10 Ekim 2014 Cuma

07.10.2014 Genel Gündem

07.10.2014

GÜNDEM

Savcı Soracak
TİB ve Emniyet'in birlikte yürüttüğü 'kriptolu telefon araştırması' Gölbaşı Savcılığı'na teslim edildi. Şu ana kadar kriptolu telefonu kullanan hiçbir isimle temasa geçmeyen Gölbaşı Savcılığı delil toplama çalışmalarını tamamladıktan sonra harekete geçecek ve Bakan Fikri Işık tarafından dinlendiği açıklanan 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ü ifadeye çağıracak. Genelkurmay'da ise güvenli fiber optik hattının dinlendiğine dair bir köstebek soruşturması yürütülüyor. TÜBİTAK, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nün (EGM) birlikte yürüttüğü 'kriptolu telefon araştırması' tamamlanarak Gölbaşı Savcılığı'na teslim edildi. 'Dinlendi mi' diye sorulan IMEI numaraları arasında 11'inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e zimmetli olan kriptolu telefonun da bulunduğu bildirildi. TÜBİTAK'ın bağlı olduğu Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, önceki gün Gül'ün de dinlendiğinin tespit edildiğini, dosyanın savcıya verildiğini açıklamıştı. Hürriyet'in edindiği bilgiye göre savcılığın isteği üzerine harekete geçen TÜBİTAK, kriptolu telefonların IMEI numaralarını TİB'e gönderdi. Uzman polislerin de destek verdiği TİB, kayıtlarında geriye dönük yaptığı araştırma sonunda yaklaşık 70 kriptolu telefonun dinlendiğini tespit etti. TÜBİTAK da dinlenen telefonların zimmetlendiği isimleri, söz konusu telefonlar aracılığıyla kimlerin dinlendiğini, bayram tatili başlamadan 1 gün önce rapor haline getirerek savcılığa sundu. Gölbaşı savcılığı, delil toplama çalışmalarını tamamladıktan sonra harekete geçecek. Şu ana kadar kriptolu telefonları kullanan hiçbir isim ile temasa geçmeyen savcı, eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de aralarında bulunduğu isimleri 'müşteki' olarak ifadeye çağıracak, "Şikayetçi misiniz, değil misiniz" diye soracak. Gül şikayetçi olarak soruşturaya müdahil olmasa da devlet güvenliği kapsamında soruşturmaya devam edilcek. 61'inci hükümette görev yapan bazı bakanlar ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın da dinlenen kriptolu telefonlar nedeniyle şikâyetçi olacağı bildirildi. Başka bir köstebek soruşturması da Genelkurmay'da yürüyor. Ergenekon soruşturmaları sürerken, Genelkurmay'daki kritik isimler karargâh içinden de takip edilmişti. Bir ihbar üzerine başlatılan soruşturmada, Genelkurmay'ın güvenli fiber optik hattının bile dinlendiğine dair iddialar değerlendiriliyor. Askeri kaynaklar, Ergenekon ve Balyoz soruşturmaları boyunca karargâh içinden önemli ve gizli bilgilerin dışarıya sızdırıldığını anımsatırken, Ergenekon sanıklarından Dursun Çiçek'in avukatı İrem Çiçek, dava sırasında babası Dursun Çiçek ile Mustafa Bakıcı'nın karargâh içi hattan yaptığı bir telefon konuşmasının tapesinin iddianameye konulduğuna dikkat çekmişti. İki askerin karargâh içi gizli hattan yaptığı konuşmanın dinlenmesine ilişkin hiçbir mahkeme kararı sunulmamış, tape yasadışı olduğu halde duruşmalarda kullanılmıştı.
Hürriyet


Süreç İçin 15 Ekim'e Kadar Bekleriz
İmralı cezaevi'nde ömür boyu hapse mahkum edilen Abdullah Öcalan'ın kardeşi Mehmet Öcalan, ağabeyi ile görüşmesinin ardından İmralı Adası'ndan gemlik'e döndü. Jandarmadaki işlemlerin ardından Mehmet Öcalan gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gazetecilerin, çözüm süreci konusunda Öcalan'ın ne düşündüğüne ilişkin soru üzerine Mehmet Öcalan şunları söyledi: "Oyalama taktiklerle bu işler çözülmez. Devletin kendisinin çıkardığı yasalara, biraz daha o yasaları yapması gereklidir. Çözüm süreci diyor. 'Avukatlar kaç seneden beri yanımıza gönderilmiyor' diyor. 'Avukatlar gelmiyorlar. Hem hukuksal sorunlarımız vardır. Hem de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde mahkemelerimiz vardır' diyor. Bunun için 'Neden avukatlar gönderilmiyor, yani böyle bir çözüm yürüyebilir mi?' dedi. 'Çözüm için 15 Ekim'e kadar biz bekleriz. Gelen heyetlerle dediklerimizi onlara aktarırız, ondan sonra da yapacağımız bir şey kalmaz' dedi. 'Çözüm diye de bir şey yoktur' dedi. 'Müzakere diyorlar, müzakere diye de bir şey yoktur' dedi. 'Yapay bir yapıdır, artık buna dayanamıyoruz' diyor. 'Bir şeyimiz kalmamıştır ve kalmayacaktır' diyor. Çözüm süreci ile ilgili bu değerlendirmeleri yaptı." 'Öcalan katılmayacak' Ablası Havva Keser'in cenazesinin nereye gömüleceği konusunda görüşme yapıp yapmadıkları ile ilgili bir soru üzerine Mehmet Öcalan, "Her şey netlik kazandı. Cenaze konusunu değerlendirdik. Ailesi ve çocukları nereye isterse oraya gömülecek" dedi. Mehmet Öcalan, 'Abdullah Öcalan'ın cenazeye katılma talebi olacak mı?' sorusuna "Hayır, normal bir cenazedir. Bununla ilgili herhangi bir talepte bulunmadı" dedi. Gazetecilerin, 'Ailesi Öcalan'ın katılmasını istiyor' hatırlatması üzerine de Mehmet Öcalan, "Onu bilemem onu ailesine sorarsınız. Biz onu değerlendirmedik" dedi. Mehmet Öcalan, 'Kobani ile ilgili görüşme yaptınız mı?' sorusu üzerine de şunları söyledi: "Kobani'deki insanlarımız direnecekler. IŞİD'in olduğu yerde ve Kürtlerin yaşadığı bölgede nerede bir IŞİD varsa bunlara karşı sonuna kadar direneceğiz. IŞİD'e hiçbir taviz vermeyeceğiz. IŞİD yapay bir örgüttür. IŞİD'i destekleyen devletler, hükümetler, insanlar. bugün IŞİD'i destekleyenlere yarın IŞİD onlara da büyük sorun olacaktır. Bu tepki onlara da olacaktır. Demokratik ülkelerde eğer kim bu IŞİD'i destekliyorsa o en büyük zararı bu ülkeye veriyor da. Biz IŞİD'e karşı sonuna kadar direneceğiz. Direnmek zorundadır halkımız." Abdullah Öcalan'ın ablası 75 yaşındaki Havva Keser öldü. Adana merkez Yüreğir ilçesine bağlı Yakapınar Mahallesi'nde yaşayan Havva Keser, yüksek tansiyon, şeker ve beyin kanaması teşhisiyle yaklaşık bir ay önce Özel Adana Hastanesi'ne kaldırıldı. Hastanede yoğun tedaviye alınan Havva Keser'in dün Sabah vefat etti. Demoratik Bölgeler Partisi (DBP) tarafından yapılan yazılı açıklamada, yaşamını yitiren Abdulah Öcalan'ın ablası Havva Keser'in cenazesi bugün saat 09.00'da Özel Adana Hastenesi'nden alınarak Adana'nın Yüreğir ilçesine bağlı Yakapınar)köyünde defnedileceği bildirildi. Havva Keser'in oğlu Osman Keser, "Abdullah Öcalan'ın cenazeye katılması en doğal hakkıdır. Ancak bu konuda bizim bir bilgimiz yok. Buna devlet, kendisi ve avukatları karar verecek" dedi. Abdullah Öcalan'ın Avukatı Ebru Günay, Bursa'ya gelerek Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'na Öcalan'ın bu sabah vefat eden ablası Havva Keser'in cenaze merasimine katılması için izin başvurusunda bulundu. Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu, Öcalan'a cenaze izni verilip verilmeyeceğiyle ilgili soruya "Bu konudaki değerlendirmeyi devletimiz yapar" demekle yetindi
Milliyet



EKONOMİ

Gram Altın 87, 7850-87, 8519                         
ABD Doları 2, 2929-2, 2938/  Euro 2, 8688-2, 8710/ İngiliz Sterlini 3, 6601-3, 6641     

Çevre Cezaları Ödenmiyor!
Çevre denetimlerinde kesilen 77 milyon lira idari para cezasının sadece 23 milyon lirasının tahsil edilebildiği ortaya çıktı. Kalan 54 milyon lira cezayı tahsil etmek için ödemeyi hızlandıracak yeni yazılım çalışması başlatıldı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, çevreyi kirletenlere verdiği idari para cezalarında tahsilat sorunu yaşıyor. Bakanlığın 2012 yılında kestiği 57 milyon liralık idari para cezasının ancak 18 milyonu tahsil edilebildi. 2013 yılında ise 77 milyon lira çevre idari para cezası kesen bakanlık, bu tutarın sadece 18 milyon lirasını alabildi. Sayıştay, bakanlıkla ilgili raporunda tahsilat konusunda uyarılarda bulundu. Rapora göre, kesilen ceza tahsilat oranı 2012 yılında yüzde 32'de, 2013 yılında ise yüzde 31 seviyesinde kaldı. Sayıştay raporunda şu tespitlere yer verildi : "Strateji Geliştirme Dairesinin de Bakanlık geliri olan çevre idari para cezalarının takibini yapmak görevleri arasındadır. Ayrıca Hukuk Müşavirliği nezdinde takip edilen çevre idari para cezalarına karşı açılan davaların durumunun, ne kadarının kazanıldığı ya da kaybedildiği bilgisinin bir otomasyon sisteminde takip edilerek diğer ilgili birimlerin bilgisine sunulamaması bakanlık içerisinde bilgi akışı eksikliğini göstermektedir. Cezaların takibinin yapılabilmesi açısından Strateji Geliştirme Dairesi, ÇED Genel Müdürlüğü ve Hukuk Müşavirliği arasındaki koordinasyonun sağlanması ve bakanlık ile Gelir İdaresi Başkanlığı arasında karşılıklı ve düzenli veri akışının gerçekleşmesi tahakkuk/tahsilat bilgisinin sağlanması, mahkeme sürecinde olan çevre idari para cezalarının durumunun bilinmesi ve zamana aşımına uğramak üzere olan çevre idari para cezalarının da takibi açısından önemlidir." Bakanlık yanıtında ise idari yaptırımların mevzuat hükümlerine uygun şekilde çevrimiçi yürütülmesi ve idari para cezaların takibini kolaylaştırmak amacıyla yazılım sürecinin devam ettiğine dikkat çekildi. Projenin hayata geçirilmesiyle idari para cezalarının kayıtları ve cezalara karşı açılan davaların durumu, ne kadarının kazanıldığı ve kaybedildiği bilgisinin kayıt altına alınacağı vurgulandı. Yanıtta, idari para cezalarının ödenip ödenmediğinin takibi için de Maliye Bakanlığı ile entegrasyon sağlayan bir sisteminin planlandığı kaydedildi.
Hürriyet

'Talih Kuşu'nun Yeni Yuvası Kuruluyor
Özelleştirme Yüksek Kurulunun, Milli Piyango İdaresine ait şans oyunları lisansının Net Şans-Hitay Ortak Girişim Grubu'na 10 yıl süreyle verilmesini onaylamasının ardından gözler yeni kurulacak şirkete çevrildi. Net Holding kaynaklarından alınan bilgiye göre, ismi belirlenen, ancak tescil işlemleri tamamlanmadığı için açıklanmayan şirketin kuruluş çalışmaları devam ediyor. Çalışmaların bayram sonrasında tamamlanması ve bu ay içinde şirketin kurulması planlanıyor. Milli Piyango'nun lisansı, 2 milyar 755 milyon dolara Net Şans-Hitay Ortak Girişim Grubu'na verilmişti. Özelleştirme, karşılığı nakit olmak üzere, şans oyunlarını planlama, tertip etme ve çekiliş düzenleme hakkı Milli Piyango İdaresine ait piyango, Hemen Kazan, On Numara, Şans Topu, Sayısal Loto ve Süper Toto ile ilgili mevzuat çerçevesinde izin verilebilecek benzer şans oyunları lisansının topluca devrini içeriyor. Lisans sahibi, 10 yıl lisans süresince her takvim yılı için elde ettiği hasılattan yüzde 25, diğer gelirlerin brüt tutarı üzerinden de yüzde 28 pay alacak.
Türkiye

Hgs'lerde Kesinlikle Ücret Tahsili Yapılmadı
Köprü ve otoyol gişelerinde vatandaşlardan herhangi bir ücret alınmasının söz konusu olmadığı bildirildi. Karayolları Genel Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, bugün bir internet haber sitesinde yer alan "Teknik arıza dolayısıyla bazı otoyol gişelerinden bayramda ücret alınıyor" başlıklı haber konusunda açıklama yapılması gereğinin duyulduğu kaydedildi. Haberle ilgili yapılan inceleme sonucunda, OGS'de bu tür bir şikâyet alınmadığı, bankalarla iletişim arayüzü kapatıldığı için konuya ilişkin bir sorun yaşanmadığı, sorunun teknik bir arıza sebebiyle sadece bazı HGS gişelerinde meydana geldiğinin anlaşıldığı aktarılan açıklamada, şu bilgilere yer verildi: "Bazı HGS gişe sahalarında yan göstergelerin erken devreye girmesi nedeniyle sürücülerimiz hesaplarından para tahsil edildiği düşüncesine kapılmış. Banka ara yüzleri devre dışı bırakıldığı için herhangi bir ücret kesintisi söz konusu değil. Mahmutbey, Hadımköy, Avcılar ve diğer sorun yaşanan istasyonlarda göstergelere Amüdahale edilerek sorun giderilmiştir."
Türkiye

Elektrik Borcuna Taksit
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, "Çiftçilerimizin nisan ayına kadar olan borçlarını 5 taksite kadar yapılandıracağız. Borcunu tek seferde ödeyebilenler, sadece ana parayı yatırarak gecikme masrafından kurtulacak" dedi. Yıldız, "Çiftçilerimiz uygulamadan yararlanmak için 30 Kasım'a kadar bölgelerinde bulunan dağıtım şirketi veya perakende satış şirketlerine müracaat edebilir. İlk taksit 31 Aralık'a kadar ödenecek. Düzenleme, dağıtım şirketleri özelleşmeden önceki borçları kapsıyor, yani TEDAŞ'a olan borçları kapsıyor" diye konuştu. Özellikle Dicle Bölgesi, Van Gölü ve Konya bölümünde alacaklarının yoğun olduğunu aktaran Yıldız şunları kaydetti: "2005'te 1000 lira borcu olan bir vatandaş, kanun çıkmamış olsaydı şu an 4 bin 320 lira ödeyecekti. Yani ödeyeceği rakamın 4 katından daha fazla ödeme yapacaktı. Şimdi borcu peşin yatırabilirse 1000 lira olarak, 5 yıl taksitle 1295 lira olarak ödeyecek." TEDAŞ alacaklarının 'torba yasa' ile yeniden düzenlendiğine işaret eden Bakan Yıldız, "Borcun toplam ana parası 3.8 milyar lira civarında ve özellikle alacaklar yoğun olarak tarımsal sulama kaynaklı" şeklinde konuştu.
Milliyet

Sosyal Tarife Geliyor
Sosyal yardımların kapsamı ve miktarının artırılmasına yönelik çalışmalar devam ederken, dar gelirlilere bir müjde de enerjiden geldi. Dar gelirli vatandaşların elektrik faturasını düşürücü sosyal adımlar yeniden masada. Enerji yönetiminin elektrikte dar gelirlinin faturasını indirecek 'sosyal tarife' çalışması yaptığı öğrenildi. Dağıtım şirketlerinin gündeme getirdiği sisteme geçilmesi halinde yeşil kartta olduğu gibi dar gelirlinin elektrik faturasının bir bölümü kamu tarafından karşılanacak. Ekonomi kaynaklarından edinilen bilgilere göre Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda ödeme modeli henüz belli olmadı. Üzerinde ağırlıklı olarak durulan çalışmaya göre elde ettiği gelir, belirlenen sınırın altında kalan dar gelirli ödediği faturasının bir bölümünü mahsuplaşabilecek. Belirlenen üç, altı veya yıllık dönemlerde dar gelirlinin faturasının bir bölümünün karşılanması için elektrik faturasını düzenli ödemesi gerekiyor. 'Sosyal tarife' geçen yıl mart ayında Resmi Gazete'de yer alan 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nda da yer alıyor. Elektrik faturalarının ödenmesinde sübvanse sistemi olmayacak. Maliyetin alanlarına göre Tarım, Maliye ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından ödenmesi üzerinde duruluyor. Tarımsal sulamada dar gelirlinin faturasının bir kısmını Tarım Bakanlığı'nca karşılanabileceği belirtiliyor. Dağıtım şirketlerinin önerisi olan 'sosyal tarife' uygulamasına geçilmesi halinde milyonlarca vatandaşın faturasında önemli miktarda indirim yaşanacak. Özellikle kayıp kaçağın yoğun olduğu yörelerde uygulamanın fayda sağlayacağına dikkat çeken enerji yönetiminden bir yetkili, vatandaşlara düzenli fatura ödeme alışkanlığının kazandırılması gerektiğine dikkat çekiyor. Türkiye genelinde yaklaşık 34 milyon elektrik abonesi bulunuyor. Türkiye genelinde abonelerin elektrik faturası için ödedikleri ortalama rakam 35-40 lira arasında değişiyor. Bu rakam dar gelirli vatandaşlarda 30 liranın altına inerken, bazı konutlarda 100 liranın üzerinde. 25 milyon abone ise aylık ortalama 20-25 lira ödüyor.
Star

Özelleşti Rme Fırtınası
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, önümüzdeki dönemde özelleştirilmesi düşünülen alanları açıkladı. Geçtiğimiz günlerde Başbakan Ahmet Davutoğlu ile yaptıkları görüşmede de özelleştirme uygulamalarını değerlendirdiklerinin anlatan Şimşek, bunun sonucunda şans oyunlarından tamamen çekilmeye karar verdiklerini bildirdi. Milli Piyango'ya ait şans oyunlarının ihalesini tamamladıklarını hatırlatan Şimşek, imtiyaz sözleşmesine Danıştay'ın vereceği görüşünü beklediklerini ifade etti. Şimşek, yakın zamanda Spor-Toto'nun özelleştirmesini de yapmayı düşündüklerini bildirdi. Yapılacak yasal düzenlemenin ardından at yarışlarının özelleştirme sürecine de başlanacağını anlatan Şimşek, şöyle konuştu: "Devlet artık şans oyunlarında, oyunları oynatma görevini özel sektöre devredecek ve denetleme fonksiyonuna yoğunlaşacak. Buradaki amacımız da büyüyen sektörden uluslararası markalar yaratabilmek, her alanda olduğu gibi bu sektörde de kayıt dışını kontrol altına alabilmek. Kısa zaman içinde Milli Piyango İdaresini bu fonksiyonu etkin bir şekilde yerine getirebilmesi amacıyla yeniden yapılandıracağız." Önümüzdeki dönemde de her zamanki gibi rekabetçi ve şeffaf ihaleler düzenleyeceklerini anlatan Şimşek, özelleştirilecek alanları şöyle açıkladı: "Kısa zaman içinde elektrik üretim santralleri, otoyol ve köprüler, bazı limanlar ve Erzurum Kış Olimpiyatları Tesislerini özelleştireceğiz. 25 şeker ve 5 makine olmak üzere şeker fabrikalarını ve geliri Halkbank'a aktarılmak üzere Halk Sigorta ile Halk Emeklilik'i de özelleştirmeyi düşünüyoruz. Ayrıca, gayrimenkuller, arsalar ve Güllük Marina gibi önemli özelleştirme projeleri de yerel ve uluslararası yatırımcıların ilgisine sunulacak.
Akşam

Çiftçinin Borcunun Yüzde 85'i Siliniyor
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, 'torba yasa'nın TEDAŞ alacaklarına ilişkin getirdiği düzenlemeyi anlattı. Çiftçilerin bu yılın nisan ayına kadar TEDAŞ'a olan borçlarının 5 taksite kadar yapılandırılacağını belirten Yıldız, "Borcunu tek seferde ödeyebilenler, sadece ana parayı yatırarak gecikme masrafını ödememiş olacaklar" diye konuştu. TEDAŞ alacaklarının "torba yasa" ile yeniden düzenlendiğine işaret eden Bakan Yıldız, "Borcun toplam ana parası 3,8 milyar lira civarında ve özellikle alacaklar yoğun olarak tarımsal sulama kaynaklı" şeklinde konuştu. Yıldız, uygulamanın borçları birikmiş vatandaşlar için büyük fırsat olduğunu dile getirerek, düzenlemenin de dağıtım şirketleri özelleşmeden önceki borçları, yani TEDAŞ'a olan borçları kapsadığını söyledi. Özellikle Dicle Bölgesi, Van Gölü ve Konya bölümünde alacaklarının yoğun olduğunu aktaran Yıldız şunları kaydetti: "Çiftçilerimizin birikmiş borçlarından kurtulması için bu yılın nisan ayına kadar TEDAŞ'a olan borçlarını 5 taksite kadar yapılandıracağız. Borcu tek seferde ödeyebilenler, sadece ana parayı yatırarak gecikme masrafını ödememiş olacaklar. Çiftçilerimiz uygulamadan yararlanmak için 30 Kasım'a kadar bölgelerinde bulunan dağıtım şirketi veya perakende satış şirketlerine müracaat edebilirler. İlk ödeme 31 Aralık'a kadar yapılacak."
Akşam

DÜNYA
'Merkel Çatal Bıçak Bile Kullanamıyordu'
Almanya'da 1982-1998 yılları arasında şansölye olarak hizmet veren Helmut Kohl ile ilgili çıkacak yeni kitap gündeme bomba gibi düştü. Gazeteci Heribert Schwan'ın 2001-2002 yıllarında Kohl ile gerçekleştirdiği toplamda yaklaşık 600 saat süren 100 röportajı temel alarak yayımlamak istediği, "Miras: Kohl Belgeleri" adlı kitapta çarpıcı ifadeler var. Kohl'un politika kariyerinin başlangıcında kanatları altına aldığı Almanya'nın şimdiki şansölyesi Angela Merkel hakkında "Çatal-bıçak bile tutmayı bilmezdi" dediği öne sürülüyor. Kohl, eski Almanya Cumhurbaşkanı Cristian Wulff için ise "hain" ve "sıfır" diyor. Bu konuşmaların hiçbir zaman yayınlanmayacağını düşünerek cesurca konuştuğu belli olan kayıtlarda Kohl, Merkel için "Devlet yemeklerinde o kadar aylakça dolaşırdı ki, tekrar tekrar kendisini toparlaması gerektiğini söylerdim" diyor. Kohl'a göre Sovyetler Birliği'nin yıkılması ve Almanya'nın birleşmesinde rol oynayan etmen, Sovyetler Birliği'nin ekonomik gücünü yitirmesi oldu. Kohl, böylece 1989'da yüz binlerce insanın sokaklara çıkarak Doğu Almanya rejimine karşı başlattığı sivil hareketi küçümsediğini de göstermiş oldu. Kohl, Sovyetler Birliği devlet başkanı Mihail Gorbaçov'un bir "başarısızlık" timsali olduğunu dile getirerek, "Gorbaçov, kitaplara baktı, bu oyundan vazgeçmesi gerektiğini gördü, bu rejimi daha fazla ayakta tutamayacağını anladı" diyor. Kohl'un bu röportajları ilk eşi Hannelore'nin intiharından sonra kaydedilmişti. Kohl'un biyografi yazarı olarak seçilen gazeteci Schwan, Kohl'un yeni eşiyle bozuşmasından sonra kayıtları geri istediğini öne sürdü. Bu yaz düzenlenen mahkeme Kohl'u haklı bularak Schwan'dan kayıtları geri vermesini istedi. İkili arasındaki sürtüşmeye artık Yüksek Mahkeme karar verecek.
Milliyet

Mısır Öfkesini Kktc'den Çıkardı
İslam Konferansı Örgütü'nün (İKÖ) New York'taki toplantısında Mısır'ın, Kıbrıslı Türklere yönelik tutumunun tartışma çıkardığı öğrenildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmaya tepki gösteren Mısır, öfkesini KKTC'den çıkarmak istedi. İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları Yıllık Koordinasyon Toplantısı devam ettiği sırada, gece yarısı toplantıya değişiklik önergesi veren Mısır yönetimi, metinlerde yer alan 'Kıbrıs Türk Devleti' ibaresinin çıkarılmasını istedi. Birleşik Arap Emirlikleri ve İran da Mısır'a destek verdi. Rumların karşı çıktığı bir noktaya Mısır'ın destekleyici olması şaşkınlık yaratırken, Türkiye ve KKTC yönetiminden tepki gecikmedi. Mısır'ın tutumunu kabul edilemez olarak değerlendiren Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Yaşar Halit Çevik'in, "Türkiye ile sorunu olan ülkeler bunu Türkiye ile çözsün. Kıbrıslı Türklerin haklarına saldırı kabul edilemez" çıkışı yaptığı kaydedildi. Toplantıda yer alan KKTC Dışişleri Bakanı Özdil Nami de kararı devlet başkanlarının aldığına dikkat çekti ve bu kararı ancak devlet başkanlarının değiştirebileceğine işaret etti. Tartışma üzerine taslak metin devlet başkanlarının onayına sunulamadı. Geçen yıl onaya sunulan metin geçerliliğini sürdürdü. Olayla ilgili Milliyet'e konuşan KKTC Dışişleri Bakanı Nami, Mısır yönetiminin tutumunun etik ve ahlaki olmadığını kaydetti. Mısır'ın Devlet Başkanı Abdülfettah el Sisi'nin de önümüzdeki günlerde Güney Kıbrıs'ı ziyaret ederek, doğalgaz konusunda işbirliği anlaşmaları imzalayacağı öne sürüldü.
Milliyet

Filistin-İsrail Barış İçin Yeniden Masaya Oturacak
Hamas, İsrail ile Filistinli gruplar arasında Mısır'da yürütülen görüşmelerin bayramdan sonra yeniden başlayacağını duyurdu. Hareket yetkililerinden Salah el- Berdevil, Kahire'deki görüşmelerde kalıcı ateşkeste mutabık kalındığını, bayramın bitmesiyle müzakerelere yeniden dönüleceğini ifade etti. İsrail ile dolaylı görüşmelerdeki çalışma programı üzerine anlaşma sağlandığını aktaran Berdevil, bu programın "liman, havalimanı, Şalit esir takası anlaşmasıyla özgürlüğüne kavuştuktan sonra yeniden alıkonulan Filistinlilerin serbest bırakılmasını" içerdiğini kaydetti. Bu arada İsrail'in 7 yıl sonra Gazze'den Mescid-i Aksa'ya bin 500 kişilik grubun gitmesine izin vermesinin ardından önceki gün ve dün 500'er kişilik iki grup ziyaret için Kudüs'e geldi. Yıllar sonra Mescid-i Aksa'da namaz kılan Gazzeliler, İsrail'in "60 yaş üzeri" şartı nedeniyle gençlerin gelememesinden dolayı "buruk bir sevinç" yaşadıklarını söyledi. Öte yandan İsrail'in Yahudi yerleşimcilerin Mescid-i Aksa'ya Meğaribe Kapısı'nın yanı sıra ikinci bir kapıdan da girebilmesi için çalışmalar yaptığı bildirildi. Turizm Bakanlığı, Yahudi yerleşimci ve turistlerin Mescid-i Aksa'ya Meğaribe Kapısı'nın yanı sıra El-Kattanin Kapısından da girişi değerlendirdiği belirtildi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, Filistin'i devlet olarak tanıma kararı alan İsveç'e tepki gösterirken, Filistin'e bir destek de Hollanda'dan geldi. Hollanda'daki sosyal demokrat partiler, Filistin'in kendi ülkeleri tarafından da tanınması gerektiğini söyledi. Kararın ancak parlamentoda onayından sonra uygulanabileceği not düşüldü.
Star

Vize 2'nci Turda
Brezilya'da başkanlık seçimi, üç adaydan yüzde 50 barajını aşan çıkmadığı için ikinci tura kaldı. Oyların yüzde 42'sini alan mevcut lider Dilma Rousseff, 26 Ekim'de yüzde 34'ün desteğini alan merkez sağın adayı Aecio Neves'le yarışacak. Seçimin sürpriziyse iddialı aday çevreci Marina Silva'nın yüzde 21 oyla yarış dışı kalması oldu. Yorumcular, ikinci turda Rousseff'le Neves arasındaki yarışın kıyasıya geçeceği görüşünde hemfikir. 4 yıldır başkanlık koltuğunda oturan Rousseff, sonuçların netleşmesinin ardından 'dostu ve yoldaşı' Brezilya eski Devlet Başkanı Lula da Silva'ya teşekkür etti, hükümette temizlik ve siyasi reform sözü verdi: "Sokaklardan ve seçim sandıklarından gelen mesajı aldık. Brezilyalıların çoğu, inşa etmekte olduğumuz Brezilya'yı hızlandırmamızı istiyor." Aecio Neves ise 'değişim umudu'nu temsil ettiğini söyleyerek yarış dışı kalan Marina Silva'nın seçmenlerinden destek istedi. Seçim, özellikle geçen yıl tüm ülkede yönetim karşıtı gösterilerin ardından 12 yıldır iktidarda olan İşçi Partisi için bir referandum olarak görülüyordu.
Akşam

Ab'nin Haksız Eleştirilerine Ankara'dan Anında Cevap
Türkiye'ye yönelik İlerleme Raporu'nu, geçen yıl Kurban Bayramı tatilinde açıklayan ve Ankara'nın sert tepkisi ile karşılaşan Avrupa Birliği (AB), bu yıl aynı hataya düşmedi. Türkiye'deki resmi tatili bu yıl dikkate alan Birlik, yeni İlerleme Raporu'nu yarın açıklayacak. Taslak çalışması daha önce Ankara ile paylaşılan raporda, Türkiye'deki uygulama ve atılan adımlara yönelik övgüler ve eleştiriler yer alıyor. Raporda, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve yerel seçimlerin, demokratik ve şeffaf koşullarda gerçekleştirildiği görüşü vurgulanacak. Olumlu kalemler arasında "Türkiye'nin Çözüm Süreci konusundaki kararlılığı", "Suriyeli sığınmacılara yönelik yaklaşımı" ve "Ekonomideki başarı" da bulunuyor. AB'nin Türkiye İlerleme Raporu'nda öne çıkan eleştirileri ise HSYK seçimleri, yargı bağımsızlığı, internet ve basın özgürlüğü ile eğitim alanına ilişkin uygulamalar oluşturacak. Taslak raporda da yer alan eleştirilere yanıt için bir süredir ön çalışma yapan Ankara, 'haksız' olarak nitelediği bu tespitlere iki aşamalı tepki gösterecek. Rapor yayınlandıktan sonra yapılacak bir açıklama ile AB'ye anında ve sert tonda ilk yanıt verilecek. İkinci aşamada ise eleştiri yöneltilen konular çok daha kapsamlı olarak ele alınacak. İlgili kurum ve kuruluşlar, İlerleme Raporu'nda yer alan eleştirileri satır satır mercek altına alacak ve her iddia, AB ülkelerindeki örneklere de dikkat çekilerek yanıtlanacak. AB Bakanlığı'nda son rütuşları yapılacak olan bu raporlar, yine sert tonda kaleme alınmış bir ön yazıyla mektuplaştırılarak Avrupa Komisyonu'na gönderilecek.
Akşam

Işid Topun Ağzında
Sınırda hareketli saatler… Kobani kentinde IŞİD'in saldırılarının artması ve mermilerin sınırı aşması üzerine 2'nci Hudut Tabur Komutanlığı'nda bulunan çok sayıda tank, sınır hattının hakim noktalarına sevk edildi. Suriye'yi gören hâkim tepelere konuşlandırılan tank ve obüslerin namlularının Kobani'ye çevrili olduğu görüldü. Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulusi Akar, Suriye sınırında incelemelerde bulundu. Orgeneral Akar ilk olarak 3. Hudut Tabur Komutanlığı'nda brifing aldı. Daha sonra zırhlı araçla Mürşitpınar Mahallesi'nde sınırın sıfır noktasındaki birlikleri ziyaret eden Akar, bayramlaştığı askerlere baklava ikram etti. Hakim noktadan dürbünle Kobani'yi izleyen Orgeneral Akar'a bölgede yaşanan çatışmalarla ilgili bilgi verildi. Aynı saatlerde Polonya'da bulunan NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, "Gerekirse Türkiye'nin güvenliğini sağlamak için gerekirse harekete geçeriz" şeklinde konuştu. Irak ordusu ve ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun Felluce kentinde düzenlediği operasyonlarda, 30 IŞİD militanı öldürüldü. El-Enbar ilindeki operasyonlardan sorumlu komutan Korgeneral Reşid Felih, "Koalisyona bağlı uçaklar, Er-Raud köprüsü yakınında IŞİD militanlarının konuşlandıkları yerleri vurarak ağır kayıplar verdirdi. Irak savaş uçuklarının saldırısında da IŞİD'in Enbar sorumlusu Şakir Vuheyb'in öldürüldü" dedi.
Akşam

POLİTİKA

İstanbul'un Kurtuluşunun 91 . Yıl Dönümü
İstanbul'un kurtuluşunun 91. yıl dönümü nedeniyle Taksim'deki Cumhuriyet Anıtı önünde tören düzenlendi. Törene, İstanbul Vali Yardımcısı Mustafa Ayhan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ahmet Selamet, gaziler, sivil toplum kuruluşu üyeleri ve öğrenciler katıldı. Tören defterini imzalayan Selamet, iki bayramı bir arada yaşamanın mutluluğunu hissettiklerini belirterek, şunları kaydetti: "İstanbul'un düşman işgalinden kurtuluşu, milli mücadele tarihinin en mutlu sayfalarından biridir. İstanbul'un düşman işgalinden kurtuluşu, milletimizin hürriyet sevdasının da bir nişanesi olmuştur. Bu kutlu gün, Cumhuriyetimizin ilanına giden yolda önemli kilometre taşı niteliği de kazanmıştır. Bu büyük hadiseyi kahramanlıklarıyla tarihe yazan başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere bütün gazi ve şehitlerimizi minnetle anıyoruz. Ruhları şad olsun." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, İstanbul'un kurtuluş yıldönümünü kutladı. Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan yazılı açıklamaya göre; Erdoğan, yıl dönümü dolayısıyla, Vali Vasip Şahin ile Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'a birer tebrik telgrafı gönderdi. Başbakanlık Basın Merkezi'nden yapılan açıklamaya göre ise Davutoğlu, İstanbul'un düşman işgalinden kurtuluşunun yıldönümü dolayısıyla Şahin'e kutlama mesajı gönderdi.
Milliyet

'Kara Savaşı Orta Doğu'yu Cehenneme Çevirebilir'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin İstanbul Abdi İpekçi Spor Salonu'nda düzenlenen bayramlaşma töreninde, Suriye ve Irak'ta IŞİD'e karşı yapılması muhtemel operasyonlara değindi. "Küresel fitne kampanyası, Türk ve İslam alemine diş bilemektedir" diyen Bahçeli, Türkiye'nin çok riskli ve çok değişkenli bir denklemin ortasında olduğunu söyledi. Bahçeli, özetle şöyle konuştu: "Sınırlarımızın hemen dibinde, IŞİD, PKK, PYD ve farklı terör örgütleri kümelenmiş ve değişik alanlarda konuşlanmıştır. İnsan canından geçinen katiller, sınır güvenliğimizi ve millet varlığımızı aşırı ölçüde riske sokmaktadır. IŞİD'İ doğuran, besleyen ve teşvik eden sebepler zinciri doğru ve detaylı analiz edilmeden atılacak her adım, boşlukta kalacaktır. Bu itibarla, IŞİD ve benzeri örgütlerin kaynak ve zemini kurutulmadan, militan ve lojistik kanalları kesilmeden, bu terör yuvalarına karşı yapılan ve yapılması düşünülen her saldırı ters tepecektir. Hatta hava harekatı destekli kara operasyonu, bölgenin sosyolojik, siyasal ve kültürel yapısını tümden bozabilecek, Orta Doğu'yu cehenneme çevirebilecektir. Bu yalın gerçeğin herkes tarafından kabullenilmesi ön şarttır."
Vatan
Hedef Esad Olursa Varız
Başbakan Ahmet Davutoğlu, dış basına verdiği ilk demecinde IŞİD'i büyüten en önemli nedenin Şam rejimi olduğuna dikkati çekti. ABD'li ünlü televizyoncu Christiane Amanpour, röportaj yaptığı Davutoğlu'nun kendisine, ABD stratejisi Esad yönetimini hedef alırsa Türkiye'nin de kara birliklerini yönlendirebileceğini söyledi. Türkiye'nin karadan asker gönderebileceğini de kaydeden Ahmet Davutoğlu, bunun ancak Amerikan stratejisinin Esad'ın peşine düşmeyi de içerdiği noktada gerçekleşebileceğini kaydetti. Davutoğlu, Suriye içinde uçuşa yasak ve güvenli bölgeler oluşturulması halinde askeri koalisyona katılacaklarını da söyledi ve ekledi. ABD'den iki şey bekliyoruz. Adalet ve empati. ABD'nin Meksika'yla sınırı var ve aynı tarafta iki devletle sınırı var. Tüm sınırları kontrol etmek kolay mı?
Akşam

SPOR

Milli Takımımızın Çek Cumhuriyeti ve Letonya ile oynayacağı maçların aday kadrosu açıklanırken, Gökhan Töre ile Hakan Çalhanoğlu ve Ömer Toprak arasında geçtiğimiz yıl yaşanan olayları bilenler bu üçlünün aynı kampta bir araya gelip gelemeyeceklerini merak ediyordu Çünkü, Gökhan Töre'nin 15 Ekim 2013'te oynanan Türkiye- Hollanda maçı için yapılan kampta Ömer ile Hakan'ın odasına girerek, ikiliye silah çektiği, iki gurbetçi futbolcunun bundan bir ay sonra Adana ve Mersin'de yapılan kampa bu yüzden katılmadığı ileri sürülüyordu Hatta, kulislere sızan bilgilere göre Ömer ile Hakan kampa katılmayış nedenleri sorulduğunda doğrudan yaşadıkları silahlı tehdit olayını gerekçe göstermişlerdi. İddialara göre, Ömer ile Hakan o dönem milli takım yetkililerine, açık açık, "Gökhan Töre kadroda olursa, o takımda biz yokuz. Onunla aynı takımda forma giymeyiz" demişlerdi. 15 Kasım'daki Kuzey İrlanda ve 19 Kasım'daki Beyaz Rusya maçlarına bu yüzden gelmedikleri konuşulan iki futbolcunun o tarihden sonra yer aldığı milli takımda sakatlık ve kadro dışı gibi nedenlerle Gökhan Töre bulunmuyordu. Yaşanan süreçte TFF ve milli takım yetkilileri, futbolcular arasındaki gerilimi aşmak için çaba gösterdikleri belirtilirken, bu uğraşıların olumlu sonuç verip vermediği merak bekleniyordu. Ve, Fatih Terim tarafından bu hafta sonu oynanacak Çek Cumhuriyeti ve Letonya maçlarının aday kadrosunda Gökhan Töre, Hakan Çalhanoğlu ve Ömer Toprak'ın isimleri bir yıl sonra ilk kez bir listede yer aldı.
Hürriyet

Trabzonspor'un Karabükspor'e deplasmanda 3-0 mağlup olduğu karşılaşmanın ardından, "Utanç verici, ihanet" ifadelerini kullananan bordo mavililerin teknik direktörü Vahid Halilhodzic, isimlerini vermese de hainlerin kim olduğunu açıkladı. Lig Tv'de Şansal Büyüka'nın sorularını yanıtlayan Boşnak çalıştırıcı, transferleri son anda yapıp aceleyle bir takım oluşturduklarını ve bunun oturmasının zaman alacağını söyledi. Başarılı olmaları için çok çalışmaları gerektiğinin altını çizen Halilhodzic, "Bazıları izlediğimiz videolardan, yaptığımız toplantılardan ve çalışma saatlerimizden şikayet ediyor . Bazı oyuncular ne zaman ve nasıl idman yapacakları konusunda kötü alışkanlıklar edinmişler. Ancak bunların bende yeri yok. Buna tahammül edemeyen oyuncular varsa hemen kulübü terk etmeliler" dedi. Vahid Hoca çalışmanın ve sorumluluklarının bilincinde olmanın faydasını, Dünya Kupası'nda herkesin takdir ettiği Cezayir Milli Takımı'ndan verdiği bir örnekle somutlaştırdı: "Ben tüm bu çalışmalarımda her bir oyuncuma görevini bire bir anlatır ve rolünü yüklerim. Hem defansif hem ofansif olarak sahada neler yapması gerektiğini ezberletirim. Almanya maçında Cezayir ilk yarıda 3-0 öne geçebilirdi. Eğer her bir oyuncuma bunları söylememiş olsaydım bu durum ortaya çıkmazdı." Bordo-mavililerin içinde bulunduğu durumdan çıkması için yalnız bir galibiyet almasının yeterli olacağını savunan deneyimli çalıştırıcı, "Ben bu zorlu durumla kariyerimde ilk kez karşılaşmıyorum. Daha önce de bunun içinden çıkmasını bildim. Trabzon'u ilk çalıştırdığım dönemde de önce kötü bir durumdaydık ama sonunda Avrupa kupasına katıldık. Çok çalışarak tabloyu değiştirebiliriz" diye konuştu.
Milliyet

Futbolseverler artık maçların Avrupa'da önemli liglerde olduğu gibi gündüz oynamasını talep ediyor. Son 15 yıldır Türk futboluna gönülverenler gece maçları nedeniyle takımlarını desteklemekten uzaklaştı. Tribünlerde takımını izlemek isteyenler fikstür ve saatler nedeniyle stadyumlara gitmekten kaçınırken, hava durumu, statlara ulaşım, geç saatlere maç koyulması ve güvenlik gibi nedenler taraftarları statlardan uzaklaştırdı., Hafta içi oynanan maçlar en erken saat 20.00'de başlarken, futbolseverler bir çok maçı da 21.45'te izledi. Hafta sonu oynanan maçlarda da değişen bir şey yok. Maçların çakışmaması için uygulanan 'farklı saatte oynatma' politikası nedeniyle cumartesi ve pazar günlerinde bile 21.00'de başlayan maçlar taraftarı canından bezdirdi. Maçın 23.00'te bittiği göz önünde bulundurulursa insanlar giderek futbola olan ilgisini kaybediyor.Oysa Süper Lig'i karşılaştırdığımız Avrupa'nın birçok önemli liginde haftanın maçı hariç tüm maçlar neredeyse, gündüz oynatılıyor. Premier Lig'de geçen hafta cumartesi 5 maç yerel saatle 15.00'te, pazar günü Manchester United-Everton karşılaşması 12.00'de oynandı. Buna rağmen İngiltere 13 milyon taraftar ile tribünleri en çok dolan lig. Maçları geç oynanan İspanla Ligi'nde bile Real Madrid-Barcelona maçı tüm dünyada izlensin diye öğlen 12.00'ye kondu.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme