27 Ekim 2014 Pazartesi

26.10.2014 Genel Gündem

26.10.2014
GÜNDEM
Dünyanın Anneleri
Kayıp yakınlarını bulmak için her cumartesi Galatasaray'da oturma eylemi yapan Cumartesi Anneleri, bu hafta 500'üncü kez buluştu. Cumartesi Anneleri'yle eş zamanlı olarak Adıyaman, İzmir merkez, Dikili ve Bodrum'un yanı sıra İngiltere, Almanya, Avusturya, İsviçre, Avustralya, Kanada, İsveç, ABD, Hollanda ve Fransa'da da kayıpların fotoğraflarıyla eylemler düzenlendi. Her hafta bir kayıp adına buluşan Cumartesi Anneleri, bu hafta 19 Ekim 1995'te Avcılar'da gözaltına alınarak kaybedilen 36 yaşındaki Fehmi Tosun için buluştu. Siyasi parti temsilcileri ile sanatçıların da destek verdiği eyleme yüzlerce kişi katıldı. Fehmi Tosun'un eşi Hanım Tosun, "20 yıl önce biz burada otururken çocuk olanlar şu an 20 yaşın üzerinde. Maalesef bu devlet 20 yıldır hiçbir adım atmadı kayıpları için. Bu ülkeyi yönetenlerin gözleri kör, kulakları sağır. İster duyun ister duymayın. Hesap verene kadar iki elimiz sizin yakanızda olacak" dedi. Cumartesi Anneleri'nin kendilerine örnek aldığı Arjantin'deki Plaza de Mayo Anneleri de 500'üncü eyleme, "Onları hayranlıkla izliyoruz. Onları çok seviyoruz ve onlara kucak dolusu bir selam gönderiyoruz" diye mesaj gönderdi. CHP Genel Başkan Yardımcıları Enis Berberoğlu, Ercan Karakaş, Sezgin Tanrıkulu ve Yakup Akkaya, Genel Sekreter Gürsel Tekin, milletvekilleri Mahmut Tanal, Melda Onur ve Süleyman Çelebi de karanfillerle eyleme destek verdi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da bir karanfil buketi gönderdi.
Hürriyet


Yüksekova'da Hain Saldırı: 3 Şehit
Hakkari'nin Yüksekova ilçisinde karakola elektrik malzemesi almak için çıkan 3 asker maskeli teröristler tarafından sokak ortasında vurularak şehit edildi. Olay yerinden kaçan saldırganlar için operasyon başlatıldı Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde düzenlenen silahlı saldırıda yaralanan 3 asker şehit oldu. Askerlerin, görev yaptıkları karakola elektrik malzemesi almak için Yüksekova'ya geldikleri öğrenildi. Güvenlik güçleri kaçan saldırganların yakalanması için geniş çaplı operasyon başlattı. Yüksekova ilçesinde caddede yüzleri maskeli teröristlerin silahlı saldırısına uğrayan askerler Ramazan Gülle, Yunus Yılmaz ve Ramazan Köse başlarına sıkılan kurşunlarla ağır yaralandı. Askerlerden 2'si olay yerinde, biri de kaldırıldığı hastanede şehit oldu. Hakkari Valisi Yakup Canbolat, şehitlerden 2'inin uzman çavuş, 1'inin de er olduğunu açıkladı. Saldırının, Cengiz Topel Caddesi'ndeki bir iş merkezinin önünde gerçekleştiğini kaydeden Vali Canbolat, olayla ilgili geniş çaplı operasyon başlatıldığını söyledi. Şehit askerlerin Harunan Karakolu'nda görevli oldukları ve elektrik malzemesi almak için ilçe merkezine geldikleri belirtildi. Genelkurmay'dan yapılan açıklamada "Bölücü Terör Örgütü mensubu silahlı üç terörist tarafından; 25 Ekim 2014 günü saat 16.00'da, Hakkari İli Yüksekova ilçe merkezinde düzenlenen silahlı saldırı sonucu, bir Uzman Jandarma Çavuş ve iki Jandarma Er şehit olmuştur. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, şehitlerimizin değerli ailelerine ve yüce milletimize başsağlığı ve sabırlar dileriz" denildi. Saldırıyla ilgili Hakkari Valiliği ise Uzman Çavuş Ramazan Gülle'nin Konya Çeltik, Jandarma Er Ramazan Köse'nin Artvin Borçka, Jandarma Er Yunus Yılmaz'ın ise Bingöl Karlıova nüfusuna kayıtlı olduklarını açıkladı. Şehit olan Jandarma Er Ramazan Köse'nin, Artvin'in Borçka ilçesinde yaşayan ailesi, acı haberi öğrenince fenalaşarak hastaneye kaldırıldı. Borçka Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, İlçe Garnizon Komutanı Yüzbaşı Murat Mut, Belediye Başkanı Aslan Atan ve İlçe Müftüsü İbrahim Görmüş, şehidin ailesinin Aksu Mahallesi'ndeki evine gitti. Şehadet haberini yetkililerden duyan anne Gülsen ile oğulları Ufuk ve Samet Köse fenalaştı. Bu kişiler, 112 Acil Servis ekiplerince Borçka Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Şehidin Artvin'de defnedileceği mezarlığın, Köse'nin ilçeye gelmesinin ardından kararlaştırılacağı öğrenildi.
Milliyet

Tunceli Kapandı!
Tunceli'de dün PKK mezarlığı gerginliği yaşandı. Tunceli Valiliği, Pülümür Vadisi'nde yaptırılan 'PKK Mezarlığı'nın açılacağı' haberleri üzerine kente giriş ve çıkışları yasakladı. Kente gelen araçlar, güvenlik güçlerince geldikleri yöne geri gönderilirken, bu kararın olumsuz bir durumda sicillerin zarar görmesini önlemeye yönelik olduğu belirtildi. İçişleri Bakanlığı'nın onayı ile alınan bu karara tepki gösteren Tunceli Belediye Başkanı DBP'li Mehmet Ali Bul, PKK Mezarlığı'nın açılışının engellenmesi amacıyla 7 ilçe ile çevre iller ve Pülümür Vadisi'ne giden tüm yolların asker ve polis panzerleriyle kapatıldığını söyledi. DBP İl Başkanı Ergin Doğru da sabah erken saatlerden itibaren bütün yolların askeri ve polis araçlarıyla kapatıldığını belirterek, "İzmir'den bile çevik kuvvet getirilmiş" dedi. Bu uygulamayla 1990'lı yılların bile gerisine gidildiğini ileri süren Doğru, "Bu konuda muhatap bulamıyoruz. Böyle bir yasak; akıl ve mantık işi değil. Barış sürecinde insanlar mezarlarını ziyaret edemiyorsa, barış bunun neresinde? Umarım kısa sürede bu karardan vazgeçilir ve insanlar özgür bırakılır" diye konuştu.
Vatan

Gizemli 'Ötkür'den
Türkiye'yi ve ülkedeki yabancı misyonları terör alarmına geçiren sarı tozla ilgili yeni bilgiler gün ışığına çıkıyor. Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü (TEM) ekipleri, PTT Galatasaray Şubesi'nde incelemeler yaparak güvenlik kameraları ve posta listesini inceledi. Cuma sabahı ABD, Kanada, Almanya, Fransa ve Belçika başkonsolosluklarına gönderilen ve içinde sarı renkli toz bulunan zarflardan üçünün, soyadı 'Ötkür' olan bir kişi tarafından postaya verildiği ortaya çıktı. Diğer iki zarf ise farklı isimlerde gönderilmiş. İsimler üzerinde yapılan çalışmalarda ise sahte oldukları ortaya çıktı. Polis, zarfların tüm konsolosluklara aynı merkezden gönderildiği ihtimali üzerinde duruyor.
Akşam

EKONOMİ
Gram Altın                88, 2327          88, 3512
ABD Doları               2, 2304            2, 2326
Euro                           2, 8261            2, 8289
İngiliz Sterlini            3, 5890            3, 5925

Denetlenen İnşaatların Yüzde 70'i Durduruldu
İnşaatlardaki ölümlü iş kazaları sonrası ekim ayı itibariyle başlayan denetimin ilk sonuçları, sektördeki acımasız iş koşullarını gözler önününe serdi. Bu ay sonuna kadar 1800 şantiye için planlanan denetimlerde 974 şantiye için durdurma kararı alındı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanı Mehmet Tezel, "Sektörde kuralsızlık kural haline gelmiş. Denetlediğimiz şantiyelerin yüzde 60-70'ini durdurmak zorunda kaldık" dedi. İnşaat denetimleri kapsamında 1800 şantiyenin incelenmesinin amaçlandığını anımsatan Tezel, "Yüksekten düşme ve barınma yerleri için inşaatlarda teftişlere başladık. Barınma yerleri çadır olan şantiyeleri durduruyoruz. Yüksekten düşmeye ilişkin önlemlere bakılıyor. 43 ilde 186 heyetimizi denetimlere kanalize ettik" bilgisini verdi. Sonuçların sıkıntının büyüklüğünü ortaya koyduğunu ifade eden Tezel, "22 Ekim itibariyle Ankara'da 408, Adana'da 53, Bursa'da 104, İstanbul'da 278, İzmir'de 131 şantiyeye durdurma kararı verdik. 1800 yeri denetleme hedefiyle yola çıkıp, 974'ünü şimdiden durdurunca işin ciddiyeti de ortaya çıkıyor" dedi. Amaçlarının özellikle maden ve inşaatta mümkün olduğunca çok yere ulaşmak olduğunu belirten Tezel, yaptıkları tespitleri de anlattı. İnşaatlardaki şantiye şeflerinin aynı anda 4-5 yere baktığını belirten Tezel, "İnşaatları kalfalar idare ediyor. Artık yapı denetim firmalarının da görevlerini hakkıyla yapmaları gerekiyor. Bunlara dikkat edilmeli" uyarısında bulundu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanı Mehmet Tezel, "Bitmiş inşaatların artıklarından iskele yapılıyor. Yurtdışına iskele yapıp ihraç ediyoruz ama Türkiye'de kavaktan yapılan iskeleler bile kullanılıyor. Üstelik birçoğu artık et kısmı olmayan iskeleler, sadece boyası kalmış ve bu yapıların üzerine işçiler çıkarılıyor. Sonrası malum" dedi.
Hürriyet

Milli Parklarda Yapılaşmaya Fren
Danıştay 6. Dairesi'nden, Türkiye'deki 40 milli park ve tabiat parklarında, "kamu yararı" denilerek, başta hidroelektrik santralleri olmak üzere yapılaşmaya izin verilmesine fren geldi. Orman Mühendisleri Odası'nın "Milli parklara dokunmayın" diyerek açtığı davada, Milli Parklar Yönetmelik değişikliğinin yürütmesi oybirliği ile durduruldu. Danıştay, yasa hükmünün aynen yönetmeliğe taşınarak, "Üstün kamu yararı hallerine isabet edecek tesislerin sayım suretiyle gösterilmemesini" ve açık olarak yönetmelikte yer almamasını hukuka aykırı buldu. Davacı TMMOB Orman Mühendisleri Odası Başkanı Ali Küçükaydın, "Yapılaşmaya açılmayan bir milli parklar kalmıştı. O da yapılan yönetmelik değişikliği ile sağlanmıştı. Ancak Danıştay buna izin vermedi" dedi. Küçükaydın kararı Hürriyet'e şöyle değerlendirdi: "Orman Mühendisleri Odası olarak, hiç zaman geçirmeden, Türkiye'de korunan alanların anayasası olarak bilinen, Milli Parklar Kanunu'na aykırı olarak düzenlenen ve milli parklara her türlü plansız tesisin yapılmasının önünü açan bu yönetmelik değişikliğinin yürürlüğünün durdurulup iptali için Danıştay 6'ıncı Dairesinde dava açmıştık. Danıştay, yönetmeliğe eklenen 'kamu yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir zorunluluk arz eden' ifadesinin yürürlüğünü durdurdu. Bu çok sevindirici bir durum. Böylece milli parklara, uzun devreli gelişim planları yapılmadan ranta dönük plan dışı tesislerin yapılmasına dur denildi." Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın Milli Parklar Yönetmeliği'nde 18 Mart'ta yaptığı değişiklik milli parkları yapılaşma tehdidiyle karşı karşıya bırakmıştı. Yönetmeliğe eklenen, "İçme suyu temini açısından yapımı aciliyet gösteren ve kamu yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir zorunluluk arz eden tesisler için uzun devreli gelişme planı şartı aranmaz. İlgili kurumların görüşleri alındıktan sonra yapılan bu tesisler uzun devreli gelişme planlarına işlenir" maddesi nedeniyle artık milli parklarda "kamu yararı ve kesin zorunluluk halinde" her türlü inşaata izin verilebilecekti. Oysa, Milli Parklar Kanunu'na göre, bir milli parkın uzun devreli gelişme planı olmadan o milli parkta yapılaşmaya, yatırıma izin verilemiyor. Yapılacak yeni yapılar da bir gelişme planı hazırlanarak inşa edilebiliyor. Kanunun açık hükmüne rağmen yönetmelik değişikliğine gidilmişti.
Hürriyet
Büyük Ortak Satıyorsa Yatırımcılar Ne Yapsın
Borsa İstanbul'da son dokuz yılda 76 firmanın büyük ortağından ciddi satışlar geldi. Satışların nedenini tespit edebilenler zarardan sakınırken seçici davranarak ciddi kazançlar elde etme imkanı da buldu. Borsa İstanbul yeniden 80.000'li seviyelere tırmanırken yatırımcılar borsadan para çıkışı yaşanıp yaşanmayacağını anlamaya çalışıyor. Özellikle de yerliler, yabancıların hareketlerini izleyerek onlardan önce ancak, onlarla uyumlu işlemlerde bulunarak kazanmaya çalışıyor. Ancak, kısa vadeli işlem yapanlar için yabancıların hareketi belki önemli olabilir fakat uzun vadeli yatırım için aynı değerlendirmeyi yapmak doğru olmayacaktır. Benzer durum firmalardaki büyük ortakların satışı için de geçerli. Borsanın son 9 yıllık seyri içerisinde yabancıların ve büyük ortakların dönem dönem satış yaptıklarını görmekteyiz. Hatta büyük ortak satışından dolayı firmaların halka açıklık oranları da kayda değer oranda artabilmekte. Ancak, bu durum uzun vadede hisseye her zaman olumsuz yansımıyor. Geçmiş veriler bunu net gösteriyor. Satışların nedenini tespit edebilenler hisseye uzun vadeli bakmaları kaydıyla kazanıyor. Bununla birlikte tüm hisseler için aynı değerlendirmeyi yapmak zor. Özellikle mali yapısı zayıf firmalardaki satışlar, zaten gerilemekte olan fiyatın daha da düşmesine neden olurken çıkar umuduyla alanları hayli zarara uğratabilmekte. Zarardaki firmanın hissesi Türkiyedeki tasarruf oranının bu yıl yüzde 14.9'a çıkması bekleniyor. Bu oran gelişmekte olan ülkelerde yüzde 30'ların üzerinde. Ekonominin kurmayları yeterli olmayan tasarrufu sermaye piyasasına yönlendirmede hayli zorlanıyor. Yönelenlerin de büyük bir kısmı piyasayı uzun vadeli yatırım penceresinden bakmıyor. Günübirlik para kazanılacak yer olarak görüyor. Ancak bu yaklaşım tarzı daha ziyade zarara neden oluyor. Son dokuz yılda borsada işlem gören 15 şirketin büyük ortağından ciddi satış geldi. Bu satış neticesinde bu firmaların halka açıklık oranları artarken fiyatları da geriledi. Söz konusu şirketler içerisinden en fazla kaybettiren favori Dinlenme ve Mert Gıda oldu. Favori Dinlenme'de değer kaybı yüzde 88 olarak gerçekleşti. Mert Gıda'nın halka açıklık oranı yüzde 83'e çıkarken hisseyi halka arzın ilk gününde alıp hâlâ satmamış yatırımcının kaybı yüzde 88'e ulaştı. Oysaki bu süreçte BIST 100 Endeksi kapsamındaki hisselerin ortalama getirisi yüzde 100'e yaklaştı. Verilere baktığımızda son dokuz yıl içerisinde halka açıklık oranı artan ve kaybettiren 15 firmadan 10'u zararda. Neticede görülen o ki; bir hissenin mali yapısına bakmadan uzun vadeli tutmak tek başına kazanmaya yetmiyor. Ayrıca firmanın büyüyüp büyümediğinin de takipçisi olmak gerekiyor. Özellikle zarardaki firmaların büyük ortaklarından gelen satış, firmanın umutsuz bir yola girdiği şeklinde önemli bir işaret olabilmekte. Seçici olanlar kazandı Borsada bir firmada büyük ortağın satışı varsa bu durum hissenin düşmesi için önemli bir etken olarak görülmekte. Zira ciddi satışlar beraberinde piyasadaki arz talep dengesini satıcı lehine bozarken hissenin fiyatı üzerinde baskı yaratmakta. Buna bağlı olarak da hissenin fiyatı gerilemekte. Ancak mali yapısı güçlü firmaların büyük ortaklarından gelen satışlara rağmen uzun vadede hissenin çıkışının devam ettiği de görülüyor. Özellikle de satışlarını ve kârını istikrarlı bir şekilde artırmayı başaran firmalar için bu durum daha belirgin bir şekilde izlenmekte. Bu noktada Borsa İstanbul'da büyük ortakların satışları nedeniyle halka açıklık oranı artan ve uzun vadede kazandırmaya devam eden firmalar dikkat çekiyor. Titiz yatırımcılar, performansı yüksek olan bu hisselerde gerçekleşen ortak satışlarını alım fırsatı olarak değerlendirirken uzun vadede kazandı.
Milliyet
Dizi İhracatında Gözümüz Abd'nin Liderlik Koltuğunda
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, dünya insanların hayat algısı ve yaşam tarzını en çok etkileyen sektör olan sinema ve TV endüstrisinin 2017 yılında 100 milyar dolar büyüklüğe ulaşacağını belirterek, "Türkiye özellikle dizi sektöründe liderliğe oynuyor. ABD'den sonra en fazla dizi ihracatı yapan ikinci ülke konumundayız. Türk mallarını tanıtmak için ürün ve marka yerleştirmeye daha fazla önem vermeliyiz. Bu sayede Türk mallarının ihracat potansiyelini artırarak, kültür ürünleri ihracatımızı 2023 yılında 2 milyar dolar seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz" dedi. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ile yayınlandığı tüm ülkelerde milyonları ekrana kilitleyen Amerikan yapımı Lost dizisinin yönetmeni Bobby Roth'un da katıldığı 'Dünya Sinema ve TV Endüstrisinde Yükselen Değer Türkiye' panelinin açılışında yaptığı konuşmada Büyükekşi, Türk dizi sektörünün yıllık ihracat rakamının 200 milyon dolar olduğunu söyledi. Büyükekşi, dünya insanlarının hayat algısı ve yaşam tarzını en çok etkileyen sektör olan sinema ve TV endüstrisinin 2013 yılında 88 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştığını, 2017'de bu rakamın 100 milyar, 2018'de ise 110 milyar dolar olacağının tahmin edildiğini söyledi. Sektöre egemen olan ülkelerin, dünyaya yaşam tarzı ihraç ettiğini ve güçlü bir kültürel hegemonya oluşturduğunu belirten Büyükekşi "Sektörün bu anlamda ülkemiz için stratejik önemi tartışılmaz. Türkiye, kendi kültür coğrafyasında etkin bir güç olma yolunda ilerliyor. Daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi, daha müreffeh bir ülke olma yolunda ilerleyen, iç sorunlarını çözme yolunda kararlı adımlar atan Türkiye'nin önü açık" diye konuştu.
Star

Beyaz Liste Üç Kilidi Açacak
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) bünyesinde faaliyet gösteren Mali Eylem Görev Gücü'nün (FATF) Türkiye'yi dört yıldır yer aldığı kara para ile mücadelede gri listeden çıkarması Türkiye ekonomisine yansıması da hayli etkili olacak. Bu gelişme, uluslararası fonların girişi kapsamında Türkiye'nin önünü 3 kritik konuda açacak. Ekonomi yönetiminin çalışmasına göre kara para listesinden çıkılmasının ardından bankacılık işlemleri rahatlayacak. Bankaların maliyeti düşeceği için uluslararası finans kuruluşları ile rekabet edilebilecek. İkinci olarak Türkiye riskli ülke statüsünden kurtulduğu için 30'dan fazla ülkeden milyarlarca dolarlık para girişi olacak. Üçüncü kritik sonuç ise bu gelişmenin Türkiye'nin kredi notu görünümüne de olumlu yansıyacağı. Üst düzey bir ekonomi yetkilisi "Bundan sonraki ev ödevlerini de tam olarak yerine getirebilirsek, Ortadoğu ve Körfez sermayesinin yanı sıra AB ülkeleri ve Rusya'dan da önemli miktarda para girişi olacaktır. Çok sayıda ülke Türkiye'yi riskli gördüğü için parasını getirmeyebiliyordu" dedi. Fransa'da yapılan son toplantının ardından FATF, Türkiye ile ilgili olarak 2018'de kritik bir karar verecek. Paris'teki son toplantıda Türkiye'ye verilen ev ödevlerinin yerine getirilip getirmediğine bakılarak 4. tur değerlendirmesi yapılacak. Bu turda Türkiye'nin mevzuatı uygulayıp uygulamadığına bakılacak. Böylece Türkiye için süreç tamamlanacak. Maliye Suçları Araştırma Kurulu'nun koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda bütün kurumların işbirliği içinde çalışması hedefleniyor.
Star

Türk Telekom'a Avrupa'da Önemli Görev
Türkiye'yi farklı uluslararası platformlarda temsil eden Türk Telekom, Avrupa Telekomünikasyon Operatörleri Birliği'nin (ETNO) Yönetim Kurulu Üyeliği'ne ikinci kez seçildi. Geçtiğimiz günlerde Avrupa için 'Dijital Düşün' gündemini duyuran ETNO, Avrupa'da regülasyonu ve üyeleri için ticari ortamı şekillendiriyor. ETNO'dan alınan bu güvenoyu Türk Telekom'un uluslararası arenadaki liderliğinin kanıtı oldu. Türk Telekom CEO'su Rami Aslan, şirketin Avrupa telekomünikasyon sektöründe söz sahibi olmasının önemine değinerek, "Türk Telekom ailesinin, Avrupa kıtasının telekomünikasyon alanındaki politikasını şekillendiren şirketler arasında yer alması, Türkiye adına taşıdığımız çok kıymetli bir sorumluluk. Türk Telekom, sadece Avrupa'da değil GSMA ve SAMENA gibi küresel ve bölgesel platformlarda da aynı anda söz sahibi olan tek Türk şirket olarak önemli bir rol üstleniyor" dedi. Aslan, internetin beraberinde getirdiği rekabet ve telekomünikasyon sektörünün çok segmentli yapısı karşısında, gelecek için yeni bir ekonomik model ihtiyacı doğduğunun altını çizerek şunları söyledi: "Avrupa'nın dijital dönüşümü için yapılacak yatırımların yaklaşık 3 trilyon Euro'luk bir ekonomi yaratacağı tahmin ediliyor. Bu hem Türkiye hem de Avrupa telekomünikasyon sektörü için çok büyük bir fırsat ve parlak bir geleceği tarif ediyor. Türkiye'nin en değerli markası olarak ülkemizin dijital dönüşümünü gerçekleştirmeyi önceliğimiz olarak belirledik. Bu hedefle ilerlerken uluslararası yeni iş modelleri ve yaklaşımları geliştirmeye devam edeceğiz." ETNO Yönetim Kurulu Başkanı Luigi Gamberdella da "Türkiye ve Türk şirketleri daha güçlü bir Avrupa geleceği resminde yer almalıdır" dedi. Kurulduğu 1992 yılından bu yana Avrupa'daki büyük telekom şirketlerinin ortak sesi olan ETNO'nun 35 ülkede 50 üyesi bulunuyor. Üye operatörlerin cirosu 600 milyar Euro'ya ulaşırken, 1.6 milyon kişiye istihdam sağlanıyor.
Star

Dev İhaleyi Vakumlu Tuvalet İptal Ettirdi
TCDD tarafından 29 Mayıs 2014 tarihinde, yüksek hızlı tren ihalesi düzenlendi. 10 adet yüksek hızlı tren seti ve bu setlerin 3 yıllık bakımı için yapılan ihaleye Alman Siemens ile İtalyan Alstom firmaları teklif verdi. Siemens 339 milyon 872 bin 201 Euro fiyat belirlerken Alstom'un teklifi ise 262 milyon 116 bin Euro oldu. İhale sürecinde Alstom eksik evrak bildirdiği gerekçesiyle ihale dışı kalırken ihaleyi rakipsiz kalan Siemens kazandı. Alstom firması ihale dışı kalması üzerine Kamu İhale Kurumu'na (KİK) ihalenin iptali için başvuruda bulundu ve itirazlarını 6 başlıkta topladı. Dilekçesinde öncelikle elenmesine neden olan eksik evrak konusuna açıklık getirdi. Alstom'un bir gurup şirketi olduğunu, ihale için istenen evraklarda Fransa'daki şirketinin belgelerinin kullanıldığını bunun hata olmadığını dile getirdi. Ancak KİK bu itirazı, alt yüklenici firmalar listesinde Fransa'daki şirket yazılmadığı için kabul etmedi. İtalyan şirketin bir başka itirazı ise enerji tüketimi ile ilgili oldu. Dilekçesinde kendilerinin saatte 250 kilometre hızla gidecek hızlı tren için 12,548 kw/saat enerji tüketimi bildirdiklerini, Siemens'in ise saatte 300 kilometre için 12,036 kw/saat enerji tüketimi bildirdiğini, bunun da teknolojik olarak mümkün olmadığını öne sürdü. KİK bu itirazı da kabul etmedi. Alstom, Siemens'in verdiği 339 milyon Euro'luk teklifin, TCDD tarafından açıklanan 320 milyon Euro'luk yaklaşık maliyetin üstünde olduğunu dile getirdi. KİK ise yaptığı incelemede, Euro bazında bu durumun oluştuğunu ancak maliyetin TL bazında değerlendirildiğinde ise 974 milyon TL çıktığını, bunun da yaklaşık maliyet öngörülen 992 milyon TL'lik sınırın altında olduğunu saptadı. KİK yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: "Ödenek artırımının mümkün olması durumlarında kamu yararı ve hizmet gerekleri de dikkate alınarak sorumluluk idareye ait olmak üzere teklif kabul edilebilir." İtiraz dilekçesinde Alstom, gerekli rekabet ortamının oluşmadığını da iddia etti. Dilekçesinde, 9 firmanın ihale dosyası aldığını, ihaleye ise sadece kendilerinin ve Siemens'in teklif verdiğini, kendilerinin de evrak eksikliği yüzünden haksız olarak elendiklerini ifade etti. KİK ise bu itiraza, "İhalede tek geçerli teklifin bulunması tek başına rekabetin oluşmadığı anlamına gelmemektedir" cevabını verip yine reddetti.
Vatan

DÜNYA
İşte Til Şeir Tepesi
ABD uçaklarının bombalaması sonucu üçüncü kez el değiştirerek YPG'nin denetimine geçen Til Şeir Tepesi'ne çıktık. IŞİD'in saldırıları sürüyor. Kent içinde keskin nişancılar ölüm kusuyor. Yardıma gelecek ÖSO grupları istenmiyor. IŞİD kuşatmasının 41. gününde Kobani'ye destek amacıyla peşmergelerin bölgeye nasıl ulaştırılacağı tartışmaları sürerken, kent merkezinde çatışmalar şiddetlendi. Milliyet Kobani'ye ikinci kez girdi. ABD uçaklarının bombalaması sonucu üçüncü kez el değiştirerek YPG'nin denetimine geçen ve bayrak asılan stratejik önemdeki Til Şeir Tepesi'ne çevre köylerden IŞİD saldırıları sürüyor. Dün öğleden sonra koalisyon güçlerine ait savaş uçakları Kobani'nin doğusundaki IŞİD hedeflerine bombardıman düzenledi. Peş peşe 2 kez düzenlenen bombardımanda hedef alınan mevzilerden yükselen dumanlar Türkiye tarafından da görüldü. Kobani'nin batı yakasından kent merkezine girişte, "Kobani'ye hoşgeldiniz" tabelası ve kent merkezine kadar olan bölgede yüzlerce YPG'linin mevzilerde IŞİD'le savaştığını görüyoruz. Çatışmalar nedeniyle kent merkezi tahrip edilmiş ve IŞİD güçleri, sınır kapısını almak için tüm hatlarıyla saldırılarını bu alana yöneltmiş. Hakim noktalara yerleşen IŞİD'in keskin nişancıları nedeniyle sokak aralarında bile dolaşmak büyük risk teşkil ediyor. Eskiden, klasik suikast silahı olan Kanas kullanan IŞİD militanları, şimdi teknolojik imkânlar doğrultusunda termal kameralı Kanas kullanmaya başlamış. Direkt hedefe kilitlenen Kanas'lar insansız da kullanılabiliyor, hedefler uzaktan kontrolle vurulabiliyor. YPG'liler, özellikle IŞİD'in sınırın sıfır noktasına sızma yaptığı ve Türk sınırını yakından kullandığını, bu sırada Türk tarafında elektriklerin kesildiğini belirterek, bu durumun saldırı mesajı olarak algılandığını söylüyor. Önceki gece IŞİD'in tüm güçleriyle sınır kapısına saldırdığını aktaran YPG'liler, saldıran ilk grubun büyük kayıp verdiğini, ancak yeniden saldırıya geçtiklerini ve çatışmaların Sabaha kadar sürdüğünü belirtiyor. Türkiye'de IŞİD'e karşı Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) Kobani'ye gönderileceği yönünde haberler gündeme gelirken, YPG yetkilileri, bunun gerçeği yansıtmadığını ileri sürüyor. Savaşı yakından izleyen bir gözlemci, bu tür bilgilerin medyada yer almasının IŞİD'in Kobani'de saldırılarını artırmasına neden olduğunu söyleyerek "Türkiye'nin gelmesini istediği grupla, IŞİD arasında bir fark yok. Tevhid grubunun başında yer alan ABDulcabbar Egidi, IŞİD ile savaşmak için bölgeye giden birçok grubu engelledi. Bunların ÖSO ile ilgisi yok. Kobani'ye gönderilmek istenen Tevhid alayı, islami cephenin bileşenidir ve IŞİD'e yakın gruptur" dedi. Kobani'de yaşanan savaş, sokak aralarında yoğunlaşarak sürüyor. IŞİD'in hakim tepelerden Kobani'nin birçok noktasına 57 ve 120'lik ağır havan mermileri attığı, ayrıca kanaslarla insan avladığı belirtiliyor. Savaş nedeniyle kentin tamamına yakını Türkiye'ye göç ederken, kent nüfusu 70 binden 2 bine inmiş. Kent merkezinde 2 bin civarındaki aralarında kadın ve çocukların da olduğu sivil, IŞİD'in saldırıları altında yaşamına devam etmeye çalışıyor.
Milliyet
Dünyanın Çağrısına Rağmen İdam Edildi
Dünyanın dört bir yanından gösterilen tepkilere rağmen İran'da cinayetten hüküm giyen bir kadın mahkum dün idam edildi. 26 yaşındaki Reyhane Cebbari Melayeri, kendisine tecavüz etmeye kalkıştığını söylediği bir kişiyi öldürmekten hüküm giymişti. Uluslararası insan hakları örgütleri, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler'in çağrısına ve sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilere rağmen Melayeri cumartesi günü asılarak idam edildi. Melayeri'nin kendisine tecavüz etmeye kalkıştığını söylediği Murtaza Serbendi, eskiden İran istihbaratında çalışan bir yetkiliydi. Serbendi, tıbbi malzeme ticareti yapan eski bir İran İstihbarat Bakanlığı çalışanıydı. İç mimar olarak çalışan İranlı kadın Melayeri, Serbendi'nin açmayı düşündüğü ofisinde kendisine saldırıya kalkıştığını belirtmişti. Melayeri, Serbendi'yi saldırdığı için 'arkasından bıçakladığını' kabul etmiş, ancak o sırada evde bulunan ve kimliğini afişe etmek istemediği başka bir kişinin Serbendi'yi öldürdüğünü öne sürmüştü. Ancak mahkeme meşru müdafa iddiasını yeterli bulmamış, 2009 yılında Melayeri'yi kasten adam öldürmekten suçlu bulmuştu. Mahkeme, Melayeri'nin cinayeti planladığını iddia etti. Buna gerekçe olarak Serbendi'nin arkasından bıçaklanarak öldürülmesi, tecavüz girişiminde bulunduğu iddia edilen odanın kapısının kilitli olmaması ve Melayeri'nin bir arkadaşına 'Yarın onu öldüreceğim' ifadesinin bulunduğu bir elektronik posta atması gösterilmişti. İran mahkemesi Serbendi'nin ailesine kadının affedilmesi ve cezanın ömür boyu hapse çevrilmesi çağrısında bulunsa da aile Melayeri'den 'gerçeği söylemesini' istemişti. Melayeri ise cinayeti işlediğini belirttiği kişinin kimliğini açık etmedi. Melayeri, nisan ayında idam cezasına çarptırıldı, ulusal ve uluslararası insan hakları örgütleri kararı protesto etti. BM İnsan Hakları İran Özel Raportörü Ahmed Şehid, resmi makamlardan idam cezasının kaldırılmasını istedi. Uluslararası Af Örgütü ise genç kadının usulsüz bir yargılama süreci geçirdiğini belirterek idam cezasının durdurulmasını ve yargılamanın yenilenmesini talep ediyordu. Sosyal medyada ise geçtiğimiz ay idamın durdurulması için bir kampanya düzenlenmişti. İranlı oyuncular da idama karşı çıkıyordu. Tüm bu çağrılara rağmen Melayeri, başkent Tahran'da bulunan Recayi Şehr Hapishanesi'nde dün infaz edildi. Uluslararası Af Örgütü idamı protesto ederek, "İran'ın insan hakları hanesindeki kanlı bir leke" olarak betimledi. BBC Farsça servisine konuşan genç kadının annesi Shole Pakravan da idam haberini doğruladı ve idamdan bir gün önce kızını bir saat görebildiğini aktardı.
Milliyet
Ab'de Alacaklı Borçlu Krizi Patlak Verdi
Avrupa Birliği (AB) liderlerinin Brüksel'deki toplantısına bütçe krizi damgasını vurdu. AB, bu yılın bütçesine ek ödeme yapması için toplam dokuz üye ülkeye 3,2 milyar euronun üzerinde fatura çıkardı. Son dönemde AB'den ayrılmayı tartışan İngiltere karara ateş püskürürken, Londra öncülüğünde Hollanda, İtalya ve Yunanistan'ın ek ödemeye karşı ortak tutumda anlaştı. AB, en ağır faturayı gelişmiş ekonomiler içerisinde en hızlı büyümeyi kaydeden İngiltere'ye kesti. İngiltere'den 1 Aralık'a kadar Avrupa Birliği'ne 2,1 milyar euro ödeme yapması talep edilirken, İngiltere Başbakanı David Cameron, faturayı bu süreye kadar ödemeyeceğini açıkladı. İngiltere Başbakanı, Avrupa Birliği'nin son ödeme tarihinden yaklaşık 5 hafta önce açıkladığı ek bütçe katkısına İngiltere'nin duruşuna, İtalya, Hollanda ve Yunanistan'ın başbakanlarının da destek verdiğini belirtti. Cameron, dün AB ülkelerinin maliye bakanlarını "acil toplantıya" çağırmasının ardından düzenlediği basın toplantısında, "Tabii ki eğer ekonomi hızlı ya da yavaş büyüyorsa bir takım düzenlemeler olur. Her yıl düzenlemeler oldu, bunları gördük. Bazen biraz daha fazla, bazen biraz daha az ödersiniz. Fakat hiç 2 milyar euroluk bir faturanın ortaya konduğu bir durum olmadı" dedi. İngiltere'nin, AB bütçesine ek ödeme yapması yönündeki talebe sert şekilde karşı çıkmasının ardından, Brüksel'in henüz "kesin olmadığı" söylenen ödeme taleplerini yeniden gözden geçirmesi ve son ödeme tarihini değiştirmesi bekleniyor. Ek ödeme yapması talep edilen ülkelerden ödemenin taksitler halinde alınması da seçenekler arasında yer alıyor. İngiltere'nin ardında AB bütçesine en yüksek ödemeyi 642,7 milyon euro ile Hollanda'nın yapması bekleniyor. İtalya'nın 340,1 milyon ve Yunanistan'ın ise 89,4 milyon euroyu belirlenen son ödeme tarihine kadar AB bütçesine ödemesi gerekiyor. AB'nin bütçesinden en yüksek ödemeyi alacak ülke ise Fransa. Fransa'ya 1 milyar euro ödenmesi beklenirken, Almanya'ya 779 milyon, Polonya'ya 316 milyon ve Finlandiya'ya 180 milyon euro geri ödeme yapılması bekleniyor
Milliyet
Peşmerge Bugün Kobani'de Mi?
Kuzey Irak yönetimine bağlı Peşmerge Güçleri'nden ilk birliğin, bugün IŞİD ile PKK'nın Suriye uzantısı YPG güçleri arasındaki mücadelenin 41 gündür devam ettiği Kobani'ye Türkiye üzerinden geçeceği açıklandı. Kürt Rudaw haber sitesinin verdiği bilgiye göre 150 kişilik ilk birlik, bugün ağır silahlarla Kobani'de olacak. Rudaw'a konuşan Peşmege Güçleri Birinci Destek Birliği Komutanı Ahmed Gerdi, son hazırlıkların tamamladığını ve Türkiye üzerinden Kobani'ye gidecek olan ilk birliğin hazır olduğunu ifade etti. Gerdi, Kobani'ye gidecek birliğin Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ve Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) peşmergelerinden oluştuğunu belirtti. Ancak Irak Kürt Bölgesel Yönetimi, peşmergenin Kobani'ye (Ayn el Arap) gidiş tarihine ilişkin medyada yer alan haberleri yalanladı. Peşmerge Bakanlığı Genel Sekreteri Cabbar Yaver, "Bazılarpeşmergenin yarın yola çıkacağını iddia ediyor. Ne zaman gideceği ve gönderilecek silahlara ilişkin yayımlanan bazı haberler yalandır. Kim konuşursa konuşsun, reddediyoruz" dedi. Bu konunun "askeri sır" niteliğinde olduğunu ve hiçbir şekilde açıklanmadığını belirten Yaver, "Bunlarla ilgili hiçbir açıklamamız ve bilgilendirmemiz olmamıştır" şeklinde konuştu. Öte yandan Kobani'ye gidecek olan peşmergelerin kimlik bilgilerinin, Türkiye ve ABD ile paylaşıldığı öğrenildi. Daha önce peşmerge isim listesinin Türkiye'ye önceden iletildiği ve Ankara'nın bu isimler içerisinde PKK geçmişi bulunan kişiler olup olmadığını kontrol ettikten sonra geçişe onay vereceği belirtilmişti.
Vatan
Almanya Ve Fransa Mutlu
Yeni bütçe katkısı hesaplaması en çok AB'nin iki lokomotif ülkesi Almanya ve Fransa'yı mutlu etti. Beklentilerin altında büyüdükleri iddiasıyla bu iki ülkenin 146.4 milyar euro'luk Avrupa Birliği bütçesine yaptıkları katkıda indirime gidildi. Buna göre AB'nin en zengin ve en güçlü ülkesi Almanya AB bütçesine katkıdan 779 milyon euro indirim alırken, Fransa ise 1 milyar euro kadar indirim aldı. Almanya Başbakanı Angela Merkel, 'İngiltere'ye kesilen bu fatura beni de çok şaşırttı. Ama Cameron'ın ödeme süresi dışında buna bir itirazı olacağını zannetmiyorum" dedi.
Vatan
Peşmerge Sırrı
Türkiye'nin Suriye'deki Kürt bölgesi Kobani'ye koridor açma kararının ardından bölgeye geçmesi beklenen Peşmerge ile ilgili Kuzey Irak yönetiminden farklı açıklamalar geliyor. Kuzey Irak merkezli haber kanalı Rudaw'a konuşan Peşmerge Güçleri Birinci Destek Birliği Komutanı Ahmed Gerdi dün, Türkiye üzerinden Kobani'ye gidecek ilk birlik için hazırlıkların tamamlandığını söyledi. Gerdi'nin verdiği bilgiye göre bu ilk birlik KYB ve KDP Peşmergelerinden oluşuyor. Rudaw Kobani'ye gidecek olan Peşmergelerin kimlik bilgilerinin Türkiye ve ABD ile paylaşıldığını ifade etti. El Cezire Türk'e konuşan Peşmerge Sözcüsü Helgurt Hikmet ise şunları söyledi: "Biz hazırlığımızı tamamladık, gelecek hafta Peşmerge gücü yola çıkıyor. Tam günü belirtemiyoruz, çünkü o gün gelir, bir aksilik çıkarsa ve gidemezsek olmaz. Önemli olan bu güç yola çıkıyor ve gelecek hafta başında, en geç hafta içinde yola çıkacak. Salıya kadar oraya ulaşmış olacak. 155 kişilik bir ekiptir ve karayoluyla gidecekler. Tam olarak nereden gideceklerini söyleyemem." Hikmet Peşmergelerin tamamının ağır silah uzmanı olacağını, hem savaşıp hem eğitim vereceğini belirtti. Peşmergelerin kendi kıyafetleriyle gideceklerini belirten Hikmet Türkiye ile ilgili de şu ifadeleri kullandı: "Türkiye ile herhangi bir problem yok. Türkiye bize yardım etmek istiyor. Bu konu (sivil kıyafetle geçme konusu) hiçbir zaman gündeme gelmedi. Eğer bazı şartları olursa da bunu anlayışla karşılarız. Hatta başka bazı konularda bize yardım etmeye hazır ama o konuların içeriğini şimdi açıklayamam." Peşmerge Bakanlığı Genel Sekreteri Cabbar Yaver ise, AA'ya yaptığı açıklamada, "Bazıları Peşmergenin yarın (bugün) yola çıkacağını iddia ediyor. Peşmergenin ne zaman gideceği ve gönderilecek silahlara ilişkin yayımlanan bazı haberler yalandır. Kim konuşursa konuşsun, reddediyoruz" dedi. Yaver bu konunun "askeri sır" niteliğinde olduğunu ve hiçbir şekilde açıklanmadığını belirtti.
Akşam
Arap Baharı'nın Beşiğinde İlk Genel Seçim
"Arap Baharı" rüzgarının ilk estiği ülke Tunus'ta halk, o ülkede adlandırıldığı şekliyle Yasemin Devrimi'nden sonraki ilk milletvekili seçimleri için bugün sandık başında. Yaklaşık beş milyon Tunuslu meclis üyelerini belirlemek için oy kullanıyor. İlk defa bu seçimlerden sonra milletvekilleri hükümete güvenoyu verme ve çekme yetkisine sahip olacak. Yarışın Nahda Hareketi lideri Raşid Gannuşi ile Nida Partisi lideri El Baci arasında geçmesi bekleniyor. 2011'de resmi olarak faaliyet izni alan en Nahda Partisi, "ılımlı İslamcı" veya "merkez sağ parti" olarak tanımlanıyor. Raşid el Gannuşi, 20 yıl sürgünde kaldığı İngiltere'den devrim sonrası ülkesine dönmüştü. Türkiye'nin kendileri için bir model teşkil ettiğini belirten Gannuşi, İslam ve modernite arasında bir denge kurmaya çalıştıklarını söylüyor. Gannuşi Tunus'ta her kesimin temsil hakkının bulunduğunu, ülkede Mısır'daki Sisi benzeri bir sistemin kurulmasına izin vermeyeceklerini söylüyor.
Akşam
POLİTİKA
Bahçeli: Bu Tarihi Hatadan Dönün
MHP lideri, Jandarma'yla ilgili yeni düzenlemeyi "Katliam" diye niteledi. Peşmergeye koridor açılması konusunda ise "Bu hatanın sonucu çoğa mal olacaktır" diye konuştu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, iktidara İmralı'da sekretarya oluşturulması ve Kobani'ye Türkiye üzerinden peşmerge gönderilmesi konusunda, "Bu tarihi hatadan dönün" çağrısı yaptı. Bahçeli, Jandarma'yla ilgili yeni düzenlemeyi ise, "Katliam" olarak niteledi. Bahçeli, dün MHP Genel Merkezi'nde gerçekleştirilen, "Siyaset ve Liderlik Okulu'nun 11. Dönem" açılış töreni sonrasında bir gazetecinin, "Teröristbaşına İmralı'da sekreterya sağlanması konusunda sizin değerlendirmeniz nedir" sorusuna, "PKK meşrulaştırılıyor" yanıtını verdi. Bahçeli, şöyle devam etti: "Öncelikle başına almak lazım. Hala Türkiye'de 1 Ağustos 2009 günü Gölbaşı'nda emniyet güçlerinin bir tesisinde bazı insanların bir araya gelmesiyle başlatılmış olan demokratik açılım süreci şimdi son ifadesiyle 'çözüm süreci' olarak nitelendirilmektedir. Fakat Türkiye'de 63 akil insan başta olmak üzere iktidarı oluşturan 312 milletvekili ve Bakanlar Kurulu'nun da değerli üyeleri çözümden ne anlaşılması gerektiğini bir türlü tanımlayamamaktadır. Millet oyalanmaktadır ama PKK'nın hedeflerine ulaşması noktasında tavizler paketiyle bugünkü siyasi iktidar PKK'ya yardımcı olmaktadır. PKK meşrulaştırılıyor ve Türkiye'nin zannediyorum bugünkü siyasi iktidarın eş başkanı olacak bir şahsın hazırlanmasına katkı sağlıyorlar. Bize göre bunlar ihanete yardımcı olan yanlış değerlendirmelerdir, böyle bir saçmalık olmaması lazımdır. Çözüm süreci aldatmasından da milletin kurtulması lazımdır." Bahçeli, "Peşmergenin geçişiyle" ilgili olarak ise , "Bunlar Kuzey Irak'ta Irak'ın toprak bütünlüğüne ihanet etmiş, Irak'ın yönetimiyle çelişki içerisinde olan ve Türkiye'nin baş ağrısı, Irak'ın da düşmanı olan bir güruhun insanlarını muhatap alarak Türkiye üzerinden geçirmek çok büyük bir tarihi hatadır. Bu hatanın sonucu çoğa mal olacaktır. Başta Sayın Cumhurbaşkanı olmak üzere bu hatadan dönmelerinde yarar vardır" diye yanıtladı. İç güvenlik reformu ve jandarmanın yeni durumu konusunda ise Bahçeli, "Jandarma'ya en büyük ihtiyaç duyulduğu bir ortamda böyle bir konuyu gündeme getirmek, PKK taleplerine yeni bir taviz olarak sunulması düşünülmektedir. Bundan da MHP olarak kabulümüz mümkün değildir" karşılığını verdi.
Milliyet

'Neye Mal Olursa Olsun Çözeceğiz'
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç AK Parti İstanbul İl Danışma Meclisi'ne katıldı. Arınç şunları söyledi: Milli Birlik ve Kardeşlik projesi diye yola çıktık. Baldıran zehiri içmek gibi iktidardan kaçmak gibi Bu işi çözeceğiz. Neye mal olursa olsun bu işi çözeceğiz. Bu işin çözülmesini istemeyenler var. Sadece karşımızdaki Kandil, örgüt, terörden beslenenler, çıkar sağlayanlar değil; bazı kurumların içerisinde de bu iş olmasın diye ayağını geri geri atanlar, umutsuzluk aşılayanlar bunların hepsi var. HDP'nin genel başkanı 6- 7 Ekim olaylarından sonra günah çıkartır gibi açıklamalar yaptı. 'Duygusal kırılmaya uğradı Kürtler' diyor Demirtaş. Musul, Kerkük buralarda da kanlar döküldü o zaman duygusal kırılma olmadı mı? Kobani'ye gelince mi duygusal kırılma oldu? Her duygusal kırılmaya uğrayan milletin ambulanslarını yakacak, sokakta insan kurşunlayacak olsa Türkiye'nin hali ne olur? Senin yaşadığının bin mislini ben yaşadım ama dağa çıkmadım, isyan etmedim, elime silah almadım. Biz gidersek Türkiye'de her şey kötüleşir. Bazen böyle bir ihtimali düşünüyorum ve afakanlar içinde uyanıyorum. 2015 Haziran 7'sini hedefleyerek bu seçimden başarı ile çıkmak zorundayız. Allah ömür verirse Cumhurbaşkanımızın 2. dönemini göreceğiz. Milletvekili ve belediye seçimleri yenilenecek. Belki 3 sandığı bir araya getireceğiz."
Vatan

Hesap Verecekler
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Kayseri'de gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Açılışlar için geldikleri Kayseri'de, Yüksekova'dan gelen acı haberi büyük üzüntüyle öğrendiklerini dile getiren Davutoğlu, 3 askerin hunharca bir saldırıyla şehit edildiğini belirterek, şunları söyledi: Genelkurmay Başkanımıza, İçişleri Bakanımıza ve Hakkari Valimize gerekli talimatları verdim. Her türlü çaba gösterilecek, bu katiller, bu alçaklar yaptıklarının hesabını verecekler. Kimse halkımızın ve devletimizin bu saldırılar karşısında herhangi bir şekilde tereddüt göstereceğini düşünmemelidir. Bütün bunlar, açık şekilde Kobani olayları ve arkasını takip eden gelişmeler göz önüne alındığında, Türkiye'yi kaosa, kargaşaya sürüklemek isteyen iç ve dış çevreler ve odaklar tarafından nasıl planlar yapıldığının açık bir göstergesi. Hiçbir yetkilimizden, başta benden, İmralı'da herhangi bir sekretarya kurulacağına dair bir ifade söz konusu olmamıştır. Hiç kimseye verilmiş bir sözümüz de yok. Kamu düzeni sağlanmadan hiçbir talep, hiçbir görüşme yapılamaz. Kamu düzeni sağlanacak, bu hunharca saldırılar sona erecek. Kılıçdaroğlu Öcalan'ın benimle görüştüğüne dair son derece açık söylüyorum, ihanet ifade eden bir ithamda bulundu. Böyle bir görüşme söz konusu değil.
Akşam

SPOR
Türkiye Basketbol Ligi'nin 3. haftasında Beşiktaş Integral Forex, Royal Halı Gaziantep'i deplasmanda 88-81 yenmeyi başardı, rakibine ilk yenilgisini tattırırken, 2. galibiyetine ulaştı. Anadolu Efes ve Fenerbahçe Ülker maçının yıldızları Harris- Higgins-Calloway üçlüsünün sayılarıyla maça başlayan Antep, sakatları nedeniyle biraz da zorunlu olarak başvurduğu 4 kısalı sistemde, yine dışarıdan isabetli şutlar kullandı, ilk periyodu 22-16 üstün kapadı. Savunmada çok agresif olan ve bu şekilde rakibin oyununu bozan Antep'e, Beşiktaş da kısalarak yanıt verdi, 13. dakikada 25-24 öne geçti. Beşiktaş, Altan'ın da skora katkısıyla kontrolü ele geçirip, yeniden arayı açan ev sahibi, farkı 11 sayıya kadar çıkardığı devreyi 50-40 galip bitirdi. İkinci yarıya Beşiktaş daha tempolu başladı. Kerem'in sakatlığı nedeniyle oynamadığı maçta Engin Atsür hücumda sorumluluk alıp, Lofton ile bulduğu üçlüklerle farkı azaltırken, 4 numaralı pozisyona çekilen Broekhoff ile son transfer Holland da hem ribaunt, hem de skora çok olumlu katkı yaptı. Johnson ile boyalı alanı savunurken, rakibin dış şut silahına karşı, savunmasını biraz daha dışarıda kuran Beşiktaş, bu düzende kontrolü ele geçirerek, 3. periyodu 67-63 önde kapadı. Antep, rakibinin dışarıya açılan savunmasını sadece Calloway'in penetreleriyle cezalandırmaya çalışsa da, topa daha fazla baskı yapan Beşiktaş, ikinci yarıdaki akıllı savunması ile rakibinin bu çabasını da sonuçsuz bıraktı salondan da 88-81 galip ayrılmayı başardı.
Milliyet
Galatasaray 35. başkanını seçti. Ünal Aysal'ın olağanüstü genel kurul kararı alması üzerine dün Galatasaray Lisesi'nde gerçekleştirilen genel kurulda Duygun Yarsuvat, Alp Yalman'ı geride bırakarak başkanlık koltuğuna oturdu. Kongreye 8 bin 544 üyeden aidatını yatıran 6 bin 736'sının katılma hakkı vardı. Ancak salona gelen 3 bin 379 üye oyunu kullandı. Dostane bir ortamda geçen genel kurul başlamadan önce her iki aday ve listesindeki yönetici adayları Galatasaray Lisesi'nin bahçesinde bir araya gelerek, birbirlerine başarı diledi. Daha sonra kongre salonuna geçildi. Genel Kurul divanı oluşturulurken, başkanlığa İrfan Aktar seçildi. Oy kullanma işlemi öncesinde Yarsuvat ve Yalman, üyelere hitap etme hakkını kullanmayacaklarını genel kurul divanına bildirdi. Alp Yalman için sarı, Duygun Yarsuvat için ise kırmızı renkli oy pusulaları kullanıldı. Bu arada; sarı ve kırmızı listelerin dışında beyaz liste de hazırlandı. Yalman ve Yarsuvat'ı başkan olarak yazan kongre üyeleri, bu listeye farklı yönetici adaylarının isimlerini yazdı. Ancak başkanların beyaz oyları geçerli sayıldı. Geçerli 3 bin 343 oyun bin 777'sini alan Yarsuvat, başkanlığa seçildi. 77 yaşındaki duayen yönetici, son sandık öncesi zaferini ilan ederken; Yalman'a 211 fark attı. Bu, Galatasaray'daki en çekişmeli seçim olarak tarihe geçti. Yalman 15 sandığın 2'sinde üstünlük sağlarken, 3 sandıktan eşitlik çıktı. Yarsuvat 7 ay süreyle başkanlık görevini yürütecek. Mayıs 2015'teki kongrede yeniden aday olmayacak tecrübeli yöneticinin, koltuğuna Ali Dürüst'ü aday göstererek bırakacak.
Star

F.Bahçe'de 12. adam ile saha içi arasında ipler gerildi. Teknik Direktör İsmail Kartal'a yönelik protestolar karşısında Sarı-Lacivertli futbolcular, tek yumruk olup hocalarına sahip çıktı. Maç adeta G.Birliği ile F.Bahçe arasında değil, F.Bahçeli futbolcular ile tribünler arasındaydı. Bu bölünmüşlük tablosuna ilk fırça darbeleri ilk yarıda atıldı. Takımın kaleye gidememesi üzerine tribünlerden 20. dakika sonrası "Adam gibi oynayın, sabrımız taşıyor" resti geldi. Bir kısım tribünden 1-1 sonrası "Ersun Yanal" ve "Taktik versene Aziz Yıldırım" tezahüratları yükseldi. Kartal moral olarak çöktü. Kulübeye gidip oturdu. Sow oyundan çıkarken yerine giren Emenike ıslıklandı. Tribünlerin bu tepkisine karşı takımın cevabı ise 2. golden sonra geldi. Herkes havalara uçarken, İsmail Kartal hiç sevinmedi. Bunun üzerine futbolcular kulübeye koştu. Kartal'a tam destek verdiler. Yedek kulübesinde olan Emre de ayağa kalkıp, hocasının boynuna sarıldı. İsmail Kartal ise tüm bu yaşananlar karşısında gözyaşlarını tutamadı.
Akşam

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme