20 Ekim 2014 Pazartesi

19.10.2014 Genel Gündem

19.10.2014

GÜNDEM

Çocukları Yakıyorlardı
Siirt Kız Yetiştirme Yurdu'nun, IŞİD'i protesto bahanesiyle düzenlenen izinsiz gösteriler sırasında, içindeki kız çocuklarıyla birlikte ateşe verildiği ortaya çıktı. Conkbayır Mahallesi'nde düzenlenen izinsiz gösterilerde Milli Egemenlik Lisesi, Hürriyet Ortaokulu ve Canan Akkuş Aile Sağlık Merkezi'ni ateşe veren grup, daha sonra içinde 4 kız çocuğu ile 1 kadın güvenlikçinin bulunduğu Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü'ne bağlı yetiştirme yurduna yöneldi. Göstericiler, 5 katlı yurdun 1'inci katındaki çocuk koordinasyon merkezinde bulunan güvenlik görevlisini dışarıya çıkardıktan sonra binayı yağmaladı. Yurt görevlisinin, 2'nci katta 13-16 yaşlarındaki kız çocuklarının bulunduğunu söylemesine rağmen göstericiler, molotof atarak binayı ateşe verdi. Çocuklar, alev almaya başlayan yurttan kadın güvenlik görevlisinin yardımlarıyla çıkarak bölgeden uzaklaştı. Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Aydın Sayın, "Çocuklarımız binadayken saldırı gerçekleşti. Çocukların yaşadığı şoku atlatması için psikolog ve sosyal hizmet uzmanlarımız gereken desteği veriyor" dedi. Yurtta kalan kız çocuklarından H.S. ise olay günü yaşadıklarını gözyaşları içerisinde anlattı: "Kadın görevli ve arkadaşımız Berfin, göstericilere karşı önlem almak amacıyla beni ve 2 arkadaşımı bir odada sakladı. Bizim üst katta olduğumuzu biliyorlardı. Birinci katta alevler yükselemeye başladıktan sonra bulunduğumuz katı da taşlamaya başladılar. Arkadaşımız Berfin, bizi korumaya çalışıyordu. Binadan göstericilere Kürtçe seslenerek, 'Bize izin verin evimize gidelim' diyordu. Göstericilerin uzaklaştığını fark eden Berfin, kadın görevliyle bizi yanmaya başlayan binadan çıkarttı. Onlar olmasaydı biz dumandan ölecektik. Oradan çıkana kadar bin kere Allah'a şükrettik. 'Biz de Kürdüz, neden böyle yapıyorsunuz?' diyen kadın görevliye, 'Devlet kurumlarını yakacağız' dediler. Yolda giderken taciz ve saldırılara da maruz kaldık." Yurt görevlisi Şenay Yılmaz da olay gecesi çok zor anlar yaşadıklarını belirterek, "O kadar korkunçtu ki bizim için çaresizlik gecesiydi. Yanımda 4 kız vardı. Hiç kimse yardım edemiyordu. Çok kötü bir gece atlattık" diye konuştu.
Hürriyet

81 İle Kara Çelenk
CHP 17 Aralık soruşturmasının takipsizlikle sonuçlanmasını protesto için, yarın tüm adliye binalarına ve illerdeki adalet saraylarına siyah çelenk bırakacak. CHP Basın Merkezi'nden yapılan açıklamada, "CHP'nin 17 ve 25 Aralık yolsuzluk operasyonlarının sıfırlanmasını, adaletin kara günü ilan ettiği" belirtildi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl ve Genel Sekreter Gürsel Tekin imzasıyla il başkanlıklarına bir genelge gönderildiği duyurulan açıklamada şöyle denildi: "Bilindiği üzere son 100 yılın en büyük yolsuzluk operasyonu, kirli bir adaletle kapatılmak istenmektedir. Bu bağlamda 17 ve 25 Aralık soruşturmalarının üzerinin kapatılmasını protesto etmek için tüm il başkanlıkları 20 Ekim 2014 Pazartesi saat 11.00'de, bulundukları illerin adliye saraylarına üzerine 'Adaletin Kara Günü' yazılı siyah çelenk bırakacaklardır." Milletvekillerinin tepkileri ise şöyle: Erdal Aksünger (CHP İzmir Milletvekili): Yaşananlar gösteriyor ki hepsi planın parçası. Bu karardan önce soruşturma savcısı, Reza Zarrab dosyasının 'eski bakanlarla ilgili olduğu için' TBMM'ye gönderilmesini istedi ama İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ısrarla bunu Meclis'e göndermeyip bekletti. Şimdi muhtemelen takipsizlik verilen bu dosyaların hepsi de Meclis'e gönderilecek. Daha hiç çalışmamış komisyona ek süre aldık. Komisyon Başkanı Hakkı Köylü'nün bunu bilerek yaptığını düşünüyorum. Mahmut Tanal (CHP İstanbul Milletvekili): Muhtemelen salı günü Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yapacağım. 17 Aralık topluma karşı işlenen bir suçtur. Çünkü toplumda bir tehlike yaratmıştır, yargıyı da itibarsızlaştırmıştır. Mesut Dedeoğlu (MHP Kahramanmaraş Milletvekili): Bu defteri, kapağını açmadan kapatmak istiyorlar. Zaten komisyon, soruşturmadan 7 ay sonra kuruldu. Komisyon kuruldu, 64 gün üye vermediler. Üyeyi verdiler, fezlekeleri iade ettiler. Dosyalar gitti geldi, yarısından azı kaldı. 50 gün dizin pusulası yok diye toplantı yapılamadı. Bunun bu dünyada da öbür dünyada da bir hesabı olması lazım.
Hürriyet

'İstediğimiz An Güvenli Bölge Oluştururuz'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Afganistan ziyaretine katılan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, IŞİD'in Kobani'ye yönelik saldırılarından sonra da sık sık gündeme gelen 'güvenli bölge' konusunda önemli açıklamalarda bulundu. "Çok kafa karışıklığı var" diyen Kurtulmuş, şöyle dedi: " Sınırlarımız içinde güvenli bölge oluşturabiliriz. Bununla ilgili çalışmalar yapılıyor. İstediğimiz an güvenli bölgeyi oluşturabiliriz. Hem askeri anlamda sınır güvenliğimizi kuvvetlendirmek hem de 'tampon bölge' denilen yerde önlenemeyen yoğun göçmen kitleleri gelirse onları alabilecek güvenli bölge. Çok sayıda insanın yaşadığı yerleri kapsamaması şeklinde düşünülüyor." 'Tampon bölge'nin sınır dışına kurulabildiğini ve BM ya da koalisyon ülkelerinin bu konuda karar alması gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş şöyle devam etti: "Tampon bölge, 'askeri tampon bölge' şeklinde de güvenlikli bir bölge şeklinde de olabilir. İnsanların, göçmenlerin güvenliğinin sağlandığı yer olabilir. Böyle bir çalışma devam ediyor. TSK böyle bir çalışmayı yapıyor. İlla uygulanacak diye söylemiyorum. Kobani'de bildiğimiz kadarıyla birkaç bin sivil kaldı. Savaşın yoğun olduğu kuzey bölgelerinin sınırı biziz. Yoksa Kobani'den zaten gelecek olanlar geldi, Kobani'den daha fazla göç gelmez."
Vatan

'Türkiye Küresel Kumpasın Göbeğinde'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Antalya'da belediye başkanları toplantısında yaptığı konuşmada, hükümeti çözüm süreci ve yolsuzluk operasyonları konusunda eleştirdi. Türkiye'nin çok tehlikeli doz ve düzeyde kargaşa yaşadığını ifade eden Bahçeli, şöyle konuştu: "Hükümet ise atıl, aciz, dağınık ve teröre teslimdir. Ağırlaşan iç ve dış tehditler Türkiye'nin milli birliğini ve toprak bütünlüğünü riske sokmaktadır. Bekamız namlunun ucundadır. Dirliğimiz topun ağzındadır. Türkiye küresel bir kumpasın göbeğindedir." MHP'li belediyelerin rakibinin ne AK Parti, ne de CHP olduğunu dile getiren Bahçeli, 17- 25 Aralık soruşturmalarına dikkat çekti. Bahçeli, "Rüşvet ve yolsuzluk çeteleri, kara paracılar, altın kaçakçıları, kutucular, kasacılar, arazi AKP'yi hücrelerine kadar ele geçirmiştir" dedi. Bahçeli, 'yol haritaları'yla yeni bir ihanet yolculuğuna hazırlık yapıldığını söyleyerek, şöyle konuştu: "Gündemde cani başının resmi müzakereci olması konuşulmaktadır. Eğer bu doğruysa AKP bunun altından kalkamayacaktır. HDP'li üç bölücü milletvekili önce Kandil'e gidecek, 21 Ekim'de de İmralı canisiyle masaya oturacaktır. AKP'nin İmralı canisiyle müştereken hazırladığı yol haritası hakkında Kandil'deki terör şeflerinin görüşü alınacaktır"
Vatan

Firari Yarbay: Aym'den Yardım Bekliyoruz!
Konya'da yapılması planlanan bir eğitim faaliyetine katılmak üzere Cengiz Topel Askeri Havaalanı'ndan kalkan ancak Kartepe'de düşen Deniz Kuvvetleri Deniz Hava Komutanlığı'na ait Sikorsky helikopterde Deniz Pilot Binbaşı Deniz Akdeniz ve Deniz Pilot Üsteğmen Çağrı Ceyhan ile Radar Astsubay Mehmet Karakaşoğlu ve DSA Astsubay Üstçavuş Ömer Burak Öğüt yaşamını yitirdi. Akdeniz ve Ceyhan'ın pilot eğitmenliğini yapıp birlikte uçuşlar gerçekleştiren ancak İstanbul Askeri Casusluk davasında 5 yıl hapis cezasına çarptırıldığı için firarda olan Pilot Yarbay Özcan Erdemir VATAN'a konuştu. Arkadaşlarının cenazesine katılamadığı için üzgün olduğunu belirten Yarbay Erdemir, şunları söyledi: "Askeri Casusluk davasının kumpas olduğunu herkes biliyor. Diğer davalarda kumpasın baş aktörü olan polis şefleri artık tutuklu. Onların hazırladığı usulsüz fezlekelerle yargılanıp ceza aldığım için cezaevine girmemek için kaçmayı tercih ettim. Bu davada 43 kişi hakkında kesinleşmiş karar var. 6 kişi tutuklu. Ben de bu davada 5 yıl ceza aldım. Teslim olmayıp kaçtığım için hem ben hem ailem zorluklar çekiyor." "Geçtiğimiz günlerde Kartepe'de benim de görev yaptığım birlikte yıllarca çalıştığım öğrencilerim, arkadaşlarım helikopterin düşmesiyle şehit düştü. Acı haberi aldığımda yanlarına koşmak istedim ama gidemedim. Çaresizlikten oturup ağladım. Onları son yolculuklarına da uğurlamaya da mezarlarına da gidemedim. Beni affetsinler kardeşlerim. Artık şu Askeri Casusluk davası için Anayasa Mahkemesi'nden adım bekliyoruz. Kaçmaktan bıktık. Perişanız." Öte yandan aynı davadan tutuklu bulunan ve iki yıldır Mamak Cezaevi'nde kalan Albay Necmi Yıldırım da AYM 10 aydır başvurularına yanıt vermemesi nedeniyle açlık grevine başladı.
Vatan

'Öcalan'ın Şartları Değişebilir'
İçişleri Bakanı Efkan Ala, Amasya'da basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin Abdullah Öcalan'ın cezai şartlarının iyileştirilmesi ile ilgili sorusu için Bakan Ala, "Bu ağır sorunun önünü tıkamaya çalışan çeşitli aktörler olacaktır. Bu sorunu kökten çözmek hedefine katkı sağlayabilecek ve milletimizin de aleyhine olmayacak adımlar atarız yolumuza devam ederiz. O adımın atılması gerekiyorsa da o adım atılır ama milletin bu sorununun tamamen çözümüne katkıda bulunacaksa" diye yanıt verdi. Abdullah Öcalan'ın cezai şartlarının iyileştirilmesi hakkında soru yöneltilen Efkan Ala, çözüm sürecindeki sorunun kökten çözülmesi için atılması gereken adımların atılacağını belirterek "Biz bu sorunu çözerek Türkiye'nin yoluna devam etmesini istiyoruz. Bunun adını da çözüm süreci olarak koyduk" dedi. Bakan Ala konuşmasında şunları söyledi: "Bu 77 milyonun lehine olan kimsenin kaybetmeyeceği herkesin kazanabileceği bir süreçtir. Bu süreçte yolumuza devam ederken önümüze çıkan engellerin bertaraf edilmesi fırsatların değerlendirilmesi yönünde adımlar atıyoruz. Her adım attığımızda bir sonraki atacağımız adım kolaylaşıyor. Zorlaşmıyor. Bu ağır sorunun önünü tıkamaya çalışan çeşitli aktörler olacaktır. Bu sorunu kökten çözmek hedefine katkı sağlayabilecek ve milletimizin de aleyhine olmayacak adımlar atarız yolumuza devam ederiz. O adımın atılması gerekiyorsa da o adım atılır ama milletin bu sorununun tamamen çözümüne katkıda bulunacaksa."
Akşam

Maske Takarak Siyaset Yapan Hesap Verecek
Amasya'da toplu açılış törenlerine katılan Başbakan Ahmet Davutoğlu, IŞİD bahanesiyle yapılan izinsiz gösterileri ve Çözüm Süreci'ni değerlendirdi: O binaları, ambulansları yakanlar yıkanlar bunları yapabilecekler, siyaset özgürlüğünü yok edecekler, insanlarımızın, seyahat özgürlüğünü yok ederek, yolları kesecekler, fikir özgürlüğünü yok ederek kendileri dışında düşünenleri üçüncü katlardan atıp katledecekler. Özgürlükler yok edilirken susanlar, şimdi biz bunların hesabını sormak için tedbir aldığımızda seslerini yükseltecekler. Yok öyle yağma. Biz bu ülkenin hiçbir semtini, ilini, eşkıyaya teslim etmeyiz. Muharrem ayı yaklaşırken şehidimiz Hüseyin Hatipoğlu da vatandaşımız bu anlamda şehidimiz Yasin Börü de sembol olarak Hazreti Hüseyin'in makamına yükseldiler. Muharrem ayı yaklaşırken Kerbela'da nasıl Hazreti Hüseyin şehit olmuşsa bu kardeşlerimiz de eşkıyaların ve fetret çıkartmak, kardeşi kardeşe düşman etmek isteyenlerin ellerinde şehit oldular. HDP'nin de CHP'nin de Demirtaş'ın da Kılıçdaroğlu'nun da hesap verme vaktidir. Çözüm Sürecinden bizim anladığımız, Ferhat ile Şirin'in muhabbetini bütün Türkiye'ye egemen kılmaktır. Doğu, batı, kuzey, güney, her bir vatandaşımızı birbiriyle kardeş kılmaktır. Bu kararlılıkla yola devam edeceğiz. Ne yaparlarsa yapsınlar çözüm sürecinde hedeflediğimiz milli birlik ve kardeşliği tahrip edemeyecekler. Buna izin vermeyeceğiz. Kılıçdaroğlu, bu topraklara ekilen merhamet tohumunu bilmez. Onun bildiği tek şey CHP geleneğinden gelen, baskıcı, diktacı zihniyettir. Dersim katliamını yapanların geleneğini tenkit edemeyen birisi, Esad'ı da tenkit etmez. Suriye'deki her bir köye, kasabaya sahip çıktığımız gibi Kobani'deki Kürt kardeşlerimize de sahip çıktık, çıkmaya devam edeceğiz, hepsine sahip çıktığımız gibi ama onları bahane ederek birileri Türkiye'yi karıştırmak isterse hadlerini bildirmek de bizim boynumuzun borcudur. Maskeler inmiştir; kim barış istiyor, kim demokrasi istiyor? Kim hürriyetten yana, kim şiddetten, nefretten yana?
Akşam

Paralel Dinlemelerde Karababa Hâkimiyeti
Hükümet'i devirme amaçlı 17-25 Aralık operasyonlarını yürüten Paralel emniyetçiler deşifre edilip cezaevine konulurken, aynı ihanet şebekesine hizmet eden yargı mensupları kimliklerini saklamıyor. Attığı tweet'lerle Hâkim ve Savcılar Yüksek Kurulu seçimlerini provoke etmeye çalışan Hâkim Mehmet Karababa'nın, yasadışı dinleme zincirinin en önemli halkası olduğu ortaya çıktı. Derin örgütün kirli operasyonuna şantaj malzemesi toplamak için telekulak çetesi kuran Paralel Yapı, en çok dinleme kararını o dönem 12. Ağır Ceza hâkimliği yapan Mehmet Karababa'nın onayıyla aldırmış. Karababa'nın, tutuklanmadan önce Paralel Yapı'nın İstanbul İstihbarat Şube'deki beyni olan Ali Fuat Yılmazer ve ekibine, "Bugünkü nöbetçi mahkeme 11. Ağır Ceza. Onlar bizden değil. Karar aldırmaya gelmeyin" dediği iddia edildi. Mehmet Karababa'nın dinlenmesine izin verdiği isimler arasında gazeteciler Fikret Bila, Fatih Altaylı, Oray Eğin, eski milletvekilleri Metin Külünk, Ümit Özdağ da var. Karababa, 2005-2007 yılları arasında Hava Kuvvetleri Komutanlığı yapan Faruk Cömert'in e-mailinin izlenmesine de onay verdi. Mehmet Karababa, adını ilk olarak özel yetkili mahkemelerin yürürlükte olduğu dönemde İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde duyurdu. Ergenekon soruşturmasında tutuklanan 26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un tahliye istemini reddeden, Ahmet Şık'ın 'İmamın Ordusu' adlı basılmamış kitabının toplatılmasına karar veren Karababa, Çağdaş Yaşamı Destekleme Davası'nın bir duruşmasında "Ben tuzluk değil, hâkimim. Tabi ki konuşurum" diye bağırmıştı.
Akşam

EKONOMİ

Gram Altın 89, 3368-89, 4384                    
ABD Doları 2, 2441-2, 2460/  Euro 2, 8640-2, 8664/ İngiliz Sterlini 3, 6110-3, 6158

Eynez Yanıyor
301 madencinin yaşamını yitirdiği Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.'ye ait Eynez Maden Ocağı dört gün önce yeniden yanmaya başladı. Burada yapılan söküm çalışmalarının durduğunu anlatan CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, "İşçiler de haklı olarak bir an önce madenler açılsın istiyor ama kazanın olduğu madende bakım onarım işi yapıyorlardı. Kazanın olduğu yerde yeni bir yangın çıkmış. Hep birlikte geri çıkmışlar kazanın olduğu o yere yeniden kül basıyorlar. Yangın çıktı, 13 Mayıs'ta kaza oldu söndürüldü. Sonra yeniden yanmaya başladı, barajlandı. Kazadan sonra üç kez yandı orası. Sonra açıldı, söküm adı altında çalışma yapılıyordu. Şimdi yine yanıyor dört gündür kül basılıyor" dedi 300 işçiden 30 işçiye düştüklerini ifade eden Özel, "Söküm işini de bıraktılar. Ayrıca biz orada inceleme sırasında çok net biçimde gördük ki duvarlardaki yanmış kamaların yerine yeni kamalar ekleyerek orayı üretime hazırlıyorlar. Bunu da açık açık bize söylediler" dedi. Özgür Özel, Soma'daki facianın üzerinden 5 ay geçmesine rağmen bir arpa boyu yol alınamadığını söyledi. Soma faciasını 15 gün önce önce sinyalini veren ve "Keşke haklı çıkmasaydım" diyen Özel, "Hala da her an gerçekleşebilecek birçok şey var. Maalesef Türkiye'de faciadan, kazadan ölmeden söylenen sözün değerini, muhalefetin değerini kavrayamıyor insanlar. Belki yarın başka konuda haklı çıkacağım ama orada da yine bir sürü insan üzülecek" dedi. Özgür Özel şunları söyledi: "13 Mayıs'tan bu yana Soma Komisyonu olarak bal yapmayan arı gibi çırpınıp duruyoruz. Kimsede kötü niyet olduğunu söylemiyorum. Raporumuzu daha yazamadık ama o tarihten bu yana madenlerde 21 kişi daha öldü."
Hürriyet

Küresel Rekabette Merkez Türkiye
Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) tarafından düzenlenen 'Sürdürülebilir Küresel Rekabet İçin Bölgesel Merkez Türkiye' konferansında konuşan YASED Başkanı Serpil Timuray, yatırım ortamının iyileştirilmesi misyonu doğrultusunda, YASED'in 5 stratejik önceliğinden biri olarak 'Türkiye'nin uluslararası doğrudan yatırımcı şirketler tarafından tercih edilen bir bölgesel merkez olarak konumlandırılması' olarak belirlediklerini anlattı. Bu öncelik doğrultusunda 'Sürdürülebilir Küresel Rekabet için Bölgesel Merkez Türkiye' imza projesini tamamladıklarını açıklayan Timuray, Türkiye'nin gelecek dönemde ekonomik büyüme hamlesine devam etmesinde uluslararası doğrudan yatırımcıların önemli bir rolü bulunduğunu söyledi. Timuray, Türkiye'nin, uluslararası şirketler tarafından, özellikle ihracatı destekleyecek şekilde ve Ar-Ge gibi katma değerli alanlarda 'bölgesel merkez' olarak konumlandırılmasının, ekonomik büyümede çarpan etkisi yaratacağını vurguladı. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, uluslararası yatırımcıların Türkiye'yi tercih etmeye devam etmelerinde, yatırım teşvik sisteminin ve kararlılıkla yürütülen yatırım ortamını iyileştirme çalışmalarının etkisine vurgu yaptı. Zeybekci, ithalata bağımlı olduğumuz ara mallarının ve hammaddelerinin Türkiye'de üretiminin sağlanmasının amaçlandığını belirtti. Konferansta, YASED, Türkiye'nin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamak üzere 'Sürdürülebilir Küresel Rekabet için Bölgesel Merkez Türkiye' başlıklı raporunu açıkladı. Raporda sunulan yol haritasında, Türkiye'nin ekonomik büyümesinde sıçrama yapması için gerekli ihracatı destekleyecek ve Ar-Ge gibi katma değerli alanlarda Türkiye'yi bölgesel merkeze dönüştürecek uluslararası doğrudan yatırımların çekilmesiyle Türkiye ekonomisinin kazanacağı rekabetçilik gücüne ve artacak yatırım potansiyeline vurgu yapılıyor.
Hürriyet

Devlet Bu Yıl 8 Bin 419 Araç Satın Alacak
Devlet bu yıl 8 bin 419 araç satın alacak. Makam otomobilinden güvenlikli araçlara, kamyondan otobüse kadar çeşitlilik gösteren satın alınacak araçlar arasında bisiklet de var. Sağlık Bakanlığı'na 5, Sahil Güvenlik Komutanlığı'na da 3 bisiklet, Dışişleri Bakanlığı'na da 2 motosiklet alınacak. Meclis'e sevk edilen 2015 bütçesine göre merkezi bütçe kapsamındaki kuruluşlar 7 bin 459, ÖSYM, YÖK ve üniversiteler 294, özel bütçeli kuruluşlar da 647 araç alacak. Düzenleyici ve denetleyici kurulların alacağı araç sayısı ise 18 olacak. Cumhurbaşkanlığına 25, Başbakanlığa da 222 yeni araç alımı bütçeye girerken, araç alımında başı güvenlik ve sağlık kurumları çekiyor. Savunma Bakanlığı'na 621, İçişleri Bakanlığı'na 122, Emniyet Genel Müdürlüğü'ne bin 534, Jandarmaya da 595 araç alınacak. Bütçeden hemen önce alınan bir kararla da, kamunun yapacağı taşıt kiralamalarına sınırlama getirilmişti. Buna göre kamuda taşıtlar artık yakıt hariç kiralanabilecek. İkinci olarak ise araç kiralama ve şoför ücretlerine üst sınır getirildi. Buna göre şoför hariç kiralamalarda, aylık kira bedeli taşıtın Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği tarafından yayımlanan Motorlu Kara Taşıtları Kasko Sigortası değerinin yüzde 2'sini aşamayacak. Ancak bu bedele KDV hariç her türlü bakımonarım, sigorta ve benzeri giderler de dahil olacak. Şoförlü kiralamalarda ise bu bedele, brüt asgari ücretin yüzde 50'si oranında ilave yapılabilecek.
Hürriyet

Çabamız Tasarrufu Arttırmak
Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, tasarrufların artırılması yoluyla Türkiye'de büyümeyi sağlamayı hedeflediklerini, çabaların da bu yönde olacağını bildirdi. Türkiye Ekonomi Kurumu (TEK) tarafından düzenlenen 4. Uluslararası Ekonomi Konferansında konuşan Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, dengeli büyümeye Merkez Bankası'nın yaptığı katkı konusunda bilgi verdi, ekonomik ve finansal göstergeler hakkında değerlendirmelerde bulundu. Küresel ekonomik gelişmelere bakıldığı zaman dengeli büyümenin Türkiye için çok önemli olduğuna işaret eden Başçı, gelecek dönemde dengeli büyümenin temel sürükleyicisinin yapısal reformlar olacağını söyledi. Avustralya'da düzenlenen G20 toplantısında küresel büyümeye yapacağı katkı konusunda her ülkenin kendi yapısal reform programını bildirdiğini anlatan Başçı, ülkelerin G20'ye toplam 900 başlıkta taahhütte bulunduğunu hatırlattı. Türkiye'nin taahhütlerini Onuncu 5 Yıllık Kalkınma Planı ve Orta Vadeli Program çerçevesinde verdiğini ifade eden Başçı, "Türkiye'de büyümeyi sağlayacak temel unsur pek çok diğer ülkeden farklı olarak tasarrufların artırılması. Biz tasarrufların artırılması yoluyla Türkiye'de büyüme sağlamayı hedefliyoruz, çabalar da bu yönde olacak" dedi. Türkiye'nin daha dengeli büyüme yönelik politikalarını tasarladığını ifade eden Başçı, Onuncu 5 Yıllık Kalkınma Planının çerçevesinde, 25 alt başlıkta bin 200'den fazla eylemin yakında hükümet tarafından açıklanacağını söyledi. Merkez Bankası'nın "dengeli büyümeye bir numaralı katkısının fiyat istikrarını sağlamak" şeklinde olacağını anlatan Başçı, fiyat istikrarı sağlandığında ülkede hem nominal hem de reel faizlerin daha düşük seviyelerde oluşacağını söyledi. Kredi kartı ile borçlanmaya getirilen taksit, tüketici ve ihtiyaç kredilerine getirilen vade sınırlarının makro ihtiyati düzenlemeler açısından çok önemli olduğunu kaydeden Başçı, "İyi sonuçlar yaşandı. O sayede ilave reel faizlerde düşüş sağlanmış oldu" dedi.
Hürriyet

Gölge Bankacılığın Kıskacına Düşmeyin
Türkiye'de yasaklanmasına rağmen resmi bankalar gibi borç alıp veren, yatırımlar yapan ancak bankacılık sistemine ilişkin düzenlemelere tabi bulunmayan finansal kuruluşların faaliyetleri "gölge bankacılık" olarak adlandırılıyor. Tüketici Sorunları Derneği (TÜSODER) Genel Başkanı Aydın Ağaoğlu, "gölge bankacılık" işlemlerinin Türkiye'de suç sayıldığını belirterek, bu tür yapılanmalara yönelmemeleri konusunda vatandaşları uyardı. Ağaoğlu, bu kuruluşların kişilerden ve diğer bankalardan aldıkları mevduatları, daha yüksek faizli kredilere dönüştürerek kâr sağladıklarını, ancak yaptıkları işlemler yasa dışı olduğundan bunun ciddi riskleri de beraberinde taşıdığını kaydetti. Banka kredisi veya kredi kartı borcunu ödemekte zorlanan kişilerin bu kuruluşların hedefinde olduğuna işaret eden Ağaoğlu, "Tüketicilerin borçlarını kapatıyorlar. Bu sefer kendi faizlerini de ekleyerek vatandaşı yeniden borçlandırıyorlar. Yani tüketiciler içinde bulunduğu finansal sıkıntıdan kurtulmak isterken, çok daha büyük sıkıntılara düşüyor. Bu sebeple borcunu ödeme güçlüğü çeken vatandaşlarımız, BDDK'dan lisanslı olmayan finansal kuruluşlardan uzak durmalıdır" dedi.
Türkiye

Sms'in Yüzüne Bakan Yok!
Giderek yaygınlaşan "Whatsapp", "Facebook" gibi internet tabanlı mesajlaşma uygulamaları, kısa mesaj (SMS) sayılarını düşürdü. Akıllı telefonlarla birlikte SMS'ler, gündelik hayatta yerini Facebook'ta paylaşılan bir iletiye, elektronik postaya, "tweet" ya da "Whatsapp" mesajına bıraktı. Sektör verilerinden derlenen bilgilere göre, geçen yılın ilk yarısında 90 milyar 876 milyon olan SMS miktarı, bu yılın aynı döneminde yüzde 27 azalarak 66 milyar 431 milyona geriledi. Söz konusu dönemde görüntülü mesaj (MMS) sayısı ise 114.9 milyondan 64.4 milyona düştü. Gönderilen SMS sayısı, bu yılın ilk yarısında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 27 azalarak 66 milyar 431 milyona geriledi 2008 yılında 77 milyar 837 milyon olan SMS sayısı, 2013 yılına kadar yaklaşık yüzde 128'lik artışla 177.6 milyar adet seviyesine yükseldi. SMS sayılarının, bu yılın başından itibaren ise düşmeye başladığı görüldü.
Milliyet

40 Milyar Dolarlık Tasarruf Planı Hazır
Türkiye'de tasarrufların milli gelire oranı yüzde 12'ye kadar düşerken, hükümet birikimleri artıracak adım atıyor. Orta Vadeli Program (OVP) kapsamında tasarrufların milli gelire oranının kademeli olarak artarak yüzde 17.1'e ulaşması bekleniyor. Milli gelirin 800 milyar dolar civarında olduğu hesaplandığında üç yılda yaklaşık 40 milyar dolarlık daha tasarruf yapılması öngörülüyor. Tasarrufların artışında özel kesim tasarruflarındaki artış belirleyici olacak. 2015-2017 dönemini kapsayan program döneminde, yurt içi tasarrufları artırmak, mevcut kaynakları üretken alanlara yönlendirmek, ekonominin üretim kapasitesini ve teknoloji seviyesini yükseltmek, verimlilik düzeyini ve ihracatın büyümeye katkısını artırmak temel öncelikler olacak. Ekonomi yönetiminin üç yıllık yol haritasına göre harcanabilir gelir artışıyla uyumsuz özel tüketim yapısının oluşması durumunda makro ihtiyati tedbirlere başvurulacak. Hem kamu hem de özel kesimde israfı azaltmaya ve tasarruf bilincinin yerleştirilmesine yönelik politikalar uygulanacak. Vergi dağılımını daha dengeli kılmak ve tüketimin aşırı büyümesinin önüne geçilmesiyle ortaya çıkacak gelir kaybını telafi etmek için doğrudan vergi tahsilatını artıracak önlemler alınacak. SGK'nın tahsilat süreci hızlandırılacak. 2015'te 401 milyar liralık vergi toplanması öngörülüyor.
Star

Türkiye'den Almayan Otomobil Markası Yok
MÜSİAD Otomotiv Sektör Zirvesi, İzmit'te gerçekleştirildi. Zirvede konuşan Sanayi Genel Müdürü İbrahim Kılıçaslan, "Şöyle bir iddiamız var, Avrupa'da hiçbir araba markası yoktur ki Türkiye'den parça kullanmasın. Varsa da el imalatıdır" dedi. Kılıçaslan, Türkiye'nin 2023 hedeflerinden birinin 2 trilyon dolarlık gayri safi milli hasılaya ulaşmak olduğunu, bunun da 500 milyar dolarını ihracat hedefinin oluşturduğunu söyledi. Kılıçaslan, "2013'te Türkiye'nin otomotiv ithalatı 17 milyar dolar, ihracatı 17 milyar dolar. Yani cepte bir şey kalmamış. Türkiye'de 163 Ar-Ge merkezi var. 163'ün 54'ü otomotivle alakalı. Bunun da 12'si ana sanayi, 42'si yan sanayi. Türkiye, toplam Ar-Ge giderlerinin üçte birini otomotive veriyor" ifadesini kullandı. Kılıçaslan, ana sanayide 50 bin, yan sanayide de 250 bin olmak üzere sektörde 300 bin kişinin istihdam edildiğini dile getirerek, sektörün ara eleman sıkıntısının diğer sektörlere göre daha az olduğunu vurguladı. Kılıçaslan, Türkiye'nin geçen yıl 850 bin civarında araç ihraç ettiğini, 870 bin civarında da ithalat yaptığını aktararak, bunların 500 bininin otomobil grubunda olduğunu, bunun da talebe uygun araç üretmek kaydıyla Türkiye'de canlı iç pazar bulunduğunu gösterdiğini anlattı.
Akşam

DÜNYA

Danimarka Işid Sempatizanı İçin Heyet Gönderdi
Danimarka, Türkiye'de tutukluyken, Musul Başkonsolosluğu personeline karşılık takas edildiği ileri sürülen IŞİD sempatizanı Ürdün asıllı Danimarka vatandaşı 26 yaşındaki H.B.'nin durumunu netleştirmek için Türkiye'ye bir heyet gönderdi. Türk yetkililer, Danimarka heyetinin önceki gün Ankara'ya geldiğini doğruladılar. Türk tarafının heyetle görüşmeyi kabul etmediği iddialarının ise doğru olmadığını savunan kaynaklar, heyetin yarın Adalet Bakanlığı yetkilileriyle görüşeceğini ileri sürdüler. Ancak Türk yetkililer, görüşmede Ankara'nın H.B. ile ilgili bir bilgi verip vermeyeceği konusunda ise değerlendirme yapmaktan kaçındılar. Danimarka heyetinin Dışişleri Bakanlığı'nda ise bir görüşme programının olmadığı iddia edildi. Danimarka basınında yer alan haberlerde, geçen yıl Danimarkalı gazeteci Lars Hedegaard'ı öldürme teşebbüsünde bulunan, kaçtıktan sonra Atatürk Havalimanında yakalanan H.B.'nin, Musul Başanoslosluğu personeline karşılık serbest bırakılarak, IŞİD'e iade edildiği öne sürülmüştü. Ankara'nın bu iddiaları yalanlamaması dikkat çekmişti. Ankara ve Kopenhag'ta konuyla ilgili Türkiye'ye ik ayrı nota veren Danimarka, H.B.'nin halen cezaevinde olduğuna dair Türkiye'den DNA örneği veya başka inandırıcı bir kanıt istemişti. Danimarka Parlamentosu Dış İlişkiler Komisyonu da, Türkiye'nin gerçekleri sakladığı gerekçesiyle Danimarka'nın Ankara Büyükelçisi'nin geri çekilmesini istemişti.
Hürriyet

Merkel'i 4 Saat Bekletti Silvio İle 'Partiye' Gitti
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Milano'daki zirveye 8 saat gecikmeli gidip Angela Merkel'i dört saat bekletmesine karşın eski İtalya lideri Silvio Berlusconi ile buluşacak vakit bulması Batı'da şaşkınlık yarattı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, bir kez daha Batılı liderleri şoke eden davranışları ile gündemde ABD ve Avrupa basını, Milano'da gerçekleşen bir zirvede, Almanya Şansölyesi Angela Merkel'i tam 4 saat bekleten, ancak eski İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi'yi ziyaret etmeye vakit bulan Putin'in tavırları karşısında yaşanan şaşkınlığı aktarıyor. Milano'da 16-17 Ekim tarihleri arasında gerçekleşen 10'uncu Asya-Avrupa Zirvesi'nin (ASEM) gündemi Ukrayna'ydı. Avrupa ile ilişkilerinin gerilemesine neden olan krizi görüşmek üzere Milano'ya gitmesi gereken Putin'in son anda programı değişti. Sırbistan'ın başkenti Belgrad'a uğrayan Rus lider, burada asker geçit törenine katıldı, Sırp basınına röportajlar verdi. Kahraman gibi karşılanan Putin'e Sırbistan'ın en yüksek onur ödülü olan Cumhuriyet Nişanı verildi. Putin, ASEM zirvesinin ilk gününün büyük bölümünü kaçırdı. İtalyan Başbakanı Matteo Renzi'nin ev sahipliğinde Milano Valiliği'nde yapılan toplantı yerel saatle 08.00'de başlarken Putin 8 saat geç katıldı. Akşam saatlerinde yapılan diplomatik görüşmelere yarım saat geç katılan Putin, AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy'un konuşma yaptığı sırada salona girerek rahat tavırlarla yerini aldı. Toplantıda bulunan kaynaklara dayanarak haber yapan New York Times'ın haberine göre, Avrupalı liderler Putin'in geç kalmasından dolayı alçakgönüllülük göstermesini beklerken bambaşka bir şeyle karşılaştı. Her zamanki kendine güvenini sergileyen Putin, hatta "nine ve dede arasındaki anatomik fark" hakkında bir espri yapmayı da ihmal etmedi. Putin, Almanya Şansölyesi Angela Merkel ile olan görüşmesine ise tam 4 saat geç kaldı. Merkel, gece yarısına kadar beklemek zorunda kalırken, görüşmenin 02.00 sularında bittiği aktarıldı. Ancak Putin görüşmeden sonra oteline çekilmek yerine yakın dostu olan İtalya eski Başbakanı Silvio Belusconi'nin evine gitti. New York Times gazetesine göre, ikili saat 04.00 sularına kadar sohbet ederek yer mantarı yedi. Görüşmede bulunan Berlusconi'nin yardımcısı Valentino Valettini, Merkel-Putin görüşmesinin soğuk geçtiğine işaret etti. Valettini, "Putin, gelişme yaşandığını söylemedi" dedi. Berlusconi ve Putin'in "alem" yaptığını ise reddeden Valettini, "Sabah 02.00'de çok da çılgın bir parti olmuyor" diye ekledi.
Milliyet

Komisyon'dan Avusturya'ya Türkiye Davası
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Türk vatandaşlarına uygulanan vize ile oturum şartlarını yasal güvenceye kavuşturmadığı gerekçesiyle Avusturya hakkında Avrupa Adalet Divanı'na dava açtı. AB Komisyonu, Nisan 2014'de Avusturya hükümetine "yasal düzenleme yaparak Türk vatandaşlarına yönelik vize ile oturum şartlarını düzeltmesi" çağrısında bulunmuştu. Hükümet, sorunu yönetmeliklerle çözdüklerini ileri sürerek yasal düzenleme taleplerini reddetmişti. Komisyon, Avusturya'yı, Türkiye-AB Ortaklık Anlaşması'nı ihlal etmekle suçluyor. AB anlaşmalarının uygulanmasını gözetleme görevi bulunan Komisyon, Avusturya'da yaşayan Türk vatandaşlarının, ABTürkiye Ortaklık Anlaşması'ndan doğan haklarını güvence altına alan yasal düzenleme yapmasını istiyor. Komisyona göre, 1995'te AB üyesi olan Avusturya, söz konusu tarihten bu yana Türk işçi ve ailelerinin haklarının kötüleşmesiyle sonuçlanan yasal düzenlemeler yaptı. Bunların en başında aile birleşiminde alt yaş sınırının 18'den 21'e yükseltilmesi ve oturma izni için Almanca bilme şartı getirilmesi bulunuyor. AB-Türkiye Ortaklık Anlaşması ve Katma Protokolde yer alan 'Hakları Kötüleştirme Yasağı'na göre, AB üyesi ülkeler, uluslararası anlaşmalarla Türk işçilerine sağlanan hakları iç hukuk düzenlemeleriyle kötüleştiremez. AB hukukunun uygulanması konusunda son sözü söyleyen Avrupa Adalet Divanı'nın, ihlal kararı vermesi halinde, Avusturya yargılamaya uygun yasal düzenlemeyi yapmak zorunda.
Milliyet

Ankara'ya Ermeni Soykırımı Kitabı
Erivan'da bulunan 'Ermeni Soykırımı Müze ve Enstitüsü' Direktörü Hayk Demoyan, 1915 olaylarının dış basındaki yansımalarını incelediği yeni kitabını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'na göndereceğini açıkladı. Demoyan 6 yıl üzerinde çalıştığını belirttiği kitabında, 19'uncu ve 20'nci yüzyılda İngiltere, Fransa, ABD, İtalya, Rusya, Avusturya, Çek Cumhuriyeti, Almanya ve Norveç basınında 1915 olayları ile ilgili çıkan haberleri derledi. "Ermeni Soykırımı: Dünya Basınında Birinci Sayfalar" başlığını taşıyan kitap, Ermenice ve İngilizce olarak piyasaya sürülüyor. Demoyan önceki gün düzenlediği basın toplantısında, kitabın imzalı üç kopyasını Türk liderlere göndereceğini belirtti. Demoyan, "Bundan sonra, Ermeni soykırımı ile ilgili tüm kitaplar bahsettiğim adreslere gönderilecek" dedi. Müze Direktörü, kitapların adreslere ulaşmasını sağlayacaklarını sözlerine ekledi.
Milliyet

Boko Haram'ın Kaçırdığı Kızlar İçin Ateşkes
Nijerya hükümetinin radikal İslamcı Boko Haram örgütüyle ateşkes konusunda anlaştığı bildirildi. Anlaşmada yer alan şartların ilki, örgütün silah bırakması, ikincisi de altı ay önce kaçırılan 200'den fazla kız öğrencinin serbest bırakılması. Nijerya Genelkurmay Başkanı Alex Badeh'in orduya anlaşmaya hemen uyulması emrini verdiği bildirildi. Boko Haram ise, kız öğrencilerin serbest bırakılması karşılığında tutuklu örgüt üyelerinin bırakılmasını talep ediyordu. Bu gelişmelerle birlikte Nijerya'da Lagos Yüksek Mahkemesi, kışkırtıcı bir karar alarak, Lagos yerel yönetiminin okullarda başörtüsünü yasaklayan kararını onadı. Karar Müslümanlar arasında öfkeye neden olurken, kararın temyize götürüleceği belirtildi.
Star

Diken Üstünde
IŞİD ile YPG güçleri arasındaki çatışmalarda 34 gün geride kaldı. ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri, terör örgütünün kuşatması altındaki Kobani'deki hedefleri vurmaya devam ediyor. Patlamalar sınırda tedirginliğe yol açarken, aralıklarla kentin iç kesimlerinde de silah sesleri duyulmaya devam ediyor. Uçak bombardırmanlarıyla mevzi kaybeden IŞİD'in birkaç günlük sessizliği de sona erdi. Kentin doğusunda bulunan IŞİD militanları, Kürt güçlerinin dış dünyayla bağlantısını kesmek için sabah saatlerinde itibaren Mürşitpınar Sınır Kapısı'nın bulunduğu bölgeye peş peşe havan topu mermileriyle saldırdı. Sınırı aşan bir havan mermisi, 2 ambulansa isabet etti. Güvenlik güçleri önlemleri artırırken bölgeye tanklar sevk edildi. Mardin'in Suriye sınırında bulunan Nusaybin İlçesi'nde de askeri hareketlilik vardı. Sınır kesimine zırhlı araçlan konuşlandırılırken namlular Kamışlı'ya çevrildi. Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, koalisyon güçlerinin bombardımanlarında 10 sivilin öldüğünü açıkladı. Perşembe gecesi düzenlenen saldırılarda 3 kişi hayatını kaybederken, cuma günü Der Zor'un doğusunda bir santrali hedef alan operasyonda 7 kişi öldü.
Akşam

Göstericiler İşgalin Merkezine Döndü
Hükümet karşıtı protestoların 3 haftadır devam ettiği Hong Kong'da göstericiler, polisin sert müdahalesine rağmen eylemlerin önemli merkezlerinden Mong Kok'a geri döndü. Polis, önceki gece Mong Kok'a geri dönmeye çalışan binlerce protestocuya biber gazı ve copla müdahale etti. Göstericiler ve polis arasında çıkan çatışmada 26 kisi gözaltına alınırken, göstericiler Mong Kok alanına girerek ana caddenin bir kısmını işgal etti. Protestocular, Çin hükümetinin Hong Kong halkının kendi liderini seçmesine izin vermesi için gösteri düzenliyor. Hükümet, öğrencilerle görüşme kararı almıştı. Hong Kong hükümetinin üst düzey yöneticilerinden Carrie Lam, öğrencilerle siyasi reformlara dair yapacağı görüşmelerin salı günü olacağını ve canlı yayınlanacağını duyurdu.
Akşam

SPOR

F.Bahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, kaybedilen derbi sonrası "İlk yarıda rakibimize net bir pozisyon vermedik. İkinci yarı G.Saray hızlı başladı. Dengeyi bulduk sonra kırmızı kart gördük. 10 kişi kalmamıza rağmen zaman zaman dengeli oyun oldu. Kontrollü,. haddimizi bilerek oynamaya çalıştık. Sonuçta G.Saray ile deplasmanda oynuyorsunuz" dedi. Kazanmayı hak eden tarafın kendileri olduğunu belirten Kartal, ilk 45 dakikada kontrolü ellerinde tuttuklarını ifade etti. Maçta kırmızı kart gören Bruno Alves'in kariyerli bir oyuncu olduğunu vurgulayan İsmail Kartal, "Böylesine maçlarda tecrübeli oyuncuların lüzumsuzca, ölü bir noktada oyundan atılması iyi bir şey değil" diye konuştu.
Hürriyet

Ligde üç galibiyeti ve iki beraberliği bulunan Beşiktaş'ta, Teknik Direktör Slaven Bilic, liderliğini sürdürmek için tüm taktik planını kazanma üzerine kurdu. Hırvat teknik adam, Sosa'nın yokluğunda milli takım kampından sakat dönen Oğuzhan Özyakup'u da maç kadrosuna dahil etti. Genç oyuncuyu antrenmanlarda oynanan taktik maçlarında ilk on birde deneyen Slaven Bilic, Oğuzhan ile özel olarak görüşerek bu oyuncuyu Sivasspor maçına hazırladı. Bugünkü maçta Oğuzhan'ı ilk on birde oynatıp oynatmayacağına maç sabahı yapılacak taktik toplantısında karar verecek olan Bilic'in, Partizan maçını düşünerek Oğuzhan'ı riske etmeyeceği öğrenildi. Sosa'nın sakatlığı nedeniyle elindeki tek oyun kurucusunu uzun süre kaybetmek istemeyen Hırvat çalıştırıcı, bu nedenle Oğuzhan'ı tek devre kullanacak. Gökhan, Kerim, Olcay Veli ve Atiba gibi isimlerle Oğuzhan ile Sosa'nın oyun yaratıcılığını bir nebze olsun telafi etmeye çalışan Bilic, öğrencilerine taktiksel uyarılarda da bulundu. Roberto Carlos'un çok iyi bir teknik adam olduğunu söyleyen deneyimli hocanın, "Rakibimiz açık futbol oynayan, kimseden korkusu olmayan bir takım. Geçtiğimiz sezon bize karşı nasıl oynadıklarını unutmamak lazım. Bu nedenle işimizin kolay olmadığını sanırım hepiniz biliyorsunuzdur. Eksiklerimiz var ama her biriniz kaliteli ve güçlü oyuncularsınız. Bu nedenle takımdaki eksiklikler bahanelerimiz olmamalı" diye konuştuğu öğrenildi.
Milliyet

Süper Lig'de üst sıralarda olmak isteyen Gaziantepspor, Karabükspor'u evinde mağlup etti ve galibiyet özlemine son verdi. Ligin ilk haftasında Sivasspor'u 2-1 yenen Kırmızı-Siyahlılar, sonrasındaki 4 haftada yalnızca 2 puan alabilmişti. Antep, 29. dakikada golü buldu. Gökhan'ın ortasına Chico çok iyi yükseldi: 1-0. Pozisyonun az olduğu maçta başka gol olmayınca Antep kritik bir galibiyet aldı.
Star

Galatasaray, Fenerbahçe'yi son anda devirdi: 2-1. 2'de Burak ceza alanı içinde yerde kaldı, hakem 'devam' kararı verdi. 5'te Gökhan'ın ortasında Muslera topa sahip oldu. 8'de Alper'in kafa vuruşunda defanstan seken topu Chedjou uzaklaştırdı. 12'de Burak'ın pasında Olcan vurdu, dışarı gitti. 17'de Meireles vurdu, Muslera kurtardı. .18'de Emenike müsait durumda topu dışarı attı. 22'de Alper ortaladı, Semih ayak koydu. 34'te Emenike yarım vole denedi, sonuç alamadı. 38'de M.Topal'ın ara pasında Muslera topu uzaklaştırdı. 43'te Emenike, karşı karşıya Muslera'yı geçemedi. 45'te Olcan ceza alanına girdi, Selçuk ayak koydu. İkinci yarıya çok hızlı giren Galatasaray 46. da gole çok yaklaştı. Sneijder ceza alanı içinde sert vurdu. Volkan iki hamlede kurtardı. 52'de Meireles auta gönderdi. 57'de Olcan Adın sağdan ceza alanına girip şutunu çekti. Volkan'ı da geçen meşin yuvarlak direkten döndü. 63'te kornerden gelen topa Kadlec kafayı vurdu, aut. 64'te Sneijder'in şutu Volkan'da kaldı. 85'te Emre ortaladı, Umut yakın mesafeden kafası auta çıktı. 88'de Sneijder ceza alanının sol dışından uzak köşeye müthiş gönderdi: 1- 0. 90+1'de Sneijder bir kez cepheden aynı vuruşu yaptı: 2-0. 90+5'te Hasan Ali'nin vediği pas sonrası Alper'in golü Fenerbahçe için yeterli olmadı: 2-1.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme