24 Kasım 2014 Pazartesi

25.11.2014 Genel Gündem


25.11.2014
GÜNDEM
15 Bin Öğretmen Ocakta Atanacak
Başbakan Davutoğlu, 81 ilden gelen öğretmenle yaptığı toplantıda 2015'in ocak ayında 15 bin öğretmen ataması yapılacağını, 2 Aralık'ta ise Öğretmen Strateji Belgesi ilan edileceğini açıkladı. Başbakan Ahmet Davutoğlu, dün Başbakanlık Yeni Bina'da, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla Milli eğitim Bakanı Nabi Avcı ve 81 ilden gelen 81 öğretmeni kabul etti. Davutoğlu özetle şunları söyledi: İlkokul öğretmenlerimi rahmetle hatırlarım. Hacı Süleyman Bey İlkokulu'nda Fitnat Hanım. İlk 4 seneyi onda okudum, 5. sınıfı Müzeyyen hocamla okumuştum. Nasıl vefat eden anneme ve babama her vesileyle Fatiha okuyorsam, onları da Fatiha ile anıyorum. İnşallah 2 Aralık'ta, 19. Milli Eğitim Şurası'nda Öğretmen Strateji Belgesi'ni ilan edeceğiz. İnşallah Ocak ayında emekli olacak öğretmenlerimizin de durumlarını göz önüne alarak, 15 bin yeni kadro ilan edeceğiz ve 15 bin öğretmen atamasını ocak ayında yapacağız. Bir tür öğretmenler günü hediyesi olarak bunu, sizlere, öğretmenlerimize, ailelerine tevdi etmek istiyorum. Rehberlik dersi hocam İsmail Çağlayan, 'gelecekte ne olmak istiyorsunuz' gibi bir kompozisyon yazmamızı istedi. Daha sonra beni çağırdı, 'bunu çok beğendim, muhafaza edeceğim' dedi. Sene 1971 veya 1972; unutmuştum. 2002'de Başbakan Başdanışmanı olduğumda İsmail Bey, babam rahmetliye gelir ve 'bende sizin oğlunuzun bir emaneti var' der. Ödevin sonunda 'hangi mesleği tercih edersem edeyim önemli olan bu ülkeye, vatanıma ve milletime hakkıyla hizmet edebilme şerefidir' gibi biten bir kompozisyondu. Babam da getirdi bana gösterdi. Öğretmen-öğrenci ilişkisi sınıftaki mekanik ilişkiye kaldığı zaman ruhunu kaybeder. Öğrencilerle mutlaka okul dışında da görüşmek lazım. Aristoteles'in öğrencilerle yürüyüş içinde ders anlatması hâlâ bir yöntemdir. Birçok öğrencinin evliliğine aracılık ettim. Hâlâ onların her birinin çocuklarını, kendi torunlarım gibi görürüm, her birinin isimlerini bilirim ve her birine sorarım. Genellikle de kız öğrencilerim adına erkeklerden hesap sorarım, varsa bir şikayet Sizlerin nezdinde 81 vilayetimizin bütün öğretmenlerine seslenerek şunu ifade etmek istiyorum. İnsanoğlunun en eski, en tarihi, en ahlaki, en onurlu mesleğini icra ediyorsunuz. Her kültür ve medeniyette öğretmen-öğrenci ilişkisi olmuştur. Bu mekanik bir ilişki değildir. Gerçek bir öğretmenin tatili olması gerektiğini düşünmüyorum. Yaz tatili vesaire Tabii hakkınız olan şeyi kullanırsınız ama yaz tatiline girdikten sonra, haziranın başında tatile girip eylülün başına kadar öğrencisiyle ilişkisi kesilmiş bir öğretmen, öğrencisiyle o ilişkiyi kuramamış demektir, kusura bakmayın. Sizleri itham etmek anlamında söylemiyorum. Vatandaşlarımızın çocukları size emanet. Bu ülkedeki kardeşliği onlara öğretecek olan sizsiniz. Aynı sınıftaki bir Sünni, bir Alevi, bir Türkmen, bir Kürt veya başka kökenli, Zaza'yı bir araya getirip onlara muhabbeti anlatacak olan sizsiniz. Siz onlara farklılaştırıcı bakarsanız, onlar da farklılaşırlar. Fatih Projesi kapsamında 3 bin 657 okula 84 bin 921 adet etkileşimli tahta monte ettik, 800 bin adet tablet bilgisayarı dağıttık. Biz tabletleri öğrencilere mekanik bir araç diye vermedik. Teknoloji öyle bir şey ki iki ucu keskin kılıç gibi, nereye doğru kullanırsanız sizi oraya yöneltir. Pek çok yerden benim aldığım bilgi, tabletlerin bir oyun aracı haline dönüşmeye başladığını gösteriyor. Biz oyuncak dağıtacaksak ayrı dağıtırız.
Milliyet 



'Kadın İle Erkeği Eşit Konuma Getiremezsiniz'
Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) 1. Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi'ne Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kadın - erkek eşitliğine dair sözleri damga vurdu. Madenci ölümleriyle ilgili "Bu işin fıtratında var" ifadesi tartışma yaratan Erdoğan, dün de 'fıtrat' kavramını kullandı. Salonda bulunanlara "Kardeşlerim! Kadınların ihtiyacı olan şey nedir?" diye soruktan sonra şunları söyledi: "Burada bazen erkek-kadın eşitliği diyorlar. Kadın-kadına eşitlik doğru olandır, erkek-erkeğe eşitlik doğru olandır ancak kadının özellikle adalet karşısındaki eşitliği aslolandır. Kadınların ihtiyacı olan eşitlikten ziyade eşdeğer olabilmektir. Yani, adalettir. Buna ihtiyacımız var. Kadın ile erkeği eşit konuma getiremezsiniz. O fıtrata terstir. Çünkü fıtratları farklıdır, tabiatları farklıdır, bünyeleri farklıdır. Örneğin iş hayatında hamile bir kadını erkek ile aynı şartlara tabi tutamazsınız. Kadınları erkeklerin yaptığı her işte çalıştıramazsınız, komünist rejimlerde olduğu gibi. Onun narin yapısına bir defa bu ters düşer. Anadolu'da da bu böyle yapılmadı mı? Sırtına yüklediler küfeleri, o garibim analarımız ne çileler çekti. Erkek de kahvede pişpirik oynasın, zar atsın. İşte onun için eşitlikten ziyade eş değer kavramını, yani adalet kavramını bu meselede en önemli kriter olarak görmek zorundayız." İslam dininin kadına "annelik" makamı verdiğini ve cenneti ayaklarının altına serdiğini anlatan Erdoğan, şöyle konuştu: "Ben anacığımın ayağının altını öperdim. Anam nazlanırdı. 'Anacığım çekme ayağını' derdim çünkü burada cennetin kokusu var Bazen ağlardı. Anne başka bir şey ve makamların o ulaşılamazıdır, en yükseğidir. Bunu anlayanlar olur, anlamayanlar olur. Bunu feministlere anlatamazsın mesela. Çünkü onlar anneliği kabul etmiyor, böyle bir dertleri yok. Anlayanlar yeter bize diyoruz, onlarla yola devam ederiz." "İnançlı bir insan, sapıklardan filan bahsetmiyorum, gerçekten bu işin değerini bilenden bahsediyorum, bir kadın cinayeti, kadına şiddet böyle bir şeye girebilir mi? Mümkün mü? Giremez. Niye? Çünkü, bir Müslüman olarak konuşuyorum, bizim dinimiz İslam, 'sin' kelimesinden türüyor. Ne demek sin? Barış demek. Bu barış dininin mensupları olarak bizim dinimizde kadına bu şekilde bir zulmü asla yapamazsın. Şiddet, uygulayamazsın. Hatta evlatları için kesin hüküm nedir? 'Yanınızda yaşlanırlarsa annenize, babanıza öf bile demeyiniz' diyor. Çekeceksin nazını. Ana bu. Ona 'öf' bile dedirtmeyeceksin. Bizim değer ölçülerimiz bu kadar hassas."
Vatan

Valilere Yeni Yetkiler
Hükümetin hazırladığı yeni 'güvenlik paketi' TBMM'ye gönderildi. Çok kapsamlı düzenlemeler içeren pakette valilere tanınan yetkiler dikkat çekti. İl İdaresi Kanunu'nda yapılan değişiklikte şu düzenleme yer aldı: "Vali, lüzumu halinde, kolluk amir ve memurlarına suçun aydınlatılması ve suç faillerinin bulunması için gereken acele tedbirlerin alınması hususunda doğrudan emirler verebilir. Kolluk bu emirleri mevzuatta belirlenen usule uygun olarak yerine getirir." Bir başka düzenleme ise, valilerin belediyelerin araçlarını kullanma yetkisini içeriyor: "Vali, kamu düzenini ve güvenliğini veya kişilerin can ve mal emniyetini sağlamak amacıyla aldığı tedbir ve kararların uygulanması için adli kuruluşlar ile (D) fıkrası hükmü saklı kalmak kaydıyla askeri kuruluşlar dışında, mahalli idareler dahil bütün kamu kurum ve kuruluşlarının itfaiye, ambulans, çekici, iş makinesi ve tedbirlerin zorunlu kıldığı diğer araç ve gereçlerinden yararlanabilir, personeline görev verebilir. Kamu kurum ve kuruluşları, valinin bu konudaki emir ve talimatlarını yerine getirmek zorundadır. Aksi takdirde vali emir ve talimatlarını' kolluk aracılığıyla uygular. Bu fıkradaki yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya geciktirilmesi sebebiyle oluşan kamu zararı ile gerçek ve tüzel kişilerin Devlet tarafından karşılanan zararları ilgili idarece genel hükümlere göre sorumlu kamu görevlilerinden tazmin edilir." Tasarının jandarma teşkilatını ilgilendiren değişiklikler kısmında ise, il jandarma komutanı hakkında il valisince değerlendirme raporu hazırlanması yer alıyor. Değerlendirme raporları personelin terfi, ödüllendirme, atama ve yer değiştirmesinde dikkate alınacak. Jandarma komutanlarının izinlerini de mülki amirler verecek. Jandarma teşkilatında daire başkanı ile il ve ilçe jandarma komutanlarını atama yetkisi, İçişleri Bakanlığı'na verilecek. General düzeyindeki subay atamaları, müşterek kararname ile yapılacak. Sahil Güvenlik komutanlarını, İçişleri Bakanı atayacak.
Vatan

Işid Kilis Sınırında
Şanlıurfa'nın Suruç İlçesi'nin karşısında bulunan Kobani'yi kuşatan ve büyük ölçüde bu bölgede yoğunlaşan IŞİD'çiler dün ilk kez Kilis sınırında da belirdi. Geçtiğimiz aylarda ÖSO ile Kilis sınırında şiddetli çatışma halinde olan IŞİD militanlarını Kobani'ye kaydırmıştı. Bölgede bir süredir sessiz olan IŞİD, Kilis sınırına 200 metre mesafedeki Suriye'nin Azez kentine bağlı Haraba Köyü'nde kalabalık şekilde görüntülendi. Karargah olarak kullandıkları bir evin çatısında toplanan IŞİD militanlarının Hava Kilis kasabasına saldırı hazırlığında olduğu öğrenildi. Bu görüntüler önümüzdeki günlerde Kilis sınırında sıcak saatlerin yaşanacağının bir göstergesi. Köydeki iki katlı evin çatısında toplantı yapan IŞİD militanları kalabalık şekilde görülmeleri dikkat çekti. Mayınlı alandan Suriye'ye geçenleri araç ve motosikletle gelip alan IŞİD militanları güvenlik güçlerini de harekete geçirdi. Kilis sınırında konuşlu birlikler teyakuza geçirildi.
Akşam

EKONOMİ

Gram Altın 85, 9167-85, 9768                            
ABD Doları 2, 2312-2, 2230/  
Euro 2, 7733-2, 7763/ 
İngiliz Sterlini 3, 5014-3, 5041               

Kazasız Madene Devlet Hakkı Teşviki
Soma'da ardından Ermenek'te yaşanan kazalardan sonra hazırlanan Maden Yasa taslağına göre her maden işletmesinden çıkardığı madenin satış fiyatının yüzde 2-8 arasında aldığı devlet hakkının yüzde 50'sini yıl içinde kaza olmayan maden işletmecisine bırakacak. Bu madde mevcut halinde, "Yeraltı işletme yöntemi ile üretim yapılması durumunda ödenmesi gereken devlet hakkının yüzde 50'si alınmaz" şeklindeydi. Taslağa göre, maden ruhsatları devredilebilecek ancak devir yapılmadan önce arama ve ruhsatların devredildiği tarihteki ruhsat bedelinin iki katı tutarında devir bedeli alınacak. Devir işlemi ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı'nın onayı ile gerçekleşecek. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nca hazırlanan taslağa göre, işletmede projeye aykırı faaliyette bulunulduğunun tespit edilmesi halinde projeye uygun faaliyette bulunması için ruhsat sahibine 6 aya kadar süre verilecek. Bu süre sonunda projeye uygun faaliyette bulunulmaması halinde 50 bin lira idari para cezası verilerek üretim faaliyeti durdurulacak. Ancak, projeye aykırı faaliyetlerin işletme açısından tehlikeli olduğunun tespit edilmesi halinde tehlikeli durum giderilinceye kadar üretim faaliyetleri doğrudan durdurulacak. İşletme projesinin uygulanması ve faaliyetleri yetkilendirilmiş tüzel kişilerce izlenecek ve izleme raporları Genel Müdürlüğe sunulacak. Projeye aykırı faaliyetlerin işletme açısından tehlike oluşturması halinde yetkilendirilmiş tüzel kişiler tarafından faaliyet durdurularak 3 gün içinde Genel Müdürlüğe, Çalışma Bakanlığına ve ilgili valiliğe bildirilecek. Ruhsat sahalarında madencilik faaliyetleri ile ilgili olarak meydana gelen ölümlü kazalar 15 gün içinde genel müdürlüğe bildirilecek aksi halde 30 bin lira idari para cezası uygulanacak.
Hürriyet

Rusya Yüzünden Eski Dostlar İhmal Edilmez
Rusya'nın AB ülkeleri ve ABD'ye ambargo uygulaması sonrası Türkiye'de Rusya'ya gıda ürünleri ihracatını arttırmak için harekete geçti. Birçok alanda ihracat katlanırken, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, gelişmelerin sevindirici olduğunu ancak bu durumdan dolayı Türkiye için oluşacak olumsuz etkiler konusunda da dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Rusya'ya özellikle yaş meyve sebze, narenciye gibi kalemler başta olmak üzere birçok gıda maddesi ve tarım ürünleri ihraç edildiğini ve söz konusu ihracatın yaklaşık 1.2 milyar doları bulduğunu söyleyen Eker, "Türkiye'nin Rusya'ya ihracatını arttırmasını 3 boyutta ele alıyoruz. Mevcut ürünlerimizin miktarını nasıl artırırız, yeni ürünlere ne ilave edebiliriz ve bunları yaparken bunun muhtemel olumsuz yan etkilerinden Türk ekonomisini, tüketicisini ve üreticisini nasıl koruruz. Mevcut pazarlarımız, uluslararası bir müşteri ağımız var, bunlara da zarar gelmemesi lazım. Yani bir yeni dost ve alan bulduk diye eski dostlarımızı, eski müşterimizi de ihmal edemeyiz" diye konuştu. Bu yılın ocak-eylül döneminde Rusya'ya yapılan beyaz et ihracatının yüzde 447 arttığına dikkat çeken Eker, Rusya'nın toplam gıda ve tarım ürünleri ithalatında Türkiye'nin payının arttığını belirtti. Rusya'ya ihracatın 2015'te daha da artmasını öngördüklerini kaydeden Eker, "Biz yeni bir pazar ve müşteri bulmaktan memnunuz ama takdir edersiniz ki bütün tarımsal üretim sistemi bir zamana ihtiyaç hisseder. Yani böyle bugün akşam karar verdim, yarın sabah üreteceğim diye bir şey yok, üretim sistemi kurmanız lazım."
Hürriyet

2 Milyar $'Lık Sürpriz
Enerji Bakanı Taner Yıldız, Kuzey Irak'tan boru hattıyla gelen petrolle 35'inci tankerin yüklendiğini belirterek, "Bugüne kadar ulaşılan ciro 2 milyar dolar" dedi. IŞİD gerginliğine denk gelen petrol satışlarının geliri Türkiye'de tutuluyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Irak'tan sevkedilen petrole ilişkin, "34-35. tankerini şu anda yüklüyor. 27 milyon varillik yükleme ve 2 milyar dolarlık ciroya ulaşıldı" dedi. Yıldız, Irak'ın şu anda 100 milyar dolarlık petrol ve doğalgaz gelirine sahip olduğunu, Irak'ın normalleşmesinin hızlandırılmasıyla bu miktarın üç katına çıkabileceğini söyledi. 7. Uluslararası Enerji Kongresi ve Fuarı'nda konuşan Yıldız, son dönemde dünyada petrol dengesine Amerika ve Suudi arabistan'ın yön verdiğini belirtti. Almanya'nın kömürden elektrik üretim oranının yüzde 43'lerde olduğunu, bunu yüzde 51'e çıkartma kararı aldığını ifade eden Yıldız, ABD'nin kömürden elektrik elde etme oranın da nükleerle birlikte yüzde 50'nin üzerinde olduğunu belirtti. 'Mahallenin delisi biz miyiz?' Kömür, petrol ve doğalgazın şu anda dünya enerjisinin yüzde 85'ni karşıladığına dikkati çeken Yıldız, amacın 2035'e kadar bunun yüzde 75'lere indirilmesini sağlamak olduğunu vurguladı. Yıldız, "Dünyada hal böyleyken biz kömür santralinin yapılıp yapılmamasını tartışıyoruz. O zaman şöyle derler: Mahallenin delisi biz miyiz arkadaşlar? Dünyanın toplam 7 milyar tonluk yıllık tüketimi var. 3.5 milyar tonunu yalnızca Çin harcıyor. Bizim toplamı 106 milyon ton. Çin'in 35'te biri, dünyanın da 70'te biri" dedi. Yıldız, ne zeytinlikten ne de enerji santrallerinden vazgeçeceklerini belirtti. Son 12 yılda zeytin ağacı sayısının 92 milyondan 170 milyona çıktığını bildiren Yıldız şöyle konuştu: "Bir zeytin ağacı yaklaşık 18 kilo zeytin veriyor. 6 bin zeytin ağacı 100 ton zeytin yapıyor. 1 yılda bunun yüzde 20'si zeytinyağı, yüzde 80'i de sofralık zeytin oluyor. Bunun yıllık cirosu 115 bin lira. Zeytinde ihracatçı ülkeyiz. Kefenin diğer tarafında 153 milyon ton görünür kömür rezervi var. Piyasa değeri 7.5 milyar dolar. 1.6 milyar dolarlık yatırım yapılacak, en az 3 bin kişi istihdam edilecek, 4 yılda yatırım bitirilecek ve işletmeye geçtikten sonra her yıl ürettiği elektriğin kilovatsaatinden ödeyeceği kira 150-152 milyon lira. 30 yıl eskalasyonla bunu ödeyecek. Yıllık kiradan dikebilecek zeytin ağacı 9 milyon. Her yıl 230 milyon dolarlık daha az doğalgaz ithal edeceğiz."
Milliyet

Porsche Fiyatına Toma!
Emniyet Genel Müdürlüğü'nün toplumsal olaylarda kullandığı TOMA'nın fiyatı 1.5 yılda ikiye katlandı. Geçen yılın Mayıs ayında Katmerciler Araç Üstü Ekipman'ın kazandığı ihalede Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı'nın (TOMA) tanesi 332 bin liraya gelirken, dün açıklanan satın almada bu rakam 652 bin liraya yükseldi. İlk ihaleye göre TOMA'nın fiyatı yüzde 96 zamlanmış oldu. TOMA'nın fiyatı lüks Porsche'ye denk geldi. İhale sonrası Katmerciler'in hisseleri borsada yüzde 7.92 yükseldi. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 50 Adet Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı (TOMA-3) alımına ilişkin ihalesinde 11.78 milyon euro (32 milyon 630 bin TL) ile en düşük teklifi vererek sözleşme imzaladığını duyurdu. Şirketin KAP açıklamasına göre, ihaleye 5 şirket fiyat teklifi verdi. Şirket Ekim ayı sonunda da Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 65 adet TOMA ihalesi için 13.68 milyon euroluk (38 milyon 840 bin TL) sözleşme imzalamıştı. Mayıs 2013'te yapılan 30 adetlik TOMA ihalesini de Katmerciler Araç Üstü Ekipman 9 milyon 960 bin liralık en düşük teklifle kazanmıştı. Katmerciler Emniyet'e toplam 145 adet TOMA teslim etmiş olacak, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Kobani protestolarının ardından 14 Ekim tarihinde Ak Parti Grup toplantısında yaptığı konuşmada '1 TOMA zarar görürse 10 TOMA alırız' sözlerinin ardından Katmerciler Araç Üstü Ekipman'ın hisseleri hızla çıkışa geçmişti. Şirketin hisseleri 15 günlük sürede yüzde 50'ye yakın prim yaptı. Şirket yılın ilk 9 ayında da zarardan kâra geçti. 2013'ün 9 ayında 7 milyon TL zarar açıklayan Katmerciler bu yılın aynı dönemini 6.8 milyon TL kârla kapattı. TOMA ihalelerini alması ile adını duyuran Katmerciler, Meclis'te soru önergesine de konu oldu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Başbakan Ahmet Davutoğlu'na "Emniyet Genel Müdürlüğü'ne alınacak 300 bin liralık 65 TOMA'nın 600 bin liraya satın alınacağı" iddialarını sordu. Tanrıkulu, Ekim'de sunduğu önergede şu sorulara yer verdi: "65 adet TOMA ihalesini Katmerciler Araç Üstü Ekipman Sanayi AŞ. nin kazandığı iddiası doğru mudur? TOMA ihalelerinin kamuoyundan saklı tutulmasının gerekçesi nedir? Bir adet TOMA'nın, Emniyet Genel Müdürlüğü'ne ilk partide 620, ikinci partide 610, üçüncü parti de de 600 bin TL'ye toplamda 40.6 milyon TL'ye mal olduğu iddiası doğru mudur?"
Vatan

S&P: Merkez Bankası Tam Bağımsız Değil
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poor's'un yeni Türkiye Analisti Elliot Hentov, "Merkez Bankası'nın yüzde 100 bağımsız olduğunu düşünmüyoruz. Bu tarz riskleri de değerlendiriyoruz" dedi. S&P'nin Cuma günkü Türkiye değerlendirmesi sonrasında soruları yanıtlayan Hentov, Türkiye'nin orta vadeli büyüme tahminini ortalama yüzde 2.8'den yüzde 3.0'e yükselttiklerini belirtti. Hentov, "Bizim baz senaryomuzda şok yok. Ekonomik büyüme anlamında biraz daha iyimseriz. Fakat Türkiye için yüzde 3 olarak öngördüğümüz büyüme yeteri kadar yüksek değil. Son 10 yılda Türkiye büyüme potansiyelinin daha yüksek olduğunu ispatladı. Yüzde 3, potansiyelin en düşük seviyesi" değerlendirmesinde bulundu. Düşük petrol fiyatlarının Türkiye kredi notu açısından olumlu değerlendirmelere neden olabileceğini belirten analist, şöyle devam etti: "Ancak öncelikle reytingler bir yıllık bir performans üzerinden belirlenmiyor. Yani bir yıl cari açığınız düşük diğer yıl fazlaysa, reytingler buna göre her yıl azalıp artmıyor. Reytingler büyük çapta bu yılın ortalaması ve gelecekteki üç yıla bakılarak belirleniyor. Üç yıllık bir dönemin ortalamasına dayanıyor." Hentov, kredi notu için petrol fiyatlarının tek başına yeterli olmadığını ifade etti.
Vatan

Çocuga Devlet Bakacak Beş Bin Kadın İşe Kosacak
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanı Yadigar Gökalp İlhan'dan çalışan annelere müjde geldi. İlhan, "Büyük şehirlerde bebek bakımı çalışan anneleri zorluyor, işinden ayrılmak zorunda bırakıyor. Başlattığımız bu proje, devletin çalışan annelerin çocuklarına bakıcı hizmeti sağlamasını öngörüyor. Önemli bir hizmet. En az 5 bin kadın iş yaşamına dönebilecek" diye konuştu. SGK verilerini de paylaşan İlhan, son reformlarla birlikte nüfusun yüzde 98'inin sağlık sigortası, yüzde 83,5'inin de sosyal sigorta kapsamına alındığına dikkat çekti ve ekledi: "Sigortalı sayısı 19,8 milyon kişiye ulaştı. Sosyal güvenlik açığının GSYİH'ya oranı azalıyor. Gelirlerin giderleri karşılama oranı 2013'te yüzde 89,2'ye, sağlık hizmetleri memnuniyet oranı da yüzde 73'lere yükseldi." Yapılan denetimler sonucu, son sekiz yılda 1,8 milyon kişinin kayıt altına alındığına dikkat çeken İlhan, kayıt dışı istihdam oranının yüzde 36,4'e düştüğüne dikkat çekti. İlhan ayrıca; teknolojinin etkin kullanımıyla iki yılda 23 milyar liralık tasarruf sağlandığını da aktardı. Torba yasayla yapılandırılan borç ve alacaklar konusunda vatandaşları uyaran Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı Yadigar Gökalp İlhan, şu hususlara dikkat çekti: "SGK'nın 46 milyar lira ana para 40 milyar lira civarında da gecikme zammı alacağı mevcut bulunuyor. Peşin ödenmesi halinde 30 milyar liralık tahsilden vazgeçmiş olacağız."
Akşam

Şehir Merkezlerine Giren Servisten Ücret Alınabilir
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan "Resmi kurumlara ait servislerin kaldırılması düşünülebilir ama özel kesime ait servisler kaldırılacak gibi bir şey söylemek mümkün değil. Hukuken de söz konusu değil" diye konuştu. Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun açıkladığı dönüşüm programları kapsamındaki tartışmaları Akşam'a değerlendiren Bakan Lütfi Elvan, şunları söyledi: "Arkadaşlarımız özellikle enerji verimliliği konusunda çalışma yaparken bazı tedbirler ortaya koymuşlar. Bunlardan bir tanesi de metronun, özellikle raylı sistemlerin geçtiği bölgelerde insanların, metro ve raylı sistemlere daha kolay ulaşabileceğini düşünerek yapılan bir çalışma." Enerji verimliliğini arttırıcı birtakım tedbirler alınacağını dile getiren Elvan, kent merkezlerine girişlerin paralı olmasına yönelik belediyelerin bir çalışma yapacaklarını söyledi ve ekledi "Londra'da olduğu 'Belirli merkezlerin paralı yapılması halinde yığılma azalabilir mi?' gibi birtakım çalışmalar olacak. Vatandaşlarımızı rahatsız edici, vatandaşlarımızın beklentilerini ortadan kaldırıcı bir karar alınması söz konusu olamaz."
Akşam

DÜNYA
Tunus'ta Laık Aday Bırıncı Sırada Çıktı Cumhurbaşkanlığı İkinci Tura Kaldı
Tunus'ta 26 Ekim'deki genel seçimler sonrası önceki gün yapılan kritik cumhurbaşkanlığı seçiminde sonuç adaylar yüzde 50'yi geçemediği için ikinci tura kaldı. 2011 genel seçimlerinin galibi İslami eğilimli Ennahda partisinin aday göstermediği cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunda laik çizgideki Nida Tunus'un (Tunus'un Sesi) genel başkanı El-Baci Kaid es-Sibsi (87) gayri resmi sonuçlara göre oyların yüzde 42'sini aldı. Rakibi mevcut Cumhurbaşkanı Muhammed Munsif el-Merzuki'nin oy oranı yüzde 34 oldu. Tabanı, 28 Aralık'ta yapılması öngörülen ikinci turda kilit rol oynayabilecek sosyalist çizgideki Halk Cephesi (PF) lideri Hamma Hammami ise yüzde 9 oyla üçüncü oldu. PF yetkililerinden Muhammed el-Cemmur seçim sonrası yaptığı açıklamada "Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda, Merzuki'yi desteklemeyeceğiz. Ancak bu, Nida Tunus Partisi Genel Başkanı El-Baci Kaid es-Sibsi'yi destekleme kararı aldığımız anlamına da gelmez" dedi. Tunus; Libya ve Mısır gibi şiddet sarmalına çekilmese de Fransız haber ajansı AFP, ikinci tura doğru ülkedeki siyasi iklimin kutuplaşabileceği yorumuna yer veriyor. Mevcut Cumhurbaşkanı Merzuki laik bir siyasetçi olarak tanınmakla birlikte Fransız haber ajansı AFP onun İslami eğilimli seçmenlerle kader birliği yaptığını belirtiyor. Nitekim Merzuki seçimin yapıldığı önceki gün geç saatlerde tüm demokratik güçleri devrik Devlet Başkanı Zeynel Abidin bin Ali ve selefi Habib Burgiba altında görev yapmış Sibsi'ye karşı kendisini desteklemesi çağrısında bulunmuştu. Rakipleri ise Merzuki'yi, 2011'de İslami Ennahda ile ittifak yaparak devrimin ruhunu gasp etmekle suçluyor.
Hürriyet

Nükleer Müzakereye Devam İran İle Anlaşma Yaza Kaldı
İran ile 5+1 grubu arasındaki nükleer müzakerelerin 1 Temmuz 2015 tarihine kadar devam etmesi üzerinde mutabakat sağlandığı açıklandı. BM Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesi ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin ile Almanya (5+1), BM yaptırımlarının kaldırılması karşılığında İran'ın nükleer programını sınırlandırmasını istiyor. Viyana'da 18 Kasım'dan beri devam eden nükleer müzakerelerde alınan uzatma kararını İngiltere Dışişleri Bakanı Hammond duyurdu. Hammond, "bazı önemli ilerlemeler" sağlandığını belirterek, önümüzdeki üç ay içinde bir prensip anlaşmasına varılması için açık bir hedef bulunduğunu, görüşmelerin gelecek ay devam edeceğini söyledi. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry,"- Sadece aptallar müzakerelerden çekip gidebilir" derken, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de "Uzlaşma yolu nihai bir anlaşmayla netilenecek. Bir çok boşluk ortadan kalktı" diye konuştu.
Hürriyet

Oyuncak Silahlı Çocuk Polis Kurşunuyla Öldü
Amerikan polisinin, siyahi gençlere önyargılı davranıp şiddete eğilim gösterdiğine yönelik tartışma yeni bir olayla alevlendi. Ohio eyaletinin Cleveland kentindeki bir oyun parkında 12 yaşındaki siyahi kökenli Tamir Rice polisin ateş açması sonucu öldü. Polis Sözcüsü Ed Tomba, oyun parkı yakınlarındaki oturan bir kişinin cumartesi günü, 911 yardım hattına telefon ederek salıncaktaki bir çocuğun elindeki silahla herkesi korkuttuğunu ihbar etmesinin ardından mahalleye polis gönderildiğini belirtti. Oyuncak olduğu belirtildi Tomba, ihbar üzerine parka giden polisin Rice'a ellerini yukarı kaldırmasını söylediğini, çocuğun belindeki silahı çekmesi üzerine görevinin ilk yılındaki bir polisin iki el ateş ettiğini söyledi. Çocuğun herhangi bir sözlü tehditte bulunmadığını, silahını da polise doğrultmadığını kaydeden Tomba, polisin neden ateş açtığının soruşturma sonucu belirleneceğini vurguladı. En az bir kurşunun Rice'ı karnından vurduğu ortaya çıktı, küçük çocuğu öldüren yaraya ise göğsü hedef alınarak ateş açılması neden oldu. Sonradan yayınlanan 911 kaydında ihbarı yapan kişinin Rice'ın elindeki tabancanın 'muhtemelen sahte' olduğunu söylediği açıkça duyuluyor. Ateş eden polisin geçici olarak görevden uzaklaştırıldığı belirtilse de Rice ailesi 'gerçekte ne olduğunun aydınlatılmasını' istiyor. Ailenin avukatı Timothy Kucharski, polisin ateş açmasına neden olan olayları bilmediğini vurgulayarak "Ani kararlarla yargıya varmak istemiyorum" dedi. Missouri eyaletindeki St. Louis kentinin Ferguson bölgesinde 9 Ağustos'ta 18 yaşındaki siyahi genç Michael Brown'ı vuran beyaz polise ilişkin büyük jürinin kararı beklenirken Amerikan toplumunda ırksal nedenlere bağlı gerginlikler yükseliyor.
Milliyet

Başbakanı Şoförü Yaktı
Portekiz'de geçen hafta vergi kaçırmak, kara para aklamak ve yolsuzluk şüphesiyle gözaltına alınan eski Başbakan Jose Socrates'in soruşturmasıyla ilgili çarpıcı detaylar ortaya çıkmaya başladı. Portekiz basını Socrates'in başbakanlık yaptığı dönemde makam şoförü John Perna'nın defalarca para dolu çantaları otomobille Lizbon'dan Paris'e taşıdığının belirlendiğini yazdı. Şoförü 1 yıl boyunca takibe alan savcılık Fransız yetkililerden bu paraların nereye götürüldüğünün belirlenmesi için yardım istedi. Fransa'dan gelecek belgelerin bu davanın seyrini değiştirebileceği belirtiliyor. Geçen hafta Socrates'le birlikte gözaltına alınan şoförünün taşıdığı paraların Paris'ten sonra İsviçre'deki bankalara aktarıldığı söyleniyor. Perşembe günü gözaltına alınmasından bu yana karakolda tutulan ve 21 saati aşkın süre sorgulanan 57 yaşındaki siyasetçinin suçlu bulunması halinde 8 yıla kadar hapis cezası alması bekleniyor. Görevde olduğu dönemde yolsuzlukla mücadele yasalarını 2 kez sıkılaştıran Socrates'in, çıkarttığı mali bir af kanunu ile İsviçre'deki UBS bankasına yatırdığı 20 milyon Euro'yu, yakın arkadaşı iş adamı Carlos Manuel dos Santos Silva'nın sahibi olduğu Portekiz'in 'Esprito Santo Bankası'na transfer ederek akladığı öne sürülüyor.
Vatan

Müzakereye Devam Kararı
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesi ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin ile Almanya'nın (5+1) Tahran yönetimiyle sürdürdüğü nükleer müzakerelerde bir kez daha uzatma kararı alındı. Avusturya'nın başkenti Viyana'da gerçekleşen son görüşmelerde de şartlar konusunda anlaşma sağlanamaması nedeniyle, müzakerelerin 1 Temmuz 2015'e kadar uzatılması kararı alındı. 5+1 ülkeleri, BM yaptırımlarının kaldırılması karşılığında İran'ın tartışmalı nükleer programını sınırlandırmasını istiyor. Tahran ise nükleer silah üretme amacına sahip olduğu iddialarını reddediyor. İsviçre'nin Cenevre kentinde 24 Kasım 2013'te varılan geçici anlaşmaya göre, 20 Temmuz 2014'e kadar kapsamlı anlaşmaya varılması öngörülmüş ancak bu sağlanamamıştı. Bunun üzerine anlaşma için süre 24 Kasım'a kadar uzatılmıştı. İsrail, müzakerelerde bir kez daha uzatma kararı çıkmasıyla birlikte Tahran'a karşı askeri harekat seçeneğini bir kez daha gündeme getirdi. İsrail basınının haberine göre Tel Aviv yönetimi, varılacak her türlü anlaşmanın İran'ın nükleer programını yıllarca denetimden uzak şekilde sürdürmesi anlamına geleceğini, böyle bir durumda da tek başına askeri harekat seçeneğini değerlendireceğini vurguluyor. Son olarak İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, İran'la sürdürülen nükleer müzakerelerde, 'kötü bir anlaşma yapılması' yerine hiçbir anlaşmaya imza atılmamasını tercih ettiklerini belirtmişti.
Vatan

Hagel 'Yeni Işıd Stratejisi'ne Yenildi
ABD'de Barack Obama'nın ara seçimlerde cumhuriyetçilere karsı tarihi bir yenilgi alması iç ve dış politikada önemli değişiklikler yapmasını zorunlu kıldı. ISID'le silahlı mücadele için oluşturulan koalisyon kısa sürede kayda değer bir ilerleme sağlamayınca Obama "yeni bir ISID stratejisi" hazırlanması için hazırlık talimatı vermişti. Bunun için kabinesinde değişikliğe gitmesi de bekleniyordu. Değişikliğin İlk 'kurbanı' ise Savunma Bakanı Chuck Hagel oldu. Obama'nın isteğiyle Hagel dün istifasını sundu. New York Times'a göre Obama, ISID ile mücadelede Hagel'dan daha farklı yeteneklere sahip bir ismi düşünüyor. Obama, kabinesindeki tek Cumhuriyetçi isim olan 68 yasındaki bakanla Beyaz Saray'da birlikte kameraların karsısına geçerek teşekkürlerini sundu. Duygusal anların yaşandığı basın toplantısında Hagel'ın gözlerinin dolduğu görüldü.
Akşam

Siyonizm Yaşalaştı
İsrail'i "Yahudilerin devleti" olarak tanımlayan ırkçı tasarı İsrail Bakanlar Kurulu tarafından imzalandı. 11'e karşı 14 oyla imzalanan yasa tasarısının yarın meclisin onayına sunulması bekleniyor. Tasarıda, "İsrail Yahudilerin tarihi anavatanıdır ve tüm İsrail vatandaşları eşit haklara sahiptir" ifadeleri bulunuyor. Onaylanmasına kesin gözüyle bakılan tasarı, İsrail'in bir anayasası olmadığı için devletin "temel kanunlarının" içine girecek. Yasa tasarısında İsrail devleti, bölgesel bir devlet şeklinde değil tüm dünya Yahudilerinin temsilcisi etnik-dini bir devlet olarak tanımlanıyor. Sosyalist siyonist çizgideki Meretz lideri Zahava Gal-On kanun için, "İsrail'deki Arap vatandaşlarını ikinci sınıf vatandaş yapacak" dedi. Hamas, ise kararın "dini bir savaşın habercisi" olduğunu ifade etti.
Akşam

POLİTİKA
İtibarsızlaştırmak İstiyorsunuz
Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, kendisine "Siz başbakan olamadınız diye öfkesini bizden çıkarmak zorunda mısınız? Ergen çocuklar gibi öfkeli konuşmanın anlamı var mı?" diye seslenen HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'a şu yanıtı verdi: "Onun taleplerinin dışında birtakım şeyler ileri sürmek suretiyle Öcalan'ı da zor durumda bıraktığınızı bilmiyor musunuz? Siz kimin sözcülüğünü yapıyorsunuz da Öcalan'ın itibarsız hale getirmek istiyorsunuz?" Arınç, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Eleştiriye tahammülü olmayan bazıları, yani edep dışında bazı ifadelerde küçültme, küçük görme, kötü polemik yapma yolunu tercih ettiler. Tehditlerin şantajların söz konusu olduğu bir yerde eleştiriye insanların tahammülü olması lazım. HDP bugün çok önemli bir görev yapıyor. Çözüm süreci içerisinde Öcalan ve diğer paydaşlarla irtibat konusunda ve bir siyasi kanat olarak halkı temsilen eden bir siyasi parti ve milletvekilleri olarak onların çok daha sorumlu davranması, çok daha anlayışlı olması, hükümetle ilişkilerini çok daha dürüst götürmeleri gerekir. Bunun dışına çıktıkları zaman çözüm süreci bundan olumsuz etkilenir. 6-7 Eylül olayları yüzdeki makyajları bozdu, boyaları çözdü ve yüzler tanınmaz hale geldi. Demek ki sadece cumhurbaşkanlığı seçimlerinde söyledikleri orada kalmıştı, 6-7 Ekim olaylarında tekrar eski kimliklerine dönmüşlerdi. Bundan kurtulmak istedi, kurtulamadı. Başka şeyler de düşündü. Basınımız her şeye meraklıdır ama bir şeyi merak etmedi. Deniz Seki nasıl yakalandı, günlerce gazeteler yazıyor. Peki hiçbir gazeteci Sayın Demirtaş'ın 1,5 ay boyunca nerede olduğunu, grup toplantılarına neden gelmediğini, niçin basınla yüz yüze görüşme imkanı bulmadığını merak etmedi mi, sormadı mı? Sormak ihtiyacını duymadı mı? Duymadı diyelim ama biz neler olup bittiğini çok iyi biliyoruz. Buradan bir tavsiyem var: Siz egosu yüksek bir insan olabilirsiniz ama Türk siyasetinde başarılı olma şansınız var. Sahici olun ve çözüm sürecini tıkayacak, Çözüm sürecini başka noktalara götürecek hiçbir şey yapmayın. 15 yıldır cezaevinde bulunan bir insana önem veriyorsanız, Çözüm Süreci'nde onun vereceği mesajları önemli görüyorsanız onun bu talebinin yerine getirilmesi lazım. Ama nasıl cezaevi şartları içerisinde, bunun bir formülü bulunabilir. Ben bunu söylüyorum, siz 'sekretarya şunlardan, şunlardan, şunlardan olsun' diyorsunuz. Bu aramızda konuşulmuş, anlaşılmış bir mesele değil. Ziyaretçi heyetleri daha kalabalık olsun diyorsunuz, olabilir. Hiç bir yerde olmaz demedik ama siz bunu bazen şu kadar sayı çıkartıyorsunuz, içerisine şunları koyuyorsunuz. Üçüncü göz diyorsunuz, bir şey diyorsunuz. Bunların iki türlü zararı var. Bir hükümeti zor duruma düşürüyorsunuz. Çünkü siz bunları söylediğinde hükümet bunları vadetmiş gibi oluyor, hayır biz 'kurumsal olarak bunlar olabilir üzerinde çalışalım' diyoruz. İkincisi Öcalan'ın bile talep etmediği, Öcalan ile hükümet olarak görüşmediğimiz MİT'in bu görüşmeleri yaptığı bilindiği halde, onun taleplerinin dışında birtakım şeyler ileri sürmek suretiyle Öcalan'ı da zor durumda bıraktığınızı bilmiyor musunuz? Siz kimin sözcülüğünü yapıyorsunuz da Öcalan'ın itibarsız hale getirmek istiyorsunuz?"
Hürriyet

İlk Resepsiyon Öğretmenlere
Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndaki ilk resepsiyon dün akşam öğretmenlere verildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 81 ilden gelen 204 öğretmen için Öğretmenler Günü dolayısıyla resepsiyon verdi. Erdoğan resepsiyona kendi öğretmenlerini de davet ederek jest yaptı. Hasan Çelikkaya, Yaşar Fersahoğlu, M. Celalettin Dayınlarlı, Ahmet Kahraman, Hasan Küçük, Salahattin Kaya, Yusuf Karaca ve Semra Ünal Acar, Erdoğan'ın öğretmeni olarak davete katılan isimler oldu. Erdoğan resepsiyonda yaptığı konuşmada ise şu mesajları verdi: Öğretmenlik tarihin her döneminde zorluk, mücadele, tahammül ile ve en önemlisi sabırla anılan bir meslektir. Öğretmen dediğimizde aklımıza ilk önce aşk gelir, sevda gelir, fedakarlık gelir. Sizlerden, Türkiye'nin tüm öğrencilerine özgüven aşılamanızı özellikle rica ediyorum. Bugün (dün) bir hocamız ziyaretime geldi. Bu hocamız 'Bir ay içerisinde bir akademisyenimiz bir kitap yayınlayacak' dedi. 'Hayırdır' dedim, 'Sizin yaptığınız açıklama artık dünyada tartışılıyor' dedi. Malum, Kristof Kolomb meselesi. Müslümanlar tarafından oraya ulaşıldığı meselesini. Birçok kitaplar var ki biz aslında bunu kaynak olarak, Prof. Dr. Fuat Sezgin Hocamızın kaynağından alarak söylemiştik. Aslında bu alanda daha nice kitaplar zaten yazılmış, var. Şimdi, bu akademisyen arkadaşımız da daha derli toplu farklı bir eseri ortaya koyacak. Bunların içerisinde Çinli olup Müslüman olan akademisyenler de var. Buraya gidenler var. Aynı şekilde daha farklı olanlar da var. Fakat biz nedense kendimize bu tür şeyleri yakıştıramıyoruz. Bayrak, vatan sevgisini anlatacak olan sizlersiniz. Bu ülkede eğer birileri çıkıp da bayrak indirmeye, yakmaya çalışıyorsa o demek ki bu okullarımızdan hiçbir şey alamamış. Onda bir ruh fakirliği var, bunu gidermemiz lazım. Eğer bu ülkede birileri çıkıp da şu vatan topraklarında bir ameliyat yapmayı aklından geçiriyorsa demek ki o da bir şey alamamış.
Milliyet

'Alevilerin Talepleri Belli'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun önceki gün Tunceli'de yaptığı Alevilere yönelik 3 adım içeren açıklamasını Milliyet'e değerlendirdi. Milliyet'in Başbakan'ın açıklamalarına ilişkin sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, "Dersimli Kemal olarak söylüyorum. Ne mesajı verdi ki, ne diyeyim, nasıl bir değerlendirme yapayım. Ortada bir şey yok" yanıtı verdi. Tunceli Üniversitesi kurulurken grup başkanvekili sıfatıyla yaptığı konuşmada üniversitenin adının "Munzur" olmasını talep ettiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Müze yapacağız, üniversitenin adı bir de yol yapacağız diyorlar. Kürsüye çıkıp ben üniversitenin adı Munzur olmalı dediğimde, bunlar Meclis tutanaklarında var, AKP oyları ile reddedildi" diye konuştu. Davutoğlu'nun yaptığı askeri kışlanın müze olması, üniversite adının değiştirilmesi ve eşit vatandaşlık bilincinin geliştirilmesi açıklamalarına ilişkin Kılıçdaroğlu, "Alevi vatandaşlarımızın talepleri çok net. Cemevlerine statü verilmesi ve benzeri gibi çok net ortada duran talepler var. Bu talepler net ama iktidar samimi değil. Bu talepler gerçekleşecek mi, gerçekleşmeyecek mi? Etrafta dolanmanın bir alemi yok ki" değerlendirmesi yaptı. Öte yandan Kılıçdaroğlu, kayınvalidesinin cenaze törenine katılmak için dün tüm gün Tunceli'de bulunmasını gerekçe göstererek, bugün TBMM'de yapılacak grup toplantısını iptal etti.
Milliyet

Pkk İlkbaharda Silah Bırakabilir
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'tan Çözüm Süreci'yle ilgili önemli açıklamalar… Demirtaş, PKK'nın silah bırakmasının da masada olduğunu belirterek, şunları söyledi: Hükümet'le yaptığımız görüşmelerde en önemli başlıklar arasında 'kesin eylemsizlik' ve 'silah bırakma' yer alıyor. Müzakerelerde ilerleme sağlanırsa sıra silah bırakmaya da gelir. Bu konuda son sözü söyleyecek kişi Öcalan'dır. Süreç sorunsuz ilerlerse bu çağrı ilkbaharda gelebilir. Yeni İmralı ziyareti için gerekli başvurularımızı yaptık. Gidiş tarihi konusunda henüz bize iletilen bir bilgi yok. Adalet Bakanlığı'ndan yanıt gelir gelmez adaya gideceğiz. Gecikmenin, HDP ile Hükümet arasındaki müzakerelerden kaynaklandığını sanmıyorum. Devlet heyeti ile Öcalan arasındaki görüşmeler sürüyor olabilir. İmralı'ya gidişimizin bu sebeple geciktiği kanaatindeyim.
Akşam


SPOR
Attığı gollerle Beşiktaş'ı hem Avrupa'da hem de Süper Lig'de taşıyan Demba Ba, 6 maçta ilk 11'de oynama barajını (8 maç) aştığı için ekstra 350 bin Euro kazandı. Sözleşme gereği ligin ikinci devresinde de 6 maçta ilk 11'de başlarsa 350 bin Euro daha cebine koyacak. Bonservisi dahil 4 yıllık maliyeti, TL'ye çevirdiğimizde 46 milyonu bulan Senegalli, bu performansla giderse parasını kısa sürede çıkaracak. Çünkü golcü, daha 5 ayda Avrupa ve Süper Lig'de attığı 12 golle 16 milyon liralık gelirde doğrudan pay sahibi oldu. 7'si Avrupa olan 15 maçta sahaya çıkan Ba, sadece birinde yedekti. Ba, Avrupa'da 7, ligdeyse 5 kez olmak üzere toplam 12 kez fileleri havalandırdı. Ba, attığı gollerde ligde 9 puanlık katkı sağlayıp kulübe 3.3 milyon liralık performans primi kazandırdı. Şampiyonlar Ligi ön elemesinde Feyenoord ile oynanan rövanşta hat-trick yaparak turda büyük rol oynayan Ba, 2.1 milyon, Avrupa Ligi'nde Tottenham'a attığı beraberlik golüyle 500 bin ve Partizan'a iki maçta attığı 3 golle de 2 milyon Euro'luk primlerde büyük pay sahibiydi. Senegalli böylece TL bazında 13 milyonluk gelire imza atmış oldu.
Hürriyet

Beşiktaş'ın, Kasımpaşa'yı yendiği maçta ortaya koyduğu futbolla herkesi kendine hayran bırakan Jose Sosa, transfer döneminde siyah- beyazlı takımı seçtiği için çok mutlu olduğunu söyledi. Karşılaşmadan sonra soyunma odasında takım arkadaşlarının tebriklerini kabul eden Arjantinli futbolcunun açıklamaları en çok Teknik Direktör Slaven Bilic'i mutlu etti. Hırvat hocanın yaşadığı bu sevincin perde arkasında ise yönetime verdiği transfer listesinde Sosa'nın ilk sırada yer almasının bulunduğu ortaya çıktı. Geçtiğimiz sezon Atletico Madrid'de kiralık olarak forma giyen Sosa'yı almayı kafasına koyan Bilic'in ısrarından vazgeçmemesi nedeniyle yönetimin bu transferi sonuçlandırdığı kaydedildi. Siyah-beyazlılar, Metalist Kharkiv'li yöneticilerle Ukrayna'da yapılan ilk görüşmede 12 milyon euro bonservis bedeli istenmesi üzerine, "Sosa'dan vazgeçtik" yanıtını vermişti. Astronomik talep nedeniyle Sosa transferini rafa kaldıran siyah-beyazlılar, Lanzini ve Ruiz gibi isimlere yönelmişti. Ancak transfer döneminin bitmesine çok kısa süre kala Ukrayna'dan gelen haberle bütün planlar bir anda değişti. Ruiz ile 3 senelik sözleşme imzalamak üzereyken Sosa için Metalist Kharkiv'le ikinci kez pazarlık masasına oturan Beşiktaş elini bir hayli güçlendirmişti. Ukrayna ekibinin ekonomik sıkıntı içinde olması ve ülkede yaşanan iç karışıklık nedeniyle Metalist Kharkiv'den kesin olarak ayrılmak isteyen Sosa'nın tutumu da transferin önünü açtı. Arjantinli yıldızı sezon başında 1.4 milyon euroya kiralayan Beşiktaş, Metalist Kharkiv'le yapılan özel anlaşma kapsamında 15 Ekim tarihinde 2 milyon euro daha ödeyerek Sosa'nın bonservisini almıştı.
Milliyet

Attığı gollerle Beşiktaş'ı hem Avrupa'da hem de Süper Lig'de taşıyan Demba Ba, 6 maçta ilk 11'de oynama barajını (8 maç) aştığı için ekstra 350 bin Euro kazandı. Sözleşme gereği ligin ikinci devresinde de 6 maçta ilk 11'de başlarsa 350 bin Euro daha cebine koyacak. Bonservisi dahil 4 yıllık maliyeti, TL'ye çevirdiğimizde 46 milyonu bulan Senegalli, bu performansla giderse parasını kısa sürede çıkaracak. Çünkü golcü, daha 5 ayda Avrupa ve Süper Lig'de attığı 12 golle 16 milyon liralık gelirde doğrudan pay sahibi oldu. 7'si Avrupa olan 15 maçta sahaya çıkan Ba, sadece birinde yedekti. Ba, Avrupa'da 7, ligdeyse 5 kez olmak üzere toplam 12 kez fileleri havalandırdı. Ba, attığı gollerde ligde 9 puanlık katkı sağlayıp kulübe 3.3 milyon liralık performans primi kazandırdı. Şampiyonlar Ligi ön elemesinde Feyenoord ile oynanan rövanşta hat-trick yaparak turda büyük rol oynayan Ba, 2.1 milyon, Avrupa Ligi'nde Tottenham'a attığı beraberlik golüyle 500 bin ve Partizan'a iki maçta attığı 3 golle de 2 milyon Euro'luk primlerde büyük pay sahibiydi. Senegalli böylece TL bazında 13 milyonluk gelire imza atmış oldu.
Star
--
Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme