16 Kasım 2014 Pazar

16.11.2014 Genel Gündem


16.11.2014
GÜNDEM
Liderlerin Gündemi: Suriye Ve Irak
Avustralya'nın Brisbane kentinde düzenlenen G20 Liderler Zirvesi dün başladı. Bugün sona erecek zirvede Başbakan Ahmet Davutoğlu, ilk olarak Queensland Parlamento Binası'nda düzenlenen, "Retreat" toplantısına katıldı. G20 üyesi ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarının katıldığı basına kapalı düzenlenen ve yaklaşık 2 saat süren toplantının ardından Parlamento Binası'nda öğlen yemeği verildi. Toplantıya sadece liderler alındı. Başbakanlık kaynaklarından alınan bilgiye göre Davutoğlu, 50 dakika süren yemekte, G-20 Liderler Zirvesi'ne katılan liderlerden ABD Başkanı Barack Obama, AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy'ın ortasında oturdu. Yemek masasında Obama ile uzun bir sohbet gerçekleştiren Davutoğlu'nun Suriye ve Irak konusundaki Obama'nın son açıklamalarına destek verdiği ifade edildi. Türkiye'nin Suriye tezlerini doğrular nitelikte açıklamalar yapan Obama ile Davutoğlu'nun yana yana yemek yedikleri masada Suriye ve Irak konusunun detaylı şekilde ele alındığı öğrenildi. Davutoğlu'nun Esad'a yönelik eleştiri ve suçlamalarını Obama'ya yinelediği bildirildi. Başbakan'ın, "Ortadoğu bölgesi konusundaki gelişmelerle ilgili olarak da entegre bir strateji, bir bütünlük içinde stratejimizi hep ortaya koyduk. Noktasal problemi çözmek yerine problemin bütün boyutlarını kapsayacak bir çözüme gidilmesi gerekli. Yoksa bölgede yeni radikal örgütler ortaya çıkar" dediği kaydedildi. Davutoğlu'nun Obama'ya, "Myanmar'da Müslümanlara dönük açıklamalarınızdan dolayı teşekkür ederim" dediği de kaydedildi. Resmi ziyaret için Avustralya'dan önce Myanmar'da bulunan Obama, Nobel Barış Ödülü sahibi muhalefet lideri Aung San Suu Çii ile düzenlediği basın toplantısında, "Rohingya Müslümanlarına ya da diğer dini azınlıklara karşı ayrımcılık uygulamanın, Burma'nın uzun vadede olmak istediği ülkeyi açığa vurduğunu sanmıyorum. Ayrımcılık, eninde sonunda bir demokrasinin istikrarını bozar" demişti. Yemekte, Davutoğlu ve Obama'nın yanı sıra İngiltere Başbakanı David Cameron ve Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Japonya Başbakanı Abe, Güney Afrika Devlet Başkanı Zuma, AB Konseyi Başkanı Rompuy'dan oluşan 7 kişilik masada ağırlıklı olarak Suriye konuşuldu. Yemekte Obama, Cameron ve Abe ile uzun görüşmeler yapan Davutoğlu'nun Almanya Başbakanı Angela Merkel, Güney Kore, Singapur ve Endonezya heyetleri ile de ayrı ayrı görüştüğü bildirildi. Davutoğlu'nun bu yemekteki liderlerin yanı sıra bu masada olmayan isimlerden Rusya Devlet Başkanı Putin ile de kısa bir görüşme yaptığı öğrenildi. Zirvede bugün Davutoğlu'nun da Türkiye'nin G20 dönem başkanlığını alacak olması nedeniyle bir konuşma ve ardından basın toplantısı yapması bekleniyor.
Milliyet


Emniyet Sil Baştan
İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 'emniyette reform' olarak tanımlanan polis teşkilatındaki yeni düzenlemelerin ayrıntıları belli oldu. İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın talimatıyla hazırlanan ve Bakanlar Kurulu'nda imzalanan tasarıyla birlikte emniyet alanında birçok değişiklik yapılacak. CNN Türk'te önceki akşam yayınlanan 'Baştan Sona' programına katılan Efkan Ala teşkilattaki komiser sayısının yetersizliğinden polise yeniden gözaltı yetkisi veren düzenlemeye, molotof kokteyli atan göstericelere müdahaleden polis akademilerinin kapatılmasına kadar bir çok konuda açıklamalarda bulundu. İşte Efkan Ala'nın ifadeleri ile yeni düzenlemeler: Emniyet teşkilatı içerisinde bazı rütbelerde eksikler bazı rütbelerde fazlalık var. Asıl hizmeti sokakta yapan komiser yardımcısı ve komiser sayısında çok ciddi bir açıklık söz konusu. Üst rütbelerde birikmiş kodro emekliliğe yönlendirilecek. Terfiler ihtiyaç sayısına göre yapılacak. Masa başı iş yapan polis kalmayacak. Pasaport işlemleri polisten alınarak nufus müdürlüklerine devredilecek. Asayiş olaylarıyla mücadele eden polis sayısı arttırılacak. 5 bin polisin aktif hizmete katılmasını sağlayacağız. Bu çocuklar bürolarda görev yapmak için eğitilmedi. Kolejler ve akademileri kapatıyoruz. Ankara'da 1 tane kolej kaldı onu da kapatıyoruz. O kadar üniversite öğrencisi var bunlara gerekli eğitimi verip bu mesleğe hazırlayabiliriz. Emniyetin lisesi olunca bunun peşine lojmanı geliyor, alışveriş yapılacak yer, kantin, sosyal tesis, polis evleri Bunlar tek tip insan modelini getiren anti demokratik bir uygulama ve artı maliyet. Kendileri halktan ayrı yaşıyor. Paralel yapı döneminde lise çağındaki çocukları etkilemek kolay oluyordu. Şimdi bilgi sahibi, yaşça büyük öğrenciler gelecek bu insanları kolay kolay etkileyemezsiniz. Bir genelge yayınladık. Vatandaşlarımız dizilerde izler. Gelişmiş ülkelede polis insanları karakola çağırmaz. Vatandaşı yormayacak bir düzenleme yapacağız. Önce telefonla aranıp sorulacak biz mi gelelim siz mi gelirsiniz?
Vatan

Kürtleri Kimseye Ezdirmeyiz Güvenlikten Taviz Vermeyiz
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Avustralya'da olması dolayısıyla 'Başbakan Vekilliği' görevini üstlenen Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, dün AK Parti'nin Polatlı ve Kızılcahamam ilçe kongrelerine katıldı. Çözüm Süreci ve Paralel Yapı'yla mücadele konularına değinen Akdoğan, şunları söyledi: AK Parti iktidarına saldıran bütün bu yapıların hepsi aslında paralel bir yapı. Derin devlet yapılanmaları, çeteler, devlet gücünü kullanarak iktidarları etkisizleştirmek isteyen yapılarKCK, terör örgütünün yapılanmaları bölgede devlet yerine geçecek alternatif otorite üretme çabaları, bunlar da paralel bir yapıdır. Bunların hiçbirine müsamaha göstermeyiz. Hepsiyle mücadele ederiz. Kürtleri kimsenin zulmü altında bırakamayız, kimseye ezdirmeyiz. Her vatandaşımızın hukukunu korumak, onu yüceltmek görevimizdir, namus borcumuzdur ve bunu yapacağız. Hem Çözüm Süreci devam edecek hem kamu güvenliği ve düzeninden asla taviz vermeyeceğiz. Birileri bu terör üzerinden siyaseti baskı altına alıyor. Türkiye'yi karıştırmak için manipüle etti. Bu sorundan kurtulmamız gerekiyor, bu bir ayak bağı.
Akşam

EKONOMİ

Gram Altın 85, 2200-85, 2928                              
ABD Doları 2, 2305-2, 2316/  Euro 2, 7939-2, 7954/ İngiliz Sterlini 3, 4931-3, 4979               

O Asansörü 32. Kata Kim Çıkardı
6 EYLÜL 2014'te Türkiye'yi yasa boğan bir olay gerçekleşti. İstanbul Mecidiyeköy'de Ali Sami Yen Stadı'nın bulunduğu arazide inşaatı devam eden Torunlar'a ait 36 katlı binanın asansörü 32'nci kattan zemine çakıldı ve 10 işçi öldü. Kazanın üzerinden 2 ay gibi bir süre geçtikten sonra asansör firması Geda Major'ün Türk ortağı ve Genel Müdürü Orhan Demirel ilk açıklamasını Hürriyet'e yaptı. Demirel'in açıklamalarındaki dikkat çeken konu asansörün durması için kilit görev yapan switchlerin (anahtar) yerinde olmadığı iddiası. Demirel, switchlerin yerinde olması halinde asansörün 32. kata çıkmasının imkânsız olduğunu söylüyor. Eğer bu iddia doğruysa kazanın sorumluluğu açısından switchleri söken, söktüren ya da yerine takmayanlar öne çıkıyor. Ancak hatırlatmakta yarar var; bu iddianın sahibi asansör firması, yani olayın taraflarından biri. Ve bu konuda devam eden bir dava var. Peki 10 işçinin öldüğü kaza ile ilgili açıklama yapmak için neden bu kadar bekledi Orhan Demirel? Cevabı şöyle: "Ben de açıklama yapmak istedim. Ancak daha kaza yerine bile giremedim. Benim asansörüm düşüyor ama düştüğü yeri ne ben ne de üretici olan Almanlar görebiliyor. Olay yerinde çekilmiş fotoğraflar 11 Kasım'da elime geçti. Ancak bunları gördükten sonra bir şeyler konuşabilecek, anlatabilecek duruma geldim." 'Bu kaza nasıl oldu? Kimin suçu var? Sorularına net cevap verebilecek konumda olmadığını dile getiren Demirel, "İddianamede 3 nokta üzerinde duruluyor. Asansörde 'hiç switch yoktu', 'Switchler işlevini kaybetmişti' ve 'asansörde bulunan switchler sökülmüştü.' Switchlerin sökülmesi dışında hiçbir şey bu kazanın olmasını sağlayamaz. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta ise asansörün 32'nci kattan düşmesi. Torunlar ile yaptığımız kiralama sözleşmesinde de yer alıyor. Bizden kiralanan asansör 31'inci kata kadar hizmet veriyor. Bu asansörün 32'nci katta ne işi var. Oraya nasıl çıktı? Bunun tek yolu asansörün katlarda durmasını sağlayan switchlerin sökülmüş olması. Bu işçilerin yapabileceği bir şey değil. Çünkü switchlerin nerede olduğunu dahi bilmezler. Switchlerin sökülmesini sağlayan bulunmalı" ifadelerini kullanıyor. Peki kimse denetlemiyor mu bu asansörleri? Demirel, "Asansörlerin günlük ve haftalık bakımları Torunlar'a, aylık bakımları bize ait. İş güvenliği firması, Makine Mühendisleri Odası ve TOKİ de denetçiler arasında. Ne yaptığımız sözleşmede ne de hukuken 'denetçi' statümüz bulunuyor. Tek sorumluluğumuz arızalanma durumunda 12 saat içinde müdahale etmek. Switchlerin sökülmesiyle asansör ara katlarda bile durmakta zorlanır. Asansörde 3 switch yer alıyor. Switchler asansörün durmasını sağlayan parçalardır. Bu asansörün düşmesinin tek yolu da asansörün hareket ettiği raydan çıkması. Asansörün raydan çıkabileceği tek yer de 32'nci kat. Raydan çıkan bir asansör serbest düşüşe geçer. Paraşüt sistemi ya da bir başka güvenlik önlemi bu asansörü durduramaz." Firmanın yüzde 50'sinin Alman, yüzde 50'sinin de Türk olduğunu belirten Orhan Demirel, "Ben ortağı ve genel müdürüyüm. Üretimi de, kurulumu da Almanlar yapıyor. 80 yıllık bir Alman firması. ABD'de bu makine 1 numara, izinleri de dünyaca ünlü Lift İnstitute tarafından verildi" dedi.
Hürriyet

İnşaat Sektöründe Kırmızı Alarm
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı inşaat sektöründe, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütün 'risk düzeyi' yüksek iş yerlerinde denetimleri sıklaştırdı. iş yerlerinin fiziki ve çalışma şartları mercek altına alınıyor. ayrıca 'iş güvenliği ve sağlığı' konusunda yasal mevzuatların yenilenmesi için hazırlıklar hızlandı. Çevre ve Şehircilik Bakanı idris Güllüce, türkiye'nin inşaat sektöründe dünya birincisi olma yolunda iddialı bir şekilde ilerlediğini belirterek, "türkiye inşaat sektöründe lider ülke olmak için mücadele ediyor. Bu konuda iddialı. Biz bu iddiayı korumak için çalışmalara devam ediyoruz.türkiye'de inşaat sektöründeki işçiler mesleki yeterlilikle ilgili 2017 yılına kadar eğitilecek. 2017 yılından sonra hiçbir sertifikasız işçi çalışamayacak. inşaat sektörü her alanda gelişirken, kazalar olmasın diye teknik çalışmalar yapılıyor. Her gün işçilerin güvenli çalışabilmesi için şartlar oluşturuluyor. Yasaların açıkları nelerdir, teknik eksiklikler nelerdir bunlar tespit ediliyor. Buna göre yeni konumlar alınıyor. ülkemiz geliştikçe hukukta ve mevzuatta da değişiklikler ihtiyacı doğuyor" dedi. Şimdiye kadar 610 inşaatın iş güvenliği sınırlarını ihlal etmesi sebebiyle kapatıldığı belirtiliyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 'iş sağlığı ve Güvenliği' konusunda eylem planı hazırladı. Eylem planında, iş yerlerindeki sağlık ve çalışma şartları sıkı gözetimden geçirilecek. ayrıca iş yerlerinde çalışanlar 'iş güvenliği' konusunda eğitime tabi tutulacak. Yıllık denetimler takip altına alınacak. iş güvenliği ve iş sağlığı konusunda tutarlı davranmayan işverenler yaptırımlara ve cezai müeyyidelere tabi tutulacak. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı inşaat sektöründe kullanılan sahte ve kalitesiz inşaat malzemeleri ve demirlerinin toplanmasına karar verdi. Çevre ve Şehircilik Bakanı idris Güllüce yaptığı açıklamada, "Piyasaya sunulan demirlerde sıkıntı varmış. Betonculara bir iki hafta önce ikazda bulunmuştum. Betoncularla ilgili işlemleri başlattık. Şimdi demircilerle ilgili söylüyorum. Pazartesi günü piyasadaki demirleri kontrol edecekler. Öyle artık kimse canının istediği gibi istediği kalitede demiri piyasaya süremeyecek. Eğer ki, inşaat sektörünün standartlarında değilse, piyasadan çekilecek. Çünkü her inşaatçının cebinde demirin karbon miktarını, çekme gerilimini ölçen bir cihaz bulundurma mecburiyeti yok. Biz devlet olarak kontrol edeceğiz, sen de yönetici olarak kontrol edip piyasaya süreceksin. değilse, çok ciddi cezalar vermeyi düşünüyoruz " dedi.
Türkiye

Bıst 100'ün Beşte Biri Ciro Ve Kârı Katladı
Halka açık şirketler üçüncü çeyrek bilançolarını açıkladı. BIST 100 Endeksi'ne dahil 20 şirket sermayesinin 20 katından yüksek ciro gerçekleştirdi. Sermayesinin üzerinde kâr açıklayan şirket sayısı ise 22. Bir yatırımın ne ölçüde kârlı olduğu yatırılan sermayeye karşılık elde edilen kâra göre ölçülür. Neticede kâr, bütün maliyet ve giderler çıktıktan sonra elde kalan paradır. Yüksek kâr sağlayan şirketlerin hisselerinin, düşük kâr açıklayan şirketlere göre yatırımcısına kazandırma şansı daha yüksek. Çünkü, geçekleşen kârın yeni yatırımlara aktarılarak firmanın daha da büyümesi mümkün olabileceği gibi ortaklara dağıtılarak yatırımcıların zenginleşmesi de söz konusu olabilir. Bu da firmanın daha fazla yatırımcı çekmesi anlamına geliyor. Sonuç olarak bir şirket büyüyor ve iyiye doğru gidiyorsa hissenin yükselme ihtimali de yüksek. Borsadaki BIST 100 firmalarına bakıldığında ise yüzde 20'sinin performanslarının hayli iyi olduğu görülüyor. Öte yandan sermayesinin 20 katından yüksek ciro yapan şirketler de dikkatlerden kaçmıyor. Bu firmaların hangileri olduğuna baktığımızda karşımıza borsanın dev firmaları çıkıyor. Türkiye'nin en yüksek cirosunu gerçekleştiren Tüpraş listenin ilk sırasında. Listedeki şirketlere sektörel bazda bakıldığında ise ticaret, ulaştırma, çimento, otomotiv, otomotiv yan sanayii, petrol, kağıt ve gıdanın sıralamaya girdiğini görmekteyiz. Petrol, ticaret ve ulaştırma, içinde bulundukları sektör gereği ciroları yüksek olan şirketler. Çimento, otomotiv, otomotiv yan sanayi, gıda ve kağıt sektörlerinde yer alan şirketlerin gerçekleşen cirosu sermayelerinin ortalama 30 katı seviyelerinde bulunuyor. Borsa şirketlerinin düşük sermayeyle yüksek ciro gerçekleştirmesi fiyatların da yükselmesini sağlıyor. Kuşkusuz cironun tek başına yüksek olması yetmiyor. Bu ticari döngünün kâra çevrilebilmesi şart. Bu anlamıyla yatırımcılarına yüksek getiriler sağlayan şirketler düşük sermayelerle yüksek kâr ve ciro sağlayanlar. BIST 100'de sermayeleri 2 ile 4 milyon TL arasında değişen ve sermayelerinin 50 katı ciro açıklayan üç şirkete ait hissenin fiyatı 150 TL'nin üzerinde. Konya Çimento, Kartonsan ve Ege Endüstri'de düşük sermaye, yüksek ciro ve kâr, hissenin de 150 TL'nin üzerine çıkmasını sağladı. Bu firmaların geçmiş yıl verileri takip edildiğinde üçünün de yatırımcısına nakit temettü ödemesi yaptığı gözlenmekte. Sermayesi 55 milyon TL'nin altında olan Good-Year, Türk Traktör, Otokar, Göltaş Çimento, Afyon Çimento'ya ait hisselerin fiyatı ise 50 ile 100 TL arasında değişmekte. Yatırımcılar düşük sermaye ile yüksek ciro ve kâr yapmayı başaran şirketlerin hisselerine ilgi gösterdikçe hisselerin değeri de artmaya devam ediyor. Doğal sonucu olarak da bu hisseler yakından takip ediliyor.
Milliyet

Her 5 İşverenden Biri İşçi Arıyor
Türkiye'de en fazla talep gören meslekler belli oldu. Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Genel Müdürü Nusret Yazıcı, bu yılın en çok aranan mesleklerini STAR'a açıkladı. Yazıcı çalışma kapsamında Türkiye genelinde 2 bin 94 farklı meslekte 198 bin 582 kişilik açık iş olduğunu belirterek "Her 5 işverenden birinin açık işi var" dedi. 2014 yılının ilk 6 ayına ilişkin işgücü piyasası verilerinin derlendiği araştırmaya göre işverenlerin aradığı nitelikte eleman bulamadığını dile getiren Yazıcı, eleman temininde en çok güçlük çekilen meslekler arasında makineci (tekstil), satış danışmanı, beden işçisi, garson, kaynakçı, şoför, mobilyacı, güvenlik görevlisi, temizlik görevlisi ve muhasebeci mesleklerinin yer aldığını söyledi. Yazıcı, 75 ilde tam sayım, 6 ilde ise örneklem yöntemiyle 10 ve daha fazla kişi istihdam eden 129 bin 65 işyeri ziyaret edilerek yapılan araştırmanın sonuçlarını açıkladı. Yazıcı, çalışma kapsamında Türkiye genelinde 2 bin 94 meslekte 198 bin 582 kişilik açık iş olduğunu belirterek, "Her 5 işverenden birinin açık işi var. İmalat sektöründeki işyerlerinin yüzde 29'unun, insan sağlığı ve sosyal hizmetler sektöründeki işyerlerinin yüzde 28'inin, konaklama ve yiyecek faaliyetleri sektöründeki işyerlerinin ise yüzde 27'sinin açık işi bulunuyor" dedi.
Star

Korsan, Taklit Ürün Cenneti Türkiye
Türkiye'de korsan ve taklit ürün ticaretinin hacminin alınmaya çalışılan tüm önlemlere karşın arttığı ortaya çıktı. Dünya genelindeki yasadışı ticaretin boyutlarını ortaya koyan bir çalışma yapan Dünya Gümrük Örgütü'nün Yasadışı Ürün Ticareti raporuna göre Türkiye'de ele geçirilen sahte ürün miktarı hızlı arttı. Sahte ve korsan ürün miktarı 10.8 milyar dolarlık iş hacmi yaratırken, bunun vergisel kaybı işin bir diğer boyutu. Ayrıca Türkiye'deki kaçak akaryakıt ve kaçak sigara ticareti de bu tutarın dışında. Sadece kaçak akaryakıt ve sigaradan devletin en az 12 milyar TL (5.4 milyar dolar) vergi kaybı olduğu tahmin ediliyor. Buna çarşıda pazarda satılan kaçak, korsan ürünler eklendiğinde ise söz konusu vergi kaybı neredeyse 10 milyar doları buluyor. Türkiye'de yasadışı ticaret ile mücadeleye ve ticari marka haklarının etkin bir biçimde korunmasına odaklanan ve bu konuda farkındalık yaratma misyonuyla faaliyet gösteren Marka Koruma Grubu'ndan (MKG) yapılan açıklamada, sahteciliğin ve kaçakçılığın global ölçekte hızla büyüyen bir sorun haline geldiği vurgulandı. Marka Koruma Grubu Sözcüsü Dr. Ali Ercan Özgür, sahteciliğin ve kaçakçılığın küresel ekonomiye her yıl yüz milyarlarca dolarlık zarar verdiğini, Türkiye'nin de bundan payını artarak aldığını belirtti. Özgür, Sahtecilik ve Korsanla Mücadele İçin İş Dünyası Hareketi (BASCAP) verilerine göre, sahtecilik ve korsan ürün ticaretinin Türkiye'de yıllık 10.8 milyar dolarlık bir hacme ulaştığını hatırlattı. Ali Ercan Özgür ayrıca; kaçak akaryakıtın 5 milyar TL ÖTV, kaçak sigaranın ise yıllık 5.5 milyar TL vergi kaybına neden olduğuna da dikkat çekti. Yasadışı ticaretin; tüketici sağlığı ile güvenliği açısından risk yaratan, yatırımları tehlikeye atan ve ekonomiye zarar veren bir problem olduğunu belirten MKG sözcüsü, şunları söyledi: "Kolluk güçlerinin çalışmalarının yanı sıra yasadışı ticareti kolaylaştıran unsurların da dikkatle ele alınması gerekir. Taklit, sahte ve kaçak gibi yasadışı ürünlerin üretim ve satışına yol açabilecek; AB müktesebatı ile uyumlu olmayan tescil/etiketlemenin uyumlu hale getirilmesi ile marka ve ürün paketlerinin standartlaştırılmasından kaçınılması önem taşıyor. Bununla birlikte fikri mülkiyet hakkı ihlallerine konu eşyaların imhasına yönelik faaliyetlerin ve dava süreçlerinin daha etkin hale getirilmesi konuları önemini korumaktadır."
Vatan

470 Bin İşyerine 'Hekim' Affı
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada iş güvenliği ve iş hekimi bulundurmayan işyerlerine af geleceğini belirtti. Bakanın açıklamalarını değerlendiren Güvenbir OSGB Genel Müdürü ve İşyeri Hekimi Dr. Ali Çolak, çok tehlikeli ve tehlikeli iş yerlerinde, iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi bulundurma zorunluluğuna uymayan işletmelere verilecek idari para cezalarına af geleceğini söyledi. Yaklaşık 470 bin iş yerini ilgilendiren af, işletmelerin 3 ay içinde iş sağlığı ve güvenliği uzmanı bulundurması halinde geçerli olacak. 3 ay içinde bir çalışma yapmayan işletmeleri ise yaklaşık 170 bin TL'lik ceza bekliyor. Çolak, 10 aylık birikmiş cezası olanlar için bunun bir fırsat olduğunun altını çizdi. Kararın, yeni çıkan iş sağlığı ve güvenliği paketini desteklediğini de belirten Çolak, işletmelerin meslek hastalıkları, iş kazaları gibi problemlerle ve para cezaları ile karşılaşmamaları adına bu çalışmaları bir an önce yapmaları gerektiğini söyledi.
Vatan

Sancak Enerji, Yahyalı İçin Nordex İle Anlaştı
2007 yılında kurulan ve portföyünü çeşitlendirerek enerjinin tüm alanlarında var olmayı hedefleyen Sancak Enerji, İzmir- Urla RES, Kayseri-Yahyalı RES ve İstanbul-Çatalca Yamaçtepe RES için türbin tedarik firmalarıyla görüşmelerinin ardından Alman firması NordexEnergyGmbH ile geçtiğimiz aylarda 89 milyon euroluk çerçeve anlaşmasını imzalamıştı. İlk projesi olan 15 MW'lık Urla Res'in tüm anlaşmalarını tamamlayarak inşaat dönemine başlayan Sancak Enerji, aynı zamanda Kayseri-Yahyalı projesi için türbin anlaşmasını imzaladı. 49 milyon euro tutarındaki anlaşma Sancak Group Yönetim Kurulu Başkanı Haydar Sancak ile NordexTürkiye Genel Müdürü İbrahim Özarslan tarafından imzalandı.Bugüne kadar 150 milyon dolar tutarında rüzgar enerjisi yatırımı yaptıklarını belirten Haydar Sancak, 2015 yılında yapılacak olan rüzgar enerjisi TM kapasite yarışmasına katılacaklarını ve ölçümleri devam eden 8 lokasyondaki RES projesini satın almak için çalışmalara devam ettiklerini belirtti.
Akşam

Ekonomik İstikrara 'İstihdamlı' Büyüme Formülüyle Ulaşırız
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye'nin G20 dönem başkanlığına ilişkin, "Biz kendi dönem başkanlığımızda hem 20 ülke için hem dünya için hem de kendimiz için 'yapısal reform yapısal reform yapısal reform' demeye devam edeceğiz" dedi. Babacan, G20 Liderler Zirvesi dolayısıyla bulunduğu Avustralya'nın Brisbane kentinde, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Babacan, "Pek çok ülkede istihdamsız büyüme sorunu var, büyüme var ama istihdam artmıyor. Türkiye'de çok şükür bunun tersine bir durum var, ülke ekonomisi büyümeye de vam ediyor üstelik istihdam da artıyor" değerlendirmesinde bulundu. Babacan, Türkiye'nin G20 dönem başkanlığının 1 Aralık 2014'te başlayacağını ve 1 yıl süreceğini hatırlattı. Bir soru üzerine büyümenin şu anda dünya ekonomisinin en önemli sorunu olduğuna dikkati çeken Babacan, istihdam, finans sektörü regülasyonu, altyapı yatırımları, iklim değişikliği finansmanı, kalkınma, ticaret ve vergiyle ilgili konuların Türkiye'nin dönem başkanlığı süresi içinde de önemini korumaya devam edeceğini söyledi.
Akşam

DÜNYA
Sıkıntılar 3 Günde Aşıldı
Afganistan'da devlet başkanı seçildikten sonra Pakistan'a ilk resmî ziyaretini gerçekleştiren Muhammed Eşref Gani, ülkesi ile Pakistan arasındaki ilişkilerde 13 yıllık engellerin son 3 günde aşıldığını söyledi. Pakistan Başbakanı Navaz Şerif ile bir araya gelen Gani, "Ekonominin ilerlemesi için son 3 günde büyük adımlar atıldı. Afganistan ve Pakistan arasındaki son 13 yıldaki engelleri 3 günde aştık" dedi. İki ülke arasındaki ilişkilerde yeni sayfanın açıldığına vurgu yapan Gani, "İkili anlaşmaların gerçeğe dönüşmesi için sağlam bir temel attık. Mazideki şeylerin geleceğimizi tahrip etmesine müsaade etmemek için güvenlikle alakalı kapsamlı diyalog başlattık" dedi. Pakistan ve Afganistan ilişkilerinde, terörle mücadele kapsamında Taliban ve El Kaide unsurları sebebiyle gerilim yaşanıyor.
Türkiye

Yavru Vatan 31 Yaşında
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kuruluşunun 31 yıldönümünü baştı başkent Lefkoşa olmak üzere Washington ve Ankara'da düzenlenen etkinliklerle kutladı. KKTC'nin 31'inci kuruluş yıl dönümünde Lefkoşa'da Dr. Fazıl Küçük Bulvarı'nda tören düzenlendi. Törene, Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Fahri Kasırga, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, KKTC Meclis Başkanı Sibel Siber, KKTC Başbakanı Özkan Yorgancıoğlu, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Halil İbrahim Akça, bakanlar, milletvekilleri, kurum kuruluş dernek yetkilileri ve vatandaşlar katıldı. KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Rum liderlerin halen federasyon ister gibi göründüğünü ama gerçekte istemediklerini ifade etti. Türkiye Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç da burada yaptığı konuşmada Kıbrıs'ta iki halkın siyas eşitliğine ve mutabakata dayalı siyasi bir çözüm istediklerini belirtti. Arınç, Bu konuda bir adım önde olma anlayışımızı ve yapıcı tutumlarımızı muhafaza ediyoruz" diye konuştu.
Star

Kahramanlık Değil Film Sahnesiymiş
Suriyeli kahraman çocuğun görüntülerinin gerçek olmadığı ortaya çıktı. Norveçli yönetmen, savaşta çocukların yaşadıklarına dikkat çekmek için bu görüntüleri çektiğini söyledi. Suriyeli bir erkek çocuğunun kız kardeşini keskin nişancının kurşunlarından kurtardığı görüntüler herkesi şaşkına çevirmişti. O görüntülerin gerçek olmadığı ve savaşın en büyük mağdurları olan çocukların yaşadıklarına dikkat çekmek için Norveçli bir yönetmen tarafından çekildiği ortaya çıktı. BBC'de yer alan habere göre 34 yaşındaki yönetmen Lars Klevberg Malta'da Troya ve Gladyatör filmlerinin çekildiği sette Maltalı profesyonel çocuk oyuncularla filmi çekti. Daha sonra video paylaşım sitesine yükleyip sosyal medyadan paylaşmaya başladı. İzleyenler bu görüntülerin gerçek olduğunu sandı. Ancak geri planda kullanılan figüranlar bile Malta'ya sığınan Suriyeli mültecilerdi.
Vatan

Abd'den Irak'a Sürpriz Ziyaret
ABD Genelkurmay Başkanı General Martin Dempsey'in Irak'ın başkenti Bağdat'a gitti. Yarı resmi Irak Kanalı, başkent Bağdat'a ulaşan Dempsey'in ziyaretinin sürpriz olduğunu belirtti. Dempsey, Irak Başbakanı Haydar elİbadi ve Genelkurmay Başkanı Babekir Zebari ile temaslarda bulundu. Görüşmelerde güvenlik konusunun ön plana çıktığı öğrenildi. Otorite boşluğunun yaşandığı Irak'ta, IŞİD öncülüğündeki silahlı grupların haziran ayında Musul başta olmak üzere bazı bölgelerin kontrolünü ele geçirmesinin ardından, ülkenin çeşitli yerlerinde IŞİD ile güvenlik güçleri arasında çatışmalar sürüyor. Irak ordusu ve ABD'ye ait hava unsurları da bir süredir IŞİD'in kontrolündeki bazı hedeflere hava saldırıları düzenliyor. Dempsey'in, Bağdat'taki temaslarını bitirdikten sonra Erbil'e geçmesi bekleniyor.
Vatan

İhvan Liderleri Cezaevinde 'Öldürüldü'
Mısır'daki Müslüman Kardeşler Teşkilatı (İhvan) liderlerinden 46 yaşındaki Ebu Bekir el-Kadi'nin, ülkenin güneyinde yer alan Kana ilinde, tutuklu bulunduğu cezaevinde vefat ettiği bildirildi. İhvan'dan yapılan yazılı açıklamada, Ocak ayından beri tutuklu bulunan Kadi'nin mide kanserine yakalandığı ve cezaevindeyken tıbbi ihmal dolayısıyla hayatını kaybettiği belirtildi. Açıklamada, güvenlik güçleri, üzerinde kanser hastalığı işaretlerinin belirmesi ve çok zayıflamasına rağmen Kadi'yi hastaneye götürmemekle suçlandı. Yine İhvan liderlerinden ve Ayn Şems Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Görevlisi Tarık Gandur da Çarşamba günü tutuklu bulunduğu cezaevinde hayatını kaybetmişti. İhvan'dan yapılan açıklamada, cezaevi yönetimi, Gandur'u kurtarmakta yavaş davranarak kan kaybından ölüme terk etmekle suçlanmış, güvenlik kaynakları ise suçlamayı reddetmişti.
Akşam

Öso İçin Eğitim Merkezi Hirfanlı
Işid'e karşı oluşturulan uluslararası koalisyona, Suriyeli 'ılımlı" muhaliflere yönelik "eğit-donat" kanalıyla destek verecek olan Ankara, uzun süredir eğitim merkezinin yeri konusunda ABD ile görüşmeler yürütüyor. Önceki gün bu yönde önemli bir aşama katedildiği iddia edildi. Ankara kaynaklarına göre başkente giden ABD'li yetkililer bir süredir Kırşehir'deki Hirfanlı Barajı çevresinde keşif yapıyor. "Eğit-donat" programı konusunda tam bir anlaşma sağlanırsa başta Özgür Suriye Ordusu olmak üzere Suriyeli ılımlı muhaliflerin eğitim merkezi Hirfanlı bölgesi olacak. İddiaya göre, varılan anlaşma gereği 2000 kadar ÖSO mensubunun Kırşehir'de Hirfanlı bölgesinde (meskûn mahal, yani şehirler dahil) eğitim alması için anlaşma sağlanmış bulunuyor. Anlaşma gereği Türkiye sadece ÖSO üyelerini kabul edecek. PYD gibi gruplar ise Kuzey Irak'ta ABD tarafından eğitilecek.
Akşam

POLİTİKA
Dış Politikada Tek Yürek Olunur
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin iktidarı engellemek isteyenlerin bazı söylemleri ısrarla dile getirdiğini belirterek, "Devleti kuran, devleti yeniden inşa eden bir parti hangi gerekçeyle devleti yönetemez?" dedi. Partisinin Giresun 19 Eylül spor Salonu'nda düzenlenen Karadeniz Bölge Toplantısı'na katılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu iktidarı eleştirdi. Türkiye'nin iyi yönetilmediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, ülkemizin çok zor bir süreçten geçtiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, "Türkiye'nin içinde bulunduğu şartları ben de siz de biliyorsunuz. Hepimizin ortak kaygıları var. Bu ortak kaygılara sadece CHP'liler sahip değil. Bu ortak kaygıları bu ülkenin bütün insanları ve çağdaş dünyanın üyeleri de izliyor. İşin özünde ve sorulan soru şu; Türkiye iyi yönetiliyor mu? Türkiye'nin iyi yönetilmediğini hepimiz biliyoruz. Tabloya bakalım. İşsizlik var mı? Var. Üretici memnun mu? Değil. Dış politika bataklığa saplanmış durumda. Hayatın her alanında sorunlar ve kaygılar var. O zaman şu soruyu kendimize sormamız gerekiyor? Türkiye'yi çağdaş anlamda, Mustafa Kemal Atatürk'ün koyduğu ilkeler çerçevesinde yönetecek olan parti hangisi olmalıdır? Bize bir görev düşüyor. Hepimize görev düşüyor. Ülkeyi yönetmeye hazırız. Ülkeyi yöneteceğiz. Karanlıkları aydınlığa çıkaracağız. Bu bizim boynumuzun borcudur. Bunu yapacağız" diye konuştu.
Milliyet 

Oktay Vural Eşi Tuba Hanım'ı Kaybetti
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural'ın kanser tedavisi gören eşi Tuba Vural, 52 yaşında vefat etti. GATA'da tedavi gören Tuba Vural, dün akşam 20.45'te hayatını kaybetti. Meme kanseri olan Vural'ın hastalığının belirtisi ilk olarak 2011 seçimleri öncesinde ortaya çıkmıştı. Bir dönem hastalığı iyileşme gösterirken, geçen yaz büyük oğlunun askere gitmesinin ardından yaşadığı stres nedeniyle tekrar kötü bir sürece girdi. Tedavi için Amerika'ya da giden Vural'ın son olarak tedavisi GATA'da devam etmişti. Kamuoyu Tuba Vural'ın rahatsızlığını Oktay Vural'ın uzayan sakalları nedeniyle öğrenmişti. Sakallarıyla ilgili olarak, "Zorlu bir süreç geçiriyorum. Kişisel bakım yapmaya, her gün tıraş olmaya fırsatım olmadı" diyen Vural, eşinin rahatsızlığı ile ilgili söylediği şu cümlelerle de dikkat çekmişti: "Akşamları dışarı çıkmayı sevmezdim, bir an önce eve gideyim isterdim. 'Tuba bir çay koy' derdim. Ama o şu anda yok. Epey uzunca bir süredir eve sadece yatmaya gidiyoruz. Evin sahibesini bekliyoruz." Tuba Vural'ın naaşı bugün (pazar) Kocatepe Camii'nde ikindi namazına müteakip düzenlenecek cenaze töreninin ardından Kocatepe Mezarlığı'nda toprağa verilecek.
Vatan

'O İki Ocağı Kapatalım'
Bakan Taner Yıldız Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın 2015 yılı bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısında önceki gece yaptığı konuşmada 301 madencinin yaşamını yitirdiği Soma'daki Eynez ocağının geleceğine ilişkin açıklamalarda bulundu. Yıldız, şöyle konuştu: "Eynez ocağının artık çalışılamaz hale geldiğine inanıyorum. Aynı şekilde Atabacası'nı da kapatalım. Bir kısım çalışmak istemeyen arkadaşlar olabilir, psikolojik sıkıntıya girmiş olanlar olabilir, bunu normal karşılamamız lazım. Orada, 301 kişinin mahcubiyeti var. İstihdam oradaki yeni açılacak olana Demir Export'a, İmbat'a dağıtılsın. Ben artık bu sıkıntıya kesinlikle yol açmak istemiyorum. Orada 8 milyon tonluk kalan kömür hiç de umurumuzda değil." Yıldız, dün Kocaeli'nde yaptığı açıklamada da denetimlerde 94 ocağın faaliyetinin durdurulduğunu belirterek "Denetimler devam ediyor. Denetim gereklidir, tek başına yeterli değildir" diye konuştu. Bakan Yıldız'ın sözleri üzerine dün bir açıklama yapan Maden İş Sendikası Ege Bölgesi Şube Başkanı Recep Satır, şunları söyledi: "Eynez ve Atabacası kapatılır sadece Işıklar bacası çalışacak olursa burada en fazla bin 800 kişi istihdam edilebilecek, 4 bine yakın işçi kardeşimiz de işsiz kalacak demektir. Çözüm kapatmak değil. Bizim görüşümüz, iş yerlerinin işçi sağlığı ve iş güvenliğine uygun hale getirilip çalıştırılması yönündedir."
Vatan

Batı'ya Medeniyet Dersi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amerika kıtasının 1492'de Kolomb tarafından keşfedildiğinin iddia edildiğini belirterek, "Oysa Kolomb'tan 314 sene önce 1178'de Müslüman denizciler Amerika kıtasına ulaşmışlardır. Kristof Kolomb'un hatıralarında Küba kıyılarında dağın tepesinde bir caminin varlığından bahsedilmektedir. Kübalı kardeşimle bunu konuşuruz. O dağın tepesine bir cami bugün de yakışır" dedi. Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanlığı evsahipliğinde düzenlenen 1'inci Latin Amerika Ülkeleri Müslüman Dini Liderler Zirvesi'nin kapanış toplantısında yaptığı konuşmada şunları söyledi: Şu anda Mescid-i Aksa'nın durumu Onların mabedlerine karşı bizim ülkelerimizde böyle bir şey yapılsa dünya ne yapar? Bir ses var mı? Kiliselere karşı böyle bir şey yapılsa dünya ne yapar? Ama bakın biz bunların hiçbirine asla müsaade etmeyiz. Niye? Çünkü bizim dinimizde böyle bir saldırıya, böyle bir yakıp yıkmaya yer yoktur da onun için. Mescid-i Aksa, Filistinlilerin değil. Tüm dünya Müslümanlarının iki kıblesinden bir tanesidir. Dolayısıyla hepimize düşen bir görev var, sorumluluk var. Barışın dinini, İslam'ı, kendi kirli terör örgütlerine, cinayet şebekelerine isim olarak verenlerin, İslam'ın hizmetinde olduklarını, Kur'an ve sünnetin yolunda olduklarını kim söyleyebilir? Başka ülkelerin ve odakların çıkarları adına vatanlarına ve Müslümanlara ihanet edenlerin, İslam'a hürmet içinde olduklarını, hizmet gönüllüsü olduklarını kim iddia edebilir. Halep'i neden konuşmuyoruz da Kobani? Mesele başka, dert başka. Üst akıl başka hesapların içinde. Bunun üzerinde durmamız gerekiyor. Sinsice planlar yapılıyor. Bu planların üzerinde durmamız gerekiyor. Kobani için dünyayı ayağa kaldıranların Halep için zerre kadar kaygı duymadıklarını görüyoruz. Söz konusu Müslüman olunca hukuk ortadan kalkıyor, demokrasi ortadan kalkıyor, evrensel değerler, Avrupa değerleri, Batılı değerler, insani, vicdani değerler ortadan kalkıyor. Güçlü ve daha da büyüyen ekonomimizle standartları daha ileri seviyelere doğru yol alan demokrasimizle dünyanın her karışında savunmuş olduğumuz barış, dostluk, kardeşlik mesajlarımızla bu bölgede ve yeryüzünde 'biz de varız' diyoruz. Türkiye hiç kimse için, hiçbir ülke için tehdit ihtiva eden bir ülke değildir. Türkiye'nin hiç bir ülkenin sınırlarında ve iç işlerinde asla gözü, emeli, niyeti yoktur.
Akşam


SPOR

Beşiktaş Integral Forex, Pınar Karşıyaka'yı normal süresi 75-75 biten maçta 87-82 yenmeyi başardı, 6. maçında 4. galibiyetine ulaşırken, rakibine de art arda 3. yenilgisini tattırdı. Maça Beşiktaş çok basit top kayıplarıyla başladı, Pınar Karşıyaka da bu fırsatı kullanarak 3. dakikada 7-2 öne geçti. 15-9'da farkı 6'ya çıkaran Karşıyaka karşısında takımı kısaltan ve rakibin baskısını kıran Beşiktaş Lofton'ın iki üçlüğüyle skora denge getirip, Engin ile öne geçti, ilk periyodu da 21-17 üstün bitirdi. İkinci periyotta yeniden prese başlayan ve Beşiktaş'ı hataya zorlayan Karşıyaka rakibinin 10 top kaybının 7 tanesini çalıp, ribauntlarda da üstünlük kurunca, 12 top fazla kullandı, devre sonunda 39-34 önde önde bitirmeyi başardı. İkinci yarının başında 47-40 ile farkı 7'ye çıkaran Karşıyaka'ya Engin ile yanıt veren Beşiktaş, Muratcan ve Broekhoff ile öne de geçti, ancak Ceyhun'un üçlüğüyle son çeyreğe 56-53 galip giren Karşıyaka oldu. Pınar Karşıyaka Dixon'ın sayılarıyla arayı açtığı maçta son dakikaya da 72-66 galip girdi. Karşıyaka'nın taktik faullerde yaptığı hatayı, şansının da yardımıyla iyi değerlendiren ve Gabriel'in bitime 2 saniye kaçırdığı faul sonunda Lofton'ın kendi sahasından attığı üçlükle skoru 75-75'e getiren Beşiktaş maçı uzatmalara taşıdı. Uzatma dakikalarında da Lofton ile skor bulmayı sürdüren Beşiktaş, salondan 87-82 galip ayrılmayı başardı.
Milliyet

36. Vodafone İstanbul Maratonu bugün Boğaziçi Köprüsü'nden saat 09.00'da start alacak. Maratonun yanı sıra 10 ve 15 km yarışlarıyla, halk yürüyüşü de yapılacak. Maratonun en yüksek atlet kaydına ulaşıldığı bu sayının 25 bini aşmasının beklendiği bildirildi. Maratonda geçen yıl 97 ülkeden sporcular mücadele ederken, bu yıl ise 118 farklı ülkeden sporcular kayıt yaptırdı. "İstanbul Aşkına Koş" sloganıyla katılımcılar davet edilirken, "birsebebivar" sloganı da kullanılacak. Atletler Boğaziçi Köprüsü'nden startı alacak ve Sultanahmet Camisi'nin giriş kapısı ile Mısır Dikilitaşı'nda yarış tamamlanacak. Maratonda kadın ve erkek birincilere 50'şer bin dolar ödül verilecek. 15 kilometre Koşusu ise Karaköy'de bitecek. Birinciye 18 bin dolar para ödülü verilecek. 10 km koşusu 09.10'da start alacak ve Eminönü'ndeki İstanbul Ticaret Üniversitesi önünde bitecek. Halk yürüyüşü 09.30'da Altunizade Köprüsü'nün altından başlayıp, Dolmabahçe'de tamamlayacak. Öte yandan yeşil maratonda 118 farklı ülkeye mensup sporcular, fidanları hatıra ormanına dikecek.
Star

Terim'den eleştirilere yanıt. Kazak maçı öncesi basının karşısına çıkan Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, 4-0'lık maçtaki taraftar eleştirilerine, Fener Başkanı Yıldırım'ın Federasyona yönelik sözlerine ortak cevap verirken, "Canı yanan can yakmak istiyor. Tek başına federasyon, ben ya da oyuncular suçlu olabilir mi? Her başarısızlıkta suçlu aramak, bize bir şey getirmiyor. Çözümü beraber üretmeliyiz" dedi. Fatih Hoca şöyle devam etti: "Başarıyı en çok isteyen TFF, oyuncular ve bizleriz. Ama acı yaşayan kimse, bir başkasının canını yakmaya çalışıyor. Değiştirmek için geldik ve değiştireceğiz. Benim, 'ne yapalım kardeşim, bu kadar' dediğimi hiç duymadınız herhalde. Şikayet etmeye, bahane üretmeye gelmedim. Kimse bizden daha zeki veya cesur değil. Allah'a şükür imkanlarımız var. Seksen milyonluk bir ülkeyi futbolda tekrar nasıl ayağa kaldırırız? Bunlara bakacağız." "Söylemek istediğim ama söyleyemediğim şeyler olabilir. Milli takımın havasının bozulmasına, verilen emeğin zayi edilmesine gönlüm razı olmaz. Elemelere beklentilerin altında başladık. Kazakistan, fizik yapısı güçlü, aşağı yukarı her takıma da gol atan bir rakip. Milli Takımımız'ın, kendisine olan güvenini sahada 3 puanla ifade etmesi, iyi takım olduğunu göstermesi gerekiyor. İnşallah ondan sonra olaylara daha geniş açıdan, daha ümitli bakacağız"
Star

Sloganı "İstanbul Aşkına Koş" ve "#birsebebivar" olan 36. Vodafone İstanbul Maratonu bugün koşuluyor Maratonun yanı sıra 10 ve 15 kilometre yarışlarıyla, halk yürüyüşü de yapılacak. Rekor katılımın olduğu organizasyonda 25 bin sporcunun yer alması bekleniyor. 2012 yılında 3838, 2013'te 4229 olan maratoncu sayısı yüzde 31 artışla 5 bin 538'e çıktı. Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği'nin 2012'de "Altın Kategori" unvanı verdiği maratona 118 farklı ülkeden sporcular kayıt yaptırdı. Bu atletlerin 118 farklı ülkeden getireceği fidanlarla Maraton Ormanı oluşturulacak. Yeşil maratonda çevreci ürünler olacak.
Akşam

   
--
Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme