13 Ekim 2014 Pazartesi

12.10.2014 Genel Gündem



12 Ekim 2014 Gündemi

GÜNDEM



Analar Ağlıyor
Bingöl'de şehit düşen Başkomiser Hüseyin Hatipoğlu (30), memleketi Amasya'da gözyaşları arasında toprağa verildi. Şehit Hatipoğlu'nun cenazesi dün Sabuncuoğlu Şerefeddin Devlet Hastanesi morgundan alınarak Hızırpaşa Mahallesi'ndeki babasının evine getirildi. Hatipoğlu ailesinin tek erkek çocuğu olan şehidi uğurlamak için yüzlerce Amasyalı, baba evine akın etti. Burada yakınlarından helallik alındı. Şehidin babası İlyas (60) ve anne Adeviye Hatipoğlu (57) gözyaşlarına boğuldu. Şehidin eşi Sibel Hatipoğlu (28) da tabuta sarılıp ağladı. 1.5 yaşındaki kızı Yaren ise yakınlarının kucağında olup biteni izledi. Şehidin cenazesi daha sonra konvoy eşliğinde Sultan 2'nci Beyazıt Camisi'ne getirildi. Burada düzenlenen cenaze törenine İçişleri Bakanı Efkan Ala, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Emniyet Genel Müdürü Celalettin Lekesiz, Amasya Valisi İbrahim Halil Çomaktekin, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Ufuk Aras, Amasya Belediye Başkanı AK Partili Cafer Özdemir, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri şehidin yakınları ve çok sayıda kişi katıldı. Yaklaşık 5 bin kişinin katıldığı cenaze namazı sonrasında şehidin cenazesi Tekirdede Mezarlığı'nda bulunan şehitliğe defnedildi. Şehit eşi Sibel Hatipoğlu arkadaşlarına, eşinin 16 Eylül 2012'de Bingöl'de 8 polisin şehit olduğu mayınlı saldırıda aynı timde bulunduğunu ancak arkadaki araçta olduğu için kurtulduğunu söyledi. Kurban Bayramı tatili nedeniyle Ordu'ya baba evine gelen Sibel Hatipoğlu'nun tatil bitiminde Bingöl'e eşinin yanına döneceği, burada kaldıkları evden polis lojmanlarına taşınıp Amasya'ya ailesinin yanına gitmeyi planladıkları bildirildi. Bingöl'deki gelişmeleri sürekli sosyal medya ve televizyondan takip eden Sibel Hatipoğlu'nun, eşiyle sürekli telefonda görüştüğü, şehit olmadan 1 saat önce yaptıkları telefon görüşmesinde ise eşinin kendisine "Buralar çok karışık, siz gelmeyin, izinler iptal edildi. Çocuğuma iyi bak. Ortam sakinleşince ben de Ordu'ya gelirim, birlikte Amasya'ya gideceğiz" dediği belirtildi. Sibel Hatipoğlu'nun ise izinlerin iptal olduğunu duyunca, Facebook hesabından, "Kanı bozuk soysuzlar burada o çocukluğu yapacağınıza buyrun Kobani'ye" yazısını paylaştığı anlaşıldı. Şehit Başkomiser Hüseyin Hatipoğlu'nun taziyesine giden akrabalarını taşıyan otomobil, dün sabah Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde TIR ile çarpıştı. Kazada Seher Ateş (64) yaşamını yitirdi, 2 kişi yaralandı.
Hürriyet

Müzeye Bile Vandallık
Kültür Bakanı Ömer Çelik, Kobani protestoları sırasında Diyarbakır Ziya Gökalp Müzesi'nden 20 eserin çalındığını açıkladı. Çalınan eserler arasında yazar Ziya Gökalp'in fotoğraflarının yanı sıra Malta'da sürgündeyken yazdığı 3 adet el yazısı mektup da bulunuyor. Çelik, Twitter'daki açıklamasında, son olaylarda Siirt İl Halk Kütüphanesi'nin zemin katında bulunan arşiv, çocuk bölümü ve engelliler bölümünde kitapların, bilgisayarların, mobilyaların atılan molotofla yandığını, kütüphanenin kullanılamaz hale geldiğini belirtti. Siirt Kültür Müdürü Cengizhan Başaran da saldırıyla ilgili "Kütüphanemizde demirbaşa ait hiçbir şey kalmadı. 1964'te kurulan kütüphanemizin 50 yıllık arşivi kül oldu" dedi. Bünyesinde 190 kişilik çok amaçlı salon, kütüphane, sergi salonu, atölyeler olan Varto Kültür Merkezi'nin de yakıldığını belirten Bakan Çelik, "Ziya Gökalp Müzesi'ne yapılan saldırı sonucunda müze binası tamamen tahrip edilmiş, müze envanterinde bulunan yaklaşık 20 eser çalınmış, çok sayıda kitap da yanmıştır. Barbarlar tarih boyunca olduğu gibi şimdi de kütüphaneye, müzeye saldırdı. Kendisine 'siyasetçi' diyenlerin kışkırttığı barbarlar, çocukların kütüphanesini, kültür merkezini yıktılar" mesajını paylaştı. Hürriyet'in ulaştığı bilgilere göre, Ziya Gökalp Müzesi'nden çalınan 20 eserin arasında ağırlıklı olarak yazar Ziya Gökalp'in fotoğrafları yer alıyor. Eserler arasında Diyarbakır Çermik'te doğan Gökalp'in Malta sürgünü sırasında yazdığı 3 mektubu da bulunuyor. Envanterde yer alan ve çalınan eserler şöyle: "Traş makinesi (sarı maden), dolmakalem (siyah), kravat (ipek), baston (kırmızı ağaç), baston (ağaç), baston (ağaç), Ziya Gökalp'in portre fotoğrafı, Ziya Gökalp'in dayısı Pirinçzade Şerif Efendi'nin camlı çerçeveli fotoğrafı, Ziya Gökalp'in kardeşi Sıtkı Gökalp'e ait fotoğraf, Ziya Gökalp'in Rüştiye Talebesi iken çekilmiş fotoğrafı, Ziya Gökalp'in İdadi Talebesiyken çekilmiş fotoğrafı, Ziya Gökalp'in kardeşi ve komşuları ile ellerinde silahlarla fotoğrafı, Ziya Gökalp'in Malta'dan gönderdiği 2 adet posta kartı, Tevfik Efendi'ye ait Tereke Defteri-El Yazısı, Ziya Gökalp'e ait 3 adet el yazısıyla yazılmış Malta Mektupları, Ziya Gökalp'in Yat Kulübü'nde çekilmiş fotoğrafları, Ziya Gökalp'in türbe fotoğrafı, Ziya Gökalp'in portre fotoğrafı, Ziya Gökalp'in ailesiyle 2 fotoğrafı, 2 adet Ziya Gökalp'in Resmi Hal Tercümesinin fotokopisi."
Hürriyet

Bu Vatanseverlik Beni Çok Etkiledi
Abdullah Ekici adlı vatandaşın Davutoğlu'na çocuklarıyla gönderdiği 'Emekli maaşımdan kesip savunma sanayiine yatırım yapın' mesajı Başbakan'ı duygulandırdı. Başbakan Ahmet Davutoğlu, Malatya ziyaretinde bir vatandaşın, "Babam emekli maaşından kesinti yapılarak savunma bütçesine aktarılmasını istiyor" sözleriyle duygulu anlar yaşadı. Davutoğlu, "Bu vatanseverlik beni çok etkiledi" dedi. Davutoğlu'nun Malatya ziyaretinde cuma namazı çıkışında yanına yaklaşan üniversite öğrencisi Şahide Baran'ın, Başbakan'a sevgisini ifade edip kendisini eve çay içmeye davet etmesi duygu dolu anların yaşanmasına yol açtı. Gezi dönüşünde yaşadıklarını bir grup gazeteciyle paylaşan Davutoğlu, o duygulu anları şu sözlerle anlattı: "Bir kızımız ısrar etti, 'ne olur bir uğrayın'. Nasıl yalvarıyor kız, 'Tek başınayız, kendi helal rızkımızı kazanıyoruz' dedi. 'Bakın yol üzeriyse oraya alın' dedim. Bir taraftan da geciktik. Ters bir yerdeymiş. 'Telefonunu ver, ben anneni arayacağım' dedim. Dönerken, havaalanına gelirken aradım. Kadın nasıl heyecanlandı, 'ben' dedi işte kocasından ayrılmış, kumar şeyi varmış, 'yer açtım böyle çalışıyorum çocuklarıma helal' Tertemiz bir hanım yani. 'Babam sizi görmek isterdi. Orada yokmuş' dedi. Şu söz o kadar etkileyici bir şey ki; 'Babam aramış, bugün keşke ben de orada olsaydım da dinleyeydim dedi ve size bir şey söylememi istedi. Babam emekli, kıt kanat geçiniyor' dedi. 'Ne olur söyle Başbakan'a bizim emekli maaşımızdan kessinler, savunma sanayisine yatırım yapsınlar'. Bu nasıl iş? Ben de, 'Benim emekli maaşım' diye başlayınca dedim emekli maaşına zam isteyecek. 'Selam söyle ellerinden öpüyorum babanın' dedim." Milliyet, Davutoğlu'nun telefonla aradığı Nezahat Ekici'ye ulaştı. Ekici, Davutoğlu ile görüşmesini, "Asıl babam Abdullah Ekici kendisi ile çok görüşmek istiyordu ama o an yanımda değildi. Babamın Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızdan bir talebi vardı emekli maaşından kesilip savunma bütçesine aktarılmasını istiyordu. Bu talebi ilettim. Kendisi de bunu duyunca çok duygulandı. 'Bu vatanseverlik beni çok etkiledi' dedi. Davutoğlu'na üzerinde, "Başbakanım Allah rızası için misafirimiz olun, sizi çok seviyorum" yazılı kartı veren Nezahat Ekici'nin kızı Şahide Baran da, Milliyet'e, "Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızı çok seviyorum. Onlara olan sevgimiz çok büyük. Biz hiçbir şey istemiyoruz. Sadece onlara sevgimizi göstermek için çalışıyorum. Ülkemiz iyi olsun diye dua ediyoruz. Çabaladım, kendisine de ulaştım. Başbakanım gelin dedim. Gelemediler. Emine (Erdoğan) teyzeyi görmek Sare (Davutoğlu) teyzeyle görüşmek oturmak istiyorum" diye konuştu. Davutoğlu'na, "maaşımdan kesinti yapın" mesajı yollayan Abdullah Ekici de, "Memur emeklisiyim. Keşke savunma sanayimiz güçlü olsa çünkü etrafımızda komşumuzda savaş var. Hizmetli emeklisi bin 300 lira emekli maaşı alıyorum 250 lira kesilse de fedakârlığı yapsa da devletimiz daha iyi olur. Herkes katkı yapsa çok güzel olur. Devlet güçlü ise halk da güçlüdür" dedi.
Milliyet

'Serhildanı Bize Siz Öğrettiniz, Biz De'
Bingöl saldırganlarından 22 yaşındaki 'Bahoz Amed ' kod adlı Ramazan Özmaskan'ın cenazesinin Diyarbakır'a getirilişi sırasında polis yaklaşık 100 aracın bulunduğu konvoyu durdurdu. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürü Lütfü Çiçek, konvoyda bulunan DBP İl Başkanı Zübeyde Zümrüt ile görüşerek olay çıkmasını istemediklerini söyledi. Zümrüt'ün konuşmaya müdahale etmek istemesi üzerine buna izin vermeyen Çiçek, şunları söyledi: "Doğrusu BDP'lilerin, yani siyasilerin bu işi sahiplenmesine şaşırdık ve yadırgadık. 4 aydır her gün sizinle karşı karşı karşıya geldik. Çok nazik kibar bir şekilde, çözüm süreci nedeniyle beni hiç bir zaman bu şekilde görmediniz. Çelik yelekli, kasklı, silaha hazır vaziyette. 4 ay boyunca siz konuştunuz." "Şimdi bizim konuşma zamanımız çünkü şehit bizim şehidimiz. Bingöl'de katledilen abilerimiz, meslektaşlarımız, kardeşlerimiz. Kesinlikle konvoyda siren sesi, her hangi bir işaret, terör örgütünü simgeleyen hiç bir şey görmek istemiyorum. Olduğu anda durdurulacak ve müdahale olacak. Serhildanı siz bize öğrettiniz. Biz de size Türkiye cumhuriyeti devletinin parçalanmayacağını, yıkılmayacağını öğreteceğiz." Zümrüt de bu sözlerin üzerine "Kimse parçalamaya çalışmıyor" dedi. Bir başka polis şefi de "Cenaze üzerinden prim, şov yapmayın. Konvoyu alıp gidin buradan. Biran önce gidin buradan, bu işin tahammülü kalmadı artık. Tahammül yok, sabır da yok" diye cevap verdi. Bu diyaloğun ardından yapılan cenaze sırasında hiçbir flama açılmadı ve slogan atılmadı
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 89, 8264-89, 9710                            
ABD Doları 2, 2844-2, 2872
Euro 2, 8834-2, 8871
İngiliz Sterlini 3, 6701-3, 6801   

Petrol Takası
Washington Yakın Doğu Araştırmaları Enstitüsü Araştırmacısı ve Irak uzmanı Michael Knights, Kerkük petrolü için yeni bir takas formülünün devreye girebileceğini kaydetti. Buna göre, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) kendi sahalarından çıkan ve iç tüketimde kullandığı petrolü direkt Türkiye'ye pompalayarak, ortaya çıkacak açığı Kerkük petrolü ile kapatılabilir. Böylece Irak'ın tartışmalı bölgeleri arasında yer alan Kerkük'ün petrolleri, Türkiye'ye gelmeden paraya çevrilebilir. Ayrıca Türkiye'yi Kerkük petrolü konusunda herhangi bir taraf olmaktan kurtarır. Irak'ın petrol üretimi, bu yılın ilk aylarında rekor kırarak 2.8 milyon varil/gün seviyelerine ulaşmış ve yaklaşık 300 bin varili de Kerkük bölgesinden sağlanmıştı. Kerkük-Ceyhan boru hattının hasar gördüğü mart ayından bu yana merkezi yönetim tarafından Ceyhan'a sevkiyat yapılamıyor. Irak Anayasası'nın 140. maddesine göre Kerkük, merkezi hükümet ile IKBY arasındaki tartışmalı bölgeler arasında yer alıyor. Kerkük'teki Avana ve Bayhasan petrol sahalarını Kürt boru hattı sistemine bağlayan yeni bir boru inşa edildi ancak şimdilik çalışmıyor. Michael Knights, şunları söylüyor: "Kerkük özel statüye sahip bir bölge. Bu nedenle hassasiyetlere dikkat etmek gerekir. Bu hassasiyetlerle başa çıkmanın bir formülü Kerkük petrollerinin IKBY rafinerilerine verilmesi ve IKBY'nin iç tüketim için kullandığı petrolü, Ceyhan'a ihraç etmesi. Bu bir nevi 'petrol takası'."
Hürriyet

Ameliyat Krizi Yarın Bitecek
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, son günlerde artan ilaca taban fiyat uygulaması, hastanelerin tıbbı malzeme alımında sorun yaşadıkları iddialarına yanıt verdi. Hürriyet'in geçtiğimiz hafta gündeme taşıdığı ve ameliyatları erteleme noktasına getiren krizi değerlendiren Bakan Çelik, 1 Ekim'de yayınlanan Sağlık Uyguluma Tebliği'nin (SUT) uygulama farklılığından kaynaklanan bazı sorunlar olduğunu söyledi. 25- 30 kalemde yaşanan tıbbi malzeme sıkıntısının giderilmesi için bakanlıklar arası toplantılar yapıldığını belirten Çelik sorunun yarın (pazartesi) çözüleceğini de ifade etti. Çelik, "Tıbbi malzemelerde de aynı ilaçta olduğu gibi birbirinin benzeri var. Biz 1 Ekim'de SUT çıkardık. Fiyat politikası belirledik ve standart fiyatlar koyduk. Sorun Sağlık Bakanlığının ihaleye çıkarken, bu fiyatların altında pazarlık yapmaya çalışmasından kaynaklandı. Tabii o da kendi açısından kârlı olana ulaşmaya çalışıyor. Şimdi, SUT'dan kaynaklanan yanlış anlamaları düzeltmek için bakanlıklar arasında toplantı yaptık. Pazartesi günü (yarın) bu sorunu çözeceğiz. Sadece 25-30 kalemde sorun yaşanıyor. Onların fiyatlarının yeniden belirlenmesi ve SUT'un revize edilmesi için toplantı yapacağız ve tıkanıklık gibi görünen bu sorunu çözeceğiz. Genel uygulamada bir tıkanıklık yok" diye konuştu. SGK'nın istismar edilmesini önlemeye çalıştıklarını belirten Çelik, "Adam 500 hasta bakmış görünüyor, bakıyoruz o tarihlerde yurt dışında. Ceza yazınca da kıyamet kopuyor" dedi. Çelik, "SGK finansal kriz yaşıyor"' iddialarına da şu yanıtı verdi: "Alınan kararları, 'SGK çöküyor mu kriz mi var?' diye değerlendirmek haksızlık. Bizim yaptığımız istismarın önlenmesine yönelik önlemler almak. Sistemin daha sağlam olması ve daha verimli işlemesi için önlemler alıyoruz. Çok basit bir örnek; bir doktor yurt dışında ama bakıyorsunuz o tarihler arasında 500 hastaya bakmış. Bu nasıl oluyor diye sorduğumuzda olay çıkarıyorlar. Eskiden 'istismara karşı müeyyide uygulamıyorsunuz' diye eleştirenler, 'şimdi bu cezayı karşılayamayız batarız' diye itiraz ediyor. 'Sağlığı böyle finanse ediyorsunuz' gibi eleştiriler, çifte standarttır."
Hürriyet

2023 Yılına Kadar 110 Hızlı Tren
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık; 2023 yılına kadar yurt içinde 70 manevra lokomotifi ve 110 hızlı treni hizmete almayı planladıklarını bildirdi. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının 2023 hedeflerine göre, raylı taşıma sektörüne yapılması planlanan yatırım miktarının 45 milyar dolar olduğunu kaydeden Bakan Işık; milli trenin de kasım ayında raylarda olacağını müjdeledi. Hızlı tren ve yüksek hızlı trenlere hareket kabiliyeti veren "cer sistemi"nin (lokomotifin) yerli imkânlarla tamamlandığını belirten Bakan Işık, şöyle devam etti: "Proje sayesinde demiryolu taşımacılığının en kritik bileşeni olan ve tamamıyla yurt dışına bağımlı olduğumuz çekiş ve tren kontrol sistemi ilk defa Türkiye'de tasarlanmış olacak. Elektrikli lokomotifi ürettik, test sürüşleri tamamlandı. Lokomotif üzeri entegrasyonları da yapılarak, kasımda TCDD'ye teslim edilecek. Proje, cari açığın azaltılması ve ihracatın artması noktasında çok önemli bir adım. Türkiye, belli süre sonra raylı sistemlerde dünya otoritelerinden birisi olacak."
Türkiye

Rantı Gören Kendini İnşaat Sektörüne Atıyor
Yaklaşık 2 milyon kişiye istihdam sağlayan inşaat sektörünün Türkiye ekonomisindeki payı yüzde 30'a, tarım dışı istihdamdaki payı da yüzde 10'a ulaştı. Birçok kişinin inşaat sektörüne kolayca girebildiğine belirten Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Mithat Yenigün, Türkiye'de bilinen yaklaşık 280 bin müteahhide karşılık, TMB üyesi 141 firmanın, yurt içindeki işlerin yüzde 70'ini, Türk müteahhitlerin yurt dışındaki işlerinin ise yüzde 90'dan fazlasını gerçekleştirdiğini ifade etti. Birlik olarak kendilerinin de sektörün dinamiklerine ilişkin yıllardır yineledikleri çekinceleri bulunduğunu anlatan Yenigün, "Ülkemizde mesleğin itibarını zedeleyen ve bu işi layıkıyla yapan profesyonelleri fazlasıyla rencide eden denetimsizliğe son verilmeli, yapı müteahhidi yetki ve sorumlulukları belirlenmeli, teknik ve finansal kapasitesi yeterli olmayan ve ayıplı iş yapanların sektörden ayıklanmasına imkân veren bir sistem getirilmelidir" diye konuştu. Gayrimenkul yatırımlarında rantı kolayca arttıran durumlar olduğunu vurgulayan Yenigün, buna karşın deprem riski altında olan Türkiye için hayati önem taşıyan çok boyutlu kentsel dönüşüm sürecinin sadece bina bazlı ve rant odaklı ele alınmaması gerektiğini sözlerine ekledi.
Türkiye

Bu Kare 2015'te Türkiye'de Çekilecek
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası Yıllık Toplantıları'nda, 1 Aralık itibariyle G20 dönem başkanlığını Türkiye'nin yapacağı duyuruldu. G20'nin dönem başkanlığını aralık ayında Türkiye'ye devredecek olan Avustralya'nın Maliye Bakanı Joe Hockey, tüm G20 ülkelerinin Türkiye'nin başkanlığını destekleyeceğini söyledi. G20 toplantısına katılan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın Türkiye'nin 1 Aralık 2014 itibariyle başlayacak başkanlık dönemine yönelik planlarını açıkladığını aktaran Hockey, "Babacan'ın mevcut taahhütlerin uygulanmasına yönelik bağlılığı bizi cesaretlendirdi" şeklinde konuştu. Bu arada Babacan ve Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, IMF ve Dünya Bankası Yıllık Toplantıları kapsamında başkent Washington'da düzenlenen G-20 ülkeleri Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları Görüşmesi'nin ardından aile fotoğrafı çekimlerine katıldı.
Milliyet

2015'te 88.5 Milyarlık Yatırım Yapılacak
Türkiye ekonomisinin üç yıllık yol haritası Orta Vadeli Mali Plan (OVMP) dün Resmi Gazete'de yayınlanırken, yatırım programı da netleşti. 2015-2017 yıllarını kapsayacak programa göre kamu sadece gelecek yıl 88.5 milyar Türk Liralık yatırım yapacak. Yatırımlarda aslan payı bütçede olduğu gibi eğitim ve ulaştırma sektörlerine gidecek. Milli Eğitim Bakanlığı'nın yatırım ödenek tavanı 5.5 milyar lira olarak belirlenirken, sadece KİT'lerin gelecek yılki yatırımı toplamda 11 milyar lirayı aşıyor. Kalkınma Bakanlığı'nın yatırım programlarına ilişkin genelgesine göre özel bütçeli kurumlardan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü için 6,1 milyar TL, Karayolları Genel Müdürlüğü için 4.3 milyar TL, üniversiteler için ise 3.9 milyar lira ödenek tavanı belirlendi. Orta Vadeli Program'nın açıklanmasının ardından Bakanlıkların ve kamu kurumlarının 2015 yılı ödenekleri de büyük oranda netleşti. Resmi Gazete'de yer alan Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri 2015 Yılı Bütçesi Ödenek Teklif Tavanları'na göre Cumhurbaşkanlığı'nın bütçesi 397 milyon lira olarak belirlendi. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarlığı 2015 bütçesi teklif tavanı 1 milyar 108 milyon lira olurken, Milli Eğitim Bakanlığı'nın 62 milyar Türk Lirası oldu.
Star

Hastaneler Bile İş Kazasının Üstünü Örtmeye Çalışıyor!
Türk Sağlık-Sen tarafından yapılan araştırmanın sonuçları, patronların yükümlülüklerini yerine getirmek noktasında yavaş davrandığını gösteriyor. İşin kötüsü, sağlık kurumlarında dahi iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin yerine getirilmediği ortaya çıkıyor. Hastanelerde bile iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin ve hatta periyodik sağlık kontrollerinin yapılmaması, konuya ilişkin büyük vahametin de bir delili Toplamda 1.152 çalışanın katıldığı anketin belki de en çarpıcı sonuçlarından biri, ankete katılanların yarısının çalıştıkları işyerlerinde iş kazalarının SGK'ya bildirilmediğini ifade etmesi. Hastaneye getirilen hastanın eğer iş kazası sonucu bir sorun yaşadığı belirlenirse, SGK'ya bu durumu bildirme sorumluluğu var. Hastanelerin kendilerine iş kazası sonucu başvuran vakaları 10 gün içerisinde SGK'ya bildirmesi gerekiyor. Fakat anket sonuçları hastanelerin kendi içlerindeki iş kazalarının bile üstünü örttüğünü gösteriyor. İşverenlerin çalışanlarını iş sağlığı ve güvenliği konusunda eğitime tabi tutmamasının idari para cezası eğitime tabi tutulmayan her bir işçi için 1.120 TL. Yani işyerinde 50 çalışanı olan işveren denetimde bu durum tespit edilirse 56 Bin TL idari para cezası ile karşılaşabilir. Fakat bu yüksek idari para cezasına rağmen işverenlerin sorumluluklarını yerine getirmediğini görüyoruz. Hukuki düzenlemeler ne kadar iyi olursa olsun, işverenler tavırlarını değiştirmediği müddetçe ne yazık ki bir adım ileri atılması mümkün olmuyor. Anketteki çok önemli bir diğer sonuç, hastanelerin dahi çalışanların periyodik sağlık muayenelerini yaptırmadığı. Çalışanların yüzde 62'si sağlık muayenelerinin düzenli yapılmadığını ifade etmiş. İdari para cezası da aslında çok yüksek. Sağlık gözetimine tutulmamış her bir çalışan için işverene 1.120 TL para cezası uygulanıyor.
Akşam

DÜNYA

Suriye Coğrafyasına Benzer Üste Eğitim
Türkiye ile ABD'nin prensipte anlaştığı Suriyeli muhaliflere verilecek eğitimin ayrıntıları belli olmaya başladı. Her türlü koşulda hayatta kalmayı ve silahlı mücadeleyi öğrenecek olan muhaliflerin Türkiye'de eğitim alacakları Orta Anadolu'daki askeri üssün doğa yapısının Suriye'nin coğrafi koşullarıyla benzerlik taşıdığı belirtildi. Türk ve Amerikalı uzmanların vereceği eğitimin öncelikli hedeflerinden birisi, uluslararası koalisyon gücünün hava operasyonlarına katkı sağlamak olacak. Bunun için muhaliflere karada hedef tespiti ve lazerle hedef işaretleme öğretilecek. Böylece koalisyon güçlerinin hava harekatlarında, hedef imha kesinliği artırılmış olacak. Ayrıca pusu, sabotaj, patlayıcı madde eğitimi gibi özel harekat teknikleri de muhaliflere öğretilecek. İlk etapta 2 bin muhalife verilecek eğitimin masraflarını önemli ölçüde ABD karşılayacak. Türk uzmanlarla birlikte eğitim verecek olan ABD'li askeri uzmanların Türkiye'de kaldıkları süre içinde tabi olacakları kurallar da belirlenecek. Önümüzdeki hafta Türkiye'ye gelecek olan ABD askeri heyetiyle yapılacak görüşmelerde fazla ayrıntı içermeyen dar kapsamlı bir mutabakat zaptının imzalanabileceği belirtildi. Eğitim konusunun ABD Genelkurmay Başkanı Martin Dempsey'in daveti üzerine yarın ABD'de yapılacak 20 ülke askeri yetkililerinin katılacağı toplantıda da ele alınması bekleniyor. Türkiye'yi bu toplantıda Genelkurmay Harekat Başkanı Korgeneral Erdal Öztürk temsil edecek.
Hürriyet

Müdürlüğe Atanan Kişi Hapiste Çıktı!
KKTC'de Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları'na müdür olarak atanan kişinin cezaevinde yattığı ortaya çıktı. KKTC medyası olayı, 'Skandal atama' manşeti ile verdi. Havadis gazetesinin haberine göre, Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları Müdürü Hakan Yozcu'yu görevden aldı. Yerine Fen Bilgisi öğretmeni Halil İbrahim Doğan'ı atadı. Doğan'ın cezaevinde olduğunun belirlenmesi üzerine skandal patlak verdi. Atamayı yapan Denktaş'ın Doğan'ın cezaevinde olduğunu bilmediği ortaya çıktı. Denktaş, gazetenin muhabirinin kendisini araması üzerine olaydan haberdar oldu. Doğan cezaevinde bile olsa atamanın arkasında olduğunu savunan Denktaş, "Bu ülkede mazbatadan (borç) içeriye girmek yüz kızartıcı suç değil. Aksine bu toplumsal bir sorun" dedi. Doğan ile daha önce çalıştığını ifade eden Denktaş, "Salı günü cezası bitiyor ve hapisten çıkacak. Ben, Çarşamba gününden itibaren görevinin başında olmasını istiyorum. Bu kararı geri almayacağım. Sayın Doğan'ın başarılı olacağına güvenim sonsuz" dedi Müdür olduğunu cezaevi müdüründen öğrenen Halil İbrahim Doğan'ın, cezasının tamamlanmasının ardından ataması yapılan Devlet Tiyatroları Müdürlüğü'ne geçeceği bildirildi.
Milliyet

Işid'den Kobani'ye Ağır Silah Takviyesi
Suriye'de bir aya yakın süredir kuşatma altında tuttuğu Kobani'yi ele geçirmek isteyen Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) militanları, ABD'nin artan hava saldırılarına karşın kentteki ilerleyişini sürdürüyor. Kentin yüzde 40'ından fazlasını elinde tutan militanlar, YPG güçlerini bozguna uğratmak için dün doğu ve güney kesimlerinden yeni bir saldırı başlattı. Rakka ve çevre kentlerden ağır silah takviyesi alan militanların kent sokaklarında çatışırken çekilen görüntülerinin yer aldığı yeni bir video yayınlandı. Videoda koalisyon güçlerinin tüm saldırılarına karşın militanların ilerleyişi sürdürdükleri öne sürülüyor. Yerel kaynaklar, dün etkili olan toz fırtınası nedeniyle koalisyon güçlerinin sadece bir hava saldırısı gerçekleştirebildiğini ve çatışmaların şiddetinin azaldığını belirtti. Kentteki YPG güçlerinin bağlı olduğu PYD'nin Eşbaşkanı Asya Abdullah da, Kobani'deki IŞİD ablukasının kırılması için yardım koridoru açılmasının mutlaka gerekli olduğunu söyledi. Abdullah, açıklamaların aksine kentte hala binlerce sivilin bulunduğunu savundu.
Vatan

'Silahlı Güçlerimizi Türkiye'ye Gönderdik'
ARD'NİN internet sitesinde KCK liderlerinden Cemil Bayık ile yapıldığı belirtilen bir röportaj metni yayınlandı. Haberde ARD muhabiri Reinhard Baumgarten'e Irak'taki Kandil Dağı'nda konuştuğu belirtilen Bayık'ın Kobani gösterilerinde Kürtlerin ölmeye devam etmesi durumunda, yeniden silahlı mücadeleye başlayacaklarını söylediği belirtildi. Bayık'ın "Böyle devam ederse, gerilla, halkımızı korumak için savaşacaktır. Gerillanın asıl görevi, halkı savunmaktır" dediği aktarıldı. Haberde, Kobani'de yaşananlar ve Türkiye'de olanlardan hükümeti sorumlu tuttuğunu belirten Bayık'ın çözüm süreci görüşmelerinden umutsuz olduğunu aktardığı da öne sürüldü. Bayık'ın Hükümet Doğu ve Güneydoğu'da askeri yığınak yapmayı sürdürmesi nedeniyle harekete geçtiklerini, silahlı militanlarını Türkiye'ye yeniden gönderdiklerini ifade ederek, "TBMM'de Suriye ve Irak tezkeresinin kabulü bize göre savaş ilanı anlamına geliyor. Tezkerede IŞİD sözü neredeyse hiç geçmiyor. Tezkere ile PKK'ya açıktan savaş ilan edilmiştir. Tezkerenin kabulüyle Türkiye barış sürecini sona erdirmiştir" dediği ileri sürüldü.
Vatan

Mürşitpınar'a Isid Taarruzu
IŞİD ile YPG arasındaki çatışmalar Kobani'nin doğu ve güneydoğusunda yoğunlaşarak devam ederken batıda kente giren IŞİD güçlerinin bir kez daha YPG'nin karşı saldırısıyla geri çekildiği ifade ediliyor. Koalisyon güçlerinin bombardımanı sürüyor. "Kobani Kantonu Başkan Yardımcısı" Halid Berkel ise IŞİD'in kentin batısında, Mürşitpınar Sınır Kapısı'na doğru saldırıya geçtiğini, ancak denetimi ele geçirmeyi başaramadıklarını öne sürdü. Berkel sınır kapısının "birkaç noktadan karşı saldırıya geçen ve IŞİD'e ağır kayıplar verdiren" YPG güçlerinin elinde olduğunu iddia etti. Sınır kapısını almak için IŞİD'in Suriye'nin Rakka, Dera Zor, Mimbik, Talabyad''dan cephane ve takviye güç gönderildiği ileri sürülürken örgütün saldırılarını önümüzdeki günlerde Mürşitpınar'a yoğunlaştırmak istediği belirtiliyor.
Akşam

Koalisyonun Komutanları Abd'de Toplanıyor
ISID'LE mücadele için kurulan koalisyona katılan ülkelerin askeri temsilcileri bugün Washington'da toplanıyor. ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Martin Dempsey'in ev sahipliğinde Andrews Hava Üssü'nde gerçekleştirilecek toplantıda, Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel'i, TSK Harekat Başkanı Korg. Erdal Öztürk temsil edecek. Zirvede, güvenli bölgeden kara harekatına, eğit-donat sisteminden silah sevkiyatına kadar tüm askeri ihtimaliyet planları masaya yatırılacak. Ülkeler "kapasitelerini" açık biçimde anlatarak, operasyonun sonraki bölümünde nerede yer alacaklarını değerlendirecek. TSK ise Özel'in, toplantıya katılamaması ile ilgili olarak bir açıklama yayımladı. Açıklamada "Genelkurmay Başkanı'nın toplantıya katılamamasına yanlış anlamlar yüklendiği görülmektedir. Genelkurmay Başkanı, mevkidaşı ile yaptığı telefon görüşmesinde durumu izah etmiştir." dendi.
Akşam

POLİTİKA

Ey Çırak Başbakan Çankaya'daki Ağabeyin De Seni Kurtaramaz
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün yaptığı yazılı açıklamada Tayyip Erdoğan ile Ahmet Davutoğlu'nun devlet yönetme anlayışına, yaklaşımlarına ve üslubuna tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu'nun açıklaması özetle şöyle: "Türkiye en karanlık günlerini yaşıyor. Sokaklarda tüfekle, tabancayla, satırla, bıçakla savaş yaşanıyor. AKP'nin kimlik ve inanç siyasetiyle böldüğü vatandaşlar, birlik ve dayanışma ruhunu maalesef giderek yitiriyor. Hükümet sanki maçta tabela tutar gibi, 'Bugün 2 grup çatıştı, şu kadar vatandaşımız öldürüldü, biz hiçbir şey yapmadık vallahi' demeyi marifet sayıyor. Ey çırak Başbakan, öyle görülüyor ki hükümet etmeyi bilmiyorsun. Onlarca kentte 2 grup vatandaş çatışma noktasına geldiyse, neden haberin yok? Ellerindeki silahlar nereden geldi? Kim verdi biliyor musun? İstihbarat teşkilatın, polisin, askerin ne güne duruyor? Neden ölümleri engellemiyorsun? Belli ki, senin tek bildiğin suçu başkalarına atmak. Muhalefeti karalamak. Sen bırak bu ülkeyi, partini bile yönetmekten acizsin Sen Kobani'ye yardım nutukları atıyorsun, Genel Başkan Yardımcın çıkıyor, 'Kobani'de trajedi falan yok, 2 terörist grup çatışıyor' diyor. Madem böyleydi, senin Meclis'ten çıkarttığın tezkereyle Türk askeri hangi teröristin yardımına koşacak söylesene! Yoksa tezkereyi IŞİD'e destek için mi çıkarttın? Ey çırak Başbakan, bir ülkede 38 vatandaş ölmüş, hükümet de seyirci kalmışsa, yaratılan ortamın adı bellidir: Anarşi kol geziyor. Türkiye adeta 12 Eylül öncesine döndü. Zerre kadar aklın varsa bütün bu olanların siyasi faturasını ödeyeceğini bilmelisin… Çankaya'daki ağabeyin de kurtaramaz seni. Ağabeyin, 2 gündür kendisini ortaya attı. Senin adına bize laf yetiştiriyor. Makamını unuttu, 2 ay önce ettiği yemini çiğnedi. Anayasa'nın 103'üncü maddesindeki yemini, namusu ve şerefi üzerine etmişti oysa Bakın ne demişti; 'Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine ant içerim.' Sana söyledim, şimdi ağabeyine de söylüyorum. Namusu ve şerefi varsa Ettiği o yemine uyar. Eğer Cumhurbaşkanı ise Meydan meydan dolaşıp elindeki devlet imkânlarıyla siyaset yapamaz Siyaset cazgırlığı o makama yakışmaz. Memleket yanarken, vatandaşının yardımına koşar, iktidar partisinin sözcüsü gibi davranamaz. Hem siyaset hem cumhurbaşkanlığı olmaz. Anlaşılan o koltuk ağabeyine çok büyük geldi. Kendisini hâlâ başbakan sanıyor. O zaman kalksın, insin Çankaya'dan aşağı. En yüce makama daha fazla zarar vermesin."
Hürriyet

'Bombardımanda Çabamız Oldu'
Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Kobani'ye IŞİD saldırılarını protesto eden grupların yurt genelinde başlattığı gösterilerle ilgili HDP'yi eleştirirken, hükümetin Kobani'ye yardım etmediği iddiasının doğru olmadığını söyledi. Olayların HDP'nin açıklamasıyla ivme kazandığını, partiden gelen ikinci bir açıklamayla tansiyonun düştüğünü ifade eden Akdoğan, "Bir siyasi parti böyle bir eylemsellik çağrısı yapamaz. Bu olaylara kapı açamaz" diye konuştu. HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın açıklamasını da değerlendiren Yalçın Akdoğan, "Keşke, 'Şunlar şunlar yapıldı ama şunlar da yapılsa iyi olur' diye baştan söylense, bu kadar insan ölmeseydi, bu kadar yer yağmalanmasa, yakılmasaydı" diye konuştu. Yalçın Akdoğan, hükümetin yaptığı yatırımları hatırlatırken bunlara rağmen bir şey yapmıyormuş gibi göstermenin yanlış olduğunu belirterek, şöyle devam etti: "İnsani duyarlılığı ortaya koyan biziz. Kobani bu tarafa geldi. Suruç'ta Kobani. Eğer insanlarsa oraya anlam veren, bu insanların hepsi Türkiye'de. Hükümet hiçbir şey yapmıyor gibi bakmak son derece yanlış olur. Başa kakma diye bir şey yok. Ama marifette biraz iltifata tabidir. Türkiye burada ciddi çaba gösteriyor. Amerika ile temaslarda, en son bombardıman vesaire konusunda hükümetin çok ciddi bir çabası var. Kobani'ye 634 araçlık yardım yapmışız."
Vatan

Kürtlere İhanet Eden Sizlersiniz
Cumhurbaşkanı Erdoğan Rize'de babasının adını taşıyan Kaptan Ahmet Erdoğan İmam Hatip Lisesi'nin açılış törenine katıldı. "Çankaya Köşkü'ne kapanıp kalmak yok. Milletimiz için ter akıtmaya devam edeceğiz" diyen Erdoğan, şunları söyledi: Hakkari'de havalimanı yapıyoruz, her gün bakıyorsunuz müteahhidin iş makinelerini yakarlar, tehdit ederler ve durmadan müteahhit değiştiriliyor. Niye? Havalimanını yapacağız diye. Biz bu kadar kararlılık içerisindeyken onların yaptığı sürekli, bir taraftan dağa adam kaçıracaksın bir diğer taraftan yatırımları durdurmaya çalışacaksın bir taraftan da diyeceksin ki 'Bunlar Kürtleri ihmal ediyor'. Kürtleri ihmal eden sizsiniz. Kürtlere ihanet eden sizsiniz. Siyasi uzantılar da bu işin içinde. Bu olayların arkasında sadece PKK yok, sadece bölücü terör örgüt gölgesinde siyaset yapan parti yok. Bu olayların arkasında Türkiye'de her türlü kaosun içinde yer alan çevreler var. Bu olayların arkasında Suriye'nin eli kanlı zalim Esad rejimi de var, bunlara yol arkadaşlığı yapıyorlar. Bu olayların arkasında Esad rejimiyle kol kola olan el ele olan Türkiye'deki malum siyasi parti de var. Bu olayların arkasında, Türkiye aleyhine her türlü ihanet fırsatını değerlendirmeye çalışan o Pensilvanya da var. Terör örgütü de o siyasi parti de sizin çocuklarınızın kanı ve canı üzerinden hesaplar yapıyor. Sizin çocuklarınızı kullanarak uluslararası karanlık çetelere maşalık yapıyorlar. Çocuklarınızı kullandırtmayın, gençleri kullandırtmayın. Hem kendiniz acı yaşamayın, hem de Türkiye'nin acı yaşamasına müsaade etmeyin. Biz Çözüm Süreci'ni teröre, terör örgütlerine, onların kanlı tuzaklarına kurban etmeyiz. İnanın bunların millet diye, bunların bayrak diye, bunların vatan diye, bunların devlet diye bir derdi yok, bunların tek derdi var o da karıştırmak. Kobani diyerek Türkiye'deki huzura, istikrara, güven ortamına ve kardeşliğe saldırıyorlar. Kobani ile Türkiye'nin ne alakası var, İstanbul'un ne alakası var, Ankara'nın ne alakası var? Kobani ile Siirt'in ne alakası var, Diyarbakır'ın ne alakası var, Bingöl'ün ne alakası var? Suriye'ye, Irak'a girmek için tezkere müracaatında bulunan Hükümet'e parlamentoda destek vermeyeceksin. Öbür taraftan kalkacak bir tanesi diyecek ki 'Sadece Kobani için bir tezkere hazırlayalım.' Al birini vur diğerine hiç bunların birbirinden farkı yok.
Akşam


SPOR

Şampiyonların şovunda galip gelen San Antonio Spurs oldu. Ülker Arena'da F.Bahçe ile karşılaşan Spurs parkeden 96-90 galip ayrıldı. Süper üçlü Duncan-Parker-Ginobili'nin ürettiği sayılarla Spurs ilk 6'yı 13-10'la geçti. Hickman'ın Ginobili'ye bloğu tribünleri heyecanlandırdı. Tim Duncan'ın pota altını kararttiği ilk çeyrek 29-21 San Antonio lehine bitti. NBA kurallarına göre oynanan maçta ikinci 12 dakikada ilk 5 skoru 24-32'ydi. F.Bahçe Oğuz'un orta saha basketiyle odaya 47-40 mağlup gitti. İkinci yarıya hızlı giren Kanarya, Oğuz'un basketiyle son 3.40'a 64-63 galip girse de Parker etkisi San Antonio'yu son çeyreğe 75-70 önde götürdü. Son 3'e 81-72 önde giren Spurs, Goudelock'ın sürüklediği F.Bahçe Ülker'i zor da olsa yıktı: 96-90.
Hürriyet

Transfer döneminde Vahid Halilhodzic'in istekleri doğrultusunda hareket eden Trabzonspor Yönetimi, kadroyu baştan aşağı yeniledi. 22 futbolcuya imza attıran bordo-mavililer, Süper Lig'deki rakiplerinden daha fazla transfer yaptı. Yabancı oyuncu kadrosunu tamamen yenileyen ve takımın iskeletini sıfırdan kuran Karadeniz ekibi, UEFA Avrupa Ligi play-off turu ile açtığı 2014-2015 sezonuna iyi bir giriş yapamadı. Yaz döneminde transfer şampiyonu olarak 25.6 milyon euro harcayan Trabzonspor, Spor Toto Süper Lig'de bu alanda zirveye çıktı. Oscar Cardozo, Majeed Waris, Mustapha Yatabare, Kevin Constant ve Sefa Yılmaz gibi flaş isimlerle kadrosunu genişleten bordo- mavili ekipte, lig maçları beklenen şekilde başlamadı. Karadeniz temsilcisi ligin ilk 5 haftasında 4 beraberlik ve 1 yenilgi alarak son 40 yılın en kötü başlangıcını yaptı. 1974-75 sezonundan sonra ikinci kez benzer bir durumu tekrarlayan Halilhodzic'in ekibi ayrıca 5 mücadelede sadece 2 gol atıp, 5 gol yiyerek 16. sıraya kadar indi ve taraftarlarına büyük bir hayal kırıklığı yaşattı. Avrupa'da ise daha hareketli gözüken Trabzonspor, Rostov'u eleyerek yükseldiği grup aşamasına Metalist önünde alınan 2-1'lik galibiyetle başlasa da 2. hafta Legia Varşova'ya kendi seyircisi önünde 1-0 mağlup olmaktan kurtulamadı.
Milliyet

G.Saray'da bir taraftan Wesley Sneijder'ın alacaklarının geciktiği gerekçesiyle serbest kalacağı gündeme getirilirken diğer taraftan da iki başkan adayı seçim çalışmalarını sürdürüyor. Başkan Ünal Aysal'ın elini eteğini çekmesinden sonra başkan adayları Duygun Yarsuvat ve Alp Yalman'dan başkan olacak isim, 25 Ekim'de koltuğa oturduktan sonra ekonomik anlamda terleyecek. Bir taraftan futbolcu ödemeleri, diğer taraftan diğer branşların transfer taksitleri bekleyedursun mali anlamda bekleyen banka ödemeleri ile bazı borçların planlaması da masada duruyor. Yeni başkanın masaya koyması gereken para ise 30 milyon dolar olarak belirtiliyor. G.Saray futbol takımında başta takımın 2. kaptanı Sneijder olmak üzere tüm yabancılar, Prandelli ve 6 yardımcısı ile bütün yerli oyuncuların Ağustos, Eylül ve Ekim ayı alacakları gecikmede. Tahminen 20 milyon dolarlık bir para futbol takımına gidecek. Yine basketbol ile voleybol şubesi için de 5 milyon dolar gibi acil para ihtiyacı var. Ayrıca vergi ve diğer ödemeler için de 5 milyon dolar gibi sıcak para ihtiyacı söz konusu. İşte bütün bu tablo için çözüm bulunmak zorunda. Yeni başkan, Ünal Aysal'dan alacağı mali bilançoya göre bir karar verecek. İki başkan da 25 Ekim'de takıma ödeme sözü verirken futbolcular bu beklentilerine karşılık bulamazsa özellikle yabancılar açısından ciddi bir sorun çıkabilir. Bilindiği gibi 90 gün ücretini alamayan oyuncu FIFA'ya başvurup serbest kalabiliyor. Bunun son örneği de Hajrovic olmuştu. Yeni başkanın banka kredisi, UEFA gelirleri, naklen yayın gelirleri ile bu parayı karşılaması bekleniyor.
Akşam

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme