazetecilerin sorularını cevaplayan Gül, "Dün (önceki) akşam farklı formatta sayın Başbakan ile bir görüşmeniz oldu. Acaba Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin tablo biraz daha netleşti mi?" sorusu üzerine şunları kaydetti: "Sayın Başbakan ve ben söz konusu olduğumda, -ki başka adaylar şüphesiz söz konusu olacak- bu kararı biz, hangimizin aday olacağıyla ilgili ikimiz arasında bir karar vereceğimizi söyledik. Ancak herhalde sayın Başbakan'da istişare yapma ihtiyacı var. Çünkü bazı istişareler yapıyor, siz de görüyorsunuz. Takvim bildiğiniz gibi işleyecek ve neticede muhakkak ki adaylar çıkacak. Halk da kimi istiyorsa ona karar verecek. Bundan dolayı herhangi bir şekilde Türkiye'de bir siyasi risk, herhangi bir şekilde gerilim veya beklenmeyen bir olay beklememek gerekir. Sabırla bu süreçlerin bitmesini takip etmek lazım." Cumhurbaşkanı Gül, Freedom House'un tepki çeken raporuna ilişkin bir soru üzerine, demokrasinin temel göstergelerinden birinin basın özgürlüğü olduğunu vurgulayarak, "Bu yönde yapılan eleştirileri dikkatlice, dikkate almak gerekir" ifadelerini kullandı.
Türkiye
 
K. Irak Petrolü Bir Hafta İçinde Dünyaya Açılır
Konu hakkında bilgi sahibi kaynaklar, Kuzey Irak petrolünün satışı için gerekli bağlantıların Irak tarafından henüz kurulmadığını ve ihracatın en erken gelecek hafta olabileceğini kaydetti. Görüşlerini paylaşan üst düzey bir yetkili, "İhracat için gerekli işlemleri tamamen Kuzey Irak tarafı yapacak. Burada BOTAŞ operatör ve bildirimin ardından yükleme için işlemler gerçekleştirilecek" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız da konuyla ilgili dün soruları yanıtladı. Bir gazetecinin, Barzani'nin "2 Mayıs tarihinde Türkiye'ye petrol sevkıyatı başlayacak" yönündeki açıklamasını hatırlatması üzerine, Ceyhan'da biriken petrolün 1,8 milyon varili bulduğunu belirten Yıldız, şunları söyledi: "Bugün sevkıyatın yapılabilmesi ancak kendilerinin satışıyla beraber mümkün olacak. Bu Irak petrolüdür. Buradan oluşacak gelir şu anda 180-200 milyon dolar civarında ciro oluşur, bunun Halkbankası'na yatırılmasında mutabakat sağlamıştık. Her ne kadar önceden belirtilen ABD'deki hesaba yatırılması konusu varsa, bunu aşmış bulunuyorlar. 100 bin varillik günlük sevkıyat başladı. Üç gün veya bir hafta içinde satış gerçekleşebilir."
Akşam
 
Borsa 5 Ayın Zirvesinde
Seçim belirsizliğinin ortadan kalkmasıyla birlikte hızla toparlanan piyasalar rekor üzerine rekor kırıyor... Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın çarşamba günü kademeli ve ölçülü faiz indirimi olabileceği açıklamasıyla bankacılık hisseleri öncülüğünde yükseliş kaydeden Borsa İstanbul'da yukarı yönlü hareketin 1 Mayıs tatilinin ardından da devam etti. Dün günü yüzde 1.74 yükselişle 75 bin 159 puandan tamamlayan endeks, aralık başından bu yana ilk kez 75 bin puanın üzerini görürken, 29 Kasım'dan sonraki de en yüksek tapanışa imza attı. İkinci seansın ortalarına kadar sakin bir seyir izleyern endeks, ABD'de merakla beklenen tarım dışı istihdam verisiyle hareketlendi. ABD Çalışma Bakanlığı verilerine göre, nisanda tarım dışı istihdam 288,000 ile beklentilerin üzerinde artarken, işsizlik oranı yüzde 6.3'e geriledi. Tarım dışı istihdam Ocak 2012'den beri görülen en büyük artışı kaydederken, işsizlik oranı Eylül 2008'den beri en düşük seviyede yer aldı. ABD'den gelen istihdam verisinin ardından dolar yükselirken, Türk Lirası karşısında ise sınırlı bir düşüşle günü 2.09 seviyesinden tamamladı.
Akşam
 
Vergi Borçları Artık 36 Ayda Ödenebilecek
Ekonomik zorluklar nedeniyle devlete olan vergi yükümlülüklerini yerine getiremeyen mükelleflere yönelik uygulanan ödeme kolaylığı ve taksitlendirme işlemlerinin bazı koşulları, Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan bir iç genelgeyle mükellef lehine değiştirildi. Buna göre, borçların taksitlendirilmesine ilişkin süre 24 aydan 36 aya çıkarılırken, vergi dairelerine tanınan tecil ve taksitlendirme yetkisi tutaları da yüzde 50 oranında artırıldı. Söz konusu madde uyarınca tecil işlemine tabi tutulacak borcun 50 bin liraya kadar olan kısmı için teminat şartı aranmıyor. Borcun 50 bin lirayı aşan kısmı için ise toplam borç tutarının yarısı kadar teminat talep ediliyor.
Akşam
 
DÜNYA 
Abd Beni Ajan Yapmaz
McClatchy gazetelerinin Ortadoğu Büro Şefi olarak, İstanbul merkezli görev yapan Roy Gutman, Asi Nehri üzerinden Hatay'a geçen Suriyelilerin haberini yapmak için 26 Nisan günü Altınözü ilçesinin Hacıpaşa köyüne gittiğini belirterek, kendisini fark eden ve üzerindeki fotoğraf makinesinden paniğe kapılan iki akaryakıt kaçakçısı tarafından Türk askerlerine ihbar edildiğini söyledi. Önce Hacıpaşa Hudut Karakol Komutanlığı'na, daha sonra da Altınözü Jandarma Komutanlığı'nda götürülen Gutman, sorgusunda Antakya'daki bir otelde kaldığına ve kentte bir araç kiraladığına dair belgeleri göstermesinin ardından yetkililerin kendisine inandığını söyledi. Jandarmanın sorgu sırasında kendisine "profesyonel ve kibar" davrandığını söyleyen Gutman, İstanbul'da yaptığı açıklamada, Türk basınında hakkında çıkan "ABD ajanı" iddialarına yanıt vererek "ABD benim ajan olmamı istemez. Birkaç yıl önce Afganistan hakkında bir kitap yazdım. Ve bu kitapta hem bugünkü ABD yönetimimi hem de eski yönetimleri sert bir şekilde eleştirdim. Bağımsız ve dikkatli bir gazeteciyim. Beni ABD ajanı olmakla suçlayan son kişi, eski Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç idi" dedi. ABD'nin Ankara Büyükelçiliği sözcüsü T.J. Grubisha da Gutman'ın gözaltına alınmasının ardından temasa geçildiğini, hakkında bir tutuklama yapılmadan serbest bırakıldığını doğruladı.
Hürriyet
 
Cezayirli Cihatçıyı Türkiye Yakaladı
Suriye'ye savaşmaya giden vatandaşları konusunda endişelenen Avrupa ülkeleri ve Türkiye arasında işbirliği gelişiyor. 1980'den beri yaşadığı Fransa'da, Müslüman gençleri Suriye'de cihada yönlendiren 37 yaşındaki Cezayirli Sala Buhabila Türkiye'den Suriye'ye bir grup eşliğinde otobüsle geçerken yakalandı. Fransız Dışişleri Bakanı Bernard Cazeneuve yaptığı açıklamada "Bu cihatçı Türk makamları tarafından 14 Mart'ta yakalanıp Fransa'ya teslim edildi. Bugün Fransa'dan sınırdışı edilip Cezayir'e gönderildi" dedi. Cazeneuve, ismini açıklamadığı Buhabila'nın 'Afganistan ve Suriye'de cihat için gönüllü toplayan şebekelerle yakın ilişki içerisinde olduğunu' belirtti. AFP'ye konuşan Buhabila'nın babası Ferhat, oğlunun Suriye'ye cihat için gittiğine kesinlikle inanmadığını açıkladı. Türkiye ve Fransa'nın Suriye'de cihat adına savaşa giden radikal kişi ve grupları engellemek için gösterdiği işbirliğini kuvvetlendirmesi bekleniyor. Fransa, beş milyon Müslüman vatandaşı içerisinden gençlerin Suriye'de savaşmasını önlemek için nisan ayında anında sınırdışı gibi sert yasal önlemler almıştı. Buhabila'nın durumu planın ilk örneği oldu. Önceki gün Cazeneuve, 285 Fransız vatandaşının aktif biçimde Suriye'de savaştığını, 120'sinin ise yolculuk halinde olduğunu açıklamıştı.
Milliyet
 
Rusya Yanlıları Helikopter Düşürdü
Ukranya'nın doğu illerindeki Rusya yanlısı ayrılıkçı hareketler karşısında "çaresiz" kaldığını itiraf eden Kiev, önceki gece en şiddetli olayların yaşandığı Donetsk'e bağlı Slavyanks'a operasyon başlattı. Rus yanlıları Ukrayna'ya ait en az iki helikopteri düşürüken bir pilot ve bir asker hayatını kaybetti. Ukrayna İçişleri Bakanlığı'ndan öğle saatlerinde yapılan açıklamada Slovyansk kentindeki operasyonun "aktif evresinin" sabaha karşı başlatıldığı, operasyonda ordunun özel birliklerinin görev aldığı belirtildi. 20 helikopter kullanılan operasyonda, gece kent çevresine havadan asker sevk edildi. İçişleri Bakanı Arsen Avakov "Profesyonel birliklerle gerçek bir savaş yürütüyoruz" dedi. Avakov "terörist" olarak nitelediği Rus ayrılıkçıların ağır silahlarla karşılık verdiğini ve sivillerin yaşadığı binaları siper olarak kullandıklarını söyledi. Ukrayna ordusunun bugüne kadar gerçekleştirdiği operasyonlarda yaşadığı talihsizlikler bu sefer de Kiev'in peşini bırakmadı. Sabah saatlerinde Rusya yanlılarının bir Ukrayna helikopterini düşürdüğü haber geldi. Yaklaşık bir saat sonra bir helikopterin daha düştüğü açıklandı. Pilotlardan biri ölürken diğeri esir alındı. Operasyonlar sırasında da bir Ukraynalı askerin daha öldüğü açıklandı. Savunma Bakanlığı, Rus yanlılarının üçüncü bir helikopteri hedef aldığını ancak düşüremediğini duyurdu. Rusya yanlıları ise bu helikopterin de düştüğünü öne sürdü.
Milliyet
 
'Paralel Bakan'ı Azletti
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Dini Kurumlardan Sorumlu Devlet Komitesi Başkanı Elşad İskenderov'u görevden aldı. Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı sitesinde yayımlanan kararnamede, Aliyev'in, Elşad İskenderov'u görevden aldığı bildirilirken bir süre önce Azerbaycan basınında, İskenderov'un Türkiye'deki "paralel yapı"yla bağlantılı olduğu yönünde haberler çıkmıştı. İskenderov, göreve 31 Mayıs 2012'te atanmıştı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev geçtiğimiz Mart ayında da, Gülen cemaatinin ülkedeki en üst düzey bürokratı olarak gösterilen Elnur Aslanov'u azletmişti. Cumhurbaşkanlığı İdaresi Politik Analiz ve Enformasyon Daire Başkanı olan Aslanov'un, "paralel yapı"yla bağlantılı olarak Azerbaycan'da devlet kadrolarına sızan isimlerin başında geldiği belirtiliyordu. Azerbaycan basınında, geçtiğimiz Nisan ayı başında Bakü'ye giden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, İlham Aliyev'e Azerbaycan'daki "paralel yapı"ya ilişkin bir liste sunduğu yönünde iddialara yer verilmişti.
Akşam
 
Afganistan'da Heyelan Faciası: İki Bin Kişi Kayıp
Afganistan'ın kuzeydoğusundaki Badahşan vilayetinde toprak kayması sonucu yüzlerce kişi can verdi. Badahşan Vali Yardımcısı Gül Muhammad Bidar, Argo ilçesinin Ab Barik bölgesinde birkaç gündür etkisini arttıran yağışların yol açtığı heyelanda 300'ün üzerinde evin toprak altında kaldığını açıkladı. Bidar, ilk etapta 400 yaşamını yitirdiğini, 2 binin üzerinde de kayıp olduğunu söyledi. Arama kurtarma çalışmalarının devam ettiğini kaydeden Bidar, olay yerine ulaşan güvenlik güçlerinin zarar görenlere yardım ettiğini sözlerine ekledi. Badahşan İl Şura Başkanı Abdulvahid Tayyibi ise heyelanda 3 caminin de toprak altında kaldığını, ölü sayısının artmasından endişe ettiklerini ifade etti.
Radikal
POLİTİKA 
Çok Çok Ağır Ceza Talimatı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, son dönemde işlenen çocuk cinayetleri konusunda, "Bu olaylar idamlık olaylar" dedi, Avrupa Birliği (AB) uyum yasalarını hatırlatarak, "Ülkemizde AB süreciyle ilgili idamın kaldırılması nedeniyle bizim bir sıkıntımız var. Ama bu sıkıntının yerine ağırlaştırılmış müebbete varıncaya kadar düşünülecek bir süreçtir bu" dedi. Erdoğan, cuma namazını konutunun bulunduğu Subayevleri'ndeki Aksa Camii'nde kıldı. Namaz çıkışında bir gazetecinin son günlerdeki çocuk cinayetleri üzerine Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'nun "idam gelebilir" açıklamasında bulunduğunu hatırlatarak, "Hükümetin böyle bir çalışması var mı" sorusuna Erdoğan, şu yanıtı verdi: "Adalet Bakanlığı'nın yürütmekte olduğu bir çalışma var. Bu olaylar adeta idamlık olaylar ama idam gelmese dahi bu cezaların çok çok ağırlaştırılması noktasında arkadaşlara talimatım var. Ülkemizde, AB süreciyle ilgili olarak idamın kaldırılması nedeniyle bir sıkıntımız var ama sıkıntının yerine ağırlaştırılmış müebbete varıncaya kadar düşünülebilecek süreçtir bu. Ölümler karşısında duyarsız kalmak mümkün değil. İdam malum sebeplerle ülkemizde yok. Bu olmasa dahi ağırlaştırılmış müebbet hapis olayı bizim gündemimizdedir." Erdoğan, bir gazetecinin, "İdam olmazsa hadım etme olabilir mi?" sözleri üzerine de, "Karıştırmayın o işleri. Öyle bir şey söz konusu değil. Arkadaşlarımız çalışmalarını yapıyor. Kanaat olarak söylüyorum AB ile ilgili idamlar kaldırılmamış olsa da bu işin hakkı idamdır. Olmadığı yerde ağırlaştırılmış müebbet hapistir" diye konuştu.
Milliyet
Çağdaş Dünya Ve Biz Kaygılıyız
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, uluslararası medya kuruluşlarının temsilcileriyle, Türkiye siyasetine ilişkin güncel meseleleri değerlendirmek üzere bir toplantı düzenlendi. İstanbul'daki toplantıda Kılıçdaroğlu yabancı basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Kemal Kılıçdaroğlu ilk olarak önceki gün 1 Mayıs Emek ve Dayanışma günü kutlamaları için Taksim'e gitmek isteyenlere polisin müdahalesiyle ilgili soruya "İstanbul sizin de bildiğiniz gibi dünyanın en güzel kentlerinden birisi. Ama dün bir cennetin bir cehenneme nasıl dönüştürüldüğünü gördük. Şiddetin, baskının, devlet terörünün toplumu hangi noktalara getirdiğine tanık olduk. Sizler de olanların canlı tanığısınız" yanıtını verdi. 17 Aralık soruşturmasındaki takipsizlik kararlarıyla ilgili soruya yanıt veren Kılıçdaroğlu, "Toplumun beklediği şekilde sonuçlanmayacak. Bunu hepimiz biliyoruz, tanığı olduk. Soruşturmayı yapan savcılar görevden alındı. Yargıçlar değiştirildi. Takipsizlik kararı vermelerini çok olağanüstü bir durum olarak görmüyorum" dedi. Toplumun vicdanının bu kararı kabul etmeyeceğini belirten Kılıçdaroğlu, "Hangi gerekçeyle takipsizlik kararı verildiğini bizim bilmemiz gerekir. Deniz Fener'i olayında yolsuzluk yapanlar değil, olayı soruşturanlar yargılandı. Aynı süreci yeniden yaşıyoruz" diye konuştu.
Milliyet

SPOR 
Arda, İspanya'daki en iyi oyunculardan biri olduğunu ortaya koyduğu performansla zaten ispatladı. Bu sözler, dünyanın en büyük yıldızlarından Neymar'ın ağzından döküldü. Brezilyalı oyuncu, Dünya Kupası'nın da sponsorlarından Castrol'ün yüzlerinden biri oldu. Hatta rallici Ken Block ve serbest stil göstericilerle çektiği reklam filmi şimdiden tıklanma rekorları kırdı. Biz de bu vesileyle hem bu işbirliğini hem de kendisi hakkında bilinmeyenleri kendisine sormak istedik. Neymar'la Barcelona'da buluştuk... Barcelona'nın kendisini transfer etmek için ödediği servet ve Avrupa futbol dünyasındaki 'dokunulmazlık' düşünülürse biraz kaprisle karşılaşma beklentimiz yüksekti. Ancak, Neymar henüz Brezilya'nın sıcaklığından kopmuş gibi değildi. Kapris bir yana sıcak biri olmasına karşın oldukça çekingendi. Yine de kendi durumundan önce sorulacak ilk soru Arda Turan'dı. Atletico'nun bu sezonki başarısının temel taşının Arda olduğunu belirten Barça'nın yıldızı, "O çok iyi bir futbolcu. Bunu zaten bütün bir sezon boyunca gösterdi. Büyük bir yeteneği var. Atletico'da hem kendi oyununu geliştirdi, hem de Atletico'yu... Oyunun kaderini nasıl değiştirebileceğini de birçok kez ispat etti" diye konuştu.
Hürriyet
 
Kadınlar Basketbol Ligi final serisinin 4. maçında Fenerbahçe, Galatasaray Odeabank'ı 71-65 yenmeyi başardı, durumu 2-2 yaptı. Fenerbahçe maça kısaların penetreleri ile başladı, 3. dakikada skoru 8-4 yaptı. Ancak rakibin alan savunmasına karşı tıkanan ve art arda top kayıpları yapan Fenerbahçe karşısında Torrens-Zellous ikilisiyle basketler bulan Galatasaray, 15-0'lık seriyle kontrolü ele geçirdi, 24-11 ile 13 farkı yakaladığı ilk periyodu 24-12 galip bitirdi. Fenerbahçe, Esmeral-Birsel ikilisinin sorumluluk alması ve G.Saray'ın art arda hatalar yapmasıyla arayı kapatmaya başladı. Ancak Galatasaray adına Zellous maça çok iyi başlayınca bir türlü skoru dengeleyemedi, Şebnem de skora katkı verince devre de 36-31 sarı-kırmızılı ekibin üstünlüğüyle bitti. İkinci yarıda Fenerbahçe'nin alan savunması karşısında G.Saray'ın zorlanması, pozisyon bulsa da, yakın atışları kaçırması ve Esmeral'in sarı-lacivertliler adına çok kritik sayılar bulması ile maç kafa kafaya geldi. Rakibine art arda 2 kez 24 saniyede hücum şansı tanımayan Fenerbahçe, Esmeral ile skoru 48-48'de dengelese de, son periyoda da Galatasaray'ın 50-49'luk üstünlüğüyle girildi. 32. dakikada Hollingsworth ile 3. dakikadan sonra ilk kez öne geçmeyi başaran Fenerbahçe, McCoughtry ile arayı açmaya da başladı. İlk yarıda çok erken faul problemine giren ABD'li son çeyreğe 11 sayı sığdırınca, 10-0'lık seri ile Fenerbahçe 36. dakikada 64-54 öne geçti. Galatasaray Nevriye ve Zellous'un basketleriyle ümitlense de, McCoughtry ile Birsel'in kritik sayıları, Fenerbahçe'yi 71-65'lik galibiyete taşıdı. Pazartesi günü Galatasaray'ın ev sahipliğinde oynanacak 5. maçı kazanan takım, sezonu şampiyon bitirecek.
Milliyet
 
Teknik Direktör Roberto Mancini'ye yönetimden moral desteği geldi. Yakın çevresine, "Başkan değişti, artık desteğini göremiyorum. Transfer bütçemi de onaylamadı" diyen İtalyan teknik adamla yöneticiler bir moral görüşmesi yaptı. Florya'nın yeni patronları Şükrü Ergün ile Mehmet Cibara ile profesyoneller bir araya gelip İtalyan teknik adama şu önemli mesajı verdi: "Hoca sakın konsantrasyonunu bozma. Türkiye Kupası ve ikincilik bizim için çok değerli. Sizinle ilgili düşüncelerimiz değişmedi. Sözleşmemiz devam ediyor. G.Saray önümüzdeki sezon da sizinle birlikte çalışacak. Bu konuda şüpheniz ve endişeniz olmasın. Başkanın görüşleri de böyle. Senin yayındayız." Profesyoneller, Başkan Ünal Aysal'ın parasal sorunları çözüp Mancini ile zirve yapacağını belirtirken İtalyan Hoca'nın sezon sonunda elde edeceği tablonun da durumu netleştireceği ifade edildi. Ancak yönetimin bu mesajı sonrası Mancini, "Ben işime bakıyorum, merak etmeyin. Projelerin arkasında durulmasını bekliyorum" dediği ifade edildi.
Akşam
 
Şampiyonlar Ligi'ne doğrudan katılmak için Süper Lig'de ikincilik peşinde koşan Galatasaray ile Beşiktaş, zorluk rakipleri ağırlıyor. Galatasaray, Gençlerbirliği'ni Beşiktaş ise Kasımpaşa'yı ağırlıyor. Galatasaray'ın kazanıp Beşiktaş'ın ise puan kaybı halinde sarı kırmızılı ekip Devler Ligi'nin biletini büyük ölçüde garantileyecek. Aslan'ın rakibi eski kartal Şifo Mehmet'in çalıştırdığı Gençlerbirliği, ligde çok rahat bir konumda bulunuyor. Düşük de olsa Avrupa Kupaları hedefini kovalayan son 8 haftada sadece 1 yenilgi bir de beraberlik alırken 6 galibiyetle ligde orta sıralardaki yerini sağlamlaştırdı. Yani Aslan, çetin bir cevizle karşılaşacak. Ancak Kasımpaşa'ya evinde 4-0 yenilerek hezimete uğrayan Galatasaray da hem kendini affettirmek hem de geçen hafta kaptığı ikincilik basamağını vermemek için sahaya çıkacak. Cimbom'un en büyük handikapı kaleci Muslera'nın sakatlığından ötürü oynamayacak olması. Son haftalarda ortalıkta görünmeyen Drogba da sakat olduğu gerekçesiyle kadroda yok. Konuktaysa Özgür ve Ramazan'ın sakatlığı sürerken Kulisic ve Tosic de kart cezalısı olduğu için İstanbul'da olmayacaklar. Kulağı Türk Telekom Arena'da olacak olan Beşiktaş'ın ise bütün gücüyle kendisini Olimpiyat'taki mücadaleye vermesi gerekiyor zira rakip Kasımpaşa! Son 6 haftadır kaybetmeyen Paşa'nın bir de 'Donk motivasyonu' var. Ligin ilk devresinde 2-1 kazanan ancak Donk'un yaptığı kural hatası nedeniyle galibiyeti sayılmayan ve de tekrar maçında Kartal'a 3-0 ile boyun eğen Kasımpaşa, siyah beyazlıları mağlup ederek rövanşı almak istiyor. Beşiktaş'ta Cenk ve Ersan'ın sakatlığı bulunuyor. Gözden çıkarılan Fernandes de kadroda yok. Almeida'nın da sakatlığı bulunuyor ancak kadroya girmesi bekleniyor. Paşa'da ise Orhan ve Barış sakat, Sancak da kart cezalası. Paşa'da 6 futbolcu kart sınırında bulunuyor.
Radikal
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme