13 Kasım 2014 Perşembe

13.11.2014 Genel Gündem

13.11.2014

GÜNDEM

Yargıda Disiplin Affı Genişletildi
TBMM Adalet Komisyonu'nda yeni yargı paketine ilişkin teklifin görüşmelerine devam edildi. 20'ye yakın önergenin verildiği görüşmelerde idari yargıda 5 yıl süreyle görev yapmış hakim ve savcılar ile Cumhurbaşkanı'nın seçtiği Danıştay üyelerine sınavsız doğrudan hukuk fakültesine girme imkanı veren 7. madde metinden çıkarıldı. Kabul edilen bir başka değişiklikle disiplin affının kapsamı yeniden genişletildi. Buna göre, hâkim ve savcılar hakkında, 14 Aralık 2005-1 Eylül 2013 arasında işlenmiş eylemler sebebiyle verilen uyarma, aylıktan kesme, kınama ve kademe ilerlemesini durdurma cezaları için disiplin affı getirilecek. Af kapsamına giren disiplin cezalarının verilmesini gerektiren fiillerden dolayı, ilgililer hakkında disiplin inceleme, soruşturma ve kovuşturması yapılamayacak. Devam eden inceleme, soruşturma ve kovuşturmalar işlemden kaldırılacak. HSYK ise sadece, "derece ilerlemesinin durdurulması" ve "yer değiştirme" cezalarında karar verecek. Bu kapsamda hakim ve savcılara verilen 302 uyarma, 92 aylıktan kesme, 295 kınama, 100 kademe ilerlemesini durdurma, 27 derece yükselmesini durdurma, 144 yer değiştirme cezaları affa uğrayacak. 59 meslekten çıkarma cezası ise af kapsamı dışında olacak. Muhalefet partilerinin sert eleştirilerine rağmen komisyonda kabul edilen maddelere göre 'somut delillere dayalı kuvvetli şüphe' yerine 'makul şüphe' ile, şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu ve işyerinde arama yapılabilecek. 'Taşınmazlara, hak ve alacaklara el koyma'nın kapsamı da genişletilecek. Bu kapsamda anayasal düzene ve devlete karşı işlenen suçlarda mal varlığına el koyma kararı verilebilecek. Muhalefetin tepkisine rağmen adli yıl açılış törenlerinin kaldırılmasına ilişkin düzenleme komisyondan geçti. Komisyonda kabul edilen diğer maddelere göre, avukatlıktan hakim ve savcılığa geçiş için gerekli süre 5 yıldan 3 yıla indirilecek. Hakim ve savcıların maaşları attırılacak. Bu kapsamda hakim ve savcılara 1155 lira ek tazminat ödenecek. HSYK seçimlerinde istediği sonucu alan hükümet, Yargıtay ve Danıştay üyeliğine seçilebilmek için geçen sene 20 yıla çıkardığı 'meslekte geçen süreyi' yeniden 15 yıla indirdi. Komisyondan geçen "Hakimlik sınavını kazandıkları halde HSYK'ca mesleğe kabul edilmeyenlere yeni sınav hakkı" düzenlemesinin sadece bir kadın hakim adayını kapsadığı ortaya çıkınca, CHP ve MHP, ataması yapılmadığı için intihar eden hakim Didem Yaylalı'yı örnek vererek tepki gösterdi. Düzenlemeyle HSYK 3. Dairesi'nce sınavı kazandıkları halde mesleğe kabulleri yapılmayanlara yeniden sınav hakkı getirildiğini söyleyen Bakan Bozdağ ise "Sadece 1 kadın hakim adayı sınavda başarılı olduğu halde HSYK 3. Daire'ce mesleğe kabul edilmemiştir. Bu düzenleme ile bu kadın hakim adayına yeniden sınav hakkı veriliyor" dedi.
Milliyet
İstihbaratçı 15 Polise Gözaltı
'Yasadışı dinleme' iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında dün sabah emniyet mensuplarına yönelik 7 ilde eş zamanlı operasyon yapıldı. Hakkında yakalama kararı çıkarılan 17 istihbaratçı polisten 15'i gözaltına alındı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatı doğrultusunda emniyet mensuplarına yönelik dün Sabah yeni bir operasyon başlatıldı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı ekipler, sabah saatlerinde İstanbul, Hakkari, Van, Diyarbakır, Antalya, Tekirdağ ve Tunceli'de eş zamanlı gözaltılar yaptı. "Özel hayatın gizliğini ihlal, haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek, resmi belgede sahtecilik ve hukuka aykırı kişisel verileri kaydetme" suçlamaları kapsamında 17 "istihbaratçı" polis hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Yakalama kararlarının 2008-2012 yılları arasında Tekirdağ ve Edirne İstihbarat Şube Müdürlükleri'ndeki yasadışı olduğu iddia edilen dinlemelere ilişkin olduğu kaydedildi. Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan operasyon kapsamında 4'ü müdür olmak üzere 15 istihbaratçı polis meslektaşları tarafından gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında geçmiş dönemlerde şube müdürlüğü yapmış 4 emniyet müdürü ile 4 komiser de bulunuyor. Hakkında gözaltı kararı bulunan kişiler arasında Tekirdağ eski İstihbarat Şube Müdürü Halil Hilal Seyfi ve Edirne eski İstihbarat Şube Müdürü Özgür Nikbay'ında olduğu öğrenilirken, Nikbay'ın 2 gün önce annesinin kalp krizi geçirmesi nedeniyle gözaltına alınmadığı belirtildi. Öte yandan Nikbay'ın geçtiğimiz günlerde Kocaeli Emniyet Müdürlüğü'nün yaptığı operasyonda da gözaltına alınıp, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığı kaydedildi. Seyfi'nin ise 17 Aralık operasyon sonrası 2 kez görev yerinin değiştirildiği ve Mart ayında açığa alındığı belirtildi. Polislerin adreslerinde aramalarda da çok sayıda CD, Hard DİSK ve belgeleye el konuldu. Organize polislerince yakalama kararı çıkarılan 17 istihbaratçının 17 Aralık operasyonu sonrasında görevden alınan polisler olduğu ortaya çıktı. Soruşturma, 17 Aralık öncesi Edirne ve Tekirdağ'da görev yapan istihbarat kadrosundaki polislerin, yasadışı dinleme ve bu suçu örtmeye yönelik evrakta sahtecilik suçlarına karıştıkları iddiasıyla yürütülüyor. Ayrıca gözaltına alınan istihbaratçıların, Edirne ve Tekirdağ'daki siyasi parti temsilcileri, bazı emniyet müdürleri ve aileleri ile belediye başkanları ve bürokratları dinledikleri ileri sürülüyor.
Milliyet

Araçları Ateşe Atmışlar
Kobani'deki IŞİD saldırısını protesto etmek amacıyla Van'daki eylemlerde olaylar çıkmış, 40 kamu binası, 53 mobese direği, 72 özel araç, 9 banka şubesi, 22 banka ATM'si, 11 siyasi parti şubesi ve 469 iş yeri zarar görmüştü. Olaylarla ilgili 136 kişi de tutuklanmıştı. Soruşturmayı sürdüren polis mobese görüntülerini incelerken bir panzerin park halindeki 2 aracı, alev alev yanan başka bir araca doğru sürüklediğini tespit etti. Bunun üzerine panzer sürücüsü polis ile emri verdiği ileri sürülen komiser yardımcısı açığa alındı. Van Valisi Aydın Nezih Doğan, "Bir görüntü elimize geçti. Bu görüntü içerisinde rol alan bir komiser yardımcısı ile bir polisi 10 Kasım tarihinde görevden uzaklaştırdık. Mmüfettiş istedik. Rapora göre de hareket edilecek" dedi.
Vatan

'Dink Soruşturmasına Özen Gösterilmedi'
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in ailesi, Dink'in öldürülmesine ilişkin davada etkin soruşturma yapılmadığı, yürütülen soruşturma hakkında kendilerine bilgi verilmediği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunmuştu. Yüksek Mahkeme geçen temmuz ayında Dink ailesinin haklarının ihlal edildiğine karar vermişti. Mahkeme kararın gerekçesini Resmi Gazete'de yayımladı. Kararda özetle şu saptamalar yer aldı: SORUŞTURMA ZAYIF KALDI: Cinayetin gerçekleştiği tarihten bireysel başvurunun inceleme tarihine kadar halen olayla ilgili ihmalleri olduğu ileri sürülen kamu görevlilerinin bağımsız adli birimlerce soruşturulmamış ve olaydaki rollerinin belirlenmemiş olması soruşturmanın etkililiğini zayıflatmıştır. AİHM'Yİ DİKKATE ALINMADI: AİHM değerlendirmelerinin gereği gibi dikkate alınmadığı, sistem sorunları ve yöntem yanlışlıklarının giderilmesi çabalarının gerekli özen, ivedilik ve sorumluluk içinde yürütülmediği, buna ilişkin belirtilerin de tatmin edici olmaktan uzak olduğu belirlenmiştir. İFADE BİLE ALINMAMIŞ: Soruşturmanın, devletin pozitif yükümlülüğüne uygun olarak etkili bir şekilde yürütüldüğü söylenemez. Kamu görevlilerinin yargılanmasına ilişkin mevzuatın uygulanmasında gerekli özenin gösterilmemesi, kamu görevlilerinin soruşturulması hususunda izlenen yöntemlerdeki hatalar, adli birimlerin yeterince hızlı ve özenli davranmamaları sebepleriyle İstanbul ve Trabzon'daki kamu görevlilerinin, cinayetin üzerinden uzunca bir süre geçmiş olmasına rağmen halen ifadelerinin alınamadığı, olaydaki rollerinin saptanamadığı, öldürülenin yakınlarının ancak kendi çabalarıyla soruşturma sürecinden haberdar olabildikleri ya da katılabildikleri, soruşturmanın makul bir özen ve hızla yapılamadığı anlaşılmış olduğundan, hakkın özüne zarar verecek şekilde yürütülen bu soruşturmanın bir bütün olarak etkisiz olduğunun kabul edilmesi gerekir."
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 83, 5594-84, 0093                            
ABD Doları 2, 2528-2, 2540/  Euro 2, 8058-2, 8071/ İngiliz Sterlini 3, 5555-3, 5594               

Tmsf'yi Yurtbank Davası Yaktı
Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu'nun (TMSF) karşı karşıya kaldığı off shorezedelerle ilgili 500 milyon liralık faturanın emsal kararının Yurtbank'a dayandığı ortaya çıktı. Off shorezedelerin bankalara sunduğu emsal karar için Mücdat M. adlı vatandaş 2010 yılında dava açtı. Mücdat M., sözkonusu davada offshore'dan haberi olmadığını, Ali Balkaner'in Yurtbank'ı paravan olarak kullanarak kendisini dolandırdığı iddia etti. Mücdat M.'yi önce yerel mahkeme ardından temyize gidilen davanın sonunda Yargıtay haklı buldu. Mançu'nun 300 bin lira parası vardı 1.5 milyon lira aldı. Mücdat M.'nin davasına kadar davaları kazanan TMSF 2011 yılından sonra emsal karar olduğu için davaları kaybetmeye başladı. TMSF Yargıtay'ın emsal kararından sonra offshore hesapları ödemeye başladı. TMSF'nin mahkeme kararıyla bugüne kadar yaptığı ödeme 150 milyon lirayı buldu. Yargıtay devam eden davalarda kararını değiştirmezse yaklaşık 500 milyon lira ödeme yapacak. 2 Aralık'ta Yargıtay'da görülecek bir davada, önceki emsal karara uyulacak olursa, mağdur olduğunu iddia eden vatandaş, 40 milyon lira faiz alacak. Bu ödemelerin dayanağı olan "Yargıtay'ın emsal kararı"nın, Mücdat M.'nin 2010'da açtığı alacak davasına dayandığı öğrenildi. Mücdat M., söz konusu davada, off-shore'dan haberi olmadığını, mağdur olduğunu, Ali Balkaner'in Yurtbank'ı paravan olarak kullanarak kendisinin dolandırıldığını iddia etti. Mücdat M., önce yerel mahkemedeki davayı kazandı. Temyize giden davanın sonunda, Yargıtay onama kararı verdi. Mücdat M. bankaya yatırdığı paranın tamamını almakla kalmadı, mevduatının altı katına yakın faiz de aldı. Bir TMSF yetkilisi, kendilerinin bankacılık sektörünün resmi sigorta kurumu olduğunu belirterek, "Bir banka batacak olursa, biz bankada hesabı olan vatandaşlarımızın zararını, sigorta limiti miktarınca karşılarız. Sigorta primi ödemeyenler, zararlarının karşılanmasını sigorta kurumundan isteyebilirler mi? Kasko yaptırmayan bir kişinin, kazadan sonra kaskodan para istemesi gibi bir durum" dedi.
Hürriyet

Hsbc Türkiye'ye 'Hacker' Saldırısı
HSBC Türkiye, yakın zamanda kredi kartları ve banka kartları sistemlerine yönelik bir siber saldırı tespit ettiğini ve saldırıyı durdurduğunu açıkladı. Bankadan yapılan açıklamada, "Söz konusu olay neticesinde, yaklaşık 2.7 milyon müşterimize ait kart ve kartın bağlı bulunduğu hesap numarası, kart son kullanım tarihi ve kart sahibi ismine ulaşılmıştır. Müşterilerimize ait başka herhangi bir finansal veya kişisel bilgiye ulaşıldığına dair bir bulgu yoktur. Tüm işlemler için kontrol ve izleme düzeyleri artırılmış, ilave güvenlik önlemleri uygulamaya alınmıştır. Müşteri bilgilerinin gizliliği ve güvenliği, en büyük önceliğimizdir. Tüm müşterilerimize bankamız tarafından gerekli bilgilendirme yapılmış ve özür dilenmiştir. Müşterilerimiz açısından bu olaydan kaynaklanan herhangi bir finansal risk bulunmamaktadır. Müşterilerimiz, bankacılık işlemlerine güvenli bir şekilde devam edebilirler" denildi. Banka olayla ilgili suç duyurusunda bulundu.
Milliyet

Madenciye Hayat Sigortası
Çok tehlikeli işlerde çalışan 2.7 milyon çalışana mesleki yeterlilik belgesi alma zorunluluğu getirilecek. Meslek liseleri ile üniversitelerin ilgili fakültelerine zorunlu iş sağlığı ve güvenliği dersi koyulacak. Yapı denetim firmalarına iş güvenliği konusunda sorumluluk getirilecek. İnşaatlarda şantiye şefi, madenlerde daimi ve teknik nezarete iş sağlığı ve güvenliği sertifikası getirilecek. Şantiye şefi sadece işin bir an önce bitmesine odaklanmayacak, iş güvenliği konusunda da sorumlu olacak. Bundan sonra ödül ceza dengesi gelecek. İş kazası olmayan işyerleri ödüllendirilecek. İş kazası olanlara da ekstra mali cezalar getirilecek. 3 yıl içinde iş kazası olmayan çok tehlikeli işyerlerinde işsizlik sigortası işveren payı yüzde 2 yerine yüzde 1 olarak tahsil edilecek. Ancak takip eden yılda ölümlü iş kazası olursa aynı prim yüzde 3 olacak. Rödovans kiralama veya götürüyle ihale edilen işlerde üretim zorlamasında bulunulamayacak. Bulananların işi durdurulacak. Rödovans süreleri 15 yıldan az olmamak üzere uzatılacak. Standartlara uygun kişisel koruyucu donanım sağlamayan işveren idari para cezası ödeyecek. Acil durdurma halleri, müfettişin inisiyatifine bırakılmadan mevzuatta açıkça belirtilecek. Müfettiş 'şu eksik' diye tespit edebilir ama belli alanlarda o şartlar sağlanmamışsa iş durdurma otomatik olacak. Mesela, maden işletmeleri iki yoldan yer üstüne bağlanmamışsa o işyeri otomatik olarak durdurulacak. Maden ve inşaat sektöründe iş sağlığı ve güvenliği teftişleri görüntülü ve fotoğraflı olarak yapılacak. Müfettiş kendi yaptığı tespiti kendisi görüntüleyecek. Yılda bir olan acil durum planları ve tatbikatlarının 6 ayda bir yapılması ve bunun da kayda alınması sağlanacak. Acil durumlarda çıkışın kolayca sağlanması amacıyla fosforlu hayat hattı kurulacak. Bu hat, işçi nereye doğru yürümesi gerektiğini göstererek panik halinde onu yönlendirecek. Kendilerine özgü zorluktan dolayı kömürle ilgili mevzuat çalışması yapılacak. Maden şirketleri belli geçiş süreci içinde madende çalışan işçilere yaşam sigortası yapacak. Geçiş süreci sonunda bütün madenlerde bu sisteme geçilecek. Böylece, Devletin denetimi dışında özel sigorta şirketleri de ayrı bir denetim sistemi kurmak durumunda kalacak. Maden sahalarını denetimi ve faaliyetlerinin izlenmesi akredite bağımsız kuruluşlar tarafından yapılacak. Ruhsat sahiplerinden harç, teminat ve çevreyle uyum teminatı adı altında alınan harçlar, ruhsat kalemi adı altında tek kalemde toplanacak. Madenlerin denetimi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na geçecek. Ruhsat bedelinin bir kısmı faaliyeti biten, devam eden maden ocaklarının rehabilitasyonu için kullanılacak. Yılda 150 milyon liraya yakın bir fon oluşması bekleniyor.
Star

Her Mimar Kendi Bölgesi İçin Konut Ve Okul Tasarladı
Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) ile iştiraki Emlak Konut GYO tarafından düzenlenen '7 İklim 7 Bölge Gelenekten Geleceğe Ulusal Mimari Proje Yarışması'nda ödüller sahiplerini buldu. Yarışmada birinci olanlara 150 bin TL, ikinci olanlara 100 bin TL, üçüncü olanlara 50 bin TL para ödülü verildi. Mimarlar konut projesi, 100 kişi kapasiteli kreş ve 24'er derslikli ilköğretim okulu planladı. Kazanan eserler kendi bölgelerinde hayata geçirelebilecek. Törende konuşan TOKİ Başkanı M. Ergün Turan "Yarışmaya katılan değerli mimarlara ve mimarlık öğrencileri kazansın kazanmasın bütün bu eserlerle yeni projelere ilham kaynağı olacaklarına eminim. Şehirlerimizde, kendine has kimliği olan kaliteli ve nitelikli konutlar, mahalleler imar edeceğiz. Bu bakış açısını yansıtacak yeni çalışmalarımızda hedef kitlemiz; alt ve orta gelir gruplarıdır. Buna uygun projeler geliştirilmeye başlanmıştır. TOKİ'nin sosyal konut üretimi içinde kentsel dönüşüm projelerinin oranı yüzde 15'tir. Önümüzdeki süreçte bu rakam yüzde 40'ı bulacak" dedi. Emlak Konut GYO Genel Müdürü Murat Kurum da konuşmasında uzun yılların deneyimleriyle meydana gelen geleneksel mimarinin, çevreye zarar vermeden konfor koşullarını sağladığını belirterek "Gelişmekte olan Türkiye'de hızlı nüfus artışı ve köyden kente göçlerin sonucunda yoğun konut talepleri hızla artmıştır. Bu yarışmalar geleceğin şehir vizyonunu şekillendirmekte önemlidir. Ulusal Mimari Proje yarışmamız vesilesiyle bu değerlerimizi hatırlamak ve korumak amacıyla projeler geliştiren öğrenci ve mimarlarımızı kutluyorum. Türkiyemize kazandıracakları projeleri bir an önce hayata geçirmeye çalışacağız" diye konuştu.
Star

Ciliv: Bakan Müjde Verdi 4g, 2015'te Türkiye'de
Turkcell'in, kurumsal müşterilerini ve iş ortaklarını fikir önderleriyle buluşturmak, deneyimlerin paylaşıldığı bir zihin jimnastiği platformu yaratmak ve iş dünyasını tüm dünyada yaşanan teknolojik dönüşüme davet etmek üzere düzenlediği Turkcell Teknoloji Zirvesi, dün başladı. Zirvenin açılışında konuşan Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, Salı akşamı Ankara'da gerçekleşen Turkcell 20'nci Yıl resepsiyonunda Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan'dan aldığı müjdeyi katılımcılarla paylaştı. Ciliv, "Bugün Türkiye'deki 3G şebekesi dünyanın en güçlü şebekelerinin başında geliyor. Bu avantajımızı korumamız çok önemli. 20'nci yıl resepsiyonumuzda Sayın Bakanım da müjde verdi, 2015'te 4G Türkiye'ye gelecek. Artan trafiği karşılamak için bu olmak zorunda. 3G geleli 5 sene oldu, mobil trafik 200 kat arttı. Her sene en az yüzde 100 artış söz konusu. Bu yüzden 4G'ye yatırım yapıyoruz. Biz 4G'ye hazırız. 5G için de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Daha çok yatırım yapacağız, zaten yapıyorduk daha da yapacağız" dedi.
Vatan

Telefona, Televizyona Antidamping Geliyor
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Bakanlığı'nın 2015 yılı bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısında soru ve eleştirileri yanıtladı. Sadece ihracatın artırılmasından sorumlu bakanlık olmadıklarının altını çizen Zeybekci, "Türkiye'nin ithal etmediği zaman hiçbir şey kaybetmeyeceği alan, yaklaşık olarak 30 milyar dolar civarında" dedi. Zeybekci, Dahilde İşleme Rejimi'ne ilişkin bir soru üzerine, rejim kapsamında elde edilen hammadde kullanılarak üretilen ve ihraç edilen ürünlerin ihracattaki payının yüzde 47 olduğunu söyledi. Dahilde işleme kullanım oranlarıyla ilgili de bilgi veren Zeybekci, "Elektrik ve elektronikle ilgili antidamping müdahalelerimiz olacak. Laptoplardan telefonlara kadar. Bunların Türkiye'de üretilmesini istiyoruz. Bu iki alanda 5-6 milyar dolarlık ithalat yapıyorsak bu markalar gelsin Türkiye'de üretsin" diye konuştu.
Akşam

İstinye'den Kaçanlara 'Yüzde 98' Önlem
Sermaye Piyasası Kurulu(SPK), Ortaklıktan Çıkarma ve Satma Hakkında Tebliğ'de değişikliğe gitti. SPK'nın konu ile ilgili kararı Resmi Gazete'de yayımlandı. Buna göre, ortaklıktan çıkarmak için gerekli pay oranı yüzde 95'ten yüzde 98'e çıkarıldı. Tebliği ile herhangi bir şekilde sahip olunan paylara ilişkin oy haklarının, ortaklığın oy haklarının yüzde 98'ine ulaşması veya bu konumda iken ek pay alınması durumunda, hakim ortak açısından diğer pay sahiplerinin tamamını ortaklıktan çıkarma hakkı, diğer ortaklar açısından da paylarını hakim ortağa satma hakkı doğduğu bildirildi. Uzmanlar SPK'nın yatırımcıyı korumak ve borsadan çıkan şirketlerin sayısını azaltmak için böyle bir uygulamaya gidildiğini belirtiyor. Sermaye Piyasası Kurulu'nun Temmuz başında yayınladığı tedbir ile halka açıklık oranı yüzde 5'in altında olan şirketler için borsadan çıkışı kolaylaştırmasıyla birçok dev şirket için borsadan çıkışı kolaylaştırmıştı. Türk Demirdöküm, Petrol Ofisi, Mutlu Akü, Alternatif Bank, Eczacıbaşı Yapı Gereçleri gibi firmalar bu hakkı kullanarak borsadan çıkmak için başvurmuştu. Yüzde 95 kuralı yıl sonuna kadar korunduğundan bu şirketlerin başvuru süreçleri sekteye uğramayacak. Öte yandan Ortaklık paylarının borsada işlem görmeye başlamasından itibaren iki yıl süreyle ortaklıktan çıkarma veya satma hakkının kullanılamayacak. Ortaklık paylarının borsada işlem görmeye başlamasından itibaren iki yıl süreyle ortaklıktan çıkarma veya satma hakkının kullanılamayacağı belirlenen tebliğ ile ayrıca, yapılmış mevcut başvurular için şu düzenleme getirildi: "Kurula ortaklıktan çıkarma hakkının kullanılabilmesine yönelik yapılmış başvuruların sonuçlandırılmasında, hakim ortağa ortaklıktan çıkarma hakkını kullanıp kullanmak istemediğini yeniden değerlendirebilmesi için bu tebliğin yayımı tarihinden itibaren bir aylık süre tanınır. Bu sürede satma hakkı kullanılamaz."
Akşam

Kiralık İsçi Düzenlemesi 2015'te Meclis'e Geliyor
2015 yılı programının detaylarına bakıldığında çalışma hayatıyla ilgili çok önemli bir konu da özel istihdam büroları vasıtasıyla geçici iş ilişkisi kurulması. Özel istihdam bürosu, yurtiçi ve yurtdışında iş ve işçi bulmaya aracılık eden, istihdam sağlamak ve insan kaynaklarına yönelik hizmet sunmak amacıyla kurulmuş şirketlerdir. Özel istihdam büroları bu ilişki karşılığında işverenden belirli bir ücret alabilir. Ancak iş arayan kişilerden iş sağlamaları karşılığında herhangi bir ücret alma hakları yoktur. Özel istihdam büroları ülkemizde 2004 yılından bu yana hizmet veriyor. Fakat bugünkü mevzuat uyarınca özel istihdam bürolarının geçici iş ilişkisi kurmaları yasak. Yani kendilerine kayıtlı işçileri geçici olarak bir işverene kiralamak gibi bir faaliyette bulunamıyorlar. Programda yer alan ifadeye göre, 'özel istihdam büroları vasıtasıyla geçici iş ilişkisi kurulabilmesine olanak tanıyan bir mevzuatın hayata geçirilmesi' planlanıyor. Yani bahsettiğimiz yasağın kaldırılması ve bunun sonucunda özel istihdam büroları vasıtasıyla işverenlerin geçici iş ilişkisi kurarak personel açığını kapatmasının önü açılacak. Bu şekilde özel istihdam bürolarının faaliyet yasağı kaldırılacak ve mevcut özel istihdam büroları geçici iş ilişkisi kuran şirketler haline gelecekler. Avrupa'da 1990'lı yıllardan itibaren geçici iş ilişkisi kuran geçici istihdam büroları işgücü piyasasına hizmet veriyor. Bu şekilde özellikle sürekli bir iş bulmakta zorlanan kişilerin istihdam edilebilmesi sağlanıyor. Özellikle işgücü piyasasının dezavantajlı kesimleri olarak ifade edilen engelliler, kadınlar ve gençler için geçici iş ilişkisi olumlu sonuçlar doğurabiliyor. Hollanda'da engelli işçilerin yüzde 28'inin geçici iş ilişkisi vasıtasıyla kalıcı iş bulması, geçici iş ilişkisinin olumlu etkilerinden belki de en önemlisi. Diğer yandan kadınların işgücü piyasasından kısa süreli ayrılması gereken durumlarda da geçici iş ilişkisi olumlu sonuçlar doğurabiliyor.
Akşam

DÜNYA

Azerbaycan, Ermeni Helikopterini Vurdu
1994 yılında ilan edilen Karabağ ateşkesinden bu yana dün Ermenistan ve Azerbaycan arasında en ciddi askeri çatışma yaşandı. Azerbaycan Savunma Bakanlığı, Agdam bölgesinde taciz uçuşu yapan Ermenistan Hava Kuvvetleri'ne ait bir helikopterin düşürüldüğünü açıkladı. Helikopterde bulunan üç kişinin öldüğü bildirildi. Azerbaycan Savunma Bakanlığı'nın açıklamasında şöyle dendi: "Ermenistan kuvvetleri son birkaç gün boyunca tatbikat bahanesiyle Ağdam bölgesinde Azeri mevzileri üzerinde defalarca taciz uçuşu gerçekleştirmiştir. Son olarak bugün (dün) yerel saat 13.45 sularında Mi-24 Ermeni helikopteri tam teçhizatlı mevzilerimiz üzerine nişan alarak yönelmiştir. Bunun üzerine gereken karşı tedbir alınarak saldırgan hava aracına ateş açılmıştır. Helikopter Ağdam bölgesi Kengerli köyüne bin 700 metre yakınında vurulduktan sonra Azeri mevzilerinin 500 metre yakınına düşmüştür". Ermenistan da Mi-24 savaş helikopterinin vurularak düşürüldüğünü doğruladı.
Hürriyet

Irak Savaşını Babama Sormadım
ABD'nin 43'ncü başkanı George W. Bush (68), ülkenin 41'nci başkanı olan babası George H. W. Bush'un (90) yaşamını ve aralarındaki ilişkiyi yazdı. "41: A Portrait of My Father" (41: Babamın Portresi) isimli kitap, önceki gün George H.W. Bush Başkanlık Kütüphanesi Merkezi'nde tanıtıldı. Başkanlığı boyunca babasının dönemiyle kıyaslanan Bush, babasının yarım bıraktığı Irak işini tamamlamak için 2003 bu ülkeye girdiği iddialarıyla ilgili şöyle diyor: "Babamın yarım bıraktığı işi bitirmeye çalışmadım. Amacım, başkanlık yeminime uygun olarak ABD'yi korumaktı. Babama hiçbir zaman ne yapmam gerektiğini sormadım. İkimiz de bunun sadece başkanın vereceği bir karar olduğunu biliyorduk. (Savaş) Konusunda konuştuk, tabii ki. 2002 Noel Bayramı'nda babama son stratejimizle ilgili bilgi verdim."
Hürriyet

'170 Rus Askeri Öldürüldü' İddiası
Ukrayna ve ülkenin doğusundaki Rusya yanlısı ayrılıkçılar arasında 5 Ekim'de imzalanan ateşkes anlaşması kısa ömürlü oldu. Ukrayna'da yapılan seçimlerin ardından ayrılıkçıların da kendi seçimlerini düzenlemesi üzerine taraflar arasında çatışmalar başladı. Ayrılıkçıların kontrolündeki Donetsk'te ağır silahların da kullanıldığı ve şiddetli patlamaların meydana geldiği bildiriliyor. Ayrılıkçılarla çatışan "Azov özel tim taburu", Rus askerlerine ait bir topçu birliğine saldırı düzenlediklerini ve 170 Rus askerini öldürdüklerini öne sürdü. Bu arada Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Ukrayna Özel Gözlem Misyonu, Donetsk'in merkezine doğru giriş yapan 43 askeri kamyonu gördüğünü bildirdi. Açıklamada, bu kamyonların 5'inin 120 milimetreli havan topları, 5 kamyonun ise çok namlulu roketatar sistemlerini taşıdığı kaydedildi.
Türkiye

Ab-Türkiye İlişkileri 'Quartet'le Canlanacak
Göreve geldiğinden bu yana ilişkileri canlandırma amacıyla yoğun bir görüşmeler trafiği yürüten Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, 10- 12 Kasım tarihlerinde gerçekleştirdiği Brüksel ziyaretinde Avrupa Konseyi'nin yeni isimleri ile görüştü. Bozkır'ın bir araya geldiği kişiler arasında kritik önemdeki AB Dışişleri ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Genişleme Müzakerelerinden sorumlu Komisyon Üyesi Johannes Hahn ve Enerji Birliği'nden sorumlu AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Maros Sefcovic yer aldı. Görüşmelerde Türkiye'nin AB'nin yeni Enerji Birliği Projesi'nde yer alması gündeme gelirken, süreklilik arz eden üst düzey görüşmeler yürütmek amacıyla AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi, Genişlemeden sorumlu Komisyon üyesi, Türkiye Dışişleri Bakanı ve AB Bakanı'ndan oluşan bir 'quartet' kurulması kararlaştırıldı. Bakan Bozkır'ın verdiği bilgiye göre, görüşmeler sonucunda alınan bir diğer karar ise Türkiye-AB arasında yıllar önce var olan, ancak uzun bir süredir yapılmayan dörtlü bir mekanizmanın yeniden kurulması oldu. Bu mekanizmada Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, AB Bakanı Bozkır, Yüksek Temsilci Mogherini ve Genişleme Komiser Hahn yer alacak. Bozkır, "Quartet dediğimiz bir buluşmayı daha sık fasıllarla gerçekleştireceğiz. Burada hem bölgemizdeki olaylar hem reform süreci görüşülecek. Ayrıca bizim Reform Eylem Grubu ilk toplantısı yapıldı. Bu çok önemli etki yapmış. Bir ifade özgürlüğü paketinin hazırlanması heyecan yaratmış. Ocak ayındaki Reform Eylem Grubu'na sayın Başbakanımız (Ahmet Davutoğlu) başkanlık edecek. Orada bu paketi büyük ihtimalle açıklayacağız" diye konuştu.
Milliyet

Halep'ten Büyük Göç Başladı
Halep'temuhalifler ile Esad rejimine bağlı güçler arasındaki çatışmalar nedeniyle 200 bin Suriyeli'nin Türkiye sınırına dayandığı bildirildi. Esad güçleri harabeye çevirdiği kenti iki aydır üç koldan kuşatıyor. Rejim, evlerinden çıkamayan halkı göçe zorlamak için sık sık havadan kenti bombalıyor. Muhaliflerin tek çıkış noktası Handarat'taki çatışmalar, halka büyük sıkıntı yaşatıyor. Halep'ten kaçan halkın Kilis'in karşısındaki Suriye'nin Azez kasabasına geldiği öğrenildi. Sınırda olağanüstü güvenlik önlemi alan Türk görevliler, olası geçişler için tedbiri elden bırakmıyor. Daha önce STAR'a konuşan Suriye muhalefetinin beyin takımından işadamı Gazi Mısırlı, "Esad ve İran'ın amacı varil bombalarıyla halkı korkutup, Türkiye'ye 2 milyonluk bir göç yaratmak" diyerek Suriye'nin stratejisinin savaşın etkilerini bölge ülkelere yaymak olduğunu vurguladı. "Amaç, Türkiye'ye kaldıramayacağı sayıda mülteci gönderip, ekonomiyi bozmak. 'Erdoğan'ın politikaları sonucu oldu' demek" diye konuştu. Suriye Ulusal Konseyi Dış İlişkiler Komitesi üyesi Dr. Halit Hoca ise daha önce STAR'a yaptığı açıklamasında IŞİD'in dikkati Kobani'ye çekerek diğer bölgelerdeki stratejik değişiklikleri gölgelediğini belirtmişti. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye tarafından yaklaşık 3 bin 500'ü son 8 ayda olmak üzere 6 bini aşkın kişiye yurda giriş yasağı konulduğunu açıklayarak, "IŞİD BM Güvenli Konseyi'nin terör listesinde. Türkiye, BMGK kararları çerçevesinde IŞİD, El Nusra ve El Kaide'yle iltisaklı kişi ve gruplara ilişkin yükümlülüklerini hassasiyetle yerine getirmektedir. Almanya, Belçika, Hollanda, Danimarka, Fransa ve İspanya'da PKK'nın finansman ve eleman temini çalışmalarının önlenmesi için operasyonlar yürütülüyor" dedi.
Star

Işid'in Yeni Lideri Saddam Mı?
Irak Şam İslam Devleti örgütü (IŞİD) lideri Ebubekir el-Bağdadi'nin geçtiğimiz Cuma günü koalisyon uçakları tarafından düzenlenen saldırıda öldürülüp öldürülmediği henüz netlik kazanmazken, yokluğu durumunda yerine kimin geçeceği tartışılıyor. İngiliz Telegraph gazetesine konuşan, IŞİD'in önde gelen komutanlarından Saddam Cemal'in eski koruması Ebu Abdullah yeni liderin Cemal olabileceğini öne sürdü. Tanık olduğu eylemlerin İslam'ı yaymak adına doğru bir yol olmadığını düşünerek örgütten kaçtığını belirten Ebu Abdullah röportajda Saddam Cemal'le ilgili ilginç bilgiler verdi. Abdullah'a göre Cemal eskiden bir uyuşturucu taciriydi. Daha sonra ÖSO'ya katıldı. Son olarak da IŞİD içinde yer aldı. Sadece bir aşiretten 700 kişiyi öldürdü.
Akşam

İsrail Ateşe Yürüyor
Mescid-İ Aksa'yı işgale kalkışan İsrail, Filistin üzerinde yürüttüğü baskı ve katliam politikasından geri adım atmıyor. Aşırı sağcı Yahudi yerleşimciler artık camileri ateşe vermeye başladı. Batı Şeria'da, Ramallah'a yakın bir köyün camisi, içindeki Kur'an-ı Kerim'le birlikte ateşe verildi. Görgü tanıkları, dün sabah saatlerinde camiye giden köy halkının giriş katının bazı bölümlerini yanmış olarak bulduğunu söyledi. Köy, Şilo adlı Yahudi yerleşim yerinin yakınında bulunuyor. 2012 yılında da aynı köyün doğusundaki başka bir mescit yerleşimciler tarafından yakılmıştı. İsrail'de yapılan bir araştırma ise İsrail halkının önemli bir kısmının, Tel Aviv'in Mescid-i Aksa politikasına sıcak bakmadığını ortaya koydu. Tel Aviv Üniversitesi tarafından yapılan ankete göre, İsrail hakının yüzde 56'sı Aksa'nın statükosunda bir değişikliğin olmaması gerektiği yönünde görüş bildirirken, yüzde 38'i ise "kan bile döküse" mevcut durumun değişmesini istiyor. Hahamların "Mesih gelip, Süleyman Mabedini inşa edinceye kadar, Yahudilerin Aksa'ya girmemesi" şeklindeki görüşüne yüzde 47 destek verilen ankette, "radikal Yahudilerin" yüzde 96'sı ise buna karşı çıktı.
Akşam

Abd-Çin Sera Gazı Devrimi
Dünyanın en fazla karbondioksit salımı gerçekleştiren iki ülkesi olan ABD ile Çin arasında sera gazı emisyonlarının azaltılması için aylardır süren pazarlıklar uzlaşmayla sonuçlandı. ABD'de sera gazı salınımın 2025 yılına kadar, 2005 yılındaki seviyenin yüzde 26 - 28 altına indirilmesi planlanıyor. Çin ise emisyonda 2030 yılını "sınır" olarak belirliyor; o tarihten itibaren Pekin yönetimi karbondioksit salımını azaltmayı veya en azından arttırmamayı taahhüt ediyor. ABD ve Çin'in teknoloji ürünlerine uygulanan gümrük tarifelerini karşılıklı olarak iptal etme konusunda uzlaşmaya varması da iki ülke arasındaki ekonomik ve politik gerilimlerin azalacağı yeni bir döneme işaret ediyor. Bu gelişmeler, ABD - Çin ilişkilerinde yeni bir dönem isteyen Obama yönetimi için önemli bir başarı olarak değerlendirilirken, Çin hükümetinin şüpheci tavrı ve Demokratların ara seçim yenilgisi ikili ilişkilerde yakalanması istenen ivmeyi olumsuz etkileyebilir.
Akşam

POLİTİKA

İsçiyi Yaşat Ki Devlet Yasasın
Başbakan Davutoğlu'nun açıkladığı iş güvenliği düzenlemeleri şöyle: ARTIK AMELE YOK: Çok tehlikeli işlerde çalışan 2 milyon 700 bin çalışana mesleki yeterlilik belgesi alma zorunluluğu getirilecek. Amele kavramı kalkıyor. İşçilerin profesyonel olarak yaptıkları işle ilgili mesleki formasyonu, sertifikası olacak. Meslek liseleri ve üniversitelerin ilgili fakültelerine zorunlu iş sağlığı ve güvenliği dersi eklenecek. ÖDÜL-CEZA DENGESI: Yaptırımlarda ödül ceza dengesi gelecek. İş kazası olmayan işyerleri ödüllendirilecek. İş kazası olan işyerlerine de ekstra cezalar getirilecek. Örneğin çok tehlikeli iş kategorisindeki bir firmada 3 yıl içinde iş kazası yoksa, işsizlik primini yüzde 2 değil, yüzde 1 olarak tahsil edilecek. Ancak ölümlü iş kazası olan bir işyerinde bu oran yüzde 3 olacak. EN AZ 15 YIL: Kimse üretim zorlamasında bulunamayacak, bulunursa işi durdurulacak ve sözleşmesi feshedilecek. DEVIR YAPILAMAYACAK: Kamuda rödevans bir kere yapıldıktan sonra iş başkasına devredilemeyecek. Özel sektörde ise rödevans yok. 2 YIL IHALEYE GIREMEZ: İşverenin ölümlü iş kazasında kusurlu bulunması halinde, TCK'ya göre alacağı cezaya ilave olarak iki yıl boyunca kamu ihalelerinden men edilecek ve Kamu İhale Kurumu sitesinden duyurulacak. DIREKT HAPIS CEZASI: Bir işyeri durduruldu, işveren geldi o işyerinde işe devam etti. Bu durumun tespit edilmesi halinde para cezasına çevrilmeyecek bir hapis cezası verilecek. UZMANLIK SARTI: İnşaatlarda şantiye şefine, madenlerde daimi ve teknik nezaretçilere, 'iş güvenliği uzmanı' olma şartı getirilecek. KASIT OLMASA DA: İhmal, kusur, bilinçli veya kasıtlı olmasa dahi aşırı hırstan kaynaklanan, 'bir an önce en fazla kârı elde edeyim' diyerek işçilerin güvenliği riske edilmişse, bunun için çok etkin yaptırımlar getirilecek.
Akşam
Kirli Güçlerin Ahlaksız Yöntemi
6-7 Ekim olaylarıyla ilgili tartışmalar ve olayların neden olduğu türbülans azalınca taraflar diyalog kanallarını açtı. Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan'ın önemli açıklamalarının ardından HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da 6-7 Ekim olayları konusunda net konuştu. Demirtaş, Diyarbakır'da bir astsubayın, eşinin yanında öldürülmesini, "Kirli güçlerin çirkin ahlaksız yöntemi"' diye nitelendirerek, "Olay beni de, bizi de derinden yaraladı" dedi. Demirtaş, Kobani için sokağa çıkma çağrısı yaparken olacakları hiç öngöremediklerini de söyledi. Demirtaş'la dün TBMM'deki makamında, 6 Ekim'de başlayıp 50 kişinin ölümüyle sona eren olayları ve Çözüm Süreci üzerindeki etkilerini konuştuk. Demirtaş'ın mesajları şöyle: "Olaylar sırasında ölenlerin çoğu HüdaPar üyesi gibi yansıtıldı ama hiç siyasetle ilgisi olmayan insanlar da yaşamını yitirdi. Güvenlikçilerin öldürdüğü kişiler var. Sivillerin öldürdüğü HDP'liler var. Her kesimin muhasebe yapması lazım. Hükümet işin ucuzuna kaçtı, faturayı HDP'ye kesmeye, HDP'yi siyasi lince tutmaya çalışıp işin içinden çıkmak istedi. Bunlardan biz sorumlu olsaydık hesabını vermekten çekinmezdik. Hükümet 'düşman'ı yanlış yerde arıyor. Tehlike olan HDP değil, açık olan yaradır. Bölgede bu yarayı kaşımak isteyen çok kesim var. Bu yara kapatılırsa, provokasyona uygun zemin ve fırsatlar yaratılmazsa, bir daha bu tür şeyler yaşanmaz. Bu yara açık kaldıkça, HDP olur olmaz, bu yarayı kaşıyanlar hep çıkar. Sokak meşru bir alandır. Meşruiyetin sınırı da kimsenin canına malına zarar gelmemesidir. Sokak gösterisi, evrensel-ulusal düzeyde haktır. Bu hakkımızı her zaman kullanırız. (6-8 Ekim'de) Yaşananlar konusunda kim nerede denetim ve sorumluluk konusunda söz sahibi ise kendi denetimini yapmak zorunda. Gücünüz varsa, onu disipline edemiyorsanız, o güç sizin değildir. Herkes eminim bu konuda muhasebe yapacaktır. Provokasyon riskini ortadan kaldırmak gerekir. Bazı eksiklikler yaşandı. Biz çağrı yaptığımızda, HüdaPar binalarına saldırılacağına, Hüdaparlılarla gerilim yaşanacağına dair en küçük bir öngörümüz yoktu. Ne yönlendirmemiz, ne teşvikimiz vardı. Doğrusu çağrıyı yaparken böyle bir şey aklımıza da gelmedi. Mevzu Hüdapar mevzusu değil, Kobani'nin düşmemesi için gündem yaratmaktı. Görünen o ki, bu tür durumlarda meseleyi başka bir tarafa çekmek isteyen kontrollü ya da kontrolsüz güçler devreye girebiliyor. Hiçbir şey olmamış gibi davranamayız. Yaşamını kaybeden, malını kaybeden herkesin canı, malı, huzuru iktidarda olmasak bile aynı zamanda bizim sorumluluğumuzdadır. Yitip giden her can bizim canımızdır. Onun HDP'li, Hüdapar'lı, AKP'li olup olmadığına bakmayız. İnsanların yaşam hakkı, mal, can güvenlikleri kutsaldır. Türbülans tam anlamıyla geçti sayılmaz. Diyalog vardı ama tıkır tıkır işleyen bir müzakere yoktu. Bu gelişmelerle diyalog da koptu. Diyaloğun başlaması ve hızlı bir şekilde müzakereye geçmek lazım. Geleceğe bakmak daha mantıklıdır. Gerilim yaşanacaksa da siyasi alanda kalsın. Karşılıklı silahlı çatışmaya, ölümlere dönsün istemiyoruz. Siyasi gerilimden çekinmiyoruz. Siyaset arenasında tansiyon yükselebilir, gerilim artabilir, bu olağandır. Yeter ki ölümler olmasın. Çatışmalı günlere dönülmesin diye üzerimize düşeni yapacağız. Yaşananlar hepimizi tedirgin etti. Bir tek insanın bile ölmesi, kimliğinden bağımsız hepimiz için kayıptır. Yüksekova'da vurulan askerler, Bingöl'de vurulan polisler, Kağızman'da infaz edilen PKK'lılar, Diyarbakır'da eşinin yanında infaz edilen astsubay, bütün bunlar çok vahim olaylar. Ölüm var ölüm var. (Diyarbakır'daki saldırı) Yapanlar her kimse son derece çirkin bir şekilde, ahlaksızca bir yöntem seçmişler. Savaş asla olmasın. Ama savaşın bile bir hukuku, ahlakı vardır. Onu bile ayaklar altına alan çevreler kimlerse bunlar ortaya çıkarılmalı. Kirli güçlerin yöntemleriydi bunlar. Diyarbakır'daki astsubayın, eşinin yanında katledilmesi beni de, bizi de hakikaten derinden yaraladı. Ölümlere alışmamamız, tepki göstermemiz lazım."
Hürriyet

Süreci Seçimlere Göre Yönetiyorlar
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, çözüm sürecine ilişkin, "İtiraflar arka arkaya geliyor. AKP kanadı, her zaman neyse o önündeki seçim, yerel, genel, cumhurbaşkanlığı, şu bu Bu seçim döneminde kendi siyasi hesaplarını göz önüne alarak bu süreci kendi avantajına göre yürütmeye çalıştı" dedi. CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), dün Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Koç, toplantı devam ederken yaptığı konuşmasına, "Kudüs'e ırkçı, dinci, İsrail siyasi kanadının çağrısı üzerine yapılan İslam'ın kutsallarını hedef alan saldırıyı bir kez daha lanetliyoruz" diye başladı. Koç, çözüm sürecine ilişkin, "İtiraflar arka arkaya geliyor. AKP kanadı, her zaman neyse o önündeki seçim, yerel, genel, cumhurbaşkanlığı, şu bu Bu seçim döneminde kendi siyasi hesaplarını gözönüne alarak bu süreci kendi avantajına göre yürütmeye çalıştı. Şimdi, itiraflardan yola çıkarak bakıyoruz. Malesef Akdoğan'ın söylediği kadar zeki değiliz herhalde, konuyu bilmediğimiz için, itiraflardan yola çıkarak sonuçtan geriye geliyoruz. Başbakanlık koltuğunda oturan bu stajyer itiraf ediyor. Adam kaçırma, okul, şantiye yakma, kendi otoritesini belgeleyen, halk savunma kuvvetleri. Bir takım özerk mahalleler oluşturma" ifadesini kullandı. Koç, hükümetin gündem değiştirmek için Alevilere dönük, "aldatma seansları" başlattığını belirterek, "Demokrat kostümleri giydiniz ama kafanız, niyetiniz, duruşunuz aynı. Hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet alma huylarınız aynı, hiç değişmedi" dedi. Hükümetin gündem değiştirmek için tekrar "Dersim ağıtlarını" gündeme soktuğunu ileri süren Koç, "Sen Dersim'i bırak gel önce şu Sivas'ın, Uludere'nin hesabını ver" dedi. Başbakan'ın, Dersim'i Kerbela'ya benzettiğini ifade eden Koç, "Sivas modern Kerbala değil mi" sorusunu yöneltti. Dört eski bakan ile ilgili Soruşturma Komisyonu kurulduğunu hatırlatan Koç, bu komisyonun, "ağır aksak" çalışmaya devam ettiğini savundu. "Devlete saygılı bir gümrük müsteşarı"nın geçen günlerde komisyona ifade verdiğini belirten Koç, "Komisyona ifade verdi ve şunu tutanaklara geçirdi; 'Rıza Zarraf'a ait 1,5 ton altını taşıyan uçağı Zafer Çağlayan'ın özel kalem müdüründen gelen talimatla serbest bıraktık.' Çok açık net ifadeler. Hatırlar mısınız köstebek bir bakan vardı, şimdi arada zevzeklik yapıyor. Özel kaleminden telefonla, Deniz Feneri yolsuzluğuna batmış birilerini aramış, 'polis gelecek tedbirli olun' demişti. Al o köstebek bakanı vur Zafer Çağlayan'a" diye konuştu. Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na değinen Koç, "Belki bir benzetme olacak ama bugünün saraylısı Tayyip Erdoğan. Kendisine 1 milyar 360 milyon liraya, eski parayla 1 katrilyon 360 trilyon liraya yapılan kaçak saraya 'Bu saray milletin' dedi, hazret. Kaçak saray Ankara'nın her tarafından görülsün diye 24 saat ışıklarının açık tutulması talimatı verilmiş. 24 saatlik ışıltının bedeli açıklandı, aylık 700 bin lira, sadece elektrik faturası. Sarayın sahibi de millet olunca, öyle diyor, tabii elektrik faturasını da millet ödeyecek" dedi. Koç, "İşsizlik Fonu'nda biriken paranın önemli bir kısmının bu binanın yapımı için kullanıldığını" öne sürdü.
Milliyet

SPOR

Kadıköy'de, Milli Takım'ın Brezilya ile oynadığı dostluk maçına protestolar damga vurdu. Bu sezon Passolig nedeniyle dolmayan tribünler, bu kez hınca hınç dolarken sambacıların Neymar'la 20. dakikada bulduğu gol sonrasında bazı tribünlerden Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören aleyhinde tezahüratlar yapıldı. Tribünler "Yeter Yıldırım Demirören" diye bağırarak TFF Başkanı'nı istifaya davet etti. Bu protestolar, Brezilya'nın ilk yarıda 44. dakikada Willian'la 3. golü bulmasından sonra daha da büyüdü. Tribünler, ilk yarını sonunda sadece Futbol Federasyonu Başkanı Demirören'e değil, futbolculara da tepki gösterdi. Brezilyalı oyuncuların topu ayaklarına aldıklarında Kadıköy'de tribünler Sambacıları alkışlarken, ay yıldızlılar ise tribünlerin tepkileriyle karşılaştı. Milliler topu ayaklarına aldıklarında tribünler, futbolcuları ıslıkladı. Brezilyalıların pas trafiği ise 'oley' sesleriyle desteklendi. Öte yandan Caner Erkin, çektiği şutun auta gitmesi sonrası kendisine tepki gösteren taraftarlara el kol hareketleri ile cevap verdi.
Hürriyet

Eurocup E Grubu'ndaki temsilcimiz Banvit, 5. maçında 4. galibiyetini Rusya'nın Krasny Otkyabr Volgograd takımı karşısında 90-75'lik skorla aldı. İlk yarılarda yaşadığı sıkıntı Banvit'in bu kez de işini zorlaştırdı. Hücum organizasyonunu bir türlü oturtamayan temsilcimiz, rakip savunmayı sadece birebirlerle aşmaya çalışınca ilk periyodu Culpepper'ın etkili oyunuyla konuk takım 20-18 önde kapadı. İkinci çeyrekte de aynı sıkıntısı devam eden Banvit, 36-30 geriye düştüğü maçta Davis ve Can Maxim ile skora denge getirse de, konuk takım King'in sayılarıyla devreyi de 41-40 üstün tamamladı. Banvit, ikinci yarıda hücumu daha iyi organize etmeye başladı, boyalı alanda Veremeenko'yu iyi kullandı. Banvit, savunmada da daha sert oynayarak, rakibi arka arkaya top kayıplarına zorladı, farkı çift hanelere çıkararak son periyoda 65-55 galip girmeyi başardı. 4. çeyreğe konuk takım 8-0 ile başladı, 34. dakikada 67-66 ile farkı 1'e indirdi. Ancak temsilcimiz de rakibine 13-0 ile yanıt vererek bir kez daha kontrolü eline aldı, Mejia'nın da devreye girmesiyle iyice rahatlayıp, salondan 90-75'lik galibiyetle ayrıldı. Banvit'te ilk senesini geçiren Veremeenko, ribaunt sayısını 476'ya çıkararak, Eurocup tarihinin en ribauntçu ismi oldu.
Milliyet

Duygun Yarsuvat işten çıkarma operasyonuna mecbur olduklarını söyledi. Galatasaray Lisesi'ndeki Divan Kurulu toplantısında konuşan Cim-Bom'un başkanı, "Basında 'Prandelli kalıyor, çaycı gidiyor' diye haber çıkıyor. Vicdanım sızlıyor ama mecburuz. Kulüpte 636 kişi çalışıyor. 4 milyon 900 bin lira maaş ödüyoruz. Bir kişiyi işten çıkarmazsak, kulüp elden gider. Mali krizde aile reisi ne yapar? Masrafları keser, çocuklara ayakkabı almaz, tatile gitmez. Bizim de yaptığımız bu" ifadesini kullandı. Mecidiyeköy'deki araziyi satacakları yolundaki haberlerin de doğru olmadığını ifade eden Yarsuvat, "O arazi bittiği zaman 150 milyon lira edecek. Bunu elden çıkarmayız. Çünkü gelire ve nakit akışına ihtiyacımız var. Hep beraber, sizin desteğinizle düze çıkacağız. Arkadaşlarımız 'Arkanızda olacağız' diyor. Arkamda değil, yanımda olun, beraber çukur kazalım, ben kazayım, siz toprak atın. Galatasaray'ı böyle ayağa kaldırabiliriz. Galatasaray'ı Ruslar'a satacağım haberleri de yalan" diye konuştu. Borçlanma yetkisi isteyecekleri mali genel kurul ile ilgili "Galatasaray'ı nasıl teslim aldığımızı göstermek istiyoruz" diyen Yarsuvat, Ambarat ile ilgili "Onu ben almadım. Fatih Terim'e sorun. Alınması için o ısrar etmişti" diyerek gönderme yaptı. Muhasip üye Mete İkiz, net borç-alacak farkının 30 Eylül 2014 itibariyle 811.5 milyon liraya ulaştığını; Arena gelirlerinin 100'den 75 milyon liraya düştüğünü; sponsorluk gelirlerinin de yüzde 18 azaldığını açıkladı.
Star

Trabzonspor'un yeni Teknik Direktörü Ersun Yanal dün özel uçakla Trabzon'a geldi. Uçak saat 12.30 sularında piste indiği sırada penceresinden Bordo-Mavili bayrak dalgalandırıldı. Uçaktan önce Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu sonra da Ersun Yanal indi. Daha sonra kendilerini bekleyen VIP araca binip çıkış kapısına gelen Ersun Yanal'ı burada az sayıda Trabzonspor taraftarı coşkuyla karşıladı. Yanal'ın boynuna TS atkısı takıldı. Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu ise gergin ve stresliydi. Fanatik Trabzonlu Hemdiye Nine de Yanal'ı karşılayanlar arasındaydı ve onun başarısı için dua etti ve tesislere geçildi. Ersun Hoca'nın aksam idmanına hazırlanması için basın toplantısı da 1 saat erkene alındı. Daha önce 16.00'da başlaması planlanan toplantı saat 15.00'te yapıldı. Basının karsısına çıkan Yanal ve Hacıosmanoğlu resmi imzayı attı, el sıkıştı. Trabzonspor yönetimi polemik yaşanmaması için medyaya soru sorma izni vermedi. Ersun Yanal, "Hayırlı olsun" derken, Başkan da "Biz şampiyonluğa oynayacak bir takım kurduk. Cenab- ı Allah nasip ederse bundan sonra yukarılara çıkacak bir takımı herkes seyredecek" diye konuştu. Tören toplam 2 dakikada tamamlandı. Masada oturma süresi ise sadece 51 saniye olarak ölçüldü.
Akşam


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme