8 Eylül 2014 Pazartesi

08.09.2014 Genel Gündem


08.09.2014

GÜNDEM

İki Gün Önce De Boşluğa Düşmüş!
Torunlar GYO'nun inşaatında çalışan işçilerin anlattıkları, facianın göz göre göre geldiğini ortaya koydu. 4 farklı taşeron firmanın bulunduğu inşaat 3 plazadan oluşuyordu. Sadece bir plazasında ise 700 işçi çalışıyordu. Bu kadar yoğun bir işçi trafiği olmasına rağmen inşaattaki iki asansörden birinin hizmete açılmadığı öğrenildi. 700 işçinin her gün en az 6 kez binerek çeşitli katlarda indiği asansörün bozuk olduğu iddialarını sürekli dile getiren işçiler, 4 Eylül'de asansörün içinde insan olmadan boşluğa düştüğünü ve tamir edilerek tekrar hizmete sokulduğunu söyledi. Elektrik işçisi Nazım Altındemir, "Tek asansör çalışıyordu ve bindiğimizde dua ediyorduk. Çünkü çalışırken çok kötü sesler çıkartıyordu. Gacır gucur sesler bizi çok ürkütüyordu. Böyle bir facianın yaşanacağı belliydi" dedi. Asansörü kullanması için görevlendirilen kişinin hiçbir teknik bilgi ve becerisi olmadan çalıştığı, sadece işçileri gidecekleri kata götürdüğü öğrenildi. İnşaattaki işçilerin güvenlik önlemlerini denetleyen ve iş güvenliği kurallarını uygulayan mühendislerin de taşeron bir firmadan karşılandığı için işlerini iyi yapmadıkları da iddialar arasında. Ölenlerin 7'sinin alçıpan ustası, 3'ünün elektrikçi olduğu ve 24'e kadar mesai yapmak için asansörle yukarı çıktıkları öğrenildi. İşçilerin mesai ücreti ise 50-70 TL arasında. Hayatını kaybeden 10 işçiden 3 tanesinin Yurtsever Elektrik'e bağlı olduğu belirlenirken Ahmet Demir arkadaşlarını kaybetmenin derin üzüntüsüyle açıklamalar yaptı. 1 ay önce işe başladığını söyleyen Ahmet Demir, "Cumartesi olduğu için 17.00'de paydos ettik ve koğuşlara çekildik. Vahdet, Cengiz ve Menderes işleri olduğunu ve 24.00'e kadar mesai yapacaklarını söyledi. Yanımızdan 19.00'da ayrıldılar. Yarım saat sonra öyle büyük bir gürültü duyduk ki inşaatın yıkıldığını düşündük. Çok büyük bir hızla yere çakılmışlar. Olay yerine gittik ve onlara ulaşmaya çalıştık. Etrafa öyle bir toz bulutu yayılıyordu ki göz gözü görmüyordu. İş güvenliği mühendisleri bizi yaklaştırmayınca biz de hemen katlara çıkarak arkadaşlarımızı aradık. Belki asansörde değillerdir umuduyla isimlerini seslenerek katları dolaştık ama umutlarımız yıkıldı" dedi. Ahmet Demir, "Aynı gün mesaiye başlamak için tüm teknik malzemelerimizi alarak inşaata gittik. Ama asansörün bozulduğunu öğrendik. 08.00'den 09.30'a kadar yüzlerce işçi asansörün yapılmasını bekledik. Zaten 2 gün önce içinde insan yokken boşluğa düştüğünü ve tamir edilerek tekrar kullanıldığını duymuştuk. Biz kullanırken de çok titriyordu. Hatta asansör görevlisi işçi arkadaşımız, asansörün üçüncü katta takıldığını ve arızalı olduğunu yetkililere bildirdiğini söylüyordu. Asansör görevlisinin hiçbir teknik bilgi ve eğitimi yoktu. Taşeron işçilerden seçilmiş sıradan bir işçi arkadaşımızdı. Hepimiz içinde olabilirdik çünkü her gün kullanıyorduk asansörü" dedi. Başka bir elektrik işçisi Nazım Altındemir de, 10 mesai arkadaşını kaybetmenin büyük üzüntüsünü yaşadığını söyledi. Altındemir, "Tek asansör çalışıyordu ve biz hep dua ediyorduk. Çalışırken çok kötü sesler çıkartıyordu. Gacır gucur sesler bizi çok ürkütüyordu. Bu facianın yaşanacağı belliydi. Her gün korkarak bindiğimiz asansör 10 kişinin ölümüne neden oldu. Bir işçi en az 4 kere asansöre biniyor. Bu kadar önemli bir aracın bakımının yapılmadığını biliyorduk" dedi. 7 alçıpancı arkadaşını yitiren Refah Çetin ise, ağırlıkları 700-800 kiloyu bulan alçıpan bloklarının da insanlarla birlikte yukarı çıkartıldığını söyledi. Çetin, "Asansöre hepimiz kontrolsüz şekilde biniyorduk. Korku içindeydik" dedi. Kazanın yaşandığı şantiyede 9 aydır iç Dekorasyon uygulamacısı olarak çalıştığını söyleyen Hüseyin Yıldız ise asansörlerin sürekli arızalandığını, en son 20 gün önce düştüğünü söyledi. Yıldız, "Daha önce o animak (yük asansörü) B4 dediğimiz yere çakıldı. İçinde birkaç kişi vardı. Animakla çıkmamız doğru değil. Çünkü her gün aynı şey. Her gün arıza. Bir bakıyoruz bir gün biri arızalı, öbür gün diğeri arızalı. İlla birkaç kişinin ölmesi mi lazım önlem alınması için" şeklinde konuştu.
Milliyet

7 Eylül 2014 Pazar

07.09.2014 Genel Gündem

07.09.2014
GÜNDEM
Asansör Faciası
İstanbul bir iş kazası faciasına sahne oldu. Bu kez adres Mecidiyeköy'deki bir rezidans. 32'nci kattaki asansör, içindeki işçilerle birlikte yere çakıldı. Saat 19.45 sıralarıydı. Mecidiyeköy'de yıkılan Galatasaray'ın Ali Sami Yen stadının yerine Torunlar İnşaat'ın yaptırdığı rezidansta çalışan işçiler mesailerini tamamlamıştı. İşçilerin Torunlar Center inşaatından ayrılmak için bindikleri asansör sonları oldu. 42 kat projeli olan ve 36 katı tamamlanan inşaatın 32'nci katından asansör, henüz belirlenemeyen bir nedenle zemine çakıldı. İşçileri kurtarmak için sağlık ekipleri, itfaiye, AFAD, AKUT çalışma başlattı. Ancak 6 işçinin cesedine ulaşıldı. Kaza sonrası işçi yakınları olay yerine akın etti. Bazı işçi yakınları sinir krizleri geçirdi. Olay yerinde bekletilen ambulanslarda fenalaşan işçi yakınlarına müdahale edildi. İnşaatta çalışan işçiler ise asansörlerin bakımsız olduğunu iddia etti. İşçilere mezar olan asansörün ray kopması sonucu düştüğü dile getirilen iddialar arasında. İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, olay yerine gitti ve incelemenin ardından şunları söyledi: "Bir kaza olarak hiçbir zaman kabul edilebilmesini düşünmüyoruz kaza olmaması lazım. 32'nci kattan bir asansörün boşluğa düşmüş olması işçi kardeşlerimizle birlikte elbette tedbirler noktasında nelerin eksik olduğunu sorgulamamızı icap ettiriyor. Asansörün içinde inşaat malzemesi olduğu görülüyor. İş güvenliği açısından hangi kusurların olduğu adli makamlar tarafından açıklanacaktır. Saat 19'da bu çalışmanın tamamlanmış olması gerekiyordu. İtfaiyeye gelen ihbar 19.45. Dolayısıyla iş saatinin, çalışma saatinin dışına taşmış. Hayatını kaybedenlerin hak hukuku, ailelerin hak hukuku, mutlak suretle kusuru ihmali kim varsa ortaya çıkarılacaktır. İnşaatın sorumlusu olan adli makamların değerlendirdiği 8 kişi gözaltında."
Hürriyet

6 Eylül 2014 Cumartesi

06.09.2014 Genel Gündem


06.09.2014

GÜNDEM

İşte Çözüm Sürecindeki Altı Aşamalı Yol Haritası!
İçişleri Bakanı Efkan Ala, çözüm sürecine ilişkin yıl başına kadar somut adımlar atmayı planladıklarını söyledi. Bakan Ala, A Haber'de gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Çözüm sürecinin hükümet programındaki ana başlıklardan biri olduğunu belirten Efkan Ala, sürece ilişkin yol haritasının ana başlıklarında saklı gizli bir husus bulunmadığını belirtti ve bunları sıraladı: "1-Çekilme, 2-Silahların bırakılması, 3-Geriye dönüş, 4-Geriye döndükten sonra alınacak kararlar, 5-Topluma kazandırma ve 6-Siyaset alanı İçişleri Bakana Ala, yol haritasıyla ilgili tarihlendirmelerin provokasyonların önüne geçmek amacıyla açıklanmayabileceğini belirtti. Ala, "Yarın ne olacak? Hangi tarihlerde ne olacağını söylerseniz o tarihlerde o işin yapılmaması için provokasyonlar yapılabilir. Provokasyonlara engel olmak için daha ihtiyatlı bir süreç yönetimini tercih ediyoruz" dedi. "Çözüm sürecinde yıl başında evvel anlamlı birtakım adımlar mümkün mü" sorusuna ise Bakan Ala, "Evet, doğru. Öyle ümit ediyoruz, öyle planlıyoruz" karşılığını verdi. İŞID mensubu 19 kişiyle ilgili açıklamanın sorulduğu Bakan Ala, suça karışan 19 kişinin yargılandığını ifade etti. Bu konuyla ilgili bugüne kadar yaklaşık 600 kişinin Türkiye'ye girişini engellediklerini, geldikleri yere gönderdiklerini bildiren Ala, Türkiye'yi kullanarak Suriye'ye gitmeye çalışanlara karşı gereğinin yapıldığını, bunun uluslararası platformlarca da bilindiğini anlattı.
Vatan

5 Eylül 2014 Cuma

05.09.2014 Genel Gündem

05.09.2014

GÜNDEM

Ağrı Dağı İsyanı Anması
1926-30 yılları arasındaki Ağrı Dağı isyanında yaşamını yitirenler, Doğubeyazıt'taki Küçük Ağrı Dağı eteklerinde düzenlenen etkinlikle anıldı. DBP, HDP ve sivil toplum örgütlerinin düzenlediği etkinliğe, HDP Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu, Doğubayazıt Belediye Eşbaşkanvekili Bora Çoktin, DBP İlçe Eşbaşkanı Mehmet Karadağ, HDP İlçe Eşbaşkanı Ali Çakan, DTK delegeleri ve STK yöneticilerinin yanı sıra terör örgütü PKK'nın 20 kişilik Ağrı Dağı grubu ile yaklaşık 1000 kişi katıldı. Etkinlik alanında Abdullah Öcalan'ın ve Ağrı Dağı İsyanı'nda yaşamını yitiren İhsan Nuri Paşa'nın fotoğrafları açıldı. HDP'li Zenderlioğlu burada yaptığı konuşmada "Artık Kürtler uyandı, boşuna çırpınmayın. Kürtler özgürlük için yaşamlarını gözünü kırpmadan verirler. Kobane'de Serekani'de bunu çok net görüyoruz" dedi.
Hürriyet

4 Eylül 2014 Perşembe

04.09.2014 Genel Gündem



04.09.2014 Perşembe
GÜNDEM 

Kaldırırlarsa Kendi Törenimizi Kendimiz Yaparız 
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın, 71 yıldır süregelen adli yıl resmi açılış töreninin kaldırılacağı açıklamasının ardından gözler, yapılacak değişikliğe ve yeni uygulamaya çevrildi. Hükümet, Yargıtay'daki adli yıl açılış törenlerinin yasal dayanağını oluşturan Yargıtay Kanunu'nun 59'uncu maddesindeki, 'Adli yılın açılışı' düzenlemesini kaldıracak. Bu maddenin kaldırılmasının ardından her ilde başsavcılıklarca açılış yapılacak. Böylece Türkiye Barolar Birliği Başkanı'nın (TBB) konuşma yaptığı ve muhalefet temsilcilerinin katıldığı tören ve resepsiyon düzenlenmesi olmayacak. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve hükümet üyelerinin, 1 Eylül'deki açılışta konuşmacı olduğu gerekçesiyle boykot ettiği TBB Başkanı Metin Feyzioğlu, uygulamanın kaldırılması halinde gelecek yıl kendi törenlerini yapacaklarını söyledi. Feyzioğlu Hürriyet'e, "Ellerinden geleni arkalarına koymasınlar. Adli yıl açılış törenlerinde kendi düşünceleri dışında hiçbir düşünceye tahammülü olmayanlar kanunla töreni kaldırabilirler. Biz bu defa binlerce avukat ve milyonlarca yurttaş el ele kendi törenimizi yaparız. Asıl tören de bu olur" dedi. Yargıçlar Sendikası Genel Sekreteri Mustafa Karadağ ise Hürriyet'e, "Gelenekler yasayla kaldırılamaz. Hükümet 'Ben yaptım oldu' derse bu da dünyada bir ilk olacaktır. Cumhurbaşkanı ve hükümet, yargı gücünü itibarsızlaştırma amacı güden davranışlarına bir yenisini eklemiştir. Yargının kendisini hasım ilan etmiştir" dedi.
Hürriyet

3 Eylül 2014 Çarşamba

03.09.2014 Genel Gündem



03.09.2014 Çarşamba

GÜNDEM

Sonuna Kadar İncelenir 
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, 25 Aralık soruşturmasına takipsizlik kararı için "Varsa bir şey sonuna kadar incelenir" dedi. Önceki akşam TBMM'deki Adli Yıl açılış resepsiyonunda bir grup gazetecinin sorularını yanıtlayan Kılıç, şu değerlendirmeleri yaptı: (25 Aralık'a takipsizlik) Bu konular önümüze gelebilir, değerlendirme yapmak istemem. Ama eğer bir yolsuzluk varsa 'Bu yolsuzluğu araştırmayalım, yargıya intikal ettirmeyelim' şeklinde bir düşünce asla kabul edilemez. Varsa bir şey sonuna kadar incelemesi yapılır. (11'inci Cumhurbaşkanı Gül'ün 'Kayıp Trilyon' davasında ifade vermeye gideceği sözleri için) Sayın Cumhurbaşkanımızın bu davranışını takdirle karşılıyorum. 'Gideceğim, bu konuda gerekli ifadeleri vereceğim' demesi bence hukuka ve hukukun üstünlüğüne olan saygısının çok büyük bir işaretidir. Çünkü cumhurbaşkanı olduğu süreçte de yargıyla ilgili çok iyi şeyler söyledi, yaptı. Biz o yaptıklarını unutamayız. (Cumhurbaşkanı ve hükümetin açılışa katılmaması) Bunlar geçmişte de çok yaşandı. Bunları aşmalıyız, bunlar yok olmalı. Gönüllerde artık bir barış süreci başlatmalıyız. Bireysel başvuru konusunda patlama yaşanıyor. Temyiz mahkemesine döndük. Bu yüzden yeni bir filtreleme sistemi kurduk. Bireysel başvuruları görüşürken, tutuklu dosyalara öncelik verdik. Bir kişinin haksız yere 1 saat bile özgürlüğünden mahrum edilmesi kabul edilemez.
Hürriyet

Yargı Bağımsızlığını Ve Kadın Haklarını Savunacağız 
12 Ekim'deki HSYK seçim takvimi işlerken, YARSAV ve Yargıçlar Sendikası'nın belirlediği ortak listedeki 14 hakim ve savcı, dün YSK'ya adaylık başvurusu yaptı. Adaylardan Leyla Köksal, "Kadın meslektaşlarımız erkek arkadaşlarımızdan daha üstün mesleki performans gösterseler bile unvanlı görevlere getirilmiyorlar. Yargı bağımsızlığı yanında kadın hakim ve savcı meslektaşlarımızın haklarını da savunacağız" dedi. Adaylardan Ayşe Sarısu Pehlivan ise "Biz bu yarışa yargı bağımsızlığı adına kimseci olmadan ve herkesi temsil etmek için çıktık. Sırtımızı da kimseye dayamadık" diye konuştu. Berrin Lale Şenoymak da adaylığını "Ben bir hakim kızıyım ve 33 yıllık hakimim. 3 bin 300 kadın hakim ve savcının hakları başta tüm meslektaşlarımızın haklarını savunmak için HSYK üyeliğine aday olduk" sözleriyle açıkladı. Adaylardan Bülent Yücetürk, "Yargıçların korkmaya başladığı devletin hukuk devleti olmadığını" vurgularken, aday Mustafa Karadağ da, "Adalet Bakanlığı güdümündeki bir HSYK'dan bağımsızlık çıkmaz" eleştirisini dile getirdi. Öte yandan YARSAV ve Yargıçlar Sendikası, HSYK seçiminde eşitliğin bozulmaması için Yargıda Birlik Platformu'na 'devlet olanaklarının kullandırılmasının engellenmesi' talebiyle dün YSK'ya başvurdu. Sendikalar, Avrupa Yargıçlar Birliği'nden de gözlemci talep etti.
Hürriyet

Taksim'e Onay 
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin "Taksim Meydanı ve Yakın Çevre Düzenleme Projesi", Beyoğlu'ndan sorumlu 2 No'lu Koruma Kurulu tarafından onaylandı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş yeni projeyle ilgili detaylar verdi. Topbaş, "Koruma Kurulu'nun vereceği cevabı bekliyorduk. Şu anda sonuçlandı. Daha önce İstanbullulara takdim ettiğimiz planımız kurulun tarafından onandı ve somut adım atılmış oldu. Biz bu süreci beklemek zorundaydık. Yakın tarihte bu işe girip bir an önce bitirmeyi planlıyoruz" dedi. İstiklal Caddesi'nin de düzenleneceğini belirten Topbaş, "Caddenin altındaki eski galeriyi İSKİ toparladı, problem ortadan kalkmış oldu. Seçilen malzeme ile yeni bir uygulama tamamlanacak. Malzeme üzerinde çok durduk. İstiklal Caddesi'nde Sultanahmet'te yaptığımız çalışmanın bir benzeri olacak. Yürüme konforunu bozmayacak biraz daha az kıvrımlı ve beton harç üzerinde olacak. İSTON özel olarak üretti. Meydanlar yaşandıkça algılanması çok daha farklı olur. İstiyoruz ki Taksim Meydanı yaşanılır bir yer olsun, vakit geçirilsin" diye konuştu
Akşam

EKONOMİ 

Gram Altın 88, 4104-88, 4825                    
ABD Doları 2, 1729-2, 1739
Euro 2, 8527-2, 8556 
İngiliz Sterlini 3, 5788-3, 5835

Ev Sahibine Çalışıyoruz!
Türkiye'de sabit gelirliler, aylık kazançlarının yarıya yakınını kira ve gıdaya ayırıyor. Bu giderlere ulaşım masrafları da eklenince maaşın yaklaşık üçte ikisi erimiş oluyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) Hanehalkı Bütçe Araştırması'nın 2013 yılı verilerine göre, Türkiye genelinde hanehalkı harcamaları içinde en yüksek payı yüzde 25 ile konut ve kira alırken, yüzde 19.9'u gıda ve alkolsüz içeceklere ve yüzde 17.4'ü de ulaştırmaya ayrılıyor. Böylece, gelirin yüzde 62.3'lük bölümü bu üç kalem ile birlikte eritilmiş oluyor. Hane gelirlerine göre sıralı yüzde 20'lik gruplar itibariyle tüketim harcamalarının dağılımına bakıldığında, en yoksul yüzde 20'lik grupta yer alan hanehalklarının gıda ve alkolsüz içecekler harcamasına ayırdıkları pay yüzde 28.8 düzeyindeyken, en zengin yüzde 20'lik gruptaki hanehalklarının ayırdığı pay yüzde 14.6 olarak belirlendi. Gelirlerinin neredeyse üçte birini gıdaya ayıran en yoksul yüzde 20'lik dilimin toplam gıda harcamaları içindeki payı yüzde 12.7'de kaldı. Gelirinin yalnızca yüzde 14.6'sını gıdaya ayıran en zengin yüzde 20'lik kesimin gıda harcamaları ise toplam harcamaların yüzde 27.3'ünü oluşturdu. Eğitim harcamalarına gelirinin ancak yüzde 0.7'sini ayırabilen en yoksul kesimin toplam eğitim harcamaları içindeki payı yüzde 2.5'te kalırken, en zengin yüzde 20'lik kesim, toplam eğitim harcamalarının yüzde 63.5'ini yaptı.
Hürriyet

Siber Saldırılar 10 Kat Arttı
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, artan siber saldırılara dikkat çekerek, "Dünyamız, internet suç şebekelerinin rahatça hareket edecekleri bir yer olmamalı" dedi. Birleşmiş Milletler öncülüğünde İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda "9'uncu İnternet Yönetişimi Forumu" (IGF) gerçekleştirildi. Foruma Bakan Lütfi Elvan, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu Başkanı Dr. Tayfun Acarer, Birleşmiş Milletler Genel Müdür Yardımcısı Thomas Gass konuşmacı olarak katıldı. İnternet Yönetişim Forumu'nun açılışına katılan Bakan Elvan, küresel işbirliği önerdi. Elvan "Bir araştırmanın 2013 yılı raporuna göre dünyada yılda 556 milyon kişi, saniyede 18 kişi siber suç kurbanı olmakta. Siber suçların dünya ekonomisine 1 Trilyon zarar veriyor. Akıllı tabletlerdeki virüs sayısı 2013 yılında yüzde 213 arttı. 2013 yılında siber saldırılar 10 kat artmıştır." Bakan Lütfi Elvan, dinlemelerle ilgili olarak da "Yurtdışı yasadışı dinlemelere ilişkin gerekli soruşturma kovuşturma başlatıldı. Kim yasadışı bir dinleme gerçekleştirmişse, bunlar eninde sonunda hesabını verecektir" dedi.
Hürriyet

Borsada Ekran Karardı İşlem Hacmi Dip Yaptı
Borsa İstanbul'un 1 Eylül'den itibaren yürürlüğe koyduğu veri ücret tarifesi, işlem hacmini olumsuz etkilerken, yatırımcıları da isyan ettirdi. Borsa İstanbul veri yayınlarından aldığı ücretlere yüzde 50'lere varan zamlar yaptı. Şimdiye kadar internet ortamında gerçek zamanlı izlenen verilere hiç para ödemeyen bir yatırımcı, artık bunun için 6 TL ödeyecek. Daha önce 10.77 lira ödenen bir kademe derinlik bilgisine 18 lira ödenecek. 5 kademe derinlik bilgisinin fiyatı ise yüzde 48 artarak 32.3'ten 48 liraya ulaştı. Gün sonunda aracı kurum dağılımını gösteren tablolara ödenen tutar da 5 liradan 7'ye çıkarıldı. Hisse senedi, tahvil ve vadeli işlemler piyasasının tamamını izlemek isteyen bir yatırımcı aylık 250 lira ödemek zorunda kalacak. Borsadaki yatırımcı sayısının her geçen gün azaldığı böyle bir dönemde verilere ulaşmanın bu derece pahalılaşması, borsada işlem hacmini ilk gün vurdu. Geçen cuma 3.3 milyar TL olan işlem hacmi, pazartesi günü 1.9 milyar liraya kadar geriledi. İşlem hacmindeki düşüş dün de devam etti. Borsa İstanbul'un yeni uygulaması, komisyon gelirleri her yıl azalan aracı kurumları da zora soktu. Yatırımcı ilgisizliğine karşı, yeni maliyetleri ilk etapta katlanmak zorunda kalan aracı kurumlar, bu durumun sürdürülebilir olmadığının altını çizdi. Borsadaki işlem hacminin yüzde 70'ini yerli bireysel yatırımcının gerçekleştirdiğine dikkat çeken uzmanlar, verileri bile takip etmenin bu derece maliyetli hale getirilmesinin borsaya ilgiyi azaltacağı görüşünde. Borsada bu yılın başında 1 milyon 109 bin olan yatırımcı sayısı, temmuz sonunda 1 milyon 76 bine geriledi. Yurtdışında da borsaların bu tip verilerden ücret aldığını fakat Türkiye piyasasının henüz gelişme aşamasında olduğunu belirten uzmanlar, uygulamanın kademeli olarak yapılması gerektiği görüşünde…
Sabah

Herkes, Gelirine Göre Taksit Yaptırabilecek
Tasarrufları artırmak, borçluluğu azaltmak isteyen ekonomi yönetimi, çılgınlık halini alan 'taksitlendirmeye' yeni tedbir getirmeye hazırlanıyor. Şubat ayında kredi kartına taksitin 9, tüketici kredilerinde vadenin 36 ay ile sınırlanmasının ardından 'gelire göre taksit için çalışma yapılıyor. Söz konusu çalışmayı, 62. Hükümet'te de ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı olan Ali Babacan açıkladı. Babacan, "Borçlanmanın kontrollü ve ölçülü olması için, gelirle aylık taksit arasında bağ kuracak bir çalışma başlattık. Bunun için 1 yıl kadar veri toplanacak. Gelir TL ise borç da TL ile olsun istiyoruz. Servet ve gelire orantılı borç olsun, vatandaş borçlanmada ölçülü olsun istiyoruz. Biz testi kırılmadan tedbirimizi alıyoruz. Amacımız istikrarsa önden ölçülü gitmek önemli. 'Bu sene yüzde 10 büyüyelim de önümüzdeki seneye bakarız' demiyoruz. Bizim bu adımlarımızı ABD 2005'te atsaydı küresel kriz olmazdı" dedi. Enflasyon konusunda da Babacan, gıda ürünlerinin fiyatının artmasının kuraklıkla ve don problemiyle ilgili olduğunu belirterek, "Enflasyonun yüksek çıkması MB politikaları ile alakalı değil, enflasyonun çift haneye çıkmasına yüzde 1 bile şans vermiyorum. Enflasyon bu yıl yüzde 7'nin biraz üzerinde çıkabilir. Merkez Bankası'nın temel önceliği enflasyonla mücadele ve fiyat istikrarı. Merkez Bankası, fiyat istikrarı ile çelişmeden büyümeyi ve istihdamı destekleyebilir. Faiz oranlarının seviyesine de karar verir" değerlendirmesi yaptı. Programa katıldığı NTV'de hükümet programı hakkında soruları da cevaplayan Babacan, "Cari açığı inkâr edemeyiz. İlk hedefimiz cari açığı düşürmek olmalı. Cari açığın önemli sebeplerinden birisi tasarruf oranımızın düşük olması. Türkiye'de tasarruf oranı yüzde 12-13 civarında. Bizim sermaye birikimine ihtiyacımız var. Cari açığın GSYH'ye oranını yüzde 6 civarı bekliyoruz. Hatta daha da altına düşebilir" diye konuştu.
Türkiye

Dönüşümde İkinci Dalga
Kentsel dönüşümde yeni dalga başlıyor. Hedefte 6.5 milyon konutun yenilenmesi var. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı'ndan edinilen bilgilere göre toplamda 400 milyar lirayı bulacak projeler için önümüzdeki dönem atak başlatılacak. Yerel seçimler sebebiyle görev değişimleri yaşanınca yavaşlayan projelerin hızlanacağını söyleyen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri, evini yenilemek isteyenlere yüzde 50'ye varan faiz desteği sağlandığını, evi yenilenirken kiraya çıkmak zorunda kalanlara 680 liraya kadar kira yardımı yapıldığını hatırlatarak, "Sadece kredi, nakliye ve kira ödemesi sebebiyle 2 milyar liralık finansmana ihtiyaç duyuluyor. Ödeneğin artırılmasını talep edeceğiz" bilgisini veriyor. Kentsel dönüşüm, ekim 2012'de 35 ilde aynı anda yapılan törenle başlamış, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Esenler'de ilk kazmayı vurarak süreci başlatmıştı. Kentsel dönüşümde 20 yıllık süreçte 6.5-7 milyon konut, afet riski altındaki alanların dönüşümü kapsamında yeniden inşa edilecek. Başta İstanbul, İzmir, Kocaeli, Bursa gibi illerde birinci derecede riskli alanlar yıkılacak, sel ve heyelan gibi afet riski olan alanlar da dönüşüme tabi tutulacak.
Türkiye

Euro/Dolar Paritesi 1 Yılın En Düşüğünde
Yarınki Avrupa Merkez Bankası toplantısı öncesinde genişleme beklentisiyle dolar diğer para birimleri karşısında yükselişe geçti. Euro, dolar karşısında 1.3114 ile bir yılın en düşük seviyesini gördü. Gelişen ülke para birimlerinde en sert düşüşü yüzde 0.68 zayıflayan Malezya ringiti kaydederken, ikinci sırada ise TL yer aldı. Türk Lirası da dolar karşısında diğer para birimlerindeki düşüşe katılırken, 2.17'yi aşarak, gün sonunda 2.1730 seviyesinden işlem gördü. Yurt içi piyasalarda borsa günü yüzde 0.14 düşüşle 80.710 puandan kapatırken, gösterge tahvilin bileşik faizi ise yüzde 9.16'ya yükseldi. Öte yandan emtia piyasalarında güçlenen doların güvenli liman olarak görülen metale talebi düşürmesi ile altın 2 ayın en düşüğüne gerileyerek, 1.271 dolardan işlem gördü.
Star
 
Balık Fiyatı İlk Günden Yarıya Düştü
1 Eylül'de açılan balık av sezonuyla birlikte balık fiyatları yarı yarıya düştü. Balık av yasaklarının sıkı denetimi ve iklimsel yeterlilikle balıkta av sezonunun ilk gününde görülen bolluk, fiyatları hızla aşağıya çekiyor. Kumkapı Balık Hali'nde dükkan sahipleri işlerden memnun. Balıkçı Kemal Sümbül "Bu sene balığın bol olacağını düşünüyoruz. Daha ilk günden ağlar dolu çekiliyor. Balığın bol olması fiyatlara da yansıdı. Dün 15 liraya sattığımız hamsi bugün 10 lira yarın daha da ucuzlayabilir. Palamut, istavrit gibi balıklarda da durum aynı, fiyatlar neredeyse yüzde 50 aşağıya indi. Balığın bol olması 12 ay boyunca sattığımız çiftlik balıklarının fiyatlarına da yansıdı, onların da fiyatı düştü. Vatandaş bu yıl çarşı pazarda 3-5 liraya hem hamsi hem istavrit bulabilecek, palamut 5-10 lira arasından yukarıya çıkmaz. Bugün bir balıkçı teknesinin günlük maliyeti en az 4-5 bin lira civarındadır. Hepsi en az 5-10 denizciyle açılır" dedi.
Star

İletişime 17 Milyar Lira Harcadık
Bilgi teknolojileri ve iletişim sektörünün net satış gelirleri yılın ilk yarısında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8.1 artarak 17 milyar lirayı aştı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK), Türkiye Elektronik Haberleşme Sektörü 2. Çeyrek Raporu'na göre, yılın ilk 6 ayında Türk Telekom, Turkcell, Vodafone ve Avea'nın net satış geliri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4.7 artış gösterdi ve 13.4 milyar lira oldu. Söz konusu dönemde internet servis sağlayıcılar, kablo tv, uydu haberleşme ve rehberlik hizmetlerini sağlayan şirketlerin de aralarında yer aldığı diğer işletmecilerin net satış gelirleri toplam yüzde 23.1 artarak 3.6 milyar liraya çıktı. Böylece yılın ilk yarısında sektörün toplam net satış geliri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8.1 artışla 17 milyar lirayı aştı. Yılın ilk yarısında Türk Telekom, Turkcell, Vodafone ve Avea yaklaşık 1 milyar 317 milyon liralık yatırım yaptı. Söz konusu dönemde Vodafone 478 milyon lira, Turkcell 404 milyon lira, Türk Telekom 217.7 milyon lira, Avea da 217 milyon liralık yatırım gerçekleştirdi. Diğer işletmeciler ilk 6 ayda 728.8 milyon lira yatırım yaptı. Böylece sektörde yılın ilk yarısında yapılan yatırımların toplam tutarı 2 milyar lirayı aştı.
Vatan

Avrasya Tüneli'nin Rakibi Üçüncü Köprü
Avrasya Tüneli, yoğun trafiğin etkili olduğu İstanbul'da yolculuk süresini önemli ölçüde azaltarak, Asya ve Avrupa yakaları arasında 100 dakikaya varan ulaşım süresini 15 dakikaya kadar indirmeyi amaçlıyor. Deprem ve tsunami gibi doğal afetlere karşı dayanıklı olarak inşa edilen tünel, 'Tırtıl' ile İstanbul Boğazı tabanının yaklaşık 25 metre altından toprağı kazarak ve iç çeperleri oluşturarak 850 metreye ulaştı. Toplamda 14.6 kilometrelik uzunluğa sahip olacak Avrasya Tüneli Projesi, İstanbul Boğazı'nın 106.4 metre derinliğinde yer alacak. Deniz altında 3.34 kilometresi olan Avrasya Tüneli'nde kazılacak 2.5 kilometrelik mesafe kaldı. Marmaray'ın kardeşi olarak da ifade edilen Asya ile Avrupa yakalarını bir araya getirecek. Avrasya Tüneli Projesi kapsamında şu anda 422 beyaz yakalı, 628 mavi yakalı işçi ve 56 iş makinesi çalışıyor.
Akşam

SİYASET/POLİTİKA

PKK'ya Neden Silah Verilmiyor
HDP Eşgenel Başkanı Selahattin Demirtaş, IŞİD'i kastederek, "Orada daha çok PKK savaşıyor. Türkiye, PKK silah yardımı isterse ne diyecek, bunu düşünmeli. Madem barışacak, neden olmasın. Marjinal gibi geliyor olabilir ama IŞİD barbarlığına karşı PKK savaşıyor, Türkiye'de de barış olacak ve PKK, Türkiye'ye karşı silah bırakacaksa, silah yardımı neden olmasın" dedi. TBMM'de bir grup gazeteciyle konuşan Demirtaş, şunları söyledi: Şeffaflaşma hedefiyle Öcalan, İmralı görüşmelerinin kitaplaştırılarak yayınlanmasını istedi. Ya bizim notlarımız ya da daha genişi devlette vardır, yayınlanmasını önerdik. Bazı yayın organlarında (Aydınlık) 'Görüşme Notları' adıyla yayınlanan metinlerin çoğu yeniden üretilmiş metinler, gerçekle ilişkisi yok. 'Çözüm sürecinde sorumluluk Başbakan'da' denildi. Cumhurbaşkanı da takip edecek. Erdoğan kontrol kendisinde olsun istiyor. Yazılı olarak ise masada 'Şunu takvime bağladık' dedikleri bir şey yok. Ekim veya kasım ayında Meclis'te çıkacak yasalar var. Terörle mücadele, ifade özgürlüğü, af değil ama geri dönüşü kapsayan bir çalışma olabilir. Biz, ilk adım olarak gazetecilerin, akil insanların Öcalan ile temas kurmasını istiyoruz.
Hürriyet

Çankaya'ya Değil AOÇ'a Taşınacak
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ikinci yurt dışı ziyaretini Azerbaycan'a yaptı. Erdoğan, hareketinden önce Ankara'da basın toplantısı düzenledi. Gazetecilerin sorularını da cevaplayan Erdoğan şunları söyledi: Yargı kararını verdi. Takipsizlik kararının ne anlama geldiğini hukukla ilgisi olan varsa bilirler. Bu konuda itirazı olan varsa itirazlarını yaparlar. İtirazda da kimin hakkı vardır yoktur bu hukukta bellidir. 'CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun, kendisiyle görüşmeyeceği şeklindeki sözleri ve KKTC ziyaretinde CHP temsilcilerinin olmamasını nasıl değerlendirdiği' sorusuna Erdoğan, şöyle yanıt verdi: Ben hatırlarsanız, partimizin kuruluş yıl dönümü resepsiyonunda bir açıklama yapmıştım. Bu açıklamada şunu söylemiştim: 'Ben bir davet ederim, iki davet ederim, üç davet ederim. Gelirler, gelirler. Gelmedikleri takdirde, ondan sonra da bir daha davet etmem' demiştim. Çünkü burası duygusallığı taşıyan bir yer değildir. Burası ülkenin zirve noktası, Cumhurbaşkanlığı makamıdır. Bu makam daveti yapar. Davete icabet eden, tekrar davet edilir. Ama eğer bu davete icabet edilmiyorsa illa tekrar davet etmek gibi de bir mecburiyeti yoktur. İç tüzük kitapçığının kalkıp meclis başkanımıza fırlatılması bunu ardından yapılan açıklamalar, hele hele genel başkanın "bu bir meşru müdafaadır" açıklaması çok manidardır. Hele hele bir insanın adam öldürmesi bazen meşru müdafaadır benzetmesi, bir defa teşbih hata kabul etmez. Bu bir zihniyet meselesidir. Bundan dolayı da biz böyle bir ağız dalaşına CHP'nin başındaki zatla girecek değilim. Gelenlerle yolculuklarımızı yaparız
 Vatan

Sarıgül'den Kılıçdaroğlu'na Destek
Eski Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, CHP'nin 5 - 6 Eylül'de yapılacak olaganüstü kurultayında Kemal Kılıçdaroğlu'nu destekleyeceğini açıkladı. Sarıgül "Aktif bir görev beklentisi içinde olmadan Kılıçdaroğlu'na destek vereceğim" dedi. Kılıçdaroğlu da önceki akşam özel televizyon kanalında soru üzerine "Sarıgül partimizin üyesi, yönetici kadroda olabilir, sorun yok" dedi. Parti içi muhalefetin desteğini alan Muharrem İnce de Emine Ülker Tarhan'a Twitter'dan çağrıda bulundu. İnce, "Partimizin ve kadınlarımızın güçlü temsilcisi Tarhan'ın yanımda olması halkımızın ve örgütümüzün beklentisidir. Bize güç katacaktır" dedi.
Vatan

'Bu Emniyet Boyutu Yeni Dalgalar Gelecek'
Halkın seçtiği Cumhurbaşkanı Erdoğan ilk yurtdışı gezisini KKTC'ye yaptı. Özel olarak boyanıp geziye hazır hale getirilen Cumhurbaşkanlığı uçağında önemli mesajlar verdi: Birleşmiş Milletler temsilcileri, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ile yaptıkları görüşmelerde kaçamak oynuyorlar ve samimi değiller. Hep ikili oynadılar. Genel Sekreter bölgeye yeni temsilci atadı bakalım bu ne kadar başarılı olacak. Biz bu süreci yakından izleyeceğiz. İnşallah BM Genel Kurulu'nda yapacağımız görüşmelerde gündemimizin önemli bir maddesi olarak bu konuyu işleyeceğiz. Tavizin söz konusu olmadığını herkes biliyor ve bilmesi lazım. Bundan sonra aynı istikamette süreci devam ettireceğiz. Almanya Başbakanı Merkel'in Güney Kıbrıs'ın AB'ye alınmasının doğru olmadığını ve bu kararın siyasi bir karar olduğunu söylemesine karşın siyasi bir kararla Güney kesimini aldılar. Şimdi Merkel de bunu inkar ediyor. Türkiye'nin Avrupa Birliği sürecinde de bizi hayal kırıklığına uğrattılar. Müktesebatın içinde ne varsa hazır hale getiriyoruz. Mesela şimdi 23 ve 24'üncü fasıllar var ve biz hazır durumda olmamıza karşın onlar çalım atıyorlar. Emniyet'e yönelik operasyonu 3'üncü dalga olarak görmüyorum. Gerisi gelecektir, bunlar sadece Emniyet boyutu. Bunlar birbirini sürekli olarak tetikleyecek arkası da farklı bir şekilde gelecektir. Diğer bakanlıklarda da buna benzer şeyler olacak. 17-25 Aralık'la ilgili belge gerekir diyorlar. Bu olmadan sulh ceza hakimlikleri bu adımı nasıl atacak? Bunu Paralel Yapı yaptığında oluyordu şimdi 'Belge olması gerekiyor' diyorlar. O zaman sormuyordunuz şimdi neden soruyorsunuz? HSYK seçimlerini de önemsiyorum. Seçimden sonraki durum yeni bir sürecin başlamasına vesile olacaktır. Bazıları bundan rahatsız oluyor.
Akşam

DÜNYA 

Işid İkinci ABD'li Gazeteciyi De Katletti
Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) militanının bir diğer ABD'li gazeteci Steven Sotloff'un (31) kafasını kesme görüntüleri yayımlandı. 15 gün önce de örgüt, bir diğer ABD'li gazeteci James Foley'in kafasını kesmiş, Sotloff'un da 'bir sonraki hedef' olacağını duyurmuştu. Time ve Foreign Policy için çalışan Sotloff, 2013 yılının Ağustos ayında Suriye'nin kuzeyinde haber yaparken kaçırılmıştı. Sotloff Ailesi 'yastayız' açıklaması yaparken, Wall Street Journal'a konuşan ve adı açıklanmayan üst düzey bir ABD'li yetkili, Sotloff'un Foley'in hemen ardından kafasının kesildiğine inandıklarını söyledi. Yetkili, IŞİD'in videoyu şimdi yayımlayarak etkisini artırmayı hedeflediğini belirtti. Cihatçı grupları takip eden 'The SITE Intelligence'ın internet sitesinde yayımlanan 2 dakika 46 saniyelik video, her iki gazeteciyi katleden militanın aynı kişi olabileceği yorumlarına neden oldu. Bu iddianın dayanağı ise her iki videodaki militanların bıçağı sol elleriyle tutmaları ve İngiliz aksanıyla konuşmaları. Ayrıca Sotloff'u katleden militan "Geri döndüm (ABD Başkanı Barack) Obama. Senin İslam Devleti'ne karşı küstah dış politikan yüzünden geri döndüm" diyor. IŞİD militanı, diğer ülkeleri de "ABD önderliğindeki şeytani ittifaka" katılmamaları yönünde uyardı. IŞİD bir sonraki hedefinin İngiliz rehine David Haines olacağını açıkladı.
Hürriyet

Türkmen Bölgesinden Kovuldu
IŞİD örgütünün haziran ayından bu yana denetimi altında tuttuğu Süleymanbeg ve Emirli Türkmen kasabaları, Irak ordusu ve Peşmerge'nin operasyonuyla militanlardan tamamen arındırıldı. Süleymanbeg'in ardından çevredeki IŞİD hedeflerine yönelen ordu ve Peşmerge güçleri, çok sayıda örgüt militanını da etkisiz hale getirdi. Bölgedeki 33 köy tamamen kontrol altına alınırken, Kerkük karayolu da tekrar ulaşıma açıldı. Kuşatmadan kurtulmanın sevincini yaşayan kasabalı Türkmenlerin askerlere sarılarak, teşekkür ettiği belirtildi. IŞİD'in haziran ayında Tikrit'te kaçırdığı askerlerin aileleriyse, Irak meclisini işgal etti. Meclis çevresindeki zırhlı taşıtlar, göstericilere müdahale etti.
Sabah

Büyük Savaş Kapıda On Binlerce Kişi Ölebilir
Ukrayna ordusu ile Rusya yanlısı ayrılıkçılar arasında ülkenin doğusunda yaşanan çatışmalar şiddetleniyor. Ayrılıkçıların Lugansk şehrinde bulunan havalimanını ele geçirmesi sonucu büyük bir savaşın kapılarına dayandığını açıklayan Ukrayna Savunma Bakanı Valeriy Geletey, "Bu 2. Dünya Savaşından bu yana benzeri görülmeyen bir savaş. Maalesef böyle bir savaşta kayıplar yüzlerle değil binlerle ve onbinlerle ölçülecek" dedi. Pazartesi günü başlayan çatışmalarda, Rus yanlısı ayrılıkçılar avantaj kazanırken, Ukrayna güçleri geri çekilmek zorunda kaldı. Yetkililer, çatışmaların başlamasından bu yana 700'e yakın Ukrayna askerinin ayrılıkçılar tarafından esir alındığını bildirdi. Ayrılıkçılara karşı yürütülen operasyonun sona erdiğini de açıklayan Geteley, "Bundan sonra Rusya'ya karşı savunma oluşturmaya mecbur kaldık. Ayrılıkçıların işgal ettiği toprakların yanı sıra başka bölgelere ilerlemesini engellemeye çalışıyoruz" dedi. Geteley, bu kapsamda terörle savaş operasyonunu yürüten yüksek rütbeli komutanlardan 6'sının son bir hafta içinde görevden alındığını ve yerlerine kendilerini ispatlamış genç subayların atandığını kaydetti. Geteley'in sözlerini değerlendiren Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, "Bu tür açıklamaların medeni bir devletin savunma bakanı tarafından yapılıyor olmasına inanmak zor" dedi. Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko da, Rusya'yı "doğrudan ve açıkça" ülkesine saldırmakla suçladı
Türkiye

Avusturya'da Başörtülü Kadına Irkçı Saldırı
Avusturya'nın başkenti Viyana'da metroda yolculuk yapan başörtülü Zeliha Çiçek (37), saldırıya uğradı. Çiçek, Avusturya'da doğup büyüdüğünü, 3 çocuk annesi olduğunu ve metroda yolculuk yaparken bir kadın tarafından saldırıya uğradığını söyledi. Çiçek, telefonla kız kardeşi ile konuşurken bir bayanın kendisine "Siz hep böylesiniz" diyerek küfür ettiğini belirtti. Çiçek, "Ben telefonda konuşurken kadın ayağa kalktı. Bana doğru gelerek tokat attı. Telefon düşerek 3-4 parçaya ayrıldı. Bugün başörtülüyüm diye bana bu saldırı gerçekleşti. Bu saldırılar nereye kadar sürecek? Şikayetçiyim, dava açacağım" dedi. Viyana'da 22 Ağustos'ta 71 ve 84 yaşlarındaki başörtülü 2 kadın da bir gencin ırkçı saldırısına uğramıştı. Ayrıca son bir ayda bir cami ve imam hatip lisesine ırkçı saldırı düzenlendi.
Star

Bağımsızlık Ateşi!
2014 yılı boyunca İngiltere'den ayrılmayı hedefleyen İskoçya, yapılan anketlere göre bağımsızlığa giderek ısınıyor. İngiltere'nin saygın araştırma şirketi YouGov tarafından yapılan son ankete göre, ayrılık yanlılarına destek, ağustos ayında İskoçya bölgesel hükümetinin Başbakanı Alex Salmond'ın katıldığı televizyon programlarının da etkisiyle arttı. Ankete katılanların yüzde 53'ü bağımsızlığa "hayır" oyu vereceğini söylerken, yüzde 47'si bağımsızlığı destekleyeceğini ifade etti. İngiliz basını, aradaki farkın referandum yaklaştıkça daraldığına dikkati çekiyor. Ağustos ortasında anketler ayrılıkçıları yüzde 43, bağımsızlığa karşı çıkanların oranını ise yüzde 57 olarak gösteriyordu. Referandumun sonucunu kararsızların belirlemesi bekleniyor. İskoçya'nın İngiltere'den bağımsızlığı hakkındaki referandum 18 Eylül'de yapılacak ve İskoç halkına "İskoçya bağımsız bir ülke olmalı mı?" sorusu yöneltilecek. Referandumdan "evet" sonucu çıkması ve müzakerelerde anlaşılması halinde İskoçya'nın İngiltere'den tam bağımsızlığının 2016 yılından önce gerçekleşmesi öngörülmüyor. Referanduma yaklaşık 4 milyon İskoç'un katılması bekleniyor.
Vatan

Filistinli Eski Bakan Özgürlüğüne Kavuştu 
İsrail, Filistinli eski bakan Halid Ebu Erfe ile eski milletvekili Ahmed Tutah'ı serbest bıraktı. Hamas'ın duyurduğu habere göre; eski bakan Ebu Urfe ile eski milletvekili Tutah'ın, İsrail'in 'idari tutukluluk' siyaseti uyarınca 3 aydan bu yana tutuklu bulunduğu ifade edildi. Öte yandan ABD yönetimi, İsrail'in yeni yerleşim yerleri inşa etmek üzere Batı Şeria'da Filistin köylerine ait geniş bir araziye el koymasına tepki gösterdi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki, "Yerleşim yerleri inşasını genişletmede kullanmak üzere büyük bir alanın 'devlet arazisi' olarak ilan edilmesinden derin kaygı duymaktayız. İsrail hükümetini bu kararı iptal etmeye çağırıyoruz" dedi. Almanya da, İsrail'e tepki göstererek kararın tekrar gözden geçirilmesini istemişti. İsrail ile Filistinli gruplar arasında sağlanan ateşkesin ardından bölgede hayat normale dönerken, halk, abluka nedeniyle zorluklarla mücadele ediyor. Gazze'de, içme suyu, elektrik, yeniden imar ve akaryakıt krizi başlıca sorunlar arasında
Akşam

SPOR 

Türkiye Futbol Direktörü ve A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Fatih Terim dün bir basın toplantısı yaptı. Fatih hocanın sözlerinin derinliğinde Dünya Kupası hasretinin yattığı çok belliydi. Son kupanın ardından Brezilya'da olamayışlarının ve orada bulunan birçok takımdan iyi olduklarının çokça dillendirildiğini ifade etti milli hocamız. "Bu bizi daha da üzdü" derken içliydi Fatih hoca ve devam etti: Biz öncelikle 4 senelik bir plan yaptık. Planımız 2018 Rusya için. Dünya Kupası'na takımı hazırlıyoruz. Bu Avrupa Şampiyonası'nı önemsememek değil. Ona da katılmak istiyoruz. Gidelim de nasıl gidersek gidelim. Onu amaçlıyoruz. Dünya Kupası'nı izlerken oradaki birçok takımdan daha iyi olduğumuz, renk katacağımız yazıldı çizildi. Biz bunları okuyunca daha da üzüldük. Bu yüzden Dünya Kupası'nı daha çok istiyoruz. Avrupa'ya da gitmek istiyoruz. En iyi şekilde gitmek isteriz tabii ki bugünkü özel maçı 'özelden ileri' gören Terim, "Çok iyi bir takımla oynayacağız. Çoğu oyuncusunu tanıyoruz. İzlanda'ya benzer bir takım. Bu yüzden Danimarka'yı seçtik. Ben biliyorsunuz hazırlık maçlarının resmi maçlar gibi zorlu geçmesinden yanayım. Önemli bir rakip olarak burayı seçtik" derken, "Hakan'la Semih yok. Arda 1 aydır oynamıyor. Belki son yarım saat forma giyer" şeklinde konuştu.
Türkiye
 
İspanya'da devam eden Dünya Kupası'nda C Grubu'nda üçüncü maçına çıkan Türkiye, Ukrayna'ya 64- 58 mağlup oldu. Şampiyonada ikinci yenilgisini alan 12 Dev Adam, bugün saat 18.30'da Finlandiya ile karşı karşıya gelecek. İlk dakikalarda yapılan top kayıpları Ukrayna'nın oyuna tutunmasını sağlarken, Ender skoru milli takım lehine çeviren isim oldu: 6-4. Savunmada rakibe kolay sayı vermeyen ay-yıldızlılar, hücumda Ömer Aşık'la farkı 6 sayıya çıkardı: 12.6. Ancak Ömer dışında sayıya katkı yapan başka bir isim çıkmayınca, Mishula'nın üçlüğü ilk çeyreğin skorunu belirledi: 13-13. İkinci çeyreğe 5-0'lık seriyle giren millilerin hızı çabuk kesildi. Alan savunmasını dış şutlarla çözmeye çalışan Türkiye, boş atışları da kaçırınca devre sonunda rakibine yakalandı: 26-25. İkinci yarıda Ukrayna, oyunun kontrolünü hemen eline geçirdi: 26-28. Devreyi 3 faulle kapatan Barış Hersek'in çeyreğin hemen başında 4 faule ulaşması savunmamızın ritmini bozarken, karşılıklı sayılar devam etti: 33-33. Jeter'in üçlüğünün ardından Cenk ve Sinan'ın da faul problemine girmesi, Ukrayna'nın farkı açmasına sebep oldu: 35-41. Final bölümüne 41-39 önde giren Ukrayna, son çeyreğe de 4-0'lık seriyle başladı: 39-46. Oğuz, Ömer ve Emir'le 6-0'lık seri yakalayan milliler, farkı 1 sayıya (45- 46) indirerek oyuna ortak oldu. Ancak bu defa da Zaytsev'in üçlükleri geldi: 59-52. Emir Preldzic millileri ayakta tutmaya çalışırken, karşılaşma 64-58 Ukrayna lehine sonuçlandı.
Türkiye
 
Trabzonspor tarihinin en çok transferini yaptığı bu sezon, 3 büyükleri katladı. İlk transfer döneminde 22 futbolcu alan Karadeniz ekibi, Fenerbahçe (1), Galatasaray (8) ve Beşiktaş'ı (3) ikiye katladı. İstanbul'un 3 büyük ekibi sadece 12 transfer yaparken Bordo- Mavililer, Cardozo, Costant, Tatabare, Majeed Waris, Papadopulos, Sefa ve İshak gibi yıldızların da olduğu 22 futbolcuyu kadrosuna katıp tam anlamıyla kabuk değiştirdi. Yaptığı transferlerle Süper Lig'de en çok isim alan takım konumundaki Trabzon, 28 futbolcuyla da yollarını ayırıp bir rekora daha imza attı. Halilhodzic, 2005-06'da Trabzon'u çalıştırırken 13 isim alıp, 10 yıldız göndermişti.
Star
 
Shakhtar Teknik Direktörü Mircea Lucescu, Beşiktaş'ın yeni transferi Jose Sosa'ya övgüler düzdü. BJK TV'ye Arjantinli yıldızı değerlendiren Rumen hoca, "Sosa çok iyi bir oyuncu. Büyük bir yetenek. Metalist'te çok iyi bir sezon geçirdi. Metalist finansal problemlerden dolayı en iyi oyuncuları Azevedo, Marlos, Sosa'yı gönderdi. Jose Sosa ise gerçekten çok başarılı bir oyuncu. Ne diyebilirim ki, göreceğiz. Herkes kalitesini görecek" dedi. Beşiktaş'a 100. Yıl şampiyonluğunu kazandıran Luce, "Türkiye'de hızlı ve agresif bir futbol oynanıyor. Sosa kabiliyetli bir futbolcu, ayrıca ona destek olacak bir çok arkadaşı olacaktır Beşiktaş'ta. Sosa'nın Beşiktaş taraftarını etkileyeceğinden emin olduğumu söyleyebilirim. Çünkü sahip olduğu özellikler çok üst düzeyde. Her oyuncu için Türkiye gibi bir ligde oynamak ciddi bir fiziksel hazırlık gerektirir. Ama Sosa fark yaratır, kendini kabul ettirir" diye konuştu.
Star
 
Dünya markası haline getirdiği Fenerium'dan istifa ettikten sonra F.Bahçe Yönetimindeki görevini de bırakan Abdullah Kiğılı, başkan Aziz Yıldırım'ı sert bir dille eleştirdi. Daha önce Fenerium Genel Müdürü'nün kendisinden habersiz olarak görevden alınmasına içerleyerek buradaki görevinden ayrılan Kığılı, sarılacivertli yönetimle de bağlarını koparırken, Beyaz TV'de eski çalışma arkadaşı Yıldırım'a şu sözlerle yüklendi: "Aziz Yıldırım tarafından benim yetkilerime müdahale edildi. İşime müdahale edilirse benim bir işim kalmaz. Bu yüzden istifa ettim. Ben yönetim kurulundan da istifa ettim! Bu işin başında 'işime karışılırsa bırakırım' dedim. Aziz Yıldırım benim aile dostum. Benim haberim olmadan mağaza müdürünü görevden almış. Aziz Yıldırım'ın yaptığı benim ahlakıma uymadı! Türk Telekom sponsor olsun diye 6 ay bekledik sonra onlar istemedi! Beni tüm yönetici arkadaşlarım aradı. Mahmut Uslu ile konuştum. Ama Aziz Bey'le hiç konuşmadım. Aziz Yıldırım'ın beni neden aramadığını kendisine sorun, 1 aydır konuşmuyoruz! Bu işin dönüşü yok ben nokta koydum! Genel Kurul üyesine 'ben seni kovdum' diyemezsin. Böyle bir karakterde bir insan değil Aziz Yıldırım! Formalara stok yapamayınca Genel Müdür kovuldu. Aziz Yıldırım çok çabuk sinirleniyor. Ani kararlar veriyor!
Vatan
 
G.Saray transferin son günü 25 milyon euro harcayıp 3 transfer yaparken bunun asıl nedeni ilk yarı fikstürü Cesare Prandelli'yi 13 Eylül'de başlayıp 4 Ocak'ta bitecek ilk yarı boyunca tam 25 resmi maç bekliyor. Süper Kupa'da Fener, ligde de Bursaspor maçlarını geride bırakan Sarı-Kırmızılı oyuncular böylece oldukça yorucu ve ağır bir sezon yaşayacak. Üstelik milli oyuncular için bu periyotta 6 tane de müsabaka var. Yani bir G.Saraylı oyuncu, ilk yarı bittiğinde 33 maça çıkmış olabilir. Şampiyonlar Ligi'nde 6, Türkiye Kupası'nda 4, Süper Lig'de 15 olmak üzere yapılacak 25 maç adeta korku tüneli gibi. Çünkü özellikle derbi haftalarında zorlu Avrupa maçları da oynanacak. F.Bahçe derbisi sonrası B.Dortmund'la Arena'da oynayacak Aslan, Arsenal maçları sonrası Erciyes ve Konya deplasmanlarına gidiyor. Yani iki zorlu dış saha maçı var. Fikstürün en ilginç özelliği de 6 Şampiyonlar Ligi maçı sonrası 6 kez deplasmana gidilecek olması. Programın bir azizliği olsa gerek Aslan, bu seride nefes bile alamazken geçen sezon 8 Şampiyonlar Ligi maçının ardından 7'si deplasmanda çıktığı 8 maçta 15 puan yitirmişti. G.Saray, yıpranıp geldiği Avrupa maçları sonrası şampiyonluğu kaybederken, dev maçlar öncesinde 6 puan yitirdi.
Akşam