5 Ekim 2014 Pazar

05.10.2014 Genel Gündem

05.10.2014

GÜNDEM
  
Çatıdan Atlayan Keçi Heval'e Ölüm Getirdi
Akıllara durgunluk veren olay, Diyarbakır'ın merkez Yenişehir ilçesinde meydana geldi. Sokak üzerindeki Arzum Yapı Kooperatifi B Blok'taki 5 katlı apartmanda meydana geldi. Apartmanda oturan bir kişi, Kurban Bayramı için aldığı keçiyi bırakacak yer bulamayınca binanın çatı katına bağlamadan bıraktı. Bir süre sonra, yaklaşık 1 metre yüksekliğindeki korkulukları aşarak atlayan keçi, o sırada binanın önünde arkadaşlarıyla oyun oynayan Hasanpaşa Ortaokulu 7'nci sınıf öğrencisi Heval Yıldırım'ın üzerine düştü. Ağır yaralanan Heval Yıldırım, çevredekiler tarafından hemen Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne götürüldü. Talihsiz Heval Yıldırım, burada yapılan tüm müdahaleye rağmen yaşamını yitirdi. Heval'in ölümüne neden olan keçi de düştüğü yerde telef oldu. Oğlunu inanılmaz bir şekilde meydana gelen kazaya kurban vermenin üzüntüsünü yaşayan 7 çocuk babası Mehmet Yıldırım, "Büyük bir heyecanla bayramı bekliyordu" dedi. Mehmet Yıldırım, dün akşam saatlerinde binaya girerken oğlunu da çağırdığını belirterek, "Benimle ikinci kata kadar çıktı, sonra arkadaşları ile biraz oynayacağını söyleyerek indi. Ben de evde çocuklar olmayınca binadan çıkıp camiye doğru gittim. Bu arada bir yakınım beni arayarak bizim binamızdan bir şey düştüğünü söyledi. İnsanlar o tarafa koşunca ben de geldim ve olayı öğrendim. Binanın çatısından oğlumun üzerine keçi düşmüş ve oğlum ağır yaralanmıştı. Hastanede yapılan tüm çabalara rağmen kurtarılamadı. Bu olay karşısında söyleyebileceğim bir şey yok. Savcı bile bu tür bir olayın dünyada ilk kez olduğunu düşündüğünü söyledi" diye konuştu.
Vatan

Mehmetçik Sınır Savunmasında
Şanlıurfa Suruç'ta Mürşitpınar Mahallesi'nin karşısında bulunan Kobani'de beklenen ateşkes sağlanmadı ve IŞİD militanları ile YPG güçleri bayram sabahı da çatıştı. Sık sık duyulan silah sesleri ise Kobani'de sokak savaşlarının başladığının işareti olarak yorumlandı. Çatışmalar Kobani'nin kenar mahallelerinde yoğunlaştı. Ağır silahların kullanıldığı çarpışmalarda IŞİD, saldırılarını kent merkezine yoğunlaştırırken, Suriye tarafından yükselen dumanlar Suruç'un sınıra yakın bölgelerden de gözlendi. Güvenlik nedeniyle sınıra keskin nişancılar yerleştirildi. Önlemlerini artıran güvenlik güçleri, sınır hattına Türkiye tarafından kimseyi yaklaştırmazken, toplananların dağılması için havaya uyarı ateşi aştı. Sınır hattının Türkiye tarafında kalabalığın da arttığı gözlendi. Yumurtalık kavşağındaki gazetecilerin bulunduğu Kobani'yi gören tepeye de sadece basın mensupları alınmaya başladı. Gazeteci ve canlı yayın araçlarının bulunduğu mevki biraz daha geriye çekilirken, askerlerin de çevresinde önlem aldığı görüldü.
Akşam



EKONOMİ

Gram Altın 87, 7850-87, 8519                         
ABD Doları 2, 2929-2, 2938/  Euro 2, 8688-2, 8710/ İngiliz Sterlini 3, 6601-3, 6641     

Yabancı Tır'a Her Gün Bayram
Türkiye'de sadece bayram dönemlerinde ücretsiz olan köprü ve otoyol gişelerinden yabancı plakalı TIR'ların yıl boyunca ücretsiz geçtiği iddia edildi. Yıllık kaybın 75 milyon liranın üzerinde olduğunu ileri süren Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) İcra Kurulu Başkanı Fatih Şener, yabancı araçların ülke giriş ve çıkışlarında herhangi bir kontrol ve tahsil sistemi olmadığı için otoyol ve köprülerde ücret ödemediğini söyledi. Şener, Bulgaristan, Romanya arasında sınırı oluşturan nehir üstündeki köprüde bile 105 TL ücret alındığını söyledi. Türk TIR'larının Avrupa otoyollarında Türkiye'den 10 katı fazla ücret ödediğinin altını çizen Şener, "Türk şoförler bu ücreti ödemediği takdirde ülkeyi terk etmeden polis kontrolü ile ücreti cezasıyla birlikte veriyor" dedi. Her yıl yaklaşık 350 bin yabancı TIR'ın Türkiye'ye giriş çıkış yaptığına değinen Şener, "Her yıl Türkiye'yi transit geçen araç sayısı ise 75 bin. Köprü ve otoyol geçişlerinden Türkiye'nin yıllık kaybı 75 milyon liranın üzerinde. Ayrıca, Türkiye'ye gelen yabancı plakalı binek araçlar da tahsilat yapılamayan grupta yer alıyor" diye konuştu. EDS ve radar kontrollerinde kesilen cezaların da gönderilecek muhatap olmaması sebebiyle makbuzların elde kaldığını belirten Şener, "Polisin aracı durdurarak yazdığı cezalar bile sürücünün o anda ödeme yapmaması halinde tahsil edilemiyor. Tahsil için, kesilen cezalar bir yazı ekinde o ilin valiliğine iletiliyor. Valilikler bu cezaları bir yazı ile Dışişleri Bakanlığı'na, Dışişleri Bakanlığı da ceza makbuzunu tahsilat için ilgili ülkedeki büyükelçiliğimize gönderiyor. Bu yolla tek bir cezanın tahsili bile mümkün değil, bu uygulama gereksiz bir bürokrasiden başka bir işe yaramıyor" diye konuştu.
Hürriyet

Not Hakkımız, Lütuf Değil
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Fitch Ratings'in Türkiye'nin BBB- olan 'yatırım yapılabilir notunu' ve 'durağan' not görünümünü teyit etmesine ilişkin, "Türkiye, daha yüksek bir kredi notunu kesinlikle hak ediyor" dedi. Işık, gazetecilere yaptığı açıklamada, Fitch Ratings'in aldığı kararın hakkın teslimi olduğunu belirterek, dün yapılan açıklamanın lütuf olmadığını söyledi. "Türkiye, daha yüksek bir kredi notunu kesinlikle hak ediyor" diyen Işık, ülkede ekonominin sağlam temeller üzerine oturtulduğunu vurguladı. Işık, 2008 krizinde Türkiye'nin performansının ekonominin ne kadar sağlam olduğunu gösterdiğini dile getirerek, "Türkiye, bu krizi teğet geçti. Dünkü (cuma) Fitch'in bu noktadaki değerlendirmesini aslında yetersiz ama olumlu görüyoruz. Biz zaten Türkiye ekonomisi için alınması gereken tedbirleri en hızlı ve etkili şekilde alıyoruz. Cari açığın sorun olma riskine karşı kendimiz iç tüketimi kısma pahasına büyüme de hafif bir frene basma pahasına bazı kararları art arda yürürlüğe koyduk. Bundan sonra da ekonominin gerektirdiği şeyleri yapmak için her türlü tedbiri alacağız" diye konuştu.
Star

Çamlıca'da Anten Kirliliği Sona Eriyor
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, İstanbul Çamlıca tepesindeki anten ve görüntü kirliliğini ortadan kaldıracak çalışmanın tüm hızıyla sürdürüldüğünü belirterek, Çamlıca TV-Radyo Kulesi Projesi için 27 şirketin ön yeterlilik başvurusunda bulunduğunu açıkladı. Elvan, Çamlıca TV-Radyo Kulesi Projesi kapsamında Çamlıca tepesindeki tüm radyo ve televizyon vericilerinin ortak kule içerisinde toplanacağını söyledi. Kulenin yapım ihalesi için 27 firmanın ön yeterlilik başvurusunda bulunduğunu belirten Elvan, ihaleyi kazanan firmanın inşaatı 500 günde bitireceğini kaydetti. Proje kapsamında Çamlıca'daki mevcut anten direklerinin söküleceğini ifade eden Elvan, "Kule, şehrin simgelerinden biri olacak. İstanbul'un siluetine katkı sağlayacak" dedi. 365.5 metre uzunluğundaki kulenin 163 metresi anten yüksekliği, 202.50 metresi betonarme yapısal yüksekliği olacak. Kulede, ikişer seyir katı ve restoran bulunacak. Kule 08.00- 23.00 saatleri arasında ziyaret edebilecek.
Vatan

Tüm Karavanacılara İnat 'Cesaret Verici Ekonomi'
Bazı piyasa uzmanları ve ekonomi yorumcularının 'not iki aya kadar düşecek' tahminlerine ve sıfırcı hocaların çifte standartlarına rağmen Türkiye, 2014'ü hasarsız tamamladı. Ekonomide felaket senaryolarının çizildiği bu dönemde, Türkiye azalan cari açık, sürdürülebilir büyüme trendi ve cesaret verici ekonomisiyle tökezleyen Avrupa'ya inat dosta düşmana parmak ısırttı. Standard and Poors'la başlayan not açıklama takvimi Moody'sle devam etti… Geçtiğimiz aylarda not kararlarını tüm dünyaya duyuran Standard and Poors ve Moody's de Türkiye'nin notunda bir değişikliğe gitmemişti. Son olarak dün gece Türkiye'ye dair not görüşünü açıklayan reyting kuruluşu Fitch, yüzde 40 azalan cari açığa dikkat çekti ve 'Ekonominiz cesaret veriyor, ihracatçılarınız çok becerikli, ekonomi yönetiminizin değişmemesi olumlu' diyerek Türkiye'nin notunu teyit etti. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch'in kararı öncesinde; diğer not açıklama takvimlerinin öncesinde olduğu gibi piyasalara not gerginliği pompalandı. Haftaya 74 bin 632 puandan başlayan borsa 73 bin 646 puana kadar düştü. Bankalar arası piyasada 2.30 TL'yi aşan dolar, gece geç saatlerde kararın duyurulmasından sonra 2.29 TL'ye geriledi. Ekonomide kaos beklentileri için bazı kesimlerin ellerini ovuşturduğu bu dönemde gelen Fitch açıklamasında Türkiye ekonomisine ilişkin şu 'Sağlam duruş sürüyor" mesajı verildi
Akşam

Rüzgarın Elektrik Üretiminde Payı İlk Kez Yüzde 10'a Ulaştı
Türkiye, elektrik ve doğalgaza gelen zamları konuşuyor. Yüzde 9'luk zam faturaları ciddi oranda artıracak. Fakat bunun 24 ay aradan sonra yapılan ilk zam olduğunu hatırlatmakta fayda var. Türkiye'nin petrol ve doğalgaz rezervi bulunmadığı ve bu kaynakları yurtdışından olmak zorunda olduğu düşünüldüğünde, alınan bazı önlemlerin bu zamları ötelediği söylenebilir. Bunların başında da yenilenebilir enerji, özelikle de rüzgar enerjise yatırımları geliyor. Geçtiğimiz günlerde zamları açıklarken Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız da rüzgar yatırımlarının önemine dikkat çekti ve önümüzdeki yıl rüzgar santralları sayesinde 1 milyar dolar daha az enerji ithalatı yapılacağını kaydetti. Yıldız aynı şekilde, rüzgar enerjisinden üretilen elektriğin ilk defa geçen hafta pazar günü komple üretilen elektriğin yüzde 10'una yükseldiğini söyledi. Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TUREB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Serdar Ataseven de geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, Türkiye'de yaklaşık 3,5 milyon evin yıllık elektrik ihtiyacının rüzgar enerjisi santrallerinden karşılandığını ifade etmişti. Ataseven, "Rüzgar enerjisinde geçen yıl sonu 2 bin 958 megavat olan kurulu gücümüzü, Haziran 2014 itibarıyla 3 bin 424 megavata çıkardık. Bugüne kadar rüzgar enerjisine yapılan yatırımın 7 milyar dolara yaklaştığı" ifadelerini kullandı. Uluslararası Enerji Ajansı'na göre (IEA) "2014 Orta Vadeli Yenilenebilir Enerji Piyasası Raporu" ndan derlenen bilgilere göre, Avrupa ülkelerinin 2020'ye kadarki yenilenebilir enerji üretiminin yarısından fazlasını Almanya, İngiltere ve Türkiye sağlayacak. Avrupa'da hidroelektrik santralleri (HES), rüzgar enerji santralleri (RES), güneş enerji santralları (GES), biomass ve jeotermalleri içeren yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımındaki bu artışın yüzde 15'ini ise Türkiye üstlenecek. Türkiye'nin 2013'te yaklaşık 24 bin 300 megavat olan yenilenebilir enerji kapasitesinin 2020 yılına kadar 38 bin 800 megavata çıkarılması planlanıyor. Türkiye'de, 2023 hedefleri doğrultusunda 122 milyar dolar yatırım yapılarak kurulu güce 50 bin megavatlık kapasite eklenmeyi öngörülüyor. Böylece, 68 bin 236 megavat olan Türkiye'nin kurulu gücünün 2023 yılında 120 bin megavata çıkarılması hedefleniyor. 62. Hükümetin Programı'nda, rüzgar gücünün 20 bin megavata, jeotermal enerji kapasitesinin 600 megavata, güneş enerjisi kapasitesinin de 3 bin megavata çıkarılarak, yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretiminin tüm enerji üretimi içindeki payının yüzde 30'a yükseltilmesi öngörülüyor.
Akşam

DÜNYA

Radar Buluyor Fırtına Vuruyor
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Türk topraklarına düşen havan toplarına misliyle karşılık veriyor. Türk tarafına yapılan atışların nereden yapıldığı sınıra konuşlu ANTPQ- 26 radarlarıyla anında belirleniyor ve Fırtına toplarıyla vuruluyor. Bugüne kadar TSK tarafından IŞİD ve PYD'ye bağlı YPG'nin yaptığı atışlara Fırtına toplarıyla onlarca kez karşılık verildiği belirtildi. Askeri kaynaklar Türkiye'ye, Suriye tarafından atış yapılan yerlerin koordinatlarının belirlenmesi için F-16'lara ihtiyaç olmadığını, sınıra konuşlandırılan ANTPQ- 36 radarlarıyla anında belirlendiği ve Fırtına obüsleriyle anında karşılık verildiğini bildirdiler. TSK'nın Türkiye tarafına atış yaptığı saptanan iki IŞİD aracıyla, YPG'nin kullandığı bataryaların vurulduğu bilgisini de verdiler. Aynı kaynaklar TSK'nın açılan ateş ve atılan havanlara karşılık verirken herhangi bir ayrım yapılmadığını belirttiler. Türk topraklarına atılan havanların yanlışlıktan çok taciz amaçlı olduğunu belirten askeri kaynaklar, YPG tarafından atılan son üç havanın Türk tanklarının arasına düştüğünü, tank birliğinin yerinin değiştirildiğini ve karşılık verildiğini de kaydettiler. Ankara'ya gelen bilgiler arasında Kobani (Ayn El Arab) sokaklarında çok sayıda ceset bulunduğu ve IŞİD ile YPG güçleri arasında sokak çatışmalarının başladığı bilgisi de var. TSK'nin Süleyman Şah Saygı Karakolu'na bir saldırıda bulunulması olasılığına karşı müdahale planı da hazır. Sınırdaki Fırtına topları Süleyman Şah Karakolu'nun etrafındaki koordinatlara kilitli şekilde bekliyor. Ayrıca müdahale amaçlı olarak bir uçar birlik hazır tutuluyor. Bu birlik Skorsky helikopterleriyle Süleyman Şah Saygı Karakolu'na havadan birlik indirirken, Kobra helikopterleri de koruma yapacak şekilde planlanmış durumda. Öte yandan, Türk savaş uçaklarının bölgeye 3 ila 5 dakika içinde ulaşacağı da vurgulanıyor. Süleyman Şah Saygı Karakolu'yla sürekli iletişim halinde olduklarını belirtilen askeri kaynaklar, buradaki birliğin güvenlik altında olduğunu ve endişe duymadıklarını da belirtiyorlar.
Milliyet

Savaşın Gölgesinde Bayram
Müslümanlar, dünyanın pek çok bölgesinde bayram namazıyla birlikte Kurban Bayramı kutlamalarına başladı. Bu bayramı da savaşların ve baskıların gölgesinde karşılayan Müslüman topluluklar her şeye rağmen bayramı gereği gibi yaşamaya çalıştı. Suriye'de halk, Esad rejiminin bombardımanıyla bayrama giriş yaptı. Kurban Bayramı'nın ilk saatlerinde Esad güçleri Halep'e hava saldırısı düzenledi. Şafak vakti çatışmaların sona ermesiyle siviller, güvenli bölgelerdeki camilerde bayram namazı kıldı. Cemaat, namaz sonrası birbirleriyle bayramlaştı. Sokaklar "Özgür Suriye" bayraklarıyla süslendi. Mısır'da ise, camilere yakın meydanlarda kılınan bayram namazlarının ardından darbe karşıtları gösteriler düzenledi. Başkent Kahire, İskenderiye ve Giza'da namazlarını eda eden darbe karşıtları, yönetimden uzaklaştırılan Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin fotoğraflarını taşıyarak gelecek bayramda görevine geri dönmesini temmeni ettiklerini dile getirdi. İsmailiye'de bayram namazının ardından yürüyüş yapan darbe karşıtı tutukluların yakınları, "Allah en büyüktür. Bayramınız zafer günüdür" yazılı dövizler taşıdı. Samalut kentinde ise gösterilere göz yaşartıcı gaz ile müdahale eden güvenlik güçleri bir protestocuyu gözaltına aldı. Kudüslü Müslümanlar da bayram namazı için Mescid-i Aksa'ya akın etti. Yahudilerin Yom Kippur (Kefaret Günü) Bayramı da bu yıl Kurban Bayramı ile aynı güne denk geldi. Yahudi inancına göre Yom Kippur'da ibadet dışında her şey yasak olduğu için, İsrail'de otobüs, tren ve uçak seferleri durdu, ana yollar trafiğe kapatıldı.
Star

Abd Horasan'ı Vuramamış!
Amerikan istihbaratının Batılı ülkeler için IŞİD'den daha büyük tehdit olarak tanımladığı 'Horasan' grubuna yönelik hava saldırısının başarısız olduğu öne sürüldü. Washington'dan 3 üst düzey yetkili, Amerikan uçaklarının 22 Eylül'de Halep yakınlarındaki Rif Mühendisin'de hedef aldıkları Horasan merkezinde bulunan grup liderlerinin, saldırıdan kurtulmayı başardıklarını söyledi. İsimleri gizli tutulan yetkililer, kurtulan grup üyelerinin 'gelişmiş patlayıcı' ekipmanlarıyla birlikte bölgeden kaçtıklarını vurguladı. İstihbarat uzmanları, Nusra Cephesi'ne bağlı olduğu ortaya çıkan grubun, Batılı yolcu uçaklarına diş macunu tüpü içerisinde yerleştirilmiş patlayıcılarla saldırılar düzenlemeye hazırlandığını açıklamıştı. Son gelişmeyle birlikte grubun saldırı planlarının hala yürürlükte olduğu düşünülüyor.
Vatan

'Saldırganları Biz Tutmadık'
Hong Kong polisi, bölgede önceki gün yönetim karşıtı göstericilere saldıran Pekin destekçilerinin, bu iş için tutuldukları ve güvenlik güçlerinin, saldırganları durdurmak için çok az şey yaptığı iddialarını yalanladı. Komiser Yardımcısı Çeung Takkeung, RTHK'ye yaptığı açıklamada, iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, "Polisin, üçlü grupların Mong Kok semtinde kargaşa yaratmalarına izin verdiği yönünde bazı iddialar var. Şunu vurgulamak isterim ki, bunlar tamamen asılsız, olay yerinde içtenlikle ve özenle işlerini yapan polis memurlarına haksızlık yapılıyor" dedi. Çeung, Mong Kok'ta çıkan şiddet olayları sırasında 6'sı polis 18 kişinin yaralandığını, 19 kişinin gözaltına alındığını sözlerine ekledi. Dün düzenlenen gösterilerde de ufak çağlı çatışmalar yaşandığı belirtilirken, göstericilerin saldırıları protesto için daha geniş katılımlı protestolar düzenlemeye hazırlandığı kaydedildi. Protestocular, Çin hükümetinin Hong Kong halkının kendi liderini seçmesine izin vermesi için bir haftayı aşkın süredir gösteriler düzenliyor. Çin, ağustos ayında, Hong Kong halkının 2017'de yapılması planlanan seçimde kendi liderlerini seçebileceğini, ancak adayların önce Pekin tarafından onaylanması gerektiğini açıklamıştı.
Vatan

Kobani Direniyor
Bayramdan bir gün önce Kobani'yi üç cepheden saran ve "sadece Türkiye'ye bakan tarafı ele geçirmedik" diyen IŞİD önceki gece boyunca kente yönelik en ağır saldırıları gerçekleştirdi. Kobani'ye gireceğine neredeyse kesin gözüyle bakılan örgüt "Bayram namazını Kobani'de kılacağız" açıklaması yaptı. Ancak ABD öncülüğündeki koalisyon uçakları Kobani etrafındaki IŞİD mevzilerine bombardıman gerçekleştirirken YPG birlikleri de yoğun bir direniş göstererek örgüte ağır darbe vurdu. YPG kaynaklarının iddiasına göre çatışmanın merkez noktalarından biri olan Mıştenur tepesinde 150 IŞİD üyesi öldürüldü. Örgütün Kobani sınırının 4 kilometre gerisine çekildiği belirtildi. Suriyeli kanaat önerlerinin IŞİD'e bayram ateşkesi önerisi karşılık bulmazken bayram sabahından itibaren Kobani'ye yoğun top atışları başlatıldı. IŞİD Şeran Köyü'nden top ve havan atışları gerçekleştiriyor. Kobani'nin Güneydoğusunda yaşanan çatışmalar ve yükselen duman Türkiye'den izlenebiliyor. Kobani'nin merkezinde hiçbir sivil bırakılmazken 5 bin kişilik YPG/YPJ üyesi kentte bulunuyor.
Akşam

POLİTİKA

Türkiye'yi Eleştirmek Kimsenin Haddi Değil
Başbakan Ahmet Davutoğlu, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın Suriye konusunda Türkiye'ye yönelik eleştirilerine sert tepki vererek, "Bu eleştiriyi kabul etmek mümkün değil. Suriye ve Irak'tan gelen bütün bu misafirleri ağırlarken hiç kimsenin Türkiye'yi eleştirme hakkı da haddi de yoktur" dedi. Davutoğlu, başbakan olduktan sonraki ilk bayramını İstanbul'da karşıladı. Bayram namazı için Fatih Camii'ni seçen Davutoğlu'na Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç ile Ak Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşcu da eşlik etti. Cami çıkışında gazetecilere açıklamalarda bulunan Davutoğlu, Kobani'deki saldırıların sürüyor olmasının üzüntü verici olduğunu ifade etti. Davutoğlu, Irak'ın Musul şehrindeki Türk toprağı Süleyman Şah Türbesi'nin Komutanı Binbaşı Oğuzhan Şimşek ile görüştüğünü, herhangi bir sorun yaşanmadığını belirterek, "Hiçbir sıkıntı yok. Millet olarak yanlarındayız, onların orada verdikleri mücadeleyi, gösterdikleri sabrı, vakarı da her zaman iftiharla anacağız ve onların yanında olmaya devam edeceğiz" dedi. Davutoğlu, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın sözlerinin sorulması üzerine şunları söyledi: "Bu eleştiriyi kabul etmek mümkün değil. ABD yönetimi ve en başta Joe Biden çok iyi biliyor ki Türkiye 4 yıldır tek başına bütün mültecileri ağırlamaya devam ediyor ve 4 yıldır yaptığı uyarılar eğer en başından dinlenmiş olsaydı bugün bu acılar yaşanmazdı. Herkesin tarihi sorumluluğu var. Ama hiçbir tarihi sorumluluk taşımayan eğer bir ülke aranıyorsa o Türkiye'dir. Nisan 2011'den bu yana 1,5 milyonu aşkın mülteci misafir edilmiş, hala Kobani'den gelen mülteci kardeşlerimiz var. Türkiye, bu mültecilerin etnik ve mezhebi kimliklerine hiç bakmamıştır. Bütün bu misafirleri ağırlarken hiç kimsenin Türkiye'yi eleştirme hakkı da yoktur, haddi de yoktur. Yabancı savaşçılar konusunda Türkiye her zaman engelleyici tutumunu sürdürmüştür. Burada tarihi sorumluluğa sahip olan ülkeler BM Güvenlik Konseyi'nde bir halkın çektiği ızdıraba bu kadar sessiz kalan G5 ülkeleridir. Biz kimin eleştirdiğine bakmayız. Suriye halkının bize bayram sabahı ettiği dualara, Allah da tarih de bütün insanlık da şahittir.
Milliyet

Beyaz Saray: Sözler Çok Yanlış Anlaşıldı
ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın perşembe günü Harvard Üniversitesi'nde katıldığı bir toplantıda Suriye'deki en büyük sorunlarının Türkiye gibi müttefikleri olduğunu söylemesinin ardından Beyaz Saray'dan açıklama gecikmedi. Başkan Yardımcısı Biden'ın sözcüsü Kendra Barkoff, Milliyet'e gönderdiği açıklamada "Başkan Yardımcısı Harvard Üniversitesi'nde yaptığı konuşmada (o dönemde) hiçbirimizin Suriye'deki çeşitli muhalif unsurlarla ilgili yeterli bilgiye sahip olmadığını ifade etmeye çalışıyordu. Ancak şimdi IŞİD'in ortak tehdidiyle karşı karşıyayken müttefiklerimiz ve bölgedeki ortaklarımızla bu habis gücü geriletmeye ve yok etmeye kararlıyız" dedi. Açıklamada "Türkiye kritik bir müttefik ve Başkan Yardımcısı (Biden'ın) Cumhurbaşkanı Erdoğan'la yakın kişisel bir ilişkisi var, onu beğeniyor ve saygı duyuyor" ifadesi de kullanıldı. Beyaz Saray yetkilileri iki liderin cuma günü yaptığı telefon konuşmasında Biden'ın açıklamalarının gündeme gelip gelmediğine dair bir yorumda bulunmadı. ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden Harvard Üniversitesi'nde yaptığı konuşmada IŞİD tehdidinin bugünkü seviyeye gelmesinde Türkiye, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri gibi müttefiklerin büyük rol oynadığını söylemişti. Biden bu ülkeleri Suriye'deki radikal gruplara silah ve para yardımını bırakmaya bir türlü ikna edemediklerinden yakınmıştı. Başkan Yardımcısı "Türkiye'nin, Sünni bir ülkenin, IŞİD'in kendine yönelik doğrudan ve acil bir tehdit olduğunu anlaması epey zaman aldı" yorumunu yapmıştı. Biden Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da kendisine "Siz haklıydınız, sınırdan çok fazla insanın geçmesine izin verdik" diyerek hatalı davrandıklarını kabul ettiğini öne sürmüştü.
Milliyet

'Bedel Ödemeyle Karşı Karşıya Kalacaksınız'
Cumhurbaşkanı Erdoğan bayram namazını kıldığı Sultanahmet Camii çıkışı gazetecilerin gündemle ilgili sorularını yanıtladı ve şunları söyledi: Sınırlarımız adeta tehdit altında. Kobani'de olan, belki yarın sınıra yakın başka bölgemizde olacak, bütün gelişmelere karşı tedbirlerimizi almış bulunuyoruz. Atılması gereken adımlarım da attık. Süleyman Şah bizim vatan topraklarımız. Atacağımız adımlar belli. 'Üç şey yerine gelmedikçe bu tür koalisyonun içinde yer almayız' dedik. Uçuşa yasak bölge konusunun hallolması. Güvenli bölgenin tesis edilmesi. 1 buçuk milyon mülteciyi kabul etmiş durumdayız. Bunu nereye kadar kabul edeceğiz. Dolayısıyla bu insanlara güvenli bölge tesis edilmesi lazım. üçüncüsü eğit-donat prensibi var. Bununla da gerek Irak gerek Suriye'deki oranın kendi askerini hem eğitmek hem donatmak noktasında da koalisyon güçleriyle mutabık kalınan bir maddedir. Bir büyük devlet olarak eğer sınırlarınız tehdit altındayken bunlara göz yumarsanız bunlara sessiz kalırsanız sizi tarih affetmez. Burada bedel ödemekle karşı karşıya kalacaksınız. Kobani'deki gelişmelerde bir yandan Kobani'yi ziyaret edeceksin sonra dönüp 'Kobani tehdit altında Türkiye ses çıkarmıyor' diyeceksin. Tamam da Kobani'den gelenler nereye geliyor? Türkiye misafir ediyor mu? Ediyor. Türkiye'de özellikle PKK terörünün içinde olanlar şu anda bu işe sahiplenmenin gayretindeler. Olumlu bakmamız mümkün değil. Bizim için İŞİD neyse PKK'da odur. Bunları ayrı telakki etmek ayrı değerlendirmek yanlıştır. Bizim için çözüm sürecinin sona ermesi diye birşey yok. Onların sorunu. Sona erdirme gayreti içinde olanlar bedelini ağır öderler. Kaldı ki Kobani sizin için önemli de Doğu Anadolu önemli değil mi? Güneydoğu'yu Doğu Anadolu'yu bu kadar sıkıntı içine sokanlar bunlar değil mi? Kendi halkını dağlara kaçıran bunlar değil mi? Cumhurbaşkanı olarak objektif olarak konuşma hakım var ve konuşacağım. Çünkü ben dağlara kaçırılan gençleri kendi başına bırakamam. Hükümet bu konuyla ilgili her türlü adımı atıyor. Bizim mehmetçiğimizi taşlayan zihniyetin olduğu ülkede yaşıyoruz. Bunu bir yere koymak mümkün değil. Bunlara karşı hiçbir şey intikam hırsıyla değildir, durdum tespitidir.
Vatan


SPOR

Kolay değil tabii 62 saat önce Londra'da hezimeti yaşayıp ayağa kalkabilmek. Üstelik seçim ortamı, Prandelli'nin geleceği, yerlilerin formsuzluğu ve sorunlarını düşününce de aslında rakip kim olursa olsun Galatasaray'ın şu ortamda zorlanması doğaldı. Düşünün Kadir Has'ta futbolla alakası olmayan şarkıları çalan bando ekibi ilk yarıda en beğenilen gruptu. Bayram günü stada gelen az sayıdaki taraftar biraz olsun çalınan şarkılara kulak kesildi ve kafa dağıttı. Maça geçersek; Prandelli Sivas ve Arsenal maçlarında uyguladığı, Londra'da iflas eden 3-5- 2 sisteminden vazgeçerek 4-2-3- 1 ve zaman zaman da 4-1-4-1 sistemine dönüş yaptı. Melo'nun öne çekilmesi ne kadar doğru bir hamle ise Sneijder'in arkada, Selçuk'un ise önde oynaması o kadar yanlıştı tabii. Yine de Galatasaray'ın kazanması için çok çaba sarfetmesi gerekmedi. Ev sahibi SAİ Kayseri Erciyes ilk 45'te Necati ile 2 tehlike bulurken, Galatasaray Yasin'le çok net fırsattan yararlanamadı. Olcan da yakaladığı pozisyonu değerlendiremeyen diğer bir isimdi. İkinci devre goller geldi. 52'de Burak, Semih'in arka direği indirdiği topu ağlara göndermekte zorlanmadı. 67'de ise frikikte Wesley Sneijder ustalığını göstererek Gökhan'ı avladı. Herşey yolunda gidiyordu ki 81'de Caner sahneye çıkarak işi zora soktu. Yine de son bölümde Galatasaray ciddi bir hata yapmayarak son yıllarda güle oynaya kazanıp gittiği Kayseri'den yine 3 puanla dönmesini bildi. Bayram günü, milli araya girilen bir dönemde ve üstelik Fenerbahçe maçı öncesi alınan bu galibiyet Galatasaray'a moral ve huzur getirecek gibi görünüyor.
Milliyet

Fenerbahçe, Saracoğlu Stadı'nda Torku Konyaspor ile karşılaştı. 4'te Sow'un vuruşunda top auta gitti. 13'te Torje'nin serbest atışında barajdaki Kuyt'ın kafa ile müdahalesi sonrası top dışarı çıktı. 24'te Ali Turan ortaldı, Mehmet gelişine sert vurdu. Top Volkan'da kaldı. 27'de Caner'in serbest vuruştan gelen ortasında Webo'nun kafa vuruşu, kalecinin müdahalesine rağmen ağlara gitti: 1-0. 42'de Ali Çamdalı'nın düşürülmesiyle kazanılan penaltıyı kullanan Rangelov, skoru eşitledi: 1-1. 50'de Caner ilk goldeki gibi serbest vuruşu kullandı, bu kez kafayı Sow çaktı: 2-1. 55'te Barış'ın vuruşunu Volkan son anda kurtardı. Volkan 60'ta Torje'nin, 61'de de Ali'nin sert şutlarında gole izin vermedi. 68'de Kuyt çok sert bir şut çıkardı, kalecide kaldı. 77'de Gökhan, topu geriye çıkardı, Kuyt plaseledi, kaleci kurtardı.
Star

Arsenal karşısında alınan 4-1'lik yenilgi moralleri bozarken ne maç sonunda ne de Florya'da antrenmanlarda kimsenin ağzını bıçak açmadı Tüm oyuncular Prandelli'nin takıma yönelik bir konuşma yapmasını beklerken İtalyan çalıştırıcı sessizliğe büründü Ta ki Erciyes maçı öncesine kadar MAÇ toplantısında oyuncularına seslenen Prandelli "Rica ediyorum bu maçı kazanın" sözleri ile güne damga vurdu Şampiyonlar Ligi ile lig maçlarını mutlaka ayırmaları gerektiğinin altını çizen İtalyan çalıştırıcı, "Bu maçın Şampiyonlar Ligi'yle, Arsenal'le alakası yok. BİR an önce seri galibiyetler almamız gerekiyor. Arsenal maçını hatırlamak, konuşmak bile istemiyorum. Üzüntünüzü yaşadığınıza inanıyorum. Samimiyetinizden kuşkum yok" dedi. BU sözlerin ardından oyuncular toplantının bittiğini sanıp ayağa kalkarken bir kez daha Prandelli devreye girdi ve oyuncularına "Nereye?" diyerek durmalarını söyledi. Yeniden konuşmaya başlayan kurt hoca, "Sizden galibiyet sözü istiyorum. Ancak 1-2 kişiden değil. SİZDEN istiyorum. Bu maçı takım olarak kazanmalısınız" dedi. Oyuncular ise bu ateşleyici sözlerin ardından hep bir ağızdan söz vererek sahaya çıktı. MAÇIN ardından 2-1'lik sonuç ile istediğine kavuşan Prandelli karşılaşma ile ilgili olarak ise şunları söyledi: "Karakterimizi sahaya yansıttık ve ileriye gittiğimizi gösterdik. Maç içinde agresif oynamayı bildik ve geri kaçmadan önde baskı yaptık. Bugün en önemlisi kazanmaktı. Geldiğimde 4. yıldızı istiyordum. Şimdi de istiyorum. Bunun için de her gün çalışacağız."
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme