6 Eylül 2014 Cumartesi

06.09.2014 Genel Gündem


06.09.2014

GÜNDEM

İşte Çözüm Sürecindeki Altı Aşamalı Yol Haritası!
İçişleri Bakanı Efkan Ala, çözüm sürecine ilişkin yıl başına kadar somut adımlar atmayı planladıklarını söyledi. Bakan Ala, A Haber'de gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Çözüm sürecinin hükümet programındaki ana başlıklardan biri olduğunu belirten Efkan Ala, sürece ilişkin yol haritasının ana başlıklarında saklı gizli bir husus bulunmadığını belirtti ve bunları sıraladı: "1-Çekilme, 2-Silahların bırakılması, 3-Geriye dönüş, 4-Geriye döndükten sonra alınacak kararlar, 5-Topluma kazandırma ve 6-Siyaset alanı İçişleri Bakana Ala, yol haritasıyla ilgili tarihlendirmelerin provokasyonların önüne geçmek amacıyla açıklanmayabileceğini belirtti. Ala, "Yarın ne olacak? Hangi tarihlerde ne olacağını söylerseniz o tarihlerde o işin yapılmaması için provokasyonlar yapılabilir. Provokasyonlara engel olmak için daha ihtiyatlı bir süreç yönetimini tercih ediyoruz" dedi. "Çözüm sürecinde yıl başında evvel anlamlı birtakım adımlar mümkün mü" sorusuna ise Bakan Ala, "Evet, doğru. Öyle ümit ediyoruz, öyle planlıyoruz" karşılığını verdi. İŞID mensubu 19 kişiyle ilgili açıklamanın sorulduğu Bakan Ala, suça karışan 19 kişinin yargılandığını ifade etti. Bu konuyla ilgili bugüne kadar yaklaşık 600 kişinin Türkiye'ye girişini engellediklerini, geldikleri yere gönderdiklerini bildiren Ala, Türkiye'yi kullanarak Suriye'ye gitmeye çalışanlara karşı gereğinin yapıldığını, bunun uluslararası platformlarca da bilindiğini anlattı.
Vatan


Kumpas Belgelerin Sırtlayıp Kaçırmışlar
17 ve 25 Aralık'ta hükümete darbe girişiminde bulunan Paralel Yapı'nın düzenlendiği kumpaslar peş peşe deşifre oluyor. Derin örgütün ihanet üssünün İstanbul Mali Şube Müdürlüğü'nde kurulan 14 Numaralı Oda olduğunun ortaya çıkmasının ardından süren incelemelerde şoke eden bir detay ortaya çıktı. Müfettişler; paralel polislerin, operasyon fezlekesini ve teknik takip dökümlerini yükledikleri bilgisayarların buharlaşmasının ardından, kasaları bulmak için binadaki tüm kameraların görüntülerini inceletti. Mali Şube'nin bulunduğu B Blok'taki 9 numaralı kameranın kayıtlarına göre 25 Aralık operasyonundan bir gün önce, kumpasa imza atan emniyetçiler, sırt çantası, koli ve valizlerle soruşturma belgelerini kaçırdı. Kayıp bilgisayarlardan bazıları da odalardaki zulalarda bulundu. Mali Şube'nin dördüncü kat koridorunun tamamını gösteren 9 numaralı güvenlik kamerasına göre Nitelikli Dolandırıcılık'ta görevli Başkomiser E.C.'nin belirli aralıklarla büro amirliğine girdiği, sırt çantası ve valizlerle çıktığı tespit edildi.
Akşam

Yine Yıkacak Bir Anıt Buldu!
Haziran ayında "Kazım Karabekir'in adını bu şehirden sileceğim" diyerek ortamı geren Ağrı Belediye Başkanı Sırrı Sakık'tan bir provokatif açıklama daha… Sakık, Abide Meydanı'nda bulunan Hava Şehitleri Anıtı'nın yıkılması gerektiğini belirterek, şunları söyledi: O anıt bir ucubedir. O anıt, Kürtlerin gözünün içine sokulan bir anıttır. 1926'da Ağrı İsyanı'nda düşürülen uçakların pervanesidir. Bu acıları sen getirip Kürtlerin gözünün içine sokarak o pervaneyi oraya dikersen ben o anıta saygı duymam. İnşallah Cumhurbaşkanı'yla yan yana geliriz, ona da anlatırım. Beni bu konuda hiç kimse ikna edemez. Tank da gelse top da gelse, benim hareketim 'Bu yanlıştır' dese, söylediklerimin arkasındayım. Bu isyan etmemiz için yeterli bir nedendir. 1939 yılında İran'daki bir törene katılan iki Türk uçağı fırtınaya kapılarak düştü. Hava Şehitleri Anıtı, şehit olan Makinist Astsubay Fethi Sülker, Sivil Makinist Sıddık Uyar'ın anısına yapıldı. Ağrı İsyanları ise 1926-1930 yılları arasında meydana geldi.
Akşam

EKONOMİ

            Gram Altın 87, 9911-88, 1192                    
            ABD Doları 2, 1568-2, 1596/  Euro 2, 7937-2, 7986/ İngiliz Sterlini 3, 5230-3, 5285    

Batı'nın Yaptırımları Petrolü De Kapsıyor
Ukrayna krizinde yapıcı rol oynamadığı gerekçesiyle batılı ülkelerin Rusya'ya yönelik hazırlandığı yeni yaptırım paketine petrol üretim sektörünün dahil ettikleri ortaya çıktı. Petrol ve doğalgaz ihracatı Rusya bütçesinin yüzde 46'sını oluşturuyor. Brüksel'de son bir kez ele alınarak benimsenmesi beklenen enerji sektörü yaptırımları Rusya'da devlet kontrolündeki Rosneft, Gazpromneft ve Transneft şirketlerini hedef alacak. Yeni yaptırımların yürürlüğe girdiği andan itibaren Rus devlet enerji şirketlerine batı sermaye piyasanın kapıları kapanacak. Verimli petrol üretimi gerçekleştirebilmek için Rus petrol şirketleri yüzde 50 oranında Batı kredi enstrümanlarını kullanıyor. Rusya petrol sektörüne yönelik yeni yaptırımlardan kurtulma şansı olan özel şirketler "Lukoil" ile "Surgutneftegaz" olarak gösteriliyor. Avrupa Birliği yeni yaptırımların kabul edildiğini ilan etmeden önce Minsk'teki Ukrayna krizi temas gurubu görüşmelerinin sonucuna bakacak.
Hürriyet

Hedef İgdaş
STFA Holding'in enerji yatırımlarını yürüten Enerya'ya yüzde 30 hisse alarak ortak olan İsviçreli Partners Group ile gözünü İstanbul'a dikti. İstanbul'da doğalgaz dağıtımının özelleşmesini beklediklerini ifade eden Enerya Genel Müdürü Aslan Uzun, "İstanbul bu alanda en büyük hedeflerimiz arasında bulunuyor. Bu işte varsan eğer hedeflerin arasında İstanbul olur. Büyük konuşmayı sevmiyorum ama İstanbul'u almak için elimizden geleni yapacağız. 11 şehirde doğalgaz dağıtımı yapıyoruz. Ancak hepsini toplasak bir İstanbul etmiyor" dedi. İstanbul'da 4.5 milyon doğalgaz abonesi olduğunun altını çizen Uzun, faaliyetlerini sürdürdükleri 11 şehirde ise toplam 800 bin doğalgaz abonesi olduğunu belirtti. Özelleştirmenin olması halinde yanlarında başka ortaklar da olabileceğine değinen Uzun, "Antalya, Konya, Karaman, Ereğli, Erzincan, Denizli, Aydın, Aksaray, Çorum, Niğde ve Nevşehir'de faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Başka bir şehirde olmak bize lig atlatır. Ancak İstanbul'da olmak bize çok ayrı bir alan yaratır. Sonuçta ihale düzenlendiğinde bir yarış olacak. Almak için çok çaba sarf edeceğiz" ifadelerini kullandı. Doğalgaz dışında elektrik alanında da yatırımlar planladıklarına vurgu yapan Aslan Uzun, "Yeni ortağımızla da bu konuda da konuşuyoruz. Rüzgâr ve güneş enerjisi yatırımlarımız olacak. 120 megawatlık bir rüzgar santrali için çalışmalarımız sürüyor. Güneş enerjisinde de ihalelere hazırlanıyoruz" dedi.
Hürriyet

Türk Dizilerine Destek Geliyor
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Türk dizi ve filmlerinin kültür coğrafyası olarak kabul edilen bölgede yayınlanabilmeleri için maddi olarak destekleyeceklerini söyledi. Bakan Zeybekci, Denizli'de gelecek hafta düzenlenecek olan 5. Uluslararası Türkçe Sözlü Müzik Festivali için düzenlenen basın toplantısına katıldı. Türk dizi ve filmlerinin kültür coğrafyasında en çok seyredilen ve ilgi görenlerden olduğunu belirterek, "Bizim değerlerimize bağlı Türk dizi ve filmlerinin bu bölgede olması bizi mutlu eder. Türk dizi ve filmlerini de çalışmalarına bağlı olarak maddi anlamda bire bir desteklemek istiyoruz. Türk müzik, dizi ve film sektörünün Ekonomi Bakanlığından destek göreceğinin altını çiziyorum" dedi. Her şeyin Türkçe olarak isimlendirilip satılabileceğini belirten Zeybekci, "Balkanlardan Çin Seddi'ne kadar olan coğrafyada Türkçe var. Avantajlı olduğumuz bölge var. Öte yandan Türkiye'de birçok ürünün üzerinde yabancı isimler var. Tekstilde, mobilyada, her yerde. Bu bir süreçtir. Eğer siz dünyada siyasetinizle, tarihinizle, demokrasinizle, milli gelirinizle marka haline gelirseniz, Türkçe isimlerin her yerde kullanılmaya başladığını göreceksiniz. Gömleğin, ceketin, arabanın isminin Türkçe olması bu süreçte olacaktır. Bunu yaşamaya başladık. 2023'e kadar olan süreçte ülkemizin komple bir marka haline gelmesi, bu marka ülkeden çıkan ve herkesin taşımak isteyeceği ürünlere ulaşmak zamanla olacaktır" dedi.
Türkiye

Hristiyan Ülkeler İslami Borçlanmaya Geçti
Küresel İslami bankacılık aktiflerinin 2018 yılında 3.4 trilyon dolara ulaşması beklenirken, zengin Araplar'ın faizsiz bankacılık enstrümanlarını tercih etmesiyle Batılı ülkeler ve şirketler rotayı bu alana kırdı. Son olarak Goldman Sachs, 500 milyon dolar tutarında sukuk ihraç etmeyi planladığını açıklarken, ihracın gerçekleşmesi durumunda banka, islami olmaksızın sukuk ihraç eden ikinci banka olarak tarihe geçecek. Dünya genelinde varlıklarının toplam büyüklüğü geçen yıl itibariyle 1.7 trilyona ulaşan faizsiz bankacılık hızla büyümeye devam ederken, düşük risk modeli nedeniyle Müslüman olmayan ülkelerin ve bankaları da cezbetti. 2011 yılında HSBC'nin Ortadoğu biriminin 500 milyon dolarlık sukuk ihraç etmesiyle start alan Batı'nın İslami finans yönelimini İngiltere'nin haziran ayındaki 200 milyon strerlinlik ihracı takip etti. Japonya'nın en büyük bankası Bank of Tokyo- Mitsubishi UFJ Malezya da şeriat kurallarına uygun 500 milyon dolar tutarında sukuk ihracı planladığını temmuzda açıklarken, son adım Goldman Sachs'ten geldi. Konuya yakın kaynaklar, müslüman olmayan ülkelerde hükümetlerin sukuk aihracına yoğun ilgi gösterdiğini belirterek İngiltere'nin ardından Hong Kong, Güney Afrika ve Lüksemburg hükümetlerininin de buy yıl sukuk ihracı planladığını kaydediyor.
Star

Avrupa'ya İhracat Artar Ancak Kârlar Düşer
Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Mario Draghi'nin önceki gün faizleri sıfıra çekmesi ve varlık alımlarına ekim ayında başlayacaklarını açıklaması, gözlerin Türk ihracatçılarına çevrilmesine neden oldu. Türkiye'nin ihracat pazarında ilk sırada yer alan Avrupa'da ekonomik canlanmayı destekleyecek kararın olumlu olduğunu belirten ihracatçılar, "Avrupa'nın büyüyecek ve toparlanacak olması son dönemde sıkıntı yaşadığımız pazarların kayıplarını kapatmak için can suyu olacak" dediler. Türkiye İhratcatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, ihracatın yüzde 45'inin Avrupa Birliği ülkelerine yapıldığını belirterek, Avrupa'nın hızlı toparlanmasının ihracata talep yönlü katkı sağlayacağını kaydetti. Ancak diğer taraftan Euro/ dolar paritesinin gerilemesinin ise ihracat için negatif etki yaratacağını aktaran Büyükekşi "Dikkatli olmamız lazım. İhracatçının kârlılığının gerilemesi sıkıntı yaratır" dedi. Azalan pazarlara doping Makina İhracatçıları Birliği Başkanı Adnan Dalgakıran da Türk makina sektörünün ihracatının yüzde 50'sini Avrupa'ya yaptığını ifade ederek, "Bölgedeki durumlar nedeniyle Mısır, Irak, Suriye ve Kuzey Afrika gibi geçmişte ihracat yaptığımız bölgelere ihracat ülkelere ihracat yapamaz hale geldik. Yıl sonu için 14 milyar dolarlık ihracat hedefimiz var. Bu hedefi tutturmak için çalışmaya devam ediyoruz" dedi. İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Mete ise "AB'nin kararı bizi sevindirdi. Afrika ve Ortadoğu'da azalan pazarlarımızı Avrupa'yla toparlamamızın önü açıldı. Bu yıl sonu için 2 milyar dolarlık ihracat hedefimiz vardı birlik olarak. Bu hedefi tutturmamıza katkı sağlayacak" diye konuştu. Mete ayrıca, kararın 2023 hedefleri doğrultusundaki ihracatta yıllık yüzde 10- 12'lik artış sağlanması hedefinin tutturulmasına da etkisi olacağını bildirdi.
Star

Kredi Azaldı, Borç Kabardı
Bireysel kredilerde kullanımda büyük düşüşler yaşanırken, ödenemediği için yasal takibe alınan kredilerde artış yüzde 50'yi aştı. Türkiye Bankalar Birliği'nin (TBB) 'Tüketici Kredileri ve Konut Kredileri-Haziran 2014' raporuna göre bireysel ve konut kredisi kullanan kişi sayısı 15 milyona yaklaşırken, kredilerin toplamı 241 milyar lirayı geçti. Takibe alınan kredi miktarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 57 arttı. Nisan-Haziran döneminde kişi başına ortalama 13 bin 500 lira bireysel ve konut kredisi kullanıldı. Bu dönemde, ortalama konut kredisi büyüklüğü 94 bin lira, ortalama taşıt kredisi büyüklüğü 55 bin 500 lira oldu. Aynı dönemde, kredi kullanım miktarı yılın ikinci çeyreğinde, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 33 azalırken, en büyük düşüş yüzde 57 ile taşıt ve yüzde 54 ile konut kredilerinde yaşandı. Nisan-Haziran döneminde 2 milyon 643 bin kişi, 35.8 milyar liralık tüketici ve konut kredisi kullandı. Kredi kullanan kişi sayısı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 13 azaldı. Kredi kullanım miktarları Nisan-Haziran 2013 dönemine göre yüzde 33, Ocak-Mart dönemine göre yüzde 14 küçüldü. İkinci çeyrek döneminde kullandırılan tüketici kredileri ve konut kredilerinden kanuni takibe alınan kredi miktarı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 57 artarak 646 milyon liraya ulaştı. Bireysel kredilerde takip oranı yüzde 2.5 ile tüm kredilerdeki takip altına alınanlar ortalamasının altında kaldı. Takipteki kredilerin yaklaşık yüzde 2'sini taşıt, yüzde 7'sini konut, yüzde 37'sini ihtiyaç kredileri ve yüzde 54'ünü diğer krediler oluşturdu.
Vatan

Gayrimenkul Rant Kapısı Değil
Türkiye'nin potansiyeli yüksek kentlerindeki gayrimenkul yatırım fırsatlarını ön plana çıkarmak amacıyla düzenlenen 'Gelişen Kentler Zirvesi'nin 6'ncısı Kayseri'de düzenlendi. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın inşaat sektörü ve sanayiye yönelik sözlerinin gündemde olduğu dönemde düzenlenen zirvede konuşan GYODER Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Torun, gayrimenkulün rant değil stratejik bir sektör olarak görülmesi gerektiğini belirterek, "Gayrimenkul sektörü durağan ve rant kapısı bir sektör değil üreten, istihdam sağlayan, vergi veren reel bir sektör olarak kabul edilmelidir" dedi. Gayrimenkul sektörünün Türkiye'de ekonominin gelişmesine, büyümesine paralel geliştiğini ve büyüdüğünü ifade eden Aziz Torun, "2000'li yıllarda, ekonomik krizler, yüksek enflasyon ve yüksek faiz oranları gayrimenkul sektörünün büyümesine gelişmesine imkân vermemişti. Bugün ise siyasi, ekonomik istikrar, tek haneli enflasyon ve faiz oranları ve uzun kredi imkânları konut alımını, gayrimenkul proje finansmanını kolaylaştırmış, sektöre hızlı büyüme ve ivme kazandırmıştır. Sektörün bu başarısını bir rant kapısı olarak değil, üreten, istihdam sağlayan, vergi veren reel bir sektör olarak kabul etmeliyiz" diye konuştu. Bu yılın 7 aylık döneminde 10 binin üzerinde yabancıya gayrimenkul satıldığını ifade eden Torun, 35 farklı ülkeye gayrimenkul satıldığını kaydetti.
Vatan

Alüminyum-Gümüş Altının Tahtına Aday
Eskiden jeopolitik risklerle tırmanışa geçen altın Rusya-Ukrayna krizi ve Ortadoğu'da artan gerileme rağmen yılbaşından bu yana yatırımcısına sadece yüzde 6.8 getiri sağlarken, en fazla getiriyi emtia grubunda yaklaşık yüzde 82'lik artışla kahve sağladı. Saxo Bank Emtia Strateji Müdürü Ole Hansen altının seyrinde doların etkili olacağını vurgularken, "Artık paranın psikiolojisi değişti. Altın jeopolitik risklerden ziyade dolara duyarlı. Dolar güçlenirse altın düşmeye devam eder" dedi. Emtiaların seyrine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ole Hansen,kahve tarımının en fazla Kolombiya ve Brezilya'da yapıldığını hatırlatarak, "Brezilya'da kahve üretiminin yapıldığı yerlerle yaşanan kuraklık kahve fiyatlarını yukarı taşıdı" dedi. Hansen'e göre, kahve fiyatlarında yukarı yönlü riskler sürüyor. Hansen, önümüzdeki dönemde ise gümüş ve alüminyum fiyatlarının artacağını öngördü. Alüminyumun son dönemde özellikle çeliğin yerine oto sanayinde kullanımının arttığını belirten Hansen, "Alimunyum otomobillerin yanı sıra ev aletlerinde de kullanılıyor. Özellikle Çin'den talep geliyor. Çinlilerin son dönemde araba talebinin artmasıyla alimunyum fiyatlarında da artış bekleniyor" dedi. Hansen'e göre şu anda yüzde 16.6 primli olan alüminyumun yüzde 10 yükseliş potansiyeli mevcut. Yarı kıymetli yarı endüstriyel bir metal olan gümüşe de endüstri alanında talep bekleniyor. Hansen, fiyatı 50 dolardan 19 dolara kadar gerilemiş olan gümüş fiyatlarında yükseliş öngördüklerini kaydetti. Fiziki gümüşe dayalı fonların pozisyonlarını azaltmadıklarına dikkat çeken Hansen, yılbaşından bu yana yüzde 0.1 düşen gümüşte ise yüzde 20'leri bulan bir artış öngörüyor. Kriz dönemlerinin güvenli limanı altın fiyatları ile ilgili olarak ise Hansen, fazla bir hareket beklemediğini, ancak fiyatların yılsonunda şu andan daha yukarıda olmasını beklediklerini kaydetti. Altın fiyatlarının jeopolitik risklerle kısa vadeli olarak hareketlendiğini belirten Hansen, özellikle ABD Merkez Bankası'nın gelecekteki açıklamalarının altın ve gümüş fiyatları üzerinde etkili olacağını vurguladı. Hansen, şu anda 101 dolar seviyesinde bulunan petrol fiyatlarında ise yükseliş beklemiyor. Irak ve Libya'da yaşanan gelişmelerin kısa vadeli olarak fiyat hareketlerine neden olduğunu anlatan Hansen, "ABD'nin kaya petrolüyle havzalara ulaşması nedeniyle bir arz fazlası sözkonusu. Bu da fiyatları baskılıyor" ifadelerini kullandı.
Akşam

DÜNYA

Harry Potter'dan Fazla Sattı
Fransa'da 200 bin adet basılan kitap dün daha öğle saatlerinde tükendi. Kitap nedeniyle tam bir kara hafta yaşayan Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande'ın 9 gün önce atadığı Dış Ticaret Bakanı Thomas Thevenaud da bir vergi yolsuzluğu nedeniyle istifa etmesi de ülkede yaşanan iktidar krizini alevlendirdi. Le Figaro gazetesi için yapılan son ankette Hollande'a destek 5 puan gerileyerek yüzde 13'e düştü. Hollande, kendisine ait '5'inci Cumhuriyetin en az sevilen Cumhurbaşkanı' rekorunu egale ederken, istifa eden bakan Thevenaud da en kısa süre görevde kalan bakan rekoruna imza attı. Paris'te fırtına eserken, kritik NATO toplantısına katılan ve hayli zor duruma düşen Hollande, yakınlarına "Dehşete kapıldım" dedi. Hollande'ın, kitap hakkında suç duyurusunda bulunmayacağı belirtildi. Trierweiler, 317 sayfalık kitabının 48'inci sayfasında, Hollande'ın Türkiye gezisine hangi psikoloji ile geldiğini de gözler önüne seriyor. Trierweiler, ayrılık haberinin ardından kaldırıldığı hastaneden çıktıktan sonra, Hollande ile Elysee'deki görüşmesini anlatıyor: "25 Ocak Cumartesi, kalbim sıkışıyor. Bu sefer son. Hindistan gezisi için gereken kıyafetleri almak için Elysee'deki özel apartmanımıza gidiyorum. Bir kez daha orada, ağır bir atmosferde görüşüyoruz. Ortak bir ayrılık mesajı yayınlamamız konusunda ısrar ediyor, ben reddediyorum. Hindistan gezimi iptal etmemi istiyor. 'Orada çok gazeteci olacak' diyor. Benden ayrılmaya çalışıyor ve tek düşündüğü gazetecilerin onu izlemesi, beni değil. 'Ne olmuş yani? Belki senin Türkiye'de olduğundan daha fazla gazeteci beni izleyecek' diyorum. Onu kızdırmaya çalışıyorum. Bana onlara ne diyeceğimi soruyor. 'Henüz bilmiyorum' diyorum. Tek başına hazırladığı her biri hançer gibi saplanan 18 kelimelik ayrılma mesajını bana okuyor. Bağırıyorum, 'Bunu mu açıklamak istiyorsun, git ne istersen yap' deyip ayağa kalkarak kaçmak istiyorum. Beni yakalamaya durdurmaya çalışıyor. 'Böyle ayrılmayalım diyor'. Hatta geceyi son kez beraber geçirmeyi öneriyor. Gözlerim yaşlarla dolu, son bir güçle arkamı dönmeden kaçıyorum" diye anlatıyor. Hollande bu ağır gecenin ardından 27 Ocak 2014 tarihinde Türkiye'ye resmi ziyaret için hareket ediyor. Gün boyu Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, işadamları, Başbakan Tayyip Erdoğan, Galatasaray Üniversitesi akademisyenleri ile görüşürken aklı hep Paris'te. Legion d'Honneur nişanı taktığı Candan Erçetin'in Trierweiler'in en sevdiği 'La Vie en Rose' şarkısını dinlerken bile Trierweiler'e SMS göndermeyi ihmal etmiyor.
Hürriyet

Almanya'da 'Şeriat Polisi' Devriyede
Almanya'nın en büyük eyaleti Kuzey Ren Vestfalya'daki Wuppertal kentinde bir grup Selefi, adına polis birliği dedikleri bir oluşumla sokaklarda 'şeriat polisi' gibi devriye gezmeye başladı. Bild gazetesindeki habere göre, üzerlerinde 'Şeriat Polisi' yazan turuncu yelekler giyerek YouTube'ta bir propaganda videosu yayınlayan grup, sokaklarda gençleri etkileyerek aralarına katılmalarını sağlamaya çalışıyor. Grup, amaçlarının gençleri alkol, uyuşturucu, para karşılığı seks gibi 'kötü alışkanlıklardan' uzak tutmak olduğunu söyleyerek genellikle gece kulüplerinin olduğu bölgelerde geziyor. Amerikan NBC gazetesine konuşan polis sözcüsü Andre Schwanicke, "Bu Alman kamu kanunlarını ihlale girer ve haklarında işlem yapılacak" diye konuştuğu gruba karşı bölgede polis devriyesini yoğunlaştırdıklarını söyledi.
Hürriyet

Thy'nin Bağdat Ofisinde Patlama
Irak'ın başkenti Bağdat'ta geçen salı akşamı düzenlenen iki bombalı saldırıdan birinin Türk Hava Yolları (THY) ofisi önünde gerçekleştiği belirlendi. 20 kişinin öldüğü saldırılardan ilki Sadun Caddesi'ne düzenlendi. THY ofisi önündeki patlamada yedi kişinin hayatını kaybettiği açıklanırken, yine Şiilerin ağırlıklı yaşadığı Kadarniya mahallesindeki patlamada ise en az 12 kişi yaşamını yitirdi. Sadun Caddesi'nin esnafın yoğun yer aldığı bir bölge olduğu ifade edildi. Bağdat'ta önceki gün de peş peşe düzenlenen saldırılarda en az 17 kişi hayatını kaybetmişti. Karrada bölgesinde içki satan esnaf hedef alınmıştı.
Hürriyet

3.5 Büyüklüğündeki Deprem Ocağı Göçertti
Bosna Hersek'in orta kesimlerindeki Zenitsa şehrinde gece meydana gelen 3.5 büyüklüğündeki deprem sebebiyle kentteki Raspotoçye maden ocağında göçük oldu. Göçük sırasında madende bulunan 56 işçiden 22'si içeriden çıkmayı başarırken, 34 işçi mahsur kaldı. Yaklaşık 500 metre derinlikte mahsur kalan işçileri kurtarmak için gündüz saatlerinde çalışma başlatıldı. İşçi yakınları geceden beri maden ocağının önünde tedirginlik içinde bekledi. Maden ocağının koridoruna yığılan toprak iç taraftan mahsur kalan işçiler, dış taraftan ise kurtarma ekipleri tarafından kazıldı. Mahsur kalan işçilerden 29'u kurtarılırken, 5 işçinin öldüğü açıklandı. Sağ kurtarılan işçilerin yakınları sevinç gözyaşlarına boğuldu.
Türkiye

Gazze'nin İmarı İçin 7.8 Milyar $ Gerekiyor
Filistin Kalkınma ve Yeniden Yapılandırma Ekonomik Konseyi (PECDAR) Başkanı Muhammed Eştiye, İsrail saldırılarında yıkılan Gazze'nin imarı ve kalkınması için 7.8 milyar dolara ihtiyaç olduğunu açıkladı. Söz konusu miktarın 5 milyar dolarının yeniden imar için, geri kalanın ise kalkınmada kullanılacağını belirten Eştiye, "Ablukanın kalkması, sınır kapılarının açılması, insanların ve ürün geçişlerinin rahatça sağlanması durumunda Gazze'nin tamamen yeniden imarı 5 yılı bulur" dedi. Filistin Siyasi Büro Başkan Yardımcısı İsmail Haniye ise BM, Filistin ve İsrail arasında düzenlenecek toplantıdan Gazze'nin yeniden imarına ilişkin kararların çıkabileceğini söyledi. Bu arada Sağlık Bakanı Vekili Ebu'r-Riyş, Gazze'de ilaç ve tıbbî malzeme sıkıntısının had safhaya ulaştığını, stokların tükendiğini açıkladı. Sağlık Bakanlığı depolarının neredeyse boşaldığını kaydeden Riyş, "Sağlık Bakanlığına kayıtlı yüzde 27 dolaylarındaki temel ilaç stoku ile yüzde 48 olan tıbbî malzeme stoku tükendi. Saldırılar sırasında en basit tıbbî malzemeler bile eksikti ve yaralılar bu şartlar altında tedavi edilmeye çalışıldı. Ablukanın en kısa sürede kalkması gerekiyor" diye konuştu.
Türkiye

Erdoğan'dan Sitem Ve Uyarı Mesajları
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO zirvesinde görüştüğü ABD Başkanı Barack Obama'ya, IŞİD'e karşı oluşturulacak koalisyonun Bağdat yönetimine silah vermesi halinde bölgede başta mezhepsel olmak üzere çatışmaların artacağı uyarısında bulundu. Erdoğan, Suriye ve Irak'ta bölgesel güvenlik ve istikrarı tehdit eden şiddet ortamına karşı bütüncül bir yaklaşımla kararlı adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Erdoğan, ikili görüşmelerde ise Obama'ya, "Fethullah Gülen", Almanya Başbakanı Angela Merkel'e "dinleme" siteminde bulundu. Fransa Cumhurbaşkanı Hollande'a ise Ermeni uyarısı yaparak Azerbaycan'a verilen sözlerin yerine getirilmesini istedi. Erdoğan, yemekte liderlere yaptığı konuşmada ise Ukrayna uyarısında bulunarak, "Irak ve Suriye'de sürekli sizi uyardık ama şimdi bizim söylediklerimize geldiniz" dedi. Erdoğan, Ukrayna için savunulan toprak bütünlüğünün Irak için de savunulması gerektiğini söyledi. Erdoğan, dün ABD Başkanı Barack Obama ile Galler'deki NATO zirvesinde bir araya geldi. 17 ay sonra yüz yüze yapılan ilk görüşmede Irak, Suriye, Ukrayna ve bölgedeki son gelişmeler ele alındı. Erdoğan, Obama'ya Fethullah Gülen siteminde bulunarak, "Ya bize iade edin ya da sınır dışı edin. Siz bizden teröristleri isteyince biz veriyoruz. Sizden de aynı yaklaşımı bekliyoruz" mesajını verdi. Erdoğan, Obama'ya Gazze'de çifte standart yapıldığını da söyledi. İsrail'in sivilleri hedef aldığını belirten Erdoğan, Türkiye'nin İsrail ile ilişkilerini normalleştirmesi için gerekli olan iki şartın hâlâ yerine getirilmediğini vurguladı. Tazminat ve abluka konusunda ilerleme sağlanmadığını belirten Erdoğan, "Böyle devam ederse normalleşme gerçekleşmez" dedi.
Milliyet

Rusya'ya Karsı 'Acil Güç'
NATO, kriz riski ve tehditle karşı karşıya olan üye ülkelere 48 saat içinde kaydırılabilecek ve Ukrayna'dakine benzer krizlerde caydırıcı rol oynayacak bir "öncü güç" oluşturulması konusunda anlaştı. 'Acil güç' olarak da bilinen ve resmi adı "Çok Yüksek Hazırlık Ortak Görev Gücü" olan "öncü güç", Rusya'nın Ukrayna'daki politikaları nedeniyle oluşturulmasına karar verilen ancak gelinen aşamada nereden gelirse gelsin her türlü tehdide karşı caydırıcı rol oynamak ve tehdit algısının yükseldiği üye ülkeleri rahatlatmak amacıyla tasarlandı. Öncü gücün en büyük özelliklerini, unsurlarının farklı ülkelerde konuşlanacak, rotasyonla görev alacak ve 48 saat içinde ilgili ülkeye gönderilebilecek olması oluşturuyor. Kara unsurlarından oluşacak ve binlerce asker içerecek olan öncü güç, gerekmesi halinde deniz ve hava unsurları tarafından desteklenecek. Öte yandan AB üyeleri de, Rusya'ya ekonomik ve ticari yaptırımları ağırlaştırma konusunda uzlaştı.
Akşam

POLİTİKA

Ak Saray
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın taşınacağı Atatürk Orman Çiftliği'nde (AOÇ) yapımı süren yeni başbakanlık binası için, "Ak Saray" ifadesini kullandı. Davutoğlu, ABD Başkanlarının kullandığı ünlü Beyaz Saray'ı çağrıştıran ve partisinin ismine atıfta bulunan bu ifadeyi, önceki akşam TRT'de katıldığı programda, çözüm süreci tartışmalarına ilişkin soru üzerine söyledi. Çankaya Köşkü'nün taşınmasına ilişkin tercihin sebebi sorulduğunda Davutoğlu, aslında bu tartışmaların başlamasının bile belki de bu tercihin bazı şeylerin açık, özgür tartışılmasının önünü açması bakımından önemli görülebileceğini söyledi. Davutoğlu, bunun arkasında bir sembolizm aramamak gerektiğini belirterek, "Bir radikal kararla Atatürk'ün mirası, sanki onu terk ve başka bir şey gibi değil. Atatürk'ün mirası var ise ki var, en büyük mirası Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir" dedi. Çözüm sürecinin konuşulduğu bölümde ise 'sembolizm' tartışması yapılan kısma atıfla bir soru yöneltildi. Bunun üzerine Davutoğlu, "Yeni Türkiye tanımlaması yaparken, vatandaşın özne olduğu Türkiye, bu tür sembollerin tabulaştırılmasını önleyen Türkiye'dir. İster Çankaya, ister Ak Saray karşılaştırmaları etrafında söyledim, yeni Türkiye'nin çerçevesi bir ülkenin bütün unsurlarıyla ayağa kalkması" dedi. Erdoğan'ın ise 'Cumhurbaşkanlığı Sarayı' ifadesini kullandığı bu bina için birçok AK Partili'nin de 'AK Saray' dediği kulislerde konuşuluyor. Cumhurbaşkanlığı hizmet binası için partinin adına atıfla tanımlama yapılması ise başta sanal alemde olmak üzere kamuoyunda tartışma yarattı. Erdoğan'ın kullanmayacağını açıkladığı Çankaya Köşkü'nün geleceği de merak konusu oldu. Erdoğan'ın Azerbaycan'a hareketi öncesinde, "Sayın Cumhurbaşkanımızın oturduğu yerden ayrılmasıyla orada bir süre daha oturmaya devam edeceğiz. Daha sonra da inşallah yeni yapılan binalara Cumhurbaşkanlığı olarak taşınmayı planlıyoruz. Şu andaki Cumhurbaşkanlığı binasına da, aynı zamanda tabii ki konutlarına da Başbakanımızın taşınmasını aramızda planlamış durumdayız" açıklaması üzerine Başbakanlık'ta Çankaya'ya taşınma planları gündeme gelmişti. Ancak Erdoğan'ın Galler'e uçarken yaptığı, "Söğütözü'ndeki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na taşınmamızın akabinde Başbakanlığın bazı törenler ve resepsiyonlar için Çankaya'yı kullanmasına izin verebiliriz" açıklaması kafaları karıştırdı. Kulislerde konuya ilişkin şu değerlendirmeler yapılıyor: "Galiba Davutoğlu buraya taşınmayacak, ama resmi konuklarını burada karşılayıp ağırlayacak, önemli toplantılarını burada yapıp resmi yemek ve resepsiyonlarını burada verecek."
Hürriyet

Dersimli Kemal'im Ben Devrimciyim
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 18. Olağanüstü Kurultayı'ndaki konuşmasında parti içine açık mesajlar verdi, disiplinsizliğe müsaade edilmeyeceğini söyledi. "Rakı sofralarında Türkiye'yi kurtaranlardan partiyi temizleyeceğim" sözleri çok tartışılan Kılıçdaroğlu, partinin sağa kaydığı eleştirilerine de karşı çıkarak "Bizim devrimciliğimiz kağıttan devrimcilik değil. Daha değişim bitmedi, durmayacağız" dedi. Kılıçdaroğlu, 56 dakika süren konuşmasında şunları kaydetti: Diyorlar ki, CHP sağa kaydı. 12 Eylül darbe hukukuna açıkça karşı çıkan parti CHP'dir. Biz şimdi sağa mı kaydık? Yüzde 10 seçim barajının kaldırılmasını savunan parti CHP'dir. Özel yetkili mahkemeleri benim kadar eleştiren başka bir siyasi lider olmadı. Hakkâri'de yerel yönetim özerklik şartını getireceğim dedim. Burada da söylüyorum. CHP iktidarında mutlaka getireceğim. Batman'a gittim, hiçbirisi CHP'li değil belediye başkanlarının ellerine kelepçe vurulmuş, medyaya servis ediliyor. Ona tahammül edemedim, doğru değil dedim, yine diyorum. CHP sağa kayıyor diyorlar. Hangi CHP Genel Başkanı Deniz Gezmiş'in mezarını ziyaret etti. Üç fidana sahip çıktım ben, mezarına gidip karanfil bıraktım. Bizim devrimciliğimiz kâğıttan devrimcilik değil; yürek ister yürek. Gezi eylemlerinde Taksim, gençlere diktatör bozuntusunun talimatıyla kapatılmıştı. Kadıköy'deki mitingi iptal ettik ve Taksim'e yürüdük. Eğer Taksim gezicilere açıldıysa, onu yapan CHP'lilerdir. Sağcı solcu ayrımı yapmadan bütün insanları seviyorum. Yoksullukla ilgili bir proje ürettik, adına aile sigortası dedik. Bu projeyi ürettik diye sağa mı kaydık? CHP sağa mı kaydı, ben sağcı mı oldum? Kaçak çay var tonlarca geliyor, kimin alın terini sömürüyor, Rizeli çay üreticisini. Onun hakkını Rizeli olan o kişi koruyamadı, bütün kaçak çayları imha edeceğim ve alın terine değer vereceğim. Dersimli Kemal'im ben, devrimci Kemal'im ben. İnsanıma aşığım ben. Cumhuriyet çocuğuyum, haram lokma yemedim, hep helalin peşindeyim. Benim kitabımda hırsızlık yoktur, Gazi Mustafa Kemal ne diyordu? Cumuhriyet kimsesizlerin kimsesidir. Onlardan birisi de benim. Diyorlar ki Kılıçdaroğlu seçildi, çok demokrattı şimdi değil. Kimse bana demokrasi dersi vermesin. Düne kadar sustum. Sabah mikrofonu gören koşa koşa CHP'yi eleştirirse kusura bakmayın buna izin vermeyeceğim. Genel başkanlığım döneminde o tüzük değişikliği olmasaydı, yeni bir genel başkan adayı çıkamazdı. Biz, demokrasiden yanayız ama demokrasi kaos demek değildir. Bir siyasi partiye üye olduktan sonra o kurallara uyarsınız. Sizi o kurallar bağlar, ya bağlanırsınız ya ayrılırsınız. Arada başka seçenek yok. Tüzüğü değiştirdim, göreceksiniz 2015 seçimlerimiz kadın ağırlıklı bir seçim olacak, kadınlar siyasete damga vuracaktır. Daha değişim bitmedi, durmayacağız. Biz devrimci bir partiyiz. Bir sendika ağaları var, bir de parti ağaları var. Parti ağalarını sileceğim. Demokrasiyi bu ülkeye biz getirdik, partiye de getireceğiz. CHP geçmişiyle yüzleşemez diyorlar. Niye yüzleşmeyelim. Yeri zamanı gelirse yüzleşiriz. CHP Atatürk'ü dışladı diyorlar. Atatürk kimsenin tekelinde değildir. Kimse kusura bakmasın ben Kenan Evren Atatürkçüsü değilim, onun gibi değilim. Gardırop Atatürkçüsü de değilim. Otur masa başına edebiyat yap, biz o Atatürkçülerden değiliz. Peki 'niye CHP sağa kayıyor' diyorlar. Ben merkezci sol anlayış bunu söyletiyor. Ben varsam CHP solda, ben yoksam CHP solda değil. Kimse kusura bakmasın sol kimsenin tekelinde değildir. Ben merkezci sol anlayıştan halk merkezci sol anlayışa geçtik biz. Yoksulluk edebiyatıyla solculuk olmaz. Ben daha yoksulum ben daha solcuyum yok böyle bir şey. Biri ayrı telden öbürü ayrı telden çalacak, buna izin vermeyeceğim. Böyle demokrasi olmaz. Beraber ortak ses çıkaracağız. Tasfiyeden yana değilim ama birlikten yanayım. Karar onaylanırsa, kimse o kararın aleyhine televizyon ekranlarında konuşamayacak, izin vermeyeceğim buna. CHP bir düşünce kuruluşu değil, gidersin üniversitede istediğin gibi konuşursun. CHP'nin iktidarı için işçisiyle çiftçisiyle, Alevisiyle Sünnisiyle, Zazasıyla Kürdüyle, Ermenisiyle Ezidisiyle yakın bağ kurmak zorundayız. Hepsiyle kucaklaşmak zorundayız. Türküyle Kürdüyle Lazıyla Çerkesiyle herkesin etkin kimliğinden gurur duyduğu bir Türkiye için çalışacağım.
Milliyet

Köylü: Komisyon İçinde İncelenecek
Ak Partili dört eski bakanla ilgili TBMM Soruşturma Komsiyonu'nun Başkanı Hakkı Köylü, talepleri doğrultusunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın dizi pusulalarını da eklereyerek kendilerine yeniden gönderdiği fezlekeleri komisyon üyelerinin ancak komisyonda görebileceğini, dışarıya belge çıkmasına izin vermeyeceğini söyledi. Köylü, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nın 25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonuyla ilgili takipsizlik kararını inceleyeceklerini de bildirdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Ak Partili dört eski bakanı kapsayan 17 Aralık soruşturmasına ilişkin daha önce, "dizin pusula" bulunmadığı gerekçesiyle iade edilen fezlekeleri önceki gün pusuluları da ekleyerek TBMM Soruşturma Komisyonu'na yeniden gönderdi. Komisyonda fezlekelere ekli 11 klasör dosyanın 1 Ekim'den önce üyelerce incelenip incelenemeyeceği tartışılırken, Köylü'den, "Üyeler 1 Ekim'den önce dosyaları görebilir ama komisyon 1 Ekim'den sonra toplanabilir" açıklaması geldi. Köylü, dün konuya ilişkin Milliyet'in sorularını yanıtlarken, "Üyelerimiz komisyon salonunda olmak şartıyla fezlekeleri inceleyebilir. Bana bugün itibarıyla incelemeye yönelik herhangi bir talep gelmedi. Meclis'in yeniden tatile girmesine 2-3 gün kaldı. Bu süre içinde kim ayrıntılı inceleme yapabilir ki? Bu nedenle ben de önümüzdeki haftadan sonra fezlekeleri incelemeye başlayacağım. Ben de komisyonda çalışacağım. Dileyen arkadaşımız burada çalışma yapabilir" dedi. Köylü, komisyon çalışmalarının gizli olacağına işaret ederek fezlekeler ve ekli klasörlerinde yer alan belgelerin komisyon dışına çıkmasına izin vermeyeceğini vurguladı. CHP'li komisyon üyesi Rıza Türmen de, fezlekelerle ilgili olarak, "Haftabaşında inceleme çalışmalarına başlayacağım" dedi. Türmen, Köylü'nün fezlekelerin sadece komisyon salonunda incelenebileceğine ilişkin sözlerinin aktarılması üzerine, "Ona da razıyız. Tuvalette incelenebilir deseler tuvalette de inceleriz" esprisi yaptı.
Milliyet

Gülen Sorusuna Yanıt: Her Türlü Adım Atılır
Başbakan Ahmet Davutoğlu dün İstanbul'da bir dizi ziyaretlerde bulundu. Sabah namazını Eyüp Sultan'da kılan Davutoğlu ardından Adnan Menderes, Turgut Özal ve Necmettin Erbakan'ın mezarlarını ziyaret ederek dua etti. Başbakan olduktan sonra İstanbul'daki ilk Cuma namazını Süleymaniye Camii'nde kılan Davutoğlu, bir süre camide kalarak vatandaşlarla sohbet etti. Başbakana iyi dileklerini ileten vatandaşlara, Davutoğlu'nun sık sık "Dua edin" dediği duyuldu. Kanuni Sultan Süleyman'ın türbesini de ziyaret eden Başbakan dua etti. Davutoğlu, II. Abdülhamid, II. Mahmud ve Abdülaziz'in mezarlarının bulunduğu türbeyi de ziyaret etti. Davutoğlu dün İstanbul Valiliği'ni de ziyaret etti. Bir gazetecinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bugün medyada yer alan Fethullah Gülen ile ilgili sözlerini sorması üzerine Davutoğlu şöyle konuştu: "Hepinizin takip ettiği hukuki soruşturmalar yürüyor. Çok ciddi suçlamalar, iddialar söz konusu. Bu hukuki süreç hiç kesintisiz şekilde devam edecek. Şunu çok açık bir şekilde ifade etmek isterim; Türkiye'de şu veya bu niyetle, milli iradeden güç almayan herhangi bir yapının bürokrasi üzerinden siyaseti, hukuku, toplumsal hayatı denetim altına almasına izin vermeyiz. Hele bu yapı, yurtdışında belli odaklar, ki biri de Pensilvanya'dır, oralardan bir takım talimatla çalışmaları yürütüyorsa, tabii ki bu hukuki süreçle doğrudan ilişkili olarak gereken her türlü adım atılır ve halkımız huzuru, ülkemizin istikbali ve hukuki gereklilikler ne gerektiriyorsa, bunlarla ilgili her türlü adım tereddütsüz atılır. Sayın Cumhurbaşkanımızın kast ettiği de budur."
Vatan

SPOR
Geçen sezon şampiyonluğa ulaşan F.Bahçe'nin büyük başarısındaki pay sahiplerinden biri hiç kuşkusuz Pierre Webo'ydu. Attığı kritik gollerle takımına zorlu maçlarda 3 puan kazandıran Kamerunlu golcü, bu sezona da iyi başladı. Webo, Saracoğlu Stadı'ndaki Karabükspor maçında skor 2-2 devam ederken, ikinci yarıda oyuna girip attığı kafa golüyle takımını 3-2'lik galibiyete taşırken, maç sonundaki açıklamalarıyla Fenerbahçelilerin yüzünü güldürmüştü Kamerun Milli Takımı'nı bıraktığını açıklayan Webo'nun bu kararının ardında ise ilginç bir detay yatıyordu Sarı lacivertlilere Karabük karşısında galibiyeti getiren golü kaydeden 32 yaşındaki Kamerunlu yıldız, milli takımını neden bıraktığının gerekçelerini açıklamamıştı. Webo'nun milli takımı bırakmasının baş nedeni ünlü futbolcu Samuel Eto'o'ydu Webo, Eto'o'nun başını çektiği futbolcuların Dünya Kupası sırasında yaptığı prim pazarlığından hazzetmediği için Kamerun formasını giymeme kararı aldı. ETO'O'nun tavrını doğru bulmayan Webo'nun millilikten istifa kararında, Alman çalıştırcı Volker Finke ile yaşadığı anlaşmazlıklar da etkili oldu. Sarı lacivertli forvet, milli takım kendisi için bir huzursuzluk kaynağına dönüşünce, artık bir daha gelecek davetleri kabul etmeme kararı aldı. Ailesine düşkünlüğüyle bilinen Webo, böylece eşi ve çocuklarına daha fazla vakit ayıracak. Webo, Moussa Sow ve Emenike'nin ligin ikinci devresine denk gelen 2015 Afrika Uluslar Kupası'na gitmesi halinde ilk 11'de bulacağı şansı da iyi kullanıp formayı kaptırmamak için çalışacak.
Hürriyet

Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, takımın henüz istenen düzeye gelmediğini söyledi, gerçek Fenerbahçe'yi Galatasaray derbisinde izleteceklerini dile getirdi. Şu an takımın yüzde 60 kapasite oynadığını ifade eden teknik direktör Kartal, 6. haftadaki Galatasaray maçında tam kapasiteyle sahada olacaklarını ifade etti. Ancak Kartal'ın en büyük sıkıntısı, takımın fizik açıdan istediği seviyede olmaması Milli takım oyuncularının fazlalığı sebebiyle istediği yüklemeyi lige verilen arada yapamayan sarı-lacivertlilerin teknik patronu, 1 ay içindeki çalışmalarla gerçek Fenerbahçe'nin sahada olacağını söyledi. Fiziksel açıdan takımın eksik olduğunu düşünen Kartal, futbolcuların taktik disiplininden ve oyunundan memnun kaldı. İsmail hoca, takımda geliştirilmesi gereken bazı noktalar olduğunu düşünse de, oyuncuların kısa sürede oyun planını benimsemesi Kartal'ı sevindiren noktalar arasında yer alıyor. Zaten bu durum kendini oynanan hazırlık ve resmi maçlarda gösterdi. Hazırlık döneminde Olympiakos ve Roma ile karşılaşan sarı-lacivertliler resmi maçlarda ise ezeli rakibi Galatasaray ve ligin en hazır takımlarından biri olan Karabük ile karşı karşıya geldi. Kartal, göreve geldiğinden bu yana mağlubiyet yüzü görmezken, çıktığı 4 maçta 3 galibiyet, 1 beraberlik ile sahadan ayrıldı. İsmail Kartal, eski teknik direktör Ersun Yanal'ın uyguladığı antrenman sistemine fazla dokunmazken, bazı ufak tefek değişiklikler yaptı. Özellikle bireysel antrenman programlarında değişiklik yapan çalıştırıcı, bu konuyla da yakından ilgileniyor.
Milliyet

Galatasaray'da transferin son gününde Tarık Çamdal, Goran Pandev ve Blerim Dzemaili'nin alınması sonrası eli güçlenen Teknik Direktör Cesare Prandelli, ideal 11 için bir hayli terliyor. Yabancı kontenjanını da göz önüne alarak hareket eden İtalyan hocanın asıl 11'inde Muslera, Chedjou, Felipe Melo, Sneijder ve Pandev'e görev vereceği öğrenilirken; kadrodaki diğer 3 yabancı Dzemaili, Alex Telles ve Bruma ise yedek kalacak. Geniş kadro nedeniyle ikinci bir 11 daha çıkarabilen İtalyan hocanın, üç kulvarda verilecek mücadele nedeniyle oluşturacağı ikinci 11'ine Türkiye Kupası ve ligdeki kolay maçlarda görev verebileceği bildirildi. As 11'de olması beklenen Selçuk İnan'ın performans düşüklüğü nedeniyle yerini Yekta ya da Yasin'e kaptırabiliceği de konuşulurken, Prandelli'nin yıldız oyuncuda bir süre ısrar edeceği öğrenildi. İdeal 11'de yer alan Chedjou'nun yabancı kontenjanı nedeniyle zaman zaman fonmasını Gökhan ya da Koray'a verebileceği öğrenilirken bu durumda Bruma'nın kadroya gireceği belirtildi. Portekizli yıldızın yeni sezondaki performasından memnun olan İtalyan hocanın, genç oyuncuyu oyunun sıkıştığı karşılaşmalarda da kullanacağı bu durumda Pandev ya da Melo'dan birini yedek soyunduracağı öğrenildi. Muslera ve Sneijder ise değişmez isimler olacak.
Star


FIBA Avrupa ve Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) Başkanı Turgay Demirel, FIBA Dünya Kupası'nda Top16'ya kalan A Milli Takımımız'ın çeyrek finale kalmak zorunda olduğunu söyledi 12 Dev Adam'ın yer aldığı C Grubu'nu 2. bitirmesinin kendilerini mutlu ettiğini belirten Demirel, "Bu netice bizim hedefimizdi. Ancak bu şekilde zorlu olmasını ve pek çok risk yaşamayı beklemiyorduk. Grubumuzda ABD dışındaki takımlar birbirine denkti. Diğer gruplardan farklı bir gruptuk. Diğer gruplarda 2 tane zayıf ülke gözükürken, bizde 5 takımın birbirlerini yendiğini gördük. İKİNCİ turdaki rakibimiz Avustralya'yı yenmek zorundayız. Dünya ikincisi bir ekip olarak son 8'e kalmalıyız. Ondan sonra da en başta koyduğumuz hedef olan yarı finali düşüneceğiz. Avustralya sonuna kadar mücadele edecektir. Okyanusya takımları ciddi ve mücadeleci olur. Ancak bizim oyuncularımızın da turnuvaya ısınmaları, özgüvenlerini kazanmaları önemli. Çok sert ve hazır olmalıyız" dedi. GENÇ oyuncumuz Cedi Osman için de bir parantez açan Demirel, "Sahaya girdiği anda elinden gelenin en iyisini yapma gayretinde. Bunu yüzünden anlıyorsunuz. Ağabeyleri kadar tecrübeli olmasa da en az onlar kadar hırslı. Türk basketboluna ileriki yıllarda çok daha fazla şeyler vereceğini burada ispatlıyor" ifadelerini kullandı.
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme