21 Kasım 2014 Cuma

21.11.2014 Genel Gündem

21.11.2014

GÜNDEM

Uyuşturucuya Karşı Sosyal Medya Timi
Bonzai olarak bilinen sentetik uyuşturucuya bağlı genç ölümlerin artması sekiz bakanlığı harekete geçirdi. Uyuşturucu ile mücadele için 'Acil Eylem Planı' hazırlandı. 2015'te ilk etapta risk altındaki 11 ilde uygulamaya sokulacak olan planın koordinatörlüğünü Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç yürütecek. Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, 28 Kasım'da Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun başkanlığında düzenlenecek '1. Uyuşturucu İle Mücadele Şurası'nda tartışmaya açılacak eylem planının ayrıntılarını Milliyet'e anlattı. Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı işbirliğinde geliştirilen Acil Eylem Planı'nın detayları şöyle: Plan kapsamında sınır kapılarında tomografi cihazına benzer x-ray tarama cihazları devreye sokulacak. Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde sokak satıcıları ile etkin mücadele için sivil ve resmi giyimli polislerden oluşan 'Narkotim' kurulacak. Narkotim, riskli 11 ildeki internet kafeleri tarayacak, okul servisi şoförleri, muhtarlarla temasa geçecek. Kentteki metruk binalar yıkılacak. Askere ve öğrenciye uyuşturucu eğitimi verilecek. Uyuşturucunun internet üzerinden satışını kontrol etmek için ise 'Sosyal Medya Timi' oluşturulacak. Aile hekimleri, uyuşturucu ile mücadelede aktif rol oynayacak. Hastasının psikolojik davranışları ve laboratuvar bulgularından şüphelenen aile hekimi, hastayı psikiyatr hekime yönlendirecek ve randevu alacak. Henüz bağımlı düzeyine gelmemiş kullanıcıların tedavisi için devlet hastanelerinin psikiyatri kliniklerinde 15 yataklı tedavi destek servisleri oluşturulacak. Bu sistemle uyuşturucu tedavisi alacak kişinin, izole edilmeden, damgalanmadan genel hastanenin içinde tedavi görmesi amaçlanıyor. Sadece bağımlılık tanısı konulmuş ağır vakalar, AMATEM'e gönderilecek. Hastaya her aşamada destek veren, Uyuşturucu İle Mücadele Danışma ve Destek Hattı oluşturulacak. Müezzinoğlu, "Burası çözüm merkezi gibi çalışacak ve tedavide kurumlar arasındaki koordineyi sağlayacak. Hastanın doktor randevuları bu hat üzerinden alınacak, aileye de psikolojik destek sağlanacak. Maddi ve sosyal sorunlarda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile belediyeler devreye sokulacak" dedi.
Milliyet


'Param Olsa Bunu Giyer Miyim?'
Karaman'ın Ermenek ilçesindeki Has Şekerler Madencilik Şirketi'ne ait kömür ocağında 28 Ekim'de su baskını sonucu mahsur kalan 18 madenciden, cansız bedenlerine ulaşılan 10'u toprağa verildi. Madencilerden evli ve 2 çocuk babası 39 yaşındaki Tezcan Gökçe, Kazancı beldesinde toprağa verilirken, faciadan sonra "Oğlum yüzme bilmezdi ki" diyen annesi 74 yaşındaki Ayşe Gökçe ile babası 75 yaşındaki Recep Gökçe perişan haldeydi. Kazancı beldesinde yaşayan Ayşe ve Recep Gökçe çifti altı ahır olan 2 odalı evlerinde yoksulluk içinde yaşıyor. Türk bayrağı asılan, eski eşyaları, bir yatak ve yer minderlerinin bulunduğu evin dış bölümündeki raflarda ise madende hayatını kaybeden Tezcan Gökçe'nin eski bareti dikkat çekti. Oğlunun cenaze töreninde herkesin dikkatini çeken yırtık lastik ayakkabıyı 2 yıldır giydiğini söyleyen Recep Gökçe, dün Sabah cami imamının getirdiği yeni lastik ayakkabıyı giydi. Lastik ayakkabılar Kazancı beldesinde kurulan pazarda 7.5 lirayla 10 lira arasında satılıyor. Yeni ayakkabıdan memnun görünen Recep Gökçe, "İmam getirdi, şimdi giymem desem olmaz. Eski ayakkabımı 2 senedir giyiyordum" dedi. Kaymakam Eyüp Gürgör, Recep Gökçe'nin ayakkabının yırtık olduğunu basından öğrendikten kısa süre sonra, karaman Valisi Murat Koca'nın hemen gereken yardımın yapılması için kendisine talimat verdiğini belirtti. Recep Gökçe'ye, ayrıca hayırseverler tarafından 2'si İstanbul'dan kargo ile 3 çift ayakkabı daha gönderilmiş. 'Oğlum yüzme bilmez' sözüyle Türkiye'yi ağlatan anne Ayşe Gökçe ise sabah erken saatlerde oğlunun mezarını ziyaret ettiğini belirterek, "Artık gitti. Gözümdeki yaşlar artık kurudu" dedi. Bu arada Ankara Diş Hekimleri Odası Başkanı Cebeci, Ayşe-Recep Gökçe çiftinin diş tedavi masraflarını karşılayacaklarını bildirdi. Oğlunun cenaze namazında ayağında yırtık lastik ayakkabıyla saf tutması yürek burkan 75 yaşındaki Recep Gökçe'ye, yeni lastik ayakkabı verildi. Gökçe'ye, pazarda 7.5 lira ile 10 lira arasında fiyattan satılan yeni ayakkabıyı dün sabah cami imamı getirip verdi.
Milliyet

Polis, Molotof Atanı Vurabilecek
Avrupa Birliği (AB) Bakanı Volkan Bozkır, hükümetin hazırlıklarını tamamladığı yeni iç güvenlik paketini değerlendirirken duruma göre polisin molotof atacak kişiyi vurabileceğini açıkladı. Hükümetin yeniden hızlandırdığı AB çalışmaları kapsamında Lüksemburg'a gelen Bozkır, beraberindeki gazetecilerin sorularına şu yanıtları verdi: İç güvenlik paketinin AB normlarına uygun olmadığı değerlendirmelerini nasıl karşılıyorsunuz? - 'İç güvenlik paketi, AB normlarına uygun değildir' demek algı yaratılması çabasıdır. İç güvenlik paketi, Bakanlar Kurulu'nda sekiz saat müzakere edildi. Şu anda AB normlarına aykırı hiçbir şey yoktur. Molotof kokteylini silah gibi kullanan insanlar var Türkiye'de. ABD'ye, Fransa'ya, Almanya'ya, İspanya'ya bakıldı. Molotof kokteyli silah olarak alınmış. Elinde molotof kokteyli olan bir adampolis vurabilecek mi? - Duruma göre gerekirse vurabilecek. Durumun takdirini kim yapacak? - Molotof kokteyli elinde birisi maskeli, içinde 40 kişi olan bir otobüse kapıyı açmış giriyor. İkaz ediliyor. Farzedin ki makinalı tüfek veya molotof kokteyli veya el bombası var. El bombası olan birine karşı polis, ne yapacaksa molotofa karşı da onu yapma hakkına sahip olacak. Bozkır, başta Gaziantep'deki Zeugma ve diğer kazılar olmak üzere Türkiye'nin kültürel mirasının sergilenmesi için AB fonlarının kullanılacağını açıkladı. Bozkır, şöyle dedi: "Türkiye'de çok önemli hazineler var. İki haftadır Burdur ve Uşak'a gittim. Burdur Müzesi'nde 60 bin eser depoda, 3 bin eser sergileniyor. Uşak'ta ise sergilenen 2 bin 500 eser, depoda 40 bin eser var. Gaziantep'te bir proje geliştiriyoruz. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile AB arasında bu proje sonuçlandırılacak. Gaziantep için AB fonu tahsis edilecek. Burdur Müzesi'ni Belçika Prensi finansa ediyor. Gaziantep'de sadece Zeugma değil tüm kazıları kapsayan bir fon oluşacak. Bütçesi şu anda belli değil, kazı yapıldıkça ortaya çıkacak." Bozkır, Türkiye'nin Afrika ülkelerinde ortaya çıkan ve ölümcül vakalarla sonuçlanan Ebola ile mücadeleyle de ilgileneceğini açıkladı. Ebola konusunda TİKA üzerinden Afrika ülkelerine 5 milyon dolar katkı sağlanacağını bildirdi. Bozkır, Suriye'de devam eden olaylarla birlikte Halep'ten gelmesi olası mültecilerle ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Sayın Cumhurbaşkanı, Fransa'ya gittiği zaman Fransa Cumhurbaşkanı Hollande ile yapılan görüşmelerde durum çok detaylı şekilde konuşuldu. Uzun zaman Kobani diye bir kavram üzerinden Türkiye insanların ölümü konusunda tenkit edildi. Böylece Türkiye'nin AB'ye nasıl gireceği söylemlerine tanolduk. Ancak doğru tablolar gösterilirse Kobani'nin bir sivrisinek olduğu, esasen Suriye'nin yüzde 30'unu, Irak'ın yüzde 40'ını işgal etmiş olan bir terör örgütü niteliğindeki yapının bulunmasıdır. Bu grubun esas amacı sadece Kobani'yi ele geçirmek değil bölgeyi dalgalandırıp Halep'e belki de Lübnan'a geçmek. Dolayısıyla Fransa Cumhurbaşkanı ile görüşmede durumun vahametinin Fransa da son derece bilincindeydi. Halep'in düşmemesi için çok daha gümüdahale edilecektir. Fransa Cumhurbaşkanı da aynı şekilde kararlılığını ifade etti."
Milliyet

Hsyk'dan Balyoz İçin Dijital İnceleme Talimatı
Balyoz davasının 10 Kasım'da Anadolu Adliyesi'nde görülen duruşmasında alınan kararda, mahkeme heyeti davanın en önemli delillerinden olan bir flash bellekle ilgili bilirkişi incelemesi istedi. Mahkeme, sanık emekli hava albay Hakan Büyük'ün evinde bulunulduğu iddia edilen flash bellekte silinmiş belge olunup olmadığını, bunların geri getirme imkanının bulunup bulunmadığının araştırılmasına karar verdi. Mahkeme ayrıca, inceleme raporlarında dokümanlarının yüzde 30'unun yazıya gönderilme tarihlerinin dosyaların oluşturulma tarihlerinden öncesini içerdiğinin belirtildiğini, bunun dijital verilerin sonradan oluşturulduğu anlamına gelip gelemeyeceğinin kendilerini bildirilmesini istedi. Ancak mahkemenin bu kararının arkasında aslında HSYK olduğu ortaya çıktı. HSYK başmüfettişi Y. Nadi Kolukısa'nın talimatıyla mahkeme delillerin incelenmesi amacıyla İstanbul Emniyeti Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Adli Bilişim Büro Amirliği'nde görevli iki ismi bilirkişi olarak seçti. İnceleme sonunda dijital usulsüzlük ya da çelişkiler tespit edilirse, HSYK dönemin özel yetkili mahkeme üyeleri hakkında soruşturma başlatabilecek.
Vatan

Taviz Vermeyiz
Irak ziyareti öncesi Esenboğa Havalimanı'nda basın toplantısı düzenleyen Başbakan Ahmet Davutoğlu şunları söyledi: (HDP'lilerin İmralı ziyaretleri) Bu tür ziyaretlerin gidiş gelişlerden ibaret kalmaması, bir çerçeveye oturması gerekir. Silahların ve şiddetin tümüyle terk edilmesi, perspektifi taşıyacak görüşmelerin yapılması lazım. Bir taraftan kamu düzenini tehdit edecek bir şiddet ortamının, kontrollü gerginlik tarzında bir ortamın sürmesi diğer taraftan Çözüm Süreci'nin devam ettirilmesi çok güç. Kamu düzeni konusundaki hassasiyet korunacak, taviz vermeyiz. Çözüm Süreci'nin nihai perspektifi olan silahsızlanma da dâhil şiddetin terk edilmesi ve demokratik ortamda siyasi hayatın hayata geçirilmesi konusunda da net bir tavır sergilenecek. Ümit ederiz bu görüşmeler onun önünü açar. Bağdat dönüşü bu konuda gelişmeler olabilir. Bütüncül stratejinin bizim için olmazsa olmaz unsurları var. Başta Türkiye'ye mülteci akını olmaması. İkincisi de Suriye'de halkın tüm kesimlerini temsil eden yeni bir siyasi değişim süreci.
Akşam

EKONOMİ
Gram Altın                85, 2109          85, 2644        
ABD Doları               2, 2193            2, 2201
Euro                           2, 7883            2, 7898
İngiliz Sterlini            3, 4870            3, 4891

Işid'i Türkiye İle Çökertiyoruz
ABD Enerji Bakanı Ernest Moniz, Irak ve Suriye'de petrol sahaları ve rafinerilerini eline geçirerek, bu sayede büyük gelir sağlayan Irak Şam İslam Devleti'ne (IŞİD) yönelik adımların sonuç vermeye başladığını ve örgütün kontrolündeki petrol üretiminin düştüğünü söyledi. Bu konuda Türkiye ile aynı hedeflere sahip olduklarını ve işbirliği yaptıklarını dile getiren Moniz, "Atılan askeri adımlar, IŞİD'in petrol üretim ve işleme kapasitesini önemli oranda azalttı. Bu devam edecek. IŞİD konusunda Türkiye ile tabii ki aynı hedefleri paylaşıyoruz. Aynı zamanda Suriye liderliğinin siyasi bir dönüşüme ihtiyaç duyduğu konusunda da hemfikiriz. Bunlar zaten birbiriyle bağlantılı konular" şeklinde konuştu. 6. Atlantik Konseyi Enerji ve Ekonomi Zirvesi için İstanbul'da bulunan ABD Enerji Bakanı Ernest Moniz, burada gündeme yönelik sorularımızı yanıtladı. ABD'nin kesmeye çalıştığı IŞİD'in petrol gelirleri konusunda Moniz, atılan son adımların bu geliri azaltma noktasında başarılı olduğunu söyledi. IŞİD'in petrol üretiminin düştüğünü açıklayan Moniz, özellikle sınırdan petrol kaçakçılığı konusunda Türkiye ile işbirliği içinde olduklarını belirtti. Moniz, şöyle konuştu: "ABD ve Türkiye'nin, IŞİD'i devirme konusunda ortak bir hedefi var. Türklerle stratejik hedeflerimiz bu konuda büyük ölçüde kesişiyor. IŞİD'in ele geçirdiği bölgelerin içerisinde ve bu bölgelerden dışarı petrol akışını durdurmaya yönelik sistematik olarak denetim yapıyoruz. Türkiye'nin de son dönemde IŞİD'in kaçak petrol ağını çökertmeye yönelik attığı adımları memnuniyetle karşılıyoruz." Türkiye ve Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) enerji anlaşmalarına yönelik ABD'nin bakış açısını sorduğumuz Moniz, "Aslında sabahki toplantıda Enerji Bakanı Taner Yıldız'la da bu konuda benzer şeyler söyledik. Öncelikle Irak'ın inanılmaz bir potansiyeli var. Irak'ın tamamı, petrol üretimini daha da artırma noktasında muazzam potansiyel taşıyor. Bu üretim ve üretilen petrolün ihracatı, Irak'taki Anayasal süreçlere uygun olmalı. Bağdat ve Erbil arasında en son atılan adım çok olumlu bir adımdı. Bunun Erbil ile petrol gelirleri ve bütçenin paylaşımına yönelik bir anlaşmanın ilk adımı olduğunu düşünüyorum. Bu da bizi cesaretlendiriyor. Türkiye, açık bir şekilde burada önemli bir rol oynuyor. Aynı şekilde ABD'nin de önemli rolü var. Birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Bunları hepsini aşmanın ve çözüm sağlamanın yolu da anayasal çerçeve."
Hürriyet

Enflasyon Düşerse, Faiz İndirimi Gelir
Enflasyonda belirgin bir iyileşme görene kadar TCMB'nin para politikasında temkinli duruşunu sürdüreceğine işaret ettiğini belirten ekonomistlere göre karar, TCMB'nin kredibilitesi açısından olumlu. Merkez'in kararının ardından dolar, 2.22 TL'ye gerilerken, BIST endeksi 82 binin üzerinde kapandı. TCMB kararında, yılın başında alınan makro ihtiyati önlemlerin ve para politikasındaki sıkı duruşun çekirdek enflasyon eğilimi üzerindeki olumlu etkilerinin gözlendiği belirtilerek şöyle denildi: "Gıda fiyatlarındaki yüksek seyir ise enflasyon görünümündeki iyileşmeyi geciktirmekte. Bununla birlikte, başta petrol olmak üzere düşen emtia fiyatlarının önümüzdeki yıl için enflasyonda öngörülen düşüş sürecini destekleyeceği değerlendirilmekte. Bu çerçevede Kurul, mevcut para politikası duruşu altında enflasyonun 2015'te Enflasyon Raporu'nda belirtilen görünümle uyumlu düşüş sergileyeceğini öngörmektedir." Ekonomistlerin ağırlıklı olarak faizlerin sabit tutulması beklentisine karşılık, piyasa oyuncuları son günlerde politika faizi ve/veya koridorun üst bandı olan marjinal fonlama oranında faiz indirimi beklentisini fiyatlara yansıtmaya başlamıştı. Piyasadaki indirim beklentisi ise petrol fiyatlarındaki düşüş, enflasyonun gelecek yıl baz etkisiyle düşecek olması ve cari açıkta gerileme beklentilerinden kaynaklandı. Bu çerçevede 2 yıllık gösterge tahvilin bileşik faizi yüzde 8'in altına geriledi. JPMorgan Ekonomisti Yarkın Cebeci, "Açıklama TCMB'nin enflasyonu düşürmede kararlı olduğunu ve bu gerçekleşene kadar da temkinli duruşunu sürdüreceği yönündeki görüşümüze inancımızı artırdı. Yılın ilk çeyreğinde global risk iştahının güçlü seyrini sürdürmesi halinde para politikasında gevşeme riskinin farkındayız ancak, global belirsizliklerin sürdüğü ve gelişmekte olan piyasaların risk iştahındaki değişimlere kırılgan olduğu yönündeki baz senaryomuza göre TCMB önümüzdeki aylarda faizleri sabit tutacaktır" dedi.
Milliyet

Birinciliği 'Garanti'ledi
İspanya'nın ikinci büyük bankası BBVA, halen yüzde 24.9'una sahip olduğu Garanti Bankası'ndan yüzde 14.89'luk yeni hisse alımına ilişkin anlaşma imzaladı. Anlaşmaya göre BBVA Doğuş Grubu'na 5 milyar 497 milyon 90 bin lira (2.5 milyar dolar) ödeyecek. Satış sonrası Doğuş Grubu'nun payı ise yüzde 10'a inecek. Satışın tamamlanmasıyla birlikte Türkiye'nin en zenginleri sıralamasında 2014 yılında altıncı sırada olan Ferit Şahenk'in kasasına bu satıştan 2.5 milyar dolar girecek. Halen 2.1 milyar dolar nakiti bulunan Ferit Şahenk böylece 4.6 milyar dolar varlık ile Türkiye'nin nakit zenginleri sıralamasında birinciliğe yerleşecek. Bu arada Ferit Şahenk dün Garanti çalışanlarına mail atarak "BBVA'nın ortaklığının bankacılık faaliyetlerimize katkısı yadsınamaz. Var olan vizyonumuzu, insan kaynağı ile daha ileriye taşıyacağız. Garanti Bankası Türk ekonomisine hizmet etmeye devam edecek. Ayrıca BBVA'nın bulunduğu konum itibariyle bankamızdaki birçok arkadaşımız sadece Türkiye'de değil uluslararası platformda da kariyer imkanı bulacaktır" dedi. Öte yandan tüm bu gelişmelerin ardından Garanti Bankası'na yakın kaynaklar Osmanlı Bankası'nın yeniden canlandırılacağı iddiasında bulundu. Bankaya yakın kaynaklar söz konusu çalışmanın 2-3 aydır yürütüldüğünü belirtirken çok yakında bu yatırımın duyurulacağını da belirtiyor. 1863'te İstanbul'da Bank-ı Osmani-i Şahane adıyla kurulan banka Haziran 1996'da Doğuş Grubu'na katıldı. 31 Ağustos 2001 tarihi itibariyle Doğuş Grubu bünyesindeki Körfezbank ile birleşen Osmanlı Bankası, 21 Aralık 2001'de ana hissedarı Garanti Bankası'nın bünyesine dahil oldu. Bu bütünleşme ile birlikte 2001 yılına kadar Türkiye'nin yaşayan en eski bankası unvanını elinde bulunduran Osmanlı Bankası'nın faaliyeti de sona ermiş oldu.
Star

2017'ye Yetişmezse İstanbul Trafiği Biter
İstanbul'a yapılacak 3. havalimanıyla ilgili yer tartışmaları sürüyor. Bu tartışmalar sürerken ihaleyi kazanan Limak- Kolin-Cengiz-Mapa- Kalyon Ortak Girişim Grubu'ndan ilk açıklama geldi. Projede şu anda zemin etütlerinin yapıldığını söyleyen Limak Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, 'yer hatalı' iddialarına şu yanıtı verdi: "Dünyada tek zemin iyileştirmesi yapılan yer burası değil. Artık inşaat mühendisliği de çok gelişti. Biz oradaki zemini bir şekilde iyileştireceğiz. Bu tartışmaları biraz önyargılı buluyorum. Sonuç olarak ihalede bize verilen yer burası ve Ulaştırma Bakanı da yerin değişmeyeceğini açıkladı. Yıl sonuna kadar zemin çalışmasını tamamlamayı hedefliyoruz. Olumsuz bir şey çıkacağını, bu aşamadan sonra değişme ihtimalinin olacağını sanmıyorum." Özdemir, hesaplanan maliyetin üzerine çıkılacağı konusunda da "Biz yatırım tutarını, gelirini, havalimanı açıldığında kaç yolcu olacağını, bunların hepsini varsayımlar üzerinden fizibiliteye koyduk. Tabii ki sapma olabilir. Sabiha Gökçen'de de tahminimizden 40 milyon euro ekstra para harcamıştık" dedi. Bütün dünyanın bu projeyi beklediğini ifade eden Özdemir, "Bu yılı Sabiha Gökçen 24 milyon, Atatürk Havalimanı 55 milyon yolcuyla bitirebilir. Dünyadaki yolcu sayısı yüzde 5 artıyor, Türkiye'de son 10 senedir yüzde 14 artıyor. Türkiye'nin trafiği böyle artmaya devam edecekse, muhakkak yeni bir havalimanına ihtiyaç var" diye konuştu. Projenin 90 milyon yolcu kapasiteli birinci fazını 29 Ekim 2017'de açacaklarını vurgulayan Özdemir, "Eğer bu havalimanı 2017 sonunda bitmezse, İstanbul bitecek, hiçbir yere uçamayacağız" dedi. Finansman çalışmalarına da değinen Özdemir, şöyle konuştu: "Bankalarla finansman görüşmelerimiz devam ediyor. Finansman euro bazında olacak, euro da negatif faize gidiyor. Dolayısıyla biz finansmanda bir sıkıntı görmüyoruz."
Vatan

Tüpraş Bağdat'ın Petrolünü Alacak
Irak merkezi hükümeti ile Bölgesel Kürt Yönetimi, Bağdat'ın Kürt bölgesinde kamu maaşlarını ödemesi, Erbil'in de ihraç ettiği petrolden Bağdat'a pay vermesini öngören anlaşmayı uygulamaya başladılar. Irak Maliye Bakanı Hoşyar Zebari, geçen hafta varılan anlaşmanın ardından Kürt yönetiminin toplam petrol sevkiyatının yaklaşık yarısı olan günlük 150,000 varil petrolü, Ceyhan terminalinde Irak devletine ait depolara sevk etmeyi kabul ettiğini söyledi. Bağdat hükümeti de Kürt kamu hizmetlilerinin maaşlarının ödenmesi için Erbil'e 500 milyon dolar vermeyi kabul etti ve ödeme dün yapıldı. Bu gelişme üzerine TÜPRAŞ Genel Müdür Yardımcısı Hasan Tan, Irak petrol şirketi SOMO'nun Ceyhan'a petrol sevkiyatına başlamasıyla Tüpraş'ın da SOMO'dan petrol alımına başlayacağına dikkat çekti. Irak merkezi yönetimi ile Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi'nin petrol ihracatı konusunda anlaşmaya varmasının ardından günlük 150 bin varillik ihracatın ise önümüzdeki günlerde başlaması bekleniyor.
Akşam

Türkiye Ve Abd Enerjide 'Rüzgarı' Arkasına Alıyor
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ve ABD Enerji Bakanı Ernest Moniz 'Atlantik Konseyi 2014 Enerji ve Ekonomi Zirvesi'nde rüzgar enerjisinin geliştirilmesine ilişkin mutabakat zaptı imzaladı. Bakan Yıldız, ABD şirketlerinin yurtta faaliyet gösterebileceğini belirterek, "3 bin megavat gücünde rüzgar enerji santral kurulmasına, karşılığında ülkemizde ekipmana üretilmesine dair bir anlaşma olacak. Bu anlaşmayla beraber ABD şirketlerinin ülkemizde faaliyet göstermesini, yerli şirketlerle işbirliği yapmasını hedefliyoruz. İktidarımızdan önce 19 megavatlık rüzgar enerji gücü 3 bin 500, 3 bin 600 megavata çıktı" dedi. "Rüzgar türbinlerinin de Türkiye'de üretimini sağlayacak ve en az 500 milyon dolarlık bir yatırımı gerçekleştirecek bir kurguyu hedefliyoruz" diyen Yıldız, bunun yerli ekipmanlarla yapılmasının önemine dikkat çekti. Törende konuşan ABD Enerji Bakanı Ernest Moniz ise atılan imzayla ilgili, "Her iki ülke arasında ekonomik kalkınma, temiz enerji açısından hedefleri ulaşmamız açısından kararlılığımız var. ABD'de rüzgar enerjisine çok büyük önem veriyoruz" ifadelerini kullandı.
Akşam

103 Ülkeden 7 Bin İşadamını 200 Bin Türk'le Buluşturacak
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Nail Olpak, İslam dünyası liderlerinin katılımıyla gerçekleştirilecek 18. Uluslararası İş Forumu (IBF) Kongresi'nin, 15. Uluslararası MÜSİAD Fuarı ile eş zamanlı olarak 26-30 Kasım tarihlerinde gerçekleştirileceğini belirterek, "IBF Kongresi ve fuarımızın açılışıyla birlikte, dünya ekonomisinin kalbi İstanbul'da atmaya başlayacak" dedi. Olpak, bu yıl 24-30 Kasım tarihleri arasında MÜSİAD haftası olarak planladıkları etkinliklerde, iş dünyası ile birlikte olacaklarını belirterek, Asya'dan Avrupa'ya ve Amerika'ya, Orta Doğu'dan Afrika ülkeleri ve Türk Cumhuriyetleri'ne kadar uzanan bir coğrafyada yer alan 103 ülkeden gelecek 7 bin seçkin iş adamını 200 bin Türk iş adamıyla bir araya getirmek üzere tüm hazırlıkların tamamlandığını anlattı. MÜSİAD haftası ile "4. Filistin İş Forumu (PBF)" ve "30. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK)" toplantılarının eş zamanlı yapılacağını anımsatan Olpak, şunları kaydetti: "Biliyorsunuz IBF, İSEDAK'ın resmi İş Forumu'dur. Tabiri caizse İstanbul, hatta tüm Türkiye ve bölgemiz, büyük bir şölene hazırlanıyor. Bu yıl MÜSİAD Fuarları ve IBF Kongrelerini en görkemlisini gerçekleştiriyoruz. IBF Kongresi ve fuarımızın açılışıyla birlikte, dünya ekonomisinin kalbi İstanbul'da atmaya başlayacak. Finans, teknoloji, ticaret, ikili iş görüşmeleri, ortaklıklar, anlaşmalar ile haftanın her günü ve her dakikası dolu dolu geçecek."
Akşam

DÜNYA
Barzani: Referandumdan Dönüş Yok
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi lideri Mesut Barzani, Erbil'de FRANCE 24'ten Marc Perelman'a verdiği röportajta bağımsızlık referandumu yapmakta kararlı olduklarını yineledi. Kürt milletinin kendi kadarını tayin etme hakkına sahip olduğunu belirten Barzani, "Süreç devam ediyor. Belki takvim biraz gecikebilir ama asla bu hakkımızdan geri dönmeyeceğiz. Kürt halkı çok yakın zamanda kendi kaderi tayin edebilecek" dedi. Röportajda Suriye ve Irak'ta ilerlemeye çalışan Irak Şam İslam Devleti'ne karşı savaşta ABD liderliğindeki koalisyondan istedikleri silah ihtiyacının tamamen karşılanmadığını söyleyen Barzani, "Fransa ve diğer koalisyon ülkelerine teşekkür etmek istiyoruz. Fakat bununla birlikte ihtiyacımız olan yardımın tam olarak karşılanmadığını söylemeliyim. Özellikle ağır silahlara ihtiyacımız var. Örneğin, zırhlı araç taşıyıcı ve helikoptere ihtiyacımız var. Bu tip silahları şu ana kadar alamadık IŞİD, barbar ve gaddar bir terör örgütü, bunlar bizim savaştığımız Saddam rejiminden bile daha gaddar'' dedi. Barzani, Suriye'nin kuzeyindeki Kobani'deki Kürt güçleri ve IŞİD arasındaki çatışmalarla ilgili soru üzerine ise IŞİD'in bu bölgede zayıfladığını ancak tamamen hareket kabiliyetini kaybetmediğini söyledi.
Hürriyet

Suudi Arabistan'dan Mısır'la Katar'ı Barıştırma Hamlesi
Suudi Arabistan'ın, Katar ile Mısır'ı barıştırmak için devreye girmesinin ardından, dün Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah es-Sisi, Katar televizyonu El Cezire'nin hapisteki üç çalışanını serbest bırakma sinyali verdi. Sisi 'ulusal güvenliğe uygun olması durumunda El Cezire çalışanlarını affedebileceklerini' söyledi. Bu açıklama, Suudi Arabistan Kralı Abdullah'ın önceki gün Mısır'a Katar'la barışma sürecine katılması yönünde çağrı yapmasının ardından geldi. Katar, Mısır Devlet Başkanı Mursi'nin askeri darbeyle devrilmesinin ardından Türkiye ile birlikte darbeye karşı tavır almıştı. Suudi Arabistan, Bahryen ve Birleşik Arap Emirlikleri, Müslüman Kardeşler'in hamisi olarak gördükleri Katar'dan geçtiğimiz mart ayında elçilerini çekti. Taraflar arasındaki gerilim, geçtiğimiz hafta Körfez İşbirliği Toplantısı'nda aşıldı ve dün üç ülkenin elçileri yeniden Katar'a döndü.
Hürriyet

Saldırıya Uğrayan Yer Sinagog Değil 'Araplara Ölüm' Merkeziydi
Kudüs ve Civarındaki Osmanlı Mirasını Koruma ve Yaşatma Derneği Genel Başkanı Muhammet Demirci, 18 Kasım Salı günü 5 kişinin ölümüyle sonuçlanan sinagog saldırısı konusunda önemli bir iddiada bulundu. Saldırıya maruz kalan yerin aslında bir sinagog olmadığını öne süren Demirci, bu binanın "Araplara ölüm" ve "Filistinlileri Filistin'den çıkarma" sloganlarıyla çalışan bir İsrail teşkilatının merkezi olduğunu ifade etti. İsrailli askerlerin postalları ile kirletilen ilk kıblemiz Mescid-i Aksa'nın, tarihinde ilk kez ibadete kapatıldığını belirten Demirci, 23 Kasım Pazar günü Küçükçekmece Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezi'nde "Kudüs'teki Osmanlı Mirasımız Tehlikede: AKSA İÇİN HAREKETE GEÇ" sloganı ile düzenleyecekleri etkinliğe 41 Sivil Toplum Kuruluşunun destek verdiğini söyledi. Programa yurt içi ve yurt dışından Kudüs ve Mescid-i Aksa hassasiyeti olan çok sayıda ismin de katılacağı belirtildi.
Türkiye

Işid'çi Yılmaz'ın Gelini Gözaltında
Türkiye kökenli Hollanda vatandaşı IŞİD militanı Ömer Yılmaz ile evlenmek için Suriye'ye giden Hollandalı Aicha, dün ülkesine döndü. Annesi Monique'nin IŞİD'in üssü olarak bilinen Rakka'ya giderek bulduğu 19 yaşındaki genç kız, Amsterdam Schiphol Havalimanı'nda gözaltına alındı. Aicha'nın, sorgusunun ardından savcılığa sevkedilmesi bekleniyor. Maastricht Belediyesi'nin Suriye'ye gitme şüphesi nedeniyle pasaportuna el koyduğu Aicha, kimlik kartını kullanarak geçen ay trenle Türkiye'ye gitmişti. Genç kadın Yılmaz'la evlenmek için Suriye'ye geçmişti. Geçen hafta Aicha'nın annesi Rakka'ya giderek kızını kurtarmıştı. Ancak Aicha'nın pasaportu olmadığı için Türkiye'de mahsur kalmışlardı. Anne ve kız konsolosluğun yardımı ile ülkelerine döndü. Yılmaz ise BBC'ye Aicha ile evlendiklerini ancak anlaşamayarak ayrıldıklarını söylemişti.
Milliyet

Esad Rejimiyle De Savaşmalıyız
ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel, IŞİD ile mücadelede Irak ordusunun doğru yolda ilerlediklerini belirtti. "Aksaklıklar olacak, ilerleme de olacak ama genel olarak gelişme kaydediyoruz" diyen Hagel, önceliklerinin kendileri ve bölge ülkeleri için büyük tehlike arz eden IŞİD olduğunu kaydetti. Hagel, IŞİD ile mücadelede koalisyonun Esad'a dolaylı yollardan yardım sağlayıp sağlamadığıyla ilgili "Esad dolaylı olarak fayda sağlıyor. Bu kaosu yaratan Esad. Suriye'de askeri değil, sadece diplomatik bir çözüm olabilir. Hiç kimse Suriye'de tamamen başarısızlığa uğramış bir hükümet istemiyor. Esad'ın iktidardan nasıl ayrılacağı kritik öneme sahip" dedi. ABD'nin eski Suriye büyükelçisi Robert Ford, Esad'ın iktidarda kalmasının IŞİD'in zayıflatılıp yenilgiye uğratılmasını zorlaştırdığını vurgulayarak "Esad ülkeyi yönettiği sürece, ülkenin doğusundaki IŞİD'i yenilgiye uğratmak zor olacaktır" ifadesini kullandı. Ford, hem IŞİD'in bertaraf edilmesi hem de Suriye'deki kanın son bulması için Esad'a yönelik baskının artırılması gerektiğini kaydetti. Suriye'deki hava operasyonlarının 'fiilen ılımlı muhaliflere zarar verdiğini' kaydeden Ford, "Bu saldırılar ılımlı muhalifleri sokakta itibarsızlaştırdı ve Esad'la savaşan El Kaide'ye bağlı Nusra Cephesi'ni hedef alarak, onları zayıflattı. Burada bizim stratejimizin ne olduğunu, niçin Nusra Cephesi'ni vurduğumuzu açıklayabilmeliydik" dedi. Ford, "Suriye'nin doğusunda IŞİD hedeflerini vurarak, doğrudan Esad rejimine yardımda bulunmuş olduk. Bu IŞİD birlikleri ılımlı muhaliflerle çatışmıyordu, onlar Esad rejimiyle savaşıyordu" ifadelerini kullandı. Suriye'de muhalif güçler tarafından kuşatma altında tutulan Esad birliklerinin, koalisyonun hava saldırıları sayesinde muhaliflerin kuşatmasını yardığına dikkati çeken Ford, "Aslına bakarsanız, biz Esad hava kuvvetlerinin rolünü oynamış olduk" dedi.
Star

Darbe Savcısı İdamını İstedi
Eski Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ve Müslüman Kardeşler hareketi liderlerinin yargılandıkları casusluk davasında savcılar idam cezası istedi. Savcı İmad Şaravi, darbeyle görevden uzaklaştırılan Cumhurbaşkanı Mursi'nin "İran istihbaratına bilgi sızdırmak" gerekçesiyle idamını istedi. El Şaravi, Mursi'nin görevde kaldığı bir yıllık süre içinde belgelerin sızdırıldığı ülkelerden birinin İran olduğunu öne sürdü. Ayrıca El Şaravi, Müslüman Kardeşler hareketinin lideri Muhammed Bedii ve diğer tutuklu 34 liderin Mısır'ı istikrarsızlaştırmak için Filistinli örgüt Hamas'ın da dâhil olduğu bazı gruplarla işbirliğine gittiğini belirtti.
Akşam  
Kobani'ye Dönüş
66 Gündür Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütüyle çatışmaların yaşandığı Suriye'nin Kobani kentinde, Kürt grupların lehine kritik gelişmeler yaşanıyor. Kobani Eşbaşkanı Enver Müslim, YPG'nin (Halk Savunma Birlikleri) kentin yüzde 80'inin kontrolünü ele geçirdiğini söyledi. BBC'ye konuşan Enver Müslim, ABD öncülüğündeki koalisyonun ve Peşmerge güçlerinin desteğiyle IŞİD'e karşı savaşan YPG'nin kentte hâkimiyetini güçlendirmesiyle beraber 'son günlerde binlerce sivilin de Kobani'ye geri döndüğünü' belirtti. Suriye'nin kuzeyinde PYD'nin (Demokratik Birlik Partisi) ilan ettiği üç kantondan biri olan Kobani'de, Kürt birlikler ve IŞİD arasındaki mücadelede ikinci ayını doldurmuş bulunuyor. Enver Müslim, "IŞİD'in, doğuda Kaniya Kurda ve Mıştenur tepesinde varlığı devam ediyor. Mıştenur'da yoğun çatışmalar var" açıklamasında bulundu. Müslim, Peşmerge birliklerinin de ağır silahlarla IŞİD mevzilerini vurduğunu belirtti ve Kobani'deki sivillere dair de şu açıklamayı yaptı: "YPG'nin ilerlemesi üzerine son günlerde binlerce sivil Kobani'ye geldi. Şimdi 20 bine yakın sivil var. Sivillerin ilaç, gıda, giyecek ve yiyecek ihtiyacı var. Bu ihtiyaçların karşılanması için uğraşıyoruz" dedi. Müslim, havan toplarıyla Kobani'ye saldırılarını sürdüren IŞİD'in sivil halka yönelik 'katliam tehlikesi olduğunu' öne sürdü.
Akşam

POLİTİKA
Barbaros'un Camisinde
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, resmi ziyaretlerde bulunmak üzere geldiği Cezayir'in 'eski şehir' olarak bilinen dünya kültür mirası listesindeki 'Kasaba' bölgesinde Keçiova Camisi'ni gezdi. Eşi Emine Erdoğan ile camiye gelen Cumhurbaşkanı, yerel giysili çocuklar tarafından karşılandı. Kendilerine çiçek veren çocukları öpen Erdoğan çifti, hatıra fotoğrafı da çektirdi. Barbaros Hayrettin Paşa tarafından 1520'de inşa ettirilen camiyi gezen Erdoğan, yetkililerden TİKA'nın yürüttüğü restorasyon çalışmasıyla ilgili bilgi de aldı. Erdoğan, camiden ayrılırken Cezayir ziyaretiyle ilişkin şunları söyledi: "Cezayir'e geçen yıl başbakan olarak gelmiştim. Şimdi ise cumhurbaşkanı olarak Afrika'daki ilk ziyaretimi Cezayir'e yaptım. Cezayir'in çok ciddi bir değişim içerisinde olduğunu görüyorum. Türkiye ve Cezayir olarak Afrika kıtasında çok büyük işler başarabileceğimize inanıyorum. Keçiova Camisi iki ülkenin kültürel birlikteliğinin en önemli ispatlarından biri. Caminin bulunduğu Kasaba bölgesinin aslına uygun restorasyonunun, bir Türk firmasınca yapılması halinde, bu Cezayir'e farklı bir güç kazandıracak."
Hürriyet

Ulusalcı Vekillerimi Uyarıyorum
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "MİT'in içinde bir grubun sadece CHP için görevlendirildiğini biliyoruz. CHP içinde karışıklık çıkarmak ve daha bir sürü başka şey için yapıldı bu görevlendirme" dedi. Hürriyet ekibiyle bir araya gelen Kılıçdaroğlu, hiçbir CHP'linin bu tuzağa düşmemesi gerektiğini söyleyerek, şöyle konuştu: Sık sık 'AKP'nin derin devleti' diyorum. MİT'in içindeki bir kanatla beraber CHP içinde operasyon yapmaya çalışıyorlar. Bu tuzağa da hiçbir CHP'linin düşmemesi lazım. Başta da kendisini 'Ulusalcı' olarak tanımlayan arkadaşların düşmemesi lazım. O tezgâh kuruluyor AKP'nin derin devleti tarafından. Bizi fişlemişlerdi, Hürriyet'te 13 Ağustos 2013'te manşet de oldu bu fişleme. Üstelik MİT, 'Yapmadık' da demedi. Tamamen sessiz kaldı çünkü yaptılar. Erdoğan'a bizim hakkımızda düzenli bilgi verildiğini de biliyoruz. Gerçi şimdi Davutoğlu'na veriliyor mu, onu bilmiyoruz. Davutoğlu tamamen 'by-pass' edildiği için. CHP ile ilgili verilen talimatlardan biri şöyle: 'CHP Alevilerin ve Kürtlerin partisidir' algısını yerleştirmek için mücadele edecekler, bu çabayı gösterecekler. Önümüzdeki günlerde bu çok yoğun olarak gündeme getirilecek, AKP'nin derin devletinin izlediği politika bu. Saray olayını gizlemek için Dersim'i gündeme getirdiler. Bu tuzağa düşmemek lazım. Çıkıp görüş beyan edersem tuzağa düşmüş olurum. Günlerce tartışılır. Ya sen Başbakansın, 'Varsa böyle bir şey araştıralım' demişiz, AKP reddetmiş. Bu sorgulanmıyor, CHP tartışılıyor. Ancak birinin de çıkıp CHP'nin görüşlerini anlatması lazımdı, Sezgin Bey (Tanrıkulu) anlattı. Ben de bir konuşmamda 'Tarih siyasetçilerin ders çıkarması gereken bir alandır, sıcak siyasetin konusu olmaz, istismar aracı değildir' dedim. PKK'nın silahlara veda etmeyeceğini herkes biliyor. Dolayısıyla o tartışmanın hiçbir anlamı kalmamış oluyor. Kandil'deki yetkili 'Biz silahları bırakmayacağız' dedi. Türkiye'ye karşı silah bırakılacağı da söylenmiyor. Aksine 'Silah bizim gücümüzdür. Silah elimizde oldukça, masada daha güçlü oluyoruz' diyorlar. Bunu da kanıtladılar. Kobani olaylarında hükümet koşa koşa gitti, İmralı'dan olaylara müdahil olmasını istedi. O da gereğini yaptı. PKK'nın kongre kararıyla da silahlara veda edeceğini sanmıyorum. Selahattin Bey'in (Demirtaş) yaptığı açıklamalar, HDP, Kandil ve İmralı hattında sorun olduğunu gösteriyor. Sorunun temelinde ise anlaşılıyor ki görüş birliğinin olmaması var. Demirtaş, HDP'yi Türkiye partisi haline dönüştürmek istiyor. Gerçekten de PKK'nın silahlardan arındırılması, barışın sağlanması çerçevesinde söylemleri var. Ama bu söylemler KCK'da da PKK'da da yankı bulmuyor. Benim anladığım bu. AKP'nin örneğin ABD'ye ya da PKK'ya efeliği sadece sözde, fiiliyatta efeliği yok. Lobi şirketlerine, 'ABD ve İsrail ile ilişkileri nasıl düzeltebiliriz?' diye dünyanın parasını veriyorlar. Ya da PKK'ya karşı aslan kesiliyorlar. Ne zaman ki PKK'ya karşı sert söylemler kullanıyorlar, arkasından bir ödün geliyor. Ben şöyle anlıyorum ki PKK ile AKP arasında ciddi bir işbirliği var. Bütün mesele zamanlamada. Önümüzdeki süreci 'Bize oy verin Anayasa'yı değiştireceğiz. Böylece daha farklı Türkiye'yi kuracağız' söylemiyle götürmeye çalışıyorlar. Efkan Ala da açık bir şekilde bunu söyledi. Yetkiyi kendi tabanından almaya çalışacaklar, bir de Kürtlere sesleniyorlar, 'Bana oy verin, sorunu Anayasa'yı değiştirerek çözmeye çalışacağım' diyorlar. 'Ondan sonra önümde 4 yılım var. Allah kerim' Asıl söylemek istedikleri bu. PKK bunu kabul eder mi, bilmiyorum. PKK da seçimlere kadar bir şeyler istiyor. Öcalan ne kadar ikna edilir, bilmiyoruz. Verilen sözler nedir, ne değildir? Bilmiyoruz. Hadi bilsek ki şu konuda anlaşma yaptılar, oturur görüşümüzü dile getiririz. Ama söylemiyorlar ki Milletvekillerinden oluşan bir İmralı heyetine katılım sağlamayız. Biz sorunun Meclis'te çözülmesini söylüyoruz ama devletin meşru makamlarla muhatap olması gerektiğini de savunuyoruz. Öcalan meşru bir makam değil. Bir de garip bir durum var. Türkiye Cumhuriyeti hükümeti, kendi vatandaşıyla masaya oturuyor pazarlık için. Öcalan, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı değil mi? 'AKP rehindir' derken bunu da kastediyoruz. Bir kişi hükümeti rehin almış durumda.
Hürriyet

SPOR
Trabzonspor Teknik Direktörü Ersun Yanal, oynayacakları futbolla fark yaratacaklarını belirterek, takımın ligin içinde bir renk olacağını ifade etti. Basın toplantısı düzenleyen Yanal, F. Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ı da ismini anmadan eleştirdi. Yanal, "F.Bahçe tribünlerinden isminizin bağırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?" sorusuna şu cevabı verdi: "Hiçbir başkanla, yöneticiyle sorun yaşamadım. Bir kişi hariç. Benim için mutluluk, istediğim, mutlu olacağımı düşündüğüm yerde olmaktır. Futbolu çok seviyorum bu hayat biçimim." Oynadıkları futbolla fark yaratacaklarını da kaydeden Yanal, şöyle devam etti: "Futbolu 90 dakikayla bırakmayan, sonuç almak için rakibe ve kendisine saygı duyan, sonuna kadar mücadele eden, tempolu oynayan, keyif veren, keyif alan, maç kazanma arzusunu taraftarlara hissettiren bir Trabzonspor olacak. En kısa sürede coşkulu bir takım sahada yer alacak." Günümüz futbolunda Süper Lig'de Trabzon ruhunun eksik olmaması gerektiğini de vurgulayan Ersun Yanal, 3 Temmuz şike süreci ve Trabzonspor ile anlaşma yapmadan önce hakkında çıkan spekülasyonlarla ilgili olarak ise, şöyle dedi: "F.Bahçe'de de aynı söylemlerle başladım göreve. Biz çalışanların, süreç içinde saha içinde kalacağımızı söyledik. Mümkün olduğunca, ki ben hiç hatırlamıyorum saha dışına çıktığımı, sahanın içinde kalıp sahanın içini konuşmaya, yorumlamaya, çalışmaya gayret ettim. Oyuncularımı da aynı saha içinde tutmaya ve saha içinde yapacağım işe odaklamaya çalıştım. Sahanın içinde de kalıyorum."
Hürriyet

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), son dönemde yaşananlar üzerine hakemlere destek verip, yetkilerinin artırıldığını açıkladı. TFF'den yapılan açıklamada, tüm profesyonel liglerde hakemlere yönelik hakaret, tehdit, fiziki ve sözlü taciz, darp ve benzeri kabul edilemez eylemlerin her hafta artarak devam ettiği belirtilerek, şu ifadelere yer verildi: "Kurullarımızın aldığı yaptırım kararları incelendiğinde, hakemlerimize yönelik bu tür eylemlerin neredeyse tüm statlarımızda ve tüm liglerimizde yaşandığı net bir biçimde görülmektedir. Ne yazık ki bu tür olayları gerçekleştirenlere verdiğimiz cezalar, hakemlere yönelik şiddet eylemlerinin önünü kesmeye yetmemektedir. Bu durum TFF yönetimi olarak bizleri yeni önlemler almaya yöneltmiştir." Açıklamada, hakemlere verilen yetkiler ve uygulanması düşünülen cezalar şöyle sıralandı: "Futbol Disiplin Talimatı ve Futbol Müsabaka Talimatı'nda yapılan değişikliklerle bu haftadan itibaren, müsabaka boyunca yeşil zemin içinde veya dışında, hakem soyunma odası koridorunda, hakem odası önü ve içerisinde hakemlere yönelik her türlü sözlü v e y a fiili eylemlerde bulunulması halinde müsabaka hakemine karşılaşmayı tatil etme yetkisi de dahil olmak üzere geniş yetkiler verilmiştir. Hakem soyunma odası veya koridorlarında benzer eylemleri maç sonrası da dahil olmak üzere yapan kulüp yöneticilerine Futbol Disiplin Talimatı uyarınca en az 1 yıl men cezası verilmesi karara bağlanmıştır. Yönetimimiz ayrıca kulüp yöneticilerinin ihlallerine yönelik diğer tüm cezalarda da artırıma gitme zorunluluğu hissetmiştir." Liglerde bu hafta yapılacak maçların ardından hayata geçirilecek uygulamayla TFF Merkez Hakem Kurulu Başkanı Zekeriya Alp'in her hafta salı günleri medya mensuplarıyla bir araya gelerek haftanın hakemlerini değerlendireceği kaydedilen açıklamanın son bölümünde şöyle denildi: "Bu toplantılara gerekli görüldüğü takdirde sona eren haftanın hakemlerinden bazıları da davet edilebilecek ve hakemlerimiz verdikleri kararları değerlendirerek, soruları yanıtlayabilecekler. Türkiye Futbol Federasyonu olarak bu uygulama sayesinde hakemlerimiz ile futbolseverleri yakınlaştırmayı ve şeffaf yönetim anlayışımız doğrultusunda tüm değerlendirmeleri kamuoyu ile açık bir şekilde paylaşmayı hedeflediğimizi vurgulamak isteriz."
Milliyet

THY Avrupa Ligi'ndeki temsilcilerimizden Fenerbahçe Ülker, C Grubu'ndaki altıncı maçında İtalya'nın Emporio Armani takımıyla deplasmanda karşılaştı. Sarı-Lacivertliler, ilk periyot dışında üstünlük sağladığı rakibini 80-74 mağlup ederek dördüncü galibiyetini aldı. İstanbul'daki açılış maçında da İtalyan rakibini 77-74 mağlup eden Kanarya, ilk 2 yolunda önemli bir virajı da aşmış oldu. Bayern Münih'in ardından üst üste ikinci deplasman zaferini elde eden Sarı-Lacivertiler, Avrupa Ligi'nde çıktığı 150. maçtan da galibiyetle ayrılıp, gruptan çıkmayı da büyük oranda garantiledi. Fenerbahçe Ülker'de süre alan 9 oyuncu skora katkı yaparken; Hickman 13'te 4 isabetle 14 sayı, Semih Erden 12 sayı 7 ribaunt; Bjelica da 11 sayı 8 ribaunt üretti.
Star

G.Saray'ın Hollandalı yıldızı Wesley Sneijder, transfer spekülasyonlarına nokta koyarken önemli açıklamalarda bulundu. Dün katıldığı Huawei etkinliğinden sonra GSTV'ye konuşan Sneijder geleceği ile ilgili soru işaretlerine de nokta koydu. Inter, Milan ve Manchester United'dan teklif aldığı iddia edilen süper 10 numara, taraftarı ve yönetimi sevindirecek sözler sarfetti. İşte Hollandalı'nın gündem ile ilgili kritik değerlendirmeleri: "Trabzonspor maçı zor olacak. Şimdiye kadar ligde sadece bir maç kaybettiler. Ancak bir önceki maçta aldığımız galibiyetle bizim de özgüvenimiz arttı. Biz evimizde oynadığımız maçları da kazanıyoruz. Trabzonspor zorlu bir rakip bunun farkındayız. Ama her şeye rağmen kazanmak istiyoruz. Taraftarımızla bunu başaracağız. Trabzonspor'a gol atar mıyım bilmiyorum. Bunu anca sahada görebiliriz. Kendimi çok iyi hissediyorum. Bu maç için de sabırsızlanıyorum. Gol atıp atmayacağımı maç günü göreceğiz. Zaten önemli olan benim gol atmam değil, 3 puanı almamız. Her zaman hakkımda transfer haberleri çıkıyor. Transfer sezonu da zaten çok yaklaştı. Benim adım da sürekli bu tip haberlerde yer alıyor. Ama ben bunları önemsemiyorum. Her zaman söylüyorum. Ben G.Saray'da çok mutluyum. Takımımla, arkadaşlarımla kendimi iyi hissediyorum. Hiçbir zaman buradan ayrılmayı düşünmedim. Yapacağım işler var. Spekülasyonlar sürekli var ama ben sadece futboluma ve takımıma odaklandım."
Akşam


--
Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme