31 Ekim 2014 Cuma

Mail İstemcileri ve Mail Protokolleri Üzerine Değerlendirme

Mail istemcisi mail gönderiip almanıza yarayan aslında çok komplike olmamakla birlikte oldukça işe yarar ve vakit kazandıran bilgisayar uygulamalarıdır. İş hayatı için neredeyse vazgeçilmezdir. Hele ki benim gibi çok mail alan ve gönderen bir kişi iseniz bir mail istemcisi mutlak surette kullanmanız gerekiyor.

Mail istemcisi denildiğinde tüm yazılım camiasında olduğu üzere büyük bir baskı ile akla yine Microsoft geliyor. Microsoft Outlook. Yıllar içerisinde oldukça değişti ve gelişti. Herhalde IMAP ve POP3 için oldukça yüksek performanslı diğer mail istemcilerinden olacak ki bu kez yine tiranımız Microsoft yeni bir protokol yayınlayarak adına Microsoft Exchange dedi ki açıkçası IMAP'ten neresi, ne kadar, ne ölçüde üstün tam olarak inanmasam bile yazımın ilerleyen kısımlarında biraz biraz bahsetmeye gayret edeceğim.

Mail istemcisi protokollerinin en bilinenleri:

POP3
IMAP
Exchange

31.10.2014 Genel Gündem

31.10.2014 Cuma
GÜNDEM
Cinayet Örgüt İşi 
Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin Yargıtay'dan dönen davanın görülmesine İstanbul 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Duruşmaya Dink Ailesi'nin avukatları ile sanıklar Ersin Yolcu, Erhan Tuncel ve Ahmet İskender'in avukatları katıldı. Mahkeme başkanı duruşmaya Ogün Samast'ın 2'nci Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığı davanın birleştirme talebini okuyarak başladı. Sanık Erhan Tuncel'in avukatı Erdoğan Soruklu, bozma ilamına uyulmamasına ve İstanbul 14'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği "Örgüt yok" kararına direnilmesini talep etti. Avukat Soruklu, "Bu baskı kapsamında Yargıtay'a adeta yetkili mercilerce kararın bozulması amacına yönelik etkili bir kampanya uygulanmıştır. Müvekkilimin adil yargılanma hakkı, yargılama süresinde olduğu gibi temyiz aşamasında da alenen ihlal edilmiştir. Yargıtay tarafından verilen bozma kararı öncelikle adil yargılanma hakkını ihlal eder nitelikte, kamuoyu ve yürütme baskısı altında alınmış olduğundan hukuka aykırıdır" dedi. Diğer sanıklardan Ersin Yolcu ve firari sanık Ahmet İskender'in avukatı Feyzullah Şama da, Yargıtay'ın kararına uyulmaması gerektiğini ifade ederek, "Müvekkillerim olaydan iki gün önce sanıklardan Yasin Hayal ile tanışmıştır. Önceki aşamada o ve diğer sanıkları tanımamaktadır. Yasin Hayal'in diğer sanıklarla bağlantısı bilinmemektedir. Bu bakımdan müvekkillerim ile diğerleri arasında örgütsel bir bağ bulunmamaktır. Direnme kararı verilmesini talep ediyoruz" diye konuştu. Mahkeme daha sonra duruşma savcısının görüşünü sordu. Savcı da Yargıtay'ın "Örgüt var" şeklindeki kararına uyulmasını talep etti. Duruşmaya bir süre ara veren mahkeme heyeti, Yargıtay kararına uyulup uyulmayacağını açıklamak için birkaç duruşmadır ifadeye beklediği firari sanık Ahmet İskender için kararını verdi. Mahkeme kararında, savunması tespit edilmeden diğer sanıklar hakkında hüküm kurulabileceğinden, sanık Ahmet İskender'in bozma ilamına karşı şimdilik diyeceklerinin sorulmasına yer olmadığını belirterek dosyasını ayırdı. Mahkeme ayrıca Yargıtay 9'uncu Ceza Dairesi'nin Hrant Dink davasında, sanıkların 'suç işlemek amacıyla oluşturulan örgüt üyesi' olduklarına dair verilen kararına uyulmasına da oy birliğiyle karar verdi.
Hürriyet

30 Ekim 2014 Perşembe

30.10.2014 Genel Gündem

30.10.2014

GÜNDEM

Yine Askere Maskeli Pusu
Diyarbakır'da eşiyle birlikte semt pazarında alışveriş yapan 25 yaşındaki astsubay Nejdet Aydoğdu maskeli 2 kişinin silahlı saldırısında ağır yaralandı. İlk önce şehit olduğu açıklanan Aydoğdu'nun hastanede kalp masajıyla hayata döndürüldüğü belirtildi. Yüksekova'da üç askerin maskeli kişilerce şehit edilmesinden dört gün sonra bir saldırı haberi de dün Diyarbakır'dan geldi. Diyarbakır 8'inci Ana Jet Üssü Komutanlığı'nda görevli Nejdet Aydoğdu 6 aylık hamile olan eşiyle birlikte dün Bağlar'da çarşamba günleri kurulan semt pazarına gitti. Aydoğdu ve eşi alışveriş yaparken, arkadan yaklaşan ve yüzleri maskeli 2 kişinin silahlı saldırısına uğradı. Saat 16.30'da meydana gelen olayda ağır yaralanan Aydoğdu Dicle Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Önce öldüğü belirtilen Aydoğdu'nun daha sonra kalp masajıyla hayata döndürüldüğü açıklandı. Polis operasyon başlattı.
Vatan  

29 Ekim 2014 Çarşamba

29.10.2014 Genel Gündem


29.10.2014
GÜNDEM
Gazdan Sonra Plastik Mermi
İstanbul Üsküdar'daki Validebağ Korusu'nun yanında sürdürülen cami inşaatına tepkiler dün de devam etti. Validebağ Gönüllüleri ile vatandaşlar, saat 15.00 sıralarında inşaat çalışması için alana jeneratör getiren kamyonun geçişini engellemek için kol kola girerek insan bariyeri oluşturdu. Dağılmamaları üzerine Çevik Kuvvet polisleri kalkanları ile eylemcileri itti. Ardından da biber gazı ve plastik mermi sıktı. Sıkılan gaz ve plastik mermilerden etkilenen eylemciler, gözlerindeki yanma ve vücutlarına isabet eden plastik mermilerin acısıyla civardaki eczanelere koştu. Polis müdahalesi sırasında, CHP İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt de olay yerine gelerek polis ve zabıta ile tartıştı. Olayları görüntüleyen bir kameramana Çevik Kuvvet polislerinden biri müdahale edince, Öğüt, "Vuramazsınız" diye çıkıştı. Zabıta ekipleriyle de tartışan Öğüt'ü Üsküdar Emniyet Müdürü Altuğ Verdi uzaklaştırdı. Gazdan etkilenen bir kişi ambulansla hastaneye kaldırıldı. Müdahalenin ardından gruptakiler alandan uzaklaşırken, polis ekiplerinin barikatlarla oluşturduğu güvenlik kordonu genişletildi ve jeneratör taşıyan kamyon inşaat alanına girdi. İstanbul 7'nci İdare Mahkemesi, Validebağ Korusu'nun yanındaki arazinin imara açılmasına ilişkin yürütmeyi durdurma kararını düzeltmeye gerek duymadı. Kararın güncellenmesi için mahkemeye giden Validebağ Gönüllüleri'nin avukatı Gülsüm Özdemir, "Mahkeme 'Benim kararım çok nettir' dedi. '178'inci parselin güneyindeki tescil dışı alana karşı açılmış davada o yerdeki inşaatın durdurulmasına ilişkin yürütmeyi durdurma kararı verdim, düzeltmeye gerek görmüyorum' diyorlar. Bizim açımızdan ve mahkeme açısından çözümsüzlük yok" açıklaması yaptı.
Hürriyet

Madende Su Göçüğü
Karaman'daki özel maden ocağında, iddiaya göre yerin 375 metre altında su baskını yaşandı. Sızıntıyı  fark eden 16 madenci kaçarak kurtuldu, 18 madenci su altında kaldı Türkiye, 301 madencinin öldüğü Soma'daki maden faciasının şokunu atlatamadan, dün yeni ve dehşet uyandıran bir maden kazası ile sarsıldı. karaman Ermenek Güneyyurt beldesi Pamuklu Köyü yakınlarındaki özel maden ocağında, iddiaya göre, yerin 375 metre altında, dün 12.15 sıralarında madencilerin yemek yediği sırada su baskını yaşandı. Başlangıçta, sızıntı halinde olan su, bir anda bütün galeriyi doldurdu ve 50 metreye kadar ulaştı ve madendeki telefonla iletişim kesildi. Madenin elektrikleri de eşzamanlı olarak kesildi. Sızıntıyı erken fark eden madencilerden 8'i kaçarak kurtulurken, derinde çalışan madenciler aşağıda kaldı. Toplam 16 madenci kurtarıldı. Özel madenin son olarak Haziran ayında denetlendiği ve 9 bin lira ceza verilerek, eksiklerin giderilmesinin istendiği ancak kapatılmasına yer olmadığının kararlaştırıldığı bildirildi. Bu karara rağmen madeni işleten Has Şekerler Madencilik'in, Soma'daki kazadan sonra maliyetlerin artmasını gerekçe göstererek, Ermenek'teki diğer 8 maden ocağı gibi madeni kapattığı, maliyetleri dengelemeye yönelik haberlerden sonra 15 gün önce yeniden yeniden faaliyete geçirdiği ifade edildi. Uzmanlar, ilk incelemelerde, madenin yeraltı sularının gelmesini engellemeye yönelik 'baraj' olarak ifade edilen bölümlerinde kazı yapılması nedeniyle olayın meydana gelmiş olabileceğini bildirdi. Madenin hemen yanındaki, kapatılan bir başka madende su birikmesi ve iki madeni ayıran bölümde kazı yapıldığı iddiaları da ortaya atıldı. Yaşam odası olmayan madene ilişkin uzmanlar hem su baskını, hem yeraltında biriken gazlar hem de göçükler nedeniyle yeraltında kalan ve kurtarılmasına çalışılan madenciler için umutsuz konuştu. Türkiye Kömür İşletmeleri Genel Müdürü Mustafa Aktaş da "Su çekme işlemleri başlatıldı" dedi. Kazadan hemen sonra civardaki 8 özel madendeki kurturma ekipleri, kazanın yaşandığı madene geldi. Ankara'ya haber verilerek destek istendi. Ancak Ermenek'in dağlık bölgede olması, kurtarma ekiplerinin kazadan 3-4 saat sonra olay yerine ulaşabilmesine yol açtı. Has Şekerler Maden İşletmesi'nin işlettiği madendeki kurtarma ekipleri ile civardaki madenlerden gelenler, madendeki suyu çekerek ve içeriye hava basarak aşağıda kalan madencileri kendi imkânlarıyla kurtarmaya çalıştı, bu çalışma afad başta olmak üzere kurtarma ekiplerinin Ermenek'e ulaşmasından ve uzman ekiplerin işin başına geçmesinden sonra bile saatlerce devam etti. Madende Soma faciasından sonra tartışılan 'yaşam odası' ya da benzeri bir bölüm bulunmadığı, sadece güvenli bölge olarak nitelenen, madenin taban seviyesinden daha yüksek ceplerin olduğu ifade edildi. Maden yetkililerinden Şahin Uyar, çalışmalar ve kazayla ilgili olarak şunları anlattı: "Madencilerin güvenlik ekipmanlarının hepsi vardı. Ancak bu ekipmanlar, havasız ortamda sadece 2 saat kadar kalabilmelerine olanak sağlar. Kurtulma şansları bu yüzden az. Suyla birlikte alana yayılan gaz da söz konusu. 16 işçi kaçmayı başarmış. Sızıntıyı fark etmişler ama bazı madenci arkadaşlar bunu umursamamış. 'Sudan kaçılır mı, neden kaçıyorsunuz' diyenler olmuş. 1.5 ay kadar kapalı kaldı maden. Son yasal düzenlemeler madencilere ağır yükler getirdiği için. Kurban Bayramı'ndan sonra açıldı. Şu ana kadar hiç ölümlü kaza yaşanmadı. Gerekli denetlemelerden geçmiş bir maden. 3 ay önce denetlendi son olarak. Küçük bir işletme olduğu için yaşam odası yok. Yaşam odası olsa da ani bir olayda yapılabilecek bir şey yok." Uyar, 350 metre derinlikteki madenin 50 metresinin su ile dolduğunu anlatırken, yeraltı suyunun birden bire boşalmasıyla meydana gelen olayın 'öngörülemeyen maden kazası' olduğu görüşünü savundu.
Milliyet

Hsyk'da Daire Paylaşımı Tamam
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) ilk toplantısında üyelerin dairelere dağılımı, daire başkanları ve HSYK Başkanvekili seçimi yapıldı. Atama ve nakil işlemlerinden sorumlu 1. Daire'nin başkanlığına Halil Koç seçildi. Üyelik seçimi sırasında Koç'un Yargıda Birlik Platformu'nun (YBP) hükümet kanadından olduğu ifade ediliyordu. Soruşturma ve terfi işlemlerine bakan 2. Daire'nin başkanlığına ise YBP'nin 'sosyal demokrat eğilimli' üyelerinden Mehmet Yılmaz getirildi. Hakim ve savcılar hakkındaki şikayetleri incelemek ve araştırmakla görevli 3. Daire'nin başkanlığına da HSYK seçimlerinde en çok oya alan ve 'ülkücü kökenli' olduğu ifade edilen YBP'li Metin Yandırmaz seçildi. Yandırmaz aynı zamanda HSYK Başkanvekilliği'ne atandı. Dünkü toplantıda dairelerin üyeleri şunlar oldu: 1. DAİRE: Kenan İpek, Yakup Ata, Mehmet Durgun, Rasim Aytin, Ömür Topaç ve İsa Çelik. 2. DAİRE: Taci Bayhan, Hayriye Şirin Ünsel, Mustafa Kemal Özçelik, Muharrem Özkaya, Ramazan Kaya ve Mahmut Şen, 3. DAİRE: Şaban Işık, Ömer Kerkez, Kerim Tosun, Aysel Demirel, Ahmet Berberoğlu ve Turgay Ateş.
Vatan

Mit'e Sızmak İçin Paralel Eğitim
Mersin emniyetindeki paralel yapılanmanın ilin valisinden emniyet müdürüne, bürokratından işadamına 123 kişiyi yasa dışı dinleme iddialarına yönelik operasyon yapıldı. Soruşturma dosyasına giren müfettiş raporlarına yansıyan detaylardan paralel yapının Mersin'de oluşturduğu MİT'e sızma hazırlığı çıktı. MİT'i Pensilvanya'ya bağlama planını deşifre eden polis memurunun ifadelerinin yer aldığı raporda 2013 yılında istihbarat şubede yeni nesil polislerin MİT görevlisi gibi yetiştirildiği Ramazan Akyürek'in teşkilatın başına geçirilerek bu polislerin de emrine verilmesinin planlandığına yer verildi. Mersin'de aralarında vali, hakim, emniyet müdürü, siyasiler, bürokratlar ve iş adamlarının da bulunduğu 123 kişiyi yasa dışı yollarla dinledikleri gerekçesiyle 16'sı daha önce meslekten ihraç edilen 27 paralel emniyetçiye yönelik operasyon düzenlendi. Operasyonda 23 kişi gözaltına alındı. Meslekten ihraç edilen Eski İstihbarat Müdürleri Ali Çengelci ile Ali İhsan Kaya ile Komiser İlyas Avcı ve Yavuz Efe adreslerinde bulunamadı. Kaya, Avcı ve Efe öğleden sonra teslim oldu. Ankara'da olan Çengelci de Mersin'e gelerek teslim olacağı öne sürüldü. Müfettiş raporlarına göre paralel yapının gönderdiği yeni istihbaratçıları MİT'e hazırlamak için akşamları hızlandırılmış eğitimler verilmiş. Eğitimlerde MİT'i ele geçirme planı talimatı verilmiş.
Akşam

Madenin Kapısı Faciaya Açıldı
Karaman'ın Ermenek İlçesi'ne bağlı Pamuklu Köyü yakınlarındaki Güneyyurt Beldesi ile Pamuklu Köyü arasında bulunan Has Sekerler Madencilik Ltd. Sti.'ye ait linyit kömürü ocağı suyla doldu. Sabah vardiyasındaki isçiler üretim yaparken saat 12.15'te ocağın yeraltı su seviyesinin altında bulunan 375 metrelik bölümde bir anda galeriye su dolmaya başladı. Bu bölümde çalışan isçilerden 8'i kendi çabalarıyla kurtulmayı başarırken, 18 isçi su ile dolan bölümü geçemedi. Karaman Valisi Murat Koca, "Yer altında biriken su galeriyi işgal etti. 25 isçi kurtarıldı. 18 isçi ise mahsur kaldı. Yaklaşık 50 metrelik bir bölümü su işgal etmiş durumda. Madencileri kurtarma ve yeraltındaki suyun tahliye çalışmaları devam ediyor. " diye konuştu. AFAD maden kazasının ardından ilk ihbarla birlikte Konya ve Karaman'daki ekiplerini bölgeye sevk etti. 4 ilden yönlendirilen ekiplerle birlikte 225 kişi madende arama-kurtarma çalışmalarına gece boyunca devam etti. Ocaktaki suyun daha hızlı tahliye edilmesi için yeni pompaları kurulurken, dalgıçlardan oluşan ekipte müdahale etmek için bölgeye geldi. Torba Yasa'nın ardından ocağın üretimini bir ay süreyle durdurduğu, firmaya 9 bin TL idare para cezası kesildiği, varılan anlaşmayla 15 gün önce yeniden üretime geçtiği belirtildi. Facianın ardından Ermenek Cumhuriyet Başsavcılığı maden kazasıyla ilgili soruşturma başlattı.
Akşam

EKONOMİ
Gram Altın                87, 1634          87, 2363        
ABD Doları               2, 2048            2, 2063
Euro                           2, 8091            2, 8113
İngiliz Sterlini            3, 5569            3, 5609       

Helikopter Operasyonu
Mali Suçlarla Mücadele ekipleri, 8 aylık teknik ve fiziki takibin ardından Türk Hava Kurumu (THK) Genel Merkezi ile kurumun ticari kolu Gökçen Havacılık'a baskın yaptı. Eş zamanlı olarak 11 adrese yapılan baskın sonrası THK Başkanı Osman Yıldırım ile Gökçen Havcılık Genel Müdürü Volkan Yılmazer'in de aralarında bulunduğu 9 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerin, Sağlık Bakanlığı'nın ambulans helikopter ihtiyacını karşılamak için açılan ihaleyi kazanarak, bu amaç doğrultusunda Eurocopter'den 17 helikopter alımında yolsuzluk yaptıkları iddia edildi. Sağlık Bakanlığı, ambulans helikopter ihtiyacını karşılamak için ihale açtı. THK ve Gökçen Havacılık, ihaleyi kazanarak helikopter alımı için de Nisan 2013 tarihinde Eurocopter ile anlaşma sağladı. Yapılan anlaşma kapsamından Eurocopter'den 17 tane EC135 tipi helikopter alımı yapıldı. 120 milyon Euro'luk ihalenin ardından yolsuzluk iddiaları gündeme geldi. İhalede yolsuzluk yapıldığına dair dış kaynaklı bir e-posta ihbarının ardından Cumhuriyet Savcılığı'nın talimatı doğrultusunda Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube ekipleri çalışma başlattı.
Hürriyet

İsveç 'Sıfır' Çekti
İsveç Merkez Bankası (Riksbank) dün faizleri yüzde 0.25'den sıfıra çekti; yanlış okumadınız sıfır. Bu, piyasaya faizsiz para sürmek anlamına geliyor. Peki, bu kadar basit mi? Biz de yapabilir miyiz? Gelin bakalım. İki yıl önce enflasyonu yüzde 1'in altına inen İsveç'te, son bir yıldır ortalama yıllık enflasyon yüzde -0.2'de seyrederken, eylül ayında da yüzde -0.4; yani son bir yıldır fiyatlar binde 4 gerilemiş demek bu. Teknik terimle deflasyona girmiş demek. Ya enflasyon hedefi? O da yüzde 2'de duruyor. Hedefleme yapan bir merkez bankası için, bunun altı da üstü de makbul değil. Son çeyrek yüzyılda, 1990'larda girdiği durgunluk-deflasyon sürecinde ilk kez Japonya faizleri sıfıra yaklaştırmıştı. 2008 krizi sonrası faizi sıfıra yaklaştıran birçok merkez bankası oldu; ABD yüzde 0.25'e, Avrupa ise kademeli olarak indirerek yüzde 0.05'e çekti. Geçmişte de para politikasında öngörülebilirliği artırmak için faiz patikası ilan etmek, 2009 krizinde de negatif faiz uygulamak gibi yaratıcı yeniliklere öncülük eden İsveç Merkez Bankası, bu defa da piyasaya para verirken faiz almayan, faizi sıfır yapan ilk merkez bankası oldu. İsveç Merkez Bankası, bundan böyle piyasaya parayı sıfır faizle verirken, diğer taraftan rezerv fazlası olan bankalar bunu kendisine getirirse bankaların mevduatına yüzde 0.75 faiz alacak. Riksbank, temmuzda yeniden negatif mevduat faizine dönmüş, yüzde 0.50 faiz almaya başlamıştı. 2015'de yüzde 3'e yakın büyüme beklenen İsveç'in sorunu deflasyon; İsveç Merkez Bankası'nın amacı, 2016'ya kadar enflasyonu yüzde 2'ye doğru ittirmek. Bunun için de hem piyasaya faizsiz para sürerken, elde para tutmak isteyenleri de cezalandıracak biçimde negatif mevduat faizi alacak. Negatif faizin bir başka hedefi de ulusal parası kronun değerlenmesini önlemek, tersine değer kaybı yaratıp deflasyonist etkiyi kırmak. Riksbank, aynı anda aslında geçmişte kullandığı ama son 5 yılda FED'e mal olan 'ileri dönük kılavuzluk' mekanizmasını da kullanıyor. 2016 ortasına kadar da faizleri yükseltmeyeceği sinyalini açıkça veriyor. İsveç Merkez Bankası, 2009'daki krizin başlamasıyla faizleri indirmiş, ancak 2010'dan başlayarak faizleri yüzde 0.25'den yüzde 2'ye yükseltmişti. O dönem banka içinde de tartışmalar olmuştu; faiz artırımında da karşı çıkan, bugünkü gibi sert faiz indirimleri içeren daha gevşek para politikasını da savunan önde gelen iktisatçılardan Lars O.E. Svensson bankadaki başkan yardımcılığı görevinden 2013'de ayrılmıştı. Dışarıda ise Nobelli iktisatçı Paul Krugman, İsveç'in para politikasının faiz indirmekte geç kalmasını 'sadomonetarist' para politikası olarak tanımlamıştı. Bugün Riksbank'ın başkanı olan Stefan İngves ise 2001 krizi sırasında Türkiye'ye gelen ve politika tasarımında görev yapan IMF bankacılık heyeti içinde yer alıyordu.
Hürriyet

İran'dan Türk Tır'larına 'Yakıt Vermeme' Resti
İran ile transit geçişlerde yaşanan ihtilaflar, bu ülkenin Türk TIR'larına yakıt satışının durdurulabileceği restiyle farklı bir aşamaya geldi. Konuyla ilgili İran'ın resmi haber ajansı IRNA'ya konuşan Karayolları Transit ve Sınır Geçişleri Genel Müdürü Muhammed Cevad Atrçiyan, "İran, iki ülke arasında transit konusundaki ihtilafları ortadan kaldırmak için yapılan müzakerelerde Türk makamlarına önerilerde bulundu. Önerilerimizin kabul görmemesi durumunda İran sınırları içerisinde  Türk TIR'larına yakıt satışı durdurulacak" dedi. Artçiyan, "Türkiye, topraklarından geçen İran TIR'larından her 100 km başına yaklaşık 50 euro geçiş ücreti talep ediyor ve bu araçlara ülke içinde yakıt satın alma hakkı tanımıyor. İran aynı geçiş ücretini almasına rağmen, Türk TIR'larına yakıt satın alma izni veriyor" ifadesini kullandı. Artçiyan, Türkiye'nin, Türk TIR'larının İran sınırları içerisinde yakıt depolarının mühürlenmesi önerisi hakkında da "Önceki yıllarda 3 ay uygulanmış, ancak sorunlara yol açtığı için iptal edilmişti. Türkiye bu öneride ısrarcı olursa, Türk TIR'larına İran'da bir litre dahi yakıt alma izni verilmeyecek" dedi. Türk kamyonlarının alternatif güzergâhlar bulabileceğini ancak bunun masraflı olacağını savunan Atrçiyan, İran'ın da Ermenistan, Azerbaycan ve Rusya gibi alternatiflere yoğunlaştığını aktardı. İki ülke arasında 16 milyar dolarlık ticaret hacmine değinen Atrçiyan, "Bunun büyük bölümünü Türkiye'nin İran'a yaptığı ihracat oluşturuyor. TIR geçişlerinde azalma olması, Türkiye'nin İran'a ihracatında azalma anlamına gelir" diye konuştu. İran'ın sınır geçişlerinde Türk araçlarından "akaryakıt fiyat farkı uygulaması" adı altında ücret alması ve itirazların sonuçsuz kalmasının ardından Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı İran taşıtlarından aynı ücreti almaya başlamıştı. Bunun ardından İran, akaryakıt fiyat farkını iki katına çıkarmış, Türkiye de mütekabiliyet çerçevesinde fiyatları yükseltmişti.
Milliyet

Boğazın Altı 2016'da Araba Kaynayacak
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, İstanbul Boğazı'nın altından karayolu geçişi  sağlayacak olan Avrasya Tüneli'nin 2016 yılı sonunda tamamlanacağını söyledi. Elvan, İstanbul Valisi Vasip Şahin ile Avrasya Tüneli inşaatını gezdi. Göztepe - Kazlıçeşme arası ulaşımı 15 dakikaya indirmesi planlanan tüneldeki çalışmalar şu an deniz seviyesinin 95 metre altında devam ediyor. Tünelin denizin altındaki 5.4 kilometresinin 1.27 kilometresinin tamamlandığını açıklayan Elvan, "Deniz altı geçiş 2015 sonu tamamlanacak. 14.6 kilometrelik bir tünel söz konusu. Bunun Avrupa yakası 5.4 kilometre, İstanbul Boğazı altı 5.4 kilometre, Asya tarafı ise 3.8 kilometre" dedi. Bakan Elvan, tüp geçitten geçiş ücretinin 4 dolar + KDV olacağını söyledi. 1.3 milyar dolarlık projenin tamamının 2017 yılı ağustos sonunda tamamlanmasını hedeflediklerini hatırlatan Elvan, "Yapı Merkezi Holding Başkanı Ersin Arıoğlu Bey'in sözü var. 2016 sonu buradan araçlarımızla geçmiş olacağız. Beklentilerimiz tünel açılır açılmaz 100 bin aracın geçiş sağlayacağı yönünde" dedi. Elvan, projede 5 arkeoloğun çalıştığını ve tarihi kalıntıl bulunması halinde buna hassasiyetle yaklaşılacağını aktardı
Milliyet

10 Yılda Zenginliklerine Zenginlik Katan Aileler
Türkiye ekonomisi son 10 yılda iki kattan fazla büyürken, en zenginlerin serveti 4 kat arttı. Ekonomist Dergisi'nin 2004 yılından bu yana 'En Zengin 100' araştırmasına göre, son 10 yıldır Türkiye'nin en zengin ailelerinin serveti 2 milyar dolar seviyesinden 8 milyar dolar seviyesine ulaştı. 2004 yılında 1 milyar doların üzerinde serveti olan 24 aile varken, bugün bu sayı 57'ye yükseldi. 2004 yılında 390 milyar dolar olan Türkiye'nin milli geliri ise 10 yılda iki kattan fazla artarak 820 milyar dolar seviyesine yükseldi. Ekonomist'in araştırmasına göre Türkiye'den daha hızlı büyüyen ailelerin başında Koç, Sabancı ve Şahenk geliyor. En Zengin 100 listesinde yer alan zenginlerin bir bölümünü, Türk iş dünyasının köklü aileleri oluşturuyor. Bunların içinde 3- 4 kuşaktır sağlanan geçmiş yıllara ait büyümeden, yatırımlardan kaynaklanan birikimi olan aileler var. Bunun başını da şu an üçüncü kuşak temsilcisi Mustafa Koç'un başkanlığını yürüttüğü Koç Holding'in sahibi olan Koç Ailesi çekiyor. 2004 yılında 2 milyar dolarla Türkiye'nin en zengin ailesi olan Koç Ailesi, aradan geçen 10 yılda listedeki yerini korurken, serveti 8 milyar dolara ulaştı. Son yıllarda Tüpraş başta olmak üzere enerji alanındaki yatırımlarıyla ve Yapı Kredi'yi satın alarak farkı daha da açtı. Holdingin yönetiminde üçüncü kuşak temsilcisi Mustafa Koç'un 2003'te görevi devralmasının ardından Koç'taki değişim ve büyüme trendinin daha da hızlandığını söyleyebiliriz. Koç'tan sonra 2004'te 2 milyar dolarla ikinci ve üçüncü sırada olan Sabancı Ailesi ve Şahenk Ailesi sıralamada yer değiştirirken servetleri de yine 3 kattan fazla arttı. Sakıp Sabancı'nın vefatından sonra ailede bölünme yaşansa da aile mensuplar 6-7 milyar dolarlık servetleriyle listenin 3, 4 ve 5'inci sırasında yer alıyorlar. Sabancıların bölünmesiyle birlikte daha önce üçüncü olarak listelerde yer alan, yönetim kurulu başkanlığını Ferit Şahenk'in yaptığı Doğuş Holding (Şahenk Ailesi) ikinci konuma yükseldi. Ferit Şahenk, Tansaş'ı Koç Grubu'na sattı. Garanti Bankası'nda önce General Elektrik ile ortaklık yaptı. Bugün ise İspanyol sermayeli BBVA ile ortaklık yürütüyor. Öte yandan En Zengin 100 listesinde yer alan Türkiye'nin köklü aileleri arasında Şarık Tara, Anadolu Grubu'nun ortakları Yazıcı Ailesi ve Özilhan Ailesi, Eczacıbaşı Ailesi, Yıldız Holding'in kardeş ortakları Murat Ülker ve Ahsen Özokur, Dinçkökler, Doğan Ailesi, Zorlu Ailesi, Kocabıyık Ailesi, Alarko Holding'in ortakları Garih ve Alaton aileleri var.
Star

Fed Toplantısı Öncesi Dolar 2.23'ün Altına Geriledi
ABD Merkez Bankası'nın toplantısını bekleyen piyasalar Cumhuriyet Bayramı nedeniyle 1.5 günlük tatil öncesi dolar dar bantta aşağı yönlü bir seyir izledi, gösterge tahvil faizleri geriledi. ABD Merkez Bankası'nın (FED) faiz artırımlarında acele etmeyeceğine ilişkin işaretlerin güç kazanması ve petrol fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle küresel piyasalarda gerileyen dolar, yurt içinde de 2.23 liranın altına indi. Kısa işlem gününe 2.3829 seviyesinden başlayan dolar, en son 19 Eylül'de görülen 2.2265'e kadar geriledi. Gösterge tahvilin bileşik faizi de yüzde 8.62 seviyesine düşerken, Borsa İstanbul, yüzde 0.45 yükselişle 79.589 puandan kapandı. Bu hafta piyasaların en önemli gündem maddeleri Çarşamba günü açıklanacak olan ABD Merkez Bankası (FED) faiz kararı ile Cuma günü açıklanacak olan yılın son enflasyon raporu ve Eylül ayı dış ticaret verileri olacak. Fed'in finansal piyasalarda volatilitenin yüksek olduğu ve enflasyon beklentilerinin gerilediği bir ayın ardından faiz oranları artırılmadan önce daha uzun beklenmesinden yana olduğunu yineleyeceği tahmin ediliyor. Fed'in para politikasını değerlendirdiği bugün başlayacak iki günlük Açık Piyasa Kurulu (FOMC) toplantısında tahvil alım programının sonlandırılacağını da açıklaması bekleniyor.
Star

2008'den Beri Yerimizde Sayıyoruz
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) aylık ekonomi bültenini yayımladı. Türkiye'nin yüzde 5'in altında büyümeye devam etmesinin işsizlik oranının daha da artmasına neden olduğunun vurgulandığı bültende, Amerikan Merkez Bankası'nın (FED) parasal genişlemeyi zayıflatmasının Türkiye'de cari açığın ve büyümenin finansmanını zorlaştırdığı ve yılın 6 ayında büyüme oranının aşağıya çekilmesine kaynaklık ettiği belirtildi. Bu sonucun şaşırtıcı olmadığına işaret edilen bültende, Türkiye'nin 2008'den bu yana kişi başına geliri artmayan bir ülke konumunda bulunduğu savunuldu. "Türkiye'nin potansiyel büyüme oranı yüzde 5'in altında büyümeye devam etmesi, zaten yüksek düzeydeki işsizlik oranının daha da artmasına neden olmaktadır" tespitine yer verilen bültende, işsizliğin azaltılması ve büyüme oranının artırılması için duraksayan yapısal önlemlere devam edilmesi ve sanayicinin önündeki engellerin kaldırılmasının zorunlu olduğuna işaret edildi. Bültende, özerk kurulların çalışmalarının güçlendirilmesi, işgücü piyasasının taleplerine duyarlı bir eğitim politikası izlenmesi, Ar-Ge faaliyetlerinin etkinlikle teşvik edilmesi, girişimcilerin hareket alanının genişletilmesi ve siyasi istikrarın güçlendirilmesinin de yapısal önlemler kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.
Vatan

İgdaş'ta Beklenen Özelleştirme Süreci Kasımda Başlıyor
Sermayesinin yüzde 94.5'lik kısmı İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) ait İstanbul Gaz Dağıtım Sanayi ve Ticaret AŞ (İGDAŞ) özelleştiriliyor. İBB Başkanı Kadir Topbaş, İGDAŞ hisselerinin tamamının özelleştirme sürecini kasım ayında yayınlanacak ihale ilanı ile başlatacaklarını söyledi. İGDAŞ'ın yaklaşık 5 milyar metreküp doğalgaz satış hacmi karşılığında 4,6 milyar lira net satış geliri ve 279 milyon lira net kar elde ettiğini belirten Topbaş, İGDAŞ'ın aktif büyüklüğünün ise 4,2 milyar lira seviyesine ulaştığını açıkladı. Topbaş, alanında Türkiye'nin ve dünyanın en değerli şirketlerinden biri olan İGDAŞ'ın özelleştirilmesi ile ilgili ihaleye yerli ve yabancı yatırımcının ilgisinin yüksek olacağını tahmin ettiklerini de söyledi. Doğalgaz dağıtım sektöründe Türkiye'nin en büyük dünyanın ise önde gelen şirketlerinden biri olan İGDAŞ'ın 31 Aralık 2013 tarihli faaliyet dönemi sonu itibarıyla 5 milyondan fazla abonesi bulunuyor. Türkiye doğalgaz dağıtım sektöründeki serbestleşmenin son ve en önemli parçası olan İGDAŞ'ın özelleştirme takvimi hedefi doğrultusundaki çalışmalarını danışman kuruluşlar Citigroup ve Burgan Yatırım sürdürüyor.
Akşam

DÜNYA
Bozkır Fransız Meclisinde Konuşma Yaptı
Resmi temaslarda bulunmak üzere Fransa'ya gelen AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, Fransa'nın Avrupa İşleri'nden Sorumlu Bakanı Harlem Desir ve Fransa Senatosu AB Komisyonu Başkanı Jean Bizet'le görüştü. Bozkır, gezisi sırasında Fransa Ulusal Meclisi'nde AB Komisyonu'na hitap etti ve komisyon üyelerinden gelen soruları yanıtladı. Bozkır, Fransa AB Bakanı Harlem Desir'le çok yararlı bir görüşme gerçekleştirdiğini belirterek, "Fransa, 23 ve 24. fasıllar, 15. enerji faslıyla ilgili olarak endişelerinin olmadığını ifade etti. Önümüzdeki günlerde bunu değerlendirecekler ve Cumhurbaşkanımızın ziyareti sırasında da bu fasılların ne şekilde tecelli edeceklerini birlikte öğrenmiş olacağız" dedi. Fransa Ulusal Meclisi AB Komisyonu'ndaki toplantı sonrası basın toplantısı düzenleyen Bozkır, Fransa'da Türkiye ile ilgili bazı yanlış algılar oluştuğuna dikkati çekti. Bozkır, AB Komisyonu'ndaki görüşmelerinde bu algıyı değiştirmek için imkan bulduğunu söyledi. Fransa AB Bakanı Desir'le görüşmesine de değinen Bozkır, "Hem Türkiye'de gerçekleştirdiğimiz AB ile ilgili önemli adımları açıklama fırsatı buldum, hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Fransa'ya yapacağı ziyaret ve François Hollande ile yapacağı görüşme hakkındaki beklentileri dile getirdim" diye konuştu. Kobani'deki gelişmelere de değinen Bozkır, "Kobani konusu nereye gittiysem, sorulan ve gündeme getirilmeye başarılmış bir konu. Kobani'nin bataklıktaki sadece bir sivrisinek olduğunu ve Irak'ın yarısından fazlası bu terör örgütü tarafından işgal altındayken sadece Kobani'yi görüşmenin yanlış olduğunu anlattım. Türkiye'nin bu konuda ne düşündüğü giderek anlaşılmaya başlamıştır" dedi.
Milliyet
Fransa Aşırı Sağı Dönere Savaş Açtı
Mutfağın ulusal kimliğin bir parçası olarak kabul edildiği Fransa'da aşırı sağcılar dönere karşı savaş açtı. Marine Le Pen'in lideri olduğu aşırı sağcı parti Ulusal Cephe, ülkede giderek satışı artan dönerin "kültürel İslamlaşma" nın işareti olduğunu savunuyor. Geçen ay kalesiyle ünlü tarihi Blois kentinde dört yeni dönerci açıldı, böylece kentteki dönercilerin sayısı 10'u aştı. Bunun üzerine aşırı sağcı Ulusal Cephe partisinden, "Fransa tarihinin mücevheri Blois'in merkezi bir Şark kentine dönüşüyor" açıklaması geldi. 1990'lı yıllarda Türk göçmenler tarafından Paris'e getirilen döner, Fransa'da günümüzde 10 bin 200 noktada satılıyor. Yılda yaklaşık 300 milyon döner satılırken, 1.5 milyar euro ciro elde ediliyor. Bu rakam, pizza ve burgerin hemen ardında yer alıyor. Fransa'da döneri adeta her yerde görmek mümkünken, ülkede reklamlarında futbolcu Yohan Cabaye'nin yer aldığı döner aromalı cips bile mevcut. Ancak giderek yayılan döner, 5 milyon Müslüman'ın yaşadığı ülkede, aşırı sağcılar tarafından Ortadoğu kültürünün temel atmasının simgesi olarak görülüyor. Geçtiğimiz mart ayında yerel seçimler için kampanya yapan Ulusal Cephe adayları, ülke genelinde döner büfelerinin artmasını eleştirirken, içlerinden biri Fransa'nın "kebabizasyon" a maruz kaldığını söylemişti. Fransa'nın ilk döner zinciri O'Kebap'ın sahibi İlhan Arslan, AFP ajansına yaptığı açıklamada, "Kimseden dönerin Fransız yemeği olarak kabul edilmesini istemiyoruz. Ancak bu durum Fransa'nın kendi göçmenleri ile olan durumuna benziyor Göçmenler Fransa'ya zenginliklerini getirmek istiyor, Fransa ise kabul etmiyor" diyor. Döner restoranlarını derecelendiren ve bu restoranların prestijini artırmayı amaçlayan KebabFrites. com sitesinin kurucusu Thibaut Le Pellec, "Döner Fransa'da göç ve entegrasyon ile ilgili tüm sıkıntıların yansıması gibi" diyor. Aşırı sağın tepkisine rağmen döner 'gurme' bir ürün olma yolunda ilerliyor. Paris'te OUR adlı kebap restoranını açmak için stratejik danışmanlığı bırakan Damien Schmitz, dönerin de bir zamanlar dış müdahale gibi görünen burger, suşi ve pizza gibi kabul göreceğini düşünüyor. Schmitz, az yağlı, marine edilmiş döner yaratmak için Michelin yıldızlı şef Philippe Geneletti ile anlaşmış.
Milliyet

Kobani'ye Geçmelerinde Sıkıntı Yok
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, IŞİD ile mücadele edecek peşmerge güçlerinin her an Kobani'ye geçebileceğini, hem geçişler hem de Kobani ve sonrasındaki gelişmelerle ilgili Türkiye'nin ortaya koyduğu tüm şartların kabul edildiğini söyledi. Çavuşoğlu, dün A Haber'de katıldığı programda, PYD ile Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) arasında güven bunalımı olduğunu belirterek "Aynı şekilde PYD ile peşmerge arasında da güven bunalımı var. Sürecin gecikmesinin sebebi bunlardan kaynaklanıyor" diye konuştu. Çavuşoğlu, Kobani'ye gidecek peşmerge sayısının başlangıçta 2 bin olduğunu, daha sonra 200'e, son olarak da yaklaşık 150 civarına düştüğünü hatırlattı. Çavuşoğlu, geçişlerin ne zaman olacağı sorusuna "Her an geçişler olabilir. Bu konuda herhangi bir sıkıntı yok. Zaten kendi aralarında da anlaştılar. Zaten bizim tarafımızdan herhangi bir sıkıntı yok" cevabı verdi. Çavuşoğlu, hem geçişler hem de Kobani ve sonrasındaki gelişmelerle ilgili Türkiye'nin ortaya koyduğu tüm şartların kabul edildiğini ifade etti. Çavuşoğlu PYD ile ilgili "PYD'nin bölgedeki amacı sadece belli bir bölgeyi kontrol etmek, adeta bölücü bir faaliyettir bu. Suriye'nin sınır bütünlüğü veya Esed rejiminin gitmesi ve siyasi dönüşümün, herkesi kucaklayacak bir siyasi dönüşüm taraftarı değildir. PYD bu çizgiye gelmediği sürece ne Türkiye tarafından makbul sayılabilir, meşru sayılır ne de ÖSO tarafından da meşru sayılabilir. Beraber de çalışamazlar" dedi. Çavuşoğlu , PYD Eş Başkanı Salih Müslim'in Ankara'ya davet edilip edilmeyeceği ilgili bir soruya "Şu anda Ankara'ya davet edilmesi için bir şey görmüyoruz ama ne zaman bizim söylediğimiz çizgiye gelirlerse, terör faaliyetlerinden ya da bölücü emellerinden vazgeçip de Suriye'nin bütünlüğü için çalışma kararı verirlerse biz tabii ki onları muhatap alırız, meşru görürüz" cevabı verdi. Çavuşoğlu, ABD Başkanı Barack Obama ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Suriye ve bölgede kapsamlı bir strateji için sürekli temas halinde olma konusunda mutabık kaldıklarını belirterek, ilgili birimler arasında da istihbarat ve temasların artırılacağını söyledi.
Milliyet

Silahlar Karadan Peşmerge Havadan
Irak'taki Kürt Yönetimi Peşmerge Bakanlığı Basın Sözcüsü Helgurt Hikmet Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamada, "Kobani'ye ağır silahlar gideceği için güzergah üzerinde uzun uzun müzakere edildi. Ancak peşmerge iki yoldan da gidecek. Hem havadan hem de karadan" dedi. Hikmet, "Peşmerge güçlerimiz bütün hazırlıklarını tamamladı. Gidiş için teknik aksaklıklar vardı. Şu an itibariyle gidişle ilgili bütün plan program tamamlanmış durumda. En kısa zamanda hareket edecektir" diye konuştu. Hikmet, gönderilecek silahlara ilişkin ise "Kobani'ye gidecek silahların tamamı klasik ağır silahlardır. İçinde koalisyon güçleri tarafından Kürdistan bölgesine gönderilmiş silahlar yok" ifadesini kullandı. Peşmergenin, Kobani'de sadece lojistik destek sağlayacağı yönündeki iddiaları da yalanlayan Hikmet, "Peşmergenin savaşçılara sadece eğitim vereceği ve lojistik destekte bulunacağı yönündeki iddialar doğru değil. Peşmerge, Kobani'de IŞİD'e karşı savaşacak" şeklinde konuştu. "Türkiye hükümeti, bu konuda bize çok yardımcı oldu ve kolaylık sağladı" diyen Hikmet, şunları kaydetti: "Onlardan yana hiçbir problemle karşılaşmadık. Türkiye, peşmergenin, Kobani'ye güvenli ve sorunsuz bir şekilde gidebilmesi için elinden gelen bütün çabayı gösterdi." Anadolu Ajansı'nın güvenlik kaynaklarına dayandırdığı bilgiye göre iki yolun tercih edilmesi durumunda ağır silahlar karadan, peşmerge ise uçakla Erbil'den Şanlıurfa'ya giderek, oradan Kobani'ye geçecek. İlk peşmerge grubunun dün gece yarısı TSİ 00.00'da Erbil'den uçakla hareket ettiği belirtildi.
Vatan

'Washington Filistin Ağzıyla Konuşuyor'
Tel Aviv yönetiminin, gelecekte kurulacak Filistin devletinin başkenti olarak görülen Doğu Kudüs'e bin 60 yeni Yahudi yerleşimi inşa etme planı, Washington yönetiminin eleştirilerine hedef oldu. ABD'nin eleştirisine tepki gösteren İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ise, Washington'u 'Filistin ağzıyla' konuşmakla itham etti. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki, günlük basın brifinginde İsrail'in yeni yerleşim planından 'derin kaygı' duyduklarını söyledi. Psaki, "Yerleşim faaliyetlerini gayrimeşru gördüğümüz ve Kudüs'ün geleceğini peşin hükme bağlayan tek taraflı adımlara kesin biçimde karşı olduğumuz noktasındaki pozisyonumuzu net biçimde dile getirmeye devam ediyoruz" diye konuştu. Başbakan Netanyahu ise, Kudüs'teki yerleşim çalışmalarına devam edeceklerini vurgulayarak, "Nasıl ki Fransızlar Paris'te, İngilizler Londra'da inşaat yapabiliyorsa, İsrailliler de Kudüs'te inşa faaliyetleri yürütebilir" dedi. Netanyahu, Aşdod'da yapımına başlanan limanın temel atma töreninde yaptığı konuşmada, 'ebedi başkent' olarak nitelendirdiği Kudüs'te yerleşim inşaatlarının süreceğini ifade etti. Kudüs'teki 'yeşil hattın' doğusuna yapılan yerleşimlerin Filistin'le barışı tehlikeye soktuğuna yönelik açıklamaların, 'gerçekten tamamen uzak', Filistinlilerin 'boş söylemlerinden' başka birşey olmadığını savundu.
Vatan

Suudi Arabistan'da Twıtter Cezası
Suudi Arabistan yargısı, üç avukata, mikro mesajlaşma sitesi Twitter üzerinden ülkenin adalet sistemini eleştirdikleri gerekçesiyle 5 ila 8 yıl arasında hapis cezaları verdi. Suçlanan avukatların Suudi mahkemelerinin yolsuzluğa bulaşmış kişileri serbest bırakırken, sanıkları hatalı şekilde yargıladığına ilişkin tweet'ler attığı belirtiliyor. Suudi yetkililer, diğer sosyal medya kullanıcılarını da takip altında olduklarına ve avukatlara benzer cezalar alabileceklerine dair uyardı. Arap dünyasında sosyal medyanın kullanımı hakkında raporlar hazırlayan 'The Arab Social Media Report' adlı grup, Arap kökenli Twitter kullanıcılarının yüzde 40'ının Suudi Arabistan'da olduğunu vurguluyor. Suudi Arabistan'ın en yüksek dini otoritesi olan Büyük Müftü Şeyh Abdülaziz el Şeyh geçen hafta televizyonlardan yayınlanan fetvasında Twitter'i "tüm kötülüklerin ve yıkımın kaynağı" olarak tanımlamıştı.
Vatan

Bomba Üstüne Bomba
Terör örgütü IŞİD'in 45 gündür abluka altına tuttuğu Kobani, dün güne patlama sesleriyle uyandı. ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri, IŞİD hedeflerine bomba yağdırdı. Günlerdir savaş uçaklarının bombardımanlarının yanı sıra havan ve roketlerle vurulan kent harabeye döndü. IŞİD'in Mürşitpınar Sınır Kapısı'nı ele geçirerek Kürt güçlerinin dış dünyayla bağlantısını kesmek için yaptığı saldırılarda sınır hattındaki binaların büyük bölümü yıkıldı. Çatışmalar, Türkiye tarafında tedirginlik ve endişeyle takip ediliyor. Güvenlik güçleri, sivillerin bölgeye geçişine izin vermiyor
Akşam

POLİTİKA
Hdp: Sürece Sahip Çıkıyoruz
HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Toplantısı Sonuç Bildirgesi'nde 'barış sürecine var gücüyle sahip çıkmaya' devam edecekleri, çatışmasızlık sürecini zorlayan her türlü girişimin karşısında olacakları vurgulandı. Bildirgede Yüksekova'da üç askerin şehit edilmesiyle ilgili "Asker, polis, gerilla hiçbir gencimizin ölmeyeceği bir barış ikliminin yaratılması için çıktığımız yolun önüne her geçen gün yeni engeller konulmaktadır" denildi. Kobani eylemlerinde gözaltına alınanlar için de "KCK operasyonlarını anımsatan siyasal bastırma hamlesiyle karşı karşıyayız. Hükümet, bu ölümlerin sorumluluğundan kaçamaz" denildi.
Vatan

SPOR
Beşiktaş'ın, Kayseri Erciyesspor maçı sonrasında sevinci kursağında kalan oyuncusu Kerim Frei, mutluluk ve hüznü bir arada yaşadığını söyledi 3-2 kaybedilen maçın ardından Hürriyet'e konuşan 21 yaşındaki futbolcu kariyeri için unutulmaz bir 90 dakika sonrası üzüntü yaşadı. Geçen sezon 9 maç, bu sezon 6 maç olmak üzere toplam 15 kez Süper Lig'de forma giyen Frei daha önce oynadığı Fulham ve Cardiff City takımlarında lig golü atmamıştı. Kayseri Erciyesspor filelerini iki kez havalandıran oyuncu şunları söyledi ◊ İki gol attığım için çok mutluyum. 3-2 kaybettiğimiz için ise hüzünlüyüm. 10 kişi ile 2-1 galip gelebilirdik. Çok savaştık, mücadele ettik. Yediğimiz gollerden sonra soyunma odasına nasıl gittiğimi bilmiyorum. Çok iyi oynarken, yenilmez kötü. BÖYLE kazalar olur. Önemli olan bundan sonra hatalarımızı tekrarlamamak. Fenerbahçe ile yapacağımız derbi önemli hale geldi. İngiltere, Hollanda ve Sırbistan'da sergilediğimiz futboldan daha iyi ve farklı bir oyun çıkartarak, Fenerbahçe karşısında taraftarımıza zafer yaşatacağız. Derbi maçlar heyecanlı ve mücadeleci geçer. Bu kez galip geleceğiz. Türkiye'de çok mutluyum. Abdullah Avcı döneminde milli takıma seçildiğimde dünyalar benim olmuştu. Fakat geçen yıl Beşiktaş'ta fazla yer almadığım için ay yıldızlı formadan uzakta kaldım. Bu sezon formdayım. Milli takıma tekrar çağrılmak için var gücümle çalışıyorum.
Hürriyet

Galatasaray Liv Hospital'da sıkıntılar bitmiyor. Geçtiğimiz hafta alacakları nedeniyle kulübe ihtarname çeken 6 oyuncunun (Arroyo, Micov, Pocius, Jawai, Ender, Furkan) ardından, diğer basketbolcuların da hukuki prosedürü aksatmamak için aynı yola gittiği öğrenildi. Sarı-kırmızılı ekipte, altyapıdan yetişen gençler dışında tüm isimler hukuki işlem başlatırken, geçen yıldan da alacakları bulunan Zoran Erceg'in iki gündür idmanlara katılmadığı, bu yüzden teknik ekibin sıkıntı yaşadığı ifade edildi. Hem Turkish Airlines Euroleague, hem de Türkiye Basketbol Ligi'nde kritik maçlara devam eden sarı-kırmızılı kulüpte, basketbol şubesindeki teknik ve idari ekip, oyuncuları, yeni yönetime en azından bir hafta süre tanımak için iknaya çalışırken, huzursuzluğun iyice arttığı belirtildi. Oyuncuların büyük bir kısmı kendilerinden istendiği üzere hafta sonuna kadar aynı şekilde çalışmaya devam edeceklerini bildirirken, geçen yıldan alacakları bulunan, kendilerine söz verilen şampiyonluk primleri dahi ödenmeyen isimler ise idmanlardaki isteksizlikleriyle sıkıntı yarattı. Galatasaray'da gözler, yeni yönetimden gelecek müjdeli habere çevrilirken, 1 Kasım'a kadar ödeme yapılmazsa, oyuncuların hukuki olarak ayrılma hakkı bulacak olmaları, teknik ekibi tedirgin etti.
Milliyet

Trabzonspor yöneticisi Murat Türköz, Mustafa Yumlu ve Zeki Yavru'nun kadro dışı bırakılması kararının doğruluğunu ya da yanlışlığını tartışmanın kimseye faydasının olmayacağını, bu kararın ileride düzelebileceğini bildirdi. Türköz, bugün alınan kararın yarın değişebileceğini vurgulayarak şöyle konuştu: "Mustafa Yumlu ve Zeki Yavru'nun kadro dışı kalması kararının doğruluğu ya da yanlışlığını tartışmanın kimseye faydası olmayacak. Bu karar ileride düzelecektir. Çünkü bu oyuncular, bizim evlatlarımız. Bu çocukları değersizleştirmek, Trabzon'u, Trabzonspor altyapısını değersizleştirmektir. Göreve gelirken kendi değerlerimize sahip çıkacağımızın sözünü verdik. Her iki kardeşimiz morallerini bozmadan hafta sonu maç oynayacaklar gibi antrenmanlara devam etmeliler." "Trabzonspor, öz değerleriyle var oldu. Hocamız da bu kararını gözden geçirecektir. Bütün her şeyin sorumlusu bu iki kardeşimiz değildir ancak şu da var; Mustafa ya da Zeki hiç fark etmez, her oyuncu hangi formayı giydiğinin de farkında olmalıdır. Bu takım kolay kurulmadı. Herkes nerede olduğunu bilecek. Teknik direktörü de oyuncusu da bilecek. Taraftarımızın da artık bu takımı yalnız bırakmamasını istiyoruz."
Star

Trabzonspor'da Mustafa Yumlu ve Zeki Yavru'nun kadro dışı kalması yöneticiler arasında kriz çıkardı. Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu, iki oyuncunun da devre arasında satılmasını istiyor. Yönetici Murat Türköz, yaptığı açıklamada Mustafa ve Zeki'nin geri dönmesi gerektiğini söyledi: "Mustafa ve Zeki'nin kadro dışı kalması kararının doğruluğu ya da yanlışlığını tartışmanın kimseye faydası olmayacak. Bu karar düzelebilir. Bunlar bizim evlatlarımız. Çocukları değersizleştirmek, Trabzon'u, Trabzonspor alt yapısını değersizleştirmektir. Biz göreve geldiğimizde kendi değerlerimize sahip çıkacağız sözü verdik. Hocamız da bu kararını gözden geçirecektir. Her şeyin sorumlusu onlar değil."
Akşam

28 Ekim 2014 Salı

28.10.2014 Genel Gündem

28.10.2014

GÜNDEM

Hsyk'da 7+8 Testi
Dört yıl görev yapacak yeni Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) üyeleri, dün göreve başladı. Üyeler, bugün HSYK Genel Kurulu'nda Adalet Bakanı Bekir Bozdağ başkanlığında toplanarak yeni çalışma düzenini belirleyip başkanvekili, 3 daire başkanlığı ve üyelerin dairelere dağılımını yapacaklar. 22 üyeli HSYK Genel Kurulu, en az 12 üye ile toplanıp yine 12 üyesiyle karar alabiliyor. Daireler ise 7 üye ile toplanıp 4 üye ile karar verebiliyor. HSYK Genel Kurulu'nda yürütme kontenjanından gelen 7 oyu garanti olan hükümet kanadı, Yargıda Birlik Platformu (YBP) ile ittifak kurduğu takdirde salt çoğunluk olan 12 oyun üzerine çıkarak 15 oyluk bir çoğunluğa ulaşabilecek. Adalet Bakanı Bozdağ, Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek, Köşk'ten seçilen 4, Türkiye Adalet Akademisi'nden seçilen 1 üye olmak üzere 7 kişilik kanat yanında, YBP listesinden seçilen 8 üyenin '7+8 koalisyonu' şeklinde oy kullanıp kullanmayacağı ise bugünkü seçimlerde ortaya çıkacak. YBP, HSYK seçimleri öncesinde adaylarının hükümeti değil yargının tamamını temsil edeceği iddiasıyla ortaya çıkmıştı. YBP listesinden seçilenlerin 2'si sosyal demokrat, 3'ü milliyetçi kökenli ve 3'ü hükümete yakın muhafazakâr kimlikleriyle dikkat çekiyor. Yargı kulislerinde, yeni dengeler ışığında HSYK'daki Cemaat'e yakın üye sayısının 5'e indiği ve hükümetin karar yeter sayısı olan 12'yi bulmakta YBP'lilerin desteğini alması halinde zorlanmayacağı belirtiriliyor. Hükümet kanadı ile milliyetçi ve sosyal demokrat kökenli üyelerin, Cemaat'e karşı birlikte hareket etmelerine kesin gözüyle bakılıyor. Diğer kararlarda ise hükümet kanadının, YBP koalisyonundaki sosyal demokrat ve milliyetçi üyelerle ittifak yapmak zorunda olacağı görülüyor. 7+8 koalisyonundaki 15 üyenin birlikte hareket etmesi halinde, geçen dönemin aksine Bakan Bozdağ ile bu kez uyumlu çalışacak 3 daire başkanı ve başkanvekilinin seçilmesi mümkün olabilecek. 3 dairedeki yeni dengelerin ise şöyle oluşması bekleniyor: 1. DAİRE: Hâkim-savcı atamalarına bakan en kritik daire. YBP listesinden gelen 8 üyeden 4'ünün 1'inci Daire'de görev yapacağı belirtiliyor. Cumhurbaşkanının seçtiği bir üyenin daha bu daireye verilmesi bekleniyor. Kanun gereği HSYK 1'inci Daire'de Adalet Bakanlığı Müsteşarı'nın da yer alması nedeniyle bu kritik dairenin toplanması ve karar almasında herhangi bir sorun yaşanması ihtimali ortadan kaldırılmış olacak. 2. DAİRE: Hâkim ve savcıların terfisine karar verilip soruşturma sonuçlarıyla ilgili karar veren 2'nci Daire'de de hükümete yakın isimlerin çoğunluğu oluşturması muhtemel. YBP listesinden 2, Köşk kontenjanından 2 üyenin de bu daireye verilmesi bekleniyor. Ancak yüksek yargıdan 2, idari yargıdan 1 üye de 2'nci Daire'de görevlendirilecek. Oy dengesine bakılınca, yeni yapısıyla HSYK 2'nci Daire'den de hükümetin istemediği bir sonuç çıkması fazla beklenmiyor. 3. DAİRE: Soruşturma izinlerini veren ve HSYK 3'üncü Dairesi'nde de yeni bir yapı oluşturulacak. Bakan Bozdağ'ın, "HSYK 3'üncü Dairesi hâkim ve savcılarla ilgili incelemeler konusunda büyük bir blokaj uyguluyor" şikâyeti ortadan kalkacak. Bu kritik daireye de YBP listesindeki adli yargı hâkim-savcıları arasından 2 üye, Köşk'ün atadığı 1, Adalet Akademisi'nden 1 üyenin görev yapması muhtemel.
Hürriyet