4 Ekim 2014 Cumartesi

04.10.2014 Genel Gündem

04.10.2014

GÜNDEM

Dink'i Korumak İstanbul Polisinin Göreviydi
AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin 7 yıldır devam eden soruşturma kapsamında önceki gün 'şüpheli' olarak ifadesi alınan eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, Trabzon Emniyet Müdürlüğü olarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nü bilgilendirdiklerini söyledi. Akyürek, Dink'in korunması için gerekli tedbirin İstanbul polisi tarafından alınması gerektiğini savundu. Soruşturma kapsamında avukatı Adnan Şeker ile Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na gelerek İstanbul Terör ve Örgütlü Suçlarla Bürosu Savcısı Yusuf Hakkı Doğan'a ifade veren Akyürek, kimlik tespitinde adres olarak Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanlığı'nı gösterdi. Akyürek, 16 sayfalık ifadesinde sorulara şöyle cevap verdi: "Hrant Dink ilimizde yaşasaydı tedbirlerin tümü konuşulmuş olacaktı. Hrant Dink'e koruma tahsis edecektik. İstanbul İl Emniyet Müdürü olsaydım mutlaka tedbir alırdım. Koruma tedbirlerinin her vatandaşımızın olduğu gibi Hrant Dink için de alınmasına yönelik ilkesince İstanbul tarafından yapılması gerekirdi. İl Emniyet Müdürü Ramazan Akyürek, cinayetle ilgili sunulan raporları o tarihte İstihbarat Daire Başkanlığı'na ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne göndermiştir. Medya ve diğer kaynaklardan Hrant Dink ve azınlıklarla ilgili tehditler artığında da tedbir alınması için 81 ile tamim yapmıştır. Şahısların korunmasına ilişkin benim İstihbarat Daire Başkanı olarak öyle bir görevim yoktur. (TBMM İnsan Hakları Alt Komisyonu'ndaki Hrant Dink cinayeti ile ifadesinde 'Hrant Dink vurulduğuna göre o vurmuştur' sözleri sorulunca) Hrant Dink öldürüldüğünde İstihbarat Daire Başkanıydım. Olayın önemi itibariyle kendi müdürlerim ile toplantı yaptım ve failin bulunması amacıyla neler yapılması gerektiğini konuştuk. 'Aman şu Yasin Hayal'i bulun, orada mıdır değil midir. Hrant Dink vurulduğuna göre o vurmuştur' şeklinde beyanda bulunduğum doğrudur. Çünkü o toplantıda tekrar bilgilerim güncellendi ve bu eylemin Yasin Hayal tarafından yapılabileceğini düşündüm, bundan dolayı ilk önce Yasin Hayal'in bulunmasını istedim. Bana sorduğunuz Ali Fuat Yılmazer o dönemde C Şube Müdürü idi. Esas bu işlerden sorumlu şubenin başında idi. (Yasin Hayal'in Hrant Dink'i vurmaya yönelik bilgileri dönemin Trabzon Valisi Hüseyin Yavuzdemir ve Trabzon İl Jandarma Konutanı Ali Öz ile paylaşıp paylaşmadığı sorusu üzerine) Bu konuda bir bilgi paylaşımı olmadığını düşünüyorum. Ancak burada kasti bir hareketim söz konusu değildir. (Hrant Dink cinayetine ilişkin LOG kayıtlarının silinmesiyle ilgili) Trabzon İstihbarat Şubesi'nin LOG kayıtlarının tutulduğu bilgisayar server'larının daire başkanlığımıza gönderilip gönderilmediğini hatırlamıyorum. Anılan LOG kayıtlarının silinmesi ile ilgili herhangi bir emir vermedim. Ayrıca konu ile ilgili görevlendirilen müfettişlerimiz yani mülkiye müfettişlerimiz ve diğer müfettişlerimiz tüm LOG kayıtlarına raporlarının ekinde yer vermiş olmalıdır. LOG kayıtlarının kimler tarafından silinebileceği konusunda net bir bilgiye sahip değilim."
Hürriyet



Türk Yargıçların Zihniyeti Değişmeli
Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Haşim Kılıç, AYM'nin ifade özgürlüğüne bakışının Avrupa'daki yargı anlayışı ile örtüştüğünü belirterek, "Twitter ve Youtube kararları buna örnektir. Özgürlük alanlarını açtıktan sonra kapatmak zordur. Ben arkadaşlarıma güveniyorum; bizden sonra da AYM'nin görevi özgürlük alanını genişletmek olacaktır" dedi. Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) ve Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) heyetini makamında kabul eden Kılıç, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Kılıç, ifade özgürlüğü konusunda yargıya büyük görevler düştüğünü söyleyerek, şöyle konuştu: "En önemli, birinci derecedeki özgürlük, ifade özgürlüğüdür. Hatta bence aşırı olacak ama yaşam hakkından bile daha fazla değere sahiptir. 2004'te Anayasa'nın 90. Maddesinde yapılan değişiklikle, temel hak ve özgürlükler konusunda yerel hukuk ile imzalanan uluslararası anlaşmalar arasında çatışma olduğunda, uluslararası anlaşmaların esas alınması öngörüldü. Bu bir dönüm noktasıdır, devrim niteliğindedir. Ancak buna rağmen bugün ifade özgürlüğünde sorun yaşanıyorsa bu maddenin uygulamaya geçirilememesinden kaynaklanıyor. Bu konuda en büyük görev yargıya düşüyor. Sıkıntının temel kaynaklarından birisi, temel haklar konusunda davalara bakan yargı mensuplarının bu algıya sahip olmaması." Kılıç, Türkiye'deki yargı mensuplarının Avrupa standartlarını içselleştiremediğini belirterek, şöyle devam etti: "Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ile Türk yargısı arasında ciddi anlayış farklılığı çıkıyor. Avrupa hukuku, ifade özgürlüğünün sınırlarını çok şok edici, rahatsız edici, huzur kaçırıcı ifadeleri de kapsayacak şekilde çizer. Sıkıntı son tahlilde bu davaların Türkiye'de bu anlayışı içselleştirememiş yargı mensuplarının önüne gelmesiyle çıkıyor. Avrupa Konseyi ile Türk hakim ve avukatların Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları konusunda bilgilendirilmesi için 3 yıllık bir projeye başlıyoruz. Yargı mensupları konusunda dile getirdiğim sorunun böyle çözüleceğini ümit ediyorum." Kılıç, AYM'nin ifade özgürlüğüne bakışının AİHM ile benzerlik gösterdiğini vurgulayarak, şunları dile getirdi: "2010 anayasa değişikliği ile AYM'ye bireysel başvuru hakkı tanınması bir şanstır. Çünkü AYM'nin ifade özgürlüğü meselesine bakışı tam da AİHS ile AİHM'nin bakışıyla örtüşüyor. Twitter ve Youtube kararları buna örnektir. Özgürlük alanlarını açtıktan sonra kapatmak zordur. Ben arkadaşlarıma güveniyorum; bizden sonra da AYM'nin görevi özgürlük alanını genişletmek olacaktır. Beni endişelendiren konu, Türkiye'de giderek artan kin ve nefret söylemi. Bu iklimin oluşmasında siyaset kurumlarının sorumluluğu var. Bu sorunun siyasi tansiyonun düşmesiyle azalacağını tahmin ediyorum. Bu ortamda oluşan korku iklimi gazetecileri de etkiliyor. Temel hak ve özgürlükler konusunda mücadele gerekir. Gazeteciler direnmeli, pes etmemeli."
Milliyet

Abd'de Yurt Açtı Sırada Avrupa Var
TÜRGEV'in eğitim alanında ABD'de yaptığı çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. ABD'de lisans, lisansüstü ve dil eğitimi için gidecek öğrenciler ve araştırmacıların kalacak yer sorununa çare olacak çalışma Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı'dan (TÜRGEV) geldi. Geçtiğimiz haziran ayında ABD'de kurumsal anlamdaki resmi işlemleri tamamlanan yurtlara 45 öğrenci yerleştirildi. TÜRGEV Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Arzu Akalın proje ile ilgili AKŞAM'a konuştu. Vakfın önümüzdeki dönemde İngiltere merkezli bir yapılanmaya gideceğinin müjdesini veren Akalın, "Yakın bir zamanda Londra'da, Viyana ve Almanya'da çalışmalarımız olacak. Ben özellikle Almanya'yı çok önemsiyorum. Bu çalışmayı hızlı bir şekilde hayata geçirmek istiyoruz" dedi. ABD'deki projenin zihinsel çalışmasının yaklaşık bir yıldır sürdüğünü ifade eden Akalın şunları söyledi: "Kardeş vakıf olan Ensar Vakfı ile ortak yürüttüğümüz bir proje bu. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan New York'taki Birleşmiş Milletler toplantısına katılmak için gelmişti. Burada iş dünyasının da katıldığı bir yemekte buluşma gerçekleşti. Amacımızı ve yaptıklarımızı anlattık. Dikkatimi çeken büyük bir bölümünün de benzer yollardan geçtikleri oldu. Şu anda New Yok ile New Jersey'de faaliyete geçen yurtlarımızda 45 öğrenciyi barındırıyoruz. İlerleyen zamanlarda ABD'nin değişik noktalarında da hayata geçirmek istediğimiz yurtlar olacak."
Akşam

EKONOMİ

Gram Altın 87, 7850-87, 8519                            
ABD Doları 2, 2929-2, 2938/  Euro 2, 8688-2, 8710/ İngiliz Sterlini 3, 6601-3, 6641    

Hafif Ticari Araç Satışı Eylülde Sektörü Sırtladı
Geçtiğimiz ay otomobil ve hafif ticari araç pazarındaki daralma yılın diğer dönemlerine göre hız kesiti. Otomobil ve hafif ticari araç pazarı, 2014 Eylül ayında yüzde 2 azaldı. Bu dönemde otomobil pazarı yüzde 7 küçülürken, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 15 büyüdü. Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı ise 2014 yılı Ocak-Eylül döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 19,25 azaldı. Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD), 2014 Eylül ayı Otomobil ve Hafif Ticari Araç Pazarı verilerini göre Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı 2014 yılı Ocak-Eylül döneminde 473 bin 498 adet olarak gerçekleşti. 2013 yılı ilk dokuz ayında bu rakam 586 bin 345 adet olarak gerçekleşmişti. Otomobil satışları 2014 yılı Ocak-Eylül döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 18,92 azalarak 366 bin 768 adete geriledi. Hafif ticari araç pazarı ise 2014 yılı ilk dokuz ayında geçen yıla göre yüzde 20,35 oranında azalarak 106 bin 730 adete geriledi. Geçen yıl 133 bin 991 adet satış 2014 yılı ilk dokuz ayında, 85kW altı 20 adet, 121kW üstü ise 3 adet elektrikli otomobil satışı gerçekleşti. Bu yılın ilk dokuz ayında, dizel otomobil satışlarının payı yüzde 62,51'e, otomatik şanzımanlı otomobillerin payı ise yüzde 45,98'e yükseldi. ODD değerlendirmesinde Otomobil ve hafif ticari araç pazarı, 2014 yılı ilk çeyreğinde yüzde 24,46, ikinci çeyreğinde yüzde 25,12 ve üçüncü çeyreğinde yüzde 8,78 daraldığı vurgulanarak ilk dokuz ayda kur ve faiz oranlarındaki yükselişlerin, otomobil ÖTV oranlarındaki artışın, BDDK'nın kredi işlemlerine yönelik getirdiği sınırlamaların, büyümede ivme kaybının, özel sektör tüketim ve yatırımlarındaki zayıflığın otomobil ve hafif ticari araç pazarında yüzde 19,25'lik daralmaya yol açtığı belirtildi.
Türkiye

Dolar 2.30 Tl'yi Aştı Fitch Moral Bozmadı
Dolar, Türkiye'nin kredi notuna ilişkin kaygılarla dün 2.3064 TL'ye kadar yükseldi. Önceki gün Avrupa Merkez Bankası'nın açıklamalarının euro'ya destek vermesiyle doların yurtdışı piyasalarda gerilemesi içeriye de yansımış, dolar 2.26 TL'ye kadar gerilemişti. Dün ise piyasalar güne sakin başladı. Arife günü nedeniyle Türkiye piyasaları yarım gün açık kaldı. Bayram öncesi piyasaların veri gündemi ise oldukça yoğundu. Güne beklentilerin altında gelen enflasyon verisiyle başlayan ve buna olumlu tepki veren piyasalarda, tahvil faizleri geriledi. Dolar ise 2.26-2.27 TL aralığında işlem gördü Ancak, öğleden sonra ABD'de tarım dışı istihdam verisi ile dolarda tansiyon arttı ve 2.30 TL'yi aştı. ABD'de tarım dışı istihdam eylül ayında beklentilerin oldukça üzerinde 248 bin artarken, işsizlik oranı yüzde 5.9 ile son 6 yılın en düşük seviyesine geriledi. Tarım dışı istihdamın 215 bin artması bekleniyordu. Piyasalar, bu veriyi ABD Merkez Bankası'nın (FED) faizleri beklenenden erken artırıp artırmayacağına yönelik ipucu vermesi nedeniyle önem veriyor. Analistlere göre, bu veri ABD'de işgücü piyasasının güçlendiğini gösteriyor ve FED faiz artırımına beklenenden önce başlayabilir. Bu veri öncesi özellikle gelişmekte olan ülke piyasalarından çıkış olduğuna dikkati çeken bir bankacı, Türkiye özelinde ise Fitch'in yanı sıra Suriye'ye yönelik kaygılar da bulunduğunu söyledi. Öte yandan, piyasalar için önemli bir diğer konuda kredi derecelendirme kuruluşu Fitch'in piyasalar kapandıktan sonra açıklayacağı Türkiye ile değerlendirmeydi. Fitch, ABD piyasaları kapandıktan sonra yaptığı açıklamada Türkiye'nin kredi notunu BBB-'de teyit etti. Not görünümünü durağanda bıraktı. Açıklamada, "Ekonomi dengelenme noktasında güçlü sinyaller vermeye devam ediyor" denildi. Enflasyondaki düşüşün etkisiyle 13 Temmuz 2016 itfalı iki yıllık gösterge tahvilin faizi yüzde 9.67'ye, 24 Temmuz 2024 itfalı 10 yıllık gösterge tahvilin faizi ise yüzde 9.64'e kadar geriledi. Öte yandan, önceki gün 74 bin seviyelerindeki kritik desteğini aşağı kıran BIST endeksi ise bayram öncesi tekrar yükseldi. Yarım seanslık işlem gününde borsada, dar bir işlem hacmi gerçekleşti. Endeks günü yüzde 0.71 primle 74.384 puandan tamamladı.
Milliyet

Rüzgar Doğalgaz İthalatını 1 Milyar Dolar Azaltacak
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız "Bu sene ürettiğimiz rüzgar enerjisi, yine bu yılki ürettiğimiz toplam enerjinin yüzde 10'u. Bu şu demek; İçinde bulunduğumuz yılın sonuna kadar rüzgar santrallerinden elde ettiğimiz elektrik, 1 milyar dolar daha az doğalgaz ithal etmemize sebep olacak" dedi. Yıldız, Kayseri Valiliği'nin düzenlediği bayramlaşma programı öncesi gazetecilere yaptığı açıklamada, yerli ve yenilenebilir kaynaklara çok fazla dikkat edilmesi ve üzerinde yoğunlaşılması gerektiğini belirtti. Türkiye'nin su, rüzgar, güneş ve jeotermal gibi kaynaklarının arttığına, enerji sektöründe sadece eylül ayında 350 milyon dolarlık yatırım yapıldığına dikkati çeken Bakan Taner Yıldız, şunları kaydetti: "İrili ufaklı bin 64 santrale ulaştık. O yüzden herhangi bir sıkıntı öngörmüyoruz. Ukrayna krizinin çözülmüş olmasıyla beraber bu bizi daha da iyi bir neticeye ulaştırmış olacak. Bu sene ürettiğimiz rüzgar enerjisi, yine bu yılki ürettiğimiz toplam enerjinin yüzde 10'u. Bu şu demek; içinde bulunduğumuz yılın sonuna kadar rüzgar santrallerinden elde ettiğimiz elektrik, 1 milyar dolar daha az doğalgaz ithal etmemize sebep olacak."
Star

Kredide 250 Tl'lik Dosya Masrafı 50tl'ye İndi
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) "Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliği" Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre bankalar aralarında hesap işletim ücreti, havale ücreti, kredi kartları için yıllık üyelik ücretinin de bulunduğu toplam 20 kalem ürün ve hizmetin dışında kalan hizmetler için ücret talep edemeyecek. Sınıflandırmada yer almayan, yeni bir ürün veya hizmet grubunun belirlenmesi veya yeni bir ücret kaleminin oluşturulabilmesi için ilgili kuruluş tarafından BDDK'dan izin alınması gerekecek. BDDK, gerekli gördüğü hallerde 20 kalemi kapsayan listeyi değiştirebilecek. Bir takvim yılı içinde ücretlerde, Türkiye İstatistik Kurumu'nca bir önceki yıl sonu itibariyle açıklanan yıllık tüketici fiyatları endeksi artış oranının yüzde 20'si ve üzerinde artış yapılabilmesi için finansal tüketiciden onay alınması, bunun altında artış öngören değişikliklerin ise finansal tüketiciye en az 30 gün önce yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı yoluyla veya kaydı tutulan telefon vasıtasıyla bildirilmesi zorunlu olacak. Finansal tüketicilere kullandırılacak krediler için kredi ihtiyacının karşılanmasına olanak sağlayan sistemin işletilmesi ve operasyonel süreçlerin yönetilmesi amacıyla alınan tahsis ücreti dışında, istihbarat ücreti, kredi işlem fişi ücreti, ödeme planı değiştirme ücreti, değişken taksitli ödeme planı ücreti gibi her ne ad altında olursa olsun başkaca bir ücret alınamayacak. Yeni yönetmeliğe göre kredi tahsis ücreti, kullandırılan kredi anaparasının binde 5'ini geçemeyecek. BDDK, gerekli gördüğü hallerde bu sınırı artırmaya ve azaltmaya yetkili olacak. Kredili mevduat hesaplarından kullandırılan krediler ile kredi kartlarından yapılan taksitli nakit avans işlemleri için ücret tahsil edilemeyecek.
Vatan

Yavuz'un Tepesinden Köprüler Görünüyor
Yapımına geçen yıl başlanan 3. Köprü ve Kuzey Marmara Otoyolu projesinde çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Toplam uzunluğu 320 metreye ulaşacak olan köprü ayaklarının yükselişi devam ediyor. ICA'nın hayata geçirdiği 3. Boğaz Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu Projesi'nde köprü kulelerinin yapımının son dönemecine girildi. 322 metre olacak olan köprü kulelerinde yükseklik 300 metreye ulaştı. Avrupa Yakası Köprü Kule şefi, köprünün hem statik hem de estetik açıdan farklı bir yapıya sahip olduğuna dikkat çekerek, çalışmalarda gelinen aşamayı anlattı. Bulunduğumuz bu yükseklikten Boğaz köprüsünü ve Fatih Sultan Mehmet köprüsü'nü görmek bize ayrı bir gurur ve keyif veriyor. 300 metreye ulaşmamızla birlikte kulelerdeki son döşeme betonlarını 1 ay içerisinde bitireceğiz. Yüksekliği 4.6 metre olacak bu son betonarme ile toplam betonarme yüksekliği 304.6 metreye ulaşacak. Bu döşemenin üzerine ANA HALAT kablolarının yerleşeceği kule semerleri yerleştirilecek. Bu arada 266 kotundan başlayan kule ara bağlantılarının çalışmaları yapılacak" ifadesini kullandı.
Akşam

Enflasyon 5 Ay Sonra Yüzde 9'un Altına İndi
Eylül ayı enflasyonu beklentilerin altında çıkarak 5 ay sonra yüzde 9'un altına indi ve altı ayın en düşüğünde gerçekleşti. Eylül'de TÜ- FE yüzde 0,14 yıllık TÜFE yüzde 8,86 oldu. ÜFE Eylül'de yüzde 0,85 yıllık ÜFE ise yüzde 9,84 olarak gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) eylül ayına ilişkin TÜFE ve Yİ-ÜFE verilerini açıkladı. Eylülde Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yüzde 0,14, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 0,85 arttı. Yıllık enflasyon ise tüketici fiyatlarında yüzde 8,86, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 9,84 oldu. Özel Kapsamlı TÜFE göstergelerinden "H" eylülde yıllık olarak yüzde 9.95, "İ" % 9.25 arttı. Ana harcama grupları itibarıyla 2014 yılı Eylül ayında lokanta ve otellerde yüzde 1,21, çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 0,72, konutta yüzde 0,49, sağlıkta yüzde 0,42 artış gerçekleşti. Aylık en fazla düşüş gösteren grup yüzde 2,44 ile giyim ve ayakkabı oldu. Ana harcama grupları itibariyle 2014 yılı Eylül ayında endekste yer alan gruplardan alkollü içecekler ve tütünde yüzde 1,12, haberleşmede yüzde 0,05 düşüş oldu. Tüketici fiyatları bazında Eylülde en yüksek fiyat artışı görülen ürün, yüzde 12,61 ile yeşil soğan oldu. Yeşil soğanı, fiyatı yüzde 11,06 artan fındık içi ve fiyatı yüzde 11,05 artan marul izledi. Eylül'de fiyatı en çok artış gösteren diğer ürünler arasında yüzde 10,58 ile tramvay ücreti, yüzde 10,10 ile patlıcan, yüzde 9,73 ile özel üniversite ücreti, yüzde 8,03 ile çocuk eşofmanı, yüzde 7,81 ile okul çantası, yüzde 7,25 ile yumurta, yüzde 6,87 ile yurtdışı bir hafta ve daha fazla süreli turlar, yüzde 5,05 ile kuru kayısı yer aldığı görüldü. Geçen ay fiyatı düşen ürünlerin başında ise limon geldi. Eylül'de limonun fiyatı yüzde 32,41 düşerken, bu ürünü fiyatı yüzde 11,19 düşen balık ile fiyatı yüzde 10,30 azalan elma izledi. Eylülde üzüm fiyatı yüzde 8,40, erkek tişörtü yüzde 5,53, kuru fasulye yüzde 4,29, salatalık fiyatı yüzde 4,01 azaldı.
Akşam

DÜNYA

Kobani'de Sokak Savaşı
SURİYE'de Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) militanları, PKK'nın Suriye'deki uzantısı Demokratik Birlik Partisi (PYD- Demokratik Birlik Partisi) kontrolündeki Kobani ilçesinin dış mahallelerinde ilerlerken, PYD'nin silahlı kanadı YPG (Halk Savunma Birlikleri) güçleri ise yoğun bombardımanın ardından dün kent merkezine çekildi. YPG güçleri IŞİD militanlarıyla sokak savaşı için pozisyon aldı. İngiliz haber ajansı Reuters'a dün konuşan Kobani'deki YPG güçlerinin komutanı İsmet el Şeyh, kendi güçleriyle IŞİD militanları arasındaki mesafenin artık 1 kilometreden daha az olduğunu söyledi. Reuters'ın telefonla ulaştığı El Şeyh, "Küçük, kuşatılmış bir alandayız. Hiçbir takviye ulaşmadı. Sınırlar da kapalı. Benim beklentim, katliam ve yıkım. Tanklar, toplar, roketler ve havanlarla bombardıman var" dedi. Kobani'ye batıdan da saldırı düzenleyen terör örgütü IŞİD, kentin baz istasyonu kulesinin kontrolünü de ele geçirdiğini ileri sürdü. Şehrin batısındaki stratejik Zorava Tepesi önceki gün IŞİD'in eline geçmişti. Amerikan yayın kuruluşu CNN'e konuşan YPG'li Alan Minbic adlı bir savaşçı, IŞİD'in kentin güneybatı köşesini kontrol altında tuttuğunu söyledi. Kentin doğusunda bir IŞİD tankını imha ettiklerini söyleyen Minbic, YPG milislerinin örgütün daha fazla ilerlemesini keskin nişancılarla durdurmaya çalıştıklarını belirtti. IŞİD güçleri kent merkezini de yoğun olarak bombalıyor. Havan ve top mermilerinin isabet ettiği hedeflerden yükselen ve Kobani'nin üzerini kaplayan dumanlar Türkiye tarafından da görülüyor. Kentte bulunan az sayıdaki sivil de Mürşitpınar Sınır Kapısı'nın karşısında bulunan mahallede toplandı. Bu insanlar IŞİD'in şehri işgali halinde Türkiye'ye sığınmayı planlıyor.
Hürriyet

Hong Kong İsyancılarına Karşı Çin Mayfası Devrede
Çin'in otonom bölgesi Hong Kong'da, Pekin yönetiminin 2017'de yapılacak başkanlık seçiminde aday tercihlerine müdahale etmemesini ve seçimlere kısıtlama getirmemesini talep eden göstericilerin eylemleri 6'ncı gününü geride bırakırken, rejim yanlısı gruplar, protestoculara saldırdı. Hong Kong'un Mon Kok semtinde yüzlerce kişilik gruplar eylemcilerin barikatlarını ve çadırlarını kaldırmaya çalıştı. Olaylarda 37 kişi yaralandı. Aktivistler, saldırganların büyük kısmının Mon Kok bölgesinde örgütlü 'Triad' olarak adlandırılan Çin mafyasının üyeleri olduğunu ifade etti. Saldırı Hong Kong Öğrenci Federasyonu, Pekin hükümetinin atadığı Hong Kong yönetiminin başkanı Leung Chun-ying ile yapacakları görüşmeyi iptal etti. Göstericiler, Hong Kong'un lideri Leung Chunying'in kendileriyle görüşmesini ve ayrıca istifasını talep etmiş, aksi halde hükümet binalarına gireceklerini ve gösterilerin daha da büyüyeceği tehdidinde bulunmuştu. Chun-ying, istifa etmeyeceğini ancak yönetimin göstericilerle konuşmaya hazır olduğunu açıklamıştı. Hong Kong, "tek ülke, iki sistem" anlayışıyla yönetiliyor. Bu yönetim şekli, Çin'in diğer bölgelerinin aksine Hong Kong'a özerklik tanıyor ve bazı özgürlükler veriyor.
Hürriyet

21 Üyeli Kabinede 2 Türk Bakan Var
İsveç'te 14 Eylül'de yapılan seçimde birinci parti olan Sosyal Demokrat Parti'nin lideri Stefan Löfven, Yeşiller ve Çevre Partisi ile azınlık hükümeti kurdu. Parlamentoda düzenlenen programda, yaklaşık bir saat hükümetin programını okuyan Löfven, daha sonra kabine üyelerini açıkladı. 21 üyeli kabinede Yeşiller ve Çevre Partisi'ne 5 bakanlık verilirken Türk kökenli Mehmet Kaplan, Şehircilik ve İskan Bakanı oldu. 1971 Gaziantep doğumlu olan Mehmet Kaplan, 2010 yılında Gazze'ye yardım filosuna katılmış ve İsrail'de tutuklanarak serbest bırakılmıştı. Yeşiller ve Çevre Partisi'nden iki dönem milletvekilliği yapan Kaplan, bu dönem partisinin Stockholm Belediye Başkanlığı için yarışmış ancak kazanamamıştı. Kabinedeki ikinci Türk ise enerji bakanlığı görevini üstlenen Mardinli İbrahim Baylan oldu. Sosyal Demokrat Parti üyesi olan Baylan, Süryani kökenli.
Türkiye

Abd, Nükleer Başlıklarını Saklıyor
ABD'nin, gelecek yıl imha edilmesi planlanan eski nükleer başlıklarını saklama kararı aldığı belirtildi. Gerekçe olarak ise, gelecekte yaşanabilecek asteroit tehdidine karşı bu nükleer bombaların kullanılması gösterildi. Nükleer cephanelikten sorumlu Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi (NNSA) tarafından hazırlanan en son raporda, 2015 yılında sökülerek imha edilmesi planlanan bazı eski nükleer başlıkların, saklanacağı belirtildi. Washington Post'un haberine göre, NNSA 'yeri dolduralamayacak ulusal varlıkların, Dünya'yı tehdit edebilecek asteroitlere karşı gezegenin savunmasında kullanılabileceğini ve hükümetin üst seviyelerinde bu konunun değerlendirilmesi gerektiği" ifade edildi.
Star

Alman Bakandan Şaşırtıcı Öneri
Alman Federal İçişleri Bakanı Thomas de Maizere, Almanya'dan savaşmak üzere Irak ya da Suriye'ye gitmek isteyen, şiddet yanlısı İslamcıların kimlikleri ellerinden alınarak yedek bir kağıt verilmek suretiyle gidişlerinin engellenebileceğini söyledi. Daha önce Federal koalisyon hükümetinin Hristiyan demokrat ortaklarından kimlik üzerine bir işaret konulması teklifi gelmişti. De Maiziere, ayrıca çifte vatandaşlığı olanların ise savaş bölgelerine gitmelerini engellemek için Alman vatandaşlıklarının geri alınabileceğini, bu konuyu önümüzdeki hafta Federal Adalet Bakanı Heiko Maas'la görüşeceğini belirtti. Bakanlığın bildirdiğine göre şimdiye kadar Suriye ve Irak'a savaşmak üzere gidenlerin sayısı 450'yi buldu.
Star

POLİTİKA

'Finans Kaynağı Petrol Kaçakçılığı'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Dış İlişkilerden Sorumlu Başdanışmanı Murat Özçelik tarafından hazırlanan, "IŞİD ve Tezkere" başlıklı broşürde, IŞİD'in Türkiye'deki hedef kitlesinin, "alt gelir grupları", "dini duygusallığı yüksek ancak bilgi anlamında zayıf kesimler" ile "suça bulaşmış gençler"den oluştuğu belirtildi. Özçelik tarafından hazırlanan 16 sayfalık, "IŞİD ve Tezkere" başlıklı broşürde, CHP'nin IŞİD'i desteklemesinin söz konusu olmadığı, tezkere tartışmaları sırasında CHP'yi IŞİD yanlısı gösterme çabalarının karşılığı bulunmadığı belirtildi. Broşürde, "Hükümetin IŞİD'i yok etme hedefi yerine ülkemizi çok daha büyük tehlikelere sokacak maceralar peşinde olduğunun anlaşılması, CHP'nin tezkereye karşı olmasının tek nedenidir. Bu hükümetin evlatlarımızı sonu belli olmayan maceralara sürüklemeye hakkı yoktur" denildi. Broşürde IŞİD'in Türkiye'deki hedef kitlesinin, "alt gelir grupları", "dini duygusallığı yüksek ancak bilgi anlamında zayıf kesimler" ile "suça bulaşmış gençler"den oluştuğu belirtilirken, "Dernekler ve sosyal medya üzerinden organize olan aşırı Selefi gruplar, evlilik ve finansal destek vaatleri ile dini bilgileri sağlam olmayan, yönlendirilmeye açık gençleri kolaylıkla kandırabilmektedir. Örgütün Türkiye'deki en önemli avantajı iktidarın ve çevresinin örgüte karşı kapsamlı bir propaganda ve kınama faaliyetinde bulunmamasıdır" denildi. IŞİD'in Avrupa'da ise daha çok kimlik bunalımı yaşayan gençleri yönlendirdiği belirtildi. IŞİD'in finansal kaynakları, "petrol kaçakçılığı", "adam kaçırma", "vergiler" ve "dış yardımlar" olarak sıralandı. Buna göre IŞİD'in petrol kaçakçılığından günde ortalama 2 milyon dolarlık bir gelir elde ettiği, petrolün büyük bir bölümünü Şam'a sattığı, bir kısmını ise Türkiye, Lübnan ve İran üzerinden sattığı belirtildi. Varil fiyatı 90 dolar olan petrolün IŞİD tarafından 25 dolara satıldığı, Suudi, Kuveytli ve Katarlı zenginlerin örgüte parasal kaynak sağladığı, örgütün Musul Merkez Bankası'ndaki 450 milyon dolara da el koyduğu ifade edildi. IŞİD karşıtı koalisyonun dinamikleri hakkında da bilgi verilirken, "Burada Suriye muhalefetinin aşırı zayıf ve bölünmüş olması endişe oluşturmaktadır. Üstelik hava saldırıları ile senkronize bir şekilde mücadeleyi yürütme konusunda ne kadar başarılı olabilecekleri de tartışmalıdır. Muhalefetin zayıflığı, Suriye'de işbirliği yapacak adres olarak PYD'yi ön plana çıkarmıştır" denildi. Broşürde, şu tespit ve önerilerde de bulunuldu: "Türkiye, eğer tampon bölge oluşturmakta ısrar ederse, bunu tek başına yapmak yerine NATO çerçevesinde gerçekleştirmeye çalışmalıdır. Bu sayede bölgenin saldırıya maruz kalması sınırlanacağı gibi askeri ve ekonomik yükü de paylaşmış olur. Güvenli bölge için de diğer NATO üyelerinin desteği alınmalıdır. Türkiye, IŞİD ile mücadeleyi sadece toprakları dışında bir mücadele olarak görmemeli ülke içerisinde de polisiye önlemleri artırmalıdır. IŞİD hücrelerine operasyonlar yapmalı, eleman devşirme adına kullandığı yolları kapatmalıdır. Türkiye, petrol kaçakçılığı, illegal sınır geçişleri, IŞİD destekçilerinin ülke içindeki rahat hareketleri gibi hususları engelleme adına net bir irade ortaya koymalı ve bunları önlemek için atacağı adımları uluslararası kamuoyuna açık bir şekilde anlatabilmelidir.
Milliyet

'Yalnız Değilsiniz'
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel'den sonra Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dan da Süleyman Şah Saygı Karakolu personeline yönelik, "Yanınızdayız" mesajı geldi. Erdoğan, Süleyman Şah Saygı Karakolu'nda bekleyen askerlere hitaben yayımladığı mesajında özetle şunları dedi: "Türkiye'nin dışardaki tek vatan toprağını ve dalgalanan bayrağını korumak için ailenizden uzak ve çok büyük bir fedakarlık içinde yürüttüğünüz mübarek vazifenizden dolayı hepinizi yürekten tebrik ediyor, başarılar diliyorum. Süleyman Şah Saygı Karakolu'nda yalnız olmadığınızı, milletin bizzat kendisinin ve hayır dualarının her an sizlerle birlikte olduğunu bir kez daha teyit etmek isterim. Yine bilmenizi isterim ki, gerektiğinde, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz tereddüt etmeden ve bir an bile gecikmeden yanıbaşınızda olacaktır. Osmanlı Cihan Devleti'nin Kurucusu Osman Bey'in Dedesi Merhum Süleyman Şah'ın manevi huzurunda, Karakol'umuzda vazife yapan tüm personelimizin ve ailelerinin Bayramını tekrar kutluyor; hepinize şükranlarımı sunuyorum." Erdoğan, bayram nedeniyle sabah saatlerinde yayımlanan mesajında da şöyle dedi: "Bölgemizdeki hiç bir ülkenin, topraklarında da gözümüz yok. Ancak, bölge krizlerle çalkalanırken, kan ve gözyaşı sel olup akarken, masum çocuklar, kadınlar, masum insanlar toplu halde öldürülürken; milyonlarca insan, toprağından tehcir edilirken, bunlara seyirci kalabilmemiz mümkün değildir. Tarihimiz, ecdadımız ve aziz şehitlerimiz, millet olarak bizlere böyle bir mesuliyet, böyle bir miras bırakmıştır." Erdoğan, çözüm süreci konusunda da "Milletimizin kardeşliğini ve birliğini pekiştirecek olan Çözüm Süreci, karanlık ellerin sabotaj girişimlerine rağmen sabırla ilerliyor" dedi.
Vatan


SPOR

Trabzonspor, Onur Kıvrak'tan gelen '6 ay sahalardan uzak kalacak' haberiyle sarsıldı. Avrupa Ligi'ndeki Legia Varşova karşılaşmasının 65. dakikasında sakatlanan ve sahayı sedyeyle terk eden milli kalecinin çekilen MR sonucunda sol diz ön çapraz bağlarında kopma tespit edildi. Kulüp doktoru Hakan Bozdoğan tarafından yapılan tetkiklerde Onur'un ameliyat olması gerektiği ve 6 ay sahalardan uzak kalacağı açıklandı. 2010-2011 sezonunda da sağ diz ön çapraz bağlarından sakatlanan Onur, tam bir sezon sahalardan uzak kalmıştı. Onur, sadece lig maçlarında değil, artık '1 numara'sı olduğu A Milli Takım'ın oynayacağı Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerindeki Çek Cumhuriyeti, Letonya ve Kazakistan maçlarında da oynayamayacak.
Hürriyet

G.Saray'ın hocası Prandelli, kulüp sitesine önemli açıklamalar yaptı. İtalyan hoca, "Arsenal maçı sonrası medyada çıkan ve bir virüs gibi yayılan bazı tehlikeli haberler nedeniyle konuşmam zorunlu hale geldi. Örnek sporcu gördüğüm Selçuk İnan'ın kadroda olmayışının nedenlerini açıkça anlattım. Ancak bir site 'Oynamama talebi Selçuk'tan geldi. Bana geldi yorgunum dedi' diye bir ifade kullanmışım gibi haber yaptı" diyerek şöyle devam etti: "Selçuk yorumlara cevap verdi. Selçuk'un sözleri sanki bana cevapmış gibi yansıtıldı. İfadelerimizin çelişkili olduğu ve aramızda bir sorun varmış gibi aksettirildi. Benim Selçuk'u kafamda sildiğim gibi senaryolar yazıldı. Taraftar, kimlerin ne amaçla haraket ettiğini görüyor. Şunun da altını çizmek isterim, medya eğer bir skandal arıyorsa çarşamba akşamı Londra'da maç yapan bir takımın, cumartesi günü Kayseri'de sahaya çıkacak olmasıyla ilgilenebilir!" "İstifa edecek haberleriyle ilgili şunu söylemek istiyorum. Hiçbir yere gitmiyorum! Şampiyonluk için, 4. yıldızı formamıza işlemek için şevkimi, çalışma, kazanma arzumu hiç kaybetmedim ve işimin başındayım. Ben, ekibim ve futbolcularım sonuçları düzeltmek için var güçleriyle çalışmaya devam edecektir. Geldiğimde G.Saray'ın gücünün bir olmaktan geldiği söylenmişti. Camiamızın ve taraftarlarımızın bu birlik için destek vereceğinden zerre şüphem yok."
Star

G.Saray'da 25 Ekim'de yapılacak başkanlık seçim Ünal Aysal-Adnan Polat düellosu olarak gösteriliyor. Peki bu doğru mu? Yarsuvat Aysal'ın, Yalman Polat'ın desteğinde. Ancak rakamlar ne diyor? İşte bunun yanıtı: Ünal Aysal, 2 seçim geçirdi. Bu dönemde çalıştığı 5 yönetici Abdürrahim Albayrak, Ebru Köksal, Dursun Aydın Özbek, Mete İkiz, Mehmet İpekdokuyan, Duygun Yarsuvat'ın da listesinde. Yine 2 kez seçim geçiren ve ekip kuran Adnan Polat'ın yönetim kurulundan Çelebi ve Taner Aşkın var. Duygun Yarsuvat'ın ekibinde Disiplin Kurulu'nda 7'si son yönetimden olmak üzere 8 üye Ünal Aysal zamanından. Sicil Kurulu'nda ise 7 üye aynı. Yani iki kurulun 22 üyesinin 15'i Aysal'la çalışan isimler. Alp Yalman'ın ekibinde ise Adnan Polat'la çalışan 3 Disiplin, 2 Sicil Kurulu üyesi var. İki adaydan Denetim Kurulu'nda Polat zamından Yalman'ın ekibine giren bir isim yok. Duygun Yarsuvat'ın ekibinde ise sadece Can Özatay bulunuyor. Genele gelince 15 yönetim, 6 Denetleme, 12 Disiplin, 10 Sicil Kurulu üyesinden Aysal ile çalışan 21 kişi Yarsuvat, Polat'la mesai yapan 7 isim Yalman yönetiminde. Yarsuvat'ın Disiplin Kurulu'ndaki üyesi Celal Emon, iki isimle çalıştı.
Akşam

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme