1 Ekim 2014 Çarşamba

01.10.2014 Genel Gündem

01.10.2014
GÜNDEM
Işid 15 Dakikada Püskürtülecek
IŞİD'in saldırıları nedeniyle Suriye ve Irak sınırında yaşananlara ilişkin hükümetin ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) izleyeceği yol haritası, dün Başbakanlık'ta önce Bakanlar Kurulu, daha sonra 'Güvenlik Zirvesi' adı atında yapılan iki ayrı toplantıda ele alındı. Bakanlar Kurulu'na, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel ile birlikte Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulusi Akar ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk Genelkurmay 2'nci Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve Genelkurmay Harekat Daire Başkanı Korgeneral Erdal Öztürk katıldı. Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında toplanan 'Güvenlik Zirvesi'ne ise Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özel, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akar, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu, Başbakanlık Müsteşar Vekili Ergin Ergül ile Başbakanlık Başmüşaviri Ali Sarıkaya katıldı. Her iki toplantının gündemini tezkere ve Suriye toprakları içinde yer alan Süleyman Şah Saygı Karakolu'na yönelik olası bir IŞİD saldırısında takınılacak tutum oluşturdu. Karakolda bir süredir Özel Kuvvetler'in görev yaptığına dikkat çeken komutanlar, olası bir saldırıda sınırda konuşlu kuvvetlerin anında tam donanımlı Sikorsky helikopterlerle havadan müdahale edebilecekleri, havadan ve içerideki Özel Kuvvetler'in müdahalesiyle saldırının en geç 15 dakika içinde geri püskürtülebileceği bilgisini verdiler. Komutanlar, saldırı ve müdahaleye ilişkin askeri senaryoları ayrıntılı şekilde anlattılar.
Hürriyet

Diyanet'ten İslam Üniversitesi
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, dünyada İslam âlimi yetiştiren en önemli okul olan Mısır'daki El Ezher Üniversitesi ile 4 ülkedeki benzer okullara örnek ve destek olmak için İstanbul'daki 29 Mayıs'ı, Uluslararası İslam Üniversitesi'ne dönüştürmek istediklerini açıkladı. "Görmez, Mekke'deki Hac İdare Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında özetle şunları söyledi: "Bugün yaşanan en büyük sorun Müslümanlar birbirlerine üzüntü taşıyor, Müslümanlar birbirlerine ıstırap taşıyor, Müslümanlar birbirlerine şiddet taşıyor. Halbuki bayramlar birbirlerine sevinç taşımak için vardır. İkinci en önemli husus, yüreklerin en ağır yükü olan küskünlükleri ortadan kaldırmaktır. Gerek ülkemizde gerek alemi İslam'da bir takım tutkulardan dolayı Müslümanlar birbirine karşı acımasız olabiliyor. Türkiye de bu soruna 'barışçı çözüm' amacıyla, 'Uluslararası İslam Üniversitesi' projesini hayata geçirecek. İstanbul'daki 29 Mayıs Üniversitesi'nin İslam Üniversitesi'ne dönüştürülmesi için, Diyanet Vakfı olarak YÖK'e müracaatta bulunduk. Kırgızistan, Kazakistan, Azerbaycan'da İlahiyat Fakültesi, Frankfurt Goethe Üniversitesi'ndeki İslam Araştırmaları Merkezi, Strasbourg'taki İslam İlahiyat Fakültesi, Sofya'daki Yüksek İslam Enstitüsü'nü bu merkeze bağlamayı düşünüyoruz. El Ezher dışında dünyadaki en büyük İslam alimleri, Körfez ülkelerindeki bütün hocaların yetiştiği ve 80 bin öğrencisi olan Medine İslam Üniversitesi ile Pakistan'daki İslamabat İslam Üniversitesi, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun da hocalık yaptığı Malezya İslam Üniversitesi ve bunların Şii versiyonu olan ve Türkiye'den 500 öğrencisi bulunan İran'ın Kum kentindeki Camia-tul Mustafa Üniversitesi'nden çıkmıştır. 3 senedir üzerinde durduğum en büyük husus, buraların müfredatı dikkate alındığında, bugün Müslümanların yaşadığı sorunların üstesinden gelecek bilgi üretilemiyor. Buralardan çıkan alimler, sorunları çözmek yerine pek çok yerde sorun oluyor. El Ezher Üniversitesi, büyük âlimler yetiştirdi ama son asırda müfredat ile oynayarak ilmi seviyesini düşürdüler. Onun için, İstanbul'da, Uluslararası İslam Üniversitesi kurarak, İngilizce, Arapça, Türkçe ve Farsça dillerinde, buralara alternatif değil, buralara da destek vermek üzere bir misyonla kurulmasının, bütün İslam dünyası ve insanlık için önemli olduğunu düşünüyorum. Bu, Diyanet İşleri Başkanlığı kadar önemli bir proje.
Hürriyet

Peşmerge Işid'e 3 Cepheden Saldırdı
ABD ve Arap müttefiklerinin hava saldırılarına hedef olan Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) militanları, haftalardır kuşatma altında tuttukları Suriye'deki Kobani Kasabası'nın 5 kilometre yakınına kadar gelmeyi başardı. Haftalardır kenti savunmaya gelen YPG güçleri ve gönüllülerle çatışan militanların Kobani'nin güney ve güneydoğusunda ilerlemeyi sürdürdüğü söyleniyor. Yerel kaynaklara göre IŞİD Kobani'ye şimdiye kadar ulaşabildiği en yakın mesafede. Militanların Kobani merkezine yönelik füze ve top saldırısı da sürüyor. Kobani'de bunlar yaşanırken Kuzey Irak'taki peşmerge güçleri, IŞİD'e karşı üç cephede saldırıya geçti. Saldırıların Suriye-Irak sınırındaki Rabia kenti çevresinde, Musul'un kuzeyinde ve Kerkük'ün güneyinde yoğunlaştığı açıklandı. Peşmerge güçlerinin Kerkük yakınlarında en az üç, Musul yakınlarında ise 16 köyü IŞİD'in elinden aldığı gelen bilgiler arasında. Yetkililer, 33 ayrı noktadan başlatılan operasyonun Kobani' ye destek amacıyla düzenlendiğini bildirdi. Peşmergenin Es Saudiye ve Mahmudiye köylerini almasının ardından Rabia kentine girdiği, kent merkezinde militanlarla şiddetli çatışmalar yaşandığı söyleniyor. Çatışmalara YPG güçlerinin de katıldığı vurgulandı. Kürt kaynakları, peşmergenin Rabia'nın 60 kilometre kuzeybatısında bulunan Zumar'da IŞİD'e saldırdığını belirtti. Zumar, Irak'ın en büyük barajının gölünün yakınlarında yer alıyor ve Kürtlerle IŞİD arasında çatışmalarda kilit bir konumu bulunuyor.
Vatan


Paralel Turizmin 'Etkileyici' Gezisi!
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu seçimlerine sayılı günler kala Paralel Yapı'nın bir kirli tezgahı daha deşifre oldu. HSYK'daki koltukları 'ele geçirmek' için her türlü yönteme başvuran derin örgüt üyesi hakim ve savcılar, meslektaşlarını etkilemek için yeni bir yönteme başvuruyor. Başta İstanbul Adalet ve Anadolu Adalet Sarayı olmak üzere oyun çok olduğu büyük adliyelerde Atatürkçü ve Cemaat'e karşı olan ama muhafazakâr isimlerin kapılarını çalan Paraleller şimdi de turizm işine girdi. Hedefte, turistik gezi adı altında hem geziye katılanları hem de gidilecek yerdeki görevli hakim savcıları etkilemek var. Buna son örnek İzmir'e düzenlenecek tarihi turistik geziler ve kaynaşma turu Gezi kapsamında hakim ve savcılara "İzmir'in tarihi ve turistik yerlerini gezeceğiz" deniyor. Ancak turistik gezinin programında İzmir Adalet Sarayı'na ziyareti de katan Paraleller bu gezilerle 12 Ekim'de yapılacak olan kritik HSYK seçimleri için algı oluşturup oy kazanmaya çalışıyor.
Akşam

Yabancı Askere Vize Tezkeresi
Bakanlar Kurulu, Irak ve Suriye tezkerelerini birleştirerek Meclis'e gönderdi. Sınır ötesi harekatı da kapsayan tezkerelerde kapsam genişletilirken, süre yine bir yıllık oldu. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, tezkereyi "gergef" gibi işleyerek hazırladıklarını belirtirken, IŞİD ve PKK'nın isminin tezkerede geçtiğini, askeri ve diplomatik gereklilikleri de göz önünde tuttuklarını vurguladı. Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında, Başbakanlık Yeni Bina'da yapılan toplantıda, Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel ve komutanlar brifing verirken, çözüm sürecine ilişkin yol haritası da son şeklini aldı. İki ayaklı yapıyla süreçte kurumların rolleri belirlendi. Alınan kararları, Başbakan Yardımcısı Arınç açıkladı: İki tezkereyi birleştirmek suretiyle, bütün tehditleri, riskleri ve Türkiye'nin bulunduğu konumu içerisine alan ve bütün tedbirleri bir arada karşılamaya çalışan bir metin üzerinde çalıştık. Bu metin TBMM'ye gönderilmiştir veya gönderilmek üzeredir. Kapsamlı çalışma yaptık. Türkiye'nin ulusal güvenliğine dönük risk ve tehditler değerlendirildi. Son dönemde yaşanan gelişmeler anlatıldı. Türkiye'nin bu ülkelerdeki gelişmeler karşısında yaptıkları, yapmak istedikleri tek tek sayıldı Zannediyorum ki TBMM'de grubu bulunan siyasi partilerin tamamının ve Türkiye'deki tüm yurttaşlarımızın bu konuyla ne kadar iç içe olduğunu bildiğimizden, hükümetimizin getirdiği bu tezkerenin ne kadar makul ve haklı olduğunu görmelerini sağlayacaktır. Biz her gün yeni karar almak ihtiyacı hissetmeyeceğiz. Biz kararlı bir hükümetiz, işe vaziyet ediyoruz. İçeride ve dışarıda neler yaşandığını ve yaşanması muhtemel olayları çok iyi biliyoruz. Bunların hepsinin askeri ve diplomatik karşılığı vardır. Bizim meselemiz Türkiye'nin güvenliğini sağlayabilmektir ve dışımızda yaşanabilecek olayların Türkiye'ye gelmesi ve meşgul etmemesidir: Tehdit ve risk oluşturan gelişmelerde ismi geçen örgütlerden bahsediliyor. Genel ifadeler kullanmayı tercih ettik ama bazı örgütlerin isimleri gerekçe kısmında kullanılmış olabilir. Kapalı oturum her zaman yapılabilir. İçtüzük'ün 70. maddesine göre kapalı oturum kararı alınabilir. Genel Kurul gündemine hakimdir. Açık da yapabilir bu görüşmeler. Biz her türlüsüne hazırız. IŞİD militanlarının Süleyman Şah Türbesi'ne çok yaklaştığı söz konusudur ancak orada askerlerimiz, Saygı Karakolu'ndaki görevlerine şu an itibarıyla devam etmektedirler. (10 Ekim 2013 tarihli Resmi Gazete'yi hatırlatarak) El Kaide'yle bağlantılı gerçek kişilerin ve organazisyonların içinde IŞİD'le ilgili cümleyi bulmamız mümkündür. Irak El Kaidesi içinde "Islamic State in Iraq and the Levant" diye IŞİD'den söz ediliyor.
Akşam

EKONOMİ 
Gram Altın 88, 5130-88, 5895
ABD Doları 2, 2790-2, 2800
Euro 2, 8788-2, 8822
İngiliz Sterlini 3, 6953-3, 6981

İthalat Coştu 'Irak' Üzdü
Türkiye'nin dış ticaret açığı ihracattaki Irak etkisiyle gelen yavaşlama ve ocak ayındaki artıştan sonra sürekli gerileyen ithalatın ilk kez artmasıyla ile ağustosta 8 milyar doları aştı. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre dış ticaret açığı geçen yıla göre yüzde 13.5 arttı. İhracat yüzde 2.9 artarak 11.4 milyar dolara, ithalat yüzde 7 artarak 19.5 milyar dolara ulaştı. Ocak-ağustos döneminde ihracattaki artış yüzde 5.7 olurken ithalat ise yüzde 4.7 geriledi. Yılbaşından beri gerileyen 12 aylık dış açık ise ilk kez yükseldi ve 86.3 milyar dolara ulaştı. Dış ticaret açığının artmasında 6 aydan sonra ilk defa artış ithalat etkili oldu. Toplam ithalat yüzde 7, altın hariç ithalat ise yüzde 9 arttı. İthalatın geçen yılın aynı ayına göre 1.3 milyar dolar artışında 1 milyar doları artan aramalı ithalatının payı büyük. Özellikle sanayi ara malları ithalatındaki artış dikkat çekti. Bu da sanayi üretimine ilişkin olumlu sinyal verdi. Tüketim malları ithalatı da ağustosta yıllık bazda yüzde 8.4 arttı. İhracat da 11.4 milyar dolar ile 11.7 milyar dolarlık beklentinin altında kaldı. Irak'a yapılan ihracat düşüşü hız kaybetse de yüzde 26 düşüş gösterdi. Orta Doğu ihracatında ise bir miktar toparlanma var. Haziran-temmuz aylarında ortalama yüzde 12 düşüşün ardından, ağustosta yüzde 5 artış kaydedildi. 12 aylık kümülatif rakamlara göre ihracat 157 milyar dolar ile tüm zamanların en yükseğine ulaşırken, ithalat 244 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 64.6'ya geriledi.
Hürriyet

Avrupa 'Notçulara' Sıkı Kural Getiriyor
Avrupa Birliği (AB) notları tartışmalı olan kredi derecelendirme kuruluşlarını disiplin altına alıyor. Bunun için bir kurallar dizisi yayınlandı. Bu kurallardan ilki, Avrupa Menkul Kıymetler ve Piyasalar Otoritesi (ESMA) tarafından oluşturulacak internet sitesinde şirketlerin finansal riskler, finansal enstrümanların kaynağı, ihraççısı, sponsoru ve içeriğiyle ilgili bilgi verme zorunluluğu. Bu sayede yatırımcı kuruluşlar, kredi notuna mecbur olmayacak. Ayrıca Reyting Platformu, tüm kredi notlarının yatırımcıların görüşüne açılmasını sağlayacak. Böylece kredi derecelendirme kuruluşlarının karneleri somutlaşacak, denetimleri mümkün hale gelecek.
Türkiye

Abd Petrol İhraç Edecek Dünyada Fiyatlar Düşecek
ABD hükümeti, kasım ayında ham petrol ihracatı üzerindeki yasağı kaldırmak için harekete geçecek. Uzmanlar, yasağın kalkması halinde bütün dünyada petrol fiyatlarının düşeceği öngörüsünde bulunuyor. ABD'de 40 yılı aşkın süredir yürürlükte olan yasalara göre Amerikalı petrol üreticileri, özel lisans gerektiren belli durumlar dışında ham petrol ihracatı yapamıyor. Arap ülkelerinin 1971 yılında başlattığı petrol ambargosuna karşı misilleme olarak getirilen ihracat yasağının halen yürürlükte olması, özellikle ülke genelinde dev grupların tepkisine sebep oluyor. Dev petrol üreticileri, "Şartlar değişti, ihracat yasağı kalksın" diyerek lobi faaliyeti yürütüyor. Yasağın kaldırılmasının faydalarının, ABD ekonomisiyle sınırlı kalmayacağı gerçeğinden hareket eden uzmanlar, petrolün hangi ülkelere satılabileceğini de tartışmaya başladı. Petrolün hangi ülkelere satılacağının politik değil, ekonomik bir karar olması gerektiğinin altı çiziliyor. Yine politik uzmanlar, "Petrol ihracatının jeopolitik gerilimleri azaltmak amacıyla kullanılması fikrine katılmıyoruz" diyor. Georgetown Üniversitesi Öğretim Üyesi Jean Seznec de yasağın kaldırılmasının, bütün dünyada enerji fiyatlarını aşağı çekeceğini vurguladı. ABD, günde 8 milyon varil ham petrol ithal edip, 5 milyon varil işlenmiş petrol ürünü ihraç ediyor.
Türkiye

Dış Açık Zirve Yaptı
Türkiye'nin ihracatı ağustosta, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2.9 artarak 11 milyar 440 milyon dolar oldu. Aynı dönemde ithalat yüzde 7 artarak 19 milyar 476 milyon dolar oldu. Ağustos ayında dış ticaret açığı yüzde 13.5 artış gösterdi ve 7 milyar 80 milyon dolardan 8 milyar 36 milyon dolara yükseldi. Dış ticaret açığı Aralık 2013'ten bu yana en yüksek seviyesine çıkarak yılın zirvesinde gerçekleşti. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise geçen yılın ağustos ayında yüzde 61.1 iken, bu yılın aynı ayında yüzde 58.7'ye geriledi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan Ağustos 2014 Geçici Dış Ticaret İstatistikleri açıklandı. Yılın ilk sekiz ayındaki dış ticaret açığı da 54 milyar 165 milyon dolara yükseldi. Türkiye'nin ihracatı Temmuz ayında ise geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2.6 artarak 13 milyar 403 milyon dolar, ithalatı da yüzde 13.5 azalarak 19 milyar 863 milyon dolar olmuştu. Temmuzda dış ticaret açığı 6 milyar 460 milyon dolar olarak gerçekleşmişti
Milliyet

Kur Ve Kuraklık % 9 Zam Getirdi
Uzun zamandır beklenen enerji zammı geldi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, elektrik ve doğalgaz fiyatlarında önümüzdeki yüzde 9'luk zam kararını açıkladı. Zam dolardaki gelişmeler ve kuraklık gerekçesiyle yapıldı. Esnafın "maliyetlere yansıyacak" dediği zamların tüketiciyi de her alanda etkilemesi kaçınılmaz hale geldi. Yıldız, Enerji Şartı Genel Sekreteri Urban Rusnak'ı bakanlıkta kabulünün ardından sorular üzerine, "Hem elektrik hem doğalgaz fiyatlarında ekim, kasım ve aralık aylarını içermek kaydıyla, yüzde 9'luk fiyat artışına gidiyoruz" dedi. Enerji maliyetlerinin çok fazla arttığını belirten Yıldız şöyle konuştu: "Her ay doğalgazı her 3 ayda bir elektriği düzenliyor olmamıza rağmen 2.28'lik dolar paritesi bizim için çok etkileyici. 2013 Haziran ayında ham petrolün varili yaklaşık bugünlerdeki fiyat olmasına rağmen dövizdeki parite çok farklılaştı. Dolar kuru 1.92 iken şu anda 2.28'ler civarında. Bu aradaki fark bile yapılan fiyat artışının çok üzerinde ama olabildiğince vatandaşımız, sanayicimiz lehine yerli kaynaklarımızla bunu dengelemeye gayret ediyoruz." Yıldız, enerji fiyatlarında artışın bir diğer gerekçesi olarak kuraklığı göstererek, "Su rejimindeki düzensizlikler ve yağış azlığı bizi bunları dengeleyemeyecek bir noktaya getirdi" dedi. HES'lerde yağış azlığı nedeniyle üretilemeyen elektrik farkının 3 milyar liranın üzerinde olduğuna işaret eden Yıldız, Türkiye'nin elektrik üretiminde kullandığı su kaynaklarının yüzde 25'ten yüzde 17-18'ler seviyesine düştüğünü, yılsonunda bu oranın yüzde 19'larda gerçekleşmesinin beklendiğini söyledi. Yıldız, aradaki farkın ithal ve başka kaynaklarla karşılandığını kaydetti. Yıldız, "Türkiye, elektrik ve doğalgazdaki yüzde 9'luk fiyat artışına rağmen elektrik fiyatında konutta AB üyesi ülkeler arasında en ucuz 4'üncü, sanayide en ucuz; doğalgazda da hem sanayide hem de konutlarda hala en ucuz ülke konumunda" dedi. Yıldız, enerji tasarrufu ve verimliliği konusuna daha fazla yoğunlaşılması gerektiğini belirtti.
Milliyet

Suriyeliler İşsizliği Artırmadı Gap'ta İşçi İhtiyacını Karşıladı
GAP Bölge Kalkınma İdaresi (BKİ) Başkanı Sadrettin Karahocagil, çözüm sürecinin bölgenin ekonomik kalkınmasına olumlu etki ettiğini belirtirken, Suriye'den gelen sığınmacılarla ilgili de, "Binlerce Suriyeli geldi diye işsizliğin patlamasını bekliyorduk meğer işçi ihtiyacımız varmış" dedi. Çözüm sürecinin, GAP bölgesinin kalkınmasına son derece olumlu etki yaptığını, bölgenin hemen yanıbaşında kanlı savaşlar olmasına rağmen, ekonominin geliştiğini anlatan Karahocagil, iyileşmeleri şöyle sıraladı: "Bölge son dönemde 1.8 milyar liralık teşvik aldı. Ciddi yatırımlar oldu, istihdam oldu. İşsizlik diğer bölgenin rakamlarına yaklaştı. GAP bölgesindeki illerden diğer şehirlere göç göstergeleri -17'lerden -4'lere düştü. Organize sanayi bölgeleri sayısı arttı. Gaziantep'e, 30 bin dönüme yakın bir arazide, şehrin 6'ıncı Organize Sanayi Bölgesi (OSB) kuruluyor ki bu, Türkiye'nin en büyük organize sanayi bölgesi olacak. Şanlıurfa'da, 2'nci OSB dolduğu için, 3'üncü Organize Sanayi Bölgesi'nin kurulması çalışmalarına başladık. Mardin'de, 140-150 yatırımcı sıra bekliyor. Diyarbakır 2'nci OSB'sini kurmak için çalışıyor." Karahocagil, sözkonusu yatırımlarla birlikte, binlerce kişilik yeni istihdam ihtiyaçları da doğduğunu anlatırken, "Suriyeli sığınmacılar, yerel halkın istihdamını etkiliyor mu?" sorusuna ise "Beklentilerin tersi oldu" yanıtını verdi. Bir örnek veren Karahocagil, bölgede tekstilkent kurulması için de çalışmalara başlandığını belirterek, "Örneğin burada, 5 bin kişinin çalışacağı bu çalışma devam ediyor. Binlerce Suriyeli geldi diye işsizliğin patlamasını bekliyorduk meğer işçi ihtiyacımız varmış" dedi.
Star

İtfaiyede Rüşvet Yangını; 26 Gözaltı
İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri dün sabah İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Destek Hizmetleri Müdürlüğü'nde çalışan 27 kişi hakkında operasyon başlattı. Rüşvet ve usulsüzlük soruşturmasında 26 kişi gözaltına alınırken 1 kişi ise aranıyor. Sadece yakalama kararı verilen operasyonda herhangi bir arama yapılmazken gözaltına alınan memurlar sorguya alındı. İddialara göre İstanbul'un farklı ilçelerinde iş yeri açmak isteyen kişiler ruhsat alabilmek için prosedür gereği itfaiyeye başvurdu. Denetlemelerde görevli itfaiye memurları söz konusu iş yerlerine eksikleri olmasına karşın rüşvet karşılığı 'olur' raporu verdi. Yapılan incelemelerde İstanbul genelinde aralarında 4'ü AVM, özel hastane, büyük marketler, kreş, restoran ve eğlence mekanlarının da bulunduğu farklı iş kollarındaki 250 işyerinden rüşvet alındığı tespit edildi. Verilen belgeler karşılığında alınan rüşvet miktarının ise yaklaşık 5 milyon TL'yi bulduğu belirtildi. İtfaiyeye yönelik operasyonla ilgili dosyanın 2012 yılında başlatıldığı ve 14 ay dinleme yapıldığı öğrenilirken, 17 ve 25 Aralık operasyonları sürecinde dosyanın askıya alındığı belirtildi. Gelişen dönemde ise askıya alınan dosya ile ilgili dönemin savcısı İbrahim Baytekin tarafından 15 Ocak 2014'de yeniden talimat verildi. Ancak eski Organize Şube Müdürlüğü'nde görevli iki rütbeli polisin bu dosyayı yok ettikleri ortaya çıkarken iki polis de açığa alındı. Bu nedenle savcılığa da operasyon için gerekli delillerin olmadığı bilgisi iletildi. Bunun üzerine savcılık Adli Emanet'te kopyası bulunan dinleme CD'leri üzerinden yeniden soruşturma başlattı. CD'lerdeki dinlemelerin yeniden dökümü yapılırken bu telefon görüşmelerinde tespit edilen 250 işyerindeki usulsüz imarlar bilirkişi atanarak tespit edildi. Rüşvetle belge alan iş yerlerine para cezası ve eksikliklerini tamamlamaları için süre verileceği açıklandı.
Vatan

Çift Hane Korkusu
Kuraklığın körüklediği gıda fiyatlarıyla çift haneye yaklaşan enflasyona, ulaşım zammı ve 2.30 TL'ye dayanan dolar kurundan sonra bir darbe de doğalgaz ile elektrik zammından geldi. 2 yıl aradan sonra elektrik ve doğalgaz fiyatlarına 1 Ekim itibarıyla yüzde 9 oranında zam yapıldı. Elektrik ve doğalgazdaki yüzde 9 oranındaki fiyat artışı, tüketici enflasyonuna doğrudan etkisi yaklaşık 0.4 puan olacak. Zammın dolaylı etkilerle birlikte yıl sonu TÜFE'sine katkısı 0.5 ile 1 puan arasında değişecek. Gelen zamlarla enflasyonun yıl sonunda yüzde 9'un üzerinde hatta 2 yıl aradan sonra çift haneye çıkabileceği beklentileri arttı. Uzmanlar, en temel girdi olan enerjideki fiyat artışları ve dolardaki yükseliş nedeniyle önümüzdeki dönemde iğneden ipliğe ciddi bir zam dalgası gelebileceğini belirterek, "Enflasyon çift haneye doğru gidebilir" dedi. HSBC Portföy Stratejisti Ali Çakıroğlu, "2014'e ilişkin TÜFE enflasyon tahminimiz yüzde 8.4 seviyesinde bulunurken, biz elektrik ve doğalgaz fiyatlarına bir değişiklik yapılmayacağını öngörmüştük. Açıklanan zamlar sonrasında 2014 yıl sonu enflasyon tahminimizi yüzde 9.1'e revize ediyoruz" değerlendirmesini yaptı.
Vatan

Elektrik Ve Doğalgaza Yüzde 9 Zam
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, geçen hafta "Pazartesi akşamına kadar vaktimiz var, değerlendiriyoruz" dediği doğalgaz ve elektrik zammında son kararı açıkladı. Yıldız, "Elektrik ve doğalgaz fiyatlarında önümüzdeki aydan başlamak kaydıyla yüzde 9'luk fiyat artışına gidiyoruz" dedi. Yıldız, Enerji Şartı Genel Sekreteri Urban Rusnak'ı bakanlıkta kabulünün ardından basın mensuplarının, elektrik ve doğalgaz fiyatlarında artışa gidilip gidilmeyeceğine yönelik sorularını yanıtladı. Enerji maliyetlerinin çok fazla arttığını, doların 2.28-2.29'ları gördüğünü ifade eden Yıldız, enerji sektörü için doların değerinin artmasının önemli bir dezavantaj olduğunu söyledi. Türkiye'nin son 24 aydır herhangi bir fiyat artışına gitmediğini dile getiren Yıldız, oluşan maliyet artışının yerli kaynaklarla telafi edilmeye çalışıldığını belirtti. Yıldız, "Ancak bu yıl içerisinde su rejimindeki düzensizlikler ve yağış azlığı bizi bunları dengeleyemeyecek bir noktaya getirmiş bulunuyor. Hem elektrik hem doğalgaz fiyatlarında önümüzdeki aydan başlamak kaydıyla, ekim, kasım ve aralık aylarını içermek kaydıyla, yüzde 9'luk fiyat artışına gidiyoruz" diye konuştu. Bakan Yıldız Türkiye'nin, elektrik ve doğalgazdaki yüzde 9'luk fiyat artışına rağmen elektrik fiyatında konutta AB üyesi ülkeler arasında en ucuz dördüncü, sanayide en ucuz; doğalgazda da hem sanayide hem de konutlarda hâlâ en ucuz ülke konumunda olduğuna dikkat çekti. HES'lerde yağış azlığı nedeniyle üretilemeyen elektriğin farkının 3 milyar liranın üzerinde olduğuna işaret eden Yıldız, Türkiye'nin elektrik üretiminde kullandığı su kaynakları oranının yüzde 25'ten yüzde 17-18'ler seviyesine düştüğünü, yıl sonunda bu oranın yüzde 19'larda gerçekleşmesinin beklendiğini dile getirdi. Yıldız, aradaki farkın ithal ve diğer başka kaynaklarla karşılandığını kaydetti.
Akşam

DÜNYA
Esad Varil Bombalarıyla Dehşet Saçıyor
ABD ve müttefikleri IŞİD'le meşgulken, Suriye Devlet Başkanı Esad'a bağlı rejim güçleri, Şam'ın yanı başındaki muhaliflerin kalesini parça parça ele geçiriyor. Şam varoşlarında, Halep'te Esad'ın bombardımanı altında olan muhalifler ise tedirgin. Dün de Halep'te helikopterlerden atılan varil bombalarıyla düzenlenen saldırılarda dördü çocuk sekiz kişi öldü. Saldırıda Sakhur ve Şeyh Hodr mahallerinin zarar gördüğü, bölgede tek bir muhalif savaşçı bulunmadığı öne sürüldü. Sabah saatleri itibariyle başlayan saldırılarda ölenlerin uykudaki kadın ve çocuklar olduğu bildirildi. Öte yandan Suriye'nin kuzeyinde ABD ve müttefikleri Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) ve Suriye El Kaide'si El Nusra Cephesi'ni hedef alırken, Devlet Başkanı Beşar Esad'a bağlı güçler başkent Şam'ın dibindeki militanların kalesi Doğu Guta'ya yönelik büyük bir operasyonu sessizlikle yürütüyor. Bölgedeki silahlı gruplar birleşerek ordu taarruzunu püskürtmeye çalışsa da son bir haftada Doğu Guta'nın kuzeydoğu sınırındaki Adra ve güneybatı sınırındaki Duhaniye'nin kaybedilmesini engelleyemediler.
Hürriyet

Esad'a İzin Verelim Cihatçıları Kovsun
Türkiye'yi yakından tanıyan, geçtiğimiz aylarda yayınlanan "Türkiye ve Arap Baharı" kitabıyla da Ankara'nın Suriye politikasına eleştiriler getiren eski CIA yetkilisi Graham Fuller, ABD'nin Suriye'de başarısızlığı itiraf etme ve Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'a yakınlaşma zamanının geldiğini söyledi. 27 yıllık CIA ve Amerikan Dışişleri Bakanlığı kariyerinde Amerikan Ulusal İstihbarat Konseyi Başkan yardımcılığına kadar yükselen, şimdi Kanada'daki Simon Fraser Üniversitesi'nde öğretim üyeliği yapan Fuller, Huffington Post internet sitesinde yazdığı makalede şunları söyledi: Ortadoğu bugün benim hayatımda görmediğim ölçüde büyük bir karışıklık içinde. ABD'nin en iyi yapacağı şey, önce Suriye'deki içsavaşı bitirmek ve Ortadoğu düğümünü çözmenin yollarına bakmaktır. Başarısızlığı itiraf etme ve yardım edilmeyecekse bile Esad'a Suriye'deki içsavaşı dindirmesi ve cihatçıları sınırdışı etmesi için izin verme zamanı geldi. Bu noktada elimizdeki en acil görev; savaşa, sadece anarşi getiren sınır ötesi öfkeye, daha da derin kutuplaşmaya, daha fazla uluslararası silahlı müdahaleye, yoğunlaşan duygulara, küreselleşmiş cihatçıların öfke yayıp militan kazanma videolarına bir son vermektir. Esad'ın Şam'da yönetimde kalmasından hem Rusya hem de İran istifade etmeyecek mi? Kesinlikle. O zaman bu durum, tercihi yanlış mı kılacak? Onun yerine Esad'dan kurtulmak için beceriksiz harekâtlara boş yere para harcamaya devam mı etmeliyiz?
Hürriyet

Mısır'da Türk Mallarına Boykot Çağrısı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın BM Genel Kurulu ve Dünya Ekonomik Forumu'nda, Mısır'da Müslüman Kardeşler kökenli Muhammed Mursi'nin devrilmesinden sonra iktidara çıkan Devlet Başkanı Abdülfettah el-Sisi'ye yönelik yorumları kızgınlık yarattı. Mısırlı yazarlar ve siyasi hareketler, "Erdoğan'ın haksız saldırıları nedeniyle" Türk mallarına boykot çağrısı yaptı. Boykotu savunanlar, bu adımın Mısır'a önemli miktarda ihracat yapan Türk ekonomisine zarar vereceğini belirtiyor. Ünlü televizyon sunucusu ve yazar Cemal Anayet, Mısırlıların turizm amacıyla Türkiye'ye gitmesini engellemek için de çağrı yaptı. "Yeni Gece" adlı programında konuşan Anayet, "Türk mallarının Mısır'da alternatifleri var. Boykot, Türk politikalarını etkileyebilmemiz için basit bir yol" dedi. Mısır'ın Turist Rehberleri Sendikası Başkanı Bassem Halaqa da Türkiye'ye turizm boykotunu savunduklarını açıkladı. Kadın yazar Reem Eid, halkı boykota destek olmaya çağırdı. Mursi'ye seçimlerde rakip olan Mübarek dönemi siyasilerden Amr Musa'nın partisi Kongre Partisi de mal ve turizm boykotuna destek veriyor. Siyasi analist Michel Fahmi, boykotun hizmet sektörü ve sanatı da kapsaması gerektiğini savundu. Mısır basını ise, hükümetin 'tam ekonomik boykot' getirmeyi değerlendirdiğini yazdı. Mısırlı avukat Samir Sabri ise Mısır hükümetinin Türk mallarını yasaklaması için dava açtı. Mahkemenin kararını 2 Aralık'ta vermesi bekleniyor. Bu yıl ocak-nisan ayları arasında 30 bin 125 Mısırlı Türkiye'yi ziyaret ederken, geçen yıl bu sayı 37 bin 299'du. Türkiye'den ise bu yıl aynı dönemde 10 bin 600 kişi Mısır'a gitti. Geçen yıl bu rakam 25 bin 289'du. Türkiye ve Mısır arasında 5 milyar dolarlık ticaret hacmi bulunuyor.
Milliyet

Hong Kong Lideri Göstericileri Reddetti
Küresel ekonominin merkezlerinden Hong Kong'da, altı gündür demokrasi söylemi ile sokağa dökülen göstericilerin Çin'e bağlı yarı özerk hükümet ile görüşme talepleri reddedildi. Hong Kong Yönetimi Başkanı Leung Chun-ying, öğrenciler ve Merkezi İşgal Et eylemcilerinden oluşan protestoculara 'gösterileri derhal sona erdirmeleri' çağrısında bulundu. Hong Kong Öğrenciler Federasyonu Genel Sekreteri Alex Chong ise "Leung Chunying'in gece yarısına kadar Civic Meydanı'da çıkmaması durumunda daha fazla insanın sokağa çıkacağına inanıyorum" uyarısını yaptı. Günlerdir barikat oluşturdukları sokaklardan çekilmeyi reddeden göstericiler ise, ambulans ve sağlık ekiplerinin girmesi için "işgalleri altındaki" bölgelere insani koridor açacaklarını duyurdular. 2017 yılında Hong Kong'u yönetmek için aday olacak kişileri Pekin'in 'filtreleyeceğini' açıklamasının ardından adada adil ve özgür seçim ortamının sağlanmayacağı gerekçesi ile öğrencilerin öncülüğünde yüz binlerce kişinin katıldığı protestolar başlamıştı. Göstericilerin polisin kullandığı biber gazından korunmak için kulladıkları şemsiyeler ise gösterilerin sembolü haline gelmişti.
Milliyet

Reyhane İdam Edilebilir
İran'da kendisine tecavüz girişiminde bulunan eski istihbarat görevlisi Murtaza Abdülali Sarbani'yi öldürdüğü gerekçesiyle idam cezasına çarptırılan Reyhane Cabbari'nin cezasının her an infaz edilebileceği öne sürüldü. 2007'de cinayet suçlamasıyla tutuklanan ve mahkeme tarafından 2009'da idama mahkum edilen 26 yaşındaki Cabbari'nin cezasının iptal edilmesi için uluslararası kampanya başlatılmıştı. Destek kampanyasına 190 binin üzerinde kişinin destek vermesinin ardından İran Yüksek Mahkemesi, kararı iptal ettiğini açıklamıştı. Ancak Cabbari'nin annesi önceki gün internet üzerinden yaptığı açıklamada, hapishane yetkililerinin bugün Evin Cezaevi'ne gelerek kızının naaşını almaları konusunda kendisine haber verdiklerini söyledi. Anne Şule Paravan, kızının bir gardiyanın cep telefonundan kendisi arayarak vedalaştığını da kaydetti. İran yönetiminden konuya ilişkin bir açıklama yapılmadı.
Vatan

Referandum Başka Bahara
İspanya Başbakanı Mariano Rajoy'un bağımsızlık seçimini, "İspanyolların haklarına vahim bir saldırı" olarak nitelendirmesinden saatler sonra Katalonya referandumu askıda Anayasa Mahkemesi, hükümetin 9 Kasım'da yapılması planlanan bağımsız referandumuna yönelik itirazını oybirliğiyle kabul etti, seçimi askıya aldı. İspanyol hükümeti ve Katolonya Özerk Yönetimi'ne 20 gün içerisinde gerekli itirazları yapma zamanı tanındı. Yüksek Mahkeme'nin son kararını ise 5 ay içinde açıklaması gerekiyor. Katalonya Başkanı Artur Mas tarafından 26 Eylül'de imzalanan referandum ilanıyla ilgili karar sadece 50 saat yürürlükte kaldı. Anayasa Mahkemesi'nin kararının ardından gazetecilere değerlendirmede bulunan Mas, "Sonuç onları korkutuyor" dedi.
Akşam

POLİTİKA

Çözüm Sürecinde İki Ayaklı Model
Bakanlar Kurulu toplantısından sonra gazetecilere açıklamalar yapan Bülent Arınç "Süreçte iki ayaklı bir şema öngördük. Çözüm Süreci Kurulu ile kurumlar arası izleme ve koordinasyon komisyonu kurulacak " dedi. Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bület Arınç, çözüm sürecinde yeni iki ayaklı mekanizmanın hayata geçirileceğini vurgulayarak, "Çözüm Süreci Kurulu, kurumlar arasında izleme ve koordinasyon komisyonları oluşturduk. Çözüm Süreci Kurulu'nun görevi, sürecin genel koordinasyonu yürütmek, komisyonların hazırlandığı eylem planlarını değerlendirip onaylamak sürecin işleyişine ilişkin gerekli kararları almaktır" dedi. Arınç, Başbakanlık Yeni Bina'da, Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısının ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu. Temmuz ayı içerisinde TBMM'de çıkarılan "Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun" ile ilgili olarak Bakanlar Kurulu kararı çıkarılması yönünde çalışmalar yapıldığını anımsatarak, şu bilgileri verdi: EVE DÖNÜŞ ÇALIŞMASI: Bu çalışmalara ilişkin usul ve esasları belirleyen bir Bakanlar Kurulu kararıdır, imzalanmıştır, tahmin ediyorum Cumhurbaşkanımızın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanacaktır. Çözüm sürecinin yürüyeceği ana başlıkları ifade eden çalışma alanları, kanunun 2. maddesi doğrultusunda belirlenmiştir. Siyasi alan, siyasi kurum ve aktörlere yönelik çalışmalar, hukuki düzenlemeler ve insan hakları, sorunun parçası olan aktörlerle temas, diyalog ve benzeri çalışmalar, eve dönüşler ve bununla birlikte sosyal yaşama katılım ve uyum çalışmaları psikolojik destek ve rehabilitasyon çalışmaları kamuoyu bilgilendirme çalışmaları başlığı altında kapsayıcı bir yapılanma ortaya konmuştur. İKİ AYAKLI ŞEMA: Yapılanmada iki ayaklı bir şema öngördük. Çözüm Süreci Kurulu, kurumlar arasında izleme ve koordinasyon komisyonları. Çözüm Süreci Kurulunun görevi, sürecin genel koordinasyonu yürütmek, komisyonların hazırlandığı eylem planlarını değerlendirip onaylamak sürecin işleyişine ilişkin gerekli kararları almaktır. Kurulun üyeleri bizzat başbakan veya görevlendireceği başbakan yardımcısının başkanlığında, başbakan yardımcıları Adalet, Dışişleri, İçişleri, Milli Savunma Bakanları, Başbakanlık Müsteşarı, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarı ve MİT Müsteşarından müteşekkildir. SORUMLULUK YOK: Biliyorsunuz 4. madde, "Çözüm sürecindeki görevlerden dolayı hukuki ve idari cezai sorumluluk doğmayacak" hükmü de çalışma usul ve esaslarına aynı şekilde yansıtılmış bulunmaktadır. Terörü tamamen sona erdirmek ve halkımız arasında toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesine yönelik kapsamlı bir çerçeve kanundu. Bu, büyük bir oydaşmayla Meclis'ten geçti. ACIMASIZ OLACAĞIZ: bugünlerde kamuyounda tartışması yapılan, 'çözüm süreci bitti, bitmedi' buna yönelik tehditler, adeta şantaja yönelik bir takım konuşmalar bizim açımızdan geçersizdir. Çözüm sürecinin başarıya ulaşması konusunda, bütün varlığını ortaya koymuştur ve çözüm sürecine giderken, onu başarıya ulaştırmak için gayret sarf ederken asayişi bozan, kısmen terör, kısmen de asayişsizlik konularında elbette bir acımasız davranışımız söz konusu olacaktır. Kamu güvenliğinin bozulmasına hiçbir zaman izin ve imkan vermeyeceğiz. KAMUOYUNA GÖSTERMEK İSTİYORUZ: Biz elbette adımlarımızı kararlılıkla atacağız, şeffaf biçimde yapacağız ama örgüt deyiniz, Kandil deyiniz, bir başkalarının şiddet ve silahı önceleyen beyanlarının da bu çözüm sürecini bir şekilde baltalamak olduğunu kamuoyuna göstermek mecburiyetindeyiz.
Milliyet

Halkların El Ele Verme Günü
HDP Eşbaşkanı Demirtaş Kobani'de PYD temsilcileriyle yaptığı görüşmenin ardından, "Orada insanlar kendi onurunu, namusunu koruyorlar. Sadece 'Sınır geçişini açıp geçişe izin verdik' demek yeterli değil, sahip çıkılmalı" dedi. HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Mürşitpınar Sınır Kapısı'ndan Suriye'nin Kobani bölgesine geçti. PYD Eş Başkanı ile görüşen Demirtaş, "Şu anda devam eden direnişe Türkiye'nin tutumu, politikası içeride devam eden barış arayışıyla paralel bir politika değildir. Türkiye'nin tüm halkları bilmelidir ki bugün el ele verme günüdür. Kürdü yalnız bırakma günü değildir" dedi. HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve beraberindeki heyet dün temaslarda bulunmak üzere Şanlıurfa'nın Suruç ilçesine geldi. IŞİD ile YPG güçleri arasında günlerdir süren çatışmaların yaşandığı bölgeye gelen Demirtaş, güvenlik güçlerinden aldığı iznin ardından beraberindeki HDP milletvekilleri ibrahim ayhan, İbrahim Binici ve Aysel Tuğluk'un da aralarında bulunduğu grupla, IŞİD ile bazı Kürt gruplar arasındaki çatışmaların yoğunlaştığı Kobani bölgesine geçti.
Milliyet

Çözüm Süreci Kurul Ve Komisyonlarla Devam
Hükümetin çözüm sürecine dair merakla beklenen yol haritası netleşmeye başladı. Bakanlar Kurulu'nun dün yaptığı toplantının ardından açıklama yapan Hükümet Sözcüsü Arınç, özetle şunları söyledi: "TBMM'den çıkan bir kanun var terörün sona erdirilmesine dair bir kanun. Bu 6 maddelik bir kanundur. Bununla ilgili bir Bakanlar Kurulu kararının çıkarılması çalışması yapılmıştı. Bu çalışmalara ilişkin, bir Bakanlar Kurulu kararıdır, cumhurbaşkanımızın imzasıyla yayınlanacaktır. Esasen yayınlandıktan sonra da, terörün sona erdirilmesi kapsamında yapılacak çalışmaları, kurulan birimleri, sizlerin de okuma imkanınız olacak." "Bu çalışmalara ilişkin esaslarda, çalışma alanlarını, yapılanmayı başlıklar altında belirliyoruz. Çalışma alanları, zikrettiğim 6555 sayılı kanunun ikinci maddesinde belirlenmiştir. Sosyal programlar, ekonomik tedbirler, toplumsal destek ve sivil toplum çalışmaları, sorunun parçası olan aktörlerle temas, diyalog, eve dönüşler ve bununla birlikte sosyal hayata uyum çalışmaları başlığı altında kapsayıcı bir yapılanma ortaya konmuştur. Yapılanmada iki ayaklı bir şema öngörüyoruz. Çözüm süreci kurulu, kurumlar arası izleme ve koordinasyon komisyonları oluşturulacak. Kurulun üyeleri bizzat başbakan veya görevlendireceği başbakan yardımcısının başkanlığında, başbakan yardımcıları, adalet, dışişleri, içişleri, savunma bakanları, başbakanlık müsteşarı, kamu düzeni ve güvenliği müsteşarı ve MİT müsteşarından müteşekkildir. İmzalanmıştır." "Çözüm süreci dediğimiz konuda bundan sonraki aşamaların kanun çerçevesinde yürütülmesi ve komisyon ve kurullarının çalışmalarını bu kanun çerçevesinde yürütmesinin esasları belirlenmiş oldu."
Vatan

SPOR
Beşiktaş'ın geçen sezondan beri en büyük sorunların biri olarak gösterilen 'statsızlık' problemi artık gideriliyor. Türkiye'nin ilk akıllı stadı olarak lanse edilen Vodafone Arena'nın silüeti Dolmabahçe'de belirginleşti. Beşiktaş İnşaat ve Ticaret AŞ Genel Müdürü İhsan Coşkun taraftara müjdeli haberi şu sözlerle verdi: "Stadın kaba inşaatı ekim sonu, en geç Kasım 15'te bitecek. Açılışı ise başkanımız Fikret Orman'ın da söylediği gibi Şubat ayından sonra belirlenen bir tarihte yapılacaktır." COŞKUN, stadın çatısına ise yine Kasım ayında başlayacaklarını belirtip "Çelik konstrüksiyonlar ve germeler yapılmaya başlanacak. Ocak sonunda ise kaplamalar çatının üstünde gerçekleştirilecek" ifadelerini kullandı. Beşiktaş taraftarına yakışan bir stat için uğraştıklarını dile getiren Beşiktaş İnşaat ve Ticaret AŞ Genel Müdürü, "Bizim bu tarihleri daha ileriye atmamızı gerektirecek bir durum beklemiyoruz" dedi.
Hürriyet

A Milli Kadın Basketbol Takımımız, Dünya Şampiyonası B Grubu'ndaki 3. maçında, Mozambik'i 64-54 yenmeyi başardı, 3'te 3 yaptı. Maça daha önceki maçlara göre farklı bir beşle, Esmeral, Bahar ve Begüm ile başlayan Türkiye hücumda daha tempolu oynamaya çalıştı. Önce Işıl ardından da Begüm'ün iki üçlüğüyle kontrolü hemen ele alan millilerimiz, 5. dakikada skoru 13-5'e taşıdı. Mozambik, 7-0'lık seri ile farkı eritse de, 8'de 4 üç sayı isabetiyle oynayan Ay-yıldızlı ekibimiz, ilk periyodu 18-12 galip kapadı. İkinci çeyreğe hızlı başlayan ve art arda hücum ribauntları alarak ikinci atış fırsatları bulan Türkiye, Şaziye'nin de devreye girmesiyle arayı açtı, 16. dakikada 34-19 ile 15 farkı yakaladı. A Milli takım formasıyla ilk resmi maç dakikalarını alan Tilbe'nin son saniyedeki basketi millilerimizin soyunma odasına da 36-23 galip girmesini sağladı. İkinci yarıya Şaziye'nin skorer oyunuyla başlayan Türkiye, farkı 14 sayıya yükseltti. Ancak art arta kaçan yakın atışlar sonucunda, Mozambik hızlı hücum şansları buldu ve farkı tek hanelere çekti. 27. dakika 46-37 geçilirken, Begüm'ün son saniyedeki üçlüğüyle 9-1 seri bulan milliler, son çeyreğe de 55-38 üstün girdi. Son periyotta rakibin aşırı sert basketbolu karşısında oyunu fazla zorlamayan ve yıldızlarını kenara çekerek adeta onları koruyan A Milli Basketbol Takımımız, farkı 18 sayıya kadar çıkardığı maçı 64-54 kazanmayı başardı, B Grubu'nu 3'te 3 yaparak tamamladı.
Milliyet

Trabzonspor taraftarının şike tepkisi dinmiyor UEFA'nın Üst Düzey Yürütme Programı Toplantısı (TEP) için dün İstanbul'a gelen yetkililer, Bordo-Mavili taraftarların isyanıyla karşılaştı. Başkan Michel Platini ve Genel Sekreten İnfantino'nun tepkileri haber aldığı için gelmediği bugünkü TEP toplantısı için Yeşilköy'e inen UEFA yetkilileri sonrasında Pera Pelas Oteli'ine geçti. Yetkililer, burada taraftarın şike protestosuyla karşılaştı. Türkiye Fair-Play Platformu üyeleri "Sayın Platini, Türk futbolu kirlidir" diye başlayan bir bildiri (1500 adet) yayınladı. İngilizce ve Türkçe hazırlanan ve yetkililerin odalarına bırakılan bildiride "UEFA, şikeden F.Bahçe'ye ceza verdi. CAS onadı. Fakat TFF, Fener'e ceza vermeyi reddetmiştir. Fair-Play ilkelerinin yalnız Sion, Juventus ve Marsilya'ya uygulanmadığını Fener'e uygulandığını da kanıtlamak zorundasınız" denildi. Fener'e yaptırım uygulanmaması halinde UEFA'yı İsviçre Federal Mahkemeleri'ne şikayet etmekle tehdit eden platform, Kanarya küme düşürülene kadar mücadele edeceğini duyurdu. Otelin önünde ayrıca, İngilizce "Şikenin başkentine hoşgeldiniz" ve "Zero tolerans X euro tolerans" pankartları açıldı. Komitenin Yunanlı Başkanı için de Yunanca "Kardeşim Chris Teodorakis hani şikeye sıfır tolerans" diye pankart açıldı.
Star

Cim-Bom, Şampiyonlar Ligi'nde Arsenal önünde 2000 ruhunu arıyor. Gruptaki ikinci maçını Londra'da oynayacak olan Sarı-Kırmızılılar, Arsenal ile 2000'de UEFA Kupası finalinde karşı karşıya gelmiş ve penaltılarla şampiyonluk kupasını kaldırmıştı. Cim- Bomlu futbolcular İngiliz rakibi karşısında bir zafer daha kazanarak, Şampiyonlar Ligi D Grubu'nda ilk ikiye kalma yolunda önemli bir engeli aşmayı planlıyor. Galatasaray, İngiliz takımları ile da bundan önce 19 maç oynadı. 3 kez kazanırken, 8 galibiyet ve 8 mağlubiyet yaşadı. Arsenal ile yaptığı tek maçı berabere bitirirken, penaltılarla kazanan taraf oldu. Aslan, Avrupa'da deplasmanda yaptığı son 5 maçta galibiyet alamazken 4 yenilgi, 1 beraberlik elde etti. Öte yandan D Grubu'nun diğer maçında lider Borussia Dortmund, Anderlecht ile Belçika'da saat 21.45'te karşı karşıya gelecek.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme