4 Haziran 2014 Çarşamba

04.06.2014 Genel Gündem

04.06.2014

GÜNDEM

Kaçak Maden Ocağında Göçük
Şırnak'ın Toptepe köyü yakınlarında maden ocakları mevkiinde bulunan özel bir şirkete ait 2 Nolu kömür ocağında meydana gelen göçükte kalan İbrahim Saknak (27) hayatını kaybetti. Göçüğün meydana geldiği maden ocağına afad, Sivil Savunma ve Jandarma ekipleri sevk edildi. Madende çalışan işçiler ile AFAD ve Sivil Savunma ekiplerinin 3 saatlik çalışması sonucu göçük altında kalan İbrahim Saknak'ın cenazesi çıkarıldı. Çıkarılan işçinin cenazesi Şırnak Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Olay yerine gelen Şırnak Valisi Hasan İpek, göçüğün meydana geldiği kömür ocağının kaçak olduğunu ifade etti.
Milliyet

Kızlarımız İmam Hatipte Yatılı Okurken Kaçırıldı
Çocukları PKK tarafından kaçırılan ailelerin oturma eylemi sürüyor Eyleme katılım her geçen gün artarken, kaçırılan gençlerle ilgili farklı hikâyeler de su yüzüne çıkıyor. Van'dan Diyarbakır'a gelen Çağan ve Deniz Aileleri, çocukları Mihriban ve Sevgi'nin imam hatip lisesinde okurken dağa kaçırıldığını söyledi. Kızlarının fotoğraflarını ellerinden düşürmeyen aileler, okula gönderdikleri kızlarından bir daha haber alamamış. Van Erciş İmam Hatip Lisesi 2'nci sınıfta yatılı okuyan Mihriban Çağan'ın (16) annesi Songül Çağan, kızının sağlık sorunları olduğunu ve okumak istediğini söyledi. Sevgi Deniz'in (16) annesi Sünye Deniz de kızının yaşının küçük olduğunu ifade ederek "Lütfen çocuklarımızı bize geri verin" dedi. Erzurum'da çobanlık yaparak geçimini sağlayan Lütfiye Bozoğlu, 2 ay önce kandırılarak dağa götürülen 20 yaşındaki oğlu Sedat Bozoğlu'na kavuşmak için ineklerini satarak Diyarbakır'a geldi. Bozoğlu ailesinin de tek hayali çocuklarına kavuşmak.
Akşam


Kabil'e 'Saldırganları Bulun' Notası
Afganistan'ın Pakistan sınırındaki Nangerhar vilayetinde polis merkezi inşaatında çalışanları taşıyan servis aracına düzenlenen intihar saldırısında ikisi mühendis üç Türk'ün can vermesi sonrası Türkiye, saldırıyı gerçekleştirenlerin bulunması için Afganistan yönetimine nota verdi. Notada olayın aydınlatılması için her türlü çabanın gösterilmesi istenirken, Türkiye'nin de Afgan makamlarına gereken desteği vereceği belirtildi. Olayın intihar saldırısı olup olmadığının tam netleşmediği bildirildi. Afgan güvenlik makamlarının, saldırının üzerine bomba düzeneğiyle konulmuş motosikletin uzaktan kumandayla patlatılmış olması ihtimali üzerinde duruyor. Bombalı saldırıda ağır yaralanan EMTA İnşaat çalışanlarından mühendis Ahmet Şahinoğlu'nun, ABD ve koalisyon güçlerinin kullandığı ülkedeki en büyük hava üssü olan Bagram'daki askeri hastaneye kaldırıldığı bildirildi. Olay yerinden helikopterle üsteki hastaneye götürülen ve beyin cerrahisi bölümünde ameliyata alınan Şahinoğlu'nun durumunun iyi olduğu, kendisine Kâbil Büyükelçiliği Sağlık Müşaviri'nin refakat ettiği belirtildi. Türkiye, can güvenliğinin riskli olduğu ülkelerdeki büyükelçiliklerinde sağlık müşaviri de bulunduruyor. Şahinoğlu, seyahat edebilecek duruma kavuştuktan sonra Türkiye'ye getirilecek. Saldırıda yaşamını yitiren Fuat Taş, Ümit Ünal ve Halil Gül'ün cenazeleri ise Kâbil'de Mehmed Serdar Han Askeri Hastanesi'nin morguna kaldırıldı. İşlemlerin tamamlanmasından sonra cenazelerin bugün THY uçağı ile İstanbul'a getirilmesi bekleniyor.
Radikal

Ysk: Seçsis, Kriptolu İnternete Kapalı Özel Ağ
Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) kullandığı sandık sonuçlarının girilip paylaşıldığı kısa adıyla SEÇSİS sisteminin sertifikasız olduğunun ortaya çıkması büyük tartışma yarattı. Adalet Bakanlığı yetkilileri "SEÇSİS sisteminin UYAP'la ilgisi yok. Server'ları ayrı. Mühendisleri, kodlamaları, şifreleri farklı. Sertifika konusu ise YSK ile ilgili" açıklaması yaptılar. YSK'nın internet sitesinde ise SEÇSİS'le ilgili 'Verileri kriptolu, kurum personelinden başkasının erişimine ve internete tümüyle kapalı YSK Kurum Ağı' değerlendirmesi yapılması dikkat çekti. Dün Radikal'de Ezgi Başaran, Teknopark'ta görevli yazılım sistemlerinin güvenliği konusunda uzmanlaş bir mühendisin Bilgi Edinme Kanunu'nu kullanarak, İTÜ'ye bağlı Ulusal Yazılım Sertifikasyon Merkezi'ne (UYSM) "SEÇSİS'in sertifikasyonu var mıdır?" diye sorduğunu ve "SEÇSİS'in UYSM sertifikasyonu yoktur" yanıtını aldığını yazdı. CHP'li Sezgin Tanrıkulu, YSK'nın kullandığı sistemin sertifikasının olmamasını büyük bir skandal olarak tanımlarken, CHP'nin bilişim konusundaki uzman vekili, Genel Başkan Yardımcısı Emrehan Halıcı da sertifikasyon alınsa bile bunun sistemin güvenli olacağı anlamına gelmeyeceğini ifade etti. YSK'nın internet sitesinde ise şöyle denildi: "SEÇSİS yazılımı Java programlama dili ile web tabanlı olarak HAVELSAN A.Ş. mühendisleri ile kurumumuzun uzman personelinin ortak çalışması sonucu hazırlanan özgün bir yazılım olup Oracle veri tabanı üzerinde çalışmaktadır. Bu sistemlerin tümü, 'YSK Kurum Ağı' olarak adlandırılan personelden başkasının erişimine ve internete tümüyle kapalı, verilerin iletişim sırasında kriptolandığı özel bir ağ ile birbirlerine bağlı olarak çalışmaktadır MS-Windows işletim sisteminin, internete kapalı özel bir ağ bağlamında ve merkezdeki veriler ve uygulama programları açısından herhangi bir güvenlik sorununa kaynaklık etmesi söz konusu olamaz"
Radikal


EKONOMİ

Gram Altın 84, 7161  - 84, 8502                          
ABD Doları 2, 1179-2, 1203/  Euro 2, 8840-2, 8868/ İngiliz Sterlini 3, 5431-3, 5431

İndi Bindi 250 TL
Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) Başkanı Fevzi Apaydın'ın tek aday olarak girdiği 30'uncu Genel Kurul'da oy kullanan delegelere harçlık olarak zarf içinde 250'şer lira dağıtıldı. 5 bin delegesi bulunan federasyon, bütçesinden bunun için 1 milyon 260 bin lira ayırmak zorunda kaldı. Ancak ne kadar ödeme yapıldığı katılım sayısının kesinleşmesiyle belli olacak. Kongreye 4 binin üzerinde delegenin katıldığı öğrenildi. Harçlığın yanı sıra yol, otel, yemek paraları ve hediyelerle birlikte kongrenin federasyona maliyetinin 5 milyon lirayı bulduğu tahmin ediliyor. Dağıtılan paranın bir federasyon geleneği olduğunu söyleyen başkan Apaydın da, "Yoksa sana bana oy vermek için gelmezler" dedi. TŞOF Genel Kurulu dün sabah Başbakan Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla ATO Congresium'da başladı. Kongre salonuna girişinde delegeler hediye yağmuruna tutuldu. Stand önünde sıraya giren delegelere içinde ipek kravat, deri cüzdan, deri anahtarlık, deri kemer olan çantalar dağıtıldı. Yol, yemek ve 5 yıldızlı otellerde konaklama giderleri karşılanan delegelere en büyük sürpriz ise üstünde hediye kartı yazan zarflar oldu. Her delegeye kimlik ibrazı ve imza karşılığında zarf içinde 250 lira verildi. Parayı alan delegeler de "Biz şoför esnafıyız. Kongre nedeniyle iki gün işimizi bırakıyoruz. Bu para zararımızı kapatıyor" yorumunda bulundular. TŞOF'un 30. Genel Kurulu'na tek aday olarak giren Fevzi Apaydın da Hürriyet'e uygulamanın geleneksel olarak yıllardır devam ettiğini söyledi. "2010 seçiminde 200'er lira vermiştik. Aslında bu yıl 300 lira vermemiz gerekiyordu, ancak paramız olmadığı için 250 lira verdik" açıklamasını yapan Apaydın, "Arkadaşlarımız işlerini bırakıp geliyor. İki günlük mesai karşılığında bu parayı harçlık olarak veriyoruz. Adaleti sağlamamız gerekiyor. Aslında bütün federasyonlar güçleri oranında bu tür şeyler yapıyorlar. Biz Türkiye'de en çok üyesi olan federasyonuz. Dolayısıyla rakamlar da büyük oluyor" dedi.
Hürriyet

Yeni Amiral Gemi İçin Kolları Sıvadı
Atatürk Havalimanı Türkiye'nın dışa açılan en büyük kapısı. Son yıllarda yolcu ve uçuş sayısı ile öylesine büyüdü ki işletmecisi olan TAV Grubu'nu da beraberinde sürükledi. İstanbul'dan yola çıkan TAV dünyanın dört bir tarafında havalimanı inşa eden ve işleten bir dev haline geldi. Son rakamları önceki akşam bir basın toplantısı gerçekleştiren TAV Grubu CEO'su Sani Şener verdi: "145 milyon dolarlık ciro 1.6 milyar dolara çıkmış, 10 milyon olan yolcumuz 84 milyona çıkmış. 1314 olan çalışanımız 23 bin 706'ya çıkmış ve EBİTDA'mız 22 milyon dolarken 527 milyon dolara çıkmış, yani 24 kat büyümüş." Yıllardır Şener'in 'amiral gemimiz' dediği Atatürk Havalimanı'nda TAV'ın işletme süresi 2021 yılında bitiyor. Yeni yapılacak havalimanı bu tarihten önce biterse Atatürk Havalimanı'nın kapatılması 2021 yılından önce olacak. Peki, en geç 7 yıl içinde amiral gemisi elinden uçacak olan TAV için bu tarihten sonra yokuş aşağı bir iniş mi başlayacak? CEO Sani Şener'in verdiği bilgilere göre TAV önümüzdeki 7 yılı boş geçirmeyecek ve Atatürk Havalimanı'nın boşluğunu doldurmak için çalışacak. Şener, TAV Havalimanları içerisinde İstanbul'un cirosunun yüzde 44, faiz ve vergi öncesi karının yüzde 55 yer tuttuğuna dikkat çekerek şunları söylüyor: "Demek ki biz İstanbul gibi bir önemli değerin üstüne bir İstanbul daha koyduk. Yani İstanbul 2021'de bizden gittikten sonra, bir amiral gemimiz gidecek ama öbür amiral gemimiz de duracak. Bu havalimanlarındaki yolcu sayımız 38 milyon. Bu yolcu sayısı Münih Havalimanı'na eşit. Demek ki biz geçtiğimiz 7 yılda bir İstanbul yaratmışız, önümüzdeki 7 yılda da bir İstanbul daha yaratabiliriz. Bir amiral gemimizi emekliliğe sevk ederken, ikinci bir İstanbul'u da oraya koymalıyız" TAV Havalimanları'nın Fransız Aeroports de Paris'e (ADP) iki yıl önceki hisse satışından sonra Türkiye'ye 1 milyar dolara yakın paranın girdiğini hatırlatan Şener, "Beraber 38 havalimanı olmuşuz, beraber 272 milyon yolcuya değiyoruz. Bir birimizi tamamlayarak çok ciddi bir büyüme yaratıyoruz. 38 havalimanı ve 272 milyon yolcu ile TAV-ADP, dünyanın en büyük havalimanı işletmeciliği platformunu kurmuş vaziyette. Buna rağmen küresel pazarın yüzde 14'ünde olabilmişiz. Geriye kalan yüzde 86'lık daha büyük bir pazar var" diye konuştu.
Hürriyet

Erdoğan İkna Olmadı!
Başbakan Tayyip Erdoğan, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın faiz konusundaki yaklaşımlarını kabul etmediğini ve faizin düşmesi halinde enflasyonun da düşeceğini belirterek, Merkez Bankası'nın faiz indirimleri yönünde hemen yeni adımlar atmasını temenni ettiğini söyledi. Başbakan Erdoğan, TBMM grup toplantısı çıkışında gazetecilerin, "Merkez Bankası Başkanı'nın sunumunundan tatmin oldunuz mu?" sorusunu yanıtladı. Merkez Bankası Başkanı Başçı'nın Bakanlar Kurulu'nda sunum yaptığını hatırlatan Erdoğan bunun altı ayda bir yapılan rutin bir sunum olduğunu belirtti. Erdoğan şöyle konuştu: "Yaklaşımlarını asla olumlu, doğru bulmuyorum. Bu durum da kendisine iletilmiştir. Benim bir iddiam var. Köşe yazarları şöyle yazmış böyle yazmış bunları kabul etmiyorum. Ben diyorum ki faiz yüksek ise enflasyon da yüksektir. Faiz sebeptir, enflasyon neticedir. İşte buyurun bakın bu ayın enflasyon değerleri de açıklandı. Enflasyon düşmüyor. Niye? Faizler yüksek. Enflasyon iki haneli rakamı zorluyor şu anda. Önümüzdeki aydan itibaren düşecek yaklaşımı söz konusu. Göreceğiz. Enflasyon düşerse faizler düşer, yoksa düşmez. Şu anda piyasa faizi nerede, merkez bankasının faizi nerede. Her zaman şunu söyledim. Faiz, enflasyon doğru orantılı.Ocaktaki 5 puanlık artış enflasyonu tahrik etti. Temenni ederim ki eski seviyesine gelir.
Hürriyet

Zirve Yaptı İniş Zamanı
Enflasyon mayısta gıda ve alkolsüz içecekler grubunda bir önceki aya göre gerçekleşen düşüşün etkisiyle yüzde 0.4 ile beklentilerin altında gerçekleşirken, yıllık TÜFE baz etkisiyle yüzde 9.66'ya yükseldi ve 25 ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Ancak, mayıs enflasyonun bu yıl içindeki tepe noktasına ulaştığını ve hazirandan itibaren düşüşe başlayacağını belirten analistler, verilerin Merkez Bankası'ndan yeni faiz indirimlerini destekler nitelikte olduğunu söyledi. Yurtiçi Üretici Fiyat Endeksi mayıs ayında yüzde 0.52 gerilerken, yıllık artış yüzde 11.28 oldu. Ana harcama gruplarında en yüksek aylık artış yüzde 9.19 ile giyim ve ayakkabı grubunda gerçekleşti. Aylık bazda en fazla düşüş gösteren ana harcama grubu yüzde 1.35 ile gıda ve alkolsüz içecekler oldu. Ulaştırmada yüzde 0.50, ev eşyasında yüzde 0.16, alkollü içecekler ve tütünde yüzde 0.15, haberleşmede yüzde 0.11 düşüş oldu. Garanti Yatırım Başekonomisti Gizem Öztok Altınsaç, elektrik ile doğalgazda zam olmaması ve TL'de ciddi değer kaybı gerçekleşmemesi varsayımı altında 12 aylık vadede enflasyonun yüzde 6'ya kadar düşme olasılığı olduğunu belirterek, "24 Haziran'da yapılacak olan PPK toplantısında 50 baz puanlık bir indirim bekliyoruz. Yılın tamamında ise şu an yüzde 9.5 olan politika faizinin yüzde 8'e çekileceğini bekliyoruz" dedi.
Milliyet

Azeriler Turkiye'den Yayılacak
Guliyev, "İlk etapta bir tane Avrupa, diğeri de Suudi arabistan'da olmak üzere iki şube açmayı planlıyoruz" dedi. Invest AZ, hisse senedi satışları, tahvil, varlık yönetimi, Forex işlemleri ve kendi bünyesinde geliştirdiği 11 yatırım ürünü ile müşterilerine hizmet veriyor. Şu anda 40 milyon TL varlık yöneten ve 1.000 müşterisi bulunan şirketin hedefleri büyük. Invest AZ, 2023 yılına kadar 7 milyon yatırımcıya ulaşmayı hedefliyor. Şirket bu hedefe ulaşabilmek için geçen yılki stratejisini marka bilinirliği üzerine odaklamış. Guliyev, ayrıca teknolojik altyapıyı da güçlendirdiklerini, müşterilerine tek platform üzerinden işlem imkanı sağladıklarını kaydetti. Şirket, teknoloji için 1.5-2 milyon dolar yatırım yapmış durumda. Yayınevi kurdu "Yatırım yapmak herkesin hakkı" diyen Guliyev, yatırımcıyı finansal bilgi ile donatmak üzere eğitim paketleri hazırladıklarını ve Invest AZ Yayınları'nı kurduklarını söyledi. Guliyev, "Yatırımcılara tek hesap üzerinden tüm yatırımlarını yönetebildikleri 'Yatırımcı Dostu Ekran' platformunu sunuyoruz. Yatırım Matrix'i dediğimiz bu platformla tüm hesaplar tek ekran üzerinden yönetilebiliyor.Bu platform bilinçli yatırımcıya giden taşlardan biri" diye konuştu. "Türkiye bir parlayan yıldız olarak markalaşmış durumda. Müslüman ülkeler arasında ilk 3'e giren bir ülke" diyen Guliyev, İstanbul'un finans merkezi hedefi olduğunu, bu hedefe ulaşmak için hukuksal, teknolojik ve insani yatırımlar yapılması gerektiğini hatırlattı. Öte yandan, Körfez ülkelerinin Türkiye'ye yoğun ilgisi olduğunu, yatırıma gelmek istediklerini belirten Guliyev şöyle devam etti: "Özellikle forex yatırımları yapmak istiyorlar ancak, forex işlemlerinde yabancılardan vergi istenmesi yatırımları engelliyor. Bu sorunun çözümlenmesini bekliyoruz. Türkiye, yabancı yatırımcının yatırım yapması yönündeki engelleri kaldırmalı. Dünyada para güvenli liman arıyor. Türkiye, bu güveni verebilir."
Milliyet

Binlerce Kişiyi İcradan Kurtaracak Model Yolda
Türkiye Noterler Birliği, hem alacaklıyı hem borçluyu rahatlatacak model önerdi. Birlik ve Adalet Bakanlığı'nın üzerinde çalıştığı Macaristan modeline göre, elektrik, telefon borcu gibi küçük alacaklar, doğrudan icraya gitmek yerine, önce noterlere iletilecek. Noter de borçlu vatandaşa resmi bir ihtar yollayarak 'borcunu öde' diyecek. Bu aşamada ödeme yapılmazsa haciz süreci başlayacak. Bu yöntemle hem tahsilatın artırılması sağlanacak hem borçlu vatandaşın ekstra bedel ödemesi önlenecek, icra dairelerinin yükü azalacak. Adalet Bakanlığı verilerine göre yıllık ortalama 18 milyon dava dosyasına bakılıyor. 2013 yılı içinde bir önceki yıldan devreden 11 milyon 872 bin 523 icra davası bulunuyor. Yıl içinde açılan 5 milyon 840 bin 414 dava eklendiğinde toplam dava sayısı 17 milyon 713 bin 942'ye ulaşıyor. Noterler Birliği Başkanı Yunus Tutar, bu yöntemle tahsilatta yüzde 60 artış yaşanacağını, kamunun tahsilat oranının arttığını, vatandaşın ise küçük borçlar sebebiyle mahkemeye gitmediğini söyledi. Tutar, mahkemelerde iş yükü sebebiyle 3-4 ayı bulan mirasçılık belgesi alma süresinin noterde 10 dakikaya düştüğünü de anlattı.
Türkiye

102 Ülkeden 7 Bin İşadamı Müsiad'ın Fuarına Geliyor
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Nail Olpak, bu yıl düzenleyecekleri 15. MÜSİAD Uluslararası Fuarı'na 102 ülkeden 7 bin yabancı işadamının katılımını hedeflediklerini söyledi. MÜSİAD tarafından iki yılda bir düzenlenen Uluslararası Ticaret Fuar ve İş Forumu'nun basın lansmanı Genel Başkan Nail Olpak'ın katılımıyla gerçekleştirildi. Olpak,26- 30 Kasım'da CNR Fuar Merkezi'nde düzenlenecek fuarın aynı zamanda 'Küresel Finans Sistemine Bakış ve Yeni Yönelimler' temasını işleyecek olan 18. Uluslararası İş Forumu'na da ev sahipliği yapacağını dile getirdi. Olpak, 2012'deki fuarın 92 ülkeden 5 bin 140 yabancı işadamı ve Türkiye genelinden 150 bin işadamını buluşturduğunu anımsattı. Olpak ayrıca bu yıl fuarda Rusya, Kazakistan, Türkmenistan, Nijerya, Libya, Pakistan, Sudan, Güney Afrika, Fas, Cezayir, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar'ın katılımıyla, ikili iş görüşmeleri yapılacağı ve bu 14 ülkenini ticari ilişkilerin geliştirilmesi gereken hedef ülke seçtiklerini de belirtti.
Star

Vodafone'la Bu Yaz 18 Ülkede 4g Deneyimi
Red abonelerine Portekiz, İtalya, Romanya, Yunanistan ve İspanya'da 4G dolaşım hizmeti sunmaya başlayan Vodafone Türkiye, yaz aylarında 4G dolaşımın kullanılabileceği ülke sayısını 18'e çıkaracak. Bu teknolojiden yararlanacak Red bireysel ve Red Business aboneleri, Türkiye'deki tarifeleri üzerinden ücretlendirilecek. Vodafone Türkiye CEO'su Gökhan Öğüt ile Teknolojiden Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Jorge Fernandes, 4G uluslararası dolaşım hizmetini Lizbon'da duyurdu. Vodafone Türkiye'nin SIM kartları ile 4G teknolojisinin sunduğu mobil internet en yüksek hız seviyelerine ulaşılırken bu hizmetle Türkiye, Vodafone ülkeleri içinde 4G lansmanı yapılmadan 4G uluslararası dolaşım hizmetini başlatan ilk ülke oldu. Vodafone Türkiye CEO'su Öğüt, Türkiye'de 4G'ye liderlik etmeye hazır olduklarını belirterek, "Vodafone Türkiye olarak Türkiye'nin uçtan uca dijital kalkınmasını sağlamak için yatırımlarımıza hız vererek Dijital Dönüşüm Hareketi'ni ilan ettik. Bu kapsamda önümüzdeki iki yılda 2 milyar TL'nin üzerinde yatırım planımızın olduğunu duyurduk" dedi. Vodafone Türkiye'nin 4G hazırlıkları hakkında da bilgi veren Öğüt, şunları söyledi: "Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun 4G'yi Türkiye'de canlı yayına alma hedefine yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Vodafone'un 14 ülkede 4G deneyimi var. Türkiye'de de hazırlıklar konusunda çok iyi noktadayız. Ancak bazı şeyler daha gerekiyor. Öncelikle toplam 230 bin km fiber altyapı yeterli değil. Bunun artması lazım. Adil rekabet için fiber altyapı regülasyonunda değişiklik yapılmalı. Fiber için kazı yapmak sorun. Yüksek fiyatlarla paylaşım mümkün olmuyor. 4G için yeni bant tesisi gerekiyor. Frekans kullanım ücretlerinin düzenlenmesi, yerel üretimle 4G cihaz sayısının artması ve yeni cihazlar için vergi muafiyeti olmalı." Öğüt, Türkiye'de 4G hizmeti vermeye en erken 2015 sonu, en geç 2016 başında geçmeyi öngördüklerini anlattı. Öğüt "Eğer bu şekilde devam edersek en geç 2016 başında 4G'ye geçeriz. 800 Mhz frekansı Nisan 2015'te serbest kalacak. Ardından ihaleler vs. ile 2016 başını bulur. Bu da gerekli hazırlıkları yapmamız için yeterli bir süre" dedi. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Fernandes ise "Geçen yılın temmuz ayında LTE-Advanced testiyle tek modem kullanarak 300.1 Mbps ile en yüksek mobil hıza ulaşan operatör olduk. 4G uluslararası dolaşımının Türkiye'den yurt dışına giden müşterilerin bu teknoloji ile tanışması ve deneyimlemesi açısından öncü bir aksiyon olduğunu düşünüyorum" dedi.
Star

Tüsıad'daki Hak-Hukuk Çağrısı, Bursa Tesisinde 'Tezek Kokusu'na Karıştı!
1 Mayıs'ta işçi hakları bildirisi yayımlayıp "Emeğe ve çalışan haklarına saygı demokrasi kültürünün vazgeçilmezidir" diyen açıklaması yapan TÜSİAD'ın Başkanı Muharrem Yılmaz'ın patronu olduğu SÜTAŞ fabrikasında tezek skandalı patladı! Çalışanların e-devlet şifrelerini alıp sendikaya başvuranları belirleyen fabrika yönetimi, işçileri teker teker işten çıkarmaya başladı. Son olarak 15 çalışan işten atılınca Tekgıda-İş Sendikası fabrikada grev kararı aldı. Bu süreçte Bursa-Karacabey ve Aksaray'daki SÜTAŞ fabrikalarındaki 56 çalışanın işe iadesi için 40 gündür fabrika önünde eylem yapan işçileri yıldırmak için ilginç bir taktiğe başvuruldu. İlk günlerde fabrika önünde oturan işçilerin görülmemesi için tesisin etrafını tırlarla kapatan yönetim, işçileri dağıtamayınca eylem alanına 13 ton sıvılaştırılmış tezek döktü. Eylemdeki işçilerin kokuya dayanamayıp alanı terk etmesini bekleyen yönetim, fabrika kokuya gelen sineklerle dolunca döktüğü pisliği temizleyip, civar köyleri de ilaçlamak zorunda kaldı. Fabrika yönetimin işçileri yıldırmak için elinden geleni yaptığını belirten Tekgıda-İş Sendikası Bursa Bölge Örgütlenme Sorumlusu Suat Karlıkaya, "Önceleri eylemimiz duyulmasın diye TIR'larla etrafımızı sardılar. Trafik polislerini aradık, gelmediler. Sonra da pislik döktüler. Burası bir gıda fabrikası hayvan pisliği dökülmesi büyük hata" dedi. Amacının İLO normlarına uygun 4857 sayılı iş yasasına uygun bir çalışma sistemi olduğuna dikkat çeken Karlıkaya şunları kaydetti: "Sütaş işçisinin talebi sendikalı, toplu iş sözleşmeli bir çalışma hayatı. Buna ulaşmak için Sütaş bünyesindeki 850 sendikalı sayısının 1000'e ulaşması gerekiyor. Sütaş yönetimi sendikalı sayısının artmaması için işçilere baskı yapmaya başladı." Sendika sorumlusu Karlıkaya ayrıca "2012'de işten çıkardığı 30 kişiye ek olarak Karacabey'de 14, Aksaray'da 12 işçiyi devlet şifresi vermemek için işten çıkardılar. Çıkarılmayanlar üzerinde de büyük baskı var. Amacımız işlerinin başına geri dönmesi" diye konuştu.
Akşam

'Taşeron'dan Önce Son Kaçış
Taşeron işçi çalıştıran işyerlerine yeni kurallar getiren yasa düzenlemesi çıkmadan, bazı işyerleri çalışanlarına "geriye dönük hakkım yoktur" yazısı imzalatmaya başladı. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Başkanı Kani Beko "Bu tamamen hukuksuz bir uygulama" dedi. Bazı işyerlerinde taşeron çalışanlara imzalatılan metinde, "Hak kazandığım normal ücret, fazla mesai ücreti, hafta tatili ve genel tatil, ulusal bayram tatili ücretleri ve diğer sosyal yardımlar ile yıllık ücretli izin de dahil olmak üzere bütün ücretlerimi aldığımı, bu sebeplerle hiçbir hak ve alacağımın kalmadığın bunlardan dolayı her türlü dava haklarımdan feragat ettiğimi, işveren ve vekilini tamamen serbest irademle ibra ettiğimi beyan ederim" yazıyor. Söz konusu ibranamelerin, taşeron yasasının meclis görüşmeleri yapılmadan imzalatılması dikkat çekiyor. Bugün itibariyle meclis görüşmeleri başlayacak olan taşeron yasa tasarısında, ana işverenin de taşeron çalışanın maaşından olması öngörülüyor. Buna göre işverenler alt işverene iş verse de, taşeron işçilerin maaşlarını ve izinlerini takip edip; gerekirse hakedişten kesip ödemek veya iznini kullandırmakla yükümlü olacak. Alt işveren değişse de, aynı işyerinde çalışan taşeron işçinin yıllık izin hakkı olacak. Ayrıca iş sağlığı ve güvenliği koşullarından da ana işveren sorumlu tutulacak. DİSK Başkanı Kani Beko, çalışanlara imzalatılmak istenen ibranamelerin yasalara aykırı olduğunu söyledi. Beko, "Geriye dönük olara hakların alındığına dair imzalatılan metinler suç niteliği taşıyor. Bu tür girişimlerin hepsi yasadışıdır" dedi.
Radikal

DÜNYA
Ayet El Sisi Sosyal Medyada
Mısır'da Cumhurbaşkanı seçilen Abdülfettah El Sisi'nin kızının ilk kez fotoğrafı yayınlandı. Sisi'nin kızı Ayet El Sisi'nin fotoğrafları Dubai merkezli Al Arabiya yayın kuruluşunda yayınlandıktan sonra sosyal medyada yayıldı. Mısır'ın müstakbel first-kızı olan Ayet'in pembe başörtüsüyle arkadaşlarıyla görüldüğü bir kare ve yine eşiyle birlikte yer aldığı bir başka fotoğrafı kısa süre içinde büyük ilgi gördü. Twitter'daki paylaşımlarda, Sisi'nin kızından çoğunlukla "saygılı ve nazik bir kadın" olarak bahsedildi. Öte yandan, bazı sosyal medya kullanıcıları ise Sisi'nin kızına verdiği isme tepki gösterdi. Sisi'nin ailesi, geçen yılki darbenin ardından girdiği liderlik yarışı sürecinde gerek ulusal gerekse de dünya basının ilgi odağı oldu. Sisi'nin anne tarafından kuzeni olan eşi İntizar Amer dahil aile üyelerine kameralar karşısında pek rastlanmıyor. 'Müstakbel' first lady, Sisi'nin yönetime el koymasının ardından ilk kez şubat ayında Kahire'deki bir askeri törende görüntülenmişti. Öte yandan Sisi'nin katılım oranının yüzde 47'de kaldığı geçen haftaki seçimde aldığı yüzde 96,9 oyla cumhurbaşkanlığını kazandığı dün resmen ilan edildi. Sisi'nin bu ay bitmeden görevine başlaması bekleniyor.
Hürriyet

İspanya'da Monarşiye Karşı İsyan Başladı
Son dönemde skandallarla yıpranan İspanya Kralı Juan Carlos'un tahtı oğlu Felipe'ye devrederek kraliyet ailesine bakışı 'yenileme' arzusu sert duvara çarptı. Dünkü açıklamanın ardından akşam saatlerinde İspanya'da 60'tan fazla şehirde monarşinin sonlandırılıp cumhuriyetle yönetime geçiş için protesto gösterileri düzenlendi. Madrid'in Puerta del Sol meydanındaki gösteride 1931-1939 yılları arasında varolan İkinci CumHuriyet'in bayrakları açılırken taşınan pankartlarda "Yarın İspanya bir cumhuriyet olacak", "Kral değil referandum" ve "Kraliyet devri kralsız" sloganları görüldü. İnternette açılan imza kampanyalarında ilk birkaç saatte devlet başkanının halkoyu ya da meclis tarafından seçilmesi için 130 binden fazla imza toplandı. Puerta del Sol'un meydanını dolduran 20 bin kişiden biri olan 24 yaşındaki Paola Torija "Cumhuriyet rejimine geçmemiz için iyi bir zamanın geldiğini düşünüyorum. Kraliyet eskiden görkemliydi fakat bugün çağdışı, işe yaramaz ve içinde olduğumuz krizde çok ağır bir masraf" dedi.
Milliyet

Telefon Jokerim Şansölye Merkel!
Almanya'da RTL kanalında yayınlanan 'Kim 500 bin euro ister' yarışmasının tanınmış isimlerin yarıştığı özel bölümünde ilginç anlar yaşandı. Yarışmacılardan Hristiyan Demokrat Birlik Parti vekili Wolfgang Bosbach, 'telefon jokeri' olarak Şansölye Angela Merkel'i aradı. 500 bin euroluk 14'üncü soruda sunucu, "Eski Doğu Almanya'da WM66 marka çamaşır makinesi birçok kişi tarafından  için de kullanılarak efsaneleşti" cümlesindeki boşluğu doldurmasını istedi. Bosbach, "Bu soruyu Şansölye bilmeyecek de kim bilecek" deyince sunucu, telefon numarasını bilmesi durumunda Merkel'i özel joker olarak arayabileceğini söyledi. Ancak Merkel telefonunu açmadı. Sorunun yanıtı ise 'meyve kaynatmak' idi. WM66, reçel yapmak için kullanılıyordu.
Milliyet

Kazazedeler İlk Yardım Mağduru Olmuş
Hollanda'nın başkenti Amsterdam'da 5 yıl önce düşen Türk Hava Yolları'nın (THY) uçağından kurtulan kişilere yanlış müdahale edildiği öne sürüldü. Kazaya ilişkin iddialar, Amsterdam Medisch Centrum Travma Bölümü Uzmanı Dr. Ingri Postma tarafından araştırıldı. Hazırlanan raporda, "Kazadan yaralı kurtulan 121 kişiye yeterli müdahale yapılamadı. Birçok yaralı için boyun ve omuriliğe uygun sedye kullanılmadı. Sert çarpmaların yaşandığı kazalar sonrası yaralılar, omuriliğin korunması için çapraz şekilde konulacakları sedyeyle taşınması gerekiyordu. Ancak bu tip sedyeler, THY uçağından kurtulan yaralılardan sadece yüzde 25 için kullanıldı. Yaralılara ultrason, röntgen, ekokardiyografi ve diğer tıbbi taramalar yeterli düzeyde yapılmadı" denildi. Kazada 9 kişi ölmüş, 121 kişi de yaralanmıştı.
Türkiye

Kum Fırtınası Tahran'ı Yuttu
İran'ı bir anda etkisi altına alan kum fırtınası sebebiyle başkent Tahran'da en az beş kişi hayatını kaybetti. Tahran semalarını kaplayan toz bulutu ve ardından başlayan şiddetli fırtınada en az 5 kişinin hayatını kaybettiği, 30 kişinin yaralandığı bildirildi. Yetkililer, kum fırtınasının kentteki ağaçları yıkıp geçtiğini, rüzgârın hızının saatte 110 kilometreye ulaştığını kaydetti. İran'ın resmi haber ajansı IRNA ise, 4 kişinin hayatını kaybettiğini ve rüzgârın hızının saatte 130 kilometreyi bulduğunu kaydetti. Kum fırtınası sonrası şehir simsiyah bir görüntüye bürünürken Tahran'da yıkılan ağaçların yollara savrulması sonrası otoyollarda uzun kuyruklar oluştu. Kum fırtınasının etkisiyle Tahran'da uçak seferleri iptal edildi. Sağlık yetkilileri yaşlı ve çocukları dışarı çıkmamaları ve evlerinin camlarını açmamaları konusunda uyardı.
Star

Tayland'ın Rabiası'na Cuntadan Benzer Yasak
Tayland'da cunta yönetimi, askeri müdaheleyi protesto edenlerin Mısır'daki "Rabia işareti" ne benzer şekilde geliştirdiği el işareti yapan göstericileri tutuklama emri verdi. Başkent Bangkok'da polis ve göstericiler arasında adeta kedi fare oyunu dönen gösterilerde, 3 parmak ile gösterilen darbe karşıtlığının sembolu ise sokakların simgesi haline gelmeye başladı. Cunta yönetimi, bir bildiri yayınlayarak, darbe karşıtı "sivil itaatsizlik" eylemlerine karışanların gözaltına alınmasını emretti. Öte yahdan Tayland'ın en çok turist çeken üç şehrinde sokağa çıkma yasağını kaldırdığını açıkladı. Cunta yönetiminden yapılan açıklamada, yasağın en popüler üç turistik kent Pattaya, Phuket ve Koh Samui'de kaldırıldığı, ülkenin diğer yerlerinde gece yarısından 04:00'a kadar sokağa çıkma yasağının devam ettiği bildirildi. Tayland'da 22 Mayıs darbesinin ardından turizm sektörünün durma noktasına geldiği belirtiliyor.
Star

Taliban Bana Söz Verdi
En üst düzey 5 Taliban liderini, 5 yıl önce Afganistan'da kaçırılan ABD'li çavuş Bowe Bergdahl karşılığında serbest bırakan Barack Obama yönetimi özellikle cumhuriyetçi karşıtları tarafından stratejik bir hata yapmakla suçlanırken, Beyaz Saray dün ilginç bir savunma yaptı. ABD Kongresi'ndeki Cumhuriyetçiler bunun teröristlerle müzakere etme anlamına geldiğini iddia ediyor ve Guantanamo'daki 5 Taliban militanının, serbest kaldıklarında ABD'ye karsı yeniden savaşabileceklerini söylüyor. ABD yönetimi ise takas müzakeresini kendilerinin değil Katar'ın gerçekleştirdiğini ve esir değişiminin ABD'de ilk kez yapılmadığını ifade ederek, bu militanların tekrar savaşmayacağı yönünde sağlam güvenceler aldıklarını kaydetti. Amerikan basını ayrıca Obama'yı eleştirmekle kalmayıp ABD'li çavuş Bowe Bergdahl'ın bunca operasyona değip değmediğini de tartışmaya açtı. Basında yer alan bilgilere göre Bergdahl Afganistan'da Müslüman oldu ve Taliban'a bomba yapım tekniklerini öğretmeye başladı.
Akşam

Esad'dan Sandık Şov
2011 yılında başlayan savaşta 162 bin kişinin öldüğü Suriye'de dün çatışmaların gölgesinde 'kazananı belli' devlet başkanlığı seçimleri yapıldı. Ülkede yaklaşık 50 yıldır ilk kez Esad ailesinden birisinin seçimde iki rakibi var. Ancak Devlet Başkanı Beşar Esad'ın, iş adamı ve eski bakan Hassan el Nuri ile eski milletvekili Mahir Heccar'ın da yarıştığı seçimi "ezici çoğunlukla" kazanması bekleniyor. Başbakan Vael el Halki, Suriyelilerin sandığa büyük ilgi gösterdiğini ileri sürerek "Bu tarihi günde Suriye halkı seçim sürecinin başarıya ulaşması için kararlı olduğunu gösterdi" dedi. Rejimin güçlü olduğu bölgelerde Esad yanlılarının "karnaval havası" yaratıp dans edip şarkılar söylediği görüldü. Şam'ın çevre mahallelerinde çatışmalar sürerken, Guta gibi mahallere atılan top ve roketlerin sesleri başkentin merkezindeki seçim merkezlerinden bile rahatlıkla duyuldu. Hükümet kontrolü dışında ülkenin yüzde 60'ında seçim yapılamadı. Yoğun çatışmaların yaşandığı Halep şehrinin büyük bölümünde sandıklar açılmadı. Geçen ay rejim güçleriyle yapılan ateşkes sonrası muhaliflerin kontrol altındaki tuttukları bölgelerden çekildiği ülkenin üçüncü büyük şehri Humus'ta ise halk yıkıntılar içinde uzun kuyruklar oluşturarak oy kullandı. Seçimlerde İran, Rusya, Lübnan, Uganda, Bolivya, Filipinler, Venezuela ve Tacikistan gibi ülkelerden gözlemciler görev alırken, yabancı basına belirli bölgelerde hareket imkanı tanındı. Esad rejiminin, devlet dairelerindeki tüm görevlilere ve üniversite öğrencilerine oy vermek için sandık başına gitmeleri yönünde talimat verdiği ileri sürüldü. Seçmen kütüklerinin elle kaleme alındığı, bazı sandıklarda oy kullanma bölümünün perdesiz olduğu gözlemlendi. Bazı seçim merkezlerinin içinde dahi Esad'ın fotoğrafları ve seçim posterleri yer alıyordu. Esad yanlısı bazı seçmenler ise iğneleri parmaklarına batırıp kan dökerek "ülkelerine ve rejime bağlılıklarını" gösterdi. Parmağını kesip akan kanı Esad'ın isminin olduğu yuvarlağa bastıran Hind El Humsi isimli kadın, "Devlet başkanı için kanımı akıtarak oy vermek istedim. O en iyisi " dedi. Seçimde yarışan adaylardan eski bakan Hasan Abdullah en-Nuri ise başkent Şam'daki bir otelde oyunu kullanırken, seçimlerin "şeffaf ve demokratik bir şekilde" devam ettiğini, seçilmesi durumunda "teröre karşı savaşa devam edeceğini" söyledi. Oyunu Şam'daki Halk Meclisi'nde kullanan üçüncü aday Mahir Abdulhafiz Haccar ise "Benim kazanmam önemli değil, Suriye halkının kazanması önemli" dedi.
Radikal

POLİTİKA
Hükümetin Dümen Suyunda
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, PKK yandaşlarının terör eylemlerine dikkat çekerek "Genelkurmay Başkanlığı bile hükümetin dümen suyuna girmiş, mücadelede ayak sürümeye başlamıştır. Genelkurmay, terör eylemlerinin istatistiğini tutmaktan başka ne yapmaktadır doğrusu merak içindeyiz? Mehmetçik neredeyse savunmasız bir şekilde karakollara, taburlara sığınmıştır. Bu öncelikle hükümetin bir suçuysa, daha sonra da Genelkurmay'ın bir kusurudur" dedi. Bahçeli parti grubunda şöyle konuştu: (Başbakan'ın danışmanı Yiğit Bulut'un Sadrazam Mahmud Nedim Paşa benzetmesine gönderme yaparak) Malum danışmanı haklıdır çünkü Başbakan 20'nci yüzyıldaki Sadrazam Mahmud Nedim Paşa'ya, yani diğer namıyla Nedimof'a tıpa tıp benzemekte, ruh ikizi olduğunu icraatlarıyla ispatlamaktadır. Mahalli İdareler Seçimleri göstermiştir ki Türkiye'nin gelecekteki iktidarı MHP'dir. Başbakan'ın asabiyeti ve öfkesi bundan kaynaklanmaktadır. Başbakan'ın siyaseten tasfiye olması lazımdır. Sokaklar kaynamaktadır. Gezi Parkı hadisesinin yıldönümünde yaşatılan ilkellikler her yönüyle rahatsız edicidir. Başbakan henüz kabuk bağlamamış yaralarla oynamaktadır. Her konuşması nefret yüklüdür. 15 yaşındaki Berkin için 'Ölmüştür, geçmiştir' derken, Mısırlı Esma için aylardır neredeyse ağıt yakmadığı kalmıştır. Başbakan Erdoğan 2'nci dersini 10 Ağustos'ta alacak, Çankaya'ya çıkayım derken yarı yolda soluksuz kalacaktır. İmralı canisinin müzakere masasına oturtularak, hayata döndürülmesi yıkımın en zillet tarafıdır. Son günlerde PKK var gücüyle eylem yapmaktadır. Doğu ve Güneydoğu'da devlet yoktur. AKP'li bazı valiler rezalette yarış halindedir. Bazıları, PKK'lıları ricayla minnetle durdurmaya çalışmıştır. Bağımsız bir devletin yolları kesiliyor, insanları kaçırılıyorsa orada devlet fiilen komaya girmiş demektir. Türkiye kanlı bir bölünmeye sürüklenmektedir. Ne var ki, Recep Tayyip Erdoğan gençlere su ve gaz sıkmakla, kurşun atmakla oyalanmaktadır. Gezi Parkı olaylarının yıldönümünde, Taksim'e gelme ihtimali olanlara gözdağı veren Başbakan, konu PKK olunca anında ortalıktan kaybolmaktadır. Başbakan, PKK'dan hangi sözü almıştır? Başkanlık sistemini kurabilmek için BDP-HDP-PKK ve İmralı canisinden icazet ve onay mı ummuştur? İstanbul'da polisin sabrını anlamadığını dile getiren Başbakan, sıra PKK'nın küstahlıklarına gelince çıt çıkarmadan izlemektedir. Başbakan, Türkiye'nin bir parçasını gözden çıkarmıştır. Başkanlık çeyizi karşılığında özerkliği vermeye karar vermiştir. Başbakan'ın villada para eriten, zekâ abidesi evladı 'ya hak' diyerek ok atarken, fukaranın çocuğu 'ya sabır' çekmekte, Kürt kökenli kardeşimin çocuğu dağa, bayıra kandırılarak götürülmektedir. Başbakan iki gözü iki çeşme olan anneleri PKK'nın siyasi şubesi olan tek yumurta ikizi partilere havale etmiştir. Başbakan'ın B ve C planları ise fostur, boştur, hikâyedir. Şayet bir plan varsa, HDP'den insaf beklenilmesi ayıptır, vebaldir. PKK'nın kamplarının nerede olduğu bellidir. Başbakan yüreği varsa, gücü yetiyorsa bir gece Kandil'de görünmeli, ne var ne yok temizlemeyip atmalıdır. Sefil hükümet anlayışı, PKK Başbakan'ın yumuşak karnını anlamıştır. Bu yüzden de cumhurbaşkanı seçim sürecini terörize ederek talepleri gerçekleştirmeye çabalamaktadır. Cumhura baş seçeceksek bu kesinlikle geniş çaplı bir anlaşmayla, uzlaşmayla sağlanacaktır. Görüyoruz ki Başbakan'ın adaylığı hemen hemen kesinleşmiştir. Fakat adaylığını açıklamaktan çekinmektedir. Buradan kendisine sesleniyorum: Sayın Başbakan, söyleyiniz, aday mısınız, değil misiniz? Başbakan'ın cumhurbaşkanı olmaktan ziyade başkanlık hayalleri kurduğu anlaşılmıştır. Türk milleti 10 Ağustos'ta despot atamayacakdır. 'Ortak Çatı' önerimiz milletimizin tüm güzellikleriyle örülmüştür. Merak etme Sayın Erdoğan, çatımız akmaz, uçmaz, kokmaz, göçmez. Bilesin ki işin zordur ve 'ortak çatı' zihniyetini önce kaynatacak, sonra da 17- 25 formülüyle siyasi moleküllerine ayıracaktır."
Hürriyet

Fatih'ten Zeki Otomobili Denizde Yürütüyor
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul'da yaşanan su baskınlarıyla ilgili Başbakan Erdoğan'a yüklenerek, "Osmanlı Devleti'ni bir imparatorluğa dönüştüren Fatih Sultan Mehmet zeki, çalışkan, bilime, tarihe ve felsefeye önem veren biriydi. İstanbul'un fethinde gemileri karadan denize yürüttü. Yeni İstanbul'da Fatih'ten daha zeki birisi var çünkü otomobili denizde yürütüyor. Biliyorsunuz yürütme konusunda çok başarılı. 17 ve 25 Aralık'ta devlet hazinesinin nasıl yürütüldüğünü hep beraber gördük" dedi. Partisinin Meclis'teki grup toplantısında konuşan CHP Lideri, özetle şunları söyledi: "(Su baskınlarından fotoğraf göstererek) Aslında Kanal İstanbul var İstanbul'da. Buyurun size Kanal İstanbul. 30 yıldır yönetiyorlar İstanbul'u. Bunlar İstanbul'u rant kapısı haline getirdiler ve sonuçta böyle bir İstanbul çıktı ortaya. Aynı zamanda kendisi bir mucit. Ne özellikleri vardı Erdoğan'ın? Jinekologdu, Merkez Bankası uzmanı, iyi bir ekonomist, iyi bir psikolog, vantrolog ve en sonunda da bir mucit. Denizin üzerinde giden dolmuşun mucidi. Yalova'da her tarafta Recep Tayyip Erdoğan'ın fotoğrafları var, belediye başkanı yok orada; Erdoğan'a karşı bir yarış var. Yalovalılara yürekten teşekkür ediyorum. Milli irade rüşveti kabul etmedi. Mor rengin pek çok tonu vardır. Yalova seçiminden sonra mor renginin tonlarını görmek istiyorsanız, Erdoğan'ın yüzüne biraz dikkatle bakacaksınız. Bütün tonları orada göreceksiniz. Nâzım Hikmet'in 'Beni Anadolu'da bir çınar ağacının altına gömün' vasiyetini biliyorsunuz. Bana sorarsanız, 'Nerede olmalıdır?' diye, Gezi Parkı'nda, bir çınar ağacının altında olmalıdır. Çünkü Gezi eylemlerini anlatan en güzel şiir Nâzım'a aittir. Nâzım, 'Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine' diyordu. Gezi'ye gidenler, bir ağaç gibi kendilerini tek ve hür hissetmek istiyorlardı. O nedenle Nâzım'ın yeri Gezi Parkı'dır. Eğer bunu yapabilirsek, 76 milyon yurttaşın sorumluluğunu da yerine getirmiş oluruz."
Hürriyet
O Savcılar İncelenecek!
Ak Parti'nin Meclis'teki Grup Toplantısı'na gelişinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Ergenekon hakimleri ve Savcı Zekeriya Öz hakkındaki iddialarla ilgili "inceleme talimatı" verdiğini söyledi. Bozdağ, gazetecilerin, "Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), Zekeriya Öz ve Ergenekon hakimleri için incelemeye gerek olmadığı yönünde karar verdi. Siz bu karanın karşısında bir tavır sergileyecek misiniz?" sorusu üzerine şunları söyledi: "HSYK'nın ilgili dairesinin kararı geldi, onlarla ilgili gerekli kararı verdim ve HSYK'ya gönderdim. Yasal çerçevede yapmam gerekeni yaptım. Yasanın tanıdığı takdir hakkımı kullanarak iddiaların incelenmesi yönünde görüş bildirdim." Bozdağ, ÖSYM sorularının açıklanmasıyla ilgili de görüş belirtti. Bakan, "Milli Eğitim Bakanlığı'mızın bu konuda bir çalışması var. Cevapların açıklanması lazım. Açıklanmaması, sınav güvenliği bakımından tek başına yeterli değil. Örgütlü yapılar 3-5 tane öğrenciyi sınava sokarak soruları alabilir. Bu vatandaşın lehine bir sonuç çıkarmıyor bana göre. Şeffaflıktan her zaman fayda gelir. Bu konuda bir değişim olacağına inanıyorum. MEB'in bu konuyu çözecek irade ortaya koyacağını tahmin ediyorum" diye konuştu.
Akşam

İnlerine Girdik
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında 1 Haziran'da yapılan ara yerel seçimler, PKK'nın kaçırdığı çocuklar, BDP, HDP ve paralel yapıya yüklendi. Başbakan'ın açıklamaları şöyle: (BDP'li Sırrı Sakık'ı kastederek) Çıkmış, 'Ağrı'da devlet terörü estirildi' diyor. Bu sözleri söylerken hâlâ milletvekili. İfadeye bakın. Bu ülkede devlet teröründen bahseden insan, önce aynaya bakmalı. Sen bir defa terörün desteğiyle belediye başkanı seçildin. Ağrı'da, AK Partili belediyenin olduğu süre içinde yerlerde kan mı vardı? Kan, sizin olduğunuz yerlerde var. 'Biz olmazsak kan olur burada' Lafa bak ya Barış, barış diyorsun, yavruları analarından alıp 'Sizi pikniğe götürüyoruz' diyerek dağa kaçırıyorsunuz. Bu nasıl barış? Ülkenin değişik yerlerinden on binlerce insanın katili sizsiniz. Diyarbakır'da ağlayan annelerin büyükşehir belediyesinin önünde oturma eylemine tahammül edemediniz. Devamlı TOMA'lardan sıkılan sudan rahatsız oluyordunuz. Sizler belediyeyi yıkama bahanesiyle, onları kovdunuz. Orta refüje gelip yerleştiler, oraya da dozerleri soktunuz. Yol düzenlemesi yapacaklarmış. Niye? Rahatsız oldular ve tehdide başladılar. Yeri geldiği zaman bazı kaçırılan insanları gidip almak suretiyle sükse yapan BDP'li HDP'li milletvekillerine sesleniyorum; Hadi bakalım, bu çocukları getirip anne babalarına teslim etmeniz lazım. Bu sorunu çözmek için, o çocukları anneleriyle kucaklaştırmak için bizim de yöntemlerimiz, B planı, C planımız var. Ama biz bu yöntemlere gerek kalmadan çocukların da geri getirilmesini istiyoruz. Şimdi paralel medya büyük bir suçluluk duygusu içinde başına gelecekleri önceden bildikleri için, yaptıkları rezilliğin farkında oldukları için, bunların düzmece olduğuna dair kampanya başlattı. Ortaya çok vahim belgeler, deliller çıkıyor ve kısa süre zarfında yaptıklarının hesabını vermeye başlayacaklar. 'İnlerine gireceğiz' demiştik. Şu anda inlerine girdik, bütün pisliklerini ortaya döküyoruz. Kaçıp saklandıkları inlerinden de sorumluları çıkaracak ve adalete teslim edeceğiz. Bu ülkede artık hiçbir darbe girişimi hesapsız kalmayacak.
Akşam
Kürkçü: Senin Olsa Olsa Yumuşak G Planın Olur
HDP Eş Genel Başkanı Ertuğrul Kürkçü, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın AK Parti grup toplantısındaki sözlerine karşı "Senin olsa olsa bir yumuşak G planın olur. Ondan da hiçbir şey çıkmaz. Bu ağızla nasıl bir çözüm süreci geliştireceksiniz" dedi. Partisinin grup toplantısında konuşan Kürkçü şunları söyledi: "Ağrı'dan ağrı çıktı. Ağrı yenilgisinin tokadı hükümetin yüzünde patladı. O yüzden Başbakan kürsüde avaz avaz bağırıyor. Başbakan'ın her yeri ağrıdı. Daha da ağrıyacak çok yeri var. Siyasi heyetler arasında temas var. Şimdi bu ağızla nasıl bir çözüm süreci geliştireceksiniz. Bu ağız ağızsa o zaman bizde de ağız var. Açarız ağzımızı, diyeceğimiz her şeyi deriz, bize de hiç kimse bir şey diyemez. Ama biz sizin bizi çekmek istediğiniz yere gelmeyiz. Kutuplaşmadan parsa topluyorsunuz. 'Önümüzde Cumhurbaşkanı seçimi var; BDP ile HDP ile de kutuplaşayım, parsayı alayım.' Havanızı alırsınız, biz öyle çalışmayız. Biz sizi dünyada teşhir ederiz, yedi düvelde bakacak yüzünüz kalmaz. Sizinle kontratımız mı var? 'Edebiyen bu memleketin başında duracaksınız' diye Türkiye halklarıyla bir kontratınız mı var? Bizi çekmek istediğiniz itişmelerin içine girmeyeceğiz."
Radikal

SPOR
Yeni sezonda şampiyonluğa oynayacak bir kadro oluşturmak isteyen Trabzon, transfer sezonuna hızlı bir giriş yaptı. İlk olarak Elazığ'dan 22'lik Serdar Gürler ve 26 yaşındaki Deniz Yılmaz'la anlaşan bordo mavililer, gençlik ateşini Gakkoşlarla yaktı. Gurbetçi avına da çıkan Trabzon, Ajax'ta forma giyen 1995 doğumlu Serhat Çakmak'la da prensip anlaşmasına vardı. Karadeniz ekibi, bir diğer gurbetçi ve aynı zamanda Trabzon kökenli isim olan Liverpool'un genç yeteneği Samed Yeşil için de harekete geçti. Takımdaki sol bek eksikliğini de yine genç bir isimle kapatmak isteyen Trabzonspor, Galatasaray'ın altyapısından yetişen ve Mersin İdmanyurdu ile yollarını ayıran 25 yaşındaki Anıl Karaer ile temasa geçti.
Hürriyet

Fernando Muslera para basacak! Galatasaray'ın 4 yıllık sözleşme uzattığı Uruguaylı file bekçisi elde ettiği kazançla dünyanın sayılı kalecileri arasına girdi. Yıllık kazancı 2 milyon euro olan Muslera önümüzdeki sezon 2 milyon 750 bin euro garanti para alacak. Maç başılar da eklendiğinde başarılı kalecinin kazancı 3 milyon 350 bin euroyu bulacak. Muslera maç başılarla birlikte son iki sezonunda ise 4.4 milyon euroluk bir gelir elde edecek. Dünyada ilk 10'a giren Sarı-Kırmızılı oyuncu, Türkiye'de ise en fazla kazanan file bekçisi. Fenerbahçeli Volkan Demirel, yıllık 2.5 milyon euro, Beşiktaşlı Tolga Zengin ise 1.2 milyon euroya oynuyor. Muslera bu kazancı ile Galatasaray'da Burak, Selçuk İnan ve Hamit'ten sonra en fazla ücreti alan isim oldu.
Star

Beko Basketbol Ligi'nde son dönemlerde istediği sonuçları alamayan Anadolu Efes'te Dusan Ivkovic dönemi resmen başladı. Hilton Bomonti Otel'de gerçekleştirilen basın toplantısında Anadolu Efes Başkanı Tuncay Özilhan ve başantrenör Dusan Ivkovic, yeni yapılanmayla ilgili bilgi verdi. Özilhan, tecrübeli koçla 2 yıllık sözleşmeye imza attıklarını belirterek, "Beni ve tüm Anadolu Efes Kulübü'nü heyecanlandıran, gururlandıran bir gelişme" dedi. Başkan, ilk senenin hazırlık, ikinci senenin ise başarı yılı olacağını belirtti. Anadolu Efes'in yeni başantrenörü Dusan Ivkovic ise Lacivert- Beyazlıların Eurolig geleneği olduğunun altını çizip "Buraya gelmem zaten bir meydan okumaydı. Evet, Efes son yıllarda bir düşüş içerisinde. Ama bu, dünyadaki her kulübün başına gelebilir. Elimde önemli bir şans var. Genç kadroyla çalışmak istiyorum. Elimizde genç bir yapı var. Doğuş, Birkan, Emircan ve Cedi Osman gibi değerli yetenekler var. Onlarla birlikte yeniden yapılanma içinde olacağız" diye konuştu. Ellerinde milli takımda yer alabilecek 20 oyuncu olduğunu vurgulayan yeni başantrenör, "Bir temel oturtmayı istiyoruz. Ardından genç oyuncuların yanına Eurolig tecrübesi olan, kaliteli basketbolcuları katmayı amaçlıyorum. Pozisyon önemli değil, genç oyuncularla tecrübeli oyuncuları bir araya getirip takım yapısı oluşturmak önemli" ifadelerini kullandı. Oktay Mahmuti'nin ayrılmasının ardından takımın başına geçen Yunan çalıştırıcı Vangelis Angelou, yeni sezonda Dusan Ivkovic'in yardımcılığını yapacak. Yardımcılarıyla ilgili soruyu yanıtlayan Ivkovic, "Angelou, çok iyi iş çıkardı. Kendisi uzun yıllar yardımcılığımı yaptı. Felsefemi biliyor. Kesinlikle devam edecek. Ancak ben kendimden sonra dengeli ve organize bir takım bırakmak istiyorum. Çok yetenekli ve çalışkan bir Türk antrenörü de kadroya katıp, bizden sonra aynı yapının devam etmesini istiyorum" dedi.
Radikal

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme