5 Mayıs 2014 Pazartesi

05.05.2014 Genel Gündem

05.05.2014

GÜNDEM

4 Eski Bakan Tek Komisyon
Haklarında yolsuzluk ve rüşvet iddiaları olan 4 eski bakanla ilgili yılan hikâyesine dönen soruşturma oturumu bugün yapılıyor. Yerel seçimler ve eksik önerge nedeniyle 1.5 ay ertelenen soruşturma görüşmeleri için TBMM Genel Kurulu bugün 'gece mesaisi' yapacak. Muhalefet, canlı yayın yapılmamasına tepki gösterirken, Genel Kurul'un kapalı devre yayınını, www.tbmm.gov.tr üzerinden canlı izlemek mümkün olacak. 17 Aralık soruşturmasının ardından, yolsuzluk ve rüşvet iddiaları nedeniyle bakanlıktan istifa eden Zafer Çağlayan, Egemen Bağış, Muammer Güler ve Erdoğan Bayraktar hakkında Yüce Divan yolunu açacak, 4'ü CHP'ye, 1'i AK Parti'ye ait 5 soruşturma önergesi verildi. AK Parti, 'yolsuzluk oturumu' öncesinde, hukukçular ve eski bakanlarıyla bir dizi toplantı yaptı. Başbakanlık'ta yapılan toplantıda konuşmacılar belirlenirken, eski bakanlar da avukatlarıyla savunmalarını hazırladı. CHP ve AK Parti önergelerinde 10'ar dakikadan 20 dakika konuşma süresi olan bakanlar, bu sürenin uzatılmasını istedi. AK Parti, tüm milletvekillerine uyarı yazısı göndererek, 'soruşturma oturumuna' tam kadro katılmaları çağrısında bulundu. Parti yönetimi, aynı gün sabah tüm milletvekilleriyle kahvaltılı toplantı yapacak. Hesaplamaya göre, her bir önergenin görüşülüp, oylanması için en az 10 saat gerekecek. Tartışmalar nedeniyle çalışmaların, gece yarısına sarkacağı hesabı yapılıyor. AK Parti, CHP'nin her bir bakan için verdiği 4 önergeyi reddettirecek. AK Parti'nin 4 bakan için verdiği önerge kabul edilecek ve tek komisyon kurulması sağlanacak. Asıl tartışma da burada yaşanacak. Muhalefet, iktidarın tek komisyon kurma çabasını sert dille eleştiriyor. AK Parti ise soruşturma komisyonunda görev alacak muhalefet üyeleri için şimdiden 'tarama' başlattı. Bu konuda daha önceden görüş belirten üyelerin içtüzük gereği üye olamayacağını ifade eden parti kurmayları, muhalefetin önereceği isimleri tek tek araştıracak.
Hürriyet

EKONOMİ

Gram Altın 87, 7864 - 88, 0569
ABD Doları 2, 1000-2, 1055
Euro 2, 9145-2, 9207
İngiliz Sterlini 3, 5433-3, 5549

Gelir Vergisinde Yüzde 14.6 Artış
Türkiye'nin gelir vergisi rekortmenlerine tahakkuk eden (ödemeleri gereken) vergi 556 milyon lira oldu. Geçen yıl ilk 100 vergi rekortmeninin ödeyeceği vergi 503.2 milyon liraydı. Gelir vergisinde toplam 31.6 milyar liralık beyanname verilirken buna 8.4 milyar liralık gelir vergisi tahakkuk ediyor. Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), Türkiye genelinde 2013 vergilendirme dönemi için tahakkuk eden gelir vergisi toplamında bir önceki döneme göre yüzde 14,6 artış olduğunu bildirdi. Türkiye genelinde 2013 vergilendirme dönemi yıllık gelir vergisi beyanlarına ilişkin olarak Mart 2014 ayında 1 milyon 860 bin 818 mükellef tarafından yıllık gelir vergisi beyannamesi, 1 milyon 232 bin 67 mükellef tarafından da kira gelirleri olarak bilinen gayrimenkul sermaye iradına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesi verildi. Verilen beyannamelerden yıllık gelir vergisi beyannamesi ile 31.6 milyar lira matrah beyan edildi ve bu tutar üzerinden 8.4 milyar lira gelir vergisi tahakkuk ettirildi. Aynı dönemde verilen gayrimenkul sermaye iradına ilişkin gelir vergisi beyannamelerinde ise 13.8 milyar lira matrah ve bu tutar üzerinden de 3.3 milyar lira gelir vergisi tahakkuk ettirilmiş oldu.
Hürriyet

E-Fatura İle Gelen 'Kredi'
BU yıl başından itibaren ilk etapta belli büyüklüğün üzerindeki 19 bin şirketin geçiş yaptığı e-fatura uygulaması, bankalar ile şirketler arasındaki ilişkiyi tersine çeviren bir süreci de beraberinde getirdi. Eskiden kendisinden kredi kullanan müşterilerine, 'Fatura tahsilatı ve diğer işlemlerinizi de bize getirin' diyen bankalar, şimdi, e-faturasını getiren müşterilerine 'size kredi de verelim' diyorlar. Kademeli olarak tüm şirketlerin geçmesi zorunlu olan e-fatura uygulamasında, şirketlere entegratör olarak hizmet veren bankalar, e-fatura hizmeti ile birlikte yeni finansal ürünler geliştirmeye başladı bile. Finansbank e-fatura konusunda hizmet verdiği müşterilerine, şirketin alacaklarını gösteren e-faturaları teminat kabul ederek, kredi veriyor. Daha önce fatura yerine alacakları gösteren çek teminat kabul edilirken, Finansbank'ın bu uygulamasında e-faturalar teminat olarak kabul ediliyor. Finansbank Nakit Yönetimi ve Yatırım Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Saruhan Doğan, e-fatura'ya geçişin iş dünyasında beklenenden daha çabuk kabul gördüğünü belirterek, "E-faturaya geçiş yapan büyük şirketlerin tedarikçileri de, zorunlu olmadıkları halde hız kazanmak için e-faturaya geçiyorlar. Kısa bir süre içinde e-fatura kullanımının iş hayatında ağırlık kazanması bekleniyor. Bu durum hem iş dünyasında hem de bankacılık açısından yeni bir çağın başladığı anlamına geliyor" dedi. Dolayısıyla bankaların daha şimdiden e-faturayla gelen bu yeni çağa uygun ürünler üzerinde çalışmaya başladıklarını kaydeden Doğan, "Biz Finansbank olarak bu konuda ciddi bir teknolojik altyapı yatırımı yaptık. Bankamızın bünyesinde kurduğumuz eFinans ile şirketlere, e-fatura konusunda her türlü hizmeti veriyoruz. Ancak son geliştirdiğimiz ürünle, artık e-fatura hizmeti verdiğimiz müşterilerimize, nakit kredi de vermeye başladık" diye konuştu.
Hürriyet

Keban Çekilince Balıkçılar Çiftçi Oldu
Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), kapsamında 1974'te Fırat Nehri'ne yapılan Keban Baraj Gölü'nde kuraklık nedeniyle sular iyice çekildi. Göl sahasında ortaya çıkan tarlalarda tarım yapılıyor. Elazığ'da 1974 yılında su tutmaya başlayan Keban Baraj Gölü'nde su kodunun 845'e ulaşması nedeniyle, baraj gölünün etrafında bulunan 675 kilometrekarelik tarım alanı sular altında kaldı. Elazığ'ın Ağın, Keban, Kovancılar, Palu ile Tunceli'nin Pertek ve Çemişgezek ilçelerinde baraj gölü etrafında yaşayan köylüler de tarımın yanı sıra gölde balıkçılığa başladı. Aradan geçen 40 yılda Keban Baraj Gölü, Fırat'ın azgın sularına gem oldu. Baraj elektrik üretimi ve sulamayla ekonomiye büyük katkılar sağladı. Ancak geçen yıldan itibaren etkili olan kuraklık nedeniyle Keban'da su seviyesi hızla düşmeye başladı. Geçen yılın Nisan ayında 839 olan su kodu, bu yılın Nisan ayında 830'a indi. Kuraklıkla birlikte daha önce su altında kalan 675 kilometrekarelik alanda, suların çekilmesiyle 170 kilometrekarelik alanda tarlalar yeniden ortaya çıktı.
Milliyet

Kobiler Gelecekten Umutlu
Türkiye ekonomisinde yerel seçimlerin ardından yaşanan olumlu atmosfer, KOBİ'lerin de geleceğe umutla bakmasını sağladı. Çift hanelerdeki faizin yüzde 9'a kadar gerilemesi, önümüzdeki süreçte KOBİ'lerin finansman maliyetlerini daha da aşağı çekecek. Dolar/TL kurunun da daha dengeli hale gelmesi, özellikle ithal girdi ile çalışan ihracatçı KOBİ'lerin işini kolaylaştıracak. Olumlu beklentiler, Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) "İhracatçı Eğilim Anketi"ne de yansımıştı. 2014 ilk çeyrek anket sonuçlarına göre; ihracatçıların ekonomi, talep ve üretim anlamında pozitif beklentisi artıyor. Sipariş alma oranları ise son 16 çeyreğin zirvesine çıktı. Sadece yılın ilk çeyreğinde yeni müşterilerden sipariş aldıklarını belirten ihracatçıların oranı, yüzde 54.4'ten yüzde 61.1'e yükseldi. Türkiye ekonomisinin daha kötüye gideceğini düşünen ihracatçıların oranı, 2013 sonunda en yüksek seviyeyi görmüş ve yüzde 41.6'ya ulaşmıştı. Yılın ilk çeyreği itibariyle karamsarların oranındaki gerileme de dikkati çekti. Buna göre, Türkiye ekonomisinin kötüye gideceğini düşünen ihracatçıların oranı yüzde 29.2'ye geriledi.
Türkiye

"Akaryakıtta Tavan Fiyat Umarım Sürekli Olmaz"
Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (EPDK), 2 ay süreyle hayata geçirdiği akaryakıta tavan fiyat uygulamasının geçici olduğu inancını taşıdıklarını belirten Altınbaş Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Alpet Yönetim Kurulu Başkanı Sofu Altınbaş, dağıtıcı ve bayi payları toplamının benzin ve motorinde 37 kuruş olarak belirlenmesinin de yetersiz olduğunu söyledi. Altınbaş, "EPDK bu uygulamayı Avrupa Birliği (AB) ülkelerini baz alarak başlattı fakat AB'de istasyonlar self servis çalışırken biz eleman çalıştırıyoruz. Bu da ek maliyet demek oluyor. Bunun yanı sıra AB'de nakit işleyiş söz konusuyken biz bankalarla vade üzerinden çalışıyoruz. Uygulamanın 2 ayın sonunda devam etmeyeceği düşüncesindeyim" dedi. Bugün 430 olan bayi sayılarını 2016'da 600'e çıkarmayı planladıklarını belirten Altınbaş, bu hedeflere ulaşmak için 100 milyon dolar yatırım yapacaklarını ve yüzde 3.5 olan pazar paylarını da yüzde 7'ye yükselteceklerini söyledi.
Türkiye

Güneş Enerjisine Akın Var
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Konya Karapınar'a dünyanın en büyük güneş tarlasını hizmete açacaklarını belirterek, "Güneşte hedefimiz 600 megawatt civarında ilk anda. Bu 600 megawatt için tam 15 kat başvuru geldi. Yaklaşık 9 bin megawattlık müraacat var ve 12 Mayıs'ta da ilk ihalemize başlıyoruz" dedi. İzmir Torbalı'da Durmuş Döven'in sahibi olduğu Reysaş'a ait deponun çatısında kurulan güneş enerjisi panelleri tesisini açan Bakan Yıldız, şunları söyledi: "Dünyanın en büyük güneş tarlası olacak. Bu 60 bin dönümlük bir yerde hani nasıl denize baktığınızda ufuk çizgisinde denizle hava birleşir, bizzat gidip yerinde gördüm. Karayla havanın birleştiği dümdüz bir arazi düşünün ve tarıma müsait değil, yarım metre altında kireç var. Burada dünyanın en büyük güneş tarlasını olacak. Talepkar olan dünya devlerinden firmalar var. Buranın altyapısını TEİTAŞ ile birlikte gerçekleştiriyoruz ve burada 3 bin megawatlık bir güneş tarlası kurma imkanımız hamdolsun olacak. Bu da yalnız Türkiye'nin bölgenin değil aynı zamanda dünyanın en büyük güneşle alakalı projesi olacak. Çok iddialı bir proje."
Star

Abd'li 17 Şirket Yatırıma Geliyor
Türkiye büyüme ve ekonomik dinamizmi ile ABD'li yatırımcıların ilgi odağı haline geldi. Medikal teknoloji ve sağlık sektöründe faaliyet gösteren dünyanın önde gelen 17 ABD firması ticaret için Türkiye'ye geliyor. 400'e yakın iş görüşmesi gerçekleştirecek firmaların 16'sı daha önce Türkiye'de iş yapmamış şirketlerden olması dikkat çekici. Türkiye'nin önemli fırsatlar taşıdığını aktaran ABD Büyükelçiliği Ticaret Müsteşarı Michael A.Lally "Türkiye yeni yatırım yapmak için güzel bir ortam. ABD'nin belirlediği yedi öncelikli ülkeden biri" dedi. 35 firmanın gelmek için başvuruda bulunduğunu aktaran Lally, şirketlerin yeni ortaklar bulmak için geldiğini aktardı. Lally "Sadece Türkiye olarak görmemek lazım. Heyetin bulacağı ortaklıklarla Türkiye dışındaki Doğu Avrupa, Orta Asya ve Kafkaslara ulaşılabilir. Türkiye, diğer pazarlar için de mükemmel bir pazar " diye konuştu. Yeni ticaret ortaklıklara ile iki ülke arasındaki ticaret hedefinin 30 milyar dolara çıkarılması öngörülüyor.
Star

Rekor Koç'tan Sorulur
Koç ailesi 2013 yılı gelir vergi rekortmenleri listesine yine damgasını vururken, BİM Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Latif Topbaş, 12. sıradan listeye girdi. 2013 yılının rekortmeni 37.5 milyon lira vergi tahakkuk eden Mustafa Rahmi Koç oldu. Listenin ikinci sırasında 31.7 milyon lira ile geçen yılın vergi rekortmeni Semahat Sevim Arsel, üçüncü sırada ise 26.9 milyon lira ile Suna Kıraç yer aldı. Kıraç'ı, 22.6 milyon lira ile Mustafa Vehbi Koç, 19.3 milyon lira ile Yıldırım Ali Koç, 19 milyon lira ile de Mehmet Ömer Koç izledi. Koç Ailesi'nin bu yıl ödeyeceği vergi de arttı. Geçen yıl Koç ailesinden listede yer alan 6 isme 117.2 milyon lira vergi tahakkuk ederken, bu yıl rakam 157.2 milyon liraya yükseldi. Koç Ailesi'nin ardından ilk 10'da ENKA Şirketler Grubu Fahri Başkanı Şarık Tara ve Aydın Doğan Vakfı Kurucu ve Onursal Başkanı Aydın Doğan yer aldı. Şarık Tara, 14.8 milyon lira ile 7., Aydın Doğan ise 11.7 milyon lira ile 9. sırada yer aldı. İlk 10'da iki mükellef de isminin açıklanmasını istemedi. Rekortmenler listesinde yer alan 100 mükellefe tahakkuk eden vergi geçen yıl 503.2 milyon liraydı, bu sene 556 milyon liraya yükseldi.
Radikal

F-35'lerin Motoru İzmir'den Çıkacak
Türkiye'nin en büyük sanayi gruplarından Kale Grubu'nun savunma havacılık alınındaki yatırımları meyvesini veriyor. Şirketin savunma ve havacılık sanayiine üretimden elde ettiği ciro her yıl ikiye katlanıyor. İzmir'de inşası eden 'Kale Pratt& Whitney Fabrikası'nın 1. etabı da 6 Haziran'da açılacak. Bu yatırımın başlangıçta 60 milyon dolarlık bir yatırım olarak planlandığını belirten Kale Teknik Grup Başkanı Osman Okyay, toplam yatırımın 75 milyon dolara ulaşacağını söyledi. Okyay, "Grup olarak savunma sanayiinden geçen yıl 109 milmyon lira ciro elde etmiştik. Bu yıl ciro ikiye katlanarak 200 milyon lirayı aşacak" dedi. Okyay, grup olarak savunma, havacılık ve AR-GE konularında attıkları beş önemli adımı şöyle açıkladı: "1989 yılında Kale Kalıp şirketimiz Stinger füze projesine dahil olkuştu ve sektöre böyle girdik. Sonra, Kale Havacılık ve Kale Pratt&Whitney şirketlerini kurup sağlam adımlarla yola devam ettik. Bu yıl savunma ve havacılıkta 200 milyon lira ciro hedefimiz var. 2018'de hedefimiz 400 milyon lira. Bu hedeflere ulaşmak için 5 önemli adım attık. Dünyanın en büyük uçak motoru üreticilerinden Amerikalı Pratt&Whitney ile yüzde 51-49 ortaklıkla İzmir'de temelini attığımız Kale Pratt&Whitney Fabrikası'nın 1. etap yatırımı tamamlandı. Bu fabrika sayesinde dünyanın en gelişmiş savaş uçağı olan F35'lerin çok kritik motor parçaları artık İzmir'de üretilecek. Üreteceğimiz parça sayısı her yıl artacak. Fabrikamızın açılış törenini 6 Haziran'da, Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül'ün ile gerçekleştireceğiz."
Radikal

DÜNYA

Erdoğan'dan Sorunun Çözümü İçin Söz Aldım
Kırım Tatarlarının lideri ve Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu önceki akşam döndüğü Ukrayna'nın başkenti Kiev'de "Kanal 5" televizyonuna konuştu. Kırımoğlu, "Kırım'a uyduruk bahanelerle alınmadığımı Türkiye hükümetine anlattım. Bunun üzerine Türkiye Başbakanı en kısa sürede Rusya lideri Putin ile temasa geçerek problemi çözmeye çalışacağı sözü verdi. Ben de Türkiye'den verilen bu söz üzerine bölgede geriliminin tırmanmaması ve halkımın başına istenmeyen belalar açılmaması için Kiev'e döndüm. Burada bekliyorum" dedi. Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, cuma ve cumartesi günleri olmak üzere vatanı Kırım'a iki kez gitmeye çalışmıştı. İlk seferinde Rusya topraklarına alınmayarak Moskova Havalimanı'ndan geri çevrilen Kırımoğlu, önceki gün de Ukrayna- Kırım karayolu kontrol noktasında durdurulmuştu. Kırımoğlu'nun engellenmesi üzerine Tatarlar, sınır bölgesinde protesto gösterileri düzenlemişti. Öte yandan verdiği pozlarla son haftalarda ilgi odağı haline gelen Kırım Başsavcısı Nataliya Poklonskaya, gösteri yapan Tatarları radikal unsur ilan etti. Tatar halkı lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu'nun yarımadaya alınması için binlerce Tatarın cumartesi sınırda eylem ve gösteri düzenlemesini "Radikal unsurların toplum düzenini bozma girişimi" ilan eden Poklonskaya, Rusya Soruşturma Komitesi ile Rusya Federal Güvenlik Servisi'nden (FSB) eylemi düzenleyen kişilerin yakalanması ve cezalandırılmasını talep etti. Kırım televizyonuna çıkarak Kırım-Ukrayna karayolu sınır kapısı Armyansk bölgesinde geçen cumartesi düzenlenen protestolar hakkında suç duyurusunu okuyan Poklonskaya, "Rusya Soruşturma Komitesiyle Federal Güvenlik Servisi'ne iki başvuru yaparak suçluların ortaya çıkartılması ve cezalandırılması talep ediyoruz" dedi. Moskova'nın tek taraflı aldığı kararla, yerel referandum gerekçe gösterilerek, 22 Mart tarihinde Rusya Federasyonu'na bağlanan Kırım'ın Ukrayna'dan kopartılan bu yeni statüsü dünya topluluğu tarafından ilhak sayılarak tanınmıyor.
Hürriyet

Barış Nobeli'ni Putin De Alabilir
ABD Başkanı Barack Obama, Beyaz Saray Muhabirleri Derneği'nin geleneksel akşam yemeğinde alışagelmiş biçimde önceden hazırlanmış esprilerini sıraladı. Eşi Michelle Obama'yla yemeğe katılan Obama, siyasi rakipleriyle olduğu kadar kendisiyle de dalgasını geçmeyi bildi. Başkanlığını yerden yere vuran muhafazakar görüşlü televizyon yorumcularına 'beni sonra çok ararsınız' mesajı veren Obama'nın "Fox, gerçeği kabul edelim. Ben gittiğimde beni özleyeceksiniz. Amerikan halkını Hillary'nin (Clinton) Kenya'da doğduğuna inandırmak daha zor olacak" esprisi salonu kahkahaya boğdu. Karşıtları Obama'nın Kenya'da doğduğunu iddia ederek başkanlığını düşürmek için yıllardır nafile bir mücadele veriyor. Rusya Devlat Başkanı Vladimir Putin'in 'sert erkek' imajı kapsamında verdiği üstü çıplak görüntülerinin televizyonlarda tartışılmasını da ti'ye alan Obama, 2009'da Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmesine eleştirileri de es geçmedi. Bu seneki ödül için 278 aday arasında yer alan ama Ukrayna krizi nedeniyle şansı çok düşük görülen Putin için Obama kendi ödülünü ima ederek "Açıkça konuşmak gerekirse; zaten bugünlerde önlerine gelene veriyorlar" dedi. Veep adlı komedi dizisinde Başkan Yardımcısı'nı canlandıran Julia-Louis Dreyfus'un gerçek Başkan Yardımcısı Joe Biden'la Beyaz Saray'ın mutfağından dondurma çalarken Michelle Obama'ya yakalanmasını konu edinen video da davetlileri adeta kahkaha krizine soktu.
Milliyet

Abd'ye İnsan Hakları Dersi!
Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Soruşturma Komisyonu'nun devlet eliyle sistematik işkence, köleleştirme, cinsel şiddet, ağır siyasi baskı, dini ayrımcılık yapıldığını kanıtladığı Kuzey Kore, ABD'yi kendi silahıyla vurdu. 'Nazi savaş suçlarını' andıran uygulamaların yaşandığı, fikir özgürlüğünün neredeyse varolmadığı Kuzey Kore'nin resmi haber ajansı KNCA "En temel insan haklarının acımasızca ihlal edildiği ABD bir cehennem" değerlendirmesini öne sürerek bir haber yayınladı. Daily Beast haber sitesi, Pyonyang yönetiminin iddiasının absürd olduğunu belirtse de ABD'yle ilgili saptamaların hakkını teslim etti. Ulusal Güvenlik Ajansı'nın (NSA) yasa dışı biçimde vatandaşlarını izlediği, geçtiğimiz yıl fakirlik içerisinde yaşayan Amerikalıların sayısının 46.5 milyona ulaşması Kuzey Kore'nin haklı olduğu konular arasında yer aldı. BM, Kuzey Kore'de meydana gelen insan hakları ihlallerinin 'günümüz dünyasında eşi benzeri olmadığını' vurgulamıştı.
Milliyet

Ira Uyardı, Adams Serbest Bırakıldı
İngiltere'de ayrılıkçı İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu'nun (IRA) siyasi kanadı Sinn Fein lideri Gerry Adams'ın 1972'de işlenen bir cinayetle ilgili gözaltına alınması Kuzey İrlanda'daki barış sürecini tehlikeye soktu. Sinn Fein Genel Başkan Yardımcısı Martin McGuiness, Adams serbest bırakılmaması halinde İrlandalı cumhuriyetçilerin K. İrlanda'da görevli İngiliz polislerine verdikleri desteği geri çekeceklerini ifade etti. K. İrlanda Başbakanı Peter Robinson ise bu ifadeleri endişe verici bir şantaj olarak değerlendirdi. Bu gelişmelerin ardından, 5 gün önce gözaltına alınan Adams'ın serbest bırakıldığı açıklandı.
Star

Malezya Uçağında Kaide Şüphesi
Malezya Havayolları uçağının kaybolmasıyla ilgili El kaide ile bağlantısı olan 11 teröristin gözaltına alındığı belirtildi. Şüphelilerin Malezya'da Kuala Lumpur ve Kedah eyaletlerinde yakalandığı ifade edildi. Malezya polisinin FBI ve MI6 gibi kurumlardan gelen talepler üzerine operasyonu gerçekleştirdiği açıklandı. Gözaltına alınan El Kaide bağlantılı 11 kişilik terörist grubun uçağın 8 Mart'ta 239 kişiyle ortadan kaybolmasına ilişkin ifadesi alındığı ve sorguya FBI ve MI6'nın da katıldığı açıklandı. Yetkililerin kayıp uçağın havadayken teröristler tarafından yönünün değiştirilmiş olması ihtimali üzerinde durduğu, örgüt üyelerinin bu sebeple gözaltına alındığı ve kendilerinden uçakla ilgili bilgi alınabileceği beklentisinin olduğu belirtildi.
Star

Twıtter'dan Islam'a Hakaret, İstifa Ettirdi
Ingiltere'de Muhafazakâr Partili bir belediye meclis üyesi adayı, Twitter hesabından paylastıgı Islam karsıtı ve homofobik mesajların ardından partisinden ve adaylıktan istifa etti. Essex'e baglı Brentwood South'ta Muhafazakar Parti'den belediye meclis üyesi adayı olan David Bishop, hakaret içeren Tweet'inden ötürü özür diledikten sonra görevini bıraktı. Bishop 27 Nisan'da, adaylıgının açıklanmasından iki gün sonra, 14 yasındaki bir kıza tecavüzle ilgili dört Müslüman erkegin gözaltına alınması ile alakalı olarak bir tweeti 'retweet' etmis, "Islam barıs dini+tecavüz" seklinde çirkin bir paylasımda bulunmustu.
Akşam

POLİTİKA
Chp Adayı Rahatlatacak
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin 'Köşk planı' hakkında "Toplumu Cumhurbaşkanlığı konusunda 'Erdoğan mı, Gül mü?' koşullanmasının içine sokmaya çalışıyorlar. Bu koşullanmayı cumhurbaşkanı adayımızla bozacağız, kimse merak etmesin" dedi. Hürriyet'in sorularını yanıtlayan CHP Lideri, şunları söyledi: Cumhurbaşkanlığı seçim sürecine ilişkin kamuoyunu 'Ya bu olacak ya bu' gibi bir yönlendirme içine sokmak, halka saygısızlıktır. Ülkenin geleceği 2 kişinin dudakları arasındaymış gibi bir algı söz konusu. Bu algı tehlikeli bir algı. Bu durum demokrasiyi sığlaştırır. 3'üncü, hatta 4'üncü, 5'inci bir isim yok mu? Olduğunu; adayımızı açıkladığımızda toplumun nasıl rahatladığını göreceksiniz. Türkiye'de cumhurbaşkanı seçilecek kişinin dili ve üslubu herkesi kucaklayıcı olmalı. Parti meclisi, il başkanları, kadın ve gençlik kollarının cumhurbaşkanlığı sürecine ilişkin değerlendirmelerini aldım. Yakında milletvekillerimizle de bir kez daha buluşacağız. TBMM'de bana yönelik bir saldırı gerçekleştirildiğinde Sayın Deniz Baykal yurtdışındaydı. Oradan aradı, geçmiş olsun dileklerini iletti, 'Dönünce özel bir görüşme gerçekleştirelim' sözünü verdik birbirimize. O görüşmede cumhurbaşkanlığı seçimi ve olası adaylıklar da gündeme gelecek elbette. Parti için görüşmelerimize ek olarak mutlaka toplumun kimi kanaat önderleriyle, sivil toplum örgütlerinin temsilcileriyle, bilim insanlarıyla, sendikalarla yani toplumun pek çok kesimiyle görüşeceğiz adayımızı belirlemeden önce. Pek çok kesimin düşüncelerini öğrenmek istiyoruz. Çünkü biz inanıyoruz ki Türkiye'nin cumhurbaşkanı toplumu sevgiyle kuşatmalı, birleştirici olmalı. Bu kriterlere uygun bir adayla yola çıkacağız.
Hürriyet
Gül'ün Kararı Lideri Çıkaracak
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Köşk adaylığı konusunda neredeyse görüş birliği içinde olan Ak Parti'de 2015 seçimi formülleri de tartışılmaya başlandı. Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda, 2015 seçimlerine emanetçi bir Başbakan'la girilmesi formülü öne çıktı; Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç ve Ali Babacan ile eski Ulaştırma ve Haberleşme Bakanı Binalı Yıldırım'ın ismi geçiyor. 2015 seçiminden sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün partinin başına geçip geçmeyeceğine göre de 2015 sonrasında kimin partiye liderlik yapacağı belirlenecek. Ak Parti Erdoğan'ın Köşk'e adaylığından çok, sonrasında Ak Parti'nin ne olacağını ve Başbakan'ın kim olacağını tartışıyor. Teşkilat, delege, belediye başkanı ve parti yönetiminden "Köşk adaylığı size yakışır, artık zamanı geldi" mesajı alan Erdoğan'ın anket sonuçlarını görmesinin ardından aday olması bekleniyor. Ancak, Ak Parti'de Cumhurbaşkanı Gül'ün tekrar siyasete dönüp dönmeme tavrı 2015 politikasını ve sonrasını etkileyecek. Gül'ün kararına göre hem kongrede genel başkanın kim olacağı hem de 2015 seçimlerine kadar Başbakan'ın kim olacağı belirlenecek. Kulislerde dillendirilen ve en öne çıkan düşünce ise Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı, Gül'ün de 2015'ten sonra Başbakan olması. Erdoğan'ın Köşk'e çıkmasının ardından 2015 seçimlerine kadar emanetçi Başbakan olarak Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç, Ali Babacan, Beşir Atalay, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin ve eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın adı öne çıkıyor. Bakanlığı bırakarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan ve İzmir'de AK Parti'nin oylarını artıran Yıldırım'a jest yapılabileceği belirtiliyor. Çok az ihtimalde olsa kulislerde erken seçim formülü de dillendiriliyor. Bunun nedeni olarak da Gül'ün bir sene beklememesi ve hemen Başbakan olması için erken seçime gidilebileceği böylece yetki karmaşası yaşanmayacağı belirtiliyor. Erdoğan'ın Köşk'te Bakanlar Kurulu'na da başkanlık ederek yarı başkanlık sistemini fiilen uygulayacağı ve başkanlık sistemine yönelik 2015 seçimleri sonrası adım atılabileceği AK Parti kulislerinde dillendirilirken sonbaharda yapılacak kongre de ise Gül'ün tavrına göre genel başkan belirlenmesi bekleniyor. Genel Başkan'ın kim olacağı "partili cumhurbaşkanı" formülünün uygulayıp uygulamamasına göre de değişecek. Erdoğan'ın Köşk adaylığının ardından sonbaharda toplanacak kongrede genel başkan adayı olarak genel başkan yardımcıları Numan Kurtulmuş ile Mehmet Ali Şahin'in ismi de konuşuluyor. Kurtulmuş'un milletvekili olmaması nedeniyle ismi 2015'e kadar olacak emanetçi başbakan isimleri arasında gösterilmiyor. Ak Parti'de ayrıca çok başlılık olacağı düşüncesiyle eş başkanlık modeli de düşünülmüyor. Eş başkanlık formülünün Ak Parti'de yetki karmaşasına neden olacağı ve bu nedenle sıkıntılara neden olacağı da en çok dile getirilen konu olarak öne çıkıyor.
Milliyet
Tayyipçi De Değiliz Paralel De!
Saadet Partisi'nin (SP) dün yapılan 5. Olağan Kongresi gergin geçti. Kongre öncesi Fatih Erbakan'ın "AK Parti adayı" olduğuna dair iddialar kongre salonuna da yansıdı. Erbakan ile mevcut başkan Mustafa Kamalak'ı destekleyenler arasında zaman zaman arbede yaşandı. Kamalak, "Tayyipçi misin, paralelci misin?' İkisi de değiliz arkadaş, ikisi de değiliz. Biz, Milli Görüşçü'yüz" dedi. Fatih Erbakan, babası Necmettin Erbakan'la simgeleşen Milli Görüş'ün devam partisi Saadet'te ilk kez girdiği liderlik yarışını kaybetti. Kamalak, SP'nin 5. Olağan Kongresi'nde yaptığı konuşmada, kongrede yaşanabilir bir Türkiye ve yeni bir dünya için adım attıklarını söyledi. Türkiye'nin önünün siyaseten, ahlaken ve ekonomide tıkandığını söyleyen Kamalak, "Türkiye kısır kavgaların, içi boş polemiklerin, seviyesiz tartışmaların esiri edilmiştir. Dış politikada ise tam bir facia yaşanmaktadır. Gerçekten Türkiye tarihinin hiçbir döneminde bu kadar yalnız ve bu kadar etkisiz duruma düşmemiştir. Bu yüzden Türkiye'nin yeni bir sese, yeni bir söze, eskimez pörsümez yeni bir siyasete ihtiyacı vardır. Bu siyasetin adresi Saadet Partisidir" dedi.
Radikal
Yolsuzluk Oturumu Tv'ye Kapalı İnternete Açık
Haklarında yolsuzluk ve rüşvet iddiaları olan dört eski bakanla ilgili yılan hikayesine dönen soruşturma oturumu bugün yapılıyor. Yerel seçim ve eksik önerge nedeniyle 1.5 ay ertelenen soruşturma görüşmeleri için TBMM Genel Kurulu bugün "gece mesaisi" yapacak. Muhalefet, canlı yayın yapılmamasına tepki gösterirken, Genel Kurul'un kapalı devre yayınını internetten, "www. tbmm.gov.tr" üzerinden canlı izlemek mümkün olacak. 17 Aralık soruşturmasının ardından, yolsuzluk ve rüşvet iddiaları nedeniyle istifa eden Zafer Çağlayan, Egemen Bağış, Muammer Güler ve Erdoğan Bayraktar hakkında Yüce Divan yolunu açacak, 4'ü CHP'ye, biri AK Parti'ye ait 5 soruşturma önergesi verildi. AK Parti, "yolsuzluk oturumu" öncesinde, hukukçular ve eski bakanlarıyla bir dizi toplantı yaptı. Başbakanlıkta yapılan toplantıda konuşmacılar belirlenirken, eski bakanlar da avukatlarıyla savunmalarını hazırladılar. CHP ve AK Parti önergelerinde 10'ar dakikadan 20 dakika konuşma süresi olan bakanlar, bu sürenin uzatılmasını istedi. AK Parti, tüm milletvekillerine uyarı yazısı göndererek, "soruşturma oturumuna" tam kadro katılmaları çağrısında bulundu. Parti yönetimi, aynı gün sabah tüm milletvekilleriyle kahvaltılı toplantı yapacak. Hesaplamaya göre, her bir önergenin görüşülüp, oylanması için en az 10 saat gerekecek. Tartışmalar nedeniyle çalışmaların, gece yarısına sarkacağı hesabı yapılıyor.
Radikal
Bizde Köşk'ten Sonra Başbakanlık'a Gelme Olmaz
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, "Başbakanımızın Köşk ihtimali daha güçlü şu anda. Ama bizim gönlümüz, tabii cumhurbaşkanımızın da başbakanımızın Köşk ile ilgili kararından sonra cumhurbaşkanımızın kendi davasından kopmaması ve geleceğinde yine önemli söz sahibi olması" dedi. Atalay, Kanal 24'te 'Ankara Masası' programında konuştu. "Üç dönem kuralının uygulanması" kararının Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı adaylığı için bir sinyal olup olmadığı sorulunca Atalay, konuyu olgunlaştırmaya çalıştıklarını anlattı. "Sizin kanaatiniz, Sayın Başbakan cumhurbaşkanlığı adaylığını tercih ederse Sayın Cumhurbaşkanı'nın da aktif siyasete AK Parti'de dönmesi yönünde" denilmesi üzerine Atalay, "Bizde 'cumhurbaşkanlığından sonra tekrar başbakanlığa gelme' falan olmaz. Bizler için koltuklar değil esas olan bu hareketin iyi yürümesidir" diye konuştu. Atalay, sözlerine şöyle devam etti: "Sayın Cumhurbaşkanımızın Kütahya'da bir açıklaması oldu. Bu onun zarafetidir, bir tevazudur. Neticede bizde talepten ziyade görevler bazen mecburiyetler olur ve o mecburiyet onu gerektirir. İkisinin görüşmesi için de, partimizde de bunlar değerlendiriliyor, Başbakanımızın Köşk ihtimali daha güçlü şu anda, bütün bu değerlendirme ve istişarelerden sonra. Ama bizim gönlümüz, tabii Cumhurbaşkanımızın da, Başbakanımızın Köşk ile ilgili kararından sonra Cumhurbaşkanımızın kendi davasından, misyonundan ve bu hareketten kopmaması ve geleceğinde yine önemli söz sahibi olması." Daha sonra Atalay'ın "Cumhurbaşkanlığından sonra tekrar başbakanlığa gelme falan olmaz" sözlerinin yanlış anlaşıldığı kaydedildi. Açıklamada, "Atalay'ın 'Cumhurbaşkanlığından sonra tekrar Başbakanlığa gelme' ifadesi, 'Cumhurbaşkanlığından sonra Başbakanlığa gelinmez' türü söylem ve anlayışlar bizim için geçerli değildir. 'Önemli olan hareketin iyi yürümesidir' anlamındadır ve söyleşinin genelinden de bu açıkça anlaşılmaktadır" denildi.
Radikal

SPOR
Gençlerbirliği ile Arena'da oynanan maçın ilk devresinde G.Saray 2-0 geri düştü. Devre arası ise bir ilk yaşandı. Mancini, çileden çıktı. İtalyan hoca, futbolculara, "Aptalca hatalar yapıyorsunuz! Futbol ciddi bir iştir ve futbol bunu kaldırmaz. İşinizi ciddiye alıp oynarsanız bu takımı yenersiniz" ifadelerini kullandı. Lutfi Arıboğan da, odadaydı. Soyunma odasında genelde sakin olan Mancini, bu defa farklı bir portre çiziyordu. İtalyan hoca, futbolcularını sert bir dille eleştirirken, "Hem kazanmak isteyip, hem de maça konsantre olmuyorsunuz. Aptalca hatalar yapıyorsunuz" dedi. Tecrübeli hoca, "Futbol çok ciddi bir iştir. İşinizi ciddiye alıp oynarsanız bu takımı yenersiniz. Eğer galibiyeti isteyen bir takım gibi oynarsanız 45 dakika size yeter" diyerek sözlerini tamamladı. Daha sonra, Bursa'daki 5-2'lik maçın devre arasında soyunma odasına inen Lutfi Arıboğan bir konuşma yaptı. Arıboğan, "Şampiyonlar Ligi'ne direkt katılmak büyük bir prestij. Bu, Galatasaray için de büyük gelir demek. Devler Ligi'ni istemiyor musunuz? O zaman yenilirsiniz" diye konuştu. Arıboğan'ın bu konuşması da takımın silkelenmesinde büyük rol oynadı. G.Saray maçı 3-2 kazandı.
Hürriyet

Futbolda konsantrasyon ve ciddiyetin ne kadar önemli olduğunu gösteren bir maçtı. Şampiyonluktan sonra doğal olarak bir rahevet yaşanıyor. Bunun aynısını Almanya'da Bayern de yaşadı. Hatta toparlanamayıp Avrupa'dan elendi. Yanal, şampiyonluğa rağmen bu maça bazı hedeflerle çıkmıştı. Rakiplerle puan farkını daha da açıp rekor kırmak ve galibiyetten elde edilecek yaklaşık 1 milyon lirayı kulübün kasasına koymak. Ama Akhisar buna izin vermedi. İlk yarının tamamı, oyunun da büyük bölümünü kontrol etti. Sadece ilk yarıda 5-6 gol bulabilirdi. İskelet kadrodan baktığımızda 6 farklı oyuncu ile sahaya çıktı sarı-lacivertliler. Hem şampiyonluk rehaveti hem de değişen kadronun da etkisiyle ilk 15 dakikada ne olduğunu bile anlamadılar. Ataklar ve goller özellikle Topuz'un bulunduğu kanatlardan geldi. Erkan'ın içeri çevirdiği topta Bruno 4. dakikada topu tamamladı: 1-0. Soldan gelen topa iki savunmacı da dokunamadı. Kerim arka direkte golü yaptı: 2-0 Birbirinin kopyası iki gol. 15 dakikada 2-0 öndeydi Akhisar. Fenerbahçe 45 dakika boyunca etkili bir atak geliştiremedi. Sadece bir penaltı itirazı oldu o kadar. Mert özellikle net topları çıkararak takımını maçın içinde tutmayı başardı. İkinci yarı formayla birlikte Fenerbahçe de değişmişti. Gökhan ve Topal hamlesi geldi, 4-4-2'ye döndü takım. Topal'ın da 53'teki füzesi tam zamanında yerini buldu ve skoru 2-1 yaptı. Hamzaoğlu baskıyı hissetti. Erkan-Sertan değişikliği ile O da Yanal'a cevap vermiş oldu. Skoru dengelemek için uğraşırken sarı-lacivertliler, Bruno'dan müthiş bir gol geldi. Kerim'in çok uzaklardan yaptığı ortayı, tek kontrol ve vuruşla ağlara gönderdi ve maçı 69. dakikada bitirdi: 3-1 Fenerbahçe sadece 46 -55 arası top oynadı. Maça iyi hazırlanan ve konsantre olan Akhisar bileğinin hakkıyla kazandı.
Milliyet

Avrupa kupalarına katılmayı hedefleyen Trabzon, ceza nedeniyle kadın ve çocukların izlediği maçta Bursaspor'la 2-2 berabere kaldı. 10'da Bekir, 25 metreden vurdu: 1-0. 20'de çaprazdan karşı karşıya kalan Sestak'ın vuruşunu Onur çıkardı. 24'te Yusuf, kaleciyi geçti, vurdu. İbrahim gole giden topu önledi. 25'te Bekir, Trabzon'un atağında topu çizgiden çıkardı. 28'de Sestak karşı karşıya vurdu, Onur kurtardı. 29'da Henrique'nin vuruşunda Harun gole izin vermedi ama dönen topu Brezilyalı kaleye yolladı: 1-1. 54'te Olcan'ın plasesini kaleci harika çıkardı. 60'ta Belluschi'nin frikiğinde direkten dönen top Onur'un sırtına çarparak ağlarla buluştu: 2-1. 65'te Volkan ortaladı, Belluschi vurdu, Onur devleşti. 71'de Olcan'ın karşı karşya vuruşunu Harun çıkardı. 90+4'ta Kadir sert vurup 2-2 yaptı. Son dakikada Onur 3 net golü çıkardı.
Star

Teknik direktör Hami Mandıralı ile özellikle son haftalarda istikrarı yakalamaya başlayan Trabzonspor, Bursa'ya konuk oldu. Ev sahibi Bursaspor'un cezası nedeniyle sadece kadın ve çocuk taraftarların izleyebildiği karşılaşmada bol gol ve oldukça yüksek bir tempo vardı. Mücadeleye Bursaspor hızlı başladı. Daha dakikalar 10'u gösterirken golü Bekir ile bulan Timsah, rakibine gözdağı veriyordu Trabzonspor ise toparlanacak gibi gözükmüyordu. Ancak Karadeniz ekibinin formda golcüsü Henrique, 29'da sahne almayı bildi. Skora denge geldi. İlk yarıda birbirini tartan iki takım vardı sahada Tribünlerde her iki takım taraftarının ortaya çıkardığı renkli görüntüler göze çarptı. İkinci devre başlarken ne Bursaspor, ne de Trabzonspor teknik heyetleri takımlarına müdahale etmemişti. Ancak karşılaşmanın ikinci 45 dakikasına da Bursaspor hızlı başlıyordu. Yeşil beyazlılar, 60. dakikada bir kez daha kadın ve çocukları ayağa kaldırmayı bildi. Belluschi'nin frikikten müthiş vuruşunda direğe çarpan top Trabzon kalecisi Onur'a da çarpıp ağlara gitti. Kalan dakikalarda iki ekibin hocaları da oyuna müdahale etti. Bursaspor skoru korumaya, Trabzonspor ise 1 puan için bile olsa saldırmaya kararlıydı. Ancak pozisyon zenginliğine rağmen iki takım da uzun süre skoru değiştiremedi. 90 dakika sona erdi ve uzatmalar işaret edildi. Trabzonsporlu Kadir, 90+3'te ağları sarsıp takımına 1 puanı getirdi. Ama Kadir'in golünden sonra Bursa'nın Trabzon kalesinde oluşturduğu 3 net tehlike ve kaleci Onur'un 'direnişini' de göz ardı etmemek gerek Onur, Bursa'da devleşmese, 1 puan Trabzon için hayal olurdu
Radikal

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme