15 Mayıs 2015 Cuma

15.05.2015 Genel Gündem



15.05.2015 Cuma
GÜNDEM

'Siz Bizi Anlamakta Zorlanıyorsunuz' 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün Van'da vatandaşlara seslendi. Erdoğan, özetle şunları söyledi: "Ah benim Kürt kardeşlerim, canım kardeşlerim biz size sevdalıyız. Ama siz bizi anlamakta zorlanıyorsunuz. 7 Haziran bir kırılma noktasıdır. Terörü arkasın alanlar mı kazanacak yoksa bu millete sevdalı olanlar mı kazanacak, bu bakımdan çok önemli. Birileri benim Kuran'ın Kürtçe mealini sizlerle paylaşmamdan rahatsız oldular. Onların rahatsızlığını aslında bizatihi Kuran'ın kendisinden kaynaklandığını biliyorum. Zerdüştlük dinini kendilerine din edinenlere sizlerin gerekli cevabı vereceğini biliyorum. Seçimde proje diye bula bula Diyanet'i kapatmayı bulmuşlar. İstiyorlar ki camiler cemaat sahipsiz kalsın." "Dikkat ederseniz Türkiye'yi dolaşıyor, milletimle buluşuyorum. Yeni Türkiye vizyonunu, başkanlık sistemi teklifimi anlatıyor ve bunun için destek istiyorum. Herhangi bir parti ismi zikretmeden, seçimden sonra bu vizyonu hayata geçirmek üzere diyorum ki 400 milletvekili istiyorum. Bu vizyonu kim hayata geçirecekse onu istiyorum. Durmadan muhalefetteki partiler YSK'ya müracaat ediyorlar. Ne diyorlar? Bu cumhurbaşkanı meydanlara çıkmasın diyorlar. Hele hele terör örgütü desteği olan parti var ya iki defa başvurdu, iki defa ret cevabı aldı. Yahu okuyun anayasayı. Cumhurbaşkanının önünü kesemezsiniz. Çıkar meydanlarda konuşur. Yeter ki meydanlarda konuşulacak insan bulsun. Benimle uğraşıyorlar, ya benimle ne işiniz var? Türkiye'nin yeni sisteme ihtiyacı olduğundan bihabersiniz. 5 tane koyun verin bunlara kaybedip gelirler."
Vatan



Akşener'e Liderler ve Eşlerinden Destek 
MHP Milletvekili Meral Akşener hakkında, Akit gazetesi yazarı Latif Erdoğan'ın büyük tartışma yaratan "kaset" iddialarının ardından başlayan tartışmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan, Sare Davutoğlu, Hayrünnisa Gül ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam'ın Akşener'i telefonla arayarak destek verdikleri öğrenildi. Fox TV canlı yayınına katılan Akşener, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun eşi Sare Davutoğlu'nun ve 11'inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün eşi Hayrünnisa Gül'ün kendisini arayıp hakkında çıkan iddialarla ilgili destek olduklarını söyledi. Başbakanlık kaynakları da Sare Davutoğlu'nun Akşener'i aradığını doğruladı. Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre de Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, dün Akşener'i telefonla aradı. Akşener'e, kaset tartışmalarından dolayı derin üzüntü duyduklarını belirten Erdoğan çifti, karalamalara asla itibar edilmemesi gerektiğini ve bu tür bir şeyi asla kabul edemeyeceklerini vurguladı.
Milliyet
 
EKONOMİ 

Gram Altın 101, 7966-101, 8356
ABD Doları 2, 5927-2, 5940
Euro 2, 9579-2, 9602
İngiliz Sterlini 4, 0901-4, 0944     

Bugünleri Mumla Ararız 
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye'nin, dünyada baş gösteren 2008-2009 krizinden hızla çıkmasının en önemli sebeplerinden birinin, bankaların bünyesinin sağlam oluşundan kaynaklandığını vurguladı. Babacan, "Aksi halde tek bir bankada dahi olabilecek bir zafiyet bütün sisteme bir gecede sirayet edebilir. Bir gece belli başlı bir banka takasında bir zafiyete uğrasın, ertesi günü bunun 10 bankaya, 15 bankaya anında etkilerini görürsün. Birbirleriyle kenetlenmiş tek bir bankanın dahi tüm sisteme zarar verebileceği bir yapıdır bankacılık. Bu noktada çok şükür sütun sağlam ve büyümemizi finans edecek bir yapımız var" dedi. Önceki akşam 'Bab-ı Ali Toplantıları'nın konuğu olan Babacan, toplantıda yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Ancak biz ekonomide ne yaparsak yapalım, Türkiye için güzel şeyler yaptığımızı iddia edersek edelim, eğer Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olmasıyla ilgili ciddi soru işaretleri oluştuysa, bu başlı başına bir problem. Bu ekonomimiz açısından da problem, demokrasimizin işleyişi açısından da problem. Demokrasi kuşkusuz yönetim şekillerinin en güzeli. Eğer bir ülkede 'Demokrasi var, ancak hukuk konusunda sorunlar var' diyorsanız, işte o ülkede demokrasinin sıhhatli işlemesi bir süre sonra mümkün olmaz. Eğer kurallar açık değilse, kurallar şeffaf değilse, kurallara uymayanlar ile alakalı yaptırımlar yeterince güçlü değilse, eğer ülkenin yargısı iyi işlemiyorsa, burada demokrasi zaafa uğrayabilir." Babacan, iyi işlemeyen yargının ekonomi üzerindeki etkilerini zaten iş dünyasının günlük işlerinde hissettiğini belirterek konuşmasına şöyle devam etti: "Eğer davalar çok uzun sürüyorsa, bilirkişilik müessesesi ile ilgili ciddi sıkıntılar oluştuysa, kararlar tutarlı değilse, alt mahkeme ile üst mahkeme birbirinden tamamen farklı sonuçlara varabiliyorsa, bu iş dünyası açısından ve tabii ki ekonomi açısından son derece sıkıntılı bir tablo oluşturur. Yargının, mutlaka ve mutlaka evrensel hukuk ilkeleri çerçevesinde, Anayasa, yasalar ve belki de daha önemlisi vicdan ile hareket etmesi gerekiyor. Yasaların bir dili, bir de ruhu var. Vicdan faktörü çok çok önemli. Biz evrensel hukuk normlarını baz alan bir sistem arzu ediyoruz. Anayasamızın kolay, anlaşılır, sade bir anayasa olmasını arzu ediyoruz. Yasalarımızın kısa, öz ve anlaşılır olmasını arzu ediyoruz. Yargı alanında ne kadar başarılı olursak demokrasimiz o kadar güçlenecek, ekonomimiz de o kadar başarılı olacak. Eğer bu zayıf tablo devam ederse de, hem demokrasi hem de ekonomide görmüş olduğumuz bu tabloyu bile mumla arar duruma geliriz. Bu kadar önemli. Eğer refah diyorsak, demokrasi diyorsak, hukuk da aynen öyle bir ihtiyaç. Ekmek, su gibi ihtiyaç."
Hürriyet

Gençler Umutsuz İşsiz Ve Mutsuz 
Türkiye nüfusunun yüzde 16.5'ini oluşturan 15-24 yaş grubundaki genç nüfus işsiz, mutsuz ve umutsuz. Sayıları 12.7 milyonu bulan gençlerin 2014 verilerine göre yüzde 17.9'u işsiz. Gençlerin yüzde 83.9'u 2013 yılında gelecekten umutlu iken bu oran 2014'te yüzde 78'e düştü. Kendini mutlu hisseden gençlerin oranında da aynı trend görülüyor. 2013'te gençlerin yüzde 65.1'u mutlu hissederken 2014'e bu oran 4 puan birden düştü ve yüzde 61.2 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı öncesinde anketlerinde gençlerle ilgili verileri bir bültende topladı. Buna göre genç erkek nüfus genç nüfusun yüzde 51.2'sini, genç kadın nüfus ise yüzde 48.8'ini oluşturdu. Türkiye'de 2013/2014 öğrenim döneminde yükseköğretim okullaşma oranı bir önceki yıla göre 1.4 puan artış göstererek yüzde 39.9'a yükseldi. Erkeklerde önceki yıla göre bu oran önemli bir değişim göstermezken kadınlarda 2.3 puan artış göstererek yüzde 40.9 oldu. 2014 yılında gençlerde işsizlik oranı yüzde 17.9. Bu oran genç erkeklerde yüzde 16.6, genç kadınlarda ise yüzde 20.4 olarak gerçekleşti. 16-24 yaş arasındaki gençlerin internet kullanımı oranı 2013 yılında yüzde 68.7 iken, 2014 yılında yüzde 73'e yükseldi. Bu oran genç erkeklerde yüzde 82.8 genç kadınlarda yüzde 63.2 oldu. Yurtdışına giden gençler arasında eğitim amaçlı giden gençlerin oranı 2013 yılına göre 0.7 puan artarak 2014'te yüzde 13.2 oldu. Bu oran genç erkeklerde 2.9 puan artarak yüzde 11.3, genç kadınlarda 8.7 puan azalarak yüzde 20.5 oldu. 2013 yılında genç kadınların siyasete olan ilgisi yüzde 12 iken bu oran 3.6 puan artarak yüzde 15.6'ya yükseldi. Genç erkeklerde ise siyasete olan ilgi 2.3 puan azalarak 2014 yılında yüzde 20.8'e düştü. Gençlerin yüzde 45.2'si 2013 yılında bilim teknolojiye ilgi duyarken bu oran her iki cinsiyette de artış göstererek 2014 yılında yüzde 46.6'ya yükseldi.
Hürriyet

Hakemler Bankaların Lehine Karar Almıyor 
Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın; geriye dönük olarak 10 yıla kadar ücret ve komisyonlarla ilgili taleplerle karşı karşıya olduklarını söyledi. TBB'nin 58. Genel Kurul'unun açılışında konuşan Aydın, "Hakem heyetlerinde bankacılar olmadığından bütün kararlar bankaların aleyhine çıkıyor. Ve bu kararlar bankalara tebliğ edilmeden icra takibine konuyor. Ücret iadelerinde, vergi iadesi veya mahsubuna da izin verilmiyor" dedi. Türk bankacılık sektöründe döviz riskinin yönetilebilir düzeyde olduğunu da belirten Aydın, şöyle devam etti: "Zorunlu TL ve yabancı para karşılıklara piyasa faizleri kadar faiz ödenmelidir. İhtiyaç kredilerinde taksit sayısı 36 aydan daha uzun olmalı. Sektör 700 milyar lira daha kredi verebilecek durumda ama özkaynaklarımızı büyütmek konusunda ciddi sıkıntılarla karşı karşıyayız. Mevduat bulmak tek başına yeterli değil. Her 100 liralık kredi için 12 lira özkaynak gerekiyor." Toplantıya katılan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan da, "Özellikle son bir, bir buçuk yıllık trendler krediler açısından son derece sağlıklı. Tüketici kredileri eski hızla artmıyor. Ticari kredilerin artış hızı makul. KOBİ kredileri hızlı şekilde artmaya devam ediyor. Bu son derece önemli. Bizim tam da geçen yılın başında hedeflediğimiz gelişme sağlanmış durumda" diye konuştu.
Türkiye

'Mevcut AVM'ler El Değiştirebilir' 
Ece Türkiye İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Pınar Yalçınkaya Hacaoğlu, Türkiye'de yeni AVM yatırımları için potansiyel olduğunu söyleyerek, "Bu doğrultuda, ECE Grubu olarak Türkiye'deki yatırım çalışmalarımıza devam ediyoruz" dedi. ECE Grubu olarak, 2 milyar euro değerinde fon kurduklarını belirterek, şöyle devam etti: "Avrupa çapında yenileme, genişleme ve mağaza karması optimizasyonu yoluyla katma değer yaratılabilecek potansiyele sahip mevcut AVM'lerin satın alınması bu fonun yatırım stratejisinin temelini oluşturuyor. Türkiye, bu fonun hedef ülkelerinden biri olarak öne çıkıyor." Modern perakende arzının yeterli olmadığı iller ve bölgelerin, AVM yatırımları için potansiyel olarak görülebileceğini kaydeden Hacaoğlu, "2016 yılı itibariyle yeni yabancı yatırımcıları göreceğimizi, bunların da daha ziyade mevcut AVM'lerin satın alınmasına ağırlık vereceklerini düşünüyoruz" diye konuştu. Hacaoğlu, "Türkiye pazarına yeni girecek bu yatırımcıların da, bizim gibi hem uluslararası hem de yerel tecrübeye sahip firmalarla ortak projelere imza atacakları kanaatindeyiz" dedi.
Milliyet

Karsan'ın Ticari Hyundai'si Hasanağa'dan Yola Çıktı 
Karsan, dünyanın en büyük otomotiv üreticilerinden Hyundai Motor Company ile yaptığı işbirliği kapsamında seri üretimine başladığı H350 hafif ticari araçlarını yola çıkardı. Şirketin Hasanağa Sanayi Bölgesi'ndeki fabrikasında düzenlenen Üretim Başlangıç Töreni'ne Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık da katıldı. İlk 7 yılda 200 bin adedin üzerinde üretim hedeflenen araç ağırlıklı Avrupa'ya ihraç edilecek. Törende konuşan Işık, 'yerli otomobil' çağrısını tekrarladı. Bursa, Kocaeli ve İstanbul'un, dünyanın her yerine, küresel markalara ihracat yaptığını anımsatan Işık "Artık Türkiye'de otomotivin stratejik ortak konumuna yükselme zamanı geldi. Bunun için de bir tek şeye ihtiyacımız var; dünya yollarına yerli bir otomobil markasıyla çıkmanın zamanı geldi. İstiyoruz ki Türkiye'nin kendi otomobil markası da olsun" dedi. Türkiye'nin otomotivde kendi markalarını yaratmak mecburiyetinde olduğunu söyleyen Karsan Yönetim Kurulu Başkanı İnan Kıraç "Türkiye'nin 2023 yılında ihracat hedefi 500 milyar dolar. Bunun içinde otomotivin yeri 75 milyar dolar. Buna ulaşabilmemiz için kendi markamıza ihtiyaç var" dedi. Hyundai Motor Company Başkan Yardımcısı Byung Tae Yea da "Hyundai Motor'un Türkiye'ye yatırım ve olumlu katkılar sağlamayı sürdüreceğine söz veriyorum" dedi.
Star

TL'de 3.5 Yılın En Hızlı Yükselişi 
Küresel piyasalarda doların 13 Mart'ta 12 yılın zirvesini test etmesinden bu yana yüzde 7 değer kaybetmesi ve 7 Haziran seçimine ilişkin beklentilerin yavaş yavaş şekillenmesiyle birlikte kurdaki düşüş sürüyor. Önceki gün 2.68'li seviyelerde işlem gören dolar/TL, seçim öngörüleri ve ABD verisiyle düşüşe geçti. Dolar dün 2.5895 ile son 5 haftanın en düşük düzeyine geriledi. TL, dolar karşısında haftanın ilk dört gününde yüzde 4'ün üzerinde değer kazanarak yaklaşık 3.5 yılın en yüksek haftalık değer kazancına imza attı. Dolar endeksi 93.461'e kadar geriledikten sonra 93.550'de seyrederken, Mart ayında gördüğü 12 yılın zirvesi 100.390 düzeyinin yaklaşık yüzde 7 altında bulunuyor. TL'de yılbaşından beri dolar karşısında yaşanan değer kaybı yolsuzluk sorunlarıyla uğraşan Brezilya'yı da yaklaşık 1 ay önce geride bırakarak, yüzde 15'e kadar ulaşmıştı. TL'de son iki günde yaşanan toplanmanın ardından real yeniden dolar karşısında en çok değer kaybeden para birimi olurken TL'deki değer kaybı yüzde 12'nin altına geriledi. Euro/dolar da 1.1420'yi aşarak iki ayın en yüksek düzeyine çıktı. ABD'de açıklanan ve yatırımcılarda Fed'in bu yıl içinde faiz artırması konusunda şüphe yaratan perakende satışları verisi paritede etkili oldu.
Vatan

SİYASET/POLİTİKA

Deniz Feneri Failleri Cumhurbaşkanı Uçağında 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gürcistan'ın Acara Özerk Cumhuriyeti'nin başkenti Batum'a özel uçakla indikten sonra buradan karayoluyla Artvin'in Sarp Sınır Kapısı üzerinden Türkiye'ye geldi. Tampon bölgede çiçeklerle karşılanan Kılıçdaroğlu, Artvin meydanındaki mitingde şunları söyledi: "Sandığa giderken sizden bir söz istiyorum. Geçen seçimlerde CHP'ye oy vermemiş bir vatandaşı beraberinizde götürün. Türkiye'nin yeni ve ahlaklı bir siyasete ihtiyacı var. Türkiye çok bunaldı ve gerildi. Ülkede gerginlik var. 'Gel beraber gidelim, oyumuzu bu kez altı okun mührüne 'evet' diye basalım' diyeceksiniz. 'Neden CHP'ye oy vereyim?' diye sorması halinde ona iktidarın 13 yıldır ülkeyi tek başına yönettiğini hatırlatacaksınız. 13 yılın sonunda ne oldu? 6 milyon 200 bin işsizimiz, 17 milyon yoksulumuz var. '13 yıldır ülkeyi yönetiyorsunuz. Sen köşeyi döndün, yandaşların köşeyi döndü, çoluk çocuk köşeyi döndünüz. Peki bu vatandaşı sen hiç düşünmedin mi?' diye sormayacak mısınız? Vatandaşa söyleyin. Yeniden başlayacağız, yeni, güzel ve onurlu bir sayfa açacağız. Alacaksınız birini, onu ikna edeceksiniz ve sandığa götüreceksiniz. CHP'yi tek başına iktidar yapacaksınız. Deniz Feneri felaketini, binlerce kişinin nasıl soyulduğunu biliyorsunuz. Şimdi ne oldu? Beraat ettiler. Yahu ne beraatı? Almanya'da hâkim, 'Asıl failler Türkiye'de' diyordu. Şimdi asıl failler bu ülkenin Cumhurbaşkanı'nın uçağında yer alıyor. Bu ayıbı taşıyamıyoruz. Ayıp oluyor, yakışmıyor Türkiye'ye, siyasetimize ve inancımıza. Adalet son sığınağımız ve kalemizdir. Adaleti sağlamazsanız nereye gidecek bu millet? Yer altında mafyaya mı başvuracağız adaleti sağlamak için? Dolar ve enflasyon aldı başını gidiyor. Saman ithal eden ülke haline döndük. Eskiden Ortadoğu'yu beslerdik, şimdi canlı hayvan ithal ediyoruz. Hangi sorunumuzu çözdüler? Dış politika da battı. Diyorlar ki, 'CHP iktidara gelirse istikrar bozulur'. Bu memlekette istikrar ve huzur mu kaldı? CHP gelecek, istikrarı, huzuru, barışı ve kardeşliği yeniden sağlayacak. CHP gelirse dolar ve faiz yükselecek esnaf perişan olacakmış. Esnaf zaten perişan olmuş. Yeni bir başlangıca ihtiyacımız var." Samsun Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlediği mitingde de konuşan Kılıçdaroğlu, "Onların üzüntüsü, 'hortumcu nasıl kaybeder'. Benim de derdim hortumcuya para kaptırmamak. Aramızda dağlar kadar fark var, Ağrı Dağı kadar fark var aramızda" dedi.
Hürriyet

Elimi Tutup Hakkâri'ye Götürsün 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun kendisine yaptığı Hakkâri'ye gitme çağrısına espriyle, "Elimden tutar beni götürürse memnun olurum. Başka buna ne diyebilirim? Akıllarınca HDP ile MHP'yi sen buraya gelirdin, sen oraya giderdin, gidemezdin gibi Yarın kendilerini Türkiye'de bulmak bile zor olacak" yanıtını verdi. Bahçeli, Çorum, Amasya, Tokat ve Zonguldak gezilerinin molalarında gazetecilerin soruları üzerine şunları söyledi: (Davutoğlu'nun 'Menderes idam edildiğinde MHP neredeydi?' sözleri) Davutoğlu, oldukça yorgun. Tarihleri, olayları birbirine karıştırıyor. İlkokulun son sınıfında veya ortaokulun birinci sınıfındaki kişiyi, Adnan Menderes'in asılmasıyla nasıl ilişkilendiriyor? Zannediyorum biraz zihni yorgunluğu var. Ya seçim öncesi ya da seçim sonrası biraz tatil yapmasında yarar var. Millet kesin tatile gönderecek. (Koalisyon tartışmaları) AKP fiilen bir koalisyonun içindedir. Oslo görüşmelerinden, açılım zırvasının başlangıcından bugüne kadar gelişen olayları dikkate aldığınızda, AKP-PKK açık veya örtülü bir uzlaşma içerisinde. Türkiye'deki koalisyonlar uzun ömürlü, başarılı olmamıştır. Tek başına iktidar yolu milletimiz için daha hayırlıdır. (Başbakan, başkanlık sistemine değinmiyor?) Orada rol paylaşımı var. Başarılı olursa başarı Erdoğan'a, herhangi bir gerileme olursa sebebi Davutoğlu olacaktır. Ama ikisi beraber hareket etmek mecburiyetindeler. Çift diferansiyelli cip gibi gidiyorlar. Bir yerden yuvarlanacaklar." Bahçeli, Bartın ve Karabük mitinglerinde şunları söyledi: "Millet bölünürse, bunun tamiri mümkün değildir. Bir yandan iki torba kömür gelirken, arka kapıdan Süleyman Şah Türbesi gitmiştir. Türkiye'nin en başarısız Dışişleri Bakanı, şimdilerde Başbakan sıfatıyla hezimetten hezimete koşmaktadır. Onurunu ve siyasi şerefini sarayın karanlıklarına bırakmıştır. Davutoğlu siyasi mizah, siyasi garabettir. Varını yoğunu saraya borçludur ve bu borcun diyetini ödemektedir. Bunun için başkanlık propagandasıyla uyuşturulmuştur. Saraydan aldığı narkoz, şuurunu kaybettirmiştir."
Hürriyet

Çirkin Provokatif Tuzaklara Düşmeyin 
HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, "Türkiye'nin bütün insanlarına, bütün kimliklerine karşı sorumluluklarımız var. Dilimizle, kimliğimizle bu ülkenin onurlu vatandaşları olacağız. Abdal olacağız, Türk olacağız, Kürt olacağız. Alevi, Sünni olacağız. Ama öncelikle hep birlikte kardeş olacağız" dedi. Demirtaş, Kırşehir Cacabey Meydanı'ndaki mitingde yaklaşık 3 bin kişiye seslendi. "Biz halkın içinden çıkmış siyasetçiler değiliz, halkın içindeyiz. Halkın partisiyiz, halkın siyasetçileriyiz" diyen Demirtaş şunları söyledi "Bütün Türkiye'ye barış elini uzatmış bir partiyiz. Parlamentoda olmamız ülkede kardeşliğin, birliğin teminatıdır. Bunu hazmedemeyenler kendi iktidarları elden gidecek diye, kendi saltanatları, kendi kurdukları hilafet elden gidecek diye, sarayları sarsılacak diye partimizi baraj altında bırakmak için her türlü provakasyonu, iftirayı, yalan kampanyasını sürdürüyorlar." "HDP çalışması yürüten, HDP'ye gönül veren, HDP'ye oy veren, vermeyi düşünen kardeşlerimden özellikle ricamdır" diyen Demirtaş şöyle devam etti: "Bizim için asla düşman parti diye bir kavram yoktur. Hangi partiye oy verirse versin bizim kardeşimizdir, böyle yaklaşacağız. İnatla, ısrarla sizi tahrik etmeye, sizi provoke etmeye çalışacaklar. Siz asla bunlara aldırmayın. Bunlar HDP'yi her yerde düşman etmeye çalışıyorlar. Ama biz aynı dille konuşamayız. Aynı dille, onların diliyle maalesef, hele hele Başbakan'ın, Cumhurbaşkanı'nın diliyle konuşulsa hepimiz öyle konuşsak, Allah korusun burası Suriye'ye döner. Türkiye'yi, Suriye'ye çevirir bunlar. Biz bunların bu çirkin, bu iftiracı, bu provokatif tuzağına düşmeyeceğiz. Sabırla, sükunetle bir seçim kampanyası yürüteceğiz. İnancımızla, imanımızla, inanarak öz gücümüzle kazanacağız" Ülkenin diktatörlüğe değil özgürlüğe, tek adamlık sistemine değil demokrasiye ihtiyacı bulunduğunu vurgulayan Demirtaş, "Elinizdeki mühür çocuklarınızın, torunlarınızın geleceğini belirleyecek mühürdür. 'Ne değişir' demeyin, bir oyla çok şey değişir. 5 yıl boyunca seçimden seçime sizi hatırlayanlara bir ders vermek için o mührü doğru kullanın. Mühür kimdeyse Süleyman odur" dedi.
Milliyet

Acılarına Hürmet İçin Eğlence Yapılmayacak 
Başbakan Menderes'in infaz kararının alındığı Yassıda, kongre merkezi oluyor. 'Demokrasi ve Özgürlük Adaları' projesinin temel atma törenine katılan Başbakan Davutoğlu, tarihi dokuya zarar verilmeyeceğini ve adadaki otellerin eğlence maksatlı kullanılmayacağını söyledi. Bizans İmparatorluğu döneminde sürgün adası olarak, Cumhuriyet döneminde de Deniz Kuvvetleri tarafından kullanılan Yassıada, yakın tarihe kara bir lekeyle geçti. 27 Mayıs 1960 darbesi döneminde idam edilen eski başbakanlardan Adnan Menderes, eski Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve eski Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın da aralarında bulunduğu 592 siyasetçi ve bürokrat, bu adada yargılandı. Şimdi Yassıada ve hemen bitişiğindeki Sivriada, kongre merkezi oluyor. 'Demokrasi ve Özgürlük Adaları' adındaki projenin ilk temel atma töreni dün Yassıada'da yapıldı. Törende konuşan Başbakan Ahmet Davutoğlu, tüm siyasi partilere 12 Eylül darbe Anayasası'nın izlerini ortadan kaldırma çağrısı yaptı ve 12 Eylül darbesinin izlerini tümüyle silmeden Adnan Menderes'in hakkını vermiş olamayacaklarını söyledi: "Türkiye bir daha hiçbir şekilde böyle bir darbe görmeyecektir. Hiç kimsenin şüphesi olmasın, 27 Mayıs bir daha tekerrür etmeyecek, izin vermeyeceğiz. Bugün bir savcının bizi bununla tehdit etmesi daha karşılığı olmayan bir husustur."
Vatan

DÜNYA 

Türkiye Nato'nun Öncü Gücüne Liderlik Edecek 
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Antalya'da gerçekleştirilen NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı'na ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu basın toplantısında, "Türkiye Acil Müdahale Gücü'nü oluşturan diğer 6 müttefikle birlikte önümüzdeki yıllarda kuvvetlerin liderliğini üstlenme kararı aldı" dedi. Günümüzde güvenlik ortamının değişmiş olduğuna işaret ederek "Doğumuzda baktığımızda, Ukrayna'ya ilişkin saldırgan tutumları ön plana çıkan Rusya, güneyde de daha fazla çalkantı ve aşırıcılık görüyoruz" diye konuştu. NATO'nun yeni tehditlere hazırlıklı olması gerektiğini belirten Stoltenberg şöyle konuştu: "NATO mukabele gücünün büyüklüğünü ve hızını artırıyoruz. Acil Müdahale Gücü de bu çalışmaların merkezinde yer alıyor. Türkiye, bu gücü oluşturan diğer 6 müttefikle birlikte önümüzdeki yıllarda kuvvetlerin liderliğini üstlenme kararı aldı. İstihbarat paylaşımımızı ve siber savunmamızı iyileştiriyor ve güçlendiriyoruz. Çünkü hibrit harbin içinde konvansiyonel tehditler, çökertmeye yönelik tehditler ve siber tehditlerin yer aldığı farklı tür tehditler bir araya gelmiş bulunuyor." Stoltenberg, Akdeniz'de göçe karşı AB'nin alacağı önlemlere destek vermeye hazır olduklarını, NATO'nun iki tehdit algılaması olduğunu bunların da "Rusya ve IŞİD" olduğunu söyledi.
Hürriyet

Terk Edilen Gemide Ölümler Başladı 
Budist terörü yüzünden Myanmar'ın Arakan bölgesinden kaçan 350 Müslüman, sığınmak istedikleri Tayland'daki cunta yönetiminin izin vermemesi sebebiyle deniz ortasında ölüm-kalım savaşı veriyor. Aralarında 50 kadın, 84 çocuğun bulunduğu gemi, bir hafta önce Tayland karasularına girdi. Ancak Tayland yönetimi Roghingya Müslümanlarını kabul etmedi. Kaptan ve mürettebatının geminin bazı parçalarını alarak kaçmaları sebebiyle, gemi sürüklenmeye başladı. Yardım çağrılarına çevreden geçen gemiler de kayıtsız kaldı. Andaman denizinin ortasında demirlemeyi başaran gemiye yeterli yardımın ulaşmaması sebebiyle açlık ve susuzluktan ölümler başladı. Bazı mültecilerin kendi idrarlarını içerek hayatta kalmaya çalıştığı bildiriliyor. Ölen 10 kişiyi hastalığa yol açmaması için denize attıklarını söyleyen mülteciler, "Myanmar bizi vatandaş olarak kabul etmiyor. Gemi tamir edildikten sonra geri dönersek bizi orada öldürürler" diyerek beklemeye devam edeceklerini söylüyor. 34 dereceyi bulan güneş sıcağından kavrulan mülteciler, battaniyelerin altında hayata tutunmaya çalışıyor. Mültecilerin, yakınlarından geçen gemilerden bir miktar yiyecek ve su alabilmek için yalvardıkları belirtildi. Öte yandan Malezya hükümeti de 800'den fazla göçmenin bulunduğu iki tekneyi geri çevirdi. Malezya İçişleri Bakanı Yardımcısı Wan Junaidi, Penang açıklarında tespit edilen bir teknede bulunan yaklaşık 500 göçmene yakıt ve yiyecek yardımlarının yapılarak geri gönderildiğini söyledi. Wan Junaidi, "Bizden daha ne bekleniyor? Şimdiye kadar sınırlarımızı ihlal eden kişilere son derece nazik davrandık. Kimse kıyılarımızı bu şekilde istila edemez. Burada iyi bir şekilde karşılanmadıkları mesajını onlara doğru şekilde vermemiz gerekiyor" ifadesini kullandı. Malezyalı yetkilikler, Langkawi adasının yakınlarında bulunan başka bir teknedeki 300'den fazla göçmenin de karaya çıkmasına izin verilmediğini belirtti.
Türkiye

Serdar Denktaş İstifa Etti 
Serdar Denktaş, KKTC'deki "Başbakan Yardımcılığı, Ekonomi, Turizm, Kültür ve Spor Bakanlığı" görevlerinden istifa etti. Düzenlediği basın toplantısında istifasını açıklayan Denktaş, Türkiye ile ilişkilerde sıkıntıların yaşandığını belirterek, "KKTC'de bulunan Türkiye Yardım Heyeti'nin kapatılması gerektiğini" savundu. "Kurum artık işlevini ve görev tanımını aşmıştır" dedi. Denktaş, "Kurduğumuz sistem içerisinde hükümet gücüne paralel ve bazen daha da güçlü konumda görülen TC Yardım Heyeti olgusunun siyasal otoriteyi nasıl bozduğunu, dağınık bir hiyerarşik yapı oluşturduğunu ve bu durumun hem ülkemizin ulaşması gereken hedefe ulaşmasını engellediğini, hem de halkımızın anavatan Türkiye ile ilişkilerini bozduğunu görmek ve tartışmak durumundayız" şeklinde konuştu. Türkiye'den şikayetçi olmadıklarını; Türkiye'nin KKTC'de görevlendirdiği bireylerin tavırlarından rahatsız olduklarını belirten Denktaş, "Anavatan Türkiye'nin hiçbir bürokratı, burada Kıbrıs Türk halkının demokratik iradesinin üzerinde olamaz. Kıbrıs Türk halkı kendi seçtiği vekillerinden, kendisi hesap sorar" dedi.
Milliyet

Körfez'in Endişesi Haklı 
ABD Başkanı Barack Obama'nın Arap liderlerle gövde gösterisi yapmayı planladığı Camp David Zirvesi ABD'nin İran politikası nedeniyle Körfez ülkelerinden beklediği ilgiyi göremedi. İki gün süren ve dün sona eren zirveye KİK üyesi Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn veliaht prenslerini gönderirken, Umman ise Başbakan Yardımcısı Fehd bin Mahmud Al Said'i gönderdi. Arap liderlerin İran endişesini haklı bulduğunu söyleyen Obama, Washington'ın bölgedeki çıkarlarını korumak için Körfez ülkelerinin güvenliğini sağlama almakta 'tüm gücünü kullanmaya hazır' olduğunu belirtti. Obama, İran'la ilgili, "Körfez ülkeleri ile toplantılarımız, Ortadoğu'nun istikrarını tehlikeye atan İran'a karşı ülkelerimizin sıkı bir çalışma içerisinde olduğunu göstermek için bir fırsat. İran Ortadoğu'da istikrarı sarsabilecek, terör gruplarını desteklemeye kadar uzanan bir rol oynuyor. İran terörü destekleyen bir ülke. Suriye'de Esad rejimini, Lübnan'da Hizbullah'ı, Gazze'de Hamas'ı, Yemen'de isyancı Husileri destekliyor. Dolayısıyla bölge ülkeleri İran'ın aktivitelerinden endişe duymakta haklılar. Washington İran'la nükleer konusunda anlaşmak istiyor olabilir. Ancak ABD İran'ın pervasız diğer aktivitelerini çok yakından takip ediyor. İran'a balistik füze programından dolayı yaptırım uyguladık. Nükleer konusunda anlaşmaya varıldığı takdirde bile bu yaptırımı uygulamaya devam edeceğiz" açıklamasında bulundu. Öte yandan, Yemen Dışişleri Bakanı Riyad Yasin, İran'ın Yemen'e gemi göndermesinin Yemen'in istikrarını istemediğinin işareti olduğunu ve Tahran'la diplomatik ilişkileri kesme konusunu tartıştıklarını söyledi. Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da görevine devam eden Yemen hükümeti, ülkeye kargo gemisi gönderen İran'a tepki olarak Tahran büyükelçisini geri çağırdığını duyurdu.
Star

'Üçüncü Dönem' Darbesi 
Afrika ülkelerinden Burundi'de Devlet Başkanı Pierre Nkurunziza'yı hedef alan darbe girişiminin ardından karşıt görüşlü gruplar ülkede kontrolü ele geçirmek için çatışmaya başladı. Ülkede haftalardır süren protesto gösterilerinin ardından Nkurunziza'nın yurtdışına çıkmasını fırsat bilen, eski istihbarat başkanı General Godefreid Niyombare, önceki gün kendine bağlı gruplarla yönetime el koyduğunu duyurmuştu. Niyombare'ye bağlı güçler, başkent Bujumbura'daki radyo ve televizyon binalarını ele geçirirken, havaalanını da uçuşlara kapatmıştı. Yerel kaynaklar, başkent merkezinde son 2 gecedir yer yer çatışmalar yaşandığını belirtiyor. Nkurunziza'ya sadık güçler, başkentin havaalanını geri aldıklarını söylerken, Nkurunziza yayınladığı bildiride, halka sükunet çağrısında bulunurken, darbe girişimini de 'hayali' diye niteledi. Bildiride, "İsyan eden bazı askerlerin hayali bir darbe ilan ettiği öğrenilmiştir. Bu darbe başarısızlığa uğramıştır ve radyodan darbe ilan ettiğini söyleyenler adaletin karşısına çıkarılmak için aranmaktadır" denildi
Vatan

SPOR 

Türk basketbol tarihindeki en önemli maçlardan biri bu gece yaşanacak. tHY Euroleague'de bu sezon fırtına gibi esen F.Bahçe Ülker Dörtlü Final'in ilk maçında saat 22.00'de ev sahibi Real Madrid ile finale kalmak için kozlarını paylaşacak. Euroleague'in en çok kupa kazanan antrenörü Zeljko Obradovic yönetiminde başarıdan başarıya koşan sarı-lacivertliler tarihinde ilk defa katıldığı organizasyonda 8 kez ile en çok şampiyon olan Real Madrid karşısında finale yükselmek için mücadele edecek. Günün ilk maçında ise Rusya temsilcisi CSKA Moskova, Yunanistan'ın Olimpiakos takımı ile saat 19.00'da karşı karşıya gelecek. Pazar günü 21.00'de başlayacak mücadelede, tHY Euroleague'de 2014-15 sezonu şampiyonu belli olacak. Karşılaşmalar Lig tV3'ten canlı yayınlanacak. Öte yandan Dörtlü Final öncesinde katılımcı takımların antrenörleri basın toplantısı düzenledi. Fenerbahçe Ülker Başantrenörü Zeljko obradovic, 8 kez ile bu kupayı en çok kazanan teknik adam olması sebebiyle yöneltilen bir soruya, "Kupayı kazanmanın hiçbir sırrı yok. Çok çalışacaksın o kadar" dedi. Real Madrid'e karşı bu sezon hiç oynamamalarına rağmen İspanyol ekibini yeterince tanıdığını söyleyen Obradovic, "Real Madrid'in bu sene her maçını izledim. Bu maç için hazırız" yorumunda bulundu. Obradovic, kafasında düşünecek çok şey olduğunu belirtip, "Yanımda sezonun en değerli oyuncusu oturuyor. onu tercih etmeyebilirim ve herkes bana 'Dörtlü Final'de nasıl olur da Bjelica'yı ilk 5'te oynatmıyorsun?' diye soracaktır ama olabilir" şeklinde konuştu.
Türkiye

Galatasaray Başkan yardımcısı Dursun Özbek, sarı-kırmızılı kulüp ile CAS'ta davası olan eski teknik direktör Cesare Prandelli ile anlaşmaya vardıklarını açıkladı. Kısa bir süre önce Galatasaray Liv Hospital antrenörü Ergin Ataman ile birlikte İtalya'ya giderek Cesare Prandelli ile anlaşmaya vardıklarını ifade eden Özbek, "7 milyon avro artı masraflardan oluşan bir CAS davası vardı önümüzde. Cesare Prandelli ile bu konuda konuşarak el sıkıştık. Cesare Prandelli'ye 3 milyon avroluk bir ödeme yapacağız ve kendisi de CAS'taki davasını çekecek" ifadelerini kullandı. 23 Mayıs'taki kongrede başkanlığa adaylığını koyan Özbek böylece Galatasaray'ı yaklaşık 12 milyon lira artı masraşardan kurtarmış oldu. Özbek'in bu hamlesi kongre öncesi kendisi için de olumlu bir artı oldu. Dursun Özbek, Galatasaray'ın gayrimenkullerinin değerlendirilmesiyle ilgili önlerinde bir çok alternatif bulunduğunu belirtti. Mecidiyeköy'de inşasına başlanan otele değinen Özbek, "Şu anda biz oraya 15 milyon dolarlık bir yatırım yapıyoruz. Bittiğinde, bankaların kendi ekspertizleri var, 140 milyon dolarlık bir değer ortaya çıkıyor" diye konuştu. Turgay Kıran ve Ahmet Özdoğan'la rakip olarak girdiği seçimde favori olarak gösterilmeyi kabul etmeyen Özbek, " Üç adaylı bir seçim var ve ben herkesin eşit seviyede olduğunu düşünerek çalışmalarımı o ciddiyetle götürüyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Türkiye

Beşiktaş, Akhisar deplasmanda 2 puan yitirdi: 1-1 3'te Bilal'in kaleye gönderdiği serbest atışı, Günay yumrukladı. 7'de Motta'nın hatası sonrası ceza alanında topu önünde bulan Güray'ın yakın mesafeden şutu, kaleciden döndü. 14'te Bilal'in ortasında Mehmet Akyüz kafayı vurdu: 1-0. 21'de Bilal uzaktan vurdu, az farkla aut. 45+1'de Mehmet Akyüz kaleciyle karşı karşıya kaldı ama vurmakta gecikti. 54'te Sosa'nın korner atışında Demba Ba kafa ile topu ağlara yolladı: 1-1. 58'de Bruno'nun kafa vuruşu auta gitti. 59'da Bilal'in uzaktan vuruşunu Güray çeldi, Bruno kafa ile tekrar şansını denedi, top kalecide kaldı. 68'te Mehmet sağdan sert vurdu, Günay başarılıydı. 70'te Sosa vurdu, Oğuz yatarak topa sahip oldu. 90+3'te Sosa'nın kullandığı serbest vuruşta, kaleci Oğuz son anda topu kornere çeldi.
Star

Bursaspor ile önceki gün oynanan maçta sakatlanan Trabzonspor'un Portekizli futbolcusu Jose Bosingwa'nın 6 ay sahalardan uzak kalacağı açıklandı. Bosingwa'nın bugün yapılan son kontrollerinde, tecrübeli oyuncunun sağ diz ön çapraz bağında kopma ve menisküs yırtığı teşhisi koyuldu. Portekizli futbolcunun, ameliyat olduktan sonra en az 6 ay sahalardan uzak kalacağı vurgulandı. Portekizli oyuncu, Bordo-Mavililer'de ağır sakatlık geçiren 3. isim oldu. Daha önce 2 Ekim 2014'te Legia Varşova maçında kaleci Onur Kıvrak sakatlanıp, 6 ay sahalardan uzak kalmıştı. Devre arası transferi Aytaç Kara da 22 Mart'ta ayak tarak kemiğindeki kırık nedeniyle sezonu kapatmıştı.
Star

Dünya Tekvando Şampiyonası'nda erkekler 68 kiloda Servet Tazegül ve kadınlar 67 kiloda Nur Tatar yarı finale yükseldi. Seribaşı olarak ilk turu maç yapmadan geçen olimpiyat şampiyonu Tazegül, 2. turda Miguel Angel Trejos'u 19-9, 3. Ivan Puresevic'i 10-5, 4. turda Vladimir Dalakliev'i 15-11, çeyrek finalde de Terrence Jennings'i 13-11 mağlup ederek yarı finalde bugün Güney Koreli Dongyun Shin'le karşılaşmayı ve madalyayı garantiledi. Seribaşı olduğu için ilk turda maç yapmayan Tatar da sırasıyla Feruza Yergeshova'yı 10-3, Franka Anic'i 4-1, Haby Niare'yi 2-1 mağlup ederek son 4'te Katherine Dumar'la eşleşti ve madalya almaya da hak kazandı.
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme