4 Mayıs 2014 Pazar

04.05.2014 Genel Gündem

04.05.2014

GÜNDEM

134. Sıradan Utanıyoruz
3 Mayıs Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla gazeteciler, İstanbul ve Ankara'da protesto eylemleri düzenledi. İstanbul'da Gazetecilere Özgürlük Platformu'nun (GÖP) düzenlediği yürüyüşe katılan gazeteciler, basına yönelik sansürü protesto etmek amacıyla ağızlarını bezle kapattılar. Ellerinde tutuklu gazetecilerin fotoğrafları ile Cağaloğlu Meydanı'ndan İstanbul Valiliği'ne yürüyen gazeteciler, "Hükümet basından elini çek", "Özgür basın susturulamaz", "Gazeteci terörist değildir", "Her yer Taksim, her yer direniş" sloganları attı. Yürüyüşe, Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, eski Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç, CHP İstanbul Milletvekili ve eski Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi, Ergenekon davasından tahliye olan Tuncay Özkan, kapatılan Karşı Gazetesi çalışanları ve çok sayıda gazeteci destek verdi. Yürüyüş öncesi açıklama yapan Türenç, şunları söyledi: "Freedom House Basın Özgürlüğü Raporu'nda Türkiye'nin 120'den 134'üncü sıraya düşmesinden utanç duyuyoruz. Ama asıl utanç bu gerçeği yaratanlarındır. Son 15 yıldır ilk kez özgür olmayan ülkeler arasına sokulan Türkiye, ilk kez Avrupa'nın basını özgür olmayan tek ülkesi oldu. Kendimizi aldatmayalım. Bunca ağır baskı altında görev yapmaya çalışan basının özgürlüğünden söz edilebilir mi?" CHP Milletvekili Oktay Ekşi ise "Freedom House, bizim yıllardan beri söylediğimiz gerçeği görerek Türkiye'yi olması gereken yere koydu. Maalesef bu gerçeğin içindeyiz" dedi.
Hürriyet

Erivan Adım Atarsa Barış Yolu Açılacak
Ankara'nın Ermeni sorununun çözümü için attığı dört önemli adımın ardından gözler Erivan'a çevrildi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ezberbozan "taziye" mesajı ile başlayan girişimin karşılık bulması halinde, yüz yıllık yaranın diyalog yolu ile kısa sürede sarılabileceği değerlendiriliyor. Türkiye'nin sürpriz adımları karşısında temkinli bir dil kullanmayı tercih eden Ermenistan'ın önümüzdeki günlerde izleyeceği politika, zeytin dalının yeşerip yeşermeyeceğinin de göstergesi olacak. Tek endişe ise Erivan'ın Ermeni Diasporası'nın baskılarına teslim olma riski. Diplomatik kaynaklar, Başbakan Erdoğan'ın taziye mesajı, Türk Tarih Kurumu Başkanı Metin Hülagü'nün ortak sempozyum çağrısı, Dışişleri Bakanlığı'nın tehciri yaşayan Ermenilerin çocuk ve torunlarına vatandaşlık verilmesi yönündeki çalışması ile Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun, Ermeni Patrik Vekili Aram Ateşyan'la görüşmesini önemli adımlar olarak değerlendiriyor. İki ülke arasında diyalog yolunu açan 2009 tarihli protokoller, diasporanın baskısı nedeniyle Ermenistan Anayasa Mahkemesi'nin aldığı karar yüzünden sonuçsuz kalmıştı. Erivan yönetimi bu gelişmenin ardından, Batı'ya açılan tek kapı olan Türkiye ilişkilerini dondurmuş ve sıkıntıda olan ekonomisini daha da zora sokan izole bir pozisyona girmişti. 2009 yılında yakalanan fırsatın Diaspora'nın etkisiyle sonuçsuz kalmasının faturasını ödeyen Ermenistan'ın, bu kez daha akılcı ve uzlaşıcı bir politika izleyebileceği ifade ediliyor. Türkiye Ermenileri Patrik Vekili Aram Ateşyan'ın yaptığı olumlu açıklamalar da Erivan yönetiminden "ciddi ve yapıcı" bir adım beklentisini güçlendirdi.
Akşam

Çocuklar İçin 6 Hayati Öneri
Son günlerde peş peşe gelen ölüm haberleri Türkiye'nin bir türlü çözemediği çocuk sorununu bir kez daha gündeme taşıdı. 2014 yılının başından bu yana 13 çocuk ölü bulundu. Geçen hafta Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam "Çocuklara çığlık atmayı öğretin" dedi, ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan çocuk istismarının cezası olarak idamdan bahsetti. Cinsel istismar suçlarıyla ilgili cezaları yeniden düzenleyen kanun tasarısının meclis gündemine gelmesi beklenirken, sorunun çözümünü çocuk hakkı savunucusu uzman ve avukatlardan dinledik. Çocuk istismarı vakalarında 'çocuk bağırmadı, şikâyet etmedi' gibi gerekçelerle ceza indirimlerine gidilmemesi gerektiğini belirten çocuk hakkı avukatları, yine de ceza yerine önleyici tedbirlere odaklanılması gerektiği görüşünde. Öneriler arasında çocuk istismarına dair verilerin düzenli toplanması ve erken uyarı sistemi kurulması, çocuk izleme merkezlerinin yaygınlaştırılması var. Ayrıca 18 yaşından önce evliliğin bütünüyle yasaklanması gerektiği belirten uzmanlar, "Çocuk bir cinsel obje olarak görüldüğü sürece bu vakalar sonlanmayacak" diyor.
Radikal

Tansu Çiller İfade Verecek
Eski başbakanlardan Tansu Çiller, 28 Şubat Davası kapsamında 'mağdur' sıfatıyla 20 Haziran'da İstanbul'da dinlenilecek. 28 Şubat dönemine ilişkin 103 sanığın, 'Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini cebren devirmeye, düşürmeye iştirak' suçundan yargılandıkları davaya bakan Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi, davanın mağdurları arasında bulunan Çiller'in dinlenilmesine karar vermişti. Mahkeme, İstanbul'a talimat yazmıştı. Çiller, daha önce de İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesine yazılı ifade vermişti.
Radikal



EKONOMİ
Gram Altın 87, 7864 - 88, 0569
ABD Doları 2, 1000-2, 1055/  Euro 2, 9145-2, 9207/ İngiliz Sterlini 3, 5433-3, 5549
Mobil İletişim Vergileri Yüksek
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, işadamlarına mobil iletişimde vergilerin yüksek olduğunu belirterek, kendinden örnek verdi ve tavsiyede bulundu. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yüksek Koordinasyon Kurulu & Strateji Geliştirme Yüksek Kurulu Müşterek Toplantısı, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu'nun evsahipliğinde, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in katılımıyla TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi'nde gerçekleştirildi. Şimşek konuşmasında "İnternetten üzerinden bedava telefon konuşması yapılabiliyor. Ben mesela yurtdışında bir yerde bedava wifi bulduğumda evi arıyorum, yoksa aramıyorum" dedi. Bir gün herkesin vergisel açıdan denetleneceğini kaydeden Şimşek, TOBB Yüksek Koordinasyon Kurulu ve Strateji Geliştirme Yüksek Kurulu üyelerine şunları söyledi: Gecikmiş vergi borcunda taksidi 24 aydan 36 aya çıkardık. Neden çünkü aslında aflara, yeniden yapılandırmaya gerek yok. Biraz da ön almaya çalışıyoruz. Yapılandırmaları doğru bulmuyorum, vergi adaleti açısından da doğru bulmuyorum. Dolaylı vergilerde bizde oran yüzde 45, OECD ülkeleri ortalaması yüzde 38. 4-5 üründe vergi yüksek. Bunlar bira, sigara, motorlu taşıtlar. Mobil iletişimde de fi tarihinde vergi oranları yüksek ilan edilmiş. Oran yüzde 48. Ama orada dikkat edin faaliyetler zaten dataya kayıyor. Artık internet üzerinden bedava telefon konuşması yapılabiliyor. Mesela ben yurtdışından evi aramam gerektiğinde wifi varsa internetten arıyorum. Bir yerde bedava wifi bulduğumda oradan arıyorum, yoksa aramıyorum. Haberler çıkıyor, 'yandaşa vergi indirimi yapıldı, vergisi silindi' diye. Demek ki denetim siyasi değil. Biz herkesi denetliyoruz. Ama bazen denetim raporlarında çok ciddi eksiklikler olabiliyor. Uzlaşma müessesesi var. Ama esasında ben uzlaşmanın kalkmasından yanayım. İdare doğru rapor vermediyse, mahkeme karar versin. Ama böyle bir yapı var. Benim uzlaşı noktasında bir müdahalem olmuyor. Yazılıp çizilenlere inanmayın. Gezi'den sonra bazıları 'Gezi'ye katıldıkları için vergi denetimine tabi olduklarını' iddia ettiler, bazı inceleme raporları ortaya çıktı. O incelemeler 1.5 sene önce başlamıştı. İki günde rapor yazılmaz ki. Bir gün herkes denetlenecek. Vergi denetiminden korkmamak gerekir. Ama kimseye zulmetmek gibi bir amacımız da yok. Yeni bir endüstriyel devrimden geçiyoruz. Enerjide bir devrim yaşanacak. Türkiye'nin şu anda en büyük darboğazı enerji. Güneşten elde edilen enerji çok daha ön plana çıkacak. Enerji özelleştirmeleri de sizin yani özel sektörün lehine. Enerjinizi temin ederken gerekirse Kayseri pazarlığı yapın. Körfez ülkelerine yönelik bir ziyaretim oldu. Fiyatlar konusunda şikayetleri var. Biz de "Artık Türkiye ucuz bir ülke değil. Siz Batı'ya hangi fiyatlarla gidiyorsanız, öyle gelin dedik.
Hürriyet

4 Ayda 2003'ün İhracatını Solladı
Otomotiv ihracatı, yılın 4 ayında, yüzde 10,8'lik artışla 7 milyar 641 milyon 953 bin dolara ulaştı. Sektör, bu 4 aylık rakamla 7 milyar 251 milyon 111 bin dolarlık 2003 yılı toplam otomotiv dış satımını geçti. Sektör ihracatı, geçen nisan ayında ise yüzde 18,7'lik yükselişle aylık bazda 2014 yılının en yüksek artış oranını yakaladı. Bursa'nın, üçte birinden fazlasını (yüzde 34,88) karşıladığı otomotiv ihracatının yarısından fazlası (yüzde 50,17), Avrupa'nın 5 ülkesine gerçekleştirildi. Türkiye İhracatçılar Meclisi kayıtlarından derlenen bilgilere göre, otomotiv sektörü, 2013'ün ocak-nisan döneminde 6 milyar 899 milyon 81 bin dolar olan dış satımını, bu senenin aynı aylarında yüzde 10,8'lik artışla 7 milyar 641 milyon 953 bin dolara yükseltti. Sektör, Türkiye'nin bu dönemdeki 53 milyar 428 milyon 452 bin dolarlık toplam ihracatından aldığı yüzde 14,3'lük payla liderliğini korudu. Otomotivi, yüzde 11,7'lik payla "hazır giyim ve konfeksiyon", yüzde 10,8 ile "kimyevi maddeler ve mamulleri" ve yüzde 8,8 ile "çelik" izledi.
Hürriyet

30 Bin Fındık Ve Kayısı Bahçesi 'Don'da Yandı
Türkiye'nin en önemli tarım ürünleri arasında yer alan fındık ve kayısıdaki don zararının büyüklüğü ortaya çıkmaya başladı. 29-30-31 Mart tarihlerinde meydana gelen don olayındaki ilk hasar tespitine göre 19 bin fındık, 11 bin kayısı bahçesi zarar gördü. Don olayının ardından tarım sigortası yaptıran çifçiler Tarım Sigortaları Havuzu'na (TARSİM) ihbar yağdırdı. TARSİM'den aldığımız bilgilere göre 2014 yılında 47 bin 910 fındık bahçesi için sigorta yapıldı. Bu bahçelerden 44 bin 285 tanesi don teminatı aldı. Mart sonundaki don olayında ise 19 bin 60 bahçe için hasar ihbarı yapıldı. 339 bahçe kurtuldu 2014 yılında 17 bin 975 kayısı bahçesi için tarım sigortası yaptırıldı. Bu bahçelerden 11 bin 340 adedi don teminatı aldı. Mart sonundaki don olayında 10 bin 941 bahçe için hasar ihbarı yapıldı. Kayısı ürünü için, hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü açıklayan TARSİM yetkilileri, "Hasar tespiti her parsel ve bahçede fiilen inceleme yapılmak suretiyle geçici olarak yapılmaktadır. Gerçekleşen hasarın oranı ve miktarı, bilahare hasat zamanında yapılacak kesin tespitler sonrasında belirlenecek" dedi. Yetkiler fındıktaki hasar konusunda da, "Hasar tespit çalışmaları, bahçe bazında yapılmaktadır. Ürünün hasardan etkilenme derecesine göre ekspertiz kararı sahada verilmektedir" dediler.
Milliyet

Bankadaki Paranın Yarısı Milyonerlerin
Mevduat bankalarında 1 milyon lira ve üzeri parası bulanan 65 bin 489 mudinin parası, bankalardaki mevduatın yüzde 52.4'ünü oluşturdu. Buna göre mevduat bankalarındaki paraların yarısı milyonerlere ait. Tasarruf Mevduatı sigorta Fonu (TMSF) verilerinden derlenen bilgilere göre, bankacılık sektöründe 2013 sonu itibarıyla faaliyet gösteren 32 mevduat bankası ile 4 katılım bankasının toplam aktif büyüklüğü 1 trilyon 732.4 milyar lira oldu. Bu kredi kuruluşları nezdindeki mevduat ve katılım fonu tutarı 2013 yılı sonu itibarıyla bir önceki yıla göre yüzde 22.5 artarak 945.8 milyar liraya ulaştı ve toplam aktifin yüzde 55'ini oluşturdu. Sigorta kapsamındaki tutarlar da yüzde 47.8 artış göstererek 262.6 milyar liraya çıktı.
Milliyet

Türkiye'de 65 Bin Milyoner Mevcut
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) verilerine göre bankacılık sektöründe 2013 sonu itibarıyla faaliyet gösteren 32 mevduat bankası ile 4 katılım bankasının toplam aktif büyüklüğü, 1 trilyon 732 milyar liraya kadar ulaştı. Söz konusu finans kurumlarında geçen yıl itibarıyla, 61 milyon gerçek ve tüzel kişinin mevduat hesabında para bulunuyor. Paraların dağılımına bakıldığında ise ilginç detaylar dikkat çekiyor. Mevduat bankalarında 2013 yılı sonu itibarıyla mudilerin yüzde 98'inin 0-100 bin lira arasında mevduatı var. 926 bin mudinin 100 bin ile 1 milyon lira aralığında mevduatı bulunurken, bu tutar toplam mevduatın yüzde 26'sına karşılık geliyor. 65 bin 489 adet mudiye ait olan 1 milyon liradan büyük mevduatın payı ise yüzde 52.4 seviyesinde
Türkiye

Barajlar Alternatif Ulaşım Yolu Oluyor
Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki dev barajlar, yük ve yolcu taşımacılığı için yeni yol olacak. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Birecik, Ermenek, Keban, Karakaya, Hasan Uğurlu ve Atatürk barajlarında yolcu ve kara taşıtı taşımacılığı için 8 yeni feribot yapılacağını söyledi. Deniz kenarında olmayan ancak su kaynaklarına sahip olan bölgelerde taşımacılığı, amatör denizciliği, turizm ve su sporlarını geliştirmek amacıyla "İç Su Yolu Projesi" geliştirdiklerini belirterek, iç sularda ulaşımı sağlayacak feribotları kısa sürede hizmete alacaklarını söyledi. İç sularda yolu taşımacılığının geliştirilmesi, yük ve yolcu taşımacılığı hizmetlerinin hızlı, güvenli, konforlu ve düşük işletme maliyetleriyle yapılabilmesi için 4 adet A tipi, 4 adet de B tipi yük ve yolcu feribotunun inşası için geçen yıl yapılan ihale sonrasında sözleşme imzalandığını anlatan Elvan, 39 milyon 600 bin liraya mal olacak 8 feribotun 2015 yılı Haziran ayında teslim alınacağını bildirdi. Elvan, "Söz konusu feribotlar Birecik, Ermenek, Keban, Karakaya, Hasan Uğurlu ve Atatürk barajlarında kullanılacak" dedi. Göller ve barajların karayolu ulaşımını kesintiye uğrattığına dikkati çeken Elvan, inşa edilecek feribotlar sayesinde göller ve barajların kara ulaşımı kesintiye uğratamayacağı gibi yolları daha da kısaltacağını ifade etti. Feribotlarla yolcu taşımacılığının yanı sıra kara taşıtlarının da taşınacağını ifade eden Elvan, "Karayolu ulaşımı da kesintiye uğramıyor. Bu bağlamda 8 feribotu iç sularımıza kazandıracağız. Yeni feribotlarımızın iki tipi var. A tipi feribotlar 50 yolcu ve 15 otomobil, B tipi feribotlar ise 100 yolcu 30 otomobil kapasiteli olacak. Feribotların, orta şeritlerinde ise kamyon taşıyabilecek" diye konuştu.
Türkiye

200 Milyar $'Lık Doğal Afet Kabusu
Her yıl mayısta zirve yapan doğal afetlere bir yenisinin daha eklenmesi dünyayı korkutuyor. Geçen yıl hortum, kasırga, fırtına gibi dünya genelinde meydana gelen doğal afetlerde 20 bin kişi hayatını kaybederken, dünya ekonomisine zararının ise 200 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Son olarak Florida ve Alabama eyaletleri başta olmak üzere ABD'de 20 eyalet etkili olan aşırı yağışlar nedeniyle sel tehdidi altında bulunurken, akıllara geçmiş yıllarda mayısta başlayan ve binlerce can, milyarlarca dolarlık zarara neden olan doğal felaketleri getirdi. ABD'li reasürans şirketi Aon Benfield'ın yaptığı araştırmaya göre son 8 yılda en yüksek maliyetli afetler Asya'da yaşandı. Geçen yıl mayıs ayı sonlarında Orta Avrupa ülkeleri son yıllarda meydana gelen en ağır sel felaketiyle karşı karşıya kalırken, yılın en büyük felaketi olarak da tarihe geçti. Rapora göre sel bölgede 22 milyar dolarlık ekonomik kayba neden olurken, onu geçen yıl nisan sonunda Çin'in güneyindeki Sichuan eyaletini vuran deprem takip etti. 7 şiddetindeki depremde ekonomik kaybın 14 milyar dolar olduğu tahmin edilirken, üçüncü felaket ise Typhoon kasırgası oldu. Filipinler, Çin ve Viatnamı etkisi altına alan ve 8 bin kişinin hayatını kaybettiği kasırganın sadece Filipinler'e maliyeti 8 milyar doları aşarken, toplam zarar ise 13 milyar dolardı.
Star

Eti Maden 'Borlu Soda'yı Üretti Yabancıdan Hemen Sipariş Geldi
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, kamu kurum ve kuruluşları içinde ülke hazinesine, maliyesine en yüksek katkı koyan işletmelerden biri olan Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğüne bağlı Bandırma Bor ve Asit Fabrikaları İşletmesinde, yeni ve önemli bir ürün elde edildiğini açıkladı. Cam sanayinin ana ham maddesi olarak kullanılan 'borlu soda'nın üretildiğini belirten Yıldız, şu bilgileri verdi: "Borlu sodayı piyasaya açıyoruz. Yurt dışından bir ülkeden 250 bin ton sipariş aldık. Yurt içindekilere ithafen söylüyorum. Şu anda biz bunu ihraç edeceğiz ve çok büyük kabul görecek. Gururumuz olarak sonuçlarını açıklayacağız. Türkiye'de camın üretildiğini hepimiz biliyoruz. Genişlemesi, ilerletilmesi, büyümesiyle ilgili hammaddeyi yerli elde etmeyle alakalı piyasaya sürüyoruz. Bu ürün, çevreye son derece saygılı." Bandırma'daki fabrikaların kükürtdioksit, karbondioksit ve azotdioksit oranlarını hemen hemen sıfırlayan tesis haline getirildiğini kaydeden Yıldız "Bunu yine borla sağlıyoruz. Borun bu kadar hayatımıza girdiği, Türkiye sanayisinde yer aldığı bir ortamda bize hep şu soruluyor; 'Boru özelleştirecek misiniz?' Bandırma'dan bir kez daha açıklıyorum; boru özelleştirmeyeceğiz" dedi. Bor tesislerinde bazı birimlerin kurulmasıyla ilgili zaman zaman hizmet alımları olduğunu belirten Yıldız, bunu gerekçe gösterip borun özelleştirileceğini söyleyenlerin, kamuoyunu yanılttığını kaydetti.
Star

Yabancının Parası Türkiye'ye Emanet
Yabancıların Türkiye ilgisi sürüyor. Türkiye hakkındaki olumsuz haberlere kulak tıkayan yatırımcı, yılın ilk çeyreğinde Türkiye'den 3 bin 640 konut satın aldı. Söz konusu rakam geçen yılın aynı döneminde 2 bin 566 olarak gerçekleşmişti. Sadece Mart ayında Türkiye'den bin 362 konut alan yabancılar, bu ayda 478 konutla en çok İstanbul'u seçti. İstanbul'u, 459 konutla Antalya izledi. Bu yılın ilk 2 aylık döneminde net doğrudan uluslararası yatırım girişi de yüzde 28 seviyesinde artarak, 2 milyar 377 milyon dolar oldu. Söz konusu rakam geçtiğimiz yılın aynı döneminde ise 1 milyar 863 milyon dolar seviyesindeydi. 2014 yılının Ocak-Şubat döneminde nakit sermaye girişinin yüzde 81,3 kadarı AB ülkeleri kaynaklı olarak gerçekleşti.
Akşam

DÜNYA
Humus'ta Rejimle Kritik Pazarlık
Suriye'nin en büyük üçüncü kenti Humus'ta kentin kontrolünün Şam yönetimine geçmesini sağlayacak görüşmelerde sona yaklaşıldı. Önceki gün varılan ateşkes ile Humus'un kuzeyindeki muhalefet güçlerinin kenti boşaltmalarına izin verilmesi planlanıyor. Görüşmelere katılan kentteki muhaliflerin temsilcisi Abul Harith el-Halidi, "Ateşkes halen yürürlükte, umut ediyorum ki müzakerelerin sonuna ulaşacağız" dedi. El-Halidi müzakerelerin kuzeydeki Halep kentinde rejim yanlısı bir grup İranlı subayın serbest bırakılması temaslarıyla birlikte yürütüldüğünü de kaydetti. Kentteki müzakereleri Suriye rejimi adına Humus Valisi Talal el-Barazi yürütüyor. El Barazi daha önce El Kaide ile bağlantılı El Nusra Cephesi'nin ateşkese karşı çıktığını açıklamıştı. Humus, ülkenin merkezinde yer aldığı için stratejik olarak niteleniyor. Beşar Esad rejimine karşı isyanın başladığı 2011 başında "Devrimin başkenti" olarak nitelenen Humus'ta Şubat 2012'den itibaren merkezi hükümetin büyük çaplı saldırıları meydana gelmişti. Bu harekâtların ardından muhaliflerin elinde tahrip olmuş tarihi Eski Şehir etrafındaki birkaç semt kalmıştı.
Hürriyet

Kuzey İrlanda Barışı Tehlikede
İngiltere'de ayrılıkçı İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu'nun (IRA) siyasi kanadı Sinn Fein partisi lideri Garry Adams'ın 1972 yılında işlenen bir cinayetle ilgili olarak gözaltına alınması Kuzey İrlanda'daki barış sürecini tehlikeye soktu. Geçen ay Londra'da Kraliçe'nin verdiği bir davete katılarak dikkat çeken Sinn Fein Genel Başkan Yardımcısı Martin McGuiness, Adams serbest bırakılmazsa İrlandalı cumhuriyetçilerin Kuzey İrlanda'da görev yapan İngiliz polis kuvvetlerine verdikleri desteği geri çekeceklerini açıkladı. Mc- Guiness, polis teşkilatı içinde Kuzey İrlanda barış sürecini sona erdirmek isteyen gizli güçlerin bulunduğunu ve İrlanda milliyetçilerinin yaşananlara gösterdiği tepkinin giderek şiddetlenmekte olduğunu da söyledi. Polis yaşanan gerginliklere rağmen Adams'ın gözaltı süresini 48 saat daha uzattıklarını açıkladı.1998 yılında imzalanan ve şiddete son verilmesini öngören Good Friday, yani Hayırlı Cuma anlaşması öncesinde Kuzey İrlanda'da IRA teröristleri sık sık polis memurlarını öldürüyordu.
Hürriyet

Rusya Yanlıları Kontrolden Çıktı
Ukrayna'nın doğusundaki kentlerde başlayan Rusya yanlısı isyan, ülkeyi büyük bir şiddet çıkmazının içine sokuyor. Önceki gün Karadeniz kıyısındaki Odessa kentinde Kiev destekçileri ve Rusya yanlıları arasındaki sokak çatışmalarının yanı sıra bir sendika binasının kundaklanması en az 42 kişinin hayatını kaybetmesine yol açtı. 150 kadar Rusya yanlısının bulunduğu bina yanarken Kiev taraftarları itfaiyenin müdahale etmesini engelledi. İlk belirlemelere göre 30 kişi karbonmonoksit zehirlenmesinden; sekiz kişi de yangından kaçmak için yüksek katlardan atlayıp canından oldu. Rusya destekçilerinin göz göre göre öldürülmesine en sert tepki Rusya'dan geldi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in sözcüsü Dimitri Peskov yaptığı açıklamada isyancılardan bahisle "Bu andan itibaren Rusya bu insanlar üzerindeki etkisini kaybetmiştir. Çünkü hayatlarına doğrudan tehdit varken silahlarını bırakmaya ikna etmek olanaksızdır" dedi. 25 Mayıs'ta devlet başkanlığı seçimlerinin düzenlenmesini öngören Ukrayna ise isyancıların kontrolündeki bölgeleri ele geçirmek için askeri operasyonlara hız verdi. Donetsk bölgesi içerisindeki Kramatorsk vilayetinde Ukrayna ordusunun kontrolü ele geçirmek için girdiği çatışmalarda başarılı olduğu belirtildi. İsyancılar en az 10 kişinin öldüğünü öne sürdü. Ukrayna istihbarat örgütü SBU, cuma akşamı Odessa'da yaşananlar için 'dış müdahale'yi işaret ederken Moldova'dan Rusya desteğiyle tek taraflı bağımsızlık ilan eden Transdinyester'den gelen askeri grupların ve Ukrayna'daki Rusya yanlısı milislerin işbirliği içerisinde olduğunu iddia etti.
Milliyet

Afganistan'da Köy Toplu Mezar Oldu
Afganistan'ın kuzeydoğusundaki Badahşan vilayetindeki Ab Barik köyünde cuma akşamı meydana gelen heyelan en az 350 kişinin hayatını kaybetmesine yol açtı. Binlerce kişinin daha toprak altında olduğundan endişe edilirken yerel yetkililer bu sayıyı 2 bin kişi olarak açıkladı. Heyelanın daha çok evi yutabileceğine yönelik uyarılar yapıldı. Felaketin ardından bölgeye intikal eden Birleşmiş Milletler ise 350 kişinin öldüğünü doğruladı, polis yetkilileri ölü sayısının 500'de kalabileceğini aktardı. Heyelanın ardından köy neredeyse haritadan silindi. Toprağın yaklaşık 300 evi yuttuğu tahmin ediliyor. Birkaç gündür devam eden yoğun yağmurlar yüzünden oluşan heyelanda kaybolanlara çamur yüzünden ulaşılamıyor. Afgan Ulusal Felaket Yönetimi İdaresi'nin bölgesel direktörü olan Sayid Abdullah Humayun Dehkan, "Çok kalın bir çamur tabakası var. Ölenlerin cesetlerini dışarı çıkarmak çok zor" ifadesini kullandı. Felaketin gerçekleştiği cuma gününün tatil olması nedeniyle çoğu vatandaşın evinde olduğu düşünülüyor. Arama kurtarma çalışmalarının daha fazla yürütülememesi nedeniyle alanın büyük bir toplu mezar olarak nitelendirilmesi ve ölenler için bir anma töreninin düzenlenmesi bekleniyor. Cumartesi günü yüzlerce gönüllü ve arama kurtarma ekibi bölgeye ulaşsa da arama kurtarma çalışmalarında büyük bir aşama kaydedilemedi. Yaklaşık bin aile heyelandan etkilenirken 700 aile geceyi dışarıda geçirdi. Ancak bu ailelere yetecek sayıda çadır bulunmaması durumu zorlaştırdı. 2 bin kişinin sığınacak yeri olmadığı belirtildi.
Milliyet

Mısır'da Yine Kurşun Yine Ceza
Mısır'da 26-27 Mayıs'ta düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde, darbe karşıtlarına yönelik şiddet ve toplu yargılama baskısı sürüyor. Başkent Kahire'de cuma günü düzenlenen darbe karşıtı gösteriler boyunca polisin gerçek mermi kullandığı, yapılan müdahale sonucunda 8 göstericinin yaşamını yitirdiği açıklandı. Dün de Kahire Ceza Mahkemesi, Haziran 2013'te bir kişinin ölümüne yol açan olaylara karışmakla suçlanan 102 darbe karşıtı protestocuya yapılan toplu yargılama neticesinde 10'ar yıl, 2 kişiye 7'şer yıl hapis cezası verdi. Öte yandan 4'ü Katar merkezli El-Cezire kanalı çalışanı 20 kişi hakkında da "Mısır aleyhine kışkırtıcı yayınlar yapmak" suçlamasıyla görülen dava da gerekçe gösterilmeden 15 Mayıs'a ertelendi.
Star

İran'dan 'Siyonist' Whatsapp'a Yasak
İran, Facebook kurucusu Mark Zuckerberg'in sahibi olduğu cep telefonlarındaki WhatsApp uygulamasına yasak getirdi. Karara, Zuckerberg'in 'Amerikalı bir siyonist' olmasını gerekçe gösteren İran İnternet Suçları Komitesi aldı. Zuckerberg, sanal sohbet hizmeti veren WhatsApp'ı yaklaşık 2 ay önce satın almıştı. Karara Tahran hükümetinden tepki geldi. İran İletişim Bakanı Mahmut Mehr, "Hükümet olarak WhatsApp'a getirilen yasağa tamamen karşıyız" ifadelerini kullandı. İran'da Twitter ve Facebook gibi sosyal medya siteleri 2009'da yasaklanmıştı. Ancak reformist Hasan Ruhani bu yasağı bizzat deldi. Ruhani aktif bir Twitter kullanıcısı. Zuckerberg'den ise bir açıklama gelmedi.
Akşam

Somali'de Acı Kare
Somali'nin başkenti Mogadişu'da Türk Büyükelçiliği yakınlarındaki işlek bir caddede düzenlenen bombalı saldırıda en az 9 kişi hayatını kaybetti. Saldırının bir dönem Mogadişu belediye başkan yardımcılığı da yapan bölgenin genel sekreteri Abdikafi Hilowle'yi hedef aldığı ve Hilowle'nin öldüğü belirtildi. Polis yetkilileri, patlamanın uzaktan kumandalı bombayla Hilowle'nin aracının geçisi sırasında gerçekleştirildiğini açıkladı.
Akşam

POLİTİKA
Yüce Divan'dan Kaçacak
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanı seçilerek Yüce Divan'dan kaçmaya hazırlandığını savundu. 2'nci Türk Gençlik Kurultayı'nda konuşan Bahçeli, "Yüce Divan riskini asgariye indirmek, evlerde saklanan ve bir türlü sıfırlanamayan milyarlarca liralık haram paranın kaynağını ve nereden elde edildiğini yargı önünde açıklamaktan imtina etmek için aday olma hazırlığı korkaklık değildir de nedir? Recep Tayyip Erdoğan'dan cumhurbaşkanı olmaz" dedi. MHP Lideri, özetle şunları söyledi: Erdoğan önce yüreği yetiyorsa, cesareti varsa oğluyla birlikte hâkim huzuruna çıksın da o zaman görelim boyunun uzunluğunu. Rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasını yürüten savcılara soruşturma açmak, yürüyen davalar hakkında takipsizlik kararı verdirmek, polislere zulüm yapmak korkaklık değildir de nedir? Ona buna yüksek perdeden atıp tutarken, Müslüman kanına doymayanlara, küresel sömürü düzenini meşrulaştırmak için vızır vızır uğraşanlara kuzu kesilmek korkaklık değildir de nedir? Başbakan, Türk milletine cesaret hakkında tavsiye ve temennide bulunacak sicile asla sahip değildir. Zira kendisi ve zihniyeti, kargaları kovan bostan korkuluğunun aynısıdır. Başbakan korkakça, kaypakça hukuktan kaçmaktadır. Başbakan tavizde, teslimiyette cesurdur. Türk'e hakarette, millete ihanette cesur ve patavatsızdır. Milli ilke ve ülkülere zarar verme konusunda pervasızdır. Bu nedenle Başbakan 100 yıl önceki meseleler üzerinden mangalda kül, deryada su bırakmadan atıp tutmak yerine izanlı ve ahlaklı olmayı öğrenmelidir. Başbakan'da tarih şuuru yoktur, milli haslet ve hassasiyet sıfırdır. Başbakan Türk tarihiyle değil, hiçbir doğru yönü olmayan kendi kişisel tarihiyle yüzleşmelidir. İnşa ettiği korku devletinin, kurduğu baskı ve istihbarat düzeninin, yaydığı kötü kokuların önce milli vicdanlarda bedelini ödemelidir. Bir avuç terörist yollara zaman ayarlı bomba döşüyor, bir avuç eşkıya askerlerimizi kaçırıp pazarlıklarla psikolojik üstünlük arayışına giriyor. Yetmedi, milli güvenliğimize fitne saçıyorlar, milli kimliğimizi bulandırmak ve budamak için komplolardan medet umuyorlar. Bu cennet vatanı yeryüzü cehennemi yapmak için namertler görev başındadır. Türkiye'yi yönetenlerin vizyonsuzluğu ve gayri milli zihniyeti sebebiyle Türk vatanını hedef alan yeni devletler dayatılmaktadır. Türk gençliğini suskun görenler yanılmaktadır. Çünkü Türk gençliği aldanmaz, aldatanları, küçümseyenleri de hiç unutmaz, hiç bağışlamaz. Hepsinden de önemlisi taşıdığı sorumluluğun bilincindedir. İlk Türk Gençlik Kurultayı'nda demiştim ki; siz geleceksiz, gelecek sizin.
Hürriyet
Başbakan'la Konuştuk Açıklayınca Duyarsınız
Bartın Valiliği önünde toplanan halkı selamlayan Gül, konuşmasının ardından Vali Ali Çınar'ın makamına geçti. Gül, burada soruları cevaplandırdı. Gül, gazetecilerin Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin soruları üzerine, "Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili takvimin işlediğini söyledim. Bununla ilgili tartışmalar gayet tabii. Sayın Başbakan'la biz kendi aramızda bu konuları konuştuk. Onu söyleyeyim. Günü gelince de yapılacak açıklamaları duyarsınız" dedi. Gül, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde paralel bir yapılanma olduğu ve bunun da Yüksek Askeri Şura'da tasfiye edileceği yönündeki haberlerin hatırlatılması üzerine de şöyle dedi: "Türkiye bir hukuk ülkesi. Tabii ki yanlışlar, hatalar, çeşitli yapılanmalar, çeşitli faaliyetler hep olabilir büyük bir ülkede. Nitekim telefon dinlemeleri, son dönemlerde ortaya çıkan hususlar. Bütün bunlarla mücadeleler hukuk devletinde, hukuk çerçevesi içerisinde olur. MGK da tabii o da hukuka bağlı olan bir kurumdur. Hiç kimse hukukun, anayasanın, kanunların dışında değildir. Yanlışlar tabii ki görmezden gelinemez. Ama yanlışlarla mücadeleler hukuk çerçevesinde olur. Onun için gelişi güzel herhangi bir işlem, suçu olmayan insanlara böyle bir şey söz konusu olmaz. Ama yapılan yanlışlar varsa bu yanlışların üstünün kapatılmasını hiç kimsenin beklememesi gerekir." Gül, CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun kendisi için, "Erdoğan ne derse uyar" açıklamasını hatırlatılması üzerine de "Ben açıklamaları takip etmiyorum" demekle yetindi. Amasra'ya geçen Gül'e kaymakamlık binası önünde Füsun Işıkal isimli bir kadın 'Termik santrale hayır' yazılı pankartla tepki gösterdi. Korumalar kadını durdururken, pankartı göstermesini ise engellemedi. Işıkal, korumaların kontrolünde yanına gelen Gül'e elindeki pankartı gösterip, ilçeye termik santral yapılmasını istemediğini söyledi
Milliyet
Köşk Adaylığı İçin Gözler Anketlerde
Ak Parti yönetimi, teşkilat ve delegenin Köşk adayı olarak öne çıkan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın adaylığı konusunda son kararı vermek için Türkiye genelinde yaptırdığı anketlerden çıkacak sonucu bekliyor. Bu doğrultuda Ak Parti'nin hem Köşk adaylığı için hem de Başbakanlık için anket yaptırdığı belirtildi. Erdoğan'ın bu anket sonuçlarını gördükten ve Afyon kampında son durum değerlendirmesi yaptıktan sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile yeniden bir araya geleceği ve aday olup olmayacağını açıklayacağı ifade edildi. Öte yandan, Ak Parti MKYK toplantısının ardından seçim sisteminde değişikliğe gidilmemesi kararının verilmesinde Anayasa Mahkemesi'nin düzenlemeyi iptal edebileceği çekincesinin yattığı öğrenildi. Ayrıca MYK ve MKYK toplantılarında dile getirilen, "Dar bölge sistemi siyaseti bölgeselleştirir. Ak Parti, İzmir ve Güneydoğu'da daha az vekil çıkarır" uyarılarının geri adım attırdığı belirtildi. Ak Parti'de gözler Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık için yaptırılan anketlere çevrildi. Edinilen bilgiye göre Ak Parti, iki makam için de hem isimli hem de boşluklu olarak farklı şirketlere anketler yaptırıyor. Parti yönetimi, teşkilat, belediye başkanları ve delegelerle yapılan toplantılarda Köşk adaylığı için Erdoğan ismi öne çıkmıştı. Bu toplantılarda ayrıca Erdoğan'ın Köşk'e çıkması sonrası Başbakan'ın hangi özelliklerde olması gerektiği de istişare edilmişti. Özellikle delegeler Erdoğan'a "Sizden sonra Ak Parti'yi birlik içinde tutabilecek kişi genel başkan olmalı. Sizin gibi dik duran, sizi aratmayan bir isim olmalı. Başbakan emanetçi olmamalı. Sizinle uyumlu çalışan güçlü bir isim Başbakan olmalı" uyarısında bulunmuştu. Bu uyarılar çerçevesinde Erdoğan'ın Köşk adayı olması halinde Başbakan'ın kim olacağı da Ak Parti içinde en çok tartışılan konuların başında geliyor.
Milliyet
Arınç: Vekâleten Görev Yapılabilir
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Kuzey Irak'taki Rudaw gazetesinin sorularını yanıtladı. Arınç, bütün şartların Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı adayı olması ve seçilmesini işaret ettiğini öne sürdü. Arınç, "Ben de hayırlı olsun diyorum, ama hem onun vereceği karar önemli, hem de sayın Cumhurbaşkanımızın onunla birlikte yapacakları toplantıda görüşecekleri konular bence çok önemli" dedi. Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olması durumunda Ak Parti'de 'eş genel başkanlık' uygulanacağı iddialarına ilişkin Arınç, "Bizim sistemimiz bunu kaldırmaz. Bir köyde iki muhtar olmaz" diye konuştu. Arınç, Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olması durumunda kimin başbakan veya genel başkan olacağı ile ilgili bir soruya da şu yanıtı verdi: "Vekaleten görev yapılabilir. Sayın Cumhurbaşkanımız bir başka arkadaşa başbakanlık görevini verebilir. Arkadan mutlaka büyük kongre toplanacaktır. 2015 seçimlerinde kısmet olur tekrar iktidarı kazanırsak o zaman da partimizi iktidarda temsil edecek hükümet ve başbakanı buluruz." Arınç, 'Çözüm süreci'ni başarıyla sonuçlandırmak için PKK ve BDP'de siyaset yapan milletvekili üzerinden bir görüş birliği içerisinde, düşünce birliği olduğunu ifade ederken, "BDP, iki arada kalmış durumda. Yani; Kandil'in çekici ile Öcalan'ın örsü arasında. Ben öyle görüyorum. Arkadaşlarımızın Türkiye siyasetine katacağı çok önemli şeyler var. Ama içlerinde şiddet yanlısı kişiler de var" dedi.
Radikal

SPOR
G.Saray altın değerinde 3 puan aldı Gençlerbirliği'ne karşı ilk yarıda isteksiz ve kötü oynayan, golleri de peşpeşe kalesinde gören sarı kırmızılılar, ikinci yarıda gerçek hüviyetine büründü. Zafere koşarak, Şampiyonlar Ligi için büyük önem taşıyan ikincilik koltuğunu Beşiktaş'a kaptırmadı. Başkent ekibi Oktay ve Zec'in golleriyle avantaj yakaladı. İkinci yarıya bambaşka çıkan Cimbom, Burak ile ilk golü buldu. Ahmet'in kendi filelerini havalandırmasıyla umutlanan G.Saray, Umut ile skoru belirledi: 3-2.
Hürriyet

Acıbadem Bayanlar Voleybol Ligi final serisinin 4. maçında Vakıfbank, Fenerbahçe'yi 3-1 yendi. Bu sonuçla durumu 3-1'e getiren sarı-siyahlılar, sezonu şampiyon olarak tamamlayarak 8. kez kupayı müzesine götürdü. Birinci sette Fenerbahçe, Glass ile etkili servisler atarak rakibinin oyun düzenini bozdu. Sarı-lacivertliler 7-1 öne geçerken, Vakıfbank farkı eritse de ilk teknik molaya 8-7 geride girdi. Ancak sarısiyahlılar köşelerden ve arka ortadan ürettiği sayılarla skoru 12- 12'de eşitledi ve 2. molaya 16-13 önde girdi. Sarı Meleklerin yaptığı hücumları Vakıfbank durdurunca karşılıklı sayılarla süren seti Vakıfbank 25-22 kazandı. İkinci sette Vakıf, Brakocevic'in ürettiği sayılarla molalara 8-4 ve 16- 12 önde girdi. Rakibin hatalarını iyi değerlendiren Vakıfbank seti 25-22 galip tamamladı. İkinci set oynanırken baş hakemin verdiği bir karar sonrası Fenerbahçe taraftarı uzun süre 'Hırsız Hakem' tezahüratı yaptı. Üçüncü sete Vakıfbank iyi başladı ve ilk teknik molaya da 8-4 önde girdi. Fenerbahçe Kim'in sayılarıyla 12-12'de eşitliği yakaladı, özellikle son oyunları büyük bir mücadeleye sahne olan seti 26-24 kazandı. Dördüncü sette moral bulan Sarı Melekler ilk teknik molaya 8-6 üstün girdi. Ancak oyunu lehine çevirmeyi başaran Vakıfbank seti 25-20, maçı da 3-1 kazanarak, 2013-2014 sezonunu şampiyon olarak tamamladı.
Milliyet

Beşiktaş, Olimpiyat'ta Kasımpaşa'yı 2-1 yendi. 5'te Castro'nun pasında Scarione, karşı karşıya kaldı Tolga erken kapattı. 7'de Oğuzhan soldan getirdi, geriye çıkardı. Veli vurdu kaleciden döndü. Oğuzhan tamamladı: 1-0. 17'de Gökhan kornerden ortaladı, defans uzaklaştırmak isterken Dany indirdi Veli karambolde 2-0 yaptı. 19'da kornerde kafayı vuran Adem oldu. Oğuzhan, yerde seken topu çizgiden çıkardı. 47'de ceza sahasına giren Almeida, ortaya çevirdi, İlhan, pozisyonu bitirdi. 65'te Veli, Olcay'ın verkaçıyla ceza sahasına girip karşı karşıya kaldığında Barış müdahale edip net golü önledi. 77'de Elyesa'nın şutu direği sıyırdı. Kasımpaşa, 90+5'te Scarione'nin vuruşuyla skoru 2-1'e getirdi. Tekrar maçındaki gibi ilk yarıda attığı gollerle kazanan Beşiktaş 3 hafta sonra 3 puanla tanışıp ikincilik iddiasını sürdürdü.
Star

Başkan Fikret Orman, Divan Kurulu'nda yaptığı açıklamalar ile gündem yarattı. Eleştirileri tek tek not eden Orman, cevap verdi. Orman, Yıldırım Demirören ile borçlar konusunda anlaşmaya vardığını da açıkladı: "Beşiktaş Futbol Takımı'nın stat geliri 13 milyon TL'dir. Rakibimiz olan G.Saray'ın ise 130 milyon TL'den fazladır. Bizim bu sene koymuş olduğumuz bütçe 30 milyon TL'dir. Bu para malesef G.Saray maçında çıkan olaylar ve E-Bilet'ten dolayı 13 milyon TL'de kalmıştır. Stadın giderlerine baktığımızda buradan hiçbir gelir elde edemedik. Yeni stat ile 100 milyon TL'nin üzerine çıkacağız. Yapmış olduğumuz çalışmalar bunu göstermektedir. Beşiktaş'ın geliri ben başkan olduğum dönem 140 milyon TL'ydi. Rakiplerimiz ise 450 milyon TL'lik bir gelir ile oynamaktalar. Bu çok büyük bir farktır. Senelik 27 milyon TL faiz ödüyoruz. Bu gelir ile bu kulübün borcunu aşağıya indirmek mümkün değildir. Yıldırım Demirören'in başkanlığı döneminde, 'Bu kulübün küçülerek borcunu kapatma şansı sıfır' dedim. Bunu büyüyerek yapmamız lazım. Ciroyu yükseltmemiz lazım. Sponsorluklar bunun bir parçasıdır. Buna stadımız inanılmaz bir ivme kazandıracak. Kartal Yuvaları ile birlikte daha iyi olacağız. Şampiyonlar Ligi'nden de gelir elde edeceğiz. 400 milyon TL'lik gelire biz de ulaşacağız.
Akşam

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme