5 Temmuz 2014 Cumartesi

05.07.2014 Genel Gündem



05.07.2014

GÜNDEM

Dikkat! Evinizden Teleferik Geçebilir
Hükümet, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşmeleri süren çalışma hayatına ilişkin torba tasarıya, milyonlarca vatandaşı ilgilendiren çarpıcı düzenlemeler ekliyor. Önergeler, şu düzenlemeleri içeriyor: Kamulaştırma yapılmadan, "kamu yararı" denilerek evler başta olmak üzere taşınmazların altından metro, üzerinden ise teleferik gibi ulaşım hatları ile her türlü köprü, metro ve benzeri raylı taşıma sistemleri yapılabilecek. Bu düzenlemenin gerekçesinde metro, raylı sistem, teleferik veya köprü yapımlarının çoğu zaman taşınmaz maliklerinin haklarını engellemediği vurgulanarak, bu uygulamanın kamulaştırma maliyetini oldukça azaltacağı vurgulandı. Gerekçede bu uygulamanın, "taşınmazların maliklerinin mülkiyet haklarının engellenmesi, can mal güvenliğine ilişkin gerekli tedbirlerin alınması şartına bağlanması" zorunluluğuna dikkat çekildi. Bu düzenlemeyle, İstanbul başta olmak üzere Ankara ve İzmir gibi metropol kentlerde metro ve raylı sistemler, köprü ve teleferik sistemlerinin kurulmasında, yüksek kamulaştırma maliyetinden devlet kurtulmuş olacak. Mal sahibi ve mirasçıları, kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek faiziyle birlikte 3 ay içinde öderse, taşınmaz malı geri alabilecek. İade işleminin kamulaştırmanın ve bedelinin kesinleşmesinden sonra bir yıl içinde gerçekleşmesi halinde, kamulaştırma bedeline faiz uygulanmayacak. Taşınmaz malı geri almayı kabul etmeyen mal sahibi veya mirasçılarının geri alma hakları düşecek. Kamulaştırma amacına uygun olarak kullanılamayacağı anlaşılan taşınmaz mallar kamulaştırmanın kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde iadeye konu olabilecek. 5 yıl geçtikten sonra, kamulaştırılan malın malikleri veya mirasçıları herhangi bir hak, bedel veya tazminat isteyemeyecek ve dava açamayacak. Büyükşehir belediyeleri sınırları içinde kalan ve, "Korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarından" ticari faaliyetlerde kullanılanlar hakkında emlak vergisinin yarısı ve çevre temizlik vergisinin tamamı alınacak. Buna göre, Mısır Çarşısı ve Kapalıçarşı gibi tarihi binalarda bulunan işlerleri emlak vergisinin yarısını, çevre temizlik vergisinin tamamını ödeyecek. Kesin yapılaşma yasağına aykırı olarak yapılan yapılardan da bu binalar yıkılıncaya kadar emlak ve çevre temizlik vergisi alınacak. Boğaziçi Kanunu'na göre boğaziçi sahil şeridi veya ön öngörüm bölgesinde konut veya işyeri olarak kullanılan taşınmaz kültür varlıklarından da emlak vergisini ve çevre temizlik vergisi tahsil edilecek.
Milliyet


İmamların Adını Verdim O Savcılar Dava Açmadı
Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığı, İstihbarat Daire Başkan Yardımcılığı gibi kritik görevlerde bulunan, Emniyet'e çöreklenen 'paralel yapı'nın kumpasıyla 44 ay hapis yatan polis şefinden çarpıcı açıklamalar… Anayasa Mahkemesi'nin 'Hakları ihlal edildi' kararıyla tahliye olan Hanefi Avcı, Akşam'a konuştu: 2009'da İstanbul ve Ankara'daki özel yetkili savcılara, Emniyet içindeki derin örgütün yasadışı dinlemelerinin belgelerini verdim. İmamlarının isimlerini söyledim. Kitap yazdım. Ama o savcılar dava açmadı. 5 yıl geçti, dava son verdiğim ifade üzerinden açılacak. Cemaatin, devletin polisini ve yargısını kullanarak hukuk dışı işler yaptığını tespit ettim. Anayasa Mahkemesi'nin; 'özel yetkili savcıların yaptıklarının hukuka aykırı olduğunu' beyan etmesi, bugüne kadar söylediklerimi resmi olarak tescil etti. Yasadışı dinlenen insan sayısının en az 10 bin olduğu kanaatindeyim. Üstüne gidilirse bu rakamın çok daha yüksek olduğu ortaya çıkacaktır. Dinlemeleri yapanların alacağı ceza basit bir ceza değil. Bu yapıyı bir anda bıçak gibi kesemezsiniz. Kendi yöntemleriyle üstlerine giderseniz bir gecede silersiniz ama Türkiye bir hukuk devleti. Devletin çarkı işlemeye başladı, hiçbir kuvvet karşısında duramaz. Dosyamı önce 'Devrimci Karargâh', bir şey çıkmayınca da 'Oda TV' davasına koydular. Çünkü 'Oda TV'nin kapsamı genişleyecek, 'Zirve Yayınevi' davasına bağlayacaklardı. O savcılar görevden alınmasaydı gazeteciler tutuklanacaktı. Ancak bu plan tutmadı. İnsanlar bir film gibi izliyor ama paralel yapı dünyanın en vahşi katliamını yaptı. İhraç kararları dolayısıyla mesleğe dönmem zor. İade-i itibar için dilekçe verdik.
Akşam


Yeni Bir 367 Krizi Arayışındalar
Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, AK Parti'nin cumhurbaşkanı adayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan için Ankara Kuleli Sokak'ta hazırlanan seçim koordinasyon merkezinde açıklamalarda bulundu. Bakan Çelik, Başbakan Erdoğan'ın cumhurbaşkanı adaylığı sürecinde istifa etmesi gerektiği yönündeki iddiaların yeni bir CHP projesi olduğunun anlaşıldığını belirterek, "Bu son CHP projesi sunu gösteriyor, bu yeni bir 367 krizi üretme arayısıdır. Bu ortaya konulan 'istifa etmeli' sözü de bir bakıma bu çatı süreciyle başlayan siyasetsizleşmenin, siyasi iflas sürecinin artık doruk noktası olarak değerlendirilmelidir" dedi. Bakan Çelik,"Bence burada aday meselesi ikinci planda. Birinci mesele çatı projesidir. Uzlaşma siyasette, siyaset biliminde vardır. Ama bu şekilde kendi var oluşlarından, kendi siyasi fikriyatlarından, kendi siyasi partilerinin ontolojilerinden vazgeçerek bir çatı uydurma seklinde bir uzlaşma yoktur. Bu kendi kendini feshetmektir" seklinde konuştu. Seçim kampanya süreci hakkında bilgi veren Bakan Çelik, koordinasyon merkezinin Başbakan Erdoğan tarafından kullanılacağını belirterek resmi kampanyanın "Vizyon Belgesi"nin açıklanacağı 11 Temmuz'da başlayacağını ifade etti.
Akşam

EKONOMİ

Gram Altın 90, 4319- 90, 7568        
ABD Doları 2, 1320-2, 1344/  Euro 2, 8988-2, 9031/ İngiliz Sterlini 3, 6589-3, 6627

İş Çok İşçi Yok Fatura 10 Trilyon $
Türkiye ve dünyanın bir çok ülkesinde işsizlik en önemli gündem maddesi. Türkiye'de işsizlik oranı yüzde 9.7 seviyelerinde. Ve bu seviye kronikleşmiş durumda. Hükümetin orta vadeli programlarında da işsizlik oranının yüzde 9'un altını ancak göreceği vurgulanıyor. Süreç zorlu. Ancak tersi bir durum da geçerli. ABD'li küresel danışmanlık şirketi Boston Consulting Group'un (BCG) 2020 ve 2030 için yaptığı analiz oldukça ilginç. Bulgular 2020'de dünyanın en büyük 25 ekonomisinde hala işsizliğin büyük bir sorun olacağını gösterirken 2030'da ise işgücü eksikliğinin dünyayı tehdit edeceğini ortaya koyuyor. Dünya ekonomisine zararın ise 10 trilyon dolar olacağı belirtiliyor. BCG 2020 ve 2030 için işgücü azlığı ve fazlasını ölçebilmek için 25 büyük ekonomi üzerinde simülasyonlar yaptı. Buna göre en büyük sıkıntı şu anda 43 milyon işgücü olan Almanya'da. 2030'da işgücünün 37 milyona düşmesi beklenen Almanya'nın 10 milyonluk bir işgücü açığı yaşanabilir. Brezilya'da BCG'nin araştırmasına göre işçi sıkıntısı yaşayacak. Brezilya'nın 2020'de eksikliğini çektiği işçi sayısının 8.5 milyon olması bekleniyor. Kanada'da ise 2020'deki 1.1 milyonluk işgücü fazlası 10 yılda eksiğe dönecek. Kanada'da 2030'da 900 bin açık yaşanabilir. İşçi cenneti Çin için de işler zorlaşacak. Halen işgücü fazlası çeken ülkede kötümser senaryoda istihdam açığı var. İyimser senaryoya göre yüzde 3'lük işgücü fazlası olacak. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) da artık en büyük problem olarak gördüğü ve para politikasını ondaki gelişmelere göre dizayn ettiği işsizlik problem olmayı sürdürecek görünüyor. ABD'de 2020'de 17.1 milyon, 2030'da ise 7.4 milyon işgücü fazlası olması öngörülüyor.
Hürriyet

Yatırımcıya Hayat Öpücüğü
Elektrik sektöründe mali değeri yaklaşık 20 milyar dolar olan toplam 14 bin 43 megavat (MW) kurulu gücündeki projeyi, iptal edilmekten Elektrik Piyasası'nda değişiklik yapan tasarının kurtarması bekleniyor. Mevcut kanuna göre, lisans alan ancak izinlerini tamamlayamayan projelerin lisanslarının 2 Mayıs'ta iptal edilmesi öngörülüyordu. Fakat birçok yatırımcı, kendi iradeleri dışındaki çeşitli sebepler nedeniyle gerekli belgeleri alamadıklarını öne sürerek, EPDK ve Enerji Bakanlığı'ndan bu tarihin uzatılmasını talep etti. Lisans alan ancak izinlerini tamamlayamayan projelere, zorlu müzakerelerin sonucunda 1 yıl süreyle son bir şans verilmesi kararlaştırıldı. Meclis'te bekleyen tasarı bu haliyle yasalaşırsa, 20 milyar dolarlık proje için "hayat öpücüğü" işlevi görecek. İnşaat öncesi süresini tamamlamış lisans sahiplerinin yükümlülüklerini yerine getirdiklerine dair belgeleri 2 Mayıs 2014 tarihine kadar EPDK'ya sunmaları gerekiyordu. Ancak bazı yatırımcılar belgelerini tamamlayamadığı gerekçesiyle esneklik talep etmişti. Bu konuda Enerji Bakanlığı'nın hazırladığı ilk tasarı TBMM'ye sunulma aşamasına gelmiş ancak son aşamada geri çekilmişti. Aynı tasarı, revize edilerek "Zeytinliklerin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun"da yapılacak değişiklikle birleştirilerek TBMM'ye sunuldu. Hazırlanan tasarıya göre, yükümlülüklerini 30 Mart 2013 tarihine kadar tamamlayamayan lisans sahiplerine, kalan inşaat sürelerine ek olarak 1 yıl daha süre tanınacak. Mücbir sebep veya lisans sahibinden kaynaklanmayan gecikmeler için EPDK'ya ilave süre verme yetkisi de getirilecek. Sektör temsilcilerinden edinilen bilgilere göre, 1 yıl ek süre tanınmasıyla çoğunluğunu HES ve RES'lerin oluşturduğu yaklaşık 14 bin MW'lık proje iptal edilmekten kurtulmuş olacak. Ancak, gündeme gelen 'vergi affı' teklifine benzer bir tartışmaya da neden oldu. Bürokratik ve askeri onayları zamanında alabilmek için çok uğraştıklarını vurgulayan bazı yatırımcılardan ise "İzinlerini tamamlayan yatırımcılar da ödüllendirilsin. Sistem hep eksik yapanları ödüllendirmemeli" dedi.
Hürriyet

Bayram Biletleri Bitiyor
Ramazan Bayramı'nda seyahat edeceklerin yoğun talebiyle, şehirler arası otobüs firmalarında biletlerin yüzde 90'ı satıldı. Türkiye Otobüsçüler Federasyonu (TOFED) Başkanı Mehmet Erdoğan, Ramazan Bayramı sebebiyle 19-27 Temmuz 2014 tarihlerinde, özellikle 8-10 saatin üzerindeki uzun hatlarda otobüs biletlerinin yüzde 90'ının satıldığını söyledi. Erdoğan, "Yoğun talep sebebiyle D2 belgeli olan, şehirler arası yolcu taşımacılığı yetkisi bulunmayan otobüslerle de yolcu taşınıyor. Buna izin verilmemesi için Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığına başvuruda bulunduk. 28 Temmuz 2014'te başlayacak Ramazan Bayramı dolayısıyla memleketlerine gitmek isteyenlerin yoğun talebi var" dedi. Türkiye'de günlük 15 bin otobüs seferi yapılıp 750 bin kişinin taşındığını söyleyen Mehmet Erdoğan, "Sadece İstanbul otogarından günde 2 bin 500 civarında otobüs Anadolu'ya hareket edecek ve bu otobüslerle 150 bin kişi taşınacak. 10 günde yaklaşık 7 milyon kişi otobüsle seyahat edecek" dedi. Otobüsle seyahat edeceklere uyarılarda bulunan Erdoğan, "Vatandaşlarımıza D1 belgeli araçlarla seyahat etmesini öneriyoruz. Korsan otobüsleri kullanmayıp otogardan hareket edenleri tercih etsinler. Seyahat halinde de şoförlerin kurallara uyup uymadığını izlesinler" dedi. Kış döneminde bilet fiyatlarında yüzde 30 indirim yaptıklarını, yaz döneminde indirimi azalttıklarını söyleyen Erdoğan, "Daha önce Ankara güzergâhında 40 lira olan biletler, 45-50 liraya çıktı. Artış gibi görünebilir ama yaptığımız indirimin üzerinden artış bu. Kışa göre yüzde 10-15 civarında bir artış" diye konuştu.
Türkiye

Savunma 1 Milyar Dolara Koşuyor
Türk savunma sanayisinin ihracattaki atağı hız kesmeden devam ediyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, geçen yılın haziran ayında 171 milyon 487 bin dolar olan savunma ve havacılık sanayi ihracatı, bu yılın aynı ayında yüzde 5.1 artarak 180 milyon dolara yükseldi. Sektör, bu yılın ilk yarısında ise 779 milyon 267 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Geçen yılın ilk yarısında 681 milyon 814 bin dolarlık ihracat yapan sektör, böylece ihracatını söz konusu dönemde yüzde 14 artırma başarısı gösterdi. En çok savunma ve havacılık ihracatı ABD'ye yapıldı. Bu ülkeye yapılan ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 26 artarak 297 milyon 788 bin dolara yükseldi. ABD'yi 59 milyon 687 bin dolarla Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), 48 milyon 224 bin dolarla İtalya takip etti. Türk savunma ve silah sanayisinin en önemli ayağını "havacılık" oluşturuyor. Taarruz ve Taktik Keşif Helikopteri ATAK ile eğitim amaçlı geliştirilen Hürkuş uçuşlara başlarken, insansız hava aracı ANKA için yerli motor geliştiriliyor. Ayrıca Türkiye ile ABD arasında imzalanan anlaşma ile Sikorsky Black Hawk (Kara Şahin) helikopterlerinin Türk versiyonu üretilecek. Havacılık sanayisinde bunlar olurken, zırhlı araç ve rokette üretim aşamasına geçildi. Öte yandan MİLGEM (Milli Gemi) Projesi'nde 2 geminin üretimi tamamlandı. Üçüncü ve dördüncü gemilerin üretimi ise devam ediyor. Türkiye'nin ilk milli keskin nişancı tüfeği JMK Bora-12 de, yurt dışında girdiği birçok testi başarıyla tamamladı. Üretiminin tamamlanmasının ardından jandarmanın operasyonel birliklerine dağıtılan milli keskin nişancı tüfeği ayrıca Azerbaycan, Türkmenistan ve Suudi Arabistan'a ihraç edildi.
Türkiye

Gençler 'Borcu' Bireysel Emeklilikle Ödüyor
Bireysel emeklilik sisteminde (BES) fon tutarı 29.5 milyar TL'yi, üye sayısı ise 4 milyon 631 bini aştı. Geçen yıl sisteme 100 TL ödeyen herkese 25 TL'de devletin ödeme yaptığı ve 'devlet katkısı' denilen uygulama ile üye sayısı yüzde 33, fon tutarı yüzde 24 arttı. Sisteme girişler geçen yılki hızda devam ediyor. Sektör yetkililerine göre, bu yıl 1 milyon yeni kişi daha sisteme üye olur. Sisteme girişler bir taraftan artarken, diğer yandan 'erken ayrılanlar'da sözkonusu. Emeklilik veya vefat nedeniyle sistemden çıkanların yanı sıra ağırlıklı olarak kredi, borç gibi ödeme sorunları veya işsizlik gibi nedenlerle oluşan para ihtiyacı için en fazla gençlerin ayrıldığı görülüyor. 'Bireysel Emeklilik Sistemi Gelişim Raporu' verilerine göre, 2013 yılı başında sistemde olup, yıl içinde sonlanan sözleşmelerin ortalama oranı yüzde 9'larda. Ancak, sistemden ayrıldıktan sonra tekrar sisteme gelenler de sözkonusu. Rapora göre, 2013 sonu itibarıyla tüm yıllara ait girişler dikkate alındığında, sistemden ayrılıp daha sonra tekrar sisteme giren katılımcıların tüm girişler içindeki oranı yüzde 5.5 seviyesinde. Ancak, geçen yıl devlet katkısı uygulamasıyla ayrılıp daha sonra tekrar girenlerin oranı yüzde 7.4'e yükseldi. Sistemdeki kişilerin ortalama yaş ortalaması 38 civarında. Öte yandan, fon büyüklüğü açısından ise yaş ortalaması 44.8'e çıkıyor. Yani, yaş ilerledikçe daha fazla ödeme yapılıyor. Fonların yüzde 58'ine erkek, yüzde 42'sine ise kadınlar sahip.
Milliyet

İflasın Eşiğindeki Arjantin'e Uyarı
ABD, yeniden yapılandırmaya katılmamış yatırımcılar konusuna çözüm bulması için Arjantin'i uyardı. 30 Temmuz'a kadar Arjantin'in borcunu ödemesi gerekiyor yoksa yeniden temerrüde düşecek. Ülkenin bu süreye kadar da yeniden yapılandırmayı kabul etmeyen yatırımcılarıyla bir anlaşmaya varması gerekiyor. Eğer anlaşma sağlanamazsa Arjantin, son 12 yılda ikinci kez temerrüde düşme riskiyle karşı karşıya. Arjantin, 2001'den itibaren büyük bir borç batağına düşmüş ve borçlarını ödeyemez duruma düşmüştü. Yaklaşık 100 milyar dolara ulaşan borçlar ülkenin gayri safi milli hasılasının yüzde 166'sını oluşturuyordu. Ülke iflas etti ve borçlarını ödeyemeyeceğini açıklamıştı. Ardından müzakereler başladı. Fakat bazı fonlar anlaşmaya yanaşmadı.
Akşam

Ham Petrolve Jet Yakıtı İhracına Yeşil Işık Yandı
Ham petrolü işleyip satan Türkiye'nin bu alandaki ihracatına yeni bir düzenleme getirildi. Artık ülke menfaati açısından gerekli olan hallerde ham petrol ve jet yakıtının kara veya demiryolu ile ihracına izin verilebilecek. 'Ham Petrol ve Jet Yakıtının Türkiye Üzerinden Karayolu veya Demiryolu ile Taşınmasına İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar'ın yürürlüğe konulmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararı, dün Resmi Gazete'de yayımlandı. Bu karara göre, ülke menfaati açısından gerekli görülen hallerde, ham petrol ve jet yakıtının karayolu ya da demiryolu ile Türkiye'den yabancı bir ülkeye, yabancı bir ülkeden Türkiye'ye veya Türkiye üzerinden herhangi üçüncü bir ülkeye ihracına müsaade edilebilecek. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, acil ve gerekli görülen hallerde, karar hükümlerine bağlı kalmaksızın ham petrol ve jet yakıtının karayolu ya da demiryoluyla transitine ve ihracına izin vermeye yetkili olacak. Bu arada Irak'ın ihtiyacı olan benzin ve motorinin transitine veya ihracına ilişkin izin süresi 3 yıldan 5 yıla çıkarıldı. Ayrıca aynı süre Nahcıvan Özerk Cumhuriyeti'nin ihtiyacı olan benzin, motorin ve jet yakıtının Gürcistan'dan bu ülkeye karayolu ile transiti ve ihracatı konusunda da geçerli kılındı.
Akşam

Kuyruklar Bitti 2.8 Milyon Kişi E-Vize İle Geçti
Havaalanlarında ve sınır kapılarında oluşan uzun kuyrukları engellemek için hayata geçirilen e-Vize büyük ilgi gördü. Söz konusu hizmetten faydalanmak isteyenlerin sayısı ilk 6 ayda 3 milyona yaklaştı. Dışişleri Bakanlığı'ndan elde edindiği verilere göre, 1 Ocak 2014'ten 1 Temmuz 2014'e kadar geçen 6 aylık süre zarfında e-vizeye 2 milyon 875 bin 1 adet başvuru yapıldı. Bu yılın ilk 6 ayında alınan 2 milyon 875 bin 1 e-Vize başvurusundan 2 milyon 530 bin 431'i, yani yaklaşık yüzde 88'i e-Vize olarak düzenlendi. Uygulamanın hizmete girdiği Nisan 2013'te haftada 2 bine yakın e-Vize verilirken, artık günde ortalama 28 bin e-Vize verilebiliyor. Toplanan vize harcı ise yaklaşık 50 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bireyler www.evisa. gov.tr üzerinden ortalama 3 dakika içinde e-vize alabiliyor.
Akşam

DÜNYA
Alman Ajan Abd'ye İstihbarat Bilgisi Satmış
Almanya Başbakanı Angela Merkel'in telefonlarının Amerikan istihbarat kuruluşu NSA tarafından dinlendiğinin geçtiğimiz yıl ortaya çıkmasının ardından bu kez de Alman gizli servisi BND'de çalışan bir kişi, ABD'ye bilgi verdiği iddiasıyla gözaltına alındı. Alman medyasında çıkan haberlerde 31 yaşındaki Alman istihbaratçının ilk olarak Rus casuslarla bağlantı kurduğundan şüphelenildiği ancak gözaltına alınmasının ardından Amerikalı ajanlara çalıştığını itiraf ettiği belirtildi. Bild gazetesinin haberine göre, BND çalışanı, 2012 yılından bu yana çift taraflı ajan olarak faaliyet gösterdi ve toplam 218 gizli belge kaçırdı. Casusun, Avusturya'da ABD istihbaratı ile 3 kez görüştüğü, gizli bilgileri toplam 25 bin Euro'ya sattığı iddia edildi. Bu belgelerin üçünün Alman parlamentosunda NSA'nın faaliyetlerini araştırmak için kurulmuş komite ile ilgili olduğu belirtildi. Merkel, önceki akşam ABD Başkanı Barack Obama ile telefon görüşmesi yaparken, görüşmede bu meselenin konuşulup konuşulmadığı konusunda Berlin ve Washington açıklama yapmayı reddetti. Almanya Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert ise olayın ciddi olduğunu vurguladı.
Hürriyet

Bombacı Alarmı
Batılı istihbarat kuruluşları, havalimanlarındaki dedektör ve tarayıcılara yakalanmayan patlayıcıları geliştirdiği öne sürülen Suudi Arabistan vatandaşı kimya öğrencisinin peşine düştü. Arap Yarımadası El Kaidesi bünyesinde faaliyet gösteren 32 yaşındaki İbrahim el Asiri'nin metal parça kullanılmadığı için saptanması çok güç yeni nesil patlayıcıları insan vücudunun içine de yerleştirebildiğine inanılıyor. Ayrıca bu tür bombalar izsiz olduğu için de tehdit artıyor. İbrahim Asiri ve 22 yaşındaki erkek kardeşi Abdullah, 3 Şubat 2009'da Suudi Arabistan makamları tarafından "en çok aranan teröristler" listesine konuldu. 27 Ağustos 2009'da ağabeyinin vücuduna bomba yerleştirdiği kardeşi Abdullah, Suudi Arabistan güvenlik şefi Muhammed bin Nayef'in Cidde kentindeki ofisinde kendisini infilak ettirmişti. Olayda "teslim olan militan" süsü veren Abdullah Asiri olay yerinde ölmüş, Nayef hafif yaralanmıştı. Suudi Arabistan'da İngilizce yayın yapan Saudi Gazette gazetesine göre El Kaide'deki kod adı "Ebu Salih" olan İbrahim Asiri'nin adı daha sonra 25 Aralık 2009'da Hollanda'nın başkenti Amsterdam'dan ABD'nin Detroit kentine giden 279 yolculu Amerikan Northwest Hava Yolları uçağına düzenlenen bombalı saldırı teşebbüsünde geçti. Uçakta bulunan 23 yaşındaki Nijeryalı Ömer Faruk Abdülmuttalib iç çamaşırındaki patlayıcıyı infilak ettirmeye çalışırken, yolcuların müdahalesiyle etkisiz hale getirilmişti. Bomba düzeneğinin üretiminde Asiri başlıca şüpheliydi. 29 Ekim 2010'da ABD'nin Chicago ve Newark kentlerine giden iki kargo uçağına yazıcı kartuşlarına yerleştirilmiş bombalarla başarısız saldırı teşebbüslerinde de Asiri'nin adı geçti. Washington, İbrahim Asiri'yi 24 Mart 2011'de terör listesine aldı. Asiri'nin 30 Eylül 2011'de El Kaide liderlerinden Enver el Evlaki'yle birlikte Yemen'de hava saldırısı sırasında öldürüldüğü öne sürüldü. En son 20 Nisan 2014'te Yemen'de ordu birlikleriyle Kaide üyeleri arasında çıkan çatışmada ölü ele geçirildiği öne sürüldü. Yemenli yetkililer cesetler üzerinde yaptıkları DNA testlerinde kanıt bulamadı.
Hürriyet

Doğu Kenti Geri Alındı: 150 Ölü
Ukrayna ordusu, ülkenin doğusunda yürüttüğü terörle mücadele operasyonu kapsamında Nikolayevka şehrini ayrılıkçıların elinden geri aldı. Unian haber ajansının Askeri-Politik Araştırmalar Merkezi Başkanı Dimitri Timçuk'a dayandırdığı habere göre, Ukrayna askerleri, Donetsk bölgesindeki Nikolayevka şehrini tamamen ayrılıkçılardan temizledi. Ordunun topçu atışları ve uçaklarla, ayrılıkçıların kontrol ettiği 6 önemli noktayı vurduğunu ve ayrılıkçıların mühimmat deposunun imha edildiğini belirten Timçuk, en az 150 ayrılıkçının ve 2 askerin hayatını kaybettiğini belirtti. Ordunun top atışlarına ayrılıkçıların tanklarla karşılık verdiği Luhansk'ta, gaz boru hattında, sokaklarda, demiryolu yakınında patlamalar meydana geldi.
Milliyet

'Telekulak Danışman'a Hapis
Sansasyonel haber için yasa dışı telefon dinlediği gerekçesiyle suçlu bulunan, İngiltere Başbakanı David Cameron'ın eski iletişim danışmanı ve kapatılan "News of the World" gazetesinin eski editörü Andy Coulson, 18 ay hapis cezasına çarptırıldı. Londra'daki Old Bailey Ağır Ceza Mahkemesi'nde 8 ay süren telekulak davasına bakan yargıç, Coulson'ın yanı sıra gazetenin eski muhabiri Neville Thurlbeck ve editörü Greg Miskiw'a altışar ay hapis cezası, eski muhabir James Weatherup'a 4 ay tecil edilmiş hapis cezası, eski özel dedektifi Glenn Mulcaire'e ise 6 ay tecil edilmiş hapis cezası ile 200 saat kamu görevi cezası verdi. İngiliz yasalarına göre, Coulson 9 ay hapis cezası yatıp çıkabilecek. Ülkede 5 yılın altındaki hapis cezalarında hükümlüler, durumları da değerlendirerek, cezalarının yarı süresi hapishanede tutulabiliyor. İngiltere Başbakanı Cameron cezanın açıklanmasının ardından yaptığı açıklamada, "Karar, adaletin yerini bulması gerektiğini ve kimsenin hukuktan daha üstün olmadığını göstermiştir" dedi. Cameron, Coulson'ın suçlu bulunmasının ardından özür dileyerek, "Onu işe aldığım için üzgünüm" demişti. Coulson, 2002'de gazetenin editörüyken, öldürülen 13 yaşındaki Milly Dowler'ın cep telefonuna bırakılan sesli mesajların dinlendiği ve daha fazla mesaj bırakılması için bazılarının gazete tarafından silindiği tespit edilmişti. Skandalın ardından Avustralyalı medya patronu Rupert Murdoch'ın İngiltere'de sahibi olduğu 168 yıllık News of the World, Temmuz 2011'de kapatılmıştı.
Milliyet

Fransa'da 'Tek Adam' Sistemi Tartışılıyor
Fransa'nın eski cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin 'yolsuzluk ve gizli soruşturmaya müdahale' suçlamalarıyla gözaltına alınması yarı başkanlık sisteminin yararlarını sorgulattı. 2012'de sosyalistlerin 19 yıllık Elysee Sarayı hasretine son vererek cumhurbaşkanı seçilen François Hollande'ın ekonomik başarısızlıkları ve özel hayatı da hayalkırıklığını körüklüyor. ABD'de yayımlanan New York Times gazetesinin analizine göre, giderek daha çok Fransız "Cumhuriyetimize ne oldu" sorusunu soruyor. Beş yıllığına halk oyuyla seçilen cumhurbaşkanı, başbakanı da atayarak yürütme gücünü elinde tutuyor. 1958'de yarı başkanlık rejimin ilk cumhurbaşkanı olan Charles de Gaulle, 'Beşinci Cumhuriyet' sistemini "Bir selefim yok ve bir halefim olmayacak" sözleriyle özetlemişti. De Gaulle için yaratılmış sistem yaklaşık 60 yıl sonra Fransa'nın dertlerine merhem olamıyor. L'Express dergisinin genel yayın yönetmeni Christophe Barbier "Beşinci Cumhuriyet'in tükendiği şeklinde bir his var. Bu böyle gidemez. Sistemde devasa bir çatlak var" diyor. Fransa'da daha güçlü bir parlamentoyu hayata geçirecek bir rejim değişikliği isteyen en etkili seslerin başında, 2007'de Sarkozy'ye karşı Sosyalist Parti'nin cumhurbaşkanı adayı Segolene Royal geliyor. Hollande'ın kabinesinde Ekoloji Bakanı Royal, mevcut sistemi 'monarşik cumhuriyet' olarak tanımlıyor. Mayıs 2013'te radikal solun çağrısıyla binlerce kişi, Paris'teki Bastille Meydanı'nda 'Altıncı Cumhuriyet' için yürümüştü. Fakat Barbier'ye göre Fransa'da siyasi sistemin değişmesi için 'ya savaş çıkması ya da bir devrim yaşanması gerekiyor'.
Milliyet

SURİYE İÇİN 'RİCHARDS PLANI' DEŞİFRE OLDU
İngiliz basını İngiltere hükümetinin iki yıl önce Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad'a karşı savaşan Suriyeli 100 bin muhalifi eğitmeyi ve silahlandırmayı planladığı öğrenildi. Plana göre seçilen "ılımlı" muhalifler Türkiye ve Ürdün'deki kamplarda eğitilecek ve silahlandırılarak Suriye'ye gönderilecekti. Bu gizli planın sahibinin, iki yıl önce İngiltere ordusunun başında bulunan General David Richards olduğu belirtiliyor. Ancak söz konusu plan "çok riskli" bulunduğundan uygulamaya konmadı. Gaziantep'in Karkamış ilçesi yakınlarında bulunan PYD kontrolündeki Suriye'nin Zormağara köyü, IŞİD örgütünün eline geçti. IŞİD militanları yüksek bir noktaya bayraklarını dikerken, bir grup Suriyeli ise sınıra yakın bir noktaya gelerek Türkiye'ye geçmek istedi.
Akşam
POLİTİKA
Yine Çekileceklermiş
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, "Eve dönüşü takvim takvim çalışıyoruz" dedi. Atalay, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın İmralı ile hiçbir görüşmesinin olmadığını, görüşmeleri MİT'in yaptığını söyledi. Komisyonda kabul edilen Çözüm Paketi'ne ilişkin MHP'nin sert eleştirilerine yanıt veren Atalay, şunları söyledi: "Bu sürecin hedefi, silahların bırakılması, şiddetin bitmesi ve eve dönüşün sağlanması. Başka bir hedefi yok bunun. Bakanlar Kurulu'na bunun yetkisini veriyoruz. Bunların bir kısmı tekrar yasa olarak size gelecek. Bu bir çerçeve yasa. Üçüncü bir şahıs, üçüncü bir ülke, dışarıdan bir heyet burada yok. Türkiye ilk defa kendisi yürütüyor. Bir yol haritası hazırlıyoruz. O yol haritasında her şey zamanlı olacak. 'Şu tarihe kadar şu' şeklinde. Biz de onun gereğini yapacağız. Bu yol haritasının gerçekleşmesi için yasaysa yasa, başka çalışmalarsa başka çalışma. Bunlar şimdiden sonra yapılacak çalışmalar. Bu paketler odur. Yani paketlerin karşılığında, bilmem kimin dağdan inmesi gibi bir planımız yoktu bizim. Şundan emin olun, bu paketler birileriyle konuşularak çıkarılmış değildir. Ancak tasarının hedefi dağdan inişleri sağlamak. Taraflar da burada sınavdadır. Ciddi bir devlet olarak, bilinmezleri ortadan kaldırarak bir çalışma yürütüyoruz. Bunu da yasal belge haline getirmek istiyoruz, çabamız bu. Başbakan diyor ki MİT Müsteşarı'na, 'Git, örgüt mensuplarıyla görüş.' Ama sonra bir savcı o MİT Müsteşarı'nı ifadeye çağırıyor. Neredeyse gözaltına alacak. Bizim derdimiz bu. O zaman bürokrata iş yaptıramıyorsun."
Hürriyet

Adaylığımı Ak Parti'den De İstediler
Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, rejim değişikliği yönündeki açıklamalara tepki göstererek, "Türkiye'nin rejim arayışında olmaması lazım. Türkiye'nin rejimi bellidir. Meşrutiyetin ilanından beri Türkiye Cumhuriyeti hep parlamenter sistemi tercih etmiştir. Şimdi bizde bütün yetkiler tek elde toplanırken, bir de bunun üzerinde devlet reisi yetkilerini birleştirdiğiniz zaman bunun adı demokrasi olmaz, başka bir şey olur. Mevcut sisteme göre seçilecek olan cumhurbaşkanı bu anayasal sisteme sadık kalmalı" dedi. İhsanoğlu, dün eşi Füsun İhsanoğlu ile birlikte Trabzon'da ziyaretlerde bulundu. 'Memleketim' şarkısının çaldığı otobüsün camından vatandaşları selamlayan İhsanoğlu'nun anonsçuluğunu CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun anonsçusu Barış Bozkurt yaptı. İhsanoğlu, sokaktaki işçiden polislere, esnaftan evinin balkonunda el sallayan vatandaşa kadar herkesi selamladı. Zorlu Otel'de sivil toplum önderleriyle de bir buluşma gerçekleştiren İhsanoğlu, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Rahman ve rahim olan Allah'ın adıyla başlarım. Bugün halktan gördüğümüz ilgi ve halkın duaları gerçekten Türkiye'de büyük bir değişikliğin öncülüğünün müjdesini vermektedir. Türkiye büyük bir değişim içinde. Tam demokratik olmak istiyor. Bir tahakkukun altında kalmak istemiyor. Biz çok zor günlerden geçiyoruz. Etrafımızı ateş çemberleri sarmıştır. Etrafımızdaki ülkeler parçalanmak üzeredir. İçeride ise biz bir rejim tartışmasını yaşıyoruz. Halbuki Türkiye'de rejimin yerleşmiş olması lazım. Rejimi değiştirmek siyasi kadronun ihdasında değil, bütün milletin onayıyla olmalıdır. Bu sıkıntılı günlerde Cumhurbaşkanlığı seçimi devletin başına bir emniyet supabının getirilmesi demektir. Ben bir partinin adayı olarak gelmiyorum. Bütün bu partilerin müşterek adayı olarak geliyorum. Bunu bir vazife şuuru içinde kabul ettim. Ben halkın adayıyım, milletin temsilcisi olarak sizin huzurunuzdayım. CHP'li MHP'li kardeşlerime seslenirken, aynı ölçüde AK Partili kardeşlerime de sesleniyorum. Ben hiçbir zaman siyasetin içinde olmadım ama her zaman siyasete çok yakın bir noktadaydım. Benim de AK Parti'ye katılmam istendi ama akademik, diplomatik kariyeri tercih ettim. Türkiye'ye başka yollardan hizmet etmeyi tercih ettim. Oradaki arkadaşlarım da benim adaylığımı istediler ve desteklediler. Cumhurbaşkanlığı fil dişi kulesi değildir. Orası bir hizmet yeridir. Bu kapı hizmet kapısıdır. Sözlerime şöyle son vermek istiyorum. Trabzon'a vatan Türkiye. Yiğitliğe vatan Trabzon. Bize her yer Trabzon."
Hürriyet

7 Yılın Ardından Gönlüm Çok Rahat
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, dün İstanbul'da basın mensuplarının sorularını cevapladı. Gül, bir gazetecinin, "Sayın (Bülent) Arınç, talep olursa sizin genel başkan olabileceğinizi söyledi. Ne düşünüyorsunuz?" sorusuna, "Partinin kurucusuyum. Bunlar günü geldiğinde kendi aramızda konuşacağımız konulardır" yanıtını verdi. Gül, öğle saatlerinde cuma namazını kılmak için Tarabya Köşkü'nden Tophane'deki Kaptanı Derya Kılıç Ali Paşa Camii'ne geçti. Cami girişinde İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ve Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan tarafından karşılanan Gül, namaz çıkışında kendisini bekleyen vatandaşlarla tokalaştı. Cumhurbaşkanı Gül, namazın ardından Beyoğlu Özel Karaköy Rum Ana ve İlköğretim Okulu'nda açılan Cumhurbaşkanlığı Fotoğrafçıları fotoğraf sergisine katıldı. Gül daha sonra basın mensuplarının sorularını cevapladı. Görev süresi 28 Ağustos'ta dolacak Gül'e gelen ilk olarak Arınç'ın sözleri hatırlatıldı. Gül ise "Şimdi bunların sırası değil, seçim süreci içerisindeyiz. Ben partinin kurucusuyum. Bunlar günü geldiğinde kendi aramızda konuşacağımız konulardır" yanıtını verdi. Cumhurbaşkanı Gül, bir gazetecinin "Fotoğraflar 7 yılın özetiydi. 'Dolu dolu 7 yıl yaşadım' diyebilir misiniz?" sorusu üzerine de, şunları söyledi: "Bunlar muhakkak ki tarihçilerin yazacağı, çok büyük olayların yaşandığı yıllar, benim cumhurbaşkanı seçilme sürecim olağanüstü bir dönemdi. Ama 7 seneyi bitirdikten sonra şöyle bir mutluluğum var; O zaman 'bu adam cumhurbaşkanı olmasın' diye konuşanların büyük bir kısmının bugün gelebildikleri tek devlet kapısı. Ben de dolayısıyla hepsine kucağımı açtım. Bugün o duyguları bittiğini görmekten büyük bir memnniyet duyuyorum. Nihayet, demokratik bir ülkenin seçilmiş insanlarıyız. Seçilmiş insanların hepsinin süresi vardır. Bu süre içerisinde sorumluluklarını en iyi şekilde yerine getirmeleri beklenir. Süreler bittikten sonra bunu halk takdir eder. O açıdan gayet, doğrusu gönlüm rahat bir şekilde bu 7 yılın sonuna gelmiş vaziyetteyim. 28 Ağustos'ta bildiğiniz gibi Anayasa'ya göre görev sürem bitiyor. Yeni cumhurbaşkanlığı seçilme süreci başladı. Adayların hepsi belli oldu, resmi müracaatları oldu. Şimdi artık Türkiye'ye yakışır şekilde, demokrasiye yakışır şekilde ilk defa halkın seçeceği cumhurbaşkanlığı sürecinin içinden hepimizin büyük başarıyla çıkmamız da Türkiye'nin muhakkak başarısı olacaktır." Gül, Ekmeleddin İhsanoğlu ile görüşmelerine ilişkin soruya da "Bir cumhurbaşkanı adayı nezaket ziyareti yapmak isteyince şüphesiz ki kabul ettim. Başbakan Erdoğan ile daha önce görüşmüştüm. Kendisine başarılar diledim" diye cevap verdi.
Milliyet
Ihl'ler, Bir Direniş Olarak Ortaya Çıktı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dün akşam Kadıköy Anadolu İmam-Hatip Lisesi'nin geleneksel mezunlar iftarına katıldı. Erdoğan, yemekte yaptığı konuşmada şunları söyledi: Bizde devlet maalesef vatandaşına göre şekil almak yerine, vatandaşına şekil vermeye çalıştı. Çocuklarımızı, gençlerimizi belli bir kalıba sokmaya çalışıyor, tek tip vatandaşlar üretmenin mücadelesini veriyordu. Biz kökü mazide olan atiyiz, buna böyle bakıyoruz. İHL'ler bir direniş, direnç olarak ortaya çıktı. Bu aslında bir düşüncenin isyanıdır, bir fikrin adeta isyanıdır, bir itirazıdır. Önümüzü kestiler ama açtık. Zulümlerden atlaya atlaya geldik. Bu prangalar kırıldı, atıldı bu ülkede, engeller böylece kalktı. 28 Şubat sürecinde İHL'lerin hedef alınması asla tesadüf değildi. Rahatsız oldular. Gezi ve 17 Aralık olaylarının altında yatanlar böyleydi. Sakın bu paralel yapının da tezgahına düşmeyin. Şimdi çok dikkatli olacağız. Çünkü ulusal güvenlik noktasında bu paralel yapı, bu milleti bölüp parçalayıp kendi çıkarlarının peşine düştü. İnşallah bu fırsatları vermeyeceğiz. Yaptıkları yanlarına kaldı sadece. Bunu da pahalıya ödeyecekler. Önümüzde bir Cumhurbaşkanlığı seçimi var. Aydınlık günlerin Türkiye'sini 10 Ağustos'tan sonra birlikte kuracağız.
Akşam

SPOR
FIFA Dünya Kupası çeyrek finalinde Almanya, Fransa'yı 1-0 yenerek yarı final biletini kaptı. Panzerleri yarı finali taşıyan golü 13. dakikada Kroos'un ortasında Hummels kaydetti. Aslında maça Fransa hızlı başlamıştı. Henüz 8. dakikada Benzema ile atak yapan Horozlar, topun auta gidişini izledi. 13'te serbest vuruştan gelen ortaya Hummels kafayı vurup ağları sarstı: 0-1. İkinci devreye Fransa hızlı başlasa da, Panzerler önce dengeyi kurdu sonra mücadeleyi domine etti. Almanya, 81. dakikada ikinci gol fırsatı yakaladı. Mesut soldan geldi ve topu arka direkteki Schürrle'ye çıkardı. Bu oyuncu çok müsait pozisyonda vurdu, kaleci Lloris topu ayaklarıyla çıkardı. 4 dakikalık uzatmanın son dakikasında Benzema, ver-kaç ile ceza sahasına girip vurdu. Neuer tek eliyle müthiş bir kurtarış yaparak ülkesini yarı finale taşıdı.
Hürriyet

G.Saray'ın yeni transferi Olcan Adın ilk mesajında ezeli rakipleri F.Bahçe'ye çattı, iddialı açıklamalar yaptı: "Benim açımdan inanılmaz güzel bir olay. Hayallerim vardı ve onlara yavaş yavaş ulaşıyorum. Duygularımın tarifi olamaz, çok mutluyum. Takım arkadaşlarımla birlikte inşallah dördüncü yıldızı takacağız. Bunu yürekten söylüyor ve inanıyorum. Artık çalışma zamanı. Önümüzde kamp dönemi ve çok zorlu bir süreç var. En iyi şekilde çalışıp lige hazırlanacağız. Ben her gittiğim kulübe, kendime güvenerek gittim. Tabii ki her futbolcu oynamak ister, ben de oynayacağıma ve kendime inanıyorum. Bu forma savaşı içinde çok kaliteli ve yetenekli isimler var. Formayı kapmak için uğraşacağım. Çocukluk arkadaşım Selçuk ve Burak'la aynı takımda olmak ayrı bir heyecan. Aslanların sessiz kaldığı yerde kuşlar, kurtlar volta atar. Bilmezler ki aslanlar sessizliği bozduğunda kıyamet kopar." Her futbolcunun istediği büyük taraftarın karşısında oynamaktır. G.Saray, çok büyük bir taraftar kitlesine sahip. İnanılmaz destek vereceklerine inanıyorum. Bu sezon dördüncü yıldızı takacağız ve bu onlar sayesinde olacak. Yeni hocamız Prandelli kendisini dünya çapında kanıtlamış bir hoca. Gerek İtalya Milli Takımı'nda, gerekse Fiorentina ve diğer çalıştırdığı takımlarda kendisini ispat etmiş bir isim. Her gelen hocanın bize katkısı olacaktır. Onların gösterdikleri ve öğrettikleriyle, inanıyorum bu sene çok büyük başarılara imza atacağız. "
Akşam

Dünya Kupası çeyrek finalinde, iki Güney Amerika takımını karşı karşıya getiren maçta Brezilya, Kolombiya'yı 2-1 yenerek, yarı final vizesi alan taraf oldu. Önümüzdeki sezon Paris Saint Germain'de yan yana forma giyecek iki stoper, Sambacılar'ı 2- 0 öne geçirdi. Pes etmeyen Kahveciler, turnuvadaki 6. golünü atan James Rodriguez'in penaltısıyla 2-1 yaptı. Kalan dakikalarda sonuç değişmedi ve Kolombiya 5. maçında ilk yenilgisini alıp elenirken; Brezilya, Almanya'ya rakip oldu.
Akşam

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme