31 Ekim 2014 Cuma

Mail İstemcileri ve Mail Protokolleri Üzerine Değerlendirme

Mail istemcisi mail gönderiip almanıza yarayan aslında çok komplike olmamakla birlikte oldukça işe yarar ve vakit kazandıran bilgisayar uygulamalarıdır. İş hayatı için neredeyse vazgeçilmezdir. Hele ki benim gibi çok mail alan ve gönderen bir kişi iseniz bir mail istemcisi mutlak surette kullanmanız gerekiyor.

Mail istemcisi denildiğinde tüm yazılım camiasında olduğu üzere büyük bir baskı ile akla yine Microsoft geliyor. Microsoft Outlook. Yıllar içerisinde oldukça değişti ve gelişti. Herhalde IMAP ve POP3 için oldukça yüksek performanslı diğer mail istemcilerinden olacak ki bu kez yine tiranımız Microsoft yeni bir protokol yayınlayarak adına Microsoft Exchange dedi ki açıkçası IMAP'ten neresi, ne kadar, ne ölçüde üstün tam olarak inanmasam bile yazımın ilerleyen kısımlarında biraz biraz bahsetmeye gayret edeceğim.

Mail istemcisi protokollerinin en bilinenleri:

POP3
IMAP
Exchange


POP3:
Klasikleşmiş mail protokolüdür. Basittir ve kullanımı kolaydır. Kotalar ve depolanma konusunda sorunlarla karşılamaşmanıza neden olabilir. Şöyle ki herhangi bir mail istemciniz var ve POP3 istemcisi kullanıyor. Telefonunuzdan ya da evdeki bilgisayarınızdan mailleri kontrol etmek istediniz. İşte bu anda sorunlar baş gösteriyor. Telefonlarda ve bazı mail istemcisi programlarda "beni her zaman gizli CC (BCC) tut gibi bir seçenek görmüşsünüzdür... Bu özelliğin varlık sebebi POP3 protokülüdür ki POP3 mail protokolü oldukça düz mantık çalışır. Herhangi bir mail istemcisi kullanmıyorsanız, gönderdiğiniz mailler kaydedilmez. Eskiye dönük göndermiş olduğunuz mailleri kontrol edemezsiniz. Bu kayıtlar maili göndermiş olduğunuz telefonda ya da mail istemcisinde ek bir özellik olarak sadece ilgili cihazda depolanır. Bu da farklı platformlarda yapılacak kontrollerde sıkıntılara neden olur. Bu nedenle POP3'te birden fazla istemci kullanmak uygun değildir. Ayrıca kullanacağınız mail istemcinizin senkronizasyon süresi belirtmeniz önemlidir. Çünkü senkronizasyon sonrası mailler serverdan silinir. Her bağlantıda mailinizin tamamını indirmeye çalışır. Bu da düşük bağlantılar için soruna neden olur. Ayrıca POP3 sisteminde mail klasörleme gibi bir seçenek yoktur. Diyelim yoğun bir mail haberleşmesi içerisindesiniz ve kullanıcı ya da firma bazlı bir klasörleme yapmak istediniz. Yapmış olduğunuz klasörleme de tıpkı göndermiş olduğnuz mail gibi sadece mail istemcisi ya da telefonda tutulur. Bağlantı yapıldığında Server ile senkronize olmaz. Hala iş gören bir protokoldür. Ancak yıllar içerisinde unutulacağına kesin olarak bakıyorum. Tarihe not düşelim.

IMAP:
Google tarafından meşhur edildiğini söyleyebileceğim mail protokolü. Oldukça efektif ve kanaatime göre var olanların en iyisi. Tüm mailleri sadece başlık olarak indirir. Birden fazla istemci kullanma imkanı tanır.Gönderdiğiniz maileri de kaydeder. Klasörlemeye imkan tanır. Eklenti kurmaya müsattir. Task manager diye adlandırılan görev hatırlatma araçları, takvimler için uygundur. POP3'ten gelişmiş olduğundan biraz daha karmaşıktır ama herhangi ihtiyacınız olan bir konuda yanıt vermeme durumu sözkonusu değil. Gelişimini halen sürdürüyor. Şu an kullanılan sürüm IMAP4 olduğunu da es geçmeyelim.

Exchange:
Microsoft'un mail konusundaki üstünlük arayışını kaybetmeme çabasıdır. IMAP ile hemen hemen olanakları aynıdır. Fazladan Skydrive üzerinden bulut eklentisi sayesinde mail eklerinin daha efektif bir biçimde karşıya ulaşacağı iddiası ise tamamen yanlış. Thunderbird aracılığıyla pekala "Box" üzerinden aynı işlevi gerçekleştirmek mümkün. Rakipleri ile kıyaslayacak olduğumuzda da maliyeti çok daha yüksektir. Ayrıca farklı farklı paket seçenekleri ve ek depolama için yine Microsoft tiranlığına müracaat etmek durumudasınız. Ek özellik olarak söyleyebileceğim Outlook ile mükemmel bir entegrasyonu var ve arayüz neredeyse internette ve masaüstünde birebir aynı. Bunun dişe dokunur bir avantaj olduğunu düşünmüyorum fakat asıl avantajı Exchange mail sisteminin arzu edildiği takdirde IMAP ya da POP3 olarak kullanılabilmesi önemli bir hadise. Exchange kullanımı esnasında internetinizin daha az yavaşlaması ve daha tasarruflu bir şekilde özellikleriden ve dosya senkronizasyonundan feragat etmek istemezseniz IMAP olarak kullanmanız size avantaj sağlayacaktır. Güvenli ve dahi güvenli gibisinden propoganda yapmak da oldukça yersiz. IMAP'de istenildiği takdirde iki basamaklı hatta standart olmamasına rağmen üç basamaklı bile doğrulama sistemi oluşturulabilir.

POP3 için hangi mail istemcisini kullandığınız açıkçası çok fark etmeyecektir. Asıl fark IMAP ve Exchange kullanımı esnasında kendisini ortaya koyacaktır.

Mail istemcisi alternatiflerinden;

Outlook
Thunderbird
eM Client
Opera Mail
Evolution

Outlook:
Microsoft, ah Microsoft. Yine Microsoft. Yıllar içinde gelişti ve değişti. Exchange kullanımı için neredeyse bu programa mecbursunuz. (Thunderbird ve eM Client anlatırken ayrıca konuya temas edeceğiz.) Mail hakkında öğrendiğimiz her şeyi ondan öğrendik desek yeridir. İlkler onunla başladı. Senelerin tecrübesine rağmen özellikle arşiv konusundaki sıkıntılarını aşamadı. Şöyle ki dosyalanmış maillerinizi arşive attığında ve cüzi bir miktar sıkıştırdığında dosyalamalarınız yok olacak. Bu da yerine koyduğunuz bir şeyi, ara ki bulasın havasına bürümektedir. Arama özelliği eski sürümlerde fakir olmasına rağmen "ilişkili mail" seçeneğini hala çok beğenirim. Sisteminizi çok sömürmez ama işlemci kullanımı konusunda biraz kıskanç olduğunu söylemeden edemem. Yine de alternatif arayışı her zaman iyidir.
Thunderbird sonrası Outlook da eklenti desteklemeye başlamasına rağmen bunlar Thunderbird kalitesi ve stabilitesinde değil ve maalesef kaliteli olanlar ise ciddi ücretler talep eder durumda.
Özellikle Exchange mail ile birlikte mail filtreleme özelliğine 32kB gibi saçma bir değerin sınır olarak koyulması ile birlikte benim oldukça sinirimi bozdu. Ve sonunda kendi çapımda yapmış olduğum araştırmalar neticesinde bugün okuduğunuz bu makaleyi yazabilecek bilgileri araştırmaya itilmiş oldum. Lanet olsun sana Outlook!.. Diğer yandan da beni kendinden kurtarmaya ittiğin için teşekkür ederim.

Thunderbird:
Ülkemizde bilgisayar kullanımının arttığı 90'lar sonu 2000'ler başı bilgisayarı evine alma şansı bulanlar söylediklerimi çok daha iyi anlayacaktır. Evimizde 56K modemler, garip bir melodi ve internet kullanımı süresindce meşgul kalan telefonlar vardı. Tabii aynı şekilde tarayıcılar da buna göre tasarlanmıştı. Şu sıralar tüm tarayıcıların olmazsa olmazı konumunda olan "sekme" açma özelliğini hepimiz Firefox ile tanıdık. Simgesel bir şekilde adres çubuğu altına web adreslerine kısayol yapmaktan tutun da tarayıcı için bir eklenti olabileceği fikrine kadar birçok yeniliği Firefox getirdi bilişim dünyasına. "Open Source" denilen açık kaynak kodlu yazılımların en başarılılarından olduğu su götürmez bir konu. O dönemlerde daha Explorer hakimiyetine darbe vurulabileğini gösteren Firefox ikinci hamlesini Thunderbird ile yaptı.
Thunderbird iyi bir mail istemcisi olduğunu söyleyebiliriz. Önemli eksiklikleri de yok değildir. Bunlardan belki de en önemlisi takvim. Takvim için Lightning eklentisi iş görüyor ama yine de takvim gibi çok temel bir işlev için eklentiye ihtiyaç duyulması hoş değil. Sunduğu ayar seçenekleri ile Outlook'un ötesinde önemli düzeyde kişiselleştirme seçenekleri sunuyor. En önemli eksiği ise IMAP stabilitesi ve Exchange desteği.
Yukarıda yazmayı unuttuk ama 20 milyondan fazla kullanıcının Exchange kullandığını belirtmek gerekir. Bu kullanıcıların emin olmamakla beraber maliyeti de dikkate aldığımızda "iş dünyası" kullanıcısı olduğunu düşünürsek, bu rakamı sıradan kullanıcılara nazaran en az 20 gerekir. Yani, her nasılsa Thunderbird ve onun da üzerindeki Mozilla firması her nasılsa 400 milyona yakın ortalama mail kullanıcısını görmezden geliyor. Olsun be!.. Eklenti var.
ExQuilla ve Davmail isimli iki ayrı, ilki doğrudan Thunderbird'e yönelik ikincisi ise Windows üzerinden port yönlendirme vasıtasıyla çalışan iki program ile Exchange maili Thundebird üzerinden kullanabilirsiniz.
ExQuilla bir ay deneme sürümü veriyor ve sonrasında makul denilebilecek bir tutar talep ediyor. Ancak ücretsiz sürümde rastladığım dosya senkronizasyonu eksikliği nedeniyle programı kaldırdım. Oluşturduğum ve sıkça da kullandığım bir iki mail klasörümü nedense ExQuilla 3 gün kadar beklememe rağmen algılayamadı. Ben de münasip bir yerine bastım tekmeyi.Hakkını da vermek lazım 500'e yakın klasörüm var. Fakat mail almak ve göndermek ciddi bir iştir. Hele ki iş dünyasında. Şaka kaldırmaz. Ücretli olduğunda da aynısı devam eder mi, şüphesi yüzünden satın almaya yeltenmedim. Ne de olsa biz Türkler, yazılıma para sevmeyi seven bir millet değiliz. Belki de sırf bu yüzden Ubuntu'ya sempati duyuyorum.
Davmail'e ise nedense kanım ısınmadı. Windows saatinin yanında bir şeyin sürekli çalışıyor olması ve localhost aracılığyla şifresiz olarak mail erişimi gibi birkaç nedenden ve hız olarak ihtiyaclarımı karşılamadığı nedeniyle "bizimle değilsin"  Davmail.
Bu nedenle Thunderbird üzerine Exchange mailimi "IMAP" protokol seçeneklerini kullanarak ekledim. Tatminkar olduğunu söylebilirim. Lakin için içine filtrelemeler girene kadar.
Thunderbird filtrelemeleri kendi bünyesinde barındırıyor. Serverla entegrasyonu yok ki olması negatif olurdu. Hele ki 32kB sınırlaması ile Exchange mail üzerinde. Kendince bir işlev sıralaması var. Oldukça iyi düşünülmüş bir filtreleme sistemini barındırmasına rağmen bir bazı hatalar mevcut. Örneğin bir maili önce bir dosyaya taşıyarak sonrasında okundu olarak işaretlemek isterseniz filtre size önce okundu işaretlemeniz için uyarı verir ve bunun işlem önceliği olduğunu söyler. Fakat onu dinler de okundu diye işaretlemeyi önce yaparsanız bu seferde mail okundu olarak işaretlenir fakat dosyaya taşınmaz. Ayrıca otomatik dosyalara taşınan maillerde nedense oldukça geç bir biçimde bilgisayarınıza iner ki hayati bir hata. Bunun için Thunderbird ile alakalı eklenti ya da konfigürasyon değişikliklerinin hemen hemen hepsini denemiş olmama karşın soruna kalıcı bir çözüm elde edemedim.
Filterelerin sıralanabilmesi ve eklentiler aracılığıyla çok kolay bir şekilde otomatik filterelemelerin oluşturulabilmesine rağmen geç mail düşmesi ve mailin varlığını haber vermesine karşın bir türlü kendisine erişememesi sonucu önemli gecikmeler oluşturması gibi nedenlerden bir "Open Source" hayranı olarak maalesef Thunderbird'ü terk etmek durumunda kaldım. Sürekli olarak güncellemelerin devam etmesi nedeniyle bir ümit belki düzelir. O güne kadar bilgisayarımda kalmaya devam edeceksin Thunderbird ama sabrımı da çok zorlama derim. Çünkü senden daha iyileri var.
XMPP desteğinden söz etmezsek ayıp kaçar. XMPP dediğimiz bizim eski mIRC'ın çok daha iyisi :) Günümüz sosyal medya uygulamaları ile entegrasyonu var. Mail yazarken bir yandan Facebook'tan sohbet edebilir, GoogleTalk (yeni Hangsout) üzerinden chat yapabilir, Twitter üzerinden tweet atabilir ve atılan tweetleri kontrol edebilirsiniz. Unutmadan Facebook sohbetinin Thunderbird üzerinden filtrelemelere takılmadığını ofis çalışanlarına ayrıca duyurmak gerekir.
Aramasını pek verimli bulmasam bile Outlook'taki gibi ilişkili mail özelliğinin performansını beğeniyorum.
Google Chrome ile bilişim dünyasına giren kullanıcı bilgilerin senkronizasyonu ve tüm platfromlarda (Android, Linux, Windows) aynı özelliklerin ve geçmişin birebir kullanılabilirliği güzel bir şekilde Firefox için de uygulandı. Verimli bir şekilde çalışıyor. Ancak her nasılsa bu tip entegrasyon özelliğinin hâlen Thunderbird için gelmemesi de kötü bir intiba.
Diğer bir eleştirim ise artık hayatımızın bir parçası hatta daha da öte, insanların bir uzvu haline gelen Android ve iOS gibi platformlarda uygulama yayınlanmaması. Firefox'un kendi adıyla bir işletim sistem çıkarmış olması buna mani değil. Sonuçta rakip firmalar olan Apple ve Google birbiri ile çapraz uygulamalar çıkarmaktan geri durmuyor. Mozilla firmasının CEO'sunu kovmasını daha vizyoner bir adam getirmesi yerinde bir hareket olacak diye tahmin ediyorum. Android'in mucidi Andy Rubin iyi bir aday olurdu doğrusu. Kendisinin aynı zamanda bir Linux uzmanı olması birçok şeyi bilişim dünyası için de daha ulaşılır kılacağı kesin. Unutmadan Android tek başına bir işletim sistemi değil, o da Linux'un bir versiyonudur.

eM Client:
İtiraf ediyorum ki piyasasının en iyisi. Bir bilişim eleştirmenine de iştirak ettiğim gibi "Outlook'u biri tahtından edecekse bu eM Client olacaktır. Yine de belli başlı kusurları yok değil ama IMAP performansı en iyi mail istemcisi olduğu su götürmez bir konu. XMPP olmasa da sohbet desteği konulmuş. Biraz gecikmeli de olsa filtreler iyi çalışıyor.
Filtreler Thunderbird kadar işlevsel olmasa bile yerinde ve iş görüyor. Filtrelerin filtrelenememesi kötü bir izlenim. Yani bir maile dair filtreyi yeniden düzenlemek istediğinizde biraz gözleriniz yoruluyor. Hele ki filtreleriniz bir hayli fazla ise. Diğer yandan oluşturmuş olduğunuz mail filtrelemelerinin tüm filtrelemelerine bütüncül bir yaklaşımla uygulanması yine Thunderbird karşısında bir eksisi ama en önemli eksisi değil.
eM Client'in en önemli eksisi "düz metin" ya da plain text olarak isimlendirilen mailleri "yanıtla" yaptığınızda maili tek satıra dönüştürmesi. Ufak bir bug. Bir iki satır komutla çözülebilir bir hata ama olsun yine de bir hata. Sonuçta satır içi yanıtlamanız gereken veriler olabilir.
Ücretsiz sürüm iki ayrı maili program üzerinden kullanmanıza müsaade ediyor. Bir aylık deneme sürümü boyunca size sınırlandırma yapmıyor. Fakat ürünü bir aydan önce kaydettirmek istediğinizde elinizden bir aylık hakkınızı da geri alıyor. Ne diyelim, canı sağ olsun. Java tabanlı çalışan güzel bir program. Herhangi bir kasma ya da bilgisayarı sömürmesi sözkonusu değil. Eski bilgisayarlar da bile rahatlıklıkla kullanılabilir.
Arayüzü orijinalleştirilebilir ama nedense Outlook'tan büyük ölçüde kopyalama yapılarak risk almaktan uzak durulmuş. İleride yaygınlaşmasını arttırabilirse ki şu an için grafikleri çok da iyi durumda değil, arayüz değişikliğine, eklenti opsiyonlarına ve Thunderbird'e getirdiğim eleştirideki gibi "kullanıcı bilgileri" senkronizasyonuna belki yer verebilirler.

Not: Bazı okurlar mail istemcisinde neden kulllanıcı bilgileri senkronizasyonu olsun, sonuçta GB'lar boyutunda mail bulunabilir. Eyvallah bu doğrudur. Fakat kullanım kolaylığı ve yeniden eskiye doğru bir mail senkronizyonu ile bu kolaylıktan neden istifade edilmesin. Filemaker tabanlı bir mail istemcisini yazmaya başlayalı bir ay kadar oldu. Fakat Filemaker'ın ücretli bir program olması hem de protokollerin ayrıntıları oldukça yorucu oluyor. Yoksa yapamadığımızdan değil, vakit ayıramadığımızdan :)

Opera Mail:
Opera 12'yi hatırlayacaksınızdır. Orijinal bir web tarayıcısı idi ve oldukça fonksiyoneldi. Hala indirme desteği var ve eski bilgisayarlarda çok iş görüyor. Link adı verilen kullanıcı bilgileri senkronizasyon özelliği vardır. Turbo adı verilen ve Opera'nın yaygınlaşması ve kullanıcı sayısını arttırmaya neden olan "düşük internet hızlarında sıkıştırma yapılarak gezinti" yapabilme seçeneğinin yanı sıra bir özelliği daha iyi iş görüyordu.
Opera 12 aynı zamanda bir mail istemcisi idi ki oldukça dikkat çekici ve iş gören bir seçenek. Herhangi bir harici program kullanmanıza gerek kalmadan, tüm işletim sistemlerinin en önemli parçası haline gelen bir tarayıcıdan işinizi halledebilmek hiç de fena bir seçenek değildi. .Opera Mail'in de macerası bu şekilde başladı.
Yakın zamanlarda müstakil bir program olarak da yayınlanmış olsa bile yemesi gereken çok fırın ekmek var. Rakiplerinin gerisinde. Özellik olarak oldukça geride. Tüm bunlara rağmen stabilitesine denecek söz yok. Özellikler konusunda cimri davranıyor. Gelişimini dikkatle izliyoruz. Opera'nın kendisine kendi özel SQL tabanlı tarayıcıdan Chromium tabanlı tarayıcıya geçmesi ve halen eski sürümlerinde bile var olan Link özelliğinin yeni sürümlerde bulunmaması can sıkıyor. Tarayıcı entegre bir gelişkin mail istemcisi neden olmasın demekten kendimi alamıyorum...  Neyse ben bilmem, Norveçli dostlarım bilir...

Evolution:
Linux platformunda yayıldı. Gelişti. Sonradan windows ortamına da "open source" ya da açık kaynak kodlu olarak geldi. Windows ortamında iyi çalıştığını söyleyemem. Hatta ben doğru düzgün çalıştıramadım. Ubuntu'da denedim. İş görüyor. Mütevazi bir program. Arayüzü 80'lerden kalma. Yine de bir eM Client değil, Thunderbird'den daha stabil mi değil mi, net karar veremedim. Ubuntu ve MinT gibi yaygın Linux platformları için bir alternatif. Denemekten zarar gelmez.

Bugün makale için bu kadar. Bu tip yazıları ara ara yayınlamaya devam edeceğiz.

Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme