4 Eylül 2014 Perşembe

04.09.2014 Genel Gündem



04.09.2014 Perşembe
GÜNDEM 

Kaldırırlarsa Kendi Törenimizi Kendimiz Yaparız 
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın, 71 yıldır süregelen adli yıl resmi açılış töreninin kaldırılacağı açıklamasının ardından gözler, yapılacak değişikliğe ve yeni uygulamaya çevrildi. Hükümet, Yargıtay'daki adli yıl açılış törenlerinin yasal dayanağını oluşturan Yargıtay Kanunu'nun 59'uncu maddesindeki, 'Adli yılın açılışı' düzenlemesini kaldıracak. Bu maddenin kaldırılmasının ardından her ilde başsavcılıklarca açılış yapılacak. Böylece Türkiye Barolar Birliği Başkanı'nın (TBB) konuşma yaptığı ve muhalefet temsilcilerinin katıldığı tören ve resepsiyon düzenlenmesi olmayacak. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve hükümet üyelerinin, 1 Eylül'deki açılışta konuşmacı olduğu gerekçesiyle boykot ettiği TBB Başkanı Metin Feyzioğlu, uygulamanın kaldırılması halinde gelecek yıl kendi törenlerini yapacaklarını söyledi. Feyzioğlu Hürriyet'e, "Ellerinden geleni arkalarına koymasınlar. Adli yıl açılış törenlerinde kendi düşünceleri dışında hiçbir düşünceye tahammülü olmayanlar kanunla töreni kaldırabilirler. Biz bu defa binlerce avukat ve milyonlarca yurttaş el ele kendi törenimizi yaparız. Asıl tören de bu olur" dedi. Yargıçlar Sendikası Genel Sekreteri Mustafa Karadağ ise Hürriyet'e, "Gelenekler yasayla kaldırılamaz. Hükümet 'Ben yaptım oldu' derse bu da dünyada bir ilk olacaktır. Cumhurbaşkanı ve hükümet, yargı gücünü itibarsızlaştırma amacı güden davranışlarına bir yenisini eklemiştir. Yargının kendisini hasım ilan etmiştir" dedi.
Hürriyet

Takipsizlik 
İşadamı Mehmet Cengiz'in şirketi Cengiz İnşaat'ın sahibi olduğu Hüseyin Avni Paşa Korusu'ndaki Hüseyin Avni Paşa Köşkü'nü kül eden yangının ardından tarihi köşkün bekçisi hakkında başlatılan soruşturmada takipsizlik kararı verildi. Kararda, 'itfaiyenin yaptığı inceleme sonucunda yangının çıkış nedeninin belirlenemediği için takipsizlik kararı verildiği' yer aldı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, 29 Haziran'da meydana gelen Hüseyin Avni Paşa Köşkü'ndeki yangından hemen sonra soruşturma başlatmış, şüpheliler arasında da Bekçi Şevket Cengiz'i göstermişti. İtfaiye ve bilirkişi raporlarında yangının nedeni belirlenemedi. Yangının köşkün çatı kısmında çıktığı bilgisinin yer aldığı raporlar üzerine Başsavcılık, takipsizlik kararı verdi.
Hürriyet

3'üncü Dalgada 20 Polis İçin Tutuklama İstendi 
Emniyet'teki paralel yapılanmaya yönelik gerçekleştirilen üçüncü dalga operasyonunda gözaltına alınan 33 kişiden 17'si önceki gün Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na gönderilmişti. Savcı tarafından sorgulanan 17 kişiden emniyet müdürü Mahir Çakallı ile birlikte 5 kişi ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı. Dün sabah ifadeleri tamamlanan ve aralarında emniyet müdürü Yakup Saygılı'nın da bulunduğu 12 kişi ise tutuklanması istemiyle nöbetçi mahkemeye sevk edildi. 12 şüpheli için karar bugüne kaldı. Adalet Sarayı'na dün getirilen diğer 16 şüphelinin de savcılık sorguları tamamlandı. Savcılık, şüphelilerden 8'inin serbest bırakılmasına karar verirken, 8 kişiyi tutuklanmaları istemiyle mahkemeye sevk etti. İstanbul Emniyeti'ndeki paralel yapılanmaya yönelik yürütülen soruşturmalar kapsamında emniyet müdürü Yurt Atayün, emniyet müdürü Ömer Köse, emniyet müdürü Ali Fuat Yılmazer'in de aralarında bulunduğu 44 emniyetçi tutuklanmıştı. Twitter'da Yurt Atayün ismini kullanan bir kişi ise dün İstanbul Adalet Sarayı önünde toplanma çağrısı yaptı. Adliye önünde 250 kişi bir araya geldi. Şüpheli polislerin avukatlarından Murat Erdoğan ise soruşturma dosyasında suçlamalara yönelik hukuki hiçbir delilin bulunmadığını öne sürdü.
Sabah

Sanık Polise 7 Yıl 9 Ay Hapis Cezası 
Ankara'da Gezi olayları sırasında başından vurularak hayatını kaybeden Ethem Sarısülük davasında karar açıklandı. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi sanık polis memuru Ahmet Şahbaz için önce "Kasten adam öldürme" suçlamasıyla müebbet hapis cezası verdi. Bu cezayı "Olası kasıtla adam öldürme" suçu olarak değerlendirerek iyi hal ve tahrik indirimlerini uyguladı, 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasına hükmetti. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya tutuklu sanık Şahbaz, Ethem Sarısülük'ün annesi Sayfı Sarısülük, kardeşleri ve ailenin çok sayıda avukatı ile bazı CHP'li milletvekilleri katıldı. Gergin başlayan davada sanık avukatları reddi hakim talebinde bulundu ancak mahkeme tarafından reddedildi. Bir önceki celsede görev yapan Cumhuriyet Savcısı Cuma Doğan, olası kasıtla adam öldürme suçlamasıyla Şahbaz için 26 yıl 8 aydan 33 yıl 4 aya kadar hapis istemişti. Bu duruşmada savcının değişmesiyle birlikte görevlendirilen Cumhuriyet Savcısı Mustafa Yılmaz "Haksız tahrik altında Olası Kasıtla Adam Öldürme" suçlamasıyla birlikte tahrik indirimlerinin de uygulanmasını istedi. 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası alan sanık polis, Ceza İnfaz Yasası ve denetimli serbestlik hükümlerine göre cezaevinde 4 yıl 10 gün kalacak. Kararı az bulan izleyiciler mahkeme heyetine su şişeleri fırlattı. Anne Sarısülük, "Oğlumun canı karşılığında verilen ceza bu olmamalı" dedi.
Sabah

Damperi Açılan Tanker Üst Geçidi Biçti! 1 Ölü 
İstanbul'un en yoğun trafiğinin yaşandığı E-5'te çok büyük facianın eşiğinden dönüldü. Olay Küçükçekmece- Avcılar istikametinde, saat 10 sularında İGS otobüs durağının yanındaki üst geçitte yaşandı. Şeker karışımlı katı atık taşıyan tankerin damperinin açılmasıyla birlikte, mikser önce karayolları tabelasına daha sonra üst geçide çarptı. Çarpmanın etkisiyle üst geçit yıkıldı ve bir minibüsü altına aldı. Minibüsü kullanan şoför hayatını kaybederken üst geçidi kullanan 2 kişi ise yere düşerek yaralandı. Trafiğin yoğun olduğu saatte sadece bir aracın üst geçidin altında kalması ve içi dolu metrobüsün 20 metre ile uzakta olması ise büyük bir faciayı engelledi. Olaydan hemen sonra Avcılar-Topkapı yolu iki yönlü olarak trafiğe kapandı. Hadımköy ve Bahçeşehir'de trafikte yoğunluk oluştu. Kapanan yol nedeniyle duran metrobüs ve araçlardan inen yolcular kazazedelerin yardımına koştu. Bu yüzden kaza yerinde büyük bir kalabalık oluştu. Olay yerine çok sayıda polis, itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. Hasar meydana gelen yakıt tankerinde sızıntı meydana geldi. Polis ekipleri kalabalığı güvenli bir uzaklığa doğru dağıtırken, itfaiye ekipleri önlem olarak yola köpük sıktı. Bu arada köprünün düşen parçası vinç ile yükseltilerek altındaki minibüs geri çekildi. Olay yeri inceleme ekipleri minibüs içinde bulunan cesedin çıkarılması sırasında etrafa bez paravan çekti. İtfaiye ekipleri de minibüs içinde ezilerek can veren kişinin cesedini çıkardı. Ceset adli tıp aracı ile götürüldü.
Vatan

EKONOMİ 

Gram Altın 87, 9934-88, 0742                    
ABD Doları 2, 1574-2, 1586/  Euro 2, 8390-2, 8409/ İngiliz Sterlini 3, 5540-3, 5567

ÇED Esnedi 
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın hazırladığı ağustos başında görüşe açtığı ve 21 Ağustos'ta görüş verme sürecinin tamamlandığı ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) Yönetmelik Taslağı'nda daha önceden 2 bin konutun üzerindeki toplu konut projeleri için istenen 'ÇED süreci' esnetiliyor. 500 konutun üzerindeki toplu konut projeleri içinse sadece Proje Tanıtım Dosyası sunulması yeterli olacak. Bakanlık en son ekimde yenilenen ÇED Yönetmeliği'ni değiştirecek taslağı tamamladı. Yürürlükte olan yönetmelikte ÇED uygulanacak projeler listesinde, '500 yatak ve üzeri kapasiteli hastaneler' ile '2 binin üzerindeki konut projeleri' ifadesi yer alıyordu. Taslakta bu ifadeler kaldırıldı. Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Baran Bozoğlu, yeni düzenlemede hem şehir hastaneleri hem de 2 binin üzerindeki toplu konut projeleri için zorunluluğun kaldırıldığını, bu projeler için bakanlığın uygun görmesi halinde ÇED isteneceğini söyledi. Bozoğlu, "Halen yürürlükte olan yönetmelikte 2 bin konut ve üzerindeki toplu konut projeleri için ÇED raporu, 200 konut ve üzerindeki toplu konut projeleri için de Proje Tanıtım dosyası alınması yeterli oluyordu. Taslak düzenlemede ise 500 dairenin üzerindeki toplu konut projeleri için sadece Proje Tanıtım Dosyası verilecek. Böylece 500 konutun altındaki tüm projeler için ÇED muafiyeti tanınmış olacak" diye konuştu.
Hürriyet

Babacan'a Tam Destek 
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın Türkiye'de artan dikey yapılaşmanın rantı artırarak, kolay ve hızlı para kazanmanın önünü açtığı ve bu durumun da ekonomide sanayinin payının giderek azalmasına neden olduğu yönündeki açıklamaları, başta inşaat sektörü ve sanayiciler olmak üzere iş dünyasından muhalefete kadar tüm kesimlerden tam destek aldı. Sanayiciler, ekonomide sanayinin payının azaldığına yıllardır dikkat çektiklerini, inşaatçılar da, birçok yan sanayi sektörünü ciddi şekilde destekleyen inşaatı sanayiden ayırmanın mümkün olmadığını vurguladı. Muhalefet partileri ise, Babacan'ın açıklamalarını gecikmiş de olsa doğru açıklamalar olarak değerlendirdi. İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, Babacan'ın açıklamalarının son derece olumlu olduğunu söyledi. Sanayinin ekonomideki payının artırılması gerektiğinin söylenmesinin bile kendilerini heyecanlandırdığını kaydeden Bahçıvan şöyle konuştu: "Türkiye'nin yeni bir sanayi heyecanı hikayesine ihtiyacı var. Biz ekonomi yönetimi ile teşhiste mutabakat sağladıktan sonra, çözüm için de mutabakat içinde olmayı istiyoruz. Türkiye son zamanda siyasi tartışmalarla epey zaman kaybetti. 2023 hedefleri dahil kalkınma hedefimiz için bizim katma değerli ürünler üreten, yüksek teknoloji, ihracat ve istihdam odaklı bir sanayiyi tüm ülkeye yaygınlaştırmamız şart."
Hürriyet

Tekno İhracat Atağı 
62'nci Hükümet'in yeni ekonomi programında Türkiye'nin 500 milyar dolarlık ihracat hedefine geniş yer ayrıldı. Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun açıkladığı programda, 2002'de 36 milyar dolar olan ihracat hacminin 2013'te 152 milyar dolara ulaştığı anımsatıldı. İhracat yapısındaki dönüşümle birlikte bilgiye dayalı, yüksek teknolojili, yüksek katma değerli malların üretimi teşvik edilecek. Bu yolla ihracatta yüksek teknolojili ürünlerin yüzde 4'lerde olan payı 15'e çıkarılacak. Üretimin ve ihracatın artırılması için uygun finansman çalışmaları sürecek. Ar-Ge, inovasyon, tasarım ve markaya dayalı ürünlerinin payının artırılmasına yönelik çalışma ve destekler hız kazanacak. Türk Lirası'nın dış ticaretteki kullanımı artırılacak. Yeni yatırımlar ve imalat sanayisinde yaşanacak dönüşümlerle 2023'te 500 milyar dolar mal, 150 milyar dolar da hizmet ihracatı hedefine ulaşılacak. Mal ihracatında ana hedef 2023 yılında dünya ihracatından yüzde 1.5 pay almak. İhracatta firmaların küresel rekabet gücünü artırmak amacıyla yenilikçiliğe, Ar-Ge'ye dayalı katma değeri yüksek markalı ürün ile hizmetlerin üretim ve pazarlama süreçleri desteklenecek. Hedefe ulaşmak için üretim stratejisi de ihracat odaklı eksene oturtulacak. Yeni Türkiye'nin ekonomik hamlesinde inşaat büyük yer tutuyor. Bu süreçte 400 milyar dolarlık kentsel dönüşümle yeni Türkiye'de marka şehirler ön plana çıkacak. Avrupa'daki gibi bina yapısı dikeyden yataya dönüştürülecek, tarihi yapılar restore edilecek, kendi konutunu yapana destek verilecek, yoksul ev sahibi olacak, gecekondu kalmayacak
Sabah

Yatağan Ve Kemerköy Satışı Özelleştirme Liginde Üst Sırada 
Uluslararası danışmanlık firması EY'nin "2014 İkinci Çeyrek Enerji ve Kamu Hizmetleri Birleşme ve Satın Almalar" raporuna göre, 2014'ün ikinci çeyreğinde 58.1 milyar dolarlık işlem oldu. Raporda, ABD'li Exelon Corporation'un 12.2 milyar dolar ile Pepco Holdings Inc'yi satın alması birinci sırada yer aldı. EY Türkiye Kurumsal Finansman Bölüm Başkanı Müşfik Cantekinler'in verdiği bilgiye göre, Kemerköy ve Yeniköy Santralleri'nin 2.67 milyar dolarla özelleştirilmesi Avrupa sıralamasında birinci oldu. Yatağan Santrali'nin 1.9 milyar dolara satılması Avrupa 4'üncüsü oldu.
Sabah

Yüksek Kur Etkisi Bitti Gıda Fiyatları Durmadı 
Türkiye İstatistik Kurumu ağustos ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) verilerini açıkladı. Düşüş beklenen enflasyonda hafif yükseliş yaşandı. Aylık bazda TÜFE yüzde 0.09, Yİ-ÜFE yüzde 0.42 artarken, yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 9.54, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 9.88 olarak gerçekleşti. Enflasyon rakamlarını değerlendiren Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, "Tahmin ettiğimiz gibi bu sonuç. Meyvedeki don olayının ardından, kuraklığın da gıdaya etkisi ile aslında çok da beklenenin dışında bir şey değil. Yılbaşında döviz kuru ile işlenmemiş gıdanın enflasyon üzerinde baskısı vardı. Kurun baskısı kalmadı ama işlenmemiş gıdanın baskısı sürüyor. Bu yıl Türkiye, son 14 yılın en kurak mevsimini geçiriyor. Bahardaki don olayı, sezonun kurak geçmesi ve tarımdaki rekolte düşüşü ile arz talep dengesinde bozulma olması, enflasyon üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. Merkez Bankasının burada yapabileceği çok bir şey yok. Mevsim şartlarını belirleme gücümüz yok. Merkez Bankası, enflasyon beklentisini yukarı yönlü revize edebilir" diye konuştu. Enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesine rağmen, korkulduğu gibi iki hane sınırına dayanmaması, dolar ve faizde geri çekilmelere sebep oldu. Önceki gün 2.18 liraya doğru hareket eden dolar, verilerin açıklanmasının ardından 2.16'lı rakamlara doğru yöneldi. Piyasa faizi de yüzde 9.10'un altını gördü. Son zamanlarda Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, gıda enflasyonu üzerine sıklıkla uyarılarda bulunuyordu. Analistler, son enflasyon rakamlarının da "kısa vadede daha gevşek para politikasını desteklemediği" görüşünde birleşti.
Türkiye

Otomotivde Toparlanma Hafif Ticarî İle Başlıyor 
Türkiye'de kredi kullanımına getirilen kısıtlamalar, otomobil alımında en az yüzde 30 peşinat mecburiyeti ve vergi artışları sonucunda otomotiv piyasası daraldı. Bu yılın ocak-ağustos döneminde otomobil satışları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21.5 azalarak 399 bin 429'dan 317 bin 506'ya geriledi. Hafif ticaride düşüş daha fazla oldu. Geçen yılın ilk 8 ayında 118 bin 953 adet hafif ticari araç satılan Türkiye'de bu yıl aynı dönemde 89 bin 461 adet satış gerçekleştirildi. Hafif ticari araç piyasasında, ağustos ayı satışlarındaki artışlar ise umut verdi. Otomobil satışları yüzde 12.5 düşüşle 45 bin 131'e gerilerken, hafif ticari araç pazarı yüzde 12.18 artışla 15 bin 68 adet seviyesine ulaştı. Lüks araç satışlarında azalma görülmezken, satılan araçlar içerisinde en büyük talebi, dizel ve otomatik araçlar gördü. Sektör, yıl sonunda otomotiv sektörünün 675-725 bin arasında satış bekliyor.
Türkiye

Enflasyonda Korkulan Olmadı, Piyasa Rahatladı 
İstanbul Ticaret Odası'nın (İTO) önceki gün açıkladığı yüzde 1.04'lük aylık enflasyonun ardından gözlerin çevrildiği resmi rakamlar dün açıkladı. Ağustos ayında tüketici enflasyonu beklentilerin hafif üstünde, yüzde 0.09 oldu. Üretici fiyatları ise yüzde 0.42 arttı. Yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 9.54, üretici fiyatlarında da yüzde 9.88 olarak gerçekleşti. TÜİK'e göre, sekiz aylık enflasyon yüzde 6.28, yıllık enflasyon da yüzde 9.54'e çıktı. Gıda fiyatlarındaki artış ise son 14 yılın en kurak mevsiminin yaşanması nedeniyle yüzde 14.44'e ulaştı. Ekonomistler ağustos ayında enflasyonda yüzde 0.1 düşüş bekliyordu. Ancak önceki gün İTO enflasyonun yüzde 1.04 ile yüksek çıkması moralleri bozmuştu. TÜİK'in rakamının da bu düzeylere ulaşabileceği öngörüsüyle aynı gün dolar ve faiz yükselmişti. Enflasyon korkulduğu gibi iki hane sınırına kadar tırmanmayınca, dün dolar ve faiz geri çekildi. Önceki gün 2.18 liraya doğru hareket eden dolar 2.16 liranın altını gördü. Önceki gün 9.16 düzeyine çıkan gösterge tahvilin faizi 9.09 düzeyine çekildi. İyimser hava borsada da etkili oldu. Borsa yüzde 0.7 artışla 81 bin 292 puana ulaştı.
Star

Dev Projenin Temeli 20 Eylül'de Atılıyor 
Azeri gazını Türkiye üzerinden Avrupa sınırına taşıyacak olan Trans Anadolu Boru Hattı Projesi'ni (TANAP) de bünyesinde bulunduran Güney Kafkaslar Gaz Koridoru'nun temeli 20 Eylül'de atılıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Azerbaycan'a yaptığı ziyaretin ardından Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile yaptığı ortak basın toplantısında proje ile ilgili tarih verdi. Erdoğan konuşmasında "Enerji ile ilgili olarak TANAP büyük önem arz etmektedir. Bunu, Azerbaycan'ın enerjideki gücünü ortaya koyması bakımından, bir barış hattı olması bakımından çok önemli bir yatırım olarak görüyorum. Bu dayanışmamızın artık son safhasına geldik. İnşallah bu ayın 20'sinde temel atma töreni yapılacak. Yüksek düzeyli katılımcıların da olacağı bu temel atma töreni ile makineler de inşallah çalışmaya başlıyor. Türkiye tarafında yapılması gerekenler büyük ölçüde bitmiş vaziyette, Azerbaycan tarafında da aynı şekilde, bununla birlikte süreç artık hızlanarak devam edecek" dedi. Erdoğan, temel atma töreninin ardından özellikle inşaat ve boru sanayi sektöründe de iki ülke arasında bir hareketlilik yaşanacağına dikkat çekti ve iki ülkenin 15 milyar dolarlık ticaret hedefine ulaşmak konusunda da siyasi iradeye sahip olduğunu söyledi. Aliyev de görüşmelerde enerji konusunun geniş olarak ele alındığını belirtti ve tüm dünyanın TANAP projesine büyük ilgi gösterdiğini söyledi. Aliyev "TANAP elbette daha geniş bir işbirliği istemektedir, bu projeye iştirak eden ülkeler ve şirketler daha çoktur. Eminim müşterek irade ile bu projeyi icra edeceğiz" dedi.
Star

İçten Yanmalı Yapmayız 
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Türkiye'ye yerli otomobil markası kazandırmak için özel sektörle yol haritasının belirlendiğini ifade etti. Işık, "Yerli otomobil 2020'den önce yollarda olsun istiyoruz" dedi. Yerli otomobile ilişkin bilgi veren Işık, yerli otomobilin içten yanmalı motor teknolojisinde değil, hibrit ya da elektrikli otomobil kategorisinde olacağını söyledi. Elektrikli otomobilde batarya, yazılım ve donanım olmak üzere 3 ana teknoloji bulunduğunu anlatan Bakan Fikri Işık, "tasarım alanlarında farklı babayiğitlerin işbirliğiyle" ürünün ortaya konulabileceğini kaydetti. Işık, "Aradığımız babayiğitler noktasında ciddi olarak 'biz bu işte varız' diyen Türkiye'nin özel sektörü var. Üretimi onlarla yapıp Türkiye'ye yerli otomobil markası kazandırmak istiyoruz. Yükü bir tek insanın omuzuna değil de belki birkaç insanın omuzuna vermek olabilir. Bataryayı bir babayiğit üstlenebilir, elektrikli motorlarını başka babayiğit, yazılımını başka bir babayiğit üstlenebilir" diye konuştu.
Vatan

Teşvik Alanlar Dikkat: Son Tarih 9 Eylül 
Özel okul teşviği kazanan öğrencilerin tercih maratonu yarın başlıyor. 180 binin üzerinde öğrenci, devlet teşviğinden faydalanmaya hak kazanan 3 bin 950 özel okuldan birine yerleşmek için yarın tercih yapmaya başlayacak. 9 Eylül'e kadar devam edecek tercih sürecinin sonunda 10 Eylül'de yerleştirme sonuçları açıklanacak. Dershanelerin kapatılmasıyla birlikte özel okullar ile buralarda okuyacak öğrencilere teşvik ödemesi, bu eğitim öğretim yılıyla birlikte başlayacak. Devlet bu kapsamda 50 bin okul öncesi dönem öğrencisine 2 bin 500, 50 bin ilkokul öğrencisine 3 bin, 75 bin ortaokul öğrencisine 3 bin 500, 75 bin lise öğrencisine 3 bin 500 ve 50 bin açık lise öğrencisine 3 bin TL yıllık destek verecek. Devlet, dershanelerin dönüşüm sürecinde özel okullarda okuyacak 250 bin öğrenci için 1 milyar 25 milyon TL tutarında kaynak ayırdı. Söz konusu teşviklerden yararlanacak öğrenciler ile özel okullar Pazartesi günü açıklanmıştı. Bu kapsamda 180 bin öğrenci, teşvik uygulaması kapsamına giren 3 bin 950 okul arasından tercih yapmaya yarın başlayacak. Öğrenciler e-okul sistemi üzerinden 15 özel okul tercihi yapacak. Tercih süresi 9 Eylül Salı gününe kadar devam edecek. Yerleştirme sonuçları 10 Eylül Çarşamba günü ilan edilecek. Yerleşen adayların kesin kayıtları 10-18 Eylül tarihleri arasında yapılacak. Kesin kayıtların tamamlanmasının ve oluşacak boşlukların ardından 19 Eylülde yedek öğrenciler ilan edilecek. 22-30 Eylül tarihleri arasında da yedek öğrencilerin kayıtları yapılacak.
Akşam

SİYASET/POLİTİKA

Yoksulluk Edebiyatıyla Sol Olmaz 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Hürriyet'in Ankara Temsilcisi Deniz Zeyrek ve CHP muhabiri Okan Konuralp'in sorularını yanıtladı. Kurultay'daki rakibi Muharrem İnce'nin "Sağcıları seviyor" sözlerine "Yoksulluk edebiyatı üzerinden sol siyaset olmaz. Herkesin zenginleşmesi lazım. Herkesin hayat standardının yükselmesi lazım" yanıtını veren Kılıçdaroğlu, söyleşiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Çankaya kararını yorumlayarak başladı: Ben artık Erdoğan'ı muhatap almak istemiyorum. O başbakanlıktan ayrıldı. Anayasa da kendisinin görev alanlarını, sınırlarını belirlemiş durumda. O ölçüler içinde kalması gerekiyor. Cumhurbaşkanı olarak yerinde oturmalı, hukuka saygı göstermeli, beklentim bu. Çankaya'dan yeni binaya geçme kararı Ne zaman toplumlar, yarattıkları geleneklerden kopar, bir kaosun içine sürüklenirler. Geleneğe saygıyı da muhafazakârlık olarak görmemek gerekiyor. Gelenekler, toplumun uzun yıllar oluşturduğu, kabul ettiği değerlerdir. Bu geleneklere bağlılık, sağlıklı bir toplumun olmazsa olmazıdır. İngiltere'de Maliye Bakanı bütçeyi 100 yıllık bir çantayla parlamentoya götürüyorsa, hangi parti iktidarda olursa olsun bu gelenek bozulmadıysa, bu o devletin aynı zamanda gücünü, özgüvenini gösterir. Peki, olası bir CHP iktidarında, 2015'te örneğin, iktidar olursanız Erdoğan'a 'Çankaya'ya dön' der misiniz? Orası Başbakanlık olarak inşa edildi ve elbette herkesin yeri, konumu neresiyse oraya gidecektir. Cumhurbaşkanı olarak gidip Çankaya'da oturacaktır. Ancak, 'Çankaya'da gerçekten oturabilecek mi?' Soru budur Biraz açar mısınız? Yolsuzluk dosyalarını açacağız, o dosyalar görüşülecek, dokunulmazlıklar görüşülecek. Kul hakkı yiyenin dokunulmazlığı yoktur bana göre. Hesabını vermek zorundadır. Nerede oturur, onu bilmem ama hesabını verecektir. Yolsuzluk dosyalarını kapatmak kimsenin haddi değildir. Kenan Evren de pek çok dosyayı kapattı, aradan yıllar geçti yargılandı. Yani "Zamanaşımı olacak, ben kurtulacağım" beklentisi içinde olmasın hiç kimse. Herkes hesabını verecek, Erdoğan da hesabını verecek. Başbakan olarak Ahmet Davutoğlu muhatabınız. Onun bu mekânsal değişimi kabul etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Davutoğlu henüz başbakan olarak kişiliğini kanıtlayamadı. İlk zaafı, adli yılın açılışına gelmemekle oldu. Oysa başbakan olarak, yasama, yürütme ve yargı ilişkisine saygı duymak zorundaydı. Kendinden önceki ismin tavrını sürdürdü. Erdoğan'ın her dediği olacaktır, başbakan olarak kendisinin değil. Davutoğlu sadece usulen başbakan. Bizim açımızdan Erdoğan eski Erdoğan'dır, AKP Genel Başkanı. Biz ise Davutoğlu'nun daha kişilikli bir başbakan olmasını istiyoruz. Nihayetinde, Meclis'e hesap verecek olan Erdoğan değil, Davutoğlu'dur. Pek çok önemli konuda bakanların gidip Erdoğan'a bilgi verdiğini görüyoruz. Bir bilgi verilecekse Başbakan gider, haftalık görüşmesi sırasında verir. Umarım bu böyle devam etmez. Bir süre sonra Davutoğlu'nun rahatsızlığını dile getirmesi lazım.
Hürriyet

CHP'de Bekaroğlu Sürprizi 
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun PM üyeliği teklifinde bulunduğu Mehmet Bekaroğlu, kulislerdeki beklentiler farklı olsa da, sürpriz bir şekilde kabul etti. CHP Rize'nin Fındıklı ilçe örgütüne giderek başvurusunu yapan Bekaroğlu'nun başvurusu MYK toplantısında kabul edildi. Bekaroğlu 2014 yerel seçimlerinde Saadet Partisi'nden Rize Belediye başkan adayı olmuştu. Bekaroğlu Kılıçdaroğlu'nun rakibi Muharrem İnce tarafından da cumhurbaşkanı adayı olarak önerilmişti. Refah Partisi'nden 1999'da Rize milletvekili seçilen Bekaroğlu, Fazilet ve Saadet partilerinde de genel başkan yardımcılığı yaptı.
Sabah

Program Üzerinde Liderler Konuşmayacak 
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, TBMM Genel Kurulu'nda 1 Eylül Pazartesi günü hükümet programını sunmasının üzerinden, anayasa ve TBMM İçtüzüğü gereği 2 tam gün geçtikten sonra görüşmelere bugün geçilecek. Bakanlar Kurulu programı üzerindeki görüşmelerde, siyasi parti gruplarına, Hükümet'e ve şahısları adına 2 milletvekiline söz verilecek. AK Parti Grubu adına Mustafa Elitaş ve Naci Bostancı, CHP Grubu adına Kocaeli Milletvekili Hurşit Güneş, MHP Grubu adına Grup Başkanvekili ve Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu, HDP Grubu adına Grup Başkanvekili Pervin Buldan ve Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkcü konuşacak. Hükümet adına ise kürsüye Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç çıkacak. 6 Eylül Cumartesi günü ise güven oylaması yapılacak.
Vatan

Karabağ TANAP Zirvesi 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azeri mevkidaşı İlham Aliyev tarafından Bakü'de resmi törenle karşılandı. Heyetler arasında görüşme öncesi konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenistan sorunuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: "Türkiye-Ermenistan ile Azerbaycan- Ermenistan sorununun çözümü aynı merkeze bağlı. Eğer Azerbaycan-Ermenistan sorunu çözülürse Türkiye-Ermenistan arasındaki sorun da çözülmüş olur ama bu çözülmediği sürece Türkiye-Ermenistan arasındaki sorun da bu haliyle aynı şekilde devam edecektir." Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev de Erdoğan'ı seçim başarısından dolayı tebrik etti. İkili, heyetlerarası ve başbaşa görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Erdoğan, görüşmelerde Dağlık Karabağ meselesinin masaya yatırıldığını belirtti. "Kardeşliğimizin zirve yaptığı en önemli konu dış politikada malum Dağlık Karabağ konusudur. Bunu her zaman olduğu gibi gündemimizin en önemli maddesi olarak ele aldık" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, üzerinde durulan diğer konunun ise TANAP projesi olduğunu söyledi. Türkiye üzerinden Avrupa'ya gidecek olan bu enerji hattının özellikle çok büyük bir öneme sahip olduğunu dile getiren Erdoğan, Güney Kafkaslar Gaz Koridoru'nun Bakü'deki temel atma töreninin, 20 Eylül'de yapılacağını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakü'deki temaslarının ardından NATO Zirvesi'ne geçeceğini hatırlatarak, "Zirvede de özellikle geçmişten bugüne yapılan tüm toplantılarda Azerbaycan'a yönelik verilen sözler var, bu sözleri orada da gündeme getirmek suretiyle bir an önce diğer ülkelere verilen sözler peyderpey nasıl yerine geliyorsa Azerbaycan'a verilen sözlerin de yerine getirilmesini ilgili ülkelerden isteyeceğiz. Bu bir lütuf değildir, haktır. Bunların yerine gelmesi gerekir. Bu konuda kararlılığımızı ifade edeceğiz" şeklinde konuştu.
Akşam

'Yol Haritası' 1 Ekim'den Önce 
AK Parti Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Beşir Atalay, Çözüm Süreci'nde hiçbir aksama olmadığını ve bu konuda bir zaaf yaşanmayacağını söyledi. AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendiren Atalay şunları söyledi: Hükümetin, Cumhurbaşkanımızla verdikleri bir karar. Çankaya Köşkü her zaman bir değere sahiptir. Müze özelliği de vardır. Onlar değerini korur. Yeni çalışma mekânı olarak sayın Cumhurbaşkanımız, yeni binayı tercih etmiş oldu. Kendisinin de ifadesi var; 'Yeni dönem, yeni teamüller oluşturacağım' diye. Dolayısıyla yenilerden birisi olarak bakabiliriz. Yetki Bakanlar Kurulu'nda. Bir niyet olarak, belki bir beklenti olarak Meclis açılmadan 1 Ekim'den önce eylül sonuna kadar bir yol haritası çıkarılabilirse iyi olacak. Başbakanımızın bu isin koordinasyonunu üstlenmesi önemli. Esasen yasa çıktıktan sonra da bir zaaf olmaz ve biz bunu çok ciddiye alıyoruz, bu yürüyecektir.
Akşam

DÜNYA 

Rumların Erdoğan'a Mektubu Kayıp 
Kıbrıs Rum yönetimi lideri Nikos Anastasiadis'in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a verilmek üzere Ankara'daki yemin törenine giden Yunanistan Dışişleri Bakanı Evangelos Venizelos'a ulaştırdıkları mektup Ankara'da kayboldu. Mektubun adresine ulaşmadığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın KKTC ziyareti sırasında 'Ne mektubu, hep böyle söylüyorlar ama bana gelen bir şey yok' demesiyle ortaya çıktı. Rum ve Yunanlılar şimdi 'mektup nerede' araştırması yapıyor. Rum lider Nikos Anastasiadis, Erdoğan'ı tebrik ettiği ve Kıbrıs sorununa doğrudan müdahil olmasını istediği mektup bir süredir Kıbrıs Rum ve Yunan medyasında önemli gündem maddeleri arasındaydı. Kıbrıs Rum yönetimi ve Yunanistan mektuba cevap beklerken, Cumhurbaşkanı Erdoğan hafta başında KKTC'ye yaptığı resmi ziyarette, mektup almadığını açıkladı ve "Bunu hep yapıyorlar. Kimsenin bir şey gönderdiği yok. Bizimle de sadece Kıbrıs'la ilgili ya Almanlar ya da Amerikalılar konuşuyor" dedi. Erdoğan'ın mektup açıklaması Kıbrıs Rum yönetimini karıştırdı. Rum hükümet sözcüsü mektubun 'gerekli yerlere' ulaştırıldığını belirtirken, Yunanistan Dışişleri Bakanlığı da benzer bir açıklama yaptı. Rum medyasına yansıyan haberlere göre, Yunanistan Dışişleri Bakanı Rum liderin mektubunu Türk Dışişleri Bakanlığı müsteşarı Feridun Sinirlioğlu'na ulaştırdı. Ancak mektubun Sinirlioğlu'na doğrudan ya da dolaylı bir yoldan mı ulaştırıldığı konusunda belirsizlik bulunuyor.
Hürriyet

Ukrayna'da Ateşkes Muamması 
Ukrayna'nın doğu kesiminde Rusya yanlılarıyla merkezi hükümet arasındaki çatışmalar ülkeyi iç savaş durumuna sürüklerken, krizle ilgili dün ilginç bir diplomasi trafiği yaşandı. Kiev yönetimi, Rusya'yla kalıcı bir ateşkes için anlaşmaya varıldığını duyurdu. Galler'de bugün başlayacak olan NATO zirvesinden bir gün önceye denk gelmesiyle dikkat çeken açıklamaya, Rusya anında cevap verdi. Kremlin Sarayı, "Herhangi bir ateşkes anlaşmasına varmamız fiilen mümkün değil, çünkü Ukrayna'daki çatışmaların tarafı değiliz" karşı açıklamasında bulundu. Ülkenin doğu kesimindeki Donetsk ve Luhansk kentlerinde kendi kuvvetleriyle merkezi hükümetin birliklerini püskürten Rusya yanlıları ise, Kiev'in ateşkes açıklamasının kendilerini bağlamadığını kaydetti. Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko, göreve gelmesinin ardından haziran ayında 10 günlük tek taraflı ateşkes ilan ettiğini belirtmiş, ancak ayrılıkçı gruplar bunu da dikkate almamıştı. Şubat ayında olayların ilk patlak vermesinden bu yana en az 2 bin 500 kişinin hayatını kaybettiği Ukrayna'da 250 binden fazla insan ülke içinde göç etmek durumunda kalırken, 800 bin dolayında kişi ise Rusya'ya kaçmıştı. Krizin nasıl sonuçlanacağı henüz kestirilemezken, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin dün kendi barış planını ortaya attı. Rusya yanlısı milislerin, "ilerledikleri noktada" durmalarını ve Ukrayna'nın da ülkenin doğusundaki bütün askerlerini geri çekmesini öngören plana Kiev hükümetinden henüz cevap gelmedi.
Sabah

Bir Ülkenin İki Hükümeti Oluyor 
Libya, 20 Ekim 2011 tarihinde Muammer Kaddafi'nin darbe ile devrilip öldürülmesinin ardından huzuru bulamadı. Hükümetin önceki gün "kontrolü sağlayamıyoruz" dediği başkent Trablus'ta Ömer el-Hasi hükümeti Milli Genel Kongre'den güven oyu alırken, geçici Başbakan Abdullah es-Seni ise Tobruk'ta Temsilciler Meclisi'nden güven oyu almaya çalışacak. Hafta sonunda yapılacak oylamadan güven oyu çıkması halinde, Libya'da aynı anda iki hükümet kurulmuş olacak. Bu arada Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın, "Libya Meclisi'nin Tobruk'ta toplanmasını kabul etmek mümkün değil" sözleri Libya yönetimini rahatsız etti. Libya, iç işlerine müdahale edildiği gerekçesiyle Ankara Büyükelçisini geri çekti. Dışişleri kaynakları, elçinin istişare için mi yoksa tamamen mi çekildiği konusunda netlik olmadığını bildirdi.
Türkiye

Obama: IŞİD Bizi Yıldıramayacak 
Washington, IŞİD terör örgütünün yayınladığı Amerikalı gazeteci Steven Sotloff'un öldürüldüğünü gösteren videonun görüntülerin orijinal olduğunu açıkladı. Dün Estonya'ya yaptığı ziyaret sırasında konuşan Barack Obama, gazeteci James Foley'nin ardından Steven Sotloff'un da öldürülmesi karşısında ABD'nin terörist olarak nitelendirdiği kişilerle mücadelesindeki kararlılığının kuwetlendiğini söyledi. Obama, dünya genelinde birçok kişinin IŞİD örgütünün "barbarlığı" karşısında midesinin bulandığını belirtti. "Kolumuz uzundur ve adalet mutlaka yerini bulacaktır" diyen Obama, "Gözümüzü korkutamazlar, bu korkunç eylem bizi birbirimize daha da bağlıyor" diye konuştu. Obama, IŞİD örgütünü bölgesel bir tehdit olmaktan çıkarmanın ve yok etmenin zaman alacağını da ifade etti. ABD Başkanı "kanser" olarak nitelendirdiği IŞİD'i tecrit etmek amacıyla Arap dünyası, Müslümanlar ve uluslararası toplumun bir araya geleceğinden şüphesi olmadığını da belirtti. Hükümet, görüntülerde Sotloff'un başını keserken görülen ve İngiliz aksanı olduğu duyulan kişinin James Foley'yi öldüren kişiyle aynı olduğunun sanıldığını da açıkladı. Ölüm videosunda Guantanamo'daki Amerikan gözetim kampında tutsaklara giydirilen üniformlara benzeyen turuncu bir tulum içindeki Sotloff'la birlikte maskeli bir kişi görülüyor. Bu kişi, Amerika'nın hava saldırılarının intikamını almak üzere olduğunu söylüyor. Maskeli kişi, "Geri döndüm Obama. Ciddi uyarılarımıza rağmen IŞİD'e yönelik küstah politikaların yüzünden geri döndüm. Bu vesileyle İslam Devleti'ne (IŞİD) karşı Amerika'yla şeytani bir ittifaka giren ülkeleri bizden uzak durmaları konusunda uyarıyoruz" dedi. Video, militanın başka bir İngiliz rehineyi öldürme tehdidiyle sona eriyor.
Star

Hollande'ı Yakacak 
Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, 'Rottweiler' lakaplı eski sevgilisi gazeteci Valerie Trierweiler (49) tarafından kaleme alınan ve kamuoyunun merakla beklediği kitap bugün satışa çıkıyor. Daha satışa çıkmadan medyada tartışmalara neden olan kitabın bazı bölümleri, dün Paris Match dergisinde yayımlandı. "Merci pour ce moment" (O an için teşekkür ederim) adını taşıyan kitapta, soğuk ve duygusuz olmakla suçlanan Cumhurbaşkanı Hollande, eski sevgilisini siyasetten uzak tutmaya çalıştığı için eleştiriliyor. Ayrılık haberinin ardından kıskançlık krizine girdiğini saklamayan eski sevgili, "Ben bütün sevdiğim adamlar için kıskanç oldum" ifadesini kullanıyor.
Vatan

Gazze'nin Suyu Türkiye'den 
Gazze için şimdiye kadar insani yardım konusunda başat rolü üstlenen Türkiye, bölgenin zarar gören su altyapısını da onarmak için kolları sıvadı. Kızılay öncülüğünde gerçekleştirilecek proje kapsamında Kızılay Başkan Ömer Lütfi Akar, gerekli incelemelerde bulunmak üzere 17 Eylül'de Gazze'ye gidecek. Ateşkes kararının ardından Gazze'ye giren ve etüt çalışmaları yapan Kızılay ekipleri, özellikle içme suyu şebekesinin çok ciddi zarar gördüğünü saptadı. Bu doğrultuda öncelikli olarak, Gazze'nin güneyinde Refah kentinde bulunan Filistinlilerin sığındığı 10 okula her gün 70 bin litre içme suyu dağıttı. Türk Kızılayı, 2008 yılında başlayan ve "Dökme Kursun Operasyonu" diye anılan Israil saldırılarında büyük zarar gören Gazze su şebekesini, 2009 yılında gerçekleştirdiği proje ile sil bastan yenilemiş ve bölgeyi yeniden içme suyuna kavuşturmuştu.
Akşam

SPOR 

A Milli Basketbol Takımımız, Dünya Kupası'ndaki 4. maçında Finlandiya'yı uzatmalarda 77-73 mağlup etti. C Grubu'nda ilk iki için mücadele eden "12 Dev Adam", bugün saat 22.30'da Dominik Cumhuriyeti ile karşı karşıya gelecek. Milliler rakibini yendiği takdirde ikinci tura yükselecek. Maça çok kötü başlayan Türkiye, kâbus gibi bir ilk yarı oynadı. Finlandiya savunması karşısında hiçbir varlık gösteremeyen "12 Dev Adam", hücumda hiç bu kadar 24 saniye süresini doldurmamıştı. Sayı yollarındaki isimlerimiz de suskun kalınca ilk periyot Finlandiya lehine tamamlandı: 10-15. Kötü oyun ikinci çeyrekte de sürdü. Rakip, Ömer Aşık'a yaptığı faullerle Türkiye'nin hızını kesmeyi başarırken, Ömer faul çizgisinden 2'de 1 attı: 14-22. Finlandiya'nın üçlükleri yağmur gibi gelirken (8/15) biz seyrettik: 24-38. Pota altından Oğuz ve Ömer Aşık'la hareketlendiğimiz dönemde ise Kotti devreye girdi. İlk yarıda kullandığı 8 üçlükten sadece birini Ender'le çemberden geçirebilen Türkiye, soyunma odasına da 27-41 yenik döndü. İkinci yarının ilk dakikalarında oyunun kontrolünü eline geçiren millilerin 4-0'lık serisine 5-0'lık seriyle karşılık veren Finlandiya, farkı 14 sayıya çıkardı: 32-46. Türkiye, Barış Hersek ve Sinan'la çember dövmeye devam ederken, top kayıpları rakibi yakalamayı engelledi. Uzun süre sonra Ender'in üçlüğüyle kendine gelen devler, Emir'le farkı 9'a çekti: 42-51. Furkan, Kerem Gönlüm ve Cedi Osman'ın devreye girmesiyle maça ortak olan Türkiye, final çeyreğine girilirken farkı 6 sayıya kadar indirdi: 53- 59. Ömer Aşık ve Kerem Gönlüm'le Finlandiya'ya biraz daha yaklaşan Türkiye, Ömer Aşık'la skoru önce 61-62, Ender'le de 64-65 yaptı. Murphy'nin Finlandiya'yı umutlandıran üçlüğüne, Emir 3 faul atışından bir sayıyla cevap verdi: 65- 68. Pes etmeyen "12 Dev Adam" bitime 4 saniye kala Cenk'in, kaydettiği üçlükle maçı uzatmaya götürdü: 68-68. Uzatma bölümünde Kerem Gönlüm'le ilk defa öne geçen milliler, Emir Preldzic'in sayılarıyla salondan 77-73 galip ayrılarak ikinci tur için büyük avantaj yakaladı.
Türkiye

Süper Lig'e milli ara verilirken Fenerbahçe'de tam anlamıyla Diego Ribas seferberliği yaşanıyor. Kritik Trabzon deplasmanı için mesaiye başlayan Teknik Direktör İsmail Kartal ve kurmayları Brezilyalı yıldızı takıma monte edebilmek için farklı varyasyonlar üzerinde çalışmalar yapıyor. Başkan Aziz Yıldırım'ın yaklaşık 16 milyon avroya mal olan sambacıyı bir an önce takımda görmek istemesi teknik heyeti farklı arayışlara sokarken, orta alandaki Emre-Mehmet Topal-Meireles kurgusundan memnun olan İsmail Hoca'nın Diego'ya yer açmak için 4-3-3'ten 4-4-2'ye dönerek Sow, Emenike ve Kuyt üçlüsünden birini kızağa çekmeyi planladığı öğrenildi. İlerleyen yaşına rağmen takımın en çok koşan ve mücadele eden ismi Kuyt'tan vazgeçmek istemeyen Kartal, Sow ve Emenike arasında tercih yapacak. Bu arada Diego Ribas da bir an önce as kadroya dahil olabilmek adına yoğun çaba harcıyor. Henüz tam anlamıyla hazır olmadığını dile getiren yıldız oyuncu ekstra çalışmalarla fizik kondisyon eksiğini kapatmaya çalışıyor. Trabzon deplasmanında 90 dakika sahada kalmayı hedeşeyen Diego, "Sakatlığım nedeniyle yaklaşık bir ay futbol oynamadım. Karabük karşısında yarım saatlik performans sergileyebildim. Ama şu anda kendimi çok iyi hissediyorum. Kısa sürede tam kapasiteye ulaşacağım" dedi. Fenerbahçe'ye büyük başarılar yaşamak için geldiğini vurgulayan Brezilyalı, "Milli maçlar için verilen arayı en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyorum. Formumu yakaladığımda bana duyulan güveni boşa çıkarmayacağım. Fenerbahçe için savaşacağım" ifadesini kullandı.
Türkiye

Beşiktaş transferde adımlarını sağlam attı. Fikret Orman'ın göreve geldiği günden bu yana Siyah-Beyazlı takım 3 sezon başı transferi yaptı. Orman'ın "Feda" parolasıyla geçen ilk senesinde (2012-13)Kartal gerçi fazla para harcamadı. Bonservis bedelsiz ya da ucuz oyuncuların tercih edildiği bu sezonda Beşiktaş 9 yeni ismi kadrosuna kattı ve 1 milyon 750 bin euro kasasından çıktı. 2012-13'ün devre arasında ise Beşiktaş 2.2 milyon euroya 5 oyuncuyu daha kadrosuna dahil etti. 2013-14 sezonunda Orman yönetimi yine çok oyuncu transferi yaparken bu kez kesenin ağzını açtı. 11 yeni ismin Siyah-Beyazlı formayı giydiği bu dönemde bonservis ve kiralama bedeli olarak 12 milyon 50 bin euro ve 4 milyon 430 bin liralık fatura çıktı. Devre arasında ise 800 bin euroya iki oyuncu geldi. Bu sezon Orman ve ekibi sadece 3 yeni isimle yetinirken, kiralık oynayan 2 futbolcu da bonservisiyle alındı. Demba Ba ve Jose Sosa 7 milyon 400 bin euroya, Gökhan Töre ile Motta da 5 milyon 500 bin euroya geldi. Cenk Tosun için ödeme yapılmadı. Siyah-Beyazlı kulüp Orman'ın ilk senesinde 14, ikinci senesinde 13 transferle oyuncu enflasyonu yaşarken bu kez 3 nokta atışı ile hedef tam isabetle vuruldu.
Star

A Milli Takımımız, İzlanda ile yapacağı Avrupa Şampiyonası eleme maçı öncesi Danimarka karşısına çıktı. 21'de Hojbjerg'in ara pasında sağdan kaleyi karşına alan Ankersen'in şutunu Onur çeldi. 29'da Caner'in ortasında Ahmet İlhan'ın kafası savunmadan kornere çıktı. A.İlhan'ın Boilesen'i ceza alanında düşürmesiyle kazanılan penaltıda Agger Onur'u ters köşeye yatırdı: 1-0. 39'da Olcay auta gönderdi. 47'de Kusk'un şutunu Onur çeldi. 57'de kornerden gelen topa Ankersen yakın mesafeden vurdu, Onur gole izin vermedi. 55'te Burak'ın pasını alan Olcay rakibini güzel bir hareketle geçti, kaleciyle karşı karşıya kaldığı anda vurdu: 1-1. 60'ta Emre'nin vuruşu kaleciden döndü. 66'da Burak'ın frikiği üstten auta çıktı. 77'de Caner'in güzel pasında Arda gelişine vurdu, aut. 90+2'de Ozan 25 metreden füzeyi gönderdi: 1-2.
Star

Sarı-kırmızılılar Pandev, Dzemaili ve Tarık Çamdal ile transfer dönemine noktayı koyarken daha önceden alınan Olcan Adın ve Yasin Öztekin ile birlikte kadro da derinliğe kavuştu. Rotasyonda hamle şansı çoğalan Cesare Prandelli, milli maç arasından sonra 'takım' olarak ilk kez idman yapacaklarını söylerken İtalyan çalıştırıcı yeni isimlerle birlikte maç esnasında takımın taktiğini de değiştirecek. Pandev ile Dzemaili'ye göre kafasında şablonlar oluşturan İtalyan çalıştırıcı bunun da provasını Bursaspor ile deplasmanda oynanan maç ile yaptı. Timsah karşısına 4 yabancı ile çıkan Prandelli, Telles'i kulübeye çekerken orta sahada Yekta'ya şans verdi. Prandelli'nin yeni dönemde 'kkesiinn' kararı 4'lü savunma olurken diğer bölgeler için ise 3 şablonu var SELÇUK-Melo-Dzemaili ile orta sahayı düzenlemeyi planlayan Prandelli, önlerinde ise hücuma yönelik 2 oyuncu oynatıp tek forvet ile sahaya çıkacak. Forvet arkasındaki isimler için alternatifi bol olan İtalyan hocanın forvette ise Burak veya Pandev'i kullanması neredeyse kesin. ORTA sahada iki oyuncu kullanacak olan İtalyan teknik adam, hücuma yönelik iki kanat oyuncusunun yanı sıra Sneijder ile de tek forvetini beslemeyi hedeşiyor. Bu sistemde her iki bek de hücuma katkı yapmak zorunda…
Vatan

Trabzonspor'un Paraguaylı yeni transferi Oscar Cardozo, gelecek hafta sahalarında oynayacakları F.Bahçe mücadelesini sabırsızlıkla beklediğini söyledi. Benfica formasıyla Avrupa Ligi'nde F.Bahçe ağlarını 2 kez sarsan Cardozo, beklentilere karşılık vereceğini belirtti. Erciyes maçında sakatlığı nedeniyle forma giyemeyen golcü oyuncu, kritik bir müsabaka olarak nitelendirdiği F.Bahçe maçına en iyi şekilde hazırlanacağını vurguladı. Cardozo, zorlu maçla ilgili olarak, "F.Bahçe maçı için sabırsızlanıyorum. Çünkü bu benim ligdeki ilk maçım olacak. Tabii ki teknik heyet bana formayı verirse. Çünkü çok iyi bir takım kuruldu ve herkes forma için savaşıyor" şeklinde konuştu.
Akşam


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme