25 Ekim 2014 Cumartesi

25.10.2014 Genel Gündem

25.10.2014
GÜNDEM
Önce İade Sonra Kamulaştırma
Yedikule Surp Pırgiç Hastanesi Vakfı'na iade edilen Zeytinburnu'ndaki 42 bin metrekarelik değerli arazinin 8 bin metrekaresi, İBB Meclisi'nin aldığı kararla ticaret alanı vasfından çıkartılarak park alanına çevrildi. 1964 yılına kadar Ermeni cemaatine ait olan araziye bu tarihten sonra el konuldu. İlk dava 1974'e kadar sürdü. O dönemki yerel mahkeme Ermeni cemaati lehine karar vermiş olsa da karar Yargıtay tarafından bozuldu. Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesine geçen arazi için Zeytinburnu Belediyesi, 1987'de mahkemeye başvurarak kendi adına tescil kararı çıkarttı. Arsa 1989'da belediye tarafından kamulaştırıldı. Ancak torba yasanın ardından Vakıflar Genel Meclisi 22 Ocak tarihinden arazinin Yedikule Surp Pırgiç Hastanesi Vakfı'na iade edilmesine karar verdi. Bu kararın ardından harekete geçen Zeytinburnu Belediyesi, İstanbul 1. İdare Mahkemesi'ne, Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine yürütmeyi durdurma için dava açtı. Ayrıca taşınmazlara ihtiyati tedbir konulması talep edildi. Mahkeme, son olarak belediye tarafından yapılması gereken 60 günlük itiraz süresinde gecikme olduğu ve zaman aşımı nedeniyle arsanın vakfa iadesine karar verdi. Zeytinburnu Belediyesi ise, 25 Temmuz 2014 tarihinde İBB'ye yazdığı dilekçe ile ticaret alanı olarak gözüken arazinin park alanına alınmasını talep etti. İBB'ye havale edilen teklif, 'yeşil alan miktarının arttırıldığı ve kamu yararı gözetildiği gerekçesi ile' oybirliği ile parka alanına çevrildi. Şu anda Zeytinburnu Spor Kompleksi, otopark ve boş alanların bulunduğu arazinin altına zeminaltı otopark yapılabilecek. 338 milyon lira değer biçilen arazi için hukuk mücadelesi veren Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Vakfı Başkanı Bedros Şirinoğlu, İBB Meclisi'nin kararına şoke olduğunu söyledi. Şirinoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüşeceğini söyledi. Zeytinburnu Belediyesi ve İBB'yi eleştiren Şirinoğlu, "Yeşil alan olması istenen arazi, 2007'de imara açılmıştı. Arazi vakfımıza iade edilince Zeytinburnu Belediyesi ve İBB harekete geçti. 8 bin metrekare İBB Meclisi'nde yeşil alan ilan edildi. Bu durum hakkaniyetle bağdaşmaz. Erdoğan'ın yaşananlardan haberi olduğunu sanmıyorum." dedi.

Milliyet

Sarı Toz Alarmı!
İstanbul'da bulunan Kanada, Belçika, Almanya, Fransa ve ABD Konsoloslukları'na dün postalanan zarfların içinden çıkan sarı tozlar büyük paniğe yol açtı. İlk alarm Kanada Konsolosluğu'ndan geldi. Levent'te bir iş merkezinin 16. katında bulunan Kanada Başkonsolosluğu'na dün sabah saatlerinde kargoyla bir zarf gönderildi. Konsolosluk görevlileri açtıkları zarftan sarı bir tozun çıkması üzerine hemen polise haber verdi. Olay yerine gelen polis ekipleri çevrede güvenlik önlemleri alırken hemen AFAD'a haber verildi. AFAD ekipleri özel kıyafetlerle inceleme yaparken Belçika ve Almanya Konsoloslukları'ndan da haber geldi. Her iki konsolosluktaki çalışanlar da tahliye edildi. Almanya'nın İstanbul Başkonsolosluğu'nda çalışan bir kadın, "Hepimize bir mail geldi; 'Derhal şu anda konsolosluğu terk ediniz' diye. Çantalarımızı mantolarımızı bile almaya fırsat bulamadık. İçeriye bir zarf geldiği, zarfta bir toz olduğu ve tehlikeli olduğu söylendi. Şu an evlerimize gönderiliyoruz" dedi. Polis olası diğer ülkelerin konsolosluklarına da bilgi verirken ABD Konsolosluğu'na da saat 11.00 sıralarında aynı zarfın gönderildiği öğrenildi. Yetkililer, zarfın bu tür saldırılara karşı izole edilmiş bir odada incelemeye alındığını bildirdi. ABD yetkilileri ilk incelemede zarftaki maddenin 'şarbon' olduğunu değerlendirdi. Son zarfın geldiği Fransa Konsolosluğu yetkilileri ise zarfı açmadan AFAD'ı aradı. Sağlık Bakanlığı iki postaneden gönderilen toz temas eden Kanada Konsolosluğu'ndan 10 kişi, Belçika Konsolosluğu'ndan 4 ve Almanya Konsolosluğu'ndan 2 kişinin Bakırköy Dr. Sadi Konuk Hastanesi'nde gözlem altında tutulduğunu açıkladı. Bakanlık, şüpheli tozla ilgili inceleme sonucunun ise pazartesi günü belli olacağını duyurdu.

Vatan

Geçiş Yapacakların Sayısı 150'ye Düştü
Resmi gezi kapsamında Estonya'ya giden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, mevkidaşı Toomas Hendrik Ilves ile bir araya geldi. Başbaşa ve heyetler arası yapılan görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında soruları yanıtlayan Erdoğan özetle şunları söyledi: (Peşmerge güçlerinin Kobani'ye geçişi) PYD peşmergelerden bir grubun gelmesini 200 kişi kadar kabul etti. Aldığım bilgiye göre bu sayı 150'ye indirilmiş. PYD, Hür Suriye Ordusu'ndan ise bin 300 kişiyi kabul ettiğini ifade etmiş. Konuyla alakalı ilgili birimlerimiz bu geçiş güzergahının nasıl olması gerekir bunu müzakere ediyor. Hür Suriye Ordusu'nun ilgili bölgeye geçmesi noktasında bizim tarafımızda zaten sıkıntı söz konusu değil. Buna olumlu yaklaştığımızı daha önce de söylemiştik. (Kırım'daki Tatarlar) Onlara yönelik Rusya'nın attığı adımı tanımadığımız başından bu yana söyledik. Şimdi de bu adımları tanımıyoruz. Kırım Tatarlarına her desteği vermeye devam ediyoruz. Estonya'ya da desteklerinden dolayı ayrıca teşekkür ediyorum. Bu ziyarette NATO üyesi müttefik ülkeler olarak dayanışmanın önemini bir kez daha değerlendirme imkanı bulduk. Talin'deki NATO Siber Savunma Mükemmeliyet Merkezi'ne karşı olumlu bakışımız devam ediyor. Bu katılımı kısa süre içinde neticelendirmek suretiyle buradaki birlikteliğimizi de güçlendirmiş olacağız.

Akşam

EKONOMİ
Gram Altın 88, 2327 88, 3512
ABD Doları 2, 2304 2, 2326
Euro 2, 8261 2, 8289
İngiliz Sterlini 3, 5890 3, 5925

Haziranda 'Körfez'de Yürürüz
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Gebze-Orhangaziİzmir Otoyol Projesi'nin en önemli geçiş noktası olan Körfez Köprüsü'nün siluetinin 2015 Mayıs ayında ortaya çıkacağını; haziran ayında yürüyecek geçilebileceğini, araç geçişlerinin ise aralık ayında gerçekleşebileceğini söyledi. Elvan demiryolları işletmeciliğinin de serbestleştirileceğini ve rekabete açılacağını açıkladı. Kocaeli'ne gelen Bakan Elvan, Yarımca sahilinde yaptırılmakta olan ve 'Dubai Port' olarak da anılan 99 bin 687 metrekarelik alana yapılacak DP World Yarımca Liman İşletmesi'nde incelemede bulundu. Elvan daha sonra Kocaeli Liman Başkanlığı'na ait olan Deniz Kılavuzluk AŞ'de gerçekleştirilen İzmit Körfezi Kıyı Tesisi İşletmesi ve Sanayicilerle İstişare toplantısına katıldı. Elvan toplantı öncesi İstanbul-İzmir yolculuğunu 3.5 saate indirecek olan Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyol Projesi'nin en önemli geçiş noktası olan Körfez Köprüsü ile ilgili bilgiler verdi. Elvan, "Köprünün ayakları inşa edilmeye devam ediliyor. 2 aylık süre içinde 252 metre boyundaki ayakların tamamı bitecek. 2015 Şubat ayına kadar ise çelik halatlar gerilecek. Köprünün hizmete girmesiyle yılda 650 milyon TL'lik tasarruf sağlanacak" dedi. Elvan, bir soru üzerine demiryolu işletmelerinin de özelleştirileceğini söyledi. Elvan, "Demiryollarının özelleştirilmesi düzenlemelerimizi tamamladık. Son olarak tarafların görüşlerini alacağız. Akabinde hemen uygulamaya koyacağız. 2015'te demiryolu işletmeciliğini serbestleştireceğiz. THY için 2002 yılında 'aman rekabete açmayın' diyorlardı ama THY, bugün dünyanın en iyi havayolu şirketleri arasında. Benzer gelişmeler demiryolu içinde uygulanacak" dedi.
Hürriyet

Kazanan Ve Kaybedenler
Haziran ayından bu yana Brent petrolün fiyatı 115 dolardan, 85 dolara kadar geriledi. Eğer petrol fiyatları bu seviyede devam ederse, bir yılda dünya petrol tüketimi faturasının yaklaşık 1 trilyon dolar azalacağı kaydediliyor. Böyle bir gelişme, giderek yavaşlayan dünya ekonomisi için taze bir nefes olabilir. Fakat beraberinde siyasi istikrarsızlığı da getirme riski var. Düşük petrol fiyatlarının devam etmesi bazı ülkeler için fırsat, bazıları ise tehdit oluşturuyor. Londra merkezli Global Resources Corporation Başkanı Mehmet Öğütçü, Türkiye, Çin, Güney Kore ve Japonya gibi büyük ölçüde ithal enerjiye bağımlı ülkelerin ekonomilerinin düşük petrol fiyatlarından faydalanacağını söylerken, "Öte yandan, fiyatların düşmesi istikrarsızlığı artıracak. Üretici ve yatırımcılar açısından çok sürdürülebilir bir durum değil. Suudi Arabistan, düşük petrol fiyatlarına 1-1.5 yıl dayanabilir ama ondan sonra Suudi Arabistan sıkışmaya başlar. Rusya, İran, Venezuela, Libya, Meksika daha erken çökmeye başlar. Azerbaycan da aynı şekilde. Çünkü çoğu bütçelerini 94 dolar, 100 dolar petrol fiyatına göre yaptılar. Bu ülkelerin çoğunda enerji sübvanse ediliyor. Ya enerji fiyatlarını düşürecekler, ya da kamu harcamalarını, sosyal harcamaları kısmak zorunda kalacaklar. Suudi Arabistan üretimi kısarak, talebi artırabilir. Bu da fiyatları yeniden artırır. Ama o piyasa payını korumaya çalışıyor. Yüksek ıskontoyla Çin'e ve başka ülkelere petrol vermeye devam ediyor" şeklinde konuştu. Petrol, her zaman komplo teorilerinin en çok ortaya atıldığı konulardan biri oldu. Şimdilerde de dünya, petrol fiyatlarındaki beklenmedik düşüşü tartışıyor. Bazıları, üç ayda yaklaşık yüzde 25 düşen petrol fiyatlarının, Rusya ve İran'ı diz çökertmeye yönelik bir ABD-Suudi Arabistan ortak hamlesi olduğunu iddia ediyor. Diğer yandan, Suudi Arabistan'ın oynadığı oyunun üretici ülkelere pahalıya patlayacağı ve artık fiyat kontrolünün kaybedildiği yorumları da yapılıyor. Bunun sonucunda fiyatlar daha da düşebilir. Fakat bu iyi mi olur, kötü mü? Uzmanlar, düşük fiyatlar sonucunda ortaya çıkacak en büyük sorunun istikrarsızlık olduğuna işaret ediyor. Enerji uzmanı Mehmet Öğütçü, Rusya, Venezuela, İran gibi ülkelerin düşük fiyatlara çok uzun süre dayanamayacağını ve istikrarsızlığa sürüklenebileceğini vurguluyor. Öğütçü, Türkiye gibi enerjide dışa bağımlı ekonomilerin ise düşük fiyattan yararlanacağını belirterek, "Petrol fiyatı 80 doların altına düşerse, bu ciddi bir uyarı sinyali. 80 doların altındaki fiyat yatırımı karşılamıyor. Fakat fiyatlardaki düşüş, Türkiye, Japonya, Çin gibi tüketicilerin çok işine geliyor" diyor.
Hürriyet

Ab'den Örnek Çevre Adımı

Avrupa Birliği (AB) üyesi 28 ülkenin devlet ve hükümet başkanları, özellikle ekonomik kriz nedeniyle uzun süredir geri planda tuttukları "2030 için çevre ve enerji paketi" üzerinde saatler süren pazarlıkların ardından uzlaşmaya vardı. Liderlerin üzerinde anlaştıkları önlemler üç ana ayak üzerine oturtuldu. Sera gazlarının, 1990 verileri temel alınarak 2030'a kadar yüzde 40 azaltılması bu ayaklardan ilkini oluşturuyor. Diğer iki ana önlem ise yenilenebilir enerjinin genel enerji içindeki payının yüzde 27 seviyesine yükseltilmesi ve AB'deki enerji tüketiminin yüzde 27 oranında düşürülmesi olarak belirlendi. AB Komisyonu'nun önerilerine büyük ölçüde uyularak alınan kararlardan sadece sonuncusu "uzlaşı ruhu" çerçevesinde şekillendi. AB Komisyonu, enerji tüketimindeki düşüşün yüzde 30 seviyesinde olmasını istiyordu ancak İngiltere bu seviyenin aşağı çekilmesi ve yüzde 27'ye düşürülmesi konusunda ısrarcı oldu. Yenilenebilir enerji konusundaki hedefin ulusal alanda gönüllü, AB düzeyinde ise bağlayıcı olması, enerji tüketiminin düşürülmesinin ise gönüllülük temeline oturtulmasında da İngiltere etkili oldu. İngiltere Başbakanı David Cameron, "İngiltere'nin istediği buydu ve istediğini aldı" dedi. Fransa'nın 2015'te ev sahipliğini yapacağı ve iklim değişikliğiyle mücadelede küresel önlemlerin alınmasının planlandığı zirveyi "diplomatik başarıya" dönüştürme isteği ile AB'nin "örnek oluşturma ve ABD ile Çin gibi ülkeleri bağlayıcı hedefler" belirlemeye zorlama çabası uzlaşı sağlanmasında etkili oldu. Elektrik alanında yüzde 90 kömüre bağımlı olan Polonya'nın yanı sıra Romanya, Bulgaristan, Macaristan ve Çek Cumhuriyeti'ne "enerji geçişini" sağlama konusunda destek sözü verilmesi de bu bağlamda gerçekleşti.
Hürriyet

Konut Satışında Tarihi Rekor Geldi
Konut fiyatlarının aşırı yükseldiği ve piyasada balon oluştuğu tartışmaları sürerken, 115 bin 786 konutun satıldığı eylül ayında tüm zamanların rekoru kırıldı. 2013 yılının eylül ayında 102 bin 280 konut satılmıştı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan konut satış istatistiklerine göre, konut satışlarında ağustos ayında başlayan toparlanma eylül ayında da devam etti. Konut satışları eylül ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 13.2 artarak 115 bin 786 adete yükselerek aylık bazda rekor kırdı. Satışlar ilk dokuz ayda ise yüzde 3.6 azalarak 831 bin 287'ye geriledi. Geçen yılın ilk 9 ayında konut satışı 862 bin 381 adet olmuştu. Türkiye genelinde ilk defa satılan konut sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 13.4 artarak 53 bin 039 oldu. İkinci el konut satışları ise bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 13.1 artış göstererek 62 bin 747 oldu. Eylül ayında yapılan satışların 53 bin 39 adedi ilk satış, 62 bin 747 adedi ise ikinci el satış şeklinde gerçekleşti. Türkiye genelinde, toplam konut satışlarının 43 bin 144 adedi ipotekli konut satışı şeklinde gerçekleşirken; ipotekli satışların toplam satışlar içindeki payı yüzde 37.3 oldu. Yabancılara ise eylül ayında 1857 konut satıldı. Yabancılara yapılan konut satışlarında, ilk sırayı 590 konut ile Antalya aldı. Antalya ilini sırasıyla 546 konut satışı ile İstanbul, 144 konut satışı ile Aydın, 112 konut satışı ile Muğla, 96 konut satışı ile Mersin ve 87 konut satışı ile Bursa izledi.
Milliyet

Başçı'dan Davutoğlu'na Para Politikası Brifingi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu ziyaret etti. Başçı, kabulde Orta Vadeli Program'da (OVP) enflasyonun birincil öncelik olarak ele alınmasının önemine değindi. Davutoğlu tarafından kabul edilen Başçı, Başbakanlık'tan ayrılırken basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Davutoğlu'na nezaket ziyaretinde bulunduğunu ifade eden Başçı, kabulde Orta Vadeli Program'da enflasyonun birincil öncelik olarak ele alınması ve öncelikli dönüşüm programlarıyla ilgili yapısal reformların son derece olumlu algılandığına ilişkin görüşlerini paylaştıklarını söyledi. Yurtdışında özellikle yakın dönemdeki ekonomik ve finansal gelişmeleri özetleyip aktarma fırsatı bulduklarını dile getiren Başçı, "Yeni hükümete çalışmalarında kolaylıklar ve başarılar diledik. Aynı zamanda kasım ayının başlarında Sayın Başbakanımızı Merkez Bankasında misafir edeceğiz. Banka Meclisimiz, Para Politikası Kurulu üyelerimiz, başkan yardımcılarımız kendilerine ekonomik ve finansal konularda brifing vereceğiz" dedi. Başçı, kabulde faiz oranları konusunun gündeme gelip gelmediğinin sorulması üzerine, "Burada daha ziyade Orta Vadeli Program'daki öncelikler ve yapısal dönüşüm programları konusundaki olumlu algıyı konuştuk" yanıtını verdi. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, 2015-2017 dönemini kapsayan yeni Orta Vadeli Programı açıklamış ve OVP'te birinci öncelik cari açık yerine enflasyon olmuştu.

Milliyet

'Kürt Petrolü'ne 700 Milyon Dolar
Enerji Bakanı Taner Yıldız, Kuzey Irak'la imzalanan anlaşmadan sonra Ceyhan'dan 2 milyar dolarlık petrol ihracatı yapıldığını belirterek, Irak ve Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi'ne ödenmek üzere Halkbank'a yatırılan paranın 700 milyon doları bulduğunu söyledi. Yıldız, kahvaltıda bir araya geldiği gazetecilere yaptığı açıklamada, Kuzey Irak'tan Ceyhan'a petrol akışının sürdüğünü hatırlatarak, "Ceyhan'dan şu ana kadar 26 tankerde toplam 19.2 milyon varil petrol uluslararası piyasaya sevk edildi" dedi. Türkiye'nin enerji arz güvenliği için çeşitli noktalardan satın alma yaptığını hatırlatan Yıldız, son durumu şöyle özetledi: "Elektrik ihtiyacımızın yarısını doğalgazdan sağlıyoruz. Bunun yarısını Rusya'dan, onun da yarısını Ukrayna üzerinden gelen Batı Hattı'ndan karşılıyoruz. Bu hat Trakya'nın elektriği için çok önemli. Elektrik tüketimimizin yüzde 34'ünü Marmara tek başına tüketiyor. Ukrayna- Rusya gerginliği nedeniyle bu hattan gaz akışından sorun olması elbette bizi de etkiler. Bunun için gerekli önlemleri alıyoruz. Santrallerimizin bakımlarını tüketimin düşük olduğu zamanlarda yapıyoruz. Yenilemelerle elektrik üretim artışı da sağlayacağız. Ayrıca Aliağa ve Ereğli LNG tesisini tam kapasite çalıştırmak için spot LNG bağlantılarımızı yaptık." Yıldız, yaz saati uygulamasının enerji tasarrufuna katkı sağladığını belirterek "Şu ana kadar 7 aylık süre içerisinde 1.7 milyar kilovatsaat enerjiden tasarrufumuz oldu. Bunun da parasal karşılığı 500 milyon lira civarında" dedi
Star

Provokasyon, Bölgeyi İki Yıl Geriye Götürdü
Türkiye Barış Meclisi'nin (TBM) çözüm sürecini değerlendirme toplantısında Diyarbakırlı işadamları ve sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri sürecin işleyişini, Kobani bahanesiyle yapılan gösterileri ve bu gösterilerin siyasi, sosyal ve ekonomik sonuçlarını tartıştı. Önceki gün İstanbul'da yapılan toplantıya Güneydoğu Sanayici ve İş Adamları Derneği Başkanı Şah İsmail Bedirhanoğlu, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Sayar, Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Diyarbakır Şube Başkanı İsmail Özşanlı ve Diyarbakır Sanayici ve İş Adamları Derneği Başkanı Burç Baysal katıldı. Şah İsmail Bedirhanoğlu, Çözüm Süreci'ni başından beri önemli ve değerli bulduklarını belirterek, "Ölümler olmuyor, çatışmalar yaşanmıyor. Bu başlı başına toplumu rahatlatan, yaşam standartlarını yükselten ve toplumu normalleştiren bir süreç. Bu iklim özellikle yatırımlar bakımından önemliydi. Çözüm sürecinden önce yatırımcının bölgeye ilgisi vardı ama gelme noktasında isteksizdiler. Çözüm süreci tam bu noktada muazzam bir iklim yarattı ve bölgeye ilgiyi artırdı. Yatırım patlaması belki yaşanmadı ama yatırımcı çekme noktasında önemli mesafeler alındı" diye konuştu. GSİAD Başkanı Şah İsmail Bedirhanoğlu, Kürt toplumunun önemli kesiminin çözüm sürecinin rasyonel şekilde gelişmesini arzu ettiğini ve bunu destekleyen bir tutum içinde olduğunu ifade etti. Gösterilerin ekonomik sonuçlarına da değinen Bedirhanoğlu, Türkiye tarafından peşmergenin geçişini sağlayacak koridorun açılmasını değerli ve önemli bulduklarını, bu durumun çözüm sürecine katkı sağlayacağını yorumunda da bulundu.
Akşam

Akademik Zam Kabul Edildi, 'Müjde' Genişledi
Üniversitelerde görev yapan öğretim üyeleriyle araştırma görevlisi, öğretim görevlisi, okutmanlar, uzmanlar, çevirici, eğitim ve öğretim planlamacılarına yeni mali haklar getiren Yükseköğretim Personel Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edildi. Tasarı, kanuna madde eklenerek, yüksek öğretim tazminatı uygulamasını düzenleniyor. Buna göre Devlet Memurları Kanunu'na tabi en yüksek devlet memuru, ek gösterge dahil brüt aylık tutarının profesör, doçent ve yardımcı doçent kadrosunda bulunanlara yüzde 100'ü, araştırma görevlisi, öğretim görevlisi, okutman, uzman, çevirici, eğitim ve öğretim planlamacıları kadrosunda bulunanlara yüzde 115'i oranında her ay yükseköğretim tazminatı ödenecek. Ödenecek tazminat damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmayacak ve ilgili mevzuatı uyarınca ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, döner sermaye ek ödemesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmayacak. Akademik Teşvik Ödeneği Tasarısı'na göre bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte yurtiçinde veya yurtdışında sonuçlandırdıkları proje, araştırma, yayın ve sergi, patent ile çalışmalarına yapılan atıflar, sunumlar ve akademik ödüller esas alınarak, yıllık akademik teşvik puanı hesaplanacak ve akademik teşvik ödeneği adı altında yeni bir ödeme yapılacak.

Akşam

DÜNYA
Ağır Ama Dostane Mesaj
Danimarkalı yazar Lars Hedegaard'a suikast girişiminin Türkiye'de yakalanan ancak bir süre tutuklu kaldıktan sonra serbest kalan zanlısı Basil Hassan'la (27) ilgili Danimarka Dışişleri Bakanlığı'ndan bir mesaj daha geldi. Türkiye'nin Danimarka Büyükelçisi Mehmet Dönmez, kendisini çağıran Dışişleri Bakanı Martin Lidegaard'la görüştü. Dönmez, bu konuda üçüncü kez bakanlığa çağrılmış oldu. Danimarka basınında geniş yer bulan görüşmede, Lidegaard'ın Dönmez aracılığıyla Türkiye'ye ağır bir mesaj gönderdiği, ancak dostane bir ton kullandığı belirtildi. Lidegaard gazetecilere yaptığı açıklamada, "Türk Büyükelçisine, Türkiye'den olayla ilgili bütün bilgileri aktarmasını beklediğimizi söyledim. Böylece neler olduğunu anlayabilir ve iki ülke arasındaki iyi ilişkileri tekrar kurabiliriz" ifadelerini kullandı. Hassan, Hedegaard'a 2013 Şubat ayında Kopenhag'daki evinde suikast girişiminde bulunduktan sonra 2014 yılının nisan ayında İstanbul'da yakalanmıştı. İade süreci devam ederken mahkeme tarafından salıverilmişti. Hassan'ın yakalanışı ve sahte pasaport davası tutanaklarına ulaşan Hürriyet'in haberi de Danimarka basınında yankı uyandırdı.
Hürriyet

Libyalı Şeriatçı Milis Türkiye'de Mi Öldü.
Libya'nın ABD elçisi Chris Stevens'ın 2012'de öldürülmesinden sorumlu tutulan Ensar el Şeria örgütünün lideri Muhammed el Zahavi'nin (46) tedavi için getirildiği Türkiye'de öldüğü iddia edildi. Libya Herald adlı haber sitesinin iddiasına göre Zahavi iki hafta önce meydana gelen hava saldırıları sonucunda aldığı yaralardan dolayı tedavi için getirildiği Türkiye'de geçen perşembe öldü. İddiaya göre Zahavi önce iki günlük tedavi için Ajdabiya kentine götürüldü. Daha sonra ise Misrata kentinden Türkiye'ye uçtu. Site, Zahavi'nin öldükten sonra Misrata'da toprağa verildiğini de öne sürdü. Cenazede de sıkı güvenlik önlemleri alındı. Muhammed el Zahavi, Nisan 2012'de kurulduğundan beri Ensar el Şeria'nın lideriydi. Örgütün lideri olarak 11 Eylül 2012'de Bingazi'deki ABD'nin Libya Elçisi Chris Stevens'ın ölümünden sorumlu tutuluyordu. Ensar El Şeria, Washington tarafından terörist örgüt olarak nitelenmişti.
Hürriyet

Kadınlar Kezzaplı Saldırılara İsyanda
Günlük hayatta kadınların, giyimden sosyal ilişkilere kadar yoğun bir baskı altında kaldıkları İran'da sayıları artan kezzap saldırıları endişe uyandırıyor. En az dört kadın 'başörtüsü takmadıkları' gerekçesiyle sokakta yürürken ya da araba kullanırken yüzlerine kezzap atıldığı için görme yetilerini kaybettiler ya da yüzleri deforme oldu. Kadın sürücülere 'arabalarının camlarını kapamaları' çağrısı yapılırken İran'ın ikinci büyük kenti İsfahan'da kadınlar sokağa çıktı. Tahran'da meclis binası önündeki başka bir gösteride de 'kadınların güvenliği' talep edildi. Nadir görülen şekilde, 2 bin kişilik bir protesto gösterisi düzenleyen çoğu kadın eylemciler "Köktencilere ölüm sloganları" attı. "Güvenlik hakkımızdır" diyen kadınlara destek veren Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, suçluların yakalanması ve 'en ağır cezaya çarptırılması' için bakanlara emir verdi. Kadınlara kezzapla düzenlenen 'namus' saldırıları Hindistan, Pakistan ve Afganistan'da görülebiliyor.
Milliyet

14 Yaşındaki Urve'ye İsrail Kurşunu
İsrail Filistin'e yönelik katliamlarını sürdürüyor. Batı Şeria'da İsrail askerlerinin açtığı ateşte Filistinli bir genç hayatını kaybetti. Filistin'in Ramallah kentinin doğusundaki Silvad nahiyesine baskın düzenleyen İsrail askeri, Filistinli gençlerle yaşanan arbede sonrası gerçek mermi ve göz yaşartıcı gaz kullandı. Filistinli 14 yaşındaki Urve Hamad israil askerlerinin açtığı ateşle başına isabet eden kurşunlar nedeniyle yaşamını yitirdi. Bu arada Hamas Siyasi Büro üyelerinden Halil el-Hayye, Gazze'nin yeniden imarında geç kalınması halinde bölgede yeni bir patlamanın yaşanacağını belirtti. Hayye, "Bölgenin yeniden patlamaması, pişman olanların yeniden pişman olmaması için Gazze Şeridi'nin yeniden imarını bir an dahi geciktirmeyin ve Gazze halkının sabrını ölçmeyin. Halkımız, açık havada, okullarda ve yollarda yaşıyor. Adaletsizliği kabul etmiyor" diyerek imarın aciliyetine dikkat çekti.
Star 

Abd Faturayı Irak'a Kesiyor

ABD Savunma Bakanlığı sözcüsü John Kirby, Irak'ta 8 Ağustos- 2 Eylül arasında düzenlenen IŞİD'i hedef alan saldırı maliyetinin 260 milyon dolar olduğunu ve bu masrafın Irak'tan tahsil edileceğini belirtti. Kirby, "Operasyonların Irak'a maliyeti" diyerek, ABD'nin faturayı Irak'a kestiğini ima etti. Amerikan ordusundan yapılan açıklamaya göre IŞİD'e karşı Suriye ve Irak'ta başlatılan "Doğal Kararlılık" operasyonun ilk gününden bu yana ABD öncülüğündeki koalisyon jetleri IŞİD'e 6000 sortiyle 1700 bomba bıraktı. ABD Merkez Kuvvet Komutanlığı (CENTCOM) Irak ve Suriye'de binlerce yakıt ikmali ve keşif uçuşunun yanı sıra 632 hava saldırısı gerçekleştirildi. Güngeçtikçe faturası kabaran operasyonlarla ilgili tartışmalar da tüm hızıyla sürüyor. Beyaz Saray, operasyonların başarılı olduğunu belirtse de, IŞİD'ın henüz ciddi bir gerilemeye uğratılamaması ve ağır silahlar kullanarak mevzi kazanmaya devam etmesi operasyonun başarısı ile ilgili itirazları güçlendiriyor.
Star

Pyd, Öso'ya Da Karşı

Suriye'nin Kürt bölgesinde özerk bir yapı oluşturmayı hedefleyen PYD, bir yandan da Mesut Barzani liderliğindeki KDP ve Suriye'deki diğer Kürt oluşumlar ile güç mücadelesi yürütüyor. Kobani üzerinde kendisinden başka ikinci bir nüfuz istemeyen PYD, peşmergenin bölgeye gidecek olmasını da isteksizce kabul etti. Örgüt, benzer bir tutumu şimdi Özgür Suriye Ordusu'na bağlı (ÖSO) birlikler için de sergiliyor. Kobani'ye IŞİD kuşatmasının başladığı günlerde ÖSO, PYD'nin silahlı kolu YPG'ye destek vermiş, bu durum o gün için olumlu karşılanmıştı. Ancak ÖSO'nun Kobani'ye 1200 kişilik asker göndereceği ve geçişlerin Türkiye üzerinden olacağı yönündeki haberlere PYD tepki veriyor. PYD eşbaşkanı Salih Müslim dün Reuters'a verdiği mülakatta ÖSO ile herhangi bir anlaşma yapmadıklarını iddia ederken 'ÖSO Kobani'ye savaşçı göndermek yerine IŞİD ile mücadelede ikinci cepheyi açmalı' dedi. Salih Müslim'in ardından bir açıklama da ÖSO'dan geldi. ÖSO Halep Devrimci Askeri Konsey Komutanı Tuğgeneral Zahir El Saket, Halep'te kalıp buranın savunmasını yapmanın kendileri için daha hayati olduğunu söyledi. ÖSO komutanlarından Abducabbar Akidi önceki gün Kobani'ye asker göndereceklerini söylemişti.
Akşam

POLİTİKA
Ak Saray'a Gitmeyin Kirlenmeyin
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yeni Cumhurbaşkanlığı binasında yapılacak 29 Ekim resepsiyonu için, "Önümüzde Cumhuriyet Bayramı var. Davetler geldi, sizlere de gelmiştir. Bizi Ak Saray'da bekliyorlarmış. Şunu söyledim: Gitmeyin, kirlenmeyin. Gidenler kirlenecektir" dedi. CHP Parti Meclisi toplantısı öncesi gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: Oraya gidenlere açıkça söylüyorum: Kimliği ne olursa olsun ister sanatçı, ister işadamı Mahkeme kararıyla yapımı durdurulan ama mahkeme kararı dinlenmeyen kaçak bir yapıya gidip Cumhuriyet'i kutlamak için Erdoğan'ın dizinin dibine çöken insanları tarih affetmeyecektir. O bina, bu vatandaşların alın teriyle ödediği vergilerle yapıldı. Kaçak bir bina. Bir ülkenin cumhurbaşkanı, bir ülkenin başbakanı kaçak binada oturur mu? Gecekondu binada oturur mu? Bekliyorlar orada efendim Cumhuriyet'i kutlayacaklarmış. Hangi Cumhuriyet'i kutlayacaklar? Alın teri ve gözyaşıyla kurulan Cumhuriyet'i mi, yolsuzlukların başkenti yaptıkları Cumhuriyet'i mi? Yolsuzluklarını kutlasınlar orada. Otursunlar kendi aralarında, 4 bakanı çağırsınlar, Reza Zarrab'ı da davet etsinler. Devleti nasıl soyduklarını anlatsınlar. Onlara yakışır. Onlar için gurur vesilesi olabilir. Otursunlar, kendi kendilerine kutlasınlar. Bunu affetmeyeceğiz. Bunun takipçisi olacağız. Sanıyorlar ki bir Cumhuriyet savcısı çıktı dosyayı kapatacak, biz de bunu unutacağız. Ne o savcıyı ne de o dosyaları unutacağız. Tazminat davası açacakmış. Açmazsan namertsin. Sen savcı falan değilsin. Sen hırsızların avukatısın. Biz bunu affetmeyeceğiz. AKP'nin Türkiye'de yolsuzluk olaylarını soruşturma gibi bir iradesi artık yok. Dileyen herkes istediği kadar yolsuzluk yapabilir. Yolsuzluğun en büyük güvencesi AKP'dir. Eski Spartalılar döneminde, antik çağda hırsızlık serbestti. Onurlu bir görevdi hırsızlık, suç hırsızlık yaparken kişinin yakalanmasıydı. Geldiğimiz o süreçtir. Davutoğlu Türkiye'yi yönetmekten aciz. Davutoğlu'nun görev alanını abisi belirlemiş onun dışına çıkamıyor. Eğer devleti yöneteceksen adam gibi yönet. Adam gibi yönetmeyeceksen o koltuğu boşalt. Birilerinin tutsağı başbakan olmaz. Kimin koltuk değneği olacaksın sen ve nereye kadar götüreceksin? Ülkenin iyi yönetilmediğini sadece Türkiye değil, bütün dünya görüyor. Devlet başkanları kimi arıyorlar? Cumhurbaşkanı'nı arıyorlar. Davutoğlu'nu pas geçiyorlar. Çünkü biliyorlar ki Davutoğlu ülkeyi yönetmiyor, yöneten başkası. Çözüm sürecinde de çuvalladılar. Bir iç isyan yaşadık. 40'a yakın vatandaşımız öldü. Çıktılar, 'Ölenler güvenlik güçlerinin müdahalesiyle değil, vatandaşlar birbirini öldürmüş' dediler. Sormadan edemiyorum: Sen seyirci misin bakan mısın? Seyirci bile tahammül edemez. Ne demektir şiddete misliyle karşılık vereceğiz? Olaylar büyüdü önleyemediler. Alanlara asker çıktı, yine önleyemediler. Çünkü devlet akılla yönetilmiyor. Koşa koşa İmralı'ya, Öcalan'a gittiler, yalvardılar, yakardılar. Görüşmeler sağlandı olaylar bitti. Şu Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin geldiği noktayı nasıl içinize sindirirsiniz?

Hürriyet

Hasip Kaplan: Bal Gibi De Seçim Bütçesi
HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi'nin, "bal gibi seçim bütçesi olduğunu" savundu. Kaplan, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, bu yıl da bütçeyi denetim hakkının ortadan kaldırıldığını savundu. Sayıştay'ın denetim organı olmaktan çıktığını öne süren Kaplan, "AK Sayıştay ile karşı karşıyayız" dedi. MİT ve İçişleri Bakanlığı ile ilgili olarak Sayıştay'dan dört sayfa rapor geldiğini belirten Kaplan, "Meclis'e sunulacak ciddi bir şey bulamamışlar. Bu şimdi Meclis'in Sayıştay'ı mı?" diye sordu. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün raporunda ise sık sık taltif ödemelerinin yapıldığının belirtildiğini ifade eden Kaplan, şunları söyledi: "2013-2014'de çatışma olmayınca operasyon oluyor mu? Operasyon tazminatı almaya devam etmişler. Biz çözüm için Meclis'te elimizi taşın altına koyarken hükümet emrindeki polisine barış döneminde para ödemiş. Bu hükümetin vicdanı yok. Bu milletin akçesini bu kadar hoyratça kullanan hükümet güvenlik yasalarını çıkarıyor. Hükümet bu bütçeye 'seçim bütçe değil' diyor. Bu bütçe bal gibi seçim bütçesidir. Açıkları kapatmak için özelleştirmeye tam gaz verilecek. Fatura yine halka çıkacak. Bu hükümet, akçeli işlerde kapkara bir hükümet olmuştur."

Milliyet
Molotof Atan Vurulabilir!
Başbakan Ahmet Davutoğlu, yeni güvenlik paketiyle molotof kokteyli kullananın ateşli silah kullanılmış sayılacağını söyledi. Polis Vazife ve Salahiyat Yasası'na göre polis, karşı tarafın silahlı saldırısı durumunda doğrudan silah kullanma yetkisine sahip. İçişleri Bakanı Efkan Ala da dün aynı yönde açıklama yaparken, "vur emrini de mi kapsadığı?" sorusu üzerine şöyle dedi: "O cümle neyi gerektiriyorsa odur. O ateşli silahla yaklaştığı zaman hangi sonuçlar ortaya çıkıyor?" diye konuştu. AK Parti Genel Merkezi'nde dün gerçekleştirilen genişletilmiş il başkanları toplantısında konuşan Başbakan Davutoğlu, güvenlik paketindeki düzenlemelerle ilgili şunları söyledi: "Bilsinler ki bundan sonra molotof kokteyli ile bir yere yaklaşan ateşli silahla yaklaşmış muamelesi görecek. Şimdiden uyarıyorum. Toplantı, gösteri yürüyüşü diye izin alıp, bir takım teröristlerle eğer ellerinde molotof kokteyli ile ambulansa, iş yerlerine yaklaşırlarsa, belediye otobüslerine yaklaşırlarsa terörist muamelesi görecekler ve durdurulacaklar, kimse şikayet etmesin sonra. Türkiye'nin her köşesinde, kimse molotof kokteylini eline almaya cesaret etmesin. Uyarıyorum ve sonra 'şu yaştaydı', 'şu gençteydi' değil. O zaman bizi dönüp suçlamasın kimse." "Yine aynı şekilde, maske takıyor, her yerini kapatmış. Şimdi maske taşıyarak toplantı, gösteri yürüyüşü yapılır mı? Özgürlüklerini istedikleri kadar kullanabilirler, bizi istedikleri gibi eleştirebilirler ama şiddet yapamazlar, terör yapamazlar. O suç işlemeye hazırsa biz de suçu engellemeye hazırız. Hiçbir şekilde bunlara taviz vermeyeceğiz." "Polis görüyor, molotof kokteyli atan birisi, alıyor, topluyor, götürüyor. Savcıya sevk edecek ama gözaltına alma hakkı yok. Hasbelkader o anda savcı orada değilse ya da 'Elimizde delil yok, bir şey yok' deyip bıraktığı anda, işte tam bu vandallara en büyük hizmeti yapmış oluyorlar. Diğer kapıdan çıkıyor, tekrar molotof kokteyliyle saldırıyor. 24 saat gözaltında tutulup, daha sonra savcılığa teslim edilecek. Avrupa'da en az gözaltı 24 saat ve ve polis tarafından yapılıyor. Savcı tarafından gözaltı olan tek yer biziz."

Vatan

İkisi De Tanıklıktan Çekildi
Eski Bakanlar Muammer Güler, Zafer Çağlayan, Egemen Bağış ve Erdoğan Bayraktar hakkındaki rüşvet ve yolsuzluk iddialarını araştırmak üzere kurulan TBMM Soruşturma Komisyonu çalışmalarına Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nde başladı. AK Parti Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü, AK Partili Yusuf Başer ve CHP'li Ercan Cengiz'den oluşan komisyon ilk olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndaki dosyaları inceledi. Dosyada adı geçen tüm kişiler ifade vermek için davet edildi. Komisyona ilk gelen isim eski İçişleri Bakanı Muammer Güler'in oğlu Barış Güler oldu. Güler'in, CMK'nın, 'Şüpheli veya sanıkla aralarında evlatlık bağı bulunanlar tanıklıktan çekilebilir' maddesine göre tanıklıktan çekildi ve sorulara yanıt vermedi. Bir süredir tedavi altında olan işadamı Rıza Sarraf da dün adliyeye geldi. Sarraf, 'Kendisi veya yakınları aleyhine tanıklıktan çe kinme' başlıklı 48. maddesi kapsamında, tanıklıktan çekildi. Komisyonun, daha önce İranlı iş adamı Mohammadsadegh Rastgar Shishehgarkhaneh ile 'Marina' isimli bir kadının tanıklığına başvurduğu kaydediliyor. Komisyona çağrılan 10 kişi de susma hakkını kullandı.

Vatan

SPOR
G.Saray son 2,5 yılda üçüncü seçime gidiyor. Bugün G.Saray Lisesi'nde 10.00'da yapılacak Genel Kurul'da sarı kırmızılılar Ünal Aysal'dan sonraki Başkan'ını belirleyecek. Aysal'ın seçim kararı sonrasında, 700 milyonu aşan borcu olan kulüpte iki başkan adayı elini taşın altına soktu Aysal'ın, seçime girmeyeceğini açıklamasının ardından G.Saray'da üst üste 3 dönemde başkanlığı üstlenen Yalman tek adaylı seçime gidiyordu Ama 'liseli' aday olan Duygun Yarsuvat seçim listesini son gün teslim etti. Yarsuvat'ın seçime girmesiyle de seçim atmosferi renklendi. Yalman ile Yarsuvat arasındaki seçimin ilginç nüanslarından biri de Yarsuvat'ın 8 ay için göreve geleceklerini ve 2015 Mayısı'nda tekrar genel kurula gideceklerini açıklaması Alp Yalman ise 8 ay sonra seçime girilmesinin ayrı bir yük getireceğini belirtip seçime Mayıs 2016'da gideceklerini açıkladı. Yarsuvat kazanırsa 8, Yalman kazanırsa 20 ay başkanlık yapacak.
Hürriyet

Spor Toto Süper Lig'de yedinci hafta dün gece oynanan iki karşılaşma ile başladı. İstanbul'da Kasımpaşa'nın, Torku Konyaspor'u misafir ettiği mücadele, 2-0 ev sahibi ekibin üstünlüğüyle sona erdi. Hakem Mustafa İlker Coşkun'un yönettiği karşılaşmada Paşa'nın gollerini 45. dakikada Oscar Scarione ve 70. dakikada Ryan Babel kaydetti. 18. dakikada ceza sahasında Adem Büyük kafayı vurdu, meşin yuvarlak az farkla auta gitti. 42'de Castro'nun röveşatasında kaleci topu son anda kornere çeldi. 45+1'de Tunay'ın ortaladığı topa ceza sahası içerisinde Scarrione'nin kafasında meşin yuvarlak filelerle buluştu ve ilk yarı bu golle 1-0 ev sahibinin üstünlüğüyle noktalandı. İkinci yarıya Konyaspor hızlı başladı. 52. dakikada Torje'nin ortaladığı topa Hasan Kabze'nin yaptığı kafa vuruşunda top önce yan sonra da üst direğe çarparak auta gitti. 68'de altıpasta Viudez'in önünde kalan topa gelişine sert vuruşunda meşin yuvarlak direğe çarparak oyun alanına geri döndü. 70'te Castro'nun pasıyla ceza sahasında topla buluşan Babel'in sert şutunda meşin yuvarlak filelere gitti: 2-0. Bu sezon üçüncü galibiyetini alan Kasımpaşa puanını 12'ye çıkardı.
Milliyet 
F.Bahçe'de G.Saray yenilgisi sonrası teknik heyet ve futbolcuları uyaran Başkan Aziz Yıldırım bugün, sahaya da inecek. Cezası nedeniyle bir süredir maçları TV'den izleyen Yıldırım, G.Birliği maçında hem soyunma odasına hem de tribüne girecek. Başkan, son dönemdeki Ersun Yanal ve Alex tezahüratlarının tekrarlanması halinde sahaya inip taraftarlara müdahale edecek. Kanarya'nın hocası İsmail Kartal, dün basınla sohbetinde "Tribünlerin belli bir kısmının bana tepki göstermesinin nedeni belli. Benim üzerimden oyun oynamaya çalışanlara sahada dersler vereceğiz. Tribün tepkisi beni yıldırmaz. Takım içinde kimsenin yeri garanti değil. Herkes yeri geldiğinde kulübede oturacak" diye konuştu. Kartal, "Şu an ligin en hazır ve formda takımı Beşiktaş. Biz zaman içerisinde istenilen seviyeye geleceğiz. Bizim tek rakibimiz Beşiktaş. G.Birliği maçını kazanıp, farkın açılmasına izin vermemeliyiz" dedi. Bu arada F.Bahçe Yüksek Divan Kurulu ekim ayı olağan toplantısı bugün saat 10.30'da Faruk Ilgaz Tesisleri'nde yapılacak.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme