22 Ekim 2014 Çarşamba

22.10.2014 Genel Gündem


22.10.2014

GÜNCEL

'Paralel Polisler'e Casusluk Operasyonu
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Suçlarla Mücadele Bürosu'nun, Paralel Yapı'ya yönelik soruşturması kapsamında dün Ankara merkezli operasyon düzenlendi. Cumhuriyet Savcısı Tekin Küçük'ün verdği talimat üzerine harekete geçen polis ekipleri, Ankara, İstanbul, İzmir, Siirt ve Ağrı'daki adreslere eşzamanlı baskın düzenledi. 9 polisin gözaltına alındığı operasyon, aralarında rütbeli isimlerin de bulunduğu 18 polis hakkında çıkarılan yakalama kararı kapsamında gerçekleştirildi. Sabah saatlerinde harekete geçen polis ekipleri, gözaltı işlemi için şüphelilerin ev adreslerine gitti. Bazı şüphelilerin adreslerinde bulunmadığı vurgulandı. Haklarında gözaltı kararı verilen isimlerden 14'ünün Ankara'da ikamet ettiği, İstanbul'daki şüphelinin ise halen cezaevinde tutuklu bulunan 2. Sınıf Emniyet Müdürü Erol Demirhan olduğu öğrenildi. Şüphelilerden birinin de MİT'te görev yaptığı ve eski polis olduğu ifade edildi. Gözaltına alınan 9 polis arasında eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ömer Altıparmak da bulunuyor. Savcılığın, eski Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Lokman Kırcılı ile İzmir İstihbarat Şubesi eski Müdürü Hasan Ali Okan hakkında da gözaltı talimatı verdiği belirtildi. Şüphelilerin, TÜBİTAK ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın yürüttüğü 'Güdümlü Mermilere Karşı Savunma Projesi'nde yer alan ekiple, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun danışmanlığını da yapan Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç, gazeteci Nuray Mert, gazeteci Ahmet Şık'ın eşi Yonca Verdioğlu Şık, CHP Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal'ın oğlu Erkan Bülent Haberal ile Hanefi Avcı'nın avukatının da arasında bulunduğu 24 kişiyi dinlediği ileri sürüldü. Mağdurlardan 6'sının TÜBİTAK'ta çalıştıkları, birinin ise Hava Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Daire Başkanlığı'nda Şube Müdürlüğü yapan Ö.G. olduğu kaydedildi.
Akşam


EKONOMİ
Gram Altın                90, 0622          90, 1290        
ABD Doları               2, 2452            2, 2462
Euro                           2, 8550            2, 8579
İngiliz Sterlini            3, 6175            3, 6203       

Dünyanın Üretim Üssü 5 Yıl Geri Gitti
Avro Bölgesi'nde deflasyon endişeleri, Japonya'da zayıf üretim, gelişmekte olan ülkelerde vasat büyüme gibi problemlerle boğuşan küresel ekonomiye Çin'den iyi haber gelmedi. Çin, yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 7.3 büyüyerek son 5 yılın en yavaş performansını gösterdi. Bu rakam, yüzde 6.6 büyümenin gerçekleştiği 2009 yılının birinci çeyreğinden bu yana en düşük seviye olarak dikkat çekti. Her ne kadar bazı ülkeler için yüzde 7 ve üzeri büyüme bir rüya gibi görünse de; Çin gibi milyarlık nüfusa sahip bir ülke için bu oranlar oldukça düşük kalıyor. Özellikle "küresel hammadde talebi" konusunda dünya tarafından dikkatle izlenen Çin'deki vasat büyümenin, emtia fiyatları üzerinde baskı unsuru olmaya devam edeceği öngörülüyor. Çin'in milli gelirinin yarısını oluşturan konut sektörü, bu yıl büyemeyi yavaşlatan en büyük etken oldu. Konut satışları yılın ilk 9 ayında yüzde 10 düştü. Çin, yılın ilk çeyreğinde yüzde 7.4, ikinci çeyrekte ise 7.5 büyümüştü. Ülke, yıllık büyüme hedefini yüzde 7.5 olarak açıklamıştı.
Türkiye

Fas'ın 'Ceyar'ı
Çukurova Holding'in patronu Mehmet Emin Karamehmet, hissedarı olduğu Genel Energy şirketiyle Kuzey Irak'ın ardından Fas'ta da petrol çıkarmaya hazırlanıyor. Genel Energy, Fas karasularında, İspanya'ya ait Kanarya Adaları'na 200 kilometre mesafedeki Sidi Moussa 1 bölgesinde petrole rastladı. Denizin 3 kilometre altında bulunan petrolün büyük bir damar olup olmadığı yapılacak testler sonucu 10 gün içinde belli olacak. Eğer sonuç olumlu çıkarsa Karamehmet, Kuzey Irak'ın ardından Fas'ın da adeta Ceyar'ı (JR, dallas dizisindeki JR Ewing) gibi olacak Konuyla ilgili konuştuğum Genel Energy'nin ortağı ve İcra Kurulu Başkanı Mehmet Sepil, Fas açıklarında ciddi petrol belirtisi gördüklerini söyledi. Ancak petrol işinde ortaya çıkan her belirtinin oradan petrol çıkarılacağı anlamına gelmediğini anlatan Sepil, konunun teknik boyutunu şöyle özetledi: "Şu aşamada 'Fas'ta petrol bulundu' diyemeyiz. Ancak ciddi petrol belirtileri göründü. Petrolün gözükmesi ciddi bir yatak olduğu anlamına gelmiyor maalesef. Bazı durumlarda petrol gözükmesine rağmen küçük bir yataktır, veya kalitesi uygun değildir. Çıkarmaya değecek kalitede ve büyüklükte olması lazım. Bazen petrol görülüyor, analiz ediyorsunuz çıkarmak 'rantabl' olmuyor. Bunu ancak başta basınç testi başta olmak üzere çeşitli testler yapıldıktan sonra anlayabilirsiniz. Fas'ta bulunan belirtilerle ilgili olarak gelecek hafta sonu testlerimiz başlayacak. Eğer çıkarmaya değer büyüklükte petrol bulunursa Kürt bölgesinde olduğu gibi Fas'ta da petrolü ilk bulan biz olacağız." Genel Energy, Fas'ta San Leon ve Serica ile oluşturduğu konsorsiyumla 3 bölgede arama yapıyordu. Konsorsiyumda Genel Energy'nin hissesi yüzde 60. Deniz araması en pahalı petrol arama türü. Karada kuyu açmanın maliyeti 20 - 30 milyon dolarken, deniz aramasında rakam 60 - 100 milyon dolara dek çıkıyor.
Milliyet

Büyüme Ve Tasarruf İçin 'Zorunlu' Destek
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin yapacağı mikro reformlarla tekrar yüksek büyüme patikasına girmesi gerektiğini, bu kapsamda 25 alanda belirledikleri 1.200'ün üzerinde reform tedbirini hayata geçireceklerini ve ilk olarak İstanbul'un bir tahkim merkezi yapılmasına dair tasarının bu hafta TBMM'den geçeceğini söyledi. İstanbul'da düzenlenen "CEO Club-Türkiye Ekonomisi 2015" konulu toplantıda konuşan Şimşek, 2015'teki seçimin ardından 2019 yılına kadar seçim olmayacağını ve bu dört yıllık dönemde belirledikleri mikro reformları hayata geçireceklerini belirterek, "Ekim-kasım ayında belki patent kanunu, kişisel verilerin korunması gibi çok kritik önemli reformlar geçecek" dedi. Türkiye'nin mikro düzeyde, ikinci, üçüncü nesil adımlarla daha yüksek büyüme patikasına oturtulması gerektiğini ifade eden Şimşek, bu kapsamda belirlenen hedeflerin iddialı olduğunu ancak bu hedeflere yaklaşılması gerektiğini kaydetti. Enflasyonun kalıcı yükselmesi önünde bir neden olmadığını ve mali dengelerin güçlü olduğunu ifade eden Şimşek, "Enflasyonda da geçici bir sorun görüyoruz. Sorun enflasyonun yüzde 5-7 arasında olmasıdır, geçici olarak yüzde 9.4'e çıkması değildir. Bizim yüzde 3-5 arasına indirmemiz lazım, bu çok temel hedeftir" dedi. Şimşek, cari açığı azalttıklarını belirterek, "Cari açığın olduğu yerde en son isteyeceğimiz şey bütçede elle tutulur açıktır, onun olmamasını sağlıyoruz. Türkiye tüm bu kargaşaya, yanı başımızdaki yangına, küresel sorunlara, içerideki tartışmalara rağmen nispeten yüksek cari açığı finanse edebiliyorsa bu önemli ölçüde makroihtiyati mentaliteye dayanıyor" dedi. Türkiye'ye ilişkin bazı kaygılar olduğunu kaydeden Şimşek "Biz bütün hazırlıklarımızı kışa göre yaptık. Önümüzdeki dönemde global para politikası normalleşse bile biz kalıcı tahribat yaşamadan yolumuza devam ederiz. 1990'lı yıllardaki gibi gelişmekte olan ülkelerin sermayeye aç bırakılması mümkün değil" dedi.
Milliyet

Para Musluğunu Açma Mücadelesi
Karapara ve terörünün finansmanıyla mücadelede önemli adımlar atan Türkiye, kritik toplantı için Fransa'ya çıkarma yaptı. Dışişleri Bakanlığı, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve Adalet Bakanlığı bürokratları, Mali Eylem Görev Gücü (FATF) zirvesine katıldı. Gri listede bulunan Türkiye'nin beyaz listeye çıkıp çıkmamasına ilişkin kararın cuma gününe kadar belli olacağı belirtiliyor. Türkiye'nin gri listeden kurtulması halinde dünyanın farklı ülkelerinden, bugüne kadar Türkiye'ye hiç gelmemiş milyarlarca dolarlık sermayenin akması bekleniyor. Suudi Arabistan başta olmak üzere çok sayıda Körfez ve Ortadoğu ülkesinden Türkiye'ye daha fazla para girişi olacağı belirtiliyor. Türkiye henüz beyaz listeye çıkamadığı için 30'a yakın ülkeden para girişinde sorun yaşanıyor. Türkiye'nin gri listeden bir üst basamağa çıkması halinde ilk etapta 400 milyar Euro'luk parasal genişleme yapacak olan Avrupa Birliği ülkelerinden de daha fazla para girişi yaşanacağı ifade ediliyor. Rusya'nın ABD ve AB ile yaşadığı ambargo sorunu devam ederken, gelişmelerin finans akışı açısından Türkiye'ye olumlu yansıyabileceği ifade ediliyor. 2013 yılında kara para ve terörün finansmanının önlenmesine yönelik radikal adımlar atan Türkiye 2014 yılında da önemli düzenlemeleri hayata geçirdi. Terörün finansmanıyla mücadelede yasal düzenleme yapılmasının ardından El Kaide ve Taliban bağlantılı kişi ve kuruluşların mal varlıklarının dondurulmasına yönelik Türkiye önemli adımlar atmıştı.
Star

Düşük Petrol Bize Uydu Başkalarına Uymadı
Varil fiyat 83 dolar seviyelerine kadar gelen petrol fiyatları, üretici ülkeleri zorlarken, ithalatçı ülkeleri sevindiriyor. Bütçesini özellikle petrole endeksli yapan İran, Rusya ve Venezuela gibi ülkeler için şimdiden tehlike çanları çalarken, düşen fiyatlar, Türkiye ve Hindistan gibi petrol ithal eden ülkelerin dış ticaretlerine olumlu yansımaya başladı. Enerji Bakanı Taner Yıldız da da dün yaptığı açıklamada petrolün fiyatının, bir yıl boyunca bu şekilde devam etmesi durumunda Türkiye'nin 3.4 milyar dolar kâr edeceğini belirtti. Ham petrol varil fiyatının bu noktada devam etmesi Rusya, İran, Venezuela ve Nijerya gibi ülkeleri 'kaybedenler kulübüne' sokuyor. Fiyat noktasında, petrol ihraç eden her ülkenin 'en son kabul fiyatı' denilen başa baş noktası (break even point) var. Ülkelerin bu oranlarına bakıldığında İran için bu rakam 140 dolar, Venezuela için 121, Nijerya için 119 Rusya için ise 105 dolarda olması gerekiyor. Hesaplamalara göre ham petrol fiyatının 80 dolar civarında seyretmesi bu ülkelerinin ekonomisinde enflasyon, bütçe açağı ve durgunluk gibi sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor. Petrolde düşük fiyattan en az etkilenecek üretici ülkeler ise Katar, BAE, Kuveyt olarak sıralanıyor.
Star

Ya Kimse Hatalı Sollamaz İçmez Ve Hız Yapmazsa
Önümüzdeki yıl trafikte ceza yağacak. TBMM'ye sunulan 2015 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi'nden trafik cezalarında ciddi artış yaşanacağı ortaya çıktı. 2015 yılı bütçesine göre, kuralları ihlal eden araç sürücülerinden 2 milyar 699 milyon lira trafik cezası tahsil edilmesi hedefleniyor. Bu yıl 1 milyar 817 lira ceza tahsilatı bekleyen devletin geliri 2015'te yüzde 48 artış göstermiş olacak. Yılın ilk 8 ayında 1 milyar 363 milyon liralık trafik cezası kesilmişti. Trafik para cezalarından 2016'da 2 milyar 992 milyon 926 bin lira, 2017'de 3 milyar 279 milyon 819 bin lira gelir bekleniyor. Bu da 2014'e göre yüzde 80'lik artış anlamına geliyor. 2015 yılı bütçesinde para cezalarından da toplam 8 milyar 959 milyon 630 bin lira gelir hedefleniyor. Para cezalarında yargı para cezaları 520 milyon 821 bin lira, vergi ve diğer amme alacakları gecikme zamları 1 milyar 947 milyon 163 bin lira öngörülüyor. Bütçede, taşınmaz satışlarından da gelir bekleniyor. 2015 yılı bütçesinde tapu harçlarından 8 milyar 545 milyon 565 bin lira, trafik harçlarından 628 milyon 785 bin lira, yurt dışı çıkış harçlarından 106 milyon 5 bin lira gelir bekleniyor. Toplamda 1 milyar 696 milyon 363 bin liralık taşınmaz satış geliri hedeflenirken, bunun 300 milyon lirasını sosyal tesislerin satışı, 110 milyon 962 bin lirasını arazi satışı, 437 milyon 858 bin lirasını arsa satışı oluşturuyor.
Vatan

Fasonla '2023 Hedef ' Zor En Önemlisi Ar-Ge Sorunu
Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin düzenlediği (TİM) Ankara İnovasyon Haftası açılışı, MEB Şura Salonu'nda gerçekleşti. Burada konuşan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, "Ne cari açık, ne de enflasyon Türkiye'nin en önemli problemi inovasyondur, Ar-Ge'dir. Diğerlerini bir şekilde mutlaka yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Zeybekci, şöyle devam etti: "Türkiye dış ticaret hacminde ihracatı, ithalatı, hizmet gelirleri toplamı 480 milyar dolara geldi. İhracatta bugün itibarıyla 160 milyar dolara, turizm gelirlerinde 40 milyar dolara geldi. Turist sayısında da dünyanın 6'ıncı büyük ekonomisi oldu. Türkiye bütün bunları fason üretici ülke olarak yaptı. Yani bilgi ve üretim teknolojilerini başkalarının bulduğu, enerji kaynaklarını, tüketim alışkanlıklarını ve tüketim ağlarını başkalarının kontrol ettiği ve karar verdiği bir dünyada Türkiye, insan kaynakları ve coğrafi konumunun da, gayretinin ve girişimciliğinin verdiği enerjiyle bu hale geldi. Bu olumsuz koşullarda bunu başarabildi. Ama şu andaki şartlarla fason üretici ülke olarak Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşması son derece zor."
Akşam

3. Nükleer Santralımız Yüzde 100 Milli Olacak
Başbakan Ahmet Davutoğlu, dün Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nda, Türkiye'nin enerji ihtiyacı ve yatırımları konusunda brifing aldı. Daha sonra Başbakan Davutoğlu, Bakan Taner Yıldız'la birlikte basın toplantısı düzenledi. Türkiye'nin gelişen bir ülke olarak enerji ihtiyacına dikkat çeken Davutoğlu, iki nükleer santralın 2023 yılına kadar devreye gireceğini hatırlatarak, "İnşallah üçüncü (nükleer) santralı yeterli insan unsuru yetiştikten sonra 2018- 2019'dan itibaren yüzde 100 milli bir şekilde yapma konusunda gerekli çalışmaları başlatma talimatı verdim" dedi. 2016 Mayıs'ına kadar Türkiye'de doğalgazın ulaşmadığı il kalmayacağını vurgulayan Davutoğlu, dört ayrı senaryoda kendisine sunum yapıldığını ve enerji kırılganlığını en aza indirmek için Enerji Eylem Planı'nın hazır olduğunu söyledi.
Akşam

DÜNYA
Türkiye'ye Aihm'den 'Büst' Cezası
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), "Kemalist ideolojiye yönelik hoşnutsuzluğunu dile getirmek amacıyla" Atatürk büstlerine boya döktüğü için 13 yıl hapis cezasına çarptırılan Murat Vural tarafından açılan davada, Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) ifade özgürlüğünü garanti altına alan 10'uncu maddesini ihlal ettiğine karar verdi. Ankara'nın Sincan İlçesi'nde iki okul bahçesinde bulunan Atatürk büstlerine farklı tarihlerde 2 kez, ilçe merkezindeki bir büste ise bir kez boya döken Vural, 2005'te 22 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Temyiz süreci sonucunda bu ceza 13 yıla indirildi. Cezanın aşırı olduğunu ve bu süre içinde oy kullanma hakkının da ihlal edildiğini savunan Vural, davayı 2007'de AİHM'e taşıdı. Türk hükümeti, ilgili yasanın Atatürk'ü eleştiren görüşleri değil hatırasına hakareti ya da büstlerine yönelik eylemleri cezalandırdığı, söz konusu eylemin de ifade özgürlüğü kapsamında değil vandalizm kapsamında olduğu tezini işledi. AİHM, verilen cezanın ulaşılmak istenilen hedefle orantısız olduğu sonucuna vardı. Türk hükümeti, Haziran 2013'te şartlı salınan Vural'ın oy kullanma hakkının 22 Ekim 2018'e kadar elinden alınmasının "rehabilitasyon amaçlı" olduğunu savunsa da AİHM, bu durumu serbest seçim hakkını düzenleyen 1'nci Protokol'ün 3'üncü maddesinin ihlali olarak değerlendirildi. AİHM'nin kararı çerçevesinde Türkiye, 26 bin euro tazminat ödeyecek.
Hürriyet

İsrail'in Katliam Silahları Gazze'de Sergileniyor
Hamas'ın öğrenci yapılanması tarafından Gazze'de açılan sergide, İsrail'in son saldırılarda kullandığı silahlar halka gösterildi. El-Aksa Üniversitesi'nde açılan ve üç kısımdan oluşan serginin birinci bölümünde İsrail savaş uçaklarından atılan ancak patlamayan füzeler, tank ve top mermileri ile çeşitli bombalar yer alıyor. İkinci bölümde, Filistinli direniş gruplarınca İsrail'e karşı kullanılan çeşitli yerel yapım roketler, bombalar ve keskin nişancı tüfekleri tanıtılıyor. Üçüncü bölümde ise saldırılarda hayatını kaybeden çoğunluğu kadın ve çocuklara ait resimlere yer veriliyor. İsrail'in 51 gün süren saldırılarında 2 bin 158 kişi hayatını kaybetti, 11 binden fazla kişi de yaralandı. Saldırılarda 17 bin 200 ev, 73 cami ve 24 okul tamamen yıkıldı, binlerce bina hasar gördü.
Türkiye

Güzergâh Henüz Net Değil
IŞİD'in Kobani kuşatması sürerken, YPG'ye destek amacıyla gönderilecek Peşmerge kuvvetleri konusunda PYD ile Kuzey Irak'taki Kürt yönetimi arasındaki görüşmeler devam ediyor. Milliyet'e konuşan PYD lideri Salih Müslim, "Peşmerge'nin Kobani'ye ulaşması konusunda politik bir engel yok. Peşmergenin Kobani'ye nasıl ne zaman geleceği ve hangi güzergâhı kullanacağı konusunda görüşmeler sürüyor" dedi. Müslim, koalisyon uçaklarının Kobani'ye ulaştırdığı silahların Peşmergeler için gönderilen silahlar olmadığını, YPG'nin beklediği silahlar olduğunu belirterek silah yardımının Kürt yönetimince koordine edildiğini söyledi. Müslim şunları söyledi: "Silah ulaştırılmasıyla ilgili yapılan görüşmelerde talepler aktarılmıştı. Gelen silahlar, talep edilen silahlardır; YPG'nin beklediği silahlardır. Beklenen başka silahlar da var. Bunlar arasında anti-tank füzeleri de var. Eğer bu silahlar ulaşırsa peşmergenin gelmesine gerek kalmaz. Silah yardımının devam etmesini istiyoruz. Görünen o ki silah yardımı devam edecek" Kobani'ye gönderilecek peşmergelerin KYB'ye mi KDP'ye mi dâhil olacağı yönündeki tartışmalara da vurgu yapan Müslim, "Bizim için önemli değil, zaten politik bir engel de yok. Fark etmez. KDP de KYB peşmergeleri de bizim için aynıdır. İkisinin de gelmesi bizim için bir sorun oluşturmaz. Şu anda Türkiye topraklarını kullanarak Kobani'ye ulaşması beklenen peşmergelerin ne kadar güçle geleceği, nasıl geleceği konusu tartışılıyor. Kürdistan Bölgesi Başkanı Barzani ile bu konuda birkaç kez görüştüm. Görüşme olumlu geçti. Barzani bana, 'Erbil neyse Kobani de bizim için aynıdır' dedi. Biz de bu konuda kendisini takdir ettik" diye konuştu.
Milliyet

Akdeniz'de Türkiye'ye Misilleme Tatbikatı
Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de önceki gün sismik araştırma başlatması, Rum Yönetimi'nin sert tepkisini çekti. Rum yönetimi, acil olarak Rusya ve İsrail ile iletişime geçti ve Akdeniz'de Ankara'ya karşı misilleme olarak tatbikat başlattı. Rusya ve İsrail ile ortak askeri tatbikat başlatan Rum yönetimi, araştırmalar durmadığı takdirde, Türkiye'nin AB'deki müzakerelerini engellemeye devam edeceği tehdidini savurdu. Akdeniz'deki kriz, Rumların, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de sismik araştırma yapacağını açıklamasına karşılık yaptığı açıklamalar ile başladı. Türkiye, KKTC ile yaptığı Kıta Sahanlığı anlaşmasına dayanarak yüksek donanımlı sismik araştırma gemisi Barbaros Hayrettin Paşa'yı Akdeniz'e gönderdi. Rumların da sondaj yaptığı bölgeye giden Barbaros Hayrettin Paşa gemisi, çalışmalarına dün itibari ile başladı. Çalışmaların 3'üncü ve 9'uncu parselde devam edeceği bildirildi. Rumlar iki parselde de yapılacak çalışmaların 'yasa dışı olduğunu' iddia ediyor. Barbaros Hayrettin Paşa gemisi, donanmaya bağlı 3 savaş gemisinin refakatinde görev yapmaya başladı. Rum Milli Muhafız Ordusu'nun da (RMMO) alarm düzeyini yükselttiği bildirildi. Rum medyasında yer alan haberlere göre, Rum subaylara 'evlerinizden fazla uzaklaşmayın' emri verildi. Bölgede İsrail ve Rusya'nın tatbikat yapması ABD'nin ise tepkisini çekti. Edinilen bilgilere göre, Rum yönetimi, Barbaros'un Akdeniz'e açılmasından sonra ABD'den beklediği desteği alamadı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşme yapan Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis, Rusya'yı tatbikat yapmak için ikna etti. Putin'den istediği desteği alan Anastasiadis, İsrail'in de tatbikata katılmasını sağladı. Üç ülke, ortak deniz ve hava tatbikatı başlattı. İki gün sürecek tatbikatta 6 savaş gemisiyle Kıbrıs etrafında bulunan Ruslar, denizden havaya füze fırlatacak, İsrail savaş uçakları da Kıbrıs hava sahasında uçacak. Rum Milli Muhafız Ordusu da İsrail'le ortak deniz ve kara tatbikatı yapacak. Güney Kıbrıs yönetimi, Türkiye'nin Barbaros gemisini göndermesi üzerine KKTC ile müzakereleri askıya almıştı.
Milliyet

Papa Sultanahmet Ve Ayasofya'ya Geliyor
Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Francesco'nun 28-30 Kasım'da gerçekleştireceği Türkiye ziyaretinin ayrıntıları belli oldu. Öncelikle Ankara'ya gidecek olan Papa, ilk ziyaretini Anıtkabir'e gerçekleştirecek. Ankara'da Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile temaslarda bulunacak olan Papa daha sonra İstanbul'a geçecek ve Ayasofya Müzesi ile Sultanahmet Camii'ni ziyaret edecek. Papa'nın programının sonunda ise Şişli'de bulunan Saint Esprit Kilisesi'nde düzenlenecek ayine katılım bulunuyor.
Milliyet

Ab'den Esad Rejimine Yaptırım
Avrupa Birliği, Suriye'ye ilave yaptırımlar kapsamında, Beşşar Esad rejiminin 28 Ağustos'ta atadığı yeni hükümetin üyelerinin "rejimin sivil halka şiddet uygulayarak baskı politikasındaki sorumlulukları" nedeniyle mal varlıklarını dondurdu ve AB'ye seyahatlerini yasakladı. Esad rejimine petrol temin eden Tri-Ocean ve OPT şirketlerinin üst düzey yöneticileri ve sivillere yönelik saldırılarda rol alan iki üst düzey askeri yetkili de mal varlıkları dondurularak ve vize yasağı getirilerek yaptırımlar listesine dahil edildi. AB dışişleri bakanlarının onayladığı ilave yaptırımlarla Esad rejimine petrol temin eden Pangates International ve Abdulkarim Group'un mal varlıkları da donduruldu. Alınan yeni kararla "ayrım gözetmeksizin sivilleri hedef alan rejimin hava kuvvetlerinin kullandığı jet yakıtı ve diğer katkı maddelerinin Suriye'ye satışı" yasaklandı. Kararda ayrıca "Irak'ta kapsayıcı olmayan politikalar, Suriye'de Esed rejiminin kendi halkına karşı zalim savaşı, yoğun insan hakları ihlalleri ve demokratik reformlara sistematik engel konulması IŞİD'in serpilmesine imkân tanıdı. Politikaları ve eylemlerinin sonucu olarak Esed rejimi IŞİD'le savaşın bir partneri olamaz" ifadesi yer aldı.
Star

Rumlara Barbaros Resti
Türkiye'nin Kıbrıs açıklarında doğalgaz arama yetkisini kullanması Rumların yanı sıra Israil ve Rusya'yı ayağa kaldırdı. Önceki gün Türkiye'nin üç boyutlu araştırma yapabilen sismik araştırma gemisi Barbaros Hayreddin Pasa, Kıbrıs Rum yönetiminin tek yanlı parselleyerek doğalgaz sondajına başladığı Doğu Akdeniz'de 'misilleme' çalışmalarına başlamıştı. Bunun üzerine Kıbrıs Rum Yönetimi, Rusya ve Israil'in desteğiyle Türkiye'ye karsı misilleme başlattı. Rum Yönetimi Rusya ve Israil'le ortak askeri tatbikat düzenliyor. Başbakan Ahmet Davutoğlu "Kıbrıs Adası'nın bütün kıta sahanlığında, münhasır ekonomik bölgesinde Rumların olduğu kadar Türklerin de hakkı vardır" dedi. Rumların, hakları kendi tekeline alacak şekilde çaba sarf ettiğini, Türkiye'nin ise müzakere yoluyla çözüm aradığını belirten Davutoğlu, Anadolu'dan giden suyu bile karşılıksız paylaşma mesajı verdiklerini hatırlattı. Başbakan Davutoğlu "Barbaros Gemisi sismik çalışmasını yapacak. Gerekli koruma tedbirleri alınmıştır. TC ve KKTC arasında yapılan anlaşmalarla orada sismik araştırma yapma hakkımız var. Bu hakkımızı her zaman kullanırız" dedi.
Akşam

POLİTİKA
İdris Bal'dan Yeni Parti
Bağımsız Kütahya Milletvekili İdris Bal, "Uzunca süredir çalışmalarımız var, farklı kesimlerden arkadaşlarımızla beraber. Yeri zamanı geldiğinde onu açıklayacağız. Ve bu, partileşme noktasına geldi" dedi. Partileşme kararını açıklamadan hemen önce CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmesi dikkati çeken Bal, 1,5-2 yıldır böyle bir çalışma yapıldığını söyledi. Bal, TBMM'de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştü. Görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklama yapan Bal, siyasi farklılıkların bir yana bırakılarak ülkenin tekrar hukuk zeminine oturtulması için çaba harcanması gerektiğini ifade etti. Kısır parti tartışmalarının bir tarafa bırakılmasının önemli olduğunu söyleyen Bal, şunları kaydetti: "O çerçevede bizim uzunca süredir çalışmalarımız var, farklı kesimlerden arkadaşlarımızla beraber. Yeri zamanı geldiğinde onu açıklayacağız. Ve bu, partileşme noktasına geldi. Biz diyoruz ki tüm partiler bu ülkenin hayrına çalışmalıdır. Demokrasiye inanan herkesle el ele, hiçbir ayrımcılık yapmadan, merkezin sağında fakat solu da kucaklayan bir şekilde yolumuza devam ediyoruz." Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Bal, partinin liderinin kim olacağı sorusuna, "1.5, 2 yıldır çalışmanın liderliğini ben yapıyorum. Ama biz geçmişte liderlikten ağzı yanan insanlar olarak, istişare diyoruz" karşılığını verdi. "2015 seçimlerine yeni parti ile girebilecek misiniz?" sorusu üzerine ise Bal, "2015 seçimine giremeyen bir hareket yaşayamaz" dedi. Bal, bir başka soruyu yanıtlarken de kendisiyle birlikte hareket eden milletvekillerinin sayısına ilişkin net bir bilgi vermesinin etik olmayacağını, bunu daha sonra açıklayacaklarını kaydetti. İktidar partisinin içinde de ülkenin içinde bulunduğu durumdan rahatsız olan çok sayıda milletvekili olduğunu savunan Bal, "Bizim kırmızı çizgimiz radikaller, teröristlerdir. Onun dışında herkese kapımız açık" dedi.
Milliyet

Metruk Binaların Tümü Yıkılacak!
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, uyuşturucu veya bonzai türü maddelerin metruk binalarda, buraları mesken tutan kişiler tarafından alındığına işaret ederek, "Türkiye'nin neresinde metruk yapılar, viran haneler bulunuyorsa bunların süratle yıkılması, ortadan kaldırılması gerekiyor. Uyuşturucuyla mücadelede tehlikeli olarak gördüğümüz bu yapıların bir an önce yıktırılması konusunda Çevre ve Şehircilik Bakanımıza görev verilmiştir" dedi. Arınç, Yeni Başbakanlık'ta düzenlenen Uyuşturucu İle Mücadele Yüksek Kurulu toplantısında yaptığı açıklamada, uyuşturucu veya bonzai türü maddelerin metruk binalarda, harap yerlerde, buraları mesken tutan kişiler tarafından alındığına işaret ederek, "Türkiye'nin neresinde metruk yapılar, viranhaneler bulunuyorsa bunların süratle yıkılması, ortadan kaldırılması da gerekiyor. Bu önleyici bir tedbirdir ve doğrudur. Bakanlar Kurulu'muzda da bu konu görüşülmüştür" dedi. Arınç, "Bunun süratle uygulanabilir olup olmaması ve bizim uyuşturucuyla mücadelede tehlikeli olarak gördüğümüz bu yapıların bir an önce yıktırılması konusunda Çevre ve Şehircilik Bakanımıza görev verilmiştir. İlave tedbirlere ihtiyaç varsa İmar Kanunu'nun içerisine veya farklı bir kanuni çalışma içerisine konabilecektir" diye konuştu. 'Narkotimlerin nasıl çalışacağı' sorulan Arınç, geçmişte kapkaççılarla ilgili alınan önlemleri anımsatarak, Arınç, şunları kaydetti: "Narkotimler, polis, emniyet görevlisi olacaktır. Bunlar belirli bir kıyafet içinde olacaklardır. Belki üzerinde TEM yazan, KOM yazan yelekler giymiş. Böyle olduğu takdirde belki caydırıcılık noktasında bir eksiğimiz olabilir. Yani bunları görenlerin o taraflara yaklaşmaması şeklinde. Asıl amacımız suçun işlenmesini önlemektir."
Milliyet

Daha Baskıcı Bir Türkiye İstiyorlar
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanan iç güvenlik paketine ilişkin olarak, "Yeni yasa getiriyorlar. Daha baskıcı bir Türkiye için getiriyor. Türkiye bir provokasyonla karşı karşıya" değerlendirmesinde bulundu. Kılıçdaroğlu, dün CHP grup toplantısında yaptığı konuşmada şunları kaydetti: 21 Ekim 1994. Ahmet Taner Kışlalı katledildi. O bir aydındı. Aydın olmak zulme karşı baskıya karşı direnmek demektir. O hiçbir zaman güce itaat etmedi. Aydın, zamanın ruhu, zamanın bilinci olmak zorundadır. O kalemini satmadı, birilerinin dizinin dibinde oturmadı, o pırıl pırıl öğrenciler yetiştirdi. Onu hedef tahtasına koydular. Gazeteler üstüne çarpı işareti koydular, hedeflerine ulaştılar. Bebeği daha küçüktü. 29 günlüktü. Eşini kentin merkezine bırakmak istiyordu. Arabayı önce ısıtıp, çocukların gelmesini bekleyecekti. Bir bomba ile hayatı acı şekilde sonlandı. Biz Bahriye Üçok'u da Muammer Aksoy'u da Necip Hablemitoğlu'nu da Çetin Emeç'i de Hrant Dink'i de unutmadık. Kızı Dolunay, 'Bu cinayet faili meşhur bir cinayettir' dedi. Dosya, AKP hükümeti tarafından kapatıldı, tıpkı 17 Aralık büyük rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun kapatıldığı gibi. Türkiye'ye bir sözümüz var. Canilerin elini kolunu salladığı, mağdurların acı içinde adalet beklediği bir Türkiye olmayacak. Canilerin hapishanelerde olduğu, adalet bekleyenlerin de sokaklarında özgürce gezdiği bir Türkiye olacak. Bunun sözünü veriyorum. 17 Aralık'ta takipsizlik kararı verildi. Kararın arkasında AKP var. Davutoğlu, grubunda 17 Aralık operasyonu dolayısıyla bir cümle edemedi. Bu dosyada rüşvet ve yolsuzluk dolayısıyla bir delil yoksa, dünyanın hiçbir yolsuzluk davasında bir delil yoktur. Her türlü delil her taraftan fışkırıyor. Dolarlar, ses kayıtları, filmler, fotoğraflar. Ama savcıya göre hiçbir şey yok. Bu savcı hiçbir delili görmüyor. Önce hırsızlara seslenelim. Ey hırsızlar, rüşvetçiler, rantçılar, kaçakçılar, 'Devleti satın aldık' diye düşünmeyin. Satın aldığınız şey Türkiye değil, şerefini satılığa çıkarmış adamların kendisidir. Onlar gelir geçer, ara dönem mutlaka biter. Bu devlet asli rotasına döndüğü zaman adaletin tokatı suratına çarpacaktır. Hırsızların ortaklarına seslenmek istiyorum. 'Bugün belli gücümüz var, ne yaparsak yırtarız' diye düşünmeyin. Bazı suçların zamanaşımı yoktur. Halka karşı suç işleyip elinizi kolunuzu sallayıp geçemezsiniz. Pinochet nasıl yargılandıysa siz de aynı şekilde yargılanacaksınız. Savcı bir parantez açtı, ama o parantez kapanacak. Yurttaşlarım, bizim tarihimizde hırsızların, zorbaların yeri yoktur. Yanımızda komisyoncular, kaçakçılar, katiller yok. Yanımızda, alnının akıyla kazanan Somalı madenciler var, 14 yaşında biber gazı kurşunuyla hayatını yitiren Berkin Elvan'lar var, adalet için sokağa çıkıp öldürülen Ali İsmail Korkmaz'lar var. Bizim yerimiz burası. Adaletten ekmekten, demokrasiden yana bizim yerimiz. Biz, Ethem Sarısülük'ün katiline 7 yıl hapis cezası verip, annesine 10 yıl hapis cezası isteyenlerle yan yana değiliz. Ethem Sarısülük için nasıl üzülüyorsak, vahşice sokak ortasında linç edilen Yasin Börü için de içimiz o kadar acıyor. Nasıl Berkin Elvan için nasıl üzülüyorsam, Ferhat Encü için Yusuf Er için de o kadar üzülüyorum.
Milliyet

Mecnun'un Leyla'dan Nefret Etme Süreci!
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kobani'ye yardım adıyla yapılanların amacının Kürdistan'ın kurulması olduğunu iddia ederken, çözüm sürecine de ilginç sözlerle tepki gösterdi. Akil İnsanlar için "63 akılsız PKK'nın emrinde çalıştırıldı" diyen Bahçeli, partisinin Meclis grubu toplantısında özetle şöyle konuştu: "Şu anda hükümetin tek ve en önemli meşgalesi süreç rezaletidir. PKK silah bırakıyor, eller tetikten çekiliyor, fikirler konuşuyor dediler; tam tersine PKK iyice silahlandı. AKP-İmralı, AKP-Kandil; HDP-Kandil, Kandil-İmralı, HDP-İmralı arasındaki süreç trafiği vızır vızır işlemekte, geceli gündüzlü ihanet mesajları taşınmaktadır. PKK'yla Kobani şiddeti esnasında bile pazarlık yapmanın, yandaşlarını sokağa ve isyana çağıran HDP'yle görüşmenin nasıl bir hıyanet olduğunu ya bilmiyor ya da yattı balık yan gider diyorsunuz. Başbakan Davutoğlu, Amasya'da 'Çözüm sürecinden bizim anladığımız, Ferhat ile Şirin'in muhabbetini bütün Türkiye'ye egemen kılmaktır' açıklanmasında bulunmuştur. Sayın Davutoğlu, çözüm sürecini sana yanlış anlatmışlar veya sen yanlış anlamışsın. Çözüm süreci Ferhat'ın Şirin'i katletme, Kerem'in Aslı'yı yok etme, Mecnun'un Leyla'dan nefret etme sürecidir." "Türkiye'de müebbete çarptırılmış hangi mahkum 2 odalı, televizyonlu, bahçeli bir yerde kalmaktadır? Bu durumun villadan ne farkı olacaktır? Oldu olacak İmralı canisine bir bahçıvan, bir aşçı, bir odacı tahsis edin de her şey tamam olsun. Cani başı, AKP yardımıyla İmralı'yı örgütünün karargâhı haline dönüştürdü." "Sorarım sizlere; Erdoğan'ın terör örgütü olarak yaftaladığı PYD'ye yardım etmek, yataklık yapmak millete ve vatana karşı işlenmiş suç değil midir? Türkiye, kendi topraklarından peşmergenin geçmesine nasıl müsamaha gösterecektir? Bize göre amaç ne Kobani, ne Suriye ne de Irak halklarının dirliği ve istikrarıdır. Amaç Kürdistan'dır, amaç petrolü alıp götürmek, Orta Doğu haritasını tekrar ve kanla çizmektir. Kobani'ye yardım adıyla bir oyun oynanmaktadır."
Vatan

'Polisin Verilen Yetkiyi Aşmasına Göz Yummayız'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, II. Uluslararası Ombudsmanlık Sempozyumu'ndaki konuşmasında, son yaşanan Kobani olayları üzerinden özgürlük ve güvenlik dengesiyle ilgili mesajlar verdi. Birey için özgürlük ne kadar haksa, güvenliğin de o kadar hak olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: "Özgürlüğün olmadığı yerde güvenlik olmaz. Aynı şekilde güvenliğin olmadığı yerde de, özgürlük olmaz. O ikisinin çok hassas bir dengede muhafaza edilmesi gerektiğini hepimiz biliyoruz. Gösteri yapmak, protesto etmek demokratik hak. Ama ne oldu? Birkaç gün içinde 42 insan gösterilerde hayatını kaybetti. Üstelik hayatını kaybedenler, bizzat göstericilerin insanlık dışı saldırıları neticesinde katledildiler. Şimdi biz bunlara demokratik hak mı diyeceğiz? Bu vandallığa, bu şiddete gösteri hakkı, protesto hakkı, ifade özgürlüğü mü diyeceğiz? Dünyanın neresinde böyle bir hak, böyle bir özgürlük var?" "Ben Batı'yı bilen birisiyim. Türkiye söz konusu olduğunda çok bariz bir çifte standardın devreye girdiğini görüyoruz. Yüzüne maske takıp, eline molotof alıp sivillere saldıran, sivillerin başını taşla ezerek katleden bir anlayış dünyanın hiçbir yerinde özgürlük, demokratik hak kavramının arkasına saklanamaz. Şu uluslararası gazete bunu yazmış, şu uluslararası örgüt bunu söylemiş. Bu çifte standarda biz boyun eğmeyiz. Türkiye'nin 90'lı yıllara dönmesine de asla müsaade etmeyeceğiz. Polisimize, askerimize bireyin hakkını ihlal edecek yetkiler, şüphesiz ki vermeyiz. Verilen yetkileri aşmasına, kötüye kullanmasına da asla göz yummayız. İşte Kamu Denetçiliği de zaten bunun için var. Protesto yapanın özgürlüğü kadar, evladı vahşice katledilen annenin hakkı savunulmazsa, oradan adaletsizlik doğar."
Vatan

Türkiye Kriterleri
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin merakla beklenen 'iç güvenlik reform paketi'ni açıkladı. Meclis'e sevk edilecek düzenlemeler, güvenlik alanında ve sosyal yaşamda köklü değişiklikleri beraberinde getirecek. İşte iç güvenlik reform paketinin ayrıntıları: Avrupa'nın birçok ülkesinde silah kapsamında olan ve kullanımı yasak olan molotofkokteyli, Türkiye'de de yasal değişiklikle 'silah' statüsünde kabul edilecek. Toplantı ve gösteri yürüyüşlerine yüzlerini kapatarak katılanlar, cezai işleme tabi tutulacak. Silahla gelenlere verilen cezalar da artıyor. 6 aydan 3 yıla kadar olan ceza, 2.5 yıldan 4 yılakadar yükseltiliyor. Kolluk kuvvetlerine önleyici ve adli istihbarat yetkisi verilecek. Ancak söz konusu yetki çeşitli mekanizmalarla denetlenecek. İstihbarat, teknik takip, dinleme gibi yetkiler İçişleri Bakanlığı ve Başbakanlık Teftiş Kurulu tarafından denetlenecek. Öte yandan Meclis'te tüm partilerin katılımıyla 17 kişilik komisyon kurulacak. Önleyici dinlemeler ile mahkeme kararı ile yapılacak dinlemeler hakkında söz konusu komisyona rapor sunulacak. Kolluk faaliyetlerinin gözetimi ve denetimi için AB standartlarına uygun olarak 'Kolluk Gözetim Komisyonu' kurulacak. Başbakanlık İnsan Hakları Dairesi Başkanı ve Barolar Birliği Başkanı komisyonda yer alacak. Twitter mesajlarına ilişkin de düzenleme geliyor. Sosyal medya aracılığıyla şiddet çağrısı yapan ve nefret söylemi içeren mesajlara ceza verilebilecek. Toplumsal olaylarda kamuya ve kişilere ait ev ve işyerlerine zarar verdiği tespit edilenler, söz konusu zararı karşılayacak. Söz konusu suç zaman aşımına uğramayacak. Polise 24 saat gözaltı yetkisi verilecek. Bu yetki vali, vali yardımcısı gibi üst amir emriyle kullanılabilecek. Bu süre savcılık kararıyla 48 saate kadar uzatılabilecek. Doğum, ölüm, evlenme, boşanma gibi nüfus müdürlüklerinin görev alanına giren konularda vatandaş ilgili dairelere gitmek zorunda kalmayacak. İşlemler, internetten yapılabilecek. Hasta, yaşlı ve engellilerin ifadeleri evden alınabilecek. Bonzai ve diğer uyuşturucu madde satanlar terörist gibi muamele görecek. Okul çevrelerinde uyuşturucu satanların ağırlaştırılmış olan cezaları iki katına çıkarılacak. Mahremiyet ve kişisel bilgilerin korunması konusunda tedbirler alınacak.
Akşam
SPOR
Bayanlar voleybolda geçtiğimiz sezonun Türkiye ligi ve kupa şampiyonu Vakıfbank, Fenerbahçe'yi set vermeden devirerek Şampiyonlar Kupası'nın ikinci kez sahibi oldu. Birinci set karşılıklı sayılarla başlamasına rağmen ilk teknik molayı 8-6 Vakıfbank önde kapattı. Fenerbahçe, Kim ile direnmeye çalışsa da Vakıfbank ikinci teknik molayı da 16-14 önde tamamladı. Etkili servis atmaya devam eden Vakıfbank seti 25-20 kazandı ve skoru 1-0 yaptı. İkinci setin başında da başabaş mücadele yaşandı. Vakıfbank, Brezilyalı Sheilla'nın smacıyla ilk teknik molayı 8-7 önde geçti. Sarı-lacivertli ekip aradaki farkı kapatmak için uğraş verdi fakat Bulgar Vasileva'nın sayısı ile Vakıfbank bu bölümü de 16-14 önde bitirdi. Vakıfbank, daha sonra smaç servislerle farkı açarak 25-18'lik sonuçla skoru 2-0'a taşıdı. Üçüncü sete Fenerbahçe hızlı girdi. Koreli Kim'in köşelerden yaptığı etkili ataklar ile sarı-lacivertli ekip teknik molaları 8-6 ve 16-15 önde kapattı. Ancak Fenerbahçe 23-16 önde iken adeta durdu. Vakıfbank da önce 23-23'te rakibini yakaladı, ardından 25-23'lük üstünlükle maçı 3-0 galip tamamladı.
Milliyet

Trabzonspor'un "Komando" lakaplı defans oyuncusu Aykut Demir, performansından çok skandallarıyla gündem yaratmaya devam ediyor. Bir süre önce KTÜ Fen Fakültesi Kimya Bölümü binasının ikinci katının penceresine isabet eden merminin tabancasından çıktığı tespit edilen 25 yaşındaki futbolcu, bu kez de bir kavgaya karıştı. Aykut'un kız kardeşini muayene ettirmek için gittiği özel bir hastanede Acil Servis doktorunu darp ettiği ortaya çıktı. Bordo-Mavili oyuncu ile L.B arasındaki olay doktorun tahlil sonuçları çıkmadan bilgi vermemesi üzerine çıktığı bildirildi. Aykut Demir'in doktor L.B'yle önce tartıştığı, ardından da yumruk attığı, araya giren sağlık görevlileriyle de kavga ettikten sonra hastaneden ayrıldığı kaydedildi. Doktor L.B'nin karakola giderek Trabzonsporlu futbolcudan şikayetçi olduğu öğrenildi. Aykut ise "Hastalanan kız kardeşimi hastaneye götürdüm. Doktor uyuyordu, uyandırdım. Muayene bittikten sonra 'neyi var' diye sordum, 'Sen anlamazsın, bak işine bak' diye ukalaca cevap verdi. Üzerime yürüdü. Bunun üzerine aramızda arbede yaşandı" diyerek kendini savundu.
Star

Güney Afrika'da kız arkadaşı Reeva Steenkamp'ı öldürdüğü gerekçesiyle yargılanan ünlü atlet Oscar Pistorius, 'kusurlu cinayet' suçundan 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Pistorius en az 10 en fazla 20 ay hapis yatacak. Ampute atlet ayrıca başka bir olayla bağlantılı olarak silahlı saldırı suçundan da 3 yıl tecilli cezaya çarptırıldı. 27 yaşındaki sporcu Pretoria Yüksek Mahkemesi'ndeki duruşma salonuna cezasının açıklanmasının ardından kol saatini çıkarıp ailesine verdi. Polis nezaretinde salondan çıkarıldı ve hapishaneye götürüldü.
Star

Dortmund efsanesini yeniden doğuran Jürgen Kloop'un koltuğu bu sezon sallanıyor. Bundesliga'ya son 27 yılın en kötü başlangıcını yapan BVB, 8. haftada sadece 7 puan topladı ve 14. sırada yer aldı. Peki G.Saray, Dortmund'u TT Arena'dan evine eli boş gönderebilir mi? Alman ekibinin artıları ve eksileri neler? Almen ekibinin en büyük sıkıntısı ideal bir savunma hattı oluşturamaması. Köln maçında tam 60 hafta sonra Piszczek, Sokratis, Hummels ve Grosskreutz dörtlüsü ile savunma hattını kurdu. Büyük sorun oldu. Köln inanılmaz savunma hataları sonrası iki gol buldu. F.Bahçe derbisinin yıldızı Sneijder, savunma arkasına öldürücü toplar atabilirse, Aslan da böyle kolay gol bulabilir. Anderlecht'in BVB maçında gol bulmaması büyük bir mucize oldu. İnanılmaz net goller kaçırdılar. Ligde kalesinde tam 14 gol gören BVB, son üç Devler Ligi maçında kalesini gole kapattı. G.Saray için en büyük sorun Dortmund'un Avrupa'da daha farklı oynaması. Jürgen Kloop, "Devler Ligi müziği bizi çok değiştiriyor" açıklamasıyla bunu ortaya koydu. Alman devinin en büyük avantajı ise çok hızlı oyuncularıyla bir anda rakip kaleye gidebilmesi. Reus, Immobile ve Aubameyang üçlüsünü çok iyi besleyen Kagawa ve Mkhitaryan öldürücü paslar ile rakip savunmanın işini bitiriyor. Aslan, Arsenal maçındaki yediği gollerin benzerlerini bugün kalesinde görebilir. G.Saray, savunmayı daha sağlam tutar ve hücumda daha öldürücü paslar atarsa 3 puanı kazanabilir. Bunun yapmak zor değil.
Akşam 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme