3 Haziran 2014 Salı

03.06.2014 Genel Gündem


03.06.2014
GÜNDEM
İsrailli Komutanlardan Sonra El Şebab Yakalayın-2 
İstanbul 7'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nin Mavi Marmara baskınıyla ilgili İsrailli üst düzey 4 komutan hakkında verdiği yakalama ve tutuklama kararının ardından Ankara 6'ncı Sulh Ceza Mahkemesi de benzer bir karara imza attı. Mahkeme, Somali'nin başkenti Mogadişu'da Türk Büyükelçiliği'nin ek binasına geçen yıl düzenlenen ve 1 polisin şehit olduğu, 5'inin de yaralandığı bombalı saldırıya ilişkin soruşturma kapsamında, terör örgütü El Şebab'ın 1'i Etiyopya doğumlu 5 yöneticisinin 'yokluklarında tutuklanmalarına' ve haklarında 'yakalama emri' düzenlenmesine karar verdi. Saldırıya ilişkin soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu, saldırının El Şebab yöneticilerinin talimatıyla gerçekleştirildiğinin saptandığını açıkladı. Söz konusu yöneticilerin, El Kaide ile bağlantılı El Şebab'ın yürütme konseyi başkanı ve lideri Ahmet Abdi Aw-Mohamed, örgütün 2'nci lideri Bay ile Bakool bölgeleri sorumlusu Sheikh Mukthar Robow, örgütün 3'üncü lideri Sheikh Fuad Mohammed Khalaf, örgütün ruhani lideri Hassan Dahir Aweys ile örgütün lider kadrosunda bulunan Hassan Abdullah Hersi Al Turki olduğu belirtildi. Ankara 6'ncı Sulh Ceza Mahkemesi Hâkimi Recep Kınalı'nın 'yokluğunda tutuklama' ve 'yakalama emri yazılması' kararının ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, şüpheliler hakkında 'Kırmızı Bülten' çıkarılması için Adalet Bakanlığı aracılığıyla INTERPOL'e başvuracağı öğrenildi.
Hürriyet


Önce İlkelerde Anlaşalım 
30 Mart seçiminde 'Yavaş gardaşım yavaş. Geliyor Mansur Yavaş' sloganıyla kampanya yürüten CHP'nin Ankara adayı Mansur Yavaş'ın "Cumhurbaşkanı adaylığım bu gerginliğe ve kutuplaşmaya son vermenin başlangıcını sembolize eder" sözlerine CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'ndan temkinli yanıt geldi. Kılıçdaroğlu, "İsim bazında hiçbir değerlendirme yapmamaya özen gösteriyoruz. Önce ilkeler üzerinde anlaşma sağlayalım" dedi. Cumhurbaşkanı adayının özellikleriyle ilgili 'isimsiz' tur yapan Kılıçdaroğlu'nun dünkü durağı Türk-İş, DİSK ve KESK oldu. Konfederasyon başkanları genel olarak 'toplumun tüm kesimlerini kucaklayıcı cumhurbaşkanı ve sorunsuz seçim' arzularını dile getirdi. Türk-İş Başkanı Ergün Atalay, "Sorunsuz bir seçim istiyoruz. Biz dahil, herkesin arzusu bu. Herkesin mutlu olduğu, kavganın, gürültünün olmadığı bir ortamda yaşamak istiyoruz" dedi. DİSK Genel Başkanı Kani Beko da, "Aday olarak adı en net telaffuz edilen Recep Tayyip Erdoğan, bir cumhurbaşkanı olmaktan çok, başkan olmayı istediğini açıkça ifade etmektedir. Yasama, yürütme ve yargıyı tamamen tek bir kişinin kontrolüne sokmak, dönüşüm sürecini başkanlık ile taçlandırmak istemektedir. Sandıktan ya bir başkan ya da bir cumhurbaşkanı çıkacaktır. Eşitlikçi, özgürlükçü, halkçı, kamucu bir cumhuriyet isteyen bizler bir başkan seçilmesine seyirci kalamayız" diye konuştu. Kılıçdaroğlu ise görüşmelerin ardından şunları söyledi: "Sayın Mansur Yavaş, elbette bir değerlendirme yapacaktır. Bir röportaj, ben de sabah okudum. İsim bazında şu ana kadar hiçbir değerlendirme yapmadık. Önümüzdeki süreç içerisinde sanıyorum biraz daha net görüşler ortaya çıkmış olacak. Yalova seçimleri 2 eksenli yürüdü. AK Parti ve CHP arasında geçen bir yarıştı. Daha önce kazanmıştık zaten, AKP'nin itirazı üzerine YSK iptal etti. Yalovalılar verdikleri sözün arkasında durdular. Düşünün şimdi, Yalovalılar bir kişiyi belediye başkanı seçtiler, mazbatasını aldı, çalışmasına başladı, sonra Ankara'dan seçim iptal edildi. Yalova, buna haklı olarak onurlu bir duruş sergiledi, bir tepki gösterdi. Bu kez fark biraz daha yüksek oldu. O koltuğa oturacak kişiyi halk seçecek. Bu nedenle nasıl bir cumhurbaşkanı olmalı ki toplumun her kesimini kucaklamış ve toplumu mutlu kılmış bir kişi olsun. Buna özen gösteriyoruz, bu gezilerimizin temel nedeni de bu. Bizim gönlümüzden geçen cumhurbaşkanının taşeronlaşmaya karşı çıkması gerekir. Seçimin sorunsuz olması çok güzel. Böyle bir talep çok güzel. Eğer demokrasi gelişmişse etik değerleri gelişmişse zaten seçimler sorunsuz olur. Umuyoruz bu seçimlerde bir kedi bir trafoya girmez seçimlere şaibe düşmez."
Hürriyet
 
Afganistan'da 3 Türk Öldürüldü Motosikletli Ölüm Tuzağı 
Son dönemde yabancılara karşı saldırıların arttığı Afganistan'da dün Nangarhar Vilayeti'nin merkezi Celalabad'da uzaktan kumandayla gerçekleştirilen saldırıda üç Türk hayatını kaybetti. Dün sabah yerel saatle 07.15'te gerçekleşen saldırıda ölenlerin EMTA İnşaat Şirketi proje müdürü Fuat Taş ile şirket çalışanları Ümit Ünal ve Halil Gül olduğu açılandı. Saldırıda ustabaşı Ahmet Şahinoğlu ve biri çocuk olmak üzere üç Afgan sivil de yaralandı. Türkiye'de Ankara ve Adana'da ofisleri bulunan EMTA şirketinin Besud'da Afgan polisi için bir tesis inşa ettiği belirtildi. Saldırıyı henüz üstlenen olmazken Taliban, sorumlu olmadıklarını duyurdu. Nangarhar Vilayeti Valisi'nin sözcüsü Ahmad Ziya Abdülzay'ın yaptığı açıklamaya göre, saldırı Türk çalışanların Celalabad'ın Besud bölgesindeki inşaata işbaşı yapmaya gittikleri sırada gerçekleşti. İşçilerin bulunduğu servis aracı inşaat alanının girişine yaklaştığı sırada bomba yerleştirilmiş bir motosiklet uzaktan kumanda ile patlatıldı. Saldırı sonrası açıklama yapan Afganistan İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Necibullah Daniş, "Park halindeki bir motosiklete yerleştirilen patlayıcı, Celalabad vilayetinin Beshud ilçesi yakınlarında bölgede çalışan Türk vatandaşlarını taşıyan aracın geçişi sırasında uzaktan kumandalı bir düzenekle havaya uçuruldu" dedi. Daniş, saldırının Türkleri hedef aldığı yönünde bir bilgilerinin olmadığını belirtti. Saldırıyı henüz üstlenen olmazken uluslararası basın yabancılara yönelik saldırıların büyük çoğunluğundan sorumlu olan Taliban'ı işaret etti. Taliban dün ülkenin güneyinde 3 kişinin öldüğü bir başka saldırıyı derhal üstlenirken Türklere yönelik saldırı hakkında henüz bir açıklama yapmadı. AA'ya konuşan Taliban Sözcüsü Zabihullah Mücahit de üç Türkün hayatını kaybetmesine neden olan saldırıyı Taliban'ın düzenlemediğini savundu. Mücahit, "Türk halkının Afgan halkıyla din bağı bulunmaktadır. Biz her zaman Türk halkını sevdik ve seviyoruz. Dolayısıyla böyle bir saldırıyı özellikle, bile bile asla yapmayız" dedi. Mücahit, Afganistan'da Taliban'dan başka birçok örgütün faaliyet gösterdiğini söyledi. Bölgede faaliyet gösterdiği bilinen diğer örgütlerden en çok tanınanları ise Hakkani Ağı, Hizbi İslami Halis, Laşkar-ı İslam, Nazır ve Özbekistan İslami Hareketi. Türk şirketlerinin Afganistan'da yüzlerce projesi bulunuyor. Daha önce Afganistan'da 2004 yılında dört yol mühendisi öldürülmüştü.
Milliyet
 
Saffetimden Yararlandı 
CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba'nın sözcüsü olduğu CHP Cezaevlerini İnceleme Komisyonu tarafından hazırlanan, "Balyoz Kumpası" başlıklı Balyoz raporu dün açıklandı. Ağbaba, "Erdoğan yaramaz mahalle çocukları gibi, 'ben yapmadım o yaptı' diyor. Eşbaşkanı ile yaptıklarını inkar ediyor" derken, CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel'in Balyoz mahkumlarına, "Başbakan benim hulus ve saffetimden yararlandı" dediğini iddia ederek, "Şimdi soruyorum bu açıklamanızın arkasında duracak mısınız? Silah arkadaşlarınızın suçsuzluğuna inandığınızı, ben senin dediğini yapacağım diyen Başbakan'ın size sırt döndüğünü teyit ediyor musunuz?" diye sordu. Rapora ilişkin düzenlenen toplantıda konuşan Ağbaba, "Balyoz davası, Türkiye'nin hukuk, siyasi ve askeri tarihinin utanç duyulacak kapkara bir lekesidir. Balyoz davası, Türkiye'nin tarihindeki karanlık dönemlerin aktörlerinin vücut değiştirerek kurguladıkları ve başarıya ulaştıkları bir kumpastır" dedi. CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel ise, "Siyasi bir dava olduğu en başından belli iken, Genelkurmay Başkanlığı suskun kalmıştır. Genelkurmay Başkanı'na yöneltilen tüm eleştirilere karşı, 'Susmadık, bu davaya her gün mesai ayırdık' denmektedir. Oysa biz kendisine defalarca yaptığımız istifa et çağrılarının üzerine konuşmaya başlamıştır. Ekim 2011'de Hasdal'a yaptığı ziyarette, 'Hiç merak etmeyin bu konuyu kendi yöntemlerimle çözeceğim' dediğini bütün silah arkadaşları ifade etmektedir, ancak kendisi bunu teyit etme mertliği gösterememektedir. Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nda kendi dönemindeki öğrencileri, dava ile kendisi arasındaki illiyet bağını ortadan kaldıracak şekilde, 'Bu karacılar yakınımdır' ziyaretleri yaptığını, kendisiyle karacıların ceza almadan kurtulması için elinden gelen tüm çabayı sarf ederek başarılı olduğunu biliyoruz. Ancak bu konuda bir kelime açıklama yapmaktan kaçınıyor. Ama kendisine sitem eden silah arkadaşlarına şu mesajı yolluyor, 'Başbakan benim hulus ve saffetimden yararlandı'. Yani iyi niyete sahip olduğunu, saf arı bir kişi olduğunu kendisini kandıranın Başbakan olduğunu söylüyor. Şimdi soruyorum bu açıklamanızın arkasında duracak mısınız? Silah arkadaşlarınızın suçsuzluğuna inandığınızı, ben senin dediğini yapacağım diyen Başbakan'ın size sırt döndüğünü teyit ediyor musunuz?" ifadelerini kullandı.
Milliyet
 
Çözüm Süreci İyiye Gidiyor 
İmralı Cezaevi'nde Abdullah Öcalan ile görüşen heyette yer alan HDP Eşbaşkan Yardımcısı Sırrı Süreyya Önder, Öcalan'ın devlet heyeti ile yaptığı görüşmede ilk kez bir program ve takvimin konuşulduğunu, 2-3 haftalık dönemde önemli gelişmelerin olacağını açıkladığını söyledi. Sürecin iyiye gittiğini söyleyebildiklerini ifade eden Önder Öcalan'ın, görüşme sırasında, "Her meseleyi Öcalan çözer, Öcalan şöyle söyler, şöyle olur" yaklaşımını ciddiyetsizlik olarak değerlendirdiğini söyledi. "Öcalan, 'Herkes kendi sorumluluğunu yerine getirse bunların hiçbirisi olmaz' diye konuştu" dedi. Önder, hükümetin ilk defa iki şey yaptığını, bunun önemli olduğunu düşündüklerini belirterek şunları söyledi: "Birincisi; 'Çözüm sürecini' yasal zemine oturtma konusundaki iradesini sözcüler eli ile açık olarak ilk defa beyan etti. İkincisi ise; Artık mesele devletin bürokrasisinde görüşülmekten çıkıp siyasi heyetler üzerinden görüşülmeye başlandı. Bu iki olayı da çok önemli buluyorum. Şu 1-2 hafta içerisinde daha sık görüşmelerimiz olabilir." Önder, görüşmede çocuklarının PKK tarafından dağa götürüldüğü belirten ailelerin eyleminin gündeme gelip gelmediği sorusuna, "Ona pek değinmedik vakit yoktu. Hükümetin geliştireceği paket, yasal çerçeve, benzeri işler o kadar çok zaman aldı ki görüşme bitiverdi" yanıtını verdi. Görüşmeyle ilgili Fırat Haber Ajansı'na da bir açıklamaya yapan Önder, son 3 haftadır siyasi heyetler arasındaki görüşmelerin yoğunlaştığını ve bunların bir bölümünün basına yansımadığını belirtti. Önder "Sayın Öcalan'ın sürecin başından itibaren vurguladığı; yasal çerçeve, demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması, hasta tutsaklar, Terörle Mücadele Yasası'nın bir demokratik ülkeye yakışmayacağına dair vurguları, sanırım kendisinin devlet heyetiyle yaptığı görüşmede de ilk kez bir programa ve takvime bağlanmaya başlamış. Bunu Beşir Atalay'ın açıklamalarından da bir miktar anlıyoruz" diye konuştu. Önder, Öcalan'ın, "Önümüzdeki iki-üç haftalık dönemde bütün bunları çok yoğun olarak, derinlikli bir şekilde tartışacağız. Mesafe alınacağını ümit ediyorum" dediğini belirterek, "Bu süreçte hem siyasi heyetler olarak hem de kendisinin devlet heyetiyle yapacağı görüşmeler gelişecek" ifadesini kullandı.
Milliyet
 
Bürokrasi Kadrolarına 'Paralel' Temizlik 
Bir yandan Soma faciasının yaralarını saran hükümet, diğer yandan Paralel Yapı'nın devlete sızan kadrolarıyla mücadeleye devam ediyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, paralel örgüte bağlı kadroları devlet kademelerinden temizleme konusundaki kararlılığı, bürokraside önemli mevkilerde bulunan Pensilvanya bağlantılı isimleri tedirgin etti. Düne kadar paralel örgütün talimatları doğrultusunda haraket eden bazı bürokratlar, takiye yaparak koltuklarını koruma gayretine girdiler. Bürokrasinin üst kademelerinde bir süredir devam eden atama ve görevden almaların, cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde yoğunlaşacağı ve bu çerçevede çok sayıda üst düzey bürokratın görev yerinin değişeceği belirtiliyor. Paralel Yapı ile bağlantısı tespit edilen bazı bürokratların ise haklarında yürütülen idari soruşturma kapsamında görevden alınacağı vurgulanıyor. Bürokraside yaşanacak üst düzey değişikliklerin bazı müsteşar yardımcılarından, genel müdürlere ve daire başkanlarına kadar yansıyacağı konuşuluyor. Yeni görevlendirmede temel kıstas, liyakat, sicil ve devlet otoritesi dışında bir başka yapılanma içinde yer almamak olacak. Revizyon kapsamında, Paralel Yapı ile bağlantısı olmayan ancak üretim verimliliği düşmüş bazı bürokratların da yer alacağı vurgulanıyor. Başbakan Erdoğan'ın, üst düzey bürokratları kapsayacak görev değişimini yakından takip ettiği de ifade ediliyor.
Akşam
 
Hükümetin Ne Yapacağını Göreceksiniz 
Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Merkez Bankası'nın bağımsızlığının esas olduğunu belirterek, bu duruma müdahale etme niyetinde olmadıklarını söyledi. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın faiz kararına tepki gösterdiği Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın Bakanlar Kurulu'na yaptığı sunumu da 'memnuniyet verici' olarak nitelendiren Arınç, "Merkez Bankası başkanı görevinin başındadır. Olumlu bir sunum yapmıştır. Bütün Bakanlar Kurulu üyesi arkadaşlarımız bu değerlendirmelere katılmıştır" dedi. Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Arınç, dünkü Bakanlar Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada, dağa götürülen çocuklarla ilgili Başbakan Erdoğan'ın bugün bir değerlendirme yapacağını söyledi. Erdoğan'ın konuya ilişkin B ve C planını bugün grup toplantısında açıklayacağını belirten Arınç, "O zaman hükümetimizin, güvenlik güçlerimizin bu konuda ne yapacağını zannediyorum açık bir şekilde kamuoyuna açıklamış olacaktır" dedi. Arınç, Soma maden faciasıyla ilgili bakanların yaptıkları çalışmaların TBMM'ye tasarı olarak sevk edildiğini, en kısa zamanda ilgili komisyonlarda görüşülmesinin beklendiğini de ifade etti. Dört eski bakanla ilgili kurulan komisyona AK Parti'nin üye bildirmemesine ilişkin de Bülent Arınç şunları söyledi: "Bildirilecek isimler titizlikle belirleniyor. Bu hafta AK Parti grubu da soruşturma komisyonuna vereceği üyeleri mutlaka bildirmiş olacaktır."
Radikal
 
EKONOMİ 
Gram Altın 84, 1508 - 84, 2798                          
ABD Doları 2, 1068-2, 1093/  Euro 2, 8660-2, 8703/ İngiliz Sterlini 3, 5284-3, 5338

Neden Faizi Sert İndirmedim 
MERKEZ Bankası Başkanı Erdem Başçı, dün Bakanlar Kurulu'na sunum yaparak, son dönemde gündeme gelen faiz tartışmasında tablo ve grafiklerle kendini savundu. Sunuma baktığımızda, özellikle Başbakanın faiz indirimi için gerekçe olarak sunduğu büyüme, istihdam gibi gelişmelere yer verilmesi dikkat çekiyor. Sunum için seçilen tablo ve grafikler, büyüme ve istihdamda işlerin iyi olduğunu, yatırımların milli gelire oranlarının diğer ülkelere kıyasla çok daha iyi durumda bulunduğuna işaret ediyor. Böylece hükümete, "işler iyi gidiyor, bozmamak için temkinli gitmeliyiz" deniliyor ve böylece "yüklü faiz indirimlerinin bu gidişatı tehlikeye sokacağı" anlatılmaya çalışılıyor. Mevcut trendin bu yıl yüzde 4 büyümeye ulaşılacağını teyit ettiği, cari açıktaki iyileşmenin devam ettiğini vurgulayan Başçı, şu anda enflasyonun çıkış trendinde olduğu ama alınan tedbirlerle, bugün açıklanacak mayıs verisinden sonra, enflasyonun inişe geçmesini beklediklerini kaydediyor. Başçı'nın, yatırımların tüketimi fazla olan ülkelerde daha az, tüketimi az ülkelerde daha yüksek olduğunu gösteren bir tabloya sunumda yer vermesi de , yine Başbakanın "faiz düşmezse yatırım olmaz, onun hesabını da bizden sorarlar" söylemine bir yanıt niteliğinde. Başçı'nın sunumda yer verdiği, daha önce de gündeme getirdiği "Fisher eğrisi" ise kendini savunurken en güçlü argümanı olmuş gibi gözüküyor. Böylece "hızlı ve yüksek oranlı faiz indirimleri yapılması halinde" olabilecekler konusunda, Başbakana doğrudan bir yanıt vermiş gözüküyor. Grafiğe göre, önden yüklemeli faiz artırımları sonrasında agresif faiz indirimleri yapılırsa bu enflasyon hedeflerinden uzaklaşmaya neden oluyor, bu durum orta / uzun vadede yeni bir faiz artırım sürecini de beraberinde getiriyor. Erdem Başçı'nın doğrudan son tartışmalara odaklı bir sunum hazırlayarak, Bakanlar Kurulu'na sunduğu ve mevcut para politikasını savunduğu çok açık.
Hürriyet
 
Doğrusu Budur Efendim! 
Başçı'nın sunumuna bakılırsa 'herşey güzel olacak inşallah, enflasyon da inecek, faiz de' tarzı bir anlatımın tercih edildiği anlaşılıyor. Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, yılda iki kez yapılan sunum için Bakanlar Kurulu'nun önüne çıktı. "Ne olacak?", "nasıl geçecek?" sorularını hepimiz merak ettik. Çünkü Başbakan Erdoğan önceki hafta sonu çok sert biçimde Merkez Bankası'na ve Erdem Başçı'ya çıkışmıştı. Başçı'nın sunumuna bakılırsa 'herşey çok güzel olacak inşallah' kıvamında bir sunum olduğu anlaşılıyor. Başçı'nın özetle şunları anlattığı anlaşılıyor; FED'in çıkış sinyali faizlerin artmasına neden oldu. Bizde ise reel faizler kriz öncesine göre hala düşük. Cari açık veren diğer gelişen ülkelerde de faizler arttı. Türkiye'de kur artışı enflasyon açısından en etkili unsur. Kısa vadeli faizlerdeki geçici sıkılaştırma kur artışını frenlemek için etkili oldu, Lira'daki hızlı değer kaybı önlendi. Hatta rezerv artışı sağlandı. Peki Başçı mealen ne söylemiş görünüyor? Merkez Bankası'na düşük ölçekli faiz indirimi yaptığı için hiddetlenen Başbakan Erdoğan'ı sakinleştirmek için, biraz zamana ihtiyaç duyulduğunu anlatan bir sunum bu. Yani 'biraz sabredin, faizi indireceğiz Başbakanım' duruşu var sunumda. Merkez Bankası'nın bu sunumunda, Başbakan'ın örnek verdiği ülkelerden ABD ve Japonya ile Avrupa ve İngiltere'deki enflasyon ve merkez bankalarının kısa vadeli faizlerinin seyrini gösteren bir grafik dizisi var. (Grafik yukarıda) Burada gösterilen de şu; merkez bankaları faizi yükselttikten sonra enflasyonun düştüğü gözleniyor. Başbakan'a 'doğrusu budur efendim' sunuşu olmuş. Geçmişte piyasalara 'enflasyon orta vadede hedefle uyumlu' hikayesi anlatan Merkez Bankası, şimdi anlaşılıyor ki aynı zaman avansını Başbakan'dan istiyor. Siyasetçiye 24 saatin uzun olduğu Ankara'da, bakalım Başbakan mı, yoksa Merkez Bankası mı durumu idare edecek?
Hürriyet
 
16. Trilyon Dolarlık Enerji 
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), bugün Londra'da "Dünya Enerji Yatırımları Görünümü" raporunu açıklayacak. Enerjinin geleceğini ve 2035 yılına kadar dünyanın enerji ihtiyacı için gereken yatırımları ele alan raporu Hürriyet'e özel değerlendiren Uluslararası Enerji Ajansı Baş Ekonomisti Fatih Birol, "İlk defa dünyada enerji yatırımlarının toplam maliyetini hesapladık. Bugün, dünya enerji ihtiyacı için yapılan yatırımların toplamı 1.6 trilyon dolar. Son 10 yılda dünyadaki enerji yatırımlarına ödenen para ikiye katlandı. On yıl kadar önce 800 milyar dolardı, şimdi 1.6 trilyon dolar. Bunun sebebi ise daha fazla yatırım olması değil, enerji yatırım maliyetlerinin daha pahalı hale gelmesi" dedi. Elektrikten, petrole tüm kollarıyla, insanların günlük yaşamını en çok etkileyen sektörler arasında başı çeken enerjide yatırım trendleri nasıl seyredecek, IEA bunu inceledi ve sonuçları bir raporda topladı. Raporu bugün Londra'da açıklamadan önce önemli bölümlerini bizimle paylaşan IEA'nın Baş Ekonomisti Birol, elektrik santrallerinin geçmişe göre daha pahalıya mal olduğunu, petrolde daha zor yerlere gidildiğini anlatarak, şöyle konuştu: "Bundan sonraki yatırımların finanse edilebilmesi için enerji fiyatlarının yüksek seyretmesi gerekiyor. Sadece petrol değil, elektrik ve doğalgaz da dâhil, enerji fiyatları daha da yükseğe gidecek. Pahalı enerji devri başlıyor. Bundan en fazla dışa bağımlı ülkeler etkilenecek. Türkiye de bu ülkelerden biri." Avrupa'da son 10 yılda yapılan enerji yatırımlarının yüzde 60'ının yenilenebilir enerji kaynaklı olduğuna işaret eden Birol, şöyle devam etti: "Bugün itibariyle Avrupa'daki elektrik piyasaları, kömür ve doğalgaz için yatırım yapılamaz durumda. Nedeni ise mevcut elektrik fiyatlarının bu yatırımları çekecek seviyede olmaması. Bu fiyatlar artarsa, Avrupa'da sanayinin rekabet gücü önemli bir darbe yiyecek. Londra'da Avrupa için reform çağrısı yapacağız. Eğer 100 gigavatlık (GW) yeni termik kapasite eklenmezse, Avrupa'da ışıkların sönme riski var. Esas sorun termik santrallerin yaklaşık yüzde 70'inin 20 yılda tamamen atıl duruma gelecek olması."
Hürriyet
 
Katar Silahlı Kuvvetleri 'Bence De Bmc' Dedi 
Tasarruf Mevduatı sigorta Fonu (TMSF), Çukurova Holding'in borçları nedeniyle geçen yıl el koyduğu BMC'nin 751 milyon liraya Es Mali Yatırım'a satışını onaylamıştı. İstanbul Ticaret Odası kayıtlarına göre artırım öncesinde Es Mali Yatırım'ın 103.2 milyon lira tutarında sermayesi bulunuyor. Buna göre sermaye artırımdan sonra Katar'ın şirketteki payı yüzde 50 olacak. Rekabet Kurumu'ndan yapılan açıklamada, 196.8 milyon lira tutarındaki sermaye artırımında Ethem Sancak'ın Es Mali Yatırım'daki rüçhan hakkının kısmi olarak kısıtlandığı ifade edilerek, "İş bu bildirim... Ethem Sancak'ın rüçhan hakkının kısıtlandığı 149.999.999 TL değerindeki 149.999.999 adet hisseye Katar Silahlı Kuvvetleri Endüstri Komitesi'nin (Qatar Armed Forces Industry Committee) iştirak etmesi işleminden ibarettir" denildi.  Es Mali Yatırım ve Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak, TMSF'nin geçen ayki ihalesinin ardından BMC ile Katar devletinin de ilgilendiğini belirterek, "Onlarla görüşmelerimiz devam ediyor. O ortaklıkla beraber, finansmanı da çözeceğimiz bir model geliştiriyoruz. Kesinleşince duyuracağız" demişti.
Milliyet
 
'Türkiye'nin Açık Pozisyon Riski Yönetilebilir Bir Risk' 
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bu sene cari açıkta ciddi bir azalma beklediklerini; Türkiye'nin açık pozisyon riskinin de yönetilebilir bir risk olduğunu söyledi. Dünya Bankası'nın 'Türkiye Kamu Maliyesi İnceleme Raporu'nun tanıtım toplantısında konuşan Şimşek "Kamu ve bankacılık sektörünün riski söz konusu değil; reel sektör de yatırım yaptı, zaten yüzde 80'inin dolar geliriyle doğal hedge'i var" dedi. Kamuda harcamaların gözden geçirilmesi gerektiğini ifade eden Şimşek "Harcamaların yüzde 30'u personel giderleri. Artık bunu rasyonel hale getirmemiz lazım, istihdam-sosyal yardım ilişkisini gözetmemiz lazım" diye konuştu. Dünya Bankası Türkiye Direktörü Martin Raiser de artık kamu maliyesinin Türkiye'nin kırılgan tarafı olmadığını söyledi.
Star
 
Televizyondan Alışverişe Sıkı Denetim Geliyor 
Televizyondan bal, cinsel gücü artırıcı ürün vb'nin satış ve pazarlanmasının yapıldığı tele alışveriş ve yetki lisanslarıyla ilgili uygulamada boşluk ortaya çıkması üzerine RTÜK kanununda değişikliğe gidiliyor. Kanun değişikliğiyle tele alışverişe sıkı denetim getirilecek. Reyting kuralına uymayan kanala 1 milyon TL'ye kadar para cezası verilecek. Kanuna aykırı davranan platform işletmecileri ve yayın hizmeti iletimi yapan altyapı işletmecilerin yetkisi RTÜK tarafından iptal edilebilecek. İzinsiz yayın yapan kuruluşları mülki amirin mühürleme yetkisi verilecek. Yeni hazırlanan kanun değişikliğiyle, yayınlar tüketiciyi aldatıcı, yanıltıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, tüketicinin can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, hastaları, yaşlıları, çocukları ve özürlüleri istismar edici olmayacak. Tele alışveriş yayınlarında uyulması gereken diğer usul, esas ve ilkeler, Sağlık Bakanlığı, Tarım Bakanlığı ile Sanayi Bakanlığı'nın görüşleri alınarak Üst Kurul tarafından yönetmelikle belirlenecek. Öngörülen düzenlemeler özetle şöyle: Belirlenen usul ve esaslara uymayan şirket ve kuruluşlara önceden belirlenecek usul ve esaslara göre 50 bin TL'den 1 milyon TL'ye kadar para cezası uygulanabilecek. Platform işletmecileri ve yayın hizmeti iletimi yapan altyapı işletmecileri; kanun hükümlerine tabi olacak. Platform işletmecileri medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara tarafsız, makul ve ayrımcılık içermeyecek koşullarda hizmet vermek zorunda olacak. Aykırı davrananlar uyarılacak ve yetkileri iptal edilecek. Yayın lisansı olmadan faaliyetlerine devam eden yayın cihaz ve tesisler üst kurulun talebiyle ilgili mülki amirce mühürlenebilecek. Yayın lisans ücreti birinci taksiti lisans belgesinin verilmesinden önce ödenmek koşuluyla kalan taksitler her yılın şubat ayının son gününe kadar ödenecek şekilde 10 taksitte, yayın iletim yetkilendirme ücreti yıllık olarak ocak ayından itibaren 6 ayda eşit taksitlerle alınacak. Karasal sayısal televizyon multiplesk kapasitesi tahsisine hak kazanan kuruluşlardan bir bölümüne ihaledeki sıraları ve analog kanal kapasitesi dikkate alınarak en fazla 2 yıl sayısal yayın yapma imkanı tanınacak.
Star
 
Kıbrıs Sorunu Çözümünde İşadamlarından Dev Adım 
Kıbrıs 4 ülke işadamlarının katıldığı tarihi zirveye ev sahipliği yaptı. Türkiye, Yunanistan, Güney Kıbrıs ve KKTC'li işadamları 'Yeşil Hat'ta buluşarak Ada'nın ortak geleceğini masaya yatırdı. İşadamları Kıbrıs sorununun çözümü için ellerini taşın altına koyacaklarını deklare ettiler. Zirveye, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Yunanistan Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği Başkanı Constantine Michalos, Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Fikri Toros ve Güney Kıbrıs Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Phidias Pilides ile beraberlerindeki işadamları katıldı. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu zirvede yaptığı konuşmada tarihi bir ana şahitlik ettiklerini vurgulayarak, "İlk defa iki Kıbrıs toplumundan, Yunanistan'dan ve Türkiye'den odalar Kıbrıs konusunu konuşmak için bir araya geliyor. Bu bile Kıbrıs görüşmelerinden ne kadar umutlu olduğumuzun bir göstergesi" dedi. Kıbrıs Ticaret ve Sanayi Odası'na ve Kıbrıs Türk Ticaret Odası'na katkıları için teşekkür eden Hisarcıklıoğlu, Yunan Odalar Birliği Başkanı Mihalos ile birlikte bu sürece ellerinden gelen desteği vereceklerini söyledi. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, "Burada olmak benim için büyük bir gurur kaynağı. Umarım attığımız bu adım, iş dünyası arasında oyunun kurallarını değiştiren bir diyalog mekanizmasının oluşmasını sağlar. TOBB olarak bu süreci sonuna kadar destekliyoruz" diye konuştu. Yunanistan Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği Başkanı Constantine Michalos da, Hisarcıklıoğlu'nun belirttiği konulara katıldığını belirterek, "Bu fotoğrafı çok önemsiyoruz" dedi.
Star
 
Frıedman: Türkiye Ab Tuzağından Kurtuldu 
Stratfor Enstitüsü'nün kurucusu Dr. George Friedman, Türkiye'nin kesinlikle Avrupa'nın en dinamik ekonomisi olduğunu belirterek, "Türkiye, Avrupa Birliği tuzağından kurtuldu. Bu da sizin önünüze çok ciddi fırsatlar açıyor" dedi. Anadolu Aslanları İşadamları Derneği'nin (ASKON) 'Ekonomi Raporu'nun tanıtımı dolayısıyla düzenlenen panelde konuşan Friedman, Türkiye'nin ekonomik büyümesinin yanında, içeride ve dışarıda siyasi olgunluğa ulaştığını da söyledi. 'Gelecek 100 yıl ve 21. Yüzyıl Öngörüleri' adlı kitabı ile uluslararası alanda dikkatleri çeken Friedman "2006 senesinde kendi meslektaşlarıma 'Türkiye çok önemli bir bölgesel güç olacak' dediğim zaman beni pek de ciddiye almamışlardı, Türkiye'nin başarısı, haklı çıktığım için beni çok memnun ediyor" diye konuştu. Friedman "2009 senesinde Türkiye'yi ziyaret ettiğimde de 'Türkiye AB'ye katılmamalı' demiştim. Çok da hoş karşılanmadı bu yorumum aslında. O zaman, Türkiye, AB'ye katılırsa çok mucizevi bir şey olacak diye düşünülmüştü. Evet hakikaten bir mucize olurdu ama iyi bir mucize olmazdı" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'nin şu anda Avrupa'nın en dinamik ekonomisi olmasının yanında son derece de dengeli bir ekonomisi olduğunu vurgulayan Friedman "Finansal birtakım krizler olur, ama nerede olmuyor ki? Siyasi krizler de oluyor, ama bu da nerede olmuyor ki? Türkiye, kesinlikle Avrupa'nın en dinamik ekonomisi" dedi.
Star
 
Altın Fiyatı Dibe Yaklaştı Kısa Vadede Hedef 81 Tl 
Geçen yıl küresel piyasalarda yaşanan makro ekonomik gelişmeler ve politik belirsizlikler nedeniyle yatırımcısını üzen altın fiyatlarında gerileme sürüyor. Altının ons fiyatı 1.243 dolara kadar inerek son 4 ayın en düşük seviyesinden işlem görürken, bu düşüş Kapalıçarşı'ya da yansıyor. Altının gramı 84 liraya kadar düşerken, bu trendin daha ne kadar devam edeceği merak konusu. Uzmanlara göre ABD ekonomisindeki toparlanma, Ukrayna'daki seçim sonuçları ve Uzakdoğu'dan altın talebinin giderek azalması altının düşüşündeki en büyük etken. Türk yatırımcısı açısından ise durum farklı. Türkiye'de geleneksel yatırım aracı olarak kabul edilen altına yatırımı düşünenlerin iki ay daha beklemesinde yarar var. Gram altının kısa vadede 81 liraya kadar gerilemesi bekleniyor. İçeride altını etkileyen bir başka faktör ise dolar TL kuru. Merkez Bankası'nın faizleri indirmesi halinde dolar TL'deki olası yükselişin gram altın fiyatlarını destekleyeceği tahmin ediliyor. Ayrıca ons fiyatlarının 1220-1180 seviyelerine gerilemesi durumunda özellikle Asya tarafından gelecek fiziki talep ile fiyatların toparlanma eğilimi de gram altın fiyatlarını destekleyecek.
Akşam
 
2014'e Endişeli Girdik, 5 Ayda Yüzde 14 Büyüme Yakaladık 
Türkiye'nin önde gelen 250 perakende patronu, Perakende Liderler Konferansı (LİDKO) kapsamında geçen hafta Moskova'da bir araya geldi. İki seçimli 2014'e 17 Aralık operasyonun gölgesinde giren perakende patronlarına yılın ilk 5 ayını ve ikinci yarı beklentilerini sorduk. '2014'e zor bir yıl olacak öngörüsüyle giriklerini anlatan patronlar, sonrasında işlerin tahmin ettiklerinden çok daha iyi gittiğini söylediler. İlk 5 ayda sektörün yüzde 13-14 büyüdüğünü yılın geri kalanında da benzer büyüme bekleyen patronların ortak görüşü, "İkinci yarıdan daha umutluyuz" yönündeydi. Patronların umutlu olma nedenlerinden biri de, İstanbul Shopping Fest. 7-29 Haziran arası gerçekleşecek etkinliğin kazanılan tecrübe ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi gibi birçok kurum tarafından sahiplenilmesinin olumlu katkı getireceğine inanıyorlar. Orka Holding Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, yerel seçim öncesinde başlayan toparlanmanın pozitif etkisiyle nisan ve mayısta hareketli bir dönem yaşadıklarını belirterek, yeni yatırımlara hazırlandıklarını söyledi. Gezi olaylarının tekrarlanmasını beklemediğini söyleyen Orakçıoğlu, 'Mesajlar verildi. Bize düşen sükunetle bu mesajları doğru değerlendirmek' dedi.
Akşam
 
DÜNYA 
El Fetih Ve Hamas Hükümeti Kurdu 
Filistin'de dün tarihi bir gün yaşandı. Batı Şeria'yı yöneten Filistin lideri Mahmud Abbas'ın El Fetih partisi ve Gazze'yi hakimiyeti altında tutan Hamas'ın kurduğu teknokrat hükümeti, 23 Nisan'daki "milli mutabakatın" ardından dün uzlaşı hükümetini açıkladı. Ramallah'taki devlet başkanlığı karargahı Mukata'da düzenlenen törende bakanlar Kuran- ı Kerim'e ya da İncil'e el basarak yemin etti. Hamas'ın daha önce "kurulacak hükümette bulunması zorunlu" diye açıklama yaptığı "Esirler Bakanlığı", hükümette yer almadı. Hükümetin başbakanı ve içişleri bakanı olan Rami Hamdallah, Hamas'ın talep ettiği esirler bakanlığı için öngörülen yetkileri geçici bir süreliğine üzerine aldı. Kabinede Hamas'ın pürüz çıkardığı Riyad Maliki dışişleri bakanlığı koltuğunda. Törenin ardından konuşan Devlet Başkanı Mahmud Abbas, "Bugün uzlaşı hükümetini kurarak ulusal davamıza büyük zarar veren ayrılıkların sona erdiğini açıklıyoruz" dedi. Abbas ayrıca yeni hükümetin, Ortadoğu Dörtlüsü tarafından belirlenen prensiplere (İsrail'i tanımak, şiddeti reddetmek gibi) ve daha önce yapılan anlaşmalara uyacağını söyledi. Hamas televizyonunun eski başbakan olarak duyurduğu İsmail Haniye ise "Bundan sonra medyada ayrılık haberleri okumayacaksınız artık, tek halk olarak devam edeceğiz" dedi.
Hürriyet
 
Takas Amerikan Siyasetini Karıştırdı 
ABD hükümetinin haftasonu Irak ve Afganistan savaşlarında esir düşen son Amerikan askerini de takas yoluyla özgürlüğüne kavuşturması, ABD'de büyük tartışma yarattı. Özellikle Cumhuriyetçi Parti'den Çavuş Bowe Bergdahl'ın serbest bırakılması için Guantanamo askeri hapishanesinde tutulan beş Taliban liderinin Katar'a salıverilmesine karşı çıkanlar oldu. Eleştiriler iki ana eksende toplandı. İlk grup, yapılan operasyona, yönetimin böyle bir anlaşmadan önce yasa gereği Kongre'yi 30 gün öncesinden haberdar etme şartını ihlal ettiğini savunarak karşı çıktı. Guantanamo'da tutulan terör şüphelilerin Kongre'ye bilgi verilmeden serbest bırakılamayacaklarını savunan Kongre üyelerinden Cumhuriyetçi Illinois Milletvekili Adam Kinzinger, "Orta düzey beş Taliban'ın serbest bırakılması benim için şoke edici oldu. Hayal kırıklığına uğradım" dedi. Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi Başkanı Cumhuriyetçi Howard McKeon ve Senato Silahlı Hizmetler Komitesi'nin Cumhuriyetçi grup başkanı Senatör James Inhofe ise yayınladıkları ortak bir açıklamada, Obama Yönetimi'nin bu takasla Kongre'yi haberdar etmeyerek yasaları çiğnediğini savundular. Ortak açıklamada, "Berghdahl'ın serbet bırakılmasıyla duyduğumuz sevinç, Başkan Obama'nın yasaları göz ardı etmeyi seçmesiyle örselendi" denildi. Savunma Bakanı Chuck Hagel ise "Operasyonden önce Bergdahl'ın hayatını tehlikeye atacak bir sızıntı olmasını göze alamazdık" diyerek, Kongre'ye haber verilmemiş olmasını savundu.
Hürriyet
 
En Yaşlı Vekil Tazminat İstiyor 
Yunanistan anamuhalefet partisi Radikal Sol Koalisyon'dan (SYRIZA) Avrupa Parlamentosu'na seçilen Manolis Glezos, Almanya'dan tazminat talep edeceğini açıkladı. Glezos, "İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi dönemi Almanyası'nın Yunanistan'a verdiği zararlar yüzünden tazminat talebimizi gündeme getireceğim" dedi. AP seçimlerinde ülke genelinde 430 bin oy alarak rekor kıran Glezos (92), AP'nin en yaşlı milletvekili. Glezos, siyasî duruşu ve tavrı sebebiyle Yunan halkının gözünde "Millî Kahraman" olarak görülüyor. Yunanistan ile Almanya arasında II. Dünya Savaşı'yla ilgili tazminat konusunda anlaşmazlık bulunuyor. Almanya, Yunanistan'ın tazminat talebine sıcak bakmıyor.
Türkiye 
Fil Avcısı Kral Tahtı Bıraktı 
İspanya'da ailesindeki yolsuzluk skandalları nedeniyle yıpranan Kral Juan Carlos, 39 yıldır oturduğu tahttan çekildi. Carlos tacını 45 yaşındaki oğlu Veliaht Prens Felipe'e bıraktı. Diktatör Francisco Franco'nun ölümünden sonra 1975'te tahta çıkan Carlos 'en popüler kral' olarak anıldı ama oğlu ve damadı hakkındaki yolsuzluk soruşturmaları nedeniyle son yıllarda halkın güvenini yitirdi. Ekonomi krizle boğuşurken Carlos'un Nisan 2012'de Botsvana'da fil avına çıkması tepki çekmişti. Başbakan Mariano Rajoy dün Kral'ın kişisel nedenlerden dolayı tahttan çekildiğini duyururken "Çıkarlarımızın yılmaz savunucusuydu. Demokrasinin en büyük teşvikçisi ve barışın en iyi sembolüydü. Değişim için en uygun zaman" dedi. Sağlığı kötüye giden Car- los kalçasından bir dizi operasyon geçirmişti. Rajoy'un ardından televizyondan 5 dakikalık mesaj yayımlayan Carlos, tahtı bırakma kararını 5 Ocak'ta doğum gününde aldığını belirterek "Bugün yeni enerjileriyle genç nesiller ilk sıraya geçmeyi hak ediyor. Tüm hayatımı adadığım İspanya için en iyisini istiyorum" dedi. Carlos, Belçika ve Hollanda'dan sonra son iki yılda tahtı bırakan üçüncü Avrupalı kral oldu. "Krallar tahttan çekilmez, yatakta ölür" sözüyle bilinen Carlos'un kararı İspanyolları şaşırttı. El Mundo'ya konuşan İspanyollardan bazıları şaka yapıldığını zannederken bazıları inanmadığını belirtti. Kralın istifa kararını verdiği dönem, kızı Prenses Cristina ve damadı İnaki Urdangarin'in yolsuzluktan ifadeye çağrıldığı tarihlere denk geliyor. Urdangarin ve Cristina'yı aile fotoğrafından uzaklaştıran Kral yine de imajını düzeltemedi. Kral'ın kararını martta başbakan ve anamuhalefet lideriyle paylaştığı belirtildi. Tahta geçecek Felipe hukuk ve uluslararası ilişkiler eğitimi aldı. 2004'te eski CNN sunucusu Prenses Letizia'yla evlenen Felipe'nin iki kızı var. El Mundo'nun anketine göre halkın yüzde 85'i Kral'ın ayrılığını doğru bulurken yüzde 66.4'ü de Felipe'e destek veriyor.
Radikal
 
Nihayet Birlikte Hükümet 
Yedi yıldır Hamas'ın Gazze, El Fetih'in Batı Şeria'ya hükmettiği Filistin'de nihayet birlik hükümeti kuruldu. Dün teknoknat bakanlar Ramallah'ta Filistin lideri Mahmud Abbas'ın huzurunda Kur'an ya da İncil'e el basarak yemin etti. 17 üyeli kabinede yer alan Gazzeli 5 bakandan dördü İsrail'in engel çıkarması nedeniyle törene katılamadı. Hamas'ın 'esirler bakanlığı' kurulması talebi kabul edilmezken bu işlerle ilgili yetkiler Başbakan ve İçişleri Bakanı Rami Hamdallah'a tevdi edildi. Hamas'ın itiraz ettiği Riyad Maliki de Dışişleri koltuğuna oturdu. Abbas "Ulusal davamıza büyük zarar veren ayrılıklar sona erdi" derken hükümetin Ortadoğu Dörtlüsü'nün İsrail'i tanımak ve şiddeti reddetmek gibi prensipleri ile önceki anlaşmalara uyacağını söyledi. Hamaslı eski Başbakan İsmail Haniye ise "Tek halk olarak yola devam edeceğiz" dedi. İsrail, Gazze'yi vururken Başbakan Benyamin Netanyahu dünyadan yeni hükümetin tanınmamasını isteyerek "Bu barışı değil, terörü güçlendirir" iddiasında bulundu. ABD ise hükümette Hamas'ın varlığına dair kaygılarını açıkladı.
Radikal
İnternetten milyonlarca fotoğraf kopyalamışlar
Eski ajanları Edward Snowden'ın basına verdiği belgelerle dünya çapında kurdukları dinleme ve takip ağı ifşa olan ABD Ulusal Güvenlik Kurumu'nun (NSA) her gün internetten topladığı milyonlarca fotoğrafla kendisine geniş bir şüpheli veritabanı kurduğu ifade edildi. New York Times gazetesinin, Snowden'ın belgerine dayandırdığı habere göre Amerikalı güvenlik birimleri, kendi veritabanındaki fotoğraflarla internetteki fotoğrafları karşılaştırıyor. Tundra Freeze adlı bu yazılım, söz konusu kişilerde olabilecek büyük değişiklikleri bile fark edebiliyor ve görüntülerin kime ait olduğunu bulabiliyor. Uydudan elde edilen sakallı bir kişiye ait fotoğrafla internetten alınan sakalsız fotoğrafın aynı kişiye ait olup olmadığı tespit edilebiliyor. NSA'in her gün topladığı milyonlarca fotoğraftan ortalama 55 bininin taramaya uygun kalitede olduğu bilgisi de haberde yer aldı.
Akşam
 
SPOR 
G.Kore-Japonya ortak yapımı 2002 Dünya Kupası'nda yer alan Ekvador, tarihinde ilk kez turnuvaya geliyordu. Ellerinde bulundurdukları 'altın jenerasyon' ise taraflı tarafsız herkesin beğenisini kazanıyordu. Kaviedes, Espinoza, Delgado, Tenorio, Hurtado ve De la Cruz, bilgisayar oyunlarında bile popüler hale geliyordu. Bu başarılı topluluğa 2006'da katılan Valencia çıtayı yükselterek son 16'ya kalmalarını sağlıyordu. 2010 Güney Afrika'ya jenerasyon kaybı nedeniyle gidemeyen Ekvador, yeniden toparlanıyor. Kolombiyalı teknik adam Reinaldo Rueda idaresinde Brezilya'ya renk katmaya geliyorlar. Chucho Benitez'in ruhu da yanlarında. Ekvador'un kalesi Barcelona'lı bir eldivene emanet. Ancak bu Barcelona, Ekvador Ligi'nde boy gösteren bir takım. 28 yaşındaki Banguera, 1. tercih olacak gibi duruyor. Arkasından gelen isimler, Dominguez ile Bone. Her ikisi de ülkelerinin liginden kupaya gelecekler. Takımın defans hattında Flamengo forması giyen Frickson Erazo, Brezilya Serie A'yı yakından tanıyor. Ülkede yapılan yeni statları bilmesinin etkisini kullanabilir. Juan Carlos Paredes de ülkesinin en iyi savunmacılarından. Genel anlamda kadro tecrübeli defans elemanlarından oluşuyor. Orta sahaya geçiş yaptığımızda elbette ki Manchester United'ın yıldızı Antonio Valencia adı öne çıkacaktır. Sağ kanat oynayan Valencia, ulusal takımda mevkii ayırt etmeden ciddi sorumluluklar alıyor. 28 yaşındaki yıldızın da ağırlığını koyması gerekiyor. 32 yaşında Suudi Arabistan'da Al-Hilal ekibinde yer alan Castillo deneyimiyle öne çıkabilir. Ancak orta alanda kontrolü elinde tutacak oyuncu, Noboa olacak. Dinamo Moskova forması giyen 29 yaşındaki futbolcu, teknik patron Rueda'nın önemli kozlarından. Hollanda'nın gençleriyle ünlü Vitesse takımından gelen Ibarra da şans bulursa adını duyurabilir. 2002 ve 2006 Dünya Kupası kadrolarına oranla daha sönük bir forvet hattı mevcut. Birleşik Arap Emirlikleri takımı Al-Jazira'da top koşturan Felipe Caicedo, ilk seçenek olacaktır. Meksika'da oynayan Ayovi ile Enner Valencia da kadroda.
Milliyet
 
Beko Basketbol Ligi finalinin ilk maçında bugün karşılaşacak olan F.Bahçe Ülker ile G.Saray'ın koçları ve kaptanları basın toplantısı yaptı. Ülker Arena'da saat 21.00'de oynanacak ilk maç öncesi Aslan'ın hocası Ergin Ataman, "Banvit gibi güçlü bir ekibi yenerek finale geldik. Şampiyonluk unvanımızı korumak için en iyi mücadelemizi vereceğiz" diye konuştu. Fener'in Koçu Obradovic, toplantıda kupanın Ataman'a daha yakın olduğunu belirtip "İskemlemi kaydırıp kupaya yaklaşayım" esprisini yaptı ve "İki büyük takım, müthiş bir final serisi oynayacak. G.Saray zorlu rakip, saygı duyuyoruz. Uzunların faul problemini nasıl çözeceğimizi Ataman'a sormalıyız" dedi. G.Saray kaptanı Ender Arslan, "İlk maçı kazanıp saha avantajını elimize almak istiyoruz" derken Ömer Onan "3-0 Karşıyaka demiştim. Şimdi de 4-0 G.Saray diyorum" diye konuştu. Seri boyunca Fener, G.Saray yönetimi için özel loca ayıracak, Aslan da Fenerliler'e A.İpekçi'de güvenli bir yer ayarlayacak.
Star
 
Sporun her braşında birbirlerine karşı mücadele eden Fenerbahçe ile Galatasaray'ın, lisanslı ürünlerinin satıldığı mağazaları arasında da büyük bir rekabet yaşanırken, Sarı- Lacivertliler'in Fenerium'u, şirket ve net satışta Sarı-Kırmızılılar'ın GSStore'una büyük fark attı. Fenerium 2013 yılında 92.4 milyon euro gelir elde ederken, GSStore 66.1 milyon lirada kaldı. Fenerium, 2014 yılında 112.3, 2015'te 136.4, 2016'da 160 milyon ve 2017'de ise 181.9 milyon liralık satış yapmayı hedefliyor. Bu değerlere göre hesaplanan FAVÖK marjları arasında Fenerbahçe lehine büyük bir fark söz konusu. Öte yandan Fenerium cirosunun içinde yüzde 6.8 oranında isim hakları geliri var, bu rakam karlılığı aynı oranda arttırıyor. İsim hakları geliri dikkate alınmazsa FAVÖK marjı yüzde 22.4'e geriliyor. Bu rakam yine de GSStore'un gelirinin çok üzerinde. Bu arada 93 mağaza ve 10 bin 41 metre kare satış alanı ile 81 mağaza ve 9 bin 78 metre kare satış alanına sahip G.Saray'ın önünde olan Fenerbahçe, yurt dışına açılırken, 2015'te mağaza sayısını 100'e çıkartmayı planlıyor.
Star
 
İki ezeli rakibi Galatasaray Liv Hospital ile Fenerbahçe Ülker'i karşı karşıya getirecek olan Beko Basketbol Ligi'nde 2013-2014 sezonunun play-off final serisi bugün başlıyor. Serinin ilk maçı bugün saat 21.00'de Ülker Sports Arena'da oynanacak. Mücadeleyi Fatih Söylemezoğlu, Engin Kennerman ve Murat Biricik hakem üçlüsü yönetecek. Ligin normal sezonunu ikinci sırada bitiren Fenerbahçe Ülker ile dördüncü sıradan play-off mücadelesine başlayan Galatasaray Liv Hospital, final serisinde 4 galibiyet alarak şampiyonluğa ulaşmaya çalışacak. Play-off mücadelesine çeyrek finalde Uşak Sportif ile eşleşerek başlayan Fenerbahçe Ülker, rakibine iki maçta da üstünlük kurarak yarı finale yükseldi. İlk maçta sahasında Uşak Sportif'i 87-75 mağlup eden sarı-lacivertli ekip, deplasmandaki mücadeleyi de 100-62 kazanarak adını yarı finale yazdırdı. Yarı finalde Pınar Karşıyaka'nın karşısına çıkan Fenerbahçe Ülker, yine tüm maçlarını kazanarak finale yükseldi. İstanbul'daki ilk iki maçta İzmir temsilcisini 88-69 ve 94-83 mağlup eden sarı-lacivertli ekip, serinin son maçında rakibine 74-67 üstünlük kurdu ve finale çıkan ilk takım oldu. Finalde Fenerbahçe Ülker'in rakibi olan Galatasaray Liv Hospital ise rakibine göre daha zorlu maçlar yaptı. Çeyrek finalde Beşiktaş İntegral Forex'in karşısına çıkan sarı-kırmızılı ekip, Abdi İpekçi Spor Salonu'ndaki karşılaşmada siyah-beyazlı ekibe 72-70 yenildi. Serinin ikinci maçında deplasmanda rakibine 66-64 üstünlük kuran Galatasaray Liv Hospital, taraftarı önündeki serinin son mücadelesini 78-65 kazanarak yarı finale çıkma başarısı gösterdi. Yarı finalde normal sezonu sadece iki yenilgiyle lider olarak tamamlayan Banvit'in rakibi olan sarı-kırmızılı takım, Bandırma temsilcisine de bir kez yenilerek finale çıktı. İlk iki maçı deplasmanda yapan Galatasaray Liv Hospital, ilk karşılaşmayı 67-57 kazandı. İkinci maçta rakibine 69-67 yenilen sarı-kırmızılı ekip, İstanbul'daki karşılaşmalarda Banvit'e şans vermedi. Abdi İpekçi Spor Salonu'ndaki karşılaşmalarda rakibine 76-71 ve 73-66 üstünlük kuran Galatasaray Liv Hospital, finale adını yazdırdı.
Radikal
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme