6 Kasım 2014 Perşembe

06.11.2014 Genel Gündem

GÜNDEM 

İşçiler En Dip Noktada 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, mahsur kalan 18 işçinin madenin dip noktalarında olduklarını düşündüklerini söyledi. Ermenek'teki maden kazasında arama ve kurtarma çalışmalarında 9'uncu gün de geride kalırken işçilere ulaşılamadı. Acılı ailelerin bekleyişi sürerken, madende tahkimat ve su boşaltma işlemleri devam etti. Dün akşam saatlerinde, madendeki çalışmalar hakkında bilgi veren Bakan Yıldız, özetle şunları söyledi: "Kuyuya benzetirsek maden ocağını, kuyunun dibine doğru 18 kardeşimizin olduğunu düşünüyoruz. Biz şu anda 18 kardeşimizi hemen hemen dip noktalarda arıyoruz. Yani bu bizim mesafemizin daha uzun olduğunu gösteriyor. Suyun 4'te 3'ünü, yürüme yolunun da 3'te 2'sini ancak bitirdik. Yani şu anda diğer 3'te 1'i ile alakalı henüz oraya girmiş değiliz. 3 tane baca dediğimiz yerde olma ihtimali vardı. Ama çıkmadılar. O yüzden suyun ne kadar sürüklediğini ancak metre metre gittikten sonra göreceğiz. İşçilerin yemek yediği noktanın önündeki 25 metrelik bariyeri aştık. Bariyerin arkasında çok ciddi bir tahkimat bozulduğunu gördük bir kavşak noktasında. Burada suyun yandaki ocaktan boşaldığına net olarak karar verirsek burada bir işletmecilik hatası olduğunu çok rahat söyleyebiliriz." Faciayla ilgili gelişmeleri takip eden Doğan Haber Ajansı muhabirleri kaza yaptı. Otomobilleri uçuruma yuvarlanan muhabirler Tolga Yanık ve Akif Özdemir, kazayı hafif sıyrıklarla atlattı. Bakanlar Taner Yıldız ve Lütfi Elvan, kaza sonrası olay yerine gelerek Yanık ve Özdemir'e geçmiş olsun dileklerini iletti.
Hürriyet


Savcı Kaybolan Pamir İçin Anneye 6 Yıl İstedi 

Zekeriyaköy'deki evlerinden sabah saatlerinde çıkan ve 30 saat boyunca süren aramalar sonucunda yan villanın havuzunda cesedi bulunan 3.5 yaşındaki Pamir Dikdik'in ölümüyle ilgili soruşturma tamamlandı. Savcılık küçük çocuğun annesi hakkında 'taksirle ölüme neden olmak' suçundan iddianame hazırladı. Annenin 2 yıldan 6 yıla kadar hapsi isteniyor. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturmada Pamir'in kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için dosya Adli Tıp Genel Kurulu'na gönderilmişti. Genel Kurul tarafından hazırlanan ve Pamir'in ölümünün boğulma nedeniyle gerçekleştiği belirtilen rapor savcılığa ulaştı. Raporun savcılığa ulaşmasının ardından soruşturmayı yürüten savcılık, 3,5 yaşındaki Pamir'in bakımında sorumlu olan ve buna gerekli özeni, bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürdüğü anne Süverce Dikdik hakkında iddianame düzenlerken baba Serdar Dikdik hakkında ise takipsizlik kararı verdi.
Vatan

Balyoz Sil Baştan 

Anayasa Mahkemesi'nin 'hak ihlali" kararının ardından yeniden görülen Balyoz davasında ara karar açıklandı. Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi, dosyadaki dijital delillerle ilgili yeni bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verdi. Mahkeme, görevlendirilecek bilirkişilere sorulacak soruları da belirledi. Bilirkişiler, tüm dijital delilleri, daha önce verilen raporları ve bilimsel mütalaaları inceleyip ve çelişkileri giderecek. İşte davanın başından beri avukatların ortaya çıkardığı çelişkilerden bazıları: CD'lerdeki Word belgeleri 2003 tarihli. Ama kullanılan 'Calibri' ve 'Cambria' gibi yazı fontları Microsoft tarafından Office 2007 için geliştirildi. 11. ve 17. CD'lerin üzerinde emekli Tuğgeneral Süha Tanyeri'ye ait olduğu iddia edilen el yazıları var. O harflerin Tanyeri'nin el yazısıyla yazdığı ajandasından birebir kopyalandığını ifade eden ABD'den ve Türkiye'den raporlar var. Eskişehir'de bulunan şahsın diskteki 2003 tarihli belgede bir kanun metnine atıfta bulunuyor. Ancak metinde kanunun 2003 tarihli hali değil, 2005'te yapılmış hali bulunuyor. Donanma Komutanlığı'nda ele geçirilen hard diskte bir makbuz var. Makbuzun bilgisayara taranma tarihi 2003 olarak görünüyor. Ancak makbuz 2008'e ait bireysel emeklilik ödeme dekontu. Darbe planında yer alan el konulacak ilaç şirketleri listesinde bulunan Yeni Recordati firma, bu adı 2009'da aldı. Planların içinde belirtilen bazı sokak adları 2003'te o isimleri taşımıyor. O isimler, 2004, 2005 ve 2006'da sokaklara verildi. Belgelerin içinde jandarma personelinin kriptolu cep telefonu kullandığı belirtiliyor. Oysa kriptolu telefonların jandarmada kullanılmaya başlama tarihi 2008. Balyoz Harekat Planı'nda 'dost bir unsur olarak geçen Türkiye Gençlik Birliği'nden (TGB) söz ediliyor. TGB'nin kuruluş tarihi 19 Mayıs 2006. İstanbul'daki üç hastaneye ilişkin isim karışıklıkları var. O hastaneler o isimleri 2005'ten sonra alıyor. 2003'te Donanma Kuvvetleri'ne bağlı TCG Alanya gemisine bir görevlendirme yapıldığı iddia ediliyor. O tarihte gemi henüz inşa edilmemiş. Geminin inşa tarihi 2005.
Akşam

EKONOMİ 

Gram Altın                82, 5585          82, 6787                    
ABD Doları               2, 2452            2, 2477
Euro                           2, 8047            2, 8080
İngiliz Sterlini            3, 5865            3, 5915

Tek Sorumlu Biz Miyiz 

Soma'da 301 işçinin hayatını kaybettiği maden faciasına ilişkin şirket sahibi dahil 7 kişi hakkında 301 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis talep edilmesinin ardından kamu yönetiminin olaydaki sorumluluğu da tartışılmaya başlandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Soma faciasının kamu sorumlularıyla ilgili iki müfettiş hakkında soruşturma başlattıklarını, savcının soruşturma izni istediği genel müdür ve müfettişler için ise izin vermediğini açıkladı. Çelik, Hürriyet'e, kendisini ve bürokratlarını sorumlu tutmanın sorunu çözmeyeceğini savunarak, "Açıkca söylüyorum, bunu manşet yapın. Bu yapı kaza üretir" dedi. Çelik Soma'daki soruşturma için savcıya neden izin vermediğini şöyle anlattı: "Savcı, Soma'daki soruşturma için izin istedi. Vermedim? Olayın faili olarak gösterilen Kasım Özer benim İş Sağlığı Ve Güvenliği Genel Müdürüm. İşçilerin güvenliği ile ilgili mevzuatı hazırlayan adamım, bu işle ne ilgisi olabilir? Bir de 2009 yılından itibaren teftiş yapan tüm müfettişlerin listesini istediler. Madene o tarihte ruhsat verildi diye, bu tarihe kadar hiç kaza olmamış, müfettişlerin ismini niye istiyorsun; kabul etmedim. Olaya müdahil olmayan kişilerle ilgili istenilen izin bana ideolojik geldi." Soma'da ve Ermenek'te işin kamu alanındaki sorumlusunun ortaya çıkmasını herkesten çok istediğini vurgulayan Çelik "Ama algı yönetimi yapmak isteyenlere de izin vermem. Biz bakanlık olarak idari soruşturma başlattık. Soma denetimini yapan iki müfettişle ilgili soruşturma yapıyoruz, yakında açıklayacağım. Olaya bütün olarak bakmalı. İşin yanlışı nerede, araştıralım. Bizim teftişlerimiz anlıktır, uyarı niteliğindedir. Asıl sorun 1960 model arabayla, bugün ne yaptığınız? 2014'de 60 model arabayla iş yaparsanız bu olur" dedi. Çelik sorunun madenciliğin eski usül yöntemlerle yapılması olduğuna dikkat çekerek "Bunu ortadan kaldırmalıyız. Açıkca söylüyorum, bunu manşet yapın. Bu yapı kaza üretir. Her an benzer olaylar yaşanabilir. Önlemek için ne yapacağız? Teknoloji ağırlıklı havza madenciliği, proje madenciliği yapacağız. Ölümleri önlemenin başka yolu yok. Şimdi beni ve bürokratlarımı sorumlu tutmak sorunu çözecek mi? Bu tür olayların tek sorumlusu biz miyiz? Tüm muhataplara bakmak lazım. Benim tarafından sadece teftiş var. Bu işin tek tarafı biz miyiz? Kamu sorumlusu dediğiniz de bir tek biz mi aklınıza geliyoruz?" dedi.
Hürriyet

İzinsiz Mesaja 50 Bin TL Ceza 

İnternet ve cep telefonu üzerinden reklam içerikli elektronik mesajlar, artık tüketicinin onayı alınmadan gönderilemeyecek. Onay almadan mesaj ve ileti gönderen hizmet sağlayıcılara bin liradan 10 bin liraya kadar para cezası verilecek. Reklam içerikli elektronik iletileri, alıcılara önceden onaylarını almadan birden fazla gönderen hizmet sağlayıcılara ise 10 bin liradan 50 bin liraya kadar idari para cezaları verilecek. Elektronik Ticaretin Düzenlemesi Kanunu Resmi Gazete'de yayınlandı. Düzenlemeye göre ticari elektronik iletiler, alıcılara ancak önceden onayları alınmak kaydıyla gönderilebilecek. Bu onay, yazılı olarak veya her türlü elektronik iletişim araçlarıyla alınabilecek. Alıcılar diledikleri zaman, hiçbir gerekçe belirtmeden ticari elektronik iletileri almayı reddedebilecek. Ret talebinin ulaşmasının ardından hizmet sağlayıcı, 3 işgünü içinde alıcıya elektronik ileti göndermeyi durduracak. Hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcı, elde ettiği kişisel verilerin saklanmasından ve güvenliğinden sorumlu olacak. Kişisel verileri, ilgili kişinin onayı olmaksızın üçüncü kişilere iletemeyecek ve başka amaçlarla kullanamayacak. Kanundaki yükümlülükleri yerine getirmeyen ya da şartları uygulamayanlar hakkında, bin lirayla 15 bin lira arasında değişen idari para cezaları uygulanacak.
Hürriyet

İş Aramayana Yardım Yok 

Sosyal yardımlara ilişkin yeni düzenlemeler yapan Hükümet, yoksul kişilerin işgücüne katılımını sağlamak için çalışmalarına hız verdi. Bu kapsamda, çalışabilir durumdaki yoksul kişilerin, sosyal yardımlardan yararlanabilmesi için İŞKUR'a kayıtları zorunlu hale getirilecek. Bu yönde çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, İŞKUR ve Sosyal Güvenlik Kurumu ile koordineli çalışılacak. Hükümet önümüzdeki dönemde gelir dağılımı eşitsizliğini azalmak için de bazı düzenlemeler yapacak. Yasal düzenlemelerle sosyal yardımların hedef kitleye ulaşması sağlanırken, yoksulluk sınırı altındaki bireylerin geliri yoksulluk sınırına yükseltilecek. Ayrıca gelir düzeyi düşük ailelerin çocuklarına da kreş yardımı yapılacak. Öte yandan Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası (Bem-Bir-Sen) AR-GE Birimi tarafından TÜİK verileri baz alınarak hazırlanan 2014 yılı Ekim ayı asgari gıda harcaması (açlık sınırı) ve asgari geçim haddi (yoksulluk sınırı) rakamları açıklandı. Eylül ayında inişli çıkışlı seyreden açlık ve yoksulluk rakamları, ekim ayında artış gösterdi. Ekim ayında yoksulluk rakamları 41 lira, açlık rakamları ise 8 liralık bir artış yaşandı. Eylül ayında bin 200 liraya yükselen açlık sınırı, ekim ayında da bin 208 lira olarak gerçekleşti. Eylül ayında 3 bin 143 lira olarak gerçekleşen yoksulluk sınırı ekim ayında ise 3 bin 184 lira olarak kayıtlara geçti.
Türkiye

 Artık Yazacakları Felaket Senaryoları Kalmadı 

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, son 12 yılda Türkiye'ye gelen doğrudan yabancı yatırım miktarının 14 milyar dolara ulaştığına dikkat çekerek felaket senaryosu çizenlerin umduğunu bulamayacağını söyledi. Kilis Organize Sanayi Bölgesini ziyaret eden Zeybekci, "2009'dan 2014 Ağustosu'na kadar ise 6,5 milyon vatandaşımızı iş sahibi oldu. Aynı dönemde AB ülkelerinde 5 milyonun üzerinde toplam istihdamda aşağıya gitti. Ülkemiz ise bu konuda artış sağlayarak 1 numara oldu" diye konuştu. Türkiye'nin 19 çeyrekten beri ortalama 5,8 büyüdüğünü aktaran Zeybekci, Türkiye'nin cari açığını önceki yıla oranla bu yıl yüzde 35 oranında aşağıya çektiğini kaydetti. Türkiye'nin 2014 sonundaki bütçe açığının 1,2 seviyesine ineceğini belirten Ekonomi Bakanı Zeybekci, şunları söyledi: "2002 yılına kadar Türkiye'ye gelen doğrudan yabancı yatırım 14 milyar dolar. Şu anda bu rakam 150 milyar dolara ulaştı. Bu yatırımın yüzde 70'i AB ülkelerinden geliyor. Artık yazacakları felaket senaryosu kalmadı, hayallerini zorluyorlar. Kim isterse istesin bu ülkede asla ve asla kriz çıkmaz ve çıkmayacak. Çünkü artık bu milletin adamları ve hizmetkarları var."
Türkiye

2015 Seçimleri Öncesinde Kimse Popülizm Beklemesin 

Başbakan Ahmet Davutoğlu "Hükümetimizin, popülist bir ekonomik politika anlayışı hiç olmamıştır geçmişte, şimdi de olmaz. Neden? Çünkü bütün siyasal göstergeler ortaya koyuyor ki haziran 2015'te yapılan seçim sonrasında da biz yine bu sorumluluğu üstlenmeye devam edeceğiz. Popülizm, insanların bir sonraki seçimi kazanma güveni yoksa ortaya çıkar. Kimse bizden popülizm beklemesin. Ama bunun yanında kimse de dinamik bir şekilde seyreden ekonomi politik konjonktürde, statik bir tavır da beklemesin. Dinamik konjonktür dinamik tavır almayı gerektirir" dedi. Davutoğlu, Merkez Bankası'ndaki bilgilendirme toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Türkiye'nin kısa vadeli, günlük, anlık tepkiler vermediğini, orta vadeli bir program içinde olduğunu söyledi. Bütçe disiplini konusunda son çıkan rakamların çok ümit verici olduğunu dile getiren Davutoğlu, bütçe disiplininin her ne surette olursa olsun korunacağını bildirdi. "Siyasal istikrar en ufak zaaf göstermiş olsaydı son 2,3 ay içinde yapılan cumhurbaşkanı seçimi ve sonrasındaki devir teslimlerde, şu anda biz faiz politikalarında ve diğer alanlarda çok daha karamsar bir tabloyla karşı karşıya kalabilirdik" diyen Davutoğlu, brifingde son aylarda artan güvenin içeriye sermaye akışını hızlandırdığı, içeride ve dışarıda Türk ekonomisine güveninin arttığı yönünde bilgi aldığını anlattı. Başbakan Davutoğlu "Bunların hepsi mutlaka fiyat istikrarına, faiz politikalarına pozitif yönde etki etmesini beklediğimiz ve bu yönde de bir seyir içinde gördüğümüz hususlar. Türkiye, G20 Dönem Başkanlığı yapacak. Ben bu sunuşun, G20 Zirvesi öncesinde olmasını özellikle rica etmiştim. Yarın da (bugün) son derece önemli 25 yapısal dönüşüm programının perspektifini kamuoyuyla paylaşacağım" diye konuştu.
Star

Ziraat'ten 3 Milyar TL Net Kâr 

Ziraat Bankası, dokuz aylık dönemde net kârını yüzde 17 artırarak 3 milyar 26 milyon liraya yükseltti. Bankanın 3. çeyreğe ilişkin finansal verilerini değerlendiren Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, geliştirmekte oldukları müşteri odaklı iş modeli ile finansal sonuçların birbirlerini dinamik olarak etkileyen yapısıyla hedefledikleri sonuçları elde etmeye devam ettiklerini belirtti. Aydın "Müşterilerin bankaya kolay erişimini sağlamak için gerek şube gerekse de şube dışı kanalların dağılımını ve etkinliğini artırmayı sürdürdük. Dokuz aylık dönemde açılan 28 şubemizin yanı sıra ATM sayımızı 581 adet artırdık. Eylül sonu itibariyle toplam şube sayımız 1.661 ve ATM sayımız 5.934 olarak kaydedildi. 400'ün üzerinde seyreden sadece bankamız şubesinin bulunduğu yerleşim sayısını artırmayı sürdüreceğiz. Şube dışı kanallardan gerçekleştirilen işlemlerin toplam işlemler içindeki payı bu yıl yüzde 62'den yüzde 78'e yükseldi" dedi.
Star

Artma İhtimali Az Düşme İhtimali Var 

Kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, Türkiye'nin dış faktör kaynaklı risklere karşı kırılgan olduğunu açıkladı. Türkiye'nin notunun kısa vadede artmasının olası olmadığını vurgulayan Moody's analisti Alpona Banerji, kamu finansmanında dengenin bozulmasının notu aşağı çekeceğini belirtti. Moody's'in dün Türkiye temalı konferansında konuşan Moody's analisti Alpona Banerji Türkiye'nin ekonomi ve mali alanda görece güçlü konumuna karşılık dış faktörler kaynaklı risklere karşı kırılganlığının yüksek olduğunu ve kredi notunun kısa vadede artmasının olası olmadığını söyledi. Moody's Türkiye Başanalisti Banerji şöyle konuştu: "Türkiye, büyük dış dengesizliklerle karşı karşıya kalmaya devam eder ve dış finansman ile ödemeler dengesi baskılarına maruz kalmayı sürdürürse, kredi notunun yukarı çıkma ihtimali daha az. Ancak, eğer Türkiye'deki iç ve jeopolitik gerilimler azalır, yatırımcının ekonomiye güveni artar ve ülkenin dış finansmanı üzerindeki baskılar azalırsa notun görünümü tekrar durağana çıkarılabilir. Büyüme var ama büyümede bir yavaşlama da var ve bu Türkiye'nin alışık olmadığı bir durum. Gelecekte de böyle devam ederse o zaman ekonomi üzerindeki baskılar artacaktır" Banerji, Türkiye'nin benzer kredi notuna sahip ülkeler arasında dış faktörler kaynaklı risklere karşı kırılganlığı en yüksek ülkeler arasında olduğunu da ifade ederek, "Yüksek cari açık ve bunun kısa vadeli akımlarla finansmanı Türkiye'yi yatırımcı güvenindeki değişikliklere karşı kırılgan olmasına neden oluyor" dedi.
Vatan

Rumlar İçin Tek Çare Türkiye'nin Boru Hattı 

Kıbrıs'ta 12. parselde Rumlar adına doğalgaz sondajı yapan Amerikan Noble Energy şirketi, elde edilecek doğalgazın piyasalara ulaştırılması için tek seçeneğin bölgesel boru hatları olduğunu açıkladı. Rumların tepkisinden endişe eden Amerikan şirketi, üstü kapalı olarak Türkiye'deki boru hatlarını işaret etti. Rumların Afrodit adlı deniz parselinde sondaj yapan ve 60 milyar dolarlık doğalgaz bulan Noble Energy'nin genel müdürü John Tomich, gazın taşınması için geçerli tek yolun boru hattı olduğunu söyledi. Tomich, Güney Lefkoşa'daki konferansta açıklamalarda bulundu. Halihazırda Kıbrıs'a en yakın doğalgaz boru hattı, 65 kilometre uzaklıktaki Türkiye'de bulunuyor. Türkiye tarihi bir projeyle Kıbrıs'a su taşıyacak boru hattı projesinde hızla ilerliyor. 'Asrın projesi' denilen 80 kilometrelik boru hattıyla Kıbrıs'a yılda 75 milyon metreküp su iletilecek. İlk aşamada adaya su ve elektrik getirmek için tasarlanan boru hattına, doğalgaz hattı ilave edilmesi de planlanıyor. Tomich, Rumların hedeflediği doğalgaz sıvılaştırma terminalinin ise dünyanın en pahalı seçeneği olduğuna işaret ederek, Kıbrıs'taki doğalgaz miktarının böyle bir tesisi kurmak için yeterli olmadığına dikkat çekti.
Akşam

SİYASET/POLİTİKA

Erdoğan Ve Öcalan 'Bitti' Demeden Bitmez 

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Çözüm Süreci için, "Sayın Öcalan ya da hükümet 'Bu süreç bitmiştir' demediği müddetçe süreç karşılıklı olarak devam eder. Sayın Öcalan ve Erdoğan irade beyanlarını sürdürdüğü müddetçe süreç devam eder" dedi. Demirtaş, HDP Grubu'nun toplantı odasında basın mensuplarına şu değerlendirmelerde bulundu: "Süreç İmralı'daki görüşmeyle başladı. Bitecekse orada yapılacak görüşmeyle biter. Bizim partimiz süreci bitirme sevdalısı değil. KCK ise sürecin kendileri için anlamsızlaştığını açıklıyor ancak 'Süreç bitmiştir' şeklinde açıklama yapacaklarını zannetmiyorum. İmralı'dan net bir karar çıkmadığı müddetçe, kendileri süreç neyi gerektiriyorsa onu yaparlar." Başbakan Ahmet Davutoğlu da MİT Müsteşarlığı'ndaki toplantı sonrası HDP'yi eleştirerek şunları söyledi: "HDP sürekli hükümete ev ödevi çıkarmaya çalışmamalı, kendi ödevini yapmalı. Silahlı unsurlar şehirlerimizin üzerinde bir baskı unsuru haline gelecekse o zaman bir niyet tazelenmesine ihtiyaç vardır. Görmek istediğimiz somut adımlardır. İllegal faaliyetlerin sona ermesidir. Ne zaman silahlı grupların silahlarını bırakacağı, Türkiye'yi terk edeceği sorusuna cevap vermeliler."
Hürriyet

'Kesin İhraç'la Disipline 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında dün toplanan Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Eskişehir Milletvekili Süheyl Batum için "Parti bütünlüğünü sarsan tutum içine girmiş olduğu" gerekçesiyle, "CHP'den kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na (YDK) sevk edilmesi" kararı aldı. Kılıçdaroğlu, 5-6 Eylül tarihli kurultay öncesi Hürriyet'e, "Yumruğumu masaya vuracağım. Her zaman farklı söylemlere saygı duydum ama partinin kamuoyunda güvenilirliğini sarsacak söylemlerde bulunanlara da bu kurultaydan sonra izin vermeyeceğim" demişti. Batum'un YDK'ya sevkine ilişkin kararın MYK gündemine alınmasına onay veren Kılıçdaroğlu'nun bu tavrı, 'Yumruğunu masaya vuruşunun' ilk örneği olarak görülüyor. Edinilen bilgilere göre bazı il örgütlerinden gelen "Batum'un disipline sevk edilmesi" istekleri, Gürsel Tekin tarafından Kılıçdaroğlu'na iletildi. Kılıçdaroğlu'ndan "MYK'da değerlendirelim" onayı alan Tekin, MYK'nın gündemine "Süheyl Batum'un durumunu" aldı. Değerlendirmeler sonucunda oybirliğiyle "Batum'un YDK'ya sevk edilmesi kararı" çıktı. CNN Türk'te Ahmet Hakan'ın konuğu olan CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, Batum'un YDK'ya sevk edilmesini doğru bulmadığını belirterek, "Bu ateşin üzerine benzin dökmek gibi bir şey 'Çektim kılıçları sizi disipline veririm. Asarım, keserim' şeklindeki yaklaşımlar doğru değil" dedi.
Hürriyet

Parti Kapatma Devri Kapandı 

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, gazetecilerin Hasip Kaplan'ın önceki günkü "Son MGK toplantısında HDP'nin kapatılması kararı alındı" şeklindeki açıklamasını hatırlatması üzerine şöyle dedi: "Siyasi partilerin kapatılması devrinin kapandığını düşünüyorum. Bundan sonra Türkiye'de siyasi partilerin kapatılmasının gündeme gelebileceğini pek ihtimal vermiyorum. MGK Toplantısı'ndaki görüşmeler gizlidir. Onlarla ilgili bir açıklama yapmam yasal olarak mümkün değildir. Ancak Hasip Kaplan ve başkaları oradan bir siyasi istismar aracı olarak istifade ediyorlar. Kendilerine bir güç devşirmeye çalışıyorlar." Aynı soru TBMM Başkanı Cemil Çiçek'e de yöneltildi. Çiçek şunları söyledi: "Bu türlü açıklamalar neye dayanıyor, ne kadar doğrudur, yanlıştır onu bilmem. MGK toplantısında bulunmadım. Ülkemizde geçmişte pek çok siyasi parti kapatıldı. Bu kapatmalar hiçbir zaman bekleneni vermedi. Parti kapatmalar artık günümüzde kabul edilebilecek bir husus değildir." Kaplan'ın "Milli Güvenlik Siyaset Belgesi Meclis'ten saklanıyor" sözleriyle ilgili olarak da Çiçek şöyle dedi: "Daha evvelden de gelmezdi. Neticede devletin dikkat etmesi gereken hususlarla ilgili bir kısım ilkeleri belirleyen yol gösterici bir belgedir. Onun için buna olduğundan çok daha fazla anlam yüklemekte doğru değil."
Vatan

Komisyonda Sarraf Krizi 

TBMM'de dört eski Bakan ile ilgili açılan Meclis Soruşturma Komisyonu'nda, Başkan Hakkı Köylü'nün dinlenmesi için sadece 8 kişinin ismini önermesi üzerine CHP'li milletvekilleri komisyon salonunu terk etti. CHP'li üyelerden Erdal Aksünger düzenlediği basın toplantısında, davanın baş aktörü Rıza Sarraf'ın alt komisyonda dinlendiğini hatırlatarak, şunları söyledi: "Sarraf'ın Meclis'te dinlenmesi itirazlarımızı dile getirdik. Alt komisyonda dinlenenlerin de burada dinlenmesini istedik. Kendisi (başkan) karar aldı, 8 kişiyi dinlemek istedi. Genelde bakanlara yakın insanlar, çocukları, bakanın korumaları. Bazı emniyet müdürleri ve savcıların dinlenmesini istedik. Kendileri bunları dinleyemeyeceği imajı verince tartışmalar çıktı, terk ettik. Biz bu tiyatronun içinde olmayız."
Vatan

HDP Bize Ev Ödevi Vermeye Kalkmasın 

Başbakan Ahmet Davutoğlu, dün Milli İstihbarat Teşkilatı (MIT) Müsteşarı Hakan Fidan'dan brifing aldı. Bilgilendirme toplantısının ardından açıklamalarda bulunan Başbakan Davutoğlu'nun değerlendirmelerinin satırbaşları söyle: Özellikle teknolojik imkanlar konusunda verilen bilgiler istihbarat teşkilatımızın gelecek yıllara hazırlanması için umut verdi. Devlet istihbaratı içinde kurumlararası eş güdüm de önem arz ediyor. Yükselen bir güç olarak Türkiye'nin istihbarat yapılanmasının da kendini yenilemesi ve reforme etmesi yönünde hükümetimizin kararlılığı vardır ve hiçbir fedakarlıktan kaçınılmayacaktır. HDP son dönemde yaptığı açıklamalarla dikkatleri dağıtan bir tutum sergiliyor. HDP sürekli hükümete ev ödevi çıkarmaya çalışmamalı, kendi ödevini yapmalı. Biz çözüm sürecine katkı sağlayacak her faaliyete destek veririz ama çözüm süreci adı altında kamu düzeni tehdit edilirse buna da müsaade etmeyiz. Görmek istediğimiz somut adımlardır. Tekrar bir olumlu atmosferin oluşması için her türlü adımı atmaya hazırız ama gerekli adımları beklemek de hakkımızdır.
Akşam

DÜNYA 

Kahire'de Ankara Karşıtı Cephe Zirvesi 

Türkiye ile Güney Kıbrıs Rum Kesimi arasında Akdeniz'de petrol ve doğalgaz arama gerilimi Barbaros Hayrettin Paşa sismik araştırma gemisinin göreve başlamasıyla yükselirken, hafta sonunda Mısır'ın başkenti Kahire'de dikkat çekici bir zirve yapılacak. Yunanistan Başbakanı Antonis Samaras ve Kıbrıs Rum yönetimi lideri Nikos Anastasiadis, bu hafta sonunda Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah el-Sisi ile Türkiye'nin doğu Akdeniz'deki faaliyetleri konusunu görüşecek. Türkiye karşıtlığı temelinde oluşan 3'lü cephe, doğu Akdeniz'le ilgili bir dizi anlaşma imzalayarak münhasır ekonomik bölge ve fır hatlarını paylaşmayı amaçlıyor. Rum yönetiminin hedefi, Mısır ile 5 yıl önce yaptıkları sınır belirleme anlaşmasına Yunanistan'ı da dahil ederek bölgeyi 3 ülke arasında paylaşmak. Bu aşamada bir diğer kıyıdaş ülke İsrail de devreye girdi. İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman, dün Kıbrıs'a giderek Rum mevkidaşı Yoannis Kasulidis ile bir araya geldi. Lieberman görüşme sonrası yaptığı açıklamada Türkiye'nin Rum Kesimi'nin petrol ve doğalgaz arama hakkına saygı duyması gerektiğini söyledi. Bölgede tansiyonu yükseltmenin 'çok gereksiz' olduğunu kaydeden Lieberman, 'Rum Kesimi ile doğalgaz kaynaklarının çıkarılması için yaptıkları işbirliğinin somut sonuçlarını gelecek yıl görmeyi beklediğini' ifade etti.
Hürriyet

Bir Bush Daha Siyasete Atılıyor 

ABD eski başkanlarından George W. Bush'un yeğeni ve 2016 seçimlerinde adı başkan adaylığı için geçen Florida eski Valisi Jeb Bush'un oğlu George P. Bush, Texas eyaletinde Arazi Komiseri seçildi. Böylece Amerikan politikası, ABD'nin 41'inci başkanı olan George H. Bush ve 43'üncü başkanı olan George W. Bush'tan sonra aynı aileden yeni bir "George Bush" ile tanıştı. Amerika Bülteni'nde yer alan habere göre George P. Bush, Bush hanedanlığında, girdiği ilk seçimini kazanan ilk isim oldu. Politik sahnenin yeni George Bush'u, daha büyük politik makamların ilk basamağı mı sorusuna cevap vermese de Arazi Komiserliği, eyalet politikasında yükselişin ilk basamaklarından biri olarak görülüyor. Arazi Komiseri, eyaletin yer altı kaynakları haklarını ve kamusal arazilerini yönetmekten sorumlu. George P. Bush, geçtiğimiz ay ABC'ye yaptığı açıklamada, babası Jeb Bush'un büyük ihtimalle 2016'da yapılacak başkanlık seçimlerinde aday adayı olacağını söylemişti.
Türkiye

Fransa Filistin Devleti'ne Göz Kırpıyor 

Fransa Parlamentosu'ndaki Filistin Dostluk Grubu Başkanı Michel Issindou, iktidardaki Sosyalist Partisi milletvekillerinin çoğunluğunun, Filistin'in tanınması için verilen önergeye destek vereceklerini söyledi. Issindou, önergenin, Sosyalist Grup'ta kabul edildikten sonra bir hafta içinde meclis gündemine gelebileceğini ifade etti. Sosyalist Partisi'nin Meclis Grup Başkanı Bruno Le Roux ise ''Filistin'in tanınması artık barış süreci sonucunda gelinen son nokta değil, barış sürecini başlatmak için gerekli bir başlangıç noktası olmalı'' dedi. Le Roux, önergenin gelecek hafta genel kurula sunulabileceği söyledi.
Star

Tarihi Hezimet 

Bush döneminden beri büyük bir seçim zaferine hasret olan Cumhuriyetçi Parti, ABD'de yapılan ara seçimlerden tarihe geçecek bir zaferle ayrıldı. Temsilciler Meclisi'ndeki 435 sandalyenin tamamı ve Senato'daki 100 sandalyenin 36'sı için yapılan seçimlerde Cumhuriyetçiler hem alt kanattaki üstünlüklerini pekiştirdi, hem de 2006'dan bu yana ilk kez Senato'da kontrolü ele geçirdi. Böylece ABD Kongresi (Temsilciler Meclisi + Senato) büyük çoğunlukla Obama politikalarına muhalafet eden Cumhuriyetçiler'in kontrolüne geçmiş oldu. Demokratlara karşı kurulan bu üstünlük 1946 yılından beri, yani İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana en büyük fark olarak kayıtlara geçti. 36 eyaletin valiliği için yapılan seçimlerde de Cumhuriyetçiler üstün geldi. Sonuçlar 24 eyaletin partinin rengi olan kırmızıya boyandığını gösteriyor. Demokratlar ise sadece 8 valilik kazanabildi. Obama'nın memleketi olan Illinois eyaletinde bile ABD Başkanı'nın partisi kaybetti. Arkansas, Maryland, Massachusetts gibi Demokratların kalesi olan yerlerde bile Cumhuriyetçilerin kazanması Obama yönetimi ve Demokrat Parti için alarm zillerinin çalmasına sebep oldu. Kentucky'de Demokrat adayı geride bırakan Senato azınlık lideri Mitch McConnell, şimdi çoğunluk lideri olacak. Temsilciler Meclisi Başkanı Cumhuriyetçi John Boehner'ın da görevini sürdürmesi bekleniyor.
Vatan

Aksa'dan Elini Çek 

Filistin ile barış müzakerelerini dinamitleyen İsrail adeta Müslümanlara savaş ilan ediyor. Bölgeyi ateşe atabilecek uygulamalara imza atan Tel Aviv yönetimi önce Mescid-i Aksa'yı Müslümanlara kapattı, dün de askerler mescide 1967'den bu yana ilk kez postallarıyla girerek kanlı bir saldırı düzenledi. İsrail'in dün 100 Yahudi'ye Mescid-i Aksa'nın avlusuna giriş izni vermesinin ardından, Aksa içinde ve çevresinde yaşanan çatışmalarda 27 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında AA muhabiri Turgut Alp Boyraz da bulunuyor. Mescid-i Aksa'nın içerisine giren 100 kadar İsrail askeri cami avlusunu savaş alanına çevirdi. İsrail askerlerinin, Filistinlilerin üzerine plastik mermi, ses ve gaz bombalarıyla müdahalesi üzerine yaralanmalar olurken Aksa içindeki Kıble Camisi'ne sığınan Müslümanları kovalayan İsrail askerleri, Kıble Camii'nin içerisinde postallarıyla gezerek göstericileri tartakladı. Bu esnada cami içerisindeki Kur'an-ı Kerimler etrafa saçıldı. İsrail'in saldırılarına sosyal medyadan ise tepki yağıyor. Kullanıcılar #HandsOffAlAqsa (El-Aksa'dan elini çek) hashtag'i ile saldırılara tepki gösteriyor. Filistin Dini İşler Bakanı da "bölge kan gölüne dönebilir" uyarısında bulundu. Ankara'nın da tepkili olduğu olayda, Dışişleri Bakanlığı "Mescid-i Aksa'nın taşıdığı ruhani değerleri ve hassasiyetlerin hiçe sayılması"nı şiddetle kınadı.
Akşam

SPOR

Basketbolda, Kadınlar Avrupa Ligi B Grubu ilk maçında F.Bahçe, Abdullah Gül Üniversitesi'ni 84-78 yendi. Maça etkili başlayan sarı-lacivertliler ilk periyotu 17-23, önde tamamladı. İkinci çeyrekte Marginean ve Wright'in sayılarıyla farkı kapatan AGÜ, soyunma odasına 44-43 üstün döndü. İkinci yarıda kontrolü ele alan F.Bahçe, salondan 84-78 galip ayrıldı. AGÜ'de 26 sayı üreten Wright en skorer isim olurken, F.Bahçe'de Tina Charles 19 sayı attı. Euroleague'deki diğer temsilcimiz G.Saray Odeabank ise sahasında Montpellier'e uzatmada 66-59 kaybederken, Eurocup C Grubu'nda Mersin B.Belediyesi, bir diğer Türk takımı Orduspor'u 79-66 mağlup etti. Kadınlar Avrupa Kupası'nda bugün saat 20.00'de Botaş-Enisey, 19.30'da İstanbul Üniversitesi- Minsk ve 19.00'da Beşiktaş-Horizont maçları oynanacak.
Türkiye

Beşiktaş derbisinin olay adamı Emre Belözoğlu düzenlediği basın toplantısında yaşananları anlattı. Maç sonrası siyah-beyazlı camianın körüklemesiyle oluşturulmaya çalışılan algı olduğunu söyleyen tecrübeli yıldız düzenlediği basın toplantısında içini döktü. "Olaylara bir de benim açımdan bakmanız için konuşuyorum" diyerek söze giren Emre, " Yaklaşık 17-18 senedir profesyonel futbolcuyum. 8 sene yurt dışında oynadım, 100'den fazla milli maç yaptım. Bu anlamda ülkemizin futbol olarak problemlerinin saha içinden daha çok saha dışında olduğunu gözlemliyorum" vurgusunu yaptıktan sonra Slaven Bilic'e yüklendi. Derbide saha dışına taşacak kadar büyük olaylar yaşanmadığını belirten Emre, "Ancak gelinen noktada her şey 2-0'lık galibiyetimizin önüne geçiyor. Her şey de benim üzerimden gidiyor. Ancak Bilic'in o tepkilerinden sonra benim de bir şeyler söylemem gerekiyordu" dedi. Bilic'le yaşadığı diyalogda küfür olmadığının altını çizen Emre, "Bunu kendisi de gayet iyi biliyor. Ama aksini söylemesi beni üzüyor. Devre arasında fırça yiyeceksem, kendi hocamdan yerim. Yolumu kesersen ben de sana 'Sen kimsin' derim" ifadelerini kullandı. "Saha içinde olan saha içinde kalmalı. Biz birbirimiz dışarda görsek sarılırız" diyen Emre, Veli Kavlak için "Geliyor bir arkadaş kafasını burnuma dayıyor. Benim saha içi profilim eleştiriliyor ben de eleştiriyorum. Ama olaylar tek benim üzerimden yürümüş gibi yorumlar yapılıyor. Saha içinde hatalarımız olmuştur. Tabii herkesin bir bakış açısı var. Ama hakkaniyet yok. Ben bundan şikâyetçiyim" diye konuştu. Emre "Fenerbahçe'ye zarar verdiğim düşünülüyorsa yönetim zaten gereğini yapar. Ben de kulübün sırtında kambur olmak istemem" diyerek sözlerini noktaladı.
Türkiye

Alman polisinden Türk taraftarlara ağır darbe Borussia Dortmund maçı öncesi, karşılaşma oynanırken ve 90 dakikanın sonunda meydana gelen olaylar nedeniyle Alman Polisi "Kasten adam öldürmeye teşebbüs" gerekçesiyle 6 Türk taraftar için soruşturma başlattı. Sahaya ve Dortmund tribünlerine atılan meşalelerle oyun iki kez dururken, stat dışındaki olaylarda 10 polis yaralandı. Emniyet 700 Türk taraftarın da kimlik tespitini yaptırdı. Dortmund Emniyet Müdürü Gregor Lange, "Statta 1000 görevli vardı. Taraftarlara dağılmaları için sık sık anons yaptık. Türkler'in stada toplu gitme isteğini kabul ettik. Tüm iyi niyetimize rağmen olay çıkardılar. Stat içinde de emniyet güçlerine karşı şiddet oldu. 3.5 kiloluk oturma grubu polislere atıldı. Biber gazı kullandık. Sadece 10 polisin yaralanması bir şans. Cinayete teşebbüs gerekçesiyle 6 gözaltı dışında, 700 Türk taraftarın da kimlik tespitleri yapıldı" dedi.
Star

Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Biliç, Partizan maçı öncesi konuştu. Hırvat hoca, "İyi bir pozisyondayız. Aynı zamanda tehlikeli de bir pozisyondayız. İki hafta önce Partizan'ı 4-0 yendik ama burada işimiz kolay olacak diye düşünürsek ciddi bir tehlike yaşarız. Mutlaka kazanmamız gerekiyor. Avrupa'daki takımların geneli gibi bizim de iniş çıkışlarımız olacak. Partizan maçı bizim için fırsat. Yeniden kazanmaya başlamak için. Takımın bunun altından kalkabilecek kapasitesi var" dedi. Biliç, şunları söyledi: "Olan biten Necip'i etkiliyor. Her oyuncunun kariyerinde bunlar yaşanabiliyor. Bir oyuncu doğru iş yaptığında takdir alır. Savunmacı ve kaleciler hata yapınca daha çok eleştirilir. Bundan dolayı Necip'i günah keçisi haline getirmek doğru değil. Çok iyi bir oyuncu ve karakter. Bana hakemleri sormayın. Hakemlere harcayacak vaktimiz yok, biz işimize konsantre olacağız. 3 kulvarda da varız."
Star

Beşiktaş ile Trabzonspor, Avrupa Ligi'nde bugün 4. maçlar için sahaya çıkacak. İki ekibimizin galip gelmesi ülke puanımız için çok önemli. UEFA Ülkeler Sıralaması'nda 30 bin 600 puanla 12. sıradayız. 30 bin 100 puan ile Yunanistan hemen ensemizde. Yunan ekipleri Asteras, PAOK ve Panathinaikos da Avrupa Ligi'nde bugün maç yapacak Bu sezon 12. sırayı kaybedersek gelecek yıl Süper Lig şampiyonu Devler Ligi Ön Elemesi oynamak zorunda kalacak.
Akşam


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme