23 Kasım 2014 Pazar

23.11.2014 Genel Gündem

23.11.2014

GÜNDEM

Dışarıdan Camiye Alkollü Geldiler
İstanbul'daki Gezi Parkı protestoları sırasında Dolmabahçe'deki göstericilerin sığındıkları Bezmialem Valide Sultan Camii'nin o dönemki müezzini Fuat Yıldırım, başka bir camiye atanması kararının iptali istemiyle açtığı davada yaşadıklarını anlattı. Müezzin Yıldırım, avukatı Ali Tizik aracılığıyla 21 Mart 2014'te İstanbul 4'üncü İdare Mahkemesi'ne verdiği dilekçede, şöyle dedi: "Gezi Parkı olaylarının başladığı 31 Mayıs 2013 akşamı, polisin gaz sıktığı eylemcilerin bir kısmı duvarları aşarak caminin bahçesine, bir kısmı da içeriye girdi. Dışarı çıkarılan grup kapıları tekmeleyip, kilitlerini kırdı. Eylemciler küçük gruplar halinde sabaha kadar caminin önünde slogan attı, dolayısıyla biz de sabaha kadar gaz yedik. Hiçbir idareci de olaya müdahale etmedi. Ertesi gün, etraftaki ilçelerden gelen insanlar Dolmabahçe Meydanı'nda toplanmaya başladı. Camide yalnızdım ve uğraşmama rağmen idarecilere ulaşamadım. Polis gaz sıkınca eylemciler gruplar halinde camiye girmeye başladı. Akşam eylemci sayısı 50 bini buldu. Caminin hemen 500 metre ilerisinde eylemciler bir polis otobüsünü yaktı. İtfaiye araçları alana sokulmadı. İnsanlar çıldırmıştı, sanki küçük bir kıyametti. Durum vahimdi. Gün boyu polisten yardım talep ettim. Fakat hiçbir netice alamadım. 2 Haziran'da da olaylar devam etti. Pazar günü izinli olmama rağmen gece yarısı camiye döndüm. Cami imamı Halil Necipoğlu o gün görevli olmasına rağmen yoktu. Cami yaralılarla doluydu. İnsanlar ayakkabıyla cami içinde dolaşıyorlardı. Herkes başıboş bir şekilde, kargaşa ve panik haldeydi. Hemen müdahale edemedim. Çünkü provoke edip beni linç edebilirlerdi. Camiye sürekli yaralılar taşınıyordu ve oradaki doktorlar tarafından tedavi ediliyordu. Cami içine giren eylemcilerin çoğunluğu dışarıda alkol almış, sarhoş ve ne yapacaklarını bilmiyorlardı. Saatler geçtikçe olay büyüyordu. Ortam provoke ve sabote edilmeye çok hazırdı. Biber gazından gözlerimizi açamıyorduk. Caminin yakılmasını, insanların birbirini öldürmesini, çevreye zarar verilmesini önlemek için mikrofonla eylemcilere seslendim. Molotofkokteyli atılırsa caminin yanabileceğini, yaralıların zarar göreceğini ve caminin Sivas'taki Madımak Oteli olayına dönebileceğini söyledim. Camideki yaklaşık 3 bin eylemci panik içindeydi. Dışında kalan eylemciler sinirlenerek caminin cam ve kapılarını tekmelemeye başladı. Önlerine ne geldiyse kırıyorlardı. Ortalık cehennem gibiydi. Allah korusun bir molotof veya bir el bombası atılsaydı hem insanlık olarak hem de ülke olarak biterdik. Belki de bu güzel ülke iç savaşa gidecekti. Dışarıya çıkıp bir polis müdürüyle konuşmamın ardından grubu dışarı çıkartabildim. Cami kan ve ilaçlarla doldu, iç tarafta pencerenin önünde ezik bir bira kutusu ve müezzin mahfilinde yarım paket sigara tespit ettik." İstanbul 4'üncü İdare Mahkemesi'nde görülen davanın duruşmasında dava dilekçesindeki ifadelerini tekrarlayan Yıldırım, yer değiştirme kararının iptalini istedi. Diyanet'in avukatı da kararın hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etti.
Hürriyet


'Paralel' İmasına Özel Dava Açacak
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, emekli Yarbay Mustafa Dönmez'in bir televizyon programındaki sözlerine tepki gösterdi. Özel, önceki gün Kanal A televizyonundaki Deşifre programında Dönmez'in iddialarıyla ilgili yaptığı yazılı açıklama yaptı. Özel, "Konuşmacının gerçekle hiçbir ilişkisi bulunmayan, asılsız, şahsımı ve silah arkadaşlarımı karalamaya yönelik ve kamuoyunda bilgi kirliliği yaratmayı amaçladığını düşündüğüm sözleri nedeniyle kendisini kınıyor, şahsımla ilgili sözleri nedeniyle yasal yollara başvuracağımı kamouyunun bilgisine sunuyorum" ifadelerini kullandı. Deşifre programında konuklar arasında Dönmez'in yanısıra emekli Albay Dursun Çiçek de yer alıyordu. Özel'in, Çiçek'i kastettiği algısı üzerine, Genelkurmay kısa bir bilgi notu yayımladı. İkinci açıklamada, "Sayın Genelkurmay Başkanı adına gönderilen kısa açıklamada kast edilen kişi emekli yarbay Mustafa Dönmez'dir. Kesinlikle emekli albay Dursun Çiçek değildir" denildi. Dönmez, Deşifre programında, şu sözleriyle Orgeneral Özel'in tepkisini çekti: "Ya, beğenir beğenmeyiz ama kurumun başındaki insanlar şimdi ben de mesela Necdet Özel ile ilgili saatlerce konuşmak isterim. Özel hakkında hiçbir zaman şey konuşmaz. Bizim yiğit komutanımız diyelim, gürbüz demeyeyim de yiğit diyeyim, ikaz almayayım diye Bu insana bakıyoruz hiç cemaatten bir eleştiri gelmez. Halbuki tüm komutanlar hakkında eleştiri yaparlar. Hulusi Akar (Kara Kuvvetleri Komutanı) için de gelmez." Programın moderatörü Mehmet Ali Önel, bu sözleri üzerine Dönmez'i, "Görevde bulunan komutanlarla ilgili olumsuz şeyler söylemeyelim" diyerek uyardı. Dönmez, programda şunları dile getirdi: "Türk halkına her şekilde yalan söyleyen bir cemaatle karşı karşıyayız. O yüzden ben mahkemeye hiçbir zaman güvenmedim. Başta Zekeriya Öz olmak üzere ben hiçbir savcıya ifade vermedim. Sadece Askeri Savcı Yaşar Yüce'ye verdim. Ama o da cemaatin elemanı olduğunu, benim iddiam da bu şekilde ve bu konuda hala bugün de hala söylüyorum, elimde belgeler var. Ve tutuklandığımızda da benim gözlemim cemaatin savcı ve hakimlerinin yine soruşturma safhasında delil değiştirdiklerini gördüm." 'Açıklaması, beni doğruluyor' Dönmez, "Yapılan açıklamalar, açıklamalarımı doğruluyor. Kendisine iki özel mektup göndermiştim. Belgeleriyle cemaatçi personelin isimlerini göndermiştim ama onlara dokunmadı, gönderdiğim mektuplar yokmuş gibi davrandı. Verdiğim isimler arasında mağdur insanlara operasyon yapanlar da vardı" ifadesini kullandı. Kendisine mektuplar nedeniyle bir soruşturma açılmadığını söyleyen Dönmez, "Şu an sıkıştı, tarih onu affetmeyecek. Davalardaki yalan ve sahte raporlar onun döneminde hazırlandı. Türkiye bugünlerden geçerken kumpasçıları korumamalıydı" diye konuştu.
Milliyet

Başbakana Yolsuzluktan Gözaltı!
Portekiz'de yolsuzlukla mücadele kapsamında yürütülen soruşturma siyasilere de uzandı. Başsavcılıktan i yapılan açıklamada, 57 yaşındaki eski başbakan Jose Socrates'in Paris'ten dönüşünde Lizbon Havaalanı'nda gözaltına alındığı belirtildi. Geceyi Lizbon'daki polis merkezindeki hücrede geçiren Socrates vergi kaçakçılığı, kara para aklamak ve yolsuzluk suçlamalarından sorgulanacak. Soruşturma kapsamında üç kişinin daha gözaltına alındığı kaydedildi. Operasyon kapsamında ayrıca çok sayıda ev ve işyerinde arama yapıldığı da ifade ediliyor.
Vatan

Babasının İzinde Ballı Halelere Devam
Sosyetik isimlerin giydiği kıyafet tasarımlarına imza atan Modacı Naime Tuvana Demir ile eşi Galatasaray eski milli basketbolcusu Rıza Selim Demir'in de ortak olduğu A46 firması 2011'den bu yana Şişli Belediyesi'nden 20 ihale aldı. Yılbaşı, sokak iftarları, 19 Mayıs gibi kutlama organizasyonlarının yanı sıra, boğaz turu, Sevgililer Günü gibi etkinlikleri üstlenen firmanın girdiği ihalelerin çoğunda tek olması da ihalelerin şaibe ihtimalleri güçlendirdi. Sarıgül döneminde aldığı toplam 20 ihale sonucu 68 milyon 475 bin 400 TL'yi kasasına koyan A46 firması, 2014 yerel seçimlerinde Şişli Belediye Meclis üyesi seçilen ve koordinatör başkan yardımcılığına getirilen Emir Sarıgül ile de kesintisiz devam etti. Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü'nden sorumlu Başkan Yardımcısı Emir Sarıgül, henüz sözleşmesi imzalanmayan Yaz Sokak Şenlikleri ihalesinin sonucunu beklemeden A46 firmasına sokak etkinliği düzenletti. Bu gelişmeler, ihalenin adrese teslim şaibeli ihale olduğunu gösterdi. Şişli eski Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'ün, devasa bütçenin ayrıldığı yılbaşı kutlamalarını sponsor vasıtasıyla gerçekleştirdiği beyanı da doğru çıkmadı. Sarıgül, yollara kırmızı halıların serildiği, şaşaalı süslemelerin yapıldığı yılbaşı kutlamasının faturasını halka kesti. Bu organizasyondan da A46 firmasına 10 milyon 200 bin TL ödeme yapıldı. Ayrıca Sarıgül, hava sıcaklığının oldukça düşük olduğu Ekim ve Kasım aylarında Yaz Sokak Şenlikleri ihalesi gerçekleştirdi. A46'nın yine kasası doldu.
Akşam

EKONOMİ

Gram Altın 85, 7550-85, 8575                            
ABD Doları 2, 2209-2, 2230/  Euro 2, 7534-2, 7558/ İngiliz Sterlini 3, 4760-3, 4820              
 
Dershanelerin Yüzde 25'i Dönüşecek
Dershanelerin özel okula dönüşümü programına, dershanelerin yüzde 25'i başvurdu. Programa başvuran kurum sayısı 808 olarak belirlendi. Dershanelerin özel okula dönüşümünü içeren Milli Eğitim Temel Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 14 Mart'ta Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından Bakanlık, özel okula dönüşmek isteyen dershanelerin başvurularını ise 2 Haziran'da almaya başladı. MEB'in TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna sunduğu kitapçığa göre, bu tarihten kasım ayına kadar dershanelerin yüzde 25'i özel okula dönüşmek için programa müracaat etti. Bu müracaatlardan gerekli şartları taşıyan 578 dershane programa alındı. Dönüşüm programına müracaat eden dershanelerden, 1 Eylül itibarıyla 54'ü dönüşümünü tamamlayarak özel okul faaliyetine başladı. Açılan bu okulların 45'i temel lise, 4'ü Anadolu lisesi, 4'ü ortaokul ve 1'i ilkokul olarak faaliyetlerine devam ediyor. Kitapçıkta, MEB'e bağlı dershane sayısı da yer aldı. Buna göre, 2008-2009 eğitim öğretim yılında açık olan toplam dershane sayısı 4 bin 262 iken, 17 Kasım itibarıyla bu sayı 3 bin 257 olarak gerçekleşti. Geçen yıl kasım ayında 3 bin 640 dershane faaliyet gösteriyordu. Bütçe görüşmelerinde dağıtılan MEB'in 2015 Yılı Mali Performans Programına göre, Bakanlık, ortaöğretim ve yükseköğretime hazırlık dershanelerinden, özel okula dönüştürülebilecekleri belirleyerek, 2015 sonuna kadar yüzde 70'inin dönüştürülmesinin teşvikini sağlayacak.
Hürriyet

İşçilere Kurutma Odası!
Soma ve Ermenek'teki maden facialarının ardından işçi güvenliği için önemli düzenlemeler içeren tasarı kabul edildi. TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen "167 Sayılı İnşaat İşlerinde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı" şu düzenlemeleri getiriyor: Ulusal mevzuat; işçilerin, iş güvenliğine katkıda bulunma ve çalışma usulleri üzerinde "güvenlik ve sağlığı etkilediği ölçüde görüşlerini açıklama hak ve yükümlülüğüne sahip olmalarını" sağlayacak. İşçi bir tehlike görürse, bundan sakınacak ve amirine bildirecek. İşveren, işçilerin güvenliğine yönelik muhtemel tehlike halinde, faaliyeti durdurmak ve duruma göre işçileri tahliye etmek için derhal tedbir alacak. İşçilerin sağlığına zarar verebilecek riskler ortadan kaldırılacak. Kazıda, kuyuda, hafriyatta, yer altı işlerinde ve tünelde su borusunun patlamasından kaynaklanan tehlikelere karşı işçileri korumak için gerekli tedbirler alınacak. Sıvı dolaşımı, gaz gibi muhtemel yer altı tehlikelerinden kaynaklanan riskler belirlenecek. Yeterli havalandırma sağlanacak. Çalışmanın su üstünde ya da çok yakınında yapıldığı yerlerde; işçilerin suya düşmesini önlemek, boğulma tehlikesiyle karşı karşıya olan işçileri kurtarmak, güvenli ulaşım vasıtalarını sağlamak amacıyla yeterli tedbirler alınacak. Her inşaat alanında veya çevresinde yeterli miktarda içme suyu bulundurulacak; işçiler için tuvalet ve yıkanma tesisleri, kıyafetleri değiştirmek, kurutmak, dolaba yerleştirmek için tesisler yapılacak. Erkek ve kadın işçilere ayrı tuvalet ve yıkanma tesisleri sağlanacak.
Türkiye

Büfede, Sokakta Kaçak Tütün Avı
Kaçak sigaranın yıllık vergi kaybının 4 milyar liraya ulaşması hükümeti harekete geçirdi. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı denetim ekipleri kaçak sigara, tütün ve sigara kağıdının sokaklarda alenen satılır hale gelmesi üzerine market, büfe ve sokaktaki tezgahları tek tek taramaya başladı. Türkiye'de ciddi anlamda sigara kaçakçılığı olduğunu belirten Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, "Farklı rakamlar var ama yaklaşık olarak 3-4 milyar lira arasında vergi kaybına yol açacak şekilde bir sigara kaçakçılığı olduğuna genel olarak inanılıyor. Bununla ilgili olarak, kaçak sigaraların yoğun olarak tespit edildiği 14 ilde market, büfe, depo ve benzeri yerler ile tezgâh altı, sokaklar ve diğer açık alanlarda bakanlığımızın taşra birimlerince denetimlere başlanmıştır. Çok hızlı bir şekilde sonuç alıcı bir yöntem olarak görüyoruz" dedi. Kaçak sigara satışlarında verilecek ceza oranlarının da artırıldığını hatırlatan Canikli, "Buradaki amaç, verilen cezanın ertelenmesini ya da paraya çevrilmesini engellemekti. Dolayısıyla şimdi denetim ekiplerinin başlattığı çalışma bu değişiklikle birlikte daha bir anlam kazanıyor. Çünkü zincirin bütün halkalarını sağlam tutmadığınız zaman tam olarak sonuç alamıyorsunuz. Ceza Kanunu'nda yapılan bu değişiklikten sonra bu mücadele hız kazandı ve önümüzdeki günlerde yakalamalar, ki başladı şu anda yakalamalar, hızlı bir şekilde başladı" diye konuştu.
Türkiye

Çin Malı Rekor Kırdı
Toplam ithalatta 2010'da yüzde 9.2, 2012'de yüzde 8.9 olan Çin'in payı, bu sene yüzde 10.2'ye ulaşırken, yüklü miktarda doğalgaz tedarik edilen Rusya, ithalatta ikinciliğe düştü. 2010'da 17.1 milyar dolar, 2011'de 21.6 milyar dolar, 2012'de 21.2 milyar dolar, 2013'te 24.6 milyar dolar harcanan Çin malları için harcanan para, ilk 10 ayda 20 milyarı geçmiş oldu. Türkiye'nin ABD, Almanya ve İtalya'dan ithalatı ise azaldı. Ekim itibarıyla ABD, İtalya ve Rusya'dan yapılan ithalat yüzde 10 civarında azaldı. Çin malı ithalatı, danışmanlık alanında da sektöre dönüştü. Pek çok dış ticaret müşavirliği firması sadece Çin ile ticarete yoğunlaştı. Standardı değişkenlik gösteren Çin malları için pazar araştırması, mal kontrolü, yükleme ve takip işleri bu firmalar tarafından üstleniliyor. Müşavirlik şirketleri, Çin'le iş yapacak şirketlere dolandırılmamaları için uyarılarda da bulunuyor. Mal alınacak firmaların yerinde görülmesi, Hotmail, Gmail gibi e-posta uzantılarını kullanan şirketler yerine, kurumsal e-posta adreslerini kullanan şirketlerin tercih edilmesi, taklit ürünlere karşı dikkat edilmesi, nakliyeden önce ürünlerin kontrol ettirilmesi, şirketlerin telefon ve faks bilgilerinin teyit edilmesi öneriler arasında. Türk şirketler, Çinli firmalardan referans istemeleri ve ödemeyi peşin yapmamaları konusunda da uyarılıyor. Müşavirlik şirketleri, alım-satım sözleşmesi için de şirketlere hizmet veriyor. Özellikle Çin malı ithalatındaki artış dikkati çekerken gümrük gelirleri ise düştü. Ekim 2014'te gümrük idarelerince tahsil edilen vergiler bir önceki aya göre yüzde 3.40 azaldı. Gümrük gelirlerinin ithalattan hızlı düşmesi dikkati çekti. En önemli ticaret partnerlerden birisi olan Almanya'yla dış ticaret açığını kapatmaya çalışan Türkiye, bu ülkeye 12.7 milyar dolarlık ihracat yaparken 18.2 milyar dolarlık mal ithal etti.
Milliyet

Kaçak Kat Otomatik Yakalanacak
Kentsel dönüşüm süreci devam ederken, kaçak yapılaşmaya da geçit verilmeyecek. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Türkiye genelindeki binaların envanterini çıkarırken kaçak yapıları da otomatik olarak belirleyecek. Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce'nin verdiği bilgilere göre, Ortofoto Projesi kapsamında anlık veri takibi yapılabilecek. Kentsel alanların yüksek çözünürlüklü görüntülerinin elde edileceği proje kapsamında afet yönetimin ihtiyaç duyduğu temel veriler hizmete sunulacak. Kentlerin mahalle mahalle afet sigortalanma oranları görülebilirken, kıyılardaki kaçak yapılaşmalar da takip edilebilecek. Proje kapsamında binalardaki kaçak katlar otomatik olarak belirlenebilecek. Projenin çıktılarının Büyükşehir Belediyeleri, il ve ilçe belediyeleri ile ücretsiz paylaşılacağını belirten Güllüce "Projenin yapılması aşamasındaki kullanılacak ileri teknoloji sayesinde yüzde 70 üretim maliyeti kazancı yanında proje çıktılarının paylaşılması ve kullanılması ile yapılacak tüm projelerde yüzde 80 kazanç elde edilecek" dedi. Ortofoto Projesi, Türkiye'de bir ilk olmasının yanı sıra dünyada da sayılı projeler arasında. Kapsama alınan 40 bin km alanda kentlerin yerleşim ve gelişme alanlarını kapsayacak şekilde sosyal, kültürel, sanayi ve turizm alanlarında il, ilçe ve beldelerde yüksek çözünürlülükte ortofoto üretimi yapılıyor.
Star

İstenmeyen Mesaja İlk Ceza 25 Bin Tl
Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, bankalarca yapılan kesintilerin geri alınmasında aracı olunacağı yönünde cep telefonlarına mesajlar gönderdiği tespit edilen bir firma hakkında Reklam Kurulu'nun 25 bin TL ceza kestiğini açıkladı. Canikli, tüketici çıkarlarını korumak amacıyla 4 banka hakkında da bakanlıkça başlatılan incelemelerin sürdüğünü söyledi. Canikli, kısa mesajlar aracılığıyla, tüketici kredisi, konut finansmanı sözleşmelerine yönelik bankalar tarafından tahsil edilen kredi kartı aidatı, dosya masrafı, ipotek fek ücreti gibi isimler altında alınan masrafların geri alınabileceğine ilişkin danışmanlık hizmeti sunulduğu yönünde izlenim uyandıran, aldatıcı ve yanıltıcı tanıtımlar yapıldığını söyledi. Bu tanıtımların Reklam Kurulu'nca incelemeye alındığını belirten Bakan Canikli, şunları söyledi: "Tanıtımlarda tüketicilerin çeşitli danışma hatlarına yönlendirildiği ya da bu hatlardan arandığı, kişisel verilerin istenildildiği görülmüştür. Bu şekilde telefonlara kısa mesaj gönderdiği tespit edilen bir firma hakkında Reklam Kurulu 25 bin TL idari para ve reklamları durdurma cezası verdi."
Star

Gong 6 Milyar $'Lık Sukuk İçin Vuracak
Borsa İstanbul, İslam Kalkınma Bankası'nın yurt dışında işlem gören, ilk aşamada toplam 6 milyar 50 milyon dolar değerindeki sukuklarını (kira sertifikaları), 28 Kasım tarihinden itibaren Borsa İstanbul Borçlanma Araçları Piyasası Kesin Alım Satım Pazarı'nda nitelikli yatırımcılar arasında alım satıma açacak. İstanbul'un uluslararası finans merkezi olması yolunda büyük bir öneme sahip olacak olan sukuklar, Borsa İstanbul'da alınıp satılmaya başlanacak. Türkiye'nin de yüzde 6.5 oranla pay sahibi olduğu ve toplam 56 ülkenin ortaklığı bulunan İslam Kalkınma Bankası'nın, uluslararası derecelendirme şirketleri tarafından AAA ve Aaa notları ile derecelendirilmiş sukukları, halen Londra, Malezya ve NASDAQ Dubai borsalarında işlem görüyor. Gong töreninden önce Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Dr. İbrahim Turhan ile H.E İslam Kalkınma Bankası Başkanı Dr. Ahmad Mohamed Ali Al Madani açılış konuşması yapacak.
Vatan

Hiç Kimse Bize 'Siz Ankara'da Oturun, Karışmayın' Diyemez
Başbakan Ahmet Davutoğlu ve ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, İstanbul'da Atlantik Konseyi Zirvesi oturumuna katıldı. Konuşmasında Türkiye'nin bölgedeki rolüne dikkat çeken Biden, TANAP projesinin de önemine değindi. Biden, "Gaz ilk kez Hazar'dan Avrupa'ya geliyor. Gerçekten çok çok önemli. Doğu Akdeniz'in enerji potansiyeli çok önemli, ekonomik getiriler getirebilir Avrupa'ya. İsrail, Türkiye, Mısır, Yunanistan, Kıbrıs ve umuyoruz ki Lübnan'ın da bir gün gelmesini. Bu bölge içerisinde bir istikrara konulabilir ve refah seviyesi de artırılabilir. Enerji güvenliğini Avrupa'da sağlamak sizin elinizde. Bu hepimiz için fayda sağlayacak. Türkiye zaten çok önemliydi, şimdi de bu gaz konusunda daha büyük bir rol oynama hazırlanıyor. Türkiye'nin stratejik konumu burada çok önemli. G20'yi de zaten önümüzdeki yıl ağırlayacak Türkiye. Zaten G20 nezninde de enerji verimliliği, enerji güvenliği ve iklim değişikliği gibi konular devam ediyor. Türkiye Avrupa'nın en büyük gaz pazarlarından birine sahip. Türkiye önümüzde ki 10 yıl içerisinde büyümesi beklenen tek piyasa" diye konuştu. Başbakan Davutoğlu ise Kıbrıs Rum kesimine çağrıda bulunarak, "Enerjiyi bir silah gibi kullanmasın hiç kimse. 'Ben enerjiyi elde edeyim, karşı tarafa istediğim barışı empoze edeyim' denirse bu Kıbrıs müzakerelerine en büyük darbeyi vurur. Enerjiyi barış aracı olarak kullanalım" dedi. Irak'taki gelişmeleri de değerlendiren Davutoğlu istikrar vurgusu yaptı: "Irak'ta istikrar sağlanırsa bizim gibi 12 yılda değil 5 yılda Irak dünyanın en hızlı yükselen ülkeleri arasına girer. Yeter ki Irak içinde siyasi gruplar birbirine güvensinler."
Akşam

Yerliye Talep Patladı, Yurtdışından
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Türkiye'de kayıt altına alınan yerli cep telefonu sayısının bu yılın 6 ayında, geçen yılın aynı dönemine göre 8 kat arttığını belirterek, "Türkiye, genç ve dinamik nüfusa sahip olduğu için insanlarımız teknolojik yenilikleri yakından takip ediyor" ifadelerini kullandı. Bakan Elvan, Türkiye'de üretilen cep telefonu sayısındaki artışın sevindirici olduğunu ancak ithal edilen telefon sayısına göre bu rakamların yetersiz kaldığını ifade etti. Bakan Elvan, aynı dönemde, yurtdışından yolcu beraberinde getirilen cep telefonu sayısının 287 bin olduğunu belirterek, şöyle konuştu: "Bu rakamları bir önceki yılın aynı döneminde ithal edilen cep telefonu sayılarıyla karşılaştırdığımızda, firmalar tarafından ithal edilen cep telefonu sayısında yüzde 1,8 artış olduğunu görüyoruz. Geçen yılın ilk altı ayında 661 bin telefon getirilmesine karşılık bu yılın aynı döneminde 287 bin telefon getirilmiş. Burada yüzde 56'lık bir düşüş söz konusu."
Akşam

DÜNYA

Ekonomi Sınıfında Uçtu 5 Yıldızlı Lüks Otelde Kaldı
Endonezya'nın geçen ay göreve başlayan yeni Cumhurbaşkanı Joko Widodo'nun, 19 yaşındaki oğlunun Singapur'daki lise mezuniyet törenine giderken ekonomi sınıfında uçmasını konuşuyor. Jokowi lakaplı Widodo ve eşi İriana, başkent Cakarta'daki havaalanında diğer yolcular gibi check-in için sıraya girdi. Büyük şaşkınlık yaşayan yolculardan bazıları Widodo ile selfie çekti. Sosyal medyada bazı yorumcular cumhurbaşkanını överken, Harry Azet adlı Endonezyalı, "Sahte yaşam zor olsa gerek. Jokowi, Singapur'a ekonomi sınıfıyla uçtu ama beş yıldızlı lüks otelde uyudu" diye tweet attı.
Hürriyet

Filistin'de Köyler "Açık Hapishane"
İsrail, Filistinlilerin yaşadığı Batı Şeria'daki bazı köyleri "açık hava hapishanesine" dönüştürüyor. Bunlardan biri de Yahudi yerleşim birimleri ve Ayrım Duvarıyla çevrili olan Beyt İksa köyü. Kudüs'ün 13 kilometre uzağında üç tarafı Yahudi yerleşim birimleri ile çevrili olan ve bir tarafında da Ayrım Duvarı bulunan Beyt İksa'ya, köy halkı dışındakilerin girip çıkmasına izin verilmiyor. İsrail güçlerinin girişte kontrol noktası kurduğu köye, burada yaşayan 2.500 Filistinlinin dışında yalnızca özel izinli kişiler girebiliyor. Köylüler, ekonomik sıkıntı çekmenin yanı sıra dış dünya ile irtibat kurmada büyük güçlük çekiyor. Beyt İksa köyünde yaşayan Filistinli çiftçi Reşad Avad, "İsrail'in yerleşim birimleri dolayısıyla köyümüz açık hava hapishanesine döndü. Yolları kapattılar, topraklarımızı elimizden aldılar, halkı evlerinden zorla göç ettirmek istiyorlar ancak ne yaparlarsa yapsınlar biz burada kalacağız" dedi. İsrail'in 1967'de kendilerine ait 50 dönüm tarım arazisine el koyduğunu belirten Avad, şunları söyledi: "Şimdi de Yahudi yerleşim birimleri için 12 dönüm araziye daha el koymak istiyorlar. İsrail askerleri, köyün çıkışında kontrol noktası oluşturdu, köy halkı dışındakilerin girişine izin vermiyor. Ancak İsrail'e daha önceden bildirip izin alanlar köye girebiliyor. Bu durum, özellikle esnafı olumsuz etkiliyor. Bu arada, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Ramallah'ta düzenlenen Uluslararası Yerel Yönetimler Konferansı'nda yaptığı konuşmada, İsrail'in siyasi çatışmayı neredeyse dinî çatışmaya dönüştürdüğünü ifade etti. Abbas, İsraillilere seslenerek, "Kutsallarımıza, camilerimize ve kiliselerimize yaklaşmayın çünkü bu, nerede sonlanacağı bilinmeyen bir patlamaya yol açar" ifadesini kullandı.
Türkiye

Yunanistan'da Eğlence Yerine Silahlı Saldırı
Yunanistan'ın Pire kentinde kimliği belirlenemeyen bir kişi tarafından bir eğlence yerine düzenlenen silahlı saldırıda 15 kişi yaralandı. Polisin verdiği bilgiye göre, Pire limanındaki eğlence yerinde geç saatlere kadar kalan saldırgan, mekandan ayrıldıktan kısa bir süre sonra elinde makineli tüfekle geri geldi. İşletme sahibini ve müşterileri tehdit eden saldırgan "Bugün hepiniz öleceksiniz" diye bağırdıktan sonra rastgele ateş açtı. Görgü şahitlerinin ifadelerine göre, saldırgan olayın hemen ardından kendisini bekleyen bir taksiyle olay yerinden kaçtı. Polis yetkilileri, sabaha karşı meydana gelen olayda yaralananlardan bazılarının tedavisinin ayakta yapıldığını, 11 kişinin ise hastaneye yatırıldığını açıkladı. Yaralananlardan dördünün durumunun ağır olduğu belirtildi. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı. Saldırganın daha önce Atina'da yine bir eğlence yerine düzenlenen ve bir kişinin öldüğü saldırıyla ilgisinin bulunabileceği kaydedildi.
Türkiye

Liderlerin Uçağına Binmek Kaç Para?
ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'a İstanbul seyahatinde gazeteciler de eşlik etti. Ancak Türkiye'dekinin aksine uçaktaki gazeteciler yayın yönetmenleri ya da köşe yazarları değil başkan yardımcılığı ofisini düzenli takip eden muhabirlerdi. Washington Post, Voice of America gibi yayınların temsilcileri Air Force Two uçağında Biden'la birlikte Fas, Ukrayna ve Türkiye'ye seyahat etti. Başkan Barack Obama ya da Biden'a seyahatlerde eşlik edecek gazeteciler için Beyaz Saray Muhabirleri Derneği üyesi olma şartı aranıyor. Büyük gezilerde ise ilgili medyanın tamamının Başkan'a eşlik edebilmesi için özel bir basın uçağı kiralanıyor. Özel vakalar dışında basın uçağına, talep eden tüm gazeteciler alınıyor. Gazetecilerin yol, otel ve diğer ulaşım masraflarını ise kurumları ödüyor. Beyaz Saray otel rezervasyonlarını, ulaşımı, internet bağlantısı ya da basın odası kurulmasını organize ediyor. Sonra masraflar muhabir sayısına bölünüyor. Mesela Başkan Obama'nın 3-6 Eylül 2013'te yaptığı İsveç ve Rusya gezisinde sadece uçuş masrafı kişi başı 6 bin dolardı. Obama'nın geçen hafta Çin, Myanmar ve Avustralya'ya yaptığı 9 günlük seyahatin masrafları katılımcı sayısı az olduğu için 70 bin doları bulmuştu. Biden'ın Fas, Ukrayna ve Türkiye'ye 5 günlük gezisinin ne kadar mal olduğu şimdilik bilinmiyor. Fransa'da Cumhurbaşkanı François Hollande'a yurtdışı gezilerinde eşlik etmek isteyen gazeteciler Elysee Sarayı tarafından belirlenen bir ücreti ödemek zorunda. Gazeteciler gezilerde Hollande ile aynı uçakta seyahat edemiyor. Basın mensuplarına başka bir uçak tahsis ediliyor. Her gezide değişen bilet fiyatı yolcu uçaklarının ekonomi sınıflarında ödenen fiyatlara göre belirleniyor. Hollande'ın Hindistan'a iki günlük ziyaretinde gazeteciler konaklama ve diğer masraflar dahil kişi başı 3 bin euro ödemişti. İngiltere Başbakanı David Cameron ile aynı uçakta seyahat eden basın mensuplarının uçağa binmek için ekonomi sınıfından bilet almaları gerekiyor. Almanya'da diğer ülkelerden farklı olarak hükümet liderlerinin resmi gezilerinde kullandığı uçaklar, aynı zamanda muhalefet partilerinin liderleri tarafından da yurtdışı gezilerinde kullanılıyor. Geziye katılan gazeteciler uçağa binmek için, Lufthansa Hava Yolları'nın gidilecek ülke için belirlediği tarifenin yüzde 30 ila yüzde 50'sine denk gelen bir miktarı ödüyor.
Milliyet

Abd'den Sınıra 'Yerel Güvenli Bölge' Modeli
ABD yönetiminden üst düzey yetkililer, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın Air Force- 2 uçağıyla Türkiye'ye gittiği sırada, uçakta bulunan gazetecilerin sorularını yanıtladı. Beyaz Saray'ın yayınladığı brifing deşifresine göre, üst düzey yetkili, Suriyeli muhaliflerin "kendi güvenli bölgelerini kuracağı" bir modeli dile getirdi. ABD'nin Türkiye-Suriye sınırında 'güvenli bölge' oluşturulması konusundaki görüşüne yönelik bir soruyu yanıtlayan yetkili, 'Suriye'nin kuzeyinde güçlü bir muhalefetin olması halinde, söz konusu muhaliflerin işleyebilecek güvenli bölgeler kazanabileceğini' belirtti. Yetkili, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ne kastettiğimi anlıyor musunuz? Bu (tampon bölge) ilan etmekten farklı bir model, uluslararası toplumun bu alanı 'güvenli bölge' ilan etmesinden farklı bir model. Söylemeye çalıştığım, eğer amaç, muhalif grupların kuzeyde kendi bölgelerini etkili şekilde temizlemeleri, buraları ellerinde tutmaları ve sonrasında da ailelerin geri dönebileceği güvenli bölgeler yaratmaları imkanını sağlamak olursa, bu, Suriye'deki çatışmalar ile Türkiye arasında bir tampon bölge yaratır. Eğit-donat misyonu da gerçekten bu amaca yararlı olur. Çünkü bu alanın elde tutulması için sahada güvenilir partnerlerinizin olması lazım." Muhaliflerin, bu amacı ABD ve diğerlerinin yardımı olmadan kendi başlarına başarıp başaramayacaklarına yönelik soru üzerine yetkili, bu noktada ABD'nin muhaliflere eğitim ve ekipman programıyla destek verdiğini hatırlattı. Yetkili, ayrıca Türk yetkililerle hem Irak hem Suriye'de IŞİD ile mücadele için daha fazlasının yapılması ve ılımlı Suriyeli muhaliflere daha çok destek sağlanması noktasında mutabık olduklarını kaydetti. Yetkili, Türkiye ile Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın olmadığı bir siyasi dönüşüm ihtiyacı bulunduğu konusunda da aynı fikri paylaştıklarını belirtti. Ancak, stratejilerinin "önce-IŞİD", "önce-Irak" şeklinde belirlendiğini ama bunun "sadece IŞİD, sadece Irak" anlamına da gelmediğini dile getirdi. Yetkili, Suriye'deki eğit-donat programının hızlandırılmasının zaman alacağını ifade etti. Yetkili, "Bu nedenle bir yandan eğitim ve ekipman programını artırırken, Türkler'le de daha fazla ne yapabileceğimizi konuşuyoruz" dedi.
Milliyet

Portekiz Eski Başbakanı Gözaltında
Portekiz Başsavcılığı ofisi, Portekiz eski başbakanı Jose Socrates'in vergi kaçakçılığı, para aklama ve yolsuzluk suçlamaları nedeni ile gözaltına alındığını açıkladı. 2005'ten 2011'e kadar başbakanlık görevini sürdüren Socrates, cuma akşamı üç kişi ile birlikte gözaltına alındı. Yurtdışı seyahati dönüşü Lizbon'da havaalanında tutuklanan politikacı, geceyi nezarethanede geçirdi. Merkez sol partisinin parti liderliğini de yapmış olan Socrates hakkında, çevre bakanı olduğu sırada görevini kötüye kullandığı suçlaması ile soruşturma açılmıştı.
Milliyet

Sırtlanları Avlamak
Irak Genelkurmay Başkanlığı'ndan bir tuğgeneralin El Arabi El Cedi gazetesine verdiği bilgilere göre, ABD'nin IŞİD'le mücadeledeki yeni operasyonun ismi 'Sırtlanları Avlamak.' Hedefi ise örgütün liderlerini tek tek avlayarak, militan ve taraftarların özgüvenini sarsarak IŞİD'i zayıflatmak. Hedef listesinin başında, öldüğüne dair ihtilaflı haberler yayınlan IŞİD lideri Ebu Bekir Bağdadi lakaplı Avvad Bedri Samarrai, Irak'ın Tel Afer bölgesinde Bağdadi'nin yardımcısı Ebu Müslim Türkümani lakaplı Fazıl Hayali ve Suudi mali ve idari sorumlusu Muhammed Cezeravi geliyor. Aljazeera Türk sitesindeki habere göre, yetkili operasyonun Irak'ın Ninova, Anbar, Salahaddin ve Kerkük eyaletlerini, Suriye'de ise Rakka, Deyr Ez Zor ve Elbu Kemal kentlerini kapsadığını söyledi. Operasyonun beyni olan ABD'li ekip daha önce El Kaide lideri Usame Bin Ladin'in yerini tespit eden ekip. Iraklı askeri yetkiliye göre CIA'den bir grup, 2 hafta önce Bağdat'a gelerek 200 Iraklı subaya bilgi toplamak, bu bilgileri analiz etmek ve muhbirleri organize etmek üzere eğitim vermeye başladı. Obama'nın IŞİD'le mücadele için Kongreden istediği 1.6 milyar dolarlık ek bütçenin ayrıntıları ortaya çıktı. Kalemlere ayrılan bütçenin 1.24 milyar doları Irak ordusuna ileri düzey silah sağlamak için kullanılacak, 355 milyon dolarla IKBY'nin peşmergeye silah yardımı yapılacak , 24 milyon dolarla ise IŞİD'le savaşan Anbarlı aşiretlere cephane desteği verilecek. Reuters, IŞİD'in, Irak'ın batısındaki Anbar eyaletinin Ramadi kentinde Sünni bir aşirete bağlı 25 kişiyi öldürdüğünü bildirdi. Irak'taki en büyük aşiretlerden Elbu Fehd üyelerinin cesetleri Irak ordusunun IŞİD'in elindeki bir köye yaptığı karşı saldırıdan sonra bulundu.
Star

POLİTİKA

Türkiye'ye İhtiyaç Var
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Beylerbeyi Sarayı Sarı Köşk'te 4 saat ağırladığı ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, "Bugün de yüzleştiğimiz sorunlarla başa çıkabilmek için yine birlikte çalışarak Türkiye ile ABD arasındaki stratejik ortaklığı güçlendirmeye devam ediyoruz. Bizim Türkiye'ye ihtiyacımız var. Sanırım Türkiye de bize ihtiyacı olduğuna inanıyor. Yakınız ve yakın olmaya devam edeceğiz. Misafirperverliğiniz ve dostluğunuz için, benim ülkeme verdiğiniz dostluk için teşekkür ediyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'ı Beylerbeyi Sarayı'nda kabul etti. Türkiye tarafında Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Savunma Bakanlığı Müsteşarı Sezai Bostancı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri İbrahim Kalın, Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç, ABD tarafında ise Ulusal Güvenlik Danışmanı Colin Kahl, Avrupa ve Avrasya Özel Danışmanı Mike Carpenter, Dışişleri Bakanlığı IŞİD'le Mücadele Koalisyonu Başkan Özel Temsilci Vekili Brett McGurk, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Avrupa Kıdemli Direktörü Charlie Kupchan, Ankara Büyükelçisi John Bass da katıldı. Erdoğan ve Biden çalışma yemeğinin ardından birlikte açıklama yaptı. Erdoğan şunları söyledi: "ABD ile işbirliğimizi güçlendirerek devam ettirmek istiyoruz. Her şeyden önce birinci derecede Suriye ve Irak'ta yaşanan gelişmeler ile DEAŞ (IŞİD) tehdidi konusunda etraflıca bir görüşme imkanımız oldu. Gerek DEAŞ'ın Musul'dan doğuşu tekrar Musul'a dönüşü, Suriye'de palazlanması bütün bu süreçleri ele alma fırsatımız oldu. Tabi ki bu konuda kapsamlı, ayrıntılı bir görüşmeyi bugüne kadar sürdürdük ve sürdürmeye de devam ediyoruz. Özellikle Kuzey Afrika'daki son gelişmeleri değerlendirme imkanımız oldu ve istişare ettiğimiz pek çok konuda ABD ile fikir birliği içinde olduğumuzu da memnuniyetle gördüğümüzü ifade etmek isterim. Bu konudaki işbirliğimizi ileri götürme yönünde ortak kararlılığa sahip olduğumuzu da müşahede ettik. En önemlisi iki NATO müttefiki olarak birbirimizin savunma ve güvenliğine olan bağlılığımızı bir kez daha teyit ettik. Bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliğin korunması için ABD ile işbirliğimizi derinleştirerek daha da etkin kılmaya kararlıyız. Bugünkü görüşmelerimiz bu bakımdan çok çok önemlidir. En üst düzeydeki temaslarımız aynı yoğunlukta devam edecektir. Türkiye-ABD ilişkilerimizin bugün her zamankinden daha kapsamlı ve daha güçlü olduğuna inanıyorum. Sayın Biden'a gerek şahsı gerek heyeti gerek eşiyle birlikte yapmış oldukları bu ziyaretin anlamlı olduğunu ve neticesinin de bereketli olacağını tahmin ediyorum." ABD Başkan Yardımcısı Biden da, Türkiye ile ABD'nin 60 yıldır müttefik olarak çalıştığını belirterek şunları söyledi: "Cumhurbaşkanı ile birbirimizi uzun zamandır tanıyoruz ve kendisine çok saygı duyuyorum. Her zaman çok açık ve dürüstçe görüşmelerimiz olmuştur. Çünkü dostlar ve müttefikler de böyle yapar. Açık olan bir şey var, bu dostluğun derinliği. Bu ortaklığın önemi her zaman olduğundan daha fazladır şu anda. Dünyanın kollektif olarak yüzleştiği çok önemli sorunlar var şu anda. Suriye ve Irak konularını uzun zamandır görüşüyoruz. Uluslararası koalisyonun bir parçası olarak İŞID'i zayıflatmak ya da DEAŞ'ı yenmek için çalışmalarımızdan bahsettik. İŞID'e DEAŞ olarak da hitap etmekten de rahatlık duyuyorum. Çok açık görüşmelerimizde müttefiklerin yapması gerektiği gibi ortak stratejiler geliştirdik. Cumhurbaşkanı Irak'taki gelişmelerle ilgili değerlendirmelerini bana aktardı. Dün akşam ve bu sabah da Başbakan ile görüşme fırsatı buldum. Kendisi Irak'tan yeni döndü. Irak'la ilgili aynı görüşlere sahibiz. Suriye'deki siyasi geçiş süreci, Esad rejimini uzaklaştıracak şekilde olmalıdır. Ilımlı Suriye muhaliflerini eğitmek ve donatmak konusunda çabalarımızdan bahsettik. Türkiye, Suriye'de olanlardan dolayı ağır bir insancıl yükü taşımaktadır. Türk hükümeti ve halkı 1.6 milyon mülteciye kucak açmıştır Türkiye'de. Türkiye onlara insancıl ihtiyaçlarını sağlıyor, yiyecek, eğitim gibi. Türk hükümeti ve halkı bu insanlara kucak açmıştır. Bu kadar yüksek sayıda mülteciyi ülkenizde ağırlamak gerçekten büyük maliyeti olan bir şey. ABD de insancıl destek veriyor. Sizin yaptığınız çabalar çok önemli gerçekten. Türkiye'nin yaptığı şeyler sayesinde biz de 3 milyar dolar bu çabaya harcıyoruz. Bunun 200 milyon doları Türkiye'ye harcanıyor. Tabi sizin maliyetiniz çok daha yüksek ama kolektif olarak biz de bu krizin insancıl yönüyle çalışıyoruz. Bu insancıl çalışmalarımızdan da ötesinde ikimiz de Suriye ve Irak'taki savaş meydanlarına akan yabancı savaşçıların önlenmesi ve finans kaynakarının kurutulması konusunda atacağımız adımlardan bahsettik."
Hürriyet

Mit Adındaki Gibi 'Milli' Olmalı
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Erzurum'da Cumhuriyet Gençlik Merkezi'nin açılışına katıldı. Kılıçdaroğlu, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) adındaki gibi 'Milli' olmasını ve devlete hizmet etmesini istediklerini anlatırken, "Bir siyasal partinin içişlerine müdahale etmesini istemiyoruz. İktidardan gelecek talimatla 'bir siyasal partiyi nasıl karıştırırım' diye bir çabanın içine girmesini istemiyoruz" dedi. CHP Genel Başkanı Kemel Kılıçdaroğlu, genel başkan yardımcıları Bülent Tezcan, Seyhan Erdoğdu, Tekin Bingöl ile birlikte THY'nin tarifeli uçağıyla dün saat 09.00'da Erzurum'a geldi. Havalimanında partililer tarafından karşılanan Kemel Kılıçdaroğlu, beraberindekilerle merkez Yakutiye İlçesi Yukarı Mumcu Caddesi'ndeki Cumhuriyet Gençlik Merkezi'ne geçti. Kılıçdaroğlu, burada MİT'in CHP'nin içinde karışıklık yaratması iddialarıyla ilgili olarak gazetecilerin sorularını yanıtlarken şöyle dedi: "Şu anda Cumhuriyet'in değerlerini savunan ulusal değerlere, milli değerlere bağlı olan demokrasiyi ve özgürlüğü savunan AKP'nin karşısında tek parti var, adı; CHP. Siyasal partiler devleti yönetmek üzere iktidara gelirler, devlet olmak için değil. Ama Adalet ve Kalkınma Partisi şu anda bir devlet partisidir. Devletin kurumları devlete hizmet etmiyorlar. AKP'ye hizmet ediyorlar. Bunlardan birisi de MİT içindeki bir gruptur. Biliyorsunuz yasayla kurulmuştur. Almanya'da Gestapoda yasayla kurulmuştur. Gestapo'nun özelliği neydi? Alman devletine değil, Almanya'daki iktidara hizmet etmekti. Biz Milli İstihbarat Teşkilatı'nın adı üstünde; 'Milli' olmasını ve devlete hizmet etmesini istiyoruz. Bir siyasal partinin içişlerine müdahale etmesini istemiyoruz. İktidardan gelecek talimatla 'bir siyasal partiyi nasıl karıştırırım' diye bir çabanın içine girmesini istemiyoruz. Bunu açıklıkla da ifade ediyoruz." Kılıçdaroğlu, Erzurum'un Palandöken ilçesinde de Büyükşehir Belediyesi'ne ait Kültür Merkezi'nde partisinin bölge toplantısına katıldı. 'Başbakan Kemal' ve "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" sloganları ile karşılanan Kılıçdaroğlu, toplantıya girmeden önce iki kahveye giderek halka sohbet etti. Erzurum'un 6 milletvekili olmasına karşın sorunlarının TBMM'de yeterince dile getirilmediğinden yakınıldığını anlatan Kılıçdaroğlu, şöyle dedi: "Şikayet ediyorsan Kemal Kılıçdaroğlu'na yetki vereceksin. Şikayet hakkın yok. Yetki verdiğin zaman, geleceğiz ve o zaman sorununu çözmezsem, 'Neden sorunumu çözmedin?' diye bana soracaksın. Yetki ver gör bakalım. Bu ülkede sorunlar nasıl çözülürmüş. Diyorlar ki; Doğu'da ve Güneydoğu'da neler oluyor? Batı'dakinden farklı bir şey yok. İşsizlik, yoksulluk, sefalet, taşeron işçilik var. Emekli geçinemiyor. Bunların hepsinin çözümünü biliyorum. Etnik kimliğin üzerinden kim siyaset yapıyorsa bil ki sana ihanet ediyordur. Senin inacın üzerinden kim siyaset yapıyorsa ihanet ediyordur. CHP Genel Başkanı olarak söz veriyorum. Senin kimliğinle, inancınla, yaşam tarzınla sorunumuz yok. Bizim sorunumuz neden işsizlik var, neden çocuğuna iş bulamıyoruz."
Milliyet
Samimiyseniz Eğer Halktan Özür Dileyin
AK Parti Patnos Kongresi'ne katılan Başbakan Davutoğlu, Çözüm Süreci'yle ilgili konuştu, HDP'ye seslendi: Bu topraklarda, kardeşliği isteyen herkese çağrıda bulunuyorum. Gelin Çözüm Süreci'ni nihai noktaya getirene kadar omuz omuza çalışalım. Hep beraber, bu fitne tohumunu ekmeye çalışanlara gerekli dersi verelim. HDP'ye sesleniyorum; eğer Çözüm Süreci'nde samimiyseniz, 6-7 Ekim olayları dolayısıyla bir kere bu millete bir özür borcunuz var. Bir daha, bu milletin evlatlarını sokağa çıkarmak için, şiddet için çağrıda bulunmayın. Kardeşlik ve barış sürecinde samimiyseniz bir daha kimseyi bu toprakların mekânları üzerinde şiddete davet etmeyin. Bütün Türkiye'ye sesleniyorum; biz bu süreci kardeşlik süreci olarak tamamına erdireceğiz ve sadece Türkiye'de değil sınırlarımızın ötesindeki bütün kardeşlerimizle buluşacağız, dün Kuzey Irak'ta, Erbil'de kardeşlerimizle buluştuğumuz gibi. Bu kardeşliğin ebediyete kadar sürdürülmesine kimse engel olamayacak. AK Parti'nin en önemli vasfı, inşa edici vasfıdır. Bu inşa edici vasfı dolayısıyla sürece sahip çıktık. Çözüm sürecini, milletimizin bekası için hiçbir aksama olmadan sürdürmeye de kararlıyız. 6-7 Ekim olayları aslında çözüm sürecine darbe vurmak için provokasyondu. Bu süreci başlatırken, kardeşler arasında fitneyi yok etmeye çalışırken, birileri de kardeşler arasında fitne sokmaya çalıştı. Dün (önceki gün) Erbil'deydik. Sınırlarımızın ötesinde ama kardeşlerimizin diyarı. Oradaki kardeşlerimizle kucaklaştık. Kürt, Türkmen, Arap kardeşlerimizin hepsinin selamını getirdik. Onlar farklı lehçelerle hep kardeşliği konuştular. Biz inadına inşa edeceğiz. Onlar yıkmaya çalışırken biz inadına bu topraklara muhabbeti daim kılmak için çalışacağız, irfan ve medeniyet mücadelesini vermeye devam edeceğiz. Bu olaylardan sonra yıkılan, yakılan yerleri en iyi şekilde tamir etmeye söz verdik. Buraya gelirken, vatandaşlarımızın ihtiyaçları, beyan ettikleri hiçbir hasar karşılıksız kalmadı.
Akşam

SPOR

Türkiye Bayanlar Voleybol Birinci Ligi'nde, Vakıfbank lider Fenerbahçe'yi 3-1'lik sonuçla mağlup ederek koltuğu kaptı. Karşılıklı sayılarla başlayan mücadele 2-2'den sonra Vakıfbank'ın lehine döndü. Sarı-siyahlı ekip özellikle Vasileva ve Rasic'in ürettiği sayılarla teknik molaları 8-3 ve 16-9 açık ara önde geçti. Fenerbahçe'nin Montano ile yaptığı hücumlar sarı-siyahlı bloklara takılınca seti Vakıfbank 25-19 kazandı. İkinci sette Fenerbahçe toparlandı. Etkili smaç servislerle rakibin oyun düzenini bozan Fenerbahçe teknik molalara 8-5 ve 16-10 önde girdi. Kim'in de sahne almasıyla üstünlüğü elden bırakmayan Fenerbahçe seti 25-20 alarak skoru eşitledi: 1-1. Üçüncü sete taktik servis atarak başlayan Vakıfbank file üzerinde üstünlüğü de ele geçirip farkı giderek açtı. Seti 25-12 önde tamamlayan sarısiyahlı ekip durumu 2-1 yaptı. Son sette teknik molalara Fenerbahçe 8-7 ve 16-15 önde girmesine rağmen Vakıfbank köşelerden yaptığı ataklarla skoru 16-16'da eşitledi. Ardından öne geçen sarı-siyahlı ekip seti 25-21, maçı da 3-1 kazandı.
Milliyet

Kayseri Erciyes ve Fenerbahçe yenilgilerinin ardından Başakşehir karşısında aldığı kritik galibiyetle kendine gelen Beşiktaş bugün Kasımpaşa'yı da mağlup ederek çıkışını sürdürmek istiyor. Teknik Direktör Slaven Bilic zorlu müsabaka öncesi oyuncularıyla hem taktik hem de motivasyon toplantısı yaptı. Başakşehir Fatih Terim Stadı'na bu kez ev sahibi olarak çıkacaklarının altını çizen Hırvat hocanın, "Stadın ambiyansı mükemmel. Zemin de gayet iyi. Bu kez bizim taraftarımız çoğunlukta olacak. Bu da bize çok önemli bir avantaj sağlayacak" ifadelerini kullandığı öğrenildi. Milli takım kamplarından dönen Atiba, Veli, Olcay, Oğuzhan, Gökhan Töre, Kerim Frei gibi oyuncuların motivasyon kaybı yaşamasını istemeyen siyah- beyazlı teknik adam şöyle devam etti: "Milli takım arasına galibiyetle girmiştik. Bu seriyi devam ettirmek zorundayız. Şu ana kadar çok önemli puanlar kaybettik ve bu kayıpları telafi etmemiz gerekiyor. Başakşehir Fatih Terim Stadı'nda geçen maça göre çok daha kalabalık bir Beşiktaş taraftarı olacak. Tribünlerde kalabalık olduğumuz zaman neler yapabileceğimizi herkes biliyor. Cezalı ve sakat oyuncularımız var ama önceki maçlarda olduğu gibi kadrodaki herkes görevini en iyi şekilde yapacaktır. Bu konuda bir endişem yok. Başakşehir karşısına çıkarken de 4 eksiğimiz vardı fakat kazanan taraf biz olduk. Sizlere güvenim tam." Başakşehir karşısına kart cezalıları Olcay Şahan, Gökhan Töre ve Veli Kavlak'ın yanı sıra sakat kaleci Tolga'dan yoksun çıkan Beşiktaş sahadan 2-1 galip ayrılmıştı.
Milliyet

Galatasaray, ligin 10. haftasında Trabzonspor'u TT Arena'da ağırladı. 12'de Burak'ın serbest vuruşunda top farklı şekilde üstten auta çıktı. 19'da Selçuk'un frikiğinde top yine üstten dışarı gitti. 20'de Özer'in pasında Yusuf kafayı vurdu, ancak şutu isabetsizdi. 24'te Cardozo'nun şutu Yusuf'a çarptı, top Muslera'dan döndü. 41'de Özer sağdan ceza alanına girdi, vuruşunda top direktön döndü. 55'te Cardozo'nun şutu Muslera'da kaldı. 58'de kornerden gelen topu Cardozo kaleye gönderdi, Yekta eliyle çıkarttı ama hakem devam ettirdi, topu önünde bulan Mehmet ortaladı, Medjani kafayla ağlara yolladı: 0-1. 75'te Cardozo mükemmel vurdu, Muslera gole izin vermedi. 76'da Fatih'in kornerinden gelen topu Papadopoulos içeriye çevirdi. Medjani'ye dokunmak kaldı: 0-2. 86'da Yusuf çalımlarla ceza alanına girdi, plasesini yapıp, Muslera'yı avladı: 0-3.
Star


--
Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme