15 Kasım 2014 Cumartesi

15.11.2014 Genel Gündem

15.11.2014

GÜNDEM

Mazlumların Yanındayız
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Irak'taki IŞİD katliamından kaçarak Türkiye'ye sığınan Ezidileri Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda kabul etti. Bölgenin içinden geçtiği kritik, çalkantılı süreçte yapacakları bu görüş alışverişinin önemine değinen Erdoğan, şunları söyledi: "Türkiye Cumhuriyeti Devleti gerek Irak ve Suriye'de yaşanan acı olaylarda gerekse dünyanın çok değişik yerlerinde cereyan etmekte olan mazlum, mağdur ve yardıma ihtiyacı olanların yanında oldu ve yanında olmaya devam edecek. Bilhassa bizleri çok çok müteessir eden olayların yaşandığı bölgemizde etnik kimliğine, dinine, diline, rengine ve mezhebine bakmadan, yaşanan mağduriyetleri gidermenin, yaralara derman olmanın gayreti içerisindeyiz. Ülkelerinden kaçan komşularımıza yönelik açık kapı politikası izliyoruz. Zorla geri göndermeme ve sınırdan geri çevirmeme ilkelerini titizlikle hayata geçirdik. Suriye ve Irak'ta yaşanan krizin ilk anlarından itibaren ilkeli, vicdani ve insani değerlere vurgu yapan bir politika izledik."
Hürriyet  

Ana Parti Tamam
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Etiler'deki Mustafa Kemal Kültür Merkezi'nde, CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay'ın koordinatörlüğü ve Şişli Belediyesi'nin desteğiyle gerçekleştirilen '100. Yılında Birinci Dünya Savaşı' sempozyumunun açılışında konuştu. Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: "Ne yazık ki dünya devletleri, yaşanan büyük acılardan ders çıkarmayı becerememiştir. Birinci Dünya Savaşı sonrasında Ortadoğu coğrafyasında kurulan yeni devletler, bölgenin temel hassasiyetlerini hiçe sayan bir anlayışın ürünü olduğu için bugün bile bölgede iç karışıklıklar ve savaşlar devam etmektedir. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu önderleri, Birinci Dünya Savaşı'nın acı tecrübelerden önemli dersler çıkarmışlardır. Atatürk'ün 'Yurtta barış, dünyada barış' ilkesi doğrultusunda Türkiye, güvenlik prensibine ve onun araçlarına yalnızca barış dışında bir seçeneğe mecbur kalmamak için önem vermiştir. Bugün özellikle Ortadoğu'ya göz dikerek, kişisel ihtirasları uğruna içinde bulunduğumuz coğrafyayı, ülkemizi de içine alabilecek bir savaşın eşiğine getirenler, anlaşılan tarih bilgisinden ve geçmişten ders çıkarma erdeminden yoksundurlar. Bugün içinde bulunduğumuz koşullarda belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz siyasi yönelim, Cumhuriyet tarihimizin barış eksenli dış politika anlayışına sadık kalmaktır. Biz CHP olarak kalıcı bir barış sağlanması için dünyadaki tüm insanların durumunu iyileştirecek uluslararası tedbirler alınması gerektiğine inanıyoruz. Her ülke yurttaşlarını, haset, açgözlülük ve kinden uzaklaştıracak şekilde eğitmelidir. Dünya otoriter zihniyetlerden çok çekti."
Hürriyet  
Obama, Tezimize Yaklaşıyor
Başbakan Ahmet Davutoğlu, ABD Başkanı Barack Obama'nın, "Esad devrilmeden IŞİD'in yenilemeyeceğini" ifade ettiğine dair haberler hakkında 'strateji değişikliği' açıklamasını doğru bulduklarını söyledi. Davutoğlu, "Türkiye'nin tezlerine yaklaşılıyor diyebilir miyiz?" sorusuna "Kesinlikle, kesinlikle" karşılığını verdi. Davutoğlu, bugün birlikte öğlen yemeğinde bir araya geleceği Obama ile de bu konuları konuşacağını belirtti. Davutoğlu, G-20 Liderler Zirvesi için geldiği Avustralya'nın Brisbane kentinde basın toplantısı düzenledi. Davutoğlu'na Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek eşlik etti. ABD Başkanı Obama'nın Suriye'de Esad rejimine yönelik politikalarında strateji değişikliğine gittiğine dair sözlerinin hatırlatılması üzerine Davutoğlu, "Haberi ben de gördüm. Yarın (bugün) Obama ile de görüştüğümde mutlaka o konuları ele alırız. Haberin muhtevasına bakıldığında doğru bir muhteva. Doğru bir yaklaşımı yansıtıyor. Biz en başından itibaren Suriye konusunda da Ortadoğu bölgesi konusundaki gelişmelerle ilgili olarak da entegre bir strateji, bir bütünlük içinde strateji tavsiye ettik, hep onu öne çıkardık" dedi. Davutoğlu'nun Obama ile bugün öğlen yemeğinde bir araya geleceği belirtildi. Davutoğlu, toplantıda özetle şunları söyledi: Son aylarda IŞİD'in yol açtığı tehdit dolayısıyla belli bir odaklanma söz konusu. Uluslararası terör bütün ülkelere ve Türkiye'ye de tehdittir. Türkiye kıyısında herhangi bir terör yapılanması istemez. 2013 Mart'ında IŞİD ilan edildi. Ondan önceki yıllarda yoktu. Nereden, hangi şartlarda bu terör yapılanması doğdu? Esed rejiminin işlediği insanlık suçlarını ve ortaya çıkardığı siyasal boşluk alanında. Suriye'ye kapsamlı bir çözüm bulunmazsa bugün IŞİD gider, yarın başka isimler başka bir örgüt gelir. Bütün bu şartların sorumlusu Esed rejiminin baskıcı tutumudur. Kapsamlı bir stratejiye ihtiyaç vardır. Bu kapsamlı stratejinin esası da Suriye'de de Ortadoğu'da da meşruiyetini halktan alan ve herkesin katılarak kendini güvende hissettiği siyasal dönüşümün gerçekleşmesidir. Suriye için bu acil önem taşımaktadır. Türkiye'nin tezlerine yaklaşılıyor.
Milliyet  
Astlık Üstlükte İfade Özgürlüğü
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, astlık üstlük münasebetleri sırasında yaşanabilecek suç iddiasını, "ifade özgürlüğü" kapsamına sokan örnek bir karara imza attı. Genelkurmay'ın suç duyurusu üzerine, eski Donanma Komutanı emekli Oramiral Nusret Güner hakkında, twitter'den, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu'na karşı, "astlık üstlük münasebetlerini zedeleyen, amir ve komutanlara karşı güven hissini yok edecek hakarette" bulunduğu için soruşturma başlatıldı. Basın Savcısı Kürşat Kayral, Güner hakkında, "takipsizlik" kararı verdi. Kararda, Güner'in twitter adresinden paylaştıklarının, ağır eleştiri ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğuna vurgu yapıldı. Güner ise, soruşturmada verdiği ifadesinde, Özel ve Bostanoğlu'na karşı sert eleştirilerini devam ettirerek, "Astlık-üstlük münasebetlerine zarar verenler, teğmene ve orgeneral/ oramirale aynı cezayı verenlerdir" dedi. Genelkurmay'ın bu karara itiraz etme hakkı bulunuyor. Güner, suç duyurusuna konu olan twitter.com adresindeki, "@afguner" hesabından 1 Haziran 2014'te paylaştığı tweet'lerinde şunları yazmıştı: "Gnkur. Bşk. Amiral üniforması ile Beyaz Fırtına Tatbikatı için donanma'da! İyi ki, o lekesiz, bembeyaz, kutsal üniformayı zamanında çıkarmışım. Donanma'nın albay ve amirallerinin yüzde 80'ini tasfiye edenler, buna ses çıkarmayanlar utanmadan Donanma'ya geliyor utanmayanlar da onu karşılıyor. Genelkurmay Başkanı ve Başbakan olsam, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral B. Bostanoğlu'nun görevini 2 yıl daha uzatırım. Ah ikbal hırsı ah! Deniz K. Komutanı olsaydım, hapse giren silah arkadaşları özellikle denizciler için kılını kıpırdatmayan N. Özel Donanma'ya adımını atamazdı. Amiral üniforması içinde N. Özel ile donanma harikalar yaratıyor. Demek ki hapse girenler ve istifa edenler safra imiş. Dik duramayanlar, oramirale yasak koyan N. Özel'i amiral üniformasıyla Donanma'da ağırlıyor. Vefasızlık böyle bir şey."
Milliyet 

13 Kusuru Olan Ocakta Facia Geldi
Soma faciasının ardından gündemin ilk sırasına oturan, 18 gün önce Ermenek'te mahsur kalan 16 işçiyi kurtarma çalışmalarında da gündemdeyken ve bakanların istifa tartışmalarına kadar büyüyen maden kazalarına önceki akşam bir yenisi daha eklendi. Edirne'nin Uzunköprü ilçesine bağlı Altınyazı köyünde bulunan ve daha önce bakanlık tarafından dördü hayati olmak üzere 13 kusur tespit edilmesi nedeniyle para cezası uygulanan ve faaliyetleri durdurulan kömür ocağında grizu patlaması yaşandı. 95 kişinin üç vardiya halinde çalıştığı belirtilen madende faciadan dönülürken 3 işçi ağır yaralandı. Altınyazı köyündeki kömür ocağında önceki akşam 19.00 sıralarında grizu patlaması meydana geldi. Yerin 6 metre altındaki patlamada madenciler Nezi Ören (48), oğlu Muhammet Ören (25) ve kardeşi Seyfi Ören (44) çeşitli yerlerinden yanarak yaralandı. Yaralı üç madenci çalışma arkadaşları tarafından dışarı çıkarılarak ambulanslarla Uzunköprü Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Daha sonra yaralılardan Muhammet Ören, Tekirdağ'ın Çorlu ilçesindeki yanık ünitesine, sağlık durumu ciddi olan ve yüzünde yanıklar oluşan Nezi Ören ile Seyfi Ören de İstanbul'a sevk edildi. Maden işçilerinden Altınyazı köyünde oturan Bahattin Hepdemir şunları anlattı: "Ben 4-12 vardiyasında çalışıyordum. 18.30 sıralarında patlama oldu. Biz o sırada ocakta çalışıyorduk, tahkimat yapıyorduk. Bir anda bize toz bulutu geldi. Bir anda koşuşturma oldu. Hemen yaralıları alıp dışarı çıktık. Faaliyetinin durdurulduğundan haberim yok. Tam vardiya değişimi sırasında oldu. Patlama olduğu sırada 10-15 kadar işçi vardı içeride." Altınyazı Madencilik'in faaliyetlerinin son olarak 7 Temmuz'da Uzunköprü Kaymakamlığı talimatıyla jandarma tarafından durdurulduğu, 27 Ekim'de yapılan denetimde de üretim izni verilmediği öğrenildi. Maden sahiplerinin 27 Ekim'de savcılıktan madenin çökmemesi için oksijen ve su basılması gerektiği, bu nedenle üretim yapmadan işçi çalıştırılması için izin aldığı öne sürüldü. Patlamanın meydana geldiği ocaktaki tüm teknik faaliyetler savcılık kararıyla durduruldu.
Milliyet 

Demirtaş: Ölüm Tehditleri Aldım
HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, Kobani olaylarını değerlendirirken, "Öldürebilecek noktaya geleceğini düşünmedik" dedi. Ak parti binalarını TOMA'larla koruyan hükümetin HÜDAPAR'ı korumadığını söyleyen Demirtaş, olaylar sonrasında ölüm tehditleri aldığını, eşi ve çocuklarının tehdide maruz kaldığını ifade etti. Demirtaş, Mednuçe TV'ye önceki akşam yaptığı açıklamada şunları söyledi: Çağrıyı resmi olarak HDP yapmış gibi görünüyor. Halkın müdahalesi ile Kobani'de durum biraz değişti. Biz insanların birbirini öldürebileceği noktaya gelebleceğini düşünmedik. Bu çağrı HÜDAPAR aleyhine yapılmış bir çağrı değil. 51 insan yaşamını yitirdi. Bunların 36'sı şu veya bu şekilde bize yakın. Kendi partililerimizin ölmesini niye isteyelim. Hükümet HDP'yi hedef alan açıklamalar yaptı. Saldırdığınız HDP olayların önlenmesi, barışın gelmesi, Kobani'nin düşmemesi için çaba gösterdi. Kobani düşmüş olsaydı Türkiye'yi daha çok büyük felaket bekliyordu. İç savaş üzerinden hesaplar yapılıyordu. Biz bunu engellemeye çalıştık. 51 insanın yaşamını yitirmesi hepimiz için ortak bir acı olması gerekirken ölüm, yakma işlerinde hiç bir teşviki olmayan HDP benim üzerimden linç kampanyasına tabi tutuldu. Yapmadığım, söylemediğim konuşmaları bana mal ettiler. AKP çevrelerinden birçoğu HÜDAPAR binalarına saldırıyı benim çağrımla yapıldığı belirtildi. Her gün tehdit alıyorum. Eşimi, çocuklarımı da tehdit ettiler. Eşimin teşhir olmasını, hedef olmasını asla istemedim. Lise yıllarımızda, üniversite yıllarında komplo teorilerini çok severdik. Biri şuraya gitti, oradan talimat aldı geldi 6 ay önce planlanan bir konferansın konuşmacısı olarak oraya gittim. Amerika'dan çözüm aramaya, talimat almaya gitmedik. Amerika dediğiniz şey evinizin tam içindedir. Bizim Amerika ile görüşmelerimiz, ilişkilerimiz kesinlikle halkların lehine olmuştur.
Milliyet 

Biri Halil Müdür'ü durdursun
Paralel yapıya 7 ilde yönelik düzenlenen operasyonda şok detaylar ortaya çıkıyor. Dönemin Tekirdağ İstihbarat Şube Müdürü H.H.S. tapu müdürünü dinleyerek tapuları toplamış. S., Tekirdağ'da değerli birçok araziyi satın almış. Bu arazilerin bazılarını satarak da yerlerine ev almış. H.H.S.'nin Gebze'de iki dairesi, İstanbul'da da bir arsası olduğu tespit edildi. Şimdi bu malvarlığını nasıl elde ettiği araştırılıyor. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nın talimatıyla 7 ilde paralel yapıya bağlı polislere yönelik operasyon düzenlenmişti. Operasyonlarda Marmara Bölgesi'ndeki illerde görevli 17 istihbaratçı polis gözaltına alınmıştı. Yapılan idari soruşturma kapsamında müfettişler A. Turgay Alpman ve Selim Kutkan'ın hazırladığı raporda polislerle ilgili şok detaylar var. Paralel yapı polislerinden dönemin Tekirdağ İstihbarat Şube Müdürü H.H.S. tapu müdürünü dinleyerek tapuları toplamış! Sıradan bir devlet memuru olan ve sabit maaşla çalışan müdürün malvarlığı dudak uçuklattı. Müfettişler H.H.S.'nin üzerine kayıtlı tapulu taşınmazların listesini çıkarttı. Eski Tekirdağ İstihbarat Şube Müdürü H.H.S.'nin baskılarına isyan eden polis memuru Ali D. şunları yazdı: "Halil müdür başka şahıslarla çalışılmasına izin vermiyor gelen amirleri de bir şekilde gönderiyordu. Yapmanız gereken çok iş varken işimiz başımızdan aşkınken memurların, savcıların, siyasilerin telefonlarını dinletmekteydi. Kendisiyle iyi geçinmeyeni mahvetmek için her şeyi yapardı. Birinin Halil Müdür'ün kanunsuzluklarına dur demesi gerekiyor."
Akşam  
Hepiniz Gözümüzün Nurusunuz
Başbakan Ahmet Davutoğlu, G20 Liderler Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Avustralya'da yoğun temas trafiği yasadı. Brisbane'daki Sofitel Otel'de basın toplantısı düzenleyen Davutoğlu ardından da Türk STK temsilcileri ve işadamlarıyla bir araya geldi. Davutoğlu her iki konuşmasında Türkiye gönde mine ilişkin önemli mesajlar verdi: Uluslararası terör ülkelere özellikle Türkiye'ye tehdit. Türkiye kıyısında bir terör yapılanması istemez. Bu yapılanma geçen sene yoktu. 2013 Mart'ında ISID ilan edildi. Esad rejiminin islediği insanlık suçları ve ortaya çıkardığı siyasal boşluk alanında bu terör örgütü doğdu. Irak'ta, Suriye'de temel problem, bir grup toplumsal kesimin sistem dışına itilmesi. O sistem dışına itilenler kendilerini nerede ifade edebileceklerse, örgütlenirlerse orada bir yapıya yöneldi. ISID de buradan doğdu. (Enerji bakanı Taner Yıldız'ın geçmişte istifayı düşündüğüne yönelik açıklamaları) Muhalefetin ısrarlı bazı eleştirileri üzerine Enerji Bakanımız sorumluluk duygusu içinde siyasi etik bakımından örnek olması gereken bir cevap verdi. Ama bakanlarımızın performansları ve istifa edip etmeyeceği muhalefetin isi değil. Türkiye artık ayağına takılan prangaları kırdı. Bundan sonra Türkiye Cumhuriyeti Devleti önünde kimse duramayacak. Çözüm Süreci yürütüyoruz, niye? On yıllarca süren bir yarayı kapatmak için. Bir daha kardeşlerin arasına kimse fitne sokmasın diye, herkes demokratik hakkını kullanabilsin diye Esit vatandaşlık hakkı için çileli bir süreçte açılan yaraları sarmaya çalışıyoruz. Hepiniz hangi etnik kökenden gelirseniz gelin bizim için eşit vatandaşlarsınız, hepiniz gözümüzün nurusunuz. Kimse böyle farklılık dolayısıyla 'Kürt'tü, Türk'tü' diye aranızda farklı kimliklere atıfta bulunup da ihtilaf sokmasın.
Akşam  
EKONOMİ

Gram Altın 85, 2200-85, 2928                            
ABD Doları 2, 2305-2, 2316/  Euro 2, 7939-2, 7954/ İngiliz Sterlini 3, 4931-3, 4979   

Enerji Bakanı Etik Davrandı
Enerji Bakanı Taner Yıldız'a yapılan istifa çağrılarını değerlendiren Davutoğlu şöyle konuştu: "Bakanlarımızın performansları ve istifa edip etmeyeceği muhalefetin işi değildir. Bakanlarımızın performansını muhalefet değerlendiremez. Sayın Taner Yıldız'ın Enerji Bakanlığı döneminde neler yapılmış olduğunu şimdi Başbakan olarak ama daha önce kabine arkadaşı olarak, yan yana oturan kabine arkadaşı olarak en iyi takdir edecek olan benim. Onun için muhalefetin görüşüne de ihtiyacımız yok. Onlar önce seçimlerde yenilgi ardına yenilgi yaşaması sonrasında niye kendilerinin böyle bir etik davranış sergilemediklerini sorgulamaları lazım." Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bakanlarımızın performansı noktasal olaylarla değerlendirilemez. Tabii önemli bir şeydir, kayıplarımız ama orada ihmali kimin vardır, kimin yoktur. Bütün bunları biz zaten hem ben bizzat Ermenek'e giderek alanda takip ettim hem Ankara'da çok yoğun brifingler aldım hem de bunlar üzerinde iş güvenliği konusunda Türkiye'nin belki de Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı reform paketini açıkladık. Muhalefetin böyle bir takdir gücü de yok. Enerji Bakanımızın verdiği cevap, dediğim gibi siyasi etik içinde verilen cevaptır ama atılacak adımlar konusunda takdir yetkisi sadece bize aittir. Kimsenin bu konuda spekülasyon yapma hakkı yoktur."
Hürriyet 

Borsa İstanbul Halka Açılıyor
Borsa İstanbul AŞ'nin hazine mülkiyetindeki B grubu payları, şirket sermayesinin yüzde 42.75'ini aşmamak üzere 31 Aralık 2015'e kadar halka arz edilebilecek. Konuya ilişkin Bakanlar Kurulu kararı, Resmi Gazete'nin dünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi. Öngörülen sürenin bir yıla kadar uzatılabilmesi ve nihai halka arz oranının belirlenmesi hususlarında Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan yetkili olacak. Yurtiçi ve yurtdışı sermaye piyasalarında halka arza ilişkin usul ve esaslar ile halka arza ilişkin zamanlama, ek satış hakkının ve özendirici imkanların kullanılmasıyla ilgili hususlar Borsa İstanbul tarafından belirlenecek. Halka arza aracılık yapacak yetkili kuruluşlar ve hizmet alınacak yerli ve yabancı yatırım bankaları ile danışmanların seçilmesi de dahil olmak üzere halka arza ilişkin tüm iş ve işlemler Borsa İstanbul tarafından yürütülecek.
Hürriyet 

Mecbur Kalırsak Gümrük Birliği'ni Askıya Alırız
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in aralık başında yapacağı Türkiye ziyareti öncesinde Rusya'ya gidecek. 28 Kasım'da Rusya'da hazırlık toplantısı yapacaklarını belirten Zeybekci, şöyle konuştu: "Biz ilişkilerimizi, yaptırımlara bağlı olarak geliştirmek amacında değiliz. Avrasya Gümrük Birliği, bizim için önemli birlik. Diğer taraftan bizim için çok önemli bir pazar. Dış ticaret hacmimiz 35 milyar dolar, hedefimiz 100 milyar dolar. 2014 sonuna kadar iki ülke arasındaki taşıma kotaları, akreditasyon ve sertifikasyonlarla ilgili problemleri bitirmek istiyoruz" diye konuştu. AB ile ABD arasında görüşmeleri süren Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı Anlaşması (TTİP) ile dünyanın ekonomik haritasının yeniden çizildiğini hatırlatan Bakan Zeybekci, bunun basit bir serbest ticaret anlaşması olmadığını, çok büyük bir ekonomik entegrasyon olduğunu vurguladı. Zeybekci, "Dünyada AB ile Gümrük Birliği anlaşmasına sahip olan tek ülkeyiz. Anlaşma bittiğinde Türkiye olarak bunun tarafı ya da içerisinde değilsek; ABD, AB'den elde ettiği bütün hakları aynı anda Türkiye'den de elde etmiş oluyor. Ama bu tek taraflı. Biz oradan aynı hakları elde etmiş olmuyoruz. Böyle bir anlaşmanın hayata geçirilmesi halinde Gümrük Birliği sürdürülemez olur. Böyle bir şeyi asla istemiyoruz" diye konuştu.
Türkiye 

Bakan'dan Soma'daki Maden Ocakları İçin Kapatma Sinyali
Soma kazasından sonra istifasını sunduğunu açıklayarak dikkatleri üzerine çeken Enerji Bakanı Taner Yıldız, Eynez ocağı ile Atabacası'nın kapatılacağı sinyalini verdi. Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, bakanlığının bütçesi üzerinde yapılan görüşmelerde milletvekillerinin 120'yi aşkın sorusuna cevap veren 301 madenciye mezar olan Eynez ocağının artık çalışamaz hale geldiğini belirterek "Eynez ocağını, aynı şekilde Atabacası'nı da kapatalım. Bir kısım çalışmak istemeyen arkadaşlar olabilir, psikolojik sıkıntıya girmiş olanlar olabilir, bunu normal karşılamamız lazım. Açıkça söylüyorum, orada 301 kişinin mahcubiyeti var. Bu mahcubiyetten kimin suçu varsa onlar gerekli ne var o işleme tabi tutulacaklar. Eynez kapansın, Atabacası da kapansın" dedi. Yıldız "Burada Manisa milletvekilleri var. İstihdam yeni açılacak olan Demir Export'a, İmbat'a dağıtılsın. Ben artık bu sıkıntıya yol açmak istemiyorum. Orada 8 milyon tonluk kalan kömür hiç de umurumuzda değil" dedi.
Star 

Cezaevi İnşaatına 2.8 Milyar Tl
Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) üyeleri ile bir araya geldiği toplantıda, 2014-2015 yılında kamu ve özel sektörün toplam 174.5 milyar dolar yatırım yapacağını söyledi. Bakan Yılmaz'ın verdiği bilgiye göre yatırımların 135.8 milyar doları özel sektör tarafından yapılırken, kamunun yatırımları arasında en yüksek payı yüzde 30.4 ile ulaştırma sektörü alacak. 2014 Yılı Yatırım Programı kapsamındaki kamu yatırım projeleri ile Yüksek Hızlı Tren Seti'nin (106 adet) projesi 9 milyar lira olarak belirlenirken, Ankara-Sivas demiryolu hattı için 2.6 milyar TL kaynak ayrıldı. 2015 programında da yer verilecek yatırımlar kapsamında muhtelif cezaevi inşaatlarının proje tutarı 2 milyar 796 milyon lira olarak belirlendi. Karayolu Şehir Geçişleri'nin yatırım proje tutarı 2.7 milyar TL olarak hesaplanırken, doğalgaz dağıtım hatlarına yönelik projenin tutarı ise 3.3 milyar TL. Yılmaz, İslam dünyasının 250 milyar dolar civarında cari fazla verdiğini belirterek, "Bu kaynaklar üzerinde hepimizin düşünmesi lazım. Bu kaynaklar gelişmiş ülkelerdeki finans piyasalarına gidiyor. Bu fazla üzerinde hepimiz yeni fikir ve projeler geliştirmeliyiz. İstanbul Finans Merkezi bu açıdan önemli" dedi. Yılmaz, gazetecilerin "Milli bir derecelendirme kuruluşu yapma projesinde son durum nedir" sorusuna şu cevabı verdi: "Bu kuruluşlar çok objektif değerlendirmeler yapsalardı, dünya krize bu kadar hızlı sürüklenmezdi. Türkiye için piyasanın hep arkasından geliyorlar. Türkiye'ye milyarlarca dolarlık yatırım yapıldıktan sonra 'yatırım yapılabilir ülke' notu verildi. Yerli kredi derecelendirme kuruluşuna ilişkin Hazine çalışma yapıyor. İhtiyaç duyulursa yapılır."
Star 

Çok Hızlı Yaşlanıyoruz
Türkiye nüfusunun 2039'da 100 milyon çıkması için yapılan 3 çocuk çağrılarına rağmen doğurganlık hızı azalıyor ve yaşlı nüfusun payı artıyor. 65 yaş ve üzeri nüfusun toplamdaki payı yüzde 7.7'ye yükseldi. Yapılan projeksiyonlara göre 2023'te bu rakamın yüzde 10'ların üzerine çıkacak. Yaşlı nüfusun yüzde 12'ye yükselmesi halinde Türkiye; Japonya, İtalya ve İsveç'in de yer aldığı 'yaşlı ülkeler' kategorisine girecek. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Gazi Alataş, Türkiye'nin Güney Kore'nin ardından dünyanın en hızlı yaşlanan ülkesi olduğunu belirterek, "Yaşlı nüfusun toplam nüfus içerisindeki payı bugün 7.7 seviyesinde. Mevcut trend devam ederse 2023'te bu rakam yüzde 10'ların, 2050'de yüzde 20'lerin üzerine çıkacak" dedi. Alataş, ekonomik ve sosyal gelişmeler ile sağlık hizmetlerindeki ilerlemenin insan ömrünü uzatan faktörlerin başında geldiğini belirterek, 20-25 yıl önce Türkiye'de 60 yaş civarındaki ortalama yaşam süresinin bugün 70 üstü yaşlara yükseldiğini vurguladı. Türkiye'de ortalama yaşam süresinin yükselmesine rağmen doğurganlık oranın düştüğünü kaydeden Alataş, şunları söyledi: "Doğurganlık oranı düştüğü için Türkiye, Güney Kore'nin ardından dünyanın en hızlı yaşlanan ülkesi. Toplam nüfus içerinde yaşlı nüfusun oranı her geçen yıl artıyor. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içerisindeki payı bugün 7.7 seviyesinde. Mevcut trend devam ederse 2023'te bu rakam yüzde 10'ların üzerine, 2050'de yüzde 20'lerin üzerine çıkacak. Bu oran birçok Avrupa ülkesinde yüzde 12 civarında." Alataş, yaşlı nüfusun toplam nüfusa oranın yüzde 12 olması halinde Türkiye'nin 'yaşlı ülke' kategorisine gireceği uyarısında bulundu.
Vatan 

Bddk Başkanı Ayrıldı
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mukim Öztekin, sağlık sorunları nedeniyle görevinden ayrıldı. Eylül'de beyin ameliyatı geçiren Öztekin'in 12 Kasım itibarıyla görevinden ayrıldığı açıklandı. Öztekin'in yerine BDDK Başkanlığı'na 2. Başkan Mutalip Ünal vekalet edecek. Öztekin de Başbakanlık Başmüşavirliği görevini yürütecek. Göz rahatsızlığı şikayetiyle hastaneye giden Mukim Öztekin'in yapılan tetkikler sonucu beyninde bir sorun teşhis edilmişti. Öztekin, 23 Eylül'de 5 saat süren başarılı bir beyin ameliyatı geçirdi. Ameliyat sonrası rapor alan Öztekin'in 24 Aralık'a kadar işbaşı yapması gerekiyordu. Sağlık sorunu ve rapor bile olsa 90 günlük süre 'mazeret' olarak kabul edilmiyor ve bu durumda 'iş göremezlik 'raporu veriliyor. Bankacılık Kanunu'nun 84'ncü maddesine göre, geçici iş göremezlik halinin 3 aydan fazla sürmesi halinde, bu durumda olan üyelerin üyelikleri düşüyor ve bir ay içinde yeni atama yapılıyor. 49 yaşındaki Mukim Öztekin, 2012'de BDDK Başkanı olarak atanmıştı.
Vatan 

Çözüm Süreci Yeni İş, Yeni Aş, Gelecekten Umut Demek
Çözüm süreci yeniden rayına girmeye başladı ama muhalefet partileri diyor ki, "Çözüm süreci nedir ya, millete bunu açıklayın ya." Çözüm süreci için en başta "Analar ağlamasın artık" denildi, demek ki bazıları için bu yeterli değil. Candan elbette önemli değil ama bir de ekonomi diliyle anlatalım. 30 yıllık çatışma ortamı nedeniyle harcanan paranın, ekonomik kalkınmaya harcanması halinde bölgenin hali ne olurdu yorumu artık geride kalmış olabilir. 'Keşke'lerin önemi yok, geleceğe bakmalı. Çözüm süreci, yeni iş, yeni aş, gelecekten umut demek. Ekim ayı başında yaşanan olaylardan sonra tam üç kez gittim Güneydoğu'ya. Yöre insanı, 1.5 ay öncesine göre sıkkın, mutsuz. Özellikle turistik tesislerin çalışanlarını işten çıkarmaya başladığını anlatıyorlardı. Yerinde gözlemin yanı sıra bir de rapor var elimde. 'Çözüm sürecinin ekonomik kalkınmaya etkileri' üzerine, TÜSİAD adına Zafer Yavan ile Ceyda Aydın Ergün'ün hazırladığı çalışmada iki senaryodan söz ediliyor: Çözüm sürecinin tüm engebelerine, iniş çıkışlarına rağmen başarıyla sürdürülmesi halinde birinci senaryoya göre bölgede sadece hizmetler sektörü gelişecek, bunun da bölge ekonomisinin büyümesine ek katkısı yüzde 6 olacak. İkinci senaryoya göre de hizmet talebiyle gelişen talep ve arz yapısının yarattığı ivmeyle yatırımlar da bölgeye yönelecek. Yatırımların yaygınlaşmasının, bölge ekonomisinin büyümesine ek katkısı yıllık ortalama yüzde 9.7 demek, Türkiye ekonomisine de yıllık ortalama büyümesinin 1.3 puan artması demek.
Akşam 

DÜNYA

Türk Vekillere İhraç Wılders'i Sevindirdi
Başbakan Yardımcısı, Uyumdan Sorumlu Bakan aynı zamanda PvdA (İşçi Partisi) üyesi Lodewijk Asscher, birkaç ay önce parlamentoya yazdığı bir mektupta Gülen Hareketi, Milli Görüş, Hollanda Diyanet Vakfı, Süleyman Efendi Cemaati hakkında inceleme başlatılmasını ve bu dini grupların 5 yıl boyunca yakın takibe alınmalarını istedi. Asscher, mektubunda dini grupların Hollanda'daki Türkleri etki altına aldığını, bunun Türkiye kökenli göçmenlerin uyumunu olumsuz etkilediğini öne sürdü. Türk kökenli milletvekilleri Kuzu ve Öztürk ise Asscher'i Türkiye kökenli kuruluşları "ötekileştirmekle" suçlayarak eleştirdi. PvdA, önceki gün olağanüstü toplantı yaparak milletvekillerinden eleştirel tutumlarını değiştirmelerini ve özür dilemelerini istedi. Kuzu ve Öztürk, bunu reddedip sözlerinin arkasında olduklarını açıkladı. Öztürk'ün toplantıda PvdA Uyum Komisyonu sözcüsü Ahmed Marcouch'a "Allah belanızı versin" dediği de belirtildi. İşçi Partisi lideri Diiderik Samsom, üç saat süren toplantı sonrası ciddi görüş ayrılıkları yaşadıkları Kuzu ve Öztürk'ün ihraç edildiklerini açıkladı. Toplantı sonrası açıklamada yapan milletvekilleri ise parti toplantısında bir deklarasyona imza atmalarının istendiğini ve bunu yerine getirmedikleri için ihraç edildiklerini söyledi. Kuzu, "Hollanda'nın demokrasi tarihinde acı bir gün yaşıyoruz. Seçilmiş olan milletvekilleri susturulmaya çalışıldı, bunu kabul etmedik ve kabul etmeyeceğiz. 10 yıl içinde katılaşan, sağcılaşan, ırkçılaşan entegrasyon politikasına yeni bir haykırış getirmeye ve son nefesimizle mecliste seslendirmeye çalışacağız" dedi. 15 sene belediye meclis üyeliği, 2 senedir milletvekilliği yaptığını söyleyen Öztürk ise "Susmamızı istediler. Susmadık, susmayacağız ve önümüzdeki günlerde de insanların meclisteki sesi olacağız" diye ekledi.
Hürriyet 

Esad Bilmecesi
Barack Obama yönetiminin Suriye Lideri Beşar Esad'ı hedef almaktan kaçınan stratejisini gözden geçirdiği haberi, Washington'ı hareketlendirdi. Önceki gün CNN'de yayınlanan bu haber daha sonra hem Beyaz Saray hem de Kabine yetkilileri tarafından yalanladı. Ancak ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın önümüzdeki hafta yapacağı kritik Türkiye ziyareti öncesinde ABD'nin Esad ile ilgili stratejisini gözden geçirdiği yolundaki haber Amerikalı yetkililerce reddedilse bile yine de tartışma konusu oldu. Dışişleri Bakanlığı muhabiri Elise Labott'un imzasını taşıyan ve adını açıklamayan üst düzey yetkili ve diplomatlara dayandırılan CNN haberinde, ABD'nin Suriye'de politik bir geçişin başarılamaması ve Esad'ın gitmemesi halinde IŞİD'in yenilemeyebileceğini fark ettiği belirtildi. Bunun da Esad'a odaklanmadan IŞİD'e önce Irak'ta müdahale edilmesini içeren ilk stratejinin bir hesap hatası anlamına geldiği ifade edildi. Televizyon kanalına bilgi veren bir yetkili, "Başkan, hepsinin nasıl bir arada olacağına yeniden bakmamızı istedi" dedi ve Obama Yönetimi'nin Esad'ı da hedef alan yeni bir strateji oluşturma safhasına geçtiğini aktardı. CNN'in haberinde bu konuda adını vererek konuşan tek isim, Amerikan Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Ed Royce oldu ve o da, Beyaz Saray'ın Türkiye ve diğer Körfez ülkelerinin baskısıyla Suriye'de stratejisini değiştirdiğini kendisinin de duyduğunu söyledi. Ancak Washington'da ses getiren haber, daha sonra Yönetim'den yetkililerce üst üste yalanlandı. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcısı Ben Rhodes, "Suriye politikası için resmi bir gözden geçirme yok" derken, Suriye portfolyosundan sorumlu Ulusal Güvenlik Sözcüsü Alistair Baskey de "Suriye ile ilgili strateji değişmedi" dedi.
Hürriyet 

Filistin Devleti İçin Bir Adım Da İspanya'dan
Filistin devletinin tanınmasına yönelik İsveç, İrlanda, İngiltere ve Fransa'da atılan adımlardan sonra İspanya'da da bu yönde girişimler başladı. Ana muhalefetteki Sosyalist İşçi Partisi'nin Filistin'in tanınması için meclise sunduğu teklifin 18 Kasım'da görüşülmesine karar verildi. Dışişleri Bakanı Garcia Margallo, "Filistin devletini tanımak istiyoruz ama sembolik bir jest olarak değil, bunun gerçekten uzun vadeli bir çözüme fayda sağlamasını istiyoruz" dedi. Margallo, AB ülkelerine de seslenerek, "Bana göre AB üyesi ülkelerin ortak bir tavır takınması gerekir. Filistin'in BM'de gözlemci devlet olmak istediği sırada olduğu gibi AB'nin bir şov yapmaması gerekir" ifadesini kullandı.
Star 

30 Milyar Doları Gören Bağdat Ve Erbil Barıştı!
Irak Petrol Bakanı Adil Abdulmehdi, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) ile petrol ihracında yaşanan sorunların çözümü ve güvenin yeniden tesisi noktasında askıya alınan ihtilafları çözmek için anlaştıklarını söyledi. Irak Petrol Bakanlığı'nın resmi sitesinde yer verilen Abdulmehdi'nin açıklamasında, "Kürt dostlarla aradaki sorunların çözümü ve güvenin yeniden tesisi için askıya alınan ihtilafları kapsayıcı, adil ve anayasal bir şekilde çözmek için anlaştık" denilerek, yaşanan krizin sadece ekonomik, güvenlik ve siyasal meseleleri değil, aynı zamanda ulusal birliği tehdit eder boyuta ulaştığı ifade edildi. Söz konusu anlaşmaya göre, Irak hükümeti, Kürt Bölgesel Hükümeti'ne ilk adımda 500 milyon dolar ödeme yapacak. Kürt yönetimi de günlük 150 bin varil petrolü, Irak Hükümeti üzerinden ihraç edecek. Açıklamada, şunlar kaydedildi: "Söz konusu anlaşmaya eğer saygı duyulur, sadık kalınır ve önümüzdeki günlerde IKBY Başbakanı Neçirvan Barzani'nin Bağdat'a yapacağı ziyaretle geliştirilirse, Irak hazinesine IKBY, Kerkük ve kuzeyden günlük 1 milyon varil petrol ihracının ödemesini yapılmış olacak. Bu da 2014 yılı boyunca kaybettiğimiz 30 milyar dolardan fazla miktara denk geliyor. Söz konusu miktara özellikle petrol fiyatlarında yaşanan ve 2015'te de yaşanması öngörülen düşüşleri göz önünde bulundursak çok ciddi ihtiyaç duymaktayız. İki taraftaki bahaneler ne kadar olursa olsun sorumluluğumuzu idrak etmeliyiz."
Vatan  
Avrupa Beklentinin Üzerinde Büyüdü
Avrupa ekonomilerindeki büyüme beklentileri aştı. Euro Bölgesi bu yılın üçüncü çeyreğinde bir önceki yılına aynı dönemine oranla yüzde büyüdü. Analistler Euro Bölgesi'nde GSYH'nin çeyreklik bazda yüzde 0.1, yıllık bazda yüzde 0.7 büyümesini bekliyordu. Bölgenin en büyük ekonomisi Almanya'da GSYH üçüncü çeyrekte yüzde 0.1 ile beklentiler seviyesinde büyüme kaydetti. İkinci çeyrekteki yüzde 0.1'lik daralmanın ardından büyüme kaydeden Almanya resesyona girmekten kurtulmuş oldu. Avrupa'da Fransa da moral verdi. Fransa 3'üncü çeyrekte yüzde 0.3 büyüdüğünü açıkladı. Yunanistan'ın yaklaşık 6 yıl süren resesyondan çıkması dikkat çekti. Ülke ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 0.7 büyüme kaydetti.
Vatan 

Putin'den Abd'ye Eleştiri
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkesinin Ukrayna krizinde aldığı rol nedeniyle maruz kaldığı yaptırımlar nedeniyle ABD'yi eleştirdi. Putin, Rus haber ajansı TASS'a verdiği röportajda, Washington ve Avrupa Birliği'nin Rusya'ya uyguladığı yaptırımların küresel ekonomi için de zararlı olduğunu vurguladı. Yurt dışı hesaplarının dondurulması, vize yasağı, Rus firmalarına Batılı pazarlara giriş yasağı gibi yaptırımların uluslararası hukuka da aykırı olduğunu kaydeden Putin, bu tür yaptırımları uygulama yetkisinin sadece Birleşmiş Milletler'de bulunduğunu belirtti. Putin, ABD'nin yaptırımlarla, mimarı olduğu uluslararası ticaret anlaşmalarına da zarar verdiğini söyledi. Rusya lideri, yaptırımların petrol fiyatlarını düşürdüğünü kabul ederken, "Petrol rezervlerimiz sosyal sorumluluklarımızı yerine getirmemize yetecek kadar büyük" diye konuştu.
Vatan 

Suudilerin Yeni Kralı Olmaya Aday
Amerikan basını, Suudi Kralı Abdullah'ın oğlu Prens Miteb bin Abdullah'ın, yakın gelecekte ABD'nin Körfez'deki en önemli müttefiğinin başına geçebileceği yorumunu yaptı. Washington Times gazetesi, Riyad doğumlu 60 yaşındaki Prens'in 80'li yıllarda Sandhurst Askeri Akademisi'nde eğitim aldıktan sonra Suudi Ulusal Muhafızları bünyesinde önemli görevlere getirildiğini hatırlattı. 2010 yılında Ulusal Muhafızların komutanı olan Prens Abdullah, Mayıs 2013'te de, daha önce babasının yürüttüğü Ulusal Muhafız Bakanlığı görevine gelmişti. Halen Silahlı Hizmetler Konseyi ve Ulusal Kültür Festivali Yüksek Komitesi'nde görevli olan Prens, 2011'de Bahreyn'de yaşanan halk ayaklanmasına Suudi ordusunun müdahale etmesinde önemli rol oynamıştı. Prens Abdullah, Suudi Arabistan'ın daha seküler bir yapıya bürünmesine yönelik görüşleriyle de dikkatleri üzerine çekmişti.
Vatan 

Tehlikeli Anlaşma
Suriye'nin İdlib bölgesinde hakimiyet alanını genişleten ve PYD'nin kanton ilan ettiği bölgelerden biri olan Afrin'e yönelik taarruz hazırlığı yaptığı düşünülen El Kaide'ye bağlı Nusra Cephesi ile IŞİD'in birlikte hareket etme kararı aldığı iddia edildi. Nusra 2013'te El-Kaide'ye bağlılığını ilan etmiş ancak IŞİD, bağımsız hareket ettiği için El Kaide bünyesinden çıkartılmıştı. Anlaşma iddiasını ortaya atan AP ajansı bunu ismini gizli tuttuğu iki kaynağa dayandırdı. Biri Türkiye'de bulunan bir muhalif. Ona göre iki örgütten 7 kişi, 2 Kasım'da Halep'in kuzeyindeki Atareb kasabasında sabaha kadar süren bir toplantı düzenledi. İkinci kaynak ise Ebu Muzaffer isimli Özgür Suriye Ordusu mensubu. Ebu Muzaffer'e göre toplantı üçüncü bir örgüt tarafından organize edildi ve ÖSO'nun aktif olduğu bir bölgede gerçekleştirildi. Muzaffer'e göre iki nokta üzerinde uzlaşma sağlandı. Birinci nokta kendi aralarındaki çatışmayı durdurmak, ikincisi ise Suriye'nin Kuzeyinde Kürt gruplarla savaşmak için ortak cepheler açmak. IŞİD ve Nusra daha önce birbirleriyle mücadeleye girmişti. ABD istihbaratı iki örgütün tam olarak anlaşamayacağını belirtiyor. Uzmanlara göre ise Nusra'nın IŞİD denetimine girmesi durumunda Halep IŞİD tehdidi altına girebilir. Bu durumda ABD ve Şam rejimi, "Ya IŞİD ya Esad" kartını oynamaya başlar.
Akşam 

POLİTİKA

Mazlumların Yanındayız
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Irak'taki IŞİD katliamından kaçarak Türkiye'ye sığınan Ezidileri Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda kabul etti. Bölgenin içinden geçtiği kritik, çalkantılı süreçte yapacakları bu görüş alışverişinin önemine değinen Erdoğan, şunları söyledi: "Türkiye Cumhuriyeti Devleti gerek Irak ve Suriye'de yaşanan acı olaylarda gerekse dünyanın çok değişik yerlerinde cereyan etmekte olan mazlum, mağdur ve yardıma ihtiyacı olanların yanında oldu ve yanında olmaya devam edecek. Bilhassa bizleri çok çok müteessir eden olayların yaşandığı bölgemizde etnik kimliğine, dinine, diline, rengine ve mezhebine bakmadan, yaşanan mağduriyetleri gidermenin, yaralara derman olmanın gayreti içerisindeyiz. Ülkelerinden kaçan komşularımıza yönelik açık kapı politikası izliyoruz. Zorla geri göndermeme ve sınırdan geri çevirmeme ilkelerini titizlikle hayata geçirdik. Suriye ve Irak'ta yaşanan krizin ilk anlarından itibaren ilkeli, vicdani ve insani değerlere vurgu yapan bir politika izledik."
Hürriyet 

SPOR

Olağanüstü genel kurulun şifresi 50 milyon TL… Galatasaray'da 29 Kasım 2014 tarihinde yapılacak kongrenin gerekçesinin, 2014'te 9 ay süren Ünal Aysal döneminde bütçelenen gelir ve gider arasındaki önemli fark olduğu ortaya çıktı. Bir önceki başkan Ünal Aysal'ın bütçe tahminleri tutmadığı için, yönetimin harekete geçerek, genel kurulu toplama kararı aldığı öğrenildi. 2014 yılı başında Galatasaray Kulübü Genel Kurulu'na eski Başkan Ünal Aysal ve yönetiminin sunduğu bütçe tahminlerinde, hedeflenen gelir ile gider arasında 50 milyon TL gibi önemli bir farkın oluşmasından ötürü Başkan Duygun Yarsuvat ve yönetiminin bu kararı aldığı belirtildi. Özellikle Galatasaray'da futbol ve basketbol şubesinde bir bütçe aşımı yaşandığı ve beklenen sponsor gelirinin de yaratılamaması nedeniyle önemli bir farkın meydana geldiği belirtildi. Olağanüstü Genel Kurulda Prof. Dr. Duygun Yarsuvat ve yönetimi, ilk olarak kulübün en ince ayrıntısına kadar 9 aylık fotoğrafını çekip ne devralındığını açıkça genel kurul üyeleriyle paylaşacak. Kısaca bu zirvede Ünal Aysal döneminin muhasebesi yapılacak ve "Böyle bir Galatasaray devraldık" denilmiş olunacak. Aynı zamanda Galatasaray'ın yeni yönetimi Mecidiyeköy'de bulunan arazi ve borçlanma için yetki de isteyecek. Bu konuda Galatasaray kulübü yöneticileri, "Oluşan farkta elbette kur farkı da çok etkili. Genel kuruldan borçlanma yetkisi isteyeceğiz. Eğer borçlanmaya yetki vermezlerse elimiz kolumuz bağlanır. Bize hiçbir hareket alanı kalmaz" diye görüş belirtti.
Hürriyet  
THY Avrupa Ligi'nde A Grubu'nda yer alan Anadolu Efes, İspanyol devi Real Madrid'i "son salise" basketiyle 75-73 yenirik, tarihi bir zafere imzasını attı. En büyük yıldızı Krstiç'ten yoksun oynayan Lacivert-Beyazlılar, kupanın en büyük 3 favorisinden biri olan rakibi karşısında muhteşem mücadele etti. Bitime 6.8 saniye kala son topu temsilcimiz kullandı. Furkan'ın atışında top çemberden döndü. Cedi Osman'ın tamamlayamadığı topu Janning son salisede tipleyerek basketi buldu ve Efes 5. maçında 4. galibiyetini aldı. İstanbul'a 4- 0'la ve 10 maçlık galibiyet serisiyle gelen Real Madrid'in unvanları ise son buldu.
Star 

Erdoğan'dan birlik-beraberlik çağrısı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Yıldırım Demirören ve Türkiye Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Göksel Gümüşdağ ile beraberindeki heyeti kabul etti. Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda basına kapalı gerçekleşen kabul yaklaşık 1 saat sürdü. Kabulda Bakan Kılıç da hazır bulundu. Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat ile Beşiktaş Başkanı Fikret Orman da Kulüpler Birliği heyetinde yer aldı. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ile Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ise heyete katılmadı. Fenerbahçe'yi, yöneticilerden Mithat Yenigün temsil etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'un kabulde heyettekilere Fair-Play mesajları verdiği öğrenildi. Erdoğan'ın "Beni ziyarete hep beraber geldiniz. Aynı birlikteliği her zaman göstermeniz önemli. Türk futbolunu böyle geliştirebiliriz" dediği belirtildi. Tarafların, Türk futbolunun genel sorunları ile görüş alışverişinde bulundukları belirtilirken, TFF Başkanı Yıldırım Demirören'in Cumhurbaşkanı Erdağan'a Kazakistan maçı için galibiyet sözü verdiği de ifade edildi. TFF Brezilya maçı haftasında başlattığı "TFF ALS hastalarını kucaklıyor" kampanyası çerçevesinde başkanlığını eski futbolcularıdan İsmail Göçek'in yaptığı ALSMNR Derneği'ne 40 adet Brezilya forması hediye etti. İlk formayı 10 bin TL'ye Erdoğan Demirören aldı. 400 bin TL gelir elde edilecek ve ALS Derneği'ne bağışlanacak.
Star 


--
Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme