16 Ekim 2014 Perşembe

16.10.2014 Genel Gündem


16.10.2014 Perşembe


GÜNDEM 

Akiller Harekete Geçti 
Akil İnsanlar Heyeti'nde yer alan 24 kişi, son gelişmelerin ve çözüm sürecine etkilerini değerlendirmek üzere bir araya geldi. Yapılan ortak açıklamada şöyle denildi: "Çözüm süreci, demokratik siyasetin esas olduğu bir bakış açısıyla yürütülmelidir. Bu süreçte, her türlü şiddetin dışlanması, çözüm sürecinin geleceği açısından zorunlu bir koşuldur. Heyetimiz başta Cumhurbaşkanı ve Başbakan olmak üzere, hükümetin ilgili üyeleri ve Çözüm Süreci Kurulu'yla görüşmeler yapmak için girişimde bulunacaktır. Heyetimiz, Abdullah Öcalan'ın görüşlerinin kamuoyuna doğrudan açıklanması bakımından görüşme çeşitliliğinin sağlanması için girişimlerde bulunmayı kararlaştırmıştır. Siyasi partilerle de görüşme talebinde bulunulacaktır." "Can Paker, Mehmet Uçum, Vahap Çoşkun, Öztürk Türkdoğan, Abdurrahman Dilipak, Hülya Koçyiğit, Kadir İnanır, Ayhan Oğan, Muhsin Kızılkaya, Sibel Eraslan, Tarık Çelenk, Doğru Ergil, Kezban Hatemi, Fadime Özkan, Abdurrahman Kurt, Mahmut Arslan, Etyen Mahçupyan, Ali Bayramoğlu, Avni Özgürel, Nihal Bengisu Karaca, Yıldıray Oğur, Levent Korkut, Fatma Benli, Oral Çalışlar"
Vatan

'Çözüm, 2015 Seçimi Öncesinde Sağlanır' 
Hükümetin büyük bir kararlılıkla yürüttüğü çözüm süreciyle ilgili önemli açıklama. Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Medyanın Ankara temsilcileriyle buluştu, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İşte Kurtulmuş'un konuşmasından önemli satırbaşları: Bu sürecin başarıya ulaşmasını istemeyenler Türkiye'de de çevre ülkelerde de PKK içinde de var. Ama Kürtler süreci benimsedi. 2015 seçimlerine kadar çözüm sürecinin noktalanacağını düşünüyorum. Süreç büyük ölçüde tamamlandı. Geriye zor olan yüzde 10 kaldı. O da bütün silahlı unsurların Türkiye'den çekilmesi, silah bırakması ve rehabilitasyon. Ben 2015 seçimlerinden önce bu işin tamamlanacağını, Hakkari'deki vatandaşın 'Bitti' diyeceğini düşünüyorum. Sınırda uçuşa yasak ve tampon bölge oluşturulması şart. Türkiye Kobani'ye karadan tek başına giremez, girse de çıkamaz. ABD Afganistan'a girdi, çıkabildi mi? Obama, dünyanın hiçbir yerinde jandarma olmak istemiyor. Muhalefet olmasa ve kendisine kalsa hava harekatı bile düzenlemez. Göçmen tehdidi sürüyor. Sadece Halep'te bir şey olsa 400 bin kişi kapımıza dayanır. Türkiye'deki iç çatışmaların seyrine göre 1 milyon kişi daha gelebilir. O nedenle şartlarımızın yerine getirilmesi önemli.
Akşam

29 Ekim Resepsiyonu İlk Kez Beştepe'de 
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ilk kez evsahipliği yapacağı, 29 Ekim resepsiyonu için davetiyeler gönderilmeye başlanırken, yeni Cumhurbaşkanlığı kampusuna taşınma tarihinin de netleştiği ortaya çıktı. Erdoğan'ın ilk kez Cumhurbaşkanı unvanıyla vereceği 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı resepsiyonu, bu yıl Çankaya Köşkü'nde gerçekleştirilmeyecek. Cumhurbaşkanlığı tarafından gönderilen davetiyelerde resepsiyon adresi olarak 'Cumhurbaşkanlığı' denildi. Ancak bu ifadenin yanında parantez içinde 'Beştepe' kelimesi yer aldı. Davetiyede, resmi bina olarak 'Beştepe'nin gösterilmesi Cumhurbaşkanlığı'nın 29 Ekim'e kadar AOÇ'ye arazisine inşa edilen yeni binaya geçeceğini ortaya koymuş oldu.
Akşam

EKONOMİ 

Gram Altın 90, 3801-90, 5563                    
ABD Doları 2, 2688-2, 2724/  Euro 2, 9129-2, 9175/ İngiliz Sterlini 3, 6311-3, 6360

Eti'den Frigo'ya 13 Milyonluk Isırık 
1950'li yılların başında kurulan ve Yeşilçam'ın vazgeçilmezi Alaska Frigo, 13 milyon liraya Alaska Gıda'dan Eti Gıda'ya geçti. Özellikle sinemalarda tüketicilerle buluşan ve bir sinema klasiği olarak bilinen Alaska Frigo, 1994 krizinden sonra zora girdi. İcra ve iflaslarla boğuşan Alaska Frigo, uzun bir sessizliğin ardından 2011'de tekrar atağa kalktı. Alaska Gıda'nın sahibi Aziz Zihni Ateş'in çikolata sanayinde faaliyet gösteren Mihael Biçaço ile ortak olmasıyla ürün tekrar piyasaya döndü. Eti'nin yatırımıyla birlikte sadece sinema salonlarında değil marketlerde ve stadyumlarda da satılacak olan ürünün fiyatı ise 2 lira olacak. Tarihi bir markayı bünyelerine kattıklarını anlatan Eti Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Firuzhan Kanatlı, şöyle konuştu: "Bu yeni yatırımımız ile Eti olarak faaliyet gösterdiğimiz alanı genişletiyoruz. Eti'ye yakışacak bir marka olan Alaska Frigo ile çikolata kaplamalı soğuk atıştırmalık alanına adım atıyoruz. Eti olarak, sektöre kazandırdığı ilklerle anılan, kaliteli ve inovatif bir yaklaşımla lezzetli ürünler üretmeyi ilke edinen bir şirketiz. Alaska Frigo da, bir sinema klasiği olarak bilinen, lezzeti ile efsane haline gelen ve bu özellikleriyle Türkiye'nin geçmişinde yer edinen bir marka. Bu anlamda satın almanın bizler için ekonomik değeri olduğu kadar, manevi değeri de bulunuyor. Tüketiciler tarafından beğenilen, sinemada satılan atıştırmalık denildiğinde, tüketicilerin ilk akla gelen markalar arasında yer alan ve bugünlere kadar başarıyla gelmiş Alaska Frigo, bundan böyle Eti ile daha fazla sayıda tüketiciye ulaşacak."
Hürriyet

Hazine Parayı Ziraat Adını Koyacak 
Bank Asya'yı alıp almayacağı günlerce tartışılan Ziraat Bankası'na katılım bankası kurması için izin çıktı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun (BDDK) izni dün Resmi Gazete'de yayımlandı. Karara göre, hakim kurucu ortak Ziraat Bankası ile diğer kurucu ortaklar Ziraat Sigorta, Ziraat Hayat ve Emeklilik AŞ, Ziraat Yatırım Menkul Değerler ve Ziraat Teknoloji tarafından Türkiye'de 300 milyon dolar karşılığı Türk Lirası sermayeli katılım bankası kurulmasına izin verildi. Ziraat Bankası 9 ay içinde bir katılım bankası kurmak zorunda. Sermaye için gereken söz konusu 300 milyon doların tamamının Hazine Müsteşarlığı'ndan karşılanacağı belirtildi. Bunun nedeni ise 'hassasiyetler'. Ziraat'in faizle işlem yapması katılım bankasına da Ziraat'in bu parayı aktarmasından kaçınılıyor. Bu nedenle Hazine'nin 300 milyon doları Ziraat Bankası'na aktaracağı, bu paranın da Ziraat Bankası'nın öz kaynaklarına gireceği yani bilançoda yer alacağı öne sürüldü. Hazine'nin Ziraat Bankası'na kaynağı aktardıktan sonra faiz kaygısı nedeniyle hangi kaynaklardan karşılandığına yönelik bir açıklama yapılabileceği de belirtiliyor. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ağustos ayının başında katılım bankacılığı konusunda bir-iki maddelik bir yasal değişikliğin gündeme geleceğini, bazı hassasiyetler nedeniyle Hazine'nin de sermaye koymasına ihtiyaç olduğunu dile getirmişti. Ziraat Bankası yetkilileri, yapılacak yasal değişikliğin daha çok Vakışar Bankası ile Halkbank'ı ilgilendireceğini, Ziraat Bankası'nı ilgilendiren bir değişiklik beklenmediğini savundular. Yetkililer, "Zaten Ziraat Bankası'nın kuracağı katılım bankasında sermayenin bazı hassasiyetler gözetilerek Hazine tarafından karşılanacağı konusunda tereddüt yok, aktarma konusunda da bir sorun yok" dediler. Diğer taraftan bazı yetkililer Hazine'nin kaynak aktarmasının ardından Ziraat Bankası'nın her yıl Hazine'ye ödediği temettüyü ödemeyebileceğini bildirdi.
Hürriyet

Toyota, Yeni Arazi Aracını Türkiye'de Üretecek 
Türkiye'de 20'nci yılını kutlayan Toyota, yeni yatırıma hazırlanıyor. Toyota Motor Company tarafından 20 milyar yen (187 milyon dolar) yatırımla SUV araç üretilecek. Şehir içinde de kullanılabilen arazi aracı olarak tanımlanan SUV'un üretimi 2016'da başlayacak. Japon Nikkei'de yer alan habere göre Toyota, Adapazarı tesisini bu yeni modele göre modernize edecek ve yıllık üretim artışı 100 bin adeti bulacak. Toyota Otomotiv Sanayi Genel Müdürü Orhan Özer, söz konusu yatırım kararını, şirketin Türkiye'deki 20. yılı sebebiyle yaptığı toplantıda, "Tesisimiz, başarılı performansı sayesinde üretim ve yatırım artışına lâyık görüldü" sözleriyle paylaştı. 1994 yılında Toyota'nın Türkiye'de üretime başladığını, 1.9 milyar dolar yatırım yapan şirketin, 2002'den bu yana yaptığı yatırım tutarının 20 milyar doları geçtiğini söyleyen Özer, toplam üretimin 1.5 milyon adete ulaştığını ifade etti.
Türkiye

'Özel'de Engelli İstihdamı Devlet Eliyle Yükselecek 
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın önderliğinde, Garanti Bankası'nın desteğiyle hayata geçirilen ve "engelli bireylerin iş hayatına katılımını artırmayı" hedefleyen "İşe Katıl Hayata Atıl" projesi başladı. İstanbul Mövenpick Otel'de düzenlenen tanıtım toplantısında konuşan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam; şimdiye kadar engellilerin istihdamına yönelik çalışmalarda önlerine hep "engellilerin hayata katılabilmesi için kendilerine bakım desteği verilmesi, aylık bağlanması ya da kamuda istihdam edilmesi" konularının çıktığını hatırlattı. Bakan İslam, "Bu proje çerçevesinde çalışma isteği olan engelliler ile onları istihdam etmek isteyen özel sektör buluşturulacak. Bunların uyumlu çalışması sağlanacak. Engellilerin özel sektörde istihdam edilmesinin önünde 'işe nasıl katılacak, nasıl çalışacak, problemler nasıl giderilecek' gibi sorular var. Bu proje, bu problemleri tamamen ortadan kaldırmayı hedefliyor" diye konuştu. Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen de şunları söyledi: "Proje ile engelli bireylerin, iş arkadaşları tarafından bir çalışan ve işini yapabilen bir birey olarak algılanmasını hedefliyoruz. Şu anda Türkiye genelinde 53 Engelli Dostu Şubemiz hizmet veriyor. Hedefimiz 2014 sonunda bu rakamı 80'e çıkarmak ve önümüzdeki dönemde her ilde en az 1 Engelli Dostu Şubemizin bulunmasını sağlamak. Bugün, Türkiye genelinde 220 Paramatiğimiz ortopedik veya görme engellilerin ihtiyaçlarına uygun hizmet verebiliyor. 2014 sonunda bu rakamı, 300'e çıkarmayı hedefliyoruz." Çeşitli sivil toplum kuruluşlarından danışmanlık alarak hazırladıkları eğitim programlarıyla, engelli müşterilerine sundukları hizmet kalitesini artırmayı hedeflediklerini aktaran Özen, "19 bin çalışanımızın engelliler ve ihtiyaçları konusundaki duyarlılığının yükselmesi, en önemli amacımız" dedi.
Türkiye

2015 Bütçesinde Seçim De Vergi Artışı Da Yok 
Türkiye ekonomisinin 2015 bütçe verileri belli oldu. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2015 bütçe giderlerinin 472.9, gelirlerinin ise 452 milyar Türk Lirası olduğunu açıkladı. Gelecek yıl bütçe açığı ise 21 milyar lira olarak tahmin edildi. 2015 bütçesinde 390 milyar liralık vergi toplanması öngörülüyor. Şimşek, vergi oranlarında artış öngörmediklerini belirterek lüks tüketime vergi getirilmesi konusunda somut çalışmanın da gündemde olmadığını söyledi. Maktu vergiler ise enflasyon oranında güncellenebilecek. 2014 sonu bütçe gerçekleşme tahmini ve 2015 Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı hakkında değerlendirmelerde bulunan Şimşek, 2015 yılı bütçesinin bir seçim bütçesi olmayacağını belirterek, mali disiplinin korunacağını söyledi. 472 milyar 943 milyon lira olarak belirlenen 2015 yılı bütçe giderlerinin dağılımı hakkında bilgi veren Şimşek, personel giderlerini 119.2 milyar lira olarak belirlediklerini, sosyal güvenlik primlerine dair 20.3 milyar liralık devlet prim giderleri de eklendiğinde personele yaklaşık 140 milyar lira kaynak aktaracaklarını belirtti. Şimşek "2015 yılı merkezi yönetim bütçe gelirlerinin yüzde 6.6 artacağını ve 452 milyar lira olarak gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Bu artış oranı yüzde 10.2 olarak öngördüğümüz nominal GSYH artışının altındadır. Yani deflatörümüz yüzde 6, yüzde 4'lük de bir büyümemiz var. Yani yüzde 10'un üzerinde bir nominal GSYH artışı öngörüyoruz. Normalde bütçe gelirlerinin de en az o kadar artmasını öngörebilirsiniz ama biz öyle öngörmüyoruz" dedi. Gelecek yıl, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) büyüklüğünü 1 trilyon 945 milyar lira olarak tahmin ettiklerini belirten Şimşek, reel GSYH büyüme oranını yüzde 4, yıl sonu TÜFE'yi yüzde 6.3, ihracatı 173 milyar dolar, ithalatı 258 milyar dolar olarak öngördüklerini ifade etti.
Star

Cari Açık 8 Ayda Yarı Yarıya Eridi 
Cari açık Ağustos ayında 2.77 milyar dolar ile 3.2 milyar dolar olan beklentilerin altında kalırken, Avrupa ekonomisine yönelik kırılganlıklara rağmen devam eden ihracatın desteği ve geçen yılki yüksek altın ithalatının ortadan kalkmasıyla bir önceki yılın Ocak-Ağustos dönemine göre 16.2 milyar dolar azalarak 29.59 milyar dolara geriledi. Böylece cari açık, ilk sekiz ayda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 55 azaldı. Merkez Bankası'nın açıklamasında, "Bu gerilemede, ödemeler dengesi tablosundaki dış ticaret açığının 13.86 milyar dolar azalarak 40.82 milyar dolara düşmesi, net hizmet gelirlerinin 1.7 milyar dolar artarak 16.53 milyar dolara yükselmesi ve gelir dengesi açığının 836 milyon dolar azalarak 5.82 milyar dolara gerilemesi etkili olmuştur" görüşüne yer verildi. Ekonomistler, ağustos ayında cari açığın beklentilerin altında kalmasında başta turizm gelirleri olmak üzere hizmetler dengesi verilerinin tahminlerin üzerinde gelmesinin etkili olduğunu belirttiler. Merkez Bankası, verilerine göre turizm gelirleri yılın ilk sekiz ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre 1.13 milyar dolar artarak 19.02 milyar dolara yükseldi. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de petrol fiyatlarında aşağı yönlü trendin sürmesi halinde 2015'te cari açığın GSYH'ya oranının yüzde 5'in altında kalma ihtimali olduğunu söyledi.
Star

Müzeyi Cebe Sığdırdılar 
S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi ve Turkcell, teknolojiyi sanatla buluşturan bir işbirliğine imza attı. Müzeye özel geliştirilen uygulama sayesinde ziyaretçiler her türlü etkinliğin bilgilendirmesine kolayca ulaşabiliyorlar. Uygulama ile müzede yer alan koleksiyonların detayları, takvime göre etkinlik seçilebiliyor, geçmiş sergilere, eğitimlere ve müze ile ilgili haberlere kısa yoldan erişim sağlanabiliyor. Kullanıcılar diledikleri etkinlik, koleksiyon, sergi ve haberi sosyal medya üzerinden paylaşabiliyorlar. Uygulama sayesinde, müzede gerçekleşecek etkinlikler kişisel takvime eklenerek hatırlatma özelliğinden faydalanılabiliyor. İşbirliği hakkında konuşan S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, "Sakıp Sabancı Müzesi, 12 yıllık geçmişi boyunca müzecilik, sergileme ve iletişim alanlarında Türkiye kültür- sanat camiası için ilkleri yarattı ve uyguladı. Bu alanlarda uluslararası standartları hayata geçirerek, örnek bir kurum, bir referans noktası haline geldi. Turkcell'le, kapsamlı sergi, konser, konferans ve seminerlere ev sahipliği yapan Sakıp Sabancı Müzesi'nin ortak çalışması sonucu, modern müzecilik anlayışında yeni bir adım daha atılıyor. İşbirliği, müzemizin sanat ve teknoloji alanında başlattığı projelerin gelişimi açısından büyük önem taşıyor" diye konuştu.
Vatan

Türkiye Patron Zengini Abd'de Bu Kadarı Yok! 
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından '2023 İhracat Stratejisinde Kayseri Değerlendirmesi' konulu toplantı düzenlendi. Toplantıda konuşan Türkmedya Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak, geçmişte yaptığı girişimlerin kendisini bu noktaya getirdiğini söyledi. Sancak, şöyle devam etti: "Bu başarı örneklerim olmasaydı başkanım beni buraya çıkarmazdı. Amerika'da Türkiye'deki kadar patron yok. Amerika'da kişi başına 1.5 araba düşüyor. Türkiye'de bir kişiye 3 araba düşüyor. Amerika'da bu araçları tamir eden sayı 20. İstanbul'un Çağlayan'ında 50 bin araba tamircisi var. Eczacılık mesleğine bakacak olursak, 25 bin eczane var ve 25 bin eczacı patronu var. Amerika'da 151 bin eczane var, eczane patronu sayısı 20. Orada zincirler var. Burada 40 bin liranın üzerine para kazanan eczacı sayısı 500 tane. En az 25 bin eczacının 10 bini batıktır. Amerika'da bir eczacının ayda 20 bin dolar geliri var. Amerika bu ölçeği genişletti. Bizim de önümüzdeki ihracat hedeflerini yakalamak için ölçeği büyütmemiz lazım. Bunu büyütmek için de ortak olmamız lazım. 500 milyar dolarlık ihracat hedefimiz için önümüzdeki 20 yılda iddia sahibi olmamız için girişimcilerin kayıt altına girmesi lazım."
Akşam

SİYASET/POLİTİKA

300 PYD'liye Gidin Dedik Gitmediler 
Başbakan Ahmet Davutoğlu, güvenlik reformuyla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulunarak, "Tam bir devrim yapılacak. Soyadı bir dilekçe ile değişecek" dedi. Başbakan Davutoğlu, HDP Lideri Selahattin Demirtaş'ın "Bırakın tükürüğümüzle boğalım" sözlerine de sert çıkarak, "300 PYD'liye gidin dedik gitmediler. Zorla mı gönderelim" diye konuştu. Davutoğlu, İçişleri Bakanlığı'ndaki bilgilendirme toplantısı sonrası yaptığı açıklamada şunları söyledi: (YPG güçlerini Türkiye üzerinden Kobani'ye geçirmek istiyor. Dün Fransa cumhurbaşkanının da çağrısı vardı. O kapı hâlâ kapalı mıdır? Selahattin Demirtaş 'İzin verin tükürüğümüzle boğalım' ifadelerini kullandı. Ne düşünüyorsunuz?) Kafa karışıklığını gidermek lazım. Fransa'yla birçok konuda benzer yaklaşımlarımız var. Paris'ten görüş beyan etmek kolay da acaba ne kadar bilgi sahibi. 'Türkiye sınırlarını açsın' Türkiye'nin sınırları kapalı mı? İki milyona yakın insan geçti. İnsani gerekçeyle hiç kapatmadık. Suriye'deki çatışmanın bir parçası olmak isteyenler, ya yabancıdır. Yabancılar bunu hiç istemedi. Ya Türkiye cumhuriyeti vatandaşları, biz bunu istemeyiz. İllegal gitmek isteyenleri durdurmaya çalışıyoruz. 300'e yakın PYD mensubu silahlarını teslim ederek Türkiye'ye geldi. Suriyelilerin Suriye'ye gitme konusunda sınırlar açık, gitmek istemediler. Biz gider savaşırız dendiğinde çok az bir kesim dışında, giden olmadı. Diğerleri hayır biz savaşmak istemiyoruz dediler ne yapalım, zorla mı gönderelim? Suriye'den gelenler, savaşmak için gitmek isterse, geldikleri gibi giderler. Gelirken bize sormadılar giderken de sormayız. Onlar Suriye vatandaşı. Günlerdir, Suriye'den gelenleri gönderin gidip orayı korusunlar dediler. Gidin dedik, gitmediler, küçük bir grup hariç. Türkiye Kobani'deki çatışmalardan mesul değildir. Ama Türkiye'nin problemin kaynağı gibi göstermek isteyenler, ister içerde ister dışarıda olsun farklı bir gündemin parçası olmuş olanlar. Fransa'dan Kobani'de savaşmak için gelenlere sınırı açık mı tutalım? Yabancı savaşçıları nasıl denetleyeceğiz?"
Hürriyet

HDP'de Tan Sessizliği 
HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan'ın Kobani protestolarına atışa, "Yakıp yıkmayı önlemeliydik" demesi ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi örnek göstermesi partisinde rahatsızlık yarattı. HDP çevrelerinden kamuoyuna bir açıklama gelmezken, isminin açıklanmasını istemeyen bazı HDP milletvekilleri ise, "Tan'ın açıklamaları son derece talihsiz ve siyasi etik dışı" değerlendirmesi yaptı. HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan'ın Kobani protestolarına atışa "Yakıp yıkmayı önlemeliydik" demesi ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi örnek göstermesi HDP'de rahatsızlık yarattı. Tan'ın dün yayınlanan değerlendirmeleri HDP kulislerinin önemli tartışma konularından biri oldu. Ancak tartışmalar basına kapalı düzeyde gerçekleşti. Tan'ın sözlerine ilişkin HDP çevrelerinden ne kamuoyuna açık bir değerlendirme ne de Twitter gibi diğer sosyal medya araçları aracılığıyla bir tepki geldi. Tepkiler "kayıtdışı" düzeyde kaldı. İsminin kullanılmasını istemeyen bazı HDP milletvekilleri, "Tan'ın açıklamaları son derece talihsiz ve siyasi etik dışı" değerlendirmesi yaptı. Bazı milletvekillerinin ise Tan'ın uyarılmasını, gerekirse disiplin cezası uygulanmasını önerdiği kaydedildi. HDP'nin açıklamasına da dikkat çeken parti kaynakları, "Açıklamada HDP, DBP, ve DTK provokasyonlara yönelik uyarılarda bulunmuş, şiddet olaylarına net tavır almış ve dolaylı bir öz eleştiri yapmıştır. Tan'ın açıklamaları yersiz olmuştur" yaklaşımını savundu. Tan'ın sözlerine MHP, AK Parti ve CHP yetkililerinin tepkisi ise şöyle: Altan Tan doğru bir tespit yapmış. Sonunda olan biteni görebilmiş olmaları sevindirici. Genel Başkanımızın bu ülkenin emniyet subabı olduğunu idrak etmiş olmaları sevindirici. İnşallah Genel Başkanımızın ülkenin menfaatleri noktasındaki hassasiyetleri tüm Türk siyasetçilerine örnek teşkil eder. Bu anlamda rol model olduğunu idrak ederler. Altan Tan'ın değerlendirmelerini önemli bulurum. Sayın Tan, o siyasetin içinde bir arkadaş. Süreci biliyor, yaşananları biliyor. Sayın Tan ilgi alanı itibariyle daha geniş bir çevreyle bağlantılıdır, geçmişi, siyasi müktesebatı itibarıyla. Perspektif genişlediğinde belli bir kesime odaklanmadığında, Türkiye'ye yönelik daha tutarlı değerlendirmeler yapılabildiğini görüyoruz. Kobani dolayısıyla HDP bir sokak çağrısı yaptı. Bugün Hürriyet'in manşetinde HDP içinde görev yapan bir milletvekilinin serzenişlerini görebilirsiniz. 'Yanlış yaptık' diyor, okumuşsunuzdur. Şimdi sokaklar karışınca panik içerisinde tekrar Öcalan'a başvuruyorsunuz, kurduğunuz iletişim sistemiyle oradan bir mesaj çıkarttırıp tekrar sakinleştirme operasyonu yapıyorsunuz.
Hürriyet

'Polisin Elini Bağlı Tutamayız' 
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Adıyaman Üniversitesi'nin Akademik Yıl açılışı için geldiği kentte ilk olarak Valiliği ziyaret etti. Arınç'ın gündeminde Kobani eylemleri, HDP, polis ve yargıya geniş yetkiler veren yasa teklifi vardı. Kobani'de sivil halkın kalmadığını söyleyen Arınçz, "Mesele Kobani değil, mesele Kobani bahanesiyle çok özledikleri ayaklanmayı gerçekleştirmek" dedi. Arınç sözlerini şöyle sürdürdü: "Buna yıllarca muvaffak olamadılar, bundan sonra da olamayacaklar. Dünyayı başlarına yıkarız. Kobani'de sivil kalmadı, hepsi Türkiye'de. Orada bin civarında savaşan grubun olduğu söyleniyor. PYD'li silahlılardan da kaçıp Türkiye'ye sığınmak isteyenlerin olduğunu bilsinler. Dağda savaşmak kolay, askere polise, öğretmene, hakime karşı Adam kaçırmak kolay ama Kobani'de savaşmıyorlar, savaşamadılar. Daha başka şeyler de söyleriz de mahcup olurlar, iş bu kadarla kalsın." Kobani eylemlerinde yaşananları 'vahşet, barbarlık ve vandallık' olarak nitelendiren Arınç şöyle devam etti: "Polisin elini kolunu bağlı tutamayız. Emniyet güçlerine, kolluk güçlerine bugün sahip olmadıkları yine demokratik, yine özgürlükçü ama sadece suç işleyenlere karşı daha huzur ve güvenli bir mekanizma getirmeliyiz. Öldürme olayına karşı polisin elindeki yetkiler yeterli değilse, tahrip edilen mal ve can güvenliğine karşı elimizdeki yetkiler yeterli değilse, arama yapamıyorsak ve istediği zaman bir suç örgütünü tespit ettiği zaman dinleme kararı alamıyorsa, o zaman yazılı hukuka bir şeyler koymamız lazım."
Vatan

'Polis Devleti Yaratacaklar' 
Arama, el koyma ve dinleme konusunda polisin yetkilerini artıran, avukatların dosya incelemesine sınırlama getiren ve sulh hakimlerine ağır ceza yetkisi tanıyan tasarıya CHP'den sert tepki geldi. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Haluk Koç düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi: "Bir panik yasasıyla 12 Eylül'ü anımsatan bir yasa düzenlemesi ile karşı karşıya Türkiye. Kişisel özgürlükler kelepçelenmek isteniyor. Faşizme çeyrek kala uygulamalarına karşı CHP olarak mücadelemizi vermeye devam edeceğiz. Senin amacın ne kardeşim? Polis devleti oluşturma yolunda hiç kendine kalkan arama. Toplumun tümünü kapsayan kişisel hak ve özgürlüklere tecavüz eden bir devlet polisi yaratmaya dönük yasal düzenleme bu ülkelerde yok. Hiç çarpıtma." "Başbakanlık görevinin fiilen askıya alındığı bir döneme girdik" diyen, Koç, "Ortada bir şahsiyet var. Her konunun uzmanı. Başbakanlık sıfatı yakasına iliştirildiğini zanneden bir de Küçük Hüsamettin rolünde biri var Türkiye'de. 'Muhatap alın beni' diye bağırıyor ama çık bakalım sen şu Küçük Hüsamettin rolünden. Davutoğlu'nun siyaseten ergenliğe ulaşmasını hepimiz istiyoruz. 1 TOMA yakılırsa 10 tanesini yaparız diyor. Ne diyelim sana şimdi bu benzetmeden sonra. TOMA Ahmet mi diyelim?" CHP Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat da yasa teklifiyle ilgili "Yaptıkları kirli, pis işleri kapatabilecekleri bir yargı düzenini kurmaya çalışıyorlar ama buna güçleri yetmeyecek" diye konuştu.
Vatan

DÜNYA 

Afganistan'da First Lady Krizi 
Afganistan'da nisanda yapılan genel seçimler sonrası çıkan hile iddialarının ardından geçen ay sonunda, resmen Devlet Başkanı olan Eşref Gani'nin Lübnan asıllı Hıristiyan eşi Runa Gani, yeni bir tartışma başlattı. Gerek Gani'nin seçim kampanyasında, daha önceki Afgan liderlerin aksine eşiyle birlikte yer alması, gerekse de Gani'nin Lübnan Hıristiyanlarından olması, Müslüman geleneğe alışkın ülkede spekülasyonlara yol açtı. Zira, bir önceki lider Hamid Karzai döneminde kimse, Karzai'nin eşi eski first lady Zeenat'ı görmemişti. Ancak, New York Times'ta yer alan habere göre, Gani, göreve başladığı gün yaptığı yemin konuşmasında 'sevgili eşine ve hayat arkadaşına' teşekkür ederek ve törene eşiyle katılarak ibreyi başka yöne çevireceğini göstermiş oldu. Gani'nin eşinin dini inancı ise bazı çevrelerce komplo teorilerinin ortaya atılmasını engelleyemedi. Kâbil'deki Bağ Bala Camisi'nin imamı Maulavi Habibullah Hasham, "Kimse onu İslamiyet'e dönerken görmedi. Onun görevi sanırım insanları Hıristiyanlık'a döndürmek" dedi. BBC'ye konuşan Gani'yse "Kadınlara cesaret ve hayatlarını değiştirmeye yönelik bir şeyler yapmaları imkânını vermek istiyorum" dedi.
Hürriyet

Işıd'le Dünya Savaşıyor 
ABD Başkanı Barack Obama, Irak ve Suriye'de terör estiren IŞİD'e karşı bütün dünyanın birleştiğini söyledi. Koalisyon gücü içindeki 21 ülkeden temsilcisi ile IŞİD'e karşı yürütülen stratejinin koordine edilmesi için düzenlenen toplantıda konuşan Obama "IŞİD'e karşı mücadelede hızlı sonuç yok ama koalisyona katkıda bulunan 60 kadar ülke ile dünya terörist gruba karşı birleşti" dedi. Bölgenin pek çok yerinde kök salmış olan aşırılık ideolojisi ile de mücadele etiklerini dile getiren Obama, "Askeri liderlerimiz bunun sadece askeri bir kampanya olamayacağının farkında; bu çaba, bölgedeki ekonomik, siyasi istikrarı artıracak gücümüzün tüm boyutlarını içermelidir" diye konuştu. Obama, IŞİD ile mücadelenin uzun süreceğini tekrarlarken, "Her türlü askeri çabada olduğu gibi, ilerlemenin olduğu günler ve gerileme dönemleri olacak; ama, koalisyonumuz bu uzun vadeli çaba için birleşmiş durumda" dedi. IŞİD'e karşı yürütülen mücadelenin önemli bir yönünün de, iç savaştan etkilenen kişilere yapılan insanî yardımın olduğunu vurgulayan Obama, "Sadece son dönemlerde değil; birkaç yıldan bu yana Suriye iç savaşının bir sonucu olarak insanların yerinden edilmesinden dolayı Ürdün, Lübnan ve Türkiye olağanüstü bir yük taşıyor" dedi. Koalisyonun askeri liderlerinin bir araya geldiği toplantının birkaç gün sürmesi bekleniyor. Toplantıda Türkiye'yi Genelkurmay Harekât Başkanı Korgeneral Erdal Öztürk temsil ediyor.
Türkiye

Fransa'dan Filistin Devleti'ne Olumlu Sinyal 
Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius ülkesinin, barışa hizmet ettiği takdirde Filistin'i devlet olarak tanıyacağını söyledi. Fabius, "İki ülkenin var olması gerektiğini söylediğimiz andan itibaren, Filistin'in devleti olarak tanınması zorunlu olarak ortaya çıkacaktır. Mantıklı olan budur" dedi. İngiliz Meclisi'nde kabul edilen Filistin önergesine ilişkin bir soruya Fabius, sorunun sembolik olmanın ötesinde barışa hizmet etmesi gerektiğini belirtti. Fabius "Zamanı geldiğinde Filistin devlet olarak tanınacaktır. Şimdiye kadar tanımanın müzakereye bağlı bir husus olduğu fikri ağır basmıştı. Ancak müzakerenin mümkün olmadığı ve görüşmelerin sonuçlanmadığı andan itibaren Fransa sorumluluklarını yerine getirecektir" dedi. İngiltere Parlamentosu Avam Kamerası'nda Filisin Devleti'ni tanıma kararıyla ilgili, İngiltere Dışişleri Bakanı Philip Hammond, oylama sonucunun İngiltere hükümeti için bağlayıcılığı olmadığını belirterek, "İngiltere bu konuda iki devletli çözümü destekleyen bir politika izlemektedir. Bu da İsrail ve Filistin arasında karşılıklı güvenle olur. Şu anda Gazze'yi imar etmemiz ve barış görüşmelerini yeniden başlatmamız gerekiyor." dedi.
Star

ABD Işid'i Vurdu YPG O Tepeyi Aldı 
Suriye'nin kuzeyinde PKK'nın Suriye uzantısı YPG ile IŞİD örgütü arasında Kobani için verilen savaş ilk ayını tamamlarken ABD'nin hava operasyonlarıyla rüzgar radikal İslamcı militanların aleyhine dönmeye başladı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı CENTCOM önceki gün IŞİD'e karşı en büyük hava operasyonunun yapıldığını, 21 hedefin yok edildiğini duyurdu. Hava saldırılarında IŞİD kontrolündeki bir binanın, iki zırhlı aracın, bir kamyonun ve üç askeri kampın vurulduğu açıklandı. 'Bölgedeki Kürt güçler (YPG) Tel Şeir tepesini ele geçirirken biz de Kobani'de en kapsamlı hava saldırılarını düzenliyorduk' diyen CENTCOM açıklamasında hava saldırılarının hedefinin IŞİD'in ikmal yollarını kesip, 'güçlerini Kobani'ye yığmasını' engellemek olduğunu belirtti. Rakka Devrimcileri Saha Komutanı Ebu Seyf de koalisyon güçlerine ait savaş uçaklarının son 2 gündür, Kobani ve çevresindeki terör örgütü IŞİD hedeflerini ilk kez yoğun şekilde bombaladığını söyledi. IŞİD'e ait birçok merkezin imha edildiğini belirten Seyf, "Bombardımanın ardından IŞİD güçleri hiçbir yere saldıramadı. Silah sesleri de kesilmiş durumda. Koalisyon güçleri bölgedeki hedeşere 27 hava saldırısı gerçekleştirdi. Terör örgütünün ilerlemesi durduruldu" ifadelerini kullandı.
Vatan

İngiltere'nin Kararı Filistin Meselesinde Baskı Oluşturacak 
Amerikalı düşünür Noam Chomsky, İngiliz Parlamentosu'nun Filistin devletini tanınmasının dünyaya Filistin sorununun çözümü meselesinde baskı yaratacağını söyledi. Filistin Halkının Ayrılmaz Haklarının Kullanılmasına İlişkin Komite'nin BM'de düzenlediği toplantıda konuşan akademisyen, ''Israil'in büyük çapta insan hakları ihlalleri yaptığına ilişkin en ufak şüphe yok'' dedi. ISID konusunda da değinen Chomsky, örgütün ABD önderliğinde 2003'te Irak'ın işgal edilmesiyle ortaya çıkmaya başladığını söyledi. Kürt gruplarla ISID arasındaki çatışmaların sürdüğü Kobani'den gelen haberlerin sok edici olduğunu ifade etti. İngiltere Başbakanı David Cameron da "İngiltere'nin Filistin devletini tanıyacağı günü elbette dört gözle bekliyorum. Ancak bu, iki devletli bir çözümü sağlayan müzakerelerin bir parçası olmalı" dedi.
Akşam

SPOR 

Özbekistan'ın başşehri Taşkent'te düzenlenen Dünya Şampiyonası'nda 97 kiloda bronz madalya kazanan Serbest Güreş Milli Takımı sporcusu Şamil Erdoğan'ın ilk numunesinde dopinge rastlandı. Kazakistan'ın başşehri Almatı'daki labarotuvarda yapılan kontrolde, milli güreşçinin (A) numunesinde "anabolic steroid stanozolol" maddesi çıktı. Dünya Şampiyonası'ndan yaklaşık 20 gün önce Rusya'nın Dağıstan Özerk Cumhuriyeti'nden gelerek Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçen ve ''Şamil Erdoğan'' adını alan 25 yaşındaki sporcu, Özbekistan'da ilk kez Türk Milli Takımı'nın mayosunu giymiş ve bronz madalyaya ulaşmıştı. Şamil Erdoğan, 22 Ekim'de yapılacak analizinde (B) numunesinde de doping çıkması halinde kazandığı bronz madalyayı iade etmek durumunda kalacak.
Türkiye

UEFA, Sırbistan-Arnavutluk maçında yaşanan olayların ardından her iki takımı da EURO 2016'dan men ettiğini açıkladı. Salı gecesi oynanan ve büyük olaylara sahne olan Sırbistan-Arnavutluk maçı, saldırıya uğrayan Arnavut oyuncuların maça çıkmayı reddetmesiyle tatil edilmek zorunda kalmıştı. Bu olayların ardından karşılaşmanın akıbeti merakla beklenirken, UEFA'dan sert bir karar çıktı. Karara göre iki takım da EURO 2016'dan men edildi. Olaylı karşılaşma ile ilgili UEFA Başkanı Michael Platini, "Futbol insanları bir araya getiren bir spor olmalı ve bu oyuna siyaset karıştırılmamalı. Belgrad'da ortaya çıkan görüntüler kabul edilemez, affedilemez" ifadelerini kullandı. Bilindiği üzere Arnavut taraftarlar, karşılaşmanın 41. dakikası oynanırken stadın üstünde Arnavut bayrağı uçurmuş, bu hareket zaten gergin olan ortamda fitili ateşlemişti. Maçın İngiliz hakemi Martin Atkinson ise bu kaos ortamı sebebiyle maçı tatil etmek zorunda kalmıştı. Olaylarla ilgili konuşan Sırbistan Dışişleri Bakanı İvica Daciç bu olayların tamamen provokasyon ve önceden planlanış olduğunu savunurken, Arnavut mevkidaşı Olsi Rama'yı suçladı.
Türkiye

Fenerbahçe'nin üye sayısı ile dünyanın en büyük kulübü olma hedefi ile hayata geçirdiği "Hedef 1 Milyon Üye" projesi, görkemli bir törenle tanıtıldı. Başkan Aziz Yıldırım ve yöneticilerin ev sahipliğinde İstanbul Four Seasons Hotel'de gerçekleştilen lansmana Fenerbahçe camiasının önde gelen isimleri, sarı-lacivertli sporcular, iş, sanat ve spor dünyasından çok sayıda davetli katıldı. Yıldırım, tezahüratlar eşliğinde yaptığı konuşmasında projeyi tanıttı. Yıldırım'ın sözlerinden satır başları şöyle: "Zor günlerden geçen ülkemiz ve Fenerbahçe için yapılması gereken, birlikte hareket etmektir. Bu proje, ihtiyaçtan öte bir zorunluluktur. En kısa zamanda, 50 binden fazla üye ile seçim yapılabilecektir. Hedef, ekonomik yönden bağımsız ve ve güçlü Fenerbahçe'dir. Fenerbahçe camiası, karakterli ve güçlü bir camiadır. Kulübümüzün bütçesi, tüm yaşananlara rağmen, 20 milyon dolardan 250 milyon liranın üzerindedir."
Star

Galatasaray'ın 25 Ekim'deki kongresinde Alp Yalman ile başkanlık yarışı verecek olan Duygun Yarsuvat, Divan Kurulu'nda önemli açıklamalar yaptı. Başkan Ünal Aysal'ın yeniden seçildiği 2013'teki kongre sonrası "2015 Mayıs'ta seçil yapılmalı. Tüzük bunu gerektiriyor" dediğini hatırlatan Yarsuvat, aynı durumun hala geçerli olduğunu belirtip, "Seçilirsem Mayıs 2015'te genel kurula gideceğim" diye konuştu. Duygun Yarsuvat, "Galatasaray'ın içindeki bu karışıklığın, hukuka pek uyulmamasından kaynaklandığını düşünüyorum. Olağanüstü seçimler yapılarak, Yönetim Kurulu'nun çalışma süresi ötelenmiştir" diye konuştu. Adnan Polat'ı da isim vermeden eleştiren Yarsuvat, "Gerçek Galatasaraylı olan ve yüreği Galatasaray sevgisiyle dolu olan bir kişinin, G.Saray'ı dava etmek gibi bir lüksü yoktur" ifadesini kullandı.
Star

Beşiktaş Arjantinli orta saha Jose Sosa'nın bonservisini kulübü Metalist Kharkiv'den 2 milyon euroya aldı. Kartal bu transferi KAP'a da bildirdi. Sosa, Beşiktaş'ta 5 maçta 236 dakika süre alırken, 1 asistle oynadı. Tangocu, en son olarak Balıkesirspor maçında ise sakatlandı ve yaklaşık 1 ay sahalardan uzak kalacak. Başkan Fikret Orman da bonservisi alınan Jose Sosa için şu açıklamayı yaptı: "Sosa ile yapılan anlaşma zaten bonservisi ilk günden anlaşılmış bir şeydir. Onların da mutlaka ödemesini yapacağız, alacağız Tüm oyuncular sakatlanabilir Bu gayet normal bir şey. Bu Sosa'nın kulübünden bonservisini almamamız için kesinlikle bir sebep değildir."
Akşam  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme