31 Ekim 2014 Cuma

31.10.2014 Genel Gündem

31.10.2014 Cuma
GÜNDEM
Cinayet Örgüt İşi 
Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin Yargıtay'dan dönen davanın görülmesine İstanbul 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Duruşmaya Dink Ailesi'nin avukatları ile sanıklar Ersin Yolcu, Erhan Tuncel ve Ahmet İskender'in avukatları katıldı. Mahkeme başkanı duruşmaya Ogün Samast'ın 2'nci Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığı davanın birleştirme talebini okuyarak başladı. Sanık Erhan Tuncel'in avukatı Erdoğan Soruklu, bozma ilamına uyulmamasına ve İstanbul 14'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği "Örgüt yok" kararına direnilmesini talep etti. Avukat Soruklu, "Bu baskı kapsamında Yargıtay'a adeta yetkili mercilerce kararın bozulması amacına yönelik etkili bir kampanya uygulanmıştır. Müvekkilimin adil yargılanma hakkı, yargılama süresinde olduğu gibi temyiz aşamasında da alenen ihlal edilmiştir. Yargıtay tarafından verilen bozma kararı öncelikle adil yargılanma hakkını ihlal eder nitelikte, kamuoyu ve yürütme baskısı altında alınmış olduğundan hukuka aykırıdır" dedi. Diğer sanıklardan Ersin Yolcu ve firari sanık Ahmet İskender'in avukatı Feyzullah Şama da, Yargıtay'ın kararına uyulmaması gerektiğini ifade ederek, "Müvekkillerim olaydan iki gün önce sanıklardan Yasin Hayal ile tanışmıştır. Önceki aşamada o ve diğer sanıkları tanımamaktadır. Yasin Hayal'in diğer sanıklarla bağlantısı bilinmemektedir. Bu bakımdan müvekkillerim ile diğerleri arasında örgütsel bir bağ bulunmamaktır. Direnme kararı verilmesini talep ediyoruz" diye konuştu. Mahkeme daha sonra duruşma savcısının görüşünü sordu. Savcı da Yargıtay'ın "Örgüt var" şeklindeki kararına uyulmasını talep etti. Duruşmaya bir süre ara veren mahkeme heyeti, Yargıtay kararına uyulup uyulmayacağını açıklamak için birkaç duruşmadır ifadeye beklediği firari sanık Ahmet İskender için kararını verdi. Mahkeme kararında, savunması tespit edilmeden diğer sanıklar hakkında hüküm kurulabileceğinden, sanık Ahmet İskender'in bozma ilamına karşı şimdilik diyeceklerinin sorulmasına yer olmadığını belirterek dosyasını ayırdı. Mahkeme ayrıca Yargıtay 9'uncu Ceza Dairesi'nin Hrant Dink davasında, sanıkların 'suç işlemek amacıyla oluşturulan örgüt üyesi' olduklarına dair verilen kararına uyulmasına da oy birliğiyle karar verdi.
Hürriyet


Cumhuriyet Ayakta 
9'uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nın 91'inci yıldönümünde 'Ayaktayız' mesajı verdi. Uzun süren sessizliğini Kanal D'de yayınlanan 'Abbas Güçlü ile Genç Bakış' programında bozan Demirel, "Çankaya'nın taşınmasını çok önemsemiyorum. Bunlar şekli şeyler. Mühim olan Cumhuriyet'in kendisidir ve ayaktadır. Ve Türk milleti Cumhuriyet'in değerlerinin ve temel prensiplerinin zedelenmesine razı olmaz" dedi. Demirel, Güniz Sokak'tan yapılan yayında özetle şunları söyledi: Halkımızın Cumhuriyet Bayramı'nı kutluyorum. Her sene çok coşkuyla, sevgiyle, Cumhuriyet Bayramı kutlanır. Bu halkımızın Cumhuriyet'e olan bağlılığının eseridir. Cumhuriyet büyük Atatürk'ün Türk milletine yaptığı rehberlikle kurduğu en büyük eserdir. Hepinize vereceğim mesaj, Cumhuriyet'e iyi sahip çıkın. Cumhuriyet büyük hadisedir. Eğer bugün ayağında çarık, yol yok iz yok, hastane yok, şeklen mevcut ama yoksul bir Türkiye yerine 17'nci ekonomi olan bir Türkiye varsa bu büyük Atatürk'ün ve Cumhuriyet'in sayesindedir. Gelin Cumhuriyet'in temel değerlerini zedelemeyelim. Çağdaş uygarlık seviyesinden, hukuk devletinden uzaklaşmayalım. Laiklikten, sosyal devletten uzaklaşmayalım. Ve birbirliğimizi beraberliğimizi, kardeşliğimizi koruyalım. Sandıktan çıkan hukuku elinden almaya kalkarsa, sandıktan aldığı gücü yanlış kullanıyor demektir. Halkın verdiği yetki her şey değildir. Halk yönetim yetkisi vermiştir. Yoksa bir gün çık ortaya halkın ne kadar hakkı hukuku varsa elinden al. Bu değildir. Eğer bugün birtakım itirazlar ya da eleştiriler varsa, hukuk devleti üzerine bir takım sözler söyleniyorsa bu aslında Türkiye'nin hâlâ dönüşüm içerisinde olduğundan dolayıdır. Türkiye'de eğer hukuk devleti iyi işlerse, bu arızalar giderilirse, adalet tam doğru sağlanırsa o zaman hukuk devleti ihtiyacı başka şekle gelir. Yani her gün hukuk devleti ihtiyacı olmaz. Çağdaş hukuk devleti birinci İkincisi çağdaş hukuk devleti Üçüncüsü laik hukuk devleti Bunlar Cumhuriyet'in kırmızı çizgileri. Hakkın, hukukun adaletin aranabildiği bunların yerini zulmün ve keyfiliğin almadığı idare kırmızı bu çizgilerdir.
Hürriyet

Olay Doğal Afetmiş! 
Has Şekerler Madencilik Şirketi, olayın üçüncü gününde bir açıklama yaptı. Yazılı açıklamada olayın doğal afet olduğu savunuldu: "Bilindiği üzere 28.10.2014 günü şirketimize ait maden ocağında su baskını meydana gelmiş ve 18 işçi kardeşimiz maden ocağında mahsur kalmıştır. Bugüne kadar tek amacımız ve odak noktamız bu kardeşlerimizin sağ salim maden ocağından çıkarılması olmuştur. Bu sebeple de bu zamana kadar kamuoyuna bir açıklamada bulunamadık." "İşletmekte olduğumuz maden ocağında tüm iş güvenliği tedbirleri alınmış, bu zamana kadar gerekli denetimlerin hepsi yapılmış, maden ocağı hukukun emrettiği şekilde işletilmiştir. Kazanın oluş nedeninin şu anda tespit edilmesi imkansız olmakla birlikte, içeriden kurtulan kardeşlerimizin bize verdiği bilgiye göre doğal bir afetten bahsedilmektedir. Türkiye'nin tüm maden ocağında yemek saatleri içeride kullanılmaktadır ki, buna devlet ocakları da dahildir. Ayrıca torba yasayla gelen uygulamaların yürürlüğü 2015 yılbaşından itibaren başlayacaktır."
Vatan

Polise 25 Yıl Hapis İstendi 
Okmeydanı Cemevi'nde, cenaze beklerken polis kurşunuyla hayatını kaybeden Uğur Kurt'un ölümüne ilişkin iddianameyi inceleyen mahkeme, polis hakkındaki 'taksirle adam öldürme' suçlamasını yetersiz buldu. Mahkeme polisin suçunun 20 ila 25 yıl arası hapis cezası öngören 'Olası kastla adam öldürme' olduğunu belirtti. Savcı Hasan Yılmaz tarafından hazırlanan iddianame geçtiğimiz hafta tamamlanarak İstanbul 85. Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderilmişti. Savcı Yılmaz, Uğur Kurt'u vuran polis memuru S. K.'nın 'Taksirle adam öldürmek'ten 3 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası ile yargılanmasını istemişti. İddianameyi kabul eden hakim Hüseyin Kürşad Serbes, suçun ağır cezalık olduğunu belirtti ve görevsizlik kararı verdi. Serbes, sanığın eyleminin, 'Olası kastla adam öldürme' suçu kapsamına girdiğini vurguladı. Polis S.K., 20 yıldan 25 yıla kadar hapis istemiyle yargılanacak.
Vatan

Hayır Bu Afet Değil 
İlk günden bu yana olay yerinde incelemelerde bulunan ve basını bilgilendiren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, işletme sahibinin yaşanan olayı bir doğal afet olarak değerlendirmesine tepki gösterdi. Kusur bulunduğunu anlatan Bakan Yıldız, "Hiç kusura bakmasın (işletme sahibi) bu bir afet falan değil. Her şeyi kamuoyu ile doğru paylaşmamız lazım. Biz özellikle eğer bir sel felaketi, deprem gibi elimizde bulunmayan nedenlerden dolayı bir işlem olmuşa, bu doğal afettir deriz ama burası bir doğal afet değil. O yüzden doğal afet olmayan yerde kusur vardır demektir. Kusur kimdedir, bunun adli, idari soruşturmaları yapıldıktan sonra netleşir" dedi. Bakan Yıldız, Soma'da Uyar Madencilik'le ilgili 'Maden sahibini bulamıyoruz' dediği iddiaları ve Ermenek'te de su basan ocakta Uyar Madencilik ile karşılaşıldığının hatırlatılması üzerine de şunları söyledi: "Biz Uyar Madencilik'in çalışmalarından memnun değiliz. Ben bulamadığımızla alakalı bir şey söylemedim. Burası amcasının olduğunu söyleniyor. Ben şunu söyledim, üzerlerine ruhsatlı varsa bu ruhsatların kaldırılması talimatını verdim Soma'dan sonra. İster işveren ister kamu olsun, eğer birisinin kusuru varsa, var ki işlem oluyor, bunun açığa çıkartılmasıyla alakalı kimsenin bir tereddüdü olmasın. Bizim bu manada idaremiz tamdır, biz yalnızca dünyada cezalar değil aynı zamanda ahretteki vebale de inanan insanlarız. O yüzden kimsenin gözünün yaşına bakmayız. İster Uyar olsun, ister uymayan olsun. Bu konuda tavizimiz olmaz."
Vatan

Mahkemeden Camiye Vize 
Validebağ Korusu'na cami yapımıyla ilgili 7. İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararını kaldırdı. Yaşanan gerginliğin bilgisizlik ve erken davranmadan kaynaklandığını dile getiren İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş şöyle konuştu: İbadethane için tahsis edilen alanın koruyla hiçbir alakası yok. Bin 200 metrekarelik alan, Üsküdar Belediyesi mülkiyetine tescilini sağladı. İlçe müftülüğü talep üzerine camiye ihtiyaç, 300 metrekarelik mahalle mescididir. Talep üzerine plan tadilatına girdik, dini tesis alanı olarak plan değişikliğine yapılan itiraz yürütmenin durdurulması kararı geldi. Biz bu karara itiraz ettik. 7'inci İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararını ortadan kaldırdı. Orada dini tesis yapılabilir hale geldi. Mahkeme kararına, yargının verdiği kararlara uymak zorundayız. Birileri ortamdan fırsat aramaya çalışabilir, onlara aklıselim olanların fırsat vermemesini istirham ediyorum."
Akşam

Çocuğunu Göremeden Şehit Oldu 
Diyarbakır'da eşiyle birlikte pazarda alışveriş yaparken maskeli iki kişinin silahlı saldırısına uğrayan Astsubay Üstçavuş Nejdet Aydoğdu, tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Şehit Aydoğdu'nun cenazesi Diyarbakır 8. Ana Jet Üs Komutanlığı'ndaki törenin ardından memleketi Ordu'nun Ünye ilçesine gönderildi. Aydoğdu'nun 4 aylık hamile eşi Esra güçlükle ayakta dururken, feryadı yürekleri dağladı. Pazar alışverişini tamamlayan çiftin, Esra Aydoğdu meyve aşerdiği için geri döndüğü, saldırının bu sırada meydana geldiği öğrenildi. Genelkurmay Başkanlığı, hain saldırıyla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı. Hunharca, adice ve kalleşçe gerçekleştirilen bu saldırıyı şiddetle kınıyor, şehidimize Allah'tan rahmet, şehidimizin değerli ailesine ve TSK mensuplarımıza başsağlığı ve sabır diliyoruz…
Akşam

EKONOMİ 
Gram Altın                84, 8896          84, 9768                    
ABD Doları               2, 1990            2, 2006
Euro                           2, 7722            2, 7741
İngiliz Sterlini            3, 5180            3, 5226

Denetim Enerji Bakanlığı'na Geçiyor 
18 maden işçisini yerin altında bırakan maden faciasının ardından, iş sağlığı ve güvenliği tekrar gündeme geldi. Hazırlanan yeni pakette, maden denetimlerinin tamamen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na devredilmesi öngörülüyor. Ancak uzmanlar, "Enerji Bakanlığı'nın üretim hedefleri, denetimleri daha da sıkıntılı hale getirebilir. Enerji Bakanlığı'nda denetim yapacak olan müfettişler, bakanlığın enerji üretim hedeflerinin sekteye uğramaması için daha çekingen davranabilir. Esas olması gereken denetim yapısının daha da bağımsız hale getirilmesi ve bakanlıkların dışına çıkarılmasıdır" uyarısında bulunuyor. Kısa bir süre içinde işçi ve işveren kesiminin tartışmasına açılacak olan pakette madenlerle ilgili olarak yer alacak düzenlemeler şöyle sıralanıyor: İş sağlığı güvenliği kanunu ile 3213 sayılı Maden Kanunu'nda değişiklik yapılarak maden işyerlerinin iş sağlığı ve güvenliği yönünden teftişi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yetkilileri yapacak. Söz konusu denetimi şu anki yapıda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yapıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Teşkilat Kanunu'nda bu çerçevede değişiklik yapılacak. Böylece bakanlığın görevleri arasına madenlerdeki iş sağlığı ve güvenliğini incelemek de yer alacak. Madenlerdeki yetkili maden mühendislerine, "teknik nezaretçi" deniyor. Söz konusu nezaretçilere de iş güvenliği uzmanı olma zorunluluğu getirilecek.
Hürriyet

C Planı Kuyu Suyu 
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, İstanbul'da A ve B planından sonra olası su sıkıntısı için devreye sokmayı planladığı C Planının "Yeraltı ve kuyu suları" olduğunu açıkladı. Eroğlu, B Planı olarak devreye soktukları "Sakarya Nehri"nden sonra C Planının da hazır olduğunu açıkladı. Küçükçamlıca'daki DSİ Salonu'nda düzenlediği basın toplantısında Türkiye'nin su meselesini masaya yatırıp, kuraklık nedeniyle alınan önlemleri açıklayan Eroğlu, 2021 yılında da büyük bir kuraklık beklediklerini belirtip, şunları anlattı: "Sudan sebeplerle bahane olmaz. Kuraklıkla ilgili C Planını bu yıl Yalova'da devreye soktuk. İstanbul'da sade B planını uyguladık, C Planına gerek kalmadı. Yalova'da 15 adet yeraltı su kuyusundan 6 milyon metreküp su çıkararak, Yalova'yı C planı ile kurtarmanın sevincini yaşadık. İstanbul'da bugün itibariyle 250 metreküp su var. Sakarya, Melen 1-2 ve Yeşilçay regülatörlerinden günlük 1.5 milyon metre su çekilmekte. İstanbul günde, 2.8 milyon metreküp, Ankara günde 1.3 milyon metreküp su kullanıyor."
Hürriyet

183 Firma Bakanlıktan 580 Milyon Lira İstiyor 
Türkiye'de yüksek teknoloji firması sayısını artırarak teknolojik dönüşümü sağlamayı amaçlayan projeye yoğun ilgi geldi. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hayata geçirilen 'Teknoyatırım Destek Programı'nın ilk çağrısına yapılan başvurular sonuçlandı. İlk çağrıya gelen 183 proje başvurusu için Bakanlıktan 580 milyon lira talep edildi. Teknolojik ürünlerin üretimine yönelik yatırımları destekleme konusunda ilk olma özelliğini taşıyan programın ilk çağrısında toplam 183 Ar-Ge projesinin üretime dönüşmesi için başvurusu alındı. Bu başvuruların 51'i yüksek teknoloji alanlarından, 132'si ise orta-yüksek teknoloji alanlarından geldi. Yatırım değerlendirme süreci sonuçlandıktan sonra desteklenmeye değer bulunan projeler, Bakanlığın internet sitesinden ilan edilecek. Program kapsamında desteklenmesi uygun görülen işletmelerin, işletme ölçekleri dikkate alınarak makine-teçhizat, kredi faizi ve işletme gideri destek unsurlarından yaralanmaları sağlanacak. Küçük ve orta büyüklükteki işletmelere 10 milyon lira, büyük işletmelere ise 2 milyon liraya kadar geri ödemesiz destek sağlanacak. Bakanlık, ilk çağrının değerlendirilmesi bittikten sonra, yeni girişimci talepleri için hemen 2. çağrıya da çıkacak. Yapılan müracaatlarda ilk 3 sırayı; 56 proje ile makine ve ekipman imalatı, 21 projeyle kimyasallar ve kimyasal ürünlerin imalatı, 20 projeyle de bilgisayarlar, elektronik ve optik ürünlerin imalatı aldı. Projeler kapsamında en çok yatırım yapılması planlanan iller 59 proje ile Ankara, 34 proje ile İstanbul, 14 proje ile İzmir, 12 proje ile Kocaeli ve 11 proje ile Konya oldu. Ar-Ge ve yenilik projeleri sonucunda, teknoparklardaki işletmelerce geliştirilen ve incelemeli patentle koruma altına alınan teknolojik ürünleri yatırıma dönüştürerek, ülkeye teknoloji tabanlı ve rekabet gücü yüksek firmaların ortaya çıkmasını sağlayacak programla, katma değeri ve ihracat birim fiyatı yüksek ürünlerin üretilmesi amaçlanıyor.
Türkiye

Turizm Geliri 3. Çeyrekte 13 Milyar Dolara Dayandı 
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 3. Çeyrek Turizm İstatistikleri'ni açıkladı. Buna göre, turizm geliri Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarından oluşan 3. çeyrekte bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 11 artarak 12.8 milyar dolar oldu. Turizm gelirinin yüzde 81,8'i yabancı ziyaretçilerden, yüzde 18,2'si ise yurt dışında ikamet eden vatandaş ziyaretçilerden elde edildi. Bu çeyrekte yapılan harcamaların 9 milyar dolarını kişisel harcamalar, 4 milyar dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu. Ziyaretçilerin kişi başına ortalama harcaması 752 dolar oldu. Bu çeyrekte yabancıların ortalama harcaması 712 dolar, yurtdışında ikamet eden vatandaşların ortalama harcaması ise 963 dolar oldu. Ülkemizden çıkış yapan ziyaretçi sayısı da bu yılın üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6.4 artarak 17 milyon kişi oldu. Bunların yüzde 85.8'ini yabancılar, yüzde 14.2'sini ise yurt dışında ikamet eden vatandaşlar oluşturdu. Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, "Kültür ve turizm endüstrilerinin önemli bir etkileşim içinde olduğu bu şartlarda istihdam ve sürdürülebilir kalkınma için Türkiye her türlü işbirliğine açık" dedi. Bakan Ömer Çelik, İtalya'nın AB Dönem Başkanı olması sebebiyle Napoli'de yapılan genişletilmiş AB Kültür ve Turizm Bakanları Gayriresmi Toplantısı'na katıldı. Bakan Ömer Çelik, mevkidaşlarına hitaben yaptığı konuşmada, "Kültür ve turizm endüstrilerinin önemli bir etkileşim içinde olduğu bu şartlarda istihdam ve sürdürülebilir kalkınma için Türkiye her türlü işbirliğine açık" dedi. Dünya Turizm Örgütü'nün istatistiklerine göre 2002 yılında turist sayısında 17'nci sırada yer alan Türkiye'nin, 2011 yılı verilerinde 6. sıraya yükseldiğine değinen Bakan Çelik, "2012 ve 2013 yıllarında da 6'ncı sıradaki yerini korumuştur. Yine Dünya Turizm Örgütü'nün 2014 yılı Ağustos ayı barometresine göre, 2013 yılında turizm gelirlerini yüzde 13 arttıran Türkiye, turizm geliri genel sıralamasında 12. sıraya yükseldi" diye konuştu.
Türkiye

Halkbank'ın Kârı 1.8 Milyar Lira 
Faaliyetlerini verimliliği merkeze alarak sürdüren Halkbank, 2014 yılının 3. çeyreğinde toplam aktiflerini 2013 yılsonuna göre yüzde 7 artırarak 149.8 milyar TL'ye yükseltti. Yılın aynı döneminde toplam kredileri yüzde 12.7 artışla 126.1 milyar TL olan bankanın nakdi kredileri 96,1 milyar TL'ye ulaşırken, toplam mevduatı ise 101.5 milyar TL oldu. Halkbank yılın 3. çeyreğini 1 milyar 764 milyon TL net kâr ile kapattı. Küresel ekonomik büyümedeki yavaşlamaya rağmen Türkiye'nin büyümesini aralıksız sürdürdüğünü ve bu başarıda istikrarlı ekonomi politikalarının yanı sıra güçlü finans sektörünün de önemli bir rol oynadığını belirten Halkbank Genel Müdürü Ali Fuat Taşkesenlioğlu "Biz de Halkbank olarak 2014 yılını hedeflerimiz doğrultusunda tamamlamak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Türkiye'nin ekonomik hedeflerine ulaşması için tasarrufun büyük önem taşıdığını ve Halkbank'ın da tasarrufların artırılmasına katkı sağlamak amacıyla çeşitli yatırım ürünleri sunduğunu belirten Taşkesenlioğlu "Eylül ayında 175 gün vadeli olarak gerçekleştirdiğimiz bono ihraç tutarını yatırımcıların yoğun ilgisi nedeniyle 500 milyon TL'den 750 milyon TL'ye yükselttik. Bankamızın başarılı bilanço rakamlarının bir sonucu olan bu durum bizi çok memnun etti. Güven duyulan bir kurum olarak faaliyetlerimizle ülke ekonomisine her alanda destek olmanın gururunu yaşıyoruz" dedi.
Star

Işid, Petrolü İran Ve Dubai Üzerinden Dünyaya Satıyor 
Türkiye'nin terör örgütü IŞİD'den petrol aldığı ve sınır ticareti yaptığı iddiaları boş çıkarken, adresin izi sürülüyor. Hem Irak hem de Türkiye'deki istihbarat birimlerinin yaptığı tespitlere göre IŞİD petrolü iki kanaldan satılıyor. IŞİD'in petrolü öncelikle Suriye Merkezi Hükümeti'ne sattığı tespit edilirken, yeni bir güzergah ortaya çıktı. Edinilen bilgilere göre Suriye'nin ve Irak'ın bazı yörelerinden çıkarılan petrol Kürt tacirler üzerinden İran'a oradan da Dubai'ye geçiyor. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi aldığı istihbaratı değerlendirerek tahkikat komisyonu kurdu. Tahkikat komisyonun ardından suçlu bulunanlar cezalandırılacak. Petrol ticaretinin önemli bölümünü Suriye'nin Rakka şehrinden çıkarılan petrolün oluşturduğu belirtiliyor. Petrol kuyularından elde edilen günlük gelirin ise 2-3 milyon dolar civarında olduğu belirtiliyor. İran'a oradan da Dubai üzerinden uluslararası pazarlara açılan IŞİD petrolünde sistem şöyle işliyor: "İlgili Kanun kapsamında bölgesel yönetimden kupon alan tacirler bununla satış gerçekleştiriyor. Ancak belge karşılığı satış yapıldığı için örneğin 50 ton ihracat satış izni olmasına rağmen 200 tonluk satış yapılıyor. Belgede ise 50 ton olarak görülüyor."
Star

TÜSİAD'dan 'Van Minute' 
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Dinçer, 'çözüm süreci'nde gelinen noktayı "hayal kırıklığı" olarak nitelendirerek, "Sürecin sağlıklı bir evreye ulaşmadığını görüyoruz. Her ne kadar hakim olmasak da, sürecin iyi yönetilmediğini görüyoruz" dedi. Dinçer, Van seyahatini de ertelediklerini açıkladı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Dinçer ile yönetim kurulu üyelerini kabul etti. Parti genel merkezindeki görüşmenin ardından Haluk Dinçer, gazetecilerin sorularını cevapladı. Bir gazetecinin, "Çözüm sürecinde tıkanma olduğu ifade ediliyor. Bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine Haluk Dinçer, şunları söyledi: "Bugün geldiğimiz nokta maalesef biraz hayal kırıklığı yaratıyor. Sürecin, son dönemde sağlıklı bir evreye ulaşmadığını görüyoruz. Detaylara çok hakim olmasak da sürecin iyi yönetilmediğini düşünüyoruz. Son dönemde çevresel jeostratejik dalgalanmaların da bu süreci olumsuz etkilediğini görüyoruz. Buna gereksiz bir müsamaha gösterildiğini düşünüyoruz. Son dönemde şiddet, can ve mal kaybı olduğunu, misilleme söylemi olduğunu görüyoruz. Hükümetten de ağırlıklı bir güvenlikçi tutum görüyoruz. Bütün bunları, kaygı verici buluyoruz. Bundan sonraki süreçte, ümit ediyoruz ki sürecin aktörleri, süreci sağlıklı bir seviyeye taşımak için çaba gösterirler, akıllı çözüm yolları bulurlar. Her şeyden önemlisi şiddet dilinden vazgeçerler, bunu insani bir proje olarak değerlendirip, yol alırlar."
Vatan

Girişimci Kadınlar İş Dünyasının Kapılarını Aralıyor 
Kadın girişimci profilini daha etkili kullanabilmek ve verimliliği arttırmak amacıyla kurulan Arya Kadın Yatırım Platformu, Sabancı Center'da düzenlediği toplantıda ilk yatırımı olan Surgitate'yi tanıttı. Farplas ve Inovent'in ortak yatırım desteğini alan Surgitate'in tanıtımında konuşan Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, "Merhum Sakıp Sabancı'nın vasiyetinde de üniversitemizin öğretim üyelerinin girişimci fikirlerinin desteklenmesi için fon mevcuttur. Özellikle, Türkiye'nin, üniversite içinden doğan ilk girişimci yatırım şirketi Inovent'in kadın girişimcileri desteklemesinden gurur duyuyorum. Sabancı Üniversitesi mezunu, şimdi öğretim üyesi bir kadın girişimcinin başarı hikayesini dinlemek büyük bir mutluluk" dedi. Arya Kadın Yatırım Platformu Kurucusu ve FarPlas Yönetim Kurulu Başkanı Ahu Serter ise etkinlikte Arya'nın temel amacı, hedeşeri ve yeni yatırımı Surgitate hakkında bilgi verdi. Serter "Arya Kadın Yatırım Platformunu iste bu yüzden hayata geçirdik. Kadına inanan ve imkanlarını bu yönde kullanmak isteyenlerin biraraya geldiği, kadınların destek alabileceği bir platform olsun istedim. İlk yatırımımız sanayi alanında çok güzel bir örnek olacağına inanıyoruz. Diğer bir inancımız ise bu yolca nice başarı hikayelerine ev sahipliği, yol arkadaşlığı yapacak oluşumuz. Kadının gücünü yanına alan bütün herkesi Arya'ya bekliyoruz" dedi. Özge Akbulut tarafından kurulan Surgitate, seri üretime geçiş ve diğer alanlarda destek sonrası, çalışmalarıyla estetik cerrahi alanında fark yaratmayı hedefliyor. Tıbbi ve cerrahi eğitimde kullanılmak üzere tasarlanan sentetik doku ve organ modelleri üreten Surgitate, geliştirdiği ürünlerle cerrahi kesim ve dikişe (insizyon ve sütürasyon) gerçekçi tepkiler vermesini ve cerrahi eğitimde kaliteyi yükseltmeyi hedefliyor.
Akşam

SİYASET/POLİTİKA
İlklerin MGK'sı 
Milli Güvenlik Kurulu (MGK), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında dün gerçekleştirildi. Çankaya Köşkü'nde yapılan ve 10 saat 20 dakika süren toplantıya, 10 Ağustos'ta halkın doğrudan oylarıyla Cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan ilk kez 'Başkomutan' unvanıyla başkanlık etti. Ahmet Davutoğlu'nun ilk defa 'Başbakan' sıfatıyla katıldığı toplantı, Başbakan Yardımcıları Numan Kurtulmuş ve Yalçın Akdoğan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Jandarma Genel Komutanı Org. Abdullah Atay'ın da ilk MGK'sı oldu. Kritik MGK toplantısında, "paralel yapı" yla mücadele konusu "Kırmızı Kitap" olarak da anılan Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'ne "tehdit" olarak dahil edildi. Toplantı sonrası yapılan açıklamanın ilk bölümünde "paralel yapı" vurgusu yapıldı. Açıklamada, "Ülkemizin güvenliği, halkımızın huzuru ve kamu düzenini ilgilendiren hususlar ayrıntılı olarak görüşülmüştür. Bu kapsamda milli güvenliğimizi tehdit eden ve kamu düzenini bozan iç ve dış legal görünüm altında illegal faaliyet yürüten paralel yapılanmalar ve illegal oluşumlarla yürütülen mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulanmıştır" denildi. Son dönemdeki şiddet olayları ve çözüm sürecine yönelik ifadelerin de yer aldığı bildiride şu ifadelere yer verildi: "Terörle çok boyutlu mücadele kapsamında sürdürülen çözüm süreci ele alınmış, sürecin oluşturduğu olumlu atmosferi ve huzur ortamını bozmaya yönelik provokatif olaylara karşı kamu düzeni ve güvenliğini koruma konusundaki kararlılık teyit edilmiştir." Bildiride diğer konu başlıklarına yönelik ifadeler ise şu şekilde: "Ülkemizin güvenliği, halkımızın huzuru ve kamu düzenini ilgilendiren hususlar ayrıntılı olarak görüşülmüştür.
Akşam

DÜNYA 
Burkina Faso Karıştı 
Batı Afrika ülkesi Burkina Faso'da 27 yıllık Devlet Başkanı Blaise Campaore'nin (63) yeniden seçilmesi için yapılan anayasa değişikliği oylanacağı sırada binlerce gösterici parlamentoyu bastı. Göstericilerin başkent Uagadugu'daki parlamentoyu ateşe vermesine kadar varan tepkileri sonrası, hükümet geri adım attı. Yasa değişikliği düzenlemesinin geçici olarak durdurulduğu belirtildi. Eylemciler, parlamentoya girmeden önce ulusal televizyon kanalı binasına baskın düzenledi. Devlet Başkanlığı sarayına yürüyen göstericiler, havaya açılan uyarı ateşi ve helikopterden atılan biber gazıyla geri püskürtüldü. Eylemlerde çıkan çatışmalarda en az üç kişi öldü. Fransız medyasında yer alan haberlerde, Devlet Başkanı'nın kardeşi François Compaore'nin, ülkeden kaçmaya çalışırken yakalandığı iddia edildi. Ayrıca ordunun başındaki General Kouame Louge'un muhalif liderlerle görüştüğü iddiası, ülkede darbe tehlikesini gündeme getirdi.
Hürriyet

İsveç, Filistin'i Tanıdı 
İsveç'in yeni seçilen merkez-sol hükümeti Filistin'i devlet olarak tanıdı. İsveç Dışişleri Bakanı Margot Wallstrom, "Filistin'i tanıma kararıyla İsrail ve Filistin'in bir arada barış ve güvenlik içinde yaşayacağı bir geleceğe katkı yapmayı amaçlıyoruz" dedi. İsveç Başbakanı Stefan Lofven, 3 Ekim'deki basın açıklamasında İsrail ve Amerika'nın tepkilerine rağmen Filistin'in tanınmasına destek vereceklerini ifade etmişti. İsveç, Filistin'i resmî bir devlet olarak tanıyan ilk Avrupa ülkesi oldu. Güney Kıbrıs, Bulgaristan, Malta, Polonya, Romanya, Çek Cumhuriyeti ve Macaristan, Filistin devletini AB'ye girmeden önce tanımışlardı. Filistin'i 134 ülke devlet olarak tanıyor. Filistin 29 Kasım 2012'den beri BM'de üye olmayan gözlemci devlet statüsünde bulunuyor. Filistin, Mısır ve Arap Parlamentosu, İsveç'in Filistin'i tanıma kararını "tarihî ve önemli bir karar" olarak değerlendirdi.
Türkiye

Mescid-İ Aksa İlk Kez Kapatıldı 
Batı Kudüs'te Yehuda Glick isimli aşırı sağcı hahamın silahlı saldırı sonucu ağır yaralanmasının ardından İsrail polisi, ikinci bir bildirime kadar Mescid-i Aksa'nın tüm Müslümanlara kapatıldığını duyurdu. Buna göre turistler ve Yahudi yerleşimciler de dahil hiç kimsenin Aksa'ya girişine izin verilmeyecek. Mescid-i Aksa'ya girişleri 1967 yılından bu yana ilk kez tamamen kapatan İsrail yönetiminin kararına tepki gösteren Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, bunun savaş ilanı olduğunun söyledi. Abbas'ın sözcüsü Nebil Ebu Rudeyna, Mahmud Abbas'ın İsrail'in bu kararını savaş ilanı olarak değerlendirdiğini söyledi. İsrail işgal güçleri aşırı sağcı bir hahamın Çarşamba günü silahlı saldırıya uğraması üzerine Mescid-i Aksa'yı ikinci bir emre kadar kapatarak Doğu Kudüs'te bastığı bir evde Filistinli bir genci katletti. İsrail polisinin, Batı Kudüs'te aşırı sağcı Siyonist kimliğiyle tanınan haham Yehuda Joshua Glick'e yönelik silahlı saldırıyı düzenlediği iddia edilen Filistinli Mu'tez Hicazi'yi (32) öldürmesinin ardından, şehirde tansiyon yükseldi. Silvan bölgesinin Ebu Tur mahallesinde güvenlik güçleriyle çatışan Filistinliler, İsrail askerlerinin müdahalesine havai fişek ve taşlarla karşılık verdi. İsrail polisi ve askerleri ise göstericilere gaz, ses bombası ve plastik mermi ile müdahale etti. Sokaklarda barikat kuran ve "İntifada" sloganları atan göstericilerin, bir minibüsü de ateşe verdiği görüldü.
Star

'Işid'e Katılmak Hataydı' 
CNN televizyonunun eski İstanbul muhabiri Ivan Watson, Suriye'nin Cezire Kantonu'nda Kürtlerin esir aldığı IŞİD militanlarıyla konuştu. Watson, esirlerin 'pişman' göründüklerini ve IŞİD'e katılmayı 'hata' olarak kabul ettiklerini belirtti. Watson'un görüştüğü Süleyman adlı IŞİD üyesi, ailesinin güvenliğinden korktuğu için örgüte katıldığını öne sürdü. Kürt üslerinden birisine bombalı araç saldırısı düzenlemesi karşılığında 3 bin 600 dolar aldığını kaydeden Süleyman, IŞİD militanlarının İslam adına savaştıklarını söylediklerini, ama gerçekte bunun yalan olduğunu ifade etti. 19 yaşındaki Kerim adlı IŞİD'çi ise, 1 yıldan uzun süre örgüt saflarında savaştığını, bunun karşılığında da 2 bin dolar aldığını söyledi. Örgüt üyelerine çatışmaya girmeden önce uyuşturucu haplar verildiğini vurgulayan Kerim, IŞİD'in ele geçirdiği bir yerde 'dinsiz' gördüğü herkesi kafasını kestiğini, buna yüzünü peçeyle kapatmayan kadınların da dahil olduğunu ekledi. Watson'un görüştüğü Cabir adlı IŞİD'çi ise, ABD'li gazetecinin "IŞİD'le devriye gezerken beni bulsaydın ne yapardın?" şeklindeki sorusuna, "Kaderin ölüm olurdu. Kesinlikle işkence görürdün, kafan, ellerin kesilirdi, başına kurşun sıkmazlardı" diye cevap verdi.
Vatan

Peşmerge'nin Kebap Rötarı 
Önceki gün, sabah erken saatte Habur sınır kapısından Türkiye'ye giriş yapan Peşmerge, yol boyunca kendilerini karşılayanlarla birlikte Kobani misyonunu şova çevirirken son durak olan Suruç'a tam 18 saatte varabildi. Önceki akşam Viranşehir'de "mola" veren ağır silahlı Peşmerge konvoyu bir lokantada oturarak kebap yedi. Kara yolundan Suruç'a dün sabah saatlerinde varabilen konvoyu, daha önce havayoluyla sınıra giden Peşmerge birlikleri bekliyordu. İki grup sınırda buluşurken ilk etapta 10 kişilik bir birlik "ön saha çalışması için" Kobani'ye geçiş yaptı. Kuzey Irak Kürt Yönetimi Başkanı Mesut Barzani ise "Türkiye'nin rızası ve yardımıyla, ABD'nin desteği olmasaydı Peşmerge güçlerinin Kobani'ye gitmesi mümkün değildi" dedi.
Akşam

SPOR 
THY Avrupa Ligi'nde Panathinaikos deplasmanına namağlup giden F.Bahçe Ülker, Yunan ekibine 91-73 kaybederek C Grubu'nda ilk yenilgisini aldı. Çok kötü bir ilk çeyrek oynayan sarı-lacivertliler, eski Efesli Batista'yı pota altında durduramadı. Diamanditis'in de devreye girmesiyle fark giderek açıldı ve ilk 10 dakika 31-19 sona erdi. İkinci periyota Slaughter'in üçlüğüyle başlayan Yeşil-Yoncalar, bu defa da eski Fenerli Gist'le farkı 22 sayıya (50-28) çıkardı. Sahadaki her oyuncusundan katkı alan Yunan ekibi, Pappas'la soyunma odasına 59-36'lık skorla önde döndü. F.Bahçe'nin kötü oyunu ikinci yarıda da sürdü. Panathinaikos üç sayı çizgisinin gerisinden yüzdeli atmaya devam ederken Fotsis, farkı 28 sayıya çıkardı. Final çeyreğinde frene basan Panathinaikos karşısında Bjelica ve Vesely ikilisiyle farkı 21'e indiren (85-64) F.Bahçe'ye kalan süre yetmedi. Salondan 91-73 galip ayrılan Yunan takımı, temsilcimizi yenilgiyle tanıştırırken, 91 sayının 54'ünü üç sayıdan buldu. F.Bahçe'de bu oran ise 4'te kaldı.
Türkiye

Anadolu Efes, THY Avrupa Ligi 3. maçında Zalgiris Kaunas'a 65-62 yenilerek A Grubu'nda ilk mağlubiyetini aldı. İki takımın sert savunmayla başladığı maçta 7. dakika 8-8 geçilirken, üst üste top kayıpları yapmaya başlayan Efes, periyotu 16-12 geride bitirdi. İkinci çeyreğe iyi başlayan lacivert-beyazlılar, Krstic'le 15. dakikada 22-21 öne geçti. Ancak daha sonra yaptığı hücumları kötü kullanan ve savunmada Javtokas ile Ulanovas'ı durduramayan temsilcimiz, soyunma odasına 34-26 yenik döndü. İkinci yarıya Ulanovas'ın üçlükleriyle başlayan Zalgiris farkı açmaya başladı: 26- 36. Krstic'le sayılar üretmeye devam eden Efes'te ikinci bir oyuncu çıkmayınca, Milaknis maçın en yüksek farkını yakaladı: 38-50. Çeyrek ise 50-42 sona erdi. Son periyota tempolu başlayan Efes, farkı iki defa 2 sayıya (51-53 ve 60-62) indirdiyse de kritik hücumları sayıya çeviren Zalgiris, salondan 65-62 galip ayrıldı. Efes 9 üçlük denemesinden sadece birini çemberden geçirirken, Zalgiris 11 atışın 6'sını sayıya çevirdi
Türkiye

Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, derbi öncesi bir basın toplantısı yaparken çarpıcı ifadeler kullandı. F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın hakem ve soyunma odasını basma olaylarına gönderme yapan Orman, "Sezona iyi başladık ve oynadığımız oyunla herkesin takdirini topladık. Bir kolej takımı gibiyiz, terbiyeli isimlerden kuruluyuz. Cezalandırmamız gereken olaylar oluyor ama arkadaşlarımız bunu aile içinde yapıyor" diyerek şöyle devam etti: "Kimseden kayırma beklemiyoruz. Beklentimiz eşit muamele. Haksız penaltıyı atmayan (U19 maçı) bir camiayız. Hem kulüp hem oyuncularımız üzerine baskı kurulmaya çalışılıyor ancak biz kendi üslubumuzla devam edeceğiz. Yaşanan olaylara MHK'nın müdahale etmesi gerekir. Geçen hafta yardımcı hakem, Gökhan Töre'yi tahrik ediyor, bunu izledik. Kimse bizden hakemlere hakaret etmemizi ya da soyunma odasını basmamızı beklemesin, biz bunu yapmayız."
Star

F.Bahçe'de Başkan Aziz Yıldırım'la yaşadığı olaylar nedeniyle Şubat 2007'de kulüpten ihraç edilen Saadettin Saran ile kulüp arasındaki buzlar eridi. İhraç sonrası locası elinden alınan ve reklam anlaşmaları iptal edilen Saran, F.Bahçe'ye açtığı 13 milyon euroluk davayı kazanınca Yıldırım köşeye sıkıştı. Zeytin dalı uzatan Saran ile Başkan Yıldırım el sıkıştı. 13 milyon euroluk alacağına mahsuben kulüple 5 yıllık bir anlaşma yapan Saran, locasına stat içindeki reklam satış haklarını aldı. Ayrıca basın odasındaki reklam panolarının da satış hakkı Saran'a geçti. Hem lig hem de Avrupa maçlarında geçerli olacak anlaşmanın yanı sıra Fenerbahçe'nin 5 yıl içindeki tüm hazırlık maçlarının yayın hakkı da Saran'a verildi. Kulüple 5 yıllık anlaşma yapıp Yıldırım'la arasındaki buzları eriten Saran, geri verilen locası için de 300 bin euro ödedi. Artık maçları locasından izleyecek olan eski yöneticiye kulübe geri dönüş yolu da açılmış oldu. Geri dönüş davasını kazanan ve yargıda onay bekleyen Saran'ın bir kaç ay içinde yeniden kulübe üye olarak döneceği ifade edildi.
Star

G.Saray'da Ünal Aysal sonrasında göreve gelen yönetim, TFF ile buzları eritmek için ilk görüşmeyi gerçekleştirdi. Başkan Duygun Yarsuvat, Sportif AŞ'de görevlendirilen Ali Dürüst, Abdurrahim Albayrak, Cem Kınay ve Hamdi Yasaman, TFF Başkanı Yıldırım Demirören ile bir araya geldi. Riva'daki zirve sıcak geçti.. Aslan, yayın paralarının erken ödenmesini istedi. Levent'te çalışan Terim'in bulunmadığı görüşme ile ilgili Demirören, "Başkanıma hayırlı olsun. Türk futbol ailesi olarak hep beraberiz. Biz de TFF olarak kendilerini ziyaret edeceğiz, kavgamız olmaz" dedi. Yarsuvat da, "Niye öyle ayrılık gayrılık yapıyorsunuz. TFF ile kavga mı edeceğiz, güreş mi yapacağız! Burası judo değil TFF. Olsa güreşiriz" ifadelerini kullandı.
Akşam

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme