25 Kasım 2014 Salı

26.11.2014 Genel Gündem


26.11.2014 Çarşamba
GÜNDEM
Kurumlara Zarar Verir 
TBMM Genel Kurulu'nda bugün ele alınması planlanan, Yargıtay ve Danıştay'ın yapısının değiştirilmesini öngören yargı paketine tepkiler sürüyor. Yargıtay Başkanı Ali Alkan'ın açıklamasının ardından Türkiye Barolar Birliği (TBB), Ankara Barosu ve Yargıçlar Sendikası da yeni düzenlemeleri sert sözlerle eleştirdi. TBB adına yapılan yazılı açıklamada, yasanın kurumlara zarar vereceğine dikkat çekildi. Ankara Barosu da paketin adalet değil, karmaşa ve adaletsizlik çıkaracağını iddia etti. Tepkiler şöyle: Kamuoyuna tartışma imkânı tanımadan, doğrudan ilgili kurumların dahi görüşü alınmadan, çoğunluğa sahip olmanın rahatlığıyla yargı erki ile sürekli oynanmaktadır. Teklifle, Yargıtay'ın iç işleyişinde Yargıtay'ın takdir yetkileri azaltılmaktadır. Teklif yasalaşırsa, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu seçimleri çok kısa sürede 3. kez yenilenecektir. Anlaşılan Yargıtay'da yürütmenin hoşnut olduğu bir görünüm ortaya çıkana kadar görevlendirmeler ve seçimler devam edecektir. Bu durum, yüksek yargıya duyulan güveni kökünden sarsacak niteliktedir. Eleştirdiğimiz durumlar Yargıtay'a özgü olmayıp, bu teklifle Danıştay'ın da iç işleyişinde katılımcılığın azaltılması ve yeniden yapılandırılması amaçlanmaktadır. Adli yıl açılış töreninin kaldırılmasının ise üzerinde yorum yapmak dahi güçtür. On yıllara dayanan gelenekleri gündelik siyaset adına bir çırpıda kaldırmak, kurumlara geri dönüşü olmayan zararlar verecektir. Ankara Barosu Başkanı Hakan Canduran: Yargıtay'ın iş yükü sorununun çözümü Yargıtay'ı büyütme anlayışıyla çözülemez. Kanun yapma tekniği bilimsel bir çalışmadır. Toplumun bütün hassasiyetlerini, dengelerini ve gerçeklerini dikkate alarak, kapsamlı ve özenli bir çalışmayı gerektirir. Ancak, 'Torba Kanun' denilen ve kesinlikle yasa yapma tekniğine aykırı yöntemlerle gerçekleştirilen kanun çalışmaları, Türkiye'deki yasal sistemi tamamen içinden çıkılmaz hale getirmiştir. Yasama tekniği açısından büyük sorunlar doğuran, kamuoyunun bilgilenme ve sürece katılma gibi en temel demokratik haklarını ihlal eden, ihtiyaca cevap vermekten uzak bu düzenlemelerden adalet değil, karmaşa ve adaletsizlik çıkmaktadır. Yargıçlar Sendikası Genel Sekreteri Hâkim Mustafa Karadağ: Dünyanın hiçbir yerinde 500 üyeli Yargıtay görülmemiştir. Sadece bu sayı hali dahi Yargıtay'ı itibarsızlaştırmaya yeter. Yargıtay ve Danıştay daire ve üye sayısının çoğaltılarak yargıya yön verilmesi yöntem ve amacını daha önce de görmüştük. Siyasi iktidar şimdi, daha önce kötü taşerona kaptırdığı yüksek mahkemeler iktidarını yine aynı yöntemle ele geçirmek istemektedir. Ancak bu yöntem yüksek yargıyı dolayısıyla yargıyı daha da itibarsızlaştırmaktan ve yargıya olan güveni azaltmaktan başka bir şeye hizmet etmez.
Hürriyet


TEOG Maratonu Başladı 
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından (MEB) Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sistemi kapsamında 970 sınav merkezinde 15 bin 353 okulda, 93 bin 589 salonda gerçekleştirilecek ortak sınavlara 1 milyon 287 bin 847 öğrenci katılacak. Bugünkü sırasıyla Türkçe, matematik, din kültürü ve ahlak bilgisi dersi yazılıları yapılacak. Ortak sınavlar; ülke genelinde olağanüstü haller ve özel durumlar dışında öğrencilerin öğrenim gördükleri okullar ile yurt dışında KKTC ve MEB'e bağlı okulların bulunduğu, sınav için uygun görülen merkezlerde Türkiye saatiyle 09.00, 10.10 ve 11.20'de başlayacak ve aynı anda yapılacak. Ortak sınavlarda her ders için çoktan seçmeli 20 soru sorulacak, değerlendirmede yanlış cevap sayısı doğru cevap sayısını etkilemeyecek. Ortak sınavlarda A, B, C ve D kitapçığı olmak üzere dört kitapçık verilecek. Sınav süresi her ders için 40 dakika olacak. Ortak sınavın ikinci oturumu ise 27 Kasım Perşembe günü yapılacak. İkinci oturumda ise fen ve teknoloji, TC inkılap tarihi ve Atatürkçülük ile yabancı dil ders yazılıları gerçekleştirilecek. Sınav yapılacak okullarda sınav günleri ders yapılmayacak.
Vatan

Soma İddianamesi İade 
Soma'da 301 madencinin yaşamını yitirdiği faciayla ilgili olarak Akhisar Cumhuriyet Savcılığı soruşturmasını tamamlayıp 8'i tutuklu 45 şüpheli iddianame hazırlamıştı. Manisa Baro Başkanı Zeynel Balkız'ın verdiği bilgiye göre Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi iddianame üzerindeki incelemesini tamamladı ve eksiklikler saptadığı için de kabul etmedi. Balkız, iddianamenin 4 nedenle reddedildiğini belirterek gerekçeleri şöyle sıraladı: Müştekiler dinlenmedi: İddianamede 301 şehidin yakınları ve yaralıların tamamı dinlenmesi gerekirken 216 kişi dinlenmiş. Yani; mağdurların tamamı dinlenmemiş. Toplu suçlama: Suçların şahsiliği prensibi vardır. O suçu işleyen kişinin hangi suçtan yargılandığı ve onun kusurundan kimin mağdur olduğu belli olmalıdır. Savcı kişileri grup olarak suçlanmış ve savcılık adeta toptancılık yapmış. İrtibat sağlanmamış: Yaralanan kişilere verilen raporda 'basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir' şeklinde rapor verilmiş. Kendilerini yeraltında tehlikeye sokan durum konusunda delillerle irtibat sağlanmamış. Rapor beklenmedi: 'Delillerin tamamı toplandı' denilmesine rağmen Sabit Gaz ölçüm cihazları için TÜBİTAK'ın göndereceği rapor beklenmemiştir. Yani delillerin tamamı toplanmamıştır.
Vatan

Bu Reform Bizi Bozar 
TBMM'ye sunulan iç güvenlik paketinde yer alan 'Jandarma reformu'na Genelkurmay'dan itiraz geldi. Genelkurmay özellikle il ve ilçe jandarma komutanlarının atanmasındaki değişikliğe itiraz ediyor. Yeni düzenlemeye göre, Jandarma Genel Komutanlığındaki daire başkanları ile il ve ilçe jandarma komutanlarını İçişleri Bakanı atayacak. Vali ve kaymakamlar, jandarma ve sahil güvenlik personeline disiplin cezası verebilecek. İçişleri Bakanı ile valilerin, jandarma personelini görevden uzaklaştırma yetkileri genişletilecek, ilçe jandarma komutanları valinin talimatıyla değişebilecek. Askeri kaynaklar özellikle atamalarda Jandarma Genel Komutanlığı'nın devre dışı bırakılmasının 'askeri sistemi ve disiplini' zedeleyeceğine inanıyor. Özellikle ilçe komutanını değiştirme yetkisinin valiliğe verilmesiyle birlikte, komutanın askeri görevlerini yerine getiremeyeceğini, istikbalini siyasilerde görebilme tehlikesinin ortaya çıkabileceğini savunuyorlar. Hatta "Vali, kaymakamı, ilçe emniyet müdürünü seçebiliyor mu?" diyerek değişikliğe dikkat çekiyorlar.
Vatan

EKONOMİ 

Gram Altın 85, 6818-85, 7599                    
ABD Doları 2, 2186-2, 2199/  Euro 2, 7683-2, 7708/ İngiliz Sterlini 3, 4856-3, 4921

Yerli Oto 2020'de Arzı Endam Eder 
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Gebze'deki Taysad Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan ve savunma sanayi ve ulaşım sektöründe faaliyet gösteren yurtiçi ve uluslararası firmalara tasarım ve mühendislik hizmeti veren Hexagon Studio'yu ziyaret etti. Karsan ve Hexagon Studio'yu bünyesinde bulunduran Kıraça Holding Yönetim Kurulu Başkanı İnan Kıraç'ın da bulunduğu ziyarette açıklama yapan Bakan Işık, 2020'den önce bir Türk otomobil markasının Türkiye ve dünya yollarında arz-ı endam edeceği yönünde olduğunu söyledi. Yerli otomobil için ümidinin ve arzusunun daha çok arttığını ve bunun en kısa sürede 'ete kemiğe büründürmenin' mümkün olduğunu kaydeden Bakan Işık, sözlerini şöyle sürdürdü: "Otomotiv sektöründe yarış ve adeta bir savaş var. Dolayısıyla burada bir markanın ortaya çıkmasını hükümet olarak önemsiyoruz. Gerek Hexagon, gerek başka firmalar artık bu bilgiye ve teknolojiye sahip. Önemli olan bir marka çıkarmak. Bir Türk markasının sadece Türkiye'nin değil dünyanın bütün yollarında arzı endam etmesini sağlamak. Bu çalışmaları somut bir noktaya getireceğiz. Hedef olarak 2020'den önce herşeyiyle satılan bir otomobil çıkarmayı hedeşemiştik. Biraz da ihtiyatlı konuşmak zorundayız. Şu andaki gelişmeler 2020'den önce bir Türk otomobil markasının Türkiye ve dünya yollarında arzı endam edeceği yönünde."
Hürriyet

Bir United Biscuits de biz Almak İstiyoruz... 
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, Ülker'in İngiliz Bisküvi devi United Biscuists'i 3.5 milyar dolara satın alması ve Doğuş Holding'in Garanti Bankası operasyonunu "Muazzam bir iş" olarak değerlendirdi. Türkiye'de iş dünyasının paradigmalarını değiştirmesi gerektiğini belirten Koç, "Ülker'in operasyonu bu açından çok önemli. Bizim de 2015 yılı için bir sürprizimiz olabilir" dedi. 2011 yılında Güney Afrika'nın en büyük beyaz eşya üreticisi Defy'i bünyesine katan Koç Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, şirketin Durban'da bulunan buzdolabı fabrikasını ekonomi gazetecileri ile gezdi. Burada açıklamalarda bulunan Koç, "Yıldız Holding'in İngiliz United Biscuits'i satın alması muazzam bir operasyon. Nokta atışı yapılmış. Murat Bey'e mektup yazdım. Tebrik ettim kendisini" diye konuştu. Yurt dışında satın almalar düşündüklerini açıklayan Koç, şöyle devam etti: "Olmak istediğimiz yerde değiliz küresel ölçekte. Beyaz eşya ve enerji dışında cazip fırsatları kollayacağız. Güney Doğu Asya ve Uzakdoğu, büyümek istediğimiz pazarlar. Yakında müjdesini vereceğiz." Yapı Kredi Bankası'ndan memnun olduklarını da anlatan Koç, şunları söyledi: "Yatırmış olduğumuz paraya ve getirisine göre şu an bizim için çok kıymetli bir varlık. İtalyanlarla fevkalâde iyi gidiyoruz. Türkiye'nin önemli bir pazar olduğunun farkındalar. Garanti'nin satışı, iyi planlanmış bir süreçti. Hem İspanyollar hem dostlarımız eminim çok mutlular." 
Türkiye

Yüksek Faiz Başımızın Belası 
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Merkez Bankası'nın faiz politikasını eleştirmeye devam etti. Zeybekci, Merkez Bankasının bu konuda gereksiz bir ürkeklik içinde olduğunu belirterek, "Türkiye oransal açıdan en yüksek faizin olduğu dönemi yaşıyor. Faiz oranlarının düşmesi lazım" dedi. Reel sektörün yatırım yapmamasının nedeni olarak yüksek faizleri gösteren Zeybekci, "Çünkü faizin enflasyona maliyet olarak yansıması var. Maliyetleri yukarı çekiyor. Beklenti enflasyonu yüzde 6 ise benim katlandığım maliyet yüzde 8-9 olmalı. Enflasyonla mücadele ve faiz politikaları konusunda yeni bir yol haritası çıkaracağız. Büyümeyi ihmal edemeyiz. Yüzde 3.5 büyümeyi kabul edemeyiz. Bunun için de enflasyonla mücadelede tarz değiştirmek zorundayız. Enflasyonun sebebi talebin arzdan fazla olmasıdır. Arzı arttırmamız, üretimi arttırmamız lazım" diye konuştu.
Türkiye

3. Nükleere Dört Ülke Talip 
Türkiye, Mersin Akkuyu ve Sinop'ta yapılacak iki nükleer santralin ardından yapımı planlanan üçüncü nükleer santral için ön görüşmelere başladı. Edinilen bilgiye göre 3. nükleer santral için ABD'li Westinghouse Electric Company'nin de aralarında bulunduğu Çin'den iki şirket ve Rusya, Japonya ve Fransa'yla görüşmeler yapılıyor. Westinghouse'tan yapılan açıklamada, şirketlerin EÜAŞ ile münhasır görüşmelere başladığı belirtildi. Üst düzey bir enerji bürokratı "Westinghouse ile Türkiye üçüncü nükleer santralinin yapımı için görüşmelere başladı ancak bu bir ön görüşme niteliğinde. Görüşmeler altı ay süreyle yapılacak ve EÜAŞ tarafından yürütülecek. Bu görüşmelerde Türkiye'nin yerlilik şartı var bu da en önemli konulardan biri." Başka bir yetkili de Akkuyu nükleer santralini yapan Rusya ve Sinop nükleer santralini yapacak Japonya ile Fransa'nın da üçüncü nükleer santrale talip olduğunu, ön görüşmelerin yapıldığını söyledi. Hükümet, enerji alanında iş yapacak olan yabancı şirketlerin yerli sanayiyi de projelere dahil eden bir yapı kurmasını ve yerli girdi kullanım oranının artırılmasını istiyor. Yetkililer, üçüncü santralin yerinin henüz kesinlik kazanmadığını belirtirken Trakya bölgesi üçüncü nükleer santral yapımı için önde gelen seçenekler arasında bulunuyor.
Star

Japonya İle Ekonomik Ortaklık Ve İşbirliği Üzerinde Çalışıyoruz 
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Japonya ile ekonomik ortaklık ve gümrük işbirliği konusunda yeni anlaşmalar üzerinde çalıştıklarını söyledi. Babacan, Türk-Japon diplomatik ilişkilerinin 90. yıldönümü kapsamında düzenlenen İş Forumu'nun açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye ile Japonya arasındaki ilişkilerden bahsetti. Babacan, başta Marmaray olmak üzere birçok Japon şirketin Türkiye'deki projelerini anımsattı. Türkiye'de bir deprem yaşandığında ilk gelen kurtarma ekiplerinden birinin Japonya'dan olduğunu, aynı şekilde Japonya'da bir deprem meydana geldiğinde de ilk giden kurtarma ekiplerinden birisinin Türkiye'den olduğunu anlatan Babacan, bunların, iki ülke arasındaki ilişkilerin derinliğini ve özelliğini gösterdiğini söyledi. Şu anda Japonya ile ekonomik ortaklık ve gümrük işbirliği konusunda yeni anlaşmalar üzerinde çalıştıkları bilgisini veren Babacan, Japonya ile AB arasında bir serbest ticaret anlaşması (STA) müzakeresi bulunduğunu ve Gümrük Birliği'ne üye olan bir ülke olarak bu anlaşmanın dışında kalmak istemediklerini kaydetti.
Star

4 İl İhracatta Sıfır Çekti 
Türkiye'de 4 ilin ürettiği ürünleri ihraç eden şirket bulunmuyor, 3 il de en az rekabetçi sektöre ev sahipliği yapıyor. Türkiye Genç İş adamları Derneği (TÜGİAD), yaptığı araştırmayla 81 ilin üretim ve ihracat verilerini analiz ederek il bazında rekabet gücünü belirledi. 114 bin şirketin incelendiği rapora göre, Tunceli, Bingöl, Ardahan ve Iğdır'dan hiçbir şirket ihracat gerçekleştirmiyor. Türkiye ekonomisinin dinamosu durumundaki İstanbul'da 86 sektörde yapılan imalat, ihraç ediliyor. İkinci sırada gelen Ankara'da 33, İzmir'de 32, Tekirdağ'da 26, Adana'da 25 sektör üretimden ihracata en fazla rekabetçi sektöre sahip iller konumunda yer alıyor. Bürokrasinin ve devletin başkenti Ankara'nın imalatında, askeri savaş araçları, tarım ve orman makineleri, iletişim, uçak ile uzay sanayi dalları öne çıkıyor. İstanbul'un üretiminin ana motorunu bilgisayar ve çevre birimleri, mücevherat, optik ekipman ve cam sanayi oluşturuyor. Otomotivin başkenti Bursa'da metal işleme makineleri ve takım tezgahları imalat sektörünün ana ihracat kalemi olarak öne çıkıyor. Otomotiv sektörü ikinci sırada geliyor. TÜGİAD Başkanı Ali Yücelen, verileri incelediklerinde Türkiye'nin nereden nereye geldiğini gördüklerini belirterek, "Eskiden leblebisinden başka bir şeyi bilmediğimiz Çorum dişçilik gereçlerinde; şeftalisi ve otomobil endüstrisi ile bilinen Bursa artık metal işleme makineleri ve takım tezgahlarında; balıkçılık merkezi Samsun artık müzik aletleri ile dünya çapında rekabet ediyor" ifadelerini kullandı.
Vatan

Uyumlu Mükellefler Teşvikle Ödüllenecek 
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, vergi denetiminde etkinliği artırdıklarını, vergi kayıp ve kaçağı ile etkin mücadele kapsamında 54 projeyi hayata geçirdiklerini söyledi. Şimşek,"Vergisel Uyum Analiz Modeli ile 2.5 milyon mükellefi kapsayan analiz sonuçları üretiyoruz. Bu sistem sayesinde uyumlu ve uyumsuz mükellefleri ayrıştırarak uyumsuz mükellefleri caydırmayı, uyumlu mükellefleri de iade, tecil gibi alanlarda getireceğimiz teşvikler ile pozitif ayrımcılığa tabi tutmayı amaçlıyoruz" dedi. Şimşek, 10 ayda Hazine taşınmazlarından 2.5 milyar lira gelir sağlandığını söyledi.
Vatan

OPEC Üretimi Kısmazsa Petrolde Hedef 60 Dolar 
Petrol fiyatlarının kaderi perşembe günü gerçekleşecek OPEC toplantısıyla değişebilir. Viyana'da bir araya gelecek OPEC liderleri, düşen petrol fiyatlarının önüne geçmek için atılacak adımları burada konuşacak. Son dört yılın en düşük seviyelerine düşen petrol fiyatları nedeniyle, bu toplantı son yılların en önemli OPEC zirvesi olarak görülüyor. Bazı analistler günde 1 milyon varil kesintinin bile petrol fiyatlarını yeniden yükseltmeye yetmeyeceğine işaret ederken, genel beklenti üretimde az bir kesintiye gidileceği yönünde. OPEC, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü olarak biliniyor ve petrol fiyatlarını belirleyen 12 üyesi var. Brent petrol yaz başından bu yana yüzde 30'un üzerinde değer kaybetti ve haziran ortalarındaki 105 dolardan 80 dolar seviyesine geriledi. Petrolün düşmesinde ABD'deki kaya petrolü üretiminin artması, ekonomik durgunluk yaşayan Avrupa ve Asya'dan gelen talebin azalması ve arz fazlasının etkisi büyük. Reuters'a konuşan uzmanlar, Viyana'dan önemli bir üretim kesintisi kararı çıkmaması durumunda, brent petrolün varil fiyatının 60 dolara kadar inebileceğine işaret etti. Lupus Alpha Emtia Yatırım Fonu analistlerinden Daniel Bathe, "Eğer toplantıdan üretimde kesinti çıkmazsa, OPEC'in güvenilirliği ve küresel petrol piyasası üzerindeki etkisi sorgulanır" diyor.
Akşam

SİYASET/POLİTİKA

Hayalim: Entegre Ortadoğu... 
Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. Ortadoğu'daki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Davutoğlu şunları söyledi: (İç güvenlik reformu) Hayata geçtiğinde hem vatandaşlarımızın günlük hayatıyla ilgili devrim mahiyetinde değişimler yaşayacağız hem de toplantı ve gösteri özgürlüğünü yok etmeye çalışan vandallara karşı tedbirlerin alınması sağlanacak. Türkiye ile Irak arasında 2009'da kurulan yüksek düzeyli stratejik ortak kabine toplantısının yenisini 24-25 Aralık'ta Türkiye'de yapacağız. Bizim hiç kimsenin toprağında gözümüz yok. Tek istediğimiz şey sınırlarımızın ötesinde barışın ve huzurun hakim olması. Ama oraları kendi kaderine de terk edemeyiz. Çünkü bunu yaparsak biz Anadolu topraklarında rahat şekilde oturamayız. Bir gün Halep kurtulacak, Suriye ayağa kalkacak. İnşallah o gün geldiğinde biz aynen Irak'ta olduğu gibi stratejik ortak kabine toplantılarımızı tekrar gerçekleştireceğiz. Ekonomi üzerinden sınırlara saygı göstererek bütün Ortadoğu'nun birbirine entegre olmasını ve birbiriyle bütünleşmesini istiyoruz. Rüyamız, hayalimiz budur. Ne Suriye'yi ne Irak'ı IŞİD benzeri teröre de, Esad benzeri zalimlere de terketmeyeceğiz. Elimizden gelen gayreti göstereceğiz. IŞİD boşluktan doğmadı, 5 sene önce, 2 sene önce yoktu. IŞİD'i doğuran şartlar ortadan kalkmadıkça, IŞİD gitse 'İTİT' gelir, başka bir şey gelir, radikalleşme artar. Onun için Suriye'ye kalıcı çözüm gerekli. 
Akşam

Demek Ki O Hainden Özür Dileyeceksiniz 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'ihanet kampanyası' olarak nitelediği Dersim'le ilgili tartışmanın sonlandırılmasını isteyerek, "Eğer bugün 1937'de isyan etmiş bir hainden özür diliyorsanız, biliniz ki, çok yakında 1984'den itibaren devlete, millete ve kutsal değerlerimize başkaldıran bir hainden de özür dileyeceksiniz demektir" dedi. Parti grubunda konuşan Bahçeli, özetle şunları söyledi: Dersim isyanının elebaşı terörist Rıza'yı sözde seyit unvanıyla anarak Efendimizin torunu olduğunu söyleyen Başbakan, bir defa İslam'a, kutsal emanetlere, Evlad-ı Resul'ün aziz hatıralarına kara çalmıştır. Alemlere rahmet olarak inmiş Efendimiz Hazreti Muhammed'i bir teröristle anmak, İngiliz'in, Fransız'ın, Rus'un oyuncağı olmuş bir hainle yan yana getirmek, utanmazlık olduğu kadar büyük bir günahtır. Davutoğlu'nun terörist Rıza sevdası, isyancılara duyduğu özlem ve şükran, ağzına aldığı Horasan erenlerinin, Ehl-i Beyt büyüklerinin hiçbir söz, tavsiye ve temennisiyle bağdaşmamaktadır. Davutoğlu, terörist Rıza'nın resmi ideolojiden farklı düşünmesi nedeniyle idama gittiğini iddia etmiştir. Eğer rejime muhalifler, millete hasım unsurlar bu şekilde cezalandırılmış olsaydı Davutoğlu nasıl Başbakan olacak, AKP 12 yıldır nasıl iktidarda kalacak, Erdoğan hangi güçle Cumhurbaşkanlığına yükselecekti? Davutoğlu, boş konuşmakta, boşa kürek çekmektedir. Fakat istismarları da tehlikeli boyutlara ulaşmaktadır. Olan olmuş, yaşananlar geride kalmıştır. Türk milleti asilerin hakkından gelmiş, bu sayfa ilelebet açılmamak üzere kapanmıştır. Hem Osmanlı, hem de Cumhuriyet devrinde isyana kalkışanlar ağır şekilde bedel ödemişlerdir.
Hürriyet

Genişletilmiş HDP Heyeti 30 Kasım'da İmralı'da 
HDP Genel Merkezi'nden dün "Heyetin, İmralı Adası'nda Sayın Öcalan'la toplantı gerçekleştirmek üzere yaptığı başvuruya Adalet Bakanlığı'ndan yanıt geldi. HDP heyeti, genişletilmiş şekliyle 30 Kasım Pazar günü İmralı Adası'na giderek toplantı gerçekleştirecek" açıklaması geldi. Açıklama akıllara, HDP Eşgenel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın geçen hafta bazı basın organları aracılığıyla yaptığı "Öcalan ikili görüşmeleri artık istemiyor, bir sonraki görüşmeye genişletilmiş heyet olarak gelinmesinde ısrarcı. İmralı'ya bizim heyetimiz, izleme heyeti ve devlet heyeti hep beraber gidecekler" açıklamasını getirdi. Demirtaş'ın sözlerine atışa HDP'nin açıklamasında yer bulan "Genişletilmiş" vurgusu, heyete katılacak yeni isimlerin yanı sıra "Müzakerelerin de başlama aşamasına geldiğinin işareti" olarak değerlendirildi. Kulislerde, 30 Kasım'daki görüşmeye, genişletilmiş HDP heyetinin yanı sıra MİT, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı bürokrasisi ile bazı danışmanlardan oluşan 'Çözüm Kurulu' üyelerinin ve 'İzleme Kurulu' heyetinin de katılabileceği konuşuluyor
Hürriyet

Kırım'ı Boşaltıyoruz 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna Parlamentosu Milletvekili ve Kırım Tatar Türklerinin Lideri Mustafa Abdulcemil Kırımoğlu'nu Çankaya Köşkü'nde kabul etti. Kırımoğlu, daha sonra TBMM'de Başbakan Ahmet Davutoğlu ile görüştü. "Kırım'daki durum Sovyet döneminden de kötü" diyen Kırımoğlu şöyle devam etti: (Kırım'da) Sovyet rejiminde en azından bir prosedür vardı. Şimdi prosedürler yok, insanlar kaçırılıp öldürülüyor Bizim malumatımıza göre şimdiye kadar 19 kişi böyle kaçırılıp öldürüldü. Biz halkımıza 'ne kadar zor olsa da vatanınızı terk etmeyin' telkininde bulunuyoruz ama şimdiye kadar aşağı yukarı 8-10 bin vatandaşımız Kırım'dan ayrılarak Ukrayna'nın başka kentlerine gitti. Şimdi gençlerimizi Rus ordusuna çağırıyorlar.
Akşam

DÜNYA 

Eski Portekiz Başbakanı'nı Banka İhbar Etti 
Vergi kaçırma, para aklama ve yolsuzlukla suçlanan eski Portekiz'in Başbakanı Jose Socrates, üç gün gözaltında tutulduktan sonra mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Socrates'in avukatı Joao Araujo, kararı "haksız" olarak nitelendirdi ve itiraz edeceklerini açıkladı. Socrates'le ilgili soruşturma Caixa Geral de Depositos adlı kamu bankasından alınan bir ihbarla başladı. Bu bilgiden hareket eden soruşturma yetkilileri, eski Portekiz başbakanının banka hesap hareketleriyle vergi yetkililerine verdiği kazanç bilgisini karşılaştırmaya başlıyor. Soruşturmada kilit noktalardan biri de Socrates'in 2012 yılında Fransa'nın başkenti Paris'te felsefe üzerine akademik eğitim alırken yaşadığı 3 milyon Euro (yaklaşık 8.5 milyon TL) değerindeki ve Eyfel Kulesi manzaralı ev. Serveti 20 milyon euroyu (55.5 milyon TL) bulan Socrates, temmuzda bir başka para aklama davasında verdiği ifade de "Yurtdışında param ya da banka hesabım yok. Her zaman kendi işimden kazandığım gelirle yaşadım" diye ifade vermişti. Mahkeme, Socrates'in şoförü ve işadamı bir arkadaşının da tutuklanmasına karar verdi. Basın Socrates'in başbakanlık yaptığı dönemi (2005-2011) işaret ederek, şoförünün defalarca çantalara yüklenmiş paraları otomobille Lizbon'dan Paris'e taşıdığını yazdı. İddiaya göre Socrates, mali af kanunu çıkararak İsviçre'deki UBS bankasına yatırdığı 20 milyon euro'yu arkadaşının sahibi olduğu bir Portekiz bankasına transfer etti. Suçlu bulunursa Socrates 21 yıla kadar hapis cezası alabilir.
Hürriyet

Cumhurbaşkanı İkinci Turda Seçilecek 
Tunus'ta Yüksek Seçim Kurulu, cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk tur sonuçlarını açıkladı. Diktatör Zeynel Abidin bin Ali'nin ülkeyi terk etmesinin ardından düzenlenen ilk cumhurbaşkanlığı seçiminde 27 adaydan hiçbiri yeterli çoğunluğu sağlayamadı. Seçimde Nida Tunus Partisi lideri El-Baci Kaid es-Sibsi'nin yüzde 39,4 oy aldığı, Cumhurbaşkanı Muhammed Munsif el-Merzuki'nin ise yüzde 33,4'le onu takip ettiği açıklandı. Aralık ayında gerçekleşecek ikinci tur seçimde, ilk turda en çok oyu alan iki aday olarak Sibsi'yle Merzuki yarışacak. Seçimi üçüncü sırada tamamlayan sosyalist çizgideki Halk Cephesi (PF) lideri Hamma Hammami'ye de yüzde 7,8 çıktı. İkinci turda Hammami'nin oyları kilit rol oynayacak. Seçime katılım yüzde 53,73 olarak gerçekleşti.
Türkiye

İran: Savaşın Sorumlusu Esad 
Suriye'de üç yıldan uzun süredir devam eden iç savaşta Esad rejiminin bölgedeki en büyük destekçisi konumundaki İran'dan rejime yönelik ilk kez bir eleştiri geldi. Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Muhammed Ali Sobhani, "Suriye'de göstericiler önce silahsızdı, rejimin aşırı güç kullanımı sonucu silahlandılar" diyerek "Halk, başlangıçta haklı taleplerini barışçıl şekilde gösterilerle talep etti ancak Esed yönetimi, bu talepleri aşırı güç kullanarak bastırmaya çalıştı ve daha sonra silahlı gruplar ortaya çıktı. 'Gösterileri bastırmasaydık olaylar daha farklı noktalara gelecekti' diyorlar. Ben bu görüşü paylaşmıyorum. Olaylar Suriye'de bu kadar kontrolden çıkmamalıydı. Gösterilerin en başında Suriye devleti, halkı teskin edecek adımlar atsaydı olaylar bu noktaya gelmezdi" eleştirisinde bulundu. IŞİD'in Irak'taki zayıf devlet otoritesinden istifade ederek ortaya çıktığını ifade eden Sobhani, "Maliki hükümeti Irak'taki Sünni grupları dışlamasaydı IŞİD, Sünni halk arasında taban bulamayacaktı" dedi.
Star

Ferguson Yanıyor, 'Kara Öfke' Alev Aldı! 
Michael Brown (18) Ağustos'ta bir marketten puro çaldıktan sonra devriye gezen polis memuru Darren Wilson tarafından fark edildi. Bu karşılaşma biri başına olmak üzere Brown'ın vücuduna 12 kurşun isabet etmesiyle sonuçlandı. Siyahi gencin ölümüyle birlikte Missouri'nin siyahilerin yoğun yaşadığı Ferguson kentinde tam anlamıyla isyan çıktı. Silahsız gencin elleri havada olmasına rağmen beyaz polis tarafından öldürüldüğünü savunan binlerce kişi ortalığı ateşe verdi. Olaylar ABD geneline de yayılınca Başkan Obama, 'Brown'ın ölümünün acısını ben de hissediyorum' diyerek göstericileri sakinleştirdi ve olayın ciddi şekilde soruşturulacağını açıkladı. Polis, olayı gördüğünü söyleyen 60 kişinin ifadesine başvurdu. Ancak bunların çoğunun çelişkili olduğu açıklandı. Polis memurunun hastaneden aldığı darp raporu ve vücudunun belirli yerlerinde bulunan kurbanın DNA'sı yakın bir mücadeleye giriştiklerini ortaya koydu. ABD, haftalardır 12 kişilik jüri heyetinin bu deliller ışığında ABD'li polis memurunun yargılanıp yargılanmayacağına karar vermesini bekliyordu. Polis, geçen haftadan beri olası eylemlere karşı kırmızı alarma geçti. 3'ü siyah 9'u beyaz olan jüri üyelerinin beklenen kararı sonunda açıklandı. Polisin kendini savunduğu kararına varılarak dava açılmasına gerek olmadığı belirtildi ve ortalık yeniden cehenneme döndü. Binlerce siyahi Amerikalı başta Ferguson olmak üzere Beyaz Saray ve New York'u da kapsayan birçok yerde eylemler yaptı.
Vatan

Görüşmelerin Uzunluğu İttifakın Gücünü Gösteriyor 
Washington'dan ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın Türkiye ziyaretine ilişkin ilk değerlendirme Beyaz Saray Sözcüsü Josh Earnest, günlük basın brifinginde gelen soru üzerine şunları söyledi: "Orada hem Cumhurbaşkanı hem de Başbakan ile çok uzun süren görüşmeleri oldu. Bu, bence birkaç şeye işaret ediyor. Birincisi, ABD ile Türkiye arasında varolan güçlü ittifakın göstergesi. Ayrıca, Başkan Yardımcısı'nın kişisel düzeyde bu iki liderle arasında güçlü ilişkilere sahip olduğunu gösteriyor. Bunun yanında da Suriye'de varılacak netice ve IŞİD'in zayıflatılması ve bertaraf edilmesinin Türkiye açısından ne kadar büyük önem taşıdığının işareti." ABD Dışişleri Bakanlığı Basınla İlişkiler Direktörü Jeff Rathke de günlük basın brifinginde benzer soru üzerine, Türkiye'nin insani boyut olsun, yabancı terörist savaşçılar, para akışlarının önüne geçilmesi, eğit-donat programına ev sahipliği yapması olsun IŞİD'le mücadelenin her boyutunda kilit bir ortak olduğunu vurguladı.
Akşam

SPOR 

MHK'nın haftalık düzenleyeceği olağan değerlendirme toplantılarının ilki, TFF'nin Riva'daki Hasan Doğan Tesisleri'nde yapıldı. Toplantıya MHK Başkanı Zekeriya Alp ve TFF Hakem İşleri Müdürü Burçin Keskin katıldı. Alp, geride kalan haftada hakemleri değerlendirirken, TFF'nin hakemlere vermiş olduğu 'Soyunma odası koridorlarında bir sıkıntı olursa maç tehir etme yetkisi' konusunu da yorumladı. Alp, "Hakemlerimizi mutlaka korumamız lazım. Koridorlarda yaşananlarla ilgili hukuk kurulunun bana sunduğu yöneticilerin ifadelerini söylemeye terbiyem müsaade etmiyor" dedi. Bir gazetecinin "Bursaspor-Fenerbahçe maçında Volkan Demirel'e uzun süre 'vatan haini' denildi. Futbolcular da korunacak mı? Acaba Fırat Aydınus maçı tehir etmeyerek hata mı yaptı?' sorusuna Alp, "O soruya ben cevap veremeyeceğim, bu konu temsilcilerle ilgili bir konu. TFF'nin alanına giriyor. Saha içindeki yetki tamamen hakemimize aittir" dedi. Fırat Aydınus iyi yönetti! Bu haftaki hakem kararlarını da yorumlayan MHK Başkanı, "G.Saray-Trabzon maçında Yekta topa elle müdahale etti, çizgi hakemi bu konuda hata yaptı. Herkes hatasının cezasını çekecek. Bursa-F.Bahçe maçındaki yönetiminden dolayı Fırat Aydınus'u kutluyorum. Yardımcı hakem 2 ofsayt hatası yaptı" dedi. Bu sözlere Fenerbahçe Kulübü'nden sert cevap geldi. Sarı-lacivertliler, "Vatan haini tezahüratları için ne gibi yaptırım uygulanacak bunu merakla bekliyoruz. Ayrıca iki gol pozisyonu ofsayt yüzünden kesilip galibiyetimiz engelleniyorsa, maçın hakemi nasıl güzel bir yönetim göstermiş oluyor? Fenerbahçe'nin 3 puanına mal olan bu hakem hatalarıyla ilgili olarak TFF ve MHK'nin alacağı pozisyonun takipçisi olacağımızı kamuoyunun bilgisine sunarız" açıklamasını yaptı.
Türkiye

Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi D Grubu beşinci maçında bugün Belçika temsilcisi Anderlecht ile karşılaşacak. Devler Ligi'nde gruptan çıkma şansını önemli ölçüde kaybeden ve üst üste aldığı farklı yenilgilerle taraftarlarını üzen sarı-kırmızılı ekip, bugün Anderlecht maçından puan çıkarmak ve en azından Avrupa Ligi şansını sürdürmek için sahada olacak. Henüz galibiyeti olmayan iki takımın mücadelesi, grup üçüncülüğü için büyük önem taşıyor. Galatasaray yenilirse gruptaki son maçlar öncesinde Avrupa iddiasını tamamen kaybedecek. Constant Vanden Stock Stadı'nda TSİ 21.45'te başlayacak mücadeleyi Hırvat hakem Ivan Bebek yönetecek.
Türkiye

Geçen cuma akşamı Abdi İpekçi Spor Salonu'nda oynanan Galatasaray Liv Hospital-Kızılyıldız Telekom THY Avrupa Ligi maçı öncesi çıkan olaylarla ilgili araştırmasını derinleştiren emniyet birimleri, önemli verilere ulaştı. 25 yaşındaki Sırp taraftar Marko İvkoviç'in öldürülmesi ile ilgili olarak incelenen görüntülerde belirlenen 5 Galatasaray taraftarı gözaltına alındı. Asayiş Şube Müdürlüğü'nde kurulan 4 ayrı özel ekip tarafından araştırılan cinayetle ilgili polis kritik görüntülere ulaştı. Olay yerini çeken kameraların uzakta oluşu, ortamın karanlık olması ve yakılan meşaleler nedeniyle, görüntüleri netleştirmek için özel çaba harcandı. 500 saatlik görüntüleri tarayan polis, İvkoviç'in öldürüldüğü noktadaki kişileri belirledi. İsimleri tespit edilen 5 kişi, gözaltına alınarak sağlık kontrollerinin ardından Asayiş Şube Müdürülüğü'ne götürüldü. İvkoviç'i bıçaklayan kişinin kim olduğu sorguda belirlenecek. Öte yandan, İvkoviç'i bıçaklayan kişiye 3 kişinin de yardım ettiği, polisin bu taraftarlar üzerine yoğunlaştığı öğrenildi. Soruşturmayla ilgili Sırp yetkililere de bilgi verildi.
Star

Kartal, uzun vadeli planlar yapmaya başladı. Geçen sezon 3 yıllığına Beşiktaş'ın başına geçen Teknik Direktör Slaven Biliç'ten memnun olan Başkan Fikret Orman ve yönetimi sözleşme uzatmak için harekete geçti. Siyah-Beyazlılar sözleşmesi 2016'da bitecek olan Hırvat hocaya ekstradan iki yıllık yeni bir teklif sundu. Beşiktaş'ın bu sezon ligdeki başarılı performansı ve zirveye oturmasının yanı sıra Avrupa Ligi'nde de ikinci tur için avantaj sağlaması ve takımın iyi futbolu, yönetimde Biliç ile devam fikrinin ağırlık kazanmasına yol açtı. Yönetimde ortak karar alınınca da Başkan Orman, Biliç ile bir ön görüşme yaparak, Siyah- Beyazlılar'ın şartlarını iletti. Sözleşmesi gereği bu sezon 1 milyon 600 bin euro alacak olan Biliç, seneye de 1 milyon 700 bin euroya çalışacak. Yönetim 2016'da bitecek sözleşmeyi 2018'e kadar uzatmayı teklif ederken ücreti de 2.5 milyon euro olarak belirledi. Hırvat hocanın prensipte evet dediği ancak taraşarın son bir görüşme yapacağı öğrenildi.
Star

F.Bahçe yönetimi, kendisini oyundan alan İsmail Kartal'a sert tepki gösteren Caner Erkin'i özür dilemesine rağmen affetmiyor. Milli futbolcunun en az 20 bin euro ceza alması bekleniyor. Para cezasının yanı sıra formasını da kaybediyor. Caner'in yerine oyuna giren Hasan Ali'nin performansından İsmail Kartal çok memnun kaldı. Ligin ilk yarısının bitimine kadar 6 maçlık periyotta sakatlık ve ceza gibi olumsuz bir olay yaşanmazsa Caner'in yedek soyunması ve Hasan Ali'nin 11'de oynaması bekleniyor. Caner dün sabahki antrenmanda takımla birlikte çalışmalarını sürdürdü.
Akşam
--
Yeni Toplum Dergisi - yenitoplumdergisi@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme