4 Ağustos 2014 Pazartesi

04.08.2014 Genel Gündem



04.08.2014 Pazartesi

GÜNDEM

Kritik Yaş Bugün 
Kritik Yüksek Askeri Şûra (YAŞ) toplantısı bugün başlıyor. 6 Ağustos'a kadar sürecek YAŞ toplantısında general ve amirallerin yanı sıra rütbe bekleme süresini tamamlamaya bir yılı kalan personelin durumu da ele alınacak. Böylece yaklaşık 500 albay, general ve amiralin emeklilik ve terfi konuları gündeme gelecek. YAŞ üyeleri yoğun mesai öncesinde ilk olarak Anıtkabir'i ziyaret edecek. Anıtkabir'in ardından Genelkurmay Karargâhı Çakmak salonuna geçecek olan üyeler, burada personelin terfi, görev süresinin uzatılması ve emeklilik gibi konuları ele alacak. Başbakan Erdoğan'ın başkanlık edeceği ağustos ayı olağan toplantısı belki de Başbakan Erdoğan'ın son YAŞ toplantısı olacak. Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda YAŞ toplantıları yeni seçilecek Başbakan tarafından gerçekleştirilecek. Bugün başlayacak olan toplantıya Başbakan Erdoğan'ın yanı sıra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulusi Akar, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Servet Yörük, Harp Akademileri Komutanı Orgeneral Yalçın Ataman, Ege Ordusu Komutanı Orgeneral Abdullah Atay, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Ahmet Turmuş, 2. Ordu Komutanı Orgeneral Galip Mendi, EDOK Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak, 3. Ordu Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve Donanma Komutanı Koramiral Veysel Kösele katılacak. Çakmak Salonu'ndadaki 'çok gizli toplantı' sırasında terfisi gelen albay, general ve amirallerin dosyası görüşülecek. Görev süresi uzatılacak general ve amirallerin yanı sıra rütbe bekleme süresini tamamlamaya bir yılı kalan albayların durumu ele alınacak. Böylece geçmiş yıllara göre artan dosya sayısı YAŞ üyeleri tarafından karara bağlanacak.
Sabah


Elektrik Kesildi, YHT Durdu 
Açılışı 25 Temmuz'da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan Yüksek Hızlı Tren (YHT) seferlerinde enerji kesintileri nedeniyle önceki akşam büyük sıkıntı yaşandı. Ankara'dan yola çıkan YHT, İzmit'te Köseköy istasyonu yakınlarına geldiğinde enerji kesintisi nedeniyle durmak zorunda kaldı. Tren uzun süre hareket etmeyince içindeki yolcular telefonlarla yakınlarına haber verdi. Gar Müdürlüğü yetkilileri trenin şiddetli yağışın neden olduğu elektrik arızası nedeniyle durmak zorunda kaldığını söyledi. Gecenin ilerleyen saatlerinde ise bu kez İstanbul'dan Ankara'ya giden diğer tren, Köseköy bölgesinde hatlarda enerji olmadığından İzmit'te bekletildi. Bir süre sonra Ankara yönünden gelen üçüncü bir tren de Köseköy istasyonunda bekletilmeye başlandı. TCDD'nin Ankara'daki ana kumanda merkezinden her saniyesinin izlendiği sorunu çözmek için tüm ekipler alarma geçirildi. Şiddetli yağış altında elektrik arızasını giderme çalışmaları uzayınca Ankara'dan gelen YHT, motorinle çalışan lokomotif tarafından İzmit istasyonuna, İzmit istasyonunda bekleyen tren de Köseköy istasyonuna çekildi. Arıza dün sabaha karşı giderildi. Sorunun Köseköy'deki arızadan kaynaklandığı, elektrik arızası nedeniyle de Dilovası'nın Tavşancıl bölgesinde bulunan trafodaki şalterlerin attığı, bu şalterin atması sonucu da Tavşancıl ile İzmit Köseköy arasındaki yaklaşık 30 kilometrelik mesafedeki hatta enerji olmadığı anlaşıldı. İstanbul'dan Ankara yönüne giden YHT'nin, Tavşancıl'ı geçip İzmit'e yaklaştığı sırada enerjinin kesilmesi nedeniyle, enerjisiz olarak kendi hızıyla İzmit'e kadar geldiği belirtildi.
Vatan

Yurt Dışı Fiyaskosu! 
Cumhurbaşkanlığı seçimini sandık başlarındaki gönüllü müşahitleriyle yakından takip eden sivil platform 'Gurbetin Oyları Grubu', yurt dışındaki seçmenin katılımının beklenenin çok çok altında kaldığını belirledi. YSK Başkanı Sadi Güven, birinci turda oy verecek yurt dışındaki seçmen sayısının 2 milyon 798 bin 709 olduğunu açıklamıştı. Gurbetin Oyları Grubu'nun yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının devam eden oy kullanma işlemine ilişkin dün itibarıyla verdiği bilgiler şöyle: Birinci tur için sadece 178 bin 959 seçmen randevu aldı. 1 milyon 380 bin 909 seçmen sayısıyla en büyük yurt dışı seçmen kitlesine sahip Almanya'da ise bu oran yüzde 6.6. Yurt dışında oy kullanma oranı yüzde 5'e ulaştı. Katılımın düşük olmasının nedenlerinden biri olarak Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından 'randevu' ile oy kullandırılması olduğu savunuluyor. İlk gün, YSK tarafından randevu sisteminden randevu almış birçok seçmene seçtikleri zamandan başka bir zamana bir randevu daha verilmesi, yani çifte zaman ataması yapılması nedeniyle bazı sandıklarda kullanılan oya oranla yüzde 30 civarında seçmenin geri gönderildiği belirtiliyor. Çifte randevuların yarattığı sorunların sürdüğü öğrenildi. Seçmen sayısının azlığı nedeniyle randevu sisteminin tamamen iptal edilmesi için YSK'ya taleplerde bulunuldu. Ancak YSK bunları kabul etmedi. Gümrük kapılarında ve havaalanlarında randevusuz oy kullanılabiliyor.
Vatan

İşte Seçim Yasakları 
Cumhurbaşkanlığı için pazar günü yapılacak seçimler öncesi tedbirler birer birer devreye sokuluyor. Yüksek Seçim Kurulu (YSK), oy verilecek 10 Ağustos Pazar günü, sabah saat 06.00'dan gece saat 24.00'e kadar alkollü içki satılmasını, içkili yerlerde ve umumi mahallerde her çeşit alkollü içki verilmesini ve içilmesini yasakladı. Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, oy verme süresince, umuma açık eğlence yeri niteliğini taşıyan lokantalarda yalnız yemek verilebilecek. Kahvehane, kıraathane ve internet kafeler dâhil bütün umumi eğlence yerleri kapalı kalacak. Oy verme günü olan pazar günü, seçimin ikinci oylamaya kalması halinde de 24 Ağustos Pazar günü saat 06.00'dan 24.00'e kadar, emniyet ve asayişi korumakla görevli olanlardan başka hiç kimsenin köy, kasaba ve şehirlerde silah taşıyamayacağı da belirtildi. YSK, seçim günü ile ilgili olarak da bazı kararları hayata geçiriyor. Oy verme günü saat 18.00'e kadar TV ve radyolar ile her türlü yayın organları tarafından seçim ve seçim sonuçlarıyla ilgili haber, tahmin ve yorum yapılması yasak olacak. Saat 21.00'den sonra bütün yayınlar serbest olacak.
Akşam

EKONOMİ 

Gram Altın 88, 6332- 88, 7161   
ABD Doları 2, 1318-2, 1332/  Euro 2, 8632-2, 8656/ İngiliz Sterlini 3, 5877-3, 5909

İş Kazalarına Risk Programı Önlemi 
Türkiye'de her gün iş kazalarında 6 kişi hayatını kaybediyor. 7 kişi sürekli iş göremezlik biçiminde sakat kalarak iş hayatından çıkıyor. 2 kişi de meslek hayatına yakalanıyor. Günde 15, bir ayda 450, senede 5-6 bin kişi iş piyasasından ayrılıyor. Bunlar arasında sadece işçi, ara eleman değil, Soma'da olduğu gibi iş güvenliği mühendisleri, işyeri hekimleri de var. Yakın zamanda Kayseri'de denetime giden Çalışma Bakanlığı müfettişi iskeleden düştü, öldü. İş kazalarında Hindistan ve Rusya ile beraber dünyanın en kötü üç ülkesinden biriyiz. Milli ekonomiye de darbe vuran iş kazalarının görünen maliyeti yıllık 8 milyar TL (tazminatlar, yardımlar), görünmeyen maliyeti ise 40 milyar TL. Gayrisafi milli hasılanın neredeyse yüzde 5'i. On yıldır iş sağlığı güvenliği üzerine çalışan Doç. Dr. Tülin Duruka, tüm işyerlerinde iş sağlığı güvenliği hizmet bedelininin üst üste koyulduğunda yılda 4 milyar TL etmediğini belirterek, "Kaybın onda birinden daha az bir rakamla siz bu hizmetlerin tamamını verebilir ve bu işletmeleri doğru düzgün denetlenebilir bir yapıya kavuşturabilirsiniz" dedi. İş kazalarının, sağlık sisteminde kullanılan medula programı benzeri 'İş sağlığı güvenliği risk skorlama programı' ile önlenebileceğini belirten Duruka şunları söyledi: "Tıpta medula sistemi denilen, hem eczaneleri hem doktorları kayıt altına alıp denetleyen, ilaç sarfiyatını önleyen yazılım programına benzer bir programı iş piyasası için geliştirdik."
Hürriyet

Faizsiz Emeklilik Geliyor 
Ekonomi yönetimi faizsiz banka stratejisini güncelledi. Faizsiz finans alanında ürün-hizmet çeşitliğinin artırılması ve kalitenin yükseltilmesi kapsamında bir dizi sürpriz adım atılacak. Geliştirilecek olan yeni stratejiyle Türkiye, 'faizsiz emeklilik sistemi' ile tanışacak. Müşterilerin taleplerine cevap verme açısından mevduat bankaları kadar esnek davranmayan katılım bankaları da kredili mevduat hesabı, doğrudan borçlandırma sistemi gibi uygulamalara alternatif sunacak. BDDK tarafından hazırlanan katılım bankacılığı raporunda, faizsiz bankacılıkta uygulanan murabahaya (İslam hukukunda alış fiyatı, maliyet üzerine kâr eklenmesi) alternatif olabilecek yöntemlerin geliştirilmesi öngörülüyor. Raporda, Hazine'nin geliştirdiği 'melek yatırımcı projesi'nin yol gösterici olacağı vurgulandı. Böylece, girişimcilere finansman sağlayacak olan yatırımcıların işlemlerden elde edeceği gelirler de gelir vergisinden muaf tutulacak. Benzer teşvikler faizsiz bankacılık yöntemlerine de tanınarak bilanço payları artırılacak. Ayrıca raporda katılım bankalarının daha fazla kaynak temin etmek için fon toplama yöntemlerini çeşitlendirmeleri ve yatırımcılara yeni yatırım araçları sunmaları gerektiği vurgulandı. Faiz hassasiyeti olan kesimin tasarruflarını katılım bankalarının yanı sıra gayrimenkul ve altında önemli ölçüde değerlendirdiği ifade edildi. Özellikle Anadolu'daki şehirlerde faize karşı hassas olanların tasarruflarını genellikle kuyumculara emanet ettiği vurgulandı. Raporda, "Toplumun faize duyarlı olan kesiminin mümkün olduğu ölçüde katılım bankacılığı sistemine dâhil edilmesi ve katılım bankalarının daha fazla sayıda tasarruf sahibine ulaşabilmesi için politikalar geliştirilmeli ve çalışmalar yapılmalıdır" denildi.
Sabah

Nissan'ın Motoru Bursa'dan 
Yılın ilk yarısında Türkiye'nin otomobil ihracatının yüzde 44.38'ini gerçekleştiren Oyak Renault, motor ihracatında da hedef büyüttü. Oyak Renault, Bursa tesislerinde Renault'nun yanı sıra Dacia ve Nissan için de motor üretmeye başladı. İhracat yaptığı fabrikalara son olarak Renault'nun Arjantin fabrikası ile Dacia'nın Romanya'daki fabrikası ve Nissan'ın Güney Afrika fabrikası eklendi. Bursa'da 1973'ten bu yana motor üretimi gerçekleştiren Oyak Renault'nun kapasitesi yıllık 450 bin adet. Oyak Renault 2013'te 274 bin 327 adet motor üretti. 1973-2000 yılları arasında toplam 1 milyon 200 binden fazla benzinli motor üretimi gerçekleştirildi. Üretilen motorlar Fransa, İspanya, Slovenya, Kolombiya, Arjantin, Malezya ve Romanya'da üretilen Kangoo, Clio, Megan, Logan ve Sandero modelleriyle dünya yollarına çıktı. 2009'da dizel motor üretimi başlarken, üretim ve ihracat katlandı. Yılın ilk yarısında 131 bin 436 adet ihracat gerçekleştiren Oyak Renault'nun otomotiv sektörünün 452 bin 591 adetlik toplam ihracatından aldığı pay yüzde 29.04 oldu. Firmanın otomobil ihracatındaki payı ise yüzde 44.38'i buldu. Yani, otomobil ihracatının neredeyse yarısını tek başına gerçekleştirdi. 360 bin adetlilk otomobil üretim kapasitesine sahip Oyak Renault, Fransız markanın Batı Avrupa dışında en yüksek kapasiteye sahip fabrikası konumunda bulunuyor.
Sabah

Türkiye'nin Nüfusu 86 Milyonu Geçecek 
Nüfus artış hızı her geçen gün azalan Türkiye, 2030 yılında 86.8 milyon kişiye ulaşacak. Doğu ve Güneydoğu'da artmasına rağmen, batı ülkelerine gelindikçe düşen nüfus artış hızının daha da gerilememesi için çalışma yapılması gerektiği ifade ediliyor. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın (UNDP) yayımladığı raporuna göre, Türkiye'nin nüfusu 2030 yılına kadar yüzde 1.2 artacak. Son nüfus sayımına göre 76 milyonu bulan Türkiye'de yıllık nüfus artış hızı binde 13 seviyesinde bulunuyor. Söz konusu rapor, geçmişe dönük verilere de yer veriyor. Buna göre, 1980'den 2013 sonuna kadar tahmini insan ömrü 16.6 yıl, ortalama öğrenim süresi 4.7 yıl artarken, kişi başına milli gelir artışı yüzde 112.5'e ulaştı. Buna göre, 86.8 milyon nüfusa ulaşacak olan Türkiye'de, kadın milletvekili oranı yüzde 14.2, internet kullanım oranı yüzde 45.1, okur yazarlık oranı yüzde 94.1 olarak tahmin edildi. UNDP'nin raporuna göre, Türkiye'de nüfus artış hızı 2015'e kadar yüzde 1.2 olacak. doğumdan itibaren yaşam süresi beklentisi yüzde 75.3 olarak tahmin edilirken, eğitimde eşitsizliğin yüzde 14.1, gelirde eşitsizliğin yüzde 21.8 olacağı öngörülüyor.
Türkiye

Otomobil Almak Zorlaştı Kira Alternatif Oldu 
Kurdaki yükseliş, kredi sınırlaması ve ÖTV artışı sebebiyle şubat ayından beri satışlarda hızlı bir düşüş yaşayan otomotiv sektöründe alımlar azalıyor. Buna karşılık oto filo kiralama sektörü tam tersi büyüme trendi yaşıyor. Otomobil ve hafif ticari araç pazarının yılın ilk 6 ayında yüzde 25 azaldığına dikkat çeken oto filo sektörünün önemli şirketlerinden UZL Filo'nun Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Pala, otomobil almanın yeni vergilerle birlikte zorlaşmasına karşın, kiralamanın gün geçtikçe daha kolay ve avantajlı boyut kazandığını dile getirdi. Oğuz Pala şunları söyledi: "Bir kere şirketinin ulaştırmasını filoya emanet eden patronlar, kamu kurum ve kuruluş yöneticilerinin başı ağrımıyor, işletme maliyetleri ciddi şekilde düşerken konforları artıyor. Alım, satım, kaza, zarar ettim derdi olmadığı için bünyemize her yıl çok farklı sektörlerden şirketler dahil ediyoruz. Bu gidişle kısa süre sonra kendi aracını kullanan şirket veya kuruluş kalmayacak dersek yalan olmaz. Bu tezi rakamlar da doğruluyor. Geçen yıl operasyonel filo kiralama yüzde 20 büyümeyle kapandı. Bu yıl en az yüzde 30 büyüme bekleniyor. UZL Filo ise 2013'de yüzde 70 büyüdü."
Türkiye

Miras Dolandırıcısı Bakan Yıldız'a Çarptı 
Soy isim benzerliğini kullanarak miras dolandırıcılığına soyunan uyanıkları Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ortaya çıkardı. İspanya'dan avukat olduğunu söyleyen kişinin Enerji Bakanı Taner Yıldız'a gönderdiği 'miras' mektubunu inceleyen enerji bürokratları soyismi 'Yıldız' olan vatandaşlara uyarıda bulundu. Enerji Bakanlığı avukatları, mektubun soy ismi Yıldız olan başkalarına da yazılmış olabileceğini ifade ederek, bu kişinin kandırdığı kişilerden avukatlık masraşarı adı altında bazı maddi istekleri olabileceğine dikkat çekiyor. Enerji bürokratları soy ismi Yıldız olan isimlerin bu tür dolandırıcılık olaylarına karşı uyanık olması gerektiğinin altını çiziyor. Enerji Bakanı Taner Yıldız'ın 5,5 milyon euroluk miras iddiasını araştırma yaptırmadan mektubu okur okumaz talebi kabul etmediği öğrenildi. Edinilen bilgilere göre avukat olduğunu söyleyen Pedro Torre Romero isminde bir kişi Bakan Yıldız'a gönderdiği mektupta, 27 Aralık 2014 tarihinde vefat eden Medina Yıldız'ın müvekkili olduğunu belirtiliyor. Medina Yıldız'ın İspanya'daki Safe Bankası'ndaki hesabında 15 milyon 700 bin Euro parası olduğunu ve bu paraya mirasçıları tarafından talepte bulunulmaması halinde Banka Güvenliği Bürosu tarafından el konulacağını ifade ediyor. Sadece soyadı benzerliği sebebiyle miras iddiasında bulunulabileceğine dikkat çekilen mektupta, "Bankadaki meblağ ibra edildiğinde bu meblağın yüzde 35'i sizin, yüzde 65'i de benim payıma düşecektir" teklifinde bulunuyor. Enerji Bakanlığı'ndan edinilen bilgilere göre Bakanlık Hukuk Müşavirliği bu teklifi etik bulmadığını ve teklifin kabul edilmeyeceğini bildirmek üzere söz konusu kişiye telefon yoluyla ulaştı. Kişiden ayrıca kimliğini ve baroya kayıtlı bir avukat olduğunu ispatlaması istendi. Ancak bu istek karşılık bulmadı. Hukuk Müşavirliği tarafından yapılan araştırmalar sonucu İspanya'da Las Palmas veya Madrid barolarına kayıtlı Pedro Torre Romero isminde bir avukata da rastlanmadı.
Star

Piyasalar Seçim Ve Moody's İkileminde 
Geçen hafta ramazan Bayramı nedeniyle çarşamba gününe kadar kapalı olan yurt içi piyasalar, dönüşte ABD'de açıklanan beklenti üzeri büyüme rakamı, ABD merkez Bankası'nın (fed) temkinli çıkış sinyali ve Arjantin'in iflası ile sarsıldı. Bu hafta ise gözler cumhurbaşkanlığı seçimi, yurt dışında açıklanacak veriler ve uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's'ten gelecek Türkiye açıklamasında olacak. uzmanlar öncü fed depreminin ardından bu hafta dolar tarafında sınırlı gevşeme beklerken, borsa tarafında ise beklenti yatay seyrediyor. Avrupa'nın Rusya'ya yaptırımları artırması, ABD'nin ikinci çeyrekte beklentiler üzerinde yüzde 4 büyüme açıklaması, Fed'in 10 milyar dolarlık daha tahvil azaltımına gitmesi ve Arjantin'in temerrüte düşmesi ile geçen hafta yurt içi piyasalar yurt dışından gelen satış dalgasına kapılarak perşembeyi sarsıntılı geçirdi. piyasalar cuma günü ise ABD'de erken bir faiz artışı beklentisinin aksine işaret eden tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin altında gelmesiyle rahatlayıp toparlandı. cumhurbaşkanlığı seçiminin pozitif beklenti olarak Türkiye'yi destekleyebileceğini belirten uzmanlar dolarda 2.1150'yi destek seviyesi olarak gösterilirken, borsanın ise 79.000- 82.500 bandında dalgalanması öngörüyor. faiz tarafında ise 2 yıllık gösterge tahvilin bileşik faizinde beklenti 9 seviyelerine yakın hareket etmesi. emtia piyasalarında da altının onsunun 1.245- 1.306, Brent petrolün ise 103-106 dolar aralığında dalgalanması bekleniyor.
Star

81 İle Ulaşacak, Yurtdışı Fırsatlarını Kollayacak 
Türkiye tüketici elektroniği pazarının en güçlü oyuncularından olan Teknosa, önümüzdeki Eylül ayında Şırnak, Hakkari ve Ardahan'da açacağı mağazalarla Türkiye'de gitmedik il bırakmayacak. Şu anda 307 mağazası olan, yıllık cirosunu 3 milyar liraya çıkaran ve 2023'te alanında Avrupa'daki ilk 3 markadan biri olmayı hedefleyen Teknosa, bu yıl yeni mağazaların da etkisiyle yüzde 10 civarında büyümesi öngörülen tüketici elektroniği pazarının üzerinde büyüyecek. Teknosa Genel Müdürü Necil Oyman, "Yıllık 125 milyon ziyaretçimiz, 3 milyar lira ciromuz var. İnternet sitemiz 85 milyon ziyaretçi alıyor. Şu anda 78 ildeyiz, 307 mağazamızla hizmet veriyoruz. Gitmediğimiz 3 il olan Şırnak, Hakkari ve Ardahan'a da Eylül ayında gidiyoruz. Yani 81 ilin 81'inde de Teknosa olacak" diye konuştu. Teknosa'nın daha Türkiye'de alacağı çok yol olduğunu kaydeden Oyman, yurtdışına ilişkin planları bulunduğunu ancak şu anda ülke veya pazar hedefi koymadıklarını vurguladı
Vatan

Market Etiketinde Zam Şampiyonu Limon Oldu 
Temmuzda market fiyatlarında en fazla düşüş yüzde 11,49'la kuru üzümde, en fazla fiyat artışı yüzde 33,77 ile limonda görüldü. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, fiyatları yakından izlediklerini ve bunun sonucunda spekülatif artışlar görülmediğini ifade etti. Temmuz ayında beklentilerin aksine dana eti fiyatlarında bir artış olmadığına dikkati çeken Bayraktar, market fiyatlarına bakıldığında 9 üründe fiyat değişimi görülmediğini, 11 üründe azalma, 18 üründe ise fiyat artışı olduğunu belirtti. Üreticilerde fiyatı düşen ürünlere baktığımızda havuçta talepte görülen daralmaya bağlı olarak fiyatlar geriledi. Yumurta fiyatlarında yaşanan düşüşte Irak'taki olaylar nedeniyle ihracatta yaşanan sıkıntılar ile yaz aylarında talepte yaşanan azalma etkili oldu. Patatesteki düşüşte de hasat miktarındaki artışın etkisi görülüyor.
Akşam

Gümrük Bakanlığı'nda Bazı Bürokratlar Görevden Alındı 
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nda aralarında genel müdür yardımcılarının da yer aldığı bazı bürokratlar görevden alındı. Resmi Gazete'de bugün yayımlanan atama kararlarıyla bakanlık bürokrasisinde bir dizi değişikliğe gidildi. Buna göre, Gümrükler Muhafaza Genel Müdür Yardımcıları Ali Gülşen ve Mehmet Sağlam görevlerinden alınarak başmüfettiş olarak görevlendirildi. Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü Narkotik Madde Kaçakçılığı Daire Başkanı Nihat Özay, Gümrükler Genel Müdürlüğü İthalat Daire Başkanı Güngör Öztürk, Gümrükler Genel Müdürlüğü Denetim Raporları Daire Başkanı Ömer Faruk Şah da başmüfettişliğe atandı. Gümrükler Genel Müdürlüğü Geçici İthalat ve Hariçte İşlem Daire Başkanı Muammer Tanrıvermiş ile AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Yücel Karadiş ise müfettiş olarak görevlendirildiği belirtildi.
Akşam

SİYASET/POLİTİKA

Vasiyetim İstanbul 
Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan İstanbul Maltepe sahilindeki miting alanı dolduran yaklaşık 2 milyon kişiye seslendi. Konuşmasına İstiklal Marşı'nın 10 kıtasını da ezbere okuyarak başladı. Erdoğan'ın okumasını tamamlamasının ardından alandaki milyonlar coşkuyla alkışladı. Konuşmasına İstanbul'u selamlayarak devam eden Erdoğan şu mesajları verdi: "İstanbul bizim her zaman rehberimiz oldu. İstanbul bizim ışığımız oldu. İstanbul bize kılavuz oldu. Biz burada sadece İstanbul'u değil, Anadolu'yu, Trakya'yı, Ortadoğu, Balkanlar'ı, Kafkasya'yı, Kuzey Afrika'yı, Avrupa'yı birlikte tanıdık. Çünkü İstanbul merkezdir merkez. İstanbul Türkiye'nin de dünyanın da özüdür özetidir. Siyasete ilk adımı burada İstanbul'da attık. "Bizim meselemiz her zaman hizmet oldu. Çünkü biz bu millete efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldik. Biz milletin aşk ateşinde yanmak için yola çıktık. Allah'a sonsuz hamdü senalar olsun bize İstanbul gibi bir dünya şehri verdi Osmanlı cihan devletinin bu kadim başkentine Eyübel Ensari hazretlerinin şehrine Hz. Nebi'nin övdüğü bu şehre hizmetkar olmayı nasip etti. Biz bu şerefi bu bahtiyarlığı tattık." "Muhtar bile olamaz diye manşetler attılar. Bize işlemedi. Suikast girişiminde bulundular, o tehditler bizi yolumuzdan çevirmedi. 14 Ağustos'ta inşallah 13. kuruluş yıldönümünü idrak edeceğiz. 2001'de AK Parti'yi kurduk. İstanbul'dan başladık. Anadolu, Trakya'yı karış karış dolaştık.
Akşam

Çok Üzülüyorum 
Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu'nun seçim kampanyası boyunca yanında ayrılmayan eşi Füsun İhsanoğlu, "Uzun yıllardan beri ailece dostluğumuz var" dediği Başbakan Tayyip Erdoğan'ın eleştirileri için "Çok üzülüyorum ve çok şaşırdım" değerlendirmesini yaptı. Sonuna gelinen seçim kampanyası boyunca Erdoğan'ın ithamları ile ilgili Hürriyet'e konuşan Füsun İhsanoğlu, şunları söyledi: "Böylesini beklemiyordum. Ben önemli siyasetçilerin çıktığı bir aileden geliyorum. Buna rağmen kullanılan dili yadırgıyorum, anlayamıyorum, söyleyecek laf bulamıyorum. Bugün Türkiye en önemli makamı için, devletin en üst kademesi için bir seçim yapıyor. Bu makama uygun, nezaketi hiç eksik etmeyen, onun kurallarına çok uygun bir dil kullanmalı, her konuda buna dikkat etmeli. Bizim Sayın Erdoğan Ailesi ile düzenli bir dostluğumuz var. Kendisinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan bu yana gelen bir dostluk bu. O günlerden bu yana çok beraber olduk. Ne değişti anlamış değilim. Biz yine aynı insanlarız, saygıda kusur etmiyoruz. Bizim aldığımız aile terbiyesi de bunu gerektirir. Her gün duyduğum sözler karşısında üzülüyorum." Füsun İhsanoğlu, Emine Erdoğan'ın bu konuda ne düşündüğü konusunda bir fikri olup olmadığı yönündeki soruyu ise susarak ve yüz mimikleri ile üzüntü ima ederek yanıtlamadı. İhsanoğlu sözlerini "Dediğim gibi ben böyle bir söylem beklemiyordum, üzgünüm" diyerek tamamladı.
Hürriyet

Kahire'de Doğmak Suç Mu 
MHP Lideri Devlet Bahçeli Afyonkarahisar'da, "Kahire'de doğmak suç mu? 'Sadece cumhurbaşkanı olacağım' diyerek Türkiye'yi her alanda bölüyorsun. Bir de doğduğu yere göre ayrımcılık yaparsanız ne yapacağız?" dedi. Bahçeli, "Siyaset bazen acımasız oluyor. Bir taraftan diyorsunuz ki 'Biz bu kişiyi tanımıyoruz', bir taraftan diyorsun ki '33 yıldır Türkiye'ye hiç gelmemiş, kimdir bilmiyoruz.' Ama diğer taraftan son 15- 20 gün içerisinde öyle aşağılayıcı, öyle hakaret edici cümleler kullanıyorsunuz ki lafın nereye vardığının farkında bile değilsiniz. Böyle şey olur mu? Kahire'de yetişip Türkiye'ye gelmek, İslam dünyasının önemli kademelerinde önemli sorumluluklar üstlenmek bir millete, bir memlekete hizmet değil midir? m Şimdi bir an düşünelim. Emirdağ'ın yurtdışına verdiği çok büyük göç var. Bildiğimiz kadarı ile de Belçika'da yoğunlaşmışlardır. Yıllardan bu yana 2'nci, 3'üncü nesil orada doğmuş, orada yaşıyor ve orada siyasete hem mahalli idareler hem genel seçimlere katılıyor. Ama doğduğu yer Brüksel ise 'Türkiye'ye gelip, ben siyaset yapacağım' dediği zaman, 'Hayır arkadaş. Sen Brüksellisin, sen Brüksel'de doğdun, bu memleketi bilmezsin' deme hakkına sahip miyiz? Bu nasıl büyük bir ayrımcılıktır. Nereye uzanacağını nasıl fark etmeyeceksiniz. m Cumhurbaşkanı seçiminin ne şekilde yapılacağı konusunda fazla bir tecrübe yok. Alelacele çıkarılmış bir yasa ile cumhurbaşkanı seçimine gidiliyor. Şu an için seçim faaliyetleri izlendiğinde, çok büyük bir adaletsizlikle, çok büyük haksız rekabetle adaylar arasında bir yarış sürüyor. Erdoğan diyor ki, 'Ben cumhurbaşkanı olursam, havaalanı yapacağım, yol yapacağım, şunu yapacağım, bunu yapacağım' Mübarek insan, sen başbakanken yaptığını yapıyorsun zaten. Bir de kalkıp cumhurbaşkanlığı makamında havaalanı yapacaksan, yol yapacaksan, baraj yapacaksan, kamu ihalelerinin hepsini sen yapacaksan, o zaman başbakana ne ihtiyaç var."
Hürriyet

Bayrağı Yüceltecek Bilgeyi Seçelim 
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, "Geliniz bayrağımızı yüceltecek olan bilge, dürüst, namuslu bir kişiyi cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturtalım" dedi. Antalya'da konuşan Kılıçdaroğlu şunları söyledi: "Görüşü, siyasi düşüncesi ne olursa olsun bütün yurttaşlardan oy kullanmalarını istiyorum. Eğer sandığa giderseniz, demokrasimiz güçlenecektir. Çok daha güzel bir Türkiye'yi el birliğiyle ayağa kaldırmış olacağız. Cumhurbaşkanlığı makamı çok önemli. O makam bayrağı ve Türkiye'yi temsil ediyor. Size şu aday ya da bu aday yönünde hiçbir telkinde bulunmuyorum. Tek istediğim bayrağına sahip çıkan, geçmişi temiz olan, bütün vatandaşlarına eşit mesafede olan, tarafsız birisinin cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmasıdır." Kılıçdaroğlu daha sonra geçtiği Hatay'da da Erdoğan'ın, "Alevisin biliyoruz, söyle" sözlerine yanıt verdi. Kılıçdaroğlu, "Buradan sesleniyorum; Allah'ımız bir, kitabımız bir, peygamberimiz bir, Ehl-i Beyit'imiz bir. Biz bölünmemekte anlaştık, ne kadar bağırırsan bağır" dedi. Musul Başkonsolosluğu'ndan IŞİD tarafından kaçırılan 49 kişiye de değinen Kılıçdaroğlu, "Önceden uyarıyorlar, Erdoğan, 'hayır çıkmayın' diyor. 'Teslim olsunlar' diyor. Bayrak indiriliyor. Bayrak kimin rızası ile indirildi, Erdoğan'ın izni ile. IŞİD'in asıl rehinesi Erdoğan'dır."
Hürriyet

'Biz, Birbirimiz İçin Feda Oluruz' 
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay katıldığı TV programında cumhurbaşkanlığı seçimi ve ardından AK Parti'de yaşanacak olası değişimleri değerlendirirken "Aramızda 'Ben' yok, 'biz' var. Başka yerlerde olduğu gibi küçük siyaset oyunlarıyla falan hiç uğraşılmaz" dedi Atalay, seçim sonrası AK Parti açısından yaşanacak süreçle ilgili olarak ise yapılacak çok şey olduğunu belirtti. Partilerinin bir değişim geçireceğini anlatan Atalay, şunları söyledi: "Genel Başkan değişecek, Başbakan değişecek, yeni hükümet kurulacak. Ama hiçbirimizde bir tedirginlik yok. Allah'ın izniyle, istişareyle tüm o safhaları bitireceğiz. Bu hareketin, herhangi bir sekteye uğramaması hepimizin tek dileği. Kişiler falan değil. Bizler, hepimiz birbirimiz için feda oluruz. Dostluklar var, arkadaşlıklar var, herkesin birbirine sadakati vardır. Burada hiç kimse 'ben' ile uğraşmaz. "Ben' yok, 'biz' var. Başka yerlerde olduğu gibi, küçük siyaset oyunlarıyla falan hiç uğraşılmaz. Bunlar çok tehlikelidir. Bizim, hareketimiz onu kaldırmaz." Başbakan Yardımcısı Atalay, çatı aday Ekmeleddin İhsanoğlu'nun içinde bulunduğu durumdan çok da memnun olmadığını düşündüğünü belirterek, "Sayın İhsanoğlu, 'Başıma nereden bunu açtım' diye sanki bir pişmanlık içinde. Çok şevkli değil" değerlendirmesinde bulundu. Bu durumun CHP ve MHP'de telaş yarattığını ileri süren Atalay, "Sayın Kılıçdaroğlu ve Bahçeli, çok telaşlı şu günlerde. Çünkü, ikisinin toplamını bile neredeyse alamayacak gibi bir görüntü var. Bunlar, bize daha fazla saldırmaya başladı" dedi. Atalay, MHP tabanının büyük kısmının istenen ölçüde oy vermeyeceğini düşündüklerini öne sürdü. Atalay şöyle devam etti: "Bu çatı adayın falan AK Parti'den, Tayyip Erdoğan'dan hatta bir anlamda Türkiye'den kurtulma projelerinin de bir parçası olduğunu herkes daha iyi anlıyor şu anda. Yerli bir proje olmadığını da doğrusu açık açık görüyoruz. Ben, buna tam anlamıyla inanıyorum. Kurgu falan değil, komplo teorisi değil." Atalay, Türkmenlere yardım edilmediği yönünde hükümete yöneltilen eleştirilere yanıt verirken, Türkmenler için ne gerekiyorsa yapıldığını söyledi. Atalay, "Türkmenlere karşı kendilerinin yaptıkları bir şey de yok. Bunlar iki şeyi istismar eder birincisi Türkmenleri, ikincisi şehitlerin gelmesi. Bunlar şehit sever. Siz eğer çözüm süreci ile uğraşıyorsanız, şehitler gelmesin, analar ağlamasın bu kardeşlik tekrar kurulsun, ülkemiz tekrar birlik ve bütünlük içinde o bin yıllık kardeşliğini sürdürsün, farklılıklar Türkiye'de özgürce yaşasın kardeşliğimizi güçlendirelim diye çalışırsanız bunların gözünde siz hain oluyorsunuz" dedi.
Sabah

DÜNYA 

Azeri-Ermeni Zirvesi Soçi'de 
Azerbaycan ile Ermenistan arasında ihtilaflı Karabağ bölgesinde iki ülke arasında çıkan çatışmalardan dolayı Rusya'nın Soçi kentinde 8-9 Ağustos'ta Aliyev-Sarkisyan zirvesi yapılacağı bildirildi. Ermenistan Başbakanı Ovik Abramyan, "Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev önümüzdeki hafta 8-9 Ağustos tarihleri arasında büyük ihtimalle Rusya'nın Karadeniz kıyısındaki Soçi şehrinde bir araya gelecek" açıklamasını yaptı. Ermenistan hükümeti Enformasyon Dairesi yöneticisi Tigran Abramyan da zirvenin soruna çözüm amacıyla oluşturulan ve eş başkanlığını ABD, Rusya ve Fransa'nın yaptığı Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Minsk Grubu tarafından hazırlandığını söyledi. Karabağ cephe hattında 1 Ağustos'ta 14 Azerbaycan askerinin öldüğü çatışmalarda taraşar birbirini suçluyor.
Hürriyet

6.5'lik Depremde 367 Ölü 
Çin'in güneybatısında Myanmar ve Tayland sınırında bulunan Yunnan eyaleti, dün 6.5 büyüklüğündeki depremle sarsıldı. Depremde 367 kişi hayatını kaybetti, en az bin 800 kişi yaralandı. Enkaz altında çok sayıda kişinin de halen kayıp olduğu bildirildi. Şinhua haber ajansına konuşan bir yetkili, bölgede en az 12 bin binanın yıkıldığını söyledi. Çin Deprem Ağları Merkezi, Zhaotong kentine bağlı Ludian ilçesinde yaşanan sarsıntının merkezinin, Wenping şehrinin 11 kilometre uzağında ve yerin 12 kilometre altında olduğunu açıkladı. Bölgede yaşayanlar öğleden sonra yerel saatle 16.30'da gerçekleşen depremin ardından kendilerini sokaklara atarken, bazı noktalarda elektrik kesintileri görüldüğü ve iletişim sıkıntısının yaşandığı bildirildi. Yerel basına ve sosyal medyaya yansıyan fotoğraflarda çok sayıda binanın hasar gördüğü dikkat çekti. Savaş alanına dönen bölgede ayrıca su borularının patladığı görüldü. Çin devlet televizyonu CCTV bölgede son 14 yılın en şiddetli depreminin yaşandığını duyurdu. Hayatını kaybedenlerin tümünün, depremde en büyük hasarı gören Qiaojia kasabası sakinleri olduğu açıklandı. Çinli milis kuvvetleri yaralıların hastaneye taşınmasına yardım ederken, çok sayıda yaralı da kurtarma ekiplerini bekliyor. 300 polis ve itfaiye görevlisinin kurtarma çalışmalarına katıldığı bölgeye 392 arama kurtarma görevlisi ile birlikte özel eğitimli köpek gönderildi. Caotong kentinde 2012'de meydana gelen 5.7 büyüklüğündeki depremde 80 kişi ölmüş ve 800'den fazla kişi yaralanmıştı. Yunnan eyaletinde 1970 yılında meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki depremde ise en az 15 bin kişi hayatını kaybetmişti. Dün ayrıca Japonya'da 6 ve Papua Yeni Gine'de 6.6 büyüklüğünde deprem olmuş, her ikisinde de can kaybı yaşanmamıştı.
Sabah

500 Uygur Türkü Öldürüldü 
Bağımsız Doğu Türkistanlılar Derneği Genel Başkanı Erkinbeğ Uygurtürk, Çin polisi ve askerlerinin Doğu Türkistan'ın Yarkent ilçesinde katliam yaptığını açıkladı. Bayramın birinci günü başörtülü kadınların Çinli askerlerce taciz edildiğini ve buna karşı koyan Uygurlara ateş açıldığını iddia eden Uygurtürk, "Olaylarda 500'e yakın Uygur Türkü hayatını kaybetti, iki köy de haritadan silindi" dedi. Çin polisi ve askerlerinin gençleri tutuklamaya başladığını söyleyen Uygurtürk, "Bölgede internet kesildi, yollara barikatlar kuruldu. Uygurlar, sadece Türk ve Müslüman oldukları için öldürüyor" diye konuştu.
Türkiye

İsrail Kerry'nin Telefonlarını Dinledi 
İsrail yönetiminin, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'inin telefon görüşmelerini gizlice dinlediği ortaya çıktı. Alman Der Spiegel Dergisi'nde yayınlanan habere göre, Tel Aviv yönetimindeki İsrail İstihbaratı, geçen yıl İsrail ve Hamas arasında arabuluculuk görüşmeleri yapmak için bölgeye giden ABD Dışişleri Bakanı Kerry'i dinledi. Derginin istihbarat kaynaklarına dayandırdığı açıklamada ayrıca, Kerry'i İsrail'in dışında başka bir gizli servisin de dinlediği belirtildi. İsrail ve Hamas arasındaki arabuluculuk görüşmeleri sırasında kimi zaman kendi özel telefonunu kullanan Kerry'nin, İsrail istihbaratı tarafından dinlendiği ve görüşmelerdeki bilgilerin taraflar arası görüşmelerde pazarlık unsuru olarak kullanıldığı ifade edildi. Dinleme skandalına ilişkin ne ABD yönetiminden ne de son zamanlarda Kerry'e yönelik eleştirilerin arttığı İsrail'den herhangi bir açıklama gelmedi.
Star

İsrail'den Yeni Okul Katliamı 
Filistinli militanların roket saldırılarına son vermek için 7 Temmuz'da Gazze'ye yönelik 'Koruyucu Hat' operasyonunu başlatan İsrail, dün Gazze içlerindeki birliklerinin bir bölümünü geri çekerken son günlerin en ağır bombardımanını gerçekleştirdi. Refah kentinde yoğunlaşan saldırılarda BM Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu'na (UNRWA) ait bir okul daha hedef alındı. Yaklaşık 3 bin sivilin sığındığı okulun bahçesinde gıda yardımı dağıtıldığı sırada meydana gelen saldırıda, aralarında çocukların da bulunduğu en az 10 kişi öldü, 35'i aşkın kişi de yaralandı. UNRWA'nın sözcüsü Adnan Ebu Hasna, İsrail'in okulu neden vurduğunu bilmediklerini belirtirken, Gazze'de hiçbir yerin siviller için güvenli olmadığını söyledi. Yerel kaynaklar dünkü saldırıyla birlikte, İsrail ordusunun operasyonun başından bu yana BM'ye bağlı 8 okulu vurduğunu belirtti. UNRWA Sözcüsü Chris Gunnes, Gazze'de BM'ye bağlı 90 okula sığınan sivillerin sayısının 260 bine ulaştığını açıkladı. Gunnes, güvenlik riskine karşın halkın okullara sığınmaya devam ettiğini vurguladı.
Vatan

Şengal Dağı'nda Yezidi Katliamı 
Irak'ın Musul ilinin Sincar ilçesinin, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) öncülüğündeki silahlı grupların eline geçtiği bildirildi. Üç gündür peşmergeye ağır silahlarla saldıran IŞİD, Sincar'ı (Şengal) kontrolüne aldı. Mühimmatı bitme noktasına gelen ve elinde tahrip gücü yüksek silah bulunmayan peşmergeler, ilçeyi terk ederek, Sincar dağlarına çekilmek zorunda kaldı. Peşmerge, yeniden taarruza geçmek için takviye güç ve silah bekliyor. Bölgedeki kaynaklara göre Suriye'deki PYD güçleri peşmergeye destek için Sincar'a doğru yola çıktı. Kürtlerin, "Şengal" olarak adlandırdığı Musul'un 60 kilometre kuzeybatısındaki Sincar ilçesi, Irak ordusunun çekilmesinin ardından 6 Haziran'dan beri peşmergenin kontrolündeydi. Yezidi Kürtlerin en yoğun yaşadığı bölgelerden biri olan Şengal Dağı'nda IŞİD birliklerinin katliam başlattığı öne sürülüyor.
Akşam

SPOR 

2014 yılında Basketbol Ümit Milli Takımı ile Avrupa şampiyonluğu yaşayan Türkiye, Genç Milli Takım'la da Avrupa'da zirve yaptı. Altyapı kategorilerinde elde edilen başarılar, ileride Milli Takım'ın kadrosunu oluşturacak gençler için iyi bir tecrübe olarak görülürken, gözler 30 Ağustos- 14 Eylül tarihleri arasında İspanya'daki Dünya Kupası'nda sahneye çıkacak "12 Dev Adam" ile 27 Eylül-5 Ekim tarihlerinde Ankara'da Dünya Kadınlar Basketbol Şampiyonası'na ev sahipliği yapacak olan "Potanın Perileri'ne çevrildi. A Milli Takım'ın son Avrupa Şampiyonası'nda yaşadığı hezimetin hâlâ hafızalardaki tazeliğini koruduğunu belirten basketbol otoriteleri, bu başarısızlığın en büyük sebebini, yıllardır aynı isimlerle yola devam edilmesi olarak görüyor. Geleceğin takımını oluşturma doğrultusunda vakit geçirmeden bu gençlere kapıların ardına kadar açılması gerektiğine inanan basketbol adamları, gençlerin sezon boyunca kenarda oturtularak basketboldan soğutulmamasını temenni ediyor. Türkiye'nin Ümitler ve Gençler'de elde ettiği başarılara değinen milli basketbolcu Sinan Güler, "Gerçekten gurur duyulması gereken bir şey. Altyapılarda 1994 ve 1997 jenerasyonu Türk basketbolunun geleceğinin emin ellerde olduğunu gösteriyor" dedi. Genç basketbolcuların elde ettikleri başarılarla Türk basketbolunun önemli bir bireyi olduklarını ispatladığını anlatan tecrübeli oyuncu, "Umarım hepsi gerek milli takımda, gerekse kulüplerinde bu başarılarını devam ettirebilecek ve üzerine bir şeyler koyabilecek ortamı bulabilirler. Bu da federasyonun ve kulüplerin elinde olan bir durum. Onların başarısı ve işe dahil olması Türk basketbolunun geleceğini oluşturuyor" diye konuştu.
Türkiye

Orta sahaya yapacağı transfer konusunda Belhanda ismine ağırlık veren Beşiktaş'a Ukrayna'dan sevindirici haber geldi. Çıkan olaylar neticesinde Kırım'ı Rusya'ya kaptıran ve ülkedeki çatışmalardan Moskova'yı sorumlu tutan Ukrayna ile Rusya arasındaki gerilim Beşiktaş'a yaradı. Rusya'nın önde gelen petrol şirketlerinden Gazprom'un Dinamo Kiev'in ana sponsorluğundan çekilmeye karar vermesinin ardından ekonomik olarak darboğaza düşen Ukrayna kulübü, maliyeti yüksek olan futbolcularını elden çıkarmaya karar verdi. Rusya menşeyli birkaç sponsorun da Ukrayna'a veda etmesi üzerine maddi olarak sıkışıklık yaşayan Kiev kulübü, UEFA'nın da uluslararası karşılaşmaları Ukrayna'da oynatmaya sıcak bakmaması üzerine hedef küçültme kararı aldı. Bu gelişmeler üzerine geçen sezonun devre arasından beri mercek altına aldığı Belhanda ile ilgilenen Beşiktaş Başkanı Fikret Orman'ın geçtiğimiz hafta Fransa'nın Nice kentinde Dinamo Kiev Başkanı Ihor Surkis'le bir araya gelerek resmi teklifini sundu. Faslı orta saha oyuncusunun tapusunu almaya kararlı olan Orman, gelecek hafta bir görüşme daha gerçekleştirecek. Siyah-beyazlıların başkanı, satın alma opsiyonlu kiralama seçeneğini ise son ihtimal olarak kullanacak. Belhanda'nın da Beşiktaş'ta oynamaya sıcak baktığı belirtiliyor.
Türkiye

A Milli Bayan Voleybol Takımı, FIVB Dünya Grand Prix'si A Grubu 1. ayak 3. ve son maçında Rusya'yı 3- 2 yendi. Milliler, Rusya karşısında 25-23, 29-27, 14-25, 18-25 ve 15-10'luk setlerle 3-2 galip geldi. 1. ayak maçlarının ardından Filenin Sultanları, 3 galibiyet, 7 puan ve averajla ilk sırada yer aldı. Rusya, 7 puan ve averajla 2. sırayı elde ederken, ABD, 2 puanla üçüncü, Japonya ise 1 puanla dördüncü oldu. Günün ilk maçında ABD, Japonya'yı 25-27, 25-17, 25- 22, 24-26 ve 15-11'lik setlerle 3-2 yendi. İkinci ayak maçları 8-10 Ağustos'ta Ankara'da oynanacak.
Star

Galatasaray'da transfer çalışmaları Teknik Direktör Cesare Prandelli'nin isteği doğrultusunda hız kazanırken, Brezilyalı stoper Doria konusuda ilginç bir ayrıntı ortaya çıktı. Sarı-Kırmızılı yönetim, 19 yaşındaki Sambacı'nın bonservisi için Botafogo'ya 6 milyon euro önerip beklemeye geçerken, Prandelli'nin "2 yıl sonra 30 milyon euroya satarız" raporu sonrasında strateji değişikliğine gitme kararı aldı. Cim-Bom, "Doria planı" çerçevesinde Brezilya Milli Takımı'nın kaptanı ve stoperi Thiago Silva'nın veliahtı olarak gösterilen genç oyuncuyu kadrosuna katabilmek için yaptığı teklifi yükseltme kararı aldı. Buna göre Aslan, Botafogo'ya 6 milyon euronun yanı sıra Doria'nın satışından yüzde 20 pay vermeyi teklif etti. Brezilya kulübünün onay vermesi durumunda Brezilyalı genç stoper bu hafta içinde Sarı-Kırmızılı takıma imza atacak.
Star

Hazırlık maçlarında gösterdiği performansla eski günlerinden esintiler sunan Emre Belözoğlu, yeni sezon öncesi oldukça iddialı. Tatilde yaptığı detoks sayesinde kendine geldiğini belirten deneyimli kaptan, yeni takım arkadaşı Diego'yu da övmeyi ihmal etmedi: "Sanki 20 yaşıma geri dönmüş gibiyim. Allah sakatlık vermezse, bu sezon her şey çok güzel olacak. Bunda hazırlık kampı öncesi planlamam da etkili oldu. Artık belli bir yaşa geldik. Kendimize bakmamız lazım. Keşke futbolculuğumun ilk yıllarında da böyle düşünebilseydim. İnsan zaman geçtikçe çok şey öğreniyor. Diego gerçekten çok iyi bir oyuncu. Kendisini kanıtlamış bir isim. Şu anda alışma aşamasında. Ama şu anda da sahadaki iletişimimiz gayet güzel. Daha da iyi olacaktır. Kesinlikle bize katkı sağlayacak."
Vatan

Manchester United'ın Real Madrid'i 3-1 yendiği maçı, Michigan Stadı'nda 109 bin 318 Amerikalı izledi. ABD'de bir spor organizasyonunu en çok izleyen kişi rekoru kırıldı. 1984'teki Rose Bowl olimpiyat finalini 101 bin 799 kişi izlemişti. Peki Manchester United-Real Madrid maçı neden Amerika'da oynandı? Manchester United'ın LA Galaxy'yi 7-0 yendiği Amerika'daki ilk hazırlık maçına 86 bin 432 Amerikalı futbolsever geldi. Bu maçta en pahalı bilet 433.59, en ucuz bilet de 35 dolardı. Arsenal'ın Red Bull ile oynadığı maçta ise fiyatlar 500 dolara kadar çıktı. Manchester ile Arsenal bilet dışında ürün satışı için de yeni pazar buldu. Premier League dünyanın en başarılı futbol organizasyonu. Ancak Amerika pazarına sadece İngilizler değil, Arda Turan'ın takımı Atletico Madrid ve Salih Uçan'ın takımı Roma da dahil, İspanyol ve İngiliz kulüpleri de girdi. Hatta Yunan Olympiakos bile Yeni Dünya'da maça çıktı. Amerika'da yaklaşık 50 milyon kişi basket, buz hokeyi, Amerikan futbolu gibi sporlarla yakından ilgileniyor. Geçtiğimiz yıllarda Çin gibi Uzakdoğu ülkelerini sömüren Avrupa kulüpleri ve futbolcuları artık 50 milyonluk Amerikan pazarından pay kapma yarışına girdi. David Beckham, Thierry Henry ve Frank Lampard gibi dünya yıldızları bile soluğu Katar yerine Amerika'da aldı. Türk futbolcu ve kulüpleri ise hâlâ seyirci alınmasına bile izin verilmeyen Avusturya ve Almanya'nın yanı sıra Avrupa'nın pazar değeri olmayan ülkelerinde maç yapıyorlar.
Akşam


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme