11 Kasım 2014 Salı

11.11.2014 Genel Gündem

11.11.2014 Salı

GÜNDEM  

Milletin Gönlünde... 
10 Kasım Atatürk'ü Anma Günü nedeniyle Anıtkabir'de düzenlenen resmi tören, saat 08.55'de devlet erkânının Aslanlı Yol'da yürüyüşü ile başladı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığındaki kortejde, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Ahmet Davutoğlu, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan yardımcıları Bülent Arınç ve Numan Kurtulmuş, Yüksek Yargı Temsilcileri, Bakanlar Kurulu üyeleri, Kuwet Komutanları, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, siyasi partilerin temsilcileri, bürokratlar ve diğer devlet erkânı yer aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ay yıldızlı kırmızı-beyaz karanfillerden oluşan çelengi Atatürk'ün mozolesine bıraktı. Saat 09.05'de 'ti' sesi ve sirenler eşliğinde 2 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Bu sırada gönderdeki Türk bayrağı da yarıya indirildi. Erdoğan daha sonra Anıtkabir Özel Defteri'ni imzaladı. Erdoğan ve beraberindekiler Misak-ı Milli Kulesi'nden çıkıp uçakların saygı geçişini izlerken, bazı vatandaşlar, "Mustafa Kemal'in Askerleriyiz" diye slogan attılar. İstanbul'da Taksim Cumhuriyet Anıtı önünde düzenlenen törene İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, 1'inci Ordu Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak, eski Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal ve bazı sivil toplum örgütleri katıldı. Törenin başlamasının ardından çelenkler Cumhuriyet Anıtı önüne konuldu. Saat 09.05'te ise saygı duruşunda bulunuldu. Sirenlerin çalmasıyla Taksim'de hayat bir dakikalığına durdu. Çevredeki işyerleri ve otellerde çalışan birçok kişi sokaklara çıkarak saygı duruşunda bulundu. Törenden sonra anıtın önünde İstanbul Barosu Yönetim Kurulu üyeleriyle açıklama yapan Kocasakal, şunları söyledi: "Ne yazık ki bugün kurduğun Cumhuriyet, devrimlerin dahili ve harici büyük bir saldırı ve tehdit altındadır. Emperyalizmin sözcülüğüne ve destekçiliğine soyunanlarca Cumhuriyet ve onun kurucu değerleri, sistematik olarak değersizleştirilmeye, toplumsal bellekten silinerek ortadan kaldırılmaya, ülke parçalanmaya çalışılmaktadır. Cumhuriyet'e yönelik hain saldırı ve başkaldırı mutlaka defedilecek, bu girişimin hesabı sorulacak, ilke ve devrimlerin yeniden ülkeye egemen olacaktır. Tek rehberimiz ve ışığımız sensin. Hiçbir güç sana olan sevgi ve saygımızı, ilkelerine bağlılığımızı ortadan kaldıramaz."
Hürriyet


Zeytinliğe Santral Yapılamaz... 
Soma'ya bağlı Yırca Mahallesi'nde 6 bin ağaç kesildikten sonra öğrenilen Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararının gerekçesi, köylülerin avukatlarına ulaştı. Acele kamulaştırma kararına yapılan itirazı değerlendiren Danıştay 6'ncı Daire, oybirliği ile aldığı kararda sadece acele kamulaştırmanın yürütmesinin durdurulmasına değil, aynı zamanda Yırca'daki zeytinlik alanda Kolin Şirketler Grubu'nun planladığı santralın kurulamayacağı görüşü de kayda geçti. Ayrıca 28 Haziran'da yürürlüğe giren 'İvedi Yargılama' düzenlemesine göre de karara itiraz edilemeyeceği vurgulandı. Kararda şu ifadeler yer aldı: "Termik enerji santralı kurulacak olan alanın zeytinlik alan olması, bu alanda enerji santralı kurulmasına olanak sağlayan yönetmelik hükümlerinin yürütmesinin durdurulması ve bu sahanın amacı dışında kullanılmasına izin verilmemesine karşın, taşınmazlar için kamu yararı kararı alınması ve acelecilik yolu ile el konulmasına olanak bulunmamasının yanı sıra zeytinlik alanın oluşturduğu bütünlük ve dava dilekçesinde ileri sürülen hususlar dikkate alındığında, davacıların dava açma ehliyetinin bulunduğu, davanın süresinde açıldığı, aksi yönde iddiaların ise yerinde olmadığı görülmüştür. Termik santral yapılması amacı ile planlamaya konu edilemeyen ve bu amaçla kullanılmasına da izin verilmeyen alanda, kamu yararı kararı alınarak acele kamulaştırma yoluna gidilmesine mevzuata göre olanak bulunmadığından, dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı'nda hukuka uyarlılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, öngörülen koşullar oluştuğundan dava konusu Bakanlar Kurulu kararı ile acele idari işlemin yürütmesinin durdurulmasına oybirliği ile karar verildi."
Hürriyet


301 Ölüme 301 Kez Ceza... 
Akhisar Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahiner, 13 Mayıs'ta Manisa'nın Soma İlçesi'nde meydana gelen ve 301 kişinin yaşamını yitirdiği maden ocağı faciasıyla ilgili iddianamenin hazırlanıp, Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunulduğunu, yargılamaya 15 gün içinde başlanacağını bildirdi. Başsavcı Bekir Şahiner, 3 sayfalık basın açıklamasında, 8'i tutuklu 45 şüpheli hakkında iddianame hazırlandığını belirtip, "Ayrıca, olayın yaşandığı maden ocağında dumandan etkilenen 161 mağdur müşteki ve ölen madencilerin birinci derece yakınlarından oluşan 214 müşteki var. Soruşturma aşamasında ifadelerine başvurulan 425 kişinin de tanık listesinde ismi bulunuyor" dedi. Eldeki, delil, belge, incelemeler, yapılan keşif ve raporların değerlendirilmesi sonucunda maden ocağındaki facianın maden ocağında, U3 trafosu etrafında toplu olarak bırakılan kömürün, kontrolsüz bir şekilde, kendiliğinden yanması sonucu çıktığına iddianamede yer verildiğini belirten Şahiner, "Oluşan karbonmonoksit gazının temiz hava girişine ulaşması, temiz hava ile temas eden kendiliğinden yanan kömürün tam yanmaya dönüşmesi, bu yangının dört numaralı kömür nakil bantının bulunduğu yola sirayet etmiş, bu bölümdeki ve üç numaralı kömür nakil bandının bulunduğu yoldaki bant, ahşap tahkimat, PVC boruları, elektrik kablolarını tutuşturmuştur. Su ile soğutma çalışmaları sonucu açığa çıkan zehirleyici, boğucu gazlar, (Karbonmonoksit) olması ve bu gazlarında olay esnasında işçileri etkilemesi sonucu gerçekleşmiştir. İşçilerin karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu hayatını kaybettikleri, yaralı kurtarılan işçilerin de aynı nedenle zehirlendiklerini anlaşılmıştır" dedi.
Vatan

Polis 'Akıl Sağlığı'na Sığındı... 
Eskişehir'deki Gezi eylemlerinde polisler ve esnaf tarafından dövüldükten sonra ölen Ali İsmail Korkmaz'a son tekmeyi atan kişi denilen polis Mevlüt Saldoğan'ın avukatı ilginç bir savunma yaptı. haber.sol.org.tr'nin haberine göre avukat Mutlu Karayılan'ın Kayseri 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunduğu 10 sayfalık dilekçede yargılanan polislerin 72 saat boyunca uykusuz, yorgun ve perişan halde görev yaptığı vurgulandı. Avukat Karayılan, Saldoğan'ın öldürme kastıyla hareket ettiğini düşünmenin akla, vicdana ve yasaya aykırı olduğunu savundu. Karayılan, "Eğer bir insan bir husumeti bulunmaksızın birini öldürmek kastı ile hareket ediyorsa o zaman o insanın akıl sağlığı şüphede kalacaktır. Akıl sağlığı yerinde olmayan kişinin de cezai sorumluluğu ve ehliyeti tartışılacaktır" ifadesini kullandı.
Vatan

Yalman Paşa'nın Hafıza Kaybı Sürüyor! 
Eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ile eski Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman, Balyoz davasında ikinci kez tanık olarak ifade verdi. 2012'de "Darbeyi ben önledim", 2014'te ise "Balyoz'u duymadım" diyen Aytaç Yalman, Mahkeme Başkanı Özlem Karaçam ve Savcı Ramazan Öksüz'ün sorularını yanıtladı. Karaçam: Darbeyi sizin engellediğiniz yönünde haberler yapıldı. Bu beyanatlarda bulundunuz mu? Yalman: Ben darbeyi engellemiş olsam ve buna herhangi bir işlem yapmasam suç işlemiş olurum. Böyle bir şey söz konusu değildir. Öksüz: Hilmi Özkök, seminerin incelenmesi için Kara Kuvvetleri'ne bir inceleme yapıldı mı? Yalman: Hayır yapmadım. Ben kendi aldığım duyumlar ve kendi Karaçam: Yaptığınız incelemelerde ne tespit ettiniz? Yalman: Bu seminerin verilen emirlere ne kadar uyulup uyulmadığı hususunu yerinde gördüm ve bazı farklılıklar gördüm. Onun da gereğini yaptım zaten. Karaçam: Gereğini yaptım derken, ne yaptınız? Yalman: arkadaşlarımızla konuştuk. Öksüz: Sizin ikazda bulunmanızı gerektiren kural ihlali neydi? Yalman: Burada 'Egemen' isimli bir planın oynanması söz konusuydu. Ancak 1. Ordu'nun 12 Aralık tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na bir teklifi söz konusu. Dönemin Genelkurmay Başkanı da bana böyle bir teklif olduğunu ifade etti. Ben de "Hayır Egemen planı oynanacak, EMASYA planı oynanmayacak" dedim. Çok yoğun siyasi ve askeri olaylar nedeniyle tatbikata katılamadım ancak müşahit gönderdim. Müşahit de EMASYA planının oynandığını söyleyince harekete geçtim. İlgili arkadaşlarla görüştüm. Bir disiplin tecavüzü olduğunu gördüm ve gerekli ikazları yaptım. Genelkurmay Başkanlığı'na bilgi verdim.
Akşam

EKONOMİ 

Gram Altın 83, 9715-84, 0722                    
ABD Doları 2, 2580-2, 2597/  
Euro 2, 8090-2, 8117/ 
İngiliz Sterlini 3, 5807-3, 5840

Sanayi Isınıyor... 
Sanayi üretimi yılın ikinci çeyreğindeki yavaşlamasını geride bırakıyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun dün açıkladığı eylül ayı sanayi üretimi geçen yılın eylül ayına göre takvim etkisinden arındırılmış olarak yüzde 2.2 büyüdü. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış verilerle ağustosa göre büyüme ise yüzde 1.7 olarak belirlendi. Bu verilerin ardından Türkiye sanayisi üçüncü çeyrekte geçen yılın üçüncü çeyreğine göre yüzde 3.6 büyüme kaydetmiş oldu. Ekonomik büyümenin en önemli öncü göstergesi sanayi üretimindeki bu yüzde 3.6'lık büyüme ekonominin de üçüncü çeyrekte yüzde 3 seviyelerinde büyüyeceğinin habercisi. Sanayi yılın ilk çeyreğinde yüzde 5.2 büyürken ekonomi yüzde 4.7 büyüdü, ikinci çeyrekte sanayi tekledi ve sadece yüzde 2.8 büyüme gösterdi. Bu Türkiye ekonomisinin de yüzde 2.1 büyümesine neden oldu. Son çeyrek ise yüzde 3.6'lık büyüme ekonomide ısınmayı da gösteriyor. Reuters'e konuşan Halk Yatırım Başekonomisti Banu Kıvcı Tokalı, "Tarım sektörünün azaltıcı etkisini göze almamız durumunda bile, üçüncü çeyrekte gayrisafi milli hasıla büyüme oranının yüzde 3 seviyesine yükselebileceğini hesaplıyoruz. Ekim ayına ilişkin ilk tahminlerimiz de, yüksek tek haneli sanayi üretimi yıllık artış oranının gerçekleşebileceği yönünde. Ekonomide dengeli büyüme tablosunun korunduğunu; daha yavaş büyüyen dünya ekonomisinde, Türkiye'nin yüzde 3-4 bandındaki büyüme performansını sürdürebildiğini izliyoruz. Bu yıl ve gelecek yıla ait, yüzde 3.3 ve yüzde 4'lük büyüme tahminlerimizi koruyoruz" dedi.
Hürriyet

Gelir Vergisi Yasası Yine Ertelendi... 
Meclise 2013 Haziran ayında sunulan gelir vergisi tasarısı yine ertelendi. TBMM'nin açıldığı dönemde yıl başına kadar çıkarılması planlanan Gelir Vergisi Yasa Tasarısı ile ilgili TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Alt Komisyon kurulmuştu. Ak Parti Bitlis Milletvekili Vedat Demiröz'ün başkanlığını yaptığı Alt Komisyon sadece bir kez toplanabildi. 2015 bütçe görüşmeleri araya girince Alt Komisyon çalışmalarını 2015 Ocak ayından sonraya erteledi. Plan ve Bütçe Komisyonu'nun Maliye Bakanlığı ile görüşmeler yaptığı ve Gelir Vergisi tasarısının belli düzenlemelerinin mini bir paket haline getirilip getirelemeyeceği önerisini gündeme getirdiği belirtildi. Kiralarda götürü uygulamanın sona erdirilmesi, ücretlilerin beyanname vermesine ilişkin sistem değişikliği, zirai kazançlar, gayrimenkullerde değer artış kazancının vergilendirilmesi gibi bazı düzenlemelerin mini bir paket olarak ele alınabileceği üzerinde duruldu. Ancak Maliye Bakanlığı'nın bu öneriye sıcak bakmadığı belirtildi. Maliye Bakanlığı'nın paketin bir bütün olarak çıkmasını istediği Komisyon'a iletildi. Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları'nın (GYO) vergi avantajlarının kaldırılmasına ilişkin düzenleme ile ilgili de değişik görüşlerin ortaya çıktığı öğrenildi. GYO'lar ile ilgili düzenlemelerin pakete girme ihtimalinin de azaldığı ifade ediliyor.
Hürriyet

Türkiye'nin Bilişim Ordusu Kuruldu... 
Türkiye Bilişim Derneği'nin 31. Ulusal Bilişim Kurultayı ve CITEX Ankara Bilişim Fuarı, 3 bin 500'e yakın katılımcı ile Ankara'da gerçekleşti. Bu sene Avrupa Birliği'nin 'Sayısal Gündem 2020' teması etrafında gerçekleşen etkinlikte, Türkiye Bilişim Derneği ve 10 bakanlığın desteğiyle 40 uzmanlık grubu kuruldu. AB Sayısal Gündem'de yer alan, büyük veri, kamu teşvikleri, dijital sanat, savunma teknolojileri ve 4G gibi başlıklarda çalışan uzmanlık gruplarına, kamu kurumları, akademisyen ve özel sektörden 1500 kişi katıldı. Türkiye Bilişim Derneği tarafından Türkiye'nin teknoloji geleceğini şekillendirme mottosuyla 40 farklı konuda çalışmaya başlayan 1500 uzman, teknoloji politikalarını izleme ve denetleme misyonuyla hareket edecek. Türkiye Bilişim Derneği Başkanı Turhan Menteş, Avrupa Birliği'ne dijital çerçevede entegre olmanın önemine vurgu yaparak, "Dijital AB'yi kaçırma lüksümüz yok. Bir sivil insiyatif olarak kurduğumuz uzmanlık gruplarında kamu ve özel sektörden katılımcıların yer almasıyla, Türkiye'nin bilişim geleceğini şekillendiren uzmanlar yetiştiriyoruz. Dernek çatısı altında çalışacak bu uzmanlık grupları, AB Sayısal Tek Pazar dahilindeki 136 hedefi takip edecek. Türkiye'nin dört bir yanından teknoloji ve bilişim politikalarında izleme ve denetleme yapabilecek sivil bir inisiyatif görevi görecek. Etkinliğimize gönüllü olarak katılan bin beş yüz uzmanla, Türkiye'nin sivil bilişim ordusunu kuruyoruz" dedi.
Türkiye

Türk Hava Yolları'nın Net Kâr Artışı Yüzde 87... 
Türk Hava Yolları'nın 2014 yılı ilk 9 aylık konsolide mali tabloları Borsa İstanbul'a bildirildi. Bir önceki yılın aynı dönemine göre satışlar yüzde 33 oranında artarak 18,4 milyar TL olarak gerçekleşti. THY, 2014 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yıla göre yüzde 38 artışla 1 milyar 154 milyon TL esas faaliyet kârı elde ederek dokuz aylık dönemi 1 milyar 467 milyon TL esas faaliyet kârı ile tamamladı. Üçüncü çeyrekte elde edilen 1 milyar 373 milyon net kâr ile birlikte 2014 yılı dokuz aylık net kârı yüzde 87 artışla 1 milyar 545 milyon TL olarak gerçekleşti. Yılın ilk 9 ayında yüzde 14 artışla 41.4 milyon yolcu taşıyan Türk Hava Yolları'nın, yolcu doluluk oranı da geçen yılın seviyesini koruyarak yüzde 79.7 olarak gerçekleşti. Dıştan dışa transfer yolcu sayısı da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23 artarak, toplam dış hat yolcu içerisinde yüzde 43 paya ulaştı.
Türkiye

Şile Açıklarında Petrol Sürprizi... 
Şile açıklarında yapılan sismik çalışmalardan olumlu sonuçlar çıkınca bölgedeki petrol arama çalışması 1 yıl öne çekildi. 2016 yılı için planlanan arama faaliyeti yılbaşında başlıyor. Dünyanın önde gelen enerji şirketlerinden Shell'in arama gemisi Ocak 2015'ten itibaren Şile'nin 100 kilometre açıklarında petrol ve gaz arayacak. 200 milyon doların üzerinde olacak yatırımla 2 bin 200 metre derinliğe kadar inilecek. Barbaros Hayreddin Paşa gemisi burada 2013 yılında sismik çalışma yapmıştı. Çalışmada petrol ve gaza ilişkin jeolojik yapı tespit edilmişti. Bu alanda ruhsat sahibi Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO). Shell tarafından yapılacak aramada petrolün bulunması halinde masrafın yüzde 50'si TPAO tarafından karşılanacak. Arama çalışmasının en az beş ay kadar sürmesi bekleniyor. Türkiye'nin petrol, doğalgaz ve kaya gazı arama faaliyetlerine hız verdiğine dikkat çeken enerji yönetiminden üst düzey bir yetkili, "TPAO'nun ruhsatı olan alanda Shell gemisi arama yapacak. Normalde 2016 yılı olarak planlanıyordu. Ancak takvim erkene alındı. Arama gemisi Ocak 2015'te gelecek" dedi.
Star

Koç Ve Sabancı'nın 9 Aylık Satış Gelirleri Toplam 72 Milyara Ulaştı... 
Türkiye'nin iki büyük grubu 9 aylık bilançolarını açıkladı. İki grup, bu yılın dokuz aylık döneminde toplam 72 milyar liralık satış gelirine ulaştı. Koç Holding, yılın dokuz aylık döneminde konsolide bazda toplam 51.3 milyar TL satış geliri elde ederken, bu dönemde gerçekleştirdiği kombine yatırım miktarı 5 milyar lira oldu. Koç Holding'in 9 aylık net kârı da 2.1 milyar lira oldu. Koç Holding CEO'su Turgay Durak, şunları söyledi: "Zorlu piyasa koşullarına karşın ülkemizin potansiyeline olan inancımız ile yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Toplam yatırım tutarı 3 milyar dolara ulaşan Tüpraş, Fuel Oil Dönüşüm Projesi test aşamasına girdi. Tesisin üretime geçmesine sayılı günler kaldı. Bu projenin, ülkemiz ekonomisine sağlayacağı önemli katma değerin yanı sıra devreye alınması ile cari açığı da yıllık yaklaşık 1 milyar dolar düşürmesi bekleniyor. Geçtiğimiz günlerde açıkladığımız Tofaş'ın iki yeni otomobil modeli yatırımı haberi de Türk mühendisliğinin küresel ölçekteki başarısını ortaya koyması açısından gururlandırdı. Tarihimizin en büyük organik yatırım döneminden geçiyoruz." Durak, Türkiye ekonomisinde üçüncü çeyrekte, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin tamamlanması ile azalan siyasi risk ve yurt dışındaki görece iyimser havanın etkisiyle olumlu bir faaliyet ortamının görüldüğünü belirtti. Türkiye'nin otomotiv üretiminin ve ihracatının yarısına yakınının Koç Topluluğu şirketleri tarafından gerçekleştirildiğini belirten Durak, dokuz aylık dönemin Koç Topluluğu açısından önemli gelişmelerin yaşandığı bir dönem olduğunu söyledi. Sabancı Holding ise dokuz aylık dönemde konsolide gelirlerini geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21 artışla 20 milyar 395 milyon TL'ye yükseltti. Konsolide net kârı 1 milyar 435 milyon TL olan Sabancı Holding'in aynı dönemde banka dışı konsolide faaliyet kârı yüzde 24 artış ile 690 milyon TL oldu. Sabancı Holding CEO'su Zafer Kurtul "Akbank 165 milyar TL'nin üzerindeki nakdi ve gayrinakdi kredileri ile ekonominin büyümesini desteklemeye devam etti. Akbank'ın reel sektöre sağladığı finansman desteği 122 milyar TL'yi geçti. Enerjisa, yeni dağıtım bölgelerinde faaliyetlerinde verimliliği artırarak, kârlılığını iyileştirmeye devam ediyor. Tufanbeyli Termik Santrali'ne ve tamamlandığında Türkiye'nin en verimli doğalgaz santrali olacak olan Bandırma Santrali'ne yatırımlar sürüyor. Carrefoursa dokuz aylık dönemde yüzde 21 büyüdü. Çimento şirketlerimiz Akçansa ve Çimsa toplam net kârlılıklarını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 68 artırdılar" dedi.
Star

'Cam'dan Pazarda Lav İle İkinci Sıraya Yerleşti... 
Türkiye'de sofra camı üretiminde yüzde 30'un üzerinde pazar payına sahip olan Gürallar, bu yıl başında ArtCraft markasını LAV olarak değiştirme kararı aldı. Kütahya'da 1996 yılından bu yana sofra camı üretimi gerçekleştiren Gürallar'ın Yönetim Kurulu Başkan Vekili Esin Güral, LAV ile güvenilir, beğenilen bir tarz yaratmak istediklerini ve bu isimle tüketici ile güçlü bir iletişim kurmayı hedeşediklerini anlattı. Güral, yeni markaları ile önümüzdeki 2 yılda yüzde 10 daha artırmayı, sonraki 2 yılda ise yüzde 3 daha büyüme öngördüklerini söyledi. Aradan geçen 10 aya yakın süreçte LAV hızlı bir büyüme yaşadı. 17 bin satış noktasına ulaşan LAV, ihracatta da büyümeye devam etti. 20 milyona yakın hanenin bulunduğu Türkiye'de bu hanelerin yüzde 80'den fazlasına girdi. Yani 16 milyona yakın hanede markanın ürünleri kullanılıyor. Üretiminin yüzde 50'sini ihraç eden marka, 2015 yılından itibaren tamamen LAV markasıyla ihracatı sürdürecek. LAV, geçen hafta yeni reklam kampanyasına da start verdi. Pazar paylarını yüzde 10 artırma hedeşerini yeni reklam kampanyasıyla desteklediklerini söyleyen Genel Müdür Tuğrul Baran, Türkiye'de pazarda 2'nci olduklarını, dünyada ise 6'ncı büyük üretici konumunda bulunduklarını hatırlattı.
Vatan

Kamuda Çalışan Personel Sayısı 3.2 Milyonu Buldu... 
Türkiye'de 2.36 milyon devlet memuru bulunuyor. Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan sayısı 3.2 milyona yaklaşıyor. Devlet Personel Başkanlığı'nın verilerine göre, genel olarak bakıldığında, kamu kurum ve kuruluşlarında devlet memuru, sözleşmeli personel, sürekli ve geçici isçi, öğretim üyesi, hakim ve savcıyla askeri personel dahil toplam 3 milyon 195 bin 938 kişi çalışıyor. Eylül 2014 itibarıyla, DPB'nın görev alanına giren kamu kurumlarında 2 milyon 366 bin 279 devlet memuru, 94 bin 850 sözleşmeli personel, 302 bin 678 isçi, 23 bin 666 geçici personel çalışıyor. Üst düzey 5 bin 152 devlet memuru bulunuyor. Öte yandan gelecek yıl merkezi yönetim kapsamındaki idarelere 40 bini kontenjan olmak üzere toplam 74 bin yeni personel alınması programlanıyor. Toplam personel giderlerinin GSYH'ye oranının da önceki yıla göre 0,1 puan azalarak yüzde 7,2'ye gerilemesi öngörülüyor. Gelecek yıl genel maaş ve ücret artış oranı da toplu sözleşmelerde de belirlendiği üzere ocak ve temmuz dönemlerinde yüzde 3 olarak uygulanacak.
Akşam

SİYASET/POLİTİKA

Yeni Türkiye Özlemimiz 1920 Ruhu... 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 'Yeni Türkiye' kavramını ilk olarak Atatürk'ün Nutuk'ta kullandığını belirterek, "Gazi Mustafa Kemal, tam da bizim addettiğimiz gibi yeni Türkiye ile 23 Nisan 1920'de temelleri atılan Türkiye'yi kastetmiştir. Bizim yeni Türkiye özlemimiz tıpkı Gazi Mustafa Kemal'in kastettiği gibi 23 Nisan 1920 Türkiye'si, o ruh, o heyecan ve o örftür" dedi. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'nda düzenlenen anma töreninde Erdoğan, şunları söyledi: 10 Kasım 1938'de vefatının hemen ardından Gazi Mustafa Kemal, herkesin farklı yorumladığı, maalesef herkesin kendi çıkarına, kendi ideolojisine, kendi dünya görüşüne göre şekillendirdiği bir tarihi figüre dönüştürülmüştür. Yakın tarihimizde milli birliğimizi, dayanışmamızı, hatta demokrasimizi tahrip eden nice girişim, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün aziz hatırası istismar edilmek suretiyle meşrulaştırılmak istendi. Türkiye'nin tüm genç ve çocuklarının, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü tüm yalınlığı ile sadece ve sadece bir insan, bir lider olarak anlayabilmesi, okuyabilmesi, öğrenebilmesi en büyük arzularımdan biri. 1938'de vefatının ardından üretilen bir Atatürk değil, 1881'de doğan, ailesiyle, eğitimiyle, askeri ve siyasi hayatıyla, yaşam tarzı ve fikirleriyle konuşulan, öğrenilen ve öğretilen bir Atatürk, inanıyorum ki en başta O'nun aziz hatırasına gösterilebilecek en güzel hürmet olacaktır. Herkesin kendi şahsi arzu ve beklentisine göre bir Atatürk yoktur. Ne Gazi Mustafa Kemal ne de Türkiye Cumhuriyeti köksüzdür. Cumhuriyet, bir anda, tek kişinin aldığı kararla kurulmamış, uzunca bir sürecin ve istişarelerin neticesi olarak ortaya çıkmıştır. 29 Ekim 1923, 1071 Malazgirt Zaferimizin bir uzantısıdır. 29 Ekim 1923, 1299'da kurulan Osmanlı Cihan Devleti'nin bir uzantısıdır. 1923, 1453'ün bir devamıdır. Çanakkale Zaferimiz, Kutü'l-Amare zaferimiz, onlarca cephede milletçe verdiğimiz mücadelemiz, Cumhuriyetin kuruluşunun adeta girizgâhıdır. 27 Mayıs müdahalesinin ardından 'Yeni Türkiye' kavramı kullanılmıştır. 27 Mayıs'ın 'Yeni Türkiye'si, köklerinden, demokrasiden, milli iradeden koparak, Atatürkçülük adı altında Atatürk'ün hatırasını çiğneyen, Atatürk'ün 'Yeni Türkiye' kavramına hürmetsizlik eden bir Türkiye özlemidir. Bizim yeni Türkiye özlemimiz ise tıpkı Gazi Mustafa Kemal'in kastettiği gibi 23 Nisan 1920 Türkiye'si, o ruh, o heyecan ve o örftür."
Hürriyet

'Termik Santral Olayında Biz Taraf Değiliz'... 
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında Soma'da yapımı Danıştay'ca durdurulan termik santral kararı için, "Şüphesiz bir yargı kararı olduğu için buna uymak bizim için bir görev. Biz burada taraf değiliz. Taraf olan şirket" dedi. Maden kazaları ve iş güvenliğiyle ilgili önlemler konusunda Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun yarın açıklama yapacağını belirten Arınç, özetle şunları söyledi: "Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, iş güvenliği konusunda yeni çalışmalarını Bakanlar Kurulu'na sundu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız da madencilik sektörünün ta başından bugüne kadar bulunduğu durumu özetleyen güzel bir sunum yaptı. Bu son olaylar ışığında da Madencilik Kanunu'nda yapılması gereken değişiklikler konusunda bilgi verdi. Her iki konu hakkında, yani sayın Çelik ile Yıldız'ın gündemindeki konuların tümünü sayın Başbakanımız çarşamba günü yapacağı geniş bir açıklamayla kamuoyuna duyuracak." Arınç, Soma'da termik santralin yapımının Danıştay tarafından durdurulmasının nasıl değerlendirileceği sorusuna şu yanıtı verdi: "Danıştay, bu termik santral belli bir uzaklığı taşımadığı için yürütmeyi durdurma kararı aldı. Şüphesiz bir yargı kararı olduğu için buna uymak bizim için bir görevdir. Biz burada taraf değiliz. Taraf olan şirkettir. Bu durumu takip etmekle yükümlüyüz.
Vatan

'Ermenek' Maketiyle Masada... 
Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığındaki Bakanlar Kurulu toplantısı 6.5 saat sürdü. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız Ermenek'teki madenin maketi üzerinden yapılan çalışmaları alınacak önlemleri anlattı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik de iş kazaları konusunda bilgi verdi. Toplantı sonrası açıklama yapan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç şunları söyledi: İş sağlığı ve güvenliğine yönelik yapılacaklar ve özellikle madenlerde benzer kazaların yaşanmaması için alınacak önlemler konusunda, Başbakan, çarşamba günü (yarın) geniş bir açıklama yapacak. Çözüm süreci devam ediyor. Biz henüz masadayız, kalkmadık. HDP'li dostlarıma söyleyeceğim tek şey şudur: Siz Öcalan'ın örsüyle Kandil'in çekici arasında kalmayın. Özgür olun. Kararınızı kendiniz verin. Yol kesme, yakma, yıkma kesinlikle olmayacak. Hala Kandil'den hangi mesaj geldi, Ada'dan hangi mesaj geldi, bunlarla amel etmeyi bıraksınlar. Birtakım örgütlerin ortalığı yakıp yıkması karşısında sırıtarak bir şeyler konuşanları kendimize muhatap kabul etmiyoruz.
Akşam

DÜNYA 

Katalanlar'da Sevinç Madrid'de Öfke... 
İspanya'nın kuzeyinde Katalonya Özerk Yönetimi'nde önceki gün Madrid yönetimine ve Anayasa Mahkemesi kararına rağmen düzenlenen referandumda oy verenlerin yüzde 80.76'sı bağımsızlığa 'Evet' dedi. İspanya hükümeti, 7.5 milyon nüfuslu zengin bölgede özerk yönetimin aldığı referandum kararını Anayasa Mahkemesi'ne taşımıştı. Mahkeme de dosyayı incelemeye almış ve inceleme bitene dek referandumu askıya aldığını ilan etmişti. Anayasa Mahkemesi'nin kararına rağmen önceki gün yapılan, 40 bin gönüllünün görev yaptığı seçime 5.4 milyon seçmenden 2 milyon 305 bini katıldı. Seçmenlere, "Katalonya'nın bir devlet olmasını istiyor musunuz" ve "Cevap evetse, bu devletin bağımsız olmasını istiyor musunuz" sorusu yöneltildi. Referandumda devletin bağımsız olmasını isteyenlerin oranı yüzde 80.76 çıktı. Katalonya'nın bağımsızlığına 'Hayır' diyenlerin oranı yüzde 4.55'ta kaldı. Katalonya Özerk Yönetimi Başkanı Artur Mas, referandumdaki katılım oranının büyük başarı olduğunu söyleyerek "Sonuç, resmi bir referandumun yolunu açmalı. Halk bir kez daha kendisini yönetmek istediğini gösterdi" dedi. İspanya Adalet Bakanı Rafael Catala ise referandumun siyasi bir propaganda olduğunu dile getirerek, "Uygulama, her türlü demokratik geçerlilikten yoksundur" dedi. Uzmanlara göre İspanya Başbakan Rajoy, artık siyasi çözüm aramak zorunda.
Hürriyet

Işid, Katar'ın Başını Yakacak... 
Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) Başkanı Sepp Blatter'in, "2022 Dünya Kupası, Katar'da yapılmayacak" dediği iddia edildi. Alman Der Spiegel dergisi, güvenilir bir kaynağa dayandırdığı haberinde, Blatter bir ay önce Norveç'te katıldığı bir yemekte, ''Araplar parayla her şeyi yapabileceklerini zannediyorlar. Katar, IŞİD'e mali destek veriyor. Bu sebeple de 2022 Dünya Kupası Katar'da yapılmayacak'' dediğini yazdı. Futbol dünyasını yakından ilgilendiren bu gelişme üzerine Alman dergisi, iddialarla ilgili Blatter'la görüşmek istedi. Ancak FIFA Başkanının, "Bu konuda konuşmak istemiyorum" dediği öne sürüldü. Turnuvanın yüksek hava sıcaklığı sebebiyle yazın oynanmasına karşı olduğunu daha önce de dile getiren Blatter, "Turnuvayı yazın düzenleyemeyiz. Stadyumlarda hava sıcaklığını düşürebiliriz ama bütün ülkenin üzerine bir çatı kuramayız" demişti.
Türkiye

Sırbistan Ve Arnavutluk'un Kosova Gerginliği... 
Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, 67 yıl aradan sonra Sırbistan'a giderek Sırbistan Başbakanı Vuçiç ile görüştü. Basın toplantısında Rama'nın "Kosova ve Metohiya konusu bitmiştir, o artık bağımsızdır" demesi gerginliğe neden oldu. Sırp başbakan, Arnavutluk Başbakanının Kosova ile ne ilgisi olabileceğini sorarak, 'Rama'nın açıklamalarındaki provokasyon nedeniyle şaşkınım. Kimsenin Belgrad'da, Sırbistan'ı küçük düşürmesine izin vermem. Bu benim işim. Kosova ve Metohiya, Sırp Anayasası'na göre, Sırbistan'ın parçasıdır ve Arnavutluk'la hiçbir ilgisi olmamıştır, olmayacak' dedi.
Star

Yeni Sarkozy Krizi... 
Fransa'da iki gazetecinin eski Başbakan Francois Fillon ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Jean Pierre Jouyet hakkındaki iddiaları gündemde bomba etkisi yarattı. Le Monde gazetesi yazarları Gerard Davet ve Fabrice L'homme'un iddiasına göre Jouyet, eski Başbakan ve Halk Hareketi Birliği'nin (UMP) geçici Troyka yönetiminde bulunan Fillon'un eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy hakkında kendisine anlattıklarını gazetecilerle paylaştı. İddiaya göre Joyet ile akşam yemeğinde bir araya gelen Fillon, yakın zamanda UMP liderliği ve gelecek seçimlerde cumhurbaşkanlığı için aday olmaya hazırlanan Sarkozy hakkında açılan yolsuzluk soruşturmalarında hızlı davranılması gerektiğini söyledi. Fillon, 'önlem alınmazsa Sarkozy'nin siyasete geri döneceği uyarısında bulundu. Jouyet, Fillon'la akşam yemeği yediğini kabul ederken eski Başbakan, Sarkozy hakkında konuşmadığını, iddianın kendisine yönelik bir komplo olduğunu savundu. Haberin, cumhurbaşkanlığına aday olması beklenen Fillon'a puan kaybettireceği yorumları yapılıyor
Vatan

Ateşkes Oyunu... 
İki aydan bu yana Suriye'nin kilit noktası Halep'i ele geçirmek için taarruz gerçekleştiren Beşşar Esad yönetimi ABD'nin IŞİD'e karşı başlattığı koalisyon operasyonlarının da yardımıyla önemli ilerleme kaydederken bir yandan BM ile ateşkes görüşmeleri yürütülüyor. Son dönemde tartışılan, Halep'te olası bir ateşkese dair Esad'dan "yeşil ışık" geldi. Birleşmiş Milletler Suriye özel temsilcisi Stefan de Mistura önceki gün Suriyenin başkenti Şam'da temaslarda bulunmuş, Esad ile de görüşmüştü. Esad o toplantıdan bir gün sonra konuşarak Halep için sınırlı ateşkes seçeneğinin gündeme geldiğini duyurarak "Bu girişim incelenmeye değer" dedi. Suriye'nin ticari merkezi Halep'te rejim, özellikle son 2 haftadır muhalişere karşı büyük bir ilerleme katetti. Esad rejimi, muhalişerin dışarı ile tek bağlantı hattı olan 4 kilometrelik dar koridoru da kapatıp kenti kuşatma aşamasına kadar gelmiş durumda. Bu gelişmeler üzerine, Türkiye için yeni bir göç dalgası riski bulunuyor.
Akşam

SPOR 

Fenerbahçe sezona hoca değişikliğiyle başladığında herkesin kafasında soru işaretleri vardı. Futbolun beklenenin altında kalmasıyla başlayan eleştiriler, kötü sonuçların ardından hakaret boyutuna varacak kadar ilerledi ki, Galatasaray karşısında alınan mağlubiyetin ardından İsmail Kartal'ın istifası bile beklendi. Ama 3 haftada her şey değişti. Gençlerbirliği galibiyeti kimseyi tatmin etmese de Beşiktaş derbisi öncesi takıma moral olmuştu. Olimpiyat'ta İsmail Kartal'ın takımı Beşiktaş'ı devirdi ve liderlik koltuğuna kuruldu. Rize maçındaki Fenerbahçe ise futbol resitali sergileyerek zirveyi bırakmaya niyetli olmadığını gösterdi. Peki, ne oldu da Fener, istifadan, kaostan bahsedilen bir ortamdan çabucak sıyrıldı. Aslında bu sorunun cevabı çok basit. Camiada "baba" olarak anılan Başkan Aziz Yıldırım, duruma el koydu ve ufak dokunuşlarla aile bağlarını sıkılaştırdı. Yıldırım günün büyük bölümünü kulüp ve Samandıra arasında mekik dokuyarak geçirdi. Takıma, "Sonuna kadar yanınızdayım" mesajı vererek güven ortamını yeniden inşa etti ve moral aşıladı. Aziz Yıldırım'ın bu hassas tavrı teknik heyete de sirayet etti. İsmail Kartal, gece gündüz tesislerde kalarak çalışırken, kurmayları da onu yalnız bırakmadı. Samandıra'da devlet memuru gibi mesai yapan oyuncular da ekip ruhunun güçlenmesi için eşlerin ve çocukların da katıldığı organizasyonlar düzenledi. Bu kenetlenme başarıyı getirirken, Fenerbahçe yine şampiyonluğun en güçlü adayı olarak anılmaya başlandı.
Türkiye

Türkiye, yarın dünya devi Brezilya'yı Şükrü Saracoğlu'nda ağırlayacak. Euro 2016 elemelerine kötü bir başlangıç yapan ve oynadığı 3 maçta aldığı 1 puanla grubunda sonuncu durumda olan ay-yıldızlılar, Kazakistan'la oynayacağı puan maçı öncesi sambacılarla Şükrü Saracoğlu'nda bir hazırlık maçı yapacak. Ev sahibi olduğu 2014 Dünya Kupası'nda aldığı kötü sonuçlarla hayal kırıklığına uğramış olsa da Brezilya'nın adı tribünleri doldurmaya yetiyor. Neymar, David Luiz, Fernandinho, Oscar ve Luiz Adriano gibi yıldızları izleme fırsatını kaçırmak istemeyen Türk taraftarlar, Saracoğlu'nda oynanacak karşılaşmanın biletlerine adeta hücum etti. Satılan bilet sayısı şimdiden 40 bini bulurken, 50 bin 530 kapasiteli stadın tamamen dolmasının beklendiği ifade edildi. Oysa sezon başından bu yana en çok şikâyet edilen konu, boş statlara oynanan maçlar oldu. Normal lig maçları bomboş tribünler önünde oynanırken, derbilerde bile statlar dolmadı. Milli Takım'ın Çek Cumhuriyeti'ne karşı oynadığı grup eleme maçında da Saracoğlu bütün çağrılara rağmen boş kaldı. Kulüpler arasındaki çekişme, saha içinde ve dışında yaşanan kavgalar, şike süreci gibi etkenler taraftarları futboldan soğuttu. Bu yüzden Milli Takım'ın Çek Cumhuriyeti maçı 24 bin, 'dünya derbisi' denilen Galatasaray- Fenerbahçe maçı 37 bin, 80 bin kişilik Olimpiyat Stadı'nda oynanan Beşiktaş-Fenerbahçe derbisi ise 20 bin seyirciye oynandı. Sadece bir hazırlık maçı olmasına rağmen Brezilya maçına gösterilen bu ilgi; seyircinin tribünden çekilmesinin sebebinin iddia edildiği gibi Passolig değil, 'güzel futbol ve yıldız eksikliği' olduğunu gözler önüne serdi. Brezilya maçına gösterilen bu ilginin, Milli Takım'ın Kazakistan'la oynayacağı hayati maçta da devam edip etmeyeceği ise şimdiden merak konusu oldu.
Türkiye

Trabzonspor'da Ersun Yanal dönemi başlıyor. Halilhodziç'le yolları ayıran yönetim, prensipte anlaştığı deneyimli Yanal'ı yarın Trabzon'a getirmeyi planlıyor. Tecrübeli hoca, yarın kendisini 1.5 yıllığına Karadeniz ekibine bağlayacak resmi sözleşmeyi imzalayacak. Başkan Hacıosmanoğlu ile birlikte imza törenine çıkacak Yanal'ın yıllık 2.4 milyon euro alacağı öğrenildi. Yanal 1 yıl önce Fener'de 1.7 milyon dolara çalışıyordu. 53 yaşındaki teknik adam, Bordo-Mavililer'de 2.4 milyon euro (7 milyon TL) ile kariyerinin en çok para kazanacağı sözleşmeye imza atacak. Yanal için Trabzon Grand Zorlu Otel'de yer ayırtıldığı öğrenildi. Halilhodziç'in sözleşmesinin feshedildiğini dün KAP'a bildiren yönetimin, Yanal'ı bugün resmen açıklaması bekleniyor. Hodziç tarafından kadro dışı bırakılan Mustafa Yumlu ve Zeki Yavru'nun da Yanal ile birlikte affedileceği öğrenildi.
Star

G.Saray'ın genç savunmacısı Semih Kaya için Atletico Madrid'in ısrarları sürüyor. Mundo Deportivo gazetesinin haberine göre geçtiğimiz ay Türkiye'ye gelen ve G.Saray ile görüşen Atletico CEO'su Miguel Angel Gil, 10 milyonluk bonservis bedelini yüksek buldu. Ocak ayında Semih'i almak isteyen İspanyollar'ın Arda Turan'ı gayrıresmi olarak yetkilendirdiği belirtildi. Semih'le milli takım kampında konuşmasını isteyen Atletico yönetimi, genç stoperi ikna etmesini istedi. Arda'nın Semih'e kulübü ve la liga'yı anlatarak Ocak ayında transfer olmasını sağlayacağını söyleyen İspanyol gazetesi, M. United'ın da Semih için sırada beklediğini vurguladı.
Star

Beşiktaş yönetimi çimleri düzelmesine rağmen turnike ve ambians sorunu çekilen Olimpiyat Stadı konusunda kararsız kalırken, yeni stat arayışını sürdürüyor. Gelinen son noktada Siyah-Beyazlı kulüpte Ankara 19 Mayıs Stadı gündeme alınırken, son karar bugünkü kritik yönetim kurulunda verilecek. İşte stat raporu: 1 Olimpıyat: Ortalama 7 bin seyirci geliyor. Mali kayıp büyük. Hasılat gideri ancak karşılıyor. Turnike sorunu yaşanıyor. 2 Başakşehır: Teknik Direktör Slaven Bilic çok beğeniyor, zemin iyi. 18 binlik kapasite var. Ancak seyircinin gelişi açısından Olimpiyat gibi sıkıntılı. Bir diğer sorun, 450 bin TL'lik bir maçlık gider. Yönetim, 300 bin seviyesine çekmek istiyor. 3 Osmanlı: Zemin ve atmosfer olarak iyi. Sivas maçı kazanıldı. Ancak yol sıkıntı. Şehir merkezine 60 km uzak olması ve takımın yorulması ciddi bir handikap. 4 Ankara 19 Mayıs: Şehrin merkezinde, ulaşım sorunu yok. Ambians iyi. 20 bin seyirci gelirse hasılat 1.5 milyonu buluyor. Gerekli kira indirimi ile sağlam hasılat yapılabilir. Tek sorun ise Ankara seyahati...
Akşam


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme