2 Ekim 2014 Perşembe

02.10.2014 Genel Gündem

02.10.2014 Perşembe

GÜNDEM 

Kılıç'tan 'Voleybol' Cezası... 
Anayasa Mahkemesi, Başkan Haşim Kılıç'ın görevden alma kararlarını konuşuyor. Kılıç önce mahkemedeki paralel yapıyı deşifre eden raportör Emir Kaya'yı görevden aldı. Ardından raportörler arasında voleybol maçlarını düzenleyen ve Kaya'yı da maçlara çağıran raportör Zekeriya Aydın'ı "Nasıl birlikte voleybol oynarsınız, onunla arana mesafe koymanı beklerdim" dediği ve kısa süre sonra görevden aldığı öğrenildi. Aydın, Haşim Kılıç'ın en eski arkadaşlarından biri olarak biliniyordu. Kaya ve Aydın'ın görevden alınmasını kurumda yüksek sesle eleştiren bir başka raportör Durdu Özer de Kılıç'ın hışmından nasibini aldı ve görevinden oldu. Emir Kaya kamuoyunda Anayasa Mahkemesi'ndeki paralel yapılanmaya ilişkin yaptığı cesur çıkışlarla tanınıyordu. Mahkemedeki yapılanmayı dile getirmesinin hemen ardından 21 Temmuz 2014'te görevinden alındı. Daha sonra yaptığı açıklamalarda mahkemedeki yapılanmayı kamuoyu ile paylaşmış, mahkemeyi nasıl kullandıklarını bir bir ortaya koymuş ve Kılıç'ı da "Başkanımız, adalet ve eşitliğin felsefi kodlarına aykırı, iletişimsiz hiyerarşiye dayanan, disiplin kutsaması üzerinden haksızlığa meyyal, açıklıktan ürken, çokseslilikten hazzetmeyen ve demokrasinin dinamiklerinden habersiz bir yönetim profili çizmektedir" ifadeleri ile eleştirmişti. Kaya, mahkemedeki raportörlerin çoğunun da paralel yapıdan olduğunu ileri sürmüştü. Raportör Kaya, bu süreçten sonra Kılıç'ın öfkesini üzerine çekti. Kaya, Anayasa Mahkemesi'ndeki raportörler ile düzenli voleybol oynuyordu. Bu maçları ise bir başka raportör Zekeriya Aydın düzenliyordu. Voleybol maçlarından haberdar olan Haşim Kılıç, Aydın'ı çağırdı ve Kaya'yı voleybol maçlarına çağırmasından dolayı tepkisini gösterdi. Bu konuşmanın üzerinden çok geçmeden Zekeriya Aydın geçtiğimiz hafta görevinden alındı. Uzun süredir bu görevi yürüten Aydın'ın, Kaya ile yakınlığından dolayı, yıllardır "yakın arkadaşı" olarak bilindiği Kılıç'ın tepkisinin kurbanı olduğu iddia edildi. Kılıç'ın bu tavrından nasibini alanlar sadece Kaya ve Aydın ile sınırlı kalmadı. Yaşananları kurum içinde yüksek sesle eleştiren bir diğer raportör Durdu Özer de görevinden alındı.
Sabah

Ders Kitabıyla Propagandaya Bakanlık Ayarı... 
Milli Eğitim Bakanlığı, yardımcı ders kitabı alınmasına yönelik veli ve öğretmenleri mecbur tutan öğretmenleri uyardı. Bakanlık, yayınevi sahibinin ideolojisinin yardımcı ders kitapları aracılığıyla öğrencilere empoze edilmeye çalıştığını belirterek yardımcı kaynak kitaplar üzerinde MEB denetimi ve Talim Terbiye Kurulu onayının yeniden getirilmesi için çalışma başlattı. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan bir raporda, okullarda ders kitaplarının devlet tarafından ücretsiz dağıtılmasının ardından yayınevlerinin yardımcı kaynak adı altında ve öğretmenler aracılığıyla okullara girdiği belirtildi. Hiçbir denetimden geçmeyen kaynak kitapların, her yayınevinin siyasi görüşüne göre oluşturulmuş içeriklerle öğrencilere ulaşmaya başladığı vurgulandı. Yardımcı kaynak pazarında 100'den fazla farklı yayınevi bulunuyor. Bunlardan 31'i cemaate bağlı ve toplam pazarın cirosunun yüzde 70'ini elinde bulunduruyor. Cemaatin dışında kalan 56 farklı yardımcı kaynak yayınevi toplam 5 bine yakın yayın üretiyor. Bakanlık raporunda, yardımcı ders kitaplarının mutlaka Talim Terbiye Kurulu onayından geçirilmesi, haksız kazançlarla ilişkin olarak da mali denetimin yapılması gerektiği belirtildi. Velilerin okullarda zorunlu olarak aldırılması önerilen yardımcı ders kitaplarına ilişkin şikâyetlerin artması üzerine Rehberlik ve Denetim Başkanlığı da harekete geçti. Rehberlik ve Denetim Başkanı Atıf Ala, okullarda müdürler ve öğretmenlerin devletin dağıttığı kitaplar dışında velileri yardımcı ders kitabı almaya mecbur bıraktığına dair bakanlığa şikâyetler geldiğini belirterek, tüm okulları bu kitapların tavsiye edilmemesi ve kullanılmaması yönünde uyardı. Milli Eğitim Bakanlığı'nın yardımcı ders kitaplarını yasaklamak yerine Talim Terbiye Kurulu'nun denetimine almak üzere çalışma yaptığı öğrenildi.
Sabah

Çözümde Son Viraj Hedef 2016... 
Milli birlik ve kardeşliğin hedeflendiği Çözüm Süreci'nde yeni dönem... Hükümet, hazırladığı 'Yol Haritası ve Eylem Planı'nı, Bakanlar Kurulu kararına dönüştürürken, ilgili tüm kurum, kuruluş ve kişilerin rollerini belirledi. Çalışmalara ilişkin esaslar Resmi Gazete'nin dünkü sayısında yayımlandı. İşte yeni süreç: PKK'lıların silahsızlandırılması ve eve dönüşlerinin sağlanarak topluma uyum sağlamalarının hedeflendiği süreç, 11 ana başlık altında yürütülecek: 1 - Siyasi alana, siyasi kurum ve aktörlere yönelik çalışmalar 2 - Hukuki düzenlemeler, insan hakları 3 - Sosyal programlar 4 - Ekonomik tedbirler 5 - Kültürel programlar 6 - Toplumsal destek ve sivil toplum çalışmaları 7 - Güvenlik ve silahsızlandırma 8 - Sorunun parçası olan aktörlerle temas, diyalog ve benzeri çalışmalar 9 - Eve dönüşler ile sosyal yaşama katılım ve uyum alanında çalışmalar 10 - Psikolojik destek ve rehabilitasyon çalışmaları 11 - Kamuoyu bilgilendirme ve kamu diplomasisi çalışmaları. 11 başlık altında, hangi kurumun, ne zaman, nasıl bir yol izleyeceği ve neler yapılacağı tek tek Eylem Planı'nda yer almasına karşın, bunlar Resmi Gazete'de yer almadı. Özellikle 2015'te eve dönüşlerin hızlanması ve 2016'da sürecin tamamlanmasının hedeflendiği öğrenildi. Bu süreçte sadece İmralı ile değil, hükümetin uygun görmesi durumunda, Kandil'le ve örgütün Avrupa'daki uzantılarıyla de görüşme gündeme gelebilecek. Aynı şekilde, akiller, siyasetçiler, STK temsilcileri, kanaat önderleri bu süreçte rol üstlenebilecek. Güvenlik ve silahsızlandırma için İçişleri ve Milli Savunma Bakanlıklarından Genelkurmay ve MİT'e kadar güvenlik kuruluşları rol alacak. Rehabilitasyon sürecinde Aile, Gençlik ve Spor Bakanlıklarının aralarında olduğu kurumlar devreye girecek. Sürecin sağlıklı işlemesi için iki yapı da hayata geçirildi. Bunlardan ilki 'Çözüm Süreci Kurulu'. Kurul, Başbakan Davutoğlu başkanlığında oluşturuldu. Dört Başbakan Yardımcısı, Adalet, Dışişleri, İçişleri ve Milli Savunma Bakanları kurulda yer aldı. Başbakanlık, Milli İstihbarat Teşkilatı ile Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarları üyeler arasında bulunuyor. Diğer bakanlar, kamu görevlileri, kişiler de davet edilebilecek. Kurul, strateji ve politikaları belirleyerek koordinasyonu sağlamakla yükümlü olacak. Kurulun sekreteryasını Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı yapacak.
Akşam

EKONOMİ 

Gram Altın 89, 2025-89, 3077                    
ABD Doları 2, 2822-2, 2842/  Euro 2, 8849-2, 8893/ İngiliz Sterlini 3, 6971-3, 7080

ABD'den Şeffaflık Uyarısı... 
ABD Ticaret Bakanı Penny Pritzker, ABD Başkanı Barack Obama'ya dış yatırım politikaları için direk danışmanlık yapan ABD Başkanlık İhracat Konseyi (PEC) yöneticileriyle birlikte Türkiye'ye 3 günlük çok kritik bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaretin kritik olmasının nedeni ise, ABD'nin uzun vadeli yatırım ve ticaret politikalarının belirlenmesinde önemli bir rol üstlenen PEC'in, ilk defa bu kadar büyük ve üst düzey bir heyetle Türkiye'ye geliyor olması. Türkiye'den önceki durağı Polonya olan heyet önceki akşam, Amerikan Şirketler Derneği'nin 10. kuruluş yıldönümü için İstanbul'da düzenlenen geceye katıldı. ABD Ticaret Bakanı Pritzker, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'deki ihale süreçlerine ilişkin şeffaflık uyarısında bulunurken, dün sabah TÜSİAD yönetimiyle gerçekleşen görüşmesinde de 'hukukun üstünlüğü' konusunu vurguladı. Başbakanlık Yatırım Ajansı Başkanı İlker Aycı ve TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer'in de katıldığı gecedeki konuşmasında Pritzker, Türkiye'nin bölgesinde artan siyasi ve ekonomik etkinliğine değinirken, ABD'li işadamlarının kendisiyle paylaştığı 3 önemli konu başlığını dile getirdi. Pritzker, ABD'li işadamlarının en sık dile getirdiği şikayet konularına ilişkin şöyle konuştu: "Dürüst olmak gerekirse Türkiye-ABD ekonomik ilişkileri olması gerektiği noktada değil. Son yıllarda ilerleme kaydettik ancak daha gidecek çok yolumuz var. Çok sayıda ABD'li işadamı bana gelip Türkiye pazarına girmekte zorlandığını söylüyor. Bu zorlukların başında ihale süreçlerinin yeterince şeffaf olmaması geliyor. Özellikle kamu alım ihalelerinde ayrımcı olmayan, adil bir anlayış benimsenmeli. Şirketlerimiz, çok zorlu şartlar arandığı için bazı altyapı projesi ihalelerine girmekte zorlandıklarını dile getiriyor."
Hürriyet

Bu Bayram Memleketteyiz... 
Seçimler ve Ramazan nedeniyle tatillerin 15 Eylül'e kadar uzaması Kurban Bayramı'nı etkiledi. Okullar açılıncaya kadar son tatilini yapanlar, 5 günlük Kurban Bayramı'nda memleketine gitmeyi tercih etti. Geçen yıl 9 gün olarak kutlanan Kurban Bayramı'na göre bu yıl talepte yüzde 30'luk düşüş olduğunu belirten tur operatörleri, yurtiçi turların yüzde 75'inin yurtdışında ise 90'ının satıldığını söyledi. Türk tatilcisinin son dakikada karar verdiğini vurgulayan operatörler, kalan yüzde 25'lik dilimin de satılacağından umutlu. Türkiye Otelciler Federasyonu (TUROFED) Başkanı Osman Ayık, düşük talebi insanların tatilden yeni dönmüş olmasına ve bayramın haftasonuna gelmesine bağladı. Durumun çok da iç karartıcı olmadığını belirten Ayık, yazın son günlerini değerlendirmek isteyenlerin sahilleri tercih ettiğini ifade etti. Ayık, "Otellerin yaklaşık yüzde 90'ı dolu. İç pazarda sıklıkla son dakika hareketliliği yaşanıyor. Kurbanını kesen ikinci gün arabasına binip tatile çıkıyor" dedi. Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Başkanı (TÜRSAB) Başaran Ulusoy da bu bayram kısa mesafeli yerlerin daha çok tercih edildiğini söyledi. Toplamda 250 bin kişinin paket turlar aracılığıyla tatile çıkacağını belirten Ulusoy, şunları anlattı: "Yurtiçinde Antalya ve Bodrum ilk sırada. Kültür turları ile termal turizmde de ciddi bir hareketlilik var. Yurtdışında ise en çok tercih edilen destinasyon İtalya." Bu bayram en büyük hareketlilik yine otobüsçülük sektöründe yaşandı. Türkiye Otobüsçüler Federasyonu (TOFED) Başkanı Mustafa Yıldırım, 30 Eylül-12 Ekim arasında 8 milyon kişinin otobüslerle meleketine gideceğini söyledi. Yıldırım, "D4 kapsamındaki il ilçe taşımacılığında 30 milyon, özel araçla yaklaşık 15 milyon, havayoluyla 800 bin, demiryoluyla 200 bin kişi yolculuk yapacak. Totalde nüfusun yüzde 70'i bir yerden bir yere hareket edecek ve bu yaklaşık 6 milyon TL'lik bir pazar oluşturacak"dedi.
Sabah

Eylülde Tarihî Rekor Geldi... 
Yakın komşularda yaşanan sıkıntılar sebebiyle morali bozulan ihracatçı, eylül ayında cumhuriyet tarihi rekoru kırdı. Eylül ayı ihracatı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6.5 artarak 13 milyar 294 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu rakam aynı zamanda cumhuriyet tarihi boyunca ulaşılan en yüksek eylül ayı ihracatı oldu. Eylül ayı ihracat rakamlarını Van'da Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin de katıldığı toplantıyla açıklayan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, ilk 9 ayda 118 milyar 225 milyon dolarlık ihracat yapıldığını, son 12 aylık rakamın ise 157 milyar 654 milyon dolara ulaştığını ifade etti. Toplantıda verilen bilgiye göre, eylül ayında en fazla ihracatı, 1 milyar 959 milyon dolarla otomotiv endüstrisi gerçekleştirdi. Hazır giyim ve konfeksiyon 1 milyar 669 milyon dolar ile ikinci, kimyevi maddeler sektörü ise 1 milyar 517 milyon dolar ile üçüncü sırada yer aldı. Toplantıda konuşan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Türkiye'nin bütün olumsuzluklara rağmen büyümesini sürdürdüğünü, kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye'nin kredilendirilmesiyle ilgili değerlendirmeleri sebebiyle kredi kaybettiklerini ifade etti. En fazla ihracat yapılan 5 ülkenin Almanya, Birleşik Krallık, Irak, ABD ve İtalya olduğunu hatırlatan Zeybekci, Irak'la ihracatın 9 ay sonunda ekside değil, yüzde 7 oranında artıda olduğuna işaret ederek, olayların yaşanmaması durumunda ihracatın yüzde 25 civarına yükseleceğini ifade etti.
Türkiye

Ticari İlişkileri Daha Da Güçlendirmek İstiyoruz... 
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu, ABD Ticaret Bakanı Penny Pritzker ile beraberindeki İhracat Konseyi heyetinin katılımıyla bir toplantı düzenledi. Toplantıda, Türkiye'nin son dönemdeki ekonomik ve siyasi gelişmeleri, iş ve yatırım ortamı, Türkiye-ABD arasındaki ekonomik ilişkilerde öne çıkan konular ile olası işbirliği alanlarında bilgi ve görüş alışverişinde bulunuldu. TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer, "Türkiye Avrupa ortak pazarına aittir ve transatlantik ekonominin bir parçası olmalıdır" diyerek şöyle konuştu: "Bu hem Avrupalı hem de Amerikalı şirketler için büyük artı değer oluşturmaktadır. Öte yandan, Türkiye gibi Avrupa ortak pazarına ait ülkelerin de bu ortaklıkta yer alması konusunda anlaşmanın son haline bir madde eklenebilir. Eş zamanlı olarak, Türkiye ve ABD arasında imzalanacak bir Serbest Ticaret Anlaşması'nın da bu süreci hızlandırıcı bir etkisi olacaktır." ABD Ticaret Bakanı Pritzker ise şunları söyledi: "Türkiye'ye yaptığımız bu seyahat sırasında vermek istediğimiz mesaj çok basit; Ülkelerimiz arasındaki ekonomik işbirliğini daha güçlü bir hale getirmek istiyoruz."
Türkiye

Ziraat Katılım 2015 Başında Kurulur... 
Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın "Ümit ediyorum, 2015'in ilk çeyreğinde bir Ziraat Katılım kurulmuş olacak" dedi. Vodafone Türkiye ana sponsorluğunda düzenlenen CEO Club buluşmaları kapsamında banka genel müdürlerinin katılımıyla 'Bankacılar Zirvesi' gerçekleştirdi. Aydın, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'de 4 katılım bankasının bulunduğunu hatırlatarak bunların toplam büyüklüğünün genel müdürlüğünü yaptığı bankanın yarısından biraz az olduğunu, ancak çok ciddi insan kaynağı ve teknoloji yatırımı bulunduğunu ifade etti. Ziraat Bankası olarak ilgili otoriteye katılım bankasının kuruluşu için başvurduklarını anımsatan Aydın, şunları söyledi: "Ümit ediyorum, 2015'in ilk çeyreğinde bir Ziraat Katılım kurulmuş olacak. Katılım bankacılığına katkıda bulunacağımızı düşünüyoruz. Türkiye'de nihayetinde bu alanda toplam sektörden alınacak payın yüzde 20'lere gelmesini bekliyorum. Böyle bir bakir alana yatırım yapmak gerekiyor. Biz yaptık, diğer arkadaşları da davet ediyoruz." Katılım bankacılığının hem Türkiye'de hem de dünya bankacılık sisteminden yüzde 5'ler gibi pay aldığını ve bu alanda her yıl yüzde 20'lik büyüme görüldüğü bilgisini veren Aydın "Tabii bu büyüme iştah açıcı bir büyüme. Ziraat Bankası olarak bir finansal grubuz. Bu marketin içinde bu ürün de bulunsun istedik" dedi.
Star

Paranın Değeri Kavgasına Son... 
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), paranın değerini yıllar itibariyle güncelleyecek sistem geliştirdi. Vatandaşlar TÜİK'in sitesindeki hesaplama aracı sayesinde 1982'den itibaren paranın değeri enflasyon oranında bugünkü değerine çevrilebiliyor. Sistem sayesinde mahkeme ve icra dairelerinin fiyat tespiti istemesine gerek kalmayacak. Vatandaşlar borç alış verişi ve kira sözleşmeleri gibi tüm ücretleri güncel değerlere göre hesaplayabilecek. Hesaplama aracı ile 1982 yılına kadar gidilebiliyor. Ancak TL'den 1 Ocak 2005 tarihinde 6 sıfır atıldığı için bu tarihten önceki hesaplamalarda tam rakamın yazılması gerekiyor. TÜİK'in sitesinden örnek olarak yapılan bir hesaplamaya göre Ocak 2010'da 100 Türk Lirası'nın, enflasyonla güncellendiğinde Haziran 2014 tarihinde 139 TL olduğu görülüyor. Yeni sistem hakkında bilgi veren TÜİK Başkanı Birol Aydemir "Mahkemeden paranın bugünkü değerinin hesaplanması için bilirkişi isteniyor. Bu sistem bilirkişileri üzecek" dedi.
Star

Eşdeğer İlaç Uygulaması Başladı, Fiyat Yüzde 20 Arttı... 
Sosyal Sigortalar Kurumu'nun (SGK,) Sağlık Uygulama Tebliği'nde yaptığı değişilikle eşdeğer ilaçlarda taban fiyat uygulaması dün başladı. Buna göre, ilaç fiyatları yeniden düzenlendi. Düzenleme ile mide, antibiyotik, kalp, tansiyon, Hepatit B, astım gibi tedavi gruplarındaki ilaçlar için hastalar daha fazla fiyat farkı ödeyecek. Bazı ilaç firmaları ise oluşan farkı ilaç fiyatlarını indirime giderek kapatma kararı aldı. SGK'nın belirlediği 15 eşdeğer grupta, piyasada toplam 218 ilaç bulunuyor. "Taban Birim Fiyat Uygulaması" sistemine geçilmesiyle birlikte en çok fiyat farkı artan ilaç grubu Tenofovir Disoproksil Fumarat oldu. Bu grupta bulunan ilaçlar Hepatit B hastalarının tedavisinde kullanılıyor. 792 liradan satılan ve SGK tarafından karşılanan Tenoviral 245 MG 90 tabletli ilacını almak zorunda olan bir Hepatit B hastası ilacın 321,34 liralık farkını ödemek zorunda. Ancak Türkiye'de 245 MG 90 tabletli ilacın yerine Tenoviral 245 MG 30 tabletli ilaç daha çok kullanılıyor. Bu ilaç için ödenmesi gereken fark ise 15 lira olarak görünüyor. İlacı üreten firma Abdi İbrahim, bu farkı da ilacın fiyatından düşerek hastalara yansıtmayacaklarını açıkladı. Abdi İbrahim firmasından İlaç Ekonomisi Müdürü Ahmet Kardan yeni düzenlemenin ardından oluşan farkı ilaç fiyatında indirim yaparak giderdiklerini belirtti. Kordan, ilacın eczanelere gidiş fiyatında oluşan fiyat farkı kadar indirim yaptıklarını bu nedenle hastaların bu ilaçları alırken fark ödemeyeceğini söyledi. Kordan şöyle devam etti: "Tedavisi uzun süren Hepatit B gibi hastalıklar için kullanılan ilaçlarda oluşan fiyat farkını hemen ortadan kaldırdık. Çünkü bu hastaların tedavi sürecinin aksaması çok tehlikeli. Biz firma olarak buna müsaade etmedik. Bazı eczacılar fiyat farkının iki kat artacağını söyledi ama böyle bir artışın olmadığını görüyoruz. Örnek vermem gerekirse Onceaiar astım hastalarının tedavisinde kullanılan çok yaygın bir ilaç. Düzenlemeden önce 4,30 lira fiyat farkı ödenirken düzenlemeden sonra 4,70 lira fiyat farkı yani 40 kuruş fazla ödeniyor."
Vatan

KOBİ'lerle İlgili Özel Çalışma Yapıyoruz... 
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye'nin 1 Aralık itibariyle G20 dönem başkanlığını alacağını belirterek, bu görev sırasında gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan ülkeler arasında köprü görevi göreceklerini söyledi. Hafta başında Dünya Ekonomik Forumu (WEF) toplantısında konuşan Babacan, "Bu dönemde KOBİ'lerle ilgili özel bir çalışmamız olacak. KOBİ'lerin önemini gelişmiş ve gelişen ülkelerin gündemine getireceğiz. En az gelişmiş ülke grubu ile gelişmiş ülkeler arasında köprü görevi yapacağız" dedi. Babacan, "Kuzey Afrika, Ortadoğu, Kafkaslar ve Orta Asya'yı düşündüğünüzde bazı ülkeler doğal kaynaklar açısından zengin, bazısı daha fakir. Biz bu ülkelerin ekonomik olarak birbirlerine bağlanmaları ile istikrar ve barışın daha kalıcı olacağını düşünüyoruz. Ekonomik bağlılık doğru kurgularla yapılırsa bu kalıcı barış için önemli hale geliyor" dedi. KOBİ'lere özellikle önem vereceklerini belirterek, "Hem gelişen hem de gelişmekte olan ülkelerde KOBİ'lerin istihdam açısından, ekonomik kalkınma açısında son derece kritik bir öneminin olduğunu biliyoruz ve bu potansiyelin yeterince değerlendiğine inanıyoruz" diye konuştu.
Akşam

SİYASET/POLİTİKA

Ayakta Karşılama... 
Özel oturumla toplanan Genel Kurul'la Meclis'in yeni yasama yılı dün açıldı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelirken ayakta alkışlandı. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu da ayağa kalkınca, Melda Onur dışındaki tüm CHP'liler Erdoğan'ı ayakta karşıladı. Erdoğan, muhalefetin "62. hükümetin sözcüsü gibiydi" diye eleştirdiği konuşmasında, "Gerilime, kutuplaşmaya sarf edecek tek bir saniyemiz bile yoktur. Korkutarak, kamplaştırarak değil, kucaklaştıran bir siyaset Türkiye'yi hedefleriyle ve hayalleriyle buluşturacaktır" dedi. CUMHURBAŞKANI Tayyip Erdoğan, Çankaya'ya seçildikten sonra ilk kez katıldığı TBMM'nin yeni yasama yılı açılış töreninde, AK Parti milletvekillerinin yanı sıra muhalefet tarafından da ayakta karşılandı. CHP'liler, genel başkanları Kemal Kılıçdaroğlu'nun ayağa kalkmasını bekledikten sonra eşlik ettiler. CHP'den sadece Melda Onur ayağa kalkmadı. Erdoğan konuşmasından sonra elini göğsüne koyarak, Genel Kurul'u selamladı. Uğurlama ise sadece AK Parti milletvekilleri tarafından yapıldı; CHP, MHP ve HDP milletvekilleri, Erdoğan ayrılırken ayağa kalkmadı. Muhalefet, Erdoğan'ın konuşmasını '62. hükümetin sözcüsü gibiydi" diye eleştirdi. Yasama yılının açılış töreni, Meclis Başkanı Cemil Çiçek'in TBMM yerleşkesinde Atatürk Anıtı'na çelenk koymasıyla başladı. Aynı saatlerde 2 heyeti İmralı ve Başbakanlık'ta olan HDP yönetiminden hiçbir temsilci, anıttaki törende bulunmadı. HDP milletvekilleri daha sonra Genel Kurul'a katıldılar. TBMM'nin açılış törenine Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör ve YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya da katıldı. Törende Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel'in yanı sıra Kuvvet Komutanları da hazır bulundu. Çiçek, Genel Kurul'u açış konuşmasında yasama döneminin son yılına girildiğini vurgulayarak şunları söyledi: "TBMM demokratik meşruiyetin merkezidir. Ülke ve millet olarak bugün nelere sahip isek bunda TBMM'nin her türlü takdirin üzerinde çabası, üstün gayreti ve çalışması vardır. TBMM demokrasimizin kalbidir, milli mücadelemizi yöneten en temel, en vazgeçilmez kurumdur. Bu kutsal çatı altında çalışmak çocuklarımıza bırakabileceğimiz en değerli mirastır. Şunu hepimiz biliyor ve inanıyoruz ki tüm sorunların tartışılmasında ve çözüme kavuşturulmasında TBMM en meşru platformdur ve en önemli teminattır. Yanıbaşımızda insanlık suçu işleniyor. Milyonlarca insan yerinden yurdundan edilmiş, bir insanlık dramı yaşıyor. Hepsini hiçbir ayrım yapmadan lanetliyor, nefretle kınıyoruz. Bu fenalığı işleyenler ne insandır ne de Müslümandır. Bir taşla duvar olmayacağını en iyi biz biliriz. Omuzlarımızda bir yudum suyun, 20 adım yolun hatırı vardır. Bizim kötümüz elin iyisinden yeğdir. Adeta kıyametin koptuğu yeryüzünün tam da ortasındayız. O nedenle ki birbirimize her zamankinden daha fazla ihtiyacımız vardır. Yine halk irfanıyla ifade edildiği şekliyle dirlik neredeyse varlık oradadır. Dirliğin olmadığı yerde devlet de yoktur. Burası hepimizin ebedi vatanıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti de kıyamete kadar yaşayacak devletimizdir."
Hürriyet

Opsiyonlar Masada... 
Başbakan Ahmet Davutoğlu, önceki gece MKYK toplantısı ve dün sabah Güneydoğu milletvekilleriyle yaptığı kahvaltıda, Irak ve Suriye tezkeresi için, "Bütün opsiyonlar masamızda" dedi. Tezkerelerin birleştirilmesinin gerekçesini, "Irak ve Suriye'yi bir bütün, birbirini besleyen tek bir sorun olarak görüyoruz" diye açıklayan Davutoğlu, "Tek başına IŞİD ile mücadele IŞİD'i bitirmez, Esad rejimi ortadan kaldırılmadığı sürece IŞİD ile mücadele sonuç getirmez" dedi. Davutoğlu, özetle şunları söyledi: "Bu yeni bir tezkere değil, eskinin devamı niteliğinde. Sadece yeni gelişmelere göre güncellenmiştir. Yabancı askerlerin Türkiye'de bulundurulmasına anayasa gereği metinde yer verdik. Evet, başka ülkelerin askerleri de gelecekler ancak bizim belirlediğimiz esas ve hedefler doğrultusunda faaliyet göstermeleri koşuluyla izin veriyoruz. Başkalarının planları, hedefleri doğrultusunda bulunmalarına izin vermiyoruz. Tezkere bütün alternatifler gözönünde bulundurularak hazırlandı. Biz PKK'ya bir alan hâkimiyeti sağlamak, bölge bahşetmek için yokuz. IŞİD tehlikesine karşı uluslararası bir koalisyonun parçası olarak bu işin içindeyiz. Kendi planlarımız çerçevesinde IŞİD ile mücadeleye varız. Onun için güvenli bölge, uçuşa yasak bölge olmazsa olmazımızdır diyoruz. Aynı şekilde Esad rejiminin tasfiyesi de dahil, sorunun bütün unsurlarını denklemin içine katacak bir yöntem de bizim için olmazsa olmaz. Bu hassasiyetlerimizi kabul ederlerse, her türlü seçenek masamızda duruyor, gereken her türlü katkıyı sağlarız.
Hürriyet

Erdoğan'ın Aklında Işid Değil Esad Var... 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Suriye - Irak tezkeresi ile ilgili, "Erdoğan'ın aklında esasen IŞİD değil Esad yönetimi vardır ve 'Şam yönetimi bedelini öder' beyanı buna açık kanıttır" değerlendirmesini yaptı. "Partimiz, tezkereye, her türlü eleştirisi saklı kalmak kaydıyla bu hassasiyetle bakacak ve tercihini Türk milletinden yana kullanacaktır" diyen Bahçeli dün yaptığı yazılı açıklamada özetle şunları kaydetti: "Türkiye'nin sınırları ve mücavir alanlar alev topuna dönmüştür. Karşımızda insan kafası kesen katil bir örgüt vardır. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Ey dünya, IŞİD'e karşı ayaklanıyorsun da PKK'ya karşı neden ayaklanmıyorsun' sözleri son yılların en ucuz açıklamasıdır. Hiç kimse saf değildir. Şayet Türkiye, ABD'nin çağrısına uyarak koalisyon gücüne katılması halinde zımnen PKK-PYD terörünü arkalayacak, bölücülüğün kuyruğuna takılacaktır. ABD'nin Türkiye'yi cepheye sürükleme kurnazlığına Başbakan 'Kararı biz veririz' fason diklenmesiyle karşı çıkarken, Erdoğan, 'Her desteği veririz' sözleriyle açık çek yazmaktadır. Erdoğan'ın aklında esasen IŞİD değil, Esad yönetimi vardır ve 'Şam yönetimi bedelini öder' beyanı buna açık kanıttır. Cumhurbaşkanı Türkiye adına bağlayıcı kararları tek başına nasıl alabilmekte, ABD'ye askeri müdahaleye katılma güvencesini hangi yetkiyle verebilmektedir? Elbette IŞİD büyük bir tehdittir ve mutlaka tepelenmeli, çok acil başı ezilmelidir. Ancak IŞİD'le mücadele ederken, PKK-PYD'ye yol verilmesi ve alan açılması Büyük Kürdistan'ın batı kısmını ikmal edecektir. Herkes bilsin ki IŞİD, Büyük Kürdistan projesinin maşasıdır ve görevi bununla sınırlıdır. Milli güvenliğimize yönelen ağır tehditlerle başa çıkabilmek için, Suriye'nin kuzeyini derinlemesine içine alacak ve hiçbir terör örgütünün lehine olmayacak şekilde bir 'güvenlik kuşağı' hayata geçirilmelidir. IŞİD, buzdağının sadece görünen kısmıdır."
Hürriyet

MHP'den 'Evet', CHP'den 'Hayır'... 
Hükümete yurt dışına asker gönderilmesinden, yabancı askerlerin Türkiye'den geçisine kadar geniş yetkiler tanıyan tezkere bugün TBMM'de görüşülecek. Muhalefet partileri tezkere oylamasında nasıl tavır alacaklarına dair ilk açıklamaları dün yaptı. MHP, 'evet', CHP ve HDP'yse 'hayır' diyecek. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Her türlü eleştiri hakkımız saklı kalmak şartıyla tercihimizi Türk milletinden yana kullanacağız" derken, Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın da "Türkiye'nin bekası ve milli güvenliği için evet oyu vereceğiz" diye konuştu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Tezkereye şöyle bir baktığımızda sanki IŞİD terör örgütü işin perdesi ama Suriye ile nasıl mücadele edeceğiz? Bu anlayışla geldiğini görüyoruz, o açıdan doğru bir tezkere olarak görmüyoruz. Hayır oyu kullanacağız" dedi. HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş dün Başbakan Davutoğlu'yla görüşmesinden sonra konuya ilgili şunları söyledi: "Tezkerede ucu açık ifadelerin olması, özellikle uluslararası askeri güçlerin Türkiye'de ne amaçla, hangi süre zarfında bulunabileceklerine dair açıklıkların olmaması gibi eleştirilerimiz var. Sayın Başbakan, bunun bir savaş tezkeresi olmadığını ifade ediyor. Tezkere, doğrudan PKK'ye karşı savaş ilanıdır, şeklinde belki bu aşamada ifade edilmez. Çünkü daha dün çözüm sürecinin pratikte nasıl ilerleyeceğine dair Bakanlar Kurulu kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı. Asıl referansın o olduğunu düşünüyoruz. Biz yine de ilkesel olarak hiçbir savaş kararına bugüne kadar evet demedik. Bir ilkesel tutum olarak HDP, tezkereye hayır oyu verecek."
Vatan

Demirtaş: Desteğimiz Sürecek... 
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Başbakan Ahmet Davutoğlu'yla Başbakanlık Yeni Bina'da görüştü. Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, HDP Şırnak Milletvekili Selma Irmak ve Başbakanlık Başmüşaviri Ali Sarıkaya'nın da katıldığı basına kapalı görüşme 1,5 saat sürdü. Demirtaş çıkışta gazetecilere açıklamalarda bulundu ve "Son derece önemli ve olumlu bir görüşme olarak tanımlayabiliriz" dedi. Demirtaş, çözüm sürecinin takibi ve koordinasyonu için kurul oluşturulmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararının da olumlu olduğunu belirterek şunları söyledi: "Elbette ki bu perspektife uygun pratik adımların yakın zamanda hayata geçmesi, çözüm süreci açısından, kalıcı barışın bir an önce gerçekleşmesi açısından çok önemlidir. Biz de HDP olarak parlamento içinde, dışında elimizden gelen bütün gayreti göstereceğiz, çözüm sürecinin başarıya ulaşması için desteğimizi sunmaya devam edeceğiz. Hükümet, çözüm sürecinde pratik adım atma konusunda bir karar aldı. Bütün risklerine, bütün gerilimlere rağmen çözüm sürecinin devam ettiği ortada. Komisyonlar sadece HDP'nin isteği doğrultusunda oluşacak komisyonlar değil. Bu komisyonlarda uzmanlar, sivil toplum örgütleri, akademisyenler yer alabilir. Zaten Bakanlar Kurulu Kararı'nda da bu şekilde zikredilmiştir. Pratik uygulama da bir an önce hayata geçmesi gereken önemli bir mevzudur. Demirtaş ile Başbakan Davutoğlu'nun görüşmesinde çözüm sürecinin yanı sıra IŞİD tehditi ve Kobani'de yaşananlar da konuşuldu.
Vatan

Tehdide Tavır Almalıyız... 
TBMM'nin 24. yasama döneminin 5. yasama yılının açılışı nedeniyle TBMM Başkanı Cemil Çiçek tarafından TBMM Şeref Salonunda resepsiyon verildi. Resepsiyon öncesi TBMM Başkanı Çiçek ile Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu Çiçek'in makamına geçti. Yaklaşık 15 dakika süren "mini zirvenin" ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, şunları kaydetti: Her grup kendi kanaatini açıklamakta serbesttir. Yarın (bugün) tezkereyle ilgili gerek hükümetimiz gerek üç grup kanaatlerini tekrar açıklayacak. Ben de cumhurbaşkanı olarak kanaatimi bugün (dün) açıkladım. Doğrusu ben bu tezkereyi destekliyorum. Çünkü BM Genel Kurulu'nda da konuşmayı yaptım, burada içinde olduğumuz bir NATO, öbür taraftan tehdit altında olan bir ülke konumundayız ve bölgede terör örgütlerinin ne durumda olduğunu görüyoruz. Bunlara karşı bir tavrı bizim ortaya koymamız lazım. Şu ana kadar da aramızda yaptığımız çalışmalarla belli bir noktaya zaten gelindi. Parlamentomuz, bu konuda hükümetimizin bu düşünceleri göz önüne alınarak, gönderdiği tezkere göz önüne alınarak bir karar verecektir. Bu karardan sonra da zaten bizim ayrıca bir toplantımız olacak. Toplantı Meclis'in kabul etmesinden sonra olacak. (Süleyman Şah Türbesi konusunda) Bunların hepsi şu anda uydurma şeyler. Şu anda Süleyman Şah Saygı Türbesi'ne yönelik herhangi bir şeyin olması durumunda Türkiye Cumhuriyeti'nin atacağı adım, tavır bellidir.
Akşam

DÜNYA

Berlusconi'den Erdoğan'a Tepki... 
Eski İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi bir zamanlar "yakın dostum" diye tanımladığı Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a tepki gösterdi. Berlusconi Roma'da düzenlenen Antikacılık Bienaline katıldıktan sonra kendisine yönetilen soruları yanıtladı. Forza Italia Partisi'nin lideri Silvio Berlusconi, bir yetkilinin aynı serginin İstanbul'a da götürüleceğini söylemesi üzerine, "İyi. O zaman (Cumhurbaşkanı) Erdoğan'a selam söyleyin" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın laiklikten İslamlaşmaya doğru adımlar attığını savunan Berlusconi, "Hep İtalya'yı eleştiriyoruz, ama Türkiye'den iyiyiz. Bakın Erdoğan Türkiye'yi laiklikten İslam'a doğru itiyor ve ürkütücü geri adımlar atıyor. Bu tehlikeli ve kaygı verici bir ferman. Genç kızlar üniversitelere sadece türban ile gidebilecekler ve makyaj yapamayacaklar" dedi. Berlusconi'nin, bu sözleri Türkiye'de eğitimde yeni düzenlemeleri yanlış anladığını ortaya koydu.
Hürriyet

Koalisyon Vuruyor Işid Saklanıyor... 
Irak Şam İslam Devleti'ne (IŞİD) karşı yürütülen hava operasyonlarına İngiltere ve Avustralya da katıldı. İngiltere önceki gece Irak'ta IŞİD'e ait iki üssü vururken Avustralya keşif uçuşları yaptı. Avustralya Başbakanı Tony Abbott, Irak hükümetinden gerekli taleplerin gelmesi halinde kendilerinin de IŞİD'i vuracaklarını duyurdu. ABD liderliğindeki koalisyon güçleri dün ayrıca IŞİD'in Irak ve Suriye'deki hedeflerine 8 hava saldırısı düzenledi. Koalisyon güçleri Suriye'de IŞİD'in kuşatması altında olan Kobani kentini ilk kez gündüz vurdu. IŞİD'in 2 kilometreye kadar yaklaştığı Kobani çevresine yönelik 5 kez gerçekleştirilen hava saldırılarına dair herhangi bir zayiat bilgisi verilmedi. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SNHR) ise IŞİD'in Kobani'de 7 erkek ile 3 kadının başını kestiğini duyurdu. IŞİD'in Irak'taki unsurlarına düzenlenen operasyonlarda ise 28 militanın öldürüldüğü bildirildi. Çatışmalarda 5 güvenlik gücü de yaşamını yitirdi. İngiliz Telegraph gazetesindeki bir haberde ise ABD ve İngiliz gizli servis elemanlarının IŞİD'e karşı Irak'ta ön safhalarda yer aldığı kaydedildi. Kürtlerle birlikte hareket eden ABD ve İngiliz askerlerin sıcak çatışmalara girmediği sadece koordinasyon ve eğitim verdiği belirtildi. BBC'nin haberine göre de ABD liderliğindeki uluslararası koalisyonun 8 Ağustos'tan bu yana sürdürdüğü hava operasyonlarına karşı IŞİD militanları artık uyum sağlamaya başladı. Haberde Çeçenistan, Afganistan ve Libya'dan dolayı tecrübeli oldukları belirtilen IŞİD militanlarının hava saldırılarına karşı aldıkları önlemler şöyle sıralandı: Artık çok sınırlı şekilde cep telefonu kullanıyorlar. Militanlar eskisi gibi katliamlarını görüntüleyip sosyal medyada paylaşmıyor. Kalabalık konvoylar yerine motosikletlerle geziyorlar. Hedef olacak merkezleri boşaltıyorlar. Sivil halkın arasına saklanıyorlar. Hedef yanıltmak için birçok boş bölgeye kendi üsleri havası veriyorlar.
Sabah

Sisi'den Türk Dizilerine Boykot... 
Mısır'da darbe yaptıktan sonra cumhurbaşkanı olan Abdülfettah Sisi, Türk dizilerine boykot uygulanması yönünde karar aldı. Mısır'da yayın yapan el-Ahram Gate adlı internet sitesinin haberine göre Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın New York'taki BM toplantısında Sisi'yi eleştirmesinin ardından Sisi, Enformasyon Bakanlığı'na Türk dizilerinin yasaklanması yönünde emir verdi. Uydu yayını yapan kanallara yazı gönderildi ve boykot uygulanması istendi. Haberde ayrıca Erdoğan'ın Mısır yönetimine ve halkına saygı duyana kadar Türkiye'ye karşı boykota devam edileceği yazıldı.
Türkiye

Katalanlar da 'Şemsiye Açtı'... 
İspanya Anayasa Mahkemesi'nin, Katalan yerel yönetiminin 9 Kasım'da bağımsızlık referandumu düzenleme planını askıya alması, Katalanları kızdırdı. Önceki gün Barcelona sokaklarını dolduran binlerce Katalan, şiddetli yağmura karşın saatlerce İspanyol yargısı aleyhine sloganlar attı. Katalan Bölgesel Parlamentosu Başkanı Nuria de Gispert, İspanyol yargısından referandumu askıya alma kararını iptal etmesini isteyeceklerini söyledi. Yerel hükümet sözcüsü Francesca Homs da, mahkeme kararının hiçbir şeyi değiştirmediğini, hükümet olarak planlarını sürdürmeye kararlı olduklarını belirtti. Katalonya Özerk Bölgesi'nin lideri Artur Mas, yerel parlamentonun 9 Kasım'da referanduma gitme kararı aldığını duyurmuş, ardından İspanya Başbakanı Mariano Rajoy da, olağanüstü kabine toplantısından sonra televizyondan yaptığı açıklamada, Katalonya'da referanduma gidilmesinin "içerik olarak da, usulen de, anayasaya aykırı olduğunu" söylemişti. Rajoy'un açıklamasından sonra Anayasa Mahkemesi de referandum planını askıya aldığını duyurmuştu. Mahkeme öncelikle referandumunun anayasaya aykırı olup olmadığının inceleneceğini bildirmişti.
Vatan

Diasporaya İsviçre Darbesi... 
Cenevre Kanton Yönetimi'nin, 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddiaları konusunda Cenevre'deki Birleşmiş Milletler (BM) binası bitişiğine anıt yapılması talebini reddettiği iddia edildi. Neue Züricher Zeitung gazetesinin iddiasına göre, Cenevre'deki Ermeni anıtına karsı Türkiye'nin baskısı etkisini gösterdi. Haberde, Kanton yönetiminin, Cenevre Belediyesi'nin BM binası bitişiğindeki Arianna Parkı'na yapılmasını istediği anıt için yeni bir yer araması talebinde bulunduğu kaydedildi. Ermeni iddialarına ilişkin Cenevre'de bir anıt yapılması tartışmasının yedi yıldır devam ettiği anımsatılan haberde, anıtın yapılması için Ermeniler ve Cenevre belediyesine karsı Türkiye ve İsviçre Dışişleri Bakanlığı'nın (EDA) mücadele verdiği ifade edildi.
Akşam

SPOR 

Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, bugünkü Tottenham maçı öncesinde iddialı açıklamalarda bulundu. Hırvat çalıştırıcı, kupada ilerlemek istediklerini söyleyerek, "Tottenham'a saygımız var, ama özgüvenimiz çok yüksek. En iyi sonucu almak için elimizden geleni yapacağız. Rakibimiz karşısında atak bir futbol sergileyeceğiz. Burada zemin de çok iyi. Pas yapmaya elverişli bir ortam olacak" ifadelerini kullandı. Slaven Bilic, "Kadromuz alternatifli. Kendini iyi hissetmeyen bazı oyuncularımız var. Ben de soğuk algınlığından şikayetçiyim. Ligden farklı bir senaryo olacak. Genelde rakiplerimiz geriye yaslanıyor, burada öyle olmayacak. Arsenal'e karşı iyi oynamıştık. İngiltere'de yine bunu devam ettirmeyi planlıyoruz. İlk karşılaşmadaki beraberliği unutturmak istiyoruz. Ben de futbolcularıma bu konuda kesinlikle güveniyorum" dedi. Siyah-beyazlı teknik adam, "İki takım da iyi. Hiçbir sonuç şaşırtıcı olmaz. Rakibimizin beklentisi yüksek. Bizim de kazanmak için şansımız var" şeklinde konuştu. Bilic, "Burada birçok kez oynadım. Buranın benim için özel bir yönü var. Burada West Ham forması ile ilk derbime çıkmış ve 1-0 kazanmıştım" diyerek sözlerini tamamladı. Bu arada Tottenham Teknik Direktörü Mauricio Pochettino, Beşiktaş'ın çok güçlü bir ekip olduğunu belirterek, önemli bir maça çıkacaklarını söyledi. Pochettino, Beşiktaş'ın Türkiye liginde namağlup olduğunu ifade ederek, "Rakibimiz farklı pozisyonlarda çok kaliteli futbolculara sahip bir takım. Arsenal de Şampiyonlar Ligi elemelerinde Beşiktaş'a karşı zorlanmıştı. Kolay bir maç olmayacağı ortada. Biz işimize bakacağız" diye konuştu.
Türkiye

Trabzonspor Teknik Direktörü Halilhodzic, Legia Varşova maçı için çıktığı basın toplantısında konuşmasının büyük bir bölümünü Constant ile kavga ettikleri yolunda çıkan haberlere ayırdı. "Bu konu tamamen yalandır" diyen Boşnak teknik adam, "Vahid Hoca asla yalan söylemez. Size gerçeği anlatayım. Constant'ın geçenlerde bir maçta ilk yarıdaki performansından memnun değildim. 'Hocam benim şu mevkide oynamam daha verimli olur' diye aramızda sohbet geçti. Taktik konularda aldığım kararlarda çok titizimdir. Hatta bir seferinde Drogba'yı değiştirdim. Drogba'yı değiştirmişsem, Constant'ı neden değiştirmeyeyim? Siz her idmanımıza gelseniz, benim oyuncularla kavga ettiğim yorumunu çıkarırsınız. Başka bir ülke medyasında benim Kevin'e tokat attığım bile yazılmış. Zaten Trabzon'da bir şey saklayamayız. Trabzonspor'un içinde ve etrafında o kadar ispiyoncu var ki, bu konuda ünlü şirketleri, KGB'yi bile geçerler. Bir dahaki sefere bana sorun. Hiçbir şeyi saklamayacak ve gizlemeyeceğim" dedi. "Bu ispiyoncuları temizlemeyi düşünüyor musunuz?" sorusuna ise Halilhodzic, "Ben bunun için gelmedim. Kulübün içinde neler olduğundan haberdar olduğunuzu biliyorum. Dünyanın her kulübünde hiçbir şeyi gizli tutamazsınız. PSG'de, Real Madrid'de, Barcelona'da da böyle. Siz de mesleğinizi yapıyorsunuz. Yöneticiler, oyuncular, hocalar arasında arkadaşlarınız var. Benim sevmediğim tek şey, soyunma odasında konuşulan özel şeylerin medyaya sızması. Eleştirilebilirim ama yalanları asla kabul edemem" cevabını verdi. Legia Varşova maçıyla ilgili görüşlerini de açıklayan tecrübeli teknik adam, "Gruptaki en iyi takıma karşı oynayacağız. Bizim için çok zor bir maç olacağını söyleyebilirim. Bu aralar ofansif yönde sıkıntılarımız var. Umarım yakın zamanda bazı oyuncularım üzerlerine daha fazla sorumluluk alır ve bunu düzeltir" dedi. Bosingwa ile Yatabare'yi maç kadrosuna alacağını da ifade eden Halilhodzic, "Oynatır mıyız veya sonradan mı oyuna sokarım bilmiyorum" dedi. Legia Varşova Teknik Direktörü Henning Berg ise, "Trabzonspor iyi ve formda bir takım. Keyişi ve güzel bir maç olacağını tahmin ediyorum. Geçen yıl iki maçta da yenildik ama önceki olaylara takılmamak lazım" dedi.
Türkiye

F.Bahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, dünkü idman sonrasında basın mensuplarıyla sohbet etti. İşte Kartal'ın sözleri: "Türkiye'nin en iyi takımı biziz. Şampiyon olacağız. Tüm verilerde birinciyiz. Bu yıl Diego geldi, kendimize uygun futbol oynamaya çalışıyoruz. Benim ve takımın biraz zamana ihtiyacı var. Bu eleştirileri sanki hak etmiyoruz. Benim yıldızlarla ilgili sorunum yok. Bir şeyler üretiyoruz, her oyuncudan faydalanmak istiyoruz." "Süper Kupa'da karşılaştığımız G.Saray'a karşı son 12 yıldaki en ezici istatistikleri elde ettik. Kuyt, 'Olympiakos ve Roma maçları Şampiyonlar Ligi gibiydi' dedi. Bu çok önemli bir mesaj. Net söylüyorum, yukarıda Allah şahit. Başkan beni bir gün bile 'şu oynasın' diye aramadı. Bazıları bunları konuşup beni yıpratmaya, küçük düşürmeye çalışıyor. Ben seviyemi biliyorum. Biz oynayan bir takımız. Türkiye'de çoğu takım kapandığı için bazı sıkıntılar yaşıyoruz."
Star

Galatasaray Şampiyonlar Ligi'ndeki ikinci karşılaşmasında Arsenal'a konuk oldu. 10'da Telles'in şutu auta çıktı. 22'de Alexis Sancez'in ara pasında topla buluşan Welbeck sol çaprazdan sert vurdu: 1-0. 30'da orta alanda Aslan'ın yaptığı pas hatasında topu bir anda önünde bulan Welbeck, Melo'dan sıyrıldı ve uzak köşeye gönderdi: 2-0. 34'te Pandev, Dzemailei'den gelen topu ceza alanında kontrol edip vurdu, ancak top Szczesny'de kaldı. 41'de Mesut'un pasında Alexis Sanchez ceza alanına girdi, Chedjou'dan sıyrıldı ve farkı 3'e çıkarttı: 3-0. 57'de Chamberlain'in ara pasında Welbeck bu kez sağ çaprazdan şutunu çekti ve skoru 4-0 yaptı. 60'ta kaleci Szczesny, Burak'ı ceza alanında düşürünce kırmızı gördü. Penaltıyı Burak gole çevirdi: 4-1. Dzemaili'nin sert şutu kalecide kaldı. 74'te Sneijder'in şutunda top az farkla yandan auta çıktı. 80'de Burak'ın kafa vuruşu kaleci topa sahip oldu.
Star

Şampiyonlar Ligi'nde gecenin en önemli maçlarından birisi Vicente Calderon'da oynanırken Atletico Madrid, Juventus'u Arda'nın 74'teki golüyle yenerek A Grubu'ndaki ilk galibiyetini aldı. KARŞILIKLI ataklarla başlayan mücadelenin ilk yarısında taraflar gole ulaşamazken soyunma odasına eşitlikle gidildi. 2. yarıya daha istekli başlayan ev sahibi, 774'te sahneye çıkan Arda Turan'ın golüyle öne geçerken kalan dakikalarda skoru koruyarak ilk galibiyetini elde etti. GRUPTAKİ diğer maçta ise Malmö, ilk mücadelesinde Atletico'yu deviren Olympiakos'u Rosenberg'in 42 ve 82'deki golleriyle 2-0 yendi.
Vatan

Filenin Sultanları, 2014 FIVB Bayanlar Dünya Şampiyonası 2. tur ilk maçında ABD'ye 3-1 yenildi. İlk seti 29-27 alan voleybolcularımız güçlü rakibi karşısında ikinci sette savunma ve servislerde sıkıntı yaşadı. Gözde'nin smaçlardan aldığı puanlarla maça ortak olmaya çalışan milliler, basit hatalarla seti 25-19 kaybetti. 3. sete 8-4 üstünlükle başlasak da gerisi gelmedi. 3. seti de 25-23 yitirdik. Ay-Yıldızlılar, son sette ne hücum edebildi ne savunma. Seti 25-15 maçı da 3-1 Amerika aldı. Bundan sonraki maçlarını sıralama için oynayacak kızlarımız bugün 18.00'de Rusya ile karşılaşacak. Maçı NTV Spor yayınlayacak.
Akşam


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme